Normal görünüm

Bugün alınanlar — 7 Eylül 2026

Antalya'da acı olay: Doğum gününde tabancayla vurulmuş halde ölü bulundu

Antalya'da Halide Edip Caddesi yakınındaki ağaçlık alanda 35 yaşındaki Cemal Bayraktar tabancayla vurulmuş halde ölü bulundu. Yanında bir tabanca bulunan ve vefat ettiği günün doğum günü olduğu belirlenen Bayraktar'ın acı haberini alan ailesi olay yerinde sinir krizi geçirdi.

Dün alınanlar — 6 Eylül 2026

Valiliğin resmi etkinliğinin parasını belediye ödedi!

YUSUF YAVUZ / VERYANSIN TV

Antalya Valiliği’nin bu yıl 23 Nisan ve 19 Mayıs gibi resmi kutlamalar için yaptı organizasyonların bütçesini Antalya Büyükşehir Belediyesinin karşıladığı ortaya çıktı. Konyaaltı sahilinde yapılan 23 Nisan etkinliğinin 948 bin TL’lik hizmet alımı, Antalya soruşturması kapsamında sahibi tutuklandıktan sonra kayyum atanan Aktüel Expo şirketinden yapılırken her iki etkinlik için 1,5 milyon TL’nin üzerinde ödeme yapıldığı görülüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ayrıca 30 Haziran’da valilik tarafından Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen Muhtarlar Akademisi eğitiminin kurabiye ikramını da üstlenmiş.

VALİLİĞİN 23 NİSAN ETKİNLİĞİ TARTIŞMALI FİRMADAN

Antalya Valiliği’nin bu yıl Konyaaltı Sahili Beach Park alanında organize ettiği 23 Nisan etkinliği için yapılan hizmet alımının maliyeti Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanmış. Sahne ve ses düzeni ile etkinlik alanında çeşitli aktivite alanlarının bulunduğu organizasyonun hizmet alımının, Aktüel Expo şirketinden yapıldığı görülüyor. Aktüel Expo şirketinin sahibi M. Okan Kaya, büyükşehir belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmış, sahibi olduğu şirketlere ise kayyum atanmıştı.

PARASINI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖDEMİŞ

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından Aktüel Expo şirketinden yapılan 20 Nisan 2026 tarihli doğrudan temin hizmet alımı kaydına göre Valiliğin 23 Nisan etkinliği için belediye kasasından 948.000,00 TL ödeme yapıldığı görülüyor.

CUMHURİYET BAŞSAVCISI DA ETKİNLİKTE

Valiliğin 23 Nisan etkinliğine, Antalya Büyükşehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile Genel Sekreter Yardımcısı V. Cemil Böcek’in de katıldığı görülüyor. Etkinliğe ayrıca Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman ve il protokolünün önde gelen isimlerinin katıldığı görülüyor. Valiliğin 23 Nisan etkinliği hakkında sosyal medyada paylaşım yapılmış olmasına rağmen, kurumun resmi internet sitesinde herhangi bir haber yer almıyor. Buna karşın valiliğin 23 Nisan konusunda yapmış olduğu rutin etkinliklerle ilgili haberlere yer veriliyor.

19 MAYIS ETKİNLİĞİNİN BÜTÇESİ DE BELEDİYEDEN

Antalya Büyükşehir Belediyesinin Valilik tarafından bu yıl Karaalioğlu Parkı eski stadyum alanında yapılan 19 Mayıs Gençlik Haftası Programının maliyetini de üstlendiği görülüyor. EKAP’ta yer alan doğrudan temin hizmet alımı kayıtlarına göre, Valiliğin organizasyonu için Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 680 bin TL ödeme yapılmış. Hizmet alımı Antalya merkezli Tale Organizasyon şirketinden yapılırken, etkinlikte resim, ahşap ve taş boyama ürünlerin sergilendiği stantlar ile çeşitli spor aktiviteleri yer almış.

PROTOKOLDE FARKLI SİYASİ PARTİLER NEDEN YOK?

Antalya Valiliği’nin resmi internet sitesinde yer alan 20 Mayıs 2026 tarihli haberde, etkinliğe Vali Hulusi Şahin’in yanı sıra, Antalya Milletvekilleri Aykut Kaya ve Sururi Çorabatır, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Orhan Özdemir ile il protokolü ve vatandaşların katıldığı belirtiliyor. Milli ve ulusal bir bayramla ilgili organizasyondan yansıyan görüntülerde, farklı siyasi partilerin milletvekilleri ve yöneticilerinin yer almaması dikkati çekiyor.

VALİLİĞİN MUHTARLAR AKADEMİSİNE BELEDİYEDEN ‘KURABİYE DESTEĞİ’

Öte yandan Antalya Valiliği’nin Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlediği, 1 Haziran‘da başlayan ‘Muhtarlar Akademisi’ etkinliğinde ikram olarak verilen kurabiyeler de Antalya Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından satın alınmış. 22 Mayıs 2026 tarihli EKAP doğrudan temin kaydına göre, kurabiyeler için 60 bin 750 TL ödeme yapıldığı görülüyor.

MİLLİ KUTLAMALAR HİZMET ALIMINA DÖNÜŞTÜ

Valiliğin 23 Nisan ve 19 Mayıs etkinlikleri, devletin halkla bütünleşmesi anlamında  önemli. Ancak bu etkinlikleri geçmişte yapılanlardan ayıran, organizasyon firmalarından birer hizmet alımına ve para aktarma aracına dönüşmesi. Geçmiş yıllarda, gelenek olduğu üzere, bu tür etkinlikler milli eğitim il müdürlükleri ile kamu kurumlarının işbirliği sayesinde organize edilerek daha yoğun katılımlarla stadyumlarda ve kentin ana caddeleri ile meydanlarda kutlanıyordu.

FESTİVAL VE GÖSTERİYE DÖNÜŞTÜ

Organizasyon firmalarına ihale edilen bugünkü kutlamalar ise daha çok bir festival, panayır ya da gösteri niteliğine bürünmüş durumda. Çeşitli yarışmalar ve oyunlar ile renklendirirmeye çalışılan bu etkinlikler hızla tüketilip geçilen birer ürün niteliğinde.

O FİRMAYA KAYYIM ATANMIŞTI

Antalya Valiliği’nin 23 Nisan etkinliği için Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan hizmet alımında tercih edilen firma olan Aktüel Expo, büyükşehir belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları kapsamında hakkında tutuklama kararı verilen isimlerden biri olan M. Okan Kaya’ya ait. Kaya’nın diğer şirketlerinde olduğu gibi Aktüel Expo’ya da geçtiğimiz yol kayyum atanmıştı. Altun Portakal Film Festivali dahil Büyükşehir Belediyesinin festival ve diğer etkinlik organizasyonlarının ihaleleri genellikle Kaya’ya ait şirketlere veriliyordu. Antalya iddianamesi ana davasının 19 Mart’ta yapılan duruşmasında Savcılık Kaya hakkında yeniden tutuklama talep etmiş, mahkeme ise “konutu terk etmeme” kararı ile adli kontrol tedbir kararı uygulanmasına karar verilmişti. Davanın ara kararında tutuklu sanıklar Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan’ın tahliyesine karar verilmiş, Cumhuriyet Savcılığı ise bu karara itiraz etmişti.

BELEDİYE 15 MİLYON HARCADIĞI KONAĞI VALİLİĞE TAHSİS ETMİŞTİ

Antalya Valiliği ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki ‘kurumsal dayanışma’ resmi kutlama organizasyonları ile sınırlı değil. Antalya’da tarihi Balbey Mahallesi’nde bulunan, AKP Antalya İl Yöneticilerinden Zihni Kilit’in ailesine ait olan 19. yüzyıldan kalma tarihi konakta Şubat 2018’de yangın çıkmıştı. Yangından kısa süre sonra mülk sahipleri ile Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan sözleşmeyle harabeye dönen konak 18 yıllığına belediyeye kiralandı. Büyükşehir belediyesinin restore ettirerek kullanmayı amaçladığı Kilit Konağı, Nisan 2018’de ‘Devlet Konukevi’ olarak kullanılmak üzere Antalya Valiliği’ne devredildi. Yaklaşık 15 milyon TL harcanarak Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen tarihi konağa Valilik bünyesinde kurulan AYDAŞ AŞ yerleşti. Böylece kamu parası harcanarak restore edilen tarihi konak devlet konukevi yerine özel şirketi statüsündeki AYDAŞ AŞ’ye ofis yapıldı. Kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bir dönemde AYDAŞ şirketinin lüks mobilya ve mefruşatlarla döşediği konağın kirasını ise halen Büyükşehir Belediyesi ödüyor.

HAKEMLİK VASFI İNCE BİR ÇİZGİDE DURUYOR

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Valiliği kentin yönetiminden sorumlu iki idari kurum. Kamu kurumlarının ortak çözümler konusunda birlikte proje üretmesi ve dayanışması önemli. Ancak idari denetim ve yaptırım yetkisini elinde bulunduran Antalya Valiliği adına organize edilen resmi etkinliklerin faturasının Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenmiş olması, konuyu kurumlar arası bir dayanışma olmaktan öteye taşıyor. Ortaya çıkan görüntü, valiliğin hakemlik vasfına zarar verebilecek düzeyde. Devletin ildeki resmi kutlamaları için, yargı süreçlerine konu olan tartışmalı isimlere ait firmalardan hizmet alımı yapılması da tartışmalara zemin hazırlayacak nitelikte.

VALİ ŞAHİN YEREL SİYASETE GÖZ MÜ KIRPIYOR

Yapılan organizasyonların içeriği ise yerel bir siyasi figürün ya da belediye başkanının halkla ilişkiler çalışması düzeyinde olduğu görülüyor. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in son aylarda il ve ilçelerde katıldığı festival ve güreş organizasyonu gibi etkinliklerde görünür olması, “adeta bir belediye başkanı gibi halkla bütünleşiyor” yorumlarına neden oluyor. Bu yorumlar, Antalya’dan ev aldığı belirtilen Vali Şahin’in yerel siyasete göz kırp kırpmadığı sorusunu da gündeme taşıyor.

Dünden önceki gün alınanlar

Uyarılara rağmen mahsur kalmaların yaşandığı adacığa gidiyorlar

Sık sık mahsur kalma olaylarının yaşandığı Manavgat Şelalesi altında bulunan adacığa geçilmemesi konusunda jandarmanın uyarısı ve yapılan anonslara rağmen, ırmağın su seviyesinin düşmesini fırsat bilen bazı kişiler, yanlarında küçük yaştaki çocuklarla birlikte yürüyerek adacığa geçerken, ırmağa girmekten vazgeçmedi.

İnterpol peşindeydi: Rus dolandırıcılık şüphelisi Antalya’da yakalandı

Rus makamlarınca “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kırmızı bültenle aranan Rus uyruklu Marat D., Antalya’da düzenlenen operasyonla yakalandı. Interpol Daire Başkanlığından gelen bilgi üzerine başlatılan çalışmada, şüphelinin Türkiye’de de çeşitli tahdit kodlarıyla arandığı belirlendi. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilecek.

Bulaşık yıkama cezasıyla Türkiye’nin yüzünü güldüren trafik polisi o anları anlattı: O sıcakta gönlüm el vermedi

Antalya’daki trafik uygulamasında fazla yolcu ile yakalanmamak için eşini yol kenarında indiren sürücüyü fark edip evde bulaşık yıkama cezası kesen trafik polisi ile sürücü arasındaki diyaloglar tüm Türkiye’nin yüzünü güldürdü. Olayın kahramanları o anları anlattı.

Antalya'da 'çocuğum SMA hastası' diyerek para topladı: Gerçek ortaya çıkınca tutuklandı

Antalya Serik'te sosyal medyadan çocuğunun SMA hastası olduğunu iddia ederek IBAN yoluyla para toplayan H.A., jandarma ekiplerince yakalandı. Yapılan incelemede bekar olduğu ve hiç çocuğunun bulunmadığı belirlenen şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Alanya'da otelde şüpheli ölüm: İsveçli kadın turist odasında ölü bulundu

Antalya'nın Alanya ilçesindeki bir otelde konaklayan 47 yaşındaki İsveç uyruklu Gerd Jeanette Marita Ravantti, odasında ölü bulundu. Ekiplerin incelemesinin ardından turistin cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Antalya’da deniz kirliliği turizmin geleceğini tehdit ediyor

Turizm Gazetesi’nin “Turizm Sohbetleri” programının konuk olan Yusuf Yavuz, Antalya’da özellikle haziran ayından itibaren deniz çöpü olarak tanımlanan kirlilikte ciddi bir artış yaşandığını ifade etti. Yavuz, denizde plastik ve kâğıdın yanı sıra metal atıklar, araç lastikleri ve çeşitli katı atıkların görüldüğünü belirterek, mikroplastiklerin ise çoğunlukla deniz tabanında veya su içerisinde gözle görülmeyecek şekilde bulunduğuna dikkat çekti.

KİRLİLİĞİN KAYNAĞI KARADA

Yavuz, Antalya’daki kirliliğin önemli bir bölümünün karasal kaynaklı olduğuna işaret ederek, nehir havzalarından denize taşınan atıkların sorunun büyümesinde önemli rol oynadığını söyledi. Kirliliğin Suriye, Mısır ve Nil Deltası üzerinden gelen akıntılarla taşındığı yönündeki açıklamaların sorunun yalnızca bir bölümünü ortaya koyduğunu belirten Yavuz, bu yaklaşımın Türkiye’deki karasal atık yönetimi sorunlarının göz ardı edilmesine yol açabileceğini ifade etti.

Türkiye’de 2000’li yıllardan bu yana nehir havza yönetim planlarının gündemde olduğunu hatırlatan Yavuz, bugüne kadar yalnızca altı planın hazırlanabildiğini ve bunların da uygulamaya yeterince geçirilemediğini söyledi. Kurumlar arasındaki iş birliği ve görev paylaşımının yetersiz olduğunu belirten Yavuz, bunun sonucunda karasal kaynaklı kirliliğin denizlere taşınmaya devam ettiğini kaydetti.

ANTALYA’NIN SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA

Yavuz, Antalya’nın Türkiye’deki yüzey sularının yaklaşık yüzde 7’sini barındıran önemli bir su havzasına sahip olduğunu belirterek, bu kaynakların korunmasına yönelik mevzuatın bulunmasına rağmen uygulamada ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.

Karacaören Barajı’nı örnek gösteren Yavuz, geçmişte enerji üretimi amacıyla kullanılan barajın daha sonra Antalya’nın içme suyu rezervlerinden biri olarak planlandığını ancak havzadaki kentsel ve endüstriyel atıkların sorun oluşturmaya devam ettiğini ifade etti.

Karacaören Barajı’nın 2060’lı yıllara kadar Antalya’nın içme suyu rezervi olarak ayrıldığını belirten Yavuz, havzadaki atıkların yönetilememesinin yalnızca içme suyu kaynaklarını değil, denizleri de tehdit ettiğini vurguladı.

ARITMA TESİSLERİNİN KAPASİTESİ YETERSİZ

Antalya Nehir Havza Yönetim Planı’nın hazırlanması için farklı bakanlıklardan uzmanların 42 ay boyunca çalıştığını aktaran Yavuz, raporda yeraltı sularının aşırı kullanımı ve denize ulaşan nehirlerdeki yoğun kirlilik konusunda önemli tespitlerin bulunduğunu söyledi.

Aksu Çayı ve Düden Çayı gibi Antalya’nın önemli su kaynaklarının kirlilik riski altında olduğunu belirten Yavuz, bu nehirlerin denize ulaştığı bölgelerde turizm tesisleri ve Mavi Bayraklı plajların bulunduğuna dikkat çekti.

Yavuz, Antalya’da yaz aylarında nüfusun milyonlarca kişi arttığını, buna karşın atık su arıtma tesislerinin kapasitesinin bu yoğunluğu karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Tekirova, Alanya ve Kaş gibi bölgelerde arıtma kapasitesine ilişkin sorunlar bulunduğunu ifade eden Yavuz, Çamyuva’daki tesisin ise güçlendirildiğini söyledi.

DENİZ SUYUNUN DÜZENLİ ANALİZ EDİLECEĞİ LABORATUVAR YOK

Antalya’da deniz suyunun düzenli ve kapsamlı biçimde izlenmesinin önemine dikkat çeken Yavuz, kentte 2014 yılına kadar faaliyet gösteren deniz ve yüzey suları ihtisas laboratuvarının kapatıldığını söyledi.Antalya gibi ekonomisinin merkezinde turizmin bulunduğu bir kentte deniz suyunun düzenli olarak analiz edilebileceği uzmanlaşmış bir laboratuvarın bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu belirten Yavuz, mevcut analizlerin yeterli olmadığını savundu.

COP31 ANTALYA İÇİN FIRSATA DÖNÜŞEBİLİR

Antalya’nın kasım ayında COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının, kentteki çevre sorunlarının uluslararası kamuoyunun gündemine taşınması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yavuz, mevcut hazırlıkların yeterli olmadığı görüşünü dile getirdi.

Yavuz, 5 Haziran’da Konyaaltı Sahili’nde düzenlenen kıyı temizliği etkinliklerini örnek göstererek, kamu kurumlarının yalnızca çöp toplamak yerine öncelikle atığın sahile ulaşmasını engellemesi gerektiğini söyledi.“Kamu izmarit toplamaz. Kamunun görevi, o izmaritin oraya atılmamasını sağlamaktır” diyen Yavuz, çevre politikalarının günü kurtaran kampanyalar yerine kalıcı ve kaynak odaklı çözümler üzerine kurulması gerektiğini belirtti.

Antalya’nın aynı zamanda önemli bir kongre ve uluslararası etkinlik merkezi olduğunu hatırlatan Yavuz, kentin COP31’e mevcut çevre sorunlarıyla girmesinin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. Yavuz, bu sürecin Antalya için radikal ve kalıcı çevre politikalarının hayata geçirilmesi yönünde bir fırsata dönüştürülebileceğini ifade etti.

TURİZMİN GELECEĞİ DENİZLERİN SAĞLIĞINA BAĞLI

Antalya’nın turizm modelinin büyük ölçüde kıyı ve deniz turizmine dayandığını vurgulayan Yavuz, deniz ekosisteminin korunmasının artık yalnızca çevre politikalarının değil, doğrudan turizm politikasının da temel gündemlerinden biri olması gerektiğini söyledi.

Yavuz, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve turizm sektörü arasında sorumluluk paylaşımı üzerinden yürütülen tartışmaların sona ermesi gerektiğini belirterek, deniz kirliliğinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması çağrısında bulundu.

Antalya’nın turizm geleceğinin korunması için atık su arıtma kapasitesinin artırılması, karasal kirliliğin kaynağında kontrol edilmesi, deniz suyunun daha sık ve kapsamlı analiz edilmesi ve kurumlar arasında etkin koordinasyon sağlanması gerektiği vurgulandı.

Turizm Sohbetleri serisinin 38. bölümünü izlemek için:

https://www.youtube.com/watch?v=UN5D8CqCH3E&list=PLBj3rz5NsdvIOKjMHWIlCskxBOflGN12Z&index=1

Turizm Sohbetleri serisinin 38. bölümünü dinlemek için: 

https://open.spotify.com/episode/2sHYLLgHyzb6vYM71SpS51

Turizm Sohbetleri Hakkında:

Turizm Sohbetleri, Turizm Gazetesi’nin sektöre yönelik yeni içerik projesi olarak YouTube ve Spotify üzerinden yayınlanacak ve turizmin güncel gündemini ele alacak düzenli bir söyleşi serisidir. Her hafta yayınlanacak programda, turizm sektörünün tüm paydaşlarını ilgilendiren konular uzman görüşleriyle derinlemesine ele alınacak.

💾

#reklam 🎥 Turizm Sohbetleri’nin yeni bölümü yayında!Gazeteci Yusuf Yavuz ile Antalya'yı, Akdeniz'i, kirliliği ve plastik atık sorununu konuştuk.🔔 Yeni bölü...

89 yaşındaki vatandaş evinde ölü bulundu

Antalya'da yalnız yaşayan 89 yaşındaki İbrahim Ay'dan haber alamayan komşuları, daireden gelen kötü koku üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde Ay'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Antalya’da atıl durumdaki okul otizmli bireylere ücretsiz kurs merkezi olarak hizmet veriyor

Antalya’da atıl durumdaki okul, otizmli bireylere ücretsiz kurs merkezi olarak hizmet veriyor, eğitim ve sosyal yaşam desteği sunuyor.

Antalya’da atıl durumdaki okul otizmli bireylere ücretsiz kurs merkezi olarak hizmet veriyor Medyascope

💾

Antalya'daki atıl durumdaki okul, 18 yaş üstü otizmli bireyler için ücretsiz eğitim ve sosyal destek sunan bir merkeze dönüştürüldü.

Antalya'nın Kumluca ilçesinde çıkan orman yangını kontrol altına alındı

ANTALYA (AA) - Antalya'nın Kumluca ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı.

Dün, Yazır Mahallesi'ndeki ormanlık alanda başlayan yangın için bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile 2 uçak, 4 helikopter, 15 arazöz, 30 itfaiye aracı ve 281 personel sevk edildi.

Ekiplerin gece boyunca da devam eden yoğun çalışmasıyla yangın kontrol altına alındı.

Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, AA muhabirine, dün öğle saatlerinde başlayan yangına ekiplerin havadan ve karadan ara vermeden müdahale ettiğini söyledi.

Yangın bölgesinde hanelerin zarar gördüğünü belirten Güneş, "Yoğun müdahaleyle yangın kontrol altına alındı, ekiplerin yangın bölgesinde soğutma çalışmaları devam ediyor. Yangında 50 hektarlık alan ile yaklaşık 15 hane zarar gördü, yangın bölgesinde tespit çalışmalarına devam edeceğiz. Şimdilik başka bir sıkıntı görünmüyor." dedi.

Antalya'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

Sapadere Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye Alanya Orman İşletme Müdürlüğü ve Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan çalışma yürütüyor.

Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, AA muhabirine, yangının Sapadere, Fakırcalı ve Beldibi mahallelerinde etkili olduğunu söyledi.

Nemin düşük, rüzgarın etkili olması nedeniyle çalışmaların güçleştiğini ifade eden Öztürk, "Yangın ormanlık alanda seyrediyor, şu anda yerleşim yerlerine yönelik bir risk bulunmuyor. Tedbir amaçlı yangın bölgesine yakın bazı evleri tahliye ettik." dedi.

Havanın kararması nedeniyle havadan müdahaleyi sonlandırdıklarını anlatan Öztürk, ekiplerin karadan söndürme çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Öztürk, havadan müdahalenin sabah saatlerinden itibaren yeniden başlayacağını bildirdi.

Öztürk, ardından kaymakamlığın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yangının yönünü kesmek için yoğun bir mücadele yürütüldüğünü bildirdi.

Yangını en kısa sürede kontrol altına almak için tüm kurumların koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Öztürk, "Şu an sahada yangına 2 uçak, 2 helikopter, 93 araç, 130 ekip ve 325 personelle müdahale ediliyor. Bölgede etkili olan şiddetli rüzgar nedeniyle yangın yayılım gösterse de çok şükür şu ana kadar herhangi bir can kaybımız bulunmuyor. Tedbir amacıyla 45 ev tahliye edildi." ifadelerini kullandı.

Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de Sapadere Mahallesi'nde 2017 yılında Türkiye'nin en büyük yangınlarından birinin çıktığını hatırlattı.

Yaklaşık 10 yıl önceki yangının ardından yeniden filizlenen 8-9 yaşındaki çam ve kızılçam ağaçlarının bugün ciddi bir yangınla karşı karşıya geldiğine işaret eden Göktepe, "Bugün yangının söndürülmesi için her türlü mücadele veriliyor. Kozalak gibi yangını diğer bölgelere sıçratacak unsur olmamasına rağmen yangın 20-25 kilometreye kadar ulaştı. Sapadere'den başlayıp hemen komşu mahallesi Fakırcalı'yı ve akabinde Beldibi'ne ulaştı. Oradan da Başköy ve Çamlıca mahalleleri var." diye konuştu.

Göktepe, çok büyük bir coğrafyada ortalama hızı saatte 50 kilometre olan rüzgarın söndürme çalışmalarını olumsuz etkilediğini dile getirerek, "Gündüz havadan müdahaleyle kontrol altına alınmak istendi. Şimdi de TOMA'larla, arazözlerle, itfaiye araçlarıyla bütün ekipler sabaha kadar yangının yerleşim alanlarına ve tarım alanlarına sıçramasını önlemek için çalışıyor." ifadelerini kullandı.

Yangını tetikleyecek hava koşullarının 2-3 gün daha devam edeceğine ilişkin meteorolojik verilerin bulunduğunun altını çizen Göktepe, daha büyük bir hasar almadan yangının kontrol altına alınmasının en büyük temennileri olduğunu kaydetti.

Kızılcagün Platformu’nun yeni durağı Antalya: Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik Paneli

VERYANSIN TV

Kızılcagün Platformu, “Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik” başlıklı panel serisini bu kez Antalya’da sürdürecek. 11 Temmuz 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek panelde, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu siyasi gelişmeler, açılım süreci, milli birlik, güvenlik politikaları ve Cumhuriyet’in geleceği farklı yönleriyle değerlendirilecek.

Panel, Assım Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (1219. Sokak, Doğuyaka Mahallesi No:9, Muratpaşa/Antalya) saat 13.50’de başlayacak.

Kızılcagün Platformu, Antalya ve çevre illerde yaşayan tüm yurttaşları panele davet ederek, etkinliğin ücretsiz olduğunu duyurdu.

Sağlam dizinden ameliyat edildi: 2 milyon liralık tazminat davası açtı

Kumluca'da yaşayan Selvihan Özdemir, 2024 yılında spor yaparken sağ dizinden sakatlanınca ilçedeki devlet hastanesinin acil servisine başvurdu. Burada yapılan ilk müdahalede diz kapağı yerine oturtulan Özdemir'e ameliyat olması gerektiği söylendi.

Özdemir'in ameliyatı, yaklaşık 2 ay sonra ilçedeki özel hastanede uzman doktor M.B.E. tarafından yapıldı. Operasyonun ardından kendine gelen Özdemir'in sakatlandığı sağ dizi yerine sol dizinden ameliyat edildiği anlaşıldı. Selvihan Özdemir ve ailesi, doktor M.B.E. ile görüşüp konuyu anlattı. Başta yanlış yapmadığını söyleyen doktor, bir süre sonra hatasını kabul edip, ameliyat masraflarını ve yeni tedavi sürecini takip edeceğini içeren bir tutanak imzaladı.

Özdemir, daha sonra Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağ dizinden ameliyat edildi. Yaşadığı sürecin ardından her iki dizinden de ameliyat olmak zorunda kalan ve zor günler geçiren Özdemir, uzun süre ayağa kalkamadı. Ailesinin bakımına muhtaç kalan ve işinden olan Özdemir, olanların ardından hukuk mücadelesi başlattı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan aldığı raporla doktorun yanlış ameliyat yaptığını kanıtlayan Selvihan Özdemir, doktor M.B.E. ve diğer sorumlular hakkında 'doktorun hatalı teşhis ve tedavisi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini' gerekçesiyle 2 milyon liralık tazminat davası açtı.

  • "Sözleri bana güven verdi"

2024 Ocak'ta spor yaparken sağ diz kapağının çıktığını ve bağların koptuğunu ayrıca kemiğinin uç tarafının kırıldığını belirten Selvihan Özdemir, arkadaşının tavsiyesi üzerine özel hastanede doktora gittiğini söyledi.

Gittiği doktorlardan hiçbirinin ameliyatını yapmak istemediğini aktaran Özdemir, "O doktora gitmek zorunda kaldım. Birkaç kere muayene etti. 'Sağ dizinde şöyle sorunlar var. Bunları bunları yapacağız' diye anlattı. 'Gece gündüz bir sorun çıkarsa beni arayabilirsin' dedi. Sözleri bana güven verdi" diye konuştu.

2024 yılı Mart ayında hastaneye ameliyat için yatış yapan Özdemir ameliyat sürecini şu sözlerle anlattı:

"Ameliyat olacağım bu özel hastanede hiçbir şekilde röntgen çekilmedi. Sadece ameliyatın gerektirdiği kan verme, anestezi uzmanıyla görüşme gibi işlemler yapıldı. İmzalar atıldı. Ertesi gün de hastaneye yatış yaptık. Doktor bey, muayene etmedi. O gün sabahtan sol ayağıma işaret bıraktı, gitti. Bana, 'Nakil yapacağım. Kemik nakli bağ nakli yapılacak' dedi. Ben de 'Sol bacaktan alınıp sağ bacağa takılacak, o yüzden ilk önce sol bacağa işaret konuldu' diye düşündüm. İlacı verdiler, uyudum. Ameliyat esnasında sol bacağımdaki acıyla uyandım. Dedim ki 'Sol bacağım çok acıyor. Yanımdaki görevli 'Oradan da işlem yapılıyor, çok normal. Ben sana sakinleştirici vereceğim uyuyacaksın' dedi. Ne kadar zaman geçti, bilmiyorum. Yine cihazlar ötmeye başladı. O seslere yine uyandım. O esnada kendi aralarında konuştuklarını duydum. Doktor, 'Patellayı oturtamadım' diyor. Yine korktum ama ilacın etkisiyle uyumuşum"

Özdemir, bir süre sonra doktorun kendisini uyandırdığını belirterek, "Ameliyat bitti. Ama sol bacağıma dikiş yapıyorlar. Onları hissediyorum artık. 'Sağ bacağımın işlemi bitti. Sol bacağımın da işlemi bitecek, gideceğiz' diye düşündüm. Serviste sol bacağım yanmaya başladı. Ama sağ bacağımda herhangi bir şey hissetmiyorum. Örtüyü kaldırıp, baktığımızda doktor hiçbir problem olmayan sol bacağımı ameliyat yapmış. Sağ bacağımda hiçbir işlem yapılmamış. Olayın etkisiyle şok oldum." ifadelerini kullandı.

Başlangıçta doktorun hatasını kabul etmek istemediğini aktaran Özdemir, "'Sıralama yanlış' dedi. 'Aslında ikisinde de sakatlık var' dedi. Biz bunu kabul etmedik tabi. Doktor sonunda hatasını kabul etti. 'Tüm tedavi ve masraflarını üstleneceğim' dedi. 'Size nasıl güveneceğiz? Burası özel hastane devlet kurumu değil' dedik. O da bize güvence verebilmek için bir tutanak imzalayacağını söyledi; hatalı ameliyat yaptığına dair. Tüm her şeyi kabul ettiğine dair kendi imzası bulunan tutanak verdi. İmzalı kağıdı verdiği akşamı jandarma geldi, ifademi aldı" şeklinde konuştu.

  • "Çektiğim acı bambaşka"

Özdemir, olayın ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisinin devam ettiğini belirterek, şunları aktardı:

"Orada da yatağa bağlı şekilde yaşadım. 15 gün sonra gerçekten sakat olan sağ bacağımdan ameliyat oldum. Bir ay içinde iki bacağımdan da ameliyat olmuş oldum. Bir ay hastanede kaldım. Daha 30 yaşındayım, yatağa bağlı yaşadım. Annem babam bana bakmak zorunda kaldı. Hiç yürüyemedim. Bu yaşımda bez tutuldu bana. Yaşadığım psikolojik durumu tarif edemem. Çektiğim acı zaten bambaşka. Şu anda iki bacağımda da sorun var. Hiçbir sorun olmayan sol ayağımdan ameliyat yapıldı. Ameliyattan sonra daha fazla sorun yaşamaya başladım. Ayaklarım kıvrılmıyor. Koşamıyorum, hızlıca yürüyemiyorum. Çok uzun süre ayakta kaldığımda veya soğuk havalarda şişiyor. Bir saat oturursam kalkınca hemen yürüyemiyorum. Çökemiyorum."

Avukat Ayşegül İnal da "Malpraktis davalarında genelde mahkemelerin inceleme konusu, meydana gelen mağduriyet açısından komplikasyon sonucu olup olmadığıdır. Olayımızda herhangi bir komplikasyon söz konusu değildir. Zira müvekkilimin hiçbir şikayeti olmadığı yanlış bacak ameliyat edilmiştir. Bununla ilgili hukuki süreci başlattık. İlgililer hakkında şikayetçi olduk. Aynı zamanda tazminat davasını açtık. Süreç devam etmektedir" dedi.

Antalya merkezli 27 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 72 gözaltı

Serik Cumhuriyet Başsavcılığınca bir internet sitesinde 7258 sayılı "Futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkındaki kanuna" muhalefet suçunun işlendiği belirlenerek soruşturma başlatıldı.

Şüphelilerin tespiti için Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) araştırması da yapılan soruşturmada, para transferlerine aracılık ettiği değerlendirilen 84 banka hesabı incelendi.

İncelemeler sonucunda söz konusu banka hesaplarının yıllık işlem hacminin 8 milyar lira olduğu belirlendi.

Aa Picture 20260609 41626142

Yapılan çalışmalarda, İstanbul'dan 23, Antalya'dan 6, Batman ve Hakkari'den 5'er, Diyarbakır, Osmaniye, Şanlıurfa'dan 4'er, İzmir, Bursa, Adana, Hatay ve Van'dan 3'er, Mardin, Mersin, Aydın'dan 2'şer, Ankara, Samsun, Gaziantep, Nevşehir, Burdur, Kocaeli, Niğde, Isparta, Manisa, Edirne, Muğla ve Siirt'ten 1'er olmak üzere 27 ilde toplam 84 şüpheli tespit edildi.

Belirlenen adreslere yapılan eş zamanlı operasyonda 72 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 4 kişinin cezaevinde olduğu belirlenirken 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Adreslerde yapılan aramalarda dijital materyaller de ele geçti.

Antalya’da kadın cinayeti: Dayısı tarafından öldürüldü

Antalya’nın Kepez ilçesinde arsa satışı konusunda tartıştığı dayısı tarafından silahla vurulan kadın hastanede yaşamını yitirdi.

İddiaya göre, Yeşiltepe Mahallesi Sakarya Bulvarı’daki noterin önünde Amine Bozkurt (40) ile dayısı Ömer A. (63) arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine Ömer A, tabancayla Bozkurt’a 4 el ateş etti.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi yönlendirildi.

Ekipler, yaralı Bozkurt’u ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırdı. Ameliyata alınan Bozkurt, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Bozkurt’un cenazesi, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Ömer A. ile olay yerindeki eşi Fadime A. (64) polis ekiplerince gözaltına alındı.

Gazipaşa-Alanya Havalimanından Kazakistan'a direkt uçuşlar başladı

İSTANBUL (AA) - TAV Havalimanları tarafından işletilen Antalya'daki Gazipaşa-Alanya Havalimanından Kazakistan'ın Almatı kenti ve başkent Astana'ya direkt uçuşlar başladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, hava yolu şirketi FlyArystan'ın Almatı'dan Gazipaşa-Alanya Havalimanına gerçekleştirdiği ilk uçuş, düzenlenen törenle karşılandı.

Karşılama törenine, Kazakistan'ın Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi Zavlak, Gazipaşa Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Özdemir, TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, FlyArsytan Pazarlama Müdürü Aliya Bazhenova ile havalimanı ve hava yolu çalışanları katıldı.

FlyArystan'ın Almatı-Gazipaşa-Alanya hattındaki seferleri 24 Ekim'e kadar çarşamba ve cumartesi günleri haftada iki frekansla gerçekleştirilecek. Astana-Gazipaşa-Alanya uçuşları ise 22 Ekim'e kadar pazartesi ve perşembe günleri gerçekleştirilecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, FlyArystan'ın Almatı'dan başlattığı direkt uçuşu karşılamaktan dolayı memnuniyet duyduklarını belirtti.

Paydaşlarıyla Gazipaşa'yı daha fazla uluslararası destinasyona bağlamak ve bölgenin turizm potansiyelini güçlendirmek için çalışmayı sürdürdüklerini vurgulayan Pehlivan, "Almatı ve Gazipaşa-Alanya havalimanlarının TAV Havalimanları portföyünde yer alan iki havalimanı olması bizim için ayrıca anlam taşıyor." ifadesini kullandı.

Pehlivan, dünyanın farklı noktalarında yolculara en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalıştıklarını aktararak, yeni hatların Kazakistan ile Türkiye arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilere katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.

FlyArystan JSC Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Johan Eidhagen de yolcuların seyahat tercihlerinin değiştiğine dikkati çekerek, daha planlı hareket ettiklerini, yeni destinasyonlar keşfetmek ve yoğun noktalara alternatifler bulmak istediklerini vurguladı.

Gazipaşa'nın, sakin yapısı, kolay ulaşımı ve popüler tatil bölgelerine yakınlığıyla söz konusu eğilimin güçlü örneklerinden biri olduğuna işaret eden Eidhagen, "Astana ve Almatı'dan başlattığımız uçuşlarla hem yolcularımıza yeni seyahat seçenekleri sunuyor hem de Kazakistan ile Türkiye arasındaki ulaşım ve turizm bağlantılarını güçlendiriyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Antalya'da yangın faciası: 5'i çocuk, 6 ölü

Yangın gece saat 02.00 sıralarında Antalya'nın Kepez ilçesinde bağlı Gaziler 310 sokak üzerinde bulunan sera işçisi bir ailenin kaldığı prefabrik yapıda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seraların bulunduğu alanda ikamet olarak kullanılan prefabrik yapıda henüz belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Yangını fark eden komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma ve ağlık ekibi sevk edildi.

Bu sırada yakın çevrede bulunan ikametlerde bulunan vatandaşlar yangına kendi imkanları ile müdahale etmek istedi. Ancak kısa sürede prefabrik yapıyı saran alevler nedeniyle vatandaşların müdahalesi yetersiz kaldı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 112727

  • 5'İ ÇOCUK 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Yangın anında içerde bulunan yabancı uyruklu aileden 4 kişi vatandaşların yardımıyla dışarı çıkartılırken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı ekipleri alevlerin hemen bitişiğinde bulunan diğer yapılara sıçramaması için büyük çaba harcadı. İtfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu yangın sabah erken saatlerde tamamen söndürüldü.

Yangının söndürülmesinin ardından facia gün yüzüne çıktı. Yangın anında ikamet ikamette bulunan aynı aileden 5'i çocuk 6 kişinin hayatlarını kaybettiği belirlendi. Leyle Elali (26), Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmut Ahmed (4) hayatlarını kaybetti. Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmut Ahmed (53) Ahmet Ahmed (4) ile işletme sahibi olan Rahman Genç ise olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 112705

Yangında hayatını kaybedenlerin cenazeleri ise Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

  • ANTALYA VALİSİ HULUSİ ŞAHİN'DEN AÇIKLAMA

Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri yangının çıktığı prefabrik yapıla yangının çıkış nedeni ile ilgili çalışma yaptı.

Olayın ardından yangın bölgesine gelerek incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Bu gece maalesef çok felaket bir hadise yaşadık. Bayram sabahına Antalyalılar acı bir haberle uyandı. Sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde gece 02.00 sıralarında sebebini henüz tespit edemediğimiz bir yangın çıkıyor. 3 konteyner alev alıyor ve burada bir anne ile en küçüğü 4, en büyüğü 9 yaşında 5 çocuğu olmak üzere 6 kişi hayatını kaybediyor. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. 5 yaralı var, yaralılardan birisinin durumu hayati tehlikesi bulunacak şekilde takip ediliyor. Diğerlerinin durumu iyi.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 112719

Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor. Yaralıların 3 ayrı hastanede tedavileri devam ediyor. Hayati tehlikesi bulunan 1 kişi entübe, diğerlerinin durumları iyi.

Yangının sebebini araştırıyoruz ama, bir soba ve mangal var. Her halde söndürmeden yattılar öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net olarak bu sebepten oldu diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor. Cumhuriyet Savcılığımız adli soruşturmayı başlattı. Süreç devam ediyor Teknik incelemeden sonra netleşecektir" dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 03 20 112710

Antalya'da 3.7 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Antalya'nın Alanya ilçesinde saat 18.45'te 3,7 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi.

Akdeniz açıklarında meydana gelen depremin yerin 79.94 kilometre derinliğinde oluştuğu kayıtlara geçti.

#DEPREM
Büyüklük:3.7 (Mw)
Yer:Akdeniz - [36.28 km] Alanya (Antalya)
Tarih:2026-03-04
Saat:18:45:41 TSİ
Enlem:36.25639 N
Boylam:31.77417 E
Derinlik:79.94 km
Detay:https://t.co/C6xoRW2tMV@afadbaskanlik

— AFAD Deprem (@DepremDairesi) March 4, 2026

Oğlunu 37 bıçak darbesiyle öldüren babanın cezası belli oldu

Antalya'da gerçekleşen olay, 25 Mayıs 2025’te saat 23.00 sıralarında, Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi 965'inci Sokak'ta meydana geldi. Ali Tolaman, bir süredir ailevi sorunlar yaşadığı oğlu Barış Tolaman'ı evlerinin yakınındaki boş alana çağırdı. Baba-oğul arasında çıkan tartışma, kavgaya dönüştü. Ali Tolaman, yanındaki bıçakla oğlu Barış’ı defalarca bıçakladı. Yerde yatan Barış Tolaman'ı görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbarla adrese ekipler sevk edildi. Sağlık görevlileri, vücudunun çeşitli bölgelerinde bıçak kesikleri olan Tolaman’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Tolaman'ın cansız bedeni, Antalya Adli Tıp Kurumu'nun morguna götürüldü.

  • AYNI SOKAKTAKİ EVİNDE YAKALANDI

Oğlunu öldürdükten sonra uzaklaşan Ali Tolaman, kısa süre sonra aynı sokaktaki evinde, Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalandı. Suç aleti bıçağı olay yerinde toprağa gömdüğü belirlenen şüpheli, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Oğlunu 37 bıçak darbesiyle öldürdüğü belirlenen Ali Tolaman, emniyetteki ifadesinde, "Alkollüydüm, olayı hatırlamıyorum" dedi.

  • ÇOCUKLARINA KAYYIM ATANDI

Sağlık kontrolü için hastaneye sevk edilen Ali Tolaman, gazetecilerin sorusuna, "Pişmanım. Evet, öncesinde tartıştık. Alkol içip, sağa sola saldırıyordu" karşılığını verdi. Tolaman, sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Ali Tolaman'ın kızları A.T. (11) ile E.T. (9) için kayyım atandı.

  • YENİDEN HAKİM KARŞISINDA

Tutuklu sanık Ali Tolaman, Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar duruşmasında hakim karşısına çıktı. Duruşmada son savunmasına yapan Ali Tolaman, "Çok pişmanım. Önce Allah'a, sonra size sığınıyorum. Beraatimi istiyorum" dedi.

Mahkeme heyeti, sanık Ali Tolaman'ın, 'Alt soya yönelik kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Heyet, sanığın yargılama aşamasında pişmanlık gösteren davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini dikkate alarak, cezayı ömür boyu hapse indirdi.

CHP’den istifa eden başkan: ‘AK Parti’ye geçme niyetim var’

Antalya’nın Aksu ilçesinde 2024 yerel seçimlerinde CHP’den seçimi kazanan ve 27 Eylül 2025’te partisinden istifa eden İsa Yıldırım, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yenilenme çalışmaları yapılan Aksu Aile Sağlığı Merkezi’ni ziyaretine katıldı. AKP’ye geçeceği yönünde iddiayalara ilişkin İsa Yıldırım, “Geçmeye niyetim var” dedi.

‘ATATÜRK’ÜN OLMADIĞI TEK PARTİ CHP OLMUŞ ARTIK’

İsa Yıldırım, “CHP’ye biz niye gittik? Atatürk var diye gittik. Türk milliyetçiliği, cumhuriyet, demokrasi var diye gittik. Ama cumhuriyetin, demokrasinin, Atatürk’ün olmadığı tek parti CHP olmuş artık. Yok. Ne Atatürk var, ne cumhuriyet var, ne demokrasi var. Yok. Bırakmamışlar ya. Eski CHP yok ki. Şimdi bir ilçe kongresi oluyor. Millet birbirine giriyor. Bakıyorsun mesela CHP’li belediyelere yapılan operasyonlarda itirafçı olan, şikayetçi olan yine CHP’liler. Muhittin Böcek’in sağ kolları Muhittin Böcek hakkında itirafçı veya şikayetçi. CHP’de düşmana gerek kalmamış ki. CHP’de zaten kendi içindeki, birbirleriyle düşmanlıkları yetiyor. Böyle bir parti olmaz ki. Sen nasıl ülkeyi yöneteceksin” dedi.

‘AK PARTİ’DEN ÇAĞRILAR VAR’

AKP ile temasları olduğunu söyleyen Yıldırım, “Tabii ki davetler var, çağrılar var. ‘Olur, geçeriz’ dedik biz de. Çünkü bizim öncelikli amacımız Aksu’ya hizmet etmek. Yüzde 20 CHP oylarını biz yüzde 55’e çıkardıysak MHP’den, AK Parti’den insanlar bize oy verdiyse, Aksu’ya hizmet etsin diye oy verdi. Birilerini Cumhurbaşkanı seçsin diye oy vermedi bize. Veya biz birilerini ‘Cumhurbaşkanı yapacağız’ diyerek oy istemedik. Aksu’nun problemlerini Aksu halkı da biliyor, biz de biliyoruz. Aksu halkına hizmet için ne gerekiyorsa onu yapacağız” diye konuştu.

‘BELEDİYE BAŞKANI DEVLETLE SAVAŞAMAZ’

Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden belediye başkanlarının devletle savaştırılır hale geldiğini öne süren İsa Yıldırım, “Hiçbir belediye başkanı devletle savaşamaz, devletin kurumuyla savaşamaz. Her belediye başkanı problemleri çözmek için devletle iş birliği yapmak zorunda. Bunu Özgür Özel de biliyor, CHP’nin bütün yöneticileri biliyor, herkes biliyor, vatandaş da biliyor bunu. Şimdi biz sorun çözeceğiz diye gelmişiz, sen kalkıyorsun, suni 4 yıl sonra olacak olan bir cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden belediyeleri ön plana atıp devlet kurumlarıyla çatıştırıyorsun” şeklinde konuştu.

Damadın şirketi, TOKİ’ye ait sahile çöktü!

YUSUF YAVUZ / VERYANSIN TV

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde bulunan doğal sit alanı niteliğindeki Koru sahili, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından otel yapılması için geçtiğimiz yıl Rizeli Ekşi ailesinin şirketi olan AHES Gayrimenkul’e tahsis edildi. Mülkiyeti TOKİ ve Hazineye ait olan parseller, 5 yıldızlı 3 ayrı otel yapımı için hazırlandı. TOKİ’ye ait parsellerde otel yapmak isteyen şirketin yöneticisi olan Mücahit Hamza Ekşi’nin, TOKİ’nin eski Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’in damadı olduğu ortaya çıktı. ÇED mevzuatını aşmak için 2100 yataklı otel projesini üçe bölen şirket, her biri 700 yatak kapasiteli üç ayrı projeyle ÇED başvurusu yaptı. AHES Gayrimenkul ve bu şirkete bağlı iki alt şirket üzerinden yapılan proje başvurularına geçtiğimiz hafta arka arkaya ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Böylece Gazipaşa’da yerel halkın ‘Fidanlık’ olarak andığı bakir bir kumsala sahip olan 2 kilometrelik Koru Sahilinin betonlaşmasının önü açılmış oldu.

Doğal sit olan Koru sahili henüz betonlaşmamış bir alan

TOKİ’NİN İKİNCİ ADAMININ DAMADI TOKİ ARAZİSİNE ÇÖKTÜ

Antalya Gazipaşa’da bulunan Koru Sahili, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Haziran 2024’de turizm amacıyla 49 yıllığına özel bir şirkete tahsis edildi. Mülkiyeti Hazine ve TOKİ’ye ait olan parsellerin tahsis edildiği şirket, Rizeli Süleyman Ekşi’nin sahibi olduğu AHES GYO’ya verildi. Ancak TOKİ’ye ait arazileri de kapsayan tahsisi alan şirketin yöneticilerinden biri olan Mücahit Hamza Ekşi’nin, TOKİ’nin eski Başkan Yardımcısı olan Mehmet Özçelik’in damadı olduğu ortaya çıkmıştı. Halen AKP’li Fatih Belediyesinde Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Özçelik, 2014-2019 yılları arasında TOKİ’nin ikinci adamıydı. Özçelik, 2003-2014 arasında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çeşitli birimlerde yöneticilik yapmıştı.

Koru sahilinde üç ayrı otelin yapılacağı hazine arazileri

RİZELİ EKŞİ AİLESİ, ALDIKLARI KAMU İHALELERİYLE GÜNDEME GELDİ

TOKİ’de 5 yıl Başkan Yardımcısı olarak yöneticilik yapan, Fatih Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’e damat olan Mücahit Hamza Ekşi, aile şirketi AHES’i baba Süleyman Ekşi ve kardeşi Ebubekir Ekşi ile birlikte yönetiyor. AHES Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, daha önce İstanbul ve değişik illerde aldığı kamu ihaleleri ile gündeme gelmişti.

Mehmet Özçelik, 2014-2019 döneminde TOKİ Başkan Yardımcılığı yapmıştı

AYNI AİLEYE AİT ÜÇ ŞİRKET ÜÇ AYRI OTEL İÇİN ÇED BAŞVURUSU YAPTI

Antalya Gazipaşa’da 5 yıldızlı otel inşa etmek için kolları sıvayan şirket, ilk önce kamuya ait arazilerin tahsisini aldı. Hazine ve TOKİ’nin mülkiyetindeki Koru sahili, 49 yıllığına Ekşi ailesinin şirketine tahsis edildi. Turizm yatırımı amacıyla üst kullanım hakkı verilen arazilerin toplamı 163 bin m2’den büyük bir alanı kaplıyor. Doğal sit alanı olan ve batısında arkeolojik sit yer alan Koru sahilinde büyük bir otel yapmak için ÇED mevzuatının zorlayıcı olacağını gören şirket, 2100 yataklı projeyi üçe bölerek kapasiteyi küçültme yoluna gitti. Bunun için AHES Gayrimenkul ve buna bağlı iki ayrı alt şirket üzerinden 700 yatak kapasitesine sahip üç ayrı otel projesiyle ÇED başvurusu yapıldı.

Gazipaşa Selinus sahilindeki hazien arazisinde yapılmak istene projenin görselleri

BAKANLIK ÜÇ PROJEYE DE ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI VERDİ

Şirketin Aralık 2024’de sunduğu Proje Tanıtım Dosyalarını değerlendiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iki projeye 3 Haziran’da, bir projeye ise 5 Haziran’da ÇED Gerekli Değildir Kararı verildiğini duyurdu. Böylece korunan alan niteliğinde olan ve bugüne kadar betonlaşmadan uzak kalan 2 kilometrelik Koru sahilinin betona boğulmasının önü açılmış oldu.

HALK KARŞI ÇIKIYOR, BAŞKAN OTELLERDEN YANA

Gazipaşa’da yerel halk uzunca süredir sahilin devasa otellere açılmasına karşı eylemler, basın açıklamaları yaparak seslerini duyurmaya çalışıyor. İlçe halkının Ancak CHP’li Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ilçe sahilinin 5 yıldızlı otellere açılmasından yana bir tutum izliyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz yıl Gazipaşa’da yaptığı konuşmada sahilin betonlaşmasını ve belediye Başkanı Yılmaz’ın ilçenin otel yatırımlarına açılmasına yönelik tavrından övgüyle söz etmesi tepki çekmiş, partiden istifalar gelmişti.

Gazipaşa Selinus sahilindeki hazien arazisinde yapılmak istene projenin görselleri

KİŞİYE ÖZEL İMAR DÜZENLEMESİYLE SAHİL HALKIN ELİNDEN ALINIYOR

Sahilin otellere açılması için kişiye özel imar düzenlemeleri yapıldığını savunan Gazipaşa Hepimizin Platformu, planlama çalışmasının ilçenin bütününü kapsayacak şekilde yapılması gerektiğini açıklamıştı. Koru sahilindeki Hazineye ait arazinin, 50 bin nüfuslu ilçenin tek nefes alma alanı olduğuna vurgu yapılan Platform açıklamasında, “Önceki plan notlarında, günübirlik alan tanımı ‘Toplumun yararlanmasına açık olmak kaydıyla’ diye başlarken, 2019’daki plan notlarında bu kaldırılmış, ‘konaklama tesisinin devamı, tesisin tamamlayıcı niteliğinde’ olduğu yazılmıştır. Yani sıra sıra bütün oteller, halkın kullanım alanı olması gereken günübirlik alanlara havuzlarını, barlarını yapabilecekler, günübirlik alanlarımızı otellerinin ön bahçesi olarak kullanabileceklerdir” denildi.

Gazipaşa Selinus sahilindeki hazien arazisinde yapılmak istene projenin görselleri

BOZULMAMIŞ SAHİLLERDE BETONLAŞMA YARIŞI

Antalya’nın doğusunda betonlaşmadan büyük ölçüde korunabilmiş olan Gazipaşa sahilleri son yıllarda büyük otel yatırımcılarının hedefinde. Batıdan doğuya sırasıyla Kahyalar, Selinus (Kızılin) ve Koru adıyla anılan üç küçük sahile sahip olan Gazipaşa’da, bu sahillerin tam ortasında Selinus antik kenti yer alıyor. Daha önce Selinus sahilinde 2508 yatak kapasiteli kasaba büyüklüğünde bir otel inşa etmek isteyen turizmci Adil Üstündağ’ın projesinin ÇED süreci, proje dosyasındaki eksikler yerine getirilmediği için geçtiğimiz Ocak ayında sonlandırılmıştı. Üstündağ, daha küçük bir proje ile bu kez de Koru sahilinde otel yapmak için başvurdu. Bakanlık, 15 Mayıs 2025 tarihinde Green Park Otellerinin sahibi olan Adil Üstündağ’ın otel projesi için de ÇED Gerekli Değildir Kararı vermişti.

Koru sahili sit alanı olarak koruma altında

KORUNAN ALAN VE KIYI AKİFERİ RİSK ALTINDA

Nesli tehlike altında olan Caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının yuvalama kumsallarına sahip olan Gazipaşa’da doğal ve kültürel miras alanları iç içe. Derin kazıların yapılması öngörülen devasa otel projeleri, yeraltı sularının depolandığı Gazipaşa kıyı akiferlerini de tehdit ediyor. Hazırlanan ÇED raporlarında proje alanının koruma niteliğine ilişkin yetersiz, eksik ve hatalı bilgilerin yer alması, hem koruma mevzuatı açısından hem de kullanım dengesi açısından geri dönülmesi olanaksız sonuçlar doğuruyor. Korunan alan niteliğindeki Gazipaşa Koru sahili için bir ayda 4 ayrı otel için ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi, koruma-kullanma dengesinin tamamen ortadan kalkarak betonun egemen olduğu bir gelecek tasarlandığını ortaya koyuyor.

Koru sahilinden görünüm

Antalya Altın Portakal Sinema Şenliği 5-12 Ekim’de düzenlenecek

AA

ANTALYA (AA) – Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yaptığı yazılı açıklamada, 2024 Antalya Altın Portakal Sinema Şenliği’ne ait bilgilendirmelerde bulundu.

Bu yıl 5-12 Ekim’de gerçekleştirilecek şenliğin büyük bir ihtimam ve özveriyle hazırlandığını belirten Böcek, son 10 yılın en yüksek sayıda sinema müracaatlarını yaparak gösterdikleri ilgi ve takviye için sinema işçilerine teşekkür etti.

Festivalin, Antalya ve Türkiye’nin en değerli marka kıymetlerinden biri olduğunu tabir eden Böcek, geçen yıl tamamlamak için büyük bir uğraş göstermelerine karşın üzülerek gerçekleştiremediklerini hatırlattı.

Festivalin bu yıl tekrar en güzelini yapmanın misyonları olduğunu vurgulayan Böcek, şunları kaydetti:

“Bu nedenle şenliğimizi geliştirmek, ülkenin göz bebeği haline getirmek için tüm adımlarımızı attık ve şenliğimizi Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak sinema bölümümüzle birlikte yapma kararı aldık. Bu vesileyle tüm sinema işçilerini, sinemaseverleri, Antalya Altın Portakal Sinema Festivali’mizin kapsayıcı şemsiyesi altında buluşmaya davet ediyorum.”

Muhabir: Zehra Tekeci

The post Antalya Altın Portakal Sinema Şenliği 5-12 Ekim’de düzenlenecek appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.

Falez katliamı! Sahiller paramparça!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından doğal sit alanı ilan edilen Antalya’nın Muratpaşa ilçesi sınırlarındaki Muratpaşa-Konyaaltı Falezleri’nin Lara bölümünde, La’vera Hotel inşaatında asansör yapımı için oyuldu.

Akdeniz Gerçek Gazetesi’nin haberine göre Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO)  Antalya Şube Başkanı Serter Kocababa ile Kuşaktan Kuşağa Antalyalılar Derneği (KANTDER) Başkanı Bülent Kantarcılar,  Falezler’in imar ve rant için yok edilmesini kınarken, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’dan açıklama geldi.

KİM SORUMLU?

Bakanlığın Muratpaşa Belediyesi’ne ‘kaçak’ bildiriminde bulunduğu bütün yerlerle ilgili gerekli işlemlerin yapıldığını savunan Başkan Uysal, böyle bir bildirim olmadığı taktirde Bakanlıkça verilen ön izin veya izinlerin özellikle falez sahil bandında ne gibi sonuçlara neden olduğunu denetlemenin İl Müdürlüğü’nün yükümlülüğünde olduğunu ifade etti.

Konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Akdeniz Manşet yazarı Mehmet Talay, falezlerin yalnızca La’vera Hotel değil, falez bandı üzerinde bulunan otellerin çoğu tarafından ranta açıldığını belirtti.

KAMUSAL ALAN RANTA AÇILIYOR

Talay’ın ‘sahiller paramparça’ başlıklı yazısındaki ilgili bölüm şöyle:

“Onlar da falezlerin üzerine, tam sıfır noktaya yüzme havuzu ve güneşlenme terası yapıvermiş…

Falezleri delik deşik ederek kendilerine rant alanı yaratan sadece bu oteller değil.

“Ramada Otel’den başlayarak Talya, The Marmara, Bilem Otel’den” tutun da falez bandı üzerinde bulunan hemen her otel falezlerde kendine münhasır alan yaratarak rantını yükseltme çabasında…

Kısacası; doğal sit alanı olarak ilan edilen ve dünyanın az yerinde görülen coğrafya harikası falezler bir KAMUSAL ALANDIR.

Ve bu alan paramparça edilerek özel şirketlere rant sağlayan alana dönüşmüş durumda…

Anayasanın 43. Maddesi “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” der.

Yine Kıyı Kenar kanununun 5. maddesi, “Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir” der.

Şimdi, birisi bana sahillerin paramparça edilmesindeki “kamu yararını” göstersin bakalım…

Görünen o ki, ne anayasa ne de kanunlar otel sahiplerinin umurunda değil.”

❌