Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Kremlin açıkladı: Rusya ve Çin, vizesiz seyahati kalıcı hale getirmeyi görüşecek

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in iki ülke arasındaki vizesiz seyahat uygulamasının kalıcı hale getirilmesi” önerisini destekleyip desteklemediğine ilişkin soruya “Konu iki taraf arasında görüşülecek ve üzerinde mutabakata varılacak” yanıtını verdi.

PUTİN GÜNDEME GETİRMİŞTİ 

Putin, 31 Ağustos’ta Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Çin Devlet Başkanı Xi ile yaptığı görüşmede, Pekin’in bunu mümkün ve faydalı görmesi halinde Rusya’nın Çin ile vizesiz seyahat uygulamasını kalıcı hale getirmek için çalışmaya hazır olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, 1 Aralık 2025’te imzaladığı kararnameyle Çin vatandaşlarının karşılıklılık esasına göre Rusya’ya 30 güne kadar vizesiz giriş yapabilmesine imkan tanımıştı. Uygulamanın ilk olarak 14 Eylül 2026’ya kadar geçerli olması öngörülmüştü.

Çin de daha önce Rus vatandaşları için benzer bir vizesiz seyahat uygulaması başlatmıştı. İki ülke daha sonra karşılıklı vizesiz giriş uygulamasını 2027 sonuna kadar uzatma kararı almıştı.

ÇİN’DEN RUSYA’YA TURİST SAYISI YÜZDE 50 ARTTI 

Çin’in Moskova Büyükelçisi Zhang Hanhui’nin daha önce yaptığı açıklamaya göre, vize şartının kaldırılmasının ardından 2026’nın ilk çeyreğinde Çin’den Rusya’ya seyahat eden turistlerin sayısı yaklaşık yüzde 50 arttı.

Şi ile Trump’tan ‘Hürmüz ve İran’ anlaşması

ABD Başkanı Donald Trump, Çin’i ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme için Pekin’de bir araya geldi.

Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin açıklamada bulunuldu.

Trump, Çin Devlet Başkanı Şi’nin, İran’la anlaşma ve Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu söylediğini bildirdi.

Çin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, Fox News kanalından Sean Hannity’ye verdiği röportajda, Şi ile görüşmesini değerlendirdi.

Trump, Çin Devlet Başkanı Şi’nin, hem İran’la anlaşmanın sağlanması hem de Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını umduğunu söylediğini aktardı.

ABD Başkanı, “Devlet Başkanı Şi, (İran’la) bir anlaşma yapılmasını istiyor. Kendisi bir teklifte de bulundu, ‘Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirsem, yardımcı olmak isterim.’ dedi. Kendisi, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını istiyor, bu kadar çok petrol satın alan herkesin onlarla (İranlılarla) bir tür ilişkisi olduğu açıktır ancak o, herhangi bir şekilde yardımcı olabilirse olmak istediğini belirtti.” ifadelerini kullandı.

‘ÇİN’İN ÇIKARI VAR’

Trump’ın Çin ziyaretinde heyetinde yer alan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD merkezli CNBC televizyonuna Pekin’den verdiği röportaj, konuyla ilgili sorulan soruya yanıt verdi.

Bessent, “Çin’in Hürmüz Boğazı’nın açılmasında ABD’den daha fazla çıkarı var. Bence perde arkasında çalışarak İran liderliğine söz geçirebilen herkes kadar ellerinden geleni yapacaklar.” dedi.

Trump’ın ziyaretinin hemen öncesinde Güney Kore’de Çin heyetiyle yaptıkları ekonomi ve ticaret müzakerelerine ilişkin Bessent, Çinli muhataplarıyla zirve için somut sonuçlar üretmek üzere çalıştıklarını belirtti.

RUBIO’DAN AÇIKLAMA

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi’den İran konusunda “hiçbir şey istemediğini” kaydederek, “Çin’in yardımını istemiyoruz. Yardımlarına ihtiyacımız yok.” ifadesini kullandı.

TRUMP’TAN Şİ’YE DAVET

Trump, Pekin’de düzenlenen akşam yemeği etkinliğinde, Şi ile eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül’de Beyaz Saray’a davet etmekten onur duyduğunu ve bunu dört gözle beklediklerini söyledi.

ÇİN’DEN AÇIKLAMA

Çin Dışişleri Bakanlığından, Şi ve Trump’ın başkent Pekin’de yaptığı görüşmenin ayrıntılarına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamaya göre Devlet Başkanı Şi, Tayvan meselesinin, ABD-Çin ilişkilerinde en önemli konu olduğunu belirterek, Trump’a Tayvan konusunun iyi yönetilmesi halinde ilişkilerin istikrarını koruyacağını, aksi takdirde iki ülke arasında “çatışmalar yaşanabileceğini ve bunun ilişkileri büyük tehlikeye” atacağını söyledi.

Çin ucuz güneş panelleri ile devrim yapıyor

Çin’in düşük maliyetli güneş panelleri Afrika’da enerji dönüşümünü tetikliyor. Son on yılda küresel çapta yaşanan yenilenebilir enerji atılımı, Afrika ülkelerinde kısıtlı bir şekilde hissedildi. Kömür ve petrol gibi geleneksel enerji kaynakları kıtada halen ana enerji kaynağı olmaya devam ederken, Çinli şirketlerin sunduğu ucuz paneller bu durumu değiştiriyor. Çinliler, ucuz güneş panelleri ile karşımızda Çin’den yapılan […]

Trump TikTok yasağını üçüncü kez 75 gün daha erteliyor

ABD Başkanı Donald Trump, TikTok yasağını 75 gün daha erteliyor. Bu, Trump’ın Ocak ayında göreve başlamasından bu yana üçüncü erteleme kararı oluyor. Çin ile anlaşma sağlanamadı Trump’ın TikTok’a verdiği ikinci erteleme süresi 19 Haziran’da sona eriyor. Çin ile herhangi bir anlaşma sağlanamadığı için TikTok’un ABD’de faaliyetlerini sürdürebilmesi için üçüncü bir ertelemeye ihtiyaç duyuluyor. TikTok, 19 […]

Çin, 10 yeni nükleer reaktör inşa ediyor!

Çin, enerji üretim kapasitesini artırmak amacıyla 10 yeni nükleer reaktörün inşasına onay verdi. Toplam maliyetinin 27 milyar doları bulması beklenen projeler, ülkedeki mevcut beş nükleer santralin kapasitesinin de artırılmasını sağlayacak. Çin, 10 yeni nükleer reaktör inşa etmeye hazırlanıyor Yeni reaktörlerin Guangxi eyaletindeki Fangchenggang, Fujian’daki Sanmen, Şandong’daki Haiyang, Çongçing’deki Xiapu ve Guangdong’daki Taishan nükleer santrallerinde inşa […]

Çin, 10 yeni nükleer reaktör inşa ediyor!

Çin’den Asya-Pasifik’te ‘sıcak savaş’ açıklaması

Bakan Dong, Singapur’da düzenlenen Asya-Pasifik bölgesinin en önemli güvenlik forumu Shangri-La Diyaloğu’nda “Çin’in Küresel Güvenliğe Yaklaşımı” başlıklı konuşma yaptı.

Asya-Pasifik’te refah ve istikrarın halkların ortak çabaları sonucunda oluştuğuna işaret eden Dong, “Hegemonya ve güç siyasetinin bölge ülkelerinin çıkarlarını zedelemesine izin vermeyeceğiz. Asya-Pasifik’te jeopolitik çatışmalara, sıcak veya soğuk herhangi bir savaşa izin vermeyeceğiz. Hiçbir ülke aramızda kargaşa ve ihtilaf yaratamayacak.” ifadelerini kullandı.

Dong, Asya-Pasifik halklarının işbirliği ve barış içinde bir hayat arzuladığına, bölge ordularının bu arzuya güçlü destek sağlaması gerektiğine işaret ederek, “Ortak kalkınma ve kazan-kazan işbirliği arayışı hakim eğilim olmayı sürdürüyor. Ekonomik bağları koparmaya, tedarik zincirlerini bozmaya ve yüksek çitli küçük bahçeler kurmaya yönelik girişimler destek bulmuyor.” şeklinde konuştu.

‘ORTAK GÜVENLİK’

Çin’in dünyada bölgede “ortak güvenlik” anlayışını savunduğunu, yalnızca ortak, kapsamlı, işbirliğine dayalı bir güvenliğin kalıcı olabileceğini vurgulayan Dong, “Bloklar arası cepheleşme ancak gerilimlerin yükselmesine, savaşa ve çatışmaya yol açacaktır.” diye konuştu.

Dong, Ukrayna krizinde Çin’in hiçbir tarafa silah sağlamadığını, askeri ve sivil ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatını sıkı şekilde kontrol ettiğini ve ateşe körükle gidecek adımlardan kaçınarak barış ve diyaloğun yanında olduğunu belirtti.

Çin’in Filistin sorununda adil ve tarafsız tutum takındığının, Gazze’de ateşkes sağlanması için uluslararası toplumla hareket ettiğinin altını çizen Dong, Kore Yarımadası, Afganistan ve Myanmar’daki krizlerde siyasi çözümü aktif olarak teşvik ettiğini ve yapıcı rol oynadığını kaydetti.

TAYVAN SORUNU

Dong, Çin’in temel çıkarlarını ve toprak bütünlüğünü korumanın Çin ordusunun öncelikli görevi olduğunu, Tayvan meselesinin, “temel çıkarların temeli” vurguladı.

“Tek Çin” ilkesinin uzun zamandır uluslararası ilişkilerin temel normu kabul edildiğini, ancak son dönemde bunun aşındırılmaya çalışıldığını savunan Dong, Tayvan’da Demokrat İlerici Parti (DPP) otoritelerinin artan şekilde ayrılıkçılık arayışında olduğunu, Tayvan’ın Çinli kimliğini silmeye çalıştığını ve Tayvan Boğazı’nın iki yakası arasındaki toplumsal, kültürel ve tarihsel bağları koparmaya çalıştığını öne sürdü.

Dong, ABD’yi de adını anmadan eleştirerek, “Aynı zamanda bazı dış güçler, salam dilimi stratejileriyle ‘tek Çin’ ilkesinin içini boşaltmaya çalışıyor, Tayvan bağlantılı yasalar hazırlayıp silah satmaya, yasa dışı ilişkiler kurmaya devam ediyor. Bu yaptıkları Tayvan’ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçıları cesaretlendiriyor. Tayvan’ı kullanarak Çin’i çevrelemek istiyorlar. Bu kötü niyetli tavırlar Tayvan’ı tehlikeli bir yöne sürüklüyor.” dedi.

Tayvan’ın Çin’in iç işi olduğunu, herhangi dış müdahalenin kabul edilemeyeceğini aktaran Dong, barışçı yeniden birleşmeden yana oldukları ancak bu ihtimalin her geçen gün Tayvan ayrılıkçıları ve yabancı güçler tarafından erozyona uğratıldığı görüşünü dile getirdi.

Çinli Bakan, “Her kim Tayvan’ı Çin’den ayırmaya cüret ederse kendi mahvına yol açacaktır.” ifadesini kullandı.

GÜNEY ÇİN DENİZİ

Dong, Güney Çin Denizi’nde son dönemde Filipinler ile Çin arasındaki gerilim ve sürtüşmeler nedeniyle Filipinler’i adını anmadan eleştirerek şunları kaydetti:

“Belirli bir ülke (Filipinler), dış güçlerin cesaretlendirmesiyle ikili anlaşmalara ve kendi verdiği sözlere aykırı hareket ediyor. Tasarlanmış provokasyonlarla sorunu yanlış yönlendirerek zorlama senaryolar oluşturuyor. Dahası bölgenin genel çıkarlarını da görmezden geliyor. ASEAN Şartı’nı ihlal ederek bölge dışı bir ülkenin (ABD) topraklarına orta erimli bir füze sistemi yerleştirmesine izin veriyor.”

Çin’in bu ihlal ve tahriklere karşı itidalle hareket ettiğine işaret eden Dong, “Ama sabrımızın da sınırı var. Bölgenin barış ve istikrarını tehdit eden bu eylem sonunda geri tepecektir.” şeklinde konuştu.

Dong, ABD’nin bölgedeki seyrüsefer serbestisi operasyonlarının (FONOP) sebebini anlayamadığına, Güney Çin Denizi’nin dünyanın en yoğun trafiğe sahip deniz bölgesi olduğuna, dünyadaki kargo gemilerinin üçte birinin buradan geçtiğine, buna karşın sivil gemilerinin seyrüsefer serbestisine müdahale edilen tek bir vakanın bulunmadığına dikkati çekerek, “Güney Çin Denizi refah içinde olduğu için bir dış güç (ABD) kendi varlığını sürdürmek üzere askeri varlıkları buraya yönlendiriyor. Peki bunu yapmaktaki amacı ne, barış için mi buraya geliyor, yoksa bela çıkarmak için mi?” diye konuştu.

SHANGRİ-LA DİYALOĞU

Merkezi Londra’da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsünce (IISS) düzenlenen Shangri-La Diyaloğu, Singapur’da yapılıyor.

Bu yıl 21’incisi düzenlenen foruma, çok sayıda bölge ülkeleri ve bölge dışından hükümet temsilcileri, savunma bakanları, askeri yetkililer ve güvenlik uzmanları katılıyor.

 

❌