❌

Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

TDBB'de bayrak değişimi: Uğur İbrahim Altay görevi Fırat Görgel'e devretti

Dünya Belediyeler Birliği, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir'in de katıldığı toplantıda TDBB Başkanlığı görevini Kahramanmaraş Belediye Başkanı Fırat Görgel'e devretti. Başkan Altay, "Bugün başkanlık emanetini devrederken, sizlerle kurduğumuz kardeşliği hayatımın en kıymetli kazanımlarından biri olarak görüyorum. Dostluğumuz ve dayanışmamız bakidir. Konya Büyükşehir, Dünya Belediyeler Birliği Başkanı ve TDBB ailesinin bir ferdi olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birliğimizin çalışmalarına katkı sunmaya, şehirlerimiz arasındaki bağları güçlendirmeye devam edeceğim. Bugün bu kıymetli emaneti, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımız, değerli yol arkadaşımız Sayın Fırat Görgel Bey'e devretmenin memnuniyetini yaşıyorum. Kendisine ve yeni yönetimimize gönülden başarılar diliyorum. Bu vesileyle, Türk dünyasının birlik ve dayanışmasına verdiği önem ve yerel yönetimlere kazandırdığı ufuk için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum" dedi. Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanlığını devralan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, böyle önemli bir görevin şahsına tevdi edilmesini büyük bir onur ve büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade ederek, "Dünya Belediyeler Birliği Başkanımız değerli Uğur İbrahim Altay Başkanımıza emekleri için teşekkür ediyor, ülkemizi gururlandıran yeni görevinde kendisine eşsiz başarılar diliyorum" diye konuştu.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Demir, "Bize düşen, bu kadim bağlarımızdan hareketle yarının şehirlerini ve yarının dünyasını hep birlikte inşa ve imar etmektir. Gelecek Türk asrı olacaktır. Gelecek asrı Türk ve 'Türkiye Yüzyılı' yapmak için bir olmak, beraber olmak durumundayız. Biz aynı milletin mensupları, aynı medeniyet ağacının dallarıyız. Bu bağlamda halklarımız arasındaki kültürel, ticari, eğitim ve turistik bağları artırmak boynumuzun borcu olacaktır" diyerek görevi devreden Başkan Altay'a teşekkür etti, görevi devralan Başkan Görgel'e de başarılar diledi.

TDBB YÖNETİM KURULU TOPLANTISI ZEYTİNBURNU'NDA YAPILDI

Dünya Belediyeler Birliği UCLG), Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir'in de katıldığı TDBB Yönetim Kurulu Toplantısı'nda başkanlık görevini Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'e devretti.

Zeytinburnu Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen TDBB Yönetim Kurulu Toplantısı'nda konuşan Başkan Altay, toplantının hayırlı olmasını dileyerek, "Bugün burada birlikte hizmet etmenin gururunu ve sizlerin güveni ile üstlendiğim başkanlık emanetini devretmenin heyecanını bir arada yaşıyorum" diye konuştu.

"BAZI GÖREVLER İNSANIN GÖNLÜNDE KOCAMAN BİR COĞRAFYAYA YER AÇAR"

İnsanın üstlendiği her görevin ömründe bir iz bıraktığını vurgulayan Başkan Altay, "Bazı görevler ise insanın gönlünde kocaman bir coğrafyaya yer açar. Benim için Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanlığı böyle bir sorumluluk oldu. Bu vazife sayesinde nice şehirlerde kendimizi evimizde hissettik. Nice kapıdan kardeş olarak girdik. Aynı sofranın etrafında buluştuk, aynı meseleye birlikte çözüm aradık. Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun, birbirimize ne kadar yakın olduğumuzu gördük. Gittiğimiz her yerde bizi birbirimize böylesine yakın kılan, aynı medeniyetin gönlümüzde yaşattığı kardeşlik duygusuydu. Çünkü bizler, kökleri asırların derinliğine uzanan büyük bir kültür ve medeniyet mirasının emanetçileriyiz. Türkistan'dan Anadolu'ya, Kafkasya'dan Balkanlar'a uzanan coğrafyamızda; kelimelerimizde, türkülerimizde, şehirlerimizin sokaklarında ve insanımızın misafirperverliğinde birbirimizi buluruz. 2019 yılında sizlerin teveccühüyle üstlendiğim, 2022 ve 2025 genel kurullarında yeniden seçilerek sürdürdüğüm başkanlık görevim boyunca, en önemli misyonum aramızdaki bu kardeşlik ve dayanışmayı sürdürmek oldu" ifadelerini kullandı.

"ŞEHİRLERİMİZ ARASINDA KARDEŞLİK KÖPRÜLERİ KURDUK"

Başkan Altay, kurulan kardeşlik köprülerin önemine dikkati çekerek, "Şehirlerimiz arasında kardeşlik köprüleri kurduk. Gönüller inşa ettik. Kardeş şehir ilişkilerimizden tecrübe paylaşım programlarımıza, eğitim çalışmalarımızdan kültürel faaliyetlerimize kadar her alanda belediyelerimizin birbirinden öğrenmesini ve birbirine destek olmasını önemsedik. Bu süreçte ortaya çıkan her güzel işte siz değerli belediye başkanlarımızın, birliğimizin kurullarında sorumluluk üstlenen arkadaşlarımızın, Genel Sekreterliğimizin ve mesai arkadaşlarımızın emeği vardır. Bugün gönül rahatlığıyla ifade ediyorum: Bu hizmet yolculuğunun gururu hepimize aittir. Şahsıma duyduğunuz güven, gösterdiğiniz yakınlık ve verdiğiniz destek için her birinize yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.

"BİRLİĞİMİZ, YENİ DÖNEMDE DE ORTAK GEÇMİŞİMİZDEN ALDIĞI GÜÇLE ŞEHİRLERİMİZ ARASINDAKİ DAYANIŞMAYI DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAKTIR"

Şehirlerin önünde ortak sorumlulukların bulunduğunu ifade eden Başkan Altay, "Bu meselelerde birbirimizin bilgisine, birikimine ve desteğine ihtiyacımız var. Şahsıma tevdi edilen COP31 Şehirler ve Yerel Yönetimler Özel Elçisi görevi de bu ortak sorumluluğu uluslararası alanda daha güçlü biçimde taşımak için kıymetli bir fırsattır. Türk Dünyası Belediyeler Birliği çatısı altında edindiğimiz tecrübeyi ve kurduğumuz güçlü bağları, şehirlerimizin iklim mücadelesindeki sesini yükseltmek için değerlendireceğiz. Şehirlerimizin ihtiyaçlarının COP31 gündeminde karşılık bulması ve yerel yönetimlerimizin iklim finansmanına daha güçlü ve doğrudan erişebilmesi için gayret göstereceğiz. İnanıyorum ki birliğimiz, yeni dönemde de ortak geçmişimizden aldığı güçle şehirlerimiz arasındaki dayanışmayı daha da ileriye taşıyacaktır" dedi.

"CESARETİN ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ'IMIZDAN GELEN BU HİZMET HEYECANININ, BİRLİĞİMİZE YENİ BİR GÜÇ KATACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM"

Başkan Altay, makamların süresi olsa da edinilen güzel dostlukların süresinin olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bugün başkanlık emanetini devrederken, sizlerle kurduğumuz kardeşliği hayatımın en kıymetli kazanımlarından biri olarak görüyorum. Makamın bir süresi olsa da kardeşliğin süresi yoktur. Dostluğumuz ve dayanışmamız bakidir. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı, Dünya Belediyeler Birliği Başkanı ve TDBB ailesinin bir ferdi olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birliğimizin çalışmalarına katkı sunmaya, şehirlerimiz arasındaki bağları güçlendirmeye devam edeceğim. Bugün ise bu kıymetli emaneti, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanımız, değerli yol arkadaşımız Sayın Fırat Görgel Bey'e devretmenin memnuniyetini ve mutluluğunu yaşıyorum. İstiklalin, cesaretin ve yeniden ayağa kalkma iradesinin şehri Kahramanmaraş'ımızdan gelen bu hizmet heyecanının, birliğimize yeni bir güç katacağına yürekten inanıyorum. Kıymetli Başkanımızın, sizlerin de desteğiyle kardeşlik bağlarımızı daha da kuvvetlendireceğine ve ortak çalışmalarımızı ileriye taşıyacağına güvenim tamdır. Kendisine ve yeni yönetimimize gönülden başarılar diliyorum. Bugüne kadar aynı sorumluluğu nasıl omuzladıysak, bundan sonra da aynı samimiyetle yan yana yürümeye devam edeceğiz. Bu vesileyle, Türk dünyasının birlik ve dayanışmasına verdiği önem ve yerel yönetimlere kazandırdığı ufuk için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum. Birliğimizin kuruluşundan bugüne emek veren bütün başkanlarımıza, yönetimlerimize, üye belediyelerimize ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum."

"BİRLİĞİMİZ DAİM, KARDEŞLİĞİMİZ GÜÇLÜ, YOLUMUZ AÇIK OLSUN"

Bir soruna çözüm bulmanın ve bir gönle dokunabilmenin kıymetine değinen Başkan Altay, "Bugün başkanlık emanetini devrederken, aramızdaki bu muhabbetin ömür boyu devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle değerli Genel Başkan Yardımcımız, kıymetli Yerel Yönetimler Başkanımız Mustafa Demir beye de özellikle teşekkür ediyorum. Hem son genel kurulda bize gösterdiği güven ve destek, hem de bu süreçte devretme irademize gösterdiği güçlü destekten dolayı kendisine teşekkür ediyorum. İnşallah yeni arkadaşlarımızla birlikte koordinasyon içerisinde bu süreci yürüteceklerine canı gönülden inanıyorum" değerlendirmesini yaptı.

Başkan Altay, Dünya Belediyeler Birliği (UCLG) Başkanlığı dolayısıyla yoğun bir tempo içinde olduklarını paylaşarak, "Tabii aldığımız bir sorumluluğu sonuna kadar götürmek en büyük arzumuz. Genel kurulda bize destek veren arkadaşlarımız bize 3 yıllık bir görev vermişlerdi. Ama ifade ettiğim gibi UCLG görevi hakikaten özellikle yurt dışı açısından çok büyük bir yoğunluk oluşturuyor. Tabii birliğimizin güçlü kurumsal yapısı, Genel Sekreterliğimizin süreçteki iradesi de inşallah bundan sonra çok daha güzel günlerin işaretidir. Bu Birlik çok güzel işler yaptı, bundan sonra da çok güzel işler yapacak" diye konuştu.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel

"TDBB BAŞKANLIĞI GİBİ ÖNEMLİ BİR GÖREVİN ŞAHSIMA TEVDİ EDİLMESİNİ BÜYÜK BİR ONUR OLARAK GÖRÜYORUM"

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanlığı gibi önemli bir görevin şahsına tevdi edilmesini büyük bir onur ve büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti.

Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Görgel, "İnşallah önümüzdeki dönemde belediyelerimiz arasındaki kardeş şehir ilişkilerini daha güçlü ve daha işlevsel bir hale hep birlikte getireceğiz. Şehirlerimizin karşı karşıya olduğu sorunlarla birlikte çözüm üretme yollarını hep birlikte arayacağız. Deprem ve afet yönetimi, şehirlerin dirençli, altyapı, çevre, ulaşım, akıllı şehir uygulamaları, kültürel mirasın korunması ve yerel ekonomik kalkınma gibi alanlarda hep beraber tecrübe paylaşımlarımızı artıracağız. Balkanlardan Kafkasya'ya, Orta Asya'dan Orta Doğu'ya uzanan geniş bir coğrafyada şehirlerimiz arasındaki gönül bağlarını hep birlikte güçlendireceğiz" diye konuştu.

33 ülkeden binin üzerinde belediyeyle Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin önümüzdeki dönemde daha güçlü, daha etkin ve daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturacaklarına inandığını kaydeden Görgel, "Bizlere güvenlerini hiçbir zaman eksik etmeyen, her zaman yanımızda olan, yerel yönetimlerde bizlere ufkumuzu açan Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Mustafa Demir'e ve desteklerini esirgemeyen siz kıymetli belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.

"UĞUR İBRAHİM ALTAY BAŞKANIMIZA ÜLKEMİZİ GURURLANDIRAN YENİ GÖREVİNDE EŞSİZ BAŞARILAR DİLİYORUM"

Konuşmasının sonunda Başkan Altay'a ayrıca teşekkür eden Görgel, "Gerçekten çok önemli bir görevi alan, ülkemizi gururlandıran Dünya Belediyeler Birliği Başkanımız ve Türk Dünyası Birliği Başkanımız, değerli Uğur İbrahim Altay Başkanımıza da bir kez daha emekleri için teşekkür ediyor, ülkemizi gururlandıran yeni görevinde kendisine eşsiz başarılar diliyorum. Bugüne kadar yapmış olduğu hizmetlerden dolayı kendisinden Allah razı olsun. İnşallah hep beraber yine aynı anlayışla bu bayrağı daha ileri taşımaya gayret göstereceğiz" ifadelerini kullandı.

TÜRK-İSLAM MEDENİYETİNİN ŞEHİRCİLİK ANLAYIŞINA DEĞİNDİ 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir de Türklerin tarih boyunca farklı coğrafyalara yayılarak şehirler ve medeniyetler inşa ettiğini ifade ederek, Türk-İslam medeniyetinin şehircilik anlayışına değindi. İstanbul, Semerkant, Buhara, Diyarbakır, Üsküp, Saraybosna, Kerkük ve Bağdat gibi kadim şehirlerin ortak medeniyet mirasının önemli parçaları olduğunu söyleyen Demir, Adriyatik'ten Çin sınırlarına kadar uzanan gönül coğrafyasının ortak tarih ve kültür bağlarıyla birbirine bağlı olduğunu belirtti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir

"GELECEK ASRI TÜRK VE 'TÜRKİYE YÜZYILI' YAPMAK İÇİN BİR OLMAK, BERABER OLMAK DURUMUNDAYIZ"

Türk dünyasının ortak değerlerinin geleceğin şehirlerinin inşasında önemli bir rehber olduğunu dile getiren, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahmed Yesevi ve Hacı Bayram-ı Veli gibi önemli şahsiyetlerin şehir ve medeniyet anlayışına vurgu yapan Demir, "İşte bize düşen, bu kadim bağlarımızdan hareketle yarının şehirlerini ve yarının dünyasını hep birlikte inşa ve imar etmektir. Gelecek Türk asrı olacaktır. Gelecek asrı Türk ve 'Türkiye Yüzyılı' yapmak için bir olmak, beraber olmak durumundayız. Bize düşen birbirimize sımsıkı sarılmak, tarihimizden ve değerlerimizden aldığımız ilhamla yarınlara güçlü Türk devletleri bırakmaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük katkılarıyla Türk Devletleri Teşkilatları her dem kıymetli iş birliğine imza atmaktadır" diye konuştu.

YEREL YÖNETİMLERİN İŞ BİRLİĞİ BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP

Günümüzde dünyanın adeta küresel bir köy haline geldiğini ve dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan gelişmenin kısa sürede başka coğrafyalarda da etkisini gösterdiğini ifade eden Demir, bu süreçte yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin öneminin giderek arttığını söyledi. 

Türk dünyasındaki şehirlerin birbirleriyle kuracağı temasların yerelden ulusala, ulusaldan küresele uzanan güçlü bir etki oluşturabileceğini kaydeden Demir, "Biz aynı milletin mensupları, aynı medeniyet ağacının dallarıyız. Bu bağlamda halklarımız arasındaki kültürel, ticari, eğitim ve turistik bağları artırmak boynumuzun borcu olacaktır. Bu ufukla ortaya koyacağımız yeni bir belediyecilik, yeni bir dayanışma, yeni bir yerel yönetimleri her beraber gerçekleştirebiliriz. Karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımı, teknik destek gibi her türlü iş birliğinin en üst düzeye çıkarılması konusunda hassasiyetle çalışmamız gerekiyor. Bizim bu irademiz aramızdaki bağı daha da güçlendiren büyük bir kuvvete dönüşecektir" dedi.

BAŞKAN ALTAY'A TEŞEKKÜR, YENİ BAŞKAN ÖNGER'E TEBRİK

Demir, Dünya Belediyeler Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'a bugüne kadarki emekleri ve gayretleri için teşekkür ederek, "Yine kuruluşundan bugüne kadar başkanlık yapmış, yönetim kurulunda bulunmuş, üye olmuş, sekreteryası arasında çalışmış, emek vermiş tüm arkadaşlarımızı burada saygıyla, sevgiyle, minnetle yâd ediyoruz. Yeni seçilecek olan Fırat Önger kardeşimize ve onun değerli yol arkadaşlarına ve yönetim kuruluna da başarılar diliyoruz" değerlendirmelerini yaptı.

Konuşmaların ardından Başkan Altay, TDBB Başkanlık görevini Başkan Görgel'e devretti.

 

Numan Kurtulmuş: Erken seçim tartışmalarının yeri ve zamanı değil

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı’nda parlamento muhabirleriyle bir araya geldi. Kurtulmuş, Meclis’in 4. yasama yılındaki faaliyetlerini değerlendirdikten sonra muhabirlerin sorularını yanıtladı.

Bölücü açılım süreci kapsamında kurulması planlanan İzleme Komisyonu’nun yapısına ilişkin soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, komisyonun kaç kişiden oluşacağı ve çalışma prensiplerinin Meclis açıldıktan sonra siyasi partilerle yapılacak istişarelerle belirleneceğini söyledi. Kurtulmuş, “Bu komisyon tabii ki Meclis açıldıktan sonra Meclis’te grubu bulunan partilerle yapacağımız istişarelerle bu komisyonun şeklini nasıl işleyeceğini bunları tespit edeceğiz. Partilerden de kendi güçleri oranında kendilerine düşen sayı kadar bu komisyona üye vermelerini talep edeceğiz” dedi.

Komisyonun Meclis’teki diğer komisyonlara benzemeyeceğini belirten Kurtulmuş, yapısının önceki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda olduğu gibi partilerle yapılacak müzakereler sonucunda belirleneceğini ifade etti.

Kurtulmuş, “Herhalde öyle çok geniş bir komisyon olmasına ihtiyaç yok. Daha fonksiyonel. Ve zaten bir yürütme görevi de üzerinde olmadığı için, yani alacağı bir karar, hazırlayacağı bir rapor da bu komisyonun olmayacağı için daha fonksiyonel bir komisyon şeklinde bunu kurarız” diye konuştu.

‘HER ŞEY TIKIR TIKIR YOLUNDA İŞLİYOR’

Sahadan gelen bilgilerin silah bırakma ve örgütün kendisini feshetmesi yönünde ilerleyip ilerlemediğinin sorulması üzerine Kurtulmuş, sürecin işlediğini söyledi. Kurtulmuş, “Her şey tıkır tıkır yolunda işliyor. Allah’a çok şükür, Allah bozmasın. Fitne çıkarmak isteyenlere, provoke etmek isteyenlere, bölgede terör ve kan görmeye alışmış olanların heveslerine rağmen bu süreç Allah’ın izniyle sonuna kadar başarıyla yürütülecek ve nihayet verecektir” ifadelerini kullandı.

Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki gelişmelerin de terörsüz bölge iradesini destekleyen ve tahkim eden gelişmeler olduğunu iddia eden Kurtulmuş, ilgili birimlerin silah bırakma ve örgütün kendisini feshetmesi sürecindeki gelişmeleri takip ettiğini söyledi.

‘3. GÖZ BİZATİHİ MİLLETİN KENDİSİDİR’

Kurtulmuş, Meclis’te kurulacak komisyonun temel görevlerinden birisinin süreci takip etmek olacağını belirterek, dünyadaki çatışma çözümü süreçlerinde devlet ile örgütler arasındaki sürecin kontrolünde başka ülkeler ya da uluslararası kuruluşların bulunduğunu söyledi. Bu mekanizmaları “3. göz” olarak nitelendiren Kurtulmuş, “Bu Türkiye modeli olarak adlandırdığımız bu Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli özelliklerinden birisi yabancı bir 3. göz yoktur. 3. göz bizatihi milletin kendisidir. Milleti temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşturulacak komisyon da tabiri caizse millet adına bu süreci murakaba edecek bir komisyon olarak görev yapacaktır” dedi.

FON KRİZİ: KİMSENİN GÖZÜNÜN YAŞINA BAKILMASIN

Kurtulmuş, “fon krizine” ilişkin soruya da yanıt verdi. Konunun yaklaşık yarım milyon kişiyi, aileleri ve çevreleriyle birlikte birkaç milyon kişiyi etkileyen bir mesele olduğunu kaydeden Kurtulmuş, olayın Türkiye ekonomisini derinden sarsacak bir noktaya gelmeden tespit edildiğini belirtti. Kurtulmuş, “Kim, nerede, kime uzanıyor, kimin bu işte bir dahli, payı, kimin bu işte bir kusuru, noksanı varsa bunlar ortaya çıkarılmalıdır” dedi.

Ekonominin güçlü şekilde yoluna devam edebilmesinin en önemli unsurlarından birisinin ekonomik güven olduğunu belirten Kurtulmuş, hem iç hem de dış yatırımcının ülke ekonomisine güven duyması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, soruşturmaların tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin sağlanması gerektiğini ifade ederek, “Vallahi kimsenin gözünün yaşına bakmadan kim varsa, nereye uzanıyorsa bu soruşturmaların tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermeleri temin edilmesi lazım” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYACI VAR’

Kurtulmuş, yeni bir anayasa, İçtüzük ve Siyasi Partiler Kanunu’na yönelik tartışmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin demokratik yapısını oluşturan dört temel hukuk metninin Anayasa, TBMM İçtüzüğü, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu olduğunu belirten Kurtulmuş, bu metinlerin Türkiye’nin geldiği noktayı karşılamak bakımından yeterli olmadığını söyledi. Kurtulmuş, “Türkiye’nin yeni, fevkalade kapsayıcı, demokrat, kuşatıcı ve gerçekten insan haklarını, özgürlüklerini esas alan, hukukun üstünlüğünü teyit eden yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Bu ekmek gibi, su gibi, aşımız gibi bir zorunluluktur” dedi.

Türkiye’nin darbe anayasalarının izlerinden kurtulması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, Anayasa’nın içerisinde vesayet mekanizmalarının yer almaması ve herkesin “Bu benim anayasam” diyerek sahiplenebileceği bir metnin ortaya çıkması gerektiğini söyledi.

‘YENİ ANAYASA YAPMAYA EN UYGUN MECLİS’

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının Meclis’in müzakereci demokrasiyi uygulayabildiğini gösterdiğini belirten Kurtulmuş, Meclis’in yeni anayasa yapmaya uygun olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Hiçbir partinin tek başına anayasa yapma çoğunluğu yok. Dolayısıyla partilerin bir araya gelerek, herkesin kendi ideal anayasası kendisine ama ortak Türkiye’nin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayacak ve Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güçlü, demokrat, katılımcı bir anayasa yapılmalıdır” diye konuştu.

İçtüzük değişikliğinin de gerekli olduğunu belirten Kurtulmuş, Meclis çalışmalarında yaşanan aksaklıkların önemli nedenlerinden birisinin demokratik akışı ve hızlı Meclis çalışmalarını sağlayacak bir İçtüzüğün bulunmaması olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nun da değiştirilmesi gerektiğini belirtirken, buna ilave olarak Türkiye’de siyasi ahlak ve siyasi etik yasalarının oluşturulmasının demokrasiye katkı sunacağını söyledi.

‘SÜREÇ BAŞKA, ANAYASA SÜRECİ BAŞKA’

Yeni anayasa süreci ile bölücü açılım sürecinin paralel yürütülüp yürütülmeyeceği yönündeki soruya Kurtulmuş, iki sürecin birbirinden ayrı olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye meselesindeki müzakerelerimizi de sürdürürken yine bütün partilerin ortak anlayışıyla şunu söyledik. Bu süreç başka bir şey, anayasa süreci başka bir şey. Hiçbir şekilde yeni anayasa sürecinin Terörsüz Türkiye meselesiyle karıştırılmamasına özel bir özen gösterildi” dedi.

Her iki konunun da TBMM’nin uhdesinde olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bunları birbirine karıştırmadan ama olgunlukla anayasa konusundaki tartışmalarımızı da süratle sürdürmek ve sonuçlandırmak noktasındayız” ifadelerini kullandı.

MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI: HENÜZ MECLİS’E İLETİLMİŞ BİR TEKLİF YOK

Kurtulmuş, Türkiye’nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Meclis’e sunulmasına ilişkin soruya da yanıt verdi. Henüz TBMM’ye iletilmiş bir teklif olmadığını belirten Kurtulmuş, uluslararası bir anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için TBMM’ye sunulması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, “Zannediyorum Meclis’in açılması ile birlikte en kısa süre içerisinde bu konu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelecektir” dedi. Mekke Anlaşması kapsamında şu anda yapılan çalışmaların hazırlık mahiyetinde olduğunu belirten Kurtulmuş, anlaşmanın ülkelerin kendi yasal süreçleri içerisinde meclislerinde veya ilgili kurullarında kabul edilmesinin ardından yürürlüğe gireceğini ifade etti.

‘MUHALEFET, İKTİDARA GÖRE YAKLAŞIK 2,5 KAT DAHA FAZLA SÖZ HAKKINA SAHİP’

Basın ve ifade özgürlüğü ile Meclis İçtüzüğü’ne ilişkin soruları da yanıtlayan Kurtulmuş, TBMM’de muhalefetin sesinin kısıldığı yönündeki değerlendirmelere katılmadığını söyledi.

Kurtulmuş, “Türkiye’de grup sayısı itibarıyla şu anda Türkiye’de muhalefette olan partilerin sayısı daha fazladır. Söz alma, Meclis’te söz alma bakımından değerlendirdiğimiz zaman iktidar tarafının neredeyse 2,5 katı daha fazla söz hakkına sahip bir muhalefet durumu” dedi.

TBMM’de farklı siyasi görüşlerin temsil edildiğini belirten Kurtulmuş, “Bildiğim kadarıyla 15-16 parti son değişikliklerle birlikte var olduğu bir Meclis tablosunda. Dolayısıyla Türkiye toplumunda hangi siyasi fikir varsa o siyasi fikir Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilmektedir” diye konuştu.

İçtüzük değişikliğine ilişkin ise Kurtulmuş, Meclis’te grubu bulunan partilerden konuyla ilgili raporlarını hazırlamalarını istediklerini belirterek, parti temsilcileriyle altı uzun toplantı yaptıklarını söyledi.

Kurtulmuş, “Demokrasi kendi görüşünü dayatmak değil, başkasının görüşü ile de uzlaşabilme kabiliyetidir. Bu ortaya konulursa, herkesin ayrı bir beklentisi olabilir. Bir parti diyebilir ki benden başka kimse konuşmasın. Bir diğeri diyebilir ki işte şunlar şu kadar az konuşsun. Mesele konuşmak değil, karşı taraftaki görüşüne tahammül edebilecek bir olgunluk göstermektir” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, Meclis’te muhalefetin yaklaşık beş grubu, iktidarın ise iki grubu bulunduğunu belirterek, “İktidar muhalefete göre 5’te 2 konuşma hakkına sahip olduğu bir yasama yılını açacağız 1 Ekim’de” dedi.

ERDOĞAN’IN BM KONUŞMASINA ÖVGÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, Erdoğan’ın konuşmasını “fevkalade önemli, tarihi bir konuşma” olarak nitelendirdi. Kurtulmuş, “Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, milletimiz adına Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı açıkça ifade etmek istiyorum. Duygulanarak her bir cümlesini dikkat ile izleyerek takip ettiğimiz bir konuşma oldu. Fevkalade önemli tarihi bir konuşmaydı” dedi.

‘NETANYAHU VE ÇETESİ İNSANLIĞA KARŞI İŞLEDİKLERİ SUÇLARIN HESABINI VERECEK’

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşması ve salondaki bazı delegelerin salonu terk etmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, Netanyahu ve İsrail hükümetine yönelik sert ifadeler kullandı. Kurtulmuş, “Netanyahu ve çetesiyle birlikte bırakın yan yana görünmeyi, aynı binada dahi görünmemek için insanların bir müddet sonra yolunu değiştireceğini göreceğiz. Dünkü Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler konuşması sırasında salonun boşalmış olması da tam da budur. Bundan sonra tehlike çanları Netanyahu ve çetesi için çalıyor. Bundan sonra giderek İsrail’in soykırımcı hükümetinin uluslararası alanda çok daha fazla yalnızlaşacağı bir döneme girdiğimizi ifade ediyorduk. Çünkü o görüntü bunun ispatıdır” diye konuştu.

‘360 BULUNDUĞU ANDA TBMM SEÇİMLERİ YENİLEME KARARI ALIR’

Erken seçim tartışmalarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Kurtulmuş, TBMM’nin şu anda zamanında yapılacak bir seçim hazırlığı içerisinde olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, “Şu anda erken seçim tartışmalarının yeri ve zamanı değildir. Zaten seçim tartışmaları tartışıldığı için erken seçim olmaz. Siyasi şartlar olgunlaştığı için erken seçim olur. Türkiye Büyük Millet Meclisi şu anda vaktinde bir seçim hazırlamıyor” dedi.

Erken seçim yerine “seçimlerin yenilenmesi” ifadesinin kullanıldığını belirten Kurtulmuş, “360 bulunduğu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenileme kararı alır” diye konuştu.

‘SİLAHLARI ZİHİNLERDE DE BIRAKMAK LAZIM’

Bölücü açılım sürecinde silahların bırakılmasına ilişkin önceki açıklamasında kullandığı “silahları zihinlerde bırakmak” ifadesi sorulan Kurtulmuş, kastının silahlı mücadele anlayışının zihinsel olarak da terk edilmesi olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, “Terör örgütü ya da silahlı bir mücadele peşinde koşanların artık zihinlerinde de bu silahları bırakmaları lazım” dedi. Bu süreçte kullanılan dilin de değişmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Ne ayrılıkçı bir dilin kullanılmasını ne de ayrımcı bir dille toplumun bir kesimini ötekileştirmeyi doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyoruz” diye konuştu.

MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI: İRAN’A KARŞI BİR ANLAŞMA OLARAK ASLA GÖRMÜYORUZ

Kurtulmuş, bir soru üzerine, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın İran’a karşı bir anlaşma olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, bölgedeki sorunların ana kaynağının İsrail’in saldırgan politikaları olduğunu kaydetti. Son dönemde yaşanan gelişmelerin bölgesel dengeleri değiştirdiğini söyleyen Kurtulmuş, “Mekke Anlaşması’nı da bu çerçevede İran’a karşı bir anlaşma olarak asla görmüyoruz. Ve asla öyle olmamalı” dedi.

KURTULMUŞ’TAN BASIN ÇALIŞANLARININ HAKLARINA DESTEK MESAJI

Bir gazetecinin, gazetecilerin çalışma koşulları, basın sigortası ve düşük ücretlere ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, konunun kendisine iletilecek her türlü çalışmayı destekleyeceğini söyledi. Kurtulmuş, “Basın emekçilerinin yanındayım. Bütün gücümüzle bizlere ileteceğiniz her türlü çalışmayı destekleyeceğim. Gereğinin gerçekleşmesi için destek olacağız” ifadesini kullandı.

‘SEÇİMLERİN YENİLENMESİ KARARI ALINIRSA SEÇİME GİDİLİR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı ve muhalefetin seçimlerin birkaç ay öne alınmasının bir erken seçim olmayacağı yönündeki itirazlarının hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, Meclis’in seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde Türkiye’nin seçime gideceğini söyledi.

Kurtulmuş, “Siyasi partilerin kendi açısından bir siyasi argümana dönüştürüldüğü tartışmanın içine girmem. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçimi yenileme kararının nasıl olacağı bellidir. Hukuki olarak hiçbir boşluk yoktur. Ne zaman Türkiye’nin seçimi yenileme kararı olursa Türkiye bir seçime gider. Yenilenmiş bir seçime gider. Hukuki olarak hiçbir problem yok” dedi.

TBMM’de “fon krizine” ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına yönelik bir sorun üzerine de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Eğer Meclis araştırma komisyonunun kurulması ile ilgili bir teklif gelir ve Meclis’te kabul edilirse tabii araştırma komisyonu kurulur” ifadelerini kullandı. (ANKA)

Saray’dan ‘seçim tarihi’ sorusuna yanıt

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Seçim süreci ile ilgili soruya yanıt veren Yılmaz, “Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık, 2028 baharı veya yazına doğru. Orada bir spekülatif varsayımın içinde olmadık” dedi.

“Bu konular Meclis’imizin karar vereceği konu” diyen Yılmaz, “Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis’in takdirinde. Şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük” ifadelerini kullandı.

YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNDE 12 PUANLIK YÜKSELİŞ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıklamıştı.

Buna göre, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseldi.

Enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesi öngörüldü.

Üsküdar Belediyesi’nde seçim yapıldı: İşte Sinem Dedetaş’ın yerine gelen isim…

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın cuma akşamı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanması ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılması üzerine Üsküdar Belediye Meclisi’nde yapılan ve yaklaşık 5 saat süren seçimi CHP adayı Sibel Tan Çetinkaya kazandı.

Zaman zaman gerilimin arttığı seçimin 4. turunda Sibel Tan Çetinkaya geçerli oyların 22’sini, Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin ise 18 oy aldı.

‘ÜSKÜDAR’DA MİLLET İRADESİNE ÇÖKMEYE ÇALIŞTILAR’

Seçimin ardından belediye meclis üyeleriyme birlikte Üsküdar Belediyesi önünde bir açıklama yapan YENİ Parti İstanbul İl Kurucu Başkanı Özgür Çelik, iktidar partisi mensuplarının devlet kurumlarının da gücünü kullanarak millet iradesine çökmeye çalıştığını söyledi. Çelik, “Türkiye’nin azınlık iktidarının siyasi partisi, devlet kurumlarının gücünü kullanarak devlet kurumlarının gücüyle seçimi organize etmeye çalışarak Üsküdar’da millet iradesine çökmeye çalıştılar.

Birazdan rakamları söyleyeceğim. Sonra nasıl çökmeye çalıştıklarını açıklayacağım. Yapılan birinci tur oylamada adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı. Rakip siyasi partinin adayı 17 oy aldı. Bir boş oy çıktı. Yani Cumhur İttifakı içerisinden bir tane vicdanlı belediye meclis üyesi ki altını çizmiştim defalarca Üsküdar bir vicdan kentidir. Burası kul hakkının yenmesine müsaade etmez demiştim. Bir meclis üyesi boş oy kullandı. Tabii ikinci turda meclis üyeleri baskı altına alındı ve bir oylama gerçekleşti. Adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı, rakip siyasi partinin adayı on altı oy aldı. 2 oy geçersiz sayıldı.

Üçüncü tur oylamada işte o tehditler, o baskılar, o şantajlar devreye sokuldu. Burada bir sinsi plan yapılmış. Burada birinci operasyonu yaptıktan sonra bir sinsi plan yapılmış. Üçüncü turda bu sinsi plan devreye sokuldu. Bir kere seçimin yapılış saati karar veren İstanbul’daki kamu kurumu seçimin yapılış saatini sabah saat 08’e koydular. Şu ana kadar İstanbul’da hiç gerçekleşmemiş bir uygulama. Seçimler saat 10’da yapılır, 11’de yapılır, 13’te yapılır. İlk defa sabahın 8’ine seçim koydular. Bir başka sinsi plan yoktu.

‘BİR SİNSİ PLANLA İKİ OPERASYON ARASINDA İNSANLAR AİLELERİYLE TEHDİT EDİLMİŞ’

Biz belediye meclis üyelerimizle dün ve ondan önceki gün birer birer konuştuk. Teker teker konuştuk. Hepsiyle sohbetlerimiz oldu. Üçüncü turda karşılaştığımız manzara şuydu. Bir sinsi planla iki operasyon arasında insanlar aileleriyle tehdit edilmiş. Çocuklarıyla tehdit edilmiş. Burada görev yapan arkadaşlarımız, çeşitli operasyonlarla tehdit edilmişler. Bir takım teklifler verilmiş. Bir takım rakamlar konuşulmuş. Ve üçüncü tur oylamada bizim adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı. 18 oy rakip siyasi partinin adayı aldı. Ve 5 geçersiz oy burada devreye girdi. Ve o sinsi planın sonrasında dördüncü tur oylandı.

Bir ara verildikten sonra dördüncü tur oylamaya geçildi. Dördüncü tur oylamada Sibel Tan Çetinkaya 22 oy aldı. Rakip siyasi partinin adayı 18 oy aldı. Dört tane toplamda geçersiz oy var. Ve Sibel Tan Çetinkaya Üsküdar’da belediye başkan vekili olarak seçilmiştir. Üsküdar halkına hayırlı uğurlu olsun diyoruz.

Buradan şunu ifade etmek isterim: İki yıldır Türkiye bir mesele yaşıyor. Biz bu akşam saat 19.00’da Tuzla’da ‘Milli İradeye Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştiriyoruz. Neden bu yürüyüşü gerçekleştiriyoruz? Birincisi şu anda sadece İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’yla birlikte 16 ilçe belediye başkanımız operasyonlarla tutsak edildi. Tahliye olan ancak görevine dönmemiş arkadaşlar var”

‘GAZİOSMANPAŞA, BAYRAMPAŞA, BEYKOZ, TUZLA, ÇEKMEKÖY, ŞİLE’DE SEÇMEN İRADESİNE ÇÖKTÜLER’

Herkesin yargılanabileceğini ancak bu yargılamaların tutuksuz yapılması gerektiğini belirten Özgür Çelik şöyle devam etti:

“Hep şunu söylüyoruz. Bu yargılamalar tutuksuz yapılmalıdır. Seçilmiş kamu görevlileri hakkında soruşturmalar açılıyorsa onlar o soruşturmalar açılabilir. Herkes yargılanabilir. Ama günün sonunda hepsi bu davalardan beraat edecek ve bu şekilde belediye başkanlarımız tutsak edilemez. Belediye başkanlarını tutuklayarak yerlerine kayyum atayarak İstanbul’da, Üsküdar’da, Şişli’de Türkiye’nin doğusunda Mardin’de, Batman’da, Hakkari’de kayyumlar atayarak birincisi milli iradeye darbe yapıyorlar. İkincisi meclis çoğunluğunun kendilerinde olduğu yerlerde Gaziosmanpaşa’da seçilmiş belediye başkanı, yurttaş belediye başkanına yönetme yetkisi, (Cumhur İttifakı’na) meclis çoğunluğu vererek denetleme yetkisi vermiş. Ama bunu hiçe sayarak Gaziosmanpaşa halkının iradesini çaldılar ve belediyeye çöktüler. Bayrampaşa’da oylama yapıldı. Meclis başkan vekili seçildi. Kura yoluyla bizim adayımız kazandı. Mahkemeye gittiler, iptal ettirdiler. Teklifle, tehditle, şantajla insanların onurunu, haysiyetini, şerefini ayaklar altına alarak onları Bayrampaşa’da sokağa çıkamaz hale getirerek Bayrampaşa Belediyesi’ne çöktüler. Şimdi transferlerle Tuzla’da, Çekmeköy’de, Şile’de, Beykoz’da seçmen iradesine çöktüler. Bugün Türkiye’de nüfusun yüzde otuzunun yaşadığı yerleri kayyum uygulamalarıyla, tehditlerle, baskılarla, çökmelerle, transferlerle ne yapıyorlar?

‘BAŞTAN SONA OPERASYON, TEZGAH…’

Yani şunu açık açık söylüyorlar. Biz artık milli iradeyle sonuç alamıyoruz. Biz sandıkla sonuç alamıyoruz. Sandıkla sonuç alamadığımız için bu şekilde çökme girişimleriyle belediyeler ele geçirmeye çalışıyoruz. Işte Üsküdar’da bunu yaptılar. işin içerisinde devlet kurumları var. İktidar baskısı altındaki devlet kurumları var. İşin içerisinde siyasi parti var. Baştan sona bir operasyon, bir tezgah, tehditle, şantajla, teklifle Üsküdar Belediyesi’ne çökmeye çalıştılar. Ben buradaki bu baskılara, bu tehditlere, bu şantajlara, bu tekliflere boyun eğmeyen bütün meclis üyelerimin alnından öpüyorum. Bütün meclis üyelerimin alnından öpüyorum. Bizim arkadaşlarımız Üsküdar sokaklarında anlı ak, anlı açık, gönülleri rahat, vicdanları rahat bir şekilde yürüyecekler. O tehditlere, o tekliflere boyun eğenler gündüz kafası önde yürüdüğü gibi gece yataklarına yattıklarında vicdanları onları uyutmayacak”

‘SİNEM DEDETAŞ’IN 30 YIL SONRA ÜSKÜDAR’I KAZANMASINI HAZMEDEMİYORLAR’

Çorlu Karatepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’a selam söyleyen Çelik, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Sinem Dedetaş’ın suçu şudur; Sinem Dedetaş bir kadın olarak, bir cumhuriyet kadını olarak otuz yıl sonra Üsküdar Belediyesi’ni kazanmıştır. Sinem Dedetaş’ın suçu bir kadın kimliğiyle Üsküdar Belediyesi’ni kazanmış olmaktır. Bunun hazımsızlığıyla tutsak ediyorlar. Sinem Dedetaş’ın suçu Üsküdar’a çocuk kreşleri açarak çocuklara hizmet etmek. Kadın yaşam merkezleri açarak kadınlara hizmet etmek. Emekli evleri kent lokantaları açarak emeklilere hizmet etmek. Kentsel dönüşümde burada çok önemli adımlar atarak Üsküdar halkına hizmet etmek. Burslarla, kırtasiye yardımlarıyla Sinem Dedetaş’ın suçu öğrencilerin yanında olmak.

‘KORKUYORLAR, ZALİMLEŞİYORLAR’

Sinem Dedetaş Başkanımız; emanetiniz buradadır. Meclis üyesi arkadaşlarımız, başkan vekilimiz buradadır. Gençlere, çocuklara, emeklilere, emekçilere, Üsküdar halkına arkadaşlarımız hizmet etmeye devam edecekler. Bir şeyin hızlıca yapılması lazım. Arkadaşlar gözaltına alınıyorlar. Gözaltı süreleri geçiyor. Bittikten sonra tutuklamalar oluyor, uzun süre iddianameler yazılmıyor. Bunun adı peşin olarak cezalandırmaktır. 8 ay, 10 ay, 1 yıldır cezaevinde olan belediye başkanlarımız var. Hasan Mutlu’nun, Bayram Paşa’nın iddianamesi yazılmadı. Şile’nin iddianamesi yazılmadı.

Adalar’ın iddianamesi yazılmadı. Üsküdar’ın iddianamesi daha çok yeni, bir an önce yazılmalıdır. Bu kadar uzun tutukluluk süresi olmaz. Son olarak da son sözümüz milletimizdedir. Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur. İstedikleri kadar bizleri tutsak etsinler. İstedikleri operasyonları yapsınlar. İstedikleri kadar zalimleşsinler. Biz onların neden zalimleştiğini biliyoruz. Çünkü korkuyorlar. Koltuklarını kaybetmekten korkuyorlar. Buradan onlara söylüyoruz. Korkunun ecele faydası yok. Er ya da geç sandık milletin önüne gelecek. Bir bayram havasında 86 milyon yurttaşımız, 16 milyon İstanbullu sandıklara gidecek. Ve bir bayram havasında ülkemizi yeniden ayağa kaldıracağız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın”

‘BU ÜLKEYİ İYİ İNSANLAR YÖNETİNCEYE KADAR GÜN YÜZÜ GÖRMEYECEĞİZ’

Zorlu bir seçimin ardından Üsküdar Belediye Başkanvekili seçilen Sibel Tan Çetinkaya da gazetecilerin sorusu üzerine şunları söyledi:

“Bir daha gösterdi ki bize bu ülkeyi iyi insanlar yönetinceye kadar biz gün yüzü görmeyeceğiz. Buradan bu anlaşıldı. Ben bir cumhuriyet kadınıyım, durduğum yerdeyim ve korkmuyorum diyen bir belediye başkanımız var Sinem Dedetaş. Bizim bu saatten sonra bu ülkede içinde hak, hukuk, adalet kelimelerinin geçtiği cümleler kurmak gibi bir şeyimiz kalmadı artık. Bu ülkeyi iyi insanlar yönettiği zaman tekrar kullanacağız bu kelimeleri anlamıyla, gerçek haliyle. Benim iki yere mesajım var sadece. Biri Üsküdar halkına, sizin oylarınızla seçilen Sinem Dedetaş ve sizin iradeniz bize emanet. Bir de direkt başkanıma mesajım var. Başkanım emanetiniz burada. Özgür iradenizle, özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar’ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz. Ve bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz başkanım. Söz veriyoruz” (ANKA)

Trump Türkiye ile ilgili kritik soruşturmaların başsavcısını değiştiriyor

Türkiye ve Türkler hakkında New York’taki kritik davalarla ilgili soruşturmaların yürütüldüğü, New York Güney Bölgesi Federal Başsavcısı değişiyor. Başkan seçilen Trump’ın yeni başsavcı olarak atamak istediği Jay Clayton, savcılık geçmişi olmasa da finans alanında tecrübeli bir isim olarak biliniyor

İkinci Trump yönetiminde ABD-Kuzey Kore ilişkileri nasıl ilerleyecek?

Analistlere göre Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ABD başkanlık seçimlerinden bu yana Washington'a yönelik ilk mesajında nükleer silahlara sahip olma konusunda “sarsılmaz” kararlılık mesaji veriyor. Bazı uzmanlar ise, Kim'in söylemlerinin derinlemesine okunmaması gerektiği görüşünde

Adalet Bakanı adayı Matt Gaetz adaylıktan çekildi, Trump yeni aday olarak Pam Bondi'yi seçti

Trump’ın Adalet Bakanlığı için aday gösterdiği Gaetz adaylıktan çekildiğini açıkladı. 18 yaşından küçük biriyle para karşılığı cinsel ilişki iddialarıyla karşı karşıya olan Gaetz onay süreci hakkında Senato'da temaslarda bulunuyordu. Trump, yeni aday olarak eski Florida Başsavcısı Pam Bondi'yi seçti

“Bazı Müslüman Amerikalı seçmenlerin Yeşil Parti adayı Jill Stein’a yönelmesi Kamala Harris’in oylarını bölebilir”

İsrail'in Gazze saldırısına ABD'nin verdiği destek nedeniyle bazı Arap Amerikalı ve Müslüman seçmenler, Demokrat Parti adayı Kamala Harris yerine Yeşil Parti adayı Jill Stein'ı destekliyor. Stein’a verilen destek, Harris'in kilit eyaletleri kazanmasını engelleyebilecek kadar yüksek görünüyor

Trump’a yönelik Temmuz’daki suikast girişimi hakkında hazırlanan Gizli Servis raporu, olay öncesindeki iletişim hatalarını ortaya koydu

Rapora göre, yerel güvenlik güçleri ile Gizli Servis arasında iletişim kopuklukları olay günü yaşanan güvenlik zafiyetinin temel nedenlerinden. Gizli Servis Direktör Vekili Ronald Rowe, “Başarısızlıklardan dolayı kendimizi sorumlu tutmamız ve alınan dersleri kullanmamız önemli” dedi

Bağımsız başkan adayı Robert F. Kennedy Jr. kampanyasını askıya aldı, Trump’ı desteklediğini açıkladı

Cuma günü yaptığı açıklamada kampanyasını askıya alacağını söyleyen bağımsız başkan adayı Robert F. Kennedy Jr., Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump'ı destekleyeceğini kaydetti

Maduro’dan, “devlet başkanı seçimine hile karıştırıldığını” tez eden Musk’a reaksiyon

AA

ANKARA (AA) – Venezuela’da 28 Temmuz’daki devlet başkanı seçimini kazandığı açıklanan mevcut Devlet Lideri Nicolas Maduro, “seçimlere hile karıştırıldığını” öne süren ABD’li milyarder Elon Musk’a reaksiyon göstererek, “Kavga mı istiyorsun? Edelim o vakit. Elon Musk, ben hazırım.” dedi.

Venezuela basınında çıkan haberlere nazaran, Maduro, ulusal televizyonda yayınlanan basın toplantısında “Maduro’nun büyük seçim sahtekarlığı” paylaşımında bulunan Musk’ı eleştirdi.

Musk’ı “yeni baş düşmanları” olarak niteleyen Maduro, “Kavga mı istiyorsun? Edelim o vakit. Elon Musk, ben hazırım.” sözünü kullandı.

Venezuela Seçim Kurulunun duyurduğu sonuçlara nazaran, Maduro, yüzde 51,20 ile 28 Temmuz’daki devlet başkanı seçimini 3. kez kazanmıştı.

Venezuela muhalefet koalisyonu Birleşik Demokratik Platform (PUD) adayı Edmundo Gonzalez ise seçim sonuçlarını reddettiklerini açıklamıştı.

Muhabir: Zeynep Katre Oran

The post Maduro’dan, “devlet başkanı seçimine hile karıştırıldığını” tez eden Musk’a reaksiyon appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.

Jill Biden yarıştan çekilme baskıları altındaki eşi Başkan Biden'a destek için sahada

First Lady Jill Biden, Demokrat Parti içinde Başkan Joe Biden'ın seçim yarışında kalma kararını sorgulayan seslerin yükseldiği bu dönemde, seçim kampanyasını ayakta tutmaya çalışan eşine destek veriyor

“Amerikalı seçmenler iki başkan adayının göçmenlik politikalarını dikkatle izliyor”

ABD başkanlık seçimleri yaklaşırken, Amerikalılar’ın çoğu için iki başkan adayının göçmenlik politikaları da en önemli önceliklerden biri olmayı sürdürüyor. New York Barosu göçmenlik avukatı Hasret Şenyurt, Biden ve Trump’ın Meksika sınırı ve göçmenlik politikalarını VOA Türkçe’ye değerlendirdi

Trump’ın suçlu bulunduğu sus payı davasında ceza duruşması 18 Eylül'e ertelendi

Eski Başkan Donald Trump’ın jüri tarafından suçlu bulunduğu “sus payı” davasında ceza duruşması 18 Eylül'e ertelendi. Duruşmanın 11 Temmuz'da yapılması planlanıyordu. Trump’ın avukatlarının talebinin ardından, savcılar ertelemeye karşı çıkmayacaklarını açıklamıştı

❌