Normal görünüm

Bugün alınanlar — 5 Eylül 2026

Yunanistan’da F-4 Phantom Savaş Uçağı Düştü

Yunanistan’da düzenlenen Athens Flying Week 2026, ölümcül bir savaş uçağı kazasıyla sarsıldı. Yunan Hava Kuvvetleri’ne ait iki kişilik F-4E Phantom II, 5 Eylül’de Tanagra Hava Üssü’ndeki gösteri uçuşu sırasında alçak irtifada manevra yaptığı sırada düştü. Kazanın ardından bölgede büyük bir yangın çıkarken gökyüzünü yoğun siyah duman kapladı. Olay sırasında gösteriyi izleyen seyirciler arasında yaralanan olmadığı […]

F-35’in Füze Kapasitesi 6’ya Çıkacak

ABD, F-35 Lightning II filosunun hava-hava muharebesindeki mühimmat kapasitesini artırmaya hazırlanıyor. Pentagon’un modernizasyon planında yer alan “Six in the Bay” (SITB) çalışmasıyla, uçağın dahili silah istasyonlarında taşıyabildiği füze sayısının 4’ten 6’ya çıkarılması planlanıyor. Dahili kapasite yüzde 50 artacak F-35’in mevcut stealth konfigürasyonunda hava-hava görevleri için dahili olarak 4 adet AIM-120 sınıfı füze taşıyabildiği biliniyor. Yeni […]

ABD’nin 464 Milyon Dolarlık Lazer Silahı Yatırımı

ABD, yüksek enerjili lazer silahlarında prototip döneminden seri üretim aşamasına geçiyor. ABD Ordusu, Enduring-High Energy Laser (E-HEL) programı kapsamında AeroVironment’a 464,8 milyon dolarlık sözleşme verdi. LOCUST X3 sahaya çıkıyor Sözleşmenin merkezinde AeroVironment tarafından geliştirilen LOCUST X3 bulunuyor. Yaklaşık 30 kW sınıfında yüksek enerjili lazer kullanan sistem, özellikle küçük ve orta sınıftaki İHA tehditlerine karşı tasarlandı. […]
Dünden önceki gün alınanlar

EGM’ye GÖKBEY Helikopteri Teslimatı

Türkiye’nin milli genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY, Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine girdi. İlk helikopterin teslimatı, TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesinde düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törene İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan ve TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu katıldı. Emniyete 18 GÖKBEY geliyor İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Teşkilatı için […]

ASELSAN’dan Uzun Menzilli Füzeler İçin Yeni Veri Ağı

ASELSAN, uzun menzilli füze sistemlerinin komuta-kontrol kabiliyetlerini güçlendirecek yeni veri bağı çözümünü duyurdu. ARTGUIDE Uzun Menzil Füze Veri Bağı Sistemi, atış kontrol merkezi ile füze arasında güvenli ve kesintisiz veri alışverişi sağlamak üzere geliştirildi. Sistem sayesinde füzenin uçuş sürecindeki durumu takip edilirken, ihtiyaç duyulan bilgilerin de füze ile kontrol merkezi arasında aktarılması mümkün hale geliyor. […]

Bayraktar AKINCI’dan TOLUN Mühimmatı İle Başarılı Atış

Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN üretimi TOLUN mühimmat ailesiyle yeni bir atış testine imza attı. Testlerde AKINCI’dan 1 adet TOLUN-I, 1 adet TOLUN-F ve 2 adet TOLUN-P kullanıldı. Özellikle iki TOLUN-P mühimmatının aynı anda gerçekleştirilen salvo atışı dikkat çekti. Atışlar, ASELSAN’ın TOLUN ailesinin farklı harp başlığı ve tapa seçenekleriyle […]

Savunma Sanayiinde 5 Türk Şirketi Top 100’de

ABD merkezli savunma sanayisi yayını Defense News tarafından hazırlanan 2026 Top 100 listesi açıklandı. Bir önceki yılın savunma satışları baz alınarak hazırlanan listede Türkiye’den ASELSAN, TUSAŞ, ARCA Savunma, ROKETSAN ve MKE yer aldı. Türkiye açısından listenin en dikkat çekici sonucu, ASELSAN’ın ilk 40’a girmesi ve ARCA Savunma’nın sıralamaya ilk kez dahil olması oldu. ASELSAN ilk […]

ASELSAN’ın Haberleşme Sistemleri NATO’da Göreve Başladı

ASELSAN, NATO ile yürüttüğü haberleşme projesinde önemli bir aşamayı tamamladı. Şirketin geliştirdiği VLF (Very Low Frequency – Çok Düşük Frekans) haberleşme sistemleri, NATO’nun VLF yayınlarını izlemek amacıyla kullandığı OTAM (Over the Air Monitoring) sistemine entegre edildi. Proje, ASELSAN ile NATO Communications and Information Agency (NCIA) arasında imzalanan sözleşme kapsamında gerçekleştirildi. Sistem kurulumu, doğrulama faaliyetleri, kabul […]

ABD’den B-52’ler İçin 163 Milyon Dolarlık Modernizasyon

ABD, Soğuk Savaş döneminden bu yana kullanılan B-52H Stratofortress bombardıman uçaklarını yeni nesil görev sistemleriyle donatmaya devam ediyor. Bu kapsamda ABD Hava Kuvvetleri, Bomb Rack Modernization System (BRMS) kitlerinin üretimi ve teslimatı için Boeing’e 162,97 milyon dolarlık sipariş verdi. Sipariş, Boeing ile 2019 yılında imzalanan mevcut IDIQ (Süresiz Teslimat/Süresiz Miktar) sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildi. Çalışmalar Boeing’in […]

F-35’in Yeni Soğutma Sistemi Test Edildi

F-35 Lightning II’nin gelecekteki modernizasyonları için önemli bir teknik sorun olan güç ve termal yönetimine yönelik yeni bir çözümde önemli aşama geride bırakıldı. RTX bünyesindeki Collins Aerospace, geliştirdiği Enhanced Power and Cooling System (EPACS) için irtifa testlerini tamamladı. Birkaç gün süren testlerde sistem, gerçek görev koşullarını temsil eden güç seviyelerinde ve farklı irtifalarda çalıştırıldı. F-35’in […]

F-516 İZMİR Fırkateyni Deniz Testlerine Başladı

Türkiye’nin milli fırkateyn programında yeni bir aşamaya daha geçildi. MİLGEM İSTİF sınıfının F-516 İZMİR fırkateyni, 10 Ağustos 2026 itibarıyla ilk Deniz Kabul Testlerine başladı. Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde, TAİS ve STM iş ortaklığında inşa edilen F-516 İZMİR, Anadolu Tersanesi’nde üretildi. Testlerin tamamlanmasının ardından geminin Türk Deniz Kuvvetleri envanterine katılması planlanıyor. Geminin denizdeki kabiliyeti test edilecek […]

ASFAT’tan 550 Milyon Doları Aşan İhracat

Milli Savunma Bakan Yardımcısı ve ASFAT Yönetim Kurulu Başkanı Musa Heybet, ASFAT’ın 2026 yılında ihracatta önemli bir seviyeye ulaştığını açıkladı. Heybet, yılın ilk 8 ayında 20’den fazla ülkeye 550 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirildiğini belirtti. Savaş gemileri ihracatın önemli bölümünü oluşturuyor ASFAT’ın ihracat faaliyetlerinde deniz platformları önemli bir yer tutuyor. Şirket, Pakistan ile yürütülen MİLGEM […]

TEKNOFEST Mavi Vatan’da Neler Var? İ-ZAHA ve KALKAN DİHA | 2T Teknoloji & Savunma #13

Türkiye’nin savunma ve teknoloji gündemini ekrana taşıdığımız 2T Teknoloji & Savunma’nın 13. bölümünde bu kez stüdyodan değil, doğrudan sahadan sesleniyoruz. Tolga Özbek ve Tolga Küçükyılmaz’ın hazırladığı 2T Teknoloji & Savunma’nın 13. bölümünde TEKNOFEST Mavi Vatan için Gölcük Tersanesi Komutanlığı’ndayız. 20-23 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan, Milli Teknoloji Hamlesi’nin denizlerdeki yansımasını ortaya koyuyor. Denizcilik, […]

Türkiye ve Bangladeş’ten Asya’ya Ortak İHA Fabrikası

Türkiye ile Bangladeş arasındaki savunma sanayisi işbirliği, ortak üretim vizyonuyla somut bir aşamaya geçiyor. Bangladeş devlet haber ajansı BSS’nin aktardığı son gelişmelere göre, iki ülke ortak bir girişim çatısı altında Bangladeş’in kuzeyinde yer alan Bogura kentinde kapsamlı bir İnsansız Hava Aracı (İHA) fabrikası kuracak. Söz konusu stratejik karar, Yerel Yönetim, Kırsal Kalkınma ve Kooperatifler Devlet […]

Türk Savunma Sanayisinin Çeyrek Asırlık Devrimi: 100 Milyar Dolarlık Ekosistem

Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı sonlandırmak ve “yerlilik-millilik” hedefini kalıcı olarak tesis etmek amacıyla başlattığı yolculuk, bugün küresel askeri dengeleri ve savunma teknolojisi pazarını yeniden şekillendiren stratejik bir başarı hikayesine evrildi. 2000’li yılların başında yalnızca hazır alım, lisanslı montaj ve modernizasyon modeline dayanan yapı; Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen planlı ve agresif hamleler […]

TUSAŞ’tan Kritik Uçuş: ANKA-3 ve Süper Şimşek Birlikte Havalandı

TUSAŞ tarafından geliştirilen insansız savaş uçağı ANKA-3, kanat altlarında taşıdığı iki adet Süper Şimşek taktik İHA ile başarılı bir uçuş gerçekleştirdi. TUSAŞ'ın resmi kanallarından paylaşılan görüntüler, Türk savunma sanayisinin geldiği noktayı gözler önüne serdi.

Türkiye’nin İlk Yerli Uçaklarından Nuri Demirağ’ın Mirası Nu.D-36 Tekrar Havalandı

Nuri Demirağ tarafından 1936’da üretilen Nu.D-36 eğitim uçağının replikası, 90 yıl aradan sonra gökyüzüyle buluştu. 8 aylık çalışmayla sıfırdan inşa edilen efsanevi uçak, Eskişehir’deki ilk test uçuşunu başarıyla tamamladı.

ASELSAN'ın ASELBUOY sistemleri İHA'lara denizaltı savunmasında yetenek kazandırıyor

ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından geliştirilen söz konusu sistemler, denizaltı savunmasında bütünleşik bir çözüm sunuyor.

ASELBUOY P, su altı tehditlerinin tespitine yönelik pasif akustik algılama kabiliyeti sağlarken ASELBUOY POD ise sonoboyların farklı hava platformlarından güvenli ve etkin şekilde su altına bırakılmasına imkan tanıyor.

Söz konusu iki sistemin birlikte kullanımıyla özellikle insansız hava platformları, denizaltı tehditlerine karşı etkin bir yetenek kazanıyor.

ASELBUOY P denizin altındaki tehditleri tespit ediyor

Deniz karakol uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve helikopterler gibi farklı platformlardan bırakılabilen ASELBUOY P, görev bölgesine intikalinin ardından hassas su altı sensörü ile akustik ortamı dinleyerek denizaltıları tespit ediyor.

Sistem, elde ettiği verileri su yüzeyindeki şamandırada bulunan haberleşme sistemi üzerinden gerçek zamanlı olarak hava ve su üstü platformlarına aktarıyor. Sistem, operasyonel unsurların su altındaki tehditlere dair akustik durumsal farkındalığının artırılmasına önemli bir katkı sağlıyor.

ASELBUOY POD sonoboyları güvenli şekilde bırakıyor

"Suda yüzen dinleme cihazı" olarak bilinen sonoboyların İHA platformlarına entegrasyonu için geliştirilmiş modüler bir atıcı sistem olan ASELBUOY POD, şamandıraların su altına güvenli, kontrollü ve görev gereksinimlerine uygun şekilde bırakılmasını sağlıyor.

Farklı platformlara uyarlanabilen yapısıyla görev ihtiyaçlarına göre kullanılabilen sistem, farklı sonoboy tiplerinin bırakılmasına da imkan sağlayarak operasyonel esneklik imkanı sunuyor.

Mavi vatanın su altı güvenliği için geliştirilen sonoboy teknolojileri

ASELSAN'ın yerli ve milli mühendislik gücüyle geliştirdiği ASELBUOY P ve ASELBUOY POD, Türkiye'nin denizaltı savunma harbi alanındaki kabiliyetlerini artırıyor.

Farklı hava platformlarında kullanılabilen söz konusu çözüm ailesi, mavi vatanın güvenliğine katkı sağlamasının yanında Türkiye'nin su altı teknolojilerindeki yetkinliğini de daha ileriye taşıyor.

Kaynak: AA

İran, Elektronik Harple İndirdiği İddia Edilen İsrail İHA’sının Görüntülerini Yayımladı

İran'ın, İsrail'e ait Elbit Hermes 900 insansız hava aracını füze kullanmadan, elektronik harp yöntemiyle indirdiği iddia ediliyor. Yayımlanan görüntülerdeki aracın incelenerek yeni savunma sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılacağı belirtiliyor.

AKINCI, ALPAGUT Akıllı Dolanan Mühimmatıyla Hedefi Tam İsabetle Vurdu

Bayraktar AKINCI'nın STM & ROKETSAN üretimi ALPAGUT akıllı dolanan mühimmatıyla gerçekleştirdiği atışın görüntüleri paylaşıldı. 60 kilometreyi aşan menzile sahip mühimmat, hedef üzerinde bir saatten uzun süre bekleyebiliyor.

Orman Yangınlarında İHA Kullanan İlk Avrupa Ülkesi Türkiye! Yapay Zeka Sayesinde Tespit Süresi 2 Dakikaya İndi

Orman Genel Müdürlüğü, yangın tespit ve müdahale operasyonlarında Bayraktar TB2 ve AKSUNGUR insansız hava araçlarını kullanıyor. 14 İHA'lık filo, termal kameralarıyla gece gündüz gözcülük yapıyor; ilk müdahale süresi 12 dakikaya indi.

Yangın Söndürme Uçakları ve Helikopterlerimiz Yeterli mi? | 2T Teknoloji & Savunma #11

Orman yangınlarıyla mücadelede en önemli konulardan biri, yangın daha başlamadan önce gerekli önlemleri almak. Çünkü istatistikler, orman yangınlarının yaklaşık yüzde 91’inin insan faktörüyle çıktığını ortaya koyuyor. Yani orman yangınlarının çok büyük bir bölümünde insan etkisi bulunuyor. Bu nedenle yangınlarla mücadelede yalnızca yangın çıktıktan sonra müdahale etmek değil, yangının çıkmasını önlemek de büyük önem taşıyor. Peki […]

ASELSAN'ın geliştirdiği sığınak delici "TOLUN P" hedefi tam isabetle vurdu

ASELSAN'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, zırhlı ve betonla korunan hedeflere karşı sahada kuvvet çarpanı olan TOLUN P, tamamen yerli ve milli teknolojilerle etkinliğini ve başarısını kanıtlamaya devam ediyor.

Türk savunma sanayisinin yerli ve milli gücü ASELSAN'ın 250 lb sınıfının en yeni üyelerinden biri olan TOLUN P, klasik mühimmatların aksine operasyonel verimliliği zirveye taşıyor. SADAK-4T Çoklu Taşıma Salanı sayesinde, AKINCI TİHA gibi platformlara çoklu adetlerde yüklenebiliyor. Pilotlar, kokpitten saniyeler içinde programlayabildikleri elektronik tapalarla, tek bir salvo atışında birden fazla stratejik hedefi eş zamanlı olarak imha edebiliyor.

Komuta merkezleri ve zırhlı hangarlar için geliştirildi

Küçük boyutuna rağmen sahip olduğu özel delici burun yapısı ve yüksek kinetik enerjisi ile TOLUN P, tahkim edilmiş yer altı sığınakları, komuta merkezleri ve zırhlı hangarlar için özel olarak geliştirildi. 1 metre kalınlığındaki güçlendirilmiş betonu delebilen bu mühimmat, insansız hava araçlarının operasyonel caydırıcılığına çarpan etkisi yaratıyor. Hava kuvvetlerinin vuruş gücünü katlayan ASELSAN, TOLUN P ile mühimmat teknolojisinde Türkiye'nin küresel ligdeki yerini bir kez daha perçinliyor.

TOLUN Ailesinde ayrıca TOLUN L Lazer Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı, TOLUN EW Elektronik Harp Faydalı Yüküne Sahip Güdümlü Tam Atım Mühimmatı, TOLUN F Tam Atım Güdümlü Mühimmatı, TOLUN IIR Kızılötesi Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı ve TOLUN S Satıhtan Atılan Tam Atım Güdümlü Mühimmatı gibi versiyonları da bulunuyor.

Öte yandan, ASELSAN'ın sosyal medya hesaplarında atış testinde hedefi tam isabetle vuran ve Türkiye'nin gök vatandaki hakimiyetine güç katmaya devam eden TOLUN P'nin yeni test görüntüleri de paylaşıldı.

Muhabir: Samet Tunç

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, NATO parlamenterlerine KIZILELMA'yı anlattı

Türk teknoloji şirketi Baykar, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki TBMM ve NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello De Vasconcellos başkanlığındaki NATO Parlamenter Asamblesi heyetini Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nde ağırladı.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın rehberliğinde gerçekleştirilen saha ziyaretinde, şirketin faaliyetleri, savunma teknolojileri alanındaki çalışmaları ve yenilikçi projeleri hakkında sunum yapıldı.

Bayraktar sunumunda, KIZILELMA'nın yaptığı şeyin, 20 yıl önce Kasparov'u yenen makinenin yaptığına benzetilebileceğini söyledi.

Kasparov büyük bir satranç ustası olduğuna ve belki bu seviyeye gelmek için 40 yıl çalıştığına işaret eden Bayraktar, şöyle konuştu:

"Ama buzdolabı büyüklüğünde bir makine Kasparov'u yendi. O günden sonra artık cep telefonum bile Kasparov'u yenebiliyor. Yani o karşılaşmanın artık bir anlamı yok. Burada hava aracının içinde insan yok. Pilotlu bir savaş uçağının yapabildiği her şeyi yapabiliyor, hatta daha fazlasını, çünkü insan unsuruna sahip değil. Ve çok daha ucuz. Bu, Kasparov'a karşı makineyle oynanan bir satranç maçı gibi. Eğitim süresine ihtiyacımız yok. Bir pilotu savaş pilotu yapmak için belki 10 yıl eğitmeniz gerekir. Ayrıca kaybedecek çok şeyi vardır, bir ailesi vardır. İnsan unsuru gerçekte en maliyetli kalemdir."

Bayraktar, ziyaretçilerin, "İnsansız savaş uçağı hakkında biraz daha detay verebilir misiniz? Bugün pilotlu savaş uçaklarıyla nasıl kıyaslanıyor? Çünkü hava kuvvetlerinin büyük çoğunluğu için henüz bir seçenek olarak görülmüyor. Hava Kuvvetleri için bir seçenek haline gelmesinin ne kadar süreceğini düşünüyorsunuz?" sorularına karşılık, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Savaşa, hazırlıklara, dünyadaki ordulara, kurumlara baktığınızda, geçen sefer ne olduysa ona hazırlanırlar. Ama bir dahaki sefer ne olacağına hazırlanmanız gerekir. Kimse Bayraktar TB2'nin başarısını önceden göremedi. Hiç kimse. Sonra kimse FPV'lerin başarısını da göremedi. Hiç kimse. Ne askeri analistler, ne üst düzey subaylar. Değişimi yönlendirenler, ancak onu kontrol edenlerdir. Şimdi, bilirsiniz, son Top Gun filmi neydi? Yine insanın gücünün makineyi yeneceğiydi. Hayır, öyle değil, çünkü makine bunu yapıyor. Bir canavar gibi.

İşte burada, onlar geleceğin oyun değiştiricileri ve onları, örneğin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ya da altıncı nesil uçaklarla kıyaslamamalıyız. Onlar yedinci nesil değil, bir neslin insansız savaş uçağı da değiller. Bunlar farklı bir tür. Bunlar robotlar. Bazı ülkeler, örneğin ABD, altıncı nesil savaş uçağından bahsediyor. Bu pilotlu bir platform. Bu ise insansız bir platform, bir neslinin olmadığı bir platform. Bu bir robot. Bir canavar. Çok tehlikeli. Ucuz. Onu eğitebilirsiniz. Tüm jet uçuşlarının yüzde 90'ı nedir? Eğitim uçuşları. Yani 10 uçağınız varsa, hayatları boyunca dokuzu eğitim için kullanılıyor. Elinizde sadece bir tane savaşacak uçak kalıyor. Burada ise eğitime gerek yok, çünkü bir bilgisayarın buna ihtiyacı yok. Sadece yazılım. Bir kez optimize edildikten sonra ki sürekli optimize ediliyor, iş bitmiştir. Kapasiteyi anında kopyalayabilirsiniz. Kapasiteyi kopyalamak mikrosaniyeler sürer, bir yazılım güncellemesi kadar. Peki bu ne zaman gelecek? Bu iyi bir soru. Uzun zaman alacak. Ama bir savaşta kapasiteler gösterildiğinde gelecek. Ve gelecek de. Biz bu konuda öncüyüz, muhtemelen dünyaya bunu biz göstereceğiz."

"Önleme çok daha zor"

"Önleme konusunda yetkinliklerinizi nerede görüyorsunuz ve ülkenize saldıran insansız hava araçlarını önleme pazarının gelişimini nasıl görüyorsunuz?" sorusuna karşılık Selçuk Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bu çok önemli bir soru. Önleme çok daha zor, özellikle ucuz kamikaze insansız hava araçlarını önlemek. Ve ekonomik açıdan önleme tarafı çok dezavantajlı. Önleme her zaman çok daha maliyetli olacaktır. Son saldırılara bakın, örneğin Rusya-Ukrayna savaşına, bazen 1000 adet gönderiyorlar. Bunu önlemek çoğu zaman çok daha maliyetli oluyor. Hepsini önleyemezsiniz. Her zaman bir doygunluk sınırı vardır. Peki burada nereye geliyoruz? Ya her iki taraf için de tam bir yıkım, ya da savaşı bırakmak. Ve bence anlamamız gereken şu: yıkımın sonu yok.

Bilirsiniz, eğer kendimizi yok edeceksek, çok fazla silahımız var. Dünyanın çok fazla silahı var. Bunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar çok silah üretmek mantıklı değil. Akıllı olmak ve barışçıl bir dünya inşa etmeye çalışmak çok daha ucuz. Ben bir robot bilimciyim ve bir İHA üreticisiyim. Neden böyle bir şey söylüyorum diyebilirsiniz. Ama sorun dünyadaki dengesizlik. Bazı ülkeler, yıkım silahları üretmek için tüm dünyadan daha fazla para harcıyor. Kendinizi savunmak söz konusu olduğunda ise bu son derece zor. Neredeyse hiçbir seçeneğiniz yok. Yani sürekli bir dengesizlik var. Bu yüzden önleme ne yazık ki son derece zor. Bu çağda teknolojinin yayılmasını durduramazsınız. Her şey çevrimiçi. Buna karşı koymak için neredeyse çitler ve kafesler içinde yaşamanız gerekir. Bu da çok akıllıca değil. Savaşları durdurmak her zaman çok daha akıllıca olur. Ama dünyaya şu anda bakarsanız, birkaç yüz kilometre ötede bir soykırım yaşanıyor ve dünyada bunu durduracak hiçbir kurum yok. Kurumlar bitti, esasen. Kurallar bitti. Böyle devam ediyor. İnsanlık, İkinci Dünya Savaşı'nda olduğu gibi, elindeki araçlar yüzünden kendini yok edecek."

Geleceğin muharebe ortamı

Selçuk Bayraktar, "Bu teknolojiyi 10, 20 yıl sonra nasıl hayal ediyorsunuz? Çünkü belki de daha başındayız. Ve savaşın bu yeni teknolojiyle tamamen ilişkili olduğunu düşünüyorum, gelecekte. Belki de bu teknolojinin 10, 20 yıl içinde nasıl olacağını hayal etmemize yardımcı olabilecek kişi sizsiniz." sorusuna şu yanıtı verdi:

"Evet, bu çok önemli bir soru. Öncelikle, hayal etmek çok zor, çünkü üstel (exponential) bir çağda yaşıyoruz. Her şey değişiyor. 30 yıl sonrasını hayal etmek zor. 5 yıl, evet. 10 yıl, sanırım yapabiliriz. 30 yıl çok zor. Ve umarım biz, örneğin Baykar olarak, bunu bir teknoloji şirketi olarak sürdürürüz. Nasıl daha çok sivil tarafta olabiliriz, ağırlıklı olarak sivil tarafta? Çünkü silahlar için değil, insan hastalıklarını iyileştirmek veya insan ihtiyaçları için teknoloji geliştirmek her zaman çok daha iyidir. Ama ne yazık ki yaşadığımız dünya bizi savunma tarafına daha da itiyor. Şu anda savunma sanayi büyüyor. Baykar'ın gelirleri çok daha yüksek. Muhtemelen böyle devam edecek.

30 yıl sonrasında ne olacağını hayal etmek zor, çünkü söylediğim gibi terör açısından da yayılmayı durdurmak son derece zor. Bence bu çok tehlikeli. Bir araştırmacı olarak, 20 yıl önce bunu biliyorduk. İHA'lar, örneğin terör açısından son derece tehlikeli, ayrıca savunma açısından da çok öldürücü veya çok yetenekli. Ama şu anda farklı bir seviyedeyiz yapay zekanın kapasitesi, bağlamında, şu anda her şeye yapay zeka deniyor. Aslında yapay zeka değil, ileri düzey algoritmalar. Bu algoritmalara zaten sahiptik. Şimdi minyatürleştiler. Bilgisayarın konuşması, bir şeyi anladığı anlamına gelmiyor. Hiçbir şey anlamıyor.

Şimdi her şey minyatürleşti ve her yerde. Çevrimiçi. Yani 30 yıl sonra nereye gideceğini hayal etmek zor. Ama 10 yıl içinde şunu söyleyebilirim: Dronlar, İHA'lar büyüyecek. Her boyutta olacak. Dünyada 15 bin kadar savaş uçağı var. İnsansız savaş uçakları zamanla, muhtemelen 30 yıl içinde, hepsinin yerini alacak. Bu da muharebe havacılığında büyük bir devrim olacak. Ve umuyorum, bir gün dünya düzenini yeniden birleştirip 'silahlar iyi değil' diyebiliriz. Umarım bunu bir gün yaparız. Ama şu an bunun zamanı değil, ne yazık ki. Tüm kurumlar, tüm kurallar, her biri, tek tek yıkılıyor."

Muhabir: Samet Tunç

Çelik Kubbe ve Yeni Nesil Yerli Sistemler EFES-2026’da İlk Kez Sahada! 2T Teknoloji & Savunma

Tolga Özbek ve ShiftDelete.Net ekibinden Tolga Cem Küçükyılmaz’ın hazırladığı 2T Teknoloji & Savunma programımızın 2. bölümünde EFES 2026 tatbikatı ve EFES 2026 tatbikatında kullandığımız yerli teknolojileri konuştuk. Çelik Kubbe ve yeni nesil yerli sistemler EFES – 2026’da ilk kez sahada denendi. Türkiye’nin en büyük müşterek askeri tatbikatı olan EFES-2026, İzmir Seferihisar’da gerçekleştirilen kapsamlı senaryolar ve […]

Baykar’ın en yeni teknolojileri! K2, SİVRİSİNEK, KALKAN ve KIZILELMA vLog

SAHA Expo 2026’da Baykar, tanıttığı yeni ürünleri ve envantere giren, yeni girecek olan pek çok teknolojiyi standında sergiledi. Bu sene envantere girecek olan insansız savaş uçağı Kızılelma’ya yakından baktık ve attığı mühimmatları da sizlere gösterdik. Ayrıca Baykar’ın tanıttığı yeni kamikaze drone modelleri K2 ve Sivrisinek’i de sizlere gösterdik. Videoda ayrıca dikine kalkıp inebilen DİHA modeli […]

Milli Muharip Uçak KAAN Yoğun Test Sürecine Giriyor!

Türk savunma sanayiinin vitrin projesi ve havacılık tarihimizin en büyük adımı olan beşinci nesil savaş uçağımız KAAN, masa başı tasarımlarından ve ilk uçuş heyecanından çıkarak artık çok daha zorlu bir sınava hazırlanıyor. Geride bıraktığımız dönemde gökyüzüyle ilk buluşmasını başarıyla gerçekleştiren ve tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken milli jetimiz, kabiliyetlerinin sınırlarını zorlayacağı yaklaşık iki yıllık kapsamlı […]

ALTAY Tankı üretiminde yerli robot teknolojisi devrede

Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (HAB) faaliyet gösteren 840 bin metrekarelik BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi'nin en önemli kısımlarından birini seri imalat hattı oluşturuyor.

Seri imalat hattı, tesiste 63 bin metrekarelik kapalı alanda yer alıyor. İmalat hatları, aylık 8 ALTAY ve 10 ALTUĞ 8x8 üretebilecek kapasitede tasarlandı

Zırh çeliklerinde hassas kaynak ve muayene
İmalat sürecinde yer alan seri parça hazırlık hattında, kaynaklı imalat öncesi zırh çeliklerinin kesim, büküm ve ön işleme prosesleri yapılıyor. 150 milimetre kalınlığına kadar zırh çelikleri kesilebiliyor ve ön işleme tezgahlarında hassas şekilde delik delme, kaynak ağzı açma işlemleri yapılabiliyor. Bu aşamalardan sonra robotik hatlarda kaynaklı işlemler gerçekleştiriliyor.

İmalatın en önemli ayaklarından birini kaynaklı imalat hattı oluşturuyor. ALTAY ve ALTUĞ 8x8 tasarımlarının yüksek mayın ve balistik performans gereklilikleri bulunması sebebiyle kaynak bölgeleri X-Ray ve PAUT (Phase Array Ultrasonik Test) yöntemleri ile yüzde 100 muayene ediliyor.

Kaynak proseslerinin istenen kalitede sorunsuz yapılabilmesi için akıllı algoritmalarla donatılmış kaynak robot hatları, özel fikstür ve görev ekipmanları tesis edildi. Kaynaklı imalat hattı içinde tonaj kapasiteleri farklı olmak üzere iş parçası için 50 ton kapasiteye kadar yüksek hassasiyette görev yapan 38 robot pozisyoner bulunuyor. Bu poziyonerler 3 holü kaplayan, 8 farklı robotik kaynak hattı içinde yer alıyor

Kaynak robotlarının ALTAY ve ALTUĞ 8x8 modelleri üzerinde erişilebilirlik simülasyonları dijital ikiz ortamlarında yapıldı. Tam penetrasyonlu kaynak bölgelerinin yaklaşık yüzde 85'lik kısmı kaynak robotları ile kaynatılıyor.

Tesiste seri üretim sürecinin başlamasının ardından geçen sürede kaynak hattına alınan gövde sayısı 12'ye ulaştı.

Final işleme hattında da kaynaklı imalat sonucu oluşan deformasyonların giderilip, tanklarda çalışan sistemleri yerlerine hassas toleranslarla montajlayabilmek amacıyla kaynaklı yapılar üzerinde final işleme yapılıyor.

Kaynaklı imalatı tamamlanmış yapıların ölçümleri robotik lazer tarama hattında gerçekleştiriliyor.

Robotlar sezgisel olarak hataları bulup gideriyor
Otomotiv, savunma, havacılık, gemi inşa, iş makineleri, vagon ve raylı sistem endüstrileri gibi alanlara yönelik endüstriyel robot temelli ve proses çözümleri oluşturan INTECRO Robotik, sahip olduğu yeteneklerle Türk savunma sanayisine de katkı sağlıyor.

INTECRO Robotik Yönetim Kurulu Başkanı A. Ali Şen, yaptığı açıklamada, ALTAY Tankı gibi Türk savunma sanayisinin en önemli projelerinden birinde görev almaktan, projeye katkı vermekten gurur duyduklarını söyledi

BMC üretim hatları için geliştirip, üretip, teslim ettikleri robotik sistemlerin yüksek mukavemette zırh çeliklerinin birleştirilmesi için gerekli olan kaynaklı üretim süreçlerinde kullanıldığını dile getiren Şen, şöyle konuştu:

"Bu hattan çıkacak tank ve zırhlı araçlar için kaynak işlemleri son derece kritik. Robotik sistemler üretimi yapılacak parçaları, gövdeleri yüksek hassasiyette konumluyor. Kaynağın doğruluğu, mukavemetini istenen standartlarda karşıladığı gibi oluşabilecek hataları tespit ederek üretim prosesini o hatalardan arındırılacak şekilde yönlendiriyor. Yani bu robotik sistemlerin sezgisel ve adaptif bir yönü bulunuyor. Ön hazırlık sürecinde ufak tefek hatalar olduğunda bunları tespit edip giderebiliyor. Ayrıca kaynak öncesi ön hazırlık aşamasında oluşabilecek birtakım imalat hatalarını, tolerans kayıplarını görüp, analiz edip, işlemlerini o değişim parametrelerine göre düzenleyip gerçekleştiriyor. Bu sayede standartlara uygun ve yüksek kalitede üretim mümkün ve sürdürülebilir oluyor."

Şen, tesis ettikleri robotların yüzde 90 düzeyinde HAB'daki fabrika ve entegrasyon tesislerinde üretildiğini, yüksek yerlilik oranına sahip robotların milimetrenin yüzde 5 hassasiyetinde kaynaklı imalat yapabildiğini ifade etti. Şen, her biri onlarca eksenden oluşan dijital ikiz destekli çalışan robotların, ALTAY Projesi'nde Türk mühendis ve işçilerinin en kritik yardımcıları olduğunu belirtti.

ALTAY Tankı üretim projesi için 7 yıldır BMC ile partner adayı olarak görüştüklerini söyleyen Şen, bu süre boyunca çeşitli testler, ön hazırlıklar, teknoloji olgunlaştırma çalışmaları, tedarik zinciri hazırlığı ve AR-GE dahil olmak üzere çok sayıda karşılaştırmalı sınavdan geçerek sürece dahil olduklarını anlattı.

Ali Şen, ALTAY Tankı için yerli üretim teknolojisi hedefini gerçekleştirmiş olmanın, yüksek teknoloji üretim hatları tesis etmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

Altay Tankı'ndan gövde gösterisi! TSK envanterinde

Tarihi anların ardından sahneye çıkarak adeta 'gövde gösterisi' düzenleyen Altay Tankı, büyük beğeni topladı.

"HER AY 8 ADET ALTAY TANKI ÜRETİLECEK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "63 bin metrekare kapalı alana sahip seri üretim hattımızda her ay 8 adet Altay tankı ile muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ imal edilecek. Diğer savunma ürünlerimizde olduğu gibi Altay tanklarından da hedefimiz özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamaktır. Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya geldiysek, inşallah bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceğiz. Her zaman söylüyorum. Bakın, bugün bir kez daha tekrar ediyorum. Hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır. Belki biraz geciktirir ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur ya bir yol açar, eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizleri hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Haluk Görgün: Yılda 96 Altay tankı üretilecek

Görgün, ALTAY Tankı Seri Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Tank Teslimat Töreni'nde yaptığı konuşmada, bu topraklarda yükselen her fabrikanın, savunma sanayisinde tam bağımsızlığa vurulan yeni bir mühür, üretilen her milli aracın, milletin azim ve kararlılıkla yazdığı irade beyanı olduğunu söyledi.

Haluk Görgün, açılışını gerçekleştirilen tesisin sadece ALTAY Ana Muharebe Tankı'nın üretim hattı değil, aynı zamanda Türkiye'nin mühendislik gücüne, teknolojik derinliğine ve stratejik vizyonuna duyulan sarsılmaz inancın somut bir ifadesi olarak faaliyet göstereceğini vurguladı.

Başlangıçta bir hedef olan "yerli ve milli üretimin" bugün artık bir gerçek, standart, gurur vesilesi olduğuna işaret eden Görgün, "ALTAY Projesi, yalnızca bir platform değil, savunma sanayimizin kabiliyetlerini şekillendiren bir okuldur, bir vizyonun temelidir. Özel sektörümüz, vakıf şirketlerimiz, mühendislerimiz ve işçilerimiz el ele vererek, bu ülkenin tarihinde bir ilki başardı. Kendi ana muharebe tankını tasarladı, test etti ve üretime hazır hale getirdi. Bu başarı, yerli aklın, milli iradenin ve Türk mühendisinin eseridir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "tam bağımsız savunma sanayi" hedefiyle şekillendirdiği vizyonun, bugün sadece bir hedef değil, bir sistematik yenilenmeye, kurumsallaşmış bir ekosisteme dönüştüğünü dile getiren Görgün, şu değerlendirmede bulundu:

"Bir zamanlar savunma sanayisinde yurt dışından temin ettiğimiz alt sistemleri artık biz üretiyoruz. Hem de daha güçlü, daha dayanıklı, daha akıllı biçimde ve sadece kendimiz için değil, dünyaya ihraç edebileceğimiz sistemler ortaya koyuyoruz. Yürüttüğümüz yerlileştirme hamleleriyle, tanklarımızın kritik alt sistemlerinin yerli imkanlarla entegre edilebilmesi için büyük bir teknik ve insan kaynağı seferberliğini hayata geçirdik. ALTAY ile büyük kalibre silah üretim yeteneği, kompozit malzemelerle zırh sistemi üretim yeteneği gibi birçok alanda, daha önce elimizde olmayan yetenekler kazandık. Aynı zamanda ALTAY sayesinde teknolojik olarak tüm dünya ile yarışabilecek AKKOR Aktif Koruma Sistemi ve Atış Kontrol Sistemi gibi ürünler ortaya çıkardık.

Bugün artık 800 mühendis, 1250 işçi ve 90 alt yükleniciden oluşan dev bir ekip, 17,5 milyon mühendislik saati, 35 bin kilometrelik testler ve 3 bin 700 atışla Yeni ALTAY'ı geleceğe hazırlıyoruz. ALTAY'ımız, 2 yıl garanti ve 6 yıl lojistik destekle, sahada uzun ömürlü bir başarıyı garanti etmektedir. 35 bin sayfa tasarım, 16 bin gereksinim, 120 test prosedürü ve 50 bin test adımıyla her ayrıntısı mükemmelliğe adanmış bir mühendislik harikasıdır."

Geleceğin tankları da bu tesiste şekillenecek
Tesiste bulunan Zırh Açık Test Alanı, Balistik Koruma Merkezi, üretim tesisleri ve kapsamlı test merkezlerinin Türk savunma sanayisine önemli katkılar sunacağını vurgulayan Görgün, şunları kaydetti:

"Bu güçlü altyapı yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, geleceğin tanklarını, geleceğin zırhlı araçlarını şekillendirecek, kara platformlarında milli kabiliyetin çıtasını daha da yukarıya taşıyacaktır. HAB Bölgesi'nde yükselen bu fabrika, Türkiye'nin tank ve zırhlı araç üretiminde dünyanın sayılı merkezlerinden biri oldu, 682 bin metrekarelik bu alanda robotik kaynak sistemleriyle yılda 96 ALTAY tankı üretilecektir.

Burada sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir anlayışla dijital dönüşüm odaklı, akıllı üretim hatlarıyla, otonom kontrol ve veri analitiğiyle entegre edilmiş bir 'gelecek fabrikası' hayata geçirilmektedir.

Türkiye’nin savunma sanayindeki yükselişi, artık sınırları aşan, işbirlikleri kuran, teknoloji geliştiren bir model halini almıştır. Türkiye’nin savunma sanayi yolculuğu artık yalnızca kendi ihtiyaçlarına cevap veren bir yapıda değil, global rekabette pay alan, standardı belirleyen, ortak geliştiren, teknoloji paylaşan bir modeldir.

Bugün açılışını yaptığımız bu tesis ve teslim ettiğimiz tanklar, sadece bir üretim başarısı değildir. Bu, stratejik aklın, liderliğin ve azmin neticesidir."

Türkiye'nin 14. hava kampüsü Sivas'ta açılıyor

Bakan Uraloğlu söz konusu hava kampüsüne ilişkin bilgi verdi.

Mevcut hava kampüslerinin Antalya Döşemealtı, Tekirdağ Süleymanpaşa, Eskişehir İnönü ve Sivrihisar ile Samsun 19 Mayıs, Konya Selçuklu, Sakarya Pamukova, Çanakkale Bozcaada, Muş, Denizli, İzmir Aliağa, Eskişehir Seyitgazi ve Ardahan'da bulunduğunu anımsatan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

"31 Ekim'de Sivas Divriği'de inşa edilen yeni hava kampüsün açılışını gerçekleştireceğiz. Bu hava kampüsü ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz. Pist, 1180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde beton kaplama olarak inşa edildi. 8 adet parklama alanına sahip olan hava kampüsünde yalnızca 5 bin 700 kilogramın altındaki hava araçlarıyla sportif ve amatör amaçlı uçuşlar gerçekleştirilecek."

Uraloğlu, söz konusu yerde ticari uçuşların yapılmayacağını, jet motorlu uçakların iniş-kalkış gerçekleştiremeyeceğini, uçuşların "görerek uçuş kuralları (VFR)" kapsamında gerçekleştirileceğine işaret etti.

Bölge turizmine katkı sunacak
Hava kampüslerinin, bulundukları illerde havacılıkla ilgili sosyal ve kültürel etkinliklere de zemin hazırladıklarını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Bu yönüyle, hava kampüsler hem ekonomik gelişime katkı sağlıyor hem de havacılık kültürünün yaygınlaşmasına imkan tanıyor. Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak. Burada kazanılacak deneyimler, amatör ve sportif havacılığın ülke genelinde yaygınlaşmasında rol oynayacak."

Uraloğlu, her ilçeye hava kampüsü kazandırma vizyonu ile çalışmalarını sürdürdüklerine dikkati çekerek, Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve Batı Antalya'ya da hava kampüsü kazandırmayı planladıklarını söyledi.

Savunma sanayiinde gurur günü: Altay tankı envantere giriyor

Kahramankazan'da kurulan BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi için resmi açılış töreni düzenlenecek.

Tesisin açılış töreninde, seri üretimi başlayan ALTAY tanklarının ilk teslimatı da gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları Teslimat Töreni'ne katılacak.

İthal güç grubuyla başlayan seri üretim süreci, yerli BATU Güç Grubu ile devam edecek. Proje kapsamında 85 T1, 165 T2 konfigürasyonunda olmak üzere 250 tank, Kara Kuvvetleri Komutanlığına kazandırılacak.

ALTAY Tankı prototipleri üzerinde ihracat lisansı engeli sebebiyle yapılan yerlileştirme ve kazandırılan ilave yetenekler sonrasında çok daha üstün yeteneklere sahip "YENİ ALTAY" tankı ortaya çıktı.

ALTAY Tankı'na kazandırılan yetenekler arasında aktif koruma sistemi, yeni güç grubu, geliştirilmiş zırh sistemi, yenilenen atış kontrol sistemi, yenilenen araç kontrol sistemi, yerlileştirilen sistemler (hız azaltan, nişancı 2. derece görüş sistemi, palet, kule çember dişlisi, yakıt ve hidrolik pompalar, mobil gizleme ağı, periskop, rotor gibi) yer alıyor.

Yeni Nesil Ana Muharebe Tankı ALTAY, yakın coğrafyada son dönemde yaşanan muharebe deneyimlerinden ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceğe yönelik ihtiyaçlarından yola çıkılarak geliştirilen yeni koruma konseptine göre yeniden tasarlandı ve ALTAY T1 konfigürasyonuna yükseltildi.

ALTAY T1, muharebe alanında karşılaşılabilecek tüm tehditler dikkate alınarak geliştirilmiş pasif, reaktif ve aktif koruma bileşenlerinden oluşturulan çepeçevre zırh koruması ile güçlü bir korumaya sahip olacak.

Muharebe sahasının en güçlü tank tehditlerine ve en gelişmiş güdümlü anti-tank füzelerine karşı etkin pasif zırh korumasının yanında, özellikle RPG tehditlerine karşı yeni nesil reaktif zırh (ERA) ve kafes zırh ile tüm anti-tank roket ve güdümlü füzelerine karşı 360 derece koruma sağlayan Aktif Koruma Sistemi de ALTAY T1 Ana Muharebe Tankı'na entegre edilerek tüm koruma sistemi güncellendi.

ALTAY T1'de ayrıca gövde mühimmat bölgelerinde infilak geciktirici tedbirler ve genişletilmiş kule arka bölmesi yer alacak.

Modern muharebe koşullarında önemli görevler üstlenecek ALTAY, yüksek teknoloji silah sistemleri sayesinde sağlayacağı üstün ateş gücünü, gelişmiş atış kontrol sistemleri ile en yüksek isabet oranlarıyla son kullanıcıların hizmetine sunacak. Mürettebatın korunması, yeni nesil hibrit koruma sistemleriyle sağlanacak. Bu sayede manevra kabiliyeti, çeviklik ve beka optimize edilecek.

BMC tarafından güç grubu dahil yenilenen ve yerlileştirilen sistemleriyle ALTAY Ana Muharebe Tankı, seri üretim testleri için 2023 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilmişti.

Seri üretim, tankın ilave yetenekler kazanacağı T2 konfigürasyonuyla devam edecek.

Hedefi 12'den vuran MİLGEM'e Pakistan yolu göründü

PN MİLGEM Projesi kapsamında, Pakistan ve Türkiye arasında 4 adet MİLGEM sınıfı korvet inşası ve savaş sistemleri tedarikine yönelik olarak 2020 yılında imzalanan sözleşme doğrultusundaki çalışmalar sürüyor.

ASFAT ana yükleniciliğindeki projede, gemilerden ikisi İstanbul Tersane Komutanlığı, ikisi Karaçi KSEW Tersanesi tarafından üretiliyor.

HAVELSAN, projede ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ve FLEETSTAR Gemi Veri Dağıtım Sistemi tedariklerinin yanı sıra ana entegratörlük görevini icra ediyor.

Projenin ilk gemisi PNS Babur, Nisan 2024'te atışlarını tamamlayarak bir sonraki ay düzenlenen törenle Pakistan Deniz Kuvvetleri envanterine dahil edildi.

PNS Khaibar testleri geçti
Projenin ikinci gemisi PNS Khaibar da canlı atışlarını tamamladı ve Türk Deniz Kuvvetleri ile icra edilecek faaliyetlerin ardından Karaçi'ye intikal edecek.

PNS Khaibar için gerçekleştirilen atış testinde elde edilen sonuçlar, PN MİLGEM gibi kapsamlı bir deniz platformu projesinde teknolojik olgunluk, entegrasyon başarısı ve operasyonel güvenilirliği somut bir şekilde ortaya koydu.

İlk geminin ardından projenin ikinci gemisi olan PNS Khaibar ile icra edilen canlı atış faaliyetlerinde su üstü, kara ve hava hedeflerine tam isabet sağlandı.

PNS Khaibar, kara bombardımanı esnasında 76 milimetre baş topu ile hedefi tam ortasından vurdu. Gemi, STOP 25 milimetre uzaktan komutalı stabilize top sistemi ile bu başarısını tekrarladı.

PN MİLGEM Projesi kapsamında üçüncü gemi PNS Badr icin Karaçi KSEW Tersanesi'nde son hazırlıklar icra ediliyor. Gemi için Aralık 2025'te ilk seyir tecrübesinin gerçekleştirilmesi, ardından liman kabul testlerine başlanması planlanıyor.

Projenin dördüncü ve son gemisi PNS Tariq'ın inşası KSEW Tersanesi'nde devam ediyor. Geminin test süreçlerinin 2

ASELSAN, ALTAY Tankı'na güç katıyor

BMC ile imzalanan ALTAY Seri Üretim Projesi Alt Sistemler Sözleşmesi kapsamında 251 tank için kritik görev donanımlarını ASELSAN sağlıyor.

Yarın ilk teslimatı yapılacak ALTAY tanklarında ASELSAN imzası taşıyan yüksek ateş gücü, beka kabiliyeti ve gelişmiş koruma teknolojileri yer alıyor.

Modern muharebe şartlarına uygun olarak geliştirilen sistemler sayesinde ALTAY, atışlı testlerde üstün performans sergileyerek sınıfının en iyileri arasında gösteriliyor.

Bu kapsamda VOLKAN-II Tank Atış Kontrol Sistemi, Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, Tank Komuta Kontrol Bilgi Sistemi, İç Haberleşme Sistemi, Tank Lazer Uyarı Sistemi, Tank Sürücü Görüş Sistemi, Aktif Koruma Sistemi (AKKOR), Muharebe Sahası Tanıma ve Tanıtma Sistemi, ÖRÜMCEK Yakın Mesafe Gözetleme Sistemi (YAMGÖZ), Nişancı İkinci Derece Görüş Alt Birimi, Tank Mürettebat Eğitim Sistemi, telsizler ve kayar bilezik sistemleri ALTAY'a entegre edildi.

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen AKKOR Aktif Koruma Sistemi, tankı 360 derece koruma altına alarak beka kabiliyetini üst düzeye taşıyor. Sahip olduğu radar teknolojisiyle tehdidi anında algılayan AKKOR, ALTAY'ı dünyada sayılı orduların sahip olduğu bir koruma katmanına ulaştırıyor.

Tankın içinde yer alan gömülü simülatör TMES ise, mürettebata gerçek kullanıcı arayüzleriyle sanal ortamda eğitim yapma olanağı sunuyor. Bu sistem sayesinde personel, harekat öncesi yüklenen senaryolarla görevine çok daha hazırlıklı şekilde çıkabiliyor.

Milli imkanlarla geliştirilen bu sistemler ASELSAN'ı, bir tankın tüm görev donanımlarını kendi bünyesinde geliştirebilen az sayıdaki şirket arasına taşıdı. ASELSAN, bu sayede hem yeni tank üretiminde hem de mevcut tankların modernizasyonunda dünya devleriyle rekabet edebilir konuma geldi.

Ayrıca ASELSAN mühendislerince geliştirilen milli periskop sistemleri, ALTAY'ın "gözleri" olarak tank mürettebatına geniş görüş açısı, yüksek doğrulukta tespit ve etkili gözetleme imkanı sunuyor.

ALTAY Tankı'nın eğitimleri milli teknolojilere emanet

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, ALTAY Eğitim Araçları ile tankın bileşen ve alt sistemlerinin tanıtım ve kullanım eğitimleri, bakım ve arıza giderme faaliyetlerinin gösterimi ve uygulanmasına yönelik eğitimler, acil durum ve çoklu görev senaryolarının yürütülmesi eğitimleri verileceğini söyledi.

Açık maket/simülatör yapısı ve multimedya kamera sistemleri sayesinde tüm öğrencilerin aynı anda eğitime katılabileceğini dile getiren Nacar, bu sayede eğitimin verimliliği ve etkisinin artacağını ifade etti.

Sanal gerçeklik çözümleri ile daha hızlı ve etkili birim tanıtım eğitimleri gerçekleştirilebileceğini anlatan Nacar, arızacılık eğitiminde tüm senaryoların kullanılması sağlanarak bakım personeline olası her türlü arızalara müdahale yeteneği kazandırılacağını bildirdi.

Nacar, "Gerçek tankın yürütme maliyetlerine (yakıt, yedek parça, insan gücü) katlanmaksızın, HAVELSAN tarafından geliştirilen eğitim araçları ve simülatörler kullanılarak, daha fazla sayıda öğrenciye eşzamanlı ve çok daha düşük işletme maliyetleri ile kullanıcı ve bakım eğitimleri verilebilecek, kahraman tankçılarımız yerli ve milli teknolojiler ile geleceğin muharebe sahasına hazır olarak yetiştirilecektir." dedi.

Aa Picture 20251026 39523522

ALTAY EĞİTİMLERİNİN ETKİNLİĞİ ARTACAK

ALTAY Eğitim Araçları Proje Yöneticisi Alkan Dalkılıç ise HAVELSAN olarak ALTAY Ana Muharebe Tankı'nın eğitim araçlarını yaptıklarını söyledi.

Bu kapsamda kullanıcı ve bakım personelinin tankın eğitimlerini alacağı platformları tasarlayıp, üretip, kullanıcıya teslim ettiklerini anlatan Dalkılıç, proje sözleşmesinin 1 Mayıs 2019'da imzalandığını, takviminin ise 21 Haziran 2023'te başladığını bildirdi.

O günden itibaren yoğun olarak faaliyetlerine devam ettiklerini vurgulayan Dalkılıç, şöyle konuştu:

"Bu kapsamda 44 farklı tipte toplam 94 eğitim aracı teslim edeceğiz. Bunun içerisinde iskelet tipi tank maketinden dış aydınlatma donanımı maketine, canlı kule eğitim maketinden bakım eğitim istasyonu sistemlerine kadar çok farklı türde sistem veriyoruz. Bu sistemlerle kullanıcının daha etkin şekilde tankı tanımasını, öğrenmesini, kullanmasını ve arızalarını gidermesini sağlamış olacağız.

Genellikle tam görev simülatörlerimize aşinasınız. Tam görev uçuş simülatörlerimizde bildiğiniz üzere pilot yetiştiriyoruz. Halihazırda uçuş eğitimi almış ve uçabilen pilotlara tip intibak ve acil durum senaryolarını koşturduğumuz simülatörlerimiz tam görev simülatörleri. Burada ise tankı hiç görmemiş, tanımayan personele tankı tanıtacağımız ve eş zamanlı olarak pek çok öğrenciye tankı tanıtabileceğimiz eğitim araçları tasarlıyoruz, dizayn ediyoruz.

Burada açık ve yarı açık yapıda eğitim araçlarıyla aynı anda pek çok kullanıcının tankın bileşenlerini öğrenmesini ve görmesini sağlıyoruz. Bunun multimedya sistemiyle, kameralarımızla ve büyük ekran televizyonlarımızla destekliyoruz. Yani eğitime yaklaşamayan öğrenciler, o an için fiziki olarak tankın veya maketin içerisinde olamayan öğrencilerimiz dışarıdan multimedya sistemleri sayesinde içeride verilen eğitimi takip edebiliyorlar ve eğitime katılmış oluyorlar. Bu sayede sınıf ortamında daha fazla sayıda öğrenciye aynı anda eş zamanlı olarak eğitim sağlamış oluyoruz."

Aa Picture 20251026 39523525

TANK VE BAKIM OKULUNA YENİ DERSHANELER GELİYOR

Dalkılıç, ALTAY Eğitim Araçları'nın Mamak'ta bulunan Tank Okulu ve Balıkesir'deki Bakım Okulu'nda proje ana yüklenicisi BMC tarafından oluşturulan dershanelere konuşlandırılacağını söyledi.

Eğitim alacak personelin gerçek tanka yakın bir ortamda, gerçek sistemler üzerinde eğitim almasını, kas hafızası oluşturmasını ve eğitim yardımcılarıyla birlikte tankı öğrenmesini sağlayacaklarını anlatan Dalkılıç, şunları kaydetti:

"Bakım personelleri için de arızacılık eğitimlerimizi vereceğimiz maketlerimiz olacak. Bunları hem gerçek sistemler üzerinden sağlayacağız hem de gerçek sistemler üzerinden sağlayamayacağımız gövde elektrik donanımı gibi gömülü olan ve aşırı sayıda kablaj içeren, aynı anda pek çok kullanıcıyı götüremeyeceğimiz yerlere sanallaştırma çözümleriyle daha etkin bir eğitim sağlıyor olacağız."

Aa Picture 20251026 39523523

YERLİ GÜÇ GRUBUNA GEÇİŞE HAZIRLIKLI

Alkan Dalkılıç, Altay Projesi'nin ilerleyen aşamalarında yerli güç grubuna geçilmesiyle ortaya çıkacak değişikliklere hazırlıklı olup olmadıkları sorusuna, "Buna hazırlıklıyız. Projenin süregelen aşamasında zaten planlı bir faaliyet olduğu için hem Grup 1 kapsamındaki Kore motorlarla simülatörlerimizi gerçekleştireceğiz. Sonrasında yerli BATU Güç Grubu'nun ALTAY'a dahil olmasıyla biz de maketlerimizde BATU'yu kullanıyor olacağız. Dolayısıyla her iki güç grubuna yönelik olarak kullanıcı ve bakım eğitimlerini sağlıyor olabileceğiz." yanıtını verdi.

Sanallaştırma kapsamında tankın içindeki ve üzerindeki avadanlıkları gösterebildikleri bir ortam oluşturduklarını ifade eden Dalkılıç, şöyle konuştu:

"Burada kullanıcıya ALTAY tankını ve bileşenlerini gösteriyor, öğretiyor olacağız. Hem içerisini hem dışarısını farklı pozisyonlarda oturarak sürücü, komutan, nişancı ve doldurucu pozisyonlarında etrafında sanal gerçeklik gözlüğüyle tankın içerisinde ne görüyorsa görüyor olacak. İşaret ettiğinde birimin ismi ve tanıtım senaryoları ortaya çıkacak. İlerleyen aşamalarda bunu etkileşimli hale getirerek tankın sanal versiyonu üzerinden eğitimini sağlayabiliyor olacağız."

Teslimatlara yıl sonu itibarıyla başlayacaklarını ve 10 parti halinde tamamlayacaklarını bildiren Dalkılıç, 94 eğitim aracını 3 yıl içerisinde güvenlik güçlerinin envanterine dahil edeceklerini belirtti.

ALTAY Tankı'nda geliştirilen yetenekler KAAN için de ürün oldu

Altınay Savunma Teknolojileri, ALTAY projesinde kritik alt sistemler geliştirme ve entegrasyonunda önemli rol üstleniyor. Şirket, özellikle ASELSAN ile iş birliği yaparak ALTAY ve Leopard tanklarının Atış Kontrol Alt Sistemi eyleyicilerini tasarlıyor ve üretiyor. Sistem, tank namlusu ve kulesinin hassas yönlendirme mekanizmalarını içermek suretiyle genel ve stabilize hareket kontrolünü yöneten bir bileşen olarak işlev görüyor. Altınay'ın robotik teknolojilerdeki birikimi, bu tür hassas kontrol sistemlerinin geliştirilmesinin temelini oluşturuyor ve projenin yerlilik oranın artmasına katkı sağlıyor.

Altınay Savunma Teknolojileri Genel Müdürü Burak Mercan, yaptığı açıklamada, tank eyleyicilerinin geliştirilmesi işinin şirketleri için ilk anlamlı savunma sanayisi projesi olduğunu belirtti.

Bu projeden önce savunma sanayisine adım atsalar da yaptıkları işin mühimmatların sökümü üzerine bir otomasyon projesi olduğunu dile getiren Mercan, askeri standartlara uygun ilk ürün geliştirme projesi olarak ALTAY Projesi'ne 2010 yılında ASELSAN ile imzaladıkları proje ile alt yüklenici olarak başladıklarını ifade etti.

Mercan, bu kapsamda, tankın önemli alt sistemlerinden olan Atış Kontrol Alt Sistemi'nin içerisinde yer alan namlu ve kule tahrik eyleyicilerinin geliştirilmesi prototiplerinin üretilmesi ve askeri standartlarda test edilip kalifiye edilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatarak, şöyle konuştu:

"Daha sonra sahada diğer test aşamalarında kullanılacak platformların içerisinde yer alacak eyleyiciler için de bir hayli prototip üretimi gerçekleştirdik. Nihayetinde bu yıl içerisinde artık teslim edilecek nihai ürünler için bu eyleyiciler tarafında seri üretime geçtik.

Bu projede oldukça önemli kazanımlarımız oldu. Öncelikle ASELSAN'ın yol göstericiliğinde bir savunma alt sisteminin nasıl tasarlanacağı, nasıl üretilip test edileceği, nelere dikkat edileceğine yönelik ciddi kazanımlarımız oldu. Bu kazanımlarımızı zaman içerisinde farklı ürünlere yansıtmak suretiyle geldiğimiz noktada deniz ve hava platformlarına kadar taşıyabildik. Bugün doğrudan Altınay Savunma Teknolojileri bünyesinde olmasa da iştirakimiz olan TAAC şirketi bünyesinde özellikle Milli Muharip Uçak KAAN, HÜRJET'te, döner kanatlı platformların kritik alt sistemlerinde birçok yardımcı eyleyicinin de benzer bir çalışma mimarisine sahip olduğunu ve oradan getirdiğimiz birikimlerle bu ürünlere dönüştürüldüğünü söyleyebilirim."

Eyleyicilerinin tankın Atış Kontrol Sistemi'nde çalıştığına işaret eden Mercan, geliştirdikleri çözümlere ilişkin şu bilgileri verdi:

"Eyleyicilerimiz namlunun dikeydeki tahriki ve kulenin yataydaki dönüş hareketini sağlıyor. Bu sadece belli açılara dönüş şeklinde değil belirli bir hedefe kilitlenmesi sırasında tankın ana gövdesinin zeminden gelen etkilerle bozulmasını kompanse edecek şekilde oldukça hassas ve hızlı tepki veren eyleyiciler. Bunlar bakımsız olarak tasarlandı, yani tankın içerisine takıldıktan sonra bir daha belli periyotlarda sökülüp belli işlemlerin yapılmasına gerek olmayacak. İçerisinde hassas aktarma grupları var. Bunların çoğunun da gerek dişli üretimleri olsun gerekse içerisinde yataklama amacıyla veya hareket aktarma amacıyla kullanılan hassas sistemler olsun çoğunu ülkemizde üretiyoruz. Parçaların büyük kısmını fabrikamızda talaşlı imalat olarak üretiyoruz. Onaylı alt yüklenicilerde ekstra proseslerle ilgili hizmet olarak son bütünlemeyi de Altınay Savunma Teknolojileri'nin Dilovası'ndaki fabrikasında gerçekleştiriyoruz ve ASELSAN'a nihai entegrasyon için teslim ediyor oluyoruz."

Hisar-O hedefini başarıyla imha etti

Milli Savunma Bakanlığı, Aksaray atış alanında Hava Savunma Komutanlığı tarafından "Hisar-O" atışının başarıyla icra edildiğini duyurdu.Hisar-O hedefini başarıyla imha etti

Bakanlığın, NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Hisar-O" atışına ilişkin görüntülere yer verildi.

Muhabir: Nusret Odabaş

KIZILELMA'da tarihi gelişme! İlk atışta tam isabet

Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla geliştirdiği ve Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı olarak görev yapacak olan Bayraktar KIZILELMA, muharebe yeteneklerini kanıtladığı uçuş testlerine bir yenisini daha ekledi. Milli insansız savaş uçağının test süreci planlanan takvime uygun şekilde başarıyla ilerliyor.

HEDEFLERİ İMHA ETTİ

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde icra edilen testler kapsamında, Bayraktar KIZILELMA’nın üçüncü prototipi olan PT-3 iki ayrı sorti gerçekleştirdi. İlk uçuşta ASELSAN tarafından geliştirilen TOLUN mühimmatını ateşleyen Bayraktar KIZILELMA, hedefi tam isabetle vurdu. İkinci uçuşunda ROKETSAN üretimi TEBER-82 Kanatlı Güdüm Kiti ile havalanan milli insansız savaş uçağı, bu atışta da hedefi başarıyla imha etti.

EN ZORLU GÖREVLERİ İCRA EDECEK

Bayraktar KIZILELMA’nın geliştirme faaliyetleri kapsamında ilk prototiplerden elde edilen tecrübeler sayesinde üretim prototipinde önemli değişikliklere gidildi. Yapısal iyileştirmelerin yanı sıra aviyonik mimarisinde geliştirmeler yapıldı. Entegrasyonu başarıyla tamamlanan art yakıcılı motor alternatifi ile uçuş gerçekleştirildi. Güçlü yeni motoruyla ses hızına yaklaşacak olan Bayraktar KIZILELMA, aerodinamik iyileştirmeler sayesinde yüksek hızlarda çok daha iyi manevra yapabilecek. Sahip olduğu AESA radarı ile kazandığı yüksek durumsal farkındalık sayesinde ise en zorlu görevleri icra edebilecek.

2026’DA ENVANTERE GİRMESİ HEDEFLENİYOR

Baykar’ın %100 öz sermayesi ile yola çıktığı Bayraktar KIZILELMA projesi 2021’de başladı. 14 Kasım 2022’de üretim hattından çıkan TC-ÖZB kuyruk numaralı Bayraktar KIZILELMA, Çorlu’da bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne intikal etti. Burada yer testlerini süratli bir şekilde başarıyla tamamladıktan sonra 14 Aralık 2022 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Bayraktar KIZILELMA bir yıl gibi rekor bir sürede gökyüzü ile buluştu. Test faaliyetleri sürerken seri üretim sürecine de geçilen Bayraktar KIZILELMA'nın 2026 yılında envantere girmesi hedefleniyor.

HAVACILIK TARİHİNDE İLKLERE İMZA ATTI

Bayraktar KIZILELMA, TEKNOFEST 2023 boyunca dünya havacılık tarihinde ilk olan uçuşlara imza attı. Bayraktar AKINCI TİHA ile formasyon uçuşları gerçekleştiren Bayraktar KIZILELMA, 1 Mayıs 2023 tarihinde ise F-16 savaş jeti SOLOTÜRK ve F-5 jet uçaklarından oluşan Türk Yıldızları ile İstanbul semalarında filo konseptiyle kol uçuşu icra etti. Dünya havacılık tarihi için dönüm noktası olan bu uçuş konseptleri geleceğin hava muharebesine de yön verecek.

İHRACAT ŞAMPİYONU

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin %83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR

2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 35 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 15 ülke ile olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

Türkiye jet motoru ihracatında 2 ülkeyle daha anlaşacak

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından İzmir'de düzenlenen "4. Yatırım Zirvesi"ne katılan Okyay, savunma ve havacılık sanayisine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Okyay, Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli yol kat ettiğini ve jet motorları üretiminde de önemli bir hamle başlattığını ifade etti.

Kale Grubu'nun 2012 yılından bu yana jet motorlarıyla ilgili çalıştığını aktaran Okyay, "Şu anda bütün testlerini geçmiş, performansını göstermiş ve seri üretime girmiş 3 değişik tip motorumuz var. Bunların geçen yıl itibarıyla seri üretimleri başlamıştı. Bu sene de seri üretimde ikinci senemiz ve hepsi envantere girdi. Motorlarımız seyir füzeleri motorları olarak görev yapıyor. Bunların dışında 4 farklı motor geliştirme projemiz devam etmekte. Türkiye'nin seyir füzeleri, jet ve kamikaze İHA'lar gibi alanlarda motor ihtiyacını gidermek üzere var gücümüzle çalışıyoruz" dedi.

Okyay, jet motoru üretiminin dünyanın en zor işleri arasında bulunduğunu ve bu üretimi yapan ülkelerin bir elin parmak sayılarını geçmediğini belirtti.

Türkiye'nin yakın bir zamanda jet motorunun tamamını yapabilen ülkeler sınıfına dahil olacağına inandığını dile getiren Okyay, bu anlamda çalışmaların çok ciddi bir mühendislik ordusuyla yürütüldüğünü vurguladı.

Okyay, Türkiye'nin havacılıktaki başarısında aslan payının Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına ait olduğunu ifade etti.

"10-12 ülkeyle jet motorlarımızın ihracat görüşmesini yapıyoruz"
Kale Jet Motorları'nın nisan ayında KTJ-3200 Turbojet Füze Motoru ile Türk savunma sanayisinin bu anlamda ilk kez ihracat başarısı sağladığını anımsatan Okyay, şunları kaydetti:

"Brezilya kendi deniz kuvvetleri için seyir füzesi geliştiriyor, seyir füzesinin motoru yok. Motor daha az bulunan bir şey. Sınıfına göre değişiyor ama motor geliştiren ve üreten firma sayısı da çok fazla değil. İtki seviyesi düşük motorlarda nispeten daha fazla oyuncu var ama bizim yaptığımız motor sınıfında, itki seviyelerinde ve sınıfında çok fazla oyuncu yok. Dolayısıyla firmalar, hızlı şekilde füze platformu geliştireceklerse bir yerden motor tedarik etmek zorunda. Bu alanda çok da oyuncu olmayınca biz de tabii çalınan kapılardan biri oluyoruz. Biz jet motorunu gelişmekte olan veya çok az gelişmiş bir ülkeye satamıyoruz. Çünkü füze programları olmuyor. Yani füze geliştirmeye çalışan gelişmiş ülkeler, bizim müşterimiz oluyor. Gelişmiş bir ülkeye jet motoru satabilmek hakikaten sektörümüz açısından, bir vatandaş olarak çok gurur duyduğumuz bir durum. Biz şu anda halihazırda 10-12 ülkeyle jet motorlarımızın ihracat görüşmesini yapıyoruz. Bu sene içerisinde 1 veya 2 ülkeyle ihracat anlaşması yapabiliriz."

İzmir'in savunma sanayisindeki potansiyeline de dikkat çeken Okyay, bu anlamda emeği geçenlere teşekkür etti.

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ise savunma ve havacılık sanayisinin Türkiye'nin büyümesinde lokomotif sektörlerinden olduğunu belirtti.

Ege ve İzmir'in savunma ve havacılık sanayisinde ciddi potansiyelinin bulunduğuna aktaran Zorlu, "Serbest bölgeleri, teknoparkları, AR-GE merkezleri, Bilişim Vadisi ve Ege Serbest Bölgesi'ndeki havacılık ve uzay kümelenmesiyle İzmir'de büyük bir potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Savunma ile havacılıkta önemli merkezlerden biri olabileceğini görüyoruz. İzmir'deki nitelikli insan gücümüze ve sermayeyle güzel işler yapabileceğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin sürpriz yıkıcı gücü: Konteynerden füze atımı

Son yıllarda gerek platform gerek ürün bazında çok önemli atılımlar sağlayan Türk savunma sanayii, yeni dönemde farklı imkan ve kabiliyetlerle de adından söz ettireceğe benziyor.

Geçtiğimiz aylarda IDEF’te tanıtılan ancak yoğun gündem nedeniyle biraz geri planda kalan konteynerden seyir füzesi ateşleyebilme yeteneği aslında son derece stratejik bir güç çarpanı anlamına geliyor.

Ted107


Konteynerden füze ateşleyebilmek neden önemli?
Savunma Sanayii Uzmanı Ahmet Alemdar bu soruya yanıt vermeden önce kısaca sistemi anlatıyor. Roketsan imzalı ürünün dışardan bakıldığında standart bir kargo konteynerinden farksız olduğundan bahsediyor. Aslında en temelde tüm meselesinin ‘gizlilik’ üzerine inşa edildiğinin altını çiziyor.

Düşman unsuru vurabilmek adına gönderilen füzenin belli bir mesafeden ateşlenmesi gerektiğini hatırlatıyor ve “Siz diyelim geminizi bir noktaya göndermek ve oradan da düşmanı ateş altına almak istiyorsunuz. Düşman da boş durmuyor. Sizin geminizi elindeki tüm askeri-istihbari ve hatta sivil imkanlarla takip etmeye çalışıyor. Ve fırsatını bulduğunda da siz henüz ona saldırmadan size karşı hamle yapmak istiyor.” diyerek süreci özetliyor.

İşte tam da bu noktada ‘konteynerden füze atabilmek’ gibi yeniliklerin denkleme girdiğini anlatıyor Alemdar. Ve sivil görünümlü bir konteynerden son derece etkili füzeler ateşleyebilmenin çok stratejik bir sürpriz unsur olduğuna işaret ediyor.


Ted108
Tek konteynerden 6 adet çakır füzesi ateşlenebiliyor

Ahmet Alemdar, IDEF 2025’te paylaşılan örnek konteynerin Çakır füzesine göre dizayn edildiğini kaydediyor. Sergilenen sistemde her bir konteynerden 6 adet Çakır füzesi ateşlenebiliyor.

Alemdar, yakın gelecekte farklı füze tiplerinin de konteynerden ateşlenebileceği bilgisini paylaşıp, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Mevcut sistem Çakır füzeleriyle çalışabiliyor… Ki bu da 100 kilometrenin üzerinde bir menzilde çok yıkıcı bir güce ulaşabilmeniz demek…

Ayrıca, Çakır seyir füzesi ateşlendikten sonra insan denetiminde görev uçuşu ve hedef angajmanı yapabiliyor. Veri bağı sayesinde konteynerden ateşlenen Çakır füzeleri başka merkezlerden de hedefiyle angajmana girebiliyor.

Bu kabiliyetler beraberinde stratejik diyebileceğimiz kazanımlar sağlıyor. Kısaca konteyner içine gizlenmiş seyir füzesi modern savaş alanlarında oyunun kurallarını değiştirebilecek çıktılar sunuyor.

Konteyner günümüz taşımacılığında en temel araçlarından... Bu nedenle kamufle olmak için son derece ideal. Rusya-Ukrayna ya da İran-İsrail savaşlarında sürpriz unsur ya da perdeleme meselesini sıkça gördük. Türkiye sadece platform ya da ürün geliştirmekle kalmıyor. Bunları son derece etkin kullanabilmek adına da yeni stratejiler denemekten geri kalmıyor.”

TAYFUN Türk savunma sanayiine yeni yollar açtı

MÜSİAD Ankara Şubesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 5. Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kongre Merkezi'nde İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının desteğiyle gerçekleştiriliyor.

İkinci, burada yaptığı konuşmada, dünyada güvenlik dengelerinin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği stratejik konuma dikkati çekti.

Türk savunma sanayisinin bugün Türk Silahlı Kuvvetleri'nin neredeyse tüm sistem ve platform ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeye ulaştığını vurgulayan İkinci, "Kendi silahını, füzesini, radarını üretebilen bir ülke, artık kendi güvenlik kaderini de kendi tayin eder hale gelir. Bu, tam bağımsızlık yolunda en kritik eşiğin aşılmasıdır." diye konuştu.

YAPAY ZEKA, HİPERSONİK SİSTEMLER VE UZAY TEKNOLOJİLERİ

Murat İkinci, savunma sektörünü önümüzdeki 10-15 yılda derinden etkileyecek üç ana teknoloji alanına vurgu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yapay zeka, hipersonik teknolojiler yani mach 5 ve üzeri hızlarda hareket eden sistemlere karşı savunma çözümleri ve gözetleme, iletişim ve lazer tabanlı sistemlerin geleceği olan uzay ve sensör teknolojileri. Bu üç alan, savunma teknolojilerinde paradigma değişimi yaratacak. Özellikle sensör ve lazer teknolojilerinde yerli üretim kabiliyetimizi artırmak için yoğun çaba gösteriyoruz."

Uzay teknolojileri ve sensör teknolojilerinin rolüne işaret eden İkinci, şunları kaydetti:

"Eğer füzeleriniz yeterince iyi sensörlere sahip değillerse görevlerini çok da iyi bir noktada yerine getiremeyebilirler. Sensör ve bunun alt teknolojilerini lazer, RF teknolojileri, dalga teknolojileri, kızılötesi algılayıcılar, gibi daha çok üzerine çalışıp geliştirmemiz gerekiyor.

Özellikle Batılı ülkelerin Türkiye'ye uyguladığı üstü açık ve kapalı ambargolar var. Konu roket ve füze olduğunda bu konu daha da üst algılara gidiyor. Roketsan bu konuda en fazla kısıtla karşı karşıya kalan kurumlardan. Ama yerlileştirme ve millileştirme faaliyetlerimizi de en üst noktaya çıkarmış şirketlerden biriyiz."

IDEF 2025'te tanıtılan Tayfun Blok 4 hipersonik füze sisteminin Kara Kuvvetlerinin uzun menzilli ihtiyacı olan sistemleri yerli-milli gerçekleştirmek için tasarlandığını anlatan İkinci, "Hipersonik füzeye sahip olmak ciddi bir caydırıcılık getiriyor, yerli imkanlara yapabiliyor olmak da savunma sanayisinde geldiğimiz noktayı gösteriyor. Yakıt, patlayıcı, güdüm, sinyal istihbaratı, sensör, füzyon, nanoteknoloji gibi alanlarda kabiliyetlerimizi geliştirmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'NİN KATMANLI HAVA SAVUNMA SİSTEMİ "ÇELİK KUBBE"

İkinci, Türkiye'nin geliştirdiği "Çelik Kubbe" hava savunma sistemi hakkında detaylı bilgi vererek, bu sistemin kara, deniz ve hava unsurlarını kapsayan çok katmanlı bir yapı oluşturduğunu söyledi. İkinci, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çelik Kubbe, radarlar, sensörler, hava araçları, deniz platformları ve füzelerden oluşan entegre bir savunma ağı. Bu sistem kara savunmasını değil, deniz ve hava sahasını da eş zamanlı koruma altına alabilecek şekilde tasarlandı. Türkiye, böyle bir sistemi hayata geçiren sayılı ülkelerden biridir. ASELSAN, Roketsan, TÜBİTAK SAGE ve MKE gibi kurumların ortak çalışmasıyla yürütülen projede yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri kilit rol üstleniyor.

Bu sistemin özünde insan hızının ötesine geçen bir tepki kapasitesi bulunuyor. Binlerce radar izini, hedef verisini ve füze rotasını insan eliyle anlık olarak yönetmek mümkün değil. Hedef önceliklendirme, tanıma, tehdit değerlendirme ve en uygun karşı tedbirin seçimi gibi süreçler, yapay zeka algoritmalarıyla yürütülüyor. Bu teknoloji, hava savunmasında karar süresini milisaniyelere düşürerek etkisiz hale getirme oranını dramatik biçimde artırıyor."

Murat İkinci, bu teknolojileri geliştirme sürecinde yapay zekanın savunma teknolojilerinde ek bir araç değil, sistemin merkezi bileşenlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, "Yapay zeka, yalnızca veriyi analiz eden bir mekanizma değil, radarın, füzenin, komuta kontrol merkezinin ve hatta mühimmatın kendi arasında kurduğu iletişimi optimize eden bir zihin. Artık sahadaki asker, uçaktaki pilot veya radar operatörü tek başına değil, arkasında devasa bir dijital zeka desteğiyle hareket ediyor. Bizim için de yapay zeka, ithal edilecek bir yazılım değil, milli olarak eğitilen bir stratejik kabiliyettir." diye konuştu.

Milli Savaş Yönetim Sistemi Endonezya görevine başladı

Endonezya Deniz Kuvvetlerine ait KCR-60 platformuna entegre edilen Ağ Destekli Veri Entegre Savaş Yönetim Sistemi ADVENT ile Gemi Veri Dağıtım Sistemi FLEETSTAR'ın deniz kabul ve fiili atış testleri başarıyla tamamlandı. Kabul faaliyetlerinin ardından sistemler 622 borda numaralı KRI BELATI hücumbotu üzerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Endonezya firması PT TESCO INDOMARITIM Tersanesi tarafından inşa edilen platform HAVELSAN'ın yurt dışı faaliyetleri açısından ayrı bir önem taşıyor. HAVELSAN böylece Uzak Asya'da ilk teslimatını Endonezya Deniz Kuvvetlerine gerçekleştirdi.

Gerçekleştirilen testler esnasında ADVENT'in üstün performansı ve HAVELSAN yetkilileri tarafından alt sistemlere yapılan yönlendirici müdahaleler, test heyeti SATGAS, Endonezya Savunma Bakanlığı ve PT TESCO INDOMARITIM Tersanesi tarafından takdirle karşılandı.

KRI BELATI-622, Endonezya'da HAVELSAN tarafından teslim edilen ilk ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ve ilk FLEETSTAR Gemi Veri Dağıtım Sistemi projesi olma özelliğini taşıyor.

"ÜSTÜN BİR BAŞARI ORTAYA KOYDU"

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, yaptığı değerlendirmede, 2022 yılında imzalanan sözleşme kapsamında Endonezya yerel firması PT TESCO INDOMARITIM Tersanesi işbirliğiyle projeye başladıklarını söyledi. Nacar, şöyle konuştu:

"Endonezya Savunma Bakanlığı ve PT TESCO Tersanesi ile oldukça verimli ve uyumlu bir çalışma sonucunda ilk teslimatımızı KRI BELATI-622 platformu için yaptık. ADVENT Savaş Yönetim Sistemi'miz ile FLEETSTAR Gemi Veri Dağıtım Sistemi'miz, Türk Deniz Kuvvetleri platformlarında olduğu gibi bu platformda da üstün bir başarı ortaya koydu. Bu projedeki başarımızı OPV-90, Merah Putih ve diğer KCR-60, KCR-70 sınıfı platformlarda da artırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."

GÖKSUR IIR füzesi havadaki hedefi tam isabetle vurdu

Türkiye, savunma ve havacılık sanayiinde giriştiği büyük çalışmalarla gururlandırmayı sürdürüyor.

Son yıllarda gösterilen gelişim, birçok alanda ortaya konulan platform, sistem ve yeteneklerin yurt dışı pazarlarda ilgi görmesini sağlıyor.

GÖKSUR IIR FÜZESİNDEN HEDEFE TAM İSABET

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda milli hava savunma mimarisinin yeni yeteneklerle geliştiğini belirterek GÖKSUR 100-N Dikey Atım Sistemi'nden fırlatılan GÖKSUR IIR Kızılötesi Arayıcı Başlıklı Füze ile denize yakın, alçak irtifadan uçan hedefin tam isabetle vurulduğunu ifade etti.

ASELSAN VE TÜBİTAK SAGE TARAFINDAN GELİŞTİRİLDİ

Bu sayede deniz platformlarına oyun değiştiren hava savunma yeteneği kazandırdıklarını aktaran Görgün, şunları kaydetti:

Bu önemli başarıya imza atan ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE ekiplerimiz başta olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Mavi Vatan'a güven sunan yeni teknolojilerimizi daha ileriye taşımak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

GÖKSUR IIR füzesinin ilk atışı şubat ayında GÖKSUR 100-N Dikey Atım Sistemi ile TCG Beykoz gemisinden başarıyla yapılmıştı.

GÖKSUR IIR füzesi havadaki hedefi tam isabetle vurdu

Türkiye, savunma ve havacılık sanayiinde giriştiği büyük çalışmalarla gururlandırmayı sürdürüyor.

Son yıllarda gösterilen gelişim, birçok alanda ortaya konulan platform, sistem ve yeteneklerin yurt dışı pazarlarda ilgi görmesini sağlıyor.

GÖKSUR IIR FÜZESİNDEN HEDEFE TAM İSABET

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda milli hava savunma mimarisinin yeni yeteneklerle geliştiğini belirterek GÖKSUR 100-N Dikey Atım Sistemi'nden fırlatılan GÖKSUR IIR Kızılötesi Arayıcı Başlıklı Füze ile denize yakın, alçak irtifadan uçan hedefin tam isabetle vurulduğunu ifade etti.

Bak29-3

ASELSAN VE TÜBİTAK SAGE TARAFINDAN GELİŞTİRİLDİ

Bu sayede deniz platformlarına oyun değiştiren hava savunma yeteneği kazandırdıklarını aktaran Görgün, şunları kaydetti:

Bu önemli başarıya imza atan ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE ekiplerimiz başta olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Mavi Vatan'a güven sunan yeni teknolojilerimizi daha ileriye taşımak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

GÖKSUR IIR füzesinin ilk atışı şubat ayında GÖKSUR 100-N Dikey Atım Sistemi ile TCG Beykoz gemisinden başarıyla yapılmıştı.

Bayraktar KIZILELMA bir testi daha geçti! Nefes kesen görüntüler

KIZILELMA PT-3’ün 26 Ağustos’ta AB Kalkışlı Aerodinamik Sistem Tanımlama Testi’ni geçmesinin ardından KIZILELMA de agresif tırmanış ve manevra test uçuşunu yaptı.

Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, başarıyla tamamlanan test uçuşuna ilişkin görüntüleri NSosyal hesabından paylaştı.

HAVELSAN’ın yerli sistemleri dünyaya açıldı

Türk savunma sanayiinin öncü firmalarından HAVELSAN, geliştirdiği Platform Veri Dağıtım Sistemi ailesi ile hem yurt içinde hem de yurt dışında önemli başarılara imza atıyor. Ailenin iki üyesi olan FLEETSTAR Gemi Veri Dağıtım Sistemi ve SUBSTAR Denizaltı Veri Dağıtım Sistemi, son 5 yılda Türk Deniz Kuvvetleri’nin yanı sıra birçok ülkenin envanterine girdi.

15 YILLIK SERÜVEN

HAVELSAN, ilk veri dağıtım sistemini 15 yıl önce MİLGEM projesinin ilk gemisi TCG Heybeliada’ya teslim etti. Ardından farklı tipte platformlar için geliştirilen çözümler, bu yıl itibarıyla FLEETSTAR ve SUBSTAR isimleriyle markalaştırıldı. Bugüne kadar 60’tan fazla sistemin teslimatı gerçekleştirildi.

300 YILI AŞKIN KULLANIM SÜRESİ

Suüstü gemileri ve denizaltılarda 7/24 kesintisiz çalışan sistemler, düşük arıza oranlarıyla kullanıcıların beğenisini kazanıyor. Bugüne kadar üretilen FLEETSTAR ve SUBSTAR’ların toplam kullanım süresi 300 yılı aştı. Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki gemi ve denizaltılarda modernizasyon süreçlerinde de bu sistemlerin entegrasyonu sürüyor.

İHRACATTA YÜKSELEN İVME

HAVELSAN, 2020’den bu yana FLEETSTAR ve SUBSTAR’ı yurt dışına ihraç ediyor. Şirket, son bir yıl içinde ayda ortalama bir sistem teslimatı gerçekleştirdi. Birçok ülkenin deniz kuvvetlerine entegrasyonu yapılan çözümler, modern deniz platformlarının kalbinde görev alıyor.

YERLİ KATKI ORANI YÜZDE 80'İN ÜZERİNDE

HAVELSAN, geliştirdiği Single Board Computer (SBC), arayüz kartları, zaman kartı, güç kartları, backplane, Time Server ve uydu seyir alıcısı gibi alt bileşenlerle sistemlerin yerlilik oranını yüzde 80’in üzerine çıkardı. Böylece hem millileşme hedefine katkı sağlandı hem de dışa bağımlılık azaldı.

KRİTİK SİSTEMLERLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI

FLEETSTAR ve SUBSTAR, bulundukları platformda seyir radarından silah sistemlerine kadar birçok kritik donanımla doğrudan bağlantı kuruyor. Ağır deniz koşullarında bile yüksek performans sağlayan sistemler, veri akışını kesintisiz sürdürerek gemi ve denizaltıların güvenliğini artırıyor.


La Figaro’dan Türk savunma sanayiine övgü: Türkiye, askeri gücün yolunda

Gazetenin "İHA'lar, füzeler, savaş uçakları: Türkiye, askeri gücün yolunda" başlıklı haberinde, Türk savunma sanayisinin son yıllarda attığı önemli adımlar ele alındı.

İstanbul'da binlerce insanın, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında ülkenin en büyük askeri gemisi olan TCG Anadolu dahil Türk Deniz Kuvvetlerinin gemilerini görmeye geldiği kaydedilen haberde, Türkiye'nin "Mavi Vatan doktriniyle Akdeniz'de geniş bir egemenlik ve Karadeniz'de baskın bir rol istediğine" işaret edildi.

Le Figaro'nun haberinde, "İHA'ların şirketi Baykar'ın Yönetim Kurulu Başkanı (Selçuk Bayraktar) daha fazla ilgi çeken bir star, bir ulusal kahraman gibi." ifadesi kullanılırken, Bayraktar'ın yüzünün tek başına Türkiye'nin savunma sanayindeki başarısını ve yenilikçi teknolojilerindeki canlılığını temsil ettiği değerlendirmesine yer verildi.

TEKNOFEST Mavi Vatan'da Bayraktar TB3 silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA gibi araçların sergilendiği belirtilen haberde, İstanbul Tersane Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin'in festivalde, TCG Anadolu'nun amfibi kapasiteleri ve taşıdığı İHA'lar sayesinde "bir güç projeksiyonu aracı" olduğunu ve geminin sahip olduğu hastaneyle insani operasyonlara da hizmet verebileceğini anlattığı aktarıldı.

Haberde, "Baykar tarafından yılda birkaç defa organize edilen TEKNOFEST, askeri gösteri ve teknoloji yarışmasını bir araya getiriyor." ifadesine yer verilen haberde, genç mühendis ekiplerin burada inovasyonlarını tanıtmak ve burs kazanmak için yarıştığının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın birkaç gün önce TCG Anadolu'dan daha büyük bir geminin inşa edileceğini duyurduğu kaydedilen haberde, söz konusu Milli Uçak Gemisi'nin Türk Deniz Kuvvetlerine 2030'da teslim edilebileceğine işaret edildi.

Haberde, Türk savunma sanayisinin müşteri listesinin uzadığı vurgulanarak, Türkiye'nin nadiren kapılarını başkasına açtığı savunma sanayisinin başarılarını dünyaya ve potansiyel ticari ortaklarına göstermek istediği değerlendirmesi yapıldı.

Baykar'ın İtalyan savunma şirketi Leonardo'yla beraber SİHA geliştirmek ve üretmek için ortaklık imzaladığı hatırlatılan haberde, "(Baykar) ağustosun başında Hırvat ordusuna 6 adet TB2 teslim etti; Polonya, Katar, Kuveyt, birçok Sahel ülkesine de tedarik sağlıyor; Selçuk Bayraktar'a göre, (Baykar) toplam 42 ülkeye ihracat yapıyor." ifadeleri kullanıldı.

"TÜRKİYE ARTIK SİLAHLARININ YÜZDE 80'İNİ ÜRETİYOR"

"Türk hükümeti, savunma sanayisinin ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri ve ihracat gücü haline geldiğini belirtiyor." bilgisi verilen haberde, Türkiye'nin 2024'te 185 ülkeye 7,1 milyar dolar değerinde savunma malzemesi ihraç ettiği vurgulandı.

Bunun bir önceki yıla göre, yüzde 29 artış anlamına geldiği ve Türkiye'nin bu sektörde dışa bağımlılığını da azalttığına işaret edilen haberde, "(Türkiye) Artık silahlarının yüzde 80'ini üretiyor." ifadesine yer verildi.

Selçuk Bayraktar: Türkiye artık savunma sanayinin her alanında varlık göstermeye başladı

TEKNOFEST Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması finali Türkiye Enerji Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu'nun (TENMAK) Küçükçekmece'deki yerleşkesinde düzenlendi.

Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon alanındaki öncü etkinliği TEKNOFEST 2025 kapsamında yarışan genç mühendislerin ve takımların yarıştığı finale Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Baytaktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar katıldı.

TAKIMLAR ÖDÜLLERİNİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ALACAK

85 takımın başvurduğu ve 26 ekibin arasında seçilerek final heyecanı yaşayan 4 takım, sunum projelerini sundu.

Final programında başarılı olan takımların, 17-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek TEKNOFEST ödül töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden ödüllerini alacağı belirtildi.

"TÜRKİYE HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL"

Programda konuşma yapan TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, şunları söyledi:

Nükleer dediğimizde ekonomik anlamda da bizim için büyük bir bağımlılık oluşturan enerji açığından yüzde 60 oranında ülkemiz bağımlı ve bir taraftan baktığınızda aslında dünya bu alanda, nükleer enerji alanında ilk adım atan ülkelerden bir tanesi.

Çok da geç sayılmaz ama herhalde bir kısmı öğrenilmiş çaresizlikten, bir kısmı vizyon eksikliğinden Türkiye hak ettiği yerde değil bu alanda. Gerçekten de işte çok önemli bir merkezdeyiz, Türkiye'nin ilk nükleer deneysel reaktörün olduğu, ilk çalışmaların başladığı yerdeyiz ve ulaşmamız gereken kızıl elmamız diyebileceğimiz bir arayışın peşindeyiz.

"EN ÖNEMLİ HUSUS, BİNLERCE MÜHENDİS YETİŞTİRMEK"

Peki, Türkiye nükleer enerji kapasitesine, milli enerji kapasitesine nasıl ulaşacak? Bu teknolojiyi kendi kendine nasıl geliştirecek sorusu ortaya çıkıyor. Tabii son 20 yılda yapılan özellikle büyük projeler işte Akkuyu'dan tutun da bir anlamda hikaye çok daha büyük ölçekte yeniden başlatmış oluyor.

Ama 'Tümüyle tasarımından üretime bizim yaptığımız geliştirdiğimiz bir nükleer teknoloji, bağımsız bir nükleer teknoloji nasıl olur?' sorusuna cevabı aradığımızda ve bunun yol haritası nasıl olmalı diye kafa yormaya başladığınızda en önemli hususun bugün burada sunum yapan arkadaşlarım gibi binlerce mühendis yetiştirmekten geçtiğini gördük.

"FİRMALARIMIZ DÜNYANIN EN BÜYÜK SİHA PAZARINA SAHİP"

Savunma sanayinde şöyle bir örnekle anlatayım. Bundan 20 sene öncesine döndüğünüzde Türkiye savunma ekosisteminde aşağı yukarı 20 bin kişi vardı. Ve Türkiye yüzde 85 oranında, büyük oranda yurt dışına bağımlı bir ülkeydi.

20 senede konulan millileşme vizyonunda aşağı yukarı savunma sanayideki istihdam 100 ila 200 bin civarına geldi ve Türkiye artık savunma sanayinin her alanında varlık göstermeye başladı.

Bazı alanlarında da çok iddialı firmalarımız dünyanın en büyük SİHA pazarına sahip. İhracat pazarının yüzde 65'ine sahip. BAYKAR tek başına yüzde 60'ına sahip.

"BİR EŞİĞİ AŞTIĞINIZDA, HER ŞEYİ YAPABİLİR HALE GELİYORSUNUZ"

SİHA ihracat pazarının düşünün ki bazı alanlarda da çok iddialı ama mesela hava savunma sistemi de yapabiliyor. İşte şu anda da hızlı üretime doğru gitmeye başladı.

Nükleer reaksiyonlardaki gibi belli bir eşik enerjisini aştığınızda, kütleyi aştığınızda kendi kendine her şeyi yapabilir hale getiriyorsun. İşte TEKNOFEST de tam da bunu gerçekleştirmek üzere devreye girdi.

"BU YIL 85 TAKIM BAŞVURDU VE 26 TAKIM FİNAL SUNUMUNA GELDİ"

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:

"Bu yıl ise katlanarak büyüdü. 85 takım başvurdu ve 26 takım final sunumuna geldi. Bugün de 4 tanesini inşallah 17 -21 Eylül'de de şampiyonlar Cumhurbaşkanımızdan ve bakanlarımızdan ödüllerini alacaklar. Ve tabii 19-20 milyon liraya yakın ödül verilecek. 15 milyonu da bunun akademik teşvik ödülü olarak üniversitelerimize verilecek. Tabii ben bugün de ilk defa burayı ziyaret etme şansım oldu ve açıkçası TEKNOFEST'in o büyülü ruhu özellikle böylesine bir konuda nükleer enerji teknolojileri gibi bir konuda bir taraf baktığınızda insanları böyle korkutan ve çok uzak gözüken böylesine de bu konuda o rengarenk atmosferi beni de ç ok heyecanlandırdı. Bu ülkenin bir mühendis evladı olarak iletmek istiyorum Ve tabii dünyayı yüksek enerjisiyle sevgili genç kardeşlerim. Yolunuz açık, ufkunuz geniş, enerjiniz daim olsun"

KIZILELMA PT-4 agresif tırmanış ve manevra testini tamamladı

Baykar Teknoloji tarafından geliştirilen ve Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı olarak görev yapacak olan Bayraktar KIZILELMA PT-4'ün, uçuş testlerine devam ediliyor.

Bu kapsamda, gerçekleştirilen agresif tırmanış ve manevra test uçuşunda, Bayraktar KIZILELMA PT-4 görevi başarıyla tamamladı.

Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, test uçuşuna ilişkin görüntüleri NSosyal hesabından paylaştı

Tar119-4

Dünya havacılık tarihinde ilk olan uçuşlara imza attı
Baykar'ın yüzde 100 öz sermayesi ile yola çıktığı Bayraktar KIZILELMA projesi 2021'de başladı. 14 Kasım 2022'de üretim hattından çıkan TC-ÖZB kuyruk numaralı Bayraktar KIZILELMA, Çorlu'da bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'ne intikal etti. Burada yer testlerini süratli bir şekilde başarıyla tamamladıktan sonra 14 Aralık 2022 tarihinde ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Bayraktar KIZILELMA bir yıl gibi rekor bir sürede gökyüzü ile buluştu.

Bayraktar KIZILELMA, TEKNOFEST 2023 boyunca dünya havacılık tarihinde ilk olan uçuşlara imza attı. Bayraktar AKINCI TİHA ile formasyon uçuşları gerçekleştiren Bayraktar KIZILELMA, 1 Mayıs 2023 tarihinde ise F-16 savaş jeti SOLOTÜRK ve F-5 jet uçaklarından oluşan Türk Yıldızları ile İstanbul semalarında filo konseptiyle kol uçuşu icra etti. Dünya havacılık tarihi için dönüm noktası olan bu uçuş konseptleri geleceğin hava muharebesine de yön verecek.

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83'ünü ihracattan elde etti. 2023'te 1,8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, Türkiye'deki tüm sektörlerde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024 yılında da küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90'ını ihracattan elde ederek 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.

2023'te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024'te de savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye'yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı

HAVELSAN B-250 uçakları için sevindiren gelişme 

HAVELSAN ile Birleşik Arap Emirlikleri merkezli savunma sanayi şirketi CALIDUS, B-250 hafif taarruz ve temel eğitim uçağı için kapsamlı bir eğitim ekosistemi geliştirmek amacıyla IDEF 2025 fuarı kapsamında stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. Bu iş birliği, SAHA EXPO’da imzalanan niyet protokolü ile başlayan sürecin, IDEF 2025’te imzalanan resmi sözleşmeyle olgunlaşmasını simgeliyor. Anlaşma, sadece eğitim sistemlerinin […]

Milli teknolojiler B-250 hafif taarruz uçağının pilotlarını yetiştirecek

Türkiye'nin simülatör teknolojilerinde öncü şirketlerinden biri olarak özellikle savunma ve havacılık alanında geliştirdiği çözümlerle öne çıkan HAVELSAN, yurt içinde ve dışında yaptığı teslimatlarla gerek platformların gelişimi gerekse kullanacak personelin yetkinliğinin artırılmasına katkıda bulunuyor.

Simülatör teknolojileri, gerçek uçuş saatlerine kıyasla çok daha düşük maliyetle eğitim sağlıyor. Bu sayede tehlikeli senaryolar, acil durumlar ve muharebe ortamları risksiz şekilde çalışılabiliyor. Pilotlar, görev bölgelerini ve olası tehditleri önceden simülasyonda deneyimleyerek daha hazır hale geliyor.

HAVELSAN, bu konuda yaptığı uluslararası işbirliklerine bir yenisini ekledi. Şirket, CALIDUS ile B-250 hafif taarruz ve eğitim uçağı için kapsamlı bir eğitim ekosistemi geliştirecek.

Bu kapsamda, pilotların görev hazırlıklarının yerde en üst düzeyde sağlanması amacıyla gerçek operasyonların karmaşıklığını yansıtan yüksek doğruluklu simülatör altyapısı oluşturulacak. Buna yönelik olarak HAVELSAN ve CALIDUS, Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF 2025) B-250 hafif taarruz ve eğitim uçağı için kapsamlı bir eğitim ekosistemi geliştirmek üzere önemli bir anlaşma imzaladı.

IDEF 2025'te resmi bir sözleşmeye dönüştü
İki şirket arasındaki işbirliği, SAHA EXPO'da imzalanan bir protokolle başladı ve IDEF 2025'te resmi bir sözleşmeye dönüştü.

Anlaşma, yalnızca sistem teslimatının ötesine geçerek, iki şirketin yenilik, güvenlik ve uzun vadeli iş birliğine olan ortak bağlılığı sembolize etmesi açısından önem taşıyor.

HAVELSAN anlaşma doğrultusunda, pilotları uçuşlarının her aşamasına hazırlamak için uçtan uca entegre eğitim çözümü sunacak.

Şirketin sunacağı pakette yer alan Uçuş Eğitim Simülatörü, gerçek görev senaryolarını ileri düzey uçuş dinamikleriyle canlandıran simülasyon sistemini içeriyor. Kısmi Görev Simülatörleri, görev kritik manevralara ve alt sistemlere odaklanan eğitim modüllerinden oluşuyor. Kokpit Giriş/Çıkış Eğitim Cihazı, acil durum tahliye prosedürleri için güvenlik odaklı eğitim imkanı sunuyor. Brifing/Debriefing İstasyonu, görev planlama, analiz ve performans değerlendirme için interaktif platform olarak görev yapıyor. Tüm bu yapı teorik bilgi ile uygulamalı hazırlığı bütünleştiren dijital eğitim altyapısıyla güçlendiriliyor.

HAVELSAN tarafından geliştirilecek bu sistemler, CALIDUS'un Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki tesislerine kurulacak ve bölgesel operasyonlara entegre şekilde hizmet verecek.

Pilotlar ileri teknolojiyle geleceğe hazırlanıyor
Gelişmiş simülatörlerde eğitim alarak pilotlar, kritik kararlar alma konusunda güven kazanacak, güvenli bir ortamda hatalardan ders çıkaracak ve kokpite adım atmadan önce B-250’nin tüm operasyonel yelpazesinde ustalaşacak.

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, projeye ilişkin, HAVELSAN olarak simülasyon çözümlerini yalnızca gerçeği birebir yansıtmak için değil, aynı zamanda pilotları beklenmedik senaryolara hazırlamak için tasarladıklarını söyledi. Nacar, "CALIDUS ile yürütülen bu proje, insanı merkeze alan, entegre ve güvenilir sistemler geliştirme vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

CALIDUS Genel Müdürü ve CEO’su Khalifa Murad Al Balooshi ise "HAVELSAN'ın eğitim alanındaki uzmanlığını tercih etmemiz, B-250 kullanıcılarına modern, ileri teknolojiye dayalı ve geleceğe hazır yetenekler kazandıracaktır. Bu işbirliği, güven ve yenilik üzerine inşa edilen uzun vadeli bir stratejik ortaklığın temelini oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

Mavi Vatan’a yeni güç: TCG İçel denize indirildi

MİLGEM 6-12’nci İstif Sınıfı Fırkateynlerin Tedariki Projesi kapsamında inşa edilen 8’inci gemi TCG İçel (F-518), Yalova’daki Sefine Tersanesi’nde düzenlenen törenle denize indirildi.

Törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları Mustafa Murat Şeker ve İhsan Kaya, Yalova Valisi Hülya Kaya, Sefine Tersanesi yöneticileri, alt yükleniciler, Türk Deniz Kuvvetleri personeli ve çok sayıda davetli katıldı.

Fan153-2

PROJEDE SON DURUM

6 Nisan 2023’te SSB ile TAIS Ortak Girişimi ve STM arasında imzalanan anlaşma kapsamında 7 fırkateynin inşası aynı anda 3 farklı tersanede sürüyor. Bunlardan 2’si Sefine Tersanesi’nde yapılıyor.

TCG İçel, bu serinin 4’üncü gemisi olurken sac kesimi 15 Haziran 2023’te yapılmıştı. Daha önce İstif sınıfının 2’nci ve 3’üncü gemileri İzmir (F-516) ve İzmit (F-517) denize indirilmişti.

GÖREV KABİLİYETLERİ

113 metre uzunluğunda ve 3 bin 200 ton deplasmana sahip olacak TCG İçel; gözetleme, keşif, karakol, denizaltı ve hava savunma harbi, elektronik harp, arama-kurtarma gibi kritik görevleri yerine getirebilecek.

Fan154-2

Geminin, 29 knotun üzerinde hıza ulaşması ve Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’de helikopter operasyonları yürütebilmesi planlanıyor. 14 knot hızla 5 bin 700 deniz mili, 18 knot hızla 4 bin deniz mili seyir menziline sahip olacak.

YERLİ SİLAH VE SİSTEMLER

Fırkateyn, büyük oranda yerli üretim silah ve sistemlerle donatıldı. Bunlar arasında:

MKE 76 mm baş top

Gökdeniz Yakın Hava Savunma Sistemi

MİDLAS Dikey Atım Sistemi

Atmaca gemisavar füzesi

Bu silahlar, yerli radarlar, elektro-optik takip sistemleri ve ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile entegre çalışacak.

"30DAN FAZLA ASKERİ GEMİ, AYNI ANDA İNŞA EDİLİYOR"

SSB Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin deniz platformları alanındaki ilerlemesine dikkat çekti:

“Dünyada sayılı ülkenin yapabileceği bir şeyi yapıyoruz. Şu an askeri ya da sivil tersanelerimizde 30’dan fazla askeri gemi aynı anda inşa ediliyor.”

Fan155-2

YENİ PROJELER YOLDA

Şeker, insansız deniz araçları ve kamikaze insansız deniz aracı projelerinin sürdüğünü, TF-2000 hava savunma muhripleri için sözleşmenin yakında imzalanacağını açıkladı.

Sefine Tersanesi İcra Kurulu Başkanı Demir Koloğlu, projede 200’ün üzerinde tedarikçi firmanın yer aldığını belirterek, yerli katkı oranının yüzde 70’i geçtiğini, bunun da büyük kısmının KOBİ’lerden sağlandığını söyledi.

Konuşmaların ardından TCG İçel sembolik olarak suya indirildi. Gemi üzerindeki kontrollerin ardından denize indirme sürecinin 24 saat içinde tamamlanması bekleniyor.

KIZILELMA'dan bir tarihi başarı daha

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar tarafından NSosyal uygulamasından yapılan paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA PT-3'ün yeni test görüntülerine yer verildi.

Paylaşımda, KIZILELMA PT-3'ün, AB Kalkışlı Aerodinamik Sistem Tanımlama Testi'ni başarıyla tamamladığı belirtildi.

BAYRAKTAR KIZILELMA

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilme çalışmaları devam eden muharip insansız uçak sistemi Bayraktar KIZILELMA (MİUS), geleceğin muharebe konseptine yön verecek.

Baykar tarafından geliştirilen ve dünyada oyunu değiştiren Bayraktar İHA/SİHA'ların tecrübesiyle yola çıkılarak geliştirme çalışmaları yürütülen muharip insansız uçak sistemi, geleceğin teknolojileriyle donatılarak hizmet edecek.

Agresif manevralarla hava-hava muharebesi icra edebilecek olan Bayraktar KIZILELMA (MİUS), düşük radar kesitiyle güvenlik güçleri için güç çarpanı olacak. Kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip olacak olan Bayraktar KIZILELMA (MİUS), gövde içinde taşıyacağı mühimmatları ile belirlenen hedeflere taarruz gerçekleştirebilecek.

Şimşek K testi başarıyla geçti

Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen ŞİMŞEK Yüksek Hızlı Hedef Uçak Sistemi, yeni yetenekleriyle başarıyla test edildi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, ŞİMŞEK platformunun yeni testine ilişkin bilgi verdi.

"İLK KEZ YERDEN HAVALANARAK HEM HEDEF UÇAK HEM DE KAMİKAZE GÖREVLERİNDE KULLANILABİLME ÖZELLİĞİ KAZANDI"

Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şöyle dedi:

"Savunma sanayiimiz, kritik kabiliyetlerine bir yenisini daha ekledi. TUSAŞ tarafından geliştirilen Şimşek K, roket destekli kalkış sistemiyle (RATO) ilk kez yerden havalanarak hem hedef uçak hem de kamikaze görevlerinde kullanılabilme özelliği kazandı. Bu adım, operasyonel esnekliğimizi artıran ve caydırıcılığımızı güçlendiren, tamamen millî imkânlarla geliştirilen teknolojilerin somut bir göstergesidir. Geleceğin savunma ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler üretme kararlılığımızla yolumuza devam ediyoruz. Bu başarıya katkı sunan TUSAŞ ailesine, mühendislerimize ve tüm savunma sanayii ekosistemimize teşekkür ediyoruz"

Baykar ve Leonardo stratejik İHA ortaklığını Roma’da resmileştirdi!

Türkiye ile İtalya arasında savunma sanayii alanında önemli bir adım atıldı. Baykar ve Leonardo arasında Mart ayında imzalanan stratejik iş birliği anlaşması, 29 Nisan 2025’te Roma’da düzenlenen Türkiye-İtalya 4. Hükümetlerarası Zirvesi’nde resmen teati edildi. Villa Pamphili Konutu’ndaki törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de katıldı. Törende, 6 Mart 2025 tarihinde Roma’da […]

Baykar ve Leonardo stratejik İHA ortaklığını Roma’da resmileştirdi!

ASELSAN 2025’e güçlü başladı: İlk çeyrekte hasılat 22,8 milyar TL’yi aştı!

ASELSAN, 2025 yılının ilk çeyreğine ait enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarını açıkladı. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirimde, şirketin yılın ilk üç ayında elde ettiği hasılatın bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak %9 artarak 22,8 milyar TL’ye ulaştığı belirtildi. Şirketin aynı dönemde imzaladığı yeni sözleşmeler %46 artışla 1,5 milyar ABD doları olurken, ihracat […]

ASELSAN 2025’e güçlü başladı: İlk çeyrekte hasılat 22,8 milyar TL’yi aştı!

Türk Donanması keseyi açtı: Aksaz Üssü’ne 350 milyon euro

Türk Deniz Kuvvetleri, Aksaz Deniz Üssü altyapısını geliştirmek için 350 milyon Euro tutarında büyük bir yatırım planını açıkladı. Dev proje, TCG Anadolu ve yeni uçak gemisi projeleri gibi büyük kapasiteli deniz unsurlarını bünyesinde barındıracak. Öte yandan projenin, 2025 yılında Milli Savunma Bakanlığı tarafından ihale edilmesi de gündemde. Ayrıntılar haberimizde… Türk Deniz Kuvvetleri, Aksaz Üssü’ne 350 […]

Türk Donanması keseyi açtı: Aksaz Üssü’ne 350 milyon euro

Türkiye’nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi hedefi vurdu!

Roketsan tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi TRG-230-İHA özellikleri...

Bu içerik ilk olarak Türkiye’nin ilk havadan karaya süpersonik füzesi hedefi vurdu! adresinde yayınlandı Teknoloji Haberleri - ShiftDelete.Net.

❌