31 yıl hapis cezasıyla aranıyordu: Bulaşık makinesi içinde yakalandı







29 Haziran günü öğle saatlerinde Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde bulunan bir özel anaokulunda, akılalmaz bir olay meydana geldi.
İddiaya göre, çocukların oyun oynadığı alanda bulunan fare zehiri istasyonu, başka bir çocuk tarafından yerinden alınarak yerde oturan L.'nin (5) yanına getirildi.
Kutunun içerisindeki maddeyle yaklaşık 2 dakika oynadığı öne sürülen L. elini ağzına götürmesinin ardından acı bir tat hissettiğini öğretmenlerine söylediği belirtildi.
Durumu fark eden görevlilerin çocuğun elini ve ağzını yıkadığı, ardından tedbir amacıyla yoğurt yedirdiği iddia edildi.
Olaydan yaklaşık 40 dakika sonra bilgilendirilen aile, L.'yi okuldan alarak yakındaki özel hastaneye götürdü.
Zehir Danışma Hattı ile yapılan görüşmenin ardından hastaneye yatırılan küçük çocuk, 2 gün boyunca gözetim altında tutuldu.
Ayrıca iddialarla ilgili telefonla ulaşılan okul yetkilileri, konunun yargıya taşınması sebebiyle şimdilik herhangi bir açıklama yapılmayacağını kaydetti.
![]()
Minik L.'nin babası Gürcan Yılmaz, konuyla ilgili yasal işlem başlattıklarını bildirdi. Yaşananları anlatan Gürcan Yılmaz, "29 Haziran'da öğle saatlerinde kreşten eşime bir telefon geldi. 'Çocuğunuz okul bahçesinde oynarken, içerisinde zehirli madde bulunan ve haşereyle mücadele amacıyla kullanılan fare istasyonlarını tekmeleyerek açtı. İçindeki zehiri parçaladı ve bir süre oynadı. Bu zehre maruz kaldı. Daha sonra kreşteki öğretmenlerin bunu görmesiyle eli ve ağzı lavaboda yıkandı.
Tedbir amacıyla da maalesef yoğurt yedirildi' diye eşime bildirildi. Biz bu durumu olaydan yaklaşık 40 dakika sonra haber aldık. Bizim de oraya gitmemiz yaklaşık bir saati buldu. Bu süre zarfında çocuğum öğretmenlerine elini ağzına sürdüğünü ve acı bir tat hissettiğini söyleyince, onlar da özel bir hastanenin hemen dibinde olmalarına rağmen çocuğa yoğurt yedirmişler.
Tabii bu zehir, içerisinde bulunan kimyasallar sebebiyle insan bünyesinde çok ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Bunu öğrenince hemen kreşe gidip çocuğumu alarak hastaneye götürmek istedim. 'Bir şey olmaz' şeklinde cevaplar aldık. Zehir firmasına danıştıklarını, bünyesi kadar zehre maruz kalmadıkça, yani yemedikçe hayati tehlikesinin olmayacağını söylediler. Biz tabii bu teselli içeren şeyleri çok dinleyemedik. Burada hayati bir durum söz konusu." dedi.
![]()
L.'yi kreşten alarak hastaneye götürdüklerini aktaran Yılmaz, "Hastaneye gittiğimizde acilden giriş yaptık. Acildeki doktorlar durumun ciddiyetini anlayınca hemen bizi üst kattaki polikliniğe sevk ettiler. Burada sağ olsun bizimle ilgilenen doktor, hemen Sağlık Bakanlığı'nın Zehir Danışma Hattı'nı aradı. Böyle durumlarda bu şekilde reaksiyon verilmesi gerektiğini bize söyledi.
Tabii okuldan, yani kreşten böyle bir reaksiyon olmamış. Görüşmenin ardından Zehir Danışma Hattı'ndan bize, çocuğun 72 saat süren bir karantinaya alınması gerektiği, izole bir ortamda tutulması, kimsenin temas etmemesi, hemşirelerin ve doktorların bile maske ve eldivenle müdahalelerini yapması gerektiği iletildi. O gün hemen hastaneye yatışımız yapıldı." şeklinde konuştu.
Yılmaz, kızının iki gün hastanede gözetim altında tutulduğunu ifade ederek, "Burada ağır önleyici tedaviler aldık. Çocuğun bünyesinde, psikolojik ve bedensel olarak çok ağır izler bırakan test ve tedavi süreçleri geçirdik. Burada ağır dediğim, çocuk bu süreçten etkilendi ve korktu. Zehir olduğunu öğrenince tabii ki korktu. Dolayısıyla biz de korktuk.
İki gün hastanede yattıktan ve testlerimiz Allah'a çok şükür temiz çıktıktan sonra taburcu edildik. Doktorumuz bize bir gün de evde izlememiz gerektiğini söyledi. O bir günü de geçirdikten sonra tekrar hastaneye geldik ve yeniden kan testi yapıldı. Bu 3 günlük kan testlerinin sonucu Allah'tan temiz çıktı." diye konuştu.
Güvenlik kamerası görüntülerini izlediğini anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:
"Okulda alınması gereken tedbirlerin alınmaması, böyle ciddi kimyasal ve zehir içeren maddelerin çocukların oyun alanının ortasında bulunması kabul edilebilir değil. Bakın, bunun altını çizerek söylüyorum, beden eğitimi alanının ortasında. Çocukların oyuncak zannedip alabileceği bir şekilde duruyor. Burası 2 metrekare, 3 metrekarelik bir alan bile değil. Ben görüntüleri izledim. Bir arkadaşı, zehiri oyun alanının ortasından alıyor ve kızıma getiriyor.
![]()
Kızım yerde otururken kutuyu alıyor. Bize söylenen, çocuğun tekmeleyerek zehir kutusunu açtığıydı. Ben görüntülerde böyle bir şey göremedim. Bu zehir istasyonlarını kullanan yetkililere de sorduğumda, bunun kilitli mekanizma altında olması gerektiğini söylediler. Müdahaleyle bile açılmaması gerektiğini ilettiler.
İnsan olarak biz de şunu düşünüyoruz; çocuk oyun alanında zehirin ne işi var. Ben bunu okul yetkililerine de ilettim. ‘Madem koyuyorsunuz, üzerine neden önleyici bir tedbir almıyorsunuz? Çocuklar buna nasıl erişebiliyor? Bunu nasıl alıp içini açarak zehirli maddeyle temas edebiliyor?' diye sordum. Bu 2-3 dakika sürüyor.
Çocuk yaklaşık 2-2,5 dakika o zehirle oynuyor. Öğretmeni oyun alanının başında başka bir çocukla ilgileniyor. Daha sonra başka bir öğretmen bunun farkına varınca alıp elini yıkamaya götürüyorlar. Elini yıkamaya götüren yetkili kişi, artık o kurumda görevi ne bilmiyorum, çocuğu lavaboya bırakıyor. Çocuk lavaboda 5-10 saniye yalnız kalıyor. O süre zarfında elini ağzına sürüyor ve acı bir tat aldığını söylüyor öğretmenine. Daha sonra yoğurt yediriyorlar."
Anaokulunda uygulanan müdahaleyi de eleştiren Yılmaz, "Böyle kara düzen tedbirlerin alınması, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, savunmasız çocuklarımızı emanet ettiğimiz böyle bir kurumda bu kadar ciddiyetsiz davranılması bizi gerçekten şoka uğrattı. Buna tedbir bile diyemeyeceğim. Böyle bir uygulamanın yapılması kabul edilebilir değil. Bu olayda öğretmeni suçlu ilan ettiler. 'Öğretmen oranın sorumluluğundaydı' şeklinde bize cevap verdiler.
Zehir firmasının onlara o zehirin orada olması gerektiğini söylediğini, onların da müdahale etmediğini belirttiler. Bir eğitimci gözüyle o zehirin orada olamayacağını düşünmemişler. Eğitimciyi de geçtik, bir anne-baba gözüyle o zehirin orada olmaması gerektiğini düşünememişler. Bizim için çok zorlu bir süreçti.
Çocuğumuza her dakika bir şey olacak mı korkusuyla yaşadık açıkçası. Bu süreçte bir iki defa bizimle görüştüler. Çok pişman olduklarını, çok üzgün olduklarını ve böyle bir olayın yaşanmaması gerektiğini söylediler. Ancak burada yaşanan tedbirsizlik ve ciddiyetsizlik, böyle bir eğitim kurumunda bizi çok üzdü." ifadelerini kullandı.
![]()
Yaşanan olayın ardından ilgili ekiplerce anaokulundan incelenmek üzere numune alındığını anlatan Gürcan Yılmaz, adli sürecin yakından takipçisi olacaklarını bildirdi.
Söz konusu okul hakkında CİMER'e ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne de şikayette bulunduklarını söyleyen Yılmaz, kızının doğum gününe günler kala büyük bir korku yaşadıklarını dile getirdi.
Yılmaz, sözlerini şöyle noktaladı:
"Çocuğumuzun doğum gününe 2-3 gün kala, biz doğum günü hazırlıkları yaparken böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten derinden üzdü. Çocuğumuzu da çok üzdü. Bütün planlarımız iptal oldu. Çocuğumuzun okul süreci iptal oldu. Bizim işimiz sekteye uğradı. Çocuğumuz küçük yaşına rağmen o zorlu test süreçlerinden geçti. Aldığı ilaçları görünce biraz korku yaşadı. Tabii biz de korktuk.
Test sonucunu, daha doğrusu adli sonucu bekleyeceğiz. İnşallah süreç iki taraf için de hayırlı olur. Bize büyük bir ders oldu. Bundan sonra çocuğumuzu yazdıracağımız okulda bu gibi tedbirleri daha iyi araştırmaya karar verdik. Buradan bütün velilere de bunu öneriyorum.
Öğretmenlerin eğitim durumlarını, meslek lisesi mi yoksa akademik mezun mu olduklarını, okulun iş güvenliği şartlarını, aldığı önlemleri ve sağlık tedbirlerinin ciddiyetini gerçekten çok iyi araştırsınlar."

Olay, 9 Temmuz günü saat 22.00 sıralarında, Kocaeli'nin İzmit ilçesi Alikahya Atatürk Mahallesi'ndeki İmam-ı Rabbani Camii'nde meydana geldi. İddiaya göre, cami avlusunda alkol alarak uygunsuz davranışlarda bulunan gençleri cami imamı uyardı. Uyarının ardından çıkan tartışmada erkek şüpheli, imama saldırdı. İmam, aldığı darbelerle yere düştü. Bir süre olay yerinden uzaklaşan çift yeniden camiye geldi ve erkek şahıs, imamı ikinci kez darp etti. Durumu fark eden vatandaşlar araya girerek şüpheliye engel olmaya çalıştı. Yaşananlar caminin güvenlik kamerasınca kaydedildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Yaşananları anlatan İmam-ı Rabbani Camii yönetim kurulu üyesi Uğur Uludoğan, "Hazin bir olayla karşı karşıya kaldık. Bu olay bizi ve camiamızı derinden üzdü. Buraya gelen genç arkadaşlar, yatsı namazına 40 dakika kala, lojmanın kenarında bayan arkadaşıyla beraber 1-2 saat önceden alkol almaya başlamışlar. Akşam yatsı namazında hocamız, lojmanından inerken kadın ve erkek 2 genci uygunsuz vaziyette görüyor. Kendilerini ikaz ederek, ‘Burası bir cami avlusu, burada yapmış olduğunuz davranışlar hoş değil' diyor. Bunun üzerine şahıs, Ö.K. hocamıza saldırıyor, darp ederek yere düşürüyor. Yanında bulunan arkadaşı da araya girip ayırmaya çalışıyor. Ancak darp eden şahıs tekrar gelerek hocamıza hücum ediyor. Hocamız da karakola teslim etmek için şahsı elinden yakalıyor ve bırakmıyor. Şahıs da hocamızın kolunu ısırıyor" diye konuştu.
Olayın kabul edilemez olduğunu söyleyen Uludoğan, "Bu artık darptan çıkmış, vahşete dönüşmüş. Dolayısıyla hoş olmayan, nahoş şeyler yaşanıyor. Vatandaşlar gelerek araya giriyor. Cami imamımız darp raporunu aldı, şu an istirahatte" ifadelerini kullandı.

Kandıra Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre, olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle ilçedeki tüm plajlarda bugün denize girmek yasaklandı.
Vatandaşlardan yasağa uymaları istendi.
- Zonguldak
Zonguldak'ta olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girilmesine müsaade edilmeyecek.
Valilikten yapılan açıklamada, vatandaşların can güvenliğinin korunması amacıyla kent genelinde denize girişlere izin verilmeyeceği belirtildi.
Açıklamada, olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle bugün saat 14.00'ten, 14 Haziran Pazar günü saat 08.00'e kadar denize girişlerin yasaklandığı kaydedildi.
Vatandaşlardan alınan karara riayet etmeleri istendi.

Kartepe, bölgenin sosyal ve siyasi yaşamına hareketlilik getiren yeni bir lezzet durağı kazandı. AK Parti İzmit İlçe eski Başkanı Nedim Arsal ve kardeşi Metin Arsal'ın çocukları Eren ve Habip Arsal’ın ilk ticari girişimleri olan İkilim Tantuni Kartepe Şubesi hizmete girdi.
Açılış töreni, kentin önemli isimlerini, sanayicileri ve çok sayıda davetliyi buluşturarak renkli görüntülere sahne oldu.
Siyaset ve İş Dünyası Akın Etti
Bölge protokolünün yoğun ilgi gösterdiği açılış programına; AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Dokuzlar, İlahiyatçı hatip Şevki Yılmaz, önceki dönem ilçe başkanları, il müdürleri, çevre ve şehircilik yöneticileri ile çok sayıda sanayici ve iş insanı katıldı. Habib Arsal, ilahiyatçı hatip Şevki Yılmaz'ın torunu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz'ın da yeğeni.
![]()
Şevki Yılmaz ve İsmail Türüt de Açılıştaydı
Kocaeli siyasetinde uzun yıllardır aktif rol üstlenen Arsal ailesinin bu mutlu gününde, eski milletvekili Şevki Yılmaz ile Karadeniz müziğinin sevilen ismi İsmail Türüt de yer aldı. Davetlilerle yakından ilgilenen genç işletmeciler Eren ve Habip Arsal, konuklardan yeni ticari hayatları için bol bol başarı ve hayırlı olsun dileği aldı.
![]()
Kartepe’nin Yeni Lezzet Durağı
Dualar eşliğinde kesilen açılış kurdelesinin ardından protokol üyeleri ve davetliler işletmeyi gezerek sunulan ikramları tattı.
Kocaeli’nin ve Kartepe’nin sosyal hayatına yeni bir soluk getirmesi beklenen İkilim Tantuni, açılış gününde gördüğü yoğun ilgiyle ilçenin en popüler mekanlarından biri olacağının sinyalini verdi.
![]()
![]()

İzmit Ömerağa Mahallesi ve Gölcük Şehitler Mahallesi’ndeki şubeleriyle bölgede güçlü bir yer edinen marka, yeni yatırımı için Başiskele Yeşilyurt Mahallesi’ni seçti.
![]()
Bugün saat 15.00’da gerçekleştirilen görkemli açılış töreninde konuklarını ağırlayan Uzman Diş Hekimi Kerem Çağlar Gümüş, Dentizmit ailesinin ulaştığı büyük başarıyı verilerle paylaştı. Gümüş, bugüne kadar 70 bin kayıtlı hastaya hizmet verdiklerini belirterek, bu büyük güvenle üçüncü şubeyi açmaktan gurur duyduklarını ifade etti. Modern altyapı ve uzman kadroyla Başiskele halkına da en yüksek standartlarda sağlık hizmeti sunmayı amaçladıklarını vurguladı.
![]()
Törene katılan Başiskele Belediye Başkanı M. Yasin Özlü, ilçeye kazandırılan bu modern sağlık yatırımı için memnuniyetini dile getirdi. Başkan Özlü, yaptığı konuşmada genç ve başarılı Uzman Diş Hekimi Kerem Çağlar Gümüş’ü tebrik ederek, yeni şubenin ilçeye hayırlı olmasını diledi ve kendisine meslek hayatında başarılar temenni etti.
![]()
Açılış programı, günün anısına gerçekleştirilen hediye takdimi ve ardından sahne alan coşkulu horon gösterisi ile renkli görüntülere sahne oldu. Katılımcıların büyük bir ilgiyle izlediği gösterinin ardından program sona erdi. Dentizmit Başiskele şubesi, bugünden itibaren resmen hasta kabulüne başladı.

Büyükşehir Belediyesinin açıklamasına göre, Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda 9 plaj, çevre standartları, su kalitesi, güvenlik ve hizmet altyapısı gibi kriterleri başarıyla geçerek "mavi bayrak" ünvanını korudu.
Yaz sezonunda bölgenin en çok tercih edilen sahilleri, bu ödülle bir kez daha kalitesini tescilledi.
Karamürsel'de Altınkemer, Ereğli Kumyalı, Kandıra'da Cebeci, Kerpe, Bağırganlı, Kumcağız, Kovanağzı, Seyrek ve Miço plajları, bu yaz sezonunda da insanlara güvenli, temiz, sağlıklı yüzme alanları sunacak.

Nadide Eğitim Kurumları müdürlerinden Mümtaz Alkan'ın mahdumu Özgür Yasin Alkan hakkın rahmetine kavuştu. Merhumun bu ani vefatı, ailesi, sevenleri ve çalışma arkadaşları arasında büyük bir teessürle karşılandı.
Edinilen bilgilere göre, 15 Mayıs akşamı fenalaşarak kentteki özel bir hastaneye kaldırılan ve kalp krizi geçirdiği anlaşılan Alkan, üç gün boyunca yoğun bir tedavi sürecinden geçti. Ancak doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak Pazartesi akşamı ruhunu teslim etti.
Merhumun cenazesi, bugün (19 Mayıs Salı) ikindi namazını müteakip Kartepe Köseköy Dumlupınar Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından dualar ve tekbirler eşliğinde Köseköy İstasyon Mezarlığı'nda defnedildi.
Habervakti ailesi olarak merhuma Cenab-ı Allah'tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ederiz. Mekanı cennet, makamı âli olsun. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.

Darıca'da bir camimizde yaşanan ve cemaati huzursuz eden olay, niyet halis olsa da usulde yapılan bir hatanın nasıl krize dönüştüğünü bir kez daha gösterdi.
Teravih namazının huşu içinde eda edilmesinin ardından, cami içerisinde çocuklar için özel bir etkinlik planlanmıştı.
İlçe müftülüğü yetkilileri, çocukların yapacağı etkinlik yüzünden "caminin kirleneceği" gerekçesiyle programın cami ana hariminde (iç mekanında) yapılmasına müsaade etmedi. Görevliler, etkinliğin cami dışarısında, yine camiye bağlı olan bir alanda (avlu veya eklenti) gerçekleştirilmesini istedi.
Etkinlik için içeride bulunan çocukların müftülük kararıyla dışarı yönlendirilmek istenmesi, cemaat arasında haklı bir tepkiye ve gerginliğe yol açtı.
Yaşanan bu anlamsız gerginliği haber alan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, hızla camiye gelerek duruma el koydu.
Çocukların o manevi atmosferden koparılıp dışarı çıkarılmasına rıza göstermeyen Başkan Bıyık, müftülük personeline sert çıkarak "Camiyi belediye olarak ben temizletiyorum" dedi ve öne sürülen temizlik bahanesini boşa çıkararak etkinliğin cami içerisinde devam etmesini sağladı.
Geleceğimizin teminatı olan yavrularımızın cami içinden dışarıya itilme çabasına adeta isyan eden Başkan Bıyık, tepkisini şu çarpıcı sözlerle dile getirdi: "Adamı dinden imandan çıkarıyorlar. Sanki camide dansöz oynatıyoruz ya!"

Dilovası iddianamesi tamamlandı...
7 işçinin yaşamını yitirdiği parfüm dolum fabrikası yangını sonrası başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan SGK Kocaeli İl Müdürü Mehmet Salih Aydın ile İŞKUR Kocaeli İl Müdürü Ulvi Yılmaz görevlerine iade edildi. İki ismin de yeniden görev başına geçtiği belirtildi.
7 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) yaşamını yitridi.
Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi. Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Akat ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Kurtuluş Oransal'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.
PATLAMANIN NEDENİ STATİK ELEKTRİK VE TEMAS ARIZASI
İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, patlamanın üretim sırasında etil alkol aktarımı esnasında oluşan statik elektrik boşalması ve ekipmanlardaki elektriksel temas arızasından kaynaklandığı belirtildi. Ex-proof (patlamaya karşı korumalı) ekipman, topraklama ve havalandırma sistemlerinin bulunmamasının alevlerin kısa sürede yayılmasında etkili olduğu vurgulanan raporda, iş yerinde yangın merdiveni, otomatik söndürme sistemi, alarm ve diğer güvenlik önlemlerinin olmadığı kaydedildi. Raporda binanın yapı kullanım izin belgesi olmadan imalathane olarak kullanıldığına, iş güvenliği ve itfaiye uygunluk onayının alınmadığına dikkat çekildi. Bilirkişi heyeti, yangının sabotaj veya kasıtlı bir eylem sonucu değil, teknik yetersizlik ve ihmaller zincirinden kaynaklanan "öngörülebilir ve önlenebilir bir endüstriyel kaza" olduğu kanaatine vardı.
KUSUR DURUMLARI BELİRLENDİ
Bilirkişi raporuna göre, işletmeci Ravive Kozmetik yönetimi ile İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve soruşturma sürecinde vefat eden Kurtuluş Oransal "asli ağır kusurlu" bulundu. Binayı kiraya veren eski mal sahibi Güven Demirbaş "tali ağır kusurlu", yeni malik Özzade Yapı İnşaat Ltd. Şti. "tali orta kusurlu", iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren OSGB firması ve yetkilileri "tali ağır kusurlu", iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi ise "tali kusurlu" olarak değerlendirildi. Dilovası Belediyesi'nin denetim gecikmesi nedeniyle "sınırlı idari kusurlu", SEDAŞ'ın ise elektrik kullanımını yeterince denetlememesi sebebiyle "sınırlı teknik kusurlu" olduğu raporda yer aldı. Çalışanlara ise eksik güvenlik şartlarında görev yaptıkları için kusur atfedilmedi. Soruşturma kapsamında yangının çıktığı imalathanenin altındaki depo niteliğindeki yapının geçmişte "imar kirliliğine neden olma" suçundan yargılamaya konu olduğu ortaya çıktı.
İddianamede, bina sahibi Güven Demirbaş hakkında açılan davada belediye denetiminde binanın üzerine izinsiz kolonlar dikildiği ve duvar örüldüğü gerekçesiyle "mahkumiyet" kararı verildiği, yapının mühürlendiği ve Demirbaş'ın ertelenmiş 10 ay hapis cezası aldığı bilgisi yer aldı. Ayrıca belediye encümeni tarafından kaçak yapının yasal hale getirilmemesi nedeniyle yıkım kararı alındığının tespit edildiği kaydedildi. Patlamanın yaşandığı binanın kira sözleşmesinde yapının "sağlam ve kullanıma elverişli" gösterildiği, sözleşmede İsmail Oransal'ın kefil olarak imzasının bulunduğu belirtildi.
KAÇAK YAPI GEÇMİŞİ
İddianamede, yangının çıktığı imalathanenin altındaki depo niteliğindeki yapı hakkında daha önce "imar kirliliğine neden olma" suçundan yargılama yapıldığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında incelenen mahkeme dosyasına göre depo ile ilgili olarak Güven Demirbaş hakkında açılan davada mahkumiyet kararı verildi. Belediye denetiminde binanın üzerine izinsiz kolonlar dikildiği ve duvar örüldüğü tespit edilerek yapı mühürlendi ve savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Açılan davada Demirbaş'a ertelenmiş 10 ay hapis cezası verildiği ve kararın kesinleştiği iddianamede aktarıldı. Ayrıca belediye encümeni tarafından kaçak yapının verilen süre içinde yasal hale getirilmemesi nedeniyle yıkım kararı alındığı, yıkımın diğer yapılarla birlikte ihale yoluyla gerçekleştirileceğinin belirlendiği bildirildi.
OLAY GÜNÜ VE SONRASINDA YOĞUN İLETİŞİM
İddianamede, şüphelilerden Onay Yürüklü'nün ifadesine dayanılarak, Ali Osman Akat'ın, yeğenleri İsmail ve Altay Ali Oransal'ın saklanmasını sağladığı belirtildi. Şüphelilerin Tekirdağ'da bir evde barındırıldığı, haberleşme ve ihtiyaçlarının karşılandığı iddia edilen dosyada, Ali Osman Akat, Ömer Akat, Onay Yürüklü ve Abdurrahman Bayat hakkında "suçluyu kayırma" suçundan cezalandırma talep edildi.
HTS kayıtları ve dijital materyal incelemelerinde olay günü ve sonrasında şüphelilerin yoğun iletişimde olduğu, para transferleri ve çeklerin tahsiline ilişkin talimatlar içerdiği belirlenen mesajlaşmalar da dosyaya girdi.
"PARAYI ALEYNA'NIN HESABINA YATIRIN"
İddianamede, sanıkların dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelerin sonuçlarına da detaylıca yer verildi. Sanık Gökberk Güngör'ün telefonunda yapılan incelemede, yangının çıktığı 8 Kasım 2025 ve sonrasında diğer sanıklarla yoğun bir iletişim trafiği yürüttüğü belirlendi. Güngör'ün sanık Abdurrahman Bayat ile yaptığı WhatsApp yazışmalarında, sanık İsmail Oransal tarafından hazırlandığı değerlendirilen bir talimat dosyası tespit edildi. Söz konusu dosyada dizüstü bilgisayarların güvenli bir yere gönderilmesi, gelecek paraların sanık Aleyna Oransal'ın hesabına yatırılması, çeklerin tahsil edilmesi ve sanıkların cep telefonlarının emanete bırakılması gibi ifadeler yer aldı. Ayrıca talimatlarda şüphelilerden "15-20 gün haber alınamaması" durumunda eldeki çeklerin "Çetin" isimli şahsa teslim edilmesinin istendiği bilgisi de dosyaya girdi.
İMALATIN DETAYLARI MESAJLARDA
Öte yandan soruşturma sürecinde hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal ile çalışanların telefonlarında yapılan incelemelerde, imalathanedeki iş akışına dair veriler bulundu. Gökberk Güngör ile Kurtuluş Oransal arasında 20 Ocak 2024 tarihli yazışmada dolum işleminin makineye gerek duyulmadan yapılacağına dair ifadeler yer alırken, diğer mesajlarda denetim süreçleri ve uygun iş kıyafetleriyle ilgili konuşmaların bulunduğu tespit edildi.
“ELEKTRİK TESİSATINI HEDİYE OLARAK YAPTIM”
İddianamede ifadesine yer verilen elektrikçi Ali Ç., iş yerinin elektrik tesisatını herhangi bir proje olmadan Kurtuluş Oransal'ın tarifi üzerine yaptığını söyledi. Fatura kesmediğini ve ücret almadığını belirten Ali Ç., "Kurtuluş Oransal'ın daha önce de işini yapmıştım. Yeni iş yerine taşınması nedeniyle hediye olarak yaptım. Çektiğim pano ve hattın projesi yoktu. Ne dediyse onu yaptım" şeklinde konuştu.
Ali Ç., makine bağlantılarını kendisinin yapmadığını, sadece makinelerin geleceği yere kadar ek hat çektiğini savundu.
TİCARİ İLİŞKİLER MERCEK ALTINDA
İddianamede, LYKKE Kozmetik ve Ravive Kozmetik arasında ticari ilişki tespit edildiği, 2023 yılında LYKKE Kozmetik'in diğer firmadan 262 bin lira tutarında mal alımı yaptığı, Altay Ali Oransal'ın her iki şirkette de ortak ve yönetici sıfatıyla bulunduğu bilgisine yer verildi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Afete Hazır Kadınlar Projesi” kapsamında KO-MEK kursiyerlerine yönelik afet farkındalık eğitimleri düzenledi. 1.343 kursiyere afet öncesi, sırası ve sonrasında doğru davranış biçimleri hakkında önemli bilgiler sunularak, bilinçli ve hazırlıklı bir toplum amaçlandı.
![]()
AFETE HAZIR KADINLAR PROJESİ
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afete dirençli bir şehir vizyonu doğrultusunda bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) bünyesindeki kursiyerlere yönelik “Afete Hazır Kadınlar Projesi” kapsamında Afet Farkındalık Eğitimi düzenledi. Eğitimlerde; afet öncesi, sırası ve sonrasında doğru davranış biçimleri ele alınarak, katılımcıların bilgi ve farkındalık düzeyleri arttırıldı.
![]()
1.343 KURSİYERE AFET FARKINDALIK EĞİTİMİ
Kocaeli’nin tüm ilçelerinde faaliyet gösteren ve 44 kurs merkezi bulunan KO-MEK’te afet farkındalık eğitimleri sürdürülüyor. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen eğitimlerde, 40 farklı noktada 1.343 kursiyere afet farkındalık eğitimi verildi. Eğitimlerde; afet sırasında ve afet sonrasında alınması gereken önlemler, bireylerin ve ailelerin güvenliğini sağlamaya yönelik uygulamalar detaylı şekilde ele alındı.
![]()
BİLİNÇLİ VE HAZIRLIKLI BİR TOPLUM
Afet öncesi ve sonrası hayati bilgilerin paylaşıldığı eğitimlerde, afetlere hazırlık süreci ile afet sonrası psikolojik destek konuları ele alındı. Katılımcılara; kriz anlarında çocukların, yaşlıların ve evcil hayvanların ihtiyaçları, güvenli toplanma alanlarının önemi ve temel güvenlik uygulamaları hakkında bilgi verildi. Eğitimlere katılan kursiyerler, afet ve acil durumlara karşı daha bilinçli ve güvende hissettiklerini belirtirken, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu çalışmalarla özellikle kadınların afet anında doğru ve etkili hareket edebilmesini hedefleyerek, bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmayı amaçladı.
![]()
