❌

Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Rapçi Kayra: Rape yapılan ayrımcılık bugün rapin kendi içinde yaşanıyor

“Kayra” adıyla tanınan rap sanatçısı Onur İnal, Türkçe rapte farklı müzikal tarzlara yönelik ön yargıların arttığını söyledi. AA’ya konuşan İnal, geçmişte rapin toplumdan gördüğü ayrımcılığın bugün rap dünyasının kendi içinde yapıldığına dikkat çekti. İnal, “Rape karşı geçmişte yapılan ayrımcılık, bugün rapin kendi içinde yapılıyor” dedi.

İnal rap dinleyicilerini neden eleştirdi?

İnal, yalnızca müziği sevilmediği ya da “cool” görünmediği için sanatçıların yıllardır oluşturdukları şeylere hakarete varan ifadelerin kullanıldığını söyledi. Bunun işin ruhuna en aykırı davranış olduğunu, bunu bizzat rap dinleyicisinin yaptığını belirtti. Ön yargının belirli sanatçılarla sınırlı olmadığını, kendisinden değil genel olarak herkesten söz ettiğini vurgulayan İnal, kişiler hakkında iki satır bilmeyenlerin rahatça ahkâm kesebildiğini anlattı.

Geçmişte rap ve ana akım nasıl algılanıyordu?

İnal, rapin geçmişte kendi dinleyicileri tarafından bile kabul görmekte zorlandığını söyledi. O dönemde benzer tarzların daha yaygın olduğunu, biraz farklı işler yapanların çok fazla ayrımcılığa uğradığını, içeriğine bakılmadan reddedildiğini belirtti. “Underground” kavramının o dönemde “ana akımsa hemen reddedelim” noktasında olduğunu, bunun doğru olmadığını ifade etti.

Bol pantolon örneği ne anlatıyor?

İnal, rap kültürünün müzikle birlikte giyim tarzı ve yaşam biçimi üzerinden de yargılandığını söyledi. “Rap kültürünün bir parçası olan bol pantolon giymenin bile ‘öteki’ olarak algılandığı bir dönemi yaşadık” diyen İnal, özellikle küçük şehirlerde ve taşra kültürünün sürdüğü yerlerde bunun baskıya dönüşebildiğini anlattı. Üniversite yıllarında rapin diğer alternatif türler kadar kabul görmediğini, 2000'lerin başında ciddiye bile alınmadığını ve alt kültür unsuru olarak lanse edildiğini ekledi.

İnal ne öneriyor?

İnal, üniversitede insanların müzik türleri üzerinden birbirini hor görmesine şaşırdığını, bunu olgunlaşmamış bulduğunu söyledi. Birçok kişinin o yıllarda dinlediklerini bugün dinlemediğini, inandıklarına bugün inanmadığını belirtti. Sanatçıların ya da müzikal yaklaşımların aşırı yüceltilmesinin veya aşağılanmasının doğru olmadığını söyleyen İnal, “Herkesi anlamak için ona biraz zaman vermek lazım. O kadar ön yargılı olmaya gerek yok” dedi.

Kaynak: AA

Çankırı’da emekli sanatçı Şükrü Özgür’ün ilk kişisel sergisi açıldı

Çankırı’da sanatçı Şükrü Özgür’ün “Ateşin Ahşaba, Boyanın Tuvale Dokunuşu” adlı ilk kişisel sergisi, Çankırı Müzesi’nde düzenlenen törenle açıldı. Sergide tamamı Özgür’e ait 21 eser yer alıyor. Açılışta sanatçı sergi hakkında bilgi verdi, ardından protokol üyeleri eserleri gezdi.

Açılışa kimler katıldı?

Açılış kurdelesi Vali Hüseyin Çakırtaş, Çankırı Belediye Başkan Vekili Abdullah Aslan, Ilgaz Kaymakamı Ahmet Karatepe, İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve Çankırı Müze Müdürü Demet Göçer Yıldız’ın katılımıyla kesildi.

Şükrü Özgür sanata nasıl başladı?

Özgür, 2022'de emekli olduktan sonra sanatsal çalışmalara hobi olarak başladığını, lise yıllarından beri resme ilgi duyduğunu söyledi. Emekli olduktan sonra zamanını nasıl değerlendireceğini düşündüğünü, kahvehanelerde boş vakit geçiren gençlere ve vatandaşlara örnek olmak istediğini anlattı. Doğum gününde çocuklarının şövale ve boya hediye ederek teşvik etmesiyle yaklaşık 40 yıl sonra yeniden resim yapmaya başladı.

Hangi teknikleri kullanıyor?

Özgür önce akrilik boyayla 5-6 çalışma yaptığını, başarabileceğini görünce özgüveninin arttığını ve yağlı boyaya geçtiğini söyledi. Sincan’daki Kültür Park’ta açılan yağlı boya kursuna katıldı. Ardından ahşap yakma sanatını denedi ve bu alanda da eserler üretmeye başladı.

Özgür ne dedi?

İlk kez sergi açmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Özgür, destekleri için İl Kültür ve Turizm Müdürü Ovacıklı ile Müze Müdürü Yıldız’a teşekkür etti. “Gençlerimize ve emekli olan Çankırılı hemşehrilerime bir nebze de olsa örnek olabildiysem ne mutlu bana” dedi.

Kaynak: AA

30. İstanbul Tiyatro Festivali “Lacrima” ile açılıyor: Caroline Guiela Nguyen imzalı oyun 22-23 Ekim’de Zorlu PSM’de

Theatre national de Strasbourg’un (TNS) ilk kadın direktörü Caroline Guiela Nguyen imzalı “Lacrima”, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılış gösterisi olarak 22-23 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. ENKA Vakfı’nın açıklamasına göre oyunun gösteri sponsoru vakıf.

“Lacrima” neyi anlatıyor?

Latince “gözyaşı” anlamına gelen oyun, bir İngiliz prensesinin düğünü için sipariş edilen gelinliğin Paris’ten Mumbai’ye uzanan üretim sürecine odaklanıyor. Üretimin beraberinde getirdiği vicdani sorumlulukları ve görünmeyen emeği ele alan yapım, ideallerin peşinden giderken ödenen bedelleri sorguluyor, birlikte yaşamanın ve üretmenin anlamı üzerine düşündürüyor.

Oyun daha önce nerede sahnelendi?

Avignon Festivali’ndeki prömiyerin ardından dünyanın önde gelen sahnelerine ve festivallerine davet edildi.

ENKA Vakfı ile iş birliği nasıl?

Vakfın İstanbul Tiyatro Festivali ile iş birliği bu yıl 20. yılını geride bırakıyor. İş birliği çerçevesinde her yıl uluslararası bir yapımın Türkiye’de izleyiciyle buluşması sağlanıyor.

Kaynak: AA

Sesler kayboluyor mu? 455 yıllık türbenin sırrı

İstanbul’un en yoğun noktalarından Beşiktaş’ta, dışarıdaki trafik gürültüsünün duyulmadığı öne sürülen tarihi bir türbe bulunuyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın sütkardeşi Yahya Efendi’nin 1571 yılında yaptırılan türbesi, yıllardır anlatılan sıra dışı hikayelerle dikkat çekiyor. Merhum araştırmacı-yazar Aytunç Altındal’ın yıllar önce dile getirdiği sessizlik ve doğanın enerjisiyle ilgili iddia ise bu tarihi mekanın gizemini yeniden gündeme taşıyor.

Yozgat'ın tarihi camileri barok ve rokoko tarzının izlerini taşıyor

İç Anadolu'da barok ve rokoko süsleme sanatının önemli örneklerini barındıran Yozgat'taki bazı tarihi camiler, duvar, tavan ve mihraplarındaki zengin bezemeleriyle dikkati çekiyor. Kent merkezindeki Çapanoğlu, Başçavuşzade, Cevahir Ali Efendi, Tekke Arap Dede ve Nakıpzade (Hoşyar Kadın), Kayyımzade camileri ile Şefaatli ilçesine bağlı Paşaköy'deki Tokmak Hasan Paşa Camisi, barok ve rokoko üslubunun izlerinin görüldüğü yapılar arasında yer alıyor.

12. ÖRAV Eğitim Şenliği ekim ayında 11 ilde düzenlenecek

Garanti BBVA'nın kurucusu ve destekçisi olduğu Öğretmen Akademisi Vakfı'nın (ÖRAV) düzenlediği ÖRAV Eğitim Şenliği, ekim ayında 11 ilde öğretmenlerle buluşacak. Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimini desteklemeyi amaçlayan şenlikte yapay zekâdan sanata, sürdürülebilirlikten kapsayıcı eğitime kadar pek çok konuda atölye ve panel düzenlenecek. Şenlik için başvurular başladı.

Şenlik hangi illerde yapılacak?

Ekim programı kapsamında Şanlıurfa, Ordu, Erzurum, Eskişehir, Tunceli, Aksaray, Kayseri, Tekirdağ, Trabzon, Afyonkarahisar ve Antalya'da buluşmalar gerçekleştirilecek.

Programda neler var?

Şenlikte sanat, spor, felsefe, yaratıcı düşünme, sürdürülebilirlik, kapsayıcı eğitim ve sınıf içi iletişim gibi konular ele alınacak. Eğitimde dijital dönüşüm de programın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Öğretmenler, yeni nesil öğrenme ortamları, artırılmış gerçeklik uygulamaları ve yapay zekâ destekli görsel ve video tasarımı gibi konularda atölyelere katılabilecek. Panel ve atölyeler, öğretmenlere yeni uygulamaları deneyimleme ve öğrendiklerini sınıflarına taşıma imkânı sunuyor.

ÖRAV Genel Müdürü ne dedi?

ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy, eğitimde kalıcı bir dönüşümün öğretmenlerin gelişimine yapılan sürekli yatırımla mümkün olacağına inandıklarını söyledi. Nisan ayından bu yana öğretmenlerle bir araya geldiklerini belirten Atasoy, "Her şehrin kendi eğitim deneyimini, ihtiyaçlarını ve birikimini bu buluşmalara taşıması, şenliğimizi zenginleştiren en önemli unsurlardan biri" dedi.

Kaynak: AA

Dünyada bu hafta: Busan'dan Austin'e festival ve konserler

Dünyanın farklı şehirlerinde bu hafta festivallerden konserlere, sinemadan sergilere kadar pek çok etkinlik sanatseverleri ağırlayacak. Güney Kore'de 31. Busan Uluslararası Film Festivali başlarken, ABD'de Austin City Limits Müzik Festivali 25. yılını kutlayacak. Berlin ise Işık Festivali'yle dev bir açık hava galerisine dönüşecek. Güney Kore'deki Gwangju Bienali'nde Türk sanatçı İnci Eviner de eserleriyle yer alıyor.

Amerika kıtasında neler var?

  • Austin City Limits Müzik Festivali (ABD): 25. yılını kutlayan festival, 9-11 Ekim'de Teksas'taki Zilker Park'ta çok sayıda müzisyeni ağırlayacak.
  • Cervantino Festivali (Meksika): Latin Amerika'nın en köklü kültür-sanat organizasyonlarından 54. Festival Internacional Cervantino, 18 Ekim'e kadar Guanajuato'da sürüyor. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 200. yılı nedeniyle bu yılın onur konuğu Fransa. Festivalde Mike Patton, Breakbot ve Bangarra Dance Theatre gibi isimler sahne alıyor.

Avrupa'da hangi etkinlikler var?

  • Unsound Festival (Polonya): Deneysel müzik festivali, "Soft Power" temasıyla 6 Ekim'e kadar Varşova'da, 8-11 Ekim'de Krakow'da yapılacak. Festivalde Arca, Tim Hecker, Diamanda Galas ve Hania Rani gibi isimler yer alıyor.
  • Blacklist Festival (Almanya): Oberhausen'deki Turbinenhalle, 9-10 Ekim'de Avrupa'nın önde gelen bas müzik sanatçılarını ağırlayacak.
  • Berlin Işık Festivali (Almanya): 9-18 Ekim'de Brandenburg Kapısı, Berlin Katedrali ve Televizyon Kulesi gibi simge yapılar, ışık gösterileri ve 3D projeksiyonlarla her akşam ücretsiz olarak aydınlatılacak.
  • Sitges Fantastik Film Festivali (İspanya): Korku ve fantastik sinemanın önemli festivallerinden biri olan etkinlik, 59. kez 8-18 Ekim'de düzenlenecek. Açılış filmi, başrolünde Chloe Grace Moretz'in oynadığı "Found Alive" olacak.

Körfez'de neler var?

  • Abu Dhabi Festivali (BAE): 23. Abu Dhabi Festivali, 10 Ekim'de Etihad Arena'da BAE Ulusal Orkestrası ve Gürcü piyanist David Khrikuli'nin konseriyle başlayacak.
  • Dubai Opera: Bugün "God Save The Queen" senfonik rock gösterisi, yarın Lübnanlı sanatçı Marilyne Naaman'ın konseri izleyiciyle buluşacak.

Asya'da hangi etkinlikler var?

  • Busan Uluslararası Film Festivali (Güney Kore): 31. Busan Film Festivali, 6-15 Ekim'de düzenlenecek. Jüri başkanlığını Çinli yönetmen Zhang Yimou'nun yaptığı festivalde Michelle Yeoh "Yılın Asyalı Film Yapımcısı" ödülünü alacak.
  • Gwangju Bienali (Güney Kore): "Hayatınızı Değiştirmelisiniz" başlıklı 16. Gwangju Bienali, 15 Kasım'a kadar dünyadan 45 sanatçı ve grubu ağırlıyor. Türk sanatçı İnci Eviner de bienalde eserleriyle yer alıyor.
  • Seoul Light Hangang Bitseom Festivali (Güney Kore): Seul'deki Nodeul Adası'nda lazer gösterileri ve ışık enstalasyonlarının yer aldığı festival, 11 Ekim'e kadar sürecek.
  • Zen and Ghibli Sergisi (Japonya): Kyoto'daki KYOCERA Sanat Müzesi'nde animasyon ile Zen felsefesini buluşturan sergi ziyaretçilerini ağırlıyor.
  • Kyoto Music Expo (Japonya): 20. yılını kutlayan açık hava müzik festivali, 10-11 Ekim'de Quruli, ASIAN KUNG-FU GENERATION ve Suchmos gibi grupları ağırlayacak
Kaynak: AA

Eli Bereketli kadınların yöresel ürünlerine yoğun talep

Sakarya'nın Karapürçek ilçesinde yaklaşık bir yıldır faaliyet gösteren Eli Bereketli Kadın Kooperatifi'nde çalışan kadınlar, hazırladıkları yöresel ürünleri internet üzerinden Türkiye'nin dört bir yanına ve yurt dışına gönderiyor. Sonbaharla birlikte kışlık hazırlıkların hız kazandığı kooperatifte kadınlar, büyük kazanların başında saatlerce çalışarak domates salçası ve acıka yapıyor. Kooperatif, gelen siparişlere yetişmekte zorlanıyor.

Kooperatifte neler üretiliyor?

Kooperatifte süt reçeli, salça, erişte, kuru yufka, tarhana ve acıka başta olmak üzere çok sayıda yöresel ürün hazırlanıyor. Kooperatif Başkanı Müzeyyen Uçar, bunların yanı sıra sos ve menemen gibi ürünler de ürettiklerini söyledi. Kadınlar, üretimde doğal ve geleneksel yöntemleri tercih ediyor.

Ürünlere talep ne durumda?

Uçar, ürünlere yönelik talebin beklentilerinin çok üzerinde olduğunu söyledi. Uçar, "Siparişlerimiz ciddi anlamda çok fazla. Yetiştirmekte zorlanıyoruz. Bazen gelen siparişleri zamanında karşılayamıyoruz" dedi. Kooperatifte 15 kadının çalıştığını belirten Uçar, yoğun dönemlerde çevredeki kadınlardan da destek aldıklarını anlattı.

Kadınlar ne diyor?

Kooperatifte çalışan Hacer Yüksel, elde ettikleri gelirle aile bütçesine katkı sağladıklarını ve kooperatifte çalışmanın kendileri için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Aysel Keskin ise "Bu kesinlikle tek başına yapılabilecek bir iş değil, tamamen ekip işi. Ürünlerimizi yurt dışına da kargoyla gönderiyoruz. Güzel geri dönüşler alıyoruz. Burada çalışarak ev ekonomimize de katkıda bulunuyoruz" dedi.

Kaynak: AA

Akbank Caz Festivali'nde Arturo Sandoval ve Dhafer Youssef

Akbank Sanat ve BKM iş birliğiyle düzenlenen 36. Akbank Caz Festivali, "Şehrin Caz Hali" temasıyla İstanbul'un farklı sahnelerinde müzikseverleri ağırlıyor. Çağdaş cazdan Afro-Küba müziğine, elektronik müzikten Akdeniz ezgilerine uzanan festivalde, 10 Grammy ödüllü trompetçi Arturo Sandoval ve ud virtüözü Dhafer Youssef gibi dünyaca ünlü isimler sahne alacak. Usta trompetçi İmer Demirer ise 50. sanat yılını özel bir konserle kutlayacak.

Festival programında neler var?

  • 5 Ekim: Caz Kulüpleri Gecesi kapsamında Ezgi Sevgi Can, Cansu Nihal Akarsu ve Cenk Esen farklı mekânlarda sahne alacak.
  • 7 Ekim: Ud virtüözü Dhafer Youssef ve vokalist Yazmin Lacey
  • 8 Ekim: 10 Grammy ödüllü trompetçi Arturo Sandoval ve vibrafoncu Sasha Berliner
  • 9 Ekim: Davulcu ve prodüktör Kassa Overall ile trompetçi İmer Demirer'in 50. sanat yılı konseri
  • 10 Ekim: Grammy ödüllü vokalist Nicole Zuraitis, Doğu ile Batı müziklerini harmanlayan Yasmine Hamdan ve Samora Pinderhughes Trio
  • 11 Ekim (kapanış): Savina Yannatou & Primavera en Salonico ile Tunuslu vokalist Lamia Bedioui'nin "Watersong" projesi ve Londra merkezli Kinkajous grubunun görsel-işitsel gösterisi

Konserler dışında hangi etkinlikler var?

Festivalde konserlerin yanı sıra söyleşi ve dinleti etkinlikleri de düzenleniyor. 10 Ekim'de Can Sürmen'in katılımıyla ritim ve ritim algısı üzerine "Kusurlu Zamanlar: Groove'un İnsan Hali" dinleme etkinliği yapılacak. 11 Ekim'de ise sanatçı Sibel Köse ve TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası Şefi Cem Tuncer, cazın gelişiminde yayıncılık kurumlarının rolünü konuşacak.

Muhabir: Berk Küçük

"Osmanlı'nın İrlanda'ya Büyük Kıtlık yardımı belgesel oluyor

Osmanlı İmparatorluğu'nun 1847'de İrlanda'daki Büyük Kıtlık sırasında gönderdiği yardımla başlayan Türkiye-İrlanda dostluğu beyaz perdeye taşınıyor. Hayriye Savaşçıoğlu'nun yönettiği "An Gorta Mor: Yıldız ve Hilal" belgeseli, bu tarihi dayanışmanın yanı sıra Trabzonspor ile İrlanda kulübü Drogheda United arasındaki kardeşliği de anlatacak. Belgeselin ilk çekimleri, 1 Ekim'de Trabzon'da oynanan iki takım arasındaki dostluk maçında yapıldı.

Büyük Kıtlık nedir?

İrlandaca "An Gorta Mor" olarak bilinen Büyük Kıtlık, 1845-1851 yılları arasında İrlanda'da yaşandı. Kıtlıkta yaklaşık 1 milyon kişi hayatını kaybetti, 2 milyon kişi ise ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bu dönemde Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid, İrlanda halkına yardım gönderdi. Savaşçıoğlu, bu yardımın İrlanda'da unutulmadığını söyledi.

Belgeselde neler anlatılacak?

Belgeselde Osmanlı ve İrlanda arşivlerinden mektuplar ve belgelerin yanı sıra akademisyenlerin araştırmalarına yer verilecek. Belgesel ayrıca bordo-mavi renkleri paylaşan Trabzonspor ile armasında hilal ve yıldız bulunan Drogheda United arasındaki kardeşliğin öyküsünü de anlatacak.

Çekimler nerede ve ne zaman yapılacak?

İlk çekimleri Trabzon'da yapılan belgeselin çekimleri İstanbul, Drogheda, Dublin ve New York'ta sürecek. İstanbul'da Osmanlı arşivleri ve Topkapı Sarayı'nda çekim yapılacak, tarihçilerle röportajlar gerçekleştirilecek. Yaklaşık 40 dakikalık tek bölüm olarak hazırlanan belgeselin çekimlerinin 2027'de tamamlanması ve 2028'de festivallere katılması hedefleniyor.

Yönetmen ne dedi?

Belgeselin yönetmeni ve yapımcısı Hayriye Savaşçıoğlu, "Drogheda United ve Trabzonspor arasında oynanan dostluk maçının temelleri de aslında bu tarihsel sürece dayanıyor. Ben de bu tarihsel süreci öğrendiğimde çok ilgimi çekti çünkü insanlık hâlâ aynı sorunlarla sınanmakta" dedi. Savaşçıoğlu, yaklaşık 180 yıl önce başlayan bu dostluğa ilişkin kalıcı bir belgesel yapmak istediklerini söyledi.

Drogheda United Başkanı ne dedi?

Drogheda United Başkanı Conor Hoey, yaklaşık 20 yıl önce kulübün ciddi mali zorluklar yaşadığı dönemde Trabzonspor'un ve Trabzon halkının kendilerine destek olduğunu hatırlattı. Hoey, kulübün armasındaki ay ve yıldızın İrlanda tarihinde 13. yüzyıla dayandığını, Türkiye ile ilişkinin ise Büyük Kıtlık dönemine uzandığını söyledi. Trabzon'a ilk kez gelen Hoey, "Biraz İrlanda'yı andırıyor aslında. Havası da iklimi de aynı şekilde. İnsanları da çok arkadaş canlısı. Dolayısıyla evdeymişim gibi hissediyorum" dedi.

Muhabir: Berk Küçük

Pop müziğin sevilen isimleri yarın AileFest'te sahne alacak

İstanbul'daki Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen AileFest, Türk pop müziğinin sevilen isimlerini müzikseverlerle buluşturuyor. Festivalde yarın Eda-Metin Özülkü, Ümit Sayın ve Ferda Anıl Yarkın sahne alacak. Sanatçılar, sevilen şarkılarıyla festivale katılanlara keyifli bir müzik akşamı yaşatacak.

AileFest nedir?

AileFest, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın genelgesiyle ilan edilen "Aile ve Nüfus On Yılı" kapsamında düzenlenen bir festival. Her yaştan ziyaretçiye yönelik kültür, sanat ve eğlence etkinliklerinin yer aldığı festival, farklı kuşakları bir araya getirerek aile bağlarının güçlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Festivali kimler destekliyor?

AileFest, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İstanbul Valiliği'nin destekleriyle Rami Kütüphanesi'nde düzenleniyor.

Muhabir: Berk Küçük

TRT'den Gazze'deki saldırıların 3. yılına özel yayın programı

TRT, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ve ablukasının üçüncü yılında televizyon, radyo ve dijital platformlarında özel yayınlar sunacak. Yayınlarda bölgede yaşanan insani felaket, hayatını kaybeden siviller, yıkılan şehirler ve yerinden edilen ailelerin yaşam mücadelesi anlatılacak. "tabii"nin orijinal dizisi "Sumud", 7 Ekim'de ilk kez TRT 1 ekranında yayınlanacak.

Sumud dizisi ne zaman yayınlanacak?

Filistin kökenlerini keşfeden genç bir doktorun bölgedeki vahşetle yüzleşmesini ve geçirdiği dönüşümü konu alan "Sumud", 7 Ekim Çarşamba saat 23.15'te TRT 1'de izleyiciyle buluşacak. Dizinin ilk iki bölümü TRT 1'de yayınlandıktan sonra diğer bölümleri "tabii" platformunda izlenebilecek.

Hangi belgeseller yayınlanacak?

  • Gazze'yi Görüyorum: Sivillere yönelik saldırıları ve tanıklıkları ele alan belgesel, 5-9 Ekim'de TRT 2 ve TRT Belgesel'de yayınlanacak.
  • Fotoğraflarımda Kalan Gazze: Gazzeli bir fotoğrafçının gözünden kentin hafızasını anlatan belgesel, TRT 2, TRT Türk ve TRT Belgesel'de yer alacak.
  • Zeytin Ağacının Altında: İsrail güçlerince öldürülen Türk-Amerikan aktivist Ayşenur Ezgi Eygi'nin hikâyesini anlatan belgesel, TRT 2, TRT Türk ve TRT Kürdi'de yayınlanacak.
  • Kutsal İşgal: Filistin topraklarındaki işgali işleyen belgesel, TRT Kürdi, TRT Belgesel ve TRT 2'de izleyiciyle buluşacak.
  • Gol Atan Cepheye: İşgalin spora etkilerini ele alan belgesel serisi TRT Belgesel'de yayınlanacak.

Kültür ve sanat programlarında neler var?

TRT 2'de Filistin sineması ve edebiyatına yönelik programlar yapılacak. Yönetmen Mişel Helifi'nin konuk olacağı "Sinema +" programının yanı sıra "Fotoğraflar-Filistin Özel" ve "Edebiyat Söyleşileri-Filistin Edebiyatı" programları ekrana gelecek. Kanalda ayrıca "Öğretmen" ve "Wajib-Düğün Davetiyesi" filmleri yayınlanacak. TRT Türk'te ise "Haberin Olsun" programının Filistin özel bölümü yer alacak.

Farklı dillerde hangi yayınlar olacak?

TRT Kürdi, "Gazze'nin Çığlığı", "Fotoğraflarla Gazze" ve "Sessiz Çığlık" belgesellerinin yanı sıra 7 Ekim'de canlı "Gazze Özel Yayını" yapacak. TRT Arabi'de 25 bölümlük "Sumud Hikâyeleri" röportaj serisi, TRT World'de ise gün boyu sürecek özel yayın ekrana gelecek. TRT Radyo 1'de de "İnsanlığın Sınavı Gazze" ve "Zeytin Ağacının Gölgesinde" programları dinleyicilerle buluşacak.

Muhabir: Berk Küçük

Tuz Gölü'nde oluşan tuz kütleleri fotoğrafçıların gözdesi

Tuz Gölü'nün Aksaray'ın Eskil ilçesi sınırlarındaki bölümünde suların çekilmesiyle ortaya çıkan, mantarı andıran tuz kütleleri fotoğraf tutkunlarının yeni gözdesi oldu. Karla kaplı bir arazi görüntüsü veren beyaz oluşumlar, günün farklı saatlerinde güneş ışığıyla farklı renklere bürünüyor. Ziyaretçiler, tuz tabakasının üzerinde yürüyerek bu doğal oluşumları yakından görüyor.

Tuz kütleleri nasıl oluştu?

Yaz aylarındaki yüksek sıcaklıkların etkisiyle Tuz Gölü'ndeki sular azaldı ve göl yüzeyindeki tuz tabakası kristalleşti. Suların çekildiği alanlarda farklı şekillerde tuz kütleleri oluştu. Beyaz görüntüsüyle kar örtüsünü andıran oluşumlar, güneş ışığının açısına göre gün boyunca farklı görüntüler ortaya çıkarıyor.

Fotoğraf tutkunları ne diyor?

Bölgeye fotoğraf çekmek için gelen Nazmi Meral, gölü yaklaşık bir aydır takip ettiklerini ve her gelişlerinde farklı görüntülerle karşılaştıklarını söyledi. Meral, "Doğanın, suyun ve tuzun oluşturduğu manzara çok güzel. Tuzun üzerinde yürürken adeta karda yürüyormuş hissi veriyor. Suyun üzerinde yürüyormuş gibi farklı ve güzel bir görüntü ortaya çıkıyor" dedi.

Yöre halkı ne diyor?

Yöre sakinlerinden Mustafa Güdendede, Tuz Gölü'nü genellikle daha düz ve sulu hâliyle gördüklerini belirterek, "Suların çekilmesiyle oluşan mantar şeklindeki tuz kütleleri gerçekten güzel bir manzara oluşturmuş. Fotoğraf tutkunları için şu anda burada kaçırılmayacak görüntüler var" dedi. Mehmet Meral ise "Adeta saklı bir cennet gibi. Beyaz tuz oluşumları Pamukkale'yi andıran görüntüler oluşturuyor" diye konuştu ve herkesi bu güzellikleri görmeye davet etti.

Tuz Gölü hakkında

Ankara, Konya ve Aksaray sınırları arasında yer alan Tuz Gölü, Türkiye'nin Van Gölü'nden sonra en büyük ikinci gölü. Türkiye'nin tuz ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan göl, flamingolar başta olmak üzere birçok kuş türüne de ev sahipliği yapıyor.

Muhabir: Berk Küçük

Gaziantep’te Gastroantep Kültür Yolu Festivali başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılındaki 21’inci durağı olan Gaziantep’te GastroAntep Kültür Yolu Festivali başladı. Dördüncü kez festival heyecanını yaşayan kent, 3-11 Ekim tarihleri arasında 14 farklı mekanda gerçekleştirilecek 246 etkinlikle kültür, sanat ve gastronomi mirasını ziyaretçilerle buluşturacak.

Artweeks'te koleksiyonculuk panelleri 4 Ekim'de başlıyor

Artweeks Istanbul'un "Collector's" edisyonu kapsamında koleksiyonculuk, sanat eserlerinin korunması ve sanat dünyasındaki değişimlerin konuşulacağı "Collector's Talks by Listnivo" panel serisi düzenlenecek. Harvard Business Review Türkiye ve Listnivo iş birliğiyle düzenlenen paneller, 4 Ekim-1 Kasım tarihlerinde Akaretler Sıraevler'de ücretsiz ve herkese açık olarak yapılacak.

Panel programı nasıl?

Panel serisinde yapılacak oturumlar şöyle:

  • 4 Ekim: Eserlerin Gelecek Nesillere Aktarılmasının Önemi ve Korunma Süreçleri
  • 10 Ekim: Koleksiyon Üzerine Sohbet: Reunion
  • 16 Ekim: Başka Bir Hikâye: Koleksiyonumuzdaki Kadın Sanatçılar
  • 17 Ekim: Bir İlişkinin İnşası
  • 24 Ekim: Koleksiyon Üzerine Sohbet: Tutku ve Sabır
  • 31 Ekim: Video Art ve Performatif Kayıtlar: No More Black Screen
  • 1 Kasım: Sanat Ekosistemi Üzerinden Koleksiyonculuk: Ekonomi, Galeriler ve Değişen Dinamikler

Panellerde kimler konuşacak?

Panellerde koleksiyonerler, sanatçılar, küratörler ve sanat dünyasından isimler bir araya gelecek. Programda Burcu Şirin, Nazan Yılmaz, Hakan Çarmıklı, Sinan Eren Erk, Banu Çarmıklı, Sabiha Kurtulmuş, Tansa Mermerci, Yasemin Özcan, Şebnem Alp Alkın, Öner Kocabeyoğlu, Levent Çalıkoğlu, Gözde Mimiko Türkkan, İbrahim Akdağ, Serdar Turan, Bahar Kızgut, Yağmur Doğan ve Elif Tanrıyar konuşmacı ya da moderatör olarak yer alacak.

Artweeks Istanbul Collector's'ta neler var?

Bilgili Sanat vizyonu ve Kalebodur'un ana partnerliğinde düzenlenen Artweeks Istanbul'un "Collector's" edisyonunda 300'den fazla eser sergileniyor.

Muhabir: Berk Küçük

Arnold Schwarzenegger'in "Noel Baba" olduğu filmden fragman paylaşıldı: Noel Baba'nın hediye çuvalı çalındı!

Aksiyon sinemasının en tanınmış isimlerinden Arnold Schwarzenegger, The Man with the Bag ile kariyerinde ilk kez Noel Baba rolünü üstleniyor. Amazon MGM tarafından hazırlanan Noel temalı aksiyon komedisinin ilk fragmanı yayınlanırken Schwarzenegger’a Reacher dizisinin yıldızı Alan Ritchson ve Awkwafina eşlik ediyor.

62 bin 701 eser, 5 farklı tema, tek çatı!

AK Parti Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Kütahya’ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, burada şehrin kültür ve turizm yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ersoy, Kütahya’nın 90 yıllık müzecilik yolculuğunda arkeoloji, kent ve etnografya, çini, maden ve çocuk müzeciliğini ilk kez aynı çatı altında buluşturan Kütahya Arkeoloji ve Maden Müzesinin de açılışını gerçekleştirdi.

İstanbul'da 1 TL'ye gezilecek müzeler: İBB indirimli müzeler listesini açıkladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kültürel mirasa erişimi artırmak amacıyla yeni bir kampanya başlattı. Karar kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları İBB bünyesindeki 6 önemli müzeyi hafta içi her gün sadece 1 TL’ye ziyaret edebilecek.

70 Metrelik Tarih: Bayeux Halısı'ndaki En Ünlü Sahneler Neler?

Aslen İngiltere'de işlenmiş olmasına rağmen yüzyıllar boyunca Fransa'da özenle muhafaza edilen 70 metre (230 fit) uzunluğundaki tarihi Bayeux Halısı, evi olan topraklara görkemli bir dönüş yapıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Temmuz 2025'teki İngiltere devlet ziyareti sırasında iki ülke arasındaki sarsılmaz ortaklığın bir nişanesi olarak duyurduğu bu tarihi adım nihayet gerçekleşti. Dev şaheser, 10 Eylül'den itibaren Temmuz 2027'ye kadar Londra'daki British Museum'da kamuoyunun ziyaretine açık olacak.

BBC Kültür ve Medya Editörü Katie Razzall'ın da mercek altına aldığı, 1066 yılındaki Norman İstilası'nı ve kader belirleyici Hastings Muharebesi'ni ilmek ilmek anlatan bu eşsiz eserde, ziyaretçilerin mutlaka dikkat etmesi gereken ikonik sahneler şunlar:

Kral Harold'ın Gözünden Vurulduğu An

Halının şüphesiz en çok bilinen ve tarihe kazınan sahnesi, son Anglo-Sakson Kralı Harold'ın Hastings Muharebesi'nin en hararetli anında gözüne saplanan bir okla öldürüldüğü bölümdür. İngiltere'nin kaderini değiştiren bu trajik ölüm, eserin en dramatik ve çarpıcı görsellerinden birini oluşturur.

Gökyüzündeki Felaket Habercisi: Halley Kuyrukluyıldızı

İşlemede, İngiliz halkının gökyüzünde beliren gizemli ve alevli bir yıldıza dehşet içinde parmaklarıyla işaret ederek baktığı ünlü bir sahne bulunur. Bugün Halley Kuyrukluyıldızı olarak bildiğimiz bu gök olayı, o dönemde Anglo-Saksonlar tarafından yaklaşan bir yıkımın (Norman İstilası) ilahi bir habercisi olarak yorumlanmıştır.

Manş Denizi'ni Aşan Norman Donanması

Fatih William'ın emriyle devasa bir donanmanın inşa ediliş süreci tüm detaylarıyla resmedilir. Ağaçların kesilmesinden gemilerin yapımına, ardından atlar, zırhlar ve silahlarla tıklım tıklım dolu Viking tarzı uzun gemilerin (longships) İngiltere kıyılarına doğru yelken açtığı sahneler, dönemin askeri lojistiğini adeta bir belgesel gibi aktarır.

Şövalyelerin ve Atların Kanlı Çarpışması

Eserin sonlarına doğru Hastings Muharebesi'nin kanlı ve kaotik atmosferi doruğa ulaşır. Zırhlı Norman süvarilerinin meşhur İngiliz kalkan duvarına (shield wall) amansızca saldırdığı, atların tepetaklak olduğu, kopan uzuvların ve savaş alanında yatan askerlerin resmedildiği sahneler, 11. yüzyıl savaş sanatının ne kadar acımasız olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer.

Muhabir: Berk Küçük

Ünlü oyuncu Serhat Kılıç'ın cenaze programı netleşti

İstanbul Kağıthane'deki evinde hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç'ın cenaze programı netleşti. Kılıç'ın menajeri Tolga Çinkitaş, ünlü oyuncu için yarın Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenleneceğini, Salı günü ise Ankara'da toprağa verileceğini açıkladı.

İstanbul'a yeni müze: Girişler ücretsiz

Sultanbeyli Belediyesi, Aydos Kalesi’nde hayata geçirilen Aydos Müzesi’ni (Tanıtım ve Sergi Salonu) düzenlenen törenle hizmete açtı. Kapılarını ziyaretçilere ücretsiz olarak açan müzede, 12 yıllık restorasyon ve kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan Erken ve Orta Bizans dönemine ait tarihi eserler sergileniyor.

Caz dünyasının eşsiz sesiydi! Grammy ödüllü Cassandra Wilson hayatını kaybetti

Caz müziğinin önemli isimlerinden, iki Grammy ödüllü ABD'li şarkıcı Cassandra Wilson, 70 yaşında hayatını kaybetti. Kendine özgü kontraltosuyla caz, blues, folk ve country müziğini harmanlayan Wilson'ın ölüm haberi müzik dünyasında büyük üzüntü yarattı.

Side'de 390 metrelik anıtsal antik cadde gün yüzüne çıktı

Side Antik Kenti’nde yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nde yürütülen kazılar tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Herakles’in On İki İşi ile kentin başlıca tanrı ve tanrıçalarının tasvirlerini taşıyan Herakles Kapısı’nın öne çıktığı çalışmalara ilişkin olarak “Side’de tarihin görkemli kapılarından birini daha gün yüzüne çıkardık.” dedi.

Aspendos'ta ilk kez ortaya çıkarıldı: 2 bin 400 yıllık mezarın sırrı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda kentin Klasik Dönem tarihine ışık tutan önemli bir keşfe ulaşıldığını açıkladı. Kent içinde ilk kez tespit edilen Doğu Nekropolisi'nde gün yüzüne çıkarılan yaklaşık 2 bin 400 yıllık sandık tipi mezardaki buluntuların, mezar sahibinin sporla ilişkili, hatta Aspendoslu bir güreşçi olabileceğine işaret etti.

Sinemanın Devleri Ankara’da Buluştu: 10. Uluslararası Turizm Filmleri Festivali Başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nin (AHBV) ev sahipliğinde düzenlenen 10. Uluslararası Turizm Filmleri Festivali, görkemli bir açılış töreniyle perdelerini açtı. Küresel ölçekte en yoğun film başvurusu alan organizasyonlardan biri olan festival, 10 Haziran’a kadar sinema ve turizm dünyasının nabzını başkentte tutacak.

Festivalin açılışında düzenlenen “Sinemanın ve Turizm Filmlerinin Ülke Tanıtımındaki Rolü” başlıklı söyleşi, sektöre damga vuran çarpıcı açıklamalara sahne oldu.

Birol Güven: “Ürün Yerleştirmede Amerikan Sinemasından İyiyiz”

Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Türkiye’nin sinema ve dizi sektöründe küresel bir dönüşüm yaşadığını vurguladı. Türk dizilerinin dünya genelinde 1 milyar kişi tarafından düzenli olarak takip edildiğini belirten Güven, bu ilginin turizm verilerine doğrudan yansıdığını ifade etti.

Güven, Hollywood’un en güçlü silahı olan “ürün yerleştirme” konusunda Türkiye’nin vites yükselttiğini iddia ederek şöyle konuştu:

“Amerikan sineması bu işi başarıyla uyguluyor ama iddia ediyorum; biz onlardan daha iyi konuma geldik. Amerikan dizi sektörü hamburgeriyle, kolasıyla ve dikte ettiği yaşam biçimiyle bir ülkeye gidiyor. Oysa Türk dizileri insanları doğrudan ülkeye davet ediyor, kucak açıyor.”

Sinemanın Devleri Ankara'da Buluştu: 10. Uluslararası Turizm Filmleri Festivali Başladı

Mikro Dizilerle 3 Milyar İzlenme

Yeni nesil yayıncılık trendlerine de değinen Birol Güven, ünlü Türk oyuncularla çekilen ve 2-3 dakika süren “mikro dizi” projelerinin büyük bir başarı yakaladığını açıkladı. GoTurkiye.com ekseninde küresel platformlara yüklenen bu yapımların şimdiden 3 milyar izlenme barajını açtığını belirten Güven, yeni projelerin yolda olduğu müjdesini verdi.

Oscar, Emmy ve Cannes Ödüllü İsimler Ankara’da

Festival, uluslararası sinemanın ağır toplarını da ağırlıyor. İtalya, Polonya, Kazakistan, Portekiz, Çin ve Fas gibi birçok ülkeden yönetmen, oyuncu ve akademisyenin katıldığı festivalin konukları arasında;

  • Zbigniew Zmudzki (Oscar ödüllü yapımcı ve yönetmen)
  • Jaswant Dev Shrestha (Emmy ödüllü belgesel yönetmeni)
  • Samal Yeslyamova (Cannes ödüllü oyuncu) gibi dünyaca ünlü isimler yer alıyor.

“Sinema, Toplumların Kaynaşması İçin En Güçlü Araç”

Törenin ev sahiplerinden AHBV Rektörü Prof. Naci Bostancı, sinemanın insanları ve toplumları dönüştüren, birbirine kucak açmasını sağlayan gücünün turizme çarpan etkisi yarattığını vurguladı. AHBV İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk ise uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını belirterek tüm katılımcılara teşekkür etti.

Dünya Film Festivalleri Komitesi (CINETOUR) ve Uluslararası Turizm Filmleri Festivali Başkanı Can Saraçoğlu da festivalin dünyadaki saygın konumuna dikkat çekerek, sinemanın ülkelerin kaynaşmasındaki stratejik rolünün altını çizdi.

Ödül Gecesi 9 Haziran’da CSO Ada’da Film gösterimleri ve sosyal etkinliklerle dolu dolu geçecek festivalin merakla beklenen final ve ödül töreni, 9 Haziran akşamı CSO Ada Ankara’da gerçekleştirilecek.

Bükre Sena Sait

“Gelecek bazen geçmişte saklıdır.”

Bu iddialı cümleyle izleyiciyi karşılayan TRT ortak yapımı Geçmişin Kokusu, 24 Nisan’da beyaz perdede yerini almaya hazırlanıyor.

Dramın güçlü damarına yaslanan film, sadece bir aşk hikâyesi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda parçalanan bir coğrafyanın, dağılan hayatların ve değişen insan ilişkilerinin izini sürüyor. Başrollerde Gülsim Ali İlhan, Görkem Sevindik ve Emir Benderlioğlu’nun yer aldığı yapım, duygusal yoğunluğu yüksek sahneleriyle seyirciyi içine çekmeyi hedefliyor.

Çekimleri Kuzey Makedonya’da gerçekleştirilen film, Yugoslavya’nın çöküş sürecinde Üsküp sokaklarında filizlenen bir aşkı merkezine alıyor. Ancak bu, sıradan bir aşk hikâyesi değil; tarihin sert rüzgârlarıyla sınanan, aidiyet, sadakat ve vicdan üçgeninde şekillenen bir yüzleşme.

Senaryosunu kaleme alan ve yönetmen koltuğunda oturan Serkan Özarslan, karakterleri üzerinden dönemin ruhunu incelikle işlerken; Görkem Sevindik “Salih”, Gülsim Ali İlhan “Elina” ve Emir Benderlioğlu “Murat” karakterleriyle hikâyeye derinlik katıyor.

Filmin hikâyesi ise tam anlamıyla bir kırılma anının portresi:

Yugoslavya’nın dağılma sürecinde, Üsküp’te 500 yıllık bir evin gölgesinde yaşayan Salih, mahallesinde hızla artan yabancılaşmaya ve çözülmeye karşı direnmeye çalışır. Ancak yıllar sonra şehre dönen çocukluk arkadaşı Elina, artık bambaşka bir kimlikle—bir sivil toplum kuruluşunun temsilcisi olarak—karşısına çıkar.

Elina’nın dönüşü sadece eski duyguları değil, bastırılmış gerçekleri de gün yüzüne çıkarır. Mahallede yükselen gerilim, komşuların birbirine düşman kesildiği karanlık bir dönemi tetiklerken; Salih kendini hem geçmişiyle hem de Elina’nın ardındaki görünmeyen güçlerle yüzleşmek zorunda bulur.

Geçmişin Kokusu, izleyiciyi sadece bir hikâyeye değil, hafızaya, kimliğe ve insanın en kırılgan yanlarına doğru sarsıcı bir yolculuğa davet ediyor

Dünya sahnesinde sanat haftası Avrupa’nın farklı şehirlerinde kültür ve sanat rüzgarı esecek

Bu hafta dünyanın farklı şehirlerinde düzenlenecek festival, konser ve sanat organizasyonları, kültür-sanat tutkunlarını buluşturacak. Tiyatrodan animasyona, çağdaş sanattan klasik müziğe uzanan geniş program, özellikle Avrupa kentlerinde yoğun bir sanat takvimi sunuyor.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenen Anilogue Uluslararası Animasyon Festivali, 25-29 Mart tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak. Festival kapsamında uzun metraj film prömiyerleri, ön gösterimler, atölye çalışmaları ve Avrupa animasyon kısa filmleri yarışması gerçekleştirilecek. Yedi saatlik özel animasyon gösteriminin yanı sıra konserler ve çizgi film sergileri de programda yer alacak.

Avusturya’nın Graz kentinde bu yıl üçüncü kez düzenlenecek DIGITHALIA-Graz Sanal Tiyatro Formları Festivali, 25-28 Mart tarihlerinde tiyatro ile dijital dünyayı aynı sahnede buluşturacak.

Hollanda’nın Amsterdam şehrinde 25-29 Mart’ta yapılacak Cinedans FEST ise dans ve sinemayı bir araya getiren uluslararası seçkisiyle dikkat çekiyor. Festivalde kısa, uzun metraj ve belgesel dans filmleri sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Bulgaristan’ın köklü kültür organizasyonlarından Avrupa Müzik Festivali de 26 Mart’ta Sofya’da başlayacak. 5 Haziran’a kadar sürecek festivalin 26. edisyonunda, Bulgaristan’dan ve farklı ülkelerden klasik müziğin önemli isimleri sahne alacak.

Çağdaş sanat alanındaki önemli buluşmalardan Art Rotterdam ise 27-29 Mart tarihleri arasında Hollanda’nın Rotterdam kentinde sanatçıları ve koleksiyonerleri bir araya getirecek.

Konser takviminde dikkat çeken isimler

Fransa’nın Aix-en-Provence kentinde düzenlenen Paskalya Festivali, 28 Mart-12 Nisan tarihleri arasında klasik müzikseverleri ağırlayacak. Festivalin daimi orkestrası bu yıl, Lahav Shani yönetimindeki Münih Filarmoni Orkestrası olacak.

Ukraynalı sanatçı Svitlana Loboda, 25 Mart’ta Stockholm’de, 28 Mart’ta Bratislava’da, 29 Mart’ta ise Ostrava’da sahne alacak.
Gürcü asıllı Rus sanatçı Valery Meladze de Avrupa turnesi kapsamında 30 Mart’ta Polonya’nın Poznan kentinde müzikseverlerle buluşacak.

Viyana’daki dünyaca ünlü Musikverein’de klasik müzik performansları bu hafta da sürerken, film müziklerinin usta bestecisi Hans Zimmer, “The Next Level” turnesi kapsamında Lyon, Valensiya, Barselona ve Madrid’de konser verecek.

Dünyaca ünlü tenor Andrea Bocelli, 27 Mart’ta Belçika’nın Antwerp kentinde, 29 Mart’ta ise Hollanda’nın Amsterdam şehrinde sahneye çıkacak.
Tash Sultana, “Return to the Roots” turnesi kapsamında 28 Mart’ta İrlanda’da dinleyici karşısına çıkarken, Avustralyalı hard rock grubu Airbourne 29 Mart’ta Belçika’da konser verecek.

Sinemada yeni yapımlar

Bu hafta ABD’de vizyona girecek yapımlar arasında korku ve komediyi bir arada sunan Forbidden Fruits ile korku türündeki They Will Kill You öne çıkıyor. Bilim kurgu meraklılarının ilgisini çekmesi beklenen Project Hail Marynin yanı sıra Ready or Not 2: Here I Come, Reminders of Him ve Hoppers da haftanın dikkat çeken filmleri arasında yer alıyor.

Akdeniz'in parlayan yıldızı Antalya'da Kültür Yolu Festivali başlıyor

Kültür ve Turizm Bakanı, Mehmet Nuri Ersoy “Antalya, tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle ülkemizin en değerli turizm merkezlerinden biri. Antalya Kültür Yolu Festivali, kentimizin sahip olduğu eşsiz mirası ve kültürel çeşitliliği ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtma fırsatı sunmaktadır. Festival; yerel sanatçıları, zanaatkârları ve kültürel oluşumları desteklerken, kentimizdeki ekonomik hareketliliği de artırmaktadır. Bu tür etkinlikler, Antalya’nın yalnızca yaz aylarında değil, yılın her döneminde ziyaret edilebilecek bir kültür ve turizm destinasyonu olarak güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Hedefimiz, Antalya’yı kültür ve sanatın da merkezi haline getirerek, hem yerli hem yabancı turistlerin ilgisini çeken, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir turizm modelini hayata geçirmektir.” dedi.

Antalya Kültür Yolu Festivali, şehri yaşayan bir sanat galerisine dönüştürüyor
Türkiye Kültür Yolu Festivali boyunca Antalya’nın dört bir yanına yayılan sergiler, kenti adeta yaşayan bir sanat galerisine dönüştürecek. Antalya Kültür Sanat Sergi Salonu’nda dünyaca ünlü sanatçı René Magritte’in orijinal eserlerinin yer aldığı “Sürrealist Kıvılcım” sergisi sanatseverlerle buluşurken, aynı mekânda açılacak “Zamanın Katmanları” sergisi sanatçı Kenan Işık’ın gravür estetiğiyle şekillendirdiği eserler aracılığıyla İstanbul’un çok katmanlı belleğine duygusal, tarihsel ve eleştirel bir bakış sunacak. Antalya’nın somut olmayan kültürel miraslarından Barak Kilimi, el emeğiyle kültürel kimliğin iç içe geçtiği örnekleriyle Türkan Şoray Kültür Merkezi’ndeki “Yaşayan Miras: Barak Kilimi Sergisi” yeniden hayat bulacak. Hıdırlık Kulesi ise yapay zekâ destekli “Seyyah: Anadolu Medeniyetleri” dijital sanat uygulamasıyla izleyicilere etkileşimli bir deneyim yaşatacak. Tarihi Antalya Saat Kulesi’ne yansıtılacak “Zamanın Hüneri” adlı mapping gösterisi de kentin simge yapılarından birini görsel bir sanat şölenine dönüştürecek.

Festivalin sanat yelpazesi, şehrin farklı noktalarına yayılan zengin seçkilerle genişleyecek. Bülent Ecevit Kültür Merkezi “Gökyüzünden Türkiye”, “Yalnız Kalabalık Resim Sergisi” ve “Antik İzler Göbeklitepe Seramik Sergisi”; RuinAdalia Hotel “Harmoni Karma Sergisi”; Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi “102 Eser Cumhuriyet Sergisi”; Hadrian Kapısı “Somut Olmayan Kültür Taşıyıcısı: Keçecilik”; Antalya Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi ise “Şems: Doğuma ve Ölüme Bir Şahit” sergisiyle sanatseverleri ağırlayacak. Bunun yanı sıra Casa Sur Antalya, Belmondo Suites Old Town, Himmet Öcal Khan Sanat Galerisi, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü, Myra Antik Tiyatro ve Alanya Müzesi gibi birçok mekânda açılacak karma ve tematik sergilerle Antalya, festival süresince kültür ve sanatın tüm renkleriyle ışıldayacak.
Müziğin ve sahnenin ritmi Antalya'da yükselecek
Festival boyunca Antalya’nın dört bir yanında düzenlenecek konserlerle müziğin enerjisi kenti saracak. Şehrin dört bir yanında düzenlenecek konserlerde Bengü, Murat Dalkılıç, Merve Özbey, Aydilge, Soner Sarıkabadayı, Haktan, Sagopa Kajmer, Buray ve Derya Uluğ gibi ünlü isimler Konyaaltı Beach Park sahnesinde sevenleriyle buluşacak. Anjelika Akbar, Peter Theremin, Cameratalia, Cengiz Özkan, Yonca Evcimik, Muharrem Temiz, Umut Akyürek gibi sanatçıların performansları ise kente müziğin farklı tınılarını taşıyacak. Antalya Devlet Senfoni Orkestrası “Atatürk’ü Anma Konseri” ve Umut Akyürek’in “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” konseriyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölüm yıl dönümü haftasında sanatın ışığında anılacak. Ayrıca Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sanatçılarının vereceği konser, sanatı toplumun her kesimine ulaştırma vizyonunun anlamlı bir yansıması olacak.

UNESCO Konferansı'nın yapılacağı Semerkant, tarihindeki en büyük etkinliğe hazırlanıyor

Büyük Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan ve 3 bin yıllık köklü tarihiyle yüzden fazla tarihi ve kültürel yapıyı barındıran Semerkant’ta yarın, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) en yüksek karar alma organı olan Genel Konferans başlıyor.

1985 yılından beri ilk defa, UNESCO merkez ofisinin bulunduğu Fransa’nın başkenti Paris dışındaki bir şehirde gerçekleştirilecek olan bu etkinliğe, dünyanın 194 ülkesinden 5 binden fazla üst düzey yönetici, akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcisi katılacak.

Orta Asya'da ilk kez düzenlenen ve UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay'ın da yer alacağı konferansın açılışında, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in bir konuşma yapması ve ülkesinin kültürel diplomasi vizyonunu ortaya koyması bekleniyor.

Semerkant, tarihindeki en büyük etkinliğe hazırlanıyor
Geçmişte bilim, eğitim, kültür ve sanatın merkezlerinden olan Semerkant, günümüzde de önemli etkinlik ve toplantılara ev sahipliği yapıyor.

2022’de Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları zirvelerine ev sahipliği yapan Semerkant’ta, Ekim 2023’te Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütünün 25’inci Genel Kurulu Toplantısı düzenlendi.

Bu yıl Orta Asya-Avrupa Birliği (AB) Zirvesi'nin tertip edildiği Semerkant, çeşitli dönemlerde ŞİÖ ve Orta Asya-ABD (C5+1) diyaloğu dışişleri bakanları, TDT Tarım ve Ekonomi bakanları toplantılarına ev sahipliği yaptı.

2022'deki Semerkant'ta düzenlenen TDT Zirvesi’nde, "Türk Dünyası Medeniyet Başkenti" ilan edilen bu tarihi şehir, 2023 yılında "Dünya Turizm Başkenti" unvanını aldı, 2024’te Bağımsız Devletler Teşkilatı (BDT) tarafından "BDT Kültür Başkenti", 2025'te ise İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (ISESCO) tarafından İslam Dünyası Kültür Başkenti seçildi.

Yarın tarihindeki en büyük etkinliğe ev sahipliği yapacak Semerkant, birçok ülkeden aralarında devlet ve hükümet başkanları, kültür bakanları ve diğer hükümet üyeleri ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin de bulunduğu üst düzey katılımcıları bir araya getirecek.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’un da aralarında bulunduğu birçok ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticilerinin de yer alacağı konferansta, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de hazır bulunacak.

UNESCO 43. Genel Konferansı, şehir yakınlarındaki 400 hektarlık alanda yeni inşa edilen "İpek Yolu Semerkant" turizm merkezindeki Kongre Merkezi'nde düzenlenecek.

18 bin metrekare kapalı alana ve 3 bin 500 kişi kapasitesine sahip olan Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerindeki en büyük kongre merkezi, 13 toplantı salonundan oluşuyor.

Konferansta, 15 Aralık'ın "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" ilan edilmesi kararlaştırılacak
İki hafta sürecek olan UNESCO 43. Genel Konferansı’nda önemli kararların alınması bekleniyor.

Konferans süresince, UNESCO’nun eğitimden bilime, kültürel mirastan dijital dönüşüme kadar birçok ana gündem maddesi ele alınacak. Ayrıca iklim değişikliği, gençlerin eğitime erişimi ve kültürel çeşitliliğin korunması gibi küresel sorunlara çözüm arayışları tartışılacak.

Genel Konferans kapsamında gençlik meseleleri ve iklim değişikliği konularının ele alınacağı 14. UNESCO Gençlik Forumu ile UNESCO Ulusal Komisyonlarının 12. Bölgelerarası Toplantısı düzenlenecek; konferans günlerinde ayrıca "Semerkant – 3000 Yıllık Tarihi Miras" konulu bilimsel konferans da tertip edilecek.

Konferans kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Aralık’ın "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" ilan edilmesi önerisine ilişkin karar taslağının kabul edilmesi de öngörülüyor.

Semerkant, bu süreçte sadece diplomatik temaslara değil, aynı zamanda kültür ve sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak. Özbek klasik müziğinden geleneksel el sanatlarına kadar birçok unsur, konuk heyetlere tanıtılacak.

UNESCO 43. Genel Konferansı katılımcıları ayrıca Semerkant şehrindeki beş hektarlık alanda yeni inşa edilen ve UNESCO Bahçesi adını alan alana fidan dikecek.

Geniş güvenlik önlemleri alınıyor
Semerkant’ta 30 Ekim’de başlayıp, 13 Kasım’a kadar sürecek konferansla ilgili hazırlıklar tamamlanırken, etkinlik dolayısıyla şehirde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Güvenlik önlemleri kapsamında vatandaş ve araçların şehir genelinde hareket etmelerinde bazı kısıtlamaların getirilmesi öngörülürken, konferansın yapılacağı tarihlerde şehir merkezindeki bazı caddelerde araçların hareket etmesi geçici olarak yasaklanacak, toplu taşıtların hareketlerine ise kısıtlamalar getirilecek.

"Konferansın Semerkant'ta yapılıyor olması Özbek diplomasisinin önemli bir başarısı"
Kültürel miras uzmanı Gülnaz Usmanova, bu tarihi etkinliği Semerkant'ta yapılıyor olmasının Özbekistan'ın uluslararası alandaki prestijinin artması ve kültürel diplomasisinin güçlenmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu kaydederek, "UNESCO Genel Konferansı'nın 40 yıl aradan sonra ilk defa Paris dışında yapılıyor olması Özbek diplomasisinin önemli bir başarısı ve uluslararası alanda Özbekistan'a duyulan saygı ve güvenin de bir göstergesidir." dedi.

Bu etkinliğin ülkenin ve bölgenin zengin kültürel ve tarihî mirasının dünya kamuoyuna anlatılması açısından da önemli olduğunu belirten Usmanova, "UNESCO’nun bu önemli zirvesini Semerkant’ta düzenlemesi, sadece Özbekistan için değil, tüm Orta Asya bölgesi için tarihî önem taşıyor. Bu konferansla birlikte Özbekistan'ın ve Orta Asya bölgesinin kültürel zenginliği uluslararası alanda daha fazla bilinir olacaktır." diye konuştu.

Usmanova, bu etkinliği yalnızca bir konferans olmadığını, aynı zamanda Özbekistan’ın dünyaya açılan kültürel penceresi olduğunu ifade ederken, 5 binden fazla katılımcının yer alacağı konferans aracılığıyla ülkenin hem tarihi mirasının hem de çağdaş sanatlarının tanıtılacağını dile getirdi.

Tarihe ışık tutan filmlerin dijitalleştirilmesi hedefleniyor

Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti tarihine ait önemli belgeleri içeren filmlerin tasniflenerek, gelişmiş altyapıyla korunduğu ve sonrasında dijitalleştirildiği Sinema Genel Müdürlüğü'ndeki film arşivi görüntülendi.

Sinema Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri ve Arşiv Daire Başkanı Nihat Değirmenci, Genel Müdürlük bünyesindeki filmlerin farklı kurumlardan bir araya getirilerek oluşturulduğunu söyledi.

Değirmenci, 1981'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. yılı nedeniyle bütün ülkede bulunan belge filmlerin bir araya getirilmesi düşüncesiyle çalışmalara başladıklarını söyledi.

Bir araya getirilen filmleri 2014'ten sonra dijitalleştirmek için harekete geçtiklerini, ancak tasnif sürecinin zaman aldığını belirten Değirmenci, "Türkiye'nin en büyük belge film arşivine sahip kurumuz. 13 bin 500 kutu filmimiz var. Dijitalleşmeye önem veriyoruz ve halihazırda 4 bin 752 kutu film dijitalleştirildi ve bunun sonuçlanması 5-6 yıl daha alacak." açıklamasında bulundu

Belge filmler tarihe ışık tutuyor
Nihat Değirmenci, film kutularının üzerindeki isimleriyle içeriklerinin farklı olabildiği durumlarda sürpriz eserler görebildiklerini, bazen de bir kutunun içinden çok sayıda filmin çıkabildiğini belirtti.

Belge filmlerin yanı sıra kısa filmler, Türkiye tanıtım filmleri, yabancı ülkeler için hazırlanmış değişik filmler, deneysel filmlerin de bulunduğu bilgisini veren Değirmenci, sözlerine şöyle devam etti:

"Filmler içerisinde Osmanlı dönemi, Atatürk dönemine ait filmler, Kurtuluş Savaşı ile ilgili filmler en kıymetli filmler arasında. Çok nadir diyebileceğimiz, Türkiye Cumhuriyeti tarihine ışık tutan, Osmanlı Devleti'nin son dönemine ışık tutan belgeler ve tarihçilere, askeri tarihe yardımcı olabilecek Türkiye'nin coğrafi, ekonomik, sosyal yapısına ve Türk edebiyatına yardımcı olabilecek belge filmler bizde şu anda mevcut. Bunları taradıkça 'Film Mirasım' sitemize ve YouTube hesabımıza yüklüyoruz ve halkımıza açıyoruz, herhangi bir ücret ödemeden herkes görebiliyor."

1 yılda "Sine" YouTube'a 10 bin takipçi
Yaklaşık bir yıl önce "Sine" ismiyle YouTube kanalı kurduklarını ve bu platformdan da dijitale aktarılan filmlerin görülebileceğini belirten Değirmenci, kanalın 10 bin takipçisi olduğunu ve 12 milyon kez görüntülendiğini, bu sayının yaptıkları çalışmaların takip edildiğini göstermesi açısından iyi bir nokta olduğunu söyledi.

Nihat Değirmenci, "Film Mirasım" sitesinde "bilgi gönder" sekmesinden vatandaşların gönderdikleri belge ve bilgilere göre filmlerin içerik tahlillerini de güncellediklerini dile getirdi.

Belgenin büyüğünün, küçüğünün olmayacağını, bazen küçük bir belgenin çalışmalarda önemli boşluğu doldurabildiğine işaret eden Değirmenci, "Elimizdeki filmler baktığımız zaman kısa gibi gözüküyor. 10 dakika, 5 dakika hatta 1 dakikalık filmlerimiz bile var. Filmlerin içerisindeki bilgiler, içerikler tarih bölümündeki hocalarımızın çalışmalarında, yüksek lisans, doktora tezlerinde yer alıyor." dedi.

Çok aşamalı dijitalleşme
Değirmenci, tasnifi yapılmış filmleri belli periyoda göre taradıklarını ve bunların taranmadan önce temizlendiğini belirterek, süreci şu şekilde anlattı:

"Filmler temizlendikten sonra dijital ortamda tarama cihazına aktarılıyor. Tarama cihazında görüntü ile sesin ayrı olup olunmadığına bakılıyor ve ses ile görüntü senkronize ediliyor. Etiket içerikli tahlili yapıldıktan sonra tekrar bir gözden geçiriyoruz, ardından kamuoyuyla paylaşıyoruz. Heyecan duyduğumuz bir filmi paylaştığımızda, hızlı bir şekilde sosyal medyada yer buluyor.

Bu da mutlu ediyor. Bazen önemli filmler dikkati çekmezken, sıradan film diyoruz ama dikkati çekiyor. Taksim anıtını yapan İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'nın bir görüntüsü var mesela. Heykeltraş Roma Ateşeliği'nin açılış töreninde Hasan Ferit Alnar'ın bir resitalini dinliyor ve olumlu görüşlerini belirtiyor. Bu film mesela dikkat çekmedi. Ama çeker diye düşünmüştük yayınlarken."

Değirmenci, arşivlerinde Türk sinemasının bazı örneklerinin de olduğunu ifade ederek, "Türkiye'de sinema tarihi ve yapımcılarla ilgili duruma bakıldığında, filmlerin kişilerin kendi ellerinde olduğunu görüyoruz. Zaman zaman çağrıda bulunuyoruz. 'Elinizde belge filmi varsa, veyahut koruyamadığınız, muhafaza edemediğiniz filmler varsa bize getirebilirsiniz, biz muhafaza ederiz' diyoruz. Çağrımızla filmleri bize getirenler olabiliyor." diye konuştu.

Zeugma Mozaik Müzesi ziyaretçi rekoru kırdı

Kültür ve Turizm Bakanlığınca, tarihi İpek Yolu üzerinde 2011 yılında 30 bin metrekarelik alanda açılan Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep'e gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğradığı alanların başında geliyor.

"Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne sahip müzede başta "Çingene Kızı" mozaiği olmak üzere "Mars heykeli", Roma dönemine ait çeşmeler ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda kurtarma kazıları sırasında çıkarılan eşsiz mozaikler sergileniyor.

Ramazan Bayramı'nda 23 bin 654 ziyaretçi ile 3 günlük, 17 Mayıs'ta 8 bin 167 ziyaretçiyle günlük en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşarak çifte rekor kıran Zeugma, yılbaşından bu yana 482 bin 436 ziyaretçiyle 2024'te 466 bin olan yıllık ziyaretçi sayısını geride bırakarak rekor tazeledi.

Aa Picture 20251026 39524565

"YIL SONUNDA DA ÇOK RAHAT 500 BİNLİ RAKAMLARIN ÜZERİNE ÇIKACAĞIZ"

Gaziantep Müze Müdürü Özgür Çomak, Kültür ve Turizm Bakanlığının çağdaş müzecilik anlayışıyla yaptığı ilk müzelerden biri olan Zeugma'nın açıldığı günden bu yana çok yoğun ilgi gördüğünü söyledi.

Müzenin ziyaretçi rekoru kırdığını dile getiren Çomak, "Açıldığı günden bu yana şu an 3,5 milyon rakamını geçtik. 2024 yılında 466 bin ziyaretçiyle tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşmıştık. Kendi rekorumuzu egale ettik. Yıl sonunda da çok rahat 500 binli rakamların üzerine çıkacağız" diye konuştu.

Çomak, Zeugma'nın bölge turizmine de katkı sağladığına dikkati çekerek, Gaziantep'in "gastronomi şehri" olmasının yanında "kültür ve turizm şehri" olduğunu vurguladı. Çomak "Aynı zamanda müzeler şehri olan Gaziantep, benliğini, kimliğini, geçmişini ziyaretçilere müzeleriyle anlatıyor" ifadelerini kullandı.

Özellikle Avrupa ve Asya ülkelerinden ziyaretçi gruplarının da müzeyi ziyaret ettiğine değinen Çomak, ziyaretçi sayısının önemli bir kısmını ise Güneydoğu Anadolu turlarına katılanların oluşturduğuna işaret etti.

Aa Picture 20251026 39524569

RAKAMLAR 2026 İÇİN UMUT VERDİ

Ziyaretçi sayılarının salgın ve deprem dönemleri haricinde her yıl artış gösterdiğinin altını çizen Çomak, şunları söyledi:

"6 Şubat 2023 depremlerinde ziyaretçi düşüşleri oldu. Müzemizde herhangi bir hasar oluşmadı ancak tedbir amaçlı 74 gün kapalı tuttuk. Buna rağmen o yıl 200 binli rakamlara ulaşmıştık. Depremlerden sonra bu çok önemli bir rakamdı ama 2024 ve 2025 yılı bize gösteriyor ki 2026 yılı, bu yılın da üstüne koyarak çok yoğun bir ziyaretçi ağırlayacak. Gelen herkes aslında Gaziantep'e, ülkemize kültür ve turizm anlamında çok büyük katkılar sunuyor. Ziyaretçi yoğunluğuna tabii Bakanlığımızın çok önemli tanıtımları da katkı sağlıyor."

Aa Picture 20251026 39524571

Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi tırını yaklaşık 1 milyon kişi ziyaret etti

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından, mobil müzenin Azerbaycan'daki durağına ilişkin paylaşım yaptı.

"Tarihin seyrini değiştiren milletimizin kahramanlık destanını dünyaya anlatıyoruz." ifadesini kullanan Ersoy, tarihe "Geçilmez" olarak kazınan, Çanakkale'de yükselen Azerbaycan Şehitleri Anıtı'ndan yola çıkan mobil müzenin, Gence'den Bakü'ye uzanarak ortak tarihin ve ebedi kardeşliğin izini sürdüğünü belirtti.

Aa Picture 20251026 39523964

Bakan Ersoy, 2020'den bu yana Türkiye'nin dört bir yanını 3 kez dolaşan Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi'nde Çanakkale ruhunu yaşattıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Orijinal objeler, dijital gösterimler ve interaktif anlatımlarla hazırlanan Çanakkale Savaşları Mobil Müze Tırı büyük destanı sınırlarımızın ötesine taşıyor. Balkan ülkelerinin ardından şimdi de Can Azerbaycan'a ulaşan Mobil Müze, iki kardeş ülkenin ortak yüreğinde aynı duyguyu yaşattı. Balkanlar'daki 6 ülkede 42 bin 590 soydaşımızla buluşan müzemizde bugüne kadar yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırladık. Ecdadımızın kahramanlık mirasını geleceğe taşımak, bizim için bir görevden öte gönül meselesidir."

İzmir Kültür Yolu Festivali başladı

Festivalin açılışı dolayısıyla İzmir Kültür Sanat Fabrikası'ndaki programda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, festivalin yalnızca bir sanat etkinliği değil, Türkiye'nin kültür ve turizm vizyonunun en güçlü yansımalarından biri olduğunu söyledi.

İstanbul'da 5 yıl önce attıkları ilk adımın bugün 7 bölgede, 20 şehirde devam eden büyük bir kültür seferberliğine dönüştüğünü vurgulayan Yazgı, şunları kaydetti:

"Üçüncüsünü düzenlediğimiz İzmir Kültür Yolu Festivali'nde 64 noktada 602 etkinlik ile bu güzel kentimiz önümüzdeki 9 gün boyunca adeta bir açık hava sahnesine dönüşecek. 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı coşkusunu da yine festivalimiz bünyesinde yaşayacağız. Gündoğdu Meydanı'nda birbirinden değerli sanatçılar sahne alacak. Çocuk Köyü, geleceğin sanatseverlerini kültürle buluşturacak etkinlikler ve İzmir'imizin gastronomisini öne çıkarmak maksadıyla 10 ayrı gastronomi durağında Ege mutfağını tanıtma imkanı bulacağız."

Aa Picture 20251025 39515898

Yazgı, festivalde tamamı Filistinli sanatçılar tarafından yapılan, "Ben Yıkılmayacağım" ve "Filistin Benim Vatanım" sergileriyle birlikte, "Hala Yaşıyorum - Çağdaş Filistin Sanatından Bir Seçki" sergisinin de yer aldığını bildirdi.

İzmir Valisi Süleyman Elban da festivalin 9 gün boyunca çeşitli etkinliklerle süreceğini ifade etti.​​​​​​​

İzmirlilerin sanata ve kültürel etkinliğe doyacaklarını aktaran Elban, "Kültür Yolu Festivali'yle hem ilimizin hem ülkemizin hem de dünyadaki birçok kültürel öğeler ve sanattan kaynaklanan örnekler burada İzmirli hemşehrilerimizle buluşacak." dedi.

Konuşmaların ardından festivalin açılışını yapan Yazgı, Elban ve protokol üyeleri sergileri gezdi.

Kentte 25 Ekim-2 Kasım'da gerçekleştirilecek İzmir Kültür Yolu Festivali'nde 64 noktada 602 etkinlik yapılacak.

Törene Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Sadık Doğruer ve diğer ilgililer katıldı.

Öte yandan, ASELSAN tarafından Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle hayata geçirilen ve Kültür Sanat Fabrikası'nın bahçesinde yer alan "ASELSAN 50. Yıl İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu" sergisi de sanatseverlerden ilgi görüyor.

Bolşoy'un 350 kişilik dev kadrosu İstanbul'da ayakta alkışlandı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen dünyaca ünlü bale topluluğu Bolşoy Bale ve Orkestrası’nın Romeo ve Juliet eserini izledi. Festival programının en prestijli etkinliklerinden biri olarak öne çıkan Bolşoy Bale ve Orkestrası İstanbul’da ilk kez sanatseverlerle buluştu.

Van Gogh: Işığın İzinde sergisine ziyaretçi rekoru

Türkiye’nin ilk tam kapsamlı Dijital Deneyim Merkezi’nde 23 Ağustos’ta kapılarını açan “Van Gogh: Işığın İzinde” sergisi, ilk 10 günde 25 binin üzerinde yerli ve yabancı kişi tarafından ziyaret edildi.İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür AŞ’nin ev sahipliğinde, Dijital Deneyim Merkezi’nde düzenlenen sergi, ünlü ressam Vincent Van Gogh’un evrensel mirasını ileri teknolojiyle bir araya getirerek sanatseverlere unutulmaz bir deneyim sunuyor.


Sanatçının ışığı takip ederek umut ve mutluluk peşinde koştuğu yaşam öyküsünü farklı boyutlarda keşfetme imkânı veren sergi; yapay zekâ, sanal ve artırılmış gerçeklik, interaktif projeksiyonlar ve mekâna uyarlanmış enstalasyonlarla Van Gogh’un dünyasını yeniden yorumluyor.

Açıldığı günden bu yana yoğun ilgiyle karşılanan sergi, her yaştan ziyaretçiye hem sanatı hem de teknolojiyi buluşturan benzersiz bir yolculuk yaşatıyor.

Sergide, 6 sanatçıya ait 13 dijital eser yer alıyor. Sanatçılar; Design in Situ, Fuat Genç, Lucid Realities, Nohlab, Özde Karadağ, Ufuk Barış Mutlu.

Sanatı, teknolojiyi ve mekânsal deneyimi bir araya getiren 4 Oda ve Dijital Koridor ile ziyaretçilerini bekelyen “Van Gogh: Işığın İzinde” sergisi, 31 Aralık 2025 tarihine kadar Dijital Deneyim Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Lenzburg’da “Hikayesi Olan Şarkılar ve Türküler” Gecesi Büyük İlgi Gördü

Lenzburg’da “Hikayesi Olan Şarkılar ve Türküler” Gecesi Büyük İlgi Gördü Angel’s Coaching tarafından düzenlenen 2. Edebiyat Gecesi, 7 Haziran 2025 Cumartesi akşamı Lenzburg’da anlamlı bir sanat buluşmasına sahne oldu. “Hikayesi Olan Şarkılar ve Türküler” başlığıyla gerçekleştirilen dinleti, edebiyat ve müziği bir araya getirerek izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Etkinliğin konsepti, her şarkının ve türkünün ardındaki gerçek yaşam öykülerinin paylaşılması üzerine kuruluydu. Her eser, anlatılan hikâyeler eşliğinde canlı müzik performanslarıyla sunularak duyguların derinlemesine hissedilmesi sağlandı. Programın sunumu ve içerik hazırlığı, edebiyat öğretmeni Eda Karlı ve eşi Kadir Karlı tarafından üstlenildi. Yoğun bir ön hazırlık sürecinin ardından sahneye taşınan bu özel konsept, gönüllü destekçilerin katkıları ve izleyicilerin aktif katılımıyla interaktif bir edebi geceye dönüştü. Müzikal performanslar ise Erdem ve MAli tarafından gerçekleştirildi. Ud, bağlama ve gitar eşliğinde sahne alan ikili, izleyicilere duygusal anlar yaşattı. Her enstrüman bilinçli bir şekilde seçilerek şarkılarla hikâyeler arasındaki bağı güçlendirdi. Gecenin sürpriz konuğu, Türkiye’den Zoom üzerinden canlı bağlanan edebiyat profesörü ve yazar Bahtiyar Aslan oldu. Prof. Dr. Aslan, “Mihriban” türküsünün hikâyesini, eserin şairi merhum Abdurrahim Karakoç’tan bizzat dinlediği haliyle anlatarak geceye özel bir değer kattı. Etkinlik sonunda konuşan müzisyen Erdem, bu konsepti daha geniş kitlelere ulaştırmak istediklerini belirterek 2026 yılı için yeni projelerin yolda olduğunu duyurdu. “Takipte kalın” mesajıyla ilerleyen dönemlere dair umut verdi. Ayrıca, Angel’s Coaching ekibi tarafından bir sonraki edebi gece için de tarih açıklandı: 13 Eylül 2025. --- Daha fazla bilgi ve medya talepleri için: E-posta: info@angelscoaching.ch Sosyal medya:@edemturhan_11

Trakya’nın taş mezarları yeni turizm rotası oluşturacak

AA

EDIRNE (AA) – Trakya kültür mirasının önemli yapıları arasında yer alan ve 3 bin 500 yıl öncesine kadar tarihlenen dolmen ve menhirlerden 60’ı Edirne’de, 40’ı Kırklareli’nde bulunuyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü programına katılmak üzere kente gelen İRO Yönetim Kurulu Başkanı Eracun, AA muhabirine, kentte bilinenin dışında bir rota oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Edirne’ye sık sık gezi programları düzenlediklerini ve turistlerin kente büyük ilgi gösterdiğini belirten Eracun, “Burada yapılacak olan gezilerde ben daha çok bilinenin haricinde bilinmeyen ve yorumlarla zenginleştirilecek olan programların peşindeyim. Edirne’ye her geldiğimizde yeni bir detayı keşfetmekteyiz. Bölgeye sık sık gelip burada zaman harcamak gerekiyor.” dedi.

Eracun, kentin daha fazla tanıtılması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Edirne’nin stratejik önemini biliyoruz, aynı zamanda bu bölgenin kültürel mirasının da daha iyi tanıtılması gerektiğine inanıyorum. Özellikle yıllardır yaptığım çalışmalarda buradaki dolmenlerin ve menhirlerin tarihi açıdan turistlere daha iyi anlatılması, yerlerinin tespit edilmesi ve bu konuda yapılacak arkeolojik çalışmaların da başlaması için bir an önce sabırsızlanmaktayım. Bu eserler binlerce yıllık hikayesiyle Edirne’den Kırklareli’ne ve Bulgaristan’a kadar yayılmaktadır. Dolmen ve menhirlerin keşfi ve turizme tanıtılması, yeni rotanın oluşmasını sağlayacaktır.”

Muhabir: Cihan Demirci

Zamanın izinde bir hikâye beyaz perdede!

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Nisan Kültür Takvimi kapsamında SAÜ’de beyaz perdeye yansıyan “Hep Otuz Üç Yaşında” film gösterimi sanatseverlere keyifli bir seyir deneyimi sundu.SAKARYA (İGFA)- Sakarya Büyükşehir Belediyesi Nisan kültür takvimi kapsamında birbirinden değerli konukları ağırlamaya devam ediyor. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kültür ve Kongre Merkezi’de bir film bir söyleşi buluşmasında sanat dostlarını misafir eden Büyükşehir, İl Müftülüğü ortaklığında güzel bir programa imza attı. İslam’ın 15 asırlık mirası İslam'ın 15 asırlık mirasına ışık tutan bir ansiklopedi ve iki kuşağın kesişen hikâyesini ele alan Niyaz ve Ekmel isimli iki karakteri anlatan ve farklı kıssalarla anlamlı mesajlar veren “Hep Otuz Üç Yaşında” filmi, SAÜ’de beyaz perdeye yansıdı. Gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenen ve düşünce dünyasına önemli katkılar sunan hikâyenin derinlikli anlatımı ve etkileyici görsel dili, sanatseverlerin ilgisini çekti. Söyleşi Filmin yapımcısı Halil Kardaş, yönetmeni Murat Pay ve senaristi Selman Kılıçaslan salonda Sakaryalı sanatseverlerle buluştu. İzleyiciler, hem film hakkındaki meraklarını dile getirdi hem de yapım sürecini öğrendi. “Zamanla yarışan bir yolculuk” Filmin senaristliği gerçekleştiren Selman Kılıçaslan, “Bu hikâyeyi oluştururken en başından beri derdimiz, bir kişiyi ya da belli bir dönemi anlatmak değil, anonim bir ses yakalayabilmekti. Karakterlerin gençliğiyle yaşlılığını, umutla yılgınlığı aynı anda göstermek istedik. Onları izlerken aslında tek bir insanın iç dünyasında, zamanla yarışan bir yolculuğa tanıklık ediyorsunuz” dedi. Geçmişe yolculuk Film çekimlerinde en çok önem verdiği noktalara değinen Yönetmen Murat Pay,“Bu filmde en çok önemsediğimiz şeylerden biri, zaman duygusunu doğru kurmaktı. Geçmişle bugün arasında düz bir çizgi değil, katmanlı bir ilişki var, biz de o katmanları göstermek istedik. Mekânlar, karakterler, hatta sessizlikler bile zamanın izini taşıyor. İzleyicinin, bu zaman katmanları arasında kendi yolculuğunu yapmasını çok değerli buluyoruz” ifadelerini kullandı. Pek çok detayı titizlikle ele aldık Filmin yapım aşamalarından bahseden Yapımcı Halil Karadaş, “Gerçekten çok meşakkatli bir süreçti. Bu film, 2020 ile 2022 arasında gerçekleştirdiğimiz sözlü tarih çekimlerine dayanıyor. İki yıl boyunca onlarca kayıt, görüşme, transkript derken, hikâyenin temelini oluşturduk. Sonrasında ise yaklaşık altı-yedi ay süren bir yapım ön hazırlığımız oldu. Pek çok detayı titizlikle ele aldık. Nihayetinde böyle bir iş çıktı ortaya” şeklinde konuştu.

Ada görünümlü tarihi Pertek Kalesi’nin cazibesi tekne cinsleriyle artıyor

AA

TUNCELI (AA) – Pertek, tarihi yerleri, kültürel alanları ve doğal güzellikleriyle turizme büyük katkı sağlıyor.

İlçede en çok dikkati çeken yerlerin başında ise Keban Baraj Gölü’nün turkuaz renkli sularının ortasında bulunan ada görünümlü Pertek Kalesi geliyor.

Birçok medeniyetten izler taşıyan kalede savunma maksatlı taş surlar, su muhtaçlığının giderilmesi için sarnıçlar ve gözetleme kuleleri yer alıyor.

Binlerce yıllık olduğu bedellendirilen kale, bu yaz başından itibaren düzenlenen tekne çeşitleri sayesinde de turistlerin uğrak yeri oldu.

Haftanın belli günlerinde ilçeye gelen ziyaretçiler, feribot iskelesinden çeşit teknesine binerek kaleye yanlışsız seyahat yapıyor.

Yaklaşık 5 kilometrelik rotada seyahat eden konuklar, bölgedeki kuş tiplerini görme ve fotoğraflarını çekme imkanı buluyor.

Baraj gölünde bir müddet vakit geçiren ziyaretçiler, daha sonra rehber eşliğinde ayak bastıkları kalede gezinti yaparak tarihi hakkında bilgi alıyor.

Müzik aktifliğiyle eğlenceli anlar yaşıyorlar

Genellikle etraf vilayetlerden tiplere katılan ziyaretçiler, teknede düzenlenen müzik aktifliğiyle de eğlenceli anlar yaşıyor.

Teknenin sahibi ve kaptanı Kağan Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, etrafı sularla çevrili Pertek Kalesi’ne ulaşımı daha da kolaylaştırmak için 50 kişilik tekneyi hizmete sunduklarını belirterek, “Pertek hem Elazığ hem de Tunceli kültürünü yansıttığı için teknemizde kürsübaşı programları da yapılıyor.” dedi.

Tunç, hizmete sundukları küçük bir tekneyle de vatandaşların basitçe kaleyi ziyaret edebildiğini anlattı.

“Turizm açısından daha da ileriye gideceğiz”

Kalenin eşsiz bir görünümünün olduğunu söz eden Tunç, “Gelen müşteriler pek mutlu ve beklentimizin üzerinde bir talep aldık. İnşallah ilerleyen vakitlerde yatırımlarımız bu tarafta devam edecek. Önümüzdeki yıl Pertek Kalesi’ndeki restoranımız da faaliyete girdikten sonra tekne sayımız artacak ve turizm açısından daha da ileriye gideceğiz.” diye konuştu.

Müzisyen Oğuz Buruç da tekne tiplerine katılanları müzik etkinlikleriyle eğlendirdiklerini söyledi.

Tunceli ve Elazığ yöresine ilişkin türküleri seslendirdiklerini lisana getiren Buruç, “Adıyaman, Malatya, Tunceli ve Elazığ’dan çeşitlere katılan konuklarımız oluyor. Seneye inşallah kaledeki birtakım çalışmalar tamamlanacak ve konuklarımız daha hoş bir tabiatta eğlenecek.” sözlerini kullandı.

Ziyaretçilerden Mehmet Zülfü Yolga ise Pertek’in kıymetli bir turizm merkezi olduğuna işaret ederek, “Pertek’in içme ve sıcak su olarak termal tesisleri var, ayrıyeten ilçemizde Singeç Çayı üzere gezilebilecek birçok vadi bulunuyor.” diye konuştu.

Elazığ’dan gelen Gökhan Galiç de tekne tipine katıldığını ve Pertek Kalesi ile etrafını keşfetme fırsatı bulduğunu anlattı.

Muhabir: Sidar Can Eren,Özgür Şahin

The post Ada görünümlü tarihi Pertek Kalesi’nin cazibesi tekne cinsleriyle artıyor appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.

❌