71 yıllık utanç: 6-7 Eylül Olayları
6-7 Eylül Olaylarının hikayesini sizin için derledik.
6-7 Eylül Olaylarının hikayesini sizin için derledik.
Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, 1119. haftada Galatasaray Meydanı’nda Fethi Ildır için adalet istedi.
Cumartesi Anneleri 1119. haftada Fethi Ildır için adalet istedi Medyascope
Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1118. haftada "Kayıplarımız nerede?" diye sordu.
Cumartesi Anneleri 1118. haftada “Kayıplarımız nerede?” dedi Medyascope
Gazeteci Dürdane Kırçuval, ailesiyle çıktığı Yunanistan tatilinde kalp krizi nedeniyle 61 yaşında hayatını kaybetti.
Adıyamanlı Doğan çifti, evlat özlemini tüp bebek tedavisiyle sonlandırdı. İkiz kızlarıyla birlikte Anıtkabir hayallerini gerçekleştirdi.
Adıyaman’da 34 yıllık evlat özlemi tüp bebek tedavisiyle sona erdi Medyascope
Antalya’da atıl durumdaki okul, otizmli bireylere ücretsiz kurs merkezi olarak hizmet veriyor, eğitim ve sosyal yaşam desteği sunuyor.
Antalya’da atıl durumdaki okul otizmli bireylere ücretsiz kurs merkezi olarak hizmet veriyor Medyascope

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Beşiktaş Kampüsü'ndeki kedilerin usulsüz biçimde toplatılmasına tepki gösteren öğrenciler, imza kampanyası başlattı.
YTÜ’de kedilerin toplatılmasına tepki: Öğrenciler imza kampanyası başlattı Medyascope
AFP Türkiye bürosunda çalışan basın emekçileri, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine greve çıktı.
Türk tiyatrosunun usta isimlerinden Zihni Göktay (81) hayatını kaybetti.
Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Zihni Göktay hayatını kaybetti Medyascope
ATSO Başkanı Mehmet Torunoğlu, Bakan Murat Kurum'un ziyareti öncesi Çarşı Projesi'nin tamamlanmasını ve hak ediş ödemelerini gündeme taşıdı.
ATSO Başkanı Torunoğlu’ndan Bakan Kurum’a Çarşı Projesi çağrısı: “Bir an önce tamamlanmalı” Medyascope
2 Temmuz 1993’te şeriat sloganları atan bir grup, 33 aydını yakarak öldürdü. Peki Madımak Katliamı'nda neler yaşandı, dava ne aşamada?
33 yıldır süren adalet arayışı: Madımak Katliamı’nda neler yaşandı? Medyascope
Veysel Güney’in gözaltında kaybedilişi, idamı ve mezarının gizlenmesi üzerinden Türkiye’de adalet ve hafıza mücadelesi anlatılıyor.
Cumartesi Anneleri 1107. haftada Veysel Güney için adalet istedi Medyascope
Kahta Ziraat Odası Başkanı Turanlı, artan maliyetlere rağmen güncellenmeyen hububat alım fiyatlarının çiftçiyi zorladığını söyledi.
Girdi maliyetleri arttı, hububat fiyatı aynı kaldı Medyascope
"Demokrasi saldırı altında" belgeselini yayınlayan Can Dündar, aynı zamanda bir kitap da çıkardı. Dündar, çalışmalarını anlattı.
Işıl Öz’ün Can Dündar ile söyleşisi: “Küresel bir saldırıyı ancak küresel dayanışma ile göğüsleyebiliriz” Medyascope
Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri 1104. haftada Galatasaray Meydanı’nda Piro Ay için adalet istedi.
Cumartesi Anneleri 1104. haftada Piro Ay için adalet istedi Medyascope
Mehmet Türkmen’in çocuk işçilikten sendika mücadelesine uzanan hikâyesi, Ünaldı Direnişi’nden tutukluluk sürecine kadar anlattıklarıyla.
Ünaldı Direnişi’nden bugüne uzanan bir emek mücadelesi: Mehmet Türkmen Medyascope
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı, yeni turizm sezonunun ilk ziyaretçilerini karla kaplı zirvesinde ağırladı.
Af Örgütü raporu: ABD, İsrail ve Rusya’nın uluslararası hukuku zayıflattığı, insan hakları ihlallerinin arttığı uyarısı yapıldı.
Uluslararası Af Örgütü: Güçlü devletler uluslararası hukuku çökertmeye çalışıyor Medyascope
Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda 1089. buluşmalarında Mehmet Şirin Maltu için adalet istedi.
Cumartesi Anneleri 1089. haftada Mehmet Şirin Maltu’nun akıbetini sordu Medyascope
İstanbul’da, 9 Aralık 2024’te, sabah saat 08.18’de Güngören Merkez Mahallesi’ndeki adrese “intihar” ihbarı yapıldı. Olay yerine giden polis ve sağlık ekipleri, Murat Dilsiz’i (48) başından vurulmuş halde yatağında buldu. Elinde silah, yerde ise bir boş kovan vardı. Olay, ilk aşamada intihar izlenimi verdi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmanın yönü, cenaze için gidilen Diyarbakır’da değişti. Murat Dilsiz’in o dönem 13 yaşında olan kızı E.D. (16), kuzeni Büşra Dilsiz’e babasını kendisinin vurduğunu itiraf etti. E.D.’nin anlattıkları üzerine savcılığa başvuran kuzenin ihbarıyla soruşturma derinleştirildi. Olayla ilgili anne Eylem Dilsiz ve abla Rojin Dilsiz gözaltına alınırken, savcılık iki ayrı iddianame hazırladı.
Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre E.D için hazırlanan ilk iddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza’ya verildi. İddianamede suça sürüklenen ve olay zamanı 13 yaşında olduğu öğrenilen çocuk E.D.’nin ilk savunmasında babasının uzun süredir kendilerine şiddet uyguladığını, hakaret ve tehditlerde bulunduğunu anlattı.
Olay günü de evde tartışma yaşandığını belirten E.D., daha fazla dayanamayacağını düşünerek kanepenin altındaki silahı eldiven takarak aldığını ve babasına ateş ettiğini söyledi. Parmak izi bırakmamak için eldiven kullandığını, ardından eldivenleri tuvalet penceresinden apartman boşluğuna attığını ifade etti.
Babasını vurduktan sonra annesi ve kardeşlerinin odasına giderek yattığını, silah sesiyle kimsenin uyanmadığını belirten E.D, sabah kardeşleri okula gittikten sonra annesinin babasını gördüğünü, bunun üzerine annesine gerçeği anlattığını dile getirdi. Polis çağrıldığında ise babasını kendisinin vurduğunu söylemediğini belirten E.D., kimsenin kendisini bu eyleme yönlendirmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etti.
İddianamede E.D.’nin, 29 Nisan 2025 tarihinde alınan ikinci ifadesi de yer aldı. İkinci ifadesinde ise yaklaşık bir yıldır babası tarafından istismara uğradığını, bunu birine anlatması halinde kardeşleriyle tehdit edildiğini öne sürdü. Evde sürekli şiddet gördüklerini belirten E.D., olay günü yaşananların ardından babasını tek başına öldürdüğünü, kimsenin kendisini azmettirmediğini söyledi.
Olaydan hemen sonra annesinin yanına giderek babasını vurduğunu söylediğini, annesinin önce inanmadığını, gidip baktıktan sonra ağlayarak neden böyle bir şey yaptığını sorduğunu aktardı. Ancak istismara uğradığını o an annesine de söylemediğini, sabah polis geldiğinde ise olayın intihar olarak değerlendirildiğini düşündükleri için sessiz kaldığını ifade etti.
Olayla ilgili soruşturmayı sürdüren savcılık, E.D.’nin, annesi ve ablasının isimlerinin yer aldığı ayrı bir iddianame daha hazırladı. Hazırlanan iddianame Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede, olayın nasıl gerçekleştiği ve E.D.’nin kuzenine cinayeti anlatmasının ardından yapılan başvuruya yer verildiği, bu kapsamda anne Eylem Dilsiz’in ifadesinin alındığı belirtildi.
Eylem Dilsiz ifadesinde, sabah kızı tarafından uyandırıldığını, eşini başından vurulmuş halde gördüğünü, gece silah sesi duymadığını söyledi. Olayı intihar olarak değerlendirdiğini belirten anne Dilsiz, kızına silah vermediğini ve onu yönlendirmediğini savundu.
Şüpheli olarak dosyada yer alan abla Rojin Dilsiz ise sabah saatlerinde uyandığını, babasını kanlar içinde gördüğünü, bağırması üzerine kardeşinin polisi aradığını anlattı. Babasının vurulmasıyla ilgili kardeşine herhangi bir yönlendirmede bulunmadığını ifade etti.
Maktulün otopsi ve kriminal raporu da iddianameye girdi. Yapılan otopside atışın sağ şakak bölgesinden, yakın mesafeden ve öldürücü nitelikte tek mermiyle gerçekleştiği belirtildi. Kriminal incelemede ise evde bulunan tabancanın gaz tabancasından dönüştürülerek gerçek mermi atar hale getirildiği ve 6136 sayılı yasa kapsamında yasak nitelikli silah olduğu tespit edildi.
Park Holding hakkında uygulanan yönetim kayyumu kararı kaldırıldı. TMSF şirkette denetim kayyumu olarak görev yapacak.
Mahkeme Park Holding’de yönetim kayyumu tedbirini kaldırdı Medyascope
İlçenin Akçay Mahallesi’nde bulunan Akçay Irmağı kenarına arkadaşlarıyla birlikte dinlenmek için giden Jandarma Astsubay Çavuş Hakan Fidan (24), bir süre sonra ırmağa girdi. Irmağın derinliğinde dengesini kaybeden Fidan, suda çırpınmaya başladı.
Bu sırada ırmak içinde genç astsubayı kurtarmaya çalışan arkadaşları ise 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Amirliğine bağlı dalgıç ekipler, suyun yaklaşık 6 metre derinliğinde genç astsubayın cansız bedenine ulaştı.
Olay yerinde bulunan sağlık ekiplerinin yaptığı incelemelerde astsubayın hayatı kaybettiği belirlendi. Astsubayın cenazesi, Ordu’nun Ünye ilçesinde bulunan özel bir hastaneye kaldırıldı.
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde görevli olan 24 yaşındaki Hakan Fidan’ın, tim komutanı olarak görev yaptığı ve yıllık izin için Ordu’nun Ünye ilçesinde ailesinin yanına geldiği öğrenildi.
Terme İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı olay yeri inceleme ekipleri ve savcı, olayın yaşandığı alanda incelemelerde bulundu.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
AA
TBMM (AA) – Kurtulmuş, Meclis’te düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşlarıyla İftar Programı”nda yaptığı konuşmada, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Türkiye’nin kalbi, milli iradenin tecelligahı TBMM’de, aynı iftar sofrasında bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bu iftar sofralarında, müşterek hedefleri gözden geçirme fırsatını bulmak için bir araya gelindiğini belirten Kurtulmuş, “Hedefimiz, hem ülkemizin, milletimizin daha ileriye gitmesi, daha güçlü bir şekilde Türkiye’nin ileriye doğru yol alması hem de insanlığın barış ve esenlik içerisinde yaşayacağı yeni bir dünyanın kurulabilmesi için bizlerin de çabalarıyla büyük bir mesafe almamızdır.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin tarihi bir dönemin başlangıcında olduğuna işaret eden Kurtulmuş, Türkiye Yüzyılı’nın, sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye’nin yüzyılı olması için hep beraber gayret sarf ettiklerini vurguladı.
Hem kamu kuruluşlarının hem özel teşebbüsün hem de sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’nin bu ortak hedeflerine yürüme yolculuğunun ana aktörleri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Onun için siz değerli sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yaptığı işin, Türkiye’nin ortak milli hedefini kolaylaştırmak için çok büyük gayretler içerdiğinin farkındayız. Allah çabalarınızda sizlere üstün başarılar versin. Her birinizin kendi alanında lider bir sivil toplum kuruluşu olmanızı yürekten temenni ediyorum.” diye konuştu.
Kurtulmuş, Türkiye’nin, bugün geldiği noktada sivil toplum bakımından önceki yıllarla kıyaslandığında önemli bir mesafe kat ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Sivil toplum, aslında demokrasinin en gerçek, en yalın yüzüdür. Sivil toplum, bireyle devlet arasındaki köprüyü oluşturan en sağlam kuruluşlarımızdır. Burada üyeleri milyonlarla, 100 binlerle ifade edilen Türkiye’nin saygın sivil toplum kuruluşlarının başkanları, temsilcileri var. Aslında bu kuruluşlar, sadece bir kuruluş olmanın ötesinde, sağlam bir köprü ve sağlam bir aidiyet duygusunu toplumda oluşturacak önemli unsurlarımızdır. Bunun için diyoruz ki her birimizin yaptığı iş, kendi alanımızla ilgili uğraşlarımız farklı olabilir, her birimizin farklı birtakım öncelikleri olabilir, siyasi kanaatlerimiz, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir ama hepimizin ortak hedefe yönelmesi, üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye’nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana, omuz omuza ilerlemek mecburiyetindeyiz.”
“Bu yeni dönem, Türkiye’ye altın tepsi içerisinde yeni fırsatlar sunmaktadır”
Türkiye’nin güçlü olmasının her zamankinden daha önemli bir hal arz ettiğini, her zamankinden daha mümkün bir durumda olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları ifade etti:
“Bugün dünyanın, başta bölgemiz olmak üzere, yaşadığı geniş çalkantıları, çok derin türbülansları hep birlikte izliyoruz. Dünyanın nereye, ne şekilde evrileceğini birtakım öngörülerle anlamaya ve yolumuzu açmaya gayret ediyoruz. Böyle bir ortamda Türkiye, içine kapanarak, kendi birtakım problemlerini büyüterek, bu dönemin şartlarından istifade edemez. Bu yeni dönem, Türkiye’ye altın tepsi içerisinde yeni fırsatlar sunmaktadır. Öncelikle şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki küresel ölçekte de yeni bir dönemin başındayız. Bu, çok merkezliliğin geçerli olacağı bir dönemdir. Artık dünya bir tek ülkenin belirleyeceği bir yer değildir ya da ülkelerin kendi aralarında taksim edeceği bir yer değildir. Bir ülkenin, bir bölgenin, bir kıtanın ya da bir paktın tek başına dünyayı yönetmesi mümkün değildir. Onun için önümüzdeki dönem, dünyanın her yerinde çok merkezlilik anlamında yepyeni bir dönemin başlangıcıdır.”
Kurtulmuş, Türkiye’nin elindeki imkanlarıyla bu yeni sürece, daha olgun, daha güçlü, daha diri bir şekilde geldiğini belirterek, “Meşhur bir söz vardır ya, yeni bir dünya kurulur ve o dünyada Türkiye de yerini aldı. Tam da öyle bir dönemdeyiz. Yeni bir dünya kurulacak, Türkiye, kendisine gösterilen yerde değil, kendisinin istediği yerde oturmayı Allah’ın izniyle başaracaktır. Bunun için hep beraber ortak hedeflere doğru yönelmemiz gerekiyor.” dedi.
“Sadece geçmişin reçeteleriyle önümüze bakamayız”
Çok merkezliliğin, çok kültürlülüğü de beraberinde getireceğine işaret eden Kurtulmuş, dünyanın her yerinde egemen olan küresel kültür yerine, özgün medeniyet değerleri ve kültürel yanları güçlü olan ülkelerin de adından sıkça bahsedileceği döneme girildiğini söyledi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin, tarihi kökleriyle, Anadolu’daki ve geniş gönül coğrafyasındaki medeniyet birikimiyle dünyada çok kültürlülüğe de namzet ender ülkelerden biri olduğunu vurguladı.
Daha büyük hedeflerle yol almaya çalışacaklarının altını çizen Kurtulmuş, şunları ifade etti:
“Artık biz, sadece geçmişin reçeteleriyle önümüze bakamayız. Geçmişin reçeteleri, geçmiş dönemde başarılı olsa bile bizim önümüze, önümüzdeki dönemi anlayacak, o dönemin gelişmelerine çözüm olacak yeni reçeteler sunmak, üretmek mecburiyetindeyiz. Bu vesileyle hep beraber çalışacağız. Üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, araştırma merkezlerimiz, siyasetimiz, Türkiye’nin bütün kurumları en etkin noktaya gelecek ve dünyada olan biteni anlayacak, gerçekten karar almakta gelecek perspektifini kullanacaktır.”
“Kökü mazide olan ati önemli bir gücümüzdür.” diyen Kurtulmuş, mazisinden kopan bir milletin geleceğinin olmayacağının altını çizdi.
Sadece geçmişte olanları anlatarak ya da günü analiz ederek, gelecek dönemlerden istifade edilemeyeceğini dile getiren Kurtulmuş, gelecek projeksiyonu en iyi şekilde yapanların güçlü olacağını ve ayakta kalacağını, hep birlikte mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
“Sivil toplum, demokrasinin güçlü olması için temel şartlardan birisidir”
Sivil toplum kuruluşlarının üzerine düşen sorumluluklar bulunduğuna işaret eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz siyaset olarak, ‘sivil toplum kuruluşları sadece bizim gördüğümüz şeyleri görsün, sadece bizim duymak istediğimiz sözleri söylesinler’ diye sivil topluma önem vermiyoruz. Sivil toplum, demokrasinin güçlü olması için temel şartlardan birisidir. Ama sivil toplumdan da şunu bekliyoruz, her bir sivil toplum kuruluşumuz kendi alanının lider kuruluşu olsun, ana akım kuruluşları olsun ve artık bizim sivil toplum kuruluşlarımız sadece kendi arasında değil, küresel ölçekte sivil toplum kuruluşlarıyla mücadele edebilsin, rekabet edebilsin. Bunun için hem bilgi birikimimizi hem insan gücü birikimimizi sivil toplum kuruluşları olarak güçlü tutmak zorundayız ama en az bunun kadar önemli olan husus, kurumsal kapasitelerimizi de artırmak mecburiyetindeyiz.”
Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, geçmişin kurumsal kapasiteleriyle, organizasyon şemalarıyla yarına ışık tutamayacağını kaydetti.
Küresel rekabetin, sivil toplum arasında da bir rekabet alanı olduğunu belirten Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının kurumsal alt yapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş, her bir sivil toplum kuruluşunun, uluslararası alanda mücadele edebilecek, yol gösterebilecek duruma geldiğinde işin daha kolay olacağını söyledi.
“Sivil toplum, küresel vicdanı da harekete geçiren merkez konumundadır”
Dünyanın geldiği yeni dönemde Türkiye’ye büyük sorumluluklar düşeceğini ifade eden Kurtulmuş, sivil toplum alanında da büyük sorumlulukların olduğunu, Gazze’nin işgalinin ardından dünyanın her yerinde ortaya çıkan küresel vicdanın temsilinin gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Ülkelerinin önlemesine, hükümetlerinin yasaklamasına ve büyük bir medya baskısına rağmen, başta Batı ülkeleri olmak üzere bu mücadelenin başından itibaren 1,5 yıldır dünyanın birçok yerinde 100 milyonlarca insanın Filistin davasına artan şekilde destek verdiğini görüyor ve bundaki en büyük payın da sivil toplumda olduğunu biliyoruz. Eğer Batı ülkelerinde bu insanlık vicdanını harekete geçiren sivil toplum kuruluşları olmasaydı, inanın ki ne Londra’da ne Paris’te ne Amerika’da ne dünyanın başka yerlerinde Filistin’i destekleyen gösteriler olur, halk hükümetlerine rağmen, hükümetlerinin istikametinin tersine giderek barıştan, haktan, adaletten yana dururdu. Onun için bir kere daha önümüze çok net şekilde çıkmıştır ki sivil toplum, küresel vicdanı da harekete geçiren merkez konumundadır.”
Sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden, dünyada muadilleri olan diğer sivil toplum kuruluşlarıyla, dünyada yeni bir düzenin kurulabilmesi, yeni bir küresel siyasi mimarinin, küresel ekonomik ve finansal mimarinin oluşabilmesi, insanlık vicdanının tahkim edilmesi için el birliğiyle çalışmalarını isteyen Kurtulmuş, “Eğer bunu yapabilirsek, Gazze meselesinin ilk gününden itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, bizlerin, Türkiye’nin bütünüyle, devlet ve millet olarak müştereken ortaya koymuş olduğu bu kararlılığın, mazlumların ve haksızlığa uğrayan geniş kitlelerin yanında duran bu insani duruşun siz değerli sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla pekişeceğine, kuvvetleneceğine inanıyorum.” diye konuştu.
Herkesin hedefinin güçlü, büyük Türkiye’yi ve yeni, adil, hakkaniyetli dünya sistemini kurabilmek olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bunun için politik birtakım ittifakların, dostlukların ötesinde toplumları harekete geçirebilmek için sivil toplumun gücünden istifade edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kurtulmuş, sivil toplumun gücü kullanılarak yeryüzündeki insanlık cephesinin tahkim edileceğini söyledi.
“Türkiye, dünyada önemli ve güçlü ülke haline gelecek”
Hep birlikte iç kaleyi tahkim ederek yürümeye devam edeceklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin ikinci yüzyılını, Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştireceklerini kaydetti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye’nin sadece bölgesinde değil, dünyada da önemli ve güçlü ülke haline geleceğini vurguladı.
Programda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Musa Kazım Arıcan, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mehmetçik Vakfı Genel Müdürü İsmail Şanlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun, milletvekilleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer aldı.
Muhabir: Ali Kemal Akan,Kemal Karadağ
Yeşilyurt Mahallesi Sururi Say Caddesi’nde evine giden S.G’ye (36) kaldırımda yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan M.K. bıçakla saldırdı. Kaçmaya çalışırken düşen S.G, sırtından bıçaklandı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralanan S.G, ambulansla Erbaa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri M.K’yi gözaltına aldı.
İHA’nın haberine göre, M.K emniyette verdiği ifadesinde “Bazen farklı şeyler görüyorum. O yüzden yapmış olabilirim” dediği öğrenildi.
Saldırganın ayrıca psikolojik ilaçlar kullandığı ve yüzde 40 engelli raporunun bulunduğu belirtildi.
M.K, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Öte yandan M.K’nin S.G’ye saldırdığı anlar, bölgedeki bir apartmanın güvenlik kamerasıyla kaydedildi.
Görüntüde, kaldırımda yürüyen S.G’ye arkasından gelen saldırganın bıçakla saldırması, ardından kadının koşarak kaçmaya çalışması yer alıyor.

Kaza, saat 22.00 sıralarında Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Ali Rıza Bey Caddesi üzerinde meydana geldi.
İddiaya göre, ailesiyle birlikte eve gitmek üzere düğün salonundan ayrılan 3 yaşındaki Ferman Işık, aniden yola çıktığı sırada 34 HUR 442 plakalı otomobil çarptı. Henüz kimliği belirlenemeyen sürücü, kazanın ardından otomobili bırakarak olay yerinden kaçtı.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kaza sonrası vatandaşlar arasında arbede yaşandı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak olayla ilgili inceleme başlattı.

Ağır yaralanan Işık, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ferman Işık, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Öte yandan çevredeki güvenlik kameralarını izleyen polis ekipleri kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı. (DHA)
Kaza anı güvenlik kamerasında:
