❌

Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

‘Fon skandalı SPK’da raporlandı’ iddiası: Ömer Gönül sümenaltı mı etti?

VERYANSIN TV

Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, “A’dan Z’ye Fon Skandalı: Kimler Çıktı Kimler! | Nasıl Sümenaltı Edildi?” başlıklı YouTube yayınında, Türkiye’nin gündemine yerleşen fon krizine ilişkin yeni ayrıntılar paylaştı.

Çelebi, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Aracılık Faaliyetleri Dairesi’nin, fonların hisse manipülasyonunda kullanıldığı yönündeki bulgular ve bazı hisselerdeki olağan dışı artışlar üzerine harekete geçtiğini söyledi. Dairenin, söz konusu işlemlere karşı alınabilecek tedbirleri içeren bir çalışma hazırlayarak 2026 Ocak ayında rapor haline getirdiğini aktardı.

RAPOR SİSTEME YÜKLENDİ

Çelebi’nin aktardığına göre hazırlanan rapor, SPK’daki kurum içi yazışmaların elektronik ortamda yürütüldüğü Elektronik Belge Yönetim Sistemi’ne (EBYS) yüklendi.

Ancak Çelebi, raporun sisteme yüklenmesinin ardından SPK Başkanı Ömer Gönül tarafından imzalanmadığını iddiasını aktardı. İmza sürecinin tamamlanmaması nedeniyle raporun SPK Yönetim Kurulu’nun gündemine de taşınmadığını belirtti.

SPK Yönetim Kurulu’nun gündeminin Başkan tarafından belirlendiğine dikkat çeken Çelebi, diğer kurul üyelerinin de raporun gündeme alınması yönünde herhangi bir girişimde bulunulmadığı iddiasını gündeme getirdi.

RAPOR SİSTEMDEN SİLİNDİ Mİ?

Çelebi, “Bu raporun daha sonra sistemden silindiğine dönük iddialar da kulağımıza geldi. Bu iddiaların doğrul olmadığına inanmak istiyoruz ve soruyoruz: Bu rapor halihazırda sistemde midir?” diye konuştu.

Çelebi, Veryansın TV olarak iddialarla ilgili Ömer Gönül’ün başkanı olduğu Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na ulaştıklarını ancak iddialarla ilgili Gönül’den geri dönüş alamadıklarını dile getirdi.

ŞİMŞEK VE GÖNÜL ‘FONLARDA MANİPÜLASYON VAR’ DEMİŞTİ

Fonlar üzerinden gerçekleştirilen işlemlere ilişkin tartışmalar sürerken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ömer Gönül’ün Kasım 2025’te yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi.

4 Kasım 2025’te düzenlenen 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde konuşan Şimşek, bazı fonların manipülasyon amacıyla kullanıldığının bilindiğini belirterek “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. Bu alanda da düzenleme ihtiyacının farkındayız” ifadelerini kullanmıştı. Şimşek ayrıca piyasa manipülasyonuyla mücadelede cezaların ve tedbirlerin artırılacağı mesajını vermişti.

Aynı kongrede konuşan SPK Başkanı Ömer Gönül de “Fonları kötüye kullananlara ceza vermekten çekinmeyeceğiz” diyerek, portföy yönetim şirketleri ve yöneticilerinin sorumluluklarına işaret etmişti. Gönül, mevzuata aykırı işlemler konusunda para cezalarının yanı sıra lisans iptaline kadar gidebilecek yaptırımlar uygulanabileceğini belirtmişti.

ÖMER GÖNÜL ŞÜPHELİ SIFATIYLA İFADEYE ÇAĞRILDI

2022 ile 2026 seneleri arasında SPK Başkanlığı görevini yürüten İbrahim Ömer Gönül, bugün “şüpheli” sıfatıyla savcılığa ifade vermek üzere adliyeye çağrıldı.

Gönül, adliyeye gitmeden önce Hürriyet gazetesinden Musa Kesler’e açıklamalarda bulundu.

Kesler’in “Bir hissedeki bin kat artış SPK’nın gözünden kaçabilir mi? Bu fonların manipülasyonu nasıl fark edilmedi?” şeklindeki sorusunu yanıtlayan eski SPK Başkanı, denetimlerin sıkı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Denetim ve gözetimler sıkıdır. Manipülasyonun veya kural dışı bir hareketin gözden kaçması olmaz. Tabii hiçbir şey yüzde 100 de değildir. Ayrıca öncelikle delillendirmek gerekir.

BİN KATLIK ARTIŞA ‘HALKIN TEVECCÜHÜ’ DEDİ

Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen ‘manipülasyon’ olarak sınıflandıramayız. Soruşturup delillendirmemiz gerekir. Bu da bugünden yarına olmaz, ortalama üç-dört aylık bir süreç alır. Dosya da öylece oluşturulur.”

Kurul bünyesindeki denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığını anlatan Gönül, SPK içerisinde özel piyasa gözetim birimleri bulunduğunu ve olağandışı hareketlerin bu birimlerce anlık tarandığını kaydetti.

Gönül, şunları söyledi:

“Bu gözetim birimleri her gün hisselerdeki artışları takip eder. Yapay artış, manipülasyon şüphesi olanlar mercek altına alınıp incelenir. Şüphe yoğunlaşırsa ‘ileri inceleme’ başlar. Karşılıklı işlemlere bakılır. Alan ile satan arasındaki ilişki incelenir. Şüphe somutlaşırsa dosya oluşur ve soruşturma başlar. Gerekli yaptırımlar uygulanır. Bu gözetimler süreklidir. Biz gerekli denetleme ve gözetimi uygun şekilde yaptık. Savcılığa bu konularda detaylı bilgi vereceğiz.”

💾

Gündem Özel, yeni bölümüyle saat 21.00’de canlı yayında.Eray Çelebi ve Burakhan Başaran; kamuoyuna yansıyan iddiaları, dosyada adı geçen kişi ve şirketleri, ...

Konu: Vatandaşlık çetesi… Eray Çelebi ‘operasyon çocukları’ diyerek duyurdu: ‘İsminizi tek tek ifşalayacağım’

Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi; bazı gazetecilerin, “vatandaşlık çetesi”ne ilişkin kaleme aldığı yazılarda adı geçen bir kişiden, söz konusu yazılardan birinin kaldırılması karşılığında 250 bin TL istediğini duyurdu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelebi, para karşılığında yazının kaldırılmasının yanı sıra YouTube’da yayın yapma sözü de verildiğini vurguladı.

Çelebi, söz konusu gazetecilerin isimlerini açıklayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Operasyon çocukları sizi!

Bazı sözde gazeteciler “vatandaşlık” çetesi yazılarımda ismi geçen birinden, bir yazımın kaldırılması karşılığında tam 250 bin TL istemiş! Youtube’da yayın sözü de verilmiş!

İsminizi tek tek ifşalayacağım. Alçak herifler!

Cesarete bakın!

Kim bilir kimlerden ne kadar para aldınız bu şekilde…

Kaçacak delik arayacaksınız!

Medya dünyasındaki “kir” temizlenmeden, bu milletin haber alma hakkını savunamazsınız. Sonuna kadar gideceğiz!”

Operasyon çocukları sizi!

Bazı sözde gazeteciler “vatandaşlık” çetesi yazılarımda ismi geçen birinden, bir yazımın kaldırılması karşılığında tam 250 bin TL istemiş! Youtube’da yayın sözü de verilmiş!

İsminizi tek tek ifşalayacağım. Alçak herifler!

Cesarete bakın!

Kim bilir…

— Eray Çelebi (@celebieray) August 8, 2026

Ayhan Bora Kaplan, Süleyman Soylu ve Yüksel Kocaman’la ilgili ne dedi? İddianameden çıkan sır muhbir

ERAY ÇELEBİ/ VERYANSIN TV

Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütü’yle bağlantılı gizli tanık soruşturması kapsamında 6’sı emniyet mensubu 11 kişi hakkında düzenlenen iddianame, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, eski Şube Komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca ve Metehan İlkyaz ile 5 sivil hakkında iddianame düzenlenerek Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

Mahkeme, 11 sanık hakkındaki iddianamenin kabulüne karar verdi.

İddianamede, polis sanıkların, “Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması aşamasında hakkında gizli tanıklık kararı dahi alınmadan önce tüm soruşturma süreci boyunca görev ve yetkileri olmadığı halde koruyucu tavır takındıkları, yönlendirdikleri” iddia edildi.

İlk duruşma tarihi 18 Temmuz olarak belirlenirken, Veryansın Tv “gizli tanık” iddianamesine ulaştı.

İddianamede, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bulunan ve şüpheli Şevket Demircan tarafından oluşturulduğu iddia edilen odada yapılan görüşmeye yer verildi.

İYİ PARTİLİ KADIN MUHBİR

Hapsi istenen üst düzey emniyet mensupları Şevket Demircan, Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ile “açık kimliği bilinmeyen bir kadın” arasında yapılan görüşmede, Süleyman Soylu’dan yargıdaki rüşvet ağı iddialarına, Ayhan Bora Kaplan’ın işlediği suçlardan gömülü silahlara kadar çok çarpıcı iddialar yer alıyor.

Ayhan Bora Kaplan’ın gözaltına alındığı ilk operasyondan kısa bir süre sonra yapılan görüşmede, söz konusu kadının emniyetin örgüt içerisindeki ‘muhbir’i olduğu anlaşılıyor.

Ses kayıt tutanaklarına göre polislerden biri “Levent’i (Levent Çiçek- Dayı Levent) aldığımız zaman senle tekrar görüşeceğiz zaten. Artık muhbirimizsin tamam, sıkıntı yok.” ifadelerini kullanıyor.

‘SOYLU GİTSE AYHAN GÜMLEYECEK DEDİK’

Siyasi kimliğini “Ben İYİ Partiliyim” diye tanımlayan muhbir, adı sık sık Ayhan Bora Kaplan dosyasıyla gündeme gelen eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

“O kadar yıllardır ya ben diyordum ama “Bu Soylu bi’ gitse Ayhan gümleyecek” dedik.“

‘SOYLU GİTTİ, AYHAN ALINDI’

Ses tapesinde “A” olarak kodlanan muhbir, Kaplan’ın Soylu gittiği için alındığını, Kaplan’ın gözaltına alınacağı bilgisinin Soylu’nun vermiş olabileceğini iddia ediyor.

Muhbirin(A) polislerle (B ve C) diyaloğu şöyle:

A- Aslında var ya Ayhan’ı alınca bir- iki gün sosyal medyaya yansıtmasaydılar polisler.
C- Hımm..
A- Bunların hepsini kuş gibi alırdınız. Bunlar Ayhan alındığında… Çünkü hepsi bir şirket. Şimdi birisi, birisini öldürüyor ya o üç kişiyle öldürüyor. eeee… Biliyor ki ha… Neden alındı? Süleyman Soylu gitti, onun için alındı. Yani alınma… Alınacak diye biliyorlardı. Zaten Ayhan’ın alınacağı duyurulmuştu.
C- Önceden?
A- Evet ama şöyle duyurulmuştu. Herhalde Süleyman Soylu filan demiş olabilir. eee… Süleyman Soylu nasıl gidince Ayhan alınacak, Süleyman Soylu gitti ya dediler aha yarın bir gün alınır bu dediler. Aynen öyle.
C- Haa…

‘SOYLU’ İDDİASI: ‘ASIL BAŞ O’

Kadın muhbir Ayhan Bora Kaplan örgütünün asıl başının Soylu olduğunu iddia ederek, “O kadar olaylar örtbas edildi, yapılmamalıydı. Ekmek parasına muhtaçken adam kaç trilyonluk oldu. Özel uçaklarla gidiyor… Yazık günah değil mi ya? Herkesin annesi, babası, çocuğu var ya… Neden Süleyman alınma… Soylu alınmadı o zaman? Değil mi? Asıl baş o. Sadık(Soylu), Sadık demiş ya “Evet, ben hepsini TRT’nin önüne çağırdım’ diye. Allahım yarabbi, bu da çok komik…”  diye konuşuyor.

‘AYHAN’IN ADAMLARI KOCAMANLAR, YANİ YÜKSEL…’

Muhbirin görüşmenin ilerleyen dakikalarında ise Ayhan Bora Kaplan’ın lüks bir villa ve otomobil hediye ettiği iddia edilen Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman’a değinerek, “Ayhan’ın adamları Kocamanlar yani Yüksel. Yüksel Kocaman işte Soylu…” ifadelerini kullanması dikkat çekiyor.

‘500 MİLYAR GETİR TAHLİYE ALAYIM DEDİ’

Ses tapesine “yargıdaki rüşvet ağı” iddiaları da yansıdı. Muhbir, Ayhan Bora Kaplan’ın yargıdaki işlerini çözdüğü belirtilen Dubai’ye kaçan avukatı Cengiz Haliç’in müvekkillerini Yüksel Kocaman’a verdiği parayla çıkarttığını öne sürdü. Ayhan Bora Kaplan’la ilişkili olduğu belirtilen “Dayı Levent” lakaplı Levent Çiçek’in kendisine “500 milyar getir, Yüksel Kocaman’dan tahliye alayım” dediğini iddia etti.

Söz konusu ifadeler ses kaydına şöyle yansıdı:

A-  Cengiz Halici(Haliç) var ya…
C- hıı…
A- Kırka çarpar yüze böler. Her müvekkilini Yüksel Kocaman’la parayla çıkarttı.
B- Tamam, tamam anladım. (Arka planda telefonla başkasıyla konuşuyor.)
A- Ben bi’ kere şahittim. Levent içeri alınmıştı. Bana dedi ki “500 milyar getir Yüksel Koca’dan(Kocaman) tahliye alayım” dedi.
B- Normal bir şey o yaa…
A- Normal bir şey mi? Savcılıktan tahliye…
B- Yani normal derken şunu kastediyorum. Türkiye gündeminde olan şeyler bunlar.

‘AYHAN, SERKAN AKBABA’YI CENGİZ’E ÇIKARTTIRDI’

Muhbir, kasten öldürme ve yaralama suçlarından kırmızı bültenle aranan ve Almanya’nın Mannheim şehrinde yakalanarak Türkiye’ye getirilen Serkan Akbaba’nın Cengiz Haliç yoluyla Yargıtay’dan işinin çözüldüğü iddiasında bulunarak şunları söyledi:

“Serkan Akbaba oğlu bi’ tokat atıldı diye Bodrum’dan oraya gitti koşa koşa. Orada şeyi…. Cinayet çıktı. Kaç kişiyi öldürdü, öldü. Adam otuz yıl aldı gitti kırmızı bültenle aranıyordu. Almanya’ya kaçtı. Ayhan işini çözdü, getirdi Cengiz’e çıkarttırdı. Bu nasıl cinayetten işini çözdü çıktı? Kesilmiş cezan var. Yargıtay’a yolladılar. İşini çözdü bunu Ankara hep biliyor gayrimeşru…”

‘HASTANE ALDI’ İDDİASI… SİNCAN’DA GÖMÜLÜ SİLAHLAR…

İsmi iddianamede açıklanmayan kadın şahıs, Ayhan Bora Kaplan’ın Ankara’da bulunan Medisun Hastanesi’ni satın aldığını ve halihazırda satmaya çalıştığını, Levent Çiçek’in Ankara’nın Sincan ilçesine bağlı Ahi Evran Mahallesi’nde silah deposu olduğunu, ilk gün Kaplan’la birlikte gözaltına alınan ancak daha sonra serbest bırakılan Hıncal Alper Tansu’nun Kaplan’ın sağ kolu olduğunu iddia etti.

NE OLMUŞTU?

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yaptığı operasyonun ardından örgütün iki numarası Serdar Sertçelik’in gizli tanık yapıldığı, elektronik kelepçe takılıyken de önce bir restoranda tabancayla vurulduğu sonra da yurt dışına kaçtığı ortaya çıkmıştı.

Kendisini dosyanın gizli tanığı olduğunu belirten Sertçelik, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün

AKP’ye kumpas kurduğunu öne sürmüş, Emniyet mensuplarıyla yaptığı görüşmelerin ses kaydını yayılamıştı.

Sertçelik, polislerin ifadesine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, eski Adalet Bakanları Bekir Bozdağ ve Abdülhamit Gül, AKP Milletvekili Mücahit Aslan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve Sadık Soylu’nun isimlerini eklemesini istediklerini iddia etmişti.

Sertçelik dışında Soylu ve Kocaman’ın ismini veren bir tanığın daha iddianameye girmesi dikkat çekti.

 

 

❌