Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Akın Gürlek duyurdu: İki çocuğun ölümü cinayet çıktı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Gürlek, adaletin gecikmemesi kadar gerçeğin karanlıkta kalmamasının da vazgeçilmez olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının iş birliği, Cumhuriyet başsavcılıkları ve güvenlik güçlerinin koordinasyonuyla çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.

Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıkları ile İl Jandarma Komutanlıklarının yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçeklerin ortaya çıkarıldığını açıkladı. Gürlek, şunları kaydetti:

“Kamu vicdanını yaralayan iki olayda daha önemli gelişmeler kaydedildi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile İl Jandarma Komutanlıklarımızın yürüttüğü ortak çalışmalarla, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçekler aydınlatıldı. Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024 tarihinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümünün intihar olmadığına dair önemli bulgulara ulaşıldı. Gizli tanık beyanları, aile bireylerinin çelişkili ifadeleri, bir şüphelinin elinde atış artığı bulunması, olayda kullanılan silahın niteliği, silah üzerinde parmak izi olmaması ve olay sonrası iletişim kayıtları titizlikle değerlendirildi. Elde edilen bulgular üzerine soruşturma, kasten öldürme şüphesiyle derinleştirildi ve 7 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ, Hakkâri ve Van’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.

Afyonkarahisar’da ise 24 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybeden 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darp edilerek öldürüldüğü ortaya çıkarıldı. Otopsi bulguları ile şüpheli ifadeleri arasındaki çelişkiler üzerine derinleştirilen soruşturmada; olayın ‘yüksekten düşme’ gibi gösterilmeye çalışıldığı ve gerçeğin gizlenmesi için delillerin karartıldığı tespit edildi. Bu soruşturma kapsamında üvey baba B.K. çocuğu kasten öldürme ve eziyet; üvey dede M.K. ise ihmal suretiyle kasten öldürme ve suç delillerini gizleme suçlarından tutuklandı. Anne Z.K. ve A.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Her iki dosyada büyük bir dikkat ve özveriyle çalışan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Van ve Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve soruşturmalarda görev alan tüm yargı ve kolluk mensuplarımız ile kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.”

Dorukhan Büyükışık cinayetinde 1 kişi daha yakalandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dorukhan Büyükışık’ın 13 Mayıs 2018’de Narlıdere’deki Bulut Orman Evleri İnşaatı mevkisinde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlarından oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi dosyayı yeniden ele alarak soruşturmayı derinleştirdi.

Soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 21 Mayıs’ta düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Yapılan çalışmalar sonucunda daha sonra yakalanan şüphelilerle birlikte dosyada yakalanan şüpheli sayısı 25’e ulaştı.

Gözaltına alınan 25 şüpheli çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanırken aranan son firari şüpheli İbrahim K.’nin de Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’nda yakalandığı öğrenildi. İbrahim K. olay tarihinde inşaat şantiyesinde gece bekçisi olarak çalışıyordu.

Böylece olayla ilgili toplam 26 şüphelinin tamamının yakalandığı bildirildi.

Hablemitoğlu suikastı davasında ara karar

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002’de Ankara’daki evinin önünde öldürülmesine ilişkin 10 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Duruşmaya, başka davadan hükümlü olan sanık Nuri Gökhan Bozkır ile Enver Altaylı bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Tutuksuz sanıklardan Mehmet Narin’in vareste tutulduğu duruşmaya, tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile taraf avukatları katıldı.

Sanık Enver Altaylı, sadece arkadaşı olduğu için dosya dahil edildiğini iddia ettiği firari sanıklardan Serhat Ilıcak’ın 2 gün önce hayatını kaybettiğini belirterek “Soruşturma savcısını Allah’a havale ediyorum. Adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istiyorum” dedi.

Sanıkların tamamı, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve yürütülen soruşturmanın akıbetinin beklenmesini talep etti. Sanık avukatları da aynı yönde beyanda bulundu.

Mahkeme ara kararında, sanıklar hakkındaki mevcut hallerinin devamına ve dosyadaki eksik hususların tamamlanmasına karar vererek, duruşmayı 14 Ekim’e bıraktı. (ANKA)

Babasını öldüren çocuktan ‘cinsel istismar’ ifadesi

İstanbul’da, 9 Aralık 2024’te, sabah saat 08.18’de Güngören Merkez Mahallesi’ndeki adrese “intihar” ihbarı yapıldı. Olay yerine giden polis ve sağlık ekipleri, Murat Dilsiz’i (48) başından vurulmuş halde yatağında buldu. Elinde silah, yerde ise bir boş kovan vardı. Olay, ilk aşamada intihar izlenimi verdi.

İKİ AYRI İDDİANAME

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmanın yönü, cenaze için gidilen Diyarbakır’da değişti. Murat Dilsiz’in o dönem 13 yaşında olan kızı E.D. (16), kuzeni Büşra Dilsiz’e babasını kendisinin vurduğunu itiraf etti. E.D.’nin anlattıkları üzerine savcılığa başvuran kuzenin ihbarıyla soruşturma derinleştirildi. Olayla ilgili anne Eylem Dilsiz ve abla Rojin Dilsiz gözaltına alınırken, savcılık iki ayrı iddianame hazırladı.

İLK İFADESİNDE ‘ŞİDDET UYGULUYORDU’ DEDİ

Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre E.D için hazırlanan ilk iddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza’ya verildi. İddianamede suça sürüklenen ve olay zamanı 13 yaşında olduğu öğrenilen çocuk E.D.’nin ilk savunmasında babasının uzun süredir kendilerine şiddet uyguladığını, hakaret ve tehditlerde bulunduğunu anlattı.

Olay günü de evde tartışma yaşandığını belirten E.D., daha fazla dayanamayacağını düşünerek kanepenin altındaki silahı eldiven takarak aldığını ve babasına ateş ettiğini söyledi. Parmak izi bırakmamak için eldiven kullandığını, ardından eldivenleri tuvalet penceresinden apartman boşluğuna attığını ifade etti.

‘SESİNİ KİMSE DUYMADI’

Babasını vurduktan sonra annesi ve kardeşlerinin odasına giderek yattığını, silah sesiyle kimsenin uyanmadığını belirten E.D, sabah kardeşleri okula gittikten sonra annesinin babasını gördüğünü, bunun üzerine annesine gerçeği anlattığını dile getirdi. Polis çağrıldığında ise babasını kendisinin vurduğunu söylemediğini belirten E.D., kimsenin kendisini bu eyleme yönlendirmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etti.

İKİNCİ İFADE: CİNSEL İSTİSMAR

İddianamede E.D.’nin, 29 Nisan 2025 tarihinde alınan ikinci ifadesi de yer aldı. İkinci ifadesinde ise yaklaşık bir yıldır babası tarafından istismara uğradığını, bunu birine anlatması halinde kardeşleriyle tehdit edildiğini öne sürdü. Evde sürekli şiddet gördüklerini belirten E.D., olay günü yaşananların ardından babasını tek başına öldürdüğünü, kimsenin kendisini azmettirmediğini söyledi.

Olaydan hemen sonra annesinin yanına giderek babasını vurduğunu söylediğini, annesinin önce inanmadığını, gidip baktıktan sonra ağlayarak neden böyle bir şey yaptığını sorduğunu aktardı. Ancak istismara uğradığını o an annesine de söylemediğini, sabah polis geldiğinde ise olayın intihar olarak değerlendirildiğini düşündükleri için sessiz kaldığını ifade etti.

İKİNCİ İDDİANAME

Olayla ilgili soruşturmayı sürdüren savcılık, E.D.’nin, annesi ve ablasının isimlerinin yer aldığı ayrı bir iddianame daha hazırladı. Hazırlanan iddianame Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede, olayın nasıl gerçekleştiği ve E.D.’nin kuzenine cinayeti anlatmasının ardından yapılan başvuruya yer verildiği, bu kapsamda anne Eylem Dilsiz’in ifadesinin alındığı belirtildi.

KIZINI YÖNLENDİRMEDİĞİNİ SAVUNDU

Eylem Dilsiz ifadesinde, sabah kızı tarafından uyandırıldığını, eşini başından vurulmuş halde gördüğünü, gece silah sesi duymadığını söyledi. Olayı intihar olarak değerlendirdiğini belirten anne Dilsiz, kızına silah vermediğini ve onu yönlendirmediğini savundu.

ABLANIN İFADESİ

Şüpheli olarak dosyada yer alan abla Rojin Dilsiz ise sabah saatlerinde uyandığını, babasını kanlar içinde gördüğünü, bağırması üzerine kardeşinin polisi aradığını anlattı. Babasının vurulmasıyla ilgili kardeşine herhangi bir yönlendirmede bulunmadığını ifade etti.

ADLI TIP VE KRİMİNAL İNCELEME RAPORU

Maktulün otopsi ve kriminal raporu da iddianameye girdi. Yapılan otopside atışın sağ şakak bölgesinden, yakın mesafeden ve öldürücü nitelikte tek mermiyle gerçekleştiği belirtildi. Kriminal incelemede ise evde bulunan tabancanın gaz tabancasından dönüştürülerek gerçek mermi atar hale getirildiği ve 6136 sayılı yasa kapsamında yasak nitelikli silah olduğu tespit edildi.

Emekli polis, eşini ve MHP Karapürçek İlçe Başkanı Mustafa Hıraç’ı öldürdü

Alınan bilgiye göre A.Y, MHP Karapürçek İlçe Başkanı Mustafa Hıraç’ın İnönü Mahallesi Osmanlı Caddesi’ndeki iş yerine gitti. A.Y. burada henüz bilinmeyen nedenle silahla Hıraç’a ateş etti.

Daha sonra Cumhuriyet Mahallesi Şehit Selim Gedik Caddesi’ndeki evine giden A.Y, silahla eşi S.Y’yi yaraladı.

Haber verilmesi üzerine eve ve iş yerine, polis ile sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık görevlilerince yapılan kontrolde, Hıraç’ın ve S.Y’nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Şüpheli A.Y, suç aletiyle polise teslim oldu.

Teknik direktörün öldürülmesine ilişkin 13 gözaltı

Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, saldırıyı gerçekleştirenlerin de aralarında olduğu şüphelilerin kente geldiğini tespit etti.

Kent merkezi ve bazı ilçelerde Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ile Edirne İl jandarma Komutanlığı ekiplerinin desteğiyle düzenlenen operasyonda, 13 şüpheli yakalandı.

Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından Edirne 1. Murat Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi.

Şüpheliler, Tekirdağ’a götürülmek üzere Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

NE OLMUŞTU?

Çorlu ilçesi Muhittin Mahallesi’nde yolda yürürken maskeli bir kişinin silahlı saldırısına uğrayan Teknik Direktör Ersin Aka, kaldırıldığı Çorlu Devlet Hastanesinde müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.

Saldırının olduğu bölgede 25’e yakın boş kovan tespit edilmişti.

İlişkili Haber
thumbnail

Teknik direktör Ersin Aka silahlı saldırıda hayatını kaybetti

Haberi görüntüle
❌