❌

Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar

Konu: Fon krizi… Yeni Parti, iki bakanın ismini verdi

Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a Hedef Portföy’de 170 milyon liralık işlem ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahirnur Özdemir Göktaş’ın babası Hasan Özdemir’in adına 830 milyon liralık işlemleri sordu.

Yeni Parti Genel Merkezi’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özlale, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Pazartesi gününe dek süre verdi.

Özlale, “Sayın Erdoğan pazartesine kadar sıralı liste paylaşılmazsa yine belgeli bir şekilde çok büyük meblağlarla işlem yapan AK Partili üyeleri sizle paylaşacağız” ifadesini kullandı.

Özlale, açıklamasında Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ilişkin “Hedef Portföy’de MKK numarası 29289013 olan 170 milyon liralık işlem size ait” ifadelerini kullandı.

Özlale, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a da şu ifadelerle seslendi.

“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş. Babanız Hasan Özdemir, PHE. Ve PRY fonlarında hiç işlem yaptı mı? Birçok işlem tespit ettik, hepsinin belgesi var. Bir tanesinin MKK belgeni olsun veriyorum size. 235 42 284. Babanız Hasan Özdemir ya da kendi adı, kendisi adına başkası. Bu fonlarda toplam 830 milyon liralık bir işlem gerçekleştirdi mi?”

Meclis’te yeni yasama yılı hangi gündemle başlayacak?

TBMM’de 28’nci dönemin 5. yasama yılı mesaisi, 6 Ekim Salı günü başlayacak. Fon kriziyle ilgili önergelerin gündeme gelmesi beklenen Genel Kurulda, geçen yasama yılında TBMM’ye sunulan ancak görüşülemeyen Türk Kızılay Kanunu teklifi gündemde ilk sırada yer alıyor.

9 maddelik teklifte, Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor. Teklife göre, Türk Kızılaya uluslararası sözleşmeler doğrultusunda verilmiş münhasır hak ve yükümlülükleri amaç edinen başkaca bir tüzel kişilik kurulamayacak. Türk Kızılay, Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Kızılay Cemiyeti, Kızılay Derneği, Kızılay Cemiyeti ve Kızılay adlarını da kullanabilecek.

Afet ve acil durumlar ile afetlere hazırlık ve olağanüstü dönemlerde, ulusal afet yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi, tedarik güvenliğinin sağlanması, müdahale süreçlerinin hızlandırılması, ihtiyaç ve mağduriyetlerin giderilmesi, hastalıkların önlenmesi ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi amacıyla, Türk Kızılay ile Türk Kızılayın sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu iktisadi işletmeleri, iştirakleri veya şirketleri tarafından bizzat üretilen ilk yardım hizmetleri, afet lojistik hizmetleri ve geçici barınmaya yönelik ürün ve hizmetler stratejik nitelikte alım kapsamında değerlendirilecek. Bu alımlar, Kamu İhale Kanunu’na tabi olmaksızın doğrudan Türk Kızılaydan veya Türk Kızılayın sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu iktisadi işletmelerinden, iştiraklerinden veya şirketlerinden temin edilebilecek.

AİLE BAKANLIĞI VERİLERİ KIZILAY İLE PAYLAŞACAK

Teklife göre, ihtiyaç sahibi kişilere yapılacak yardımlarda mükerrerliğe yol açmamak ve daha fazla kişiye yardım ulaştırabilmek amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde bulunan sosyal yardımlara ilişkin veriler, yapılacak protokolle Türk Kızılaya Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında verilecek. Bu kapsamda yapılacak veri erişimleri, yalnızca görevin gerektirdiği ölçüde ve yetkilendirilen kişilerce yapılacak.

Dernek tarafından kuruluş amacı doğrultusunda kullanılmak üzere, ticari amaç güdülmeksizin ithal edilen bilimsel alet ve cihazlar, tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma yapılmasına mahsus alet ve cihazlar, insan kaynaklı tedavi edici maddeler ile kan gruplama testleri ile ilaç özelliği olan ürünlerin kalite kontrolü amacına yönelik maddeler gümrük vergilerinden muaf tutulacak.

Olağanüstü dönemler ile afet, savaş ve çatışma zamanlarında Türkiye Kızılay Derneğinin faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere faaliyet bölgesinde bilfiil görev alan personeline de nakdi tazminat ödenecek.

FATİH KARAHAN SUNUM YAPACAK

Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında 6 Ekim’de toplanacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu gereğince Banka faaliyetleri ve para politikası uygulamaları hakkında sunum yapacak.

DİJİTAL KONAKLAMA PLATFORMLARINA YENİ DÜZENLEME YAPILACAK: BOOKİNG’E ERİŞİM YENİDEN BAŞLAYACAK

TBMM’ye 11 Ağustos’ta sunulan ve Airbnb, TravelGo ve Booking gibi dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama uygulamalar ile turizm alanında düzenlemeler içeren Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda görüşülecek.

Teklife göre dijital konaklama sağlayan platformlara, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alma zorunluğu getirilecek. Böylece, Türkiye’den 9 yıldır yasak olan Booking uygulamasına erişim Bakanlığın denetiminde yeniden başlayacak.

Halen faaliyet gösteren yabancı platformların, kanun yürürlüğe girdikten sonra 3 ay içinde izin belgesi alma zorunlu olacak. Yabancı dijital konaklama platformları, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına on binde 7,5 oranında turizm payı ödeyecek.

Kanun teklifi ile yabancı dijital konaklama platformlarına yükümlülükler de getiriliyor. Bu kapsamda yabancı dijital konaklama platformları izin belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunamayacak, başka ürünlerin satış ve pazarlamasını gerçekleştiremeyecek. İzin belgesi kapsamındaki faaliyetlerini yalnızca bu faaliyetler için kullanacağı elektronik ticaret ortamı üzerinden gerçekleştirmek zorunda olacak.

TBMM’de salı ve çarşamba günleri partilerin grup toplantıları yapılacak. AKP’nin grup toplantısının çarşamba günü yapılması bekleniyor.

DEM Parti’nin ‘Kürtçe’ önerisi Meclis’te reddedildi

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da “varlık barışı” ile ilgili düzenlemeler ve İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki firmalara vergi avantajları sağlayan, ayrıca SGK’ya borç taksitlerinin 36 aydan 72 aya çıkarılmasını öngören Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek.

Teklifin görüşmelerinden önce partilerin grup önerileri görüşüldü. DEM Parti’nin “Kürtçe’nin kamusal alanda kullanımının önündeki engellerin belirlenmesi amacıyla” verdiği Meclis araştırma önergesi AKP, MHP ve İYİ Parti’nin oylarıyla reddedildi.

Öneri üzerine söz alan DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, “Kürt sorununun çözümü yolunda atılacak adımların, onlarca yıldır Kürt halkının karşılaştığı engellerin kaldırılmasını da beraberinde getireceğini” savunarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün Kürt sorununun demokratik çözümünde tarihi bir eşikten geçmekteyiz. Sayın Abdullah Öcalan’ın barış ve demokratik toplum çağrısı elli yıllık çatışma ortamını sonlandırma fırsatı değil, aynı zamanda bu topraklara ait farklılıkların zenginlik olarak bir arada eşit yaşamın kapısını araladı. Bu süreçte gerekli adımların atılması aynı zamanda onlarca yıldır Kürt’ün önündeki engellerin kaldırılmasını beraberinde getirecektir. Demokratik entegrasyon demek aynı zamanda bu topraklarda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan diğer dillerin de geleceğini garanti altına almaktır. Bu nedenle tam da içerisinden geçtiğimiz bu sürecin gereği olarak Kürtçenin korunması ve geliştirilmesi demokratik toplum ilkeleri ve kültürel çeşitliliğin yaşatılması açısından hayati önem taşıyor.”

‘TOPLUMSAL BARIŞA KATKI SAĞLAYACAKTIR’ İDDİASI

“Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinin, demokratik toplum ilkeleri ile kültürel çeşitliliğin yaşatılması açısından en iyi yerde durduğunu” savunan Varlı, “Bu nedenle komisyonun kurulması aynı zamanda toplumsal barışın güçlenmesine de katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

Varlı, yıllardır her alanda dillerin ve kültürlerin eşitliği ilkesini koruduklarını ve hiçbir dilin bir diğerine karşı üstünlüğü bulunmadığını ifade ederek, “Bizler yıllardır sokakta, okulda, fabrikalarda, tam da bu kürsüde dillerin, kültürlerin eşitliğini savunduk. Hiçbir dilin diğerinden üstün olmadığını, hiçbir çocuğun ana dilinden koparılmadığı, dillerin birbirini beslediği demokratik bir cumhuriyeti savunduk, bunu savunmaya da devam edeceğiz” dedi.

CHP’Lİ KONURALP: ANA DİLİ HAK OLARAK GÖRÜYORUZ

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, CHP’nin “parti programında yer alan ilkelere” dikkati çekerek, “toplumsal sorunların çözüm adresinin eşit yurttaşlık temelinden geçtiğini” ifade etti. Konuralp, şu ifadeleri kullandı:

“Parti programımızda vurgulandığı şekliyle demokratikleşme, toplumsal sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümü için elzemdir diyoruz ve yine, programımızda vurgulandığı üzere, ana dili bir hak olarak görüyor, tüm yurttaşlarımızın ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkının sağlanacağı, kimsenin kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğramayacağı ve toplumsal olarak dışlanmayacağı, farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin özgürce var olabileceği bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadele ediyoruz.”

‘ANNELERİMİZİN DİLLERİNİ ÖTEKİLEŞTİRMEDEN KORUMAK BİR ZORUNLULUKTUR’

Bu bağlamda, Türkçe, Kürtçe, Abhazca, Çerkezce, Gürcüce, Lazca, Ermenice, Rumca, Süryanice, Arapça, Boşnakça ve sayamadığım hangi dil varsa, annelerimiz rüyalarını hangi dilde görüyorsa, hangi dilde görmüşse, bizi hangi dilde sevmiş ve hangi dilde azarlamışsa işte o dilin ama daha da önemlisi başka annelerin dillerini de ötekileştirmeden, önemsizleştirmeden, değersizleştirmeden tüm dillerin varlığını sürdürmelerini sağlamak bir zorunluluktur. Çünkü dillerin kaybı yalnızca sosyokültürel, antropolojik bir sorun değildir, daha da ötesinde toplumsal mesafeleri büyüten bir sorundur. Dillerin kaybı aidiyet duygusunu zedeler, ortak yaşam iradesini aşındırır. Ana dil hakkının güvence altında olduğu toplumlarda ise bireyler ülkelerine daha güçlü bağlarla bağlanır, ortak geleceğe daha fazla inanır.”

ÇALIŞKAN: AK PARTİ İKTİDARINA KADAR BARIŞ VE HUZUR İÇERİSİNDE YAŞANIYORDU

Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Türkiye’nin geçmişten bu yana barındırdığı farklı medeniyet ve kültürlerin bir arada yaşama kültürüne değinerek, “Bugün ülkemiz bir mozaik olarak Arap, Kürt, Türk, Laz, Çerkez her medeniyetten, her milletten, her kültürden insanların barış, huzur ve kardeşlik içerisinde yaşadığı bir ülke oldu AK Parti iktidarına kadar” dedi.

Son dönemde izlenen politikalarda toplumsal ayrışma noktalarının ve kimliksel farklılıkların siyasi birer araç olarak kullanıldığını ileri süren Çalışkan, “Ne yazık ki son dönemde bir seküler, dindar, Alevi, Sünni fay hatlarının ısrarla ne yazık ki üzerine gitmeyi belki de bir kazanç gördüler. Elbette seçim dönemlerinde politik manevralarla oy alma uğruna belki bazı şeyler kaşınabilir gibi görünüyor ama bu milletin geleceğini düşünmek zorundayız” diye konuştu.

Çalışkan, siyasetçilerin ve devlet yönetiminin günübirlik çıkarlar yerine ülkenin geleceğini planlaması gerektiğini dile getirerek, “Eğer bu ülkede yapacağınız politikalar bu milletin tarihi bağlarını koruyup gelecekte barış, huzur içerisinde yaşayacağı ortamı planlamadıktan sonra hiçbir anlamı yok” ifadelerini kullandı. (ANKA)

Kosova’da Siyasi Kriz: Meclis Feshedildi, Ülke Yeniden Sandığa Gidiyor

PRİŞTİNE – Kosova’da cumhurbaşkanlığı seçiminin Meclis’te sonuçsuz kalması üzerine siyasi kriz derinleşti. Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, anayasal sürenin dolmasına rağmen yeni cumhurbaşkanının seçilememesi nedeniyle Kosova Meclisi’ni feshettiğini açıkladı. Ülkede erken genel seçim sürecinin başlaması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Osmani, düzenlediği basın toplantısında, Meclis’te dün gece gerçekleştirilen oturumda yeni cumhurbaşkanının seçilememesinin devlet açısından ciddi bir talihsizlik olduğunu söyledi. Anayasal sorumluluğunu yerine getirdiğini belirten Osmani, “Kosova Cumhuriyeti Anayasası’na uygun şekilde Meclisin feshedilmesine ilişkin kararı yayımladım” ifadelerini kullandı.

Osmani, milletvekillerinin siyasi uzlaşı sağlayamayarak ülkeyi yeniden seçim sürecine sürüklediğini vurgulayarak, bu tablonun önlenebilir olduğunu ancak Meclis’in temel anayasal sorumluluklarından birini yerine getirmekte başarısız kaldığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanının önümüzdeki günlerde siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştirerek erken genel seçim tarihini açıklaması bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi çıkmaza girdi

Kosova’da mevcut cumhurbaşkanının görev süresi 4 Nisan’da sona erecek. Anayasaya göre yeni cumhurbaşkanının en geç 5 Mart’a kadar seçilmesi gerekiyordu. Ancak 120 sandalyeli Meclis’te gerekli çoğunluk sağlanamadı.

Başbakan Albin Kurti liderliğindeki Vetëvendosje, muhalefet partilerini kendi adayına destek vermeye ikna edemedi. Hükümet cephesi cumhurbaşkanlığı için Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Glauk Konjufca’yı aday gösterirken, muhalefet partileri ise geniş uzlaşıya dayalı bir aday talebinde bulundu.

Meclis Başkanı Albulena Haxhiu, gece yapılan oturumda yeterli çoğunluk sağlanamadığını belirterek oylamanın sürdürülemeyeceğini açıkladı. Haxhiu, oylama için en az 80 milletvekilinin hazır bulunması gerektiğini ancak salonda yalnızca 66 milletvekilinin bulunduğunu ifade etti.

Meclis Başkanlığı ayrıca cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin anayasal uygunluğunun değerlendirilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını ve karar çıkana kadar sürecin askıya alınmasına yönelik geçici tedbir talep ettiklerini duyurdu.

Anayasa değişikliği önerisi de destek bulmadı

Meclis’te aynı gece cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliği önerileri de gündeme geldi. Ancak bu girişim de milletvekillerinden gerekli desteği alamadı.

Kosova’da son dönemde siyasi takvim oldukça yoğun geçti. Ülkede 9 Şubat 2025’te genel seçim yapılmış, ardından 28 Aralık 2025’te erken seçim düzenlenmişti. Albin Kurti liderliğindeki hükümet ise 11 Şubat’ta Meclis’ten güvenoyu alarak göreve başlamıştı.

Meclisin feshedilmesiyle birlikte Kosova’da siyasi dengeleri yeniden şekillendirecek bir erken seçim süreci başlamış oldu. Cumhurbaşkanı Osmani’nin, parti liderleriyle yapacağı temasların ardından seçim takvimini netleştirmesi bekleniyor.

❌