Normal görünüm
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya’dan Bedir Mutabakatı
MSB’den yapılan açıklamaya göre, ortak işbirliğini güçlendirme ve stratejik ortaklıklar geliştirme kararlılığını yansıtan bir adım olarak, Katar’ın başkenti Doha’da bugün, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı, Katar Savunma Bakanlığı, Endonezya Savunma Bakanlığı, Pakistan Savunma Bakanlığı arasında çok taraflı “Bedir Mutabakat Zaptı” imzalandı.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman bin Hasan Al Sani, Endonezya Savunma Bakanı Yardımcısı Yusuf Jauharı ve Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asıf tarafından imzalanan mutabakata dolunay anlamına gelen “Bedir” ismi verildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, mutabakata ilişkin şu ifadeler yer aldı:
“Söz konusu mutabakat, askeri üretim alanında işbirliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmeyi, ayrıca teknik askeri eğitim, araştırma ve geliştirme konularında işbirliğini desteklemeyi amaçlıyor. Bu girişim, modern savunma sistemlerinin gelişimiyle uyumlu çözüm ve sanayi kollarının oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Mutabakata, dolunay anlamına gelen ‘Bedir’ ismi verilmiştir; zira bu mutabakat sayesinde dört ülke birbirini tamamlamakta olup, anlaşma büyük bir askeri ve ekonomik önem taşımaktadır.
Mutabakat, imzacısı olan ülkeler için kayda değer bir ekonomik öneme sahiptir. Her bir ülkenin askeri üretim alanındaki kabiliyetlerinden yararlanılarak işbirliği ve entegrasyon sağlanacak, savunma sanayisi kapasiteleri geliştirilecek ve böylece müttefik ve dost ülkelerin ihtiyaçları karşılanabilecektir. Ayrıca bu mutabakat; katılımcı ülkeler arasındaki askeri işbirliği ufkunu genişletmeye, savunma sanayisi sektöründeki ilişkilerini geliştirmeye ve güvenlik ile istikrarı destekleyip ortak hedeflere ulaşılmasını sağlayacak şekilde çok taraflı işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunacaktır.”
İmza töreninde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de yer aldı.
-
shiftdelete.net
- Türkiye’nin ABD’de Bekleyen 6 F-35’i Ne Olacak? Türkiye’ye Yok, Hindistan’a Var! | 2T Teknoloji & Savunma #16
Türkiye’nin ABD’de Bekleyen 6 F-35’i Ne Olacak? Türkiye’ye Yok, Hindistan’a Var! | 2T Teknoloji & Savunma #16
TUSAŞ, 6. Nesil KAAN Üzerinde Çalışıyor
İspanya, HÜRJET Siparişini 45 Uçağa Çıkarmayı Planlıyor
ABD’den Hipersonik Füzelere Karşı Yeni Önleyici Füze
Selçuk Bayraktar: KIZILELMA’dan Sonra Hedef Uzay
ASELSAN KORKUT 25, Kamikaze İHA’yı ATOM 25 Mühimmatıyla Düşürdü
Ukrayna’dan Yandex’e Drone Saldırısı: Veri Merkezi Çöktü
ASELSAN’dan Dron Tehditlerine Karşı Yeni Çözüm: GÖKALP Sahneye Çıktı
ASELSAN MORFOZ Sahaya Çıktı: Konvansiyonel Mühimmatlar Akıllı Füzeye Dönüşüyor
Bayraktar AKINCI, MORFOZ Güdüm Kiti İle Hedefi Tam İsabet Vurdu
-
shiftdelete.net
- 1,5 Milyon Kişi Buraya Geldi! Çelik Kubbe, KAAN ve KIZILELMA | TEKNOFEST Güneydoğu vLog
1,5 Milyon Kişi Buraya Geldi! Çelik Kubbe, KAAN ve KIZILELMA | TEKNOFEST Güneydoğu vLog
Çelik Kubbe’nin Tüm Sistemleri Bu Videoda! TEKNOFEST Güneydoğu vLog
ASELSAN’dan Dev İhracat Atağı: 157.9 Milyon Dolarlık Yeni Sözleşme
HÜRSAT-2 için tarihi imza: TUSAŞ ve ROKETSAN anlaştı
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul'un ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde yapılıyor.
"HÜRSAT-2 Proje Sözleşmesi İmza Töreni", Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hüseyin Avşar, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci'nin katılımıyla TUSAŞ pavilyonunda gerçekleştirildi.
Türkiye'nin seri üretilebilen ilk uydu ailesi olan HÜRSAT, 200-650 kilogram kütle aralığında farklı görev ihtiyaçlarına göre yapılandırılabilecek. Bu kapsamda TUSAŞ tarafından geliştirilen HÜRSAT-1'in test faaliyetleri TUSAŞ'ta devam ediyor.
TUSAŞ tesislerinde fırlatma öncesi hazırlık faaliyetleri sürdürülen HÜRSAT-1, yörüngede gerçekleştirilecek görevlerle sistemin temel teknolojilerini ve seri üretilebilir uydu mimarisini doğrulayacak.
HÜRSAT-1'in ağırlığının azaltılacağı HÜRSAT-2 proje sözleşmesiyle, HÜRSAT ailesi, ek bir uydu projesi olarak değil, ortak bir mimari üzerinden farklı kullanıcı ve görev ihtiyaçlarına uyarlanabilen, seri üretime uygun bir uydu ailesi olacak.
Farklı kullanıcı ihtiyaçları aynı uydu ailesi üzerinden karşılanabilecek
Projeyle, üretim sürelerinin ve maliyetlerin düşürülmesi, sürdürülebilir bir tedarik zinciri oluşturulması ve TUSAŞ'ın uydu alanında küresel ticari rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.
HÜRSAT aynı zamanda birden fazla uydunun alçak dünya yörüngesinde birlikte görev yapabileceği takım uydu mimarisini destekliyor. Uydu sayısının artırılmasıyla aynı bölgenin daha sık görüntülenmesi, verilere daha kısa sürede erişilmesi ve farklı kullanıcı ihtiyaçlarının aynı uydu ailesi üzerinden karşılanması mümkün olacak.
Metre altı çözünürlük, geniş alan görüntüleme kabiliyeti, güneş eş zamanlı yörüngede görev yapması planlanan HÜRSAT, çoklu görev kabiliyetini kompakt uydu mimarisiyle sunacak.
Uydu bilgisayarı, güç ve arayüz birimleri ile yer ve uçuş yazılımları TUSAŞ tarafından geliştirilirken, komuta-kontrol faaliyetleri de TUSAŞ tarafından gerçekleştirilecek. Böylece HÜRSAT, uydu platformundan yer segmentine kadar uçtan uca milli bir sistem mimarisiyle geliştirilecek ve işletilecek.
"Kendi imkanlarımızla uzaya göndereceğiz"
Törende konuşan Şeker, iki önemli kuruluşun işbirliği yaptığı ve iki güçlü kasını birleştirdiğini belirterek, "ROKETSAN firmamızın geliştirdiği fırlatma sistemiyle TUSAŞ firmamızın geliştirdiği uydumuzun fırlatılmasına yönelik anlaşmayı imzalıyoruz. Hepimiz için gurur verici bir sözleşme, ben hayırlara vesile olmasını diliyor, emek veren bütün firmalarımıza, tüm SSB personeline teşekkür ediyorum." dedi.
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hüseyin Avşar, şimdiye kadar kendi uydularını üretebilen dünyadaki sayılı ülkelerden biri olan Türkiye'nin gelecek dönemde kendi uydularını fırlatabilen, uzaya gönderebilen yine nadir ülkeler arasında yer alacağını söyledi.
Bugün bu işbirliğinin temellerini attıklarını vurgulayan Avşar, "ROKETSAN'ımızın geliştirdiği fırlatma sistemiyle inşallah TUSAŞ'ımızın geliştirdiği uyduyu uzaya kendi imkanlarımızla ülke olarak göndereceğiz." ifadesini kullandı.
"Seri olarak üretime geçirilecek"
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu da imzaların kendileri için de çok güzel bir an olduğunu dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
“Çünkü Türkiye artık sadece kendi uydusunu yapıp işletmekle kalmayacak, aynı zamanda bunu hem fırlatacak hem de seri bir şekilde üretime geçireceğiz. Biz HÜRSAT platformunu bir aile olarak bu şekilde planladık. Bütün görev yükleri, yazılımı, yer istasyonları ve işletmesi, her şeyi dahil artık yerli olarak uydularımız uzayda buluşacaklar. İnşallah bu başlangıç ama uzun bir yolculuğun ilk adımı.”
"Türkiye'nin uzaydaki teknoloji ağırlığı gittikçe artıyor"
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye'nin uzay yol haritasında tarihi günlerden birine hep beraber şahitlik ettiklerinin altını çizdi.
Uzun zamandır Türkiye'nin kendi uydusunu kendi yapan bir ülke statüsünde bulunduğuna dikkati çeken İkinci, şunları kaydetti:
"Bu anlaşmayla inşallah ROKETSAN olarak bizler yapmış olduğumuz, yapacak olduğumuz kendi uydumuzu uzaya taşıyacak olan platformumuzu, Şimşek platformumuzla tarihi bir adımı daha gerçekleştireceğiz. Türkiye'nin uzaydaki teknoloji ağırlığı gittikçe artıyor, daha büyük bir anlam kazanıyor. Türkiye uzay yolculuğunda dünyadaki diğer ülkelerle beraber gerçekten ciddi bir oyuncu olduğunu buradaki fuarda da gösterdi. Bundan sonraki aşamalarda da ROKETSAN olarak bizler uzaya kendi uydumuzu değil sadece, birçok dost ve kardeş ülkenin de uydusunu taşıma azmindeyiz. Bugün atacak olduğumuz imzayla bu konudaki ilk kontratımızı imzalamış olacağız."

Uzayda haberleşme için yeni proje: ASELSAN GÖKBAĞI’nı tanıttı!
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu, Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde yapılıyor.
Akyol, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ASELSAN'ın bu etkinliğin ana sponsoru olduğunu söyledi.
Eskiden bilimsel başarıların göstergesi ve ülkelerin bilimsel alandaki yarışmalarının çıktısı olarak uzaya bakıldığını belirten Akyol, şimdi ise ekonomik, askeri ve kamu hizmetleri açısından uzaydan verilen hizmetlerin uluslararası literatürde adeta Türkiye'nin bağımsızlığının sembolü haline geldiğini vurguladı.
Akyol, bu kapsamda ASELSAN'ın uzun yıllardır bu alana yatırım yaptığına işaret ederek, şöyle konuştu:
"Burada da bugüne kadar uzaya gönderilen sistemlerin bir kısmıyla yeni başladığımız, yeni geliştirdiğimiz ürünleri de sergiliyoruz. GÖKBAĞI Projemiz burada. Uydu, kendi tasarımıyla beraber ilk defa uluslararası arenaya çıkarılmış oldu. GÖKBAĞI, LEO yörüngede kullanılacak bir haberleşme uydu takımı. Çipten başlayarak tasarlıyoruz. İçindeki çiplerinin tasarımı da ASELSAN'a ait. Uydunun tamamını dizayn edip önümüzdeki birkaç yılda ilk uyduları fırlatmaya başlayacağız. Artık askeri haberleşme, kamu haberleşmesi, sivil servisler ve bütün sivil hizmetlerin yerde yapıldığı bir dünyadayız. Şimdi artık LEO, yörüngede çok daha efektif, çok daha verimli, çok daha hızlı bir sistemi ülkemize kazandırmış olacağız. Bu, önemli bir proje. Astralink, yabancılara kullandığımız isim, Türkiye'de GÖKBAĞI Projesi olarak devam ediyor."
"Uzaydaki bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz bir proje"
Akyol, bunun dual-use (çift kullanımlı) sistem olduğu bilgisini vererek, birçok faaliyeti buradan destekleyebileceklerini dile getirdi.
Haberleşmeyi uzaya taşıdıklarını ve dijital çağda 5G'nin, 6G'nin konuşulduğu bir dönemde önemli avantajlar sağlayacak bir imkana kavuşacaklarını vurgulayan Akyol, şunları kaydetti:
"Bu, artık otonom sistemlerin çok yayıldığı, Türkiye için kamu hizmetlerinin hızlarının artırılması gereken bu dünyada önemli bir yetenek olacak. Adeta uzaydaki bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz bir proje. Bunların yanında yer hizmetleri için geliştirdiğimiz AESA tabanlı uydu alıcıları var. Bu da önemli bir teknoloji. Biz AESA radarını uzun yıllar yaptık, şimdi AESA tabanlı uydu alıcıları yaptık. Bununla anteni mekanik olarak hareket ettirmeden dijital olarak uyduyu takip etme ve daha efektif, daha verimli haberleşmeyi sağlama imkanımız var. Bu da uzun yıllar, yine çipten başlayarak tasarım teknolojisine kavuşmamızla oldu. Bunları da burada gösteriyoruz."
Göktürk-3'ün görev yükü de sergileniyor
Uzaydan yere kamerayla bakıldığında bulut gibi görüntüyü engelleyen bazı kısıtların olduğuna dikkati çeken Akyol, Göktürk-3 SAR uydusuyla artık bulut altında da görüntüleme yapabilecek yeteneği İHA'larda olduğu gibi uzaydaki uyduya da kazandırdıklarını, görev yükünün (payload) ilk gösterimini de IAC 2026'da yaptıklarını söyledi.
İnşa edilen ASELSAN Oğulbey Yerleşkesi'nin önemine dikkati çeken Akyol, orada uzayla ilgili faaliyetlerini genişletecek yatırımlar da yaptıklarını anlattı.
Akyol, uzayın birçok alanı etkileyen bir konu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Yapay zekanın bugün uzayda geliştirilmesinden bahsediyoruz. Artık bütün bu gözetleme, haberleşme, navigasyon sistemlerinin uzayda yapılıp, proses edilip aşağıya sonucun indirildiği bir çağdan geçiyoruz. GÖKBAĞI Projesi, Türkiye'nin teknoloji alanındaki bağımsızlık hikayesini uzaya taşıyacak bir proje. Burada bütün dünyaya bunu göstermenin gururunu yaşıyoruz. Teknoloji geliştirmek, bu yeni teknolojileri dünyaya sunmak, bir taraftan da gençlerimizi motive ediyor. TEKNOFEST'ten buraya geldik. Orada binlerce gencimiz yine model uyduda yarıştılar, uydu yer istasyonu yarışması yaptık. Orada yarıştıkları konuların burada gerçeğini yapıyor olmak, zaten Türkiye için bir değer. TEKNOFEST Güneydoğu'da burada gördüğünüz sistemlerin yarışmaları vardı. Şimdi onları yapan, uzaya gönderen, kullanan bir ülke olmanın gururunu yaşıyoruz."
Dünyanın en büyük uzay kongresi IAC 2026'da ana sponsor olarak dünyaya çok az ülkenin yaptığı ürünleri göstermenin gururunu yaşadıklarını vurgulayan Akyol, "Daha iyisini yapmak için de ekiplerimizle gece gündüz çalışıyoruz." dedi.

Pentagon Tayvan'ın askerî karargahına iki uzman gönderecek
ABD ile Tayvan arasındaki askerî iş birliği yeni bir aşamaya geçiyor. Tayvan basınında yer alan haberlere göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Tayvan Savunma Bakanlığı'nın Taipei'deki karargahında uzun süreli görev yapacak iki kıdemli savunma uzmanı görevlendirmeyi planlıyor. Uzmanların Tayvan'ın savunma doktrini, tatbikat senaryoları ve silah alım programlarına doğrudan destek vermesi öngörülüyor. Pentagon, habere ilişkin resmî bir açıklama yapmadı.
Pentagon kimleri gönderecek?
Habere göre Pentagon, Savunma Müsteşarlığı Politika Ofisi'nden bir yetkili ile Savunma Analizleri Enstitüsü'nden (IDA) bir uzmanı doğrudan Tayvan Savunma Bakanlığı'nın ana karargahında görevlendirecek. Bu adım, ABD'nin adadaki askerî varlığını eğitim personeli ve resmî olmayan büyükelçilik işlevi gören Amerikan Tayvan Enstitüsü'nün ötesine taşıyor.
Uzmanlar hangi alanlarda destek verecek?
ABD'li uzmanların karargahta şu alanlarda destek vermesi planlanıyor:
- Tayvan'ın genel savunma doktrini ve operasyon planlarının gözden geçirilmesi
- Tayvan'ın her yıl düzenlediği Han Kuang tatbikatlarındaki savaş senaryolarının analiz edilmesi
- Kritik silah alım programlarının ihtiyaçlara göre değerlendirilmesi
- Çin ordusunun olası deniz ve hava ablukasına karşı hazırlık düzeyinin belirlenmesi
Programın bütçesi ne kadar?
Görevlendirme, 2028'e kadar sürmesi planlanan Tayvan-ABD Savunma Bakanlığı Ortak İşbirliği Değerlendirmesi programı kapsamında yapılıyor. Programın toplam bütçesi yaklaşık 14,8 milyon dolar. 2026 için ayrılan pay ise yaklaşık 4,8 milyon dolar. Bütçe; danışmanlık, seyahat, araştırma ekipmanı, veri toplama ve gizli toplantılardaki tercüme gibi giderleri kapsıyor.
Tayvan'da neden tartışma yarattı?
Pentagon uzmanlarının karargaha yerleşmesi Tayvan'da da tartışmaya yol açtı. Muhalefet ve bazı güvenlik uzmanları, askerî gizliliğin korunması ve Tayvan'ın karar alma özerkliği üzerinde Washington'ın baskısının artabileceği endişesini dile getiriyor. Tayvanlı askerî yetkililer ise Çin'in artan baskısı karşısında savunmayı modernize etmek için bu tür doğrudan analizlerin zorunlu olduğunu savunuyor.
Çin'in tutumu ne?
Çin, Tayvan'ı kendi toprağı olarak görüyor ve ABD ile Tayvan arasındaki askerî temaslara karşı çıkıyor. Adımın Pekin'in tepkisini çekmesi bekleniyor. Görevlendirme haberi, Tayvan'ın ABD'den 1997'den bu yana ilk sıfır F-16 savaş uçaklarını teslim almasının hemen ardından geldi.

ASELSAN’dan dev hamle: 2,46 milyar avroluk hava savunma anlaşması!
ASELSAN'ın Kamuyu Aydınlatma Platformundan (KAP) yaptığı açıklamada, "ASELSAN ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik toplam tutarı 2 milyar 460 milyon avro olan sözleşmeler imzalanmıştır." ifadesi kullanıldı.

TUSAŞ ANKA-3’ün Yeni Prototipleri 2027’de Uçacak
Kuzey Kore hipersonik füze denemesi yaptı, Kim denetledi
Kuzey Kore, Doğu Denizi'ne (Japon Denizi) fırlattığı füzenin "hipersonik stratejik silah sistemi" kapsamında orta menzilli bir stratejik füze olduğunu açıkladı. Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, denemeyi yerinde takip ederek ülkesinin nükleer savaş caydırıcılığını daha hızlı geliştirmesi gerektiğini söyledi. Kuzey Kore'ye göre füze 1.000 kilometre uzaklıktaki hedefi vurdu, Güney Kore ise füzenin 700 kilometre yol aldığını açıklamıştı.
Kim ne dedi?
Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı'nın (KCNA) haberine göre Kim, füze birliklerinin hipersonik silah sistemini kullanma kabiliyetini geliştirmeye yönelik tatbikatı yerinde izledi. Kim, ülkesinin saldırı kapasitesinin "güvenilirliğini ve öldürücülüğünü" düşmana sürekli olarak göstermenin önemine dikkat çekti. Kim, bu tür tatbikatların "caydırıcılığın uygulanmasının bir biçimi" olduğunu ve denemelerin ülkesinin nükleer caydırıcılığını daha hızlı geliştirmeyi amaçladığını söyledi.
Füze ne kadar uçtu?
KCNA'ya göre füze kuzeydoğu yönünde fırlatıldı ve Doğu Denizi'nde 1.000 kilometre uzaklıktaki hedefi vurdu. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı ise füzenin denize düşmeden önce 700 kilometre yol katettiğini açıklamıştı.
Kim Yo-jong ne iddia etti?
Kuzey Kore liderinin kız kardeşi Kim Yo-jong, denemenin ardından yaptığı açıklamada, Güney Kore ve Japonya'nın askerî yetkililerinin takip kabiliyetlerindeki sınırlamalar nedeniyle füzenin uçuş rotasını tespit edemediğini iddia etti. Bu iddia, iki ülkenin açıkladığı menzil farkının nedenine ilişkin tartışmalara yol açtı.
Hangi füze kullanıldı?
Uzmanlar, Kuzey Kore medyasının füzenin alçak irtifada uçuş rotasını değiştirebildiğini bildirmesinden hareketle, denemede "Hwasong-16 Na" hipersonik orta menzilli balistik füzesinin kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor. Hipersonik füzeler, ses hızının en az beş katı hızla uçabiliyor ve uçuş sırasında yön değiştirebildikleri için hava savunma sistemlerince tespit edilmeleri ve önlenmeleri zorlaşıyor.
Deneme neden dikkat çekti?
Deneme, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung'un Kuzey Kore ile askerî gerilimi azaltmak için somut adımlar atacaklarını açıklamasının hemen ardından geldi. Kısa süre önce iki Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgede meydana gelen ve Kuzey Kore mayınından şüphelenilen patlamada 3 Güney Koreli asker yaralanmıştı.

ROKETSAN BARBAROS Kıyı Savunma Sistemi Azerbaycan Envanterine Alınıyor
ASELSAN Nahçıvan’da Ortak Üretim Tesisi Kuruyor
GÖKBEY ve KIZILELMA’nın Milli Motorları Son Aşamada
-
shiftdelete.net
- ASELSAN Tarihin Yazıldığı Şanlıurfa’da Geleceğe Yön Veren Teknolojilerini Sergiliyor
ASELSAN Tarihin Yazıldığı Şanlıurfa’da Geleceğe Yön Veren Teknolojilerini Sergiliyor
KAAN’ın Yerli Motoruyla 2030’da Uçması Planlanıyor
KAAN Prototip-1 Uçuşa Hazırlanıyor
ASELSAN 488,5 Milyon Avroluk Yeni İhracat Sözleşmesi İmzaladı
TEKNOFEST Güneydoğu'nun üçüncü gününde SOLOTÜRK gösterisi nefesleri kesti

Şok İddia: Grok Maduro’yu Kaçırma Konusunda Trump’ı İkna Etmiş
ROKETSAN Rize’de TAYFUN’u Yeniden Test Etti
Türkiye ve Azerbaycan Arasında 500 Milyon Doları Aşan Savunma Anlaşmaları İmzalandı
KIZILELMA Çok Yakında TSK Envanterine Girecek
Türk Savunma Sanayisinin Yeni Sınavı: Teknolojik Yetkinliği Küresel Pazara Taşımak
ROKETSAN Roket ve Füze Teknolojilerinde Yapay Zekâ Dönemini Başlatıyor
-
shiftdelete.net
- ASELSAN’dan Dron Tehditlerine Karşı İkili Kalkan: KANGAL ve EJDERHA Sahada Gövde Gösterisi Yaptı
ASELSAN’dan Dron Tehditlerine Karşı İkili Kalkan: KANGAL ve EJDERHA Sahada Gövde Gösterisi Yaptı
HÜRKUŞ-II Hava Kuvvetleri Envanterine Girdi
BAYKAR’dan Suudi Arabistan’a Pilot ve Teknisyen Eğitimi
ASELSAN DERİNGÖZ Fırat’ın Derinliklerinde: Sular Altındaki Halfeti Görüntülendi!
-
shiftdelete.net
- Bayraktar TB3’ten Denizaltı Savunmasında Kritik Adım: TCG Anadolu’dan Kalkıp Sonoboy Bıraktı!
Bayraktar TB3’ten Denizaltı Savunmasında Kritik Adım: TCG Anadolu’dan Kalkıp Sonoboy Bıraktı!
Türk Hava Kuvvetleri Kıbrıs’ın güneyinde: Eğitim uçuşu dikkat çekti
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadelere yer verildi:
"Çelik kanatlar, Akdeniz'in semalarında... Ülkemizin Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunması, harekat kabiliyetlerimizin geliştirilmesi ve birliklerimizin hazırlık seviyesinin en üst düzeyde tutulmasına yönelik faaliyetlerimiz kararlılıkla devam ediyor. Bu kapsamda, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı çeşitli üslerden havalanan muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Kıbrıs Adası'nın güneyinde ve Akdeniz'in uluslararası hava sahasında kapsamlı bir eğitim uçuşu başarıyla gerçekleştirildi."
Paylaşımda, eğitim uçuşuna ilişkin görüntülere de yer verildi.

ABD, B-1 ve B-2 Bombardıman Uçaklarının Kullanım Süresini Uzatıyor
Türk Hava Savunma Sistemleri Romanya’da Tatbikatta
TSK Kullanım Dışı Mühimmatları Geri Dönüştürüyor
Yapay Zeka Az Kalsın Savaş Çıkarıyordu: ABD ve Çin’i Savaşın Eşiğine Getirdi
AKINCI Sudan’da Bir Çin İHA’sını Daha Vurdu
Skydagger 250+ Kilometre Menzilli TOYCA-10E Sabit Kanatlı Kamikaze İHA’yı Tanıttı
KAAN ve SİPER’de Görev Alan Firma Sayısı Açıklandı
KAAN ve HÜRJET’in Motor Teslimatlarında Takvim Netleşti
HÜRJET’te MURAD AESA İle Kritik Test
ABD’den Uzay Silahı İtirafı
ABD 2032’ye Kadar 500 İnsansız Savaş Uçağını Envantere Alacak
Bayraktar AKINCI, SUNGUR Hava Savunma Füzesi ile Hedefi Tam İsabetle Vurdu
STM Yeni Nesil Dronlarını Gösterdi: TOGAN, NEST ve TUNGA-X
Türkiye’nin Milli Fırkateyni TCG İstanbul’da Yerlilik Oranı %80’e Ulaştı
TAYFUN Blok-4 Füzesi Çok yakında TSK Envanterine Girecek
MKE, Mısır’da Ortak Üretim İçin Şirket Kurdu
İspanya KAAN’a Mı Yöneliyor? F-35 Sonrası Avrupa’da Yeni Seçenek
Girne’de Batan Gemide Türk Deniz Kuvvetleri Robotlarla Arama Yapıyor
KAAN Baş Mühendisi Emre Yaban: “Hedefimiz Hava Üstünlüğü”
Yunanistan’da F-4 Phantom Savaş Uçağı Düştü
F-35’in Füze Kapasitesi 6’ya Çıkacak
ABD’nin 464 Milyon Dolarlık Lazer Silahı Yatırımı
EGM’ye GÖKBEY Helikopteri Teslimatı
ASELSAN’dan Uzun Menzilli Füzeler İçin Yeni Veri Ağı
Bayraktar AKINCI’dan TOLUN Mühimmatı İle Başarılı Atış
Savunma Sanayiinde 5 Türk Şirketi Top 100’de
ASELSAN’ın Haberleşme Sistemleri NATO’da Göreve Başladı
ABD’den B-52’ler İçin 163 Milyon Dolarlık Modernizasyon
F-35’in Yeni Soğutma Sistemi Test Edildi
F-516 İZMİR Fırkateyni Deniz Testlerine Başladı
ASFAT’tan 550 Milyon Doları Aşan İhracat
-
shiftdelete.net
- TEKNOFEST Mavi Vatan’da Neler Var? İ-ZAHA ve KALKAN DİHA | 2T Teknoloji & Savunma #13
TEKNOFEST Mavi Vatan’da Neler Var? İ-ZAHA ve KALKAN DİHA | 2T Teknoloji & Savunma #13
Türkiye ve Bangladeş’ten Asya’ya Ortak İHA Fabrikası
Türk Savunma Sanayisinin Çeyrek Asırlık Devrimi: 100 Milyar Dolarlık Ekosistem
TUSAŞ’tan Kritik Uçuş: ANKA-3 ve Süper Şimşek Birlikte Havalandı
Türkiye’nin İlk Yerli Uçaklarından Nuri Demirağ’ın Mirası Nu.D-36 Tekrar Havalandı
ASELSAN'ın ASELBUOY sistemleri İHA'lara denizaltı savunmasında yetenek kazandırıyor
ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından geliştirilen söz konusu sistemler, denizaltı savunmasında bütünleşik bir çözüm sunuyor.
ASELBUOY P, su altı tehditlerinin tespitine yönelik pasif akustik algılama kabiliyeti sağlarken ASELBUOY POD ise sonoboyların farklı hava platformlarından güvenli ve etkin şekilde su altına bırakılmasına imkan tanıyor.
Söz konusu iki sistemin birlikte kullanımıyla özellikle insansız hava platformları, denizaltı tehditlerine karşı etkin bir yetenek kazanıyor.
ASELBUOY P denizin altındaki tehditleri tespit ediyor
Deniz karakol uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve helikopterler gibi farklı platformlardan bırakılabilen ASELBUOY P, görev bölgesine intikalinin ardından hassas su altı sensörü ile akustik ortamı dinleyerek denizaltıları tespit ediyor.
Sistem, elde ettiği verileri su yüzeyindeki şamandırada bulunan haberleşme sistemi üzerinden gerçek zamanlı olarak hava ve su üstü platformlarına aktarıyor. Sistem, operasyonel unsurların su altındaki tehditlere dair akustik durumsal farkındalığının artırılmasına önemli bir katkı sağlıyor.
ASELBUOY POD sonoboyları güvenli şekilde bırakıyor
"Suda yüzen dinleme cihazı" olarak bilinen sonoboyların İHA platformlarına entegrasyonu için geliştirilmiş modüler bir atıcı sistem olan ASELBUOY POD, şamandıraların su altına güvenli, kontrollü ve görev gereksinimlerine uygun şekilde bırakılmasını sağlıyor.
Farklı platformlara uyarlanabilen yapısıyla görev ihtiyaçlarına göre kullanılabilen sistem, farklı sonoboy tiplerinin bırakılmasına da imkan sağlayarak operasyonel esneklik imkanı sunuyor.
Mavi vatanın su altı güvenliği için geliştirilen sonoboy teknolojileri
ASELSAN'ın yerli ve milli mühendislik gücüyle geliştirdiği ASELBUOY P ve ASELBUOY POD, Türkiye'nin denizaltı savunma harbi alanındaki kabiliyetlerini artırıyor.
Farklı hava platformlarında kullanılabilen söz konusu çözüm ailesi, mavi vatanın güvenliğine katkı sağlamasının yanında Türkiye'nin su altı teknolojilerindeki yetkinliğini de daha ileriye taşıyor.

Avrupa’da Üretilen Türk Zırhlıları Romanya’ya Teslim Edilmeye Başlandı
-
shiftdelete.net
- İran, Elektronik Harple İndirdiği İddia Edilen İsrail İHA’sının Görüntülerini Yayımladı
İran, Elektronik Harple İndirdiği İddia Edilen İsrail İHA’sının Görüntülerini Yayımladı
AKINCI, ALPAGUT Akıllı Dolanan Mühimmatıyla Hedefi Tam İsabetle Vurdu
-
shiftdelete.net
- Orman Yangınlarında İHA Kullanan İlk Avrupa Ülkesi Türkiye! Yapay Zeka Sayesinde Tespit Süresi 2 Dakikaya İndi
Orman Yangınlarında İHA Kullanan İlk Avrupa Ülkesi Türkiye! Yapay Zeka Sayesinde Tespit Süresi 2 Dakikaya İndi
Savunma Sanayiinde Kritik Hamle! TEI ve TRMOTOR Birleşiyor
-
shiftdelete.net
- Yangın Söndürme Uçakları ve Helikopterlerimiz Yeterli mi? | 2T Teknoloji & Savunma #11
Yangın Söndürme Uçakları ve Helikopterlerimiz Yeterli mi? | 2T Teknoloji & Savunma #11
ASELSAN'ın geliştirdiği sığınak delici "TOLUN P" hedefi tam isabetle vurdu

İTÜ'nün otonom kara aracı "Ayaz" ABD'deki yarışmada dünya ikinciliği elde etti

-
Diriliş Postası
- Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, NATO parlamenterlerine KIZILELMA'yı anlattı
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, NATO parlamenterlerine KIZILELMA'yı anlattı
Türk teknoloji şirketi Baykar, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki TBMM ve NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Marcos Perestrello De Vasconcellos başkanlığındaki NATO Parlamenter Asamblesi heyetini Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi’nde ağırladı.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın rehberliğinde gerçekleştirilen saha ziyaretinde, şirketin faaliyetleri, savunma teknolojileri alanındaki çalışmaları ve yenilikçi projeleri hakkında sunum yapıldı.
Bayraktar sunumunda, KIZILELMA'nın yaptığı şeyin, 20 yıl önce Kasparov'u yenen makinenin yaptığına benzetilebileceğini söyledi.
Kasparov büyük bir satranç ustası olduğuna ve belki bu seviyeye gelmek için 40 yıl çalıştığına işaret eden Bayraktar, şöyle konuştu:
"Ama buzdolabı büyüklüğünde bir makine Kasparov'u yendi. O günden sonra artık cep telefonum bile Kasparov'u yenebiliyor. Yani o karşılaşmanın artık bir anlamı yok. Burada hava aracının içinde insan yok. Pilotlu bir savaş uçağının yapabildiği her şeyi yapabiliyor, hatta daha fazlasını, çünkü insan unsuruna sahip değil. Ve çok daha ucuz. Bu, Kasparov'a karşı makineyle oynanan bir satranç maçı gibi. Eğitim süresine ihtiyacımız yok. Bir pilotu savaş pilotu yapmak için belki 10 yıl eğitmeniz gerekir. Ayrıca kaybedecek çok şeyi vardır, bir ailesi vardır. İnsan unsuru gerçekte en maliyetli kalemdir."
Bayraktar, ziyaretçilerin, "İnsansız savaş uçağı hakkında biraz daha detay verebilir misiniz? Bugün pilotlu savaş uçaklarıyla nasıl kıyaslanıyor? Çünkü hava kuvvetlerinin büyük çoğunluğu için henüz bir seçenek olarak görülmüyor. Hava Kuvvetleri için bir seçenek haline gelmesinin ne kadar süreceğini düşünüyorsunuz?" sorularına karşılık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Savaşa, hazırlıklara, dünyadaki ordulara, kurumlara baktığınızda, geçen sefer ne olduysa ona hazırlanırlar. Ama bir dahaki sefer ne olacağına hazırlanmanız gerekir. Kimse Bayraktar TB2'nin başarısını önceden göremedi. Hiç kimse. Sonra kimse FPV'lerin başarısını da göremedi. Hiç kimse. Ne askeri analistler, ne üst düzey subaylar. Değişimi yönlendirenler, ancak onu kontrol edenlerdir. Şimdi, bilirsiniz, son Top Gun filmi neydi? Yine insanın gücünün makineyi yeneceğiydi. Hayır, öyle değil, çünkü makine bunu yapıyor. Bir canavar gibi.
İşte burada, onlar geleceğin oyun değiştiricileri ve onları, örneğin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ya da altıncı nesil uçaklarla kıyaslamamalıyız. Onlar yedinci nesil değil, bir neslin insansız savaş uçağı da değiller. Bunlar farklı bir tür. Bunlar robotlar. Bazı ülkeler, örneğin ABD, altıncı nesil savaş uçağından bahsediyor. Bu pilotlu bir platform. Bu ise insansız bir platform, bir neslinin olmadığı bir platform. Bu bir robot. Bir canavar. Çok tehlikeli. Ucuz. Onu eğitebilirsiniz. Tüm jet uçuşlarının yüzde 90'ı nedir? Eğitim uçuşları. Yani 10 uçağınız varsa, hayatları boyunca dokuzu eğitim için kullanılıyor. Elinizde sadece bir tane savaşacak uçak kalıyor. Burada ise eğitime gerek yok, çünkü bir bilgisayarın buna ihtiyacı yok. Sadece yazılım. Bir kez optimize edildikten sonra ki sürekli optimize ediliyor, iş bitmiştir. Kapasiteyi anında kopyalayabilirsiniz. Kapasiteyi kopyalamak mikrosaniyeler sürer, bir yazılım güncellemesi kadar. Peki bu ne zaman gelecek? Bu iyi bir soru. Uzun zaman alacak. Ama bir savaşta kapasiteler gösterildiğinde gelecek. Ve gelecek de. Biz bu konuda öncüyüz, muhtemelen dünyaya bunu biz göstereceğiz."
"Önleme çok daha zor"
"Önleme konusunda yetkinliklerinizi nerede görüyorsunuz ve ülkenize saldıran insansız hava araçlarını önleme pazarının gelişimini nasıl görüyorsunuz?" sorusuna karşılık Selçuk Bayraktar, şunları kaydetti:
"Bu çok önemli bir soru. Önleme çok daha zor, özellikle ucuz kamikaze insansız hava araçlarını önlemek. Ve ekonomik açıdan önleme tarafı çok dezavantajlı. Önleme her zaman çok daha maliyetli olacaktır. Son saldırılara bakın, örneğin Rusya-Ukrayna savaşına, bazen 1000 adet gönderiyorlar. Bunu önlemek çoğu zaman çok daha maliyetli oluyor. Hepsini önleyemezsiniz. Her zaman bir doygunluk sınırı vardır. Peki burada nereye geliyoruz? Ya her iki taraf için de tam bir yıkım, ya da savaşı bırakmak. Ve bence anlamamız gereken şu: yıkımın sonu yok.
Bilirsiniz, eğer kendimizi yok edeceksek, çok fazla silahımız var. Dünyanın çok fazla silahı var. Bunu anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar çok silah üretmek mantıklı değil. Akıllı olmak ve barışçıl bir dünya inşa etmeye çalışmak çok daha ucuz. Ben bir robot bilimciyim ve bir İHA üreticisiyim. Neden böyle bir şey söylüyorum diyebilirsiniz. Ama sorun dünyadaki dengesizlik. Bazı ülkeler, yıkım silahları üretmek için tüm dünyadan daha fazla para harcıyor. Kendinizi savunmak söz konusu olduğunda ise bu son derece zor. Neredeyse hiçbir seçeneğiniz yok. Yani sürekli bir dengesizlik var. Bu yüzden önleme ne yazık ki son derece zor. Bu çağda teknolojinin yayılmasını durduramazsınız. Her şey çevrimiçi. Buna karşı koymak için neredeyse çitler ve kafesler içinde yaşamanız gerekir. Bu da çok akıllıca değil. Savaşları durdurmak her zaman çok daha akıllıca olur. Ama dünyaya şu anda bakarsanız, birkaç yüz kilometre ötede bir soykırım yaşanıyor ve dünyada bunu durduracak hiçbir kurum yok. Kurumlar bitti, esasen. Kurallar bitti. Böyle devam ediyor. İnsanlık, İkinci Dünya Savaşı'nda olduğu gibi, elindeki araçlar yüzünden kendini yok edecek."
Geleceğin muharebe ortamı
Selçuk Bayraktar, "Bu teknolojiyi 10, 20 yıl sonra nasıl hayal ediyorsunuz? Çünkü belki de daha başındayız. Ve savaşın bu yeni teknolojiyle tamamen ilişkili olduğunu düşünüyorum, gelecekte. Belki de bu teknolojinin 10, 20 yıl içinde nasıl olacağını hayal etmemize yardımcı olabilecek kişi sizsiniz." sorusuna şu yanıtı verdi:
"Evet, bu çok önemli bir soru. Öncelikle, hayal etmek çok zor, çünkü üstel (exponential) bir çağda yaşıyoruz. Her şey değişiyor. 30 yıl sonrasını hayal etmek zor. 5 yıl, evet. 10 yıl, sanırım yapabiliriz. 30 yıl çok zor. Ve umarım biz, örneğin Baykar olarak, bunu bir teknoloji şirketi olarak sürdürürüz. Nasıl daha çok sivil tarafta olabiliriz, ağırlıklı olarak sivil tarafta? Çünkü silahlar için değil, insan hastalıklarını iyileştirmek veya insan ihtiyaçları için teknoloji geliştirmek her zaman çok daha iyidir. Ama ne yazık ki yaşadığımız dünya bizi savunma tarafına daha da itiyor. Şu anda savunma sanayi büyüyor. Baykar'ın gelirleri çok daha yüksek. Muhtemelen böyle devam edecek.
30 yıl sonrasında ne olacağını hayal etmek zor, çünkü söylediğim gibi terör açısından da yayılmayı durdurmak son derece zor. Bence bu çok tehlikeli. Bir araştırmacı olarak, 20 yıl önce bunu biliyorduk. İHA'lar, örneğin terör açısından son derece tehlikeli, ayrıca savunma açısından da çok öldürücü veya çok yetenekli. Ama şu anda farklı bir seviyedeyiz yapay zekanın kapasitesi, bağlamında, şu anda her şeye yapay zeka deniyor. Aslında yapay zeka değil, ileri düzey algoritmalar. Bu algoritmalara zaten sahiptik. Şimdi minyatürleştiler. Bilgisayarın konuşması, bir şeyi anladığı anlamına gelmiyor. Hiçbir şey anlamıyor.
Şimdi her şey minyatürleşti ve her yerde. Çevrimiçi. Yani 30 yıl sonra nereye gideceğini hayal etmek zor. Ama 10 yıl içinde şunu söyleyebilirim: Dronlar, İHA'lar büyüyecek. Her boyutta olacak. Dünyada 15 bin kadar savaş uçağı var. İnsansız savaş uçakları zamanla, muhtemelen 30 yıl içinde, hepsinin yerini alacak. Bu da muharebe havacılığında büyük bir devrim olacak. Ve umuyorum, bir gün dünya düzenini yeniden birleştirip 'silahlar iyi değil' diyebiliriz. Umarım bunu bir gün yaparız. Ama şu an bunun zamanı değil, ne yazık ki. Tüm kurumlar, tüm kurallar, her biri, tek tek yıkılıyor."

Türkiye'de üretilen silahlar "Mohaç" ve "Ovis" yurt dışından talep görüyor

Türkiye Kuantum Teknolojilerinde Oyun Kurucu Olmayı Hedefliyor
Ukrayna Ordusunun Yeni Elektrikli Motosikleti Göreve Başladı
-
shiftdelete.net
- Çelik Kubbe ve Yeni Nesil Yerli Sistemler EFES-2026’da İlk Kez Sahada! 2T Teknoloji & Savunma
Çelik Kubbe ve Yeni Nesil Yerli Sistemler EFES-2026’da İlk Kez Sahada! 2T Teknoloji & Savunma
ASELSAN’ın Yerli Sistemleri EFES-2026 Tatbikatı’nda Sahaya İndi
Mehmet Demiroğlu TEI Yönetim Kurulu Başkanı Olarak Görevlendirildi
Baykar’ın en yeni teknolojileri! K2, SİVRİSİNEK, KALKAN ve KIZILELMA vLog
Milli Muharip Uçak KAAN Yoğun Test Sürecine Giriyor!
ALTAY Tankı üretiminde yerli robot teknolojisi devrede
Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (HAB) faaliyet gösteren 840 bin metrekarelik BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi'nin en önemli kısımlarından birini seri imalat hattı oluşturuyor.
Seri imalat hattı, tesiste 63 bin metrekarelik kapalı alanda yer alıyor. İmalat hatları, aylık 8 ALTAY ve 10 ALTUĞ 8x8 üretebilecek kapasitede tasarlandı
Zırh çeliklerinde hassas kaynak ve muayene
İmalat sürecinde yer alan seri parça hazırlık hattında, kaynaklı imalat öncesi zırh çeliklerinin kesim, büküm ve ön işleme prosesleri yapılıyor. 150 milimetre kalınlığına kadar zırh çelikleri kesilebiliyor ve ön işleme tezgahlarında hassas şekilde delik delme, kaynak ağzı açma işlemleri yapılabiliyor. Bu aşamalardan sonra robotik hatlarda kaynaklı işlemler gerçekleştiriliyor.
İmalatın en önemli ayaklarından birini kaynaklı imalat hattı oluşturuyor. ALTAY ve ALTUĞ 8x8 tasarımlarının yüksek mayın ve balistik performans gereklilikleri bulunması sebebiyle kaynak bölgeleri X-Ray ve PAUT (Phase Array Ultrasonik Test) yöntemleri ile yüzde 100 muayene ediliyor.
Kaynak proseslerinin istenen kalitede sorunsuz yapılabilmesi için akıllı algoritmalarla donatılmış kaynak robot hatları, özel fikstür ve görev ekipmanları tesis edildi. Kaynaklı imalat hattı içinde tonaj kapasiteleri farklı olmak üzere iş parçası için 50 ton kapasiteye kadar yüksek hassasiyette görev yapan 38 robot pozisyoner bulunuyor. Bu poziyonerler 3 holü kaplayan, 8 farklı robotik kaynak hattı içinde yer alıyor
Kaynak robotlarının ALTAY ve ALTUĞ 8x8 modelleri üzerinde erişilebilirlik simülasyonları dijital ikiz ortamlarında yapıldı. Tam penetrasyonlu kaynak bölgelerinin yaklaşık yüzde 85'lik kısmı kaynak robotları ile kaynatılıyor.
Tesiste seri üretim sürecinin başlamasının ardından geçen sürede kaynak hattına alınan gövde sayısı 12'ye ulaştı.
Final işleme hattında da kaynaklı imalat sonucu oluşan deformasyonların giderilip, tanklarda çalışan sistemleri yerlerine hassas toleranslarla montajlayabilmek amacıyla kaynaklı yapılar üzerinde final işleme yapılıyor.
Kaynaklı imalatı tamamlanmış yapıların ölçümleri robotik lazer tarama hattında gerçekleştiriliyor.
Robotlar sezgisel olarak hataları bulup gideriyor
Otomotiv, savunma, havacılık, gemi inşa, iş makineleri, vagon ve raylı sistem endüstrileri gibi alanlara yönelik endüstriyel robot temelli ve proses çözümleri oluşturan INTECRO Robotik, sahip olduğu yeteneklerle Türk savunma sanayisine de katkı sağlıyor.
INTECRO Robotik Yönetim Kurulu Başkanı A. Ali Şen, yaptığı açıklamada, ALTAY Tankı gibi Türk savunma sanayisinin en önemli projelerinden birinde görev almaktan, projeye katkı vermekten gurur duyduklarını söyledi
BMC üretim hatları için geliştirip, üretip, teslim ettikleri robotik sistemlerin yüksek mukavemette zırh çeliklerinin birleştirilmesi için gerekli olan kaynaklı üretim süreçlerinde kullanıldığını dile getiren Şen, şöyle konuştu:
"Bu hattan çıkacak tank ve zırhlı araçlar için kaynak işlemleri son derece kritik. Robotik sistemler üretimi yapılacak parçaları, gövdeleri yüksek hassasiyette konumluyor. Kaynağın doğruluğu, mukavemetini istenen standartlarda karşıladığı gibi oluşabilecek hataları tespit ederek üretim prosesini o hatalardan arındırılacak şekilde yönlendiriyor. Yani bu robotik sistemlerin sezgisel ve adaptif bir yönü bulunuyor. Ön hazırlık sürecinde ufak tefek hatalar olduğunda bunları tespit edip giderebiliyor. Ayrıca kaynak öncesi ön hazırlık aşamasında oluşabilecek birtakım imalat hatalarını, tolerans kayıplarını görüp, analiz edip, işlemlerini o değişim parametrelerine göre düzenleyip gerçekleştiriyor. Bu sayede standartlara uygun ve yüksek kalitede üretim mümkün ve sürdürülebilir oluyor."
Şen, tesis ettikleri robotların yüzde 90 düzeyinde HAB'daki fabrika ve entegrasyon tesislerinde üretildiğini, yüksek yerlilik oranına sahip robotların milimetrenin yüzde 5 hassasiyetinde kaynaklı imalat yapabildiğini ifade etti. Şen, her biri onlarca eksenden oluşan dijital ikiz destekli çalışan robotların, ALTAY Projesi'nde Türk mühendis ve işçilerinin en kritik yardımcıları olduğunu belirtti.
ALTAY Tankı üretim projesi için 7 yıldır BMC ile partner adayı olarak görüştüklerini söyleyen Şen, bu süre boyunca çeşitli testler, ön hazırlıklar, teknoloji olgunlaştırma çalışmaları, tedarik zinciri hazırlığı ve AR-GE dahil olmak üzere çok sayıda karşılaştırmalı sınavdan geçerek sürece dahil olduklarını anlattı.
Ali Şen, ALTAY Tankı için yerli üretim teknolojisi hedefini gerçekleştirmiş olmanın, yüksek teknoloji üretim hatları tesis etmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

KIZILELMA'da heyecanlandıran gelişme! Sosyal medyada yoğun ilgi gördü
Bayraktar'ın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda NSosyal hesabından paylaştığı gelişme kısa sürede gündem oldu.
KIZILELMA'nın jet motorunun sesi de dikkatlerden kaçmadı.

Altay Tankı'ndan gövde gösterisi! TSK envanterinde
Tarihi anların ardından sahneye çıkarak adeta 'gövde gösterisi' düzenleyen Altay Tankı, büyük beğeni topladı.
"HER AY 8 ADET ALTAY TANKI ÜRETİLECEK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "63 bin metrekare kapalı alana sahip seri üretim hattımızda her ay 8 adet Altay tankı ile muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ imal edilecek. Diğer savunma ürünlerimizde olduğu gibi Altay tanklarından da hedefimiz özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamaktır. Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya geldiysek, inşallah bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceğiz. Her zaman söylüyorum. Bakın, bugün bir kez daha tekrar ediyorum. Hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır. Belki biraz geciktirir ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur ya bir yol açar, eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizleri hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Haluk Görgün: Yılda 96 Altay tankı üretilecek
Görgün, ALTAY Tankı Seri Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Tank Teslimat Töreni'nde yaptığı konuşmada, bu topraklarda yükselen her fabrikanın, savunma sanayisinde tam bağımsızlığa vurulan yeni bir mühür, üretilen her milli aracın, milletin azim ve kararlılıkla yazdığı irade beyanı olduğunu söyledi.
Haluk Görgün, açılışını gerçekleştirilen tesisin sadece ALTAY Ana Muharebe Tankı'nın üretim hattı değil, aynı zamanda Türkiye'nin mühendislik gücüne, teknolojik derinliğine ve stratejik vizyonuna duyulan sarsılmaz inancın somut bir ifadesi olarak faaliyet göstereceğini vurguladı.
Başlangıçta bir hedef olan "yerli ve milli üretimin" bugün artık bir gerçek, standart, gurur vesilesi olduğuna işaret eden Görgün, "ALTAY Projesi, yalnızca bir platform değil, savunma sanayimizin kabiliyetlerini şekillendiren bir okuldur, bir vizyonun temelidir. Özel sektörümüz, vakıf şirketlerimiz, mühendislerimiz ve işçilerimiz el ele vererek, bu ülkenin tarihinde bir ilki başardı. Kendi ana muharebe tankını tasarladı, test etti ve üretime hazır hale getirdi. Bu başarı, yerli aklın, milli iradenin ve Türk mühendisinin eseridir." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "tam bağımsız savunma sanayi" hedefiyle şekillendirdiği vizyonun, bugün sadece bir hedef değil, bir sistematik yenilenmeye, kurumsallaşmış bir ekosisteme dönüştüğünü dile getiren Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
"Bir zamanlar savunma sanayisinde yurt dışından temin ettiğimiz alt sistemleri artık biz üretiyoruz. Hem de daha güçlü, daha dayanıklı, daha akıllı biçimde ve sadece kendimiz için değil, dünyaya ihraç edebileceğimiz sistemler ortaya koyuyoruz. Yürüttüğümüz yerlileştirme hamleleriyle, tanklarımızın kritik alt sistemlerinin yerli imkanlarla entegre edilebilmesi için büyük bir teknik ve insan kaynağı seferberliğini hayata geçirdik. ALTAY ile büyük kalibre silah üretim yeteneği, kompozit malzemelerle zırh sistemi üretim yeteneği gibi birçok alanda, daha önce elimizde olmayan yetenekler kazandık. Aynı zamanda ALTAY sayesinde teknolojik olarak tüm dünya ile yarışabilecek AKKOR Aktif Koruma Sistemi ve Atış Kontrol Sistemi gibi ürünler ortaya çıkardık.
Bugün artık 800 mühendis, 1250 işçi ve 90 alt yükleniciden oluşan dev bir ekip, 17,5 milyon mühendislik saati, 35 bin kilometrelik testler ve 3 bin 700 atışla Yeni ALTAY'ı geleceğe hazırlıyoruz. ALTAY'ımız, 2 yıl garanti ve 6 yıl lojistik destekle, sahada uzun ömürlü bir başarıyı garanti etmektedir. 35 bin sayfa tasarım, 16 bin gereksinim, 120 test prosedürü ve 50 bin test adımıyla her ayrıntısı mükemmelliğe adanmış bir mühendislik harikasıdır."
Geleceğin tankları da bu tesiste şekillenecek
Tesiste bulunan Zırh Açık Test Alanı, Balistik Koruma Merkezi, üretim tesisleri ve kapsamlı test merkezlerinin Türk savunma sanayisine önemli katkılar sunacağını vurgulayan Görgün, şunları kaydetti:
"Bu güçlü altyapı yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, geleceğin tanklarını, geleceğin zırhlı araçlarını şekillendirecek, kara platformlarında milli kabiliyetin çıtasını daha da yukarıya taşıyacaktır. HAB Bölgesi'nde yükselen bu fabrika, Türkiye'nin tank ve zırhlı araç üretiminde dünyanın sayılı merkezlerinden biri oldu, 682 bin metrekarelik bu alanda robotik kaynak sistemleriyle yılda 96 ALTAY tankı üretilecektir.
Burada sadece bugünü değil, yarını da düşünen bir anlayışla dijital dönüşüm odaklı, akıllı üretim hatlarıyla, otonom kontrol ve veri analitiğiyle entegre edilmiş bir 'gelecek fabrikası' hayata geçirilmektedir.
Türkiye’nin savunma sanayindeki yükselişi, artık sınırları aşan, işbirlikleri kuran, teknoloji geliştiren bir model halini almıştır. Türkiye’nin savunma sanayi yolculuğu artık yalnızca kendi ihtiyaçlarına cevap veren bir yapıda değil, global rekabette pay alan, standardı belirleyen, ortak geliştiren, teknoloji paylaşan bir modeldir.
Bugün açılışını yaptığımız bu tesis ve teslim ettiğimiz tanklar, sadece bir üretim başarısı değildir. Bu, stratejik aklın, liderliğin ve azmin neticesidir."

Türkiye'nin 14. hava kampüsü Sivas'ta açılıyor
Bakan Uraloğlu söz konusu hava kampüsüne ilişkin bilgi verdi.
Mevcut hava kampüslerinin Antalya Döşemealtı, Tekirdağ Süleymanpaşa, Eskişehir İnönü ve Sivrihisar ile Samsun 19 Mayıs, Konya Selçuklu, Sakarya Pamukova, Çanakkale Bozcaada, Muş, Denizli, İzmir Aliağa, Eskişehir Seyitgazi ve Ardahan'da bulunduğunu anımsatan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
"31 Ekim'de Sivas Divriği'de inşa edilen yeni hava kampüsün açılışını gerçekleştireceğiz. Bu hava kampüsü ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz. Pist, 1180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde beton kaplama olarak inşa edildi. 8 adet parklama alanına sahip olan hava kampüsünde yalnızca 5 bin 700 kilogramın altındaki hava araçlarıyla sportif ve amatör amaçlı uçuşlar gerçekleştirilecek."
Uraloğlu, söz konusu yerde ticari uçuşların yapılmayacağını, jet motorlu uçakların iniş-kalkış gerçekleştiremeyeceğini, uçuşların "görerek uçuş kuralları (VFR)" kapsamında gerçekleştirileceğine işaret etti.
Bölge turizmine katkı sunacak
Hava kampüslerinin, bulundukları illerde havacılıkla ilgili sosyal ve kültürel etkinliklere de zemin hazırladıklarını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Bu yönüyle, hava kampüsler hem ekonomik gelişime katkı sağlıyor hem de havacılık kültürünün yaygınlaşmasına imkan tanıyor. Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak. Burada kazanılacak deneyimler, amatör ve sportif havacılığın ülke genelinde yaygınlaşmasında rol oynayacak."
Uraloğlu, her ilçeye hava kampüsü kazandırma vizyonu ile çalışmalarını sürdürdüklerine dikkati çekerek, Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve Batı Antalya'ya da hava kampüsü kazandırmayı planladıklarını söyledi.

Savunma sanayiinde gurur günü: Altay tankı envantere giriyor
Kahramankazan'da kurulan BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi için resmi açılış töreni düzenlenecek.
Tesisin açılış töreninde, seri üretimi başlayan ALTAY tanklarının ilk teslimatı da gerçekleştirilecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları Teslimat Töreni'ne katılacak.
İthal güç grubuyla başlayan seri üretim süreci, yerli BATU Güç Grubu ile devam edecek. Proje kapsamında 85 T1, 165 T2 konfigürasyonunda olmak üzere 250 tank, Kara Kuvvetleri Komutanlığına kazandırılacak.
ALTAY Tankı prototipleri üzerinde ihracat lisansı engeli sebebiyle yapılan yerlileştirme ve kazandırılan ilave yetenekler sonrasında çok daha üstün yeteneklere sahip "YENİ ALTAY" tankı ortaya çıktı.
ALTAY Tankı'na kazandırılan yetenekler arasında aktif koruma sistemi, yeni güç grubu, geliştirilmiş zırh sistemi, yenilenen atış kontrol sistemi, yenilenen araç kontrol sistemi, yerlileştirilen sistemler (hız azaltan, nişancı 2. derece görüş sistemi, palet, kule çember dişlisi, yakıt ve hidrolik pompalar, mobil gizleme ağı, periskop, rotor gibi) yer alıyor.
Yeni Nesil Ana Muharebe Tankı ALTAY, yakın coğrafyada son dönemde yaşanan muharebe deneyimlerinden ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceğe yönelik ihtiyaçlarından yola çıkılarak geliştirilen yeni koruma konseptine göre yeniden tasarlandı ve ALTAY T1 konfigürasyonuna yükseltildi.
ALTAY T1, muharebe alanında karşılaşılabilecek tüm tehditler dikkate alınarak geliştirilmiş pasif, reaktif ve aktif koruma bileşenlerinden oluşturulan çepeçevre zırh koruması ile güçlü bir korumaya sahip olacak.
Muharebe sahasının en güçlü tank tehditlerine ve en gelişmiş güdümlü anti-tank füzelerine karşı etkin pasif zırh korumasının yanında, özellikle RPG tehditlerine karşı yeni nesil reaktif zırh (ERA) ve kafes zırh ile tüm anti-tank roket ve güdümlü füzelerine karşı 360 derece koruma sağlayan Aktif Koruma Sistemi de ALTAY T1 Ana Muharebe Tankı'na entegre edilerek tüm koruma sistemi güncellendi.
ALTAY T1'de ayrıca gövde mühimmat bölgelerinde infilak geciktirici tedbirler ve genişletilmiş kule arka bölmesi yer alacak.
Modern muharebe koşullarında önemli görevler üstlenecek ALTAY, yüksek teknoloji silah sistemleri sayesinde sağlayacağı üstün ateş gücünü, gelişmiş atış kontrol sistemleri ile en yüksek isabet oranlarıyla son kullanıcıların hizmetine sunacak. Mürettebatın korunması, yeni nesil hibrit koruma sistemleriyle sağlanacak. Bu sayede manevra kabiliyeti, çeviklik ve beka optimize edilecek.
BMC tarafından güç grubu dahil yenilenen ve yerlileştirilen sistemleriyle ALTAY Ana Muharebe Tankı, seri üretim testleri için 2023 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilmişti.
Seri üretim, tankın ilave yetenekler kazanacağı T2 konfigürasyonuyla devam edecek.

Hedefi 12'den vuran MİLGEM'e Pakistan yolu göründü
PN MİLGEM Projesi kapsamında, Pakistan ve Türkiye arasında 4 adet MİLGEM sınıfı korvet inşası ve savaş sistemleri tedarikine yönelik olarak 2020 yılında imzalanan sözleşme doğrultusundaki çalışmalar sürüyor.
ASFAT ana yükleniciliğindeki projede, gemilerden ikisi İstanbul Tersane Komutanlığı, ikisi Karaçi KSEW Tersanesi tarafından üretiliyor.
HAVELSAN, projede ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ve FLEETSTAR Gemi Veri Dağıtım Sistemi tedariklerinin yanı sıra ana entegratörlük görevini icra ediyor.
Projenin ilk gemisi PNS Babur, Nisan 2024'te atışlarını tamamlayarak bir sonraki ay düzenlenen törenle Pakistan Deniz Kuvvetleri envanterine dahil edildi.
PNS Khaibar testleri geçti
Projenin ikinci gemisi PNS Khaibar da canlı atışlarını tamamladı ve Türk Deniz Kuvvetleri ile icra edilecek faaliyetlerin ardından Karaçi'ye intikal edecek.
PNS Khaibar için gerçekleştirilen atış testinde elde edilen sonuçlar, PN MİLGEM gibi kapsamlı bir deniz platformu projesinde teknolojik olgunluk, entegrasyon başarısı ve operasyonel güvenilirliği somut bir şekilde ortaya koydu.
İlk geminin ardından projenin ikinci gemisi olan PNS Khaibar ile icra edilen canlı atış faaliyetlerinde su üstü, kara ve hava hedeflerine tam isabet sağlandı.
PNS Khaibar, kara bombardımanı esnasında 76 milimetre baş topu ile hedefi tam ortasından vurdu. Gemi, STOP 25 milimetre uzaktan komutalı stabilize top sistemi ile bu başarısını tekrarladı.
PN MİLGEM Projesi kapsamında üçüncü gemi PNS Badr icin Karaçi KSEW Tersanesi'nde son hazırlıklar icra ediliyor. Gemi için Aralık 2025'te ilk seyir tecrübesinin gerçekleştirilmesi, ardından liman kabul testlerine başlanması planlanıyor.
Projenin dördüncü ve son gemisi PNS Tariq'ın inşası KSEW Tersanesi'nde devam ediyor. Geminin test süreçlerinin 2

ASELSAN, ALTAY Tankı'na güç katıyor
BMC ile imzalanan ALTAY Seri Üretim Projesi Alt Sistemler Sözleşmesi kapsamında 251 tank için kritik görev donanımlarını ASELSAN sağlıyor.
Yarın ilk teslimatı yapılacak ALTAY tanklarında ASELSAN imzası taşıyan yüksek ateş gücü, beka kabiliyeti ve gelişmiş koruma teknolojileri yer alıyor.
Modern muharebe şartlarına uygun olarak geliştirilen sistemler sayesinde ALTAY, atışlı testlerde üstün performans sergileyerek sınıfının en iyileri arasında gösteriliyor.
Bu kapsamda VOLKAN-II Tank Atış Kontrol Sistemi, Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, Tank Komuta Kontrol Bilgi Sistemi, İç Haberleşme Sistemi, Tank Lazer Uyarı Sistemi, Tank Sürücü Görüş Sistemi, Aktif Koruma Sistemi (AKKOR), Muharebe Sahası Tanıma ve Tanıtma Sistemi, ÖRÜMCEK Yakın Mesafe Gözetleme Sistemi (YAMGÖZ), Nişancı İkinci Derece Görüş Alt Birimi, Tank Mürettebat Eğitim Sistemi, telsizler ve kayar bilezik sistemleri ALTAY'a entegre edildi.
ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen AKKOR Aktif Koruma Sistemi, tankı 360 derece koruma altına alarak beka kabiliyetini üst düzeye taşıyor. Sahip olduğu radar teknolojisiyle tehdidi anında algılayan AKKOR, ALTAY'ı dünyada sayılı orduların sahip olduğu bir koruma katmanına ulaştırıyor.
Tankın içinde yer alan gömülü simülatör TMES ise, mürettebata gerçek kullanıcı arayüzleriyle sanal ortamda eğitim yapma olanağı sunuyor. Bu sistem sayesinde personel, harekat öncesi yüklenen senaryolarla görevine çok daha hazırlıklı şekilde çıkabiliyor.
Milli imkanlarla geliştirilen bu sistemler ASELSAN'ı, bir tankın tüm görev donanımlarını kendi bünyesinde geliştirebilen az sayıdaki şirket arasına taşıdı. ASELSAN, bu sayede hem yeni tank üretiminde hem de mevcut tankların modernizasyonunda dünya devleriyle rekabet edebilir konuma geldi.
Ayrıca ASELSAN mühendislerince geliştirilen milli periskop sistemleri, ALTAY'ın "gözleri" olarak tank mürettebatına geniş görüş açısı, yüksek doğrulukta tespit ve etkili gözetleme imkanı sunuyor.

ALTAY Tankı'nın eğitimleri milli teknolojilere emanet
HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, ALTAY Eğitim Araçları ile tankın bileşen ve alt sistemlerinin tanıtım ve kullanım eğitimleri, bakım ve arıza giderme faaliyetlerinin gösterimi ve uygulanmasına yönelik eğitimler, acil durum ve çoklu görev senaryolarının yürütülmesi eğitimleri verileceğini söyledi.
Açık maket/simülatör yapısı ve multimedya kamera sistemleri sayesinde tüm öğrencilerin aynı anda eğitime katılabileceğini dile getiren Nacar, bu sayede eğitimin verimliliği ve etkisinin artacağını ifade etti.
Sanal gerçeklik çözümleri ile daha hızlı ve etkili birim tanıtım eğitimleri gerçekleştirilebileceğini anlatan Nacar, arızacılık eğitiminde tüm senaryoların kullanılması sağlanarak bakım personeline olası her türlü arızalara müdahale yeteneği kazandırılacağını bildirdi.
Nacar, "Gerçek tankın yürütme maliyetlerine (yakıt, yedek parça, insan gücü) katlanmaksızın, HAVELSAN tarafından geliştirilen eğitim araçları ve simülatörler kullanılarak, daha fazla sayıda öğrenciye eşzamanlı ve çok daha düşük işletme maliyetleri ile kullanıcı ve bakım eğitimleri verilebilecek, kahraman tankçılarımız yerli ve milli teknolojiler ile geleceğin muharebe sahasına hazır olarak yetiştirilecektir." dedi.
![]()
ALTAY EĞİTİMLERİNİN ETKİNLİĞİ ARTACAK
ALTAY Eğitim Araçları Proje Yöneticisi Alkan Dalkılıç ise HAVELSAN olarak ALTAY Ana Muharebe Tankı'nın eğitim araçlarını yaptıklarını söyledi.
Bu kapsamda kullanıcı ve bakım personelinin tankın eğitimlerini alacağı platformları tasarlayıp, üretip, kullanıcıya teslim ettiklerini anlatan Dalkılıç, proje sözleşmesinin 1 Mayıs 2019'da imzalandığını, takviminin ise 21 Haziran 2023'te başladığını bildirdi.
O günden itibaren yoğun olarak faaliyetlerine devam ettiklerini vurgulayan Dalkılıç, şöyle konuştu:
"Bu kapsamda 44 farklı tipte toplam 94 eğitim aracı teslim edeceğiz. Bunun içerisinde iskelet tipi tank maketinden dış aydınlatma donanımı maketine, canlı kule eğitim maketinden bakım eğitim istasyonu sistemlerine kadar çok farklı türde sistem veriyoruz. Bu sistemlerle kullanıcının daha etkin şekilde tankı tanımasını, öğrenmesini, kullanmasını ve arızalarını gidermesini sağlamış olacağız.
Genellikle tam görev simülatörlerimize aşinasınız. Tam görev uçuş simülatörlerimizde bildiğiniz üzere pilot yetiştiriyoruz. Halihazırda uçuş eğitimi almış ve uçabilen pilotlara tip intibak ve acil durum senaryolarını koşturduğumuz simülatörlerimiz tam görev simülatörleri. Burada ise tankı hiç görmemiş, tanımayan personele tankı tanıtacağımız ve eş zamanlı olarak pek çok öğrenciye tankı tanıtabileceğimiz eğitim araçları tasarlıyoruz, dizayn ediyoruz.
Burada açık ve yarı açık yapıda eğitim araçlarıyla aynı anda pek çok kullanıcının tankın bileşenlerini öğrenmesini ve görmesini sağlıyoruz. Bunun multimedya sistemiyle, kameralarımızla ve büyük ekran televizyonlarımızla destekliyoruz. Yani eğitime yaklaşamayan öğrenciler, o an için fiziki olarak tankın veya maketin içerisinde olamayan öğrencilerimiz dışarıdan multimedya sistemleri sayesinde içeride verilen eğitimi takip edebiliyorlar ve eğitime katılmış oluyorlar. Bu sayede sınıf ortamında daha fazla sayıda öğrenciye aynı anda eş zamanlı olarak eğitim sağlamış oluyoruz."
![]()
TANK VE BAKIM OKULUNA YENİ DERSHANELER GELİYOR
Dalkılıç, ALTAY Eğitim Araçları'nın Mamak'ta bulunan Tank Okulu ve Balıkesir'deki Bakım Okulu'nda proje ana yüklenicisi BMC tarafından oluşturulan dershanelere konuşlandırılacağını söyledi.
Eğitim alacak personelin gerçek tanka yakın bir ortamda, gerçek sistemler üzerinde eğitim almasını, kas hafızası oluşturmasını ve eğitim yardımcılarıyla birlikte tankı öğrenmesini sağlayacaklarını anlatan Dalkılıç, şunları kaydetti:
"Bakım personelleri için de arızacılık eğitimlerimizi vereceğimiz maketlerimiz olacak. Bunları hem gerçek sistemler üzerinden sağlayacağız hem de gerçek sistemler üzerinden sağlayamayacağımız gövde elektrik donanımı gibi gömülü olan ve aşırı sayıda kablaj içeren, aynı anda pek çok kullanıcıyı götüremeyeceğimiz yerlere sanallaştırma çözümleriyle daha etkin bir eğitim sağlıyor olacağız."
![]()
YERLİ GÜÇ GRUBUNA GEÇİŞE HAZIRLIKLI
Alkan Dalkılıç, Altay Projesi'nin ilerleyen aşamalarında yerli güç grubuna geçilmesiyle ortaya çıkacak değişikliklere hazırlıklı olup olmadıkları sorusuna, "Buna hazırlıklıyız. Projenin süregelen aşamasında zaten planlı bir faaliyet olduğu için hem Grup 1 kapsamındaki Kore motorlarla simülatörlerimizi gerçekleştireceğiz. Sonrasında yerli BATU Güç Grubu'nun ALTAY'a dahil olmasıyla biz de maketlerimizde BATU'yu kullanıyor olacağız. Dolayısıyla her iki güç grubuna yönelik olarak kullanıcı ve bakım eğitimlerini sağlıyor olabileceğiz." yanıtını verdi.
Sanallaştırma kapsamında tankın içindeki ve üzerindeki avadanlıkları gösterebildikleri bir ortam oluşturduklarını ifade eden Dalkılıç, şöyle konuştu:
"Burada kullanıcıya ALTAY tankını ve bileşenlerini gösteriyor, öğretiyor olacağız. Hem içerisini hem dışarısını farklı pozisyonlarda oturarak sürücü, komutan, nişancı ve doldurucu pozisyonlarında etrafında sanal gerçeklik gözlüğüyle tankın içerisinde ne görüyorsa görüyor olacak. İşaret ettiğinde birimin ismi ve tanıtım senaryoları ortaya çıkacak. İlerleyen aşamalarda bunu etkileşimli hale getirerek tankın sanal versiyonu üzerinden eğitimini sağlayabiliyor olacağız."
Teslimatlara yıl sonu itibarıyla başlayacaklarını ve 10 parti halinde tamamlayacaklarını bildiren Dalkılıç, 94 eğitim aracını 3 yıl içerisinde güvenlik güçlerinin envanterine dahil edeceklerini belirtti.

ALTAY Tankı'nda geliştirilen yetenekler KAAN için de ürün oldu
Altınay Savunma Teknolojileri, ALTAY projesinde kritik alt sistemler geliştirme ve entegrasyonunda önemli rol üstleniyor. Şirket, özellikle ASELSAN ile iş birliği yaparak ALTAY ve Leopard tanklarının Atış Kontrol Alt Sistemi eyleyicilerini tasarlıyor ve üretiyor. Sistem, tank namlusu ve kulesinin hassas yönlendirme mekanizmalarını içermek suretiyle genel ve stabilize hareket kontrolünü yöneten bir bileşen olarak işlev görüyor. Altınay'ın robotik teknolojilerdeki birikimi, bu tür hassas kontrol sistemlerinin geliştirilmesinin temelini oluşturuyor ve projenin yerlilik oranın artmasına katkı sağlıyor.
Altınay Savunma Teknolojileri Genel Müdürü Burak Mercan, yaptığı açıklamada, tank eyleyicilerinin geliştirilmesi işinin şirketleri için ilk anlamlı savunma sanayisi projesi olduğunu belirtti.
Bu projeden önce savunma sanayisine adım atsalar da yaptıkları işin mühimmatların sökümü üzerine bir otomasyon projesi olduğunu dile getiren Mercan, askeri standartlara uygun ilk ürün geliştirme projesi olarak ALTAY Projesi'ne 2010 yılında ASELSAN ile imzaladıkları proje ile alt yüklenici olarak başladıklarını ifade etti.
Mercan, bu kapsamda, tankın önemli alt sistemlerinden olan Atış Kontrol Alt Sistemi'nin içerisinde yer alan namlu ve kule tahrik eyleyicilerinin geliştirilmesi prototiplerinin üretilmesi ve askeri standartlarda test edilip kalifiye edilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatarak, şöyle konuştu:
"Daha sonra sahada diğer test aşamalarında kullanılacak platformların içerisinde yer alacak eyleyiciler için de bir hayli prototip üretimi gerçekleştirdik. Nihayetinde bu yıl içerisinde artık teslim edilecek nihai ürünler için bu eyleyiciler tarafında seri üretime geçtik.
Bu projede oldukça önemli kazanımlarımız oldu. Öncelikle ASELSAN'ın yol göstericiliğinde bir savunma alt sisteminin nasıl tasarlanacağı, nasıl üretilip test edileceği, nelere dikkat edileceğine yönelik ciddi kazanımlarımız oldu. Bu kazanımlarımızı zaman içerisinde farklı ürünlere yansıtmak suretiyle geldiğimiz noktada deniz ve hava platformlarına kadar taşıyabildik. Bugün doğrudan Altınay Savunma Teknolojileri bünyesinde olmasa da iştirakimiz olan TAAC şirketi bünyesinde özellikle Milli Muharip Uçak KAAN, HÜRJET'te, döner kanatlı platformların kritik alt sistemlerinde birçok yardımcı eyleyicinin de benzer bir çalışma mimarisine sahip olduğunu ve oradan getirdiğimiz birikimlerle bu ürünlere dönüştürüldüğünü söyleyebilirim."
Eyleyicilerinin tankın Atış Kontrol Sistemi'nde çalıştığına işaret eden Mercan, geliştirdikleri çözümlere ilişkin şu bilgileri verdi:
"Eyleyicilerimiz namlunun dikeydeki tahriki ve kulenin yataydaki dönüş hareketini sağlıyor. Bu sadece belli açılara dönüş şeklinde değil belirli bir hedefe kilitlenmesi sırasında tankın ana gövdesinin zeminden gelen etkilerle bozulmasını kompanse edecek şekilde oldukça hassas ve hızlı tepki veren eyleyiciler. Bunlar bakımsız olarak tasarlandı, yani tankın içerisine takıldıktan sonra bir daha belli periyotlarda sökülüp belli işlemlerin yapılmasına gerek olmayacak. İçerisinde hassas aktarma grupları var. Bunların çoğunun da gerek dişli üretimleri olsun gerekse içerisinde yataklama amacıyla veya hareket aktarma amacıyla kullanılan hassas sistemler olsun çoğunu ülkemizde üretiyoruz. Parçaların büyük kısmını fabrikamızda talaşlı imalat olarak üretiyoruz. Onaylı alt yüklenicilerde ekstra proseslerle ilgili hizmet olarak son bütünlemeyi de Altınay Savunma Teknolojileri'nin Dilovası'ndaki fabrikasında gerçekleştiriyoruz ve ASELSAN'a nihai entegrasyon için teslim ediyor oluyoruz."

Hisar-O hedefini başarıyla imha etti
Milli Savunma Bakanlığı, Aksaray atış alanında Hava Savunma Komutanlığı tarafından "Hisar-O" atışının başarıyla icra edildiğini duyurdu.Hisar-O hedefini başarıyla imha etti
Bakanlığın, NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Hisar-O" atışına ilişkin görüntülere yer verildi.
