İzmir'de silah imalatı, ticareti ve aracılığı yaptığı değerlendirilen şüphelilere yönelik büyük bir operasyon düzenlendi.
Soruşturma kapsamında İzmir ve Manisa’da eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, tam 13 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda silah, silah parçası ve mühimmat ele geçirildi.
EVLERİ MÜHİMMAT DEPOSUNA ÇEVİRMİŞLER
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ara yakalamalarda; 93 adet tabanca, 21 adet şarjör, çok sayıda silah yapımında kullanılan parça ele geçirildiği, bu çalışmalar kapsamında 5 şüphelinin tutuklandığı bilgisi yer aldı.
Adreslerde gerçekleştirilen aramalarda;
7 adet tabanca,
13 adet fişek,
Balistik inceleme açısından önem taşıyan ve 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilen çok sayıda silah parçası,
1 adet sanayi tipi sigara sarma makinesi,
Çok miktarda tütün ve boş makaron,
Sahte 2 Euro madeni para yapımında kullanıldığı değerlendirilen döküm kalıpları ele geçirildi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen projeli soruşturma kapsamında, yasa dışı silah imal ve ticareti yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik İzmir merkezli Manisa’yı da kapsayan operasyonda 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma genelinde 100 adet tabanca ile sahte Euro yapımında kullanılan döküm kalıpları ele geçirildi.
CHP'li belediyelerde yolsuzluk skandalları patlak vermeye devam ediyor.
Son olarak İzmir'in Seferihisar Belediyesi'ne yönelik operasyon düzenlendi.
Seferihisar Belediyesi'ne yönelik rüşvet soruşturmasında, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 26 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.
CHP'Lİ BAŞKAN TUTUKLANDI
Savcılık ifadelerinin ardından Yetişkin’in de aralarında bulunduğu 17 kişi, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
İsmail Yetişkin hakkında tutuklama karar verildi.
GÖREVDEN ALINDI
Tutuklanan Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İçişleri Bakanlığınca görevinden uzaklaştırıldı.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/394. sayılı dosyasında “Rüşvet Vermek, Rüşvet Almak, İcbar Suretiyle İrtikap (3 kez), Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” suçlarından soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine,
Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
NE OLMUŞTU
İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın'da 25 Haziran'da düzenlenen operasyonlarda, 25 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınanlar arasındaki Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi Meryem Yiğit ve Ö.F.S., emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.
BALÇOVA BELEDİYE BAŞKANI'NA EV HAPSİ VERİLDİ
Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi D.B, 'ev hapsi' şeklinde adli kontrol şartıyla, şüphelilerden E.K. ise savcılıktaki ifadesinin ardından salıverilmişti.
Yaz aylarının gelişiyle beraber orman yangınları da başladı.
Vatandaşların çok dikkati olması, yangına sebebiyet verecek her türlü durumda kaçınması gerekiyor.
Ancak bazı dikkatsizlikler yangına neden oluyor.
Bugün İzmir Dikili'de yangın çıktı.
TARIM ARAZİSİNDE ÇIKTI
Yangın, öğle saatlerinde Dikili ilçesi Yaylayurt Mahallesi'ndeki tarım arazisinde çıktı.
ALEVLER MAKİLİK ALANA SIÇRADI
Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyerek çevredeki makilik alana sıçradı.
HAVADAN VE KARADAN MÜCADELE SÜRÜYOR
İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, yangını kontrol altına almak için 4 uçak, 5 helikopter, 23 arazöz ve 2 dozerle havadan ve karadan yoğun bir çalışma yürütüyor.
Ekipler, alevlerin daha fazla yayılmasını önlemek ve yangını söndürmek için aralıksız çalışmalarını sürdürüyor.
SAHİL BÖLGESİNE KADAR GELDİ
Dikili'den gelen görüntülerde alevlerin gittikçe yayıldığı ve denize giren vatandaşların olduğu bölgeye kadar ulaştığı görüldü.
Kemeraltı Çarşısı bölgesinde önceki dönemde başlatılan altyapı çalışmaları kapsamında aydınlatmayı sağlayacak elektrik direklerinin alımına ilişkin ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla operasyon düzenlendi.
Operasyonda, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcıları A.B. ve H.Y. ile şirketin İnşaat Müdürü S.Ç. gözaltına alındı.
Şüphelilerin emniyetteki ifade işlemlerinin sürdüğü, soruşturmanın devam ettiği öğrenildi. (ANKA)
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla İzmir merkezli 6 ilde operasyon düzenlendi. İddiaya göre 3 milyar 100 milyon liralık kamu zararı oluştu.
45 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini ve bu kişilerden 44 kişinin gözaltına alındığını duyuran Başsavcılık şu açıklamayı yaptı:
ALIMLARDA USULSÜZLÜK
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında; Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında usulsüzlük yapıldığı, kurum yöneticileri ile bazı şirket temsilcilerinin organize şekilde hareket ederek kamu zararına neden oldukları, ihale süreçlerinde rekabet koşullarının ortadan kaldırıldığı ve kamu kaynaklarının belirli kişi ve firmalara menfaat sağlamak amacıyla kullanıldığı yönündeki iddialar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında çalışma yürütülmüştür.
3 MİLYAR 100 MİLYON LİRALIK KAMU ZARARI
Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Sayıştay raporlarında da tespit edildiği üzere Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon Türk Lirası kamu zararının oluştuğu değerlendirilmiştir. Soruşturma kapsamında, aralarında kamu görevlileri ile firma temsilcilerinin de bulunduğu 45 şüpheli hakkında yakalama kararı verilmiş; 09.06.2026 tarihinde İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir. Operasyon neticesinde; 44 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği tespit edilmiştir.
İKİ RUHSATSIZ TABANCA
Ayrıca operasyon kapsamında 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirilmiş, çok sayıda dijital materyale incelenmek üzere el konulmuştur. Gözaltına alınan şüpheliler arasında; D.B., Ö.Ö., M.A., H.Z., H.T., R.K.Ç., R.U., E.T.B., B.K., F.B., M.K.G., R.H., O.Ö., S.Ö., S.D., R.D., Ş.Ç., S.S., A.Ö., A.C., A.G., A.K., B.E., E.Ş., D.Ö., E.Y., E.K., F.A., K.T., M.C., M.E.U., M.S.A., M.K., M.C., G.Ş., Y.Y., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., R.C., S.Ö., T.K., Y.B.A. ve Y.Ç.U. isimli şahıslar bulunmaktadır. Soruşturma çok yönlü olarak devam etmektedir.” (ANKA)
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dorukhan Büyükışık’ın 13 Mayıs 2018’de Narlıdere’deki Bulut Orman Evleri İnşaatı mevkisinde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlarından oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi dosyayı yeniden ele alarak soruşturmayı derinleştirdi.
Soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 21 Mayıs’ta düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Yapılan çalışmalar sonucunda daha sonra yakalanan şüphelilerle birlikte dosyada yakalanan şüpheli sayısı 25’e ulaştı.
Gözaltına alınan 25 şüpheli çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanırken aranan son firari şüpheli İbrahim K.’nin de Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’nda yakalandığı öğrenildi. İbrahim K. olay tarihinde inşaat şantiyesinde gece bekçisi olarak çalışıyordu.
Böylece olayla ilgili toplam 26 şüphelinin tamamının yakalandığı bildirildi.
zmir'in CHP'li Buca ilçesinde, belediyenin yetersiz hizmetlerini eleştiren simitçi İsmail Gilgil'in, “Yollar çukurlu, maaşlar ödenmiyor, siz burada çorba dağıtıyorsunuz” sözleri ile sert tepki gösteren ve çektiği video sosyal medyada gündem olan Buca'da bulunan bir İZBAN durağı yakınında simit satan İsmail Gilgil isimli vatandaşın Belediye Başkanı Görkem Duman'ın yakın çalışma arkadaşı Serdar Gökhan tarafından belediye binasında darp edildiği ortaya çıktı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada skandal detaylar gün yüzüne çıktı.
BELEDİYEYİ ELEŞTİRİ ENGELİNE TAKILAN EMEKÇİ
Buca Belediyesi tarafından açılan çorba dağıtım noktasında, belediyenin icraatlarına tepki gösteren simitçi İsmail Gilgil'in çektiği video sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Gilgil, belediyenin göstermelik hizmet yaptığını savunarak, "Yollar çukurlu, maaşlar ödenmiyor, siz burada çorba dağıtıyorsunuz" sözleriyle tepkisini dile getirdi. İZBAN durağı yakınında gevrek satarak geçimini sağlayan vatandaşın bu haklı isyanı, belediye yönetiminde büyük rahatsızlığa yol açtı.
İŞTEN ÇIKARMA VE AİLE İLE TEHDİT
Videonun sosyal medyada hızla yayılmasının ardından CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya, İsmail Gilgil'in ağabeyini telefonla aradı. İki isim arasında telefonda başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. İddiaya göre İlçe Başkanı Kaya, Gilgil'in ağabeyini açıkça tehdit ederek, İsmail Gilgil'in eşinin belediyede çalışması nedeniyle işten çıkarılacağını söyledi. Ailesi ve ekmek teknesiyle tehdit edilen Gilgil, yaşanan bu baskıların ardından büyük bir şok yaşadı.
30 yılı aşkın süredir simit satarak geçimini sağladığını belirten Gilgil, kendisinin ve ailesinin uzun yıllardır CHP üyesi olduğunu ifade eden Gilgil, yaşananların ardından hem partisinden hem de kongre delegeliğinden istifa etiğini açıkladı. Gilgil, eleştirilerinin hakaret içermediğini, yalnızca Buca’daki sorunlara dikkat çektiğini vurgulayarak, “Korkutularak, tehdit edilerek susturulmak isteniyoruz ama geri adım atmayacağım” ifadelerine yer verdi. Sağlık sorunları nedeniyle babası ve annesine baktığını dile getiren Gilgil, yaşananların hukuki sürecini sonuna kadar takip edeceğini söyledi.
"EKMEK TEKNEMİ KALDIRMAM İSTENDİ" İDDİASI
Gilgil’in iddiasına göre, 14 Ocak 2026 tarihinde simit sattığı tezgâha Buca Belediyesi zabıta ekipleri geldi. Zabıta yetkililerinin, tezgâhın cuma gününe kadar kaldırılmasını istediğini, aksi halde vinçle kaldırılacağını söylediğini belirten Gilgil, bu talebin Belediye Başkanı Görkem Duman’ın isteği olduğu yönünde kendisine bilgi verildiğini öne sürdü.
CHP’Lİ BELEDİYEDE DAYAK HİZMETİ
Telefon tartışmasının ardından İsmail Gilgil, Belediye Başkanı Görkem Duman'ın asistanı olduğunu ifade eden bir kişi tarafından aranarak belediye binasına davet edildi. Başkan Duman'ın kendisiyle görüşmek istediği söylenerek belediyeye çağrılan Gilgil, binaya gittiğinde Başkan Duman'ın yakın çalışma arkadaşı Serdar Gökhan ile karşılaştı. İkili arasında başlayan tartışmada Serdar Gökhan, "Belediyenin ekmeğini yiyip utanmadan video çekmişsin" diyerek Gilgil'e saldırdı. Yumruklu saldırıya uğrayan simitçi esnafı, olayın ardından darp raporu alarak şikayetçi oldu. Gilgil, kendisini darp eden Serdar Gökhan'ın yanı sıra ailesini tehdit eden CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'dan da şikayetçi oldu. Şikayet üzerine gözaltına alınan isimlerden Çağdaş Kaya serbest bırakılırken, Serdar Gökhan adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
WHATSAPP YAZIŞMALARI SORUŞTURMA DOSYASINDA
Soruşturma derinleştikçe skandalın boyutları daha da büyüdü. Belediye Başkanı Görkem Duman ile CHP İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'nın bu konu hakkında yaptığı WhatsApp konuşmaları, dijital materyal inceleme tutanağına girerek soruşturma dosyasına eklendi.
Yazışmalarda Belediye Başkanı Görkem Duman'ın, Kaya'ya simit tezgahının fotoğrafını atarak, "İZBAN karşısı gevrek tezgahı. Karısı bizde, abisi bizde çalışıyor. Biz hırsız. Namussuza bak" dediği belirlendi.
İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'nın ise bu mesaja, "Tam bir aşağılık terbiyesiz bu adam" şeklinde yanıt verdiği görüldü.
Konuşmanın devamında Belediye Başkanı Duman'ın, "Bu konuyu konuşalım. Atıyorum partiden p.zev.ngi" ifadesini kullandığı,
Kaya'nın da "Konuşalım başkanım. Acımak yok. Bunlar hadsiz böyle" diyerek başkanı desteklediği ortaya çıktı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın da aralarında bulunduğu 54 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Şüpheliler, geniş güvenlik önlemleri altında İl Emniyet Müdürlüğü Yeşilyurt Hizmet Binası'ndan İzmir Adliyesi'ne sevk edildi.
Savcılıkta ifadesi alınan şüphelilerden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın da aralarında bulunduğu 51 şüpheli tutuklama, 3'ü ise adli kontrol şartı talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ve eski CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'nın da bulunduğu 42 şüpheliyi tutukladı, 12 şüpheliyi ise adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.
62 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Buca Belediyesi ve bağlı iştiraklerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 62 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, belediye başkan yardımcıları, eski CHP İlçe Başkanı Ç.K, belediye iştiraklerinin yöneticileri ve çalışanları ile bazı firma sahipleri ve müteahhitlerin de bulunduğu toplam 53 zanlı, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 1 Haziran'da İzmir, Ankara, Erzincan ve Çanakkale'de belirlenen adreslerde gözaltına alınmıştı.
Şüphelilerden 3'ünün cezaevinde olduğu, yurt dışındaki 4 kişi için yakalama kararı çıkartıldığı, 2 zanlının da yakalanması için çalışmaların sürdüğü ifade edilmişti.
2 Haziran'da ise belediye iştiraki yöneticisi K.B'nin yakalanmasıyla gözaltına alınan şüpheli sayısı 54'e yükselmişti.
Belediye yönetimi, imar birimleri, iştirakler ve müteahhitlik çevresini kapsayan soruşturma dosyasında usulsüz imar işlemleri, rüşvet karşılığı kat ve daire artışları, ruhsat ve oturma izni süreçlerinde rüşvet, belediye iştirak kredi kartlarının kişisel harcamalarda kullanılması, "bankamatik memur" sistemi, doğrudan temin ve ihale usulsüzlüklerinin yer aldığı belirtilmişti.
Bazı müteahhitlerin belediye görevlilerine ödeme yapmak için kendi aralarında özel yöntemler kullandığı, inşaat firmalarının projelerindeki aykırılıkların göz ardı edilmesi için belediye personeline rüşvet verdiği, bu ödeme trafiğinin "sorun çözme/erteleme" anlamında bazı çevrelerde "sabun" adıyla anıldığı iddia edilmişti.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve yerel yönetimlerdeki usulsüzlük iddialarını hedef alan dev yolsuzluk soruşturmasında çok kritik bir gelişme yaşandı. Emniyetteki sorgu ve işlemleri tamamlanan şüpheliler, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Aralarında Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın da bulunduğu zanlılar, savcılık sorgularının ardından nöbetçi mahkemeye çıkarıldı.
Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği; "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma" (TCK 220), "Rüşvet" (TCK 252), "Görevi Kötüye Kullanma" (TCK 257) ve "İmar Kirliliğine Neden Olma" (TCK 184) suçlarından somut delillerin varlığına hükmederek tarihi bir karara imza attı. Mahkeme, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar’ın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan diğer şüpheliler Nermin Günay, Özden Mustafa İnce ve Sezgin Kuş ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Rüşvet Karşılığı Lüks Araç İddiası
Soruşturma dosyasının detaylarında, müteahhitler ve bazı büyük şirketlerle kurulan kirli rüşvet çarkına dair sarsıcı tanık ifadeleri yer alıyor. Dosyadaki en dikkat çeken iddialardan birine göre; bir bahçe mobilyaları firmasıyla bağlantılı bir şahsın, belediyedeki imara aykırı yapılaşmaya göz yumulması karşılığında Belediye Başkanı Mustafa Günay’a lüks bir araç temin ettiği öne sürüldü. Tanığın bu ifadesi, rüşvet iddialarının odağındaki en somut delillerden biri olarak dosyaya girdi.
3,5 Milyon Liralık Kamu Zararı
Tutuklanan Belediye Başkanı Mustafa Günay hakkındaki dosyada sadece imar usulsüzlükleri değil, görev yürüttüğü birlik üzerinden yapılan harcamalar da mercek altına alındı. Aynı zamanda Yarımada Belediyeler Birliği Başkanı olduğu tespit edilen Günay'ın, bu birlik aracılığıyla üye belediyelerin mal varlıkları üzerinden yaklaşık 3,5 milyon liralık kamu zararına yol açabilecek usulsüz harcamalara imza attığı belirlendi. Soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporlarıyla da tescillenen bu kamu zararı ve yolsuzluk ağının derinleştirilmesi için operasyonun koordineli şekilde sürdüğü öğrenildi.
İskenderun’da denizci olarak acemi er eğitimini tamamladıktan sonra İzmir Foça’ya dağıtımı yapılan Metin Karslıoğlu, askerlik görevine devam ettiği sırada rahatsızlığı nedeniyle hava değişimi izniyle İzmit’teki ailesinin yanına geldi.
16 Mayıs 2007’de ortadan kaybolan Karslıoğlu’ndan bir daha haber alınamadı.
Ailenin durumu emniyet ve askeri yetkililere bildirmesi üzerine geniş çaplı arama çalışması başlatıldı.
Yapılan incelemelerde Karslıoğlu’nun cep telefonunun kaybolduğu tarihte kapandığı ve bir daha açılmadığı tespit edildi.
Kayıp dosyasına ilişkin süreçte, Karslıoğlu’nun fotoğraflarının yer aldığı el ilanları İzmir, Antalya ve İskenderun başta olmak üzere birçok ilde dağıtıldı ve çeşitli noktalara asıldı.
100 BİN DOLAR ÖDÜL KOYULDU
Ailenin yaptığı başvurular ve gelen ihbarlara rağmen herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Aile, Metin Karslıoğlu’nu bulunmasını sağlayacak bilgiyi veren kişiye 100 bin dolar ödül vereceğini paylaştı.
Yaklaşık 2 yıl önce aileye ulaştığı belirtilen ve bir kişinin "Ben öldürdüm" dediğinin duyulduğu ses kaydı, aile tarafından Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne teslim edildi.
Ses kaydındaki ifadelerin ardından aile, Metin Karslıoğlu’nun cinayete kurban gittiği ihtimalinin daha da güçlendiğini belirterek, faili meçhul olayın aydınlatılmasını istedi.
"HER YERE GİTTİK. RESİMLER ASTIK, ÇALIŞMALAR YAPTIK. BİR SONUÇ BULAMADIK"
Kayıp Metin Karslıoğlu’nun ağabeyi Fatih Karslıoğlu, “O zaman emniyet güçleri telefon kayıtlarını inceledi, ifadelere başvurdu. Yıllarca bir sonuç alamadık. Herkes, ‘geldi, oturduk, çay içtik’ gibi şeyler söyledi. Ben İzmit Cezaevi’ndeydim. Bir suçtan ötürü tutukluydum. Benim yerel gazeteden haberim oldu. Yerel gazetede kayıp haberleri çıkınca; kardeşimin eve gitmediğini, kötü bir şey olmadan evden habersiz bir yere gittiğini düşündüm. Antalya’da dediler, Antalya’ya gittik. Şurada dediler, oraya gittik. Her yere gittik. Resimler astık, çalışmalar yaptık. Bir sonuç bulamadık. O zamanın parasıyla 100 bin TL ödül koymuştuk. Şu an 100 bin dolar ödül veriyoruz, katilini ortaya çıkarana.” dedi.
"KAYITLARIN İÇİNDE RESMEN BİRİ ‘BEN ÖLDRÜDÜM’ DİYOR"
Kardeşinin cinayete kurban gittiğine inandıklarını belirten Fatih Karslıoğlu, olayla ilgili emniyete ilettikleri ses kaydının dosyada önemli bir gelişme olduğunu belirterek, “Kardeşim Metin Karslıoğlu’nun akıl sağlığı yerindeydi. 19 yıl oldu kardeşim kayıp. Kardeşimin cinayete kurban gittiğine inanıyoruz. 2-3 yıl önce Kocaeli İl Emniyeti Cinayet Masası’na bir ses kaydı geliyor. Bu kayıtların içinde resmen biri ‘ben öldürdüm’ diyor. Kayıtlarda kişinin ismi geçiyor. Emniyetten şu ana kadar hiçbir geri dönüş olmadı. Biz de olayın daha detaylı araştırıldığını zannediyoruz.” diye konuştu.
"BAKANIMIZIN FAİLİ MEÇHUL DOSYALARINI AÇMASI YÜREĞİMİZE BİR NEBZE OLSUN SU SERPTİ"
Faili meçhul dosyalarının yeniden açılmasının aileye umut verdiğini dile getiren Fatih Karslıoğlu, “Adalet Bakanımız Akın Gürlek faili meçhul dosyalarını açması yüreğimize bir nebze olsun su serpti. Bütün kayıp insanların ortaya çıkmasını istiyoruz. Bizim kardeşimiz bulunsun. Bütün faili meçhuller bulunsun. Kayıp olan insanlar rahat etsin. Ölen bir gün ağlar kayıp her gün ağlar. Bu olayın faillerinin cezalandırılmasını istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Rüzgar türbinlerinin kanat içlerinde oluşan hasarların tespiti için İzmir’de geliştirilen yapay zeka destekli bir robot, bakım ve denetim süreçlerinde yeni bir yöntem sunuyor. “Maça” adı verilen sistem, türbin kanatlarının içine insan girmeden görüntüleme ve tarama yaparak çatlak, kabarma ve deformasyon gibi sorunları belirleyebiliyor.
Girişimci bir ekip tarafından geliştirilen robot, özellikle dar, karanlık ve hareket alanı kısıtlı kanat içlerinde çalışmak üzere tasarlandı. Kamera sistemleri ve LİDAR destekli algılama teknolojisi kullanan robot, topladığı verilerle kanadın iç yapısının dijital haritasını oluşturuyor. Elde edilen görüntüler ve ölçümler daha sonra analiz edilerek hasar raporuna dönüştürülüyor.
Sistemin öne çıkan yönlerinden biri, denetim süresini ciddi ölçüde kısaltması. Verilen bilgilere göre geleneksel yöntemde bir teknisyenin bir türbinin üç kanadını kontrol etmesi saatler alırken, bu robotla tek bir kanadın taraması yaklaşık 17 dakikada tamamlanabiliyor. Bu da hem bakım planlamasını hızlandırıyor hem de enerji üretim kaybını azaltıyor.
Robotun geliştirilme gerekçesinin merkezinde iş güvenliği yer alıyor. Türbin kanatlarının iç kısmında yapılan manuel kontroller, hem fiziksel zorluk hem de güvenlik riski taşıyor. Yeni sistemle birlikte teknisyenin kanat içine girmesine ihtiyaç kalmadan inceleme yapılabilmesi, bu alandaki en kritik sorunlardan birine doğrudan çözüm sunuyor.
Yaklaşık 45 santimetre uzunluğa sahip olan robot, kendi aydınlatma sistemiyle düşük ışıklı alanlarda da çalışabiliyor. Farklı açılardan kayıt alan kameralar ve anlık haritalandırma verileri sayesinde yalnızca görüntü toplamakla kalmıyor, aynı zamanda kanadın iç yapısına ilişkin bütünlüklü bir inceleme imkanı sağlıyor.
Geliştirici ekip, sistemi son bir yıl içinde 150’den fazla türbinde kullandıklarını belirtiyor. İlk yurt dışı hizmetinin Ürdün’e verildiği, ayrıca Almanya, Azerbaycan ve Yunanistan’dan da ilgi gördüğü ifade ediliyor. Projenin geliştirme sürecinde kamu desteklerinin de etkili olduğu belirtiliyor.
Rüzgar enerjisi yatırımlarının büyüdüğü bir dönemde, bakım süreçlerini hızlandıran ve saha güvenliğini artıran bu tür yerli teknolojilerin sektörde daha fazla yer bulması bekleniyor. Özellikle yaşlanan türbinlerde düzenli kontrol ihtiyacının artması, benzer çözümleri daha da önemli hale getiriyor.
Çiğil ilçesinde, 3 yaşındaki Ada Ç., ağabeyi ve komşu çocuklarıyla birlikte apartmana ait bahçede oyun oynadıkları sırada aynı apartmanda oturan bir kişi, köpeklerini hava aldırmak için bahçeye çıkardı.
ÇOCUK KANLAR İÇİNDE KALDI
Tasmasız ve ağızlıksız duran köpekler, evin etrafında dolaşan küçük Ada'ya saldırdı. Yüzünden pençe ve ısırık darbesi alan küçük çocuk, kanlar içerisinde kaldı.
ANNESİ YARDIMINA KOŞTU
Saldırının ardından köpeklerden kaçan Ada'nın ağabeyi, durumu annesi ve anneannesine haber verdi. Panik halinde dışarı çıkan anne, yüzünden yaralanmış korku ve panik içindeki kızının yardımına koştu.
KÖPEK SAHİBİNDEN ŞİKAYETÇİ OLUNDU
Küçük Ada, komşuların yardımıyla araca bindirilerek hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı. Çocuğun ailesi, olayın ardından köpek sahibinden şikayetçi oldu.
O ANLAR GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Saldırı sonrasında yaşanan panik anları, apartmanın güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, küçük Ada'nın koşarak apartman koridoruna gelmesi ve ailenin çocuğa müdahale etmesi yer aldı.
Köpek sahibinin hayvanlarla birlikte apartmandan içeri girmesi, köpeklerin tekrar ailenin bulunduğu tarafa yönelmesi ve ardından sahibi tarafından eve çıkarılması da görüntülere yansıdı.
"KÖPEKLERİN TASMASIZ DOLAŞTIRILMASI KABUL EDİLEMEZ"
Küçük Ada'nın anneannesi Jale Demir, torununun ağabeyi ve iki komşu çocuğuyla birlikte apartmanın arka bahçesine inmesiyle olayın meydana geldiğini belirterek, şu ifadelerde bulundu:
Apartmanımızın yedinci katından birinci katına yeni taşınan bir şahıs, köpeklerini bahçede başıboş ve sahipsiz bıraktı. Çocuklar bahçeye çıkar çıkmaz köpeklerin saldırısına uğradı. Olay esnasında köpeklerin sahibi yanlarında değildi, apartmanın ön cephesinde oturuyordu. Saldırı arka bahçede gerçekleşti, torunumun ağabeyinin çığlıkları üzerine sahibi gelerek köpeği çocuğun üzerinden aldı.
Aynı köpeğin daha önce de apartman bahçesinde başka bir komşumuzun torununa ensesinden saldırdığı ve sahibinin o an orada bulunması sayesinde duruma anında müdahale edildiği biliniyor. Apartmanlar kimsenin özel mülkü değildir. Ortak yaşam alanlarıdır. İnsanların ikamet ettiği bu alanlarda, başkalarının can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde, köpeklerin tasmasız ve ağızlıksız dolaştırılması kabul edilemez.
Şahsen olayın şokunu atlatabilmiş değilim. Yaşadığım sarsıntı nedeniyle psikolojik olarak çok zor günler geçiriyorum. Balkonda gördüğüm kadarıyla köpeğin pitbull cinsi olduğunu düşündüm. Kurumdaki yetkililer, köpeğin zararsız olduğunu ve buna dair belgeleri bulunduğunu ifade ettiler.
Ancak, belgelerin sahte olma ihtimalini ve madem zararsızsa neden bir çocuğu ağır şekilde yaralayacak düzeyde saldırdığını sorguladığımda, konunun değerlendirilmesi için yeniden bir komisyon toplantısı yapılması gerektiği bilgisini verdiler.
"TORUNUM UYKUSUNDAN SIÇRAYARAK UYANIYOR"
Torununun sağlık durumu hakkında da bilgi veren Demir, şu açıklamalarda bulundu:
Torunum, olay gününden bu yana hastanede enfeksiyon uzmanları dahil olmak üzere üç farklı doktor tarafından tedavi edildi, kendisine kuduz aşısı uygulandı. Ağızlıksız ve tasmasız bırakılan bu köpekler yüzünden 3,5 yaşındaki bir çocuğun yaşadığı fiziksel ve psikolojik travmanın telafisi çok zordur. Torunum geceleri korkuyla uykusundan sıçrayarak uyanıyor,
'Köpek gelecek, beni yine ısıracak' diyerek sürekli kapıları kapatıyor. Tehlike arz eden köpeklerin beslenmesine son verilmelidir. Hayvan sahiplenmek isteyen kişilerin, bunu müstakil evlerde veya ağızlık ve tasma gibi zorunlu güvenlik tedbirlerine eksiksiz uyarak yapması şarttır.
Daha önce ben de köpek besledim ancak kimseye en ufak bir zararı dokunmadı. Köpek sahiplerinin hiçbir suçluluk duymaması ve sorumluluk kabul etmemesi ise üzüntümüzü daha da artırdı. Başka çocukların canı yanmasın diye sorumlular hakkında gereken yasal işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.
İzmir’in Kınık ilçesinde bulunan Polyak Madencilik önündeki eylemde gözaltına alınan Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, uzman Başaran Aksu, genel merkez yöneticisi Volkan Çetin ve Öncü Çetin serbest bırakıldı.
Bağımsız Maden İş Sendikası’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Gözaltına alınan genel başkanımız, yöneticilerimiz ve örgütlenme uzmanımız serbest bırakıldı. 1243 Polyak maden işçisinin haklarını alıncaya kadar mücadelemiz sürecek. Direne direne kazanacağız. Mutlaka kazanacağız.” ifadesine yer verildi.
İzmir’in Kınık ilçesinde bulunan Polyak Madencilik önündeki eylemde gözaltına alınan Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, uzman Başaran Aksu, genel merkez yöneticisi Volkan Çetin ve Öncü Çetin serbest bırakıldıhttps://t.co/v1422nMDQupic.twitter.com/1Pmrbm3Elm
Ekipler, önceki gün Bucak Deresi civarında aracıyla sele kapılan kişiye ulaşmak için çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdü.
Bülent Kaptanoğlu’nun cansız bedeni, kaybolduğu yerden yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki Yenibağarası Mahallesi eski Gediz yatağında, çalışmaların üçüncü gününde su içerisinde bulundu.
Kaptanoğlu’nun cenazesi Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Emniyet Güvenlik Arama Kurtarma (DEGAK) timleri tarafından sudan çıkarıldı.
NE OLMUŞTU?
Foça’da 23 Ekim’de meydana gelen sağanakta metrekareye 1,5 saatte yaklaşık 144 kilogram yağış düşmüş, ilçede dereler taşıp, birçok evi ve iş yerini su basmıştı.
Birçok aracın mahsur kaldığı ilçede, otomobiller dere kenarındaki bariyerlere takılmış, mantar toplamak için Bucak mevkisine geldiği öğrenilen emekli bankacı Bülent Kaptanoğlu aracıyla sel sularına kapılmıştı.
Kaptanoğlu’nu aramak için çok sayıda ekip çalışma başlatmıştı.
İzmir'de bir otelde AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı düzenlendi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, önceki dönem Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, AK Parti İzmir İl Koordinatörü Zafer Işık, AK Parti İzmir milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Şebnem Bursalı, Yaşar Kırkpınar, Mehmet Ali Çelebi, Mahmut Atilla Kaya, önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, AK Parti MKYK üyesi Hamza Dağ ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve partililer katıldı.
Bakan Işıkhan, kurulduğu günden bu yana dayanışmayı temel prensip olarak benimsemiş bir parti olarak bu toplantıları kıymetli bulduğunu dile getirdi. Bakan Işıkhan, “23 yıldır, davamızın lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde, memlekete hizmet vazifesini gururla taşıyan, imha değil inşa etmek için görev yapan ve bu anlayışla aziz milletimiz için çalışmayı şeref sayan bir kadroyuz. Bizler, vatandaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmenin gayreti içerisindeyiz. Malum söz konusu İzmir Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğunda kelimeler kifayetsiz kalıyor. Şehre adım attığınız andan itibaren, zaten söze gerek kalmıyor, karşılaştığımız tablo her şeyi açık seçik bir şekilde ortaya koyuyor. Üzülerek söylüyorum ki İzmir çöp dağlarından ve kokudan geçilmiyor. Özellikle Çiğli’de, Karşıyaka’da, Buca’da, Bayraklı’da her gün yeni bir çevre felaketiyle karşı karşıya kalıyoruz. Maalesef şimdi İzmir’in dağlarında çiçekler değil, çöp yığınları büyüyor. CHP’nin çöp toplamayı, sokakları temizlemeyi, en basit belediye hizmetlerini dahi yerine getirebilmeyi öğrenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
‘YÜZLERİ DAHİ KIZARMIYOR’
Kentte gündemin hala çöp, çukur, çamur ve susuzluk sorunu olmasından rahatsız olduklarını dile getiren Bakan Işıkhan şöyle devam etti:
“En acısı da bizler neredeyse çeyrek asırdır, doğudan batıya kuzeyden güneye bütün şehirlerimiz için gece-gündüz çalışan kadrolar olarak bu durumdan utanç duyuyoruz. Ancak, bu rezaletten sorumlu olanların yüzlerinin dahi kızarmaması düşündürücüdür. Ve ne yazık ki belediye başkanları illerinde, ilçelerinde, pişkin pişkin rahatlıkla dolaşabiliyor. İzmir gibi bir şehrin, tek derdi şahsi çıkarları olan bu zihniyetin elinde heba olmaması için bizler devlet olarak, bugüne kadar elimizden gelen her türlü adımı attık, atmaya da devam ediyoruz. İzmir’deki su sorununu Tarım ve Orman Bakanlığımız, çevre sorunlarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız çözüyor. Çünkü biz ülkemize ve milletimize sunduğumuz hizmetleri, bir siyasi hesaplaşma aracı olarak görmüyoruz. Bizler hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün vatandaşlarımızın, en iyi hizmetleri eşit derecede hak ettiğine inanıyoruz."
‘YOLSUZLUKLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ’
İzmir’in sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin ve bölge coğrafyasının da göz bebeği olduğuna dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Şehrimizde yaşanan tüm bu çevre felaketlerinin temelinde yatan asıl nedenlerden birisi de malumunuz, belediye çalışanlarının haklarının teslim edilmemesi, işçinin, emekçinin alın terinin hiçe sayılmasıdır. Maalesef, İzmir Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde haksız, hukuksuz bir şekilde işten çıkarılarak greve gitmek zorunda bırakılan işçi sayısına her gün bir yenisi daha eklenmeye devam ediyor. Yolsuzluklarla, rüşvetle, irtikapla, hiç kimseye faydası olmayan fuzuli harcamalarla çarçur ettikleri belediye bütçelerinin verdiği açığın faturasını işçimize, emekçimize kesmeye çalışan utanmaz bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Biz yıllarca yorulmadan, dinlenmeden aziz milletimizin istikbali için çalışırken, birilerinin de maalesef yıllarca yorulmadan, dinlenmeden milletin alın terini emeğini, hakkını çalma, gasbetme derdinde olduğuna hep birlikte şahit oluyoruz. Tüm bunları, aziz milletimizin vicdanına bırakıyorum" diye konuştu.
‘BORCUNUZU YAPILANDIRALIM’
Işıkhan, “Altından kalkılamayacak boyutlara ulaşmış borç yüküyle, 86 milyon vatandaşımızın hayat garantisi olan SGK’yı sömürme yarışına girenler, işçinin maaşını ödeme konusunda ne yazık ki hiçbir gayret göstermiyorlar. 'SGK’ya olan prim borçlarımız yüzünden çalışanların maaşlarını ödeyemiyoruz' diyerek, özrü kabahatinden beter bir söylemle günü kurtarma derdinde olanlara buradan bir kez daha ifade ediyorum; bu borçların ve ekmeğine göz dikilen işçilerimizin sorumlusu devlet değil, CHP belediyeleridir. Kadın-erkek, genç-yaşlı demeden kapı dışarı edilen çalışanlarımızın hakkını koruyacağımızı ve emekçimizin yanında olmaya devam edeceğimizi tekrar vurgulamak isterim. Bugüne kadar Sosyal Güvenlik Kurumu’muzun bütün tahsilatlarını adaletle ve iyi niyetle gerçekleştirmek için elimizden gelen her türlü kolaylığı sağladık. İl müdürlüklerimiz aracılığıyla 'Gelin SGK’ya olan borcunuzu ödeyin, ödemekte zorluk çekiyorsanız borcunuzu yapılandıralım, taksitlendirelim' dedik. Bu çağrımıza yapıcı bir şekilde karşılık veren belediyelerimize gereken kolaylığı sağladık. Ancak tüm bunlara rağmen hala kabahatlerinin faturasını devlete ve millete kesme çabasında olan belediyeler için şartların daha fazla esnetilemeyeceğini bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.
‘CHP YATIRIMLARI BALTALAMA DERDİNDE’
AK Parti teşkilatları olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yapacakları çok işleri olduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Kalkınma hamlelerimizi hızlandırmanın dünya ölçeğinde Türkiye Yüzyılı şehirlerini inşa etmenin yollarını ararken Türkiye’nin en önemli şehirlerinde susuzluk, çöp, çukur gibi 80’li, 90’lı yılların kronik sorunlarıyla uğraşmak durumunda kalıyoruz. Kalkınmayı, yerelde dahi sekteye uğratan CHP yüzyıllık yürüyüşümüze hiçbir katkı sunmadığı gibi yapılan yatırımları da baltalama derdinde. Ülkemizi dünya standartlarının da üzerinde bir konuma taşımaya çalışırken; CHP çöp, çukur, çamur siyasetinde markalaşma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Her gün yeni eserlerle büyümeye devam eden Türkiye’nin, bu sorunlarla kaybedecek ne zamanı ne de parası vardır. 7'den 70'e 86 milyon vatandaşımızın refahı, istikrarla büyüyen ülkemizin, hedeflediği seviyelere ulaşması için daha çok çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz" dedi.
‘ZULME VE ADALETSİZLİĞE KARŞI’
Gazze’deki, Kudüs’teki, Doğu Türkistan’daki, Filistin’dekilerle birlikte dünyanın dört bir yanında zulüm altında yaşayanların yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Işıkhan, “Tek derdi, Gazze’deki bebeklere, bebek maması götürmek ve sahillerde büyük bir umutla dünyanın vicdanlı insanlarını bekleyen yavrularla kucaklaşıp, onları teselli etmek olan bir avuç masum sivile dahi tahammülü olmayan katil İsrail’in zulmüne her zaman, her mecrada karşı durmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, Küresel Sumud Filosu’na katılarak, İsrail’in soykırımına karşı onurlu bir duruş sergileyen, soykırım ablukasını kırma yönünde büyük bir direniş sergileyen tüm kardeşlerimizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Uluslararası sularda, filoya yapılan bu vahşi terör eylemi, kana doymayan İsrail’in sadece Gazze’yi değil bütün insanlığı hedefe koyduğunun da en net kanıtıdır. Katil İsrail’in filodaki aktivistlere karşı gerçekleştirdiği terör eyleminin asla kabul edilemeyeceğini ve saldırının faillerinin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini, bunun da tüm dünyanın sorumluluğunda olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun, şartlar ne olursa olsun, zulme ve adaletsizliğe karşı sabitkadem durmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
‘CHP’NİN İZMİR’DE TEK BAŞARISI, YALAN ÜRETMEK’
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, yeni yasama yılının açıldığı gün Meclis’te grubu bulunan tüm partilerin milletvekillerinin orada bulunduğunu belirterek, “Ancak bir grup, milletin kürsüsünde yoktu. Hepinizin bildiği gibi tabii ki Cumhuriyet Halk Partisi Grubu. Onlar Ankara’da yoklar, onlar İzmir’de de yoklar. İzmir’in sorunlarında yoklar, İzmir’in krizlerinde yoklar, İzmir’in sokaklarında hiç yoklar. Ama hamdolsun, biz varız. Milletvekillerimizle varız. Teşkilatımızla varız. Cumhurbaşkanımızla varız" dedi.
“Kendi meşruiyetlerine bakmadan bizim meşruiyetimize saldırmaya çalışıyorlar" diyen İnan, "CHP’nin bırakın meşruiyeti masumiyeti de kalmamıştır. Siz masumiyeti de meşruiyeti de olmayan bir yapıya büründünüz. Sayın Özgür Özel’in yaptığı son meşru hareket, Sayın Cumhurbaşkanımızı AK Parti Genel Merkezimizde ziyaret etmesidir. Milleti temsil eden makama saldırmaya başladıkça, saygı göstermemeye başladıkça Özgür Özel masumiyetini yitirmeye başladı. İşte bakın bugün suç örgütlerinin eylemlerini aklama derdinde, delil karartma peşinde. Muhalefetin Genel Başkanının adı bunlarla anılabilir mi? Siyasette meşruiyet tartışması yapılacaksa, bu tartışma sadece ve sadece CHP’nin üzerinde yapılır. CHP’nin her sözü ve her hareketi millet düşmanlığına dayanır. CHP, ülkenin tüm menfaatlerinin karşısında durmayı marifet zanneder. Cumhurbaşkanımızın her yurt dışı ziyareti öncesi dışarıdan talimat bekler. Türkiye’ye kaybettirerek siyaset yapmak ister. Çünkü CHP Genel Başkanlık makamının iradesi suç örgütleri tarafından ipotek altına alınmıştır. CHP, meşruiyeti hatırlamak istiyorsa her seçim sonrası yaptığı itirazlara, milletin iradesini tanımayan açıklamalarına ve kendi içindeki kurultay kavgalarına baksın" ifadelerini kullandı.
‘SİLİVRİ’YE DANIŞMA KENDİ PARTİNE DANIŞ’
Özgür Özel’e eleştirilerini sürdüren İnan, “Sen daha kendi partin içinde meşru değilsin. Kendi milletvekillerinin onayını alamadın. Kendi partini dinlemek yerine İstanbul’u talan etmiş Silivri’deki hırsızları dinliyorsun. Her konuşmandan önce Silivri’yi ziyaret ediyorsun, gerekli talimatları alıyorsun. Silivri’ye danışma, kendi partine danış. Siyasi rehin olma, çok olmak istediğin meşru genel başkan ol. Silivri’ye gide gide İzmir’i unuttun. Bursa’yı unuttun, Balıkesir’i unuttun, Denizli’yi unuttun. Her gün bir yenisini aldığınız ihraç kararları, CHP’nin içine düştüğü büyük çelişkiyi apaçık ortaya koydu” dedi.
’25 YILDA BU TEŞKİLATIN İZİ VAR’
AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu ise AK Parti’nin bir tabeladan, bir bina ya da tüzükten ibaret olmadığını söyleyerek, “AK Parti gönüllerin birlikteliğinden, birlikte çarpan yüreklerden ibaret. Bu hareketin lideri dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan. Çeyrek asra mührünü vuran bir lider. Dünyaya nizam veren bir lider. İşte en son Birleşmiş Milletler kürsüsünde gördüğümüz dünyanın 5’ten büyük olduğunu, adaletin önemli olduğunu dünyaya haykıran liderdi. İkili temaslarda gördünüz Amerika’da. Ticaret masasında, siyaset masasında lider. Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında duran, ona güç veren bu teşkilat var. Dünyanın gıpta ettiği bir teşkilat var. Aynı duaya amin diyen, aynı engelleri birlikte aşan teşkilat AK Parti teşkilatıdır. Bundan sonra da yine bu teşkilatla Türkiye vizyonunu hep birlikte inşa edeceğiz. 25 yılda bu teşkilatın izi var. Bu şehrin alt yapısını tesis etmesi gerekenlerin bu şehrin nasıl altını üstüne getirdiklerini, çöp dağlarına mahkum ettiklerini susuzlukla, krizlerle baş başa bıraktıklarını görüyoruz. Daha çok çalışmamız gereken zaman var. Bu şehrin insanına daha çok gayret göstermemiz gereken projeler var" ifadelerini kullandı.
‘İZMİR GÜÇLÜYSE TÜRKİYE GÜÇLÜDÜR’
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da dünyanın çok sayıda savaşa sahne olduğunu belirtip, “Bizler birlik beraberlik içinde olursak bu ülke emniyet içerisinde olur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ‘İlk cepheyi takip edelim, safları sıklaştıralım’ dedi. Bunun ne anlama geldiğini görüyoruz. Bu söz sadece teşkilatlarımızda değil tüm dünyada karşılık bulmaya başlamıştır. 'İlk cepheyi takip altında tutalım' derken teşkilatlara ciddi mesaj veriyor. 'Birbirinizin altını oymayın, birbirinizin aleyhine konuşmayın' diyor. Bu duruşu göstermezsek vebali üzerimize olur. İzmir teşkilatı güçlüyse AK Parti güçlüdür, Türkiye güçlüdür” dedi.
Toplantının devamında AK Parti İzmir İl Başkanlığı'nın faaliyet videosu izletildi. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.
İzmir Devlet Opera ve Balesi, Elhamra Sahnesi'nde 7 Ekim'de "Napoliten Gecesi", 9 Ekim'de "F. Schubert Akşamı" konserleriyle, 11 Ekim'de ise Bornova Kültür Merkezi Necdet Aydın Sahnesi'nde "Kuğu Gölü" balesiyle sanatseverlerin karşısına çıkacak.
Farklı sahnelerde oyunlarını izleyicileriyle buluşturacak İzmir Devlet Tiyatrosu, 7-10 Ekim'de Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi'nde "Oyun Oyun İçinde", Bornova Kültür Merkezi Bozkurt Kuruç Sahnesi'nde "Majestik", 12 Ekim'de Bornova Fuaye Sahnesi'nde "Böcek Oteli", Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi'nde "Orfin'in Müzik Kutusu"nu sahneleyecek.
İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, 9 Ekim'de Bornova Kültür Merkezi Rakım Elkutlu Sahnesi'nde "Eserleriyle Yaşayan Değerlerimiz" konserini verecek.
İKSF'de atölyeler, konserler ve söyleşiler
İzmir Kültür Sanat Fabrikası (İKSF) hafta boyunca sanat atölyeleri, söyleşiler ve konserlerle öne çıkacak.
Nedim Sönmez 9 Ekim'de "Ebru Sanatının Bilinmeyen Tarihi" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirecek.
İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu ile İzmir Devlet Opera ve Balesi, 9-10 Ekim'de "Müze Konseri" etkinlikleriyle sanatseverlerle buluşacak.
Sergiler ve sezon açılış konseri
Sanatçı Mehmet Emre'nin 3 Ekim'de açılan kişisel resim sergisi 28 Ekim'e kadar Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) Alt Kat Galeri'de görülebilecek.
"2. Uluslararası Seramiğin Genç İzleri" seramik yarışması sergisi ise 12 Kasım'a kadar AASSM Giriş Kat Batı ve Üst Kat Batı Galeri'de ziyaret edilebilecek.
İzmir Oda Orkestrası'nın sezon açılış konseri, 8 Ekim'de AASSM Büyük Salon'da gerçekleştirilecek. Konserin ilk bölümünde piyanist Alexander Romanovski, Rachmaninov'un 3. Piyano Konçertosu'nu seslendirecek. İkinci bölümde ise Çek asıllı şef Jiri Habart yönetiminde Dvorák'ın başyapıtı "Yeni Dünya Senfonisi" yorumlanacak.
DHA’nın haberine göre olay, sabah saatlerinde ilçeye bağlı Bağarası Mahallesi’nde meydana geldi.
Eski TBMM başkanvekillerinden evli, 6 çocuk babası Fehmi Işıklar’ın oğlu C.I., iddiaya göre evde henüz bilinmeyen nedenle annesi Gülay Işıklar’a tabancayla ateş etti.
EŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Silah seslerini duyanların ihbarıyla adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Gülay Işıklar’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Gülay Işıklar’ın cansız bedeni yapılan incelemenin ardından Foça Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı, buradan da İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
OĞLU GÖZALTINA ALINDI
Cinayet şüphelisi C.I., jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınarak İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Jandarmadaki işlemlerinin ardından C.I., adliyeye sevk edildi.
TUTUKLANDI
Şüphelinin ilk ifadesinde, annesini kazara vurduğunu söylediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Öte yandan, olaydan önce C. Işıklar’ın alkollü olarak kullandığı 35 AGV 328 plakalı otomobilin devrildiği, şüphelinin kendi imkanlarıyla evine gittiği öğrenildi.
Bunun üzerine şüphelinin annesiyle tartıştığı, tabancayla ateş edilmesi sonucu Gülay Işıklar’ın vurulduğu belirtildi.
3 PARTİDE GÖREV ALMIŞTI
1987 seçimlerinde Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den (SHP) Bursa milletvekili seçilen Fehmi Işıklar, 1990 yılında partiden istifa edip, Halkın Emek Partisi’nde (HEP) genel başkanlık görevini yapmıştı. 1991 seçimlerinde SHP’den Diyarbakır Milletvekili olarak seçilerek bu süreçte TBMM başkanvekilliği yapan Işıklar, SHP ile CHP’de genel başkan yardımcılıkları görevlerinde bulunmuştu.
İzmir/Karaburun’da 30.’su gerçekleşecek olan Ütopyalar Toplantısı, bu kez “Börklüce Mustafa’dan Savaş Emek’e Oyun Kurmak, Oyun Bozmak… Oyunbaz Ütopyalar” başlığıyla 27-29 Eylül 2024 tarihinde başlayacak. Karaburun’da bir gelenek haline gelen ve Savaş Emek’in öncülüğünde başlatılan Ütopyalar Toplantısı’nda, Savaş Emek’in ölümünün ardından bayrağı Dağarcık Türkiye Yayın Yönetmeni Enis Musluoğlu ile eşi Aylin Musluoğlu devraldı.
Ütopyalar Toplantısı’na katılım ücretsiz olacak.
30. ÜTOPYALAR TOPLANTISINA KİMLER KATILIYOR?
Ütopyalar Toplantısı’nın 30.’su Karaburun’da “Börklüce Mustafa’dan Savaş Emek’e Oyun Kurmak, Oyuz Bozmak… Oyunbaz Ütopyalar” başlığıyla gerçekleşiyor. Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay’ın da “Medyada Algı Oyunbazlığı” başlığında konuşma yapacağı Ütopyalar Toplantısı’na ayrıca Veryansın Tv yazarları E. Tümamiral Cem Gürdeniz, Prof. Dr. Barış Doster, Hasan Erel, Dr. Ceyhun Balcı da katılacak.
Etkinlikte; Buket Uzuner, İlkay Girgin Erdoğan, Yaşar Aksoy, Metin Denizeri, Doç. Dr. Latife Doğanay Çağlayan, Doruk Erkuş, Ceren Ertürk, Sude Gücük, Ali İhsan, Atakan Kaymakçı, Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Serdar Kızık, Özgün Emre Koç, Kamil Masaracı, Dr. Cenk Özdağ, Doç. Dr. Volkan Özdemir, Serdar Yasa Figen Yazıcı Şardağ ve Ali Ekber Yıldırım da konuşma yapacak.
PROGRAM TAKVİMİ
Dağarcık Türkiye’nin düzenlediği 30. Ütopyalar Toplantısı, 27-29 Eylül 2024 tarihinde gerçekleşecek.
27 Eylül 2024 Cuma
14.30 – Karikatür Sergi Açılışı / Kamil Masaracı, Zeynep Gargi
15.30 – Tarım ve Hayvancılıkta Oyunbaz Politikalar / İlkay Girgin Erdoğan (Karaburun Belediye Başkanı), Serdar Yasa (Karaburun Belediyesi Eski Başkanı), Ali Ekber Yıldırım (Gazeteci/Yazar), Serdar Kızık (Gazeteci/Yazar), Metin Denizeri (Yerli Üretici)
28 Eylül 2024 Cumartesi
10.30 – Yemel Atölyesi / Olmayan Yerlerden Yemek Tarifleri
13.00 – 30 Yılın Öyküsü ve Oyunbaz Ütopyalar 101 / Aylin Musluoğlu
14.00 – Oyunbaz Ütopyalara Karşı Oyunbozan Gelecek / Kamil Masaracı (Karikatürist), Atakan Kaymakçı (Dağarcık Türkiye Yazarı), Sude Gücük (Dağarcık Türkiye Yazarı), Ceren Ertürk (Dağarcık Türkiye Yazarı), Doruk Erkuş (Dağarcık Türkiye Yazarı)
15.00 – Bilimde Oyunbazlık / Prof. Dr. Barış Doster
15.30 – Türk Yunan İlişkilerinde Emperyal Oyunbazlık / Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı
16.00 – Büyük Güç, Rekabet ve Oyunbazlık / Enis Musluoğlu (Dağarcık Türkiye Yayın Yönetmeni), Hasan Erel (Yazar)
17.00 – Medyada Algı Oyunbazlığı / Erdem Atay (Gazeteci/Yazar, Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni)
17.30 – Jeopolitik Perspektifte Denizdeki Oyunbazlık / E. Tümamiral Cem Gürdeniz
19.00 – “Ütopya Hatırası” Fotoğraf Çekimi
20.00 – 30. Ütopyalar Toplantısı Yemeği
29 Eylül 2024 Pazar
13.00 – “OYUNBOZAN KARABURUN…” (Börklüce Mustafa’dan Savaş Emek’e Gökyüzüne Yazılanlar) / Yaşar Aksoy (Gazeteci/Yazar)
14.00 – Hegemonya Oyunları / Dr. Cenk Özdağ (Dağarcık Türkiye Yazarı), Özgün Emre Koç (Dağarcık Türkiye Yazarı), Ali İhsan (Dağarcık Türkiye Yazarı)
15.00 – Sağlıkta Oyunbaz Paydaşlar / Doç. Dr. Latife Doğanay Çağlayan, Dr. Ceyhun Balcı
16.00 – Oyunbaz Ütopya ile Hayatı Kurtulan O Kadın / Buket Uzuner (Yazar)