Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar Haber Portalları

Rusya’dan ABD ve İsrail’e: ‘Geri dönüşü olmayan sonuçları olabilir’

Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu.

İran ile ilgili duruma değinen Zaharova, “ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri macera, tüm Orta Doğu bölgesinin istikrarsızlaşmasına yol açtı. Gerginlik devam ederse, bunun geri dönüşü olmayan sonuçları olabilir.” şeklindeki değerlendirmesini paylaştı.

Zaharova, bölgedeki insani durumun “feci” olduğunu vurgulayarak, “Çevresel ve radyolojik felakete yol açabilecek askeri eylemlerin durdurulması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Rusya’nın İran’la ilgili durumun çözümüne ilişkin tekliflerde bulunduğunu dile getiren Zaharova, bu konuda bölge ülkeleriyle yoğun temasları sürdürdüklerini söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) Bahreyn öncülüğünde sunulan İran’ın Körfez ülkelerine füze atmasının kınandığı karar tasarısının kabul edildiğini anımsatan Zaharova, Rusya ile Çin’in tasarıyla ilgili yapılan oylamada çekimser kaldığına dikkati çekti.

Zaharova, “Rusya ve Çin, kararda bölgedeki gerginliğin nedenlerinden bahsedilmediği için çekimser kaldı. İran, kendi başına ve kötü niyetle komşu ülkelerdeki hedeflere saldırmaya başlamış gibi görünüyor. Moskova, ABD ve İsrail’in İran’a karşı sebepsiz saldırganlığının Orta Doğu’daki krize neden olduğunu defalarca vurguladı. Bu kararın onaylanmasından son derece memnun değiliz.” diye konuştu.

Rusya’nın BMGK’ye alternatif bir karar tasarısı sunduğunu kaydeden Zaharova, bunu sadece Çin, Pakistan ve Somali’nin oyladığını aktardı.

ABD’nin yakıt ikmal uçağı Irak’ta düştü

CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, olayın İran’a yönelik operasyon kapsamında gerçekleştiği belirtildi.

Açıklamada, olay sırasında iki uçağın görevde olduğu ve kaza sonrası uçaklardan birinin kırıma uğradığı, diğerinin ise güvenli şekilde iniş yaptığı ifade edildi.

Olayın detayları ve düşen uçaktaki personel sayısıyla ilgili bilgi verilmeyen açıklamada, kazanın düşman ateşi veya dost ateşi sonucu meydana gelmediği ve kurtarma çalışmalarının halen sürdüğü aktarıldı.

İlber Ortaylı entübe edildi

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın entübe edildiği ve durumunun stabil olduğu bildirildi.

İlber Ortaylı’nın sosyal medya hesabından yapılan “Dualarımız İlber Hoca’yla” başlıklı açıklamada kızı Tuna Ortaylı’nın verdiği bilgiler de yer aldı. Tuna Ortaylı, babasının sağlık durumuyla ilgili “Genel olarak organların yaşa bağlı yorulması kaynaklı sorunları vardı. Gayet iyi bir doktor ekibinin gözetimi altında, azami hassasiyetle tedavisi devam ediyor” dedi.

Söz konusu açıklama şöyle:

Prof. Dr. İlber Ortaylı, geçen ocak ayında prostat ameliyatı olmuştu. Taburcu olduktan sonra bu rahatsızlığıyla bağlantılı sorunların tedavisi için bir süreliğine daha hastaneye yattı.

Ardından tekrar taburcu oldu. Diyabet hastası olan ve böbrek rahatsızlığından dolayı haftada üç gün diyalize giren Ortaylı, bağışıklık sistemiyle ilgili immün tedavisi de görüyordu. Ortaylı geçen perşembe günü rahatsızlıklarının tekrar nüksetmesinin ardından Koç Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı. Bir süre bilinci açık devam eden tedavisinin ardından yoğun bakıma alındı ve pazar günü itibarıyla da entübe edildi. Tedavisi halen bu şekilde devam ediyor ve durumu da stabil.

Ortaylı’nın sağlık durumu hakkında Hürriyet’e bilgi veren İlber Hoca’nın kızı Tuna Ortaylı “Genel olarak organların yaşa bağlı yorulması kaynaklı sorunları vardı. Gayet iyi bir doktor ekibinin gözetimi altında, azami hassasiyetle tedavisi devam ediyor” dedi.”

İran açıkladı: Hamaney yaralı ama…

Bekayi, İtalya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Corriere della Sera’ya, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılara ve bununla ilgili gelişmelere dair demeç verdi.

ABD ve İsrail’in saldırısını “utanç verici” olarak nitelendiren Bekayi, İsviçre’nin Cenevre kentinde yürütülen nükleer müzakerelerin 3. turunu tamamlamışken, Haziran 2025’ten sonra ikinci kez diplomatik sürecin ihanete uğradığını belirtti.

“İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in durumunun nasıl olduğu” sorusuna Bekayi, “Yaralı ama iyi. İlk konuşmasını ne zaman yapacağını bilmiyorum. Liderlik için 3 veya 4 isim vardı ancak Uzmanlar Meclisi’nin çoğunluğu Anayasa’ya uygun olarak onu seçti.” yanıtını verdi.

Bekayi, İran’ın Minab kentindeki kız ilkokuluna yapılan saldırıyı hatırlatarak, “Minab’da bir katliam yaptılar. İki Tomahawk füzesi kullandılar. Amaç sadece mümkün olduğu kadar çok sivilin ölmesini sağlamaktı. Çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık 170 masum insanı öldürdüler. (İtalya Başbakanı) Giorgia Meloni’nin saldırıyı kınamasından memnunuz.” ifadesini kullandı.

Bekayi, komşu ülkelere karşı hiçbir düşmanlık beslemediklerini ancak ABD’nin bölgedeki askeri varlığının “büyük bir güvensizliğe yol açtığını” belirtti.

İran’ın misillemelerinin komşu ülkelerin tepkisini çektiği hatırlatılan Bekayi, “Hoşlarına gitmediğini anlıyorum. Onlarla yakın temas halindeyiz. Ancak bu kez liderimizi ve en önemli komutanlarımızı öldürdüler. Böylesine zengin bir medeniyete, egemen bir devlete sahip bir ulusun, böyle korkunç bir saldırı karşısında hiçbir şey yapmadan kalmasını mı bekliyorsunuz? Komşularımızdan, ABD’nin onların topraklarını kötüye kullanmasına izin vermemelerini istedik.” dedi.

Bekayi, Avrupalıların petrol fiyatları konusundaki endişesini de anladığını belirterek şunları kaydetti:

“Ancak bizim halkımız katlediliyor. Avrupalıların büyük bir sorumluluğu var, ABD ve İsrail’i memnun etmeye çalışmamalılar. Bu adaletsizliğe karşı çıkacak kadar cesur olmalılar. Eğer bunu yaparlarsa, onları ara bulucu rolünde görmekten memnun oluruz.”

ABD’de silahlı saldırgan sinagog binasına ateş açtı

Yerel yetkililerin verdiği bilgiye göre, Yahudi vatandaşların ibadet ettiği Temple Israel adlı sinagogun yakınına gelen bir kişi, aracıyla binaya çarptı, ardından yapıya ateş açtı.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, olay yerine kısa sürede çok sayıda kolluk kuvvetinin geldiği, itfaiye araçları ve sağlık ekiplerinin de hazır bekletildiği görüldü.

Oakland Şerifi Mike Bouchard, şüphelinin, West Bloomfield bölgesindeki sinagogun güvenlik görevlilerinden birinin “ateş açması sonucu” hayatını kaybettiğini söyledi.

Adalet Bakanı Pam Bondi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Federal Soruşturma Bürosu ile Alkol, Tütün, Ateşli Silahlar ve Patlayıcılar Bürosu yetkililerinin yardım için olay yerinde bulunduğu bilgisini verdi.

Yerel polis, bölgede henüz güvenliğin tam olarak sağlanamadığı gerekçesiyle çevre sakinlerini söz konusu alandan uzak durmaları yönünde uyardı.

Michigan Eyaleti Polis Departmanından yapılan açıklamada ise silahlı saldırı doğrulanırken, bölgedeki diğer ibadet yerlerinin güvenliği için devriye ekiplerinin sayısının artırıldığı ifade edildi.

13 yaşındaki Zehra, babasının bahçesinde ölü bulundu!

Eskişehir’de, yürekleri yakan bir vahşet yaşandı. Evinden, 2 Mart’ta ayrılan Zehra Üzüm’e (13) ulaşamayan yakınlarının polis ekiplerine başvuruda bulunması üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.

AA’da yer alan habere göre bunun üzerine İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince geniş çaplı araştırma yapıldı.

Kent sakinlerinin cep telefonlarına, Zehra Üzüm’ün kaybolduğuna ilişkin bilgilendirici SMS mesajları atıldı.

BABASININ HOBİ BAHÇESİNDE BULUNDU

Ekiplerce yapılan araştırma ve kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda Üzüm’ün cansız bedeni, kayıp ihbarında bulunduktan 2 gün sonra intihar eden babası Abdulrazak Üzüm’e ait hobi bahçesinde toprağa gömülü olarak bulundu.

Zehra Üzüm’ün cesedi, kesin ölüm sebebinin otopsiyle belirlenebilmesi için hastane morguna kaldırıldı.

Karaman’da ‘İstiklal Marşı’ skandalı! Arapça okudular… Cumhur İttifakı ortağı MHP’den tepki

Karaman’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programında İstiklal Marşı Arapçaya çevrilerek okundu.

Piri Reis Kültür Merkezi’nde Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu tarafından düzenlenen programa, Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver, il protokolü ve öğrenciler katıldı.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, “Bu şuursuzluğun Türk Dilinin Başkenti Karaman’da vuku bulması ibretlik bir durum olmuştur” tepkisini gösterdi.

Skandala Cumhur İttifakı ortağı MHP’den tepki gelmesi dikkat çekti.

Karaman Gündem’in haberine göre, MHP Karaman İl Başkanı Muhammed Mustafa Gözel, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ve tarihsel hafızasının en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Karaman gibi Türk dilinin başkenti olarak bilinen bir şehirde marşın Arapça okunmasının milli şuurla bağdaşmadığını ifade eden Gözel, yaşanan durumu kabul edilemez olarak nitelendirdi.

Açıklamasında, İstiklal Marşı’nın Türkçe okunmasının yalnızca bir gelenek değil aynı zamanda milli kimliğin bir parçası olduğunu dile getiren Gözel, yaşanan olayın Türk milletinin destansı geçmişine ve ortak değerlerine uygun düşmediğini belirtti.

Gözel, Cumhur İttifakı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeni nesillerde milli bilinç ve değerlerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü hatırlatarak, söz konusu uygulamanın bu anlayışla çeliştiğini savundu.

MHP İl Başkanı Gözel, açıklamasının sonunda yerelde görev yapan yöneticileri ve idarecileri konuyla ilgili idari işlem yapılması için göreve davet etti.

EĞİTİM-İŞ’TEN AÇIKLAMA

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay da olaya tepki gösterdi. Özbay “Karaman’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü programında ulusal marşımız İstiklal Marşı’nın Arapçaya çevrilerek okunması kabul edilemez. Dünyanın hiçbir bağımsız ülkesinde ulusal marş resmî törende başka bir dilde okutulmaz. Bu kararı alanlar kadar buna sessiz kalanlar ve gereğini yapmayarak bu ortamı yaratanlar da sorumludur. Her fırsatta ‘yerli ve millî’ nutukları atanların Cumhuriyetin bağımsızlık marşı söz konusu olunca sessizliğe bürünmesi büyük bir çelişkidir. Milli Eğitim Bakanlığını sorumlular hakkında gereğini yapmaya ve kamuoyuna açıklama yapmaya davet ediyoruz.” dedi.

💾

Karaman’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programında İstiklal Marşı Arapçaya çevrilerek okundu.

Bahçeli: Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve Milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında konuştu.

‘HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ’

DHA’nın haberine göre Orta Doğu’daki gerilime değinen Bahçeli, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ortaklığın askeri, siyasi ve ekonomik maliyetinin arttığını ifade etti. Bahçeli, bu durumun özellikle iç kamuoylarında İran ile olası bir savaşa yönelik itirazların yükselmesine yol açtığını belirterek, “ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti arttıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgede gerilimin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, ateşkes çağrısında bulunarak, “Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, aksi durumda İran’ın ABD-İsrail ortaklığı açısından uzun soluklu ve maliyetli bir çatışma alanına dönüşebileceğini belirterek, “Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir” dedi.

‘TÜRKİYE İLE İRAN’IN KARŞI KARŞI GETİRİLMESİ PLANLANIYOR’

Bahçeli, özellikle İran’a yönelik saldırıların dikkatle takip edildiğini söyledi. Bir savaşın başlatılmasının kolay, ancak bitirilmesinin zor olduğunu belirten Bahçeli, savaşın bölgesel ve küresel sonuçlarının ağır olabileceğini vurguladı. Bahçeli, “ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır” dedi.

Savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskine dikkat çeken Bahçeli, Türkiye ile İran’ın karşı karşıya getirilmesi veya İran ile Körfez ülkeleri arasında yeni gerilimlerin çıkarılmasına yönelik planların bulunduğunu dile getirdi. Türkiye’nin gelişmeleri dikkatle takip ettiğini belirten Bahçeli, “Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz” ifadelerini kullandı.

ATEŞKES ÇAĞRISI

Bölgede yaşanan gelişmelerin küresel ölçekte sonuçlar doğurabileceğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki enerji taşımacılığının da risk altında olduğunu söyledi. Savaşın en büyük mağdurlarının siviller ve çocuklar olduğunu ifade eden Bahçeli, karşılıklı saldırıların küresel vicdanı yaraladığını dile getirdi.

Bahçeli, gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunarak, “Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir. Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ ÖNCELİĞİMİZ’

Türkiye için önceliğin ülkenin güvenliği olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türkiye’yi riske atacak girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Bahçeli, egemenlik hakları ve bağımsızlığın her koşulda savunulacağını ifade etti.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasetteki hedefinin Türk milletinin varlık ve hayat haklarını korumak olduğunu belirten Bahçeli, partiye yönelik eleştiriler ve saldırılara karşı sert mesajlar verdi. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin son kalesi, son siperi, düşman karşısında atılacak son kurşunudur” dedi.

AÇILIM MESAJI

Bahçeli, PKK açılımının  hedefinin bu çerçevede önemli olduğunu belirterek, “Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde ‘Terörsüz Türkiye’yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhu nice mucizelere imza atacaktır” dedi. Bahçeli, “Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur” ifadelerini kullandı.

İspanya’dan Trump’a: ‘Korkmuyoruz’

Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İspanya devlet televizyonu TVE’ye verdiği demeçte, ABD Başkanı Trump’ın birçok ülke ve bazı başkanlar hakkında yorumlar yaptığını hatırlatarak, “Bundan hiçbir şekilde korkmuyoruz.” dedi.

Albares, İspanya’ya yönelik tek taraflı bir eylemin olmayacağını savunarak, Avrupa Birliği’nin ortak ticaret politikası olduğunu ve Brüksel’in bunu uygulama yetkisine sahip olduğu kaydetti.

Diğer yandan İspanya hükümetinin “Savaşa hayır” söyleminin “birçok ülke ve milyonlarca kişi tarafından savunulduğunu” dile getiren Albares, “İran’a yönelik saldırıları güçlendirecek ve kaosa yol açacak hiçbir müdahale ve tavır sergilemediklerini” ifade etti.

Albares, İsrail’deki diplomatik temsilcilik seviyesini büyükelçilikten maslahatgüzar seviyesine düşürmeleriyle ilgili sorulara da cevap verdi.

Diplomatik temsil seviyesini düşürmek için dün görevden alınan İspanyol büyükelçinin 6 aydan uzun bir süre önce istişareler için merkeze çağırıldığını hatırlatan Albares, “O tarihten bu yana hakaret ve iftiralara rağmen Netanyahu hükümetiyle mümkün olan en iyi ilişkileri sürdürmeye çalıştıklarını ancak karşılık verilmediği için İspanya’nın Tel Aviv’deki büyükelçiliğinin temsilini, İsrail’in Madrid’deki temsilciliğiyle tam olarak aynı seviyeye indirmeye karar verdiğini” açıkladı.

İspanya’yı 3 Mart’ta “tüm ticari ilişkileri kesmekle” tehdit eden ABD Başkanı Trump, dün yaptığı açıklamada, “İspanya işbirliği yapmıyor.” diyerek, İspanya’nın diğer NATO ülkelerinden farklı olarak savunma harcamalarını artırmamasını da eleştirmişti.

Bakanlık 22 markayı ifşa etti: İşte sağlığı tehdit eden gıda listesi

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş yapan markaları ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr’ internet adresi üzerinden açıklamaya devam ediyor. Sitede ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ ile ‘Taklit ve Tağşiş Yapılan Gıdalar’ başlıkları altında taklit ve tağşiş yaparak sağlığı tehlikeye düşüren firmalar, markalar ve ürünler yer alıyor.

Listeye 2’si sağlığı tehlikeye düşürecek ürün olmak üzere toplam 22 yeni ürün daha eklendi. Listede zeytinyağı, bal, kıyma ve sucuk gibi ürünler yer aldı. Yapılan son testlerde, bazı markaların ‘dana kıyma’ ibaresiyle sattığı kıymada kanatlı eti olduğu belirlendi. Pekmez ürünlerinde de şeker ilavesi tespiti yapıldı. Bir bitkisel ürün markasında ise ballı bitkisel karışımlı macunda ilaç etken maddesi olduğu belirlendi.

Gürcistan Başbakanı: Hükümeti devirme girişimini önledik

Kobakhidze, başkent Tiflis’teki hükümet binasında düzenlediği basın toplantısında yaşanan olayları değerlendirdi.

Gürcistan’da dün yerel seçimlere karşı düzenlenen gösteriden ayrılan grubun, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı yasa dışı ele geçirmeye çalışarak devlete karşı suç işlediğini söyleyen Kobakhidze, Tiflis’te sokağa çıkanların hükümeti devirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Devlet olarak bu girişimi önlediklerini belirten Kobakhidze, “Şiddet, kitlesel ve yaygındı. Belirli kişiler bundan kesinlikle sorumlu tutulacak.” dedi.

Kobakhidze, gösterinin organizatörlerinden ünlü Gürcü opera sanatçısı Paata Burçuladze, Murtaz Zodelava, Laşa Beridze ve Paata Manjgaladze’nin polis tarafından gözaltına alındığını bildirdi.

Gürcistan’da 2024’teki parlamento ve cumhurbaşkanı seçimlerini tanımayan bazı muhalefet partileri, dün yapılan yerel seçimleri de meşru saymadıklarını ilan ederek Tiflis’te protesto düzenlemişti.

Gösterinin organizatörlerinden Gürcü opera sanatçısı Paata Burçuladze, Tiflis’teki Özgürlük Meydanı’nda toplanan binlerce kişiye hitaben, 4 Ekim’den itibaren hükümeti tanımadıklarını ilan etmişti.

Burçuladze, hükümetin üst düzey yetkililerinin halk tarafından adalete teslim edilmesi gerektiğini öne sürmüştü.

Birleşik Ulusal Hareketi Parti Temsilcisi Murtaz Zodelava, göstericilere Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı “ele geçirmeleri” çağrısında bulunmuştu. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığına doğru ilerleyen göstericiler, binaya izinsiz girmeye çalışmış, bariyerleri yıkan grup polisle çatışmıştı.

Göstericiler, polise taş ve su şişesi atmaya başlayınca binanın önündeki polis özel kuvvetleri, biber gazıyla karşılık vermişti.

Olay yerine getirilen tazyikli su aracıyla bariyer kuran göstericilere müdahale edilmişti.

Gösterinin devam ettiği Orbeliani Meydanı’nda da polisle göstericiler arasında arbede yaşanmıştı.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı ele geçirmeye çalışan göstericiler ile polis arasında çıkan arbedede 21 polis ile 6 protestocunun yaralandığı bildirilmişti.

Yerel seçimleri, ülke genelindeki tüm belediyelerde iktidardaki Gürcü Hayalı Partisinin kazandığı açıklanmıştı.

İlgili Haber
thumbnail

Gürcistan’da AB destekçileri Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı ele geçirmeye çalıştı

Haberi görüntüle

Özgür Özel’den ‘Mansur Yavaş’ açıklaması: ‘Kimsenin yedeği değil’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün partisinin Bolu’da yapılan milletvekili kampını takip eden basın mensuplarıyla bir araya gelerek soruları yanıtladı. Özel’e; Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Murat Emir ile Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut eşlik etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1 Ekim’de TBMM’nin yasama yılı açılışına partisinin katılmama kararına ilişkin olarak, “Cumhurbaşkanı’nın Meclis’e gelip yürütmenin başı olarak yargıya verdiği talimatla yasama organının ana muhalefet partisine operasyon yaptığı bir siyasi süreçte, orada onu dinlememiz düşünülemezdi. Gelecek sene 1 Ekim’de aynı durum olursa aynı tutumumuz olur. Ama resmi törenleri boykot etme gibi bir yaklaşımımız bizim olmaz. 10 Kasım’a, 29 Ekim’e Anıtkabir’e gideriz. Ama Erdoğan’ın birinci aktör olduğu ve söz söylediği, konuştuğu yerde oturup da onu dinleyecek bir siyasi atmosfer yok şu anda Türkiye’de” dedi.

İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak gelmesi durumunda ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın adaylığına ilişkin olarak ise Özel, “Mansur Bey kimsenin yedeği değil, benim gözümde de öyle değil. Mansur Bey’in kendi gönlünde de öyle değil. Ama Mansur Bey bu milletin gönlünde yeri olan çok önemli bir siyasetçi. İhmal edilemeyecek, yok sayılamayacak bir figürdür. Bunu böyle görmek lazım. Zaman ne getirecek, Mansur Bey ne düşünecek, toplum ne düşünecek, nasıl bir noktaya geleceğiz? O gün gelmediği için, bugün o gün değil. Bunları konuşmak o açıdan yersiz ama Mansur Bey ile aramızda bu konuda en ufak bir çelişki yok” dedi.

Özel, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik olarak yürütülen konser soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonun devamının geleceğini düşünüyor musunuz? Özellikle ABB Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik bir operasyon bekliyor musunuz” sorusuna karşılık şöyle konuştu:

“Bunu konuşan, tartışan Melih Gökçek ve oğlu. Ben de Ankara Adliyesi’ne seslendim zaten. Dedim ki bunlar bu kararları nereden biliyorlar? Bu operasyonu nereden biliyorlar? Şimdi de bir şey yapacak, olacak diyorlar. O zaman nerede soruşturmanın gizliliği? Ya dezenformasyon, o zaman niye böyle şeyler yapıldığında gerçek olmayan bilgiyi alenen yayma suçu sadece muhalefet partileri için mi var? İktidar partisinin önceki büyükşehir belediye başkanı ve şimdiki bir milletvekili, baba-oğul ilişkisi içinde dezenformasyon yapıyorsa buna niye, kimse hamle yapmıyor? Ben bu soruma cevap bekliyorum. Onun dışında ne düşünüyorum, böyle şeylerin Ankara Adliyesi’nde yaşanmıyor olduğunu ümit etmek istiyorum ama bir cevap bekliyoruz.”

Özgür Özel, “Soruşturma dosyayında MASAK listesinde adı geçenlerden biri, Osman Gökçek’e gidip dilekçe vermişti. Savcılığa değil de Osman Gökçek’e gidiyor olması hakkında ne söylersiniz” sorusuna karşılık şu yanıtı verdi:

“Soruşturma dosyasında ki herkesin MASAK raporu tertemiz, bir kişinin pis. O kişi de soruşturma dosyasında yok. MASAK raporuna bakıyorlar ve soruşturmada olmayan Melih Gökçek artığı bir pisliği, Osman Gökçek’e güya gidiyor ve soruşturma dosyasına dahil ediyorlar. Ve bu kişinin itirafçılığıyla tutuklamalar yapıyorlar ve yargılama yapıyorlar. Yani hani balık baştan kokmuş denir ya, tuzla balık yer değiştirirmiş durumda. Olacak iş değil. Dosyada olmayan bir suçluyu bulup, dosyaya sokup, itirafçı yapıp, onu salıp geri kalanına işlem yapıyorlar. Orada dosyada bir suçlu var, MASAK raporu kirli bir kişi var. O da Melih Gökçek artığı birisi. Kendi pisliği eliyle Mansur Yavaş’a kara çalmaya çalışan bir kumpas kurmuş durumdalar orada yani. Dosyanın o detaylarına hep hakimim, takip ediyorum.”

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 8 suçlu Türkiye’ye getirildi

Yerlikaya, NSosyal’deki hesabından yaptığı açıklamada, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan O.A, S.Ö, Y.İ, A.A, H.D, T.T. ve ulusal seviyede aranan S.B. ile H.E’nin yakalanıp Türkiye’ye iadelerinin sağlandığını belirtti.

Yerlikaya, NSosyal’deki hesabından yaptığı açıklamada, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan O.A, S.Ö, Y.İ, A.A, H.D, T.T. ve ulusal seviyede aranan S.B. ile H.E’nin yakalanıp Türkiye’ye iadelerinin sağlandığını belirtti.

Forbes’ten milyarderler listesi: Türkiye’nin en zengin iş insanları

Forbes dergisi, 2025 Türkiye’nin en zengin isimleri listesi açıklandı.

Listenin zirvesinde bu yıl da değişiklik yaşanmadı. Yıldız Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, 5.4 milyar dolarlık servetiyle bir kez daha “Türkiye’nin en zengin kişisi” unvanını elinde tuttu.

İnşaat ve enerji sektörlerindeki yatırımları yapan Şaban Cemil Kazancı, servetini 4.5 milyar dolara çıkararak listenin ikinci sırasına yükseldi. Üçüncü sırada ise Rönesans Holding’in patronu Erman Ilıcak, 3 milyar dolarlık varlığıyla yer aldı.

Koç Holding hissedarı İpek Kıraç, 2.8 milyar dolarlık servetiyle dördüncü sıraya yerleşti. Onu, aynı servetle Enka İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sinan Tara izledi.

Koç Ailesi listede yerini aldı. Semahat Sevim Arsel 2.7 milyar dolar ve Rahmi Koç 2.4 milyar dolar ile ilk 10’da yer aldı. Ayrıca Doğuş Grubu’ndan Ferit Şahenk 2.6 milyar dolar, kız kardeşi Filiz Şahenk 2.4 milyar dolarlık servetleriyle listede dikkat çeken isimler arasında oldu.

ABD merkezli Chobani markasıyla gündeme gelen Hamdi Ulukaya, 2.2 milyar dolarlık servetiyle ilk 10’u tamamladı.

İsrail, gece boyu Gazze’yi bombaladı

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail’in gece boyu devam eden saldırılarında çok sayıda kişi yaralanırken, Gazze’deki Ezher Üniversitesi hedef alındı.

İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un kuzeyinde yer alan Asda bölgesinde yerinden edilmişlerin çadırlarını hedef aldı. Saldırıda çok sayıda Filistinli yaralandı.

İsrail topçu birlikleri de Vadi Gazze’nin doğusunda konuşlanmış zırhlı araçlarından insani yardım bekleyen Filistinlilere ateş açtı. Saldırıda çok sayıda kişi yaralandı.

Gazze kentinde ise İsrail savaş uçakları, Sabra, Cela ve Selasin mahallelerine art arda hava saldırıları düzenledi. Tayaran Kavşağı çevresinde Levh ve Ebu Şaban ailelerine ait binalar hedef alındığı saldırılarda çok sayıda kişi yaralanırken, hedef alınan binalar ve çevredeki evlerde büyük çaplı yıkım meydana geldi.

İsrail uçakları ayrıca, Gazze Şeridi’nin ortasındaki Megazi Kampı’nı da hedef aldı. Saldırıda yaralananlar olurken vatandaşların evlerinde hasar oluştu.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 67 bin 74 Filistinli hayatını kaybetti, 169 bin 430 kişi de yaralandı.

CHP’de ‘Kılıçdaroğlu’ krizi: 10 vekil katılmadı

Cuma gününden bu yana Bolu’da kampta olan CHP TBMM Grubu, 28. Dönem 3. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı’nda partinin yol haritası üzerine çalışıyor.

KILIÇDAROĞLU’NA YAKIN İSİMLER KAMPTA YOK

Toplantıda CHP lideri Özgür Özel’in parti içine yönelik birlik ve beraberlik çağrısı öne çıkarken eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın bazı milletvekillerinin kampa katılmaması dikkatlerden kaçmadı.

Sözcü’nün aktardığına göre Gamze Akkuş İlgezdi, Sevda Erdan Kılıç, Mahir Polat, Hasan Öztürkmen, Hüseyin Yıldız, Deniz Demir, Orhan Sarıbal, Tuncay Özkan, Hasan Ufuk Çakır ve İnan Akgün Alp kampa katılmadı.

Alp ve Yıldız’ın hasta olduğu için kampa katılmadığı öğrenildi.

CHP lideri Özel toplantıda yargı adımları, Kurultay Davası, belediye başkanlarının tutuklanma sürecinden bahsederken ve parti içine birlik beraberlik mesajı verdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da milletvekillerine mektup göndererek, “Şartlar ne olursa olsun değerlerimizden geri adım atmayız” dedi.

CHP’de kurultay iptaline karşı yeni parti hazırlığı iddiası: ‘Adı Ekim olacakmış’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2023 yılındaki 38’nci Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma devam ediyor.

26 Mayıs’ta gerçekleştirilecek kurultay davası öncesi “Ekim” isimli yeni bir siyasi partinin kurulmasının gündemde olduğu iddia edildi.

Gazeteci Engin Balım’ın iddiası şöyle:

“CHP 38. kurultayının iptali ihtimaline karşı, ekimin 29’unda yeni bir siyasi parti kurulması gündemde. Adı da EKİM olacakmış; EKrem İMamoğlu..”

 

 

İmamoğlu’ndan Sosyalist Enternasyonal’e mesaj

81 ülkeden 89 partinin üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ev sahipliğinde İstanbul’da toplandı. İspanya Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sanchez, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Özgür Özel tarafından ağırlandı. Sosyalist Enternasyonal Konsey Toplantısı, Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleştirildi. 23 Mart’tan beri tutuklu olan İBB ve TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da toplantıya, Silivri’den bir mesaj gönderdi. İmamoğlu’nun mesajı, CHP Genel Sekreteri ve Kadın Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke tarafından okundu.

“Türkiye, özgür bir gelecek isteyen gençlerin, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara karşı direnen kadınların, traktörleriyle demokrasi konvoyu oluşturan çiftçilerin, adaletsizliğe karşı hakkını arayan emekçilerin ortak sesiyle yankılanıyor” diyen İmamoğlu, “O ses, Bertolt Brecht’in unutulmaz dizelerini tekrarlıyor: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz… Ve biliyoruz ki; bu sesi çoğaltan, demokraside ısrar eden, adaleti savunan, kalkınma ve sosyal adaleti inşa etme kararlılığını gösteren, daha iyi bir gelecek için omuz omuza mücadele eden milyonlar var oldukça, her şey çok güzel olacak…” şeklinde konuştu.

‘BUNU BAŞARAMAYACAKLAR’

İmamoğlu, Böke tarafından okunan mesajında şunları söyledi:

“Bugün demokrasi, eşitlik ve sosyal adalet, dünyanın dört bir yanında ağır saldırıya uğruyor. Demokrasinin zayıflamasına ve otoriterleşmeye bağışık sanılan ülkelerde dahi, insan hakları ve özgürlükler tehdit altında. Türkiye’de yıllardır süren demokratik gerilemenin son noktası ise, millet iradesinin hiçe sayılması, hukuken dayanaksız gerekçelerle, ben dahil belediye başkanlarımızın ve pek çok yol arkadaşımızın tutuklanmasıdır. Daha dün sabah, yeni bir operasyonla, yine çok sayıda yakın çalışma arkadaşım gözaltına alındı. Belediyemizin hizmetlerine darbe vurarak, halkımızın bize olan inancını sarsmaya çalışıyorlar. Bunu asla başaramayacaklar. İstanbul halkının oylarıyla üç kez seçilmiş bir belediye başkanı ve 23 Mart’ta Türkiye genelinde gerçekleştirilen partimizin ön seçimde 15,5 milyon yurttaşın oyuyla belirlenmiş cumhurbaşkanı adayı olarak, milyonlarla demokrasi ve adalet talebinde buluştuğum için siyasi tutukluyum. Milyonlar bize inandığı ve güvendiği için, yürüttüğümüz mücadele sonucunda iktidar değişiminin yakın olduğu görüldüğü için tutukluyum.”

‘DİPLOMAM HUKUKSUZ BİÇİMDE İPTAL EDİLDİ’

“Demokrasiye açık bir saldırı, millet iradesine yönelik bir darbe girişimi olan bu süreçte üniversite diplomam, hukuksuz biçimde iptal edildi, evime baskın düzenlendi, belediyelerimiz soruşturmalarla kuşatıldı. Bu baskılar, yalnızca beni değil, daha özgür ve adil bir gelecek hayal eden herkesi hedef aldı. Bu saldırı demokrasiye, halkın iradesine ve bir sonraki seçimin adil gerçekleşmesini bugünden engelleme çabasıyla, yarının halk iradesine yönelik bir saldırıdır. Ne özgür ve adil gelecek kararlılığımızı elimizden alabilirler, ne de halkın iradesini zorbalıkla bastırabilirler. Biz, İstanbul’da katılımcı demokrasinin, birleştirici, kapsayıcı, adil, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir kenti birlikte kurmanın mümkün olduğunu gösterdik. Halk da İstanbul’da olanın, Türkiye genelinde yaşanmasını istediğini açıkça ortaya koydu. 2024 yerel seçimlerinde, CHP’nin birinci parti olması, 19 Mart’tan bu yana meydanları boş bırakmayan milyonlar… Hükümetin korktuğu işte bu; yenilikçi siyaset anlayışımız ve yaklaşan iktidarımız.”

“Küresel olarak, büyük dönüşümlerin gerçekleştiği bir çağdayız. Karşımızda tarihi bir dönüm noktası var… Bu dönüm noktasında geleceğin haritasını çizenler belli: Gençler, kadınlar, emekçiler, üretenler; yani halk, yani bizleriz… İhtiyaç duyduğumuz şeyi, bugün Sosyalist Enternasyonal’in Konsey toplantısının başlığında da Türkiye’nin dört bir tarafında da görüyoruz. Türkiye, özgür bir gelecek isteyen gençlerin, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara karşı direnen kadınların, traktörleriyle demokrasi konvoyu oluşturan çiftçilerin, adaletsizliğe karşı hakkını arayan emekçilerin ortak sesiyle yankılanıyor. O ses, Bertolt Brecht’in unutulmaz dizelerini tekrarlıyor: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz… Ve biliyoruz ki; bu sesi çoğaltan, demokraside ısrar eden, adaleti savunan, kalkınma ve sosyal adaleti inşa etme kararlılığını gösteren, daha iyi bir gelecek için omuz omuza mücadele eden milyonlar var oldukça, her şey çok güzel olacak…”

‘Yunus Emre Vakfı’ndaki 61 ihalede 43 milyon TL yolsuzluk tespit ettik’

Türk dil ve kültürünü tanıtmak amacıyla 2007 yılında kurulan ve 66 ülkede faaliyet gösteren “kamu vakfı” niteliğindeki Yunus Emre Vakfı’na bağlı enstitüdeki “naylon fatura” skandalına ilişkin soruşturma sürüyor. Vakfın başkan yardımcılarından olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın, müfettiş raporunun savcılığa gönderilmesinden birkaç gün önce görevlerinden istifa etmişti. Vakıf Başkan Şeref Ateş’in de istifasının ardından firar ettiği öne sürülürken, oğlu Enes Ateş’in de aralarında bulunduğu 9 kişi soruşturma kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmıştı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, şirketin kazandığı 61 ihale sürecinde 43 milyon TL’lik yolsuzluk yapıldığını tespit ettiklerini söyledi.

Yavuzyılmaz’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şu ifadeler yer aldı:

”Organize işler!

AK Parti’nin bir ahtapot gibi sardığı Yunus Emre Vakfı’nda;

Anka Kongre Turizm adlı organizasyon şirketinin 5 ayda kazandığı 61 ihalede yolsuzluk yapıldığını tespit ettik.

Yolsuzluk tutarı: 1.120.038 Dolar
Güncel kur’la: 43.457.000 TL

Dosyada AK Partili bir Bakanın ve MHP’li bir yöneticinin, aile bireylerinin de adı geçiyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu müfettişlerince yapılan soruşturmaya göre

İhalelerin satın alma dosyalarının baştan sona uydurma veya kurgulanmış olduğu,

teklif süreçlerinin göstermelik yürütüldüğü,

Piyasa araştırmalarının gerçekçi olmadığı,

Alım süreçlerinin belirli bir firmanın lehine olacak şekilde yürütüldüğü,

5 ayda 61 ihaleyi kazanan firmanın tek bir çalışanının olduğu, ofisinin Sanal Ofis olduğu,

Aynı kişiye ait şirketlerin aynı ihaleye teklif verdiği, ihaleye giren üçüncü firmaların adına sahte teklif belgeleri düzenlendiği,

İhale süreçlerinin manüple edildiği,

Haksız kazanç sağlandığı,  Satın alma süreçlerine fesat karıştırıldığı,

Sahte hizmet ifa tutanakları düzenlendiği,

Vakıf kaynaklarının bilinçli ve sistematik zarara uğratıldığı,

Bu doğrultuda satın alma evraklarında ve banka ödeme talimatlarında imzası bulunan kişiler ve şirket yetkilisinin, kendileri ve/veya başkalarının lehine menfaat temin ettikleri,

Tespit ediliyor. Satın alma onay belgeleri ve piyasa araştırma tutanaklarında imzası olanlar

Enstitü Başkanı Şeref Ateş (kaçak)
Başkan Yrd. Rahmi Göktaş (serbest)
Daire Başkanı Murat Çakır (tutuklu)

Ayrıca bu kişiler satın alma komisyonunda da yer alıyor. Vakıftan şirkete banka ödeme talimatlarını verenler
Enstitü Başkanı Şeref Ateş (kaçak)
Başkan Yrd. Kutalmış Yalçın (serbest)
Daire Başkanı Safiye Yurduseven (tutuklu)

Kaynak: Soruşturma Dosyası, İhale Tablosu, Satın alma onay belgesi örneği, Piyasa araştırma tutanağı örneği, Satın alma komisyonu örneği, Banka havale talimatı örneği”

Ergenekon davasının ilk mahkeme başkanı Köksal Şengün hayatını kaybetti

Ergenekon davaları sırasında istanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olan Şengün, aralarında Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan gibi isimlerin bulunduğu sanıklar hakkındaki tutukluluğun devamı kararlarına muhalefet etmesiyle gündeme gelmişti. Şengün, daha sonra dönemin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından önce Bolu’ya sürülmüş, ardından Düzce’ye tayin edilince emekliliğini istemişti.

Perşembe günü hayatını kaybeden Şengün’ün, memleketi Trabzon’un Sürmene’de bulunan Baştımar Köyü’nde defnedildiği öğrenildi.

Kırmızı bültenle aranan 3 kişi Türkiye’ye getirildi

Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 3 suçluyu daha ülkeye getirdiklerini belirterek, “Bizden kaçamayacaklar. Bu kabine dönemimizde 337 suçlunun ülkemize iadesini sağladık.” ifadesini kullandı.

Operasyonların, Adalet Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol-Europol Daire Başkanlığı koordinesinde yürütüldüğü bilgisini veren Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma, sağlama’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan Ç.A. isimli şahsın Almanya’da, ‘reşit olmayan kişiye cinsel saldırı’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.D.Ç. isimli şahıs Hırvatistan’da, ‘uyuşturucu ve uyarıcı madde ithal etmek’ suçundan ulusal seviyede aranan H.D. isimli şahıs ise Almanya’da yakalanarak ülkemize iadeleri sağlandı. Hangi bültenle aranırsa aransın, hangi ülkeye kaçmış olursa olsun organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini tek tek yakalayıp ülkemize geri getireceğiz. Türk polisinden kaçamayacaklar. Adalet Bakanlığımız ile operasyonda görev alan bakanlık çalışanlarına teşekkür ediyorum. İnterpol-Europol Daire Başkanlığımız ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzü tebrik ediyorum.”

Meteoroloji’den sağanak yağış uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 24 Mayıs 2025 Cumartesi günü için hava durumu raporunu yayınladı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahminlere göre; yurdun genelinin parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra Konya, Kastamonu ve Hakkari çevreleri ile Isparta’nın güney ve doğu, Karaman’ın batı ve Van’ın doğu ilçelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmekte olan hava sıcaklıklarının artmaya devam etmesi bekleniyor.

Rüzgarın genellikle güneyli, yurdun doğu kesimlerinde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Yurdun batı kesimlerinde toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BALIKESİR °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

EDİRNE °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Öğle saatlerinden sonra bölgede toz taşınımı bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

DENİZLİ °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

MUĞLA °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı, batısının yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Isparta’nın güney ve doğu ilçelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin batı kesimlerinde öğle saatlerinden sonra toz taşınımı bekleniyor.

ADANA °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

HATAY °C, 31°C

Az bulutlu ve açık

ISPARTA °C, 30°C

Az bulutlu, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra güney ve doğu ilçeleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, zamanla güneybatı kesimleri yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Konya çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

KONYA °C, 31°C

Parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

NEVŞEHİR °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Kastamonu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 27°C

Parçalı ve az bulutlu

KASTAMONU °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde, yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİNOP °C, 24°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde yer yer çok bulutlu iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 26°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA ve DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

RİZE °C, 23°C

Parçalı ve az bulutlu

SAMSUN °C, 23°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 22°C

Parçalı ve az bulutlu

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, doğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Hakkari çevreleri ile Van’ın doğu ilçelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 23°C

Parçalı bulutlu

KARS °C, 21°C

Parçalı bulutlu

MALATYA °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 20°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra doğu ilçeleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

SİİRT °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

Türk sularına giren Yunan botlarıyla ilgili Dışişleri’nden ilk açıklama

Yunanistan tarafından Ege Denizi’nde gerçekleştirilen karasuyu ihlallerinin ardından açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı kaynakları, iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

T24’ün haberine göre kaynaklar şu ifadelerde bulundu:

“Son günlerde Yunanistan tarafından Ege Denizi’nde gerçekleştirilen karasuyu ihlalleriyle ilgili tepkimiz Yunanistan makamlarına her düzeyde ve en güçlü şekilde iletilmiştir.

Bu tip hadiselerde izlenen diplomatik prosedür bellidir ve senelerdir harfiyen yerine getirilmektedir.

İhlallerin ardından gerekli girişimlerin yapılmadığına dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.”

İsrail Beyrut’u vurdu

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, Dahiye’deki bir noktaya üç kez saldırı düzenlendi.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada da, “ İsrail ordusu şu anda Beyrut’a saldırılar düzenliyor.” ifadelerine yer verildi.

Lübnan makamlarından saldırıda yer alan ya da ölen olup olmadığına dair henüz bilgi paylaşılmadı.

Eski belediye başkanı ve 14 yakınının mal varlıklarına el konuldu

Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü rüşvet soruşturması kapsamında geçen yıl gözaltına alınıp daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan eski Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ile aralarında eski belediye çalışanlarının da olduğu 14 yakınının adreslerine Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde operasyon düzenlendi.

Yapılan aramalarda dijital materyaller, yüklü miktarda döviz ve altın ile ruhsatsız tabancalar ele geçirildi. Aramaların ardından Beyoğlu ve 14 şüpheli gözaltına aldı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakıldı. Aramalarda ele geçirilen yüklü miktardaki döviz ve altın ile şüphelilerin üzerlerine kayıtlı taşınmazlara tedbiren el konuldu. (DHA)

Cemaatler öğrenci avına çıktı! CHP’li Öztürkmen: MEB kaç okulu tahsis etti?

Öztürkmen’in TBMM’de yaptığı açıklama şöyle:

“Yaz tatiline girişle birlikte cemaatlere bağlı vakıf ve dernekler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) okullarına adeta üşüştü.

Hemen hemen tüm illerden cemaatlerin MEB okullarında “yaz okulu” adı altında kurslar başlattığına yönelik haberler geliyor.

Geçen hafta Gaziantep’te 315 devlet okulunun, yaz dönemi için Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu TÜGVA’ya tahsis edildiği ortaya çıkmıştı. Kuran ve ibadet dersleri verilecek olan bu kursların tüm giderinin de MEB tarafından karşılanacağı öğrenilmişti.

Şimdi de Nur Cemaati’nin “Yazıcılar” kolunun vakfı olarak bilinen “Hayrat Vakfı”nın birçok ilde yaz okulu açtığı bilgileri geldi. Vakfın sosyal medya paylaşımlarında, yaz okullarının Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile imzalanan bir protokol çerçevesinde açıldığı anlaşılıyor.

TÜGVA ve Hayrat Vakfı’nın yanı sıra Vahdet İnsani Yardım Derneği, Babusselam Vakfı ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı da yaz okulu için öğrenci topluyor.

MEB’in tarikat ve cemaatlere bağlı vakıflarla yaptığı protokoller çerçevesinde açılan bu yaz okulları endişe verici sayılara doğru gidiyor.

Bu girişimler, çağdaş, bilimsel ve laik eğitimi tehdit eden, siyasi propaganda ve ideolojik istismara zemin hazırlıyor.

MEB, tüm illerde devlete ait hangi okulların yaz dönemi için hangi vakıf ve derneklere tahsis ettiğini, hangi kurumlarla hangi şartlar altında protokol imzaladığını açıklamalıdır.”

💾

Öztürkmen'in TBMM’de yaptığı açıklama şöyle:

Yunan sahil güvenlik unsurlarına direnen İlker Reis anlattı: ‘Öldürmek için yaptılar’

Özdemir, 12 metrelik “Kızıl Elma” adlı teknesiyle balık avlamak için “Zürafa Kayalıkları” açıklarında yaşanan olayı anlattı.

Oğlu Efe Özdemir ile avlandıklarını belirten Özdemir, şöyle konuştu:

“Biz, kendi kara sularımızda avlanırken bu duruma getirildik. Kasıtlıydı, öldürmek için yaptılar. Allah korudu. Dikmeler olmasa kamara yatmıştı üzerimize. Görmedik, bir tur döndüler, ikinciye döndüler, ‘Giderler’ diye düşündük. Çünkü bulunduğumuz alan, çok alakasız bir yer. Yunan adasından 11,5 mil uzaktaydık. O rahatlıkla çalışıyorduk. Efe, son anda vurduğunu kayıt altına almış. Gördük, ondan sonra her şey çöktü. Batmayı engelledik. Sahil Güvenliği aradık. Sahil Güvenlik ekipleri, 17-18 dakika içinde ulaştılar. Vurup kaçtılar, 1-2 dakika batmamızı beklediler. Sonra uzaklaştılar. Kötü şeyler yaşadık maalesef, üzgünüz.”

Özdemir, teknesinin büyük hasar aldığını dile getirdi.

‘KENDİ SULARIMIZDA BUNA CÜRET ETMELERİ…’

Kamaranın koptuğunu, zayiatın çok büyük olduğunu anlatan Özdemir, “Her yara kapanır. Önemli olan, bundan sonrası için bir şeyler yapmak. Kendi sularımızda buna cüret etmeleri… Kayıtlarda var, hiçbir şekilde bağlantımız yok. Direkt bize temasla batırmak istediler. Onlarda da zarar var, biz onun görüntülerini verdik. Şaşkınız.” dedi.

Özdemir, olay sırasında camların kırıldığını ifade ederek, cam kırıklarının oğlunda ve kendisinde yaralara yol açtığını da sözlerine ekledi.

Dün Yunan sahil güvenlik unsurları, botlarıyla Özdemir’in teknesine çarparak hasar vermiş, bölgeye gelen Sahil Güvenlik ekiplerince tekne, 2 Sahil Güvenlik Botu’na yedeklenerek karaya çıkarılmıştı.

💾

Özdemir, 12 metrelik "Kızıl Elma" adlı teknesiyle balık avlamak için "Zürafa Kayalıkları" açıklarında yaşanan olayı anlattı.

ROK havalimanını birbirine kattı! ‘Beyinsiz, küçük zekalı, p…venk!’

Boşandığı eşi Nagehan Alçı’yı tehditleriyle gündemden düşmeyen Rasim Ozan Kütahyalı İstanbul Havalimanı’nı birbirine kattı.

MedyaRadar’ın muhabiri Ercan Öztürk, Rasim Ozan Kütahyalı’nın THY personeline nasıl ağza alınmayacak hakaretler savurduğunu şöyle anlattı:

Turizmci arkadaşım, eşi ve bir arkadaşıyla 4 Mayıs 2024, saat 04:30 sularında CIP’e geldiklerinde bir kişinin görevlilerle tartıştığını görmüşler. Bir süre bekledikten sonra tartışan kişinin Rasim Ozan Kütahyalı olduğunu fark etmişler. Yanlarında eşleri olduğu için çok da olaya müdahale etmek istememişler.

Ayakta durmakta güçlük çeken ROK, Business Class uçak bileti ile Elite kart sahiplerinin kullandığı CIP’e giremeyince ilk olarak ‘Ben Rasim Ozan Kütahyalı’yım. Beni buradan içeri alacaksınız. Arapları içeri alıyorsunuz, Türklere kapıları kapatıyorsunuz’ diye bağırmaya başlamış..

ROK bu tehditleri savururken THY personeli sakinliğini koruyup ‘CIP’e ancak Elite kart sahipleri ve Business biletle uçanları alıyoruz. Dil, din, ırk ayrımı yapmıyoruz. Kimseye ayrıcalık yapamıyoruz’ karşılığını verdi.

‘SALAK, KÜÇÜK ZEKALI…’

Bunun üzerine daha da sinirlenen ROK, ‘’Beni buraya almayan o yetkiliniz Türkiye’ye manşet olacak. İstersen son kez uyar. Son kez uyar. Ona göre evet desin.. Ben kardeşim şuyum desin. Ben yiğit adamım desin. Türkiye’ye manşet olmak istiyorum desin. Ondan sonra da ben buradan gideceğim. Son kez uyar. Salak, küçük zekalı.. Tam beyinsizdir o… O anladığım kadarıyla bir şey olmayacağını düşünüyor.’’

‘BU PE…VENK…’

THY personeli sakinliğini korudukça Rasim Ozan Kütahyalı hakaret dozajını arttırmaya devam etmiş. Elindeki telefonda uçak biletini gösterip, ‘Bu saatte buranın sorumlusuna diyorum bak. Bu pe..venk bunu ödeyecek. Sakın bu salak amirlerinizi örnek almayın. Bakın şimdi o arkadaşın başına neler gelecek. Hiyerarşiyi bilmiyor’’ diyerek hakaretlere, tehditlere devam etmiş.

‘SARHOŞU KİM CİDDİYE ALIR?’

Ayakta durmakta güçlük çeken ROK, yalnız da değilmiş.

ROK’un THY personeline hakaret ve küfürleri tam 30 dakika kadar sürmüş. Sürekli olarak elindeki telefonla birilerini arayıp mesajlar çekmiş ancak kimse onu ciddiye almamış. Gerçi ciddiye alınacak saatte de değilmiş. Sabahın 05:00’nde CIP’e alınmadığı için THY personeline hakaretler yağdıran sarhoşu kim ciddiye alırdı?

Tüm bunlar yaşanırken CIP girişinde sırada bekleyen yolcular hep birlikte tepki gösterince ROK ve arkadaşı CIP’ten ayrılmak zorunda kalmışlar. Turizmci arkadaşla konuştuktan sonra yanında bulunan diğer arkadaşımı aradım. O da bire bir aynı şeyleri anlattı.’

Falez katliamı! Sahiller paramparça!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından doğal sit alanı ilan edilen Antalya’nın Muratpaşa ilçesi sınırlarındaki Muratpaşa-Konyaaltı Falezleri’nin Lara bölümünde, La’vera Hotel inşaatında asansör yapımı için oyuldu.

Akdeniz Gerçek Gazetesi’nin haberine göre Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO)  Antalya Şube Başkanı Serter Kocababa ile Kuşaktan Kuşağa Antalyalılar Derneği (KANTDER) Başkanı Bülent Kantarcılar,  Falezler’in imar ve rant için yok edilmesini kınarken, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’dan açıklama geldi.

KİM SORUMLU?

Bakanlığın Muratpaşa Belediyesi’ne ‘kaçak’ bildiriminde bulunduğu bütün yerlerle ilgili gerekli işlemlerin yapıldığını savunan Başkan Uysal, böyle bir bildirim olmadığı taktirde Bakanlıkça verilen ön izin veya izinlerin özellikle falez sahil bandında ne gibi sonuçlara neden olduğunu denetlemenin İl Müdürlüğü’nün yükümlülüğünde olduğunu ifade etti.

Konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Akdeniz Manşet yazarı Mehmet Talay, falezlerin yalnızca La’vera Hotel değil, falez bandı üzerinde bulunan otellerin çoğu tarafından ranta açıldığını belirtti.

KAMUSAL ALAN RANTA AÇILIYOR

Talay’ın ‘sahiller paramparça’ başlıklı yazısındaki ilgili bölüm şöyle:

“Onlar da falezlerin üzerine, tam sıfır noktaya yüzme havuzu ve güneşlenme terası yapıvermiş…

Falezleri delik deşik ederek kendilerine rant alanı yaratan sadece bu oteller değil.

“Ramada Otel’den başlayarak Talya, The Marmara, Bilem Otel’den” tutun da falez bandı üzerinde bulunan hemen her otel falezlerde kendine münhasır alan yaratarak rantını yükseltme çabasında…

Kısacası; doğal sit alanı olarak ilan edilen ve dünyanın az yerinde görülen coğrafya harikası falezler bir KAMUSAL ALANDIR.

Ve bu alan paramparça edilerek özel şirketlere rant sağlayan alana dönüşmüş durumda…

Anayasanın 43. Maddesi “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” der.

Yine Kıyı Kenar kanununun 5. maddesi, “Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir” der.

Şimdi, birisi bana sahillerin paramparça edilmesindeki “kamu yararını” göstersin bakalım…

Görünen o ki, ne anayasa ne de kanunlar otel sahiplerinin umurunda değil.”

Mehmet Şimşek evine 60 bin liralık mangal mı aldı?

Hazine ve Maliye Bakanlığı, gazeteci Deniz Zeyrek’in Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in evine 60 bin TL’ye mangal aldığına ilişkin haberine dair açıklama yaptı. Bakanlığın açıklamasında şu ifadeler kullandı:

”Bir gazetecinin, “Bakan Mehmet Şimşek evine 60 bin TL’ye mangal aldı” iddiası gerçek dışıdır. Kamuoyunun bu tarz algı oluşturma gayreti ile ortaya atılan iftiralara itibar etmemesi önemle rica olunur.”

Açıklamanın ardından gazeteci Deniz Zeyrek de sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Zeyrek, ”Sayın Bakan Gölbaşı’ndaki villasına gazetecileri davet ederse belki gerçeği orada göstermesi daha kolay olur :) Alışveriş yaparken taktığı şapka da kendisine çok yakışmış bu arada…” dedi.

AKP’de ’23 Temmuz’ iddiası: Görevden alınabilirler

Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre; son günlerde AKP’deki değişim için tüm gözler 23 Temmuz’da yapılacak MKYK toplantısına çevrilmiş durumda.

Kulislerde, MKYK toplantısından sonra bazı genel başkan yardımcılarının görevden alınacağı öne sürülüyor.

Hatta genel başkan yardımcılarının bir bölümünün odasını toplamaya başladığı ve veda etmeye hazırlandığı ileri sürülüyor.

Görevden alınacağını düşünen bazı genel başkan yardımcılarının parti faaliyetleri ile ilgili planlamalarını da ortaya çıkacak yeni tabloyu dikkate alarak, 23 Temmuz’dan sonraya bıraktığı iddia edildi. MKYK toplantısında, AKP’nin kongre takviminin ele alınacağı belirtilirken, il ve ilçe başkanlıklarında başlayan değişim sürecinin de devam edeceği kaydedildi.

DEĞİŞİM HER KADEMEDE Mİ OLACAK?

Ekimde başlayacak yeni dönemde Meclis grup yönetiminde de bazı değişiklikler olabileceği iddia edilirken, kabinede yeni bir değişimin ise kongre takvimi ile paralel gerçekleyeceği yorumu yapılıyor.

Cumhurbaşkanlığı bürokrasisinde beklenen değişimin de yine kısa süre içinde gerçekleşeceği iddiası konuşuluyor. Bazı politika kurullarının lağvedileceği, başdanışman kadrolarının azaltılacağı da öne sürülüyor.

Uzmanından vatandaşa ‘yıldırım’ uyarısı: Bunları yapıyorsanız şansınız yok

Küresel ısınma nedeniyle son günlerde artan yıldırım düşmesi vakaları, can ve mal kayıplarına neden oluyor. SCÜ Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kartal, yıldırım hakkında uyarılarda bulunurken, açık alanda yıldırıma maruz kalınması durumunda alınacak önlemlerle ilgili bilgi verdi. Yıldırım düşmesi olaylarının arttığını ve iklim değişikliği kaynaklı olduğunu belirten Dr. Kartal, “Özellikle son zamanlarda yıldırım vakalarında ciddi oranda artış olduğunu görüyoruz. Artan yıldırım vakalarının beşeri anlamda insanlara ve diğer canlılara ciddi zararlar verdiğini görüyoruz. Geçmiş yıllarda sürüler halinde yayılan hayvanlara yıldırım çarpması neticesinde öldüğü haberlerini gördük. Günümüzde tarlada çalışan çiftçimizin, çobanlarımızın can kayıplarını görüyoruz. Yıldırım ciddi boyutta açık alanlara sirayet ediyor ve kendisini hissettiriyor. Bundan kaynaklı son zamanlarda can kayıpları oluyor” dedi.

‘ÇÖK VE KAPAN YAPMAMIZ LAZIM’

Yıldırımın bir doğa olayı olduğunu, gerekli tedbirlerin alınması durumunda can ve mal kayıplarının azalacağını söyleyen Dr. Fatih Kartal, şöyle konuştu:

“Özellikle dışarıda, açık alanlarda çalışan insanlarımızın yıldırımlı havalarda dışarıda olmaması lazım. Yıldırımın sadece açık ortamlarda da değil, evlerimizin penceresinin önünden dahi çarpma olasılığı yüksektir. Bunlara dikkat etmemiz lazım. Hava raporlarını ve tahminlerini ciddi oranda takip etmemiz gerekir. Eğer arazide yakalandıysak çök ve kapan yapmamız lazım. Bazı insanlar toprağa yüzüstü yatıyor. Bu doğru bir mantık değildir. Çünkü elektrik yüküne daha çok maruz kalıyor ve ciddi boyutta ölüm riski daha da artıyor. Havanın kötü olduğu durumlarda ağaç altlarına sığınan insanlar, yıldırıma direkt maruz kalıyor. Kapalı ortamlar tercih edilmelidir. Bunların hepsi biraz da o anda telaşa kapılıp ne yapacağımızı bilmemekten kaynaklanıyor. Bu yüzden yıldırıma maruz kaldığımız süre içerisinde kesinlikle hedef küçültüp mümkün mertebede toprakla temasımızı azaltmamız lazım. Topraklama neticesinde vücut o elektriği alıp insanlarda can ve mal kayıplarına sebep olabiliyor.” (DHA)

81 ilde binlerce firari yakalandı!

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından 81 ilde eş zamanlı düzenlenen ‘Çember-19’ operasyonlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. ‘Aranan şahıslara yönelik’ düzenlenen operasyonlarda binlerce firari yakalandı.

Bakan Yerlikaya’nın söz konusu paylaşımı şu şekilde:

“81 ilde son 5 günde “Aranan Şahıslara Yönelik” düzenlenen “ÇEMBER-19” operasyonlarında arama kaydı bulunan 4 bin 466 firari yakalandı! Yakalanan şahısların kaç yıldır arandığı:

0-5 yıldır aranmakta olan 4 bin 436 şahıs,  5-10 yıldır aranmakta olan  19 şahıs, 10 yıl ve üzeri aranmakta olan  11 şahıs “ÇEMBER-19” operasyonlarıyla yakalandı!?

8️⃣1️⃣ ilde son 5️⃣ günde “Aranan Şahıslara Yönelik” düzenlenen “ÇEMBER-19” operasyonlarında arama kaydı bulunan 4️⃣ bin 4️⃣6️⃣6️⃣ firari yakalandı❗

Aziz Milletimizin Bilmesini İsterim ki;
Firari suçluların sokaklarımızda gezmelerine asla izin vermeyeceğiz. Ailelerimizin huzurunu… pic.twitter.com/IfR4ZChTlP

— Ali Yerlikaya (@AliYerlikaya) July 12, 2024

Yakalanan şahısların hangi suçlardan arandığı:

Hırsızlıktan 691 şahıs, dolandırıcılıktan 383 şahıs, yağmadan 159 şahıs, adam öldürmeden 79 şahıs, cinsel suçlardan 116 şahıs, terör suçlarından 85 şahıs, narkotik suçlarından 718 şahıs, KOM (Kaçakçılık, Organize) 434 şahıs olmak üzere, diğer suçlardan yakalananlarla birlikte toplam 4 bin 466 şahıs adalete teslim edildi.

İl jandarma Komutanlıkları, İl Emniyet Müdürlükleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığımızca 81 il genelinde arama kaydı olanlara yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda bu şahıslar; yol aramalarında, ev ve iş yerleri baskınlarında, kimlik kontrollerinde yakalandı.”

Ayhan Bora Kaplan, Süleyman Soylu ve Yüksel Kocaman’la ilgili ne dedi? İddianameden çıkan sır muhbir

ERAY ÇELEBİ/ VERYANSIN TV

Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütü’yle bağlantılı gizli tanık soruşturması kapsamında 6’sı emniyet mensubu 11 kişi hakkında düzenlenen iddianame, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, eski Şube Komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca ve Metehan İlkyaz ile 5 sivil hakkında iddianame düzenlenerek Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

Mahkeme, 11 sanık hakkındaki iddianamenin kabulüne karar verdi.

İddianamede, polis sanıkların, “Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması aşamasında hakkında gizli tanıklık kararı dahi alınmadan önce tüm soruşturma süreci boyunca görev ve yetkileri olmadığı halde koruyucu tavır takındıkları, yönlendirdikleri” iddia edildi.

İlk duruşma tarihi 18 Temmuz olarak belirlenirken, Veryansın Tv “gizli tanık” iddianamesine ulaştı.

İddianamede, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bulunan ve şüpheli Şevket Demircan tarafından oluşturulduğu iddia edilen odada yapılan görüşmeye yer verildi.

İYİ PARTİLİ KADIN MUHBİR

Hapsi istenen üst düzey emniyet mensupları Şevket Demircan, Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ile “açık kimliği bilinmeyen bir kadın” arasında yapılan görüşmede, Süleyman Soylu’dan yargıdaki rüşvet ağı iddialarına, Ayhan Bora Kaplan’ın işlediği suçlardan gömülü silahlara kadar çok çarpıcı iddialar yer alıyor.

Ayhan Bora Kaplan’ın gözaltına alındığı ilk operasyondan kısa bir süre sonra yapılan görüşmede, söz konusu kadının emniyetin örgüt içerisindeki ‘muhbir’i olduğu anlaşılıyor.

Ses kayıt tutanaklarına göre polislerden biri “Levent’i (Levent Çiçek- Dayı Levent) aldığımız zaman senle tekrar görüşeceğiz zaten. Artık muhbirimizsin tamam, sıkıntı yok.” ifadelerini kullanıyor.

‘SOYLU GİTSE AYHAN GÜMLEYECEK DEDİK’

Siyasi kimliğini “Ben İYİ Partiliyim” diye tanımlayan muhbir, adı sık sık Ayhan Bora Kaplan dosyasıyla gündeme gelen eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

“O kadar yıllardır ya ben diyordum ama “Bu Soylu bi’ gitse Ayhan gümleyecek” dedik.“

‘SOYLU GİTTİ, AYHAN ALINDI’

Ses tapesinde “A” olarak kodlanan muhbir, Kaplan’ın Soylu gittiği için alındığını, Kaplan’ın gözaltına alınacağı bilgisinin Soylu’nun vermiş olabileceğini iddia ediyor.

Muhbirin(A) polislerle (B ve C) diyaloğu şöyle:

A- Aslında var ya Ayhan’ı alınca bir- iki gün sosyal medyaya yansıtmasaydılar polisler.
C- Hımm..
A- Bunların hepsini kuş gibi alırdınız. Bunlar Ayhan alındığında… Çünkü hepsi bir şirket. Şimdi birisi, birisini öldürüyor ya o üç kişiyle öldürüyor. eeee… Biliyor ki ha… Neden alındı? Süleyman Soylu gitti, onun için alındı. Yani alınma… Alınacak diye biliyorlardı. Zaten Ayhan’ın alınacağı duyurulmuştu.
C- Önceden?
A- Evet ama şöyle duyurulmuştu. Herhalde Süleyman Soylu filan demiş olabilir. eee… Süleyman Soylu nasıl gidince Ayhan alınacak, Süleyman Soylu gitti ya dediler aha yarın bir gün alınır bu dediler. Aynen öyle.
C- Haa…

‘SOYLU’ İDDİASI: ‘ASIL BAŞ O’

Kadın muhbir Ayhan Bora Kaplan örgütünün asıl başının Soylu olduğunu iddia ederek, “O kadar olaylar örtbas edildi, yapılmamalıydı. Ekmek parasına muhtaçken adam kaç trilyonluk oldu. Özel uçaklarla gidiyor… Yazık günah değil mi ya? Herkesin annesi, babası, çocuğu var ya… Neden Süleyman alınma… Soylu alınmadı o zaman? Değil mi? Asıl baş o. Sadık(Soylu), Sadık demiş ya “Evet, ben hepsini TRT’nin önüne çağırdım’ diye. Allahım yarabbi, bu da çok komik…”  diye konuşuyor.

‘AYHAN’IN ADAMLARI KOCAMANLAR, YANİ YÜKSEL…’

Muhbirin görüşmenin ilerleyen dakikalarında ise Ayhan Bora Kaplan’ın lüks bir villa ve otomobil hediye ettiği iddia edilen Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman’a değinerek, “Ayhan’ın adamları Kocamanlar yani Yüksel. Yüksel Kocaman işte Soylu…” ifadelerini kullanması dikkat çekiyor.

‘500 MİLYAR GETİR TAHLİYE ALAYIM DEDİ’

Ses tapesine “yargıdaki rüşvet ağı” iddiaları da yansıdı. Muhbir, Ayhan Bora Kaplan’ın yargıdaki işlerini çözdüğü belirtilen Dubai’ye kaçan avukatı Cengiz Haliç’in müvekkillerini Yüksel Kocaman’a verdiği parayla çıkarttığını öne sürdü. Ayhan Bora Kaplan’la ilişkili olduğu belirtilen “Dayı Levent” lakaplı Levent Çiçek’in kendisine “500 milyar getir, Yüksel Kocaman’dan tahliye alayım” dediğini iddia etti.

Söz konusu ifadeler ses kaydına şöyle yansıdı:

A-  Cengiz Halici(Haliç) var ya…
C- hıı…
A- Kırka çarpar yüze böler. Her müvekkilini Yüksel Kocaman’la parayla çıkarttı.
B- Tamam, tamam anladım. (Arka planda telefonla başkasıyla konuşuyor.)
A- Ben bi’ kere şahittim. Levent içeri alınmıştı. Bana dedi ki “500 milyar getir Yüksel Koca’dan(Kocaman) tahliye alayım” dedi.
B- Normal bir şey o yaa…
A- Normal bir şey mi? Savcılıktan tahliye…
B- Yani normal derken şunu kastediyorum. Türkiye gündeminde olan şeyler bunlar.

‘AYHAN, SERKAN AKBABA’YI CENGİZ’E ÇIKARTTIRDI’

Muhbir, kasten öldürme ve yaralama suçlarından kırmızı bültenle aranan ve Almanya’nın Mannheim şehrinde yakalanarak Türkiye’ye getirilen Serkan Akbaba’nın Cengiz Haliç yoluyla Yargıtay’dan işinin çözüldüğü iddiasında bulunarak şunları söyledi:

“Serkan Akbaba oğlu bi’ tokat atıldı diye Bodrum’dan oraya gitti koşa koşa. Orada şeyi…. Cinayet çıktı. Kaç kişiyi öldürdü, öldü. Adam otuz yıl aldı gitti kırmızı bültenle aranıyordu. Almanya’ya kaçtı. Ayhan işini çözdü, getirdi Cengiz’e çıkarttırdı. Bu nasıl cinayetten işini çözdü çıktı? Kesilmiş cezan var. Yargıtay’a yolladılar. İşini çözdü bunu Ankara hep biliyor gayrimeşru…”

‘HASTANE ALDI’ İDDİASI… SİNCAN’DA GÖMÜLÜ SİLAHLAR…

İsmi iddianamede açıklanmayan kadın şahıs, Ayhan Bora Kaplan’ın Ankara’da bulunan Medisun Hastanesi’ni satın aldığını ve halihazırda satmaya çalıştığını, Levent Çiçek’in Ankara’nın Sincan ilçesine bağlı Ahi Evran Mahallesi’nde silah deposu olduğunu, ilk gün Kaplan’la birlikte gözaltına alınan ancak daha sonra serbest bırakılan Hıncal Alper Tansu’nun Kaplan’ın sağ kolu olduğunu iddia etti.

NE OLMUŞTU?

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yaptığı operasyonun ardından örgütün iki numarası Serdar Sertçelik’in gizli tanık yapıldığı, elektronik kelepçe takılıyken de önce bir restoranda tabancayla vurulduğu sonra da yurt dışına kaçtığı ortaya çıkmıştı.

Kendisini dosyanın gizli tanığı olduğunu belirten Sertçelik, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün

AKP’ye kumpas kurduğunu öne sürmüş, Emniyet mensuplarıyla yaptığı görüşmelerin ses kaydını yayılamıştı.

Sertçelik, polislerin ifadesine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, eski Adalet Bakanları Bekir Bozdağ ve Abdülhamit Gül, AKP Milletvekili Mücahit Aslan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve Sadık Soylu’nun isimlerini eklemesini istediklerini iddia etmişti.

Sertçelik dışında Soylu ve Kocaman’ın ismini veren bir tanığın daha iddianameye girmesi dikkat çekti.

 

 

Irak’ın kuzeyine hava harekatı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyine düzenlenen hava harekatında, bölücü terör örgütünce kullanılan, içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak, depo ve tesislerden oluşan 37 hedefin imha edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirerek, Irak’ın kuzeyinden halka ve güvenlik güçlerine yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğini sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa hakkı kapsamında, Metina, Gara, Hakurk, Kandil ve Asos bölgelerindeki terörist hedeflerine hava harekatı düzenlendiği belirtildi.

Harekatla, bölücü terör örgütü tarafından kullanılan ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak, depo ve tesislerden oluşan 37 hedefin imha edildiği aktarılan açıklamada, harekatta azami oranda yerli ve milli mühimmat kullanılarak çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiği kaydedildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Asil milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için terörle mücadeleye son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir. Bu harekat sırasında masum insanların, dost unsurların, tarihi ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmıştır.”

AFAD açıkladı: Adıyaman’da deprem

Adıyaman’da 3.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre 3 Temmuz 2024 saat 20.02’de Adıyaman’ın Sincik ilçesinde deprem oldu.

Depremin büyüklüğü 3.8 olarak belirlenirken, deprem yerin 7,25 km derinliğinde gerçekleşti.

Dilan Polat için istenen ceza belli oldu

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında kara para akladığı iddiasıyla 8 aydır tutuklu bulunan Dilan ve Engin Polat çifti iddianame düzenlendi.

27 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Habertürk’ten Halil Sadri Yılmaz’ın haberine göre Başsavcılık, Engin ve Dilan Polat’ın da aralarında bulunduğu 16 şüpheli için 3 ayrı suçtan 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

SORUŞTURMA TAMAMLANDI

Sosyal medya fenomeni Dilan ve Engin Polat geçtiğimiz Kasım ayında tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu’nda görevli Cumhuriyet Savcısı Ahmet Çolak, yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.

İDDİANAMEDEKİ SUÇLAR

Başsavcılık Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 16 şüpheli için “Örgüt yapısı içinde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “Suç örgütü kurma ve üye olma” ve “Yasadışı Bahis” suçlarından 13 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK

Hazırlanan iddianame Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianame kabul edilirse sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

İliç komisyonu karıştı: ‘Murat Kurum asli kusurlu’

TBMM İliç Kazasını Araştırma Komisyonu 12. toplantısında Hacettepe ve Dokuz Eylül üniversitesinden akademisyenler sunum yaptı.

Anka’nın haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 2021 yılında şirketin kapasite artışına “ÇED olumlu” kararı verdiği hatırlatarak, faciadan sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinin “asli kusurlu” bulunması nedeniyle komisyonda dinlenmesini talep etti.

Komisyona talebini ilişkin dilekçe sunan Yavuzyılmaz, ayrıca maden faciasında hayatını kaybeden 9 işçinin de ailelerinin dinlenilmesini de istedi. Komisyon’da AKP ve MHP’li komisyon üyeleri Yavuzyılmaz’ın talebine “Siyasi şov yapma” tepkisi verdi.

Yavuzyılmaz, “Şov yapmak Murat Kurum’u tekrar çevre Bakanı olarak atamaktır.” dedi. AKP’li ve MHP’li vekiller ise “Sana mı soracağız?” diye karşılık verdi.

Yavuzyılmaz, vekillere “Murat Kurum’un çağırılması gerekiyor. Siz de sorsanıza aynı kaygı niye siz de yok. Dönemin Çevre Bakanının buraya gelip gelmemesi ile ilgili bir kaygınız var mı?” diye sordu.

💾

TBMM İliç Kazasını Araştırma Komisyonu 12. toplantısında Hacettepe ve Dokuz Eylül üniversitesinden akademisyenler sunum yaptı.

Bir sigara grubuna daha dev zam

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla sigaradan alınan ÖTV miktarı 6 aylık YİÜFE olan 19.49 oranında otomatik artırıldı. Sigara grupları yeni zamları açıklamaya başladı.

Buna göre ise 4 Temmuz 2024 tarihinden itibaren güncel sigara fiyatları da belli oldu.

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar, güncel fiyat listesini sosyal medya hesabından paylaştı.

EN DÜŞÜK SİGARA FİYATI 67 TL OLDU

Zammın ardından bir sigara grubunun güncel fiyatları şu şekilde oldu:

Ve sigara zamı başladı JTİ gurubuna #ZamGeldi pic.twitter.com/pjDzozZEaf

— EROL DÜNDAR () (TBYD BAŞKANI) (@DundarErol_) July 3, 2024

 

Biden yarıştan çekilebilir

ABD’de 81’lik başkan Biden ile 78’lik bir önceki başkan Donald Trump’ın yarıştığı 5 Kasım’daki seçimlerden önce ilk başkanlık münazarası geçen hafta gerçekleşti. Biden, münazarada agresif ve özgüvenli Trump karşısında cümleleri karıştırmış, unutmuş, ara ara mırıldanarak konuşmuş, böylece yaşına dair endişeleri haklı çıkarmıştı.

Seçime dört ay kala Biden’ın kötü performansı Demokrat Parti’de ve seçmenlerde paniğe yol açmıştı. Öyle ki ABD’nin prestijli gazeteleri, Biden’ın kampanya bağışçıları ve kaygılı Demokratlar Biden’ı başkanlık yarışından çekilmeye çağırmıştı.

Bu çağrılara direnen Biden’ın umudu azalmış görünüyor.

Diken’in The New York Times’dan aktardığı habere göre Biden, yakın çevresine gelecek günlerde de seçmenleri başkanlığa hazır olduğuna ikna edemezse adaylığının süremeyebileceğini bildiğini söyledi.

Biden’ın adaylıktan çekilmesi halinde başkan yardımcısı Kamala Harris’in aday gösterilmesi bekleniyor.

Adaylık ihtimali olan diğer isimlerse şöyle:

  • Michigan Valisi Gretchen Whitmer
  • Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg
  • Pennsylvania Valisi Josh Shapiro
  • Georgia Senatörü Raphael G. Warnock

Aziz Yıldırım’dan ‘FETÖ’ mesajı: Büyük bir tehlike geliyor

Sarı-lacivertli kulübün eski başkanı Aziz Yıldırım, “3 Temmuz”a ilişkin bir yazılı açıklama yayımladı. “Özelde Fenerbahçe’yi topyekün ele geçirerek yönetmek, büyük camialar arasında onarılmaz fay hatları yaratarak sürekli bir çatışma ortamı oluşturmak ve genelde ise emperyal güçlerin ülkemizi de içine alan işgal alanını genişletmeyi amaçlayan alçak terör örgütü FETÖ’nün, Sarı Lacivert Duvar’a çarpmasının ve ilk kez geri çekilmek zorunda kalmasının üzerinden tam 13 yıl geçti” diyerek sözlerine başlayan Yıldırım, “13 yıl önce, bugün, sabah saatlerinde, aynı sezonda 5 branşta şampiyon olmanın verdiği gurur ve onurla uyanıp, Sapanca’da mücadele eden kürek takımımızın yarışlarını izlemeye gitmek için hazırlandığımız sıralarda, FETÖ’nün aparatı olan yargı mensuplarının talimatları ile yönlendirilen FETÖCÜ polisler tarafından, düzmece birçok iddia gerekçe gösterilerek evlerimizde göz altına alındık. Bu sürece dair çok şey yazıldı çizildi, hakkımızda yargısız infazlar yapıldı. Masum olduğumuzu bizler ilk günden beri biliyorduk, söylüyorduk. Camiamız da bize inanıyordu ve dimdik arkamızdaydı, haklıydık ve içimiz rahattı. Tutuklu iken taraftarlarımız en güzel Babalar Günü’nü, yılbaşını, bayram kutlamalarını bizlere yaşattı. Televizyon ekranlarından kahraman kadınlarımızın 55 bin kişi ile bir dünya rekoru kırdığı tarihimizin en güzel futbol müsabakasını gözlerimiz yaşlı izledik. En güzel mektupları aldık, en vefalı ziyaretçiler de bize kısmet oldu. Bütün bunlarla birlikte FETÖ bizi içeride de rahat bırakmadı. Kirli pazarlık yöntemleri ile orada da bizleri baskı altında tutmaya çalıştı. Karalama, itibarsızlaştırma furyası sür git devam etti. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini şiar edinerek, FETÖ’nün Fenerbahçe’yi ve neticede Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirmek üzere yapmış olduğu ahlaksız akıl oyunlarını tek tek bertaraf ettik. Bizler ve camiamız, eğer Atatürk’ün bizlere emanet ettiği kutsal mirasına sahip çıkamasaydık, vazgeçseydik, belki o gün yaşanan o sıkıntıları çekmezdik. Ama bugün bambaşka bir Türkiye’de, bambaşka bir Fenerbahçe’yi izliyor olurduk. Bizler ve sizler, ödediğimiz maddi ve manevi büyük bedelleri, FETÖ gibi eli kanlı bir örgütün, Fenerbahçe’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ele geçirmemesi için, çocuklarımızın karanlık bir dünyada yaşamaya mahkum kalıp, üzülmemesi için ödedik” ifadelerini kullandı.

‘FETÖ MENSUPLARI FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR’

FETÖ tehlikesinin her zamankinden daha fazla ve farklı formlarda devam ettiğinin altını çizen Aziz Yıldırım, şunları kaydetti:

“Örgüt mensupları, Türkiye’de, her kurumun içerisinde, farklı maskelerle faaliyetlerini sürdürüyor. Gelinen noktada, 3 Temmuz Kumpasının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen hain terör örgütünün bu denli güçlü kalabilmesi son derece üzücü ve düşündürücüdür. Bu tehdit devam ettiği sürece Fenerbahçe’miz için yapmış olduğumuz mücadele kararlıkla sürmeli, hiçbir şey uğruna, hiç kimse için bu mücadeleden vazgeçilmemelidir. Tüm camiamızın sürekli olarak sorgulaması elzem olan husus şudur: Bizler 3 Temmuz’da neden hapis yattık? Neden 1 yıl boyunca 4 duvar arasında, özgürlüğümüzden, ailelerimizden mahrum kaldık? Neden kulübümüz, yıllarca hak etmediği muamelelere maruz kaldı? Neden maddi ve manevi kayıplar verdik? Neden çocuklarımız Fenerbahçe için göz yaşı döktüler? Neden bu karanlık yapı bugün de karşımızda durup rövanş alma peşinde koşmaktadır?

‘BÜYÜK BİR TEHLİKE GELİYOR’

Bu soruları soruyorum çünkü büyük bir tehlikenin gelmekte olduğunu görüyorum. Çünkü, dönemin aktörlerini, onların PR’cılarını ve onları aklayanları camiamızın içinde dahi görmeye başladım. Bu soruları soruyorum çünkü ben Fenerbahçe’yi çok seviyorum…

Buradan açıkça ifade etmek isterim ki, 3 Temmuz bitmedi. Rövanş almanın peşindeler. Bunu zamanla herkes görecek, anlayacak. Bizlere düşen, 3 Temmuz’daki duruşumuzdan asla taviz vermeden, zararların tazmini konusunda yolumuza ve mücadelemize kararlılıkla devam etmektir. Bizlere ve kulübümüze bu acıları yaşatanlara, geçmişi unutarak, merhamet etme, affetme, o yapıya bulaşmış olanları hiçbir şey olmamış gibi aramıza alma lüksümüz yoktur. Birliğimizin ve beraberliğimizin her daim 3 Temmuz ruhu ile sürmesi bunun için çok önemlidir. Bir ve beraber olduğumuz müddetçe bizi yenecek güç yoktur. Bu noktada, 13 yıl önce başlayan kutsal mücadelemizde bizleri asla yalnız bırakmayan, bizler ve kulüpleri için varını yoğunu veren, sarı-lacivert duvarı ören şanlı taraftarlarımıza tekrar teşekkür eder, saygı ve sevgilerimi sunarım.”

Nihat Karaarslan silahlı saldırıda yaralandı

Olay, dün akşam saatlerinde Çankaya ilçesine bağlı Hilal Mahallesi’nde meydana geldi. İş insanı Nihat Karaaslan, arkadaşı Cengiz A. ile birlikte evinin altında bulunan markete alışveriş yapmak için gireceği sırada kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Tabancayla açılan ateş sonucu Karaaslan, arkadaşı Cengiz A. ve markette çalışan bir kişi vurularak yaralandı. Saldırı markette panik ve korkuya neden olurken, ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralanan Karaaslan, yoğun bakımda tedaviye alındı. Polis, olayın ardından kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Çevredeki güvenlik kameralarının kayıtları incelenirken, çalışmalar sürüyor.

‘SORUŞTURMANIN SONUCUNU BEKLEYECEĞİZ’

Karaaslan’ın avukatı Hüseyin Çıvkın, müvekkilinin kimliği bilinmeyen bir kişinin saldırısı sonucu yaralandığını belirterek, “Hastanede tedavisi sürüyor. Ameliyat olduktan sonra yoğun bakımda tedavisi devam ediyor. Diğer 2 kişinin durumu iyi. Daha önceden de yine ofisinin etrafında şüpheli şahısların olduğu birçok olay yaşandı. Bunlar emniyet ve adli birimlere intikal etti. Müvekkilim olaylarla ilgili sorumlu olabileceğini düşündüğü kişileri de adli makamlara intikal ettirmesine rağmen bu şahıslar hakkında da herhangi bir işlem şu ana kadar olmadı. Soruşturma devam ediyor” dedi.

Çıvkın, şu an Karaaslan’ın sağlık durumunun iyiye gittiğini söyleyerek, “Olayla ilgili emniyetle iş birliği halinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Olayın aydınlatılmasını ümit ediyoruz. Olayı gerçekleştiren şahsın kamera görüntülerinin olduğu tarafımıza bildirildi; fakat yakalanmadığını biliyoruz. Kimliği hakkında herhangi bir bilgi şu ana kadar elimize geçmiş değil. Adli makamların ve emniyetin soruşturmasının sonucunu bekleyeceğiz” ifadelerini kullandı. (DHA)

Fenerbahçe’ye imzayı attı: Mourinho’dan ilk mesaj

Sabiha Gökçen Havalimanı Genel Havacılık Terminali’ne inen özel uçakta Mourinho’ya Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco ve Ali Koç’un seçimi kazanması durumunda bir sonraki dönemde yönetim listesinde yer alacak Acun Ilıcalı eşlik etti.

Mourinho, kendisini taşıyan özel uçağın inmesinin ardından havalimanında toplanan taraftarları selamlamak için apronun dışına çıktı.

Portekizli çalıştırıcı, taraftarları selamladıktan sonra havalimanına geri dönerken, kendisini kalacağı otele götürecek helikoptere bindi.

Daha sonra Jose Mourinho, kendisini Fenerbahçe’ye bağlayacak sözleşmeyi imzalamak için Ülker Stadı’nda düzenlenen törene geldi.

İmzaların öncesinde Ali Koç ve Mourinho açıklamalarda bulundu.

ALİ KOÇ: DÜNYA TARİHİNİN GÖRDÜĞÜ İLK 5 HOCADAN BİRİ

“Büyük Fenerbahçe ailesi, büyük Fenerbahçe taraftarı kurulduğumuzdan bu yana 100 yılın üzerinde maçlarımızı oynadığımız tarihi mabedizime hoşgeldiniz. Ekranlarda bizi seyreden milyonlarca taraftarımızı selamlıyorum. Bugün kulübümüz adına tarihi bir adım atıyoruz. İnşallah, Allah sonunu hayırlı getirir. Teknik direktörüz Jose Mourinho’ya, “Hoşgeldin” diyorum. Kendisi tartışmasız yaşayan, hayatta olmayan tüm hocalar arasıdan dünya tarihinin gördüğü ilk 5 hocadan biridir. Fenerbahçe’mizin şampiyonlukları için bizi tercih etmiştir. Kendisi dünyanın en büyük kulüplerinde yılın teknik direktörü ödülünü kazanmış, 27 kupa kazanmış, dünyada tek 3 UEFA kupası kazanmış ve adını dünya futboluna yazdırmış dünya markası olmuş bir teknik direktörümüz vardır.  Bugün attığımız imza, Fenerbahçe’yi taşımak istediğimiz seviyenin müjdeleyicisidir. Başka kulüplerdeki, başka liglerdeki “winner” hoca konumunu burada gösterecektir. Jose Mourinho dün akşam yaptığı yorumlarla kulübümüzün ve memleketimizin olağanüstü bir tanıtımını yapmıştır. Yapmaya da devam edecektir. Halihazırda çok kuvvetli bir kadromuz var. İnşallah olağanüstü bir teklif gelmediği takdirde hepsini tutacağız. Üstüne koyacağımız oyuncularla birlikte, bu senenin zaten gerçek şampiyonu biziz, seneye hepimizin arzuladığı şampiyonluk önümüzdeki şampiyonlukların habercisi olacaktır. Zaten bu senenin gerçek şampiyonu biziz. Seneye hepimizin hedeflediği ulaşacağımız şampiyonluk, önümüzdeki şampiyonlukların habercisi olacaktır. İçimiz, içimize sığmıyor. Allah yar ve yardımcımız olsun. Yaşa Fenerbahçe.”

JOSE MOURINHO’DAN İLK MESAJ

“Tünaydın. İlk önce sevginize teşekkür ediyorum. Adım Fenerbahçe ile geçtiği ilk andan itibaren gösterdiğiniz sevgiyi hissettim. Normalde bir teknik adam elde ettiği zaferden sonra sevgiyi görür ama ben şimdiden bunu hissettim. Bana büyük bir sorumluluk veriyor. Size söz veriyorum ki şu andan itibaren ben de sizin ailenizdenim. Fenerbahçe forması artık bedenimin bir parçası. Futbol bir tutku ve bu tutkuyu hissedebileceğimiz en iyi yerlerden bir tanesindeyim. Ali Koç’la tanıştığım ilk andan itibaren buraya sizler için burada olmayı çok istedim. Sizler çok büyük bir taraftar grubusunuz. Sizin bir tutkunuz için burada olmayı çok istedim. Şu dakikadan itibaren sizin hayalleriniz, benim hayallerim…”

Daha sonra hem Mourinho, Hem de Ali Koç sözleşmeye imza attı.

Seçimlerin yenilendiği 3 ilçe ve 4 beldede vatandaşlar sandık başına gitti

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), seçimlerin yenilenmesine karar verdiği Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde, Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclisi üyeliği seçimi için oy verme işlemi başladı.

YSK, 31 Mart’taki Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından yapılan itirazları incelemiş, Hilvan ilçesindeki seçimlerin yenilenmesine karar vermişti. Bu kapsamda Hilvan’da oy verme işlemi saat 08.00 itibarıyla başladı, oy verme işlemi saat 17.00’de tamamlanacak.

İlçede kayıtlı bulunan 27 bin 686 seçmen, kurulan 125 sandıkta oy verme işlemini gerçekleştirecek.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), seçimlerin yenilenmesine karar verdiği Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde seçmenler sandık başına gitti.

İlçedeki okullara kurulan sandıklara giden vatandaşlar, saat 08.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Sandık görevlilerinden zarf ve pusulalarını alan seçmenler, oylarını kullandıktan sonra imza atarak oy verme işlemini tamamladı.

İlçede, 141 sandıkta, 18 bin 960 seçmen oy kullanacak. Öte yandan, hastalığı veya engeli sebebiyle sandığa gidemeyen seçmenler de seyyar sandıkta oy kullanıyor.

İl genelinde seçim güvenliğinde çok sayıda polis ve jandarma görev yapıyor.

İlçede oy kullanma işlemi saat 17.00’de sona erecek.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde kesin olmayan sonuçlara göre, ilçede CHP’nin adayı Deniz Yağan 5 bin 82, Menduh Uzunluoğlu ise 4 bin 758 oy almıştı.

İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı, 3 Nisan’da, mühürsüz torba teslimi nedeniyle Pınarbaşı Belediye Başkanlığı ve İlçe Belediye Meclis Üyeliği seçimlerinin iptaline, seçimin 2 Haziran 2024 Pazar günü yenilenmesine karar vermişti.

Büyükkarıştıran’da oy kullanma işlemi başladı

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), kısıtlı iki kişinin oy kullandığı gerekçesiyle seçimlerin yenilenmesine karar verdiği Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Büyükkarıştıran beldesinde belediye başkanlığı seçimi için oy verme işlemi başladı.

YSK görevlileri, vatandaşların oy kullanacağı 3 okuldaki 16 sandıkta hazırlıklarını tamamladı.

Seçmenler, 6 parti adayının yarıştığı seçimde saat 08.00 itibarıyla oy vermeye başladı.

Oy verme işlemi saat 17.00’de sona erecek.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde DSP’nin adayı Hakan Karaman 2 bin 59, CHP’nin adayı Ertuğrul Çamlıca 2 bin 57 oy almıştı. Kısıtlı iki kişinin oy verdiği tespit edilince seçimler iptal edilmişti.

SİVAS’IN GÜNEYKAYA BELDESİNDE OY KULLANMA İŞLEMİ BAŞLADI

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), seçimlerin yenilenmesine karar verdiği Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Güneykaya beldesinde seçmenler, belediye başkanlığı seçimi için sandık başına gitti.

Beldede bulunan Güneykaya Anadolu Lisesi’nde kurulan sandıklara giden vatandaşlar, saat 08.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Sandık görevlilerinden zarf ve pusulalarını alan seçmenler, oylarını kullandıktan sonra imza atarak oy verme işlemini tamamladı.

Beldede, 5 sandıkta, 1140 seçmen oy kullanacak.

Oy kullanma işlemi sırasında zaman zaman gerginlik yaşanan okulda jandarma ekipleri güvenlik önlemi aldı.

Beldede oy kullanma işlemi saat 17.00’de sona erecek.

Yıldızeli İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı, seçim torbalarındaki sonuç tutanaklarının düzenlenmediği gerekçesiyle seçimlerin iptaline ve 2 Haziran’da yenilenmesine karar vermişti.

TUNCELİ’NİN AKPAZAR BELDESİNDE OY KULLANMA İŞLEMİ BAŞLADI

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), seçimlerin yenilenmesine karar verdiği Tunceli’nin Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar beldesinde seçmenler, belediye başkanlığı seçimi için sandık başına gitti.

Akpazar beldesinde, YSK tarafından 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin iptal edilmesi nedeniyle belediye başkanlığı seçimi yeniden yapıldı.

Saat 08.00’da oy verme işleminin başlamasıyla beldedeki seçmenler, sandıkların kurulduğu Akpazar Ortaokulu ve 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesine geldi.

Sandık görevlilerince kimlik bilgileri kontrol edilen seçmenler, daha sonra zarf ve pusulalarını alarak oylarını kullandı.

Beldede, 10 sandıkta 1700 seçmen oy verme işlemi gerçekleştirecek.

Jandarma ekipleri de okulların çevresinde güvenlik önlemi aldı.

Akpazar beldesinde AK Parti, 31 Mart’taki seçimlerde sandık görevlilerince bazı seçmenlere belediye başkanlığı pusulası verilmediği iddiasıyla seçim sonuçlarına itiraz etmiş ve incelemenin ardından itirazı kabul eden Yüksek Seçim Kurulu seçimi iptal etmişti.

AKSARAY’IN GÜZELYURT İLÇESİ VE SAĞLIK BELDESİNDE VATANDAŞLAR SANDIĞA GİTTİ

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), seçimlerin yenilenmesine karar verdiği Aksaray’ın Güzelyurt ilçesi ve Sağlık beldesinde seçmenler, belediye başkanlığı seçimi için sandık başına gitti.

Güzelyurt ilçesinde, YSK tarafından 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin iptal edilmesi nedeniyle belediye başkanlığı seçimi yeniden yapılıyor.

Saat 08.00’de oy verme işleminin başlamasıyla ilçedeki seçmenler, sandıkların kurulduğu Atatürk Ortaokulu’na geldi.

Sandık görevlilerince kimlik bilgileri kontrol edilen seçmenler, daha sonra zarf ve pusulalarını alarak oylarını kullandı.

İlçede, 9 sandıkta 2 bin 32 seçmen oy verme işlemi gerçekleştirecek.

Polis ekipleri de okulların çevresinde güvenlik önlemi aldı.

Merkeze bağlı Sağlık beldesinde ise 8 sandıkta 1799 seçmen oy kullanacak.

Güzelyurt ilçesinde AK Parti, 31 Mart’taki seçimlerde “kısıtlı seçmenlerin” oy kullandığı gerekçesiyle seçim sonuçlarına itiraz etmiş ve incelemenin ardından itirazı kabul eden Yüksek Seçim Kurulu seçimi iptal etmişti.

EDİRNE’DE TEMİZLİK GÖREVLİSİNİN HATASI YÜZÜNDEN UMURBEY MAHALLESİ BİR KEZ DAHA SANDIĞA GİTTİ

Bu arada Edirne’de sandıktan çıkan ve sayılmayan muhtarlık oy pusulalarının temizlik görevlisi tarafından yanlışlıkla çöpe atıldığı iddiasıyla İl Seçim Kuruluna yapılan itirazın ardından iptal edilen ve tekrarlanan Umurbey Mahallesi muhtarlık seçimi için oy verme işlemi başladı.

Mahalledeki Selimiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde kurulan 6 sandıkta oy verme işlemi yapılıyor.

İl Seçim Kurulu Seçim Müdürü Sevil Cellek, okula gelerek sandık kurullarını dolaştı.

Seçmenlerden İzzet Çekiç, AA muhabirine, bir önceki seçimin iptali nedeniyle yeniden oy vermeye geldiklerini söyledi.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde muhtar adayı Turhan Özgünden, bir sandıktaki pusulaların temizlik görevlisince çöpe atıldığı iddiasıyla İl Seçim Kuruluna itirazda bulunmuş, Kurul itirazı değerlendirerek Umurbey Mahallesi için muhtarlık seçimlerinin yenilenmesi kararı almıştı.

YSK BAŞKANI AHMET YENER: OLUMSUZ DURUM YOK, HER ŞEY YOLUNDA GİDİYOR

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 3 ilçe ve 4 beldede yenilenen yerel seçimlerle ilgili, “Şu an için herhangi bir olumsuz durum yok, her şey yolunda gidiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

31 Mart’taki Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından yapılan itirazlar sonucunda seçimlerin yenilenmesine karar verilen 3 ilçe ve 4 beldede oy verme işlemi sürüyor.

YSK Başkanı Yener, YSK önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, seçimlerin sorunsuz olarak devam ettiğini bildirdi ve bu şekilde devam etmesini temenni etti.

Yener, saat 17.00 itibarıyla sandıkların açılacağını anımsatarak, “21.00’den önce yayın yasağının kaldırıp kaldırılmayacağına kurul olarak karar verip sizlere duyuracağız. Şu an için herhangi bir olumsuz durum yok, her şey yolunda gidiyor.” diye konuştu.

 

Erdoğan’dan ‘Irak-Suriye’ mesajı: Türkiye huzura eremez

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP 31. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak zulme, katliama, 76 yıldır devam eden adaletsizliğe her platformda itiraz ediyoruz. Tüm imkanlarımızla Filistin halkının yanında duruyoruz. Bölgemizi ve tüm dünyayı felakete sürükleyen Netanyahu denen bu barbara, bu hayduda, gözünü kan bürümüş bu muhterise artık dur denilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör üreten bataklıklar kurutulmadan Türkiye huzura eremez, kendini güvende hissedemez.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni anayasa konusunda samimiyiz, uzlaşıya açığız. Bu meselenin siyasi bilek güreşine çevrilmesini doğru bulmuyoruz. En geniş mutabakatla Türkiye’yi darbe anayasası ayıbından hep beraber kurtaralım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi hep beraber yeni şeyler söylememiz, milletimize umut aşılamamız, milletimizin dertlerine derman olacak bir yol haritası koymamız gerekiyor. Enflasyon sorununu mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon oranlarını inşallah yakalayacağız. Bunu geçmişte başardık, inşallah tekrar başaracağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dört yıllık seçimsiz dönemi Türkiye için tam anlamıyla bir icraat, eser ve hizmet seferberliğine dönüştürmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Çin’den Asya-Pasifik’te ‘sıcak savaş’ açıklaması

Bakan Dong, Singapur’da düzenlenen Asya-Pasifik bölgesinin en önemli güvenlik forumu Shangri-La Diyaloğu’nda “Çin’in Küresel Güvenliğe Yaklaşımı” başlıklı konuşma yaptı.

Asya-Pasifik’te refah ve istikrarın halkların ortak çabaları sonucunda oluştuğuna işaret eden Dong, “Hegemonya ve güç siyasetinin bölge ülkelerinin çıkarlarını zedelemesine izin vermeyeceğiz. Asya-Pasifik’te jeopolitik çatışmalara, sıcak veya soğuk herhangi bir savaşa izin vermeyeceğiz. Hiçbir ülke aramızda kargaşa ve ihtilaf yaratamayacak.” ifadelerini kullandı.

Dong, Asya-Pasifik halklarının işbirliği ve barış içinde bir hayat arzuladığına, bölge ordularının bu arzuya güçlü destek sağlaması gerektiğine işaret ederek, “Ortak kalkınma ve kazan-kazan işbirliği arayışı hakim eğilim olmayı sürdürüyor. Ekonomik bağları koparmaya, tedarik zincirlerini bozmaya ve yüksek çitli küçük bahçeler kurmaya yönelik girişimler destek bulmuyor.” şeklinde konuştu.

‘ORTAK GÜVENLİK’

Çin’in dünyada bölgede “ortak güvenlik” anlayışını savunduğunu, yalnızca ortak, kapsamlı, işbirliğine dayalı bir güvenliğin kalıcı olabileceğini vurgulayan Dong, “Bloklar arası cepheleşme ancak gerilimlerin yükselmesine, savaşa ve çatışmaya yol açacaktır.” diye konuştu.

Dong, Ukrayna krizinde Çin’in hiçbir tarafa silah sağlamadığını, askeri ve sivil ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatını sıkı şekilde kontrol ettiğini ve ateşe körükle gidecek adımlardan kaçınarak barış ve diyaloğun yanında olduğunu belirtti.

Çin’in Filistin sorununda adil ve tarafsız tutum takındığının, Gazze’de ateşkes sağlanması için uluslararası toplumla hareket ettiğinin altını çizen Dong, Kore Yarımadası, Afganistan ve Myanmar’daki krizlerde siyasi çözümü aktif olarak teşvik ettiğini ve yapıcı rol oynadığını kaydetti.

TAYVAN SORUNU

Dong, Çin’in temel çıkarlarını ve toprak bütünlüğünü korumanın Çin ordusunun öncelikli görevi olduğunu, Tayvan meselesinin, “temel çıkarların temeli” vurguladı.

“Tek Çin” ilkesinin uzun zamandır uluslararası ilişkilerin temel normu kabul edildiğini, ancak son dönemde bunun aşındırılmaya çalışıldığını savunan Dong, Tayvan’da Demokrat İlerici Parti (DPP) otoritelerinin artan şekilde ayrılıkçılık arayışında olduğunu, Tayvan’ın Çinli kimliğini silmeye çalıştığını ve Tayvan Boğazı’nın iki yakası arasındaki toplumsal, kültürel ve tarihsel bağları koparmaya çalıştığını öne sürdü.

Dong, ABD’yi de adını anmadan eleştirerek, “Aynı zamanda bazı dış güçler, salam dilimi stratejileriyle ‘tek Çin’ ilkesinin içini boşaltmaya çalışıyor, Tayvan bağlantılı yasalar hazırlayıp silah satmaya, yasa dışı ilişkiler kurmaya devam ediyor. Bu yaptıkları Tayvan’ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçıları cesaretlendiriyor. Tayvan’ı kullanarak Çin’i çevrelemek istiyorlar. Bu kötü niyetli tavırlar Tayvan’ı tehlikeli bir yöne sürüklüyor.” dedi.

Tayvan’ın Çin’in iç işi olduğunu, herhangi dış müdahalenin kabul edilemeyeceğini aktaran Dong, barışçı yeniden birleşmeden yana oldukları ancak bu ihtimalin her geçen gün Tayvan ayrılıkçıları ve yabancı güçler tarafından erozyona uğratıldığı görüşünü dile getirdi.

Çinli Bakan, “Her kim Tayvan’ı Çin’den ayırmaya cüret ederse kendi mahvına yol açacaktır.” ifadesini kullandı.

GÜNEY ÇİN DENİZİ

Dong, Güney Çin Denizi’nde son dönemde Filipinler ile Çin arasındaki gerilim ve sürtüşmeler nedeniyle Filipinler’i adını anmadan eleştirerek şunları kaydetti:

“Belirli bir ülke (Filipinler), dış güçlerin cesaretlendirmesiyle ikili anlaşmalara ve kendi verdiği sözlere aykırı hareket ediyor. Tasarlanmış provokasyonlarla sorunu yanlış yönlendirerek zorlama senaryolar oluşturuyor. Dahası bölgenin genel çıkarlarını da görmezden geliyor. ASEAN Şartı’nı ihlal ederek bölge dışı bir ülkenin (ABD) topraklarına orta erimli bir füze sistemi yerleştirmesine izin veriyor.”

Çin’in bu ihlal ve tahriklere karşı itidalle hareket ettiğine işaret eden Dong, “Ama sabrımızın da sınırı var. Bölgenin barış ve istikrarını tehdit eden bu eylem sonunda geri tepecektir.” şeklinde konuştu.

Dong, ABD’nin bölgedeki seyrüsefer serbestisi operasyonlarının (FONOP) sebebini anlayamadığına, Güney Çin Denizi’nin dünyanın en yoğun trafiğe sahip deniz bölgesi olduğuna, dünyadaki kargo gemilerinin üçte birinin buradan geçtiğine, buna karşın sivil gemilerinin seyrüsefer serbestisine müdahale edilen tek bir vakanın bulunmadığına dikkati çekerek, “Güney Çin Denizi refah içinde olduğu için bir dış güç (ABD) kendi varlığını sürdürmek üzere askeri varlıkları buraya yönlendiriyor. Peki bunu yapmaktaki amacı ne, barış için mi buraya geliyor, yoksa bela çıkarmak için mi?” diye konuştu.

SHANGRİ-LA DİYALOĞU

Merkezi Londra’da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsünce (IISS) düzenlenen Shangri-La Diyaloğu, Singapur’da yapılıyor.

Bu yıl 21’incisi düzenlenen foruma, çok sayıda bölge ülkeleri ve bölge dışından hükümet temsilcileri, savunma bakanları, askeri yetkililer ve güvenlik uzmanları katılıyor.

 

Seçimin yapıldığı Hilvan’a giden polisleri taşıyan midibüs yandı

Hilvan’da seçim güvenliği sağlamak için görevlendirilen polisleri taşıyan midibüsün motoru, Şanlıurfa-Diyarbakır kara yolu GAP Havalimanı yakınlarında alev aldı. Durumu fark eden sürücü, aracı kenara çekip, polisleri tahliye etti. İhbarla bölgeye ekipler gönderilirken, araç kısa sürede alev topuna döndü. Ekipler alevlere müdahale ederken, midibüs kullanılamaz hale geldi. Yangın ile ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

MSB paylaştı: Teröristler böyle vuruldu

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Irak ve Suriye’nin kuzeyinde toplam 16 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

MSB’den yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Irak’ın kuzeyindeki Hakurk ve Metina bölgelerinde 14 PKK’lı, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde ise 2 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdiği belirtildi.

Açıklamada, terörün kaynağında yok edilmesi için operasyonlara azim ve kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.

💾

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Irak ve Suriye'nin kuzeyinde toplam 16 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

CVP İstanbul’da toplandı: ‘Yeniden Cumhuriyet devriminin örgütlenmesini kuruyoruz’

VERYANSIN TV

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) üyeleriyle İstanbul’da bir araya geldi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının kutlandığı 29 Ekim 2023 gününde Ankara’da kurulan Cumhuriyetçi Vatanseverler Hareketi, partileşme kararını Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 105. Yılında, 19 Mayıs’ta İliç’ten ilan etmişti.

thumbnail
İlgili Haber
19 Mayıs’ta tarihi adım… Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi kuruluşunu ilan etti: ‘Görev bize düşmüştür’
2 hafta önce

CVP’nin kuruluşunun ardından CVP Kurucular Kurulu üyeleri Nihat Genç, Serkan Öz, İsmail Hakkı Atal ve Sedat Cezayirlioğlu İstanbul’da parti üyeleriyle bir araya geldi.

CVP kurucuları toplantıda partinin kuruluş süreciyle ilgili bilgi verdi.

Konuşmalardan satır başları şöyle:

Nihat Genç:

‘CUMHURİYET SAHİPSİZ KALMIŞTIR’

“Türk milletinin kaderine Türk milletinin öz evlatları karar verecektir. Sözün özü iş başa düştü.

Bugün çok net bir şekilde milli bir irade yoktur, holding medyasının Türk milletinin dertleriyle uzaktan yakından alakası yoktur.

CHP hem altı okunu inkar etti hem de cumhuriyetin kazanım değerlerini inkar etti ve Cumhuriyet sahipsiz kalmıştır.

‘İTİRAZ KÜLTÜRÜ GELİŞMELİ’

Gelen de aynı giden de aynı, buna bir itiraz kültürü geliştirmemiz lazım. Benim şahsi görüşüm cumhuriyetin elden çıkmasının sebebi Cumhuriyet’i sahiplenecek bir halk olmamasındandır. Halk cumhuriyetin yaşayabilmesi için, yani bağımsız organlarının, meclisinin, milli iradesinin yaşayabilmesi için, itiraz edendir, dilekçe verendir, hakkını arayandır.

Tüm dünyada ahlak şudur; kendi karnını kimseye ihtiyacın olmadan doyurmaktır. Dünya coğrafyalarının en şaheser topraklarına sahibiz. Bütün ovaları gözünüzün önünden geçirin, Aydın ovası, Afyon ovası, Biga ovası, Niksar ovası, Konya ovası, Eskişehir ovası, Niğde ovası… Bunlardan bir tanesi İtalya’yı, Hollanda’yı tek başına doyurur. Sadece Bozok yaylası imparatorluklar doyurmuştur. Yaylalarımızı, ovalarımızı, dağlarımızı hiçbirini kullanamıyoruz.

‘BU HEYECANI MİLLİ MEŞALE KABUL EDELİM’

Sizden bir şey rica ediyorum, Sedat Cezayirlioğulları’nın, İsmail Hakkı Atal’ların, Serkan Öz’lerin sayılarını arttıralım. Bu milli heyecanı bir milli meşale kabul edelim. Bu milli meşale Cumhuriyet meşalesidir.

‘10 BİN İNANMIŞ İNSAN KALDIRAÇ OLUR’

10 bin, 20 bin, 30 bin inanmış insan ekseni kaydırır, kaldıraç olur. Halkın harekete geçmesi için feryat eden halkın kendisi yola çıkacak.

‘ASIL DEVRİM ZİHNİYET DEVRİMİDİR’

Hayal eden insanlar umut etme hakkına sahiptir. İnsanları aşağılaya aşağılaya, ‘bir şey yapılamaz’ diye diye insanlarda başka bir ruh hali yarattılar. Asıl devrim zihniyet devrimidir, bu zihniyet değişecek. Milli heyecanlar çok etkilidir, fırtınası hiçbir şeye benzemez. Elimizden değerlerimizi ve cumhuriyetimizi aldılar. Meydana kim çıkarsa çıksın ben buradayım.

‘KENDİMİZE İNANIYORUZ’

Biz bu topraklarda karnımızı doyurabiliriz, milli bir programımız var, milli bir kalkınma programımız olabilir, kendimize inanıyoruz. Kendine inancını yitirenler sıcak paranın peşine düşer. Yaşı benim gibi olanlar, Özal’dan beri bir girdap, borç borç borç… Önce Tansular geldi, sonra bunlar geldi. Satıp karşılayacağız, sattılar sattılar sattılar! Daha nereye kadar? Ayrıca sata sata toprak bitti, yayla bitti şimdi Araplara satıyorlar.  Arkadaşlar neyi sattınız be? Dinimizi sattınız be, namusumuzu sattınız be, onurumuzu sattınız be, geleneklerimizi sattınız be, hala satıyorsunuz nereye kadar? Onur diye bir şey var, biz bu toprağın çocuklarıyız, onurumuz var. Burada toplanmamızın sebebi bu onuru hukuk temelinde partileştirmek, milli irade olarak hayata sokmak.”

Serkan Öz:

‘ERDOĞAN’IN ANAYASAL ZEMİNİ YOK’

“Şu anda cumhurbaşkanlığı makamında oturan Recep Tayyip Erdoğan anayasal zeminden yoksun işgal sürecindedir.

Cumhuriyet ve devrimci iradeyi tanımlarken altyapı ve üstyapı ilişkileri, üretim kimler için olacak, kimler üretecek, kimler için ne kadar bölüşüm yapılacak, gibi soruları cevaplayacağız. Biz bu yapıyı inşaa etmeden olmaz, oralara parti tüzüğünde sert cümleler koyduk belki daha da sert koymak gerekirdi. Ücret politikasından, kamu personeli rejimine kadar, askerlik hizmetine kadar önerilerimiz var.

‘TÜRK ORDUSU TÜRK MİLLETİ İLE KADER BİRLİĞİ YAPMALI’

Burada en önemli basamaktan bahsediyorum, Türk ordusu Türk milleti ile beraber bir kader birliği içerisine girmezse biz Cumhuriyet devrimini yeniden inşa edemeyiz. Silahlı güç milletin yanında taraf olmalıdır, orduyu milletle kaynaştıracak politikayı ortaya koymak zorundayız. Yani iktidarı almaya hayalperest olarak çıkmıyoruz. Diyoruz ki emniyet, yargı, bütün kuruluşlardaki aklı, bütün cumhuriyetçi aklı öne koyup, bu işin ücret politikası, liyakat, atama politikası ile milleti ortaklaştıracak eşit adaletli bir sistem kuracak hale getirmeliyiz. İşçinin, çiftçinin, paşanın ve Yargıtay üyesinin kaderini bir yapacak yapıyı koymak zorundayız. Bunlar iradeye veya vicdana terk edilemez. Türk milletinin geleceği iyi insanların iradesi ve kötü insanların iradesi çerçevesinde tanımlanamaz.

Cumhuriyet devlet müdahalesini, kamu gücünü burada kullanmak zorundadır. Sistemi yeniden ve doğrudan yana kurduğunda kötülerin içerisine girip yükselemeyeceği bir sistemi inşa etmeliyiz. Bunun için Jakoben, devrimci ve sert cümleleri ve programları almaktan ve bunları ifade etmekten çekinmeyelim.

‘SABIRLI YÜRÜYÜŞE İHTİYAÇ VAR’

Milletin imkan ve kabiliyetleri ile vatanın toprağı, güneşi ve suyuyla makam ve mevkiye gelmişler kendi milletlerinden koparılmıştır ve bakın elitler diye Nihat Abi’nin de tekrar tekrar sert dille yaptığı eleştiri budur. Anadolu halkı 19 Mayıs’ta 23 Nisan’da çıkıp Atatürk büstünün önünde merasim yapıyor. Anadolu’nun bağrında kalbinin içine Mustafa Kemal girmiştir. Bu bağı koparan ya da ayıranlar sözde Cumhuriyet adına sözde Mustafa Kemal adına milletle bağını koparmış milletin kahvesinde olamayan insanlardır. Dolayısıyla bizim çok sabırlı bir yürüyüşe ihtiyacımız var, bize alanlar açılmayacağı gibi birçok alandan saldırılar da gelecektir. Buradaki kadro başta olmak üzere gücümüz savaşın ve mücadelenin içinde belli olacaktır.

‘YENİDEN CUMHURİYET DEVRİMİNİN ÖRGÜTLENMESİNİ KURUYORUZ’

Tüzükte dediğimiz gibi Türk, Türk milletinin kaderiyle kendi kaderini bir yapan ve bu milletin refahı için çalışan, çaba gösteren bireye denir. Madeni savunmayan, toprağını savunmayan, eğitim sisteminde parasız ve tekçi eğitim sistemi diyemeyen ve sağlık sistemi piyasa konusu olamaz diyemeyen adamın Türkçülüğü hikayedir. Yeniden cumhuriyet devriminin örgütlenmesini kuruyoruz.”

‘MADEN SAHALARININ YÜZDE 93’Ü YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKİLDİ’

Sedat Cezayirlioğlu:

“Atalarımızın kanıyla canıyla aldığımız toprakların %71’i maden sahası ilan edilmiş, bunların da %93’ü yabancılara peşkeş çekilmiştir. TEMA 2022’de MAPEG’e müracaat etti. Bilgi edinme kanunu çerçevesinde parasız verilmesi gereken bilgiyi 200.000 TL’ye sattı. O bilgi de şunlar var, Çanakkale’nin %79’u maden sahası ilan edilmiş. Tokat’ın %46’sı, Karaman’ın %55’i Ordu’nun %74’ü, Artvin’in %84’ü maden sahası ilan edilmiş. Erzincan’ın %69’u Tekirdağ’ın %65’i, Kırıkkale’nin %65’e Zonguldak’ın %72’si…

Asıl soygun altın, gümüş, bakır değil; soy metaller ve stratejik madenlerde. Selenyum dünya ölçeğinde bir metriğe göre %3’ü geçtiğinde çıkarılmaya müsaittir. Erzincan İliç’te bu %96.

1 gramı 11700 dolar, altından 211 kat daha değerli, uzay mekiğinde, nükleer santrallerde, savaş uçaklarının jet motorlarında, kanser ilaçlarında kullanılıyor.

‘VATAN İÇİN ÖLÜMÜ GÖZE ALDIM’

Atasözlerimiz binlerce yıllık tecrübelerin sonucunda oluşmuştur. Bu atasözlerinden biri şöyle diyor;  ‘Ölümü göze alamayan korkak bir ordudan korkma ama ölümü göze alan bir kişiden kork.’

Sizin gibi benim gibi, ben vatan için ölümü göze aldığım için buradayım.”

İsmail Hakkı Atal:

‘GENÇLİĞE HİTABE’DEKİ ŞARTLAR GERÇEKLEŞTİ’

“Kısaca Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ndeki tüm şartlar gerçekleşmiş durumda. Yaylalara, ovalara, madenlerine, tarlalarına girilmiş, orduları dağıtılmasa bile zaptedilmiş. Bizim verdiğimiz vergilerle maaş alan jandarma yukardaki işbirlikçi komutanın emriyle aşağıdaki jandarma ağlayarak bize karşı koymak zorunda kalıyor.

Bizim artık kendi konforumuzu sürdürerek bu şekilde yaşamaya imkanımız yok, bir de üstüne sığınmacılar eklendi. Toprağımızı sömürgecilerden kurtarmak için öncelikle sığınmacıları göndermemiz gerekiyor.

‘İKTİDAR VE MUHALEFET GAFLET İÇİNDE’

İktidarın yanında muhalefet de gaflet ve delalet içerisindedir. Bu ahval ve şerait içerisinde ilk vazifemiz Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Ya istiklal ya ölüm!’

‘HEDEF TÜRKSÜZLEŞTİRME’

Mücadelemizin en kuvvetli tarafı, mücadele ettiğimiz AKP’lilerin, onların hakim ve savcılarının, bürokratlarının çocuklarının da hayatını koruyoruz çünkü onların çocukları da bizim mücadele ettiğimiz kapitalist, emperyalist, sömürge şirketler ve onların yerli işbirlikçileri ile zehirleniyor ve ölüyorlar. Emperyalist, kapitalist, sömürgeci sistemin saldırısının iki boyutu var. Bizim fiziksel ve zihinsel sağlığımızı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar ve Türk halkının mülksüzleştirilmesi ve Anadolu halkının Türksüzleştirilmesi hedefleniyor. Biz bir taraftan bu şirketlere karşı ve onların işbirlikçilerine karşı mücadele mücadele ederken hem kapitalist sömürgeci şirketlere şirketlere karşı mücadele veriyoruz, diğer taraftan vatan mücadelesi de veriyoruz, ikisi şu an örtüşmüştür.”

💾

VERYANSIN TV

Çöken binanın ardından kritik uyarı: ‘İstanbul’da 3 bin bina böyle, saatli bomba gibi…’

Küçükçekmece Kartaltepe Mahallesi Belediye Caddesi’ndeki 3 katlı bina saat 08.40 sıralarında aniden çöktü. Bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, polis ve arama kurtarma ekibi sevk edildi. 8 kişinin yaralı olarak kurtarıldığı binanın enkazında 1 kişinin öldüğü tespit edildi. Arel Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan binanın enkazına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alan, “Bu binanın 1988 yapımı olduğunu Vali bey de söyledi. 3 tane deprem yönetmeliğine tabi olmayan, 1998, 2007 ve 2018 deprem yönetmeliğine tabi olmayan bir bina. Bakın 3 tane deprem yönetmeliği geçmiş üzerinden. Acaba bu bina bunlara göre kontrol edilip dayanıklılığı tespit edildi mi, uygun mu, değil mi? 2018 deprem yönetmeliğine göre bunları kontrol ediyoruz, karotlar alıyoruz, acaba bu binada o var mı” diye konuştu.

‘2000 YILI ÖNCESİNDEKİ YAPILARI TEK TEK KONTROL ETMEMİZ GEREKİYOR’

Prof. Altan, “Bunların projeleri incelendiğinde de acaba üstüne sonradan bir kat çıkıldı mı, kaçak kat olayı var mı yok mu bunun kontrol edilmesi gerekiyor. Her zaman için mühendislik hizmeti alınarak, kontrol edilerek bütün önlemler alınıp ondan sonra insanların oturmasını istemekteyiz. Bilhassa 2000 yılı öncesi yapıları tek tek kontrol etmemiz gerekiyor. Eğer çürükse yıkmamız, eğer sağlamsa da plaket vermemiz gerekiyor. Çünkü çok az çıkıyor. Bizim laboratuvarlara da birçok bina örneği geliyor incelemesini yapıyoruz. Yüzde 95 gibi büyük bir rakamda binalar depreme dayanıksız çıkıyor. Bu ne demektir ? Deprem bile gerekmeden yıkılabilen binalarımız var. İstanbul’da hemen hemen her sene 2-3 tane böyle olay yaşamaktayız. İstanbulumuzda 2 bin 3 bin binanın böyle olduğunu tahmin etmekteyiz. Bunlar saatli bomba gibi ne zaman patlayacağı belli olmayan fakat zamanı gelince de böyle facialara sebep olan bir durumla karşılaştırıyor” ifadelerini kullandı.

 

Kredi borcu olanlara Yargıtay’dan emsal karar

İçtihat Bülteni Uygulaması’ndan edinilen bilgiye göre, Sakarya’da davacı bir özel okulun vekili, çekilip erken kapanan 3 ayrı kredi ile ilgili banka tarafından tahsil edilen ücretlere ilişkin sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu beyanla kredi sözleşmelerine bağlı olarak istihbarat ve erken kapama ücreti adı altında tahsil edilen tutarlardan fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.00 TL’lik kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etti.

İHA’nın haberine göre davalı banka vekili, davanın reddini talep etti. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vererek fazlaya ilişkin talebin reddine karar verdi. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların İstinaf başvurularının esastan reddine karar verdi.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz talebinde bulundu.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi şu kararı verdi:

“Kredi kullanım esnasında alınmayan istihbarat ücretinin erken ödeme nedeniyle alınması da mümkün değildir. Davacıya 18.08.2016, 25.05.2017, 12.06.2017 tarihlerinde kredi kullandırılmış bu esnada istihbarat ücreti alınmamıştır. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından 10.02.2020 tarih, 2020/4 sayılı tebliğ ile getirilen düzenleme neticesinde Bankalar tarafından tahsil edilen istihbarat ücreti uygulamasına son verilmiştir. Kredi kullanım esnasında alınmayan istihbarat ücretinin erken ödeme nedeniyle alınması da mümkün değildir. İstihbarat ücreti davacıdan alınamayacağına göre, istihbarat ücretine uygulanarak tahsil edilen BSMV ücretinin de alınmaması gerekir. Bu nedenle, istihbarat ücretine uygulanan BSMV’nin de davacıya iadesi gerekirken BSMV hariç istihbarat ücretinin iadesine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

Yerel seçime bir hafta kaldı… İşte bilinmesi gerekenler

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne ilişkin açıkladığı takvim işliyor.

Takvime göre, 21 Mart’ta başlayan propaganda serbestliği, 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de, aynı tarihte başlayan seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.

Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmenin bulunduğu seçimde, 1 milyon 32 bin 610 genç ilk kez oy kullanacak. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde 206 binden fazla sandık kurulacak.

Seçimde 81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği seçimleri yapılacak.

SEÇMEN BİLGİ KAĞIDININ GETİRİLMESİ ZORUNLU OLMAYACAK

Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını, Yüksek Seçim Kurulunun internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK’nin Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya 444 9 975 numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek.

Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak. Seçmen, üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan resmi nitelikteki herhangi bir belgeyle oy kullanabilecek.

Seçimlere 34 siyasi parti katılacak. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

thumbnail
İlişkili Haber

31 Mart Yerel Seçimi: İşte 5 adımda oy kullanma rehberi

3 gün önce

TÜM OY PUSULALARI TEK ZARFA

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek.

Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmen, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verecek.

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde de “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak.

Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

OY VERME SAATLERİ

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Bu illerin dışında kalan diğer yerlerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık; diğer illerde ise sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

SEÇİM TAKVİMİ İŞLİYOR

Seçim takvimine göre, bugün seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı tamamlanacak. Seçmenlere dağıtılamayan seçmen bilgi kağıtları, ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına iade edilecek.

İlçe seçim kurullarınca, sandık kurulu başkanlarına teslim edilecek seçim araç ve gereçlerini içeren malzeme torbalarının hazırlanmasına yarın başlanacak, hazırlıklar 26 Mart Salı günü bitirilecek.

İlçe seçim kurulu başkanı, cumhuriyet başsavcılıklarından 27 Mart 2024 Çarşamba günü saat 17.00’ye kadar tutuklananların, tutuklu seçmen listesinde yazılı olup da tahliye edilenlerin veya tutuklu iken cezaları kesinleşerek hükümlü sıfatını alanların (taksirli suçlardan hükümlüler hariç) isim listelerini isteyecek.

Tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler 28 Mart Perşembe günü kesinleştirilecek.

Seçim görevlileriyle ilgili eğitim çalışmaları da 29 Mart Cuma günü tamamlanacak.

İl ve ilçe merkezi dışında kalan köy, mahalle ve beldelerde ilçe seçim kurullarınca malzeme torbalarının sandık kurulu başkanlarına teslimi 29 Mart Cuma günü yapılacak.

MALZEMELER OY VERME GÜNÜ BİNA SORUMLULARINA TESLİM EDİLECEK

İl ve ilçe merkezlerinde ise bina sorumlusu görevlendirilen yerlerde, ilçe seçim kurulu başkanlıklarınca oy verme günü saat 05.00’te malzeme torbalarının bina sorumlularına teslimi, bina sorumlularının da teslim aldığı malzeme torbalarını ilçe seçim kurulu başkanlıklarınca temin edilen araçlarla sandık çevrelerine getirerek görev yerlerindeki sandık kurulu başkanlarına tutanak karşılığı teslim etmesi işlemleri yapılacak.

Bina sorumlusu görevlendirilmeyen yerlerde, ilçe seçim kurulu başkanlıkları, malzeme torbalarını oy verme günü sandık kurulu başkanlarına sandık bölgesinde teslim edecek.

İmamoğlu’ndan ‘Bir dahaki cumhurbaşkanlığı seçiminde aday mısınız?’ sorusuna yanıt

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, dört yıl sonra cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağına dair soruya “Benim İstanbul’a dair öyle güçlü öyle büyük hayallerim var ki onları gerçekleştirme rüyasından başka rüya görmüyorum. Planlama önemlidir ama planı yapan sadece insanlar değildir. Hayatın da kendi planları vardır. 4 yıl sonraki bir olay için bugünden yorum yapmak bana anlamlı gelmez” yanıtını verdi.

İkinci kez kazanırsanız ilkine göre daha büyük engellerle karşılaşmayı bekliyor musunuz, buna ne kadar hazırlıklısınız?” sorusu üzerine de İmamoğlu, şunları kaydetti:

“Tam tersi. Aradaki fark ne kadar çok olursa işlerimiz o kadar kolaylaşacak. Aslında normalleşme bunun adı. Normalleşmemiz lazım. Ben ekstra bir jest beklemiyorum zaten. Olması gerekenler olsun yeter. Neden ‘Her şey daha güzel olacak’ diyorum? Çünkü 5 yıldır uyguladıkları politikanın halkta hiçbir karşılığı olmadığını görecekler. Doğal olarak yanlışlığı kanıtlanmış bir siyaseti sürdürmek, aklı başında siyasetçilerin yapacağı şey değildir.”

İmamoğlu’nun sorulara yanıtları şöyle:

2019’da ittifak vardı, bugün yok. Bu seçimi nasıl etkiyecek?

İstanbul ittifakı var. Bu bir halk ittifakı. 2019 gibi partiler yok ama halkın gönlünde devam eden bir ittifak. Bu dayanışma çok güçlü. 31 Mart akşamı gücünü göreceksiniz.

Bu seçimde de geçen seçimdeki gibi iki seçim olma ihtimali var mı?

Gülüyoruz ağlanacak halimize. Ne diyeyim bu kez bu millet onlara bu fırsatı vermeyecek.

İkinci kez kazanırsanız ilkine göre daha büyük engellerle karşılaşmayı bekliyor musunuz, buna ne kadar hazırlıklısınız?

Tam tersi. Aradaki fark ne kadar çok olursa işlerimiz o kadar kolaylaşacak. Aslında normalleşme bunun adı. Normalleşmemiz lazım. Ben ekstra bir jest beklemiyorum zaten. Olması gerekenler olsun yeter. Neden “Her şey daha güzel olacak” diyorum? Çünkü 5 yıldır uyguladıkları politikanın halkta hiçbir karşılığı olmadığını görecekler. Doğal olarak yanlışlığı kanıtlanmış bir siyaseti sürdürmek, aklı başında siyasetçilerin yapacağı şey değildir.

Yerel seçimler değişim ekibi için önemli bir sınav olacak. Yeni yönetim hangi durumda bu sınavdan kalmış sayılır, sizin gözünüzde hangi senaryo için “başarısız” tanımı yapılır?

İklim Hanım ben sadece İstanbul’la ilgili konularda değerlendirme yapabilirim. İstanbul’da gayet başarılı olacağız göreceksiniz. Sorunuzun kapsamı Türkiye olduğu için adresi sayın genel başkanımızdır.

Olası başarısızlık CHP’yi kurultaya götürür mü?

Parti içi meseleleri hiç bir zaman medyada konuşmadım, konuşmayacağım. Buradan gördüğüm kadarıyla da Türkiye çapında da güzel bir başarı yakalayacağız. Ama bu konuda yetki ve karar sahibi de ben değilim. CHP 100 yıllık bir parti. Her konusunun ele alınacağı kurumsal ve değerli makamları, yapısı var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bu son seçimim” ifadeleri için yorumunuz nedir?

Doğru demiş.

2023 Mayıs seçimi geçti. Olası adaylar arasında adınız vardı. Seçim kaybını, vatandaştaki hayal kırıklığını yani tüm yaşananları gördükten sonra “Keşke aday olsaydım” dediniz mi?

Biz geçmişi konuşarak değil, geleceği planlayarak zamanımızı kullanırız.

Aday olsaydınız kazanır mıydınız?

Ben mütevazı bir insanım. Kendimle ilgili nasıl böyle bir şey diyebilirim. Bir de anlamı yok yani. Yaşanmamış bir şeyin sonucunu ben nasıl bileyim.

Bir dahaki cumhurbaşkanlığı seçiminde aday mısınız?

Benim İstanbul’a dair öyle güçlü öyle büyük hayallerim var ki onları gerçekleştirme rüyasından başka rüya görmüyorum. Planlama önemlidir ama planı yapan sadece insanlar değildir. Hayatın da kendi planları vardır. 4 yıl sonraki bir olay için bugünden yorum yapmak bana anlamlı gelmez.

Bu da oldu: İnternetten bebek satışı!

Para sıkıntısı yaşayanların organlarını satışa çıkardığı günümüzde, artık çaresizlik doğmamış bebekleri de yasadışı yollarla satmaya zorladı. Daha önce de “evlatlık bebek” siteleri üzerinden gayrimeşru ilişki sonrası yapılan bebek satışı yine maddi sıkıntı çeken ailelerin tercihi oldu.

Cumhuriyet, bebeğini para karşılığı satan ailelerle görüştü. Kırıkkale’de bir anne 55 günlük kız bebeğini 100 bin TL karşılığında “otomobil” satar gibi internet sitesinde ilana koyarak pazarlık yaptı. Kimliği, doğum raporu olmayan ve evlilik dışı dünyaya gelen bebek için açıklama notuna “Borçlarım var. Hamilelik ve doğum sırasında çok para harcadım. Sıkıntıları ve bebeği aileme anlatamadım. Tek şartım 100 bin TL. Bebeği istediğiniz yere getirim” diyerek satma nedenini maddi sıkıntılar olarak gösterdi. Aile, bebeğin fotoğrafını da paylaştı. Bir anne ise 40 günlük bebeği olduğunu ücret karşılığında güvendiği kişiye bebeğini vereceğini yazdı. Ücreti yüz yüze yapılan görüşme ve güven sonrası belirteceğini de not düştü.

İLANDA ULTRASON FOTOĞRAFI

Antalya’da 23 yaşındaki bir anne doğumuna 30 gün kalan kız bebeğini 110 bin TL’ye internet üzerinden satışa koydu. İlanda bebeğin doktor kontrolleri ve ultrason fotoğraflarını da paylaşan kadın, “Acilen bebeğimi vermek istiyorum” ifadesini kullandı. Hamile kadın, doğum masraflarını da alıcının ödemesi gerektiğini özellikle belirtti. Bebek ilanları altına bazı aileler de para karşılığı bebek satmanın vicdansızlık olduğunu, bedelsiz bebeği sahiplenmeye hazır olduklarını yazarak telefon numaralarını bıraktı.

HASTANEDE İŞİ ÇÖZMÜŞLER

İnternet üzerinden bebek alanların ne kadar ödediği de öğrenildi. İzmir’de bir aile üniversite öğrencisinden 45 bin TL vererek bebeği aldığını söylerken başka bir aile ise hastane masraflarını ödeyerek bebeği kendileri doğum yapmış gibi hastaneye kimliğini vererek üzerine geçirdiklerini anlattı. Başka bir aile de iki yıl önce Güneydoğu’ya giderek iki aylık bebeği aldıklarını itiraf etti.

❌