❌

Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Miçotakis Mavi Vatan’ı hedef aldı: ‘Türkiye karşısında hedeflediğimiz şey…’

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye ile ilişkiler, Ege’deki son durum ve Kıbrıs’taki kablo projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

SKAI Radyo’da gazeteci Aris Portosalte’nin sorularını yanıtlayan Miçotakis, Türkiye’nin Mavi Vatan doktrinini hedef aldı.

Mavi Vatan doktrininin uluslararası hukuka dayanmadığını öne süren Miçotakis, “Her türlü ihtimale hazırız. Önce bir görelim. Mavi Vatan, tarihsel gerçeklere aykırı olan ve Uluslararası Hukuk’a en ufak bir ölçüde bile dayanmayan bir doktrindir” iddiasında bulundu.

Türkiye’nin olası adımlarına karşılık vermeye hazır olduklarını söyleyen Yunanistan Başbakanı, “Yunanistan, Türkiye’nin atacağı her türlü adıma karşılık vermeye hazırdır. Ancak ortada somut bir şey görmeden, kamuoyu önünde yorum yapmak istemiyorum. Çünkü çoğu zaman gerçekleşeceğini varsaydığımız gelişmeleri önceden olmuş gibi değerlendiriyoruz, fakat sonuçta bunlar gerçekleşmiyor.” ifadelerini kullandı.

EGE İÇİN ‘HAFİF RÜZGAR’ BENZETMESİ

Ege Denizi’ndeki mevcut duruma ilişkin soruyu da yanıtlayan Miçotakis, iki ülke arasındaki ilişkileri denizdeki hava koşullarına benzetti.

“Ege’de sular nasıl?” sorusuna, “Ege’nin sularında, diyelim ki hafif bir rüzgar var” yanıtını veren Miçotakis, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hava nasıl değişiyor; bazen deniz çarşaf gibi durgun oluyor, bazen de meltemler esiyor. Yunanistan-Türkiye ilişkilerinde de aynı şey yaşanıyor”

Miçotakis, Yunanistan’ın Türkiye karşısında stratejik ve niteliksel üstünlük sağlamayı hedeflediğini de dile getirerek “Burada ciddi bir tartışma yürüttüğümüz için şunu söyleyeyim: Yunanistan’ın sürekli hedeflediği şey, Türkiye karşısında stratejik ve niteliksel bir üstünlüğe sahip olmaktır. İnanıyorum ki bu üstünlüğü, size de söylediğim gibi, büyük ölçüde Yunan halkının özverileri sayesinde elde ettik.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Miçotakis'in görüşmesi dünya basınında - Son Dakika Haberleri

ERDOĞAN İLE GÖRÜŞECEK Mİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme ihtimaline ilişkin soruyu da yanıtlayan Miçotakis, iki ülke arasında planlanmış bir görüşme bulunmadığını söyledi. Buna karşın iletişim kanallarının açık tutulmasını hedeflediğini belirten Yunanistan Başbakanı, Erdoğan ile en fazla görüşen başbakan olduğunu söyledi.

Miçotakis, Türkiye ile diplomatik temaslara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda planlanmış bir görüşme yok. Size, Türkiye Cumhurbaşkanı ile en fazla görüşmüş başbakan olduğumu hatırlatmak isterim. Açık iletişim kanallarını sürdürmeyi her zaman hedefleyeceğim. Bu kanallar mevcut. Atina Bildirgesi’ni eleştirmek için acele eden birçok kişi oldu. Oysa bildirgenin kazanımlarından biri, artık yapılandırılmış bir iletişim çerçevemizin bulunmasıdır. Bu çerçeve siyasi diyalogu, güven artırıcı önlemleri, bunlar şu anda da yürütülüyor ve bu ay da yürütülecek, ve elbette en üst düzeydeki siyasi temasları kapsıyor. Çünkü gerilimin ne zaman ortaya çıkabileceğini kimse bilemez. Öncelikle güvence altına alınması gereken şey, gerektiğinde telefonu kaldırıp karşı tarafı arayabilmektir. Zira sanırım şu anda hiç kimse gerilim istemiyor.”

KIBRIS’TAKİ KABLO PROJESİ

Portosalte’nin Kıbrıs kablo projesine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Miçotakis, projenin ayrıntıları hakkında konuşmak istemediğini belirtti.

“Bu konuyla ilgili herhangi bir operasyonel ayrıntıya girmek istemiyorum. Çünkü bunun son derece hassas bir mesele olduğunu anlıyorsunuz” diyen Miçotakis, projenin Yunanistan’ın egemenlik haklarından taviz verilmeden ilerlemesi gerektiğini iddia etti.

Miçotakis, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ancak kablonun, egemenlik haklarımızdan kesinlikle hiçbir taviz vermeden ilerleyebileceği ve ilerlemesi gerektiği bir çerçevenin mevcut olduğuna inanıyorum. Fakat sanırım anlayacağınız nedenlerden dolayı bundan daha fazlasını söylemek istemiyorum.”

KABLO PROJESİ NEDİR?

Great Sea Interconnector (GSI) adıyla yürütülen proje, eski adıyla EuroAsia Interconnector olarak da biliniyor.

Avrupa Birliği’nin de desteklediği proje kapsamında, Yunanistan’ın Girit Adası ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında denizaltı elektrik bağlantısı kurulması, hattın ilerleyen aşamada İsrail’e uzatılması hedefleniyor.

MSB’den Yunanistan-GKRY elektrik kablosu açıklaması: ‘İzinsiz hiçbir faaliyete izin vermeyeceğiz’

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Kayseri’de bulunan 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Toplantının ardından gazetecilerin soruları MSB tarafından yanıtlandı. Yunanistan ve GKRY arasındaki elektrik kablosu güzergahına ilişkin soru üzerine MSB’den şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda icra edilecek her türlü kablo/boru döşeme veya bilimsel araştırma faaliyetlerinin kıyı devleti olan ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Ülkemiz Doğu Akdeniz’de KKTC ve Libya ile akdettiği Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmaları ile şekillenen ve 18 Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletlere deklare ettiğimiz kıta sahanlığında kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkileri çerçevesinde kıta sahanlığımızda izinsiz hiçbir faaliyete izin vermeyecektir.”

‘MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI KAPSAMINDA ASKERİ KOORDİNASYON VE KABİLİYET ENTEGRASYONU GÖRÜŞÜLDÜ’

Açıklamada, Mekke Savunma İttifakı’na ilişkin, “Mekke Savunma İttifakı kapsamında Suudi Arabistan Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanları 25 Eylül tarihinde Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’da bir toplantı gerçekleştirmişlerdir. Söz konusu toplantıda üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında işbirliğini daha da ileriye taşımanın, askerî koordinasyonun ve kabiliyet entegrasyonunu arttırmanın yolları görüşülmüş, caydırıcılık ve kolektif savunmayı güçlendirme konuları ele alınmıştır” denildi.

‘GKRY’NİN SİLAHLANMA FAALİYETLERİ HASSAS DENGELERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR’

GKRY’de düzenlenen askeri geçit törenine ilişkin MSB’den yapılan değerlendirmelerde şu ifadeler yer verildi:

“GKRY’de düzenlenen askeri geçit töreni yakından takip edilmiştir. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, GKRY’nin devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerinin Ada’daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkilediğini bir kez daha vurguluyoruz. GKRY ve Yunanistan tarafından gerçekleştirilen provokatif eylemlerin Ada’da karşılıklı güvenin tesisine yönelik çabalara katkı sağlamadığı, aksine gerginliği artırarak istikrar ortamına zarar verdiği açıktır.

Garantör ülke olarak, Kıbrıs Adası’nda adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini tekrar ifade ediyoruz. Ülkemiz, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının güvenlik, huzur ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde almaya devam edecektir.”

‘BAŞİKA-ZİLKAN YERLEŞKESİ KADEMELİ OLARAK IRAKLI MAKAMLARA TESLİM EDİLECEK’

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’taki Başika üssünde görevinin sonlandırılmasına ilişkin soru şu şekilde yanıtlandı:

“Merkezi Irak Hükümetinin son dönemde Sincar’da devlet otoritesinin sağlanmasına yönelik attığı adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bahse konu adımların, bölgenin normalleşmesine, güvenlik ve istikrar ortamı ile terörsüz bölge oluşturulmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. 2015 yılından itibaren Iraklı makamların talebi üzerine DEAŞ terör örgütü ile mücadele kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Başika-Zilkan Yerleşkesi’nin, Merkezi Irak Hükümetinin Sincar’daki güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda kademeli olarak Iraklı makamlara teslim edilmesi kararlaştırılmıştır.

Ülkemiz dün olduğu gibi bugün de bölgedeki güvenlik ortamı ve istikrarın sağlanmasında komşumuz Irak’ın yanındadır. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek temaslarda Türkiye ve Irak arasındaki askeri ve güvenlik iş birliğinin çok daha ileri bir seviyeye taşıyacak adımların atılması planlanmaktadır. Irak Silahlı Kuvvetlerine ikili anlaşmalar çerçevesinde; askeri kapasitenin artırılması, terörle mücadelede tecrübe/uzmanlık paylaşımı, askeri eğitim, savunma sanayii iş birliği alanlarında destek vermeyi sürdüreceğiz.”

‘İLK 2 C-130J UÇAĞININ ARALIK AYINDA TESLİM ALINMASI PLANLANIYOR’

C130-J tedariğine ilişkin değerlendirmede de şu ifadeler kullanıldı:

“Birleşik Krallık’tan 12 adet C-130J uçağının tedarikine ilişkin anlaşma iki ülke arasında imzalanmıştır. Belirlenen takvim doğrultusunda, Birleşik Krallık’ta devam eden bakım faaliyetlerinin ardından uçakların kademeli olarak ülkemize getirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, ilk iki uçağın Aralık ayında teslim alınması planlanmaktadır. Diğer taraftan personelimizin eğitim faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülmektedir. Altı pilot ve altı teknisyenin eğitimi ABD’de, 29 bakım personelinin eğitimi ise Birleşik Krallık’ta belirlenen takvim doğrultusunda planlandığı şekilde devam etmektedir.”

BM zirvesinde konuşan Miçotakis’ten ‘Türkiye’ mesajı

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, New York’ta düzenlenen BM 81. Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı. Konuşmasında Türkiye ile ilişkilere değinen Miçotakis, son üç yıl boyunca, istenmeyen krizlere yol açabilecek gerilimlerin tırmanmasını önlemek amacıyla Türkiye ile ilişkileri geliştirmek, güveni yeniden tesis etmek ve iletişim kanallarını açık tutmak için sürekli bir çaba gösterdiklerini savundu. Bunun hassas ve tarihin ağırlığını taşıyan bir ilişki olduğunu vurgulayan Miçotakis, “Doğrusu, daha geniş çaplı ve bölgesel sınırlar göz önüne alındığında, mevcut durum nasıl ilerleyeceğimiz konusunda ortak bir anlayışa varılmasını acilen gerektiriyor. Bu anlayış, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkileri ilkelerine tam saygıya dayanmalıdır. Neticede, defalarca dile getirdiğim gibi, coğrafyamızı değiştiremeyiz, yan yana yaşamak kaderimiz” ifadelerini kullandı.

‘DİYALOG BARIŞ VE REFAH İÇİN ELZEMDİR’

“BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin kıta sahanlığının ve münhasır ekonomik bölgelerinin sınırlandırılmasına ilişkin tek uzun süreli anlaşmazlığı çözmek adına yegane kurumsal çerçeveyi sunduğunu” söyleyen Miçotakis, “Diyalog, barış ve refah için elzemdir. Ancak anlamlı bir diyalog, uluslararası hukuk düzenine meydan okuyan tek taraflı eylemlerle bir arada var olamaz. Keza uluslararası hukuka uygun meşru hakların kullanılmasına karşılık savaş tehditleriyle karşılaşıldığında da anlamlı bir ilerleme sağlanamaz. Bu tür eylemler anlaşmazlıkları çözmez. Aksine, onları daha da derinleştirir. Ayrıca, daha geniş bölgemizin istikrarını sarsma riski taşır” dedi.

Miçotakis şöyle konuştu:

“Unutmamalıyız ki bu bölge, hala kanayan bir yarayı, yani çözüme kavuşturulamamış Kıbrıs meselesini bünyesinde barındırıyor. Türkiye’nin Kıbrıs’ı yasa dışı yollarla işgal etmesinin ve bu işgali sürdürmesinin üzerinden 52 yıl geçti. Bu, sonuçları günümüze kadar devam eden, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. BM açısından Kıbrıs meselesi, örgütün kendi kararlarını ve BM Şartı’nın ilkelerini uygulama kapasitesini ortaya koyan önemli bir sınav olmayı sürdürüyor.

Yunanistan, kapsamlı müzakerelerin yeniden başlaması için uygun koşulları yaratmaya yönelik Genel Sekreter Guterres’in son dönemdeki çabalarını tam olarak desteklemektedir. Görev süresinin geri kalanında ilerleme sağlanabileceğini içtenlikle umuyoruz. Bu çabaların, aynı hedef doğrultusunda, yani ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak, işgal güçlerinden arındırılmış bir Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi, halefinin yönetiminde de devam etmesini bekliyoruz.”

Bartholomeos’tan Heybeliada Ruhban Okulu mesajı… ‘Açılacak’ diyerek tarih verdi

Fener Rum Patriği Bartholomeos, seçilişinin 35. yıl dönümü nedeniyle Atina’da düzenlenen törende açıklamalarda bulundu.

Bartholomeos, “Önümüzdeki aylarda okul kompleksindeki kapsamlı yenileme çalışmaları tamamlanacak. Eylül ayında da açılışı kutlayacağız” dedi.

NE OLMUŞTU?

1844 yılında Ortodoks din görevlisi yetiştirmek iddiasıyla açılan Heybeliada Ruhban Okulu, 1971 yılında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) tüm özel yükseköğretim kurumlarının bir devlet üniversitesine bağlanması kararı üzerine kapatılmıştı.

2024 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Patrik Bartholomeos arasında yapılan görüşmelerle okulun yeniden açılmasına ilişkin adımlar atılmıştı.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise Kasım 2025’te yaptığı açıklamada okulun Eylül 2026’da yeniden açılmasının hedeflendiğini duyurmuştu.

Barrack daha sonra yaptığı açıklamada “Bartholomeos, Oval Ofis’i ziyaret ettiğinde, hem Başkan Trump hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan için son derece önemli olan Heybeliada Ruhban Okulu konusunu gündeme getirdi. Bu nedenle, ilerlemeyi takip etmek ve 2026 yılının Eylül ayında okulun olası yeniden açılışına ulaşmak amacıyla tartışmaları kolaylaştırmak, hızlandırmak ve desteklemek için yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını görmek istedik” ifadelerini kullanmıştı.

Kathimerini gazetesi: Savunma sanayisi Ankara’yı yabancı silah bağımlılığından kurtardı

AA

ATINA (AA) – Kathimerini gazetesinin “Türkiye’nin silahlanması Yunanistan’a baş ağrısı yapıyor” başlıklı haberinde, Türkiye’nin son yıllarda silahlanma alanında attığı adımlar ile Yunanistan’ın bu alandaki mevcut hali karşılaştırıldı.

Türkiye’nin süratle gelişen savunma sanayisinin Yunanistan için hem askeri hem de diplomatik açıdan zorluklar yarattığı belirtilen haberde, “Güçlü ve kendi kendine yetebilen Türk savunma sanayisi Ankara’yı yabancı silah bağımlılığından kurtardı ve çatışma halinde NATO müttefiklerinden gelebilecek olası bir ambargoya karşı dayanma gücü verdi. Aksine, Yunanistan mühimmat konusunda bile kendi kendine yetebilmekten çok uzak kaldı ve bu onu korumasız bırakıyor.” ifadesi yer aldı.

Haberde, Türkiye’nin savunma kabiliyetlerini Avrupalı güçlerle bağlarını güçlendirmek için kullanabilmesinin Atina için endişe verici olduğu belirtildi.

İspanya ve İtalya’nın savunma sanayisi alanında şimdiden Türkiye ile işbirliğine gittiği ve Avrupa’daki diğer ülkelerin de benzer işbirliklerine gidebileceği vurgulanan haberde, Baykar tarafından üretilen insansız hava araçları (İHA) da dahil olmak üzere Türk savunma sanayisinin ürünlerinin Avrupa’ya çekici bir alternatif sunduğunun altı çizildi.

“Yunanistan, Türkiye’nin gerisinde kalmaya devam ediyor”

Haberde, Yunanistan’ın ise ekonomik kriz sürecindeki kemer sıkma politikaları nedeniyle birkaç istisna dışında savunma sanayisinde gerilediğine dikkati çekildi.

Yunanistan’ın yerli üretimde çok fazla ileri gidemediği kaydedilen haberde, “Tüm çabalara rağmen Yunanistan, savunma sanayisi diplomatik bir araç olarak kullanılan ve Avrupa savunma şirketleri için rekabet gücü yüksek bir partner olarak hizmet veren Türkiye’nin gerisinde kalmaya devam ediyor. Bölgesel gerginlikler devam ederken yerli kapasitenin yeniden inşası, Atina için önemli bir önceliktir.” ifadesi yer aldı.

Muhabir: Derya Gülnaz Özcan

A Milli Kadın Basketbol Takımı’nın, Avrupa Şampiyonası’ndaki rakipleri belli oluyor

AA

ANKARA (AA) – Yunanistan’ın başkenti Atina’da yer alan Stavros Niarchos Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek kura çekimi, TSİ 21.00’de başlayacak.

Bu yıl 40. kez düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’nda 16 ülke yer alacak. Şampiyona, Almanya’nın Hamburg, Çekya’nın Brno, İtalya’nın Bologna ve Yunanistan’n Pire kentlerinin ev sahipliğinde 18-29 Haziran’da yapılacak.

Milli takım 2. torbada

Elemelerde 6’da 6 yaparak grup lideri olup şampiyona vizesi alan Türkiye, kura çekimine 2. torbadan girecek.

Takımların yer aldığı torbalar şöyle:

1. Torba: İspanya, Fransa, Belçika, Sırbistan

2. Torba: Türkiye, İtalya, Almanya, Çekya

3. Torba: Büyük Britanya, Karadağ, Slovenya, Yunanistan

4. Torba: İsveç, Litvanya, Portekiz, İsviçre.

Türkiye, A Grubu’nda yer alacak

A Milli Kadın Basketbol Takımı, Avrupa Şampiyonası’nda A Grubu’nda yer alacak ve maçlarını Yunanistan’da oynayacak.

Türkiye, şampiyonanın diğer ev sahipleri İtalya, Almanya ve Çekya ile aynı torbada olduğu için bu takımlarla eşleşemeyecek. Milli takım A Grubu’nda Yunanistan ile aynı grupta olacak. Diğer rakipler ise 1. ve 4. torbadan gelecek.

Format

Toplam 16 ülkenin mücadele edeceği şampiyonada takımlar 4 gruba ayrılacak.

Gruplar 4’er takımdan oluşacak ve ilk 2’ye giren ekipler çeyrek finalist olacak. A Grubu maçları Pire, B Grubu maçları Bologna, C Grubu maçları Brno ve D Grubu maçları Hamburg’da oynanacak.

Çeyrek finalden itibaren maçlar, Yunanistan’ın Pire şehrindeki Barış ve Dostluk Salonu’nda gerçekleştirilecek. Çeyrek finaller 24-25 Haziran’da, yarı finaller 27 Haziran’da, final ise 28 Haziran’da yapılacak.

Üst üste 11. kez

A Milli Kadın Basketbol Takımı, üst üste ve toplamda 11. kez Avrupa Şampiyonası’nda yer alacak.

Ay-yıldızlı ekip, daha önce 10 kez bu şampiyonada yer aldı. 2005’ten bu yana bütün Avrupa şampiyonalarına katılan Türkiye, 2025’te de şampiyonada mücadele verecek. Milli takım, 2011’de gümüş, 2013’te ise bronz madalya kazandı.

Muhabir: Erkan Tiryaki

Türk sularına giren Yunan botlarıyla ilgili Dışişleri’nden ilk açıklama

Yunanistan tarafından Ege Denizi’nde gerçekleştirilen karasuyu ihlallerinin ardından açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı kaynakları, iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

T24’ün haberine göre kaynaklar şu ifadelerde bulundu:

“Son günlerde Yunanistan tarafından Ege Denizi’nde gerçekleştirilen karasuyu ihlalleriyle ilgili tepkimiz Yunanistan makamlarına her düzeyde ve en güçlü şekilde iletilmiştir.

Bu tip hadiselerde izlenen diplomatik prosedür bellidir ve senelerdir harfiyen yerine getirilmektedir.

İhlallerin ardından gerekli girişimlerin yapılmadığına dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.”

Yunan sahil güvenlik unsurlarına direnen İlker Reis anlattı: ‘Öldürmek için yaptılar’

Özdemir, 12 metrelik “Kızıl Elma” adlı teknesiyle balık avlamak için “Zürafa Kayalıkları” açıklarında yaşanan olayı anlattı.

Oğlu Efe Özdemir ile avlandıklarını belirten Özdemir, şöyle konuştu:

“Biz, kendi kara sularımızda avlanırken bu duruma getirildik. Kasıtlıydı, öldürmek için yaptılar. Allah korudu. Dikmeler olmasa kamara yatmıştı üzerimize. Görmedik, bir tur döndüler, ikinciye döndüler, ‘Giderler’ diye düşündük. Çünkü bulunduğumuz alan, çok alakasız bir yer. Yunan adasından 11,5 mil uzaktaydık. O rahatlıkla çalışıyorduk. Efe, son anda vurduğunu kayıt altına almış. Gördük, ondan sonra her şey çöktü. Batmayı engelledik. Sahil Güvenliği aradık. Sahil Güvenlik ekipleri, 17-18 dakika içinde ulaştılar. Vurup kaçtılar, 1-2 dakika batmamızı beklediler. Sonra uzaklaştılar. Kötü şeyler yaşadık maalesef, üzgünüz.”

Özdemir, teknesinin büyük hasar aldığını dile getirdi.

‘KENDİ SULARIMIZDA BUNA CÜRET ETMELERİ…’

Kamaranın koptuğunu, zayiatın çok büyük olduğunu anlatan Özdemir, “Her yara kapanır. Önemli olan, bundan sonrası için bir şeyler yapmak. Kendi sularımızda buna cüret etmeleri… Kayıtlarda var, hiçbir şekilde bağlantımız yok. Direkt bize temasla batırmak istediler. Onlarda da zarar var, biz onun görüntülerini verdik. Şaşkınız.” dedi.

Özdemir, olay sırasında camların kırıldığını ifade ederek, cam kırıklarının oğlunda ve kendisinde yaralara yol açtığını da sözlerine ekledi.

Dün Yunan sahil güvenlik unsurları, botlarıyla Özdemir’in teknesine çarparak hasar vermiş, bölgeye gelen Sahil Güvenlik ekiplerince tekne, 2 Sahil Güvenlik Botu’na yedeklenerek karaya çıkarılmıştı.

💾

Özdemir, 12 metrelik "Kızıl Elma" adlı teknesiyle balık avlamak için "Zürafa Kayalıkları" açıklarında yaşanan olayı anlattı.
❌