Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Girne açıklarında meydana gelen yolcu gemisi faciası, siyasi krize dönüştü.
Başbakan Ünal Üstel’in, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’yı görevden almasının ardından olağanüstü toplanan Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Parti Meclisi, Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve Demokrat Parti (DP) ile kurulan koalisyon hükümetinden çekilme kararı aldı.
Kararı kamuoyuna duyuran YDP Genel Başkanı Arıklı, hükümetten ayrılma kararının 3 Eylül Perşembe günü Başbakan Üstel’e yazılı olarak bildirileceğini söyledi.
Üstel, Arıklı’yı görevden aldı
Başbakan Ünal Üstel, 2 Eylül Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Girne açıklarındaki deniz faciasına ilişkin yürütülen soruşturmanın hiçbir şüpheye yer bırakmadan sürdürülebilmesi amacıyla görevden uzaklaştırma kararlarının kapsamını genişlettiklerini belirtti.
Üstel, bu çerçevede Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’yı görevden aldığını kendisine bildirdiğini açıkladı.
Kararın soruşturmanın selameti ve kamu vicdanının rahatlatılması amacıyla alındığını vurgulayan Üstel, bunun YDP’ye yönelik siyasi bir karar olmadığını savundu. Üstel ayrıca, yargı kararı verilinceye kadar görevden alınan veya uzaklaştırılan hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğine ve masumiyet karinesinin herkes için geçerli olduğuna dikkat çekti.
Arıklı: İki yıldır beklediğim fırsattı
Görevden alınmasının ardından açıklama yapan Arıklı, Başbakan Üstel’in kendisini telefonla arayarak kararını bildirdiğini söyledi.
Arıklı, görevden alınma kararını “iki yıldır beklediğim bir fırsat” olarak nitelendirerek Üstel’e teşekkür etti. Facianın ardından halen kayıp kişilerin bulunması nedeniyle siyasi tartışmaya girmek istemediğini belirten Arıklı, “Söylenecek çok şey var ama kayıp 19 insanımız var” dedi.
YDP Parti Meclisi’nin hükümetten çekilme kararı, UBP-DP-YDP ortaklığıyla yürütülen üçlü koalisyonda yeni bir dönemin kapısını açtı. Kararın resmen Başbakanlığa iletilmesinin ardından hükümetin Meclis’teki siyasi ve sayısal durumunun netleşmesi bekleniyor.
Dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyecek
Erhan Arıklı, görevden alınmadan önce yaptığı açıklamada, kazada hukuki veya adli bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının hiçbir engelle karşılaşılmadan araştırılması için Cumhuriyet Meclisi’ne başvurarak dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyeceğini bildirmişti.
Arıklı ayrıca, soruşturma tamamlanıncaya kadar Limanlar Dairesi’nin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bünyesinden alınarak Başbakanlığa bağlanmasını talep edeceğini açıklamıştı.
Facianın bilançosu dokuz ölü, 19 kayıp
Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere 30 Ağustos Pazar günü hareket eden “Filo Jet” adlı yüksek hızlı yolcu gemisi, seyre başladıktan kısa süre sonra ön bölümünden su almaya başlamıştı.
Girne Limanı’na geri dönmeye çalışan gemi, liman açıklarında alabora olmuştu. Gemideki 241 kişi kurtarılırken, batıkta yürütülen son incelemelerde bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla resmî can kaybı dokuz olarak açıklandı. Kayıp 19 kişiyi arama çalışmalarının Türkiye’nin desteğiyle sürdürüldüğü bildirildi.
TCG Işın ve TCG Alemdar gemilerinin de katıldığı çalışmalarda enkazın yaklaşık 550 metre derinlikte bulunduğu açıklanmıştı.
Filo Denizcilik’e ait katamaran tipi FİLOJET, 30 Ağustos Pazar günü Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket etti.
259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğu gemi, limandan ayrıldıktan kısa süre sonra henüz belirlenemeyen bir nedenle su almaya başladı. Kıyıdan yaklaşık 4 deniz mili açıkta alabora olan gemi, daha sonra tamamen battı.
Kurtulan yolculardan bazıları geminin alabora olmasından önce düzensiz hareket ettiğini, gövdenin sert şekilde denize çarptığını ve ön bölümden su girmeye başladığını anlattı.
Sekiz kişi hayatını kaybetti
Son açıklamalara göre faciada 8 kişi yaşamını yitirirken 241 kişi sağ olarak kurtarıldı. Kayıp olduğu değerlendirilen 18 kişiye ulaşılması amacıyla arama-kurtarma faaliyetleri 31 Ağustos sabahı yeniden yoğunlaştırıldı. Bazı resmi ve haber kaynaklarında kayıp sayısının 17, kurtarılanların sayısının ise 242 olarak verilmesi, yolcu listeleri ile hastane kayıtlarının karşılaştırılmasının sürdüğünü gösteriyor.
KKTC ve Türkiye’ye ait sahil güvenlik botları, askeri gemiler ve helikopterlerin katıldığı operasyon havadan ve denizden devam ediyor. Türkiye’den gönderilen dalış timleri de çalışmalara destek veriyor.
Enkaz 514 metre derinlikte
KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, tamamen batan geminin denizin yaklaşık 514 metre derinliğinde bulunduğunu açıkladı. Derinliğin, enkazda arama yapılmasını ve geminin kayıt cihazlarına ulaşılmasını güçleştirdiği belirtildi.
Arıklı, kazanın nedeninin geminin “kara kutusu” olarak nitelendirilen kayıt sistemine ulaşıldıktan sonra kesinleşebileceğini söyledi. İlk değerlendirmelerde hava koşullarının tek başına kazayı açıklamadığı üzerinde durulurken, teknik arıza ve gövde hasarı ihtimalleri araştırılıyor.
Kaptan ve yedi mürettebat gözaltında
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kazaya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında geminin kaptanı ile 7 mürettebatın gözaltına alındığını bildirdi. Mürettebatın ifadeleri alınırken geminin bakım, denetim ve sefere uygunluk belgeleri de incelemeye alındı.
Üstel başkanlığında oluşturulan kriz masasında arama-kurtarma faaliyetleri, yaralıların tedavisi ve kayıp yolcuların yakınlarının bilgilendirilmesi ele alındı. Üstel, devletin bütün imkânlarının seferber edildiğini ve kazanın tüm yönleriyle araştırılacağını belirtti.
KKTC’de üç günlük yas
Facianın ardından KKTC’de üç günlük ulusal yas ilan edildi. Girne Limanı’nda bekleyen kayıp yakınlarına psikolojik ve sosyal destek sağlanırken Filo Denizcilik de ailelerin bilgi alabilmesi amacıyla bir kriz ve iletişim hattı oluşturdu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, arama-kurtarma çalışmalarının Türkiye ve KKTC makamlarının koordinasyonunda sürdüğünü belirterek hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi. Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri de arama-kurtarma çalışmalarına destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.
Londra’da uzun yıllardır mali müşavirlik yapan, Kıbrıs Türk toplumunun tanınmış ve sevilen simalarından Münir Tatar, 17 Ağustos 2026 sabahı hayatını kaybetti. Tatar’ın vefatı, başta ailesi ve yakınları olmak üzere Londra’daki Kıbrıs Türk toplumunda büyük üzüntü yarattı.
Ersin Tatar duyurdu
Münir Tatar’ın vefat haberi, KKTC eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından duyuruldu. Ersin Tatar, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Münir Tatar’ın kuzeni olduğunu belirterek, ailesinin ve kendisini sevenlerin yaşadığı büyük üzüntüyü dile getirdi.
Ersin Tatar, kuzeni Münir Tatar’ı Britanya’daki Kıbrıs Türk toplumuna önemli katkılarda bulunmuş bir “vatansever” olarak nitelendirdi ve merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.
Londra’da yarım asra yaklaşan meslek hayatı
Münir Tatar, Londra’da uzun yıllar mali müşavir olarak hizmet verdi. Kendi adını taşıyan M. Tatar & Associates adlı mali müşavirlik kuruluşunun yönetici ortağı olarak özellikle Londra’daki Türk ve Kıbrıs Türk toplumundan çok sayıda kişi, aile ve işletmeye profesyonel danışmanlık sundu.
Firmanın resmi bilgilerinde Tatar’ın 1982 yılında muhasebeci olarak mesleğe başladığı, ilerleyen yıllarda ACCA ve İngiltere ile Galler Yeminli Mali Müşavirler Enstitüsü (ICAEW) bünyesinde üst düzey mesleki unvanlara sahip olduğu belirtiliyor. Tatar; muhasebe, vergi danışmanlığı, şirket yapılanmaları, yatırım ve miras planlaması gibi alanlarda hizmet verdi.
Merkezi Londra’da bulunan M. Tatar & Associates, uzun yıllar boyunca farklı sektörlerden işletmelere ve bireysel müşterilere mali müşavirlik hizmeti verdi. Firmanın resmi adresi bugün de Londra N8 bölgesinde bulunuyor.
Kıbrıs Türk toplumunun yakından tanıdığı bir isimdi
Münir Tatar yalnızca mesleki çalışmalarıyla değil, Londra’daki Türk ve Kıbrıs Türk toplumuyla kurduğu güçlü ilişkilerle de tanınıyordu.
Toplumun farklı etkinliklerinde ve organizasyonlarında yer alan Tatar, uzun yıllar boyunca iş insanları, sivil toplum temsilcileri ve toplum kuruluşlarıyla yakın temas içinde oldu.
ATMB Yönetiminde görev üstlendi
Geçmiş yıllardaki Londra’daki Türk toplumuna yönelik etkinlik haberlerinde de Münir Tatar’ın önemli davetlerde ve toplum organizasyonlarında yer aldığı görülüyor.
Munir Tatar ayrıca merkezi Londra’da bulunan Avrupalı Türk Markalar Birliği (ATMB) Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yaparak Avrupa’daki Türk iş dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunuyordu.
Nesiller boyu Türk işletmelerine danışmanlık yaptı
Münir Tatar’ın meslek hayatının önemli bölümünü Londra’daki Türkçe konuşan toplumun ekonomik hayatıyla iç içe geçirdiği belirtiliyor.
Mesleki kariyerinin ilk dönemlerinde Londra’daki küçük işletmelere muhasebe hizmetleri sunan Tatar, yıllar içinde hizmet alanını genişleterek girişimcilerden yatırımcılara, aile şirketlerinden daha büyük işletmelere kadar geniş bir müşteri kitlesine danışmanlık yaptı. Kendi firmasının açıklamalarında, farklı kuşaklardan girişimcilere ve işletmelere danışmanlık sağladığı vurgulanıyor.
Tatar’ın mesleki faaliyetleri, Londra’daki çeşitli Türk toplum kuruluşlarının mali işlerinde de uzun yıllar karşılık buldu. İngiltere Charity Commission kayıtlarında, M. Tatar & Associates’in farklı Türk toplum kuruluşlarına bağımsız inceleme ve mali denetim hizmetleri sunduğu görülüyor.
Ailesi ve toplum büyük üzüntü yaşadı
Londra Gazete’nin vefat haberine göre Münir Tatar geride eşi, bir oğlu ve bir kızını bıraktı. Haberde, Tatar’ın özellikle Kuzey Londra’daki Türkçe konuşan toplum tarafından yakından tanındığı ve yıllar boyunca toplumun bireylerine, ailelerine ve işletmelerine destek verdiği ifade edildi.
Münir Tatar’ın vefatı, uzun yıllardır birlikte çalıştığı meslektaşları, iş dünyasındaki dostları ve Kıbrıs Türk toplumu arasında büyük üzüntüyle karşılandı.
Londra’daki Türk toplumunda iz bıraktı
Yaklaşık yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca Londra’da yaşayan Türk ve Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik ve sosyal hayatına dokunan Münir Tatar, özellikle mali müşavirlik alanındaki uzmanlığı ve toplumla kurduğu yakın ilişkilerle hatırlanacak.
Tatar’ın cenaze töreninin ne zaman ve nerede yapılacağına ilişkin henüz resmi bir bilginin kamuoyuyla paylaşılmadığı görülüyor. Cenaze programı ve aile tarafından yapılacak diğer açıklamaların önümüzdeki saatlerde netleşmesi bekleniyor.
Eurovizyon olarak merhum Münir Tatar’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, meslektaşlarına ve Londra’daki Kıbrıs Türk toplumuna başsağlığı diliyoruz.
Kıbrıslı Türk İş insanı Ertan Birinci, babası Tekin Birinci'nin vefat ettiğini sosyal medya hesabından yaptığı duygusal paylaşımla kamuoyuna duyurdu.
Birinci paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Babam... Onu kaybetmek çok acı. Bugün hayata veda etti maalesef. Ailece çok üzgünüz. Allah gani gani rahmet eylesin. Hakkını hiçbirimiz ödeyemeyiz. Mekânı cennet olsun."
Paylaşım kısa sürede çok sayıda kişi tarafından paylaşılırken, Ertan Birinci'ye taziye mesajları yağdı.
Tekin Birinci İçin Başsağlığı Mesajları
Tekin Birinci'nin vefat haberinin duyulmasının ardından iş dünyasından, sivil toplum temsilcilerinden, dostlarından ve yakın çevresinden çok sayıda başsağlığı mesajı yayımlandı.
Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda merhuma Allah'tan rahmet, Birinci ailesine ise sabır ve başsağlığı dilekleri iletildi.
Cenaze Programının Açıklanması Bekleniyor
Tekin Birinci'nin cenaze törenine ilişkin resmi program ise henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Ailenin, defin yeri ve cenaze namazının tarihine ilişkin detayları ilerleyen saatlerde açıklaması bekleniyor.
Sevenlerini Yasa Boğdu
Uzun yıllardır çevresinde saygın kişiliğiyle tanınan Tekin Birinci'nin vefatı, ailesi başta olmak üzere dostları ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.
Birinci ailesine ulaştırılan taziye mesajlarında, Tekin Birinci'nin geride bıraktığı değerler ve ailesine olan bağlılığına vurgu yapılırken, merhum için rahmet ve yakınlarına sabır temennileri dile getirildi.
***
Eurovizyon Medya olarak, merhum Tekin Birinci’ye Allah’tan rahmet, iş adamı Ertan Birinci ve ailesine başsağlığı diliyoruz.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodulidis arasında BM kontrolündeki ara bölgede gerçekleştirilen üçlü görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi.
Kıbrıs'a ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdiğini belirten Guterres, kendisine gösterilen misafirperverlik için tüm Kıbrıslılara teşekkür etti. Kıbrıs'ı "tarihi derin, kültürü zengin ve büyük bir dayanıklılığa sahip bir ada" olarak tanımlayan Guterres, adanın geçmişin acılarıyla bugünün umutlarını aynı anda taşıdığını söyledi.
Ziyareti boyunca toplumun farklı kesimleriyle görüştüğünü ifade eden BM Genel Sekreteri, "Bütün bunların ötesinde, Kıbrıslıların daha barışçıl ve ortak bir gelecek inşa etme yönündeki güçlü arzusunu gördüm." dedi.
5+1 Toplantısı İçin Hazırlıklar Devam Edecek
Guterres, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik diplomatik sürecin devam edeceğini vurgulayarak, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık'ın garantör ülkeler olarak yer alacağı genişletilmiş 5+1 formatındaki yeni toplantının düzenlenmesi için çalışmaların sürdürüleceğini açıkladı.
Ancak bu toplantının ne zaman yapılacağına ilişkin kesin bir takvim bulunmadığını belirten Guterres, önce güven artırıcı önlemler, izlenecek yöntem ve müzakere başlıkları konusunda gerekli hazırlıkların tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.
Müzakereleri Canlandırma Çabası
BM Genel Sekreteri'nin ziyareti, 2017 yılında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde başarısızlıkla sonuçlanan konferanstan bu yana durma noktasına gelen Kıbrıs müzakerelerini yeniden canlandırmaya yönelik en önemli diplomatik girişimlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Guterres'in ziyareti kapsamında iki liderle ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdiği, daha sonra ise BM ara bölgesinde üçlü toplantıda bir araya geldiği bildirildi. Görüşmelerde güven artırıcı adımların yanı sıra taraflar arasında resmi müzakerelerin yeniden başlamasına zemin hazırlayabilecek yöntemler ele alındı.
Henüz Takvim Yok, Diplomasi Sürecek
BM kaynaklarına göre, yeni 5+1 toplantısının yapılabilmesi için tarafların ortak bir hazırlık zemini oluşturması hedefleniyor. Guterres de açıklamasında, henüz kesinleşmiş bir tarih bulunmadığını ancak diplomatik temasların kesintisiz devam edeceğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler'in önümüzdeki dönemde taraflarla temaslarını sürdürerek yeni genişletilmiş konferans için uygun koşulları oluşturmaya çalışacağı belirtilirken, sürecin güven artırıcı adımlarla ilerletilmesi amaçlanıyor.
CTCA UK Limited Provides Community Update on Festival and Governance Matters
CTCA UK Limited is sharing this update to provide the community with clear and accurate information regarding recent discussions concerning the organisation and the Turkish Cypriot Cultural Festival. Our aim is to promote transparency, unity, and understanding while avoiding unnecessary confusion or division.Following the CTCA Advisory Committee’s recent press release, the Directors of CTCA UK Limited felt it necessary to respond in order to dispel any misunderstanding and to clarify our position.
Who is CTCA UK Limited
CTCA UK Limited is a non-profit company established to serve the Turkish Cypriot community in the United Kingdom. The company operates in accordance with the Companies Act 2006 and its Articles of Association. All directors are required to act collectively, fulfil their legal duties, and act in the best interests of the company.
CTCA UK Limited founded and has historically organised the Turkish Cypriot Cultural Festival. The Festival’s name is protected through registered intellectual property rights and may not be used without appropriate authorisation.
The Festival exists for the benefit of the Turkish Cypriot and wider Turkish-speaking communities in the United Kingdom, bringing people together through culture, heritage, and community engagement.
CTCA UK Limited is a non-political organisation focused on cultural, community, and governance responsibilities.
The Chair of CTCA was appointed as a Director of CTCA UK Limited in order to represent CTCA members within the company’s governance structure.
About the Festival
A separate event has recently been advertised for 5 July 2026 using a name similar to that associated with the Turkish Cypriot Cultural Festival.
To avoid any misunderstanding:
•This event is not organised or authorised by CTCA UK Limited.
•CTCA UK Limited is not aware of any authorisation having been granted for the use of its protected festival name or associated intellectual property rights.
•The official Turkish Cypriot Cultural Festival continues to be organised and administered by CTCA UK Limited.
CTCA UK Limited supports cultural events that benefit the community and does not seek to prevent other organisations from holding their own cultural activities or festivals. However, the company has a responsibility to protect its intellectual property, legal identity, and the reputation of the Festival for the benefit of the community.
These measures are intended solely to avoid public confusion and to maintain appropriate governance, safety, and organisational standards.
Clarifying Recent Commentary
Recent public commentary has resulted in a number of misunderstandings. For clarity:
•CTCA UK Limited operates independently in accordance with its governing documents and legal obligations.
•Decisions of the company are made collectively by the Board of Directors.
•Board decisions are formally recorded in accordance with the company’s governance procedures.
•The Board has identified a number of governance, operational, and financial reporting matters relating to the 2025 Festival that remain under review and clarification.
•Directors are required to manage potential conflicts of interest and act in the best interests of the company at all times.
The Board has also undertaken routine governance and legal reviews concerning several matters. These reviews are precautionary in nature and are intended to ensure that the company continues to operate appropriately and in accordance with its legal obligations.
Director Resignation
The Board has received the resignation of Director Mr Nafi.
The Board is currently considering the appropriate governance steps in light of a number of outstanding matters that require clarification, information, and cooperation before all relevant records and governance processes can be fully concluded.
Until these processes have been completed, the company’s records and governance obligations remain subject to ongoing review in accordance with applicable legal and constitutional requirements.
This clarification is provided solely to ensure that accurate information is available to the community and should not be interpreted as criticism of any individual.
Addressing Specific Claims
For the avoidance of doubt:
•CTCA UK Limited is governed by its Board of Directors acting collectively.
•The Turkish Cypriot Cultural Festival is organised and administered by CTCA UK Limited.
•Board decisions are made collectively and recorded through formal governance procedures.
•Company records are maintained in accordance with applicable legal and regulatory requirements.
•CTCA UK Limited remains committed to constructive engagement and community unity.
•CTCA UK Limited is a non-political, non-profit organisation.
Our Commitment to the Community
CTCA UK Limited will continue to:
•Act lawfully, transparently, and responsibly.
•Protect the Festival and its reputation.
•Safeguard the interests of the community.
•Maintain appropriate governance and compliance standards.
•Promote unity, clarity, and mutual respect.
The company will continue to communicate openly and responsibly with the community while avoiding unnecessary public disputes.
CTCA UK Limited reserves all of its legal rights in relation to its intellectual property, governance responsibilities, and organisational activities. Nothing in this statement shall be interpreted as a waiver of any legal rights or remedies available to the company.
This statement is issued solely for the purpose of providing factual information to the community and should not be interpreted as commentary on any ongoing or potential legal, regulatory, or governance proceedings.
**ENDS**
For and on behalf of CTCA UK Limited
Board of Directors - Tugrul Yigitoglu, Isik Vedat, Leyla Kemal, Abdullah Halisdemir & Cetin Ramadan
Yakın dönemde farklı medya organları ve sosyal medya platformlarında mevcut Konsey Yönetimi ve Kıbrıs Türk Festivali ile ilgili tartışmalarla ilgibi Konsey Danışma Kurulu’nun yazısı açıklaması şöyle:
YÖNETİŞİM, ŞEFFAFLIK VE ÜYE KATILIMI HAKKINDA DANIŞMA KURULU AÇIKLAMASI
Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Birleşik Krallık (Konsey) Danışma Kurulu, kuruluş içerisinde yönetişim, şeffaflık, mali hesap verebilirlik ve anayasal süreçlere ilişkin olarak bir süredir devam eden değerlendirmeler ve görüşmeler ışığında bu açıklamayı yapma gereği duymuştur.
Son aylarda Danışma Kurulu, İcra Kurulu’na çeşitli endişelerini, tavsiyelerini ve açıklama taleplerini iletmiştir. Bu girişimlerin amacı; iyi yönetişimi desteklemek, Konsey’in itibarını korumak ve tüm taraflar arasında yapıcı bir diyalog ortamının sürdürülmesine katkıda bulunmaktır.
Bazı konular halen görüşülmekte olmakla birlikte, Danışma Kurulu, gündeme getirilen meseleler ve bunların açıklığa kavuşturulması için gösterilen çabalar konusunda üye kuruluşları ve halkımızı bilgilendirmenin uygun olduğuna inanmaktadır.
TARİHÇE VE ARKA PLAN
Aşağıda belirtilen hususlara değinmeden önce, Danışma Kurulu CTCA UK Ltd’nin kuruluşu, amacı ve yönetişim yapısına ilişkin tarihsel arka planın üyeler tarafından bilinmesinin önemli olduğunu düşünmektedir.
CTCA UK Ltd’nin kurulması kararı, 2018 yılında gerçekleştirilen Konsey Başkanları toplantısında görüşülmüş ve tüm dernekler tarafından onaylanmıştır. Şirket; Kıbrıs Türk Kültür Festivali dahil olmak üzere toplum yararına projelerin, Birleşik Krallık şirketler hukuku ve düzenleyici yükümlülüklere uygun, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur.
Kuruluş aşamasında şirket beş direktörden oluşmaktaydı. Daha sonra kurumsal hafızanın korunması ve sürekliliğin sağlanması amacıyla bir önceki Konsey Başkanı da yapıya dahil edilmiştir. Ayrıca yönetişim modeli, göreve gelen Konsey Başkanlarının dönüşümlü olarak şirket direktörü olmalarını öngörmüş; böylece hem geniş toplumsal temsilin sağlanması hem de şirket ile Konsey arasındaki ilişkinin güçlü tutulması amaçlanmıştır.
Şirket daha sonra yedi direktörden oluşan bir yönetim yapısıyla faaliyet göstermiş olup, Sayın Nafi de bu dönemde şirketin kuruluşu ve yönetim süreçlerinde yer almıştır.
Türk Kıbrıs Kültür Festivali ile ilgili uzun vadeli hedeflerden biri, festivalden elde edilecek gelirlerin toplum yararına kalıcı bir toplum merkezi veya tesis edinilmesine katkı sağlamasıydı. Bu amaçla bir Toplum Binası Fonu (Community Building Fund) oluşturulmuş ve muhafaza edilmiştir.
Danışma Kurulu’nun erişebildiği bilgilere göre, bu amaç doğrultusunda biriktirilen yaklaşık 98.000 Sterlin halen şirket hesaplarında tutulmakta ve toplum yararına kullanılmak üzere ayrılmış bulunmaktadır.
Ayrıca 2024 Türk Kıbrıs Kültür Festivali hazırlıkları sırasında, CTCA UK Ltd festival organizasyonuna destek olmak amacıyla yaklaşık 10.000 Sterlin başlangıç harcaması sağlamıştır. Bu destek, o dönemde yürürlükte olan yönetim düzenlemeleri çerçevesinde şirket direktörleri tarafından onaylanmıştır.
Danışma Kurulu ayrıca, 2024 ve 2025 mali dönemlerinde CTCA UK Ltd tarafından Konsey’e herhangi bir ek mali aktarım yapılmadığını not etmektedir.
Danışma Kurulu, Kıbrıs Türk Kültür Festivali’nin gelişiminde uzun yıllar boyunca yer almış, festivalin kuruluş amaçlarını, tarihçesini ve yönetim yapısını yakından bilen kişilerden oluşmaktadır. Kurul üyelerinin bir kısmı festivalin kuruluş ve gelişim süreçlerinde doğrudan görev almış olup, festivalin temel ilkeleri olan şeffaflık, hesap verebilirlik ve toplum yararının korunmasına özel önem vermektedir.
Bu çerçevede Danışma Kurulu, 2025 Türk Kıbrıs Kültür Festivali’ne ilişkin kapsamlı mali raporlamanın henüz paylaşılmamış olmasından ve üye kuruluşlar ile Konsey yönetim organları tarafından yöneltilen birçok sorunun tatmin edici şekilde cevaplandırılmamış olmasından giderek daha fazla endişe duymaktadır.
Bu endişeler herhangi bir varsayım veya sonuca değil; yönetişim, mali hesap verebilirlik ve kurumsal karar alma süreçlerine ilişkin önemli soruların tekrarlanan açıklama taleplerine rağmen halen netlik kazanmamış olmasına dayanmaktadır.
Bu nedenle Danışma Kurulu, kendisine iletilen konular ve bunların açıklığa kavuşturulması için gösterilen çabalar hakkında üye kuruluşları ve halkı bilgilendirme sorumluluğu hissetmiştir. Bu açıklama, şeffaflık ve üyelerin , halkın bilgilendirilmesi amacıyla yayımlanmakta olup, cevaplanmamış soruların açık ve yapıcı şekilde ele alınmaması halinde toplum içerisindeki güven ortamını olumsuz etkileyebileceğine dair kaygıları yansıtmaktadır.
YÖNETİŞİM VE ŞEFFAFLIK
Danışma Kurulu, üye kuruluşlar tarafından dile getirilen aşağıdaki konulardaki endişeleri değerlendirmiştir:
* Yönetişim sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli bilgilere erişim.
* Son faaliyetlere ilişkin mali raporlama ve hesap verebilirlik.
* Genel Kurul toplantısının zamanlaması ve ilgili anayasal süreçler.
* Çeşitli yönetişim sorularının henüz açıklığa kavuşmadığı bir dönemde yapısal ve kurumsal değişikliklerin ilerletilmesi.
* Kuruluşun geleceğini etkileyecek konularda üyelerle daha geniş kapsamlı istişare yapılmasına yönelik talepler.
Danışma Kurulu, üyeler arasındaki güvenin korunması için şeffaflığın ve sürekli diyaloğun büyük önem taşıdığına inanmaktadır.
MALİ RAPORLAMA VE HESAP VEREBİLİRLİK
Danışma Kurulu, son festival faaliyetlerine ilişkin mali raporlamayla ilgili çeşitli soruların gündeme getirildiğinin farkındadır.
Özellikle 2025 Türk Kıbrıs Kültür Festivali ile ilgili olarak gelirler, giderler ve mali sonuçlara ilişkin bilgi taleplerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Danışma Kurulu, bu konularda çeşitli açıklama taleplerinin yapıldığını ancak birçok sorunun halen cevapsız kaldığını değerlendirmektedir.
Danışma Kurulu’nun erişebildiği yazışmalar, yönetişim ve raporlama yükümlülüklerinin yerine getirilebilmesi amacıyla mali kayıtlar ve destekleyici belgelerin talep edildiğini göstermektedir. Bu konular, mali raporlama yükümlülüklerinin tamamlanmasına ilişkin devam eden görüşmelerin konusu olmuştur.
Danışma Kurulu ayrıca, CTCA UK Ltd’nin hesaplarının geç sunulması nedeniyle gecikme cezasına maruz kaldığını not etmektedir. Üyeler, bu gecikmenin nedenleri ve gelecekte benzer durumların önlenmesi için alınan tedbirler konusunda açıklama talep etmiştir.
Üyeler ayrıca 2025 Festivali’nin mali sonuçları konusunda daha fazla açıklık istemiştir. Danışma Kurulu’nun erişebildiği bilgilere göre sponsorluklar ve etkinlik gelirleri dahil festival gelirlerinin 300.000 Sterlinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Üyeler, gelirler, giderler, yapılan tahsisatlar ve festivalin genel mali sonucu hakkında daha ayrıntılı bilgi talep etmektedir.
Danışma Kurulu ayrıca son iki festival döneminde Toplum Binası Fonu’na herhangi bir katkı yapılmamış göründüğünü not etmektedir. Birçok üye kuruluş bu durum ve toplum yararına uzun vadeli yatırımlara ilişkin gelecek planları hakkında açıklama talep etmektedir.
Danışma Kurulu, bu konularda üyelere açık ve kapsamlı bilgi verilmesinin şeffaflığı artıracağına ve kurumsal güveni güçlendireceğine inanmaktadır.
KURUMSAL YAPI
Danışma Kurulu, toplum kurumlarının güçlendirilmesi ve uzun vadeli sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik çabaları desteklemektedir.
Bununla birlikte üye kuruluşlar, yakın dönemde önerilen kurumsal yapılanmalar ve düzenlemeler hakkında; yönetişim, hesap verebilirlik, karar alma süreçleri ve mali denetimin nasıl işleyeceği konusunda ek açıklamalar talep etmektedir.
Danışma Kurulu, gelecekteki festival ve ilgili faaliyetlerle bağlantılı olarak bir Community Interest Company (CIC) kurulduğunu anlamaktadır. Üyeler, bu yapının Konsey ile ilişkisi, yönetişim düzenlemeleri, hesap verebilirlik mekanizmaları ve uzun vadeli operasyonel sorumlulukları konusunda daha fazla bilgi istemektedir.
Danışma Kurulu, toplumun geleceğini etkileyen önemli kararlar alınmadan önce üyelerin bu düzenlemeleri ve sonuçlarını tam olarak anlama fırsatına sahip olması gerektiğine inanmaktadır.
ÜYE İSTİŞARESİ
Danışma Kurulu, gerekli sayıda üye kuruluş tarafından Anayasa’ya uygun şekilde Olağanüstü Genel Kurul (EOGM) talebinde bulunulduğunu not etmektedir.
Birçok üye, yönetişim, mali konular ve anayasal meselelerin açık ve kolektif şekilde ele alınabileceği en uygun platformun Olağanüstü Genel Kurul olduğu görüşündedir.
Danışma Kurulu da bu konuların anayasal süreçler çerçevesinde değerlendirilmesinin yararlı olacağı kanaatini korumakta ve Olağanüstü Genel Kurul’un gecikmeksizin toplanmasını teşvik etmektedir.
İLETİŞİM SÜRECİ
Danışma Kurulu aşağıdaki tarihlerde İcra Kurulu’na resmi tavsiye, endişe ve talep yazıları sunmuştur:
* 11 Mayıs 2026
* 21 Mayıs 2026
* 30 Mayıs 2026
* 1 Haziran 2026
* 11 Haziran 2026 (iki ayrı yazı)
Bu yazışmaların amacı yapıcı diyalogu desteklemek, şeffaflığı teşvik etmek ve üyeler tarafından gündeme getirilen konulara yönelik pratik çözümler geliştirilmesine katkıda bulunmaktı.
Buna rağmen, gündeme getirilen konuların bir kısmı halen çözüme kavuşmamış veya açıklığa kavuşturulmayı beklemektedir.
SONUÇ
Danışma Kurulu’nun amacı ayrışma yaratmak veya kişisel anlaşmazlıklara taraf olmak değildir.
Ancak festivalin gelişiminde ve onu desteklemek amacıyla oluşturulan yönetişim yapılarında görev almış kişiler olarak Danışma Kurulu, önemli soruların cevapsız kaldığı ve üye kuruluşların rehberlik talep ettiği durumlarda endişelerini dile getirmeyi gerekli görmektedir.
Danışma Kurulu’nun görevi; tüm üye kuruluşlar ve toplumun yararı için iyi yönetişimi, hesap verebilirliği, şeffaflığı ve Anayasa’ya bağlılığı desteklemektir.
Bu nedenle Danışma Kurulu, yukarıda belirtilen konular hakkında açık, yapıcı ve sürekli diyaloğun sürdürülmesini teşvik etmekte ve üyelerin kuruluşun geleceğini etkileyecek kararlara katılım fırsatına sahip olmasının önemini vurgulamaktadır.
Bu açıklama şeffaflık ve üyelerin bilgilendirilmesi amacıyla yayımlanmıştır. Açıklama, üye kuruluşlar tarafından Danışma Kurulu’na iletilen soru ve endişeleri yansıtmaktadır.
Bu açıklamadaki hiçbir ifade, herhangi bir olayın kesin tespiti, bir yanlışlık veya usulsüzlük iddiası ya da mevcut veya muhtemel hukuki, düzenleyici veya disiplin süreçleri hakkında yorum olarak değerlendirilmemelidir. Danışma Kurulu, çeşitli konuların halen görüşülmekte ve açıklığa kavuşturulmakta olduğunu kabul etmektedir.
Danışma Kurulu
Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Birleşik Krallık
***
KONUYLA İLGİLİ DAHA ÖNCE YAYINLANAN HABERLERİN LİNKLERİ
ADVISORY BOARD STATEMENT ON GOVERNANCE, TRANSPARENCY AND MEMBER ENGAGEMENT
The Advisory Board of the Council of Turkish Cypriot Associations UK (Konsey) is issuing this statement following a prolonged period of discussions regarding governance, transparency, financial accountability and constitutional processes within the organisation.
Over recent months, the Advisory Board has communicated a number of concerns, recommendations and requests for clarification to the Executive Committee. These communications were made with the intention of supporting good governance, protecting the reputation of the Konsey and promoting constructive engagement between all parties.
While some matters remain under discussion, the Advisory Board believes it is appropriate to inform member organisations of the issues that continue to be raised and the efforts made to seek clarification and resolution.
HISTORICAL BACKGROUND AND CONTEXT
Before addressing the matters outlined below, the Advisory Board considers it important to provide members with historical context regarding the establishment, purpose and governance of CTCA UK Ltd.
The decision to establish CTCA UK Ltd was discussed and approved at a meeting of Council Presidents in 2018. The company was created to provide a transparent, accountable and legally compliant structure through which community projects, including the Turkish Cypriot Cultural Festival, could be organised and managed in accordance with UK company law and regulatory requirements.
At the time of incorporation, the company was initially established with five directors. Subsequently, the immediate Past President of the Council was also included in order to provide continuity and institutional knowledge. The governance model further envisaged that incoming Council Presidents would participate on a rotational basis as company directors, helping to ensure broad community representation and maintain a close relationship between the company and the Council structure.
The company subsequently operated through a board comprising seven directors, including Mr Nafi, who participated in the establishment and governance of the company during this period.
From the outset, one of the long-term objectives associated with the Turkish Cypriot Cultural Festival was that any surplus generated by the Festival could contribute towards the acquisition of a permanent community facility for the benefit of the Turkish Cypriot community. For this reason, a Community Building Fund was established and maintained.
Based on information available to the Advisory Board, approximately £98,000 accumulated for this purpose remains held within the company’s bank account and continues to be designated for future community benefit.
In addition, during preparations for the 2024 Turkish Cypriot Cultural Festival, CTCA UK Ltd provided approximately £10,000 towards initial festival-related expenses in order to support the organisation of the event. This support was approved by the company’s directors in accordance with the governance arrangements in place at the time.
The Advisory Board further notes that no additional funds were transferred by CTCA UK Ltd to the Council during the 2024 and 2025 financial periods.
The Advisory Board consists of individuals who have been closely involved in the development of the Turkish Cypriot Cultural Festival over many years and who possess direct knowledge of its origins, objectives and governance arrangements. Several members of the Advisory Board were involved in the establishment and evolution of the Festival and therefore have a longstanding interest in ensuring that its founding principles of transparency, accountability and community benefit are maintained.
It is against this background that the Advisory Board has become increasingly concerned by the absence of comprehensive financial reporting relating to the 2025 Turkish Cypriot Cultural Festival and by the lack of satisfactory responses to a number of questions raised by member organisations and governance bodies.
These concerns arise because important questions relating to governance, financial accountability and organisational decision-making remain unresolved despite repeated requests for clarification.
The Advisory Board has therefore felt a responsibility to inform member organisations of the matters brought to its attention and of the efforts made to obtain clarification. This statement is issued in the interests of transparency and member awareness and reflects the Advisory Board’s concern that unresolved questions may adversely affect confidence within the community if not addressed openly and constructively.
This background information is provided solely to assist members in understanding the historical context of the organisation and should not be interpreted as criticism of any individual or organisation.
GOVERNANCE AND TRANSPARENCY
The Advisory Board has received and considered concerns expressed by member organisations regarding:
* Access to information relevant to governance responsibilities.
* Financial reporting and accountability relating to recent activities.
* The timing of the Annual General Meeting and related constitutional processes.
* The progression of organisational and structural changes while a number of governance questions remain subject to clarification.
* Requests from member organisations for broader consultation on matters affecting the future direction of the organisation.
The Advisory Board believes that continued dialogue and transparency are important in maintaining confidence amongst member organisations.
FINANCIAL REPORTING AND ACCOUNTABILITY
The Advisory Board is aware that questions have been raised regarding financial reporting connected with recent festival activities.
Particular concern has been expressed regarding the 2025 Turkish Cypriot Cultural Festival, where members have sought information regarding income, expenditure and financial outcomes. The Advisory Board understands that a number of requests for clarification have been made but that many questions remain unanswered.
Correspondence available to the Advisory Board indicates that requests were made for financial records and supporting information required for governance and reporting purposes. These matters have been the subject of ongoing discussion regarding the completion of financial reporting obligations.
The Advisory Board notes that CTCA UK Ltd incurred a late filing penalty in connection with the delayed submission of its accounts. Members have sought clarification regarding the circumstances surrounding these delays and the steps taken to ensure compliance with reporting requirements.
Members have also sought greater clarity regarding the financial outcome of the 2025 Festival. Based on information available to the Advisory Board, festival-related income, including sponsorship and event revenues, is understood to have exceeded £300,000. Members have requested further information regarding income, expenditure, allocations and the overall financial position associated with these activities.
The Advisory Board also notes that no contribution appears to have been made to the Community Building Fund during the past two festival cycles. A number of member organisations have sought clarification regarding this position and any future plans relating to community investment and long-term objectives.
The Advisory Board believes that providing members with clear and comprehensive information on these matters would assist transparency and help strengthen confidence across the organisation.
ORGANISATIONAL STRUCTURE
The Advisory Board recognises and supports efforts to strengthen community institutions and ensure their long-term sustainability.
At the same time, member organisations have sought additional clarification regarding recently proposed organisational arrangements and structures, including how governance, accountability, decision-making and financial oversight will operate in practice.
The Advisory Board understands that a Community Interest Company (CIC) has been established in connection with future festival and related activities. Members have requested further information regarding the relationship between the CIC and the Konsey, including governance arrangements, accountability mechanisms and long-term operational responsibilities.
The Advisory Board believes that members should have the opportunity to fully understand these arrangements and their implications before significant decisions affecting the future direction of the community are finalised.
MEMBER CONSULTATION
The Advisory Board notes that a formal request for an Extraordinary General Meeting (EOGM) has been submitted by the required number of member organisations in accordance with the Constitution.
Many members consider an EOGM to be the appropriate forum in which governance, financial and constitutional matters can be discussed openly and collectively.
The Advisory Board remains of the view that these matters would benefit from consideration through the organisation’s constitutional processes and therefore continues to encourage the prompt convening of an Extraordinary General Meeting.
TIMELINE OF COMMUNICATIONS
The Advisory Board formally submitted recommendations, concerns and requests for action to the Executive Committee on:
* 11 May 2026
* 21 May 2026
* 30 May 2026
* 1 June 2026
* 11 June 2026 (two separate submissions)
These communications were intended to support constructive discussion, encourage transparency and assist in identifying practical solutions to matters raised by member organisations.
Despite these efforts, a number of the matters raised remain unresolved or subject to ongoing clarification.
CONCLUSION
The Advisory Board’s objective is not to create division or engage in personal disputes.
However, as individuals who have been closely involved in the development of the Festival and the governance structures established to support it, the Advisory Board considers it necessary to raise concerns where important questions remain unanswered and where member organisations have sought its guidance and support.
Its role is to support good governance, accountability, transparency and adherence to the Constitution for the benefit of all member organisations and the wider community.
The Advisory Board therefore encourages continued engagement, openness and constructive dialogue regarding the matters outlined above and reiterates the importance of ensuring that members are provided with appropriate opportunities to participate in decisions affecting the future direction of the organisation.
This statement is issued in the interests of transparency and member awareness. It reflects concerns and questions that have been communicated to the Advisory Board by member organisations.
Nothing in this statement should be interpreted as a determination of fact, an allegation of wrongdoing, or commentary on any current or potential legal, regulatory or disciplinary proceedings. The Advisory Board recognises that a number of matters remain subject to ongoing discussion and clarification.
Advisory Board
Council of Turkish Cypriot Associations UK (Konsey)
İngiltere’deki Kıbrıs Türk toplumunun en önemli çatı organizasyonlarından biri olan İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nde (KONSEY) son dönemde yaşanan gelişmeler, toplum içerisinde ciddi bir kriz ve bölünmüşlüğe yol açtı.
Yıllardır toplumun ortak kurumsal hafızasının önemli parçalarından biri haline gelen Kıbrıs Türk Kültür Festivali’nin bu yıl “9. Kıbrıs Türk Kültür Festivali” yerine farklı bir isim ve farklı bir organizasyon görüntüsüyle duyurulması, tartışmaları daha da büyüttü.
Kuruluşundan bu yana 14 farklı başkan tarafından yönetilen Konsey’in, ilk defa Kenan Nafi döneminde ciddi itibar kaybına uğradığı ve misyonundan saptırıldığı iddiaları krizin odak noktasını oluşturuyor.
Konsey’e bağlı bazı dernek temsilcileri, süreci yakından takip eden toplumun farklı kesimlerinden iş insanları, aktivistler ve sosyal medya kullanıcıları, yaşananların yalnızca bir festival tartışması olmadığını; temsil, kurumsallık, mali yönetim ve toplum iradesi meselesine dönüştüğünü savunuyor.
“Konsey çatı kuruluş kimliğinden uzaklaşıyor” eleştirisi
Eleştirilerin merkezinde ise Konsey’in Kenan Nafi başkanlığındaki yönetim anlayışı bulunuyor.
Üye dernek temsilcileri, Konsey’in temel yapısının bir “çatı kuruluş” olduğunu ve kararların Başkanlar Kurulu iradesiyle alınması gerektiğini vurgularken, son dönemde yönetim kurulunun tek merkezli hareket ettiği yönünde ciddi rahatsızlık bulunduğunu ifade ediyor.
Toplum içerisinde dile getirilen başlıca eleştiriler arasında;
Karar süreçlerinde yeterli istişare yapılmaması,
Yazılı sorulara zamanında cevap verilmemesi,
Tecrübeli isimlerin görüşlerinin dikkate alınmaması,
Tüzük kurallarına uyulmaması,
Şeffaflık eksikliği,
Konsey’in “tek bir dernek gibi” yönetildiği algısının güçlenmesi yer alıyor.
Özellikle bazı üye dernekler, yönetim kurulunun kolektif oy kullanmasının çatı kuruluş mantığıyla bağdaşmadığını savunurken, esas iradenin üye derneklerde olması gerektiğini dile getiriyor.
Festivalin geçmişi: Bir toplum projesi olarak doğdu
Kıbrıs Türk Kültür Festivali ilk kez 2017 yılında, Birleşik Krallık’taki Kıbrıs Türk toplumunun göçünün 100. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlendi.
Beklenenden büyük ilgi gören festivalin ardından organizasyonun daha kurumsal yürütülebilmesi amacıyla 2018 yılında CTCA UK Ltd kuruldu.
Ancak kuruluş amacının yalnızca festival düzenlemek olmadığı belirtiliyor.
Toplum temsilcilerine göre hedef; uzun vadede toplum merkezi oluşturmak, Türk okullarına destek sağlamak, gençlere ve yaşlılara yönelik sosyal projeler geliştirmek ve toplum adına kalıcı bir kurumsal yapı oluşturmaktı.
Festival organizasyonunun geçmiş yıllarda yalnızca bir yönetim grubunun değil; Konsey temsilcileri, Eğitim Konsorsiyumu üyeleri, gönüllüler, öğretmenler ve üye derneklerin geniş katılımıyla yürütüldüğü özellikle vurgulanıyor.
Mali hesaplar neden açıklanmadı?
Krizin en önemli başlıklarından biri ise 2024 ve 2025 yıllarına ait mali hesaplar.
Edinilen bilgilere göre 2024 yılı hesapları AGM’de aklanmadı. Divan Başkanı’nın festival hesapları ile Konsey hesaplarının ayrıştırılması gerektiğini belirttiği ve detaylı mali rapor hazırlanarak yeniden üyelerin onayına sunulmasının beklendiği ifade edildi.
Ve Festival geliri açıklanmadan, AGM yapılmadan niye başka festival düzenlendiği, üye derneklere yeterli açıklıkta sunulmadığı yönünde ciddi eleştiriler bulunuyor.
Bazı temsilciler, mali belgelerin ancak yoğun yazışmalar ve telefon trafiği sonrasında gecikmeli şekilde paylaşılabildiğini savunuyor.
Toplum içerisinde ayrıca festival gelirlerinin hangi hesaplarda tutulduğu ve şirket hesaplarının neden tam şeffaf biçimde gösterilmediği yönünde soru işaretleri de konuşuluyor.
“Festival kime ait?” sorusu büyüyor
Tartışmaların merkezindeki en önemli soru ise şu:
“Kıbrıs Türk Kültür Festivali gerçekten kime ait?”
Çünkü yıllardır toplum festivali olarak tanıtılan organizasyonun, bugün neden farklı bir isim ve farklı bir yapı altında duyurulduğu toplum içerisinde ciddi şekilde sorgulanıyor.
Özellikle “Kıbrıs Türk Kültür Festivali” yerine “Kıbrıs Türk Fest” benzeri yeni bir isimlendirmeye gidilmesi dikkat çekiyor.
Eleştiriler yalnızca isim değişikliğiyle sınırlı değil.
Yeni yapının;
Hangi hukuki zeminde oluşturulduğu,
Marka haklarının nasıl kullanılacağı,
Yeni şirket yapılanmasının neden gerekli görüldüğü,
Mevcut kurumsal yapının neden güçlendirilmediği
gibi sorular da kamuoyunda yüksek sesle dile getiriliyor.
Aynı gün iki festival tartışması
Toplum hafızasında Haziran ayının son Pazar günüyle özdeşleşen geleneksel festival tarihinin bu yıl farklı organizasyonlarla çakışması da rahatsızlığı artırdı.
West London bölgesinde aynı gün iki farklı festival görüntüsünün ortaya çıkmasının, toplum içerisindeki bölünmüşlüğü görünür hale getirdiği yorumları yapılıyor.
Birçok toplum üyesi, yıllarca emek verilerek oluşturulan ortak kültürel markanın parçalanmasının kimseye fayda sağlamayacağını düşünüyor.
“Sorun festival değil, güven meselesi”
Süreci yakından takip eden toplum temsilcileri, yaşananların temelinde “güven sorunu” olduğunu savunuyor.
Toplum içerisinde dile getirilen ortak görüşlerden biri şu:
“Kimse kavga istemiyor. Kimse kurumların yıpranmasını da istemiyor. Ancak şeffaflık talep etmek saldırı değil, kurumları korumanın temel yoludur.”
Uzun yıllardır festival için gönüllü çalışan öğretmenler, gençler, dernek üyeleri ve toplum temsilcileri; hesap verebilir, açık ve denetlenebilir bir yönetim anlayışı görmek istediklerini ifade ediyor.
Çünkü toplum içerisinde artık dedikodudan çok, netlik beklentisinin öne çıktığı belirtiliyor.
Gözler şimdi Konsey yönetiminde
Yaşanan kriz sonrası gözler Konsey yönetimine çevrildi.
Üye dernekler ve toplum temsilcileri;
2024-2025 mali hesaplarının açıklanmasını,
AGM süreçlerinin netleştirilmesini,
Yeni şirket yapılanmasına ilişkin detaylı bilgilendirme yapılmasını,
Festivalin hukuki ve kurumsal statüsünün açıklığa kavuşturulmasını,
Toplum iradesinin yeniden sürece dahil edilmesini
bekliyor.
İngiltere Kıbrıs Türk toplumu içerisinde bugün en güçlü talebin ise “daha fazla kavga değil, daha fazla şeffaflık ve güven” olduğu görülüyor.
Çünkü toplumun önemli bir kesimi, kurumların kişiler üzerinden değil; prensipler, kurallar ve demokratik süreçler üzerinden güçlenebileceğine inanıyor.
Londra Sanat Gönüllüleri’nin düzenlediği 2’inci etkinlikte, Kıbrıs Türkünün sanat ve edebiyatına ait örnekler biraraya geldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Temsilciliğinin Bedford Square’deki konutunda Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın himayesinde yapılan davete 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile çok sayıda sanatçı, iş insanı, sivil toplum kurumu temsilcisi katıldı.
Sanat Gönüllüleri Başkanı Arife Retvan ile sanatçılar Mine Bayar, Sonay Yakup Yakupsoy, Füsun Dedezade, Ali Uysal, Ethem Demir, Semra Eren Nijhar’ın bulunduğu davetteMuavin Konsoloslar Ali İsmail Şahinoğlu, Esma Eroğlu, Eğitim Ataşesi Deniz Özalp, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Kenan Nafi, Olay Gazetesi sahibi Nural Ezel ve konuklar yer aldı.
Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan konuklara “hoşgeldiniz” diyerek, geceye katıldıkları için teşekkür etti. Büyükelçi, bu sanat faaliyetlerinin Kıbrıs kültürünü daha görünür kılmak için bir sorumluluk projesi olduğunu vurgulayarak, gençlerin de kültürlerine sahip çıkıp devam ettirmesini ve bu etkinliklerin örnek olmasını istediklerini söyledi. Gecenin gerçekleşmesinde büyük emek veren Eğitim Ateşesi Deniz Özalp’e teşekkür etti.
Tablolar, Kıbrıs Türklerine ait Lefkara işleri, dantel örtüler, hasır işlerinin yer aldığı sergide adaya ait geleneksel eşyalar da sergilendi.
Londra’da bulunan 5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da davete katılarak, tüm konuk ve sanatçılarla tek tek tokalaşıp, sohbet etti. Kıbrıslı Türk sanatçıların gerek Londra’da, gerek İstanbul’da, bulundukları her yerde Kıbrıs Türk kültürünü yaşatmaya çalıştığını vurgulayan Tatar, kendisinin de sanat ve kültür faaliyetleriyle iç içe olduğunu, amacın geniş bir yelpazede Kıbrıs Türk kültürünü yaşatmak olduğunu belirtti.
2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev’in gayretleriyle Türk Devletler Teşkilatına üye olduklarını belirten 5’inci Cumhurbaşkanı , bugün de Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kazakistan’da o anlayışın devamı olarak Türk Devletleri Teşkilatında KKTC’yi temsil ettiğini kaydetti. Türk devletlerinin sanatsal çalışmalarında birlik beraberlik içinde olduğunu, hepsinin ayrı özelliklerı bulunduğunu söyleyen Tatar, şöyle devam etti;
“Bizim ayrı kültürümüz vardır”
“Bizim ayrı kültürümüz vardır. Çünkü coğrafya itibarıyla biz 1571’den beri Kıbrıs’tayız. Bir Kıbrıslılık olayı vardır. Ama altını çizmek gerekirse biz Kıbrıslı Türkleriz. Dolayısıyla adalıyız. Kıbrıs’ta doğduk, büyüdük ama ne mutlu kiKıbrıs Türküyüz.
Festivaller olsun, sanatsal faaliyetler olsun büyük çabalarla bunu sürdürüyoruz. Bu Temmuz ayında Kıbrıs Barış Harekatının 52’inci yılını kutlayacağız. 1963’den bu yana 63 sene geçmiş. Hala karşı taraf bize ambargo, kısıtlama, izolasyon uyguluyor. Sporda bile aynı tutum. Bu halk yüreğiyle hala savaşmaktadır.
Kazakistan’da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman izolasyonları yine bütündünyaya şikayet etmiştir. Türk dünyasının bu izolasyonları kaldırması lazım.
KKTC’yi tanımaları, direkt uçuşları başlatmaları lazım. Kıbrıs Türkünün sesini bütün dünyaya daha güçlü duyurmaları lazım şeklinde konuşma yapılmıştır. Dolayısıyla yolumuz doğru yoldur. Yolumuz KKTC’yi güçlendirme yoludur.”
İngiltere’de son günlerde yoğunlaşan hükümet içi değişim sürecinde, İşçi Partisi’nin genç ve yükselen isimlerinden Nesil Caliskan için yeni bir görev kararı alındığı yönündeki haberler gündeme geldi. İngiliz basını ve hükümet kaynaklarında yer alan bilgilere göre Çalışkan’ın, Başbakan Keir Starmer liderliğindeki hükümette bakan yardımcılığı seviyesinde görev üstlendiği ifade edildi.
Yerel yönetimlerden Westminster’a uzanan kariyer
Kıbrıs Türk kökenli siyasetçi Nesil Çalışkan, İngiltere’de özellikle yerel yönetimlerdeki çalışmalarıyla tanındı. Londra’nın Enfield bölgesinde uzun yıllar belediye meclis üyeliği yapan Çalışkan, daha sonra Enfield Belediye Lideri olarak görev aldı. Aynı zamanda İngiltere Yerel Yönetimler Birliği’nde (Local Government Association) de aktif roller üstlendi.
2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi’nden milletvekili seçilen Çalışkan, Westminster’daki ilk Kıbrıslı Türk milletvekili olarak tarihe geçti. Özellikle göçmen topluluklar, sosyal konut politikaları ve yerel yönetim reformları konularındaki çıkışlarıyla dikkat çekti.
Hükümette ilk üst düzey görev
İngiliz hükümetinin yayımladığı resmi atama listelerinde, Nesil Çalışkan’ın daha önce “Government Whip” olarak görev yaptığı ve ardından hükümet yapılanması içinde daha üst düzey sorumluluklar aldığı görüldü. Son günlerdeki kabine revizyonu sonrasında ise Çalışkan’ın “Parliamentary Under-Secretary of State” düzeyinde görev aldığı bilgileri öne çıktı.
İşçi Partisi kaynakları, Çalışkan’ın özellikle yerel yönetimler ve toplumsal uyum alanlarındaki deneyimi nedeniyle tercih edildiğini belirtiyor. Parti içinde yükselen genç siyasetçiler arasında gösterilen Çalışkan’ın, Starmer ekibinin çeşitlilik ve temsil politikalarının da önemli sembollerinden biri olduğu yorumları yapılıyor.
Türk ve Kıbrıslı toplumdan destek
Nesil Çalışkan’ın kabinede görev alması, İngiltere’de yaşayan Türk ve Kıbrıslı Türk toplumu içinde de memnuniyetle karşılandı. Özellikle Londra’daki göçmen toplum temsilcileri, bunun İngiliz siyasetinde azınlık toplumlarının daha görünür hale geldiğinin bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Siyasi gözlemciler ise Çalışkan’ın önümüzdeki dönemde İşçi Partisi içinde daha etkili pozisyonlara yükselebileceğine dikkat çekiyor. Westminster kulislerinde adı son dönemde “partinin yeni kuşak etkili isimleri” arasında anılan Çalışkan’ın, hükümetteki performansının yakından izleneceği belirtiliyor.
Kıbrıslı Türk iş insanı ve Kıbrıs Türk milli davasının Avrupa’daki savunucularından biri olarak tanınan Mehmet Salih Bayramoğlu, 7 Mart Salı sabahı memleketi KKTC'de hayatını kaybetti. Aslen Limasollu olan ve uzun yıllardır İngiltere’de yaşamını sürdüren Bayramoğlu’nun vefatı, ailesi, yakın çevresi ve Kıbrıs Türk toplumu arasında derin üzüntüye neden oldu.
İngiltere Türk toplumu içerisinde saygın bir yere sahip olan Bayramoğlu, özellikle Kıbrıs Türk halkının haklı davasının Avrupa’da duyurulması adına yaptığı çalışmalarla biliniyordu. Sivil toplum faaliyetlerine destek veren ve çeşitli platformlarda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, hem iş dünyasında hem de toplumsal alanda iz bırakan isimler arasında yer aldı.
Aynı zamanda Bayramoğlu Ayakkabı Mağazası direktörü Erbay Bayramoğlu’nun abisi olan Mehmet Bayramoğlu, aile bağlarına verdiği önem ve mütevazı kişiliğiyle de tanınıyordu.
Merhum için 18 Mart Çarşamba günü Karaoğlanoğlu Camisi’nde ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Yoğun katılımın olduğu törende ailesi, yakınları ve sevenleri Bayramoğlu’nu son yolculuğuna uğurladı. Cenaze namazının ardından Karaoğlanoğlu Mezarlığı’na defnedilen Bayramoğlu için dostları ve sevenleri taziyelerini bildirdi.
Özgeçmiş ve Hayatından Kesitler: Mehmet Salih Bayramoğlu, Limasol doğumlu olup genç yaşlarda İngiltere’ye yerleşti. Uzun yıllar Londra’da yaşayan Bayramoğlu, iş hayatında edindiği tecrübeyi toplum yararına kullanmayı ilke edindi. Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberliği için çeşitli girişimlerde bulunan Bayramoğlu, özellikle diaspora içerisinde dayanışmayı güçlendiren isimlerden biri olarak öne çıktı.
Avrupa’da Kıbrıs Türk kimliğinin tanıtılması ve milli davanın anlatılması konusunda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, farklı organizasyonlarda yer alarak toplumun sesi olmaya çalıştı. Yardımsever kişiliğiyle bilinen Bayramoğlu, ihtiyaç sahiplerine destek olmayı da ihmal etmedi.
Mehmet Bayramoğlu’nun vefatı, yalnızca ailesi için değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumu için de önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor.
Kıbrıslı Türk iş insanı ve Kıbrıs Türk milli davasının Avrupa’daki savunucularından biri olarak tanınan Mehmet Salih Bayramoğlu, 16 Mart’ı 17 Mart’a bağlayan gece Londra’da hayatını kaybetti. Aslen Limasollu olan ve uzun yıllardır İngiltere’de yaşamını sürdüren Bayramoğlu’nun vefatı, ailesi, yakın çevresi ve Kıbrıs Türk toplumu arasında derin üzüntüye neden oldu.
Toplum içerisinde saygın bir yere sahip olan Bayramoğlu, özellikle Kıbrıs Türk halkının haklı davasının Avrupa’da duyurulması adına yaptığı çalışmalarla biliniyordu. Sivil toplum faaliyetlerine destek veren ve çeşitli platformlarda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, hem iş dünyasında hem de toplumsal alanda iz bırakan isimler arasında yer aldı.
Aynı zamanda Bayramoğlu Ayakkabı Mağazası direktörü Erbay Bayramoğlu’nun abisi olan Mehmet Bayramoğlu, aile bağlarına verdiği önem ve mütevazı kişiliğiyle de tanınıyordu.
Merhum için KKTC’de, 18 Mart Çarşamba günü Karaoğlanoğlu Camisi’nde ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Yoğun katılımın olduğu törende ailesi, yakınları ve sevenleri Bayramoğlu’nu son yolculuğuna uğurladı. Cenaze namazının ardından Karaoğlanoğlu Mezarlığı’na defnedilen Bayramoğlu için dostları ve sevenleri taziyelerini bildirdi.
Özgeçmiş ve Hayatından Kesitler: Mehmet Salih Bayramoğlu, Limasol doğumlu olup genç yaşlarda İngiltere’ye yerleşti. Uzun yıllar Londra’da yaşayan Bayramoğlu, iş hayatında edindiği tecrübeyi toplum yararına kullanmayı ilke edindi. Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberliği için çeşitli girişimlerde bulunan Bayramoğlu, özellikle diaspora içerisinde dayanışmayı güçlendiren isimlerden biri olarak öne çıktı.
Avrupa’da Kıbrıs Türk kimliğinin tanıtılması ve milli davanın anlatılması konusunda aktif rol üstlenen Bayramoğlu, farklı organizasyonlarda yer alarak toplumun sesi olmaya çalıştı. Yardımsever kişiliğiyle bilinen Bayramoğlu, ihtiyaç sahiplerine destek olmayı da ihmal etmedi.
Mehmet Bayramoğlu’nun vefatı, yalnızca ailesi için değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumu için de önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor.
Olayın hemen öncesinde İngiltere Savunma Bakanlığı, Pazar gecesi Kıbrıs'taki bir İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri üssünün "şüpheli bir insansız hava aracı saldırısı" ile hedef alındığını açıklamıştı.
Bakanlık, silahlı kuvvetlerin gece yarısı civarında Kıbrıs'taki RAF Akrotiri üssüne düzenlenen saldırıya karşılık verdiğini bildirdi.
BBC'nin edindiği bilgilere göre, saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmadı.
Savunma Bakanlığı, "Bölgedeki kuvvet korumamız en üst düzeyde ve üs, halkımızı savunmak için gerekeni yaptı" açıklamasını yaptı.
Açıklama, Başbakan Keir Starmer'ın ABD'nin İran'ın füze rampalarına yönelik "savunma" amaçlı saldırılar için İngiliz askeri üslerinin kullanılması yönündeki talebini kabul ettiğini duyurmasından sonra geldi.
İngiltere'nin "Irak'ın hatalarından" ders çıkardığını söyleyen Starmer, İran'a yönelik ilk saldırılara katılmadığını ve "bugün de muharip eylemlere katılmayacağını" belirtti.
Başbakan, ABD'nin talebini kabul etme kararının temelinde müttefiklerin kendilerini "kolektif olarak savunması" ve İngilizleri koruma isteğinin yattığını belirtti.
Savunma Bakanlığı üssün ve personelin "normal şekilde faaliyetlerine devam ettiğini" belirtti.
Kıbrıs'ta Birleşik Krallık'a ait iki üs bölgesi Akrotiri ve Dikelya'yı yöneten Egemen Üs Bölgeleri Yönetimi, "önemli olmayan personelin geçici olarak tahliye edilmesinin planlandığını" doğruladı.
Açıklamaya göre tahliye kararı yalnızca askeri üs için olacak.
Yakında bulunan Akrotiri köyünde yaşayanların köyü terk etmelerine gerek olmadığı bildirildi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides tarafından saldırı hakkında bilgilendirildiğini söyledi.
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Von der Leyen, "Kıbrıs Cumhuriyeti hedef olmasa da şunu açıkça belirtmek isterim: Herhangi bir tehdit karşısında, üye devletlerimizin yanında topluca, kararılılıkla ve tereddütsüz bir şekilde duruyoruz" dedi.
Savunma Bakanı Jon Healey 1 Mart'ta yaptığı açıklamada Orta Doğu'daki İngiliz askerlerinin ve sivillerin İran tarafından "ayrım gözetmeksizin yapılan saldırıları" nedeniye risk altında olduğunu söyledi.
Healey, daha önce ayrı bir olayda Kıbrıs'a doğru iki balistik füze ateşlendiğini ancak Kıbrıs'ın hedef olmadığından "oldukça emin" olduğunu söyledi.
Kıbrıs hüküeti sözcüsü daha sonra Keir Srarmer'ın ülkenin cumhurbaşkanı Christodoulides ile telefon görüşmesi yaparak "Kıbrıs'ın hedef olmadığını açık bir şekilde teyit ettiğini" söyledi.
Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre 1 Mart'ta Katar'dan kalkan bir RAF Typhoon uçağı, "savunma amaçlı hava devriyesi" sırasında bir İran insansız hava aracını düşürdü.
Ancak Başbakan Starmer, İngiltere'nin İran'a yönelik ilk saldırılara katılmadığını şimdi de "saldırı eylemlerine katılmayacağını" söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Temsilciliği, Londra Sanat Gönüllülerinin katkılarıyla resim sergisi ve şiirlerle süslenen farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Temsilci Büyükelçi Aysan Mullahsan Atılgan’ın himayesindeki etkinliğe Arife Retvan, Sonay Yakup Yakupsoy, Mine Bayar, Füsun Dedezade, Arşu Shevket, Ethem Demir ve Ali Uysal resimleri, şiirleri ve masal kitaplarıyla katıldı.
Bedford Square’deki temsilcilik binasında düzenlenen sanat ve kültür gecesinde Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan’ın yanısıra muavin konsoloslar Ali İsmail Şahinoğlu, Esma Eroğlu, Mehmet Tuncan, Eğitim ve Kültür Ataşesi Deniz Özalp evsahipliği yaptı.
KKTC Büyükelçisi Atılgan yaptığı konuşmada eserleriyle kendilerini buluşturan Londra Sanat Gönüllülerine ve konuklara geşekkür ederek, “Sanatın birleştirici gücünün bizleri aynı duygu ve düşüncede buluşturduğu bu güzel gece gibi önümüzdeki dönemde de toplumumuzun birlik ve beraberliğine katkı koyan tüm projelerin yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum” dedi.
Eğitim ve Kültür Ataşesi Özalp de yaptığı konuşmada sanatın önemine işaret ederek, temsilcilik olarak bu konuda emek verenlerin yanından olduklarını kaydetti. Özalp, etkinliğe katılanlara teşekkür etti.
Şiirlerin okunduğu etkinlikte, konuklar sanatçıların yaptığı değişik eserleri izledi. Sergide ayrıca Türk Kadınları Yardım Derneği’nin (TWPA) yarışmasında dereceye giren eserler de sergilendi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle 13 Kasım 2025'te Türkiye'ye ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu.
Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle, ilk yurt dışı ziyaretini 13 Kasım 2025 tarihinde ülkemize gerçekleştirecektir. Ziyaret kapsamında yapılacak görüşmelerde, Kıbrıs meselesine ilişkin güncel gelişmeler değerlendirilecek olup, Türkiye-KKTC ilişkileri tüm veçheleriyle ele alınacaktır."
Birleşik Krallık Hükümeti’nin resmi vize bilgilendirme sitesinde yapılan güncelleme, Güney Kıbrıs’ta büyük tepki çekti. Daha önce yalnızca “Kıbrıs” seçeneğinin bulunduğu vize gereklilikleri bölümüne, bu kez ek olarak “Kıbrıs (Kıbrıs’ın kuzeyi)” ifadesi de eklendi. Söz konusu değişiklik, Ada’da özellikle Rum basınında tartışma yarattı.
Rum gazeteleri, gelişmeyi “skandal” olarak nitelendirirken, “İngiliz hükümetinin sitesinde ‘Kıbrıs’ın kuzey kısmı’ ifadesi tepki çekti” başlıklarıyla duyurdu. Haberlerde, ülkeler listesinde “Kıbrıs” seçeneğinin hemen altında “Kıbrıs (Kıbrıs’ın kuzeyi)” ibaresinin yer almasının dikkat çektiği ve bu düzenlemenin siyasi tartışmaları kızıştırdığı belirtildi.
Rum tarafı, bu ifadenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dolaylı bir tanıma anlamına gelebileceğini öne sürerek tepki gösteriyor. İngiltere makamlarından ise konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. KKTC kamuoyunda ise değişiklik, uzun süredir talep edilen “ayrı kategori” tanımlamasının internet ortamında da yer bulması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev'i kabul etti.
KKTC Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, TÜRKSOY Genel Sekreteri Raev, Cumhurbaşkanlığı ofisinde Erhürman tarafından kabul edildi.
Erhürman, görüşmede Raev'e ziyaretinden dolayı teşekkürlerini iletti.
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev de Erhürman'ı Cumhurbaşkanı seçilmesinden dolayı tebrik etti.