Normal görünüm

Bugün alınanlar — 5 Eylül 2026

Uzmanlardan harçlık uyarısı: Ödül veya ceza aracı yapmayın!

Okulların açılmasına yaklaşık bir hafta kaldı. Aylar sonra velilerin gündemine yine girecek olan kavram okul harçlığı...

Okul harçlığının basit bir para alışverişi olmadığına işaret eden Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, çocukların bu kavramla hayata dair çok önemli alışkanlıkları edineceğine değiniyor.

Whatsapp Image 2026 09 05 At 09.30.15

Okul harçlığı alan çocuğun o harçlığı kullanma seçimi ve sorumluluğunu üstlenmesini isteyen Öncel, "Harçlık miktarı çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına uygun belirlenmeli. Düzenli olarak verilmeli ve öngörülebilir olmalı. Bu şekilde çocuk bütçesini kendi ayarlayabilmeli ve kullanacağı miktarı seçebilmeli. Harçlığın tamamı harcanacak para olarak görülmemeli. Çocuk para biriktirebilmeyi de öğrenmeli." dedi.

Harçlığını erken bitiren çocuğa ek para verilmemesi gerektiğini söyleyen Öncel, "Çocukla birlikte sonuç konuşulmalı. Çocuğun parasını neden erken bitirdiği ve varsa hatasını anlaması sağlanmalı. Ayrıca çocuğun özgüvenini kıracak tavırlardan da kaçınılmalı. Çocuğa, parayı idare etme becerisinin hayatı boyunca lazım olacağı kavratılmalı." şeklinde konuştu.

"Okul Harçlığını Ödül Veya Ceza gibi Göstermeyin"

Çocuklara okul için verilen harçlığın kalem silgi gibi ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Öncel, "Bazı velilerin okul harçlığını olumlu bir haber olduğunda artırıp olumsuz bir gelişmede kesmesi yanlıştır. Okul harçlığı ödül veya cezaya çevrilemez. Bu, çocuk bir şeyi yanlış yaptığında üzerindeki montunu almak gibi olur." dedi.

Muhabir: Mehmed Akif ÇAVDARLI

Okul korkusunda uzayan vedalar kaygıyı artırabilir

Akran zorbalığından ayrılık kaygısına, öğrenme güçlüğünden aile içindeki değişimlere kadar birçok etkenin okul reddinin arkasında bulunabileceği belirtiliyor.Yeni eğitim öğretim döneminin başlaması çocukların büyük bölümü için arkadaşlarıyla yeniden buluşmanın ve yeni deneyimlerin heyecanını beraberinde getirirken, bazı çocuklarda ise yoğun kaygıya neden olabiliyor. Özellikle okula yeni başlayan, uzun bir tatilin ardından sınıfa dönen veya okul değiştiren çocuklarda okula gitmek istememe ve ebeveynden ayrılmakta güçlük çekme görülebiliyor.Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, okul korkusunun farklı şekillerde ortaya çıkabileceğine dikkat çekerek, çocukların verdiği sinyallerin doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.KARIN AĞRISI VE MİDE BULANTISI OKUL KORKUSUNUN İŞARETİ OLABİLİROkul korkusunun, çocuğun okula gitme düşüncesi karşısında yoğun kaygı yaşaması, okula gitmekten kaçınması veya okulda kalmakta zorlanması şeklinde görülebileceğini belirten Erdoğan, bazı çocukların korkularını doğrudan ifade ederken bazılarında ise fiziksel yakınmaların öne çıkabildiğini kaydetti.Özellikle okul saatleri yaklaştıkça ortaya çıkan karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma hissi, iştahsızlık ve sık tuvalete gitme isteğinin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Erdoğan, bu şikâyetlerin çocuk evde kaldığında hafifleyebildiğini belirtti.Uykuya dalmakta zorlanma, gece sık uyanma, kabus görme, okul eşyalarını hazırlamak istememe ve pazar akşamından itibaren başlayan huzursuzluk da okul kaygısının belirtileri arasında yer alabiliyor. HER OKUL REDDİNİN NEDENİ AYNI DEĞİLOkula gitmek istemeyen her çocuğun aynı nedenle zorlanmadığını vurgulayan Erdoğan, öncelikle kaygının kaynağının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.Çocuğun anne ve babasından ayrılmaktan, okulda yalnız kalmaktan, öğretmeniyle iletişim kuramamaktan, arkadaşları tarafından dışlanmaktan veya akademik olarak başarısız olmaktan korkabileceğini belirten Erdoğan; akran zorbalığı, öğrenme güçlüğü, dikkat sorunları, sınıf veya öğretmen değişikliği gibi faktörlerin de araştırılması gerektiğini söyledi.Taşınma, aile içi çatışmalar, hastalık, kayıp veya travmatik bir olayın da okul reddinin arkasında bulunabileceğine dikkat çeken Erdoğan, bu nedenle yalnızca okul kapısındaki davranışa odaklanmak yerine çocuğun ev, okul ve sosyal yaşamının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.AYRILIK KAYGISI OKULDA DAHA GÖRÜNÜR HALE GELEBİLİYORÇocukların gelişimlerinin bazı dönemlerinde bakım veren kişiden ayrılırken huzursuzluk yaşamalarının doğal olabileceğini belirten Erdoğan, ancak kaygının yaşa göre beklenenden daha yoğun ve uzun süreli olması halinde ayrıca ele alınması gerektiğini söyledi.Ayrılık kaygısı yaşayan çocukların anne veya babalarının başına kötü bir şey geleceğini düşünebildiğini, yalnız uyumak istemeyebildiğini ve sürekli güvence talep edebildiğini aktaran Erdoğan, okulun ebeveynden ayrılmayı daha görünür hale getirdiğine dikkat çekti.Bu nedenle bazı çocuklarda temel problemin okulun kendisinden ziyade güven duyulan kişiden ayrı kalmak olabileceğini ifade etti.BEDENSEL ŞİKÂYETLERİ “BAHANE” OLARAK GÖRMEYİNOkul sabahlarında yaşanan fiziksel yakınmaların ebeveynler tarafından “bahane” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, kaygının çocuklarda fiziksel belirtilerle ortaya çıkabileceğini söyledi.Çocuğun gerçekten karın ağrısı, bulantı, çarpıntı veya baş dönmesi yaşayabileceğini belirten Erdoğan, öncelikle fiziksel bir hastalık bulunup bulunmadığının değerlendirilmesini önerdi. Tıbbi bir neden saptanmadığında ise çocuğun şikâyetlerini küçümsemek yerine duygusal etkenlerin araştırılması gerektiğini ifade etti.OKUL KAPISINDA VEDAYI UZATMAYINEbeveynlerin okul kapısındaki davranışlarının da çocuğun kaygısını etkileyebildiğine dikkat çeken Erdoğan, uzun vedaların ve ayrıldıktan sonra tekrar tekrar geri dönmenin süreci daha zor hale getirebileceğini belirtti. “Vedalaşma kısa, sıcak ve net olmalı” diyen Erdoğan, ebeveynin çocuğa ne zaman geri geleceğini anlayabileceği şekilde anlatması ve verdiği sözü tutması gerektiğini söyledi.Gizlice uzaklaşmanın güven duygusunu zedeleyebileceğini belirten Erdoğan, dakikalarca devam eden vedaların ise çocuğa ayrılığın tehlikeli bir durum olduğu mesajını verebileceğine işaret etti. Ebeveynin kendi kaygısını kontrol edebilmesi de bu süreçte önem taşıyor.Tehdit ve kıyaslama kaygıyı büyütebilirÇocuğun korkusunu küçümsemek, başka çocuklarla kıyaslamak, utandırmak veya tehdit etmek de okul kaygısının artmasına neden olabiliyor.Erdoğan, “‘Bebek gibi davranma’, ‘Herkes gidiyor, bir tek sen ağlıyorsun’ ya da ‘Ağlarsan seni burada bırakırım’ gibi sözler çocuğun kaygısına utanç ve suçluluk da ekler” uyarısında bulundu.Bunun yerine çocuğun duygusunun kabul edilmesi, ancak okula devam etme konusunda sakin ve tutarlı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, çocuğun her kaygılandığında evde kalmasına izin verilmesinin kısa vadede rahatlama sağlasa bile kaçınma davranışını güçlendirebileceğini ifade etti.AİLE VE OKUL AYNI YAKLAŞIMI BENİMSEMELİOkul korkusuyla mücadelede aile, öğretmen ve rehberlik servisinin ortak hareket etmesi önem taşıyor. Çocuğun okula geldiği ilk dakikaların önceden planlanmasının kaygının azalmasına yardımcı olabileceğini belirten Erdoğan, çocuğu okulda kimin karşılayacağının, sınıfa nasıl geçeceğinin ve zorlandığında kimden destek alacağının netleştirilmesini önerdi.Günün sonunda çocuğu kimin alacağının da önceden bilinmesinin güven duygusunu destekleyebileceğini söyleyen Erdoğan, “Evde başka, okulda başka mesaj verilmesi çocuğun belirsizlik hissini artırabilir” dedi.NE ZAMAN PROFESYONEL DESTEK ALINMALI?Okul reddinin yalnızca inatlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sosyal kaygı, akran zorbalığı, depresif belirtiler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlükleri, otizm spektrum özellikleri ve aile içindeki değişimlerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Kaygının günler içerisinde azalmaması, giderek şiddetlenmesi, çocuğun düzenli şekilde okula gidememesi veya sınıfta kalamaması ve bedensel şikâyetlerin sıklaşması halinde profesyonel değerlendirme alınmasını öneren Erdoğan; yoğun uyku ve iştah sorunları, belirgin içe kapanma, öfke patlamaları, panik belirtileri veya akran zorbalığı şüphesinde de destek alınması gerektiğini söyledi.Çocuğun kendisine zarar verme düşüncelerinden söz etmesi durumunda ise gecikmeden profesyonel yardım alınması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, uygulanacak destek ve tedavi planının her çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, kaygısının nedeni ve aile dinamikleri dikkate alınarak bireysel şekilde oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Eğitimde geleceğin rotası çizildi

Toplantıda değişen eğitim ihtiyaçlarından yapay zekâya, sürdürülebilirlikten dijital dönüşüme kadar geleceğin eğitim dünyasını şekillendirecek başlıklar ele alındı. Çocukların nitelikli eğitimle desteklenmesinin sürdürülebilir bir gelecek için taşıdığı öneme dikkat çekildi.Çocukların değişen dünyaya hazırlanmasında nitelikli eğitimin rolü giderek artarken, eğitimde sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekâ yeni dönemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. TEGV’in “Sürdürülebilir Gelecek” temasıyla düzenlediği 26’ncı Geleceğe Bakış Toplantısı’nda, çocukların akademik kazanımların yanı sıra sorgulama, üretme, problem çözme ve kendini ifade etme becerileriyle desteklenmesinin önemine dikkat çekildi. Toplantıya TEGV Yönetim Kurulu Başkanı İpek Kıraç, Yönetim Kurulu üyeleri, merkez ofis çalışanları ile Türkiye’nin 22 ilindeki 51 etkinlik noktasında görev yapan çalışanların da aralarında bulunduğu 130’dan fazla kişi katıldı. ÇOCUKLARIN İHTİYAÇLARI DEĞİŞİYORToplantının açılış konuşmasını yapan TEGV Yönetim Kurulu Başkanı İpek Kıraç, Vakfın en önemli gücünün kuruluş ideallerine bağlı kalırken değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilmesi olduğunu belirtti. TEGV’in 31 yılda 110 bini aşkın gönüllü ve yüz binlerce bağışçının desteğiyle milyonlarca çocuğa ulaştığını aktaran Kıraç, değişen dünyayla birlikte çocukları destekleme yöntemlerinin de yenilenmesi gerektiğini söyledi. Çocukların yalnızca akademik bilgiye değil; kendilerini güvende hissedebilecekleri, merak edebilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve potansiyellerine inanabilecekleri ortamlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Kıraç, “Teknoloji ve yöntemler değişebilir; ancak çocukların iyi olma hâline duyduğumuz sorumluluk değişmez” dedi. Empati, iş birliği, kendini ifade etme, farklılıklara saygı ve problem çözme becerilerinin de eğitimin önemli bir parçası haline geldiğine dikkat çeken Kıraç, TEGV’in çocukların geleceğin dünyasında güçlü bireyler olarak yer alabilmeleri için çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. “SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK ÇOCUKLARLA MÜMKÜN”TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, sürdürülebilir bir geleceğin temelinde çocukların nitelikli eğitimle güçlendirilmesinin bulunduğunu belirterek, Vakfın 31 yıl önce çocukların nitelikli eğitime erişmesi ve potansiyellerini ortaya çıkarabilmesi amacıyla yola çıktığını söyledi. Sürdürülebilirliğin yalnızca doğal kaynakların korunmasıyla sınırlı olmadığını, çocukların hayallerine ve geleceğine sahip çıkmanın da bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Tosyalı, “Kendine güvenen, soran, sorgulayan, üreten, topluma değer katan çocuklar yetiştirdiğimiz sürece sürdürülebilir bir gelecekten söz edebiliriz” dedi. Vakfın kurucusu Suna Kıraç’ın “Eleştiren değil, eleştirilenlerden olmaya karar verdim. Konuşanlardan değil, iş yapanlardan olmaya karar verdim” sözlerini de hatırlatan Tosyalı, bu yaklaşımın TEGV’in çalışmalarına yön vermeyi sürdürdüğünü ifade etti.YAPAY ZEKÂNIN EĞİTİME ETKİSİ GÜNDEMDEYDİGeleceğe Bakış Toplantısı’nda sürdürülebilirlik, değişen dünya düzeni ve yapay zekânın eğitim üzerindeki etkileri farklı oturumlarda ele alındı. TEGV Mütevellisi Prof. Dr. Itır Erhart, “Neden Sürdürülebilirlik? Neden Şimdi?” başlıklı konuşmasında sürdürülebilirliğin günümüzdeki önemini ve geleceğe yönelik sorumlulukları değerlendirirken, gazeteci ve ekonomist Emin Çapa “Yeni Dünyayı Anlamak” oturumunda değişen dünyanın dinamikleri ile dönüşümün beraberinde getirdiği fırsat ve gereklilikleri anlattı. Prof. Dr. İbrahim Soner Yıldırım ise “Bilişsel Yönetişim ve Yapay Zekâ” başlıklı oturumunda teknolojik dönüşümün eğitim ve öğrenme süreçlerine etkisine değinerek, yapay zekâ ve dijital araçların öğrenmeyi destekleme ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sağlama potansiyelini ele aldı.BAŞARILI UYGULAMALAR PAYLAŞILDIToplantı kapsamında TEGV’in Türkiye’nin farklı noktalarında yürüttüğü başarılı çalışmalar da katılımcılarla paylaşıldı. “İyi Örnekler” sunumlarında, etkinlik noktalarında çocukların eğitim yolculuklarına katkı sağlayan uygulamalar ele alındı. Sahada edinilen deneyimlerin kurum genelinde yaygınlaştırılması ve gelecek dönemde gerçekleştirilecek çalışmalara örnek oluşturması hedeflendi. Programda ayrıca TEGV bünyesinde 5, 10, 15, 20 ve 25’inci hizmet yıllarını tamamlayan çalışanlara kıdem ödülleri takdim edildi.TEGV bağışçılarından merhum Nirun Şahingiray’ın anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen Nirun Şahingiray Üstün Başarı Ödülü ise TEGV Akademi’nin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına katkı sağlayan proje ekibine verildi.Nitelikli eğitim içeriklerinin dijital ortamda daha geniş kitlelere ulaştırılmasını amaçlayan TEGV Akademi’nin, içeriklerinin Eğitim Bilişim Ağı’nda (EBA) da yer almasıyla erişimini genişlettiği ve Vakfın dijital dönüşüm çalışmalarına katkı sağladığı belirtildi.GELECEĞE YATIRIM VURGUSUDört gün süren toplantıda TEGV’in geçmiş dönem çalışmaları değerlendirilirken, gelecek yıllarda çocukların değişen ihtiyaçlarına nasıl yanıt verilebileceği de tartışıldı. Teknolojik dönüşümün eğitim süreçlerine etkisi, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve çocukların sosyal ve bireysel becerilerinin geliştirilmesi öne çıkan konular arasında yer aldı.“Bir İdeal Binlerce Gelecek” sloganıyla gerçekleştirilen toplantı, sürdürülebilir bir geleceğin yalnızca bugünün kaynaklarını korumakla değil, çocukların potansiyeline ve nitelikli eğitime yapılacak yatırımla mümkün olabileceği mesajıyla sona erdi.

KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül’de: 120 soru için 130 dakika süre verilecek

2026 KPSS Lisans sınavı için heyecanlı bekleyiş sona eriyor. ÖSYM takvimine göre Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek. Adaylar, kamu kurumlarında görev alabilmek için girecekleri sınavda toplam 120 soruyu yanıtlayacak.

KPSS maratonu 6 Eylül'de başlayacak

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, sınav, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve 81 ilde toplam 145 sınav merkezinde düzenlenecek. Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek.

Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek. Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecek.

Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, pazar günü açık tutulacak.

Adayların sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgeleri ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinde erişime açıldı.

KPSS Lisans sonuçları 7 Ekim'de açıklanacak. Sonuçlar, açıklanmasından itibaren iki yıl süreyle geçerli olacak.

KPSS Alan Bilgisi Sınavları ise 12-13 Eylül'de üç oturum şeklinde yapılacak. 12 Eylül Cumartesi günü saat 10.15'te başlayacak birinci oturum, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanlarında yapılacak.

İkinci oturum 12 Eylül'de saat 14.45'te başlayacak ve Hukuk, İktisat ile Maliye alanlarında yapılacak. İşletme, Muhasebe ve İstatistik alanlarında yapılacak üçüncü oturum ise 13 Eylül Pazar günü saat 10.15'te başlayacak.

KPSS Ön Lisans 4 Ekim'de, KPSS Ortaöğretim 25 Ekim'de, KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da yapılacak.

- 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu

Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile KPSS maratonunun başlayacağını belirterek, "Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu." bilgisini verdi.

Sınava 6 bin 197 engelli adayın katılacağını aktaran Ersoy, "Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutulurken, 5 bin 763 aday bu haktan yararlandı. Ayrıca hükümlü veya tutuklu olarak bulunan ve sınava başvuran 258 aday Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 89 bina, sınav binası olarak kullanılacak." açıklamasını yaptı.

Ersoy, sınavın adaylar açısından güvenli ve sağlıklı bir ortamda gerçekleşmesi amacıyla tüm hazırlıkların tamamlandığını vurgulayarak, şu bilgileri paylaştı:

"4 bin 724 binada toplam 89 bin 646 salonda gerçekleştirilecek uygulamada, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunda toplam 232 bin 233 görevli yer alacak. Sınav güvenliğinin sağlanması için 18 bin 446 emniyet görevlisi sahada olacak. Sınav sürecinin sorunsuz şekilde yürütülmesi için kamu kurumlarıyla koordinasyon kesintisiz şekilde sağlanıyor. Adayların sınav merkezlerine ulaşımından sınav binalarındaki düzene kadar tüm süreç planlı şekilde yürütülüyor. Adayların huzurlu bir ortamda sınava girebilmeleri için tüm hazırlıklar gözden geçiriliyor."

Adayların sınava giriş belgelerindeki bina ve salon bilgilerini önceden kontrol etmeleri gerektiğine işaret eden Ersoy, "Sınavdan önce sınava girecekleri binaları görmeleri adayların faydasına olacaktır. Adaylar saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacaklar. Adayların sınav binalarına erken gelmeleri, yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçecektir. Sınavın güvenli ve sorunsuz tamamlanması için adayların ÖSYM tarafından belirtilen kurallara dikkat etmesi gerekmektedir. Tüm adaylara şimdiden başarılar dilerim." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

AUZEF kayıt yenileme başladı mı? 2026-2027 İÜ AUZEF kayıt yenileme nasıl yapılır?

İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) 2026-2027 eğitim öğretim yılı güz yarıyılı kayıt yenileme işlemleri başladı. Kayıt yenilemek isteyen öğrenciler, işlemlerini AKSİS üzerinden gerçekleştirebilecek. Peki, AUZEF kayıt yenileme ne zaman sona erecek ve nasıl yapılacak?

KPSS saat kaçta?

2026 KPSS Lisans sınavı için oldukça kısa süre kaldı. Kamu kurumlarında görev almak isteyen lisans mezunu adayların katılacağı Kamu Personel Seçme Sınavı (2026-KPSS Lisans) Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu hakkında araştırmalar sıklaştı. 2026 KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür sınavı kaç dakika sürecek? KPSS'ye son giriş saati kaç?

Öğretmenler için yeni dönem! MEB önlük standartlarını belirledi

Bakanlıkça hazırlanan kılavuzla, okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerde görev yapan öğretmenlerin önlüklerinde ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması amaçlanıyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla illere gönderilen "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" konulu genelge doğrultusunda hazırlanan kılavuzda, öğretmenlerin kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket etmelerinin önemi vurgulandı.

Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözeten önlüklerin; sade, kullanışlı, rahat ve estetik bir anlayışla tasarlandığı belirtildi.

KADIN, ERKEK VE OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNE ÖZEL MODELLER

Bakanlığın web sitesinde erişime açılan kılavuzda, kadın ve erkek öğretmenler ile okul öncesi öğretmenleri için hazırlanan önlüklerin model, kumaş, ölçü ve diğer teknik detaylarına yer verildi. Tasarımlarda öğretmenlerin mesleklerini rahat ve işlevsel çalışma koşullarında sürdürmeleri, eğitim ortamlarının niteliğinin artırılması ve mesleki aidiyet duygusunun desteklenmesi hedeflendi.

ALPAKA KUMAŞ VE BEYAZ RENK STANDARDI

Bakanlık tarafından hazırlanan kılavuza göre, ilkokul, ortaokul ve lise kademesinde görev yapan hem kadın hem de erkek öğretmenlerin önlükleri beyaz renkte ve "alpaka" kumaştan üretilecek. Kumaş içeriğinin yüzde 75 polyester ve yüzde 25 viskon olması kararlaştırılan önlüklerde, rahat hareket imkanı sağlayan "bezayağı" doku kullanılacak.

Önlüklerin tasarımında işlevsellik ön plana çıkarıldı. Bu kapsamda K-12 kademesindeki önlükler; sol göğüste bir, alt yanlarda ise iki olmak üzere toplam üç cepli olacak. Kol tipi "reglan" olarak belirlenirken, ön kapamalarda ve kollarda 10,5 mm paslanmaz "klikit" (çıtçıt) kullanılacak. Önlüklerin yakası ise "apaj yaka" tipinde ve bez telalı olarak tasarlandı.

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNE'KANGURU CEP' TASARIMI

Kılavuzda okul öncesi öğretmenleri için branşın gerektirdiği hareketliliğe uygun farklı bir tasarım çerçevesi oluşturuldu. Anaokulu öğretmenlerinin önlükleri, arkadan çapraz bağlamalı ve "kanguru cep" detaylı olacak. Bu önlüklerin üzerinde, çocukların dünyasına hitap eden renkli balon figürleri ve MEB logosu nakış olarak yer alacak. Okul öncesi önlüklerinde de yine beyaz alpaka kumaş standardı uygulanacak.

RESMİ VE ÖZEL KURUMLARDA UYGULAMA TAKİP EDİLECEK

Bakanlık tarafından illere gönderilen yazıda, resmi ve özel okul ile kurumlarda görev yapan öğretmenlerin kullanacakları önlüklerin belirlenen standartlara uygun olması istendi. Milli eğitim müdürlüklerinin, uygulamanın takibini yapacağı ve öğretmenlerin mesleki temsil sorumluluğu çerçevesinde önlük giymeye teşvik edileceği kaydedildi.

Kılavuzda ayrıca, öğretmenliğin sadece bilgi aktaran değil, öğrencilerin gelişimine rehberlik eden ve toplumun geleceğini inşa eden köklü bir meslek olduğu hatırlatılarak, ortak bir tasarım çerçevesinin bu sorumluluğu destekleyeceği ifade edildi.

Kırtasiye ürünlerinde lükse kaçmayın! Sınıfta onu alamayan çocuklar olabilir Kırtasiye ürünlerinde lükse kaçmayın! Sınıfta onu alamayan çocuklar olabilir

Uygulamalı mevzuat eğitimlerinin 10’uncu durağı Samsun oldu

Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip basın kuruluşlarına yönelik gerçekleştirilen Bölgesel Uygulamalı Mevzuat Eğitimleri, Samsun’da düzenlenen programla sürdürüldü. Basın İlan Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğünün ev sahipliğinde, Atakum Kaymakamlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime; Amasya, Çorum, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat ve Yozgat’ta resmî ilan ve reklam yayımlama hakkı bulunan gazete ve internet haber sitelerinin temsilcileri katıldı. Mevzuatın sahada doğru uygulanmasına dikkat çekildiProgramın açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Samsun Bölge Müdürü Nedim Engin, basın sektörünün hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşadığını belirtti. Engin, bu süreçte mevzuatın doğru anlaşılması ve uygulamaların sahada etkin şekilde yürütülmesinin öneminin giderek arttığını ifade etti. Eğitimleri yalnızca mevzuat hükümlerinin aktarıldığı toplantılar olarak görmediklerini belirten Engin, programların aynı zamanda basın sektörünün sahadaki beklenti, ihtiyaç ve uygulamalarının değerlendirildiği önemli bir istişare ortamı olduğunu söyledi. Resmî ilan ve reklam yükümlülükleri anlatıldıEngin’in açılış konuşmasının ardından Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü personeli tarafından gerçekleştirilen eğitimde, süreli yayınların resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına ilişkin yükümlülükler ayrıntılı olarak ele alındı. Bu kapsamda konular, “ilan” ve “denetim” başlıkları üzerinden değerlendirildi. Eğitim sırasında sektörel defterlerin günü gününe işlenmesi, süreli yayınların fikir işçisi kadrosunda yer alamayacak kişilere ilişkin düzenlemeler ve haberlerin derlenerek hazırlandığı durumlarda “haber merkezi” ibaresinin kullanılması konularında da bilgilendirme yapıldı. Programda ayrıca, mücbir sebepler haricinde gazetelerin baskı işlemlerinin yayın tarihinden bir önceki gün saat 19.00’dan önce gerçekleştirilemeyeceği konusunda katılımcılara bilgi verildi. Sıradaki eğitim Tekirdağ’daBölgesel Uygulamalı Mevzuat Eğitimlerinin bir sonraki programı Basın İlan Kurumu Tekirdağ Bölge Müdürlüğünün ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Eğitime Tekirdağ’ın yanı sıra Çanakkale, Edirne ve Kırklareli’nden süreli yayın temsilcileri katılacak. Kaynak: Haber Merkezi

“Öğretmenin telefonu kurumsal araç değil”

Sendikanın Genel Merkez Yönetim Kurulu, Genel Başkan Oğuz Özat başkanlığında yaptığı toplantıda, öğretmenlerin resmi olmayan iletişim kanallarına dahil edilmesi ve kişisel iletişim bilgilerinin paylaşılması konusunda daha önce alınan eylem kararının yeni eğitim-öğretim yılında da uygulanmasını kararlaştırdı.“KİŞİSEL TELEFON KURUMSAL İLETİŞİM ARACI DEĞİLDİR”Eğitim Gücü Sen, öğretmenlerin kendi istekleri dışında WhatsApp, Telegram, BİP ve benzeri platformlarda oluşturulan gruplara eklenmesine ve bu kanallar üzerinden mesai saatleri gözetilmeksizin talimat, tebliğ, emir ve yazı gönderilmesine karşı çıktı.Sendika, öğretmenlerin kişisel telefonlarının kurumsal iletişim aracı olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.Karar kapsamında öğretmenlerin kişisel telefon numaralarının rızaları dışında öğrenci, veli veya üçüncü kişilerle paylaşılmasına yönelik idari istek, işlem ve emirlere de kendi tercihlerine bağlı olarak uymayabilecekleri belirtildi.Sendika, özellikle öğrenci ve velilerle iletişim amacıyla oluşturulan resmi olmayan mesajlaşma gruplarının öğretmenleri mesai saatleri dışında sürekli ulaşılabilir hale getirebildiğine dikkati çekti. Bu durumun öğretmenlerin özel hayatını olumsuz etkileyebildiği ve bazı durumlarda veli baskısı ve zorbalığına yol açabildiği ifade edildi. RESMİ BİLDİRİMLER RESMİ KANALLARDAN YAPILACAKEğitim Gücü Sen, idari bildirim ve tebligatların mevzuata uygun iletişim kanalları üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.Öğrenci ve velilerle iletişimde e-Okul, elektronik posta ve kurumların resmi iletişim kanallarının kullanılmasının esas olması gerektiğini kaydeden sendika, farklı bir iletişim platformunun tercih edilmesi halinde öğretmenin gönüllülüğünün dikkate alınması gerektiğini bildirdi.Sendika ayrıca, öğretmenlerin kişisel iletişim bilgilerini paylaşmak zorunda bırakılmaması ve ihtiyaç duyulan teknolojik imkanların idare tarafından sağlanması gerektiğini ifade etti.EYLEM KARARI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONUNA KADAR GEÇERLİEğitim Gücü Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu'nun kararı doğrultusunda sendika üyeleri, resmi elektronik ve dijital platformlar dışında kalan WhatsApp, Telegram, BİP ve benzeri iletişim araçlarında oluşturulan gruplara katılmalarına yönelik istek ve idari emirleri kendi isteklerine bağlı olarak yerine getirmeyebilecek.Aynı kapsamda üyeler, özel hayatlarında kullandıkları kişisel iletişim bilgilerinin öğrenci, veli ve üçüncü kişilerle paylaşılmasına yönelik idari istek, işlem ve emirlere de kendi tercihlerine göre uymayabilecek.Eylem kararının 2026-2027 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar geçerli olacağı bildirildi. Sendika ayrıca üyelerinin karardan yararlanarak resmi olmayan iletişim kanallarına katılmama ve kişisel iletişim bilgilerini paylaşmama haklarını kullanabilmeleri için dilekçe örneği yayımladı.

2026 DGS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak? ÖSYM’den gelecek yerleştirme sonuçları için geri sayım başladı

2026 DGS tercih sürecinin tamamlanmasıyla birlikte binlerce adayın gözü ÖSYM’ye çevrildi. 27 Ağustos’ta başlayan tercih işlemleri 3 Eylül 2026 tarihinde sona ererken, adaylar şimdi lisans programlarına yerleşip yerleşemeyeceklerini öğrenmek için sonuç tarihini bekliyor. ÖSYM tarafından açıklanacak yerleştirme sonuçları, adayların tercih ettikleri üniversite ve bölümlere göre hangi programa yerleştiğini ortaya koyacak.

MEB 1. ve 5. sınıf kura sonuçları açıklanmaya başladı! Öğretmen ve şube bilgileri e-Okul’da

2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde milyonlarca veli tarafından beklenen 1. sınıf ve 5. sınıf şube belirleme işlemlerinde sona gelindi. MEB tarafından yürütülen elektronik kura sürecinin ardından öğrencilerin hangi şubede eğitim göreceği belirlenirken, 1. sınıf öğrencilerinin sınıf öğretmenleri de belli olmaya başladı.
Dün alınanlar — 4 Eylül 2026

MEB 1. ve 5. sınıf kura sonuçlarını erişime açtı: Şube ve öğretmen bilgileri e-Okul'da görüntülenebiliyor

MEB 1. ve 5. sınıf kura sonuçlarını erişime açtı: Şube ve öğretmen bilgileri e-Okul'da görüntülenebiliyor
MEB, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencileri için yürüttüğü elektronik kura sürecini tamamladı. Öğrencilerin yerleştirildiği şubeler ile öğretmen...Devamı için tıklayınız

YÖK’ten 23 vakıf üniversitesine ‘yüksek ücret’ incelemesi

YÖK, 2026-2027 akademik yılı için belirlenen yüzde 25'lik ücret artış sınırını aşan vakıf üniversitelerine karşı harekete geçti. Gelen yoğun şikayetler üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulu, 23 vakıf yükseköğretim kurumu hakkında resmi inceleme başlattı.

Dünden önceki gün alınanlar

Anadolu Üniversitesi’nden Öğrenci Affı Açıklaması: Başvuru Tarihleri Belli Oldu!

Resmi Gazete'de yayımlanan ve Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 85'inci madde kapsamında yürütülecek işlemlere ilişkin duyuru, AÖF'nin internet sitesinde yer aldı.

Buna göre öğrenci affından yararlanmak isteyen adaylar, af başvurularını 9 Aralık Çarşamba günü saat 17.00'ye kadar çevrim içi olarak yapabilecek.

Güz dönemi kayıtları 8 Ekim'de başlayacak

Af başvurusunu 2 Ekim 2026 Cuma günü saat 17.00'ye kadar tamamlayan adayların kayıt işlemleri, 8 Ekim Perşembe günü saat 10.00'da başlayacak ve 16 Ekim Cuma günü saat 17.00'de sona erecek.

3 Ekim-9 Aralık'ta af başvurusunu tamamlayan adayların kayıt işlemleri ise 2026-2027 Öğretim Yılı Bahar Dönemi için belirlenecek akademik takvimde ilan edilecek tarihlerde gerçekleştirilecek.

Af başvuru ve kayıt işlemleri, AÖF'nin internet sitesindeki kayıt bağlantısı üzerinden e-Devlet şifresiyle çevrim içi yapılacak. Posta veya kargo yoluyla başvuru ve kayıt kabul edilmeyecek.

Kayıt yaptıran öğrenciler, ders ekle-sil işlemlerini 8-19 Ekim'de Açıköğretim Fakültesi Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden öğrenci şifresi veya e-Devlet şifresiyle gerçekleştirebilecek.

Af kapsamında eğitimlerine yeniden devam edecek öğrencilerin daha önce başarıyla tamamladıkları dersler, intibak sürecinde belirlenen esaslar doğrultusunda değerlendirilebilecek.

Bu kapsamda öğrenciler, geçmişte başarıyla tamamladıkları derslerden her dönem için harf notu en yüksek iki dersi alan dışı seçmeli ders olarak intibak ettirebilecek.

Af kapsamındaki adaylara ikinci üniversite imkanı

Öğrenim hayatına yeniden dönmek isteyen adaylar, Anadolu Üniversitesi AÖF'nin sunduğu ikinci üniversite imkanından da yararlanabilecek.

Af kapsamında kendi üniversitesine kayıt olan adaylar, sınavsız olarak Anadolu Üniversitesi AÖF'de ikinci üniversite kapsamında öğrenim görebilecek.

Halen bir yükseköğretim programında öğrenim gören veya herhangi bir yükseköğretim programından mezun olan adaylar da sınava girmeden ikinci üniversite kapsamında AÖF programlarına başvurabilecek.

"2026-2027 Öğretim Yılı İkinci Üniversite" kapsamında AÖF'de 29 ön lisans ve 20 lisans olmak üzere toplam 49 program bulunuyor.

Teknoloji, iletişim, yönetim, sosyal bilimler, sağlık, turizm ve lojistik gibi alanlarda sunulan programların yanı sıra Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı ön lisans programları da öğrencilerin tercihine sunuluyor.

İkinci üniversite kapsamında başvuru ve kayıt işlemleri 19 Ekim'e kadar çevrim içi gerçekleştirilecek.

Adaylar, af başvuru ve kayıt işlemlerine ilişkin ayrıntılı bilgilere Anadolu Üniversitesi AÖF'nin internet sitesinden, İkinci Üniversite kapsamındaki program ve başvuru süreçlerine ilişkin bilgilere ise Anadolu Üniversitesi İkinci Üniversite internet sayfasından ulaşabilecek.

Kaynak: AA

Üniversitelerde dengeleri değiştirecek adım! Özvar açıkladı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "İşletmede Mesleki Eğitim Modeli sayesinde öğrencilerimiz henüz öğrenimleri devam ederken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü, çalışma hayatının işleyişini tecrübe etme fırsatı bulacaklar. İşletmeler ise gelecekte istihdam edebilecekleri öğrencileri yakından tanıma imkanına kavuşacaklar." dedi.

Özvar, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması Programı"nda, yükseköğretim sistemi ve sektörler arasında Türkiye'nin geleceğine dair ortak vizyonu ortaya koyan bu protokolün hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Yükseköğretimin yalnızca eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan olmaktan çıktığını, ülkelerin beşeri sermayesini geliştiren, üretim yapısındaki dönüşümü destekleyen ve rekabet gücünü etkileyen stratejik bir konuma eriştiğini vurgulayan Özvar, "Bu nedenle yükseköğretim politikalarının mevcut ihtiyaçlara cevap vermenin yanında ekonomik ve teknolojik değişimleri, buna bağlı olarak ortaya çıkacak yeni iş gücü taleplerini de öngörmesi gerekmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda sistemimizi bu bakış açısıyla yeniden şekillendiriyor, nicelik odaklı büyüme anlayışını geride bırakarak niteliği esas alan kapsamlı bir dönüşüm süreci yürütüyoruz." diye konuştu.

Özvar, üniversitelerin başarısını yalnızca öğrenci ve mezun sayılarıyla ölçmediklerine değinerek, mezunların yetkinliklerinin iş gücü piyasasına uyumu, sektörlerin beklentilerine cevap verme düzeyleri ve ülkenin kalkınmasına sundukları katkıyı birlikte değerlendirdiklerini, bu kapsamda üniversite-sektör işbirliğini sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak gördüklerini ifade etti.

Hedeflerinin yükseköğretimin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum inşa etmek olduğunu anlatan Özvar, "Son yıllarda uygulamaya koyduğumuz politikalar bu hedef etrafında şekillenmektedir. Kıymetli katılımcılar, Muhterem Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 25 yılda yükseköğretim altyapımıza çok büyük yatırımlar yapılmıştır. Bu yatırımlar neticesinde bugün küresel ölçekte rekabet edebilecek bir yükseköğretim sistemine sahibiz. Yükseköğretime erişimin genişletilmesinde önemli bir aşama kaydedilmiş olması önceliğin artık nicelikten niteliğe yönelmesini mümkün kılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

"Staj uygulamalarını eğitim sürecinin bütünleyici unsuruna dönüştürüyoruz"

Özvar, Yükseköğretim Kurulu olarak kontenjan planlamasını veriye dayalı, rasyonel ve sektörlerin ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşımla yaptıklarını, istihdam imkanı kalmayan veya sektörlerle bağı zayıflayan programların kontenjanlarını düşürdüklerini, bazılarını dönüştürüp ihtiyaç kalmayanları kapattıklarını, buna karşılık yapay zeka, dijital teknolojiler, ileri üretim sistemleri, yeşil dönüşüm, enerji, tarım teknolojileri ve sağlık gibi stratejik alanlardaki yeni programları desteklediklerini kaydetti.

Uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını dile getiren Özvar, şöyle devam etti:

"Staj uygulamalarının kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz. Meslek yüksekokullarında ve lisans programlarında öğrencilerimizin bir veya iki dönem boyunca doğrudan çalışma hayatının içinde bulunmalarını hedefliyoruz. Burada hedeflenen klasik anlamda uzatılmış bir staj değildir. Aksine kredilendirilen, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulan ve akademik açıdan düzenli biçimde izlenen yapılandırılmış bir eğitim sürecidir. Bu yapının uygulamadan ortak standartlara kavuşması amacıyla işletmede mesleki eğitim usul ve esaslarını da yayımlamış bulunmaktayız. Böylece ön lisans ve lisans programlarında en az bir yarı yıl süreyle yürütülecek işletmede mesleki eğitimin planlanması, izlenmesi ve değerlendirilmesiyle üniversitelerin, işletmelerin sorumlu öğretim elemanlarının ve öğrencilerin görev ve yükümlülüklerini açık bir çerçeveye kavuşturmuş olduk."

Özvar, teorik bilginin gerçek iş ortamında beceriye dönüşmesini güvence altına alıp, öğrencilerin akademik rehberlik ve eğitici personel desteğiyle izlenmesini sağlayacaklarını belirterek, "Kazanılan bilgi, beceri ve yetkinliklerin Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi doğrultusunda ölçülmesini fevkalade önemi buluyoruz. Aynı zamanda üniversite sektör işbirliğini geçici uygulamalardan çıkararak kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya da bu vesileyle kavuşturmuş oluyoruz. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli sayesinde öğrencilerimiz henüz öğrenimleri devam ederken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü, çalışma hayatının işleyişini tecrübe etme fırsatı bulacaklar. İşletmeler ise gelecekte istihdam edebilecekleri öğrencileri yakından tanıma imkanına kavuşacaklar. Yani bir öğrenciyi 20 gün tanımak var, asgari 4 ay tanımak var. Arada böylesine ciddi bir farktan söz ediyoruz." ifadelerini kullandı.

"Uygulamanın ilk aşaması 120 bin öğrenciyi kapsıyor"

Özvar, kapsamlı dönüşümü sağlıklı biçimde hayata geçirmek amacıyla Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 ilde pilot uygulamayı başlattıklarını bildirerek, ilk aşamanın Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programını kapsadığını kaydetti.

Pilot uygulamanın yalnızca üniversiteler ile işletmeler arasındaki bir çalışma olmadığına işaret eden Özvar, sürecin çok sayıda bakanlık, kamu kurumu, meslek kuruluşu ve sektör temsilcisinin katılımıyla yürütüldüğünü, Yükseköğretim Kurulu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasında imzalanan protokolün de üniversite-sektör işbirliğinin daha sağlam, gerçekçi ve verimli bir zemine taşınması açısından önemli olduğunu ifade etti.

Özvar, eğitim programlarının yalnızca akademik bakış açısıyla hazırlanmasını yeterli görmediklerine dikkati çekerek, programların sektörlerin ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve yetkinlikler dikkate alınarak tasarlanmasını ve sektör temsilcilerinin program geliştirme süreçlerine etkin biçimde katılmasını teşvik ettiklerini dile getirdi.

Sektör temsilcilerini müfredat geliştirmeye davet eden Özvar, "Kocaeli'de sanayi ve hizmetler sektöründe önemli hizmetler gerçekleştiren iş insanlarımıza buradan sesleniyorum. Gelin meslek yüksekokullarımızdaki müfredatı hep birlikte belirleyelim. Sektörün ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve yetkinlikler konusunda bizlere lütfen bilgi ve tecrübelerinizle destek olun. Biz de sizden aldığımız bilgilerle, bu verilerle müfredatlarımızı yenileyelim. Biz Yükseköğretim Kurulu olarak sektör temsilcileriyle, meslek yüksekokullarımızın, hatta fakültelerimizin programlarını birlikte istişare etmeye hazır olduğumuzu hatta bir kısım illerimizle sektör temsilcilerimizle üniversitelerimizin meslek yüksekokulları ve onların programlarını birlikte tasarladığımızı buradan Kocaeli sakinlerine de duyurmayı arzu ediyorum. Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerimizin sizlerle işbirliğine hazır olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim." diye konuştu.

Özvar, işletmede mesleki eğitimi desteklemek amacıyla İstanbul Sanayi Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, Gaziantep Sanayi Odası ve Bursa Sanayi ve Ticaret Odalarıyla işbirliği protokolleri imzaladıklarını aktararak, Kocaeli'de imzalanacak protokolle üniversiteler ile sanayi ve ticaret dünyası arasında sürdürülebilir işbirliği kurulmasını, işletmede mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasını, eğitim programlarının sektörün ihtiyaçlarına göre güncellenmesini, yeni programlar açılmasını, ders içeriklerinin sektör temsilcileriyle zenginleştirilmesini ve öğrencilerin işletmelerde eğitici personel tarafından desteklenmesini hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katıcıoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve Kocaeli Ticaret Odası Meclis Başkanı Hüseyin Gezer de katılımcılara hitap etti.

Daha sonra YÖK Başkanı Özvar, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Zeytinoğlu ve KOTO Meclis Başkanı Gezer işbirliği protokolünü imzaladı.

Protokolle, öğrencilerin teorik eğitimlerini iş dünyasının uygulama deneyimiyle bütünleştirmelerine olanak sağlayan İşletmede Mesleki Eğitim (3+1) Modeli’nin Kocaeli’de daha etkin ve yaygın biçimde uygulanması hedefleniyor.

Programa, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Mehmet Akif Yılmaz ve Cemil Yaman, Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, akademisyenler ve iş insanları katıldı.

Kaynak: AA

Bir öğrencinin kırtasiye masrafı 1500 liradan başlıyor

2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala velilerin okul alışverişi telaşı da başladı. Öğrencilerin yeni dönemde kullanacağı defterden kaleme, okul çantasından beslenme çantasına kadar birçok ürüne talep artarken kırtasiyelerde de sezon hareketliliği yaşanıyor. Ancak geçen yıla göre yükselen fiyatlar hem velilerin bütçesini hem de kırtasiyeci esnafının satışlarını etkiliyor. Ankara Kitap ve Kırtasiyeciler Esnaf Odası Başkanı Müslüm Küçükarzuman, yeni eğitim dönemi öncesinde sektörde yaşanan hareketliliği değerlendirdi. Kırtasiyecilerin yılın en yoğun dönemlerinden birine girdiğini belirten Küçükarzuman, buna karşın küçük esnafın özellikle zincir marketlerle rekabet etmekte zorlandığını söyledi. “FİYATLARDA YÜZDE 20-25 ARTIŞ VAR”Kırtasiye ürünlerinin fiyatlarında geçen yıla kıyasla artış yaşandığını belirten Küçükarzuman, artış oranının ortalama yüzde 20-25 bandında olduğunu ifade etti. Fiyatların yükselmesinde bazı ürünlerde dışa bağımlılığın ve döviz kurunun maliyetlere yansımasının etkili olduğunu kaydetti. Okulların açılmasına kısa süre kala velilerin en fazla merak ettiği konuların başında ise bir öğrencinin okul alışverişinin ne kadara mal olacağı geliyor. Küçükarzuman, öğrencinin yaşına, sınıfına ve tercih edilen ürünlerin niteliğine göre toplam maliyetin değişebildiğine dikkat çekti. Bir öğrencinin temel ihtiyaçlarını kapsayan alışverişin yaklaşık bin 500 liradan başladığını söyleyen Küçükarzuman, bu hesaplamaya okul çantası, beslenme çantası, suluk, kalem ve defter gibi temel ürünlerin dahil olduğunu belirtti. Küçükarzuman, tercih edilen marka ve ürünlerin yanı sıra okul veya öğretmen tarafından talep edilebilecek ek malzemelere göre rakamın daha da yükselebileceğini ifade etti.  “EN BÜYÜK PROBLEMİMİZ ZİNCİR MARKETLER”Kırtasiyeci esnafının karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin zincir marketler olduğunu savunan Küçükarzuman, bu işletmelerin yoğun reklam çalışmaları nedeniyle tüketicide daha ucuz oldukları yönünde bir algı oluştuğunu öne sürdü. Küçükarzuman, “Şu an bizim en küçük kırtasiyecimizin bile onlardan daha ucuz olduğunu iddia ediyoruz. Vatandaşa ‘Mahallendeki kırtasiyeciyi koru, oradan alışveriş yap’ diyoruz. Esnafın yaşaması gerekiyor” dedi. Zincir marketlerin çok sayıda şubeyle faaliyet gösterdiğine işaret eden Küçükarzuman, küçük esnafın bu ölçekteki işletmelerle rekabet etmekte güçlük çektiğini söyledi. ZİNCİR MARKETLERE SATIŞ SINIRLAMASI ÖNERİSİKüçükarzuman, zincir marketlerin yalnızca kırtasiyecileri değil, farklı alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda küçük esnaf grubunu etkilediğini belirterek, konuya ilişkin Ticaret Bakanlığı’na bir öneri sunduklarını söyledi. Belirli büyüklüğün altındaki marketlerde bazı ürün gruplarının satışına sınırlama getirilmesini istediklerini aktaran Küçükarzuman, “Bin 500 metrekareden daha küçük marketlerde kitap, kırtasiye, sigara ve ekmek satılmasın önerisinde bulunduk. Bununla ilgili çalışma yapılıyor. Eğer böyle bir düzenleme çıkarsa herkes her şeyi satamaz ve yerel esnafın korunmasına katkı sağlanır” ifadelerini kullandı. Küçükarzuman, farklı sektörlere ait ürünlerin aynı market çatısı altında satılmasının küçük işletmelerin müşteri kaybetmesine neden olduğunu savunarak yapılacak bir düzenlemenin mahalle esnafına önemli ölçüde nefes aldırabileceğini kaydetti.  “FİYATLARI KIRTASİYECİLER BELİRLEMİYOR”Kırtasiyelerde fahiş fiyat uygulanıp uygulanmadığına yönelik soruyu da yanıtlayan Küçükarzuman, sektörde denetimlerin sürdüğünü ve İl Ticaret Müdürlüğünün bu konuda kontroller gerçekleştirdiğini söyledi. Kırtasiyecilerin ürünlerin piyasa fiyatını belirleyen taraf olmadığını ifade eden Küçükarzuman, fiyatların üretici, ithalatçı, toptancı ve piyasa koşulları doğrultusunda oluştuğunu belirtti. Küçükarzuman, küçük esnafın sınırlı miktarlarda ürün satın aldığını ve sermaye yapısı nedeniyle piyasa fiyatlarını belirleyebilecek veya etkileyebilecek bir güce sahip olmadığını kaydetti. VELİLERE KIRTASİYE ÜRÜNÜ UYARISIVelilere okul alışverişinde yalnızca ürünün fiyatına, rengine veya kokusuna göre tercih yapmamaları konusunda uyarıda bulunan Küçükarzuman, özellikle çocukların kullanacağı ürünlerde sağlık ve güvenlik kriterlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Ürünlerin üzerindeki uygunluk ve güvenlik işaretlerinin kontrol edilmesi gerektiğini belirten Küçükarzuman, bilinen ve güvenilir markaların tercih edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Kırtasiyecilerin sattıkları ürünler konusunda tüketiciyi bilgilendirebildiğini söyleyen Küçükarzuman, velilerin ürünün menşei ve özellikleri konusunda esnaftan bilgi alabileceğini belirtti. BAŞKENT KART VE KEÇİÖREN’DE KIRTASİYE DESTEĞİKüçükarzuman, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yürüttükleri Başkent Kart projesine de değindi. Sosyal yardım alan öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçları için Başkent Kart’a yatırılan ilgili destek tutarlarının anlaşmalı kitapçı ve kırtasiyecilerde kullanılabildiğini hatırlattı. Uygulamayla hem ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitim masraflarına katkı sunulduğunu hem de desteğin yerel kırtasiye esnafına yönlendirilmesinin sağlandığını belirten Küçükarzuman, vatandaşlara söz konusu desteğin kullanım alanlarını hatırlattı. Bu yıl Keçiören Belediyesi ile de benzer bir çalışma yaptıklarını belirten Küçükarzuman, belediye tarafından ihtiyaç sahibi öğrencilerin kırtasiye alışverişleri için sağlanacak desteğin Keçiören’deki anlaşmalı oda üyelerinde kullanılacağını söyledi. Küçükarzuman, uygulamanın hem öğrencilerin okul ihtiyaçlarının karşılanmasına hem de ilçedeki kırtasiyeci esnafının desteklenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Yeni eğitim öğretim yılı için öğrenci, veli ve eğitimcilere başarı dileklerini ileten Küçükarzuman, “2026-2027 eğitim öğretim yılı hayırlı olsun. Kazasız, belasız ve başarılı bir yıl diliyorum” dedi.

Yapay zekâ otizmde erken tanı sürecini hızlandırabilir

Yapay zekâ teknolojilerinin sağlık alanındaki kullanımının yaygınlaşması, Otizm Spektrum Bozukluğunun erken dönemde belirlenmesine yönelik çalışmalara da yeni bir boyut kazandırıyor. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme sistemleri sayesinde çocukların davranışlarındaki örüntüler analiz edilerek, geleneksel yöntemlerle daha ileri yaşlarda fark edilebilen bazı belirtilerin erken dönemde tespit edilmesi hedefleniyor. Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, yapay zekâ ile otizm araştırmalarının kesişiminin son yıllarda hızla gelişen çalışma alanlarından biri olduğunu belirtti. İNSAN DAVRANIŞLARINDAKİ ÖRÜNTÜLERİ ANALİZ EDEBİLİYORYapay zekânın artık yalnızca veri işleyen sistemlerden ibaret olmadığını ifade eden Gülaldı, özellikle Derin Öğrenme ve Doğal Dil İşleme alanındaki gelişmeler sayesinde insan davranışlarındaki karmaşık örüntülerin de analiz edilebildiğini söyledi. Bu sistemlerin büyük miktardaki veri içerisinden insan gözünün gözden kaçırabileceği küçük ipuçlarını belirleyebildiğine dikkat çeken Gülaldı, sağlık alanındaki gelişmelerin otizmin erken tarama ve tanılama süreçleri açısından da önemli fırsatlar oluşturduğunu kaydetti. ERKEN MÜDAHALE KRİTİK ÖNEM TAŞIYOROtizmin sosyal etkileşim, iletişim ve davranış örüntülerindeki farklılıklarla karakterize edilen nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Gülaldı, klinik tanının günümüzde büyük ölçüde gözlemlenebilir ve ölçülebilir davranışsal göstergelere dayandığını ifade etti. Otizm belirtilerinin genellikle 2 yaşından önce ortaya çıkabildiğini ancak bazı bireylerin çeşitli nedenlerle daha ileri yaşlarda tanı alabildiğini aktaran Gülaldı, erken tanı ve müdahalenin gelişim açısından önem taşıdığını vurguladı. Gülaldı, erken müdahalenin sosyal dikkat, dil ve bilişsel gelişim alanlarındaki yetersizliklerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirterek, tanının gecikmesinin önemli bir müdahale döneminin kaçırılmasına yol açabileceğini söyledi. GÖZ HAREKETİNDEN OYUN DAVRANIŞINA KADAR ANALİZYapay zekâ ile otizm çalışmalarının birleşmesinin özellikle erken taramada dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardığını ifade eden Gülaldı, makine öğrenmesi algoritmalarının çocukların farklı davranışlarından elde edilen verileri değerlendirebildiğini belirtti. Çocuğun göz hareketleri, ses tonundaki frekans değişimleri ve oyun oynama biçiminin yanı sıra göz teması, mimikleri ve dikkat süreçleri de yapay zekâ destekli sistemlerin analiz edebildiği veriler arasında bulunuyor. Gülaldı, bazı çalışmaların geleneksel yöntemlerle daha ileri yaşlarda fark edilen işaretlerin yapay zekâ yardımıyla 6-12 aylık dönemde belirlenebilmesine yönelik önemli sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti. TANI SÜRECİNİ HIZLANDIRABİLİRGeleneksel erken tarama yöntemlerinde ebeveynlerden alınan bilgiler ve klinik gözlemlerin önemli rol oynadığını hatırlatan Gülaldı, makine öğrenmesi yöntemlerinin ise geçmiş vakalardan ve kontrol gruplarından elde edilen çok sayıda veriyi analiz ederek tahmin modelleri oluşturabildiğini söyledi. Bu modellerin tanı sürecinin otomatikleştirilmesi ve hızlandırılmasına katkı sağlayabileceğini ifade eden Gülaldı, özellikle Evrişimli Sinir Ağı (CNN) tabanlı sınıflandırma sistemlerinde umut verici sonuçların bildirildiğini kaydetti. Küçük çocuklarda yapay zekâ kullanımına yönelik araştırmaların da sürdüğünü belirten Gülaldı, bir çalışmada alternatif karar ağacı modeli kullanılarak 13 ila 48 aylık çocuklarda yüzde 99,97 doğruluk oranına ulaşıldığının bildirildiğini aktardı. HER ÇOCUĞA ÖZEL DESTEK FIRSATIYapay zekânın kullanım alanının erken tarama ve tanıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Gülaldı, teknolojinin müdahale ve eğitim süreçlerinde de kullanılabileceğine dikkat çekti. Otizm spektrumundaki her çocuğun gelişimsel özelliklerinin ve destek ihtiyaçlarının farklı olması nedeniyle kişiselleştirilmiş programların önem taşıdığını belirten Gülaldı, yapay zekâ destekli sistemlerin çocukların davranışlarını analiz ederek bireysel ihtiyaçlarına uygun eğitim ortamlarının oluşturulmasına yardımcı olabileceğini ifade etti. Bu sistemlerin çocukların sosyal etkileşim, iletişim, duyguları tanıma ve yönetme becerilerinin desteklenmesinde de kullanılmasına yönelik çalışmalar bulunduğunu aktaran Gülaldı, yapay zekânın erken müdahalede yeni fırsatlar oluşturabileceğini söyledi. Gülaldı, “Yapay zekâ destekli sistemler çocukların davranışlarını analiz edebiliyor, göz teması, mimik ve dikkat süreçlerini değerlendirebiliyor ve dolayısıyla tanı süresini önemli ölçüde kısaltabiliyor. Yapay zekâ artık sadece bir teknoloji değil; otizm alanında erken tanı, erken müdahale ve doğru destek almanın önemli bir aracı haline geliyor” ifadelerini kullandı.

MEB 1. ve 5. sınıf kura sonuçları açıklandı mı? MEB sınıf belirleme kurası sonuç sorgulama

2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde 1. sınıf ve 5. sınıf şube belirleme kura sonuçları merak ediliyor. MEB tarafından kura yöntemiyle belirlenen sınıf ve öğretmen bilgileri, işlemlerin tamamlanmasının ardından e-Okul VBS üzerinden sorgulanabilecek. Peki 1. sınıf ve 5. sınıf kura sonuçları açıklandı mı? İşte MEB takvimi ve kura sonuçlarına ilişkin detaylar.

MEB'in ücretsiz ders kitapları okullardaki yerini aldı

Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Ümitköy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde görev yapan öğretmen ve görevliler, ders kitaplarını tek tek ayırarak sıraların üzerine yerleştirdi.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) bu yıl okul öncesi, ilkokul 1, 2 ve 3, ortaokul 5, 6 ve 7 ile lise seviyesinde 9, 10 ve 11'inci sınıfların ders kitapları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında kademeli olarak uygulanan müfredata göre hazırlandı.

Bu yıl okul öncesi için 10, ilköğretim için 420, ortaöğretim için 340, özel eğitim için 210 ve mesleki eğitim için 1045 olmak üzere toplam 2 bin 25 farklı dersten oluşan 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı öğrenciler için hazır hale getirildi.

2003-2004 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan "Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesi" kapsamında bugüne kadar 4 milyar 647 milyon 852 bin 247 ders kitabının dağıtımı yapıldı.

Bununla birlikte, ülke genelinde uygulama birliği sağlamak, öğretmenlere etkin kaynaklar sunmak ve okul-aile-çocuk etkileşimini güçlendirmek amacıyla okul öncesi eğitime başlayacak çocuklar ile birinci sınıf öğrencilerine yönelik "Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri" ile temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" materyalleri hazırlandı.

Hazırlanan kitaplar, ders kitaplarıyla birlikte öğrenci sıralarında yerini aldı.

Kaynak: AA

MEB öğrencilerin okula uyumunun ailelerle desteklenmesi için program hazırladı

Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek için 7-11 Eylül'de "uyum haftası" düzenlenecek.

Bakanlık, söz konusu haftada okul-aile işbirliğinin daha etkin hale getirilmesi için mesaisini artırdı.

Bu doğrultuda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Ailemle Okul Yolu Programı", öğrencilerin okula, öğretmenlerine, akranlarına ve öğrenme ortamlarına güvenle uyum sağlamalarını desteklerken ailelerin de eğitim sürecine etkin katılımını esas alıyor.

Program, uyum, aile katılımı, gelişimsel destek ve rehberlik çalışmalarını birbiriyle ilişkilendirerek eğitim öğretim yılının tamamını kapsayacak biçimde yapılandırıldı.

- Üç ayrı program hazırlandı

Öğrencilerin bulundukları eğitim kademesine özgü gelişimsel özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak okul öncesi eğitim, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf düzeylerine yönelik üç ayrı program hazırlandı. Program, okul öncesi eğitim ile 1'inci ve 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" ile başlayacak.

Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için beş, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri için ise üç gün olarak uygulanacak.

Bu kapsamda okul öncesi eğitim için "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi" hazırlandı. Rehberde beş günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.

"Okula Uyum Süreci Aile Bilgilendirme Sunumu" ile ailelerin sürece nasıl eşlik edebilecekleri açıklanırken, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin velileri için de ayrı ayrı "Okula Uyum Veli Sunumları" oluşturuldu.

- Programlar eğitim öğretim yılı boyunca devam edecek

Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.

Okul öncesi eğitim programı, doğayı birlikte keşfetme, kitaplarla yolculuğa çıkma, üretme ve paylaşma, ailece oyun, hareket, araştırma, sanat ve doğayla bütünleşme gibi alanları içeren gelişim modüllerinden oluşuyor.

İlkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf programlarında ise "Günlük Yaşam Becerileri", "Ailem ve Ortak Değerlerimiz", "Çevre ve Sürdürülebilir Yaşam" ile "Birlikte Yaşam Kültürü" olmak üzere dört tema altında sekiz gelişim modülü yer alıyor.

Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.

- Her eğitim kademesi için ayrı hedefler belirlendi

Okul öncesi eğitim programıyla ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının desteklenmesi ve çocukların okulda edindikleri bilgi, beceri ve değerleri aile ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Bu doğrultuda çocukların okula olumlu ve etkin katılımının desteklenmesi, çocuk-aile-okul arasındaki etkileşim ve işbirliğinin güçlendirilmesi ve aile katılımının eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.

İlkokul 1'inci sınıf programıyla öğrencilerin okula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları ve okul yaşamına katılımlarını eğitim yılı boyunca aileleriyle işbirliği içinde sürdürmeleri desteklenecek.

Öğrencilerin okul müdürünü, öğretmenlerini, okul personelini, okul ortamlarını ve rutinlerini tanımaları, aidiyet geliştirmeleri, gereksinimlerini ifade etmeleri ve yaşlarına uygun sorumluluklar üstlenmeleri hedefleniyor.

Ortaokul 5'inci sınıf programıyla da öğrencilerin ortaokula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları aileleriyle işbirliği içinde desteklenecek. Öğrencilerin ortaokulun yeni düzenini, branş öğretmenlerini, öğrenme ortamlarını ve yardım yollarını tanımaları, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, aidiyet geliştirmeleri ve ders ile sorumluluklarını giderek daha düzenli biçimde yönetmeleri amaçlanıyor.

- Ailelere yıl boyu rehberlik edilecek

Okul öncesi eğitim kapsamında hazırlanan "Aile Etkinlik Takvimi", eylül-haziran döneminde ailelere oyun, doğa, deney, üretim ve kitaplarla etkileşim gibi günlük yaşam temelli çalışmalar konusunda rehberlik edecek.

Ailelerden ve okul öncesi öğretmenlerinden alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan aylık aile bültenlerinde ise bilgilendirici içeriklere ve uygulama önerilerine yer verilecek.

Ayrıca "Okula Uyum Materyalleri Platformu" aracılığıyla okul öncesi eğitim sürecinde öğretmenlerin, ailelerin, okul yönetimlerinin ve rehberlik hizmetlerinin ihtiyaç duyabileceği rehberlere, uygulama örneklerine, oyunlara, şarkılara ve dijital içeriklere tek bir ortamdan erişilebilmesi amaçlanıyor.

- Velilerden biri talebi halinde idari izinli sayılacak

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamuda çalışan velilerden biri, talep etmeleri halinde uyum haftası eğitimlerinde öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak.

MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre, okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.

Kaynak: AA

Çocukları ilk kez okula gidecek Anne-Babalar dikkat: Bunları mutlaka uygulayın

Bu sene Ana Sınıfı ve Birinci Sınıfa başlayacak olanlar 7 Eylül'de ders başı yapacaklar. Çocukları ilk kez okula gidecek olan anne-babaları uyaran Çocuk Gelişimi Uzmanı Filiz Yıldırım, dikkat edilmesi gereken hususları sıraladı.

"UYKU SAATİNE KADEMELİ ALIŞTIRIN, OKULA YOL BELİRLEYİN VE MUTLAKA OKULU ZİYARET EDİN" 

Uzun sayılabilecek bir yaz tatilinde çocukların geç yatmaya alıştığını hatırlatan Yıldırım, "Çocukların erken yatmaya alışmasını pazar akşamına bırakmayın. En az birkaç gece öncesinde yattığı saati kademeli olarak erkene çekin. Bu süreçte okul için gerekli olan malzemeleri birlikte almanız da çok önemli. Çanta, kalemlik, suluk gibi okul eşyalarının alışverişini çocuklarınızla birlikte yapın. Onların hevesinin arttığını göreceksiniz" dedi.

Okula başlamadan önce en az bir kez okulu ziyaret etmenin önemine değinen Çocuk Gelişimi Uzmanı Filiz Yıldırım, "Özellikle ilk kez okula başlayacak öğrenciler, zihinlerinde çok yabancı bir yere gidecek. O yüzden mutlaka okula nasıl gidilip gelineceğini detaylı anlatın. Yol boyunca eğlenceli şeyler konuşun. Okula gidip binayı ve okul bahçesini gösterin. Onun da güzel hayaller kurmasını sağlayın" şeklinde konuştu. 

Çocuk Gelişimi Uzmanı Filiz Yıldırım

"KENDİ ÇOCUKLUĞUNUZDAN ÖRNEKLER VERİN, AYRILIK KAYGISINI NORMALLEŞTİRİN"

Okula hazırlık sürecinde velilerin kendi kaygılarını asla çocuklarına yansıtmaması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "Veliler endişeli görünürse çocuk, oranın tekinsiz bir yer olduğunu zanneder. Çocukların okulda oyun oynayacağını, eğleneceğini sık sık dile getirin. Okul kapısında da uzun ve duygusal vedalardan kaçının. Onu tekrar ne zaman alacağınızı somut bir şekilde söyleyin ders bitince, öyle yemeğinden sonra gibi" dedi.

Okul başladıktan sonra da anne-babaların dikkat etmesi gereken şeyler olduğunu ifade eden Çocuk Gelişimi Uzmanı Filiz Yıldırım, "Okul dönüşü hemen öğrenimle ilgili soru sormaktan kaçınmalısınız. Çocuğunuz konuşmak istemiyorsa zorlamamalısınız. Uyum sürecini öğretmeninizle birlikte takip etmelisiniz. Evde dinlenmesine ve kendi istediği şekilde anlatmasına fırsat verin" dedi.

 

Kırtasiye ürünlerinde lükse kaçmayın! Sınıfta onu alamayan çocuklar olabilir

Yeni eğitim öğretim yılına geri sayım devam ederken; öğrenciler hazırlık heyecanında, veliler alışveriş telaşında.

Çocukların haklı olarak süslü kırtasiye ürünleri isteyeceğini hatırlatan Etik Ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, süslü değil ancak lüks okul malzemeleri almanın tehlikesine dikkat çekti.

"TEPKİMİZ SÜSLÜ EŞYALARA DEĞİL HERKESİN ALAMAYACAĞI MARKALI-LÜKS EŞYALARA" 

Okul için gerekli malzemeler temin edilirken asgari ihtiyacın gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Akın, "Suluktan kaleme-deftere, çantadan ayakkabıya kadar her eşyanın iş görecek seviyede alınması gerekir. Çok lüks ve pahalı marka tercih edilmesi toplumsal değerler açısından tehlikelidir. Çünkü aynı sınıfta, o lüks markadan ürünleri temin edemeyecek aileler olabilir. O iki çocuğun aynı sırada oturduğunu hayal etsenize" dedi.

Tarihten bu yana her ailenin farklı ekonomik seviyede olmasının normal olduğunu belirten Etik Ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, "Bu ekonomik farklılıkların bazı yerlere yansıtılmaması gerekir. Okul o yerlerin başındadır. Zira ekonomik seviye farklılıklarını henüz idrak edememiş çocuk, arkadaşında gördüğü lüks kırtasiye malzemelerinden olumsuz etkilenebilir. Sadece başka çocukların morali bozulmakla kalmaz, onların çocuğunuza karşı düşmanca tavırlar geliştirebileceğini de düşünmelisiniz" şeklinde konuştu. 

Etik Ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın

"OKULDAKİ AKRAN ZORBALIKLARININ BİR SEBEBİ DE EKONOMİK FARKLILIKLARIN ÇOK VURGULANMASIDIR" 

Okullarda her sosyoekonomik ve kültürel düzeyden öğrenci bulunduğuna işaret eden Akın, "Orası bir eğitim yuvasıdır. Ekonomik farklılıkların çok fazla vurgulanması sınıftaki ahengi bozar. Çok lüks malzemeler kullanan öğrenci hemen dikkat çeker. Diğer çocuklar kendini yetersiz hissedebilir. Bu duyguyu bastırmak isteyenler, onaylamasak da maalesef olumsuz davranışları seçebilir" dedi.

Toplumsal değerlerin temelinde yardımlaşmak ve paylaşmak olduğunu dile getiren Etik Ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, "Çok lüks ve markalı eşyalara sahip olan öğrenciler, paylaşım konusunda kendini sakınabilir. Ayrıca çok değerli bir okul eşyasına sahip olmak, kaybolduğunda bazen veliler ile öğretmenler arasında, bazen çocuklar arasında ciddi problemlere neden olabiliyor" dedi.

 

YKS'de ilk 1000'e giren öğrencilerin tercih ettikleri bölümler belli oldu

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türlerinde ilk 1000'e giren adayların yerleştikleri programlar belli oldu.

Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarına yerleşti. Bu puan türünde ilk 1000'deki adaylardan 194'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, 135'i Bilgisayar Mühendisliğine, 43'ü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğine, 38'i Endüstri Mühendisliğine, 24'ü ise Uçak Mühendisliğine yerleşti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program hukuk oldu. Hukuk programına ilk 1000'deki adaylardan 185'i yerleşirken, bu programı 181 adayın yerleştiği işletme ve 171 adayın yerleştiği iktisat programları takip etti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların sayısal programlara da yöneldiği görüldü. Bu adaylardan 57'si tıp, 14'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 12'si Bilgisayar Mühendisliği, 9'u Endüstri Mühendisliği programlarına yerleşti.

Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program tarih oldu. Tarih programlarına 105 aday yerleşti. Tarih programlarını 83 adayla Özel Eğitim Öğretmenliği izledi. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren 83 aday ise eşit ağırlık puanıyla öğrenci alan hukuk programlarına yerleşti. Türk Dili ve Edebiyatına 48, İlahiyat programına ise 46 aday yerleşti.

Geleceğin mesleklerine yoğun talep

Açıklamaya göre, YÖK'ün istihdam odaklı yükseköğretim vizyonu doğrultusunda açtığı yeni programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü.

2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan ve farklı disiplinlerle yapay zekayı bir araya getiren programlar yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci aldı.

Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 10'u İşletme ve Yapay Zeka programına yerleşirken bu öğrencilerin 7'si ilk 500, biri ise ilk 100 içerisinde yer aldı.

Felsefe ve Yapay Zeka programını ilk 1000 içerisinden 3 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 2'si ilk 500'de yer aldı. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 3'ü İşletme ve Yapay Zeka, 2'si Felsefe ve Yapay Zeka, 2'si Tarih ve Yapay Zeka programlarını kazandı.

Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren 9 aday ise geçen yıllarda açılan Yapay Zeka Mühendisliğine yerleşti.

Siber güvenliğe ilk 150'den öğrenci

YÖK'ün dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yeni programları arasında yer alan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü de yüksek başarı sıralamasından öğrenci aldı.

Temel Yeterlilik Testi (TYT) puan türünde ilk 1000'de, eşit ağırlık puan türünde ise ilk 150'de yer alan bir aday, "geleceğin mesleklerine" yönelik açılan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü programına yerleşti.

"Ülkemizin ihtiyaçlarına cevap veren programları sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz"

Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da yükseköğretimde istihdam odaklı programların yaygınlaştırılması ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni programların açılması için yürüttükleri çalışmaların öğrencilerin tercihlerine güçlü biçimde yansıdığını belirtti.

Teknolojik dönüşümün yükseköğretimde yeni bir program ve insan kaynağı planlamasını zorunlu kıldığının altını çizen Özvar, programları Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçları ve dünyadaki teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.

Yapay zeka ve siber güvenlik başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik programların yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci almasını önemsediklerini vurgulayan Özvar, "İlk kez öğrenci alan programlarımızın daha ilk yıldan ilk 100, ilk 500 ve ilk 1000'deki gençlerimizin tercihlerinde yer bulması son derece kıymetli. Bu tablo, gençlerimizin dünyadaki değişimi çok iyi okuduğunu, geleceğin hangi alanlarda şekilleneceğini gördüğünü ortaya koyuyor." açıklamasını yaptı.

Üniversite programlarının değişen dünyaya ve istihdam piyasasına daha hızlı uyum sağlamasını hedeflediklerine işaret eden Özvar, şunları kaydetti:

"Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz. İstihdamla bağı güçlü, teknolojik dönüşümü yakalayan ve ülkemizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren yeni programları yükseköğretim sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz."

Kaynak: AA

YKS 2026'da ilk 1000'in tercihi belli oldu! 490 aday tıbbı, 434'ü mühendisliği seçti: Yapay zekâya 26 derecelik akın!

2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre dereceye giren adayların bölüm tercihleri belli oldu. Eşit ağırlıkta hukuk 185 adayla ilk sırada, sözelde tarih 105 adayla öne çıktı. YÖK Başkanı Özvar'a göre asıl kırılma yapay zekâ ve siber güvenlikte: İlk kez öğrenci alan bu programlara ilk 100'den bile aday yerleşti. İşte puan türüne göre ilk 1000 listesi.

İBB öğrenci yurtları başvuru sonuçları açıklandı: 2026 İBB yurt sonuçları sorgulama

Üniversite öğrencilerinin merakla beklediği İBB yurt sonuçları resmi adresler üzerinden duyuruldu. Bu yıl 16 yurtta barınma imkanı bulacak asil adaylar ön kayıt işlemlerine başlarken, yedek listedeki öğrenciler için SMS bilgilendirmeleri 7-10 Eylül tarihleri arasında yapılacak.

YKS 2026’da ilk 1000’in tercihleri belli oldu: İşte en çok seçilen bölümler

2026 YKS yerleştirme sonuçları, Türkiye’nin en başarılı öğrencilerinin hangi bölümleri tercih ettiğini ortaya koydu. Sayısal puan türünde ilk 1000’e giren 490 aday tıp, 434 aday mühendislik programlarına yerleşirken, eşit ağırlıkta hukuk, sözelde ise tarih en fazla tercih edilen bölümler oldu.

Özel okullarda ücretsiz okuyacak öğrenci sonuçları açıklandı! MEB kayıt işlemleri için son tarihi duyurdu

Milli Eğitim Bakanlığınca 2026-2027 eğitim öğretim yılında özel okullarda ücretsiz okutulacak öncelikli öğrencilerin yerleştirme sonuçları açıklandı. Şehit ve gazi çocukları ile korunma, bakım veya barınma kararı bulunan öğrencilerin yüzde 99,8’i tercihlerinden birine yerleşti.

YÖK'ten tüm üniversitelere yazı: Ülkenin geleceği için büyük önem taşıyor

YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar imzasını taşıyan "'Terörsüz Türkiye' Hedefine Yükseköğretim Kurumlarının Katkısı" konulu yazı tüm üniversitelere gönderildi.

Türkiye'nin, milletin huzur ve güvenliğinin, milli birlik ve beraberliğinin, kardeşliğinin ve toplumsal bütünleşmesinin güçlendirilmesine yönelik tarihi bir süreçten geçtiği belirtilen yazıda, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ülkenin terör ve şiddetten tamamen arındırılması, vatandaşların huzur ve güven içerisinde geleceğe bakabilmesi ve Türkiye'nin beşeri, ekonomik ile sosyal potansiyelinin daha ileri seviyelere taşınması bakımından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Üniversitelerin eğitim ve öğretim, bilimsel yayın ve araştırma misyonlarının yanı sıra topluma katkı hizmetleriyle ortak değerlerin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın geliştirilmesinde önemli kurumlar olduğuna işaret edilen yazıda, şunlar kaydedildi:

"Bilindiği gibi coğrafyamızı geleceğe taşıyacak eğitim ve öğretim, tarih, kültür ve değerlerimiz hepimizin üzerinde uzlaşacağı ortak paydamızdır. Bu çerçevede, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla, farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınması, akademik araştırma ve çalışmaların yürütülmesi, panel, konferans ve çalıştayların düzenlenmesi ve ortaya konulacak bilimsel değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması sürece önemli katkı sağlayacaktır.

'Terörsüz Türkiye' hedefinin ülkemizin geleceği, toplumsal huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi, milli birlik ve beraberliğimizin pekiştirilmesi bakımından taşıdığı önem göz önünde bulundurularak, üniversitelerimizin kendi akademik imkan, birikim ve öncelikleri doğrultusunda bu sürece bilimsel ve akademik çalışmalarla katkı sunmaları hususunda gereğini önemle rica ederim."

"YARINLARIMIZA VE GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUZ"

Açıklamada konuya ilişkin değerlendirmesine de yer verilen Özvar, Türkiye'nin terör nedeniyle geçmişte büyük acılar yaşadığına işaret ederek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ülkenin geleceği ve gençler için büyük önem taşıdığını ifade etti.

"Terörsüz Türkiye" hedefinin ülkenin sahip olduğu potansiyeli harekete geçireceğini vurgulayan Özvar, "Terörsüz Türkiye, ülkemizin gücünün terörle ziyan olmaması, bütün imkan ve enerjisinin bilime, eğitime, üretime, kalkınmaya ve gençlerimizin geleceğine yönelmesi demektir. Ülkemizin geleceği aydınlıktır. Yarınlarımıza ve gençlerimize güveniyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Üniversitelerin toplumsal huzurun ve kardeşliğin güçlendirilmesinde önemli bir sorumluluğa sahip olduğunu aktaran Özvar, ülkenin dört bir yanından milyonlarca gencin üniversitelerde hayata hazırlandığını dile getirdi.

Özvar, yükseköğretim kurumlarının gençlerin ülkenin geleceği için birlikte ürettiği ve yarınlara beraber yürüdüğü "kardeşlik mekanları" olduğunu hatırlattı.

Üniversitelere de bu süreçte önemli görevler düştüğünü, üniversitelerin süreci desteklemesinin ötesinde bilgiyle, bilimle, araştırmayla kalıcı toplumsal huzurun inşasına katkı sunması gerektiğini belirten YÖK Başkanı Özvar, "Bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşayabilmemiz için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve vefayla anıyor, onların kıymetli ailelerine saygılarımızı, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Şehitlerimizin aziz hatırası daima milletimizin emaneti olacaktır." ifadesini kullandı.

BİK ve KTO Karatay Üniversitesi'nden basın çalışanlarına eğitim fırsatı

Basın İlan Kurumu (BİK) ile KTO Karatay Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, basın sektöründe görev yapanlara lisansüstü eğitim konusunda önemli bir destek sağlandı. İndirim çalışanların eş ve yakınlarını da kapsıyor Protokol kapsamında BİK personeli ile resmi ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip gazete ve internet haber sitelerinde çalışanlar, KTO Karatay Üniversitesi'nin lisansüstü programlarından yüzde 30 indirimli yararlanabilecek. Uygulama yalnızca çalışanlarla sınırlı kalmayacak. Yararlanma hakkı, çalışanların eşleri ve birinci derece yakınlarını da kapsayacak. Başvurularda belge ibrazı şartı bulunuyor İndirimden faydalanmak isteyen BİK personeli ve basın kuruluşu çalışanlarının kayıt sırasında görev yaptıklarını gösteren kurum kimlik belgesi veya ilgili kurum tarafından düzenlenmiş referans yazısını KTO Karatay Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğüne sunması gerekiyor. Çalışanların birinci derece yakınlarının da indirimden yararlanabilmesi için yakınlık durumunu gösteren vukuatlı nüfus kayıt belgesinin ibraz edilmesi şartı bulunuyor. Sektörün nitelikli insan kaynağı desteklenecek İş birliği protokolüyle basın sektöründe çalışanların lisansüstü eğitim olanaklarına daha kolay ulaşması ve akademik gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Uygulamanın aynı zamanda sektörde ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sunması hedefleniyor. Kaynak: Haber Merkezi

KYK yurt sonuçları sorgulama ekranı: Başvurular nasıl öğrenilir?

2026-2027 eğitim öğretim yılında üniversite öğrencilerine barınma desteği sağlayacak KYK yurtları için başvuru süreci tamamlandı. Gözler şimdi Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın (GSB) yapacağı değerlendirmelerin ardından açıklanacak yerleştirme sonuçlarına çevrildi. Öğrenciler, hangi yurda yerleştirildiklerini öğrenebilmek için sonuç tarihine ilişkin resmi duyuruyu bekliyor.

MEB duyurdu: Çocuğu okula başlayacak memurlara 3 saat izin verilecek

Milli Eğitim Bakanlığınca yeni eğitim öğretim yılında öğrencilerin okula uyum süreçlerinde aile katılımını güçlendirecek uygulamalar hayata geçirilecek. Uyum eğitimleri kapsamında veliler de sürece etkin olarak katılacak, bu çerçevede kamuda çalışan velilerden biri 7-11 Eylül tarihlerinde günde 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak.

KPSS adayları dikkat! 2026 KPSS lisans sınav giriş belgeleri erişime açıldı

Milyonlarca adayın beklediği 2026-KPSS Lisans sınavı için kritik gün geldi. ÖSYM, 6 Eylül’de yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun sınava giriş belgelerini erişime açtı. Adaylar, sınava girecekleri bina ve salon bilgilerini ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle öğrenebilecek.

KPSS Lisans Sınavı Giriş Belgeleri Erişime Açıldı

ÖSYM tarafından 6 Eylül 2026 tarihinde uygulanacak 2026-KPSS Lisans Sınavı’nın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna katılacak adayların sınava girecekleri binalara/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgelerini, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden 27 Ağustos 2026 tarihinde saat 11.00'den itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

DİKKAT!

6 Eylül 2026 tarihinde uygulanacak 2026-KPSS Lisans Sınavı Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Temel Kurallar

DGS tercihleri başladı

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;

2026 Dikey Geçiş Sınavı (2026-DG6) tercih işlemleri, 27 Ağustos-3 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak.

Adaylar, tercihlerini bireysel olarak 27 Ağustos 2026 tarihinde saat 10.30’dan itibaren ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle elektronik ortamda yapabilecek. Tercih işlemleri, 3 Eylül 2026 tarihinde saat 23.59’da sona erecek.

Yerleştirme işleminde, 2026-DGS Başvuru Kılavuzu’nda yer alan ilke ve kurallar uygulanacak.

2026-DGS yerleştirme ile ilgili genel bilgiler ve tablolar, aşağıdaki bağlantıda sunulmuş olup tercihte bulunacak adayların bu bilgileri dikkatle incelemeleri gerekmektedir.


2026-DGS Tercih Bilgileri ve Tablolar

KPSS Ortaöğretim başvuruları başladı

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;

2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (2026-KPSS Ortaöğretim), 25 Ekim 2026 tarihinde uygulanacaktır. Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım 2026 tarihinde yapılacak.

KPSS Ortaöğretim’e başvurular 27 Ağustos-8 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacaktır. 1 Kasım 2026 tarihinde uygulanacak olan Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları 2026-KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) için başvurular ise 22-30 Eylül 2026 tarihleri arasında olacaktır. DHBT’ye ortaöğretim düzeyinde başvuracak adayların da 25 Ekim 2026 tarihinde yapılacak olan 2026-KPSS Ortaöğretim’e başvurarak sınava girmeleri gerekmektedir.

Adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak saat 10.00'dan itibaren ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulamasından yapabilecektir.

2026-KPSS Ortaöğretim ile 2026-DHBT’ye ilişkin ayrıntılı bilgi 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu’nda yer almaktadır. Adaylar, Kılavuz’a aşağıdaki bağlantıdan erişebileceklerdir. Sınava başvuracak adayların Kılavuz’u dikkatle incelemeleri gerekmektedir.


2026-KPSS Ortaöğretim: Kılavuz ve Başvuru Bilgileri

Özel okullarda 'yabancı isim' düzenlemesi: 1 Ekim'e kadar süre tanındı

Türkiye, eğitim alanında yeni reformları hayata geçirmeye devam ediyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında atılan adımlara bir yenisi daha eklendi.

Son düzenleme Türkiye'deki özel okulları yakından ilgilendiriyor.

YABANCI İSİM YASAKLANDI

Milli Eğitim Bakanlığı, kültürel yozlaşmanın önüne geçmek ve milli değerleri korumak amacıyla özel öğretim kurumlarında yabancı isim kullanılmasını resmen yasakladı.

Hayata geçirilen bu yeni düzenlemeyle birlikte, kurumların adları Türk milli eğitiminin temel ilkelerine tamamen uygun, anlamlı Türkçe kelimelerden oluşmak zorunda olacak.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174114

SADECE YENİ AÇILACAKLAR İÇİN DEĞİL

Düzenleme yalnızca yeni açılacak kurumları değil, daha önce yabancı isimle ruhsatlandırılmış Türk özel öğretim kurumlarını da kapsıyor.

Bu kurumların mevcut yabancı adlarını kullanmaya devam edemeyeceği ve isimlerini mevzuata uygun hale getirmeleri gerektiği belirtildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174106

SON TARİH 1 EKİM

Böylece geçmişte yabancı isimle ruhsat alan Türk özel okulları ve diğer özel öğretim kurumları için de isim değişikliği süreci başlayacak.

Yabancı ad kullanan ve düzenleme kapsamına giren kurumların yeni isimlerini belirleyerek başvurularını en geç 1 Ekim’e kadar yapması gerekiyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174100

BAZI KURUMLAR MUAF TUTULUYOR

Azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası özel öğretim kurumları ile yalnızca yabancı dil eğitimi veren kurslar ise kapsam dışında tutulacak.

Bu kurumlarda yabancı isim kullanılmasına izin verilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174054

AMAÇ DİLSEL YABANCILAŞMANIN ÖNÜNE GEÇMEK

Eğitim alanında atılan bu önemli adımın temel gerekçesi ise öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimlerini sağlıklı bir zeminde tutarak dilsel yabancılaşmayı engellemek olarak açıklandı.

Anayasa'daki milli kültürün korunması esasları referans alınarak, çocukların eğitim gördüğü alanların milli ve manevi değerlerle uyumlu olması hedefleniyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174050

2026 MEB-AGS sonuçları açıklandı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 26 Temmuz'da uygulanan 2026-MEB-AGS'nin 2026 Akademi Giriş Sınavı (2026-AGS) ile 2026 Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (2026-ÖABT) oturumlarının değerlendirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınav sonuçlarına T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin sonuc.osym.gov.tr adresinden erişebilecek.

Özel okullarda yabancı isim dönemi sona eriyor

Milli Eğitim Bakanlığınca MEB, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği doğrultusunda, özel öğretim kurumlarına, Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkelerine, kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe isim verilmesi gerekecek.

MEB'den özel okullara Türkçe isim zorunluluğu: Yabancı adlı kurumların adları değiştirilecek

Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği gereğince özel okullara Türkçe isim verilmesini zorunlu kıldı. Bu kapsamda daha önce yabancı ad alan kurumlar isimlerini mevzuata uygun hale getirecek, ancak azınlık ve yabancı okullar bu kuraldan muaf tutulacak.

Mezuna kalma kararı verirken acele etmeyin

Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, öğrencilerin kazandıkları bölümün akademik olanaklarını, yatay geçiş ve çift ana dal seçeneklerini, kariyer fırsatlarını ve yeniden sınava hazırlanmanın psikolojik yükünü birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirterek, “Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kâğıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir” dedi. Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrenciler ve aileler açısından yeni bir değerlendirme süreci başladı. Hedeflediği sıralamayı elde edemeyen, istediği üniversiteye giremeyen veya tercih listesindeki farklı bir programa yerleşen bazı adaylar, kazandıkları bölüme kayıt yaptırmak yerine bir yıl daha hazırlanarak yeniden sınava girmeyi düşünüyor. Ancak bu kararın yalnızca “Gelecek yıl daha iyi bir sıralama yaparım” düşüncesi üzerinden verilmesi, öğrencinin karşısındaki diğer fırsatların gözden kaçmasına neden olabiliyor.  Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, öğrencilerin yerleştikleri programları yeterince incelemeden yeniden sınava hazırlanma kararı verebildiğine dikkat çekti. KAZANILAN BÖLÜM AYRINTILI OLARAK ARAŞTIRILMALIAkoğlan, öğrencilerin karar vermeden önce kazandıkları bölümün akademik profilini, akreditasyonlarını, sektörle ilişkilerini ve mezuniyet sonrasındaki istihdam olanaklarını araştırmaları gerektiğini söyledi. Üniversitenin yalnızca adı veya başarı sıralamasının öğrencinin gelecekteki kariyerini tek başına belirlemediğine işaret eden Akoğlan, bölümün sunduğu akademik ve sosyal imkanların bütüncül biçimde değerlendirilmesinin daha sağlıklı bir karar verilmesine yardımcı olabileceğini ifade etti. Özellikle yerleştirme sonuçlarının hemen ardından yaşanan hayal kırıklığının etkisiyle verilen ani kararların uzun vadeli kariyer planlamasını olumsuz etkileyebileceğini belirten Akoğlan, adayların mevcut seçeneklerini nesnel kriterlerle değerlendirmesinin önemini vurguladı. “YA HEP YA HİÇ” DÜŞÜNCESİ BAŞARIYI GÖLGELEYEBİLİRMezuna kalma kararının arkasında kimi zaman mükemmeliyetçi düşünce kalıplarının bulunabileceğini belirten Akoğlan, hedeflediği sıralamanın gerisinde kalan öğrencilerin elde ettikleri başarıyı tamamen değersiz görebildiğini söyledi. Örneğin ilk birkaç bin içerisinde yer almayı hedefleyen ancak daha geride bir sıralama elde eden bir adayın, önündeki üniversite ve bölüm seçeneklerini incelemeden başarısız olduğunu düşünebildiğini ifade eden Akoğlan, sosyal medyadaki başarı hikâyelerinin, aile beklentilerinin ve akranlar arasındaki karşılaştırmaların da bu algıyı güçlendirebildiğine dikkat çekti. Akoğlan'a göre bu yaklaşım, üniversite ve meslek seçimini kişisel gelişim ve kariyer planlamasından çıkararak yalnızca prestij ve statü üzerinden değerlendirilen bir sürece dönüştürebiliyor. MEZUN YILI GARANTİLİ BİR BAŞARI FORMÜLÜ DEĞİLMezuna kalmanın bazı öğrenciler için doğru ve gerekli bir tercih olabileceğini belirten Akoğlan, bunun her aday açısından otomatik olarak daha yüksek başarı anlamına gelmediğini vurguladı. Bir yıl daha sınava hazırlanmanın yalnızca daha fazla soru çözmekten ibaret olmadığını kaydeden Akoğlan, öğrencinin uzun süre sınav temposunda kalmasının psikolojik etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Akranların üniversite yaşamına başladığı dönemde yeniden sınava hazırlanmak, sosyal yalıtılmışlık hissi, motivasyon kaybı ve “Bu kez mutlaka başarmalıyım” baskısını beraberinde getirebiliyor. Bu baskının sınav tarihi yaklaştıkça daha yoğun hissedilebileceğini belirten Akoğlan, öğrencilerin mezuna kalma kararı öncesinde kendi çalışma disiplinlerini ve psikolojik dayanıklılıklarını gerçekçi biçimde değerlendirmelerinin önemli olduğunu ifade etti. ÜNİVERSİTEYE BAŞLAMAK DİĞER YOLLARI KAPATMIYORÖğrencilerin gözden kaçırabildiği önemli noktalardan birinin, üniversiteye kayıt yaptırmanın kariyer rotasını geri dönülmez biçimde belirlemediği olduğunu söyleyen Akoğlan, yükseköğretim sistemi içerisinde farklı akademik geçiş imkanlarının bulunduğunu hatırlattı. Merkezi puan veya genel not ortalamasıyla yatay geçiş, çift ana dal ve yan dal programları ile yurt dışı değişim programlarının öğrenciler için yeni seçenekler oluşturabildiğini belirten Akoğlan, üniversiteye başladıktan sonra da akademik rotanın yeniden şekillendirilebileceğini söyledi. Bu nedenle öğrencilerin yalnızca “İstediğim bölümü kazanamadım” düşüncesine odaklanmak yerine, yerleştikleri üniversitede hangi akademik ve kariyer fırsatlarının bulunduğunu araştırmalarının daha sağlıklı olabileceğine dikkat çekildi. ÜNİVERSİTE YILLARINDA KAZANILAN BECERİLER KARİYERİ ŞEKİLLENDİRİYORÜniversite yaşamının yalnızca derslere girip diploma almaktan ibaret olmadığını vurgulayan Akoğlan, öğrencilerin bu dönemde mesleki ve kişisel yetkinliklerini geliştirebilecek birçok fırsatla karşılaşabileceğini söyledi. Proje çalışmalarında görev almak, yabancı dil geliştirmek, öğrenci kulüplerinde sorumluluk üstlenmek, staj yapmak ve sektör profesyonelleriyle bağlantı kurmak öğrencilerin kariyer yolculuğunda önemli kazanımlar sağlayabiliyor. Akoğlan, bir yılı yeniden sınav hazırlığıyla geçirmek yerine üniversite ekosistemine dahil olmanın bazı öğrenciler açısından yetkinliklerini daha erken geliştirmelerini sağlayabileceğine işaret etti. DİPLOMA ÜZERİNDEKİ BÖLÜM ADI KARİYERİN TEK BELİRLEYİCİSİ DEĞİLİş dünyasındaki dönüşümün kariyer anlayışını da değiştirdiğine dikkat çeken Akoğlan, günümüzde birçok kişinin lisans eğitiminden farklı veya disiplinler arası alanlarda kariyer oluşturabildiğini söyledi. İşverenlerin adayları değerlendirirken yalnızca mezun oldukları üniversite veya bölüme bakmadığını ifade eden Akoğlan; yabancı dil, dijital okuryazarlık, problem çözme, iletişim, farklı ekiplerle çalışabilme ve değişen koşullara uyum sağlama gibi becerilerin giderek daha fazla önem kazandığını belirtti. Bu nedenle öğrencilerin kariyer planlamasında yalnızca diploma üzerindeki unvana değil, üniversite yılları boyunca oluşturabilecekleri kişisel ve mesleki yetkinliklere de odaklanması gerektiğini kaydetti. AİLELER BASKI VE KIYASLAMADAN UZAK DURMALIÜniversite sonuçlarının ardından öğrencilerin kararlarında ailelerin yaklaşımı da önemli rol oynuyor. Akoğlan, ailelerin gençlerin yaşadığı hayal kırıklığını küçümsememesi, ancak başka öğrencilerin başarılarıyla kıyaslama yapmaktan da kaçınması gerektiğini söyledi. Mezuna kalmanın sağlayabileceği fırsatlar ile getirebileceği belirsizliklerin, mevcut üniversitenin sunduğu akademik ve sosyal imkanlarla birlikte değerlendirilmesini öneren Akoğlan, karar sürecinin baskıdan uzak yürütülmesi gerektiğini belirtti. Öğrencinin geleceğine ilişkin nihai sorumluluğun kendisine ait olduğunu hissetmesinin önemine dikkat çeken Akoğlan, ailelerin karar veren değil, seçenekleri değerlendirmesine yardımcı olan bir konumda bulunmasının daha sağlıklı olacağını ifade etti. KARİYER TEK BİR SINAV SONUCUNDAN İBARET DEĞİLÜniversite sınavının gençlerin hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ancak bütün kariyer yolculuğunu belirleyen tek unsur olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Akoğlan, öğrencilerin mevcut imkanlarını değerlendirirken uzun vadeli düşünmelerini önerdi. Akoğlan, “Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kâğıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir. Bazen en stratejik başarı, mükemmel koşulların oluşmasını beklemek için hayatı durdurmak değil; mevcut zemine basıp rotayı yürürken inşa etme cesaretini göstermektir” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu nedenle mezuna kalma veya üniversiteye başlama arasında karar veren adayların yalnızca sıralama ve üniversite adına odaklanmak yerine bölümün sunduğu olanakları, kendi kariyer hedeflerini, psikolojik hazırlıklarını ve alternatif akademik yolları birlikte değerlendirmesinin daha sağlıklı bir yol haritası oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

TEV burs başvuru takvimi: 2026-2027 burs ücretleri ve başvuru şartları

Türk Eğitim Vakfı (TEV), 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin burs başvuru takvimini açıkladı. Öğrencilerin eğitim hayatına maddi destek sağlamak amacıyla farklı kademelerde burs programları sunan TEV'de başvurular eylül ayında başlayacak. Üniversite ve üstün başarı bursları için başvurular 14 Eylül'de alınmaya başlanacak.

Gençlik ve Spor Bakanlığı yurt başvuruları başladı

Bakan Bak, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, 2026-2027 akademik yılında üniversitelerin örgün eğitim programlarına ilk kez kayıt yaptıran öğrenciler ile ara sınıf öğrencileri için yurt başvurularının başladığını belirtti.

Başvuruların e-Devlet kapısı üzerinden yapılabileceği bilgisini veren Bak, "Hepinize hayırlı, uğurlu olsun." ifadesini kullandı.

- Başvurular için son gün 29 Ağustos

Öğrenciler, GSB yurt başvurularını 29 Ağustos Cumartesi günü saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden yapabilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerden sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin beyanları alınacak. Başvuru süreci tamamlandıktan sonra 12 farklı kamu kurum ve kuruluşuyla (Yükseköğretim Kurulu, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) koordineli biçimde öğrencilerin beyanları değerlendirilecek ve başvurular sonuçlandırılacak.

Yerleştirme sürecinde ailenin gelir durumu, sosyal durumu ve başarı kriterleri baz alınarak öğrencilerin durumu tespit edilecek.

Kaynak: AA

Velilere korsan okul servisi ve ücret uyarısı

Yiğiner, yaptığı açıklamada, çocukların güvenliğinin her şeyden önce geldiğini, velilerin servis aracı tercihinde gerekli kontrolleri titizlikle yapması gerektiğini belirtti.

Çocukların sabah evinden güvenle çıkmasının, okula emniyet içinde ulaşmasının ve gün sonunda huzurla ailesine kavuşmasının önemine dikkati çeken Yiğiner, "Çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis araçlarının ruhsatlı olmasına, gerekli uygunluk ve yetki belgelerini taşımasına mutlaka dikkat etmeliyiz. Gerekli izin ve belgelerden yoksun, hiçbir denetime tabi olmadan faaliyet gösteren korsan servisler, çocuklarımızın can güvenliğini tehlikeye atarken, tüm yükümlülüklerini yerine getirerek alın teriyle çalışan servisçi esnafımızı da haksız rekabete maruz bırakmaktadır." diye konuştu.

Yiğiner, velilerin, servis tercihlerinde fiyatın yanı sıra güvenliğe, tecrübeye ve mevzuata uygunluğa da bakmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek, belgeli, denetimli, trafik kurallarına titizlikle uyan ve sorumluluk bilinciyle hizmet veren servisçi esnafının tercih edilmesinin, çocukların güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi.

- "Belirlenenin dışında ücret talep edilemez"

Okul ve öğrenci servis ücretlerini belirleme yetkisinin belediyelerde, büyükşehirlerde Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME), diğer yerlerde ise belediye meclisleri veya ilgili daire başkanlıklarında olduğunu anımsatan Yiğiner, şunları kaydetti:

"Servisçiler tarafından yetkili kurumlar tarafından belirlenenin dışında ücret talep edilemez. Velilerimiz, yetkili kurumlar tarafından belirlenen ücretlerin dışında ücret talep eden ya da herhangi bir sorun yaşadıkları servis şoförleri hakkında ilgili meslek odalarına yazılı veya sözlü başvuru yapabilirler. Servis aracı işletmecileri esnaf odalarımız da bu süreçte velilerimizin yaşadığı sorunların çözümüne yardımcı olacaklardır. Ayrıca velilerimiz, eğer sorunlarına çözüm bulamazlarsa bağlı bulundukları belediyelerin zabıta müdürlüklerine de sorunlarını iletebilirler. Söz konusu servisçiler için gereken ceza uygulanır."

Yiğiner, yeni eğitim-öğretim yılı dolayısıyla öğrencilere başarı dileyerek, "Geleceğimizin teminatı olan sevgili evlatlarımızın yollarının ve bahtlarının açık olmasını temenni ediyor, her birine sağlık, huzur ve başarılarla dolu eğitim yılı diliyorum." diye konuştu.

Çocukların güvenli ulaşımı için büyük bir sorumluluk üstlenen servisçi esnafının da dikkatli olmasını isteyen Yiğiner, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğrencilere, velilere, öğretmenlere ve servisçi esnafına hayırlı olması temennisinde bulundu.

Üniversite kayıt süreci başlıyor

Milyonlarca öğrencinin merakla beklediği haber geldi.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı yerleştirme sonuçları belli oldu.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının ykssonuc.osym.gov.tr adresinden açıklandığını duyurdu.

730 bin 854 aday bir yükseköğretim programına yerleşti.

KAYITLAR BAŞLADI
Adaylar sonuçların açıklanmasının ardından kayıt sürecine hazırlanmaya başladı.

Elektronik kayıtlar yarın başlayacak ve 26 Ağustos'a kadar sürecek.

YAKLAŞIK 4 GÜN SÜRECEK
Yüz yüze kayıtlar da yarından itibaren 28 Ağustos'a kadar devam edecek.

Kayıt hakkı kazanan adayların, gerekli belgeleri tamamlayarak belirtilen süre içerisinde üniversitelerine başvurması gerekiyor.

KAYIT YAPTIRMAYANLARI NE BEKLİYOR
Süre içerisinde kayıt için başvurmayan veya kayıt işlemlerini tamamlamayan adaylar haklarını kaybedecek.

Elektronik kayıt için ise adaylar üniversiteleri tarafından duyurulan belgelere ve tarihe göre işlem yapacak.

İletişim fakültesi öğrencilerine yönelik Yapay Zeka ve İletişim Kampı başladı

İletişim Başkanlığı, iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik, çevrimiçi "Yapay Zeka ve İletişim Kampı" platformunu hayata geçirdi. Kampa, "kamp.ciblab.dev" internet adresi üzerinden ücretsiz erişim sağlanabilecek ve platform 30 Eylül'e kadar kullanıma açık kalacak.

Millî Eğitim Bakanlığı vurguna 'dur' dedi! Devleti soymuşlar

Bakan Yusuf Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) üzerinden yapılan incelemelerde 2021-2026 yılları arasında 893 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine ceza uygulandığını açıkladı.

Cezaların 255’inin gerçek dışı beyanla fazladan ödenek almaya dayandığını belirten Tekin, yapılmayan derslerin yapılmış gibi gösterildiğini kaydetti. Tekin, soru önergelerine verdiği cevapta, Biyometrik Kimlik Doğrulama Sisteminin (BKDS) kamu zararını önlemek ve özel ihtiyaçlı bireylerin eğitim hakkını korumak için başlatıldığını bildirdi.



Bakan Tekin, Türkiye genelindeki 3 bin 348 merkezde her ay yaklaşık 550 bin bireyin eğitim aldığını ifade etti. Bu hizmetler için 2025’de merkezlere 47,6 milyar lira ödeme yapıldığını açıklayan Tekin, bu büyüklükteki kaynağın kullanıldığı alanda eğitim hizmetinin gerçekten verilip verilmediğini doğrulamanın şart olduğunu vurguladı.

TEDBİRLER ARTIRILDI

Eski uygulamada ödemeler MEBBİS beyanlarına göre yapılıyor, denetimler ise kamera kayıtları üzerinden yürütülüyordu. Ancak kamera görüntülerinden kimlik tespitinin zorluğu ve sürecin uzunluğu risk oluşturuyordu. Bu sebeple ders devam durumunu doğrulamak için BKDS devreye alındı.

Tekin, sistemin sadece kamera veya bilgisayardan ibaret olmadığını, yüz tanıma yazılımı ve güvenlik donanımlarını kapsayan bütüncül bir yapı sunduğunu dile getirdi. Biyometrik verilerin KVKK ve bilgi güvenliği politikalarına uygun işlendiğini belirten Tekin, dışarıdan müdahaleleri engellemek için teknik tedbirlerin alındığını ifade etti. Tekin, BKDS’nin izlenmeye ve geliştirilmeye devam edeceğini kaydetti.

Devlet üniversitelerinde boş kontenjan yüzde 58 azaldı

2026-Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları, adayların üniversite ve bölüm tercihleriyle ilgili önemli verileri ortaya koydu. ÖSYM tarafından 18 Ağustos’ta açıklanan sonuçlara göre, sınava giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan 2 milyon 187 bin 747’sinin yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adayların 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulundu. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392’si doldu. Doluluk oranı yüzde 99,52’ye ulaşırken yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı yüzde 58,3 azaldı. “DOLULUK ORANI SADECE İLGİ ARTIŞI OLARAK YORUMLANMAMALI”Eğitim ve Kariyer Uzmanı Psikolog Nazik Özçelik, sonuçlarda en dikkat çekici noktanın devlet üniversitelerindeki yüksek doluluk oranı olduğunu söyledi. Devlet üniversitelerinde geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısının bu yıl 2 bin 292’ye gerilediğini belirten Özçelik, ancak bu tablonun yalnızca üniversiteye olan ilginin arttığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Son yıllarda kontenjanlarda ciddi düzenlemeler yapıldığını belirten Özçelik, “Arzın azalması da doluluk oranlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle taban puanları ve sıralamaları değerlendirirken her zaman kontenjan değişimine de bakılması gerekiyor” dedi. Bölümler açısından tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukukta devlet üniversitelerinin yurt içi genel kontenjanlarının tamamının dolduğunu aktaran Özçelik, mühendislik programlarında doluluk oranının yüzde 98’in üzerine çıktığını söyledi. Matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, işletme ve ekonomi programlarında da devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarda boş yer kalmadığını belirtti. YAPAY ZEKA VE ÖN LİSANS PROGRAMLARI ÖNE ÇIKTI2026 YKS’nin dikkat çeken başlıklarından birinin yapay zeka ve dijital alanlara yönelik programlar olduğunu ifade eden Özçelik, Yapay Zeka Mühendisliği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi ile Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği gibi yeni nesil programların kontenjanlarının tamamen dolmasının, öğrencilerin gelecekteki iş alanlarını daha fazla dikkate aldığını gösterdiğini söyledi. Özçelik, ön lisans programlarındaki tabloya da dikkat çekti. Devlet üniversitelerinde 216 bin 328 ön lisans kontenjanından yalnızca 37’sinin boş kaldığını belirten Özçelik, “Gençlerin ‘mutlaka dört yıllık bölüm okumalıyım’ düşüncesinden bir miktar uzaklaşıp, daha kısa sürede meslek kazandırabilecek ve istihdama götürebilecek programlara yöneldiğini düşünüyorum” dedi. Özçelik’e göre üniversite tercihinde bölüm kadar eğitimin toplam maliyeti de belirleyici hale geldi. Vakıf üniversitelerinde genel kontenjanların doluluk oranının yüzde 79,7 seviyesinde kaldığını belirten Özçelik, devlet üniversiteleriyle aradaki farkın devam ettiğini söyledi. “Öğrenciler bölüm kadar artık eğitimin toplam maliyetine de bakıyor. Üniversite ücreti, barınma, ulaşım ve yaşam giderleri tercih kararının önemli bir parçası haline geldi” diyen Özçelik, adayların üniversitenin bulunduğu şehir ve yaşam maliyetlerini de değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. “POPÜLER OLAN BÖLÜM HERKES İÇİN DOĞRU TERCİH OLMAYABİLİR”2026’da örgün yükseköğretimde toplam 676 bin 999 kontenjana karşılık 631 bin 966 yerleştirme gerçekleştiğini belirten Özçelik, 45 bin 33 kontenjanın boş kaldığını söyledi. Devlet üniversitelerinde 2 bin 292 boş kontenjan bulunurken bu sayının vakıf üniversitelerinde 35 bin 706’ya, KKTC üniversitelerinde ise 6 bin 458’e ulaştığını aktardı. Bu rakamların gençlerin gelecek algısına ilişkin de önemli ipuçları verdiğini ifade eden Özçelik, tercihlerin yalnızca bölüm adı üzerinden yapılmadığını belirtti. Özçelik, popüler bir bölümün herkes için doğru tercih anlamına gelmeyeceğine dikkat çekerek, “Geleceğin mesleği diye bir bölümü seçmeyin; sizin geleceğinizde yeri olan mesleği seçin” dedi. Öğrencilerin ilgi alanı, yetenek ve kişilik özelliklerini de dikkate alması gerektiğini vurgulayan Özçelik, popüler olduğu için seçilen ancak öğrencinin özellikleriyle örtüşmeyen bir bölümün uzun vadede mutsuzluğa yol açabileceğini söyledi. EK YERLEŞTİRMEDE “NE GELİRSE YAZAYIM” HATASIBir bölüme yerleşemeyen adaylar için sürecin henüz bitmediğini belirten Özçelik, üniversitelerin kayıt işlemlerinin ardından boş kalan ve kayıt yaptırılmaması nedeniyle boşalacak kontenjanların belirlenmesiyle ek yerleştirme sürecinin başlayacağını söyledi. Adayların ek yerleştirmede “nasıl olsa ilk tercihlerimde yerleşemedim, neresi gelirse yazayım” düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini belirten Özçelik, tercih alanının ana yerleştirmeye göre daha sınırlı olduğuna dikkat çekti. 2026 Ek Yerleştirme Kılavuzu henüz yayımlanmadığı için adayların sosyal medyadaki bilgilere ya da önceki yıllardaki kurallara göre hareket etmemesi gerektiğini ifade eden Özçelik, kılavuz yayımlandığında ÖSYM’nin belirlediği şartların esas alınmasını önerdi. Adaylara yalnızca bir yere yerleşmek için tercih yapmamaları çağrısında bulunan Özçelik, “Önünüze çıkan bölümü mutlaka araştırın. Ders programına bakın, mezunların hangi alanlarda çalıştığını inceleyin, şehir ve barınma maliyetini hesaplayın” dedi. YERLEŞEN ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ SÜREÇ BAŞLIYORBir programa yerleşen öğrenciler açısından da tercih döneminin ardından yeni bir sürecin başladığını belirten Özçelik, kayıt tarihlerinin kaçırılmaması gerektiğini söyledi. 2026 YKS kapsamında üniversite kayıtlarının 24-28 Ağustos, elektronik kayıtların ise 24-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapılacağını hatırlatan Özçelik, e-kayıt yapan öğrencilerin de üniversitelerinin internet sitelerindeki duyuruları takip etmesi gerektiğini belirtti. Başka bir şehre gidecek öğrencilerin barınma konusunda da erken hareket etmesini öneren Özçelik, devlet yurtları, üniversite yurtları ve özel yurtların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yalnızca yurt ücretinin değil, ulaşım, yemek ve diğer yaşam giderlerinin de hesaba katılması gerektiğini vurguladı. Burs konusunda da üniversitelerin yanı sıra vakıf, belediye ve farklı kurumların duyurularının takip edilmesini öneren Özçelik, öğrencilerin tek bir kaynağa bağlı kalmaması gerektiğini ifade etti. “ÜNİVERSİTE YALNIZCA OKUYACAĞINIZ BÖLÜM DEĞİL”Özçelik, üniversiteye uyum sürecinin de en az tercih dönemi kadar önemli olduğunu belirtti. Üniversiteye başlamanın birçok genç için ilk kez aileden ayrılmak, yeni bir şehirde yaşamak ve kendi hayatının sorumluluğunu almak anlamına geldiğini söyleyen Özçelik, ilk haftalarda yaşanabilecek uyum sorunlarının doğal karşılanması gerektiğini ifade etti. Ailelerin çocuklarını sürekli kontrol etmek yerine ulaşılabilir olmasını öneren Özçelik, “Derslerin nasıl?” ve “Notların nasıl?” sorularının yanı sıra “Nasılsın, yeni hayatına alışabildin mi?” sorusunun da sorulmasının önemli olduğunu söyledi. Öğrencilerin ilk haftalarda “Buraya ait değilim” ya da “Yanlış bölüm seçtim” gibi düşüncelere kapılabileceğini belirten Özçelik, kendilerine zaman tanımalarını, kulüplere katılmalarını, kampüsü tanımalarını ve yeni insanlarla iletişim kurmalarını önerdi. Özçelik, üniversitenin yalnızca okunacak bölümden ibaret olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Yerleşmek önemli ama asıl mesele, yerleştiğiniz yerde kendinize nasıl bir gelecek inşa edeceğinizdir.”

Okullarda güvenlik için profesyonel model önerisi

Okulların yeni eğitim dönemine hazırlanmasıyla birlikte öğrencilerin güvenliği yeniden gündemin önemli başlıkları arasında yer alırken, okul çevreleri ve eğitim kurumlarında güvenliğin nasıl daha etkin sağlanabileceği tartışılıyor. Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Turgay Şahan, okullarda güvenliğin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları desteklediklerini belirterek, Türkiye'nin yıllar içinde 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında oluşturduğu profesyonel güvenlik altyapısının bu alanda daha etkin kullanılabileceğine dikkat çekti. Okullarda güvenliğin yalnızca okul girişinde bir personelin görevlendirilmesiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirten Şahan, eğitim kurumlarının öğrenci yoğunluğu, ziyaretçi trafiği, giriş ve çıkışların kontrolü, okul çevresinin güvenliği ve acil durumlara müdahale gibi farklı riskleri aynı anda barındırdığına işaret etti. Bu nedenle okul güvenliğinin, risklerin önceden belirlenmesinden personel görevlendirmesine, eğitimden denetime ve güvenlik teknolojilerinin kullanımından genel kolluk kuvvetleriyle koordinasyona kadar bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiği değerlendiriliyor. OKULLARA ÖZEL GÜVENLİK MODELİTürkiye'de özel güvenlik hizmetleri, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında kapsamlı bir hukuki ve mesleki çerçeveye sahip bulunuyor. Kanun, özel güvenlik görevlilerinin taşıması gereken şartların yanı sıra eğitim, çalışma izinleri, kimliklendirme, görev alanları ve yetkiler gibi birçok konuyu düzenliyor. GÜSOD'a göre bu yapı, okullarda ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetinin de profesyonel standartlar içerisinde yürütülmesi açısından önemli bir altyapı sunuyor. Okulların tamamının aynı güvenlik risklerine sahip olmadığına dikkat çekilirken, eğitim kurumlarının bulunduğu bölge, öğrenci sayısı, okulun fiziki yapısı, çevresindeki yoğunluk ve geçmişte yaşanan olaylar gibi kriterlerin dikkate alınarak farklı güvenlik modellerinin oluşturulabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda düşük, orta ve yüksek risk grubundaki okullar için farklı güvenlik uygulamalarının geliştirilmesi; ihtiyaç duyulan bölgelerde pilot çalışmalar yapılarak sonuçların ölçülmesi ve başarılı modellerin yaygınlaştırılması öneriliyor. “TEK TİP UYGULAMA YERİNE İHTİYACA GÖRE MODEL”Okul güvenliğinde tek tip bir uygulama yerine, okulun ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre farklı modellerin değerlendirilmesinin daha etkin sonuç verebileceği ifade ediliyor. Bu kapsamda 5188 sayılı Kanun kapsamında gerekli eğitim ve yeterlilikleri bulunan özel güvenlik görevlilerinden yararlanılması, yetkilendirilmiş özel güvenlik şirketlerinin kapasitesinin değerlendirilmesi, kamu ve özel sektör imkanlarının birlikte kullanıldığı hibrit modeller oluşturulması ve belirlenen okullarda pilot uygulamalar gerçekleştirilmesi seçenekler arasında bulunuyor. Özellikle okul giriş ve çıkış saatlerinde yaşanan yoğunluk, ziyaretçi kontrolü, okul çevresindeki riskler ve acil durumlar dikkate alınarak güvenlik planlarının hazırlanmasının, olası olaylara müdahale kapasitesini artırabileceği belirtiliyor. GÜVENLİK YALNIZCA OKUL KAPISINDA BAŞLAMIYOROkul güvenliğinin sadece bina içerisinde değil, okulun çevresini de kapsayacak şekilde planlanması gerektiği vurgulanıyor. Öğrencilerin okula geliş ve çıkış saatlerinde okul çevresindeki yoğunluk, servis araçlarının giriş ve çıkışı, ziyaretçilerin kontrolü ve okul çevresindeki olası güvenlik riskleri, bütüncül bir güvenlik planının parçası olarak değerlendirilebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Bu noktada özel güvenlik görevlilerinin eğitimli ve belirli standartlara tabi olması, görev ve sorumluluklarının açık şekilde tanımlanması ve düzenli olarak denetlenmesi önem taşıyor. GÜSOD, okul güvenliğinde kamu kaynakları ile özel sektörün mevcut kapasitesinin birlikte değerlendirilmesinin de alternatif bir çözüm oluşturabileceğini belirtiyor. Bu yaklaşım kapsamında 5188 sayılı Kanun doğrultusunda eğitim ve yeterlilik süreçlerini tamamlayan kişilerin okul güvenliği alanında istihdam edilmesi, hem eğitim kurumlarının güvenlik ihtiyacına yanıt verebilir hem de nitelikli özel güvenlik personeli sayısının artırılmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca farklı bölgelerde uygulanacak pilot projelerle hangi güvenlik modelinin hangi okul türünde daha etkili olduğunun ortaya konulabileceği, elde edilen sonuçlara göre ülke genelinde uygulanabilecek daha sürdürülebilir bir okul güvenliği sisteminin oluşturulabileceği ifade ediliyor. “ÖZEL GÜVENLİK, GENEL KOLLUĞUN ALTERNATİFİ DEĞİL TAMAMLAYICISI”GÜSOD Başkanı Turgay Şahan, özel güvenlik sisteminin genel kolluk kuvvetlerinin alternatifi olmadığını, aksine onları tamamlayan bir yapı olduğunu belirtti. Şahan, okul güvenliğinin çocukların eğitim hayatını doğrudan ilgilendiren ve toplumun tamamını ilgilendiren bir konu olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: “Çocuklarımızın güvenliği hepimizin ortak önceliğidir. Türkiye, 5188 sayılı Kanun ile özel güvenlik alanında uzun yıllar içerisinde güçlü bir mevzuat, insan kaynağı ve operasyonel tecrübe oluşturmuştur. Bu kapasitenin okul güvenliğine yönelik geliştirilecek modellerin doğal bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.” Şahan, okullarda güvenliğin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların, mevcut özel güvenlik altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla desteklenmesinin önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek modellerin geliştirilmesi ve uygulamaların sonuçlarının ölçülmesi gerektiğini ifade etti. GÜSOD, okul güvenliğinde eğitimli, yetkin ve denetlenebilir personel anlayışının yaygınlaştırılmasının, öğrencilerin daha güvenli ortamlarda eğitim görmesine katkı sağlayacağını değerlendiriyor.

AÖF 2026 yaz okulu sınav tarihi: Giriş belgesi nasıl alınır? İşte oturum saatleri

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencilerinin beklediği 2025-2026 AÖF Yaz Okulu Sınavı bugün, 22 Ağustos 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Yaz okulu sürecinin tamamlanacağı sınav öncesinde öğrencilerin sınava girecekleri bina, salon ve sıra bilgileri de belli oldu.

MEB'in "ÖğretmenİZ" dergisi, kasımda iki özel sayıyla okurlarla buluşacak

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, öğretmenlerin bilgi, birikim, deneyim ve üretimlerini görünür kılmak amacıyla hayata geçirilen "ÖğretmenİZ" dergisi, öğretmenlerin kültürel, sanatsal ve edebi üretimlerini eğitim camiasıyla buluşturuyor.

Şimdiye kadar yayımlanan 10 sayıda 15 farklı kategoride öğretmenlerin eserlerine yer veren dergi, 297 öğretmenin yazı, şiir, öykü, deneme, seyahat yazısı, fotoğraf ve resim çalışmalarını okurlarla buluşturdu.

Dergi, kasımda öğretmenlik mesleğinin anlamına ve geleceğin dünyasına odaklanan iki özel sayıyla yayımlanmak üzere hazırlanıyor.

24 Kasım Öğretmenler Günü özel sayısı, "Bir Ömürlük İz" temasıyla öğretmenlik mesleğine odaklanacak. Özel sayıda öğretmenlerin kendi eserleri aracılığıyla mesleğe yükledikleri anlam, öğrencileriyle yaşadıkları unutulmaz anlar ve eğitim hayatında bıraktıkları izler ele alınacak.

Öğretmenlerin ilk derslerinden unutamadıkları öğrencilerine, meslek hayatlarında karşılaştıkları önemli dönüm noktalarından öğrencilerinin hayatlarında oluşturdukları değişimlere uzanan eserlerin yer alacağı sayıda anı, öykü, şiir, deneme ve köşe yazılarının yanı sıra resim, fotoğraf, başarı hikayeleri ve iyi uygulamalar da okurlarla buluşacak.

"Geleceğe Sözümüz Var" temasıyla iklim ve gelecek perspektifi yansıtılacak

COP31 özel sayısı ise "Geleceğe Sözümüz Var" temasıyla öğretmenlerin iklim, doğa, çevre, sürdürülebilirlik ve gelecek konularındaki düşünce ve üretimlerini bir araya getirecek.

9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında Bakanlığın "Gençlik ve Eğitim" teması doğrultusunda hazırlanacak özel sayıda, öğretmenlerin geleceğin dünyasına ilişkin değerlendirmelerine ve eğitim perspektiflerine yer verilecek.

Özel sayıda iklim ve doğa konulu öykü ve anılar, şiir ve denemeler, iklim değişikliği ve yarının dünyasına odaklanan köşe yazıları, Yeşil Vatan, biyoçeşitlilik ve doğayla kurulan bağı yansıtan resim ve fotoğraflar ile iklim, çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki başarı hikayeleri ve iyi uygulamalar okurlarla buluşacak.

Öğretmenlerin çocukları ve gençleri geleceğe hazırlama sorumluluğundan hareketle hazırlanan içeriklerle, eğitim dünyasının iklim ve sürdürülebilirlik gündemine ilişkin özgün bir bakış ortaya konulacak.

Özel sayılar için içerik gönderimleri 10 Eylül'e kadar ÖğretmenİZ sayfasının "İçerik Paylaş" sistemi üzerinden gerçekleştirilecek.

Muhabir: Samet Tunç

Okul alışverişinde etiket ve ürün uyarısı

Yeni eğitim ve öğretim yılı yaklaşırken kırtasiye ve okul alışverişlerine yönelik denetimler ülke genelinde yoğunlaştırıldı. Çocukların doğrudan temas ettiği kalem, silgi, boya, yapıştırıcı ve çanta gibi ürünlerin yanı sıra okul kıyafetleri de güvenlik açısından incelenirken, satış noktalarında fiyat etiketi kontrolleri yapılıyor. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin satışının durdurulması ve piyasadan toplatılması öngörülüyor. OKUL ALIŞVERİŞİNDE KIRTASİYE DENETİMİ BAŞLADI2026-2027 eğitim ve öğretim yılının başlamasına yaklaşık bir ay kala ailelerin okul hazırlıkları da hızlanmaya başladı. Yeni dönemde öğrencilerin ihtiyaç duyacağı defter, kalem, çanta, boya ve diğer kırtasiye malzemelerine yönelik talebin artmasıyla birlikte ürün güvenliği ve fiyat denetimleri yeniden gündeme geldi. Ticaret Bakanlığınca yürütülen kontrollerde öğrencilerin günlük yaşamda yoğun biçimde kullandığı kırtasiye ve okul ürünleri inceleniyor. Denetimlerin temelinde çocukların sağlık ve güvenliğinin korunmasının yanı sıra tüketicilerin ekonomik çıkarlarının gözetilmesi bulunuyor. Denetim kapsamındaki ürünler oldukça geniş bir grubu oluşturuyor. Okul ve beslenme çantaları, kalemler, defterler, silgiler, makaslar, kalemtıraşlar, boyalar ve yapıştırıcılar bunların başında geliyor. Öğrencilerin eğitim dönemi boyunca doğrudan temas edeceği bu malzemelerin ilgili güvenlik şartlarını taşıyıp taşımadığı kontrol ediliyor. Okul kıyafetleri de denetimlerin bir başka ayağını oluşturuyor. Çocuk kıyafetlerinde yasaklanmış veya kullanımı sınırlandırılmış kimyasalların bulunup bulunmadığına bakılırken, kordon ve bağcık gibi fiziksel risk oluşturabilecek unsurlar da inceleniyor. Çocuklara yönelik ürünlerde güvenlik denetiminin önemini artıran başlıca unsur, kullanım biçimi. Özellikle küçük yaştaki öğrenciler kalem, silgi, boya veya benzeri ürünlerle uzun süre temas edebiliyor. Bu nedenle ürünün yalnızca işlevini yerine getirmesi değil, güvenlik kurallarına uygun biçimde üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması da önem taşıyor. RİSKLİ ÜRÜNLER LABORATUVARA GÖNDERİLİYORDenetim sırasında tehlikeli veya riskli olduğu değerlendirilen ürünlerde yalnızca gözle yapılan incelemeyle yetinilmiyor. Şüpheli ürünler akredite laboratuvarlarda test edilerek güvenlik şartlarını karşılayıp karşılamadıkları araştırılıyor. Laboratuvar incelemeleri özellikle kimyasal içerik konusunda önem taşıyor. Kırtasiye ürünlerinde kullanılan boya, plastik, kaplama ve benzeri materyallerin mevzuatta belirlenen şartlara uygun olması gerekiyor. Çocukların doğrudan temas ettiği ürünlerde yasaklı veya sınırlandırılmış maddelerin bulunması halinde ürün güvenliği açısından işlem yapılabiliyor. Fiziksel riskler de denetimlerin kapsamına giriyor. Özellikle çocuklara yönelik veya oyuncak niteliği taşıyan ürünlerde küçük parçalar, kullanım şekli ve yaş grubuna uygunluk gibi unsurlar önem kazanıyor. Okul kıyafetlerinde bulunan kordon ve bağcıkların da çocuklar açısından risk oluşturup oluşturmadığı değerlendiriliyor. Kontroller ürünün kendisiyle de sınırlı değil. Ambalaj ve etiket üzerinde tüketiciye verilmesi gereken bilgilerin bulunup bulunmadığı inceleniyor. Böylece tüketicinin satın aldığı ürünün kim tarafından üretildiğini veya ithal edildiğini anlayabilmesi ve kullanım sırasında dikkat etmesi gereken uyarılara ulaşabilmesi amaçlanıyor.  VELİLER ETİKETLERDE NELERE BAKMALI?Denetimler sürerken ailelerin alışveriş sırasında yapabileceği kontroller de ürün güvenliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Özellikle kaynağı belirsiz, üzerinde üretici veya ithalatçı bilgileri bulunmayan ürünlere karşı dikkatli olunması gerekiyor. Kırtasiye ürününde imalatçı veya ithalatçının açık adı ile adresinin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi öneriliyor. Marka ve model bilgilerinin belirtilmesi ve gerekli Türkçe uyarıların ürün veya ambalaj üzerinde yer alması da tüketicinin bakabileceği temel bilgiler arasında. Etiket yalnızca ürün hakkında teknik bilgi veren bir alan değil. Bir sorun ortaya çıkması halinde ürünün hangi ekonomik işletmeci tarafından piyasaya sunulduğunun belirlenebilmesi açısından da önem taşıyor. Bu nedenle kimliği ve kaynağı anlaşılmayan ürünlerde tüketicinin daha temkinli davranması gerekiyor. Oyuncak niteliği taşıyan kırtasiye ürünlerinde ise farklı kontroller önem kazanıyor. Bu tür ürünlerde yaş uyarılarının bulunup bulunmadığına ve mevzuat kapsamında gerekli olduğu durumlarda CE işaretine bakılması gerekiyor. CE işareti tek başına tüketicinin ürünün bütün özelliklerini değerlendirmesini sağlayan bir kalite göstergesi olarak görülmemeli. İşaret, kapsamındaki ürünlerin ilgili teknik mevzuatın temel gereklerini karşılamasına ilişkin uygunluk sisteminin bir parçasını oluşturuyor. Bu nedenle yaş uyarıları, kullanım talimatları ve diğer güvenlik bilgileriyle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.  GÜVENSİZ ÜRÜNLER KAMUOYUNA DUYURULUYORDenetim sonucunda güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerle ilgili süreç yalnızca imalatçı, ithalatçı veya satıcıya yönelik işlemlerden oluşmuyor. Tüketicilerin bu ürünlerden haberdar olabilmesi amacıyla güvensizlik tespitleri kamuoyuyla da paylaşılıyor. Güvensiz ürünlere ilişkin bilgiler Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi üzerinden yayımlanıyor. Böylece tüketiciler, hakkında güvensizlik kararı verilmiş ürünleri kontrol edebiliyor. Sistem özellikle satın alınmış bir ürün hakkında sonradan güvensizlik kararı verilip verilmediğini öğrenmek isteyen tüketiciler açısından önem taşıyor. Ürünün piyasadan toplatılmasına karar verilmesi halinde yayımlanan bilgiler, tüketicinin elindeki ürünün söz konusu kararla ilişkisini kontrol edebilmesine yardımcı olabiliyor. Bu noktada ürün geri çağırma ve toplatma uygulamalarının tüketici tarafından takip edilmesi de önem kazanıyor. Bir ürünün satış sırasında rafta bulunmuş olması, daha sonra hakkında herhangi bir güvenlik kararı alınmayacağı anlamına gelmiyor. Denetimler ve laboratuvar sonuçları sonrasında yeni kararlar verilebiliyor. FİYAT ETİKETLERİ DE MERCEK ALTINDAOkul alışverişlerine yönelik kontrollerin ikinci önemli boyutunu fiyat etiketi denetimleri oluşturuyor. Eğitim dönemi öncesinde kırtasiye ve okul malzemelerine talebin yükselmesi, aynı ürün veya benzer ürünler arasındaki fiyat farklılıklarını da ailelerin gündemine taşıyor. Zincir marketler, kırtasiyeler ve diğer perakende satış noktalarında yürütülen denetimlerde fiyat etiketleri kontrol ediliyor. Amaç, tüketicinin satın alma kararını verirken ürünün fiyatını açık ve doğru biçimde görebilmesini sağlamak. Fiyat etiketinin bulunması kadar tüketiciye sunulan fiyat bilgisinin kasa aşamasındaki tutarla uyumlu olması da alışveriş açısından önem taşıyor. Özellikle çok sayıda ürünün aynı anda satın alındığı okul alışverişlerinde ailelerin kasa fişini kontrol etmesi olası fiyat farklılıklarının fark edilmesini kolaylaştırabiliyor. Okula hazırlık döneminde bir öğrencinin ihtiyaç listesinde çok sayıda farklı ürün bulunabiliyor.  UCUZ ÜRÜN TEK BAŞINA AVANTAJ ANLAMINA GELMİYOROkul alışverişlerinde fiyat ailelerin kararını etkileyen temel unsurlardan biri olsa da yalnızca en düşük fiyat üzerinden seçim yapmak ürün güvenliği bakımından yeterli olmayabiliyor. Özellikle kaynağı belli olmayan, üretici veya ithalatçı bilgisi bulunmayan, Türkçe uyarı taşımayan ya da hangi yaş grubu için uygun olduğu anlaşılamayan ürünlerde düşük fiyatın yanında güvenlik koşullarının da değerlendirilmesi gerekiyor. Kırtasiye ürünleri çocukların yalnızca okulda değil evde de yoğun olarak kullandıkları malzemeler. Boya kalemlerinin elde uzun süre tutulması, yapıştırıcıların doğrudan kullanılması veya bazı küçük yaştaki çocukların kırtasiye malzemelerini ağızlarına götürebilmesi, ürün içeriğinin önemini artırıyor. OKUL KIYAFETLERİNDE KORDON VE BAĞCIK UYARISIDenetimlerde yalnızca masa başında kullanılan kırtasiye malzemelerine odaklanılmaması, okul alışverişinin geniş kapsamını gösteriyor. Çocuk kıyafetleri de ürün güvenliği açısından kontrol edilen başlıklar arasında bulunuyor. Kıyafetlerde kimyasal güvenliğin yanı sıra fiziksel tasarımdan kaynaklanabilecek riskler değerlendiriliyor. Özellikle kordon ve bağcıkların çocukların hareket ettiği ortamlarda takılma veya sıkışma gibi tehlikelere neden olabilmesi, bu parçaların güvenlik bakımından incelenmesini gerektiriyor. Velilerin kıyafet satın alırken yalnızca beden, renk veya fiyat üzerinden karar vermek yerine ürünün etiketini ve tasarımını da kontrol etmesi öneriliyor. Türkçe ve okunabilir içerik bilgisinin bulunması, ürün hakkında tüketicinin bilgi edinmesini kolaylaştırıyor. DENETİMLER OKULLAR AÇILMADAN YOĞUNLAŞTI2026-2027 eğitim ve öğretim yılının 14 Eylül’de başlamasıyla birlikte milyonlarca öğrenci yeniden sınıflara dönecek. Ağustos ayından itibaren hızlanması beklenen okul alışverişleri nedeniyle denetimlerin talebin en yoğun olduğu dönemden önce artırılması önem taşıyor. Bu süreçte kırtasiye ve okul ürünleri açısından üç temel başlık öne çıkıyor: Ürünün güvenli olması, tüketicinin ürün hakkında gerekli bilgilere ulaşabilmesi ve satış fiyatının açık biçimde belirtilmesi. Denetimlerde riskli görülen ürünlerin laboratuvara gönderilmesi ve güvensizlik tespit edilmesi halinde satış yasağı ile toplatma sürecinin uygulanması, piyasaya yönelik kontrol mekanizmasının temelini oluşturuyor. İmalatçı ve ithalatçılar açısından ise piyasaya sundukları ürünlerin güvenliğinden doğan sorumluluk devam ediyor.

ALES/2 sonuçları açıklandı! ÖSYM ALES sonuç sorgulama ekranı ve puanların geçerlilik süresi

ÖSYM tarafından 2 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2026-ALES/2 sınavının değerlendirme süreci tamamlandı. Akademik kariyer yapmak ve lisansüstü eğitim başvurularında bulunmak isteyen binlerce adayın merakla beklediği sonuçlar, 14 Ağustos 2026 saat 10.00 itibarıyla erişime açıldı.

Akbulut: Yaz Kur'an kurslarında 2,5 milyon öğrenci eğitim gördü

Akbulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz Kur'an kurslarının bugün sona erdiğini belirtti.

Çocuklarını Kur'an kurslarına gönderen velilere teşekkür eden Akbulut, "Bu yıl da yaz Kur'an kurslarımız sadece din eğitimini değil, çocukları değerler eğitimiyle buluşturarak etkili ve nitelikli vakit geçirmelerini sağladı. Bu bazen oyun oldu, yarışma oldu, farklı etkinliklerle değerlendirmeler oldu. Kadim medeniyetimizin getirdiği tezhip, ebru, çini ve boyamayla da tanıştılar. Mutfak atölyelerimiz oldu. Çocuklar mutlu bir yaz Kur'an kursu dönemi geçirdiler." diye konuştu.

Çocukların ve velilerinin yaz Kur'an kurslarına ilgi göstermesinin çok sevindirici olduğunu ifade eden Akbulut, şöyle konuştu:

"Bu yaz Kur'an kursu döneminde 2,5 milyon çocuğa ulaştık. Bu sadece bizim kayıtlarımızda olan bir rakam. Bunun ötesinde bir yaz Kur'an kursu etkinliği olduğunu biliyoruz. Bazı sivil toplum kuruluşları da hem yaz Kur'an kursu hem de yaz kampı yaptılar. Bizim hocalarımız da onlara katkıda bulundular. Aslında bu 2,5 milyon rakamının çok üstünde, çocuklarımız yazın din ve değerler eğitimiyle buluştu."

Akbulut, yaz Kur'an kurslarında 4-22 yaş aralığında olanların eğitim gördüğünü bildirdi.

Bu yıl yurt dışında yaşayan çocuklara yönelik de yaz Kur'an kursları düzenlediklerini anlatan Akbulut, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda 'Bir Yaz Bin Anı' projesini gerçekleştirdik. Fransa, Hollanda, Belçika gibi ülkelerden yaklaşık 100 çocuğumuz bizimle birlikte oldu. Bir ay boyunca İstanbul'da hem kız hem de erkek öğrencileri Türkiye Diyanet Vakfı yurtlarımızda ağırladık. Burada hem eğitim gördüler hem de İstanbul'un kültürel dokusunu hissettiler. Onlar için eğitimden ziyade bir medeniyet birlikteliğiydi."

[related-posts id="62497" color="bg-primary"][/related-posts]

YÖK "öğrenci affı"nın usul ve esaslarını belirledi

YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, 9 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 85'inci madde kapsamında, üniversitelerle ilişiği kesilenler ve bir yükseköğretim programını kazandığı halde kayıt yaptıramayanlara yeniden yükseköğretime dönme imkanı tanındı.

Düzenlemeden yararlanmak isteyenler, 9 Aralık'a kadar ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurabilecek. Başvuruları kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

9 Aralık'a kadar başvuramayanlara belirli koşullarda ek imkan tanındı

Düzenleme hazırlık sınıfı dahil olmak üzere intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü programlardan ilişiği kesilen öğrencileri kapsıyor. Bir yükseköğretim programını kazanmasına rağmen kayıt yaptırmayanlar da belirlenen süre içinde başvurmaları halinde düzenlemeden yararlanabilecek.

Mücbir sebepler nedeniyle 9 Aralık'a kadar başvuramayanlara da belirli koşullarda ek imkan tanındı. Bu kişiler mücbir sebebin ortadan kalkmasından itibaren 1 ay içinde başvurabilecek.

Sağlık nedeniyle süresi içinde başvuru yapamayanların ise buna ilişkin heyet raporunu, 9 Aralık mesai bitimine kadar ibraz etmeleri gerekecek.

Terör suçları ile kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi düzenlemede sayılan suçlardan mahkum olanlar öğrenci affından yararlanamayacak.

Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler veya kayıt sırasında sahte belge verenler ile mevzuatta belirtilen diğer istisnalar da kapsam dışında tutulacak.

Hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle üniversiteyle ilişiği kesilenler de düzenlemeden yararlanamayacak.

Kapatılan programlardaki öğrenciler için düzenleme yapıldı

Kapatılan ikinci öğretim programlarında dönemi veya sınıfı bulunmayan öğrenciler, ilgili programın birinci öğretiminde eğitimlerine devam edebilecek.

Programı sonradan kapatılan ve geçmişte yerleştirildikleri halde kayıt yaptırmayan öğrenciler ise kayıt yılındaki taban puanı sağlamaları şartıyla üniversitelerinin yetkili kurullarınca eşdeğer programlara intibak ettirilebilecek.

Öte yandan, çift anadal öğrencilerine ilişkin durumlar da ayrıca düzenlendi. Anadal programından ilişiği kesildiği için çift anadal kaydı sona erenler ile anadal programından mezun olduktan sonra çift anadal programıyla ilişiği kesilenler yeniden başvuru yapabilecek.

Düzenlemeden yararlanarak üniversitesine dönen ve kayıt yılındaki merkezi yerleştirme puanı gerekli şartları sağlayan öğrenciler, eşdeğer veya farklı diploma programlarına yatay geçiş için başvurabilecek.

Örgün programlara bu kapsamda yapılacak yatay geçiş işlemleri 2026-2027 eğitim öğretim döneminde yapılacak.

Düzenleme kapsamında yeniden öğrenci statüsü kazananlara Anadolu, Ankara, Atatürk ve İstanbul üniversitelerinin eşdeğer açıköğretim programlarına yatay geçiş imkanı da tanındı.

Geçmiş yıllar için öğrenim ücreti alınmayacak

Öğrencilerin daha önce başarıyla tamamladıkları derslerin intibakı ve eğitime devam koşulları üniversitelerin ilgili kurulları tarafından belirlenecek.

Düzenlemeyle geri dönen öğrencilerin azami öğrenim süreleri ise yeniden kayıt yaptırdıkları tarihten itibaren başlayacak.

2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrenime başlayacak öğrencilerden kayıt tarihinden önceki yıllara ilişkin herhangi bir katkı payı veya öğrenim ücreti alınmayacak.

Öğrenciler için varsa 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin katkı payı ve öğrenim ücreti hükümleri uygulanacak.

"Affı gençlerin geleceklerini yeniden kurma imkanı olarak görüyoruz"

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminin merkezinde öğrencilerin ve onların geleceğinin olduğunu belirterek, "Çeşitli sebeplerle yükseköğrenimine devam edemeyen gençlerimizin eğitim hayatına yeniden dönebilmelerini, yarım kalan hayallerini tamamlayabilmelerini son derece kıymetli buluyoruz." ifadelerini kullandı.

Özvar, "Yeni düzenlemeyle, kanunda belirtilen şartları taşıyan öğrencilerimize üniversitelerine dönmeleri için yeni bir imkan sağlandı. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 4 ay içinde öğrenim hakkını kaybeden veya kaydı silinen öğrencilerimiz de bu haktan yararlanabilecek. Böylece uygulama sürecinde yeni mağduriyetlerin ortaya çıkmasının önüne geçilmiş olacak." değerlendirmesini yaptı.

YÖK olarak üniversitelerle birlikte sürecin açık, anlaşılır ve öğrenci odaklı yürütülmesini sağlayacaklarını vurgulayan Özvar, öğrencilerin başvuru ve intibak süreçlerinde karşılaşabilecekleri tereddütleri gidermek ve uygulamada birlik sağlamak amacıyla usul ve esasları belirlediklerini kaydetti.

Özvar, "Bizim için her öğrencinin emeği, birikimi ve geleceği değerlidir. Üniversitelerimizin kapısını yeniden açtığımız öğrencilerimizin eğitimlerini tamamlayarak ülkemizin üretimine, kalkınmasına ve geleceğine katkı sunmalarını arzu ediyoruz. Bu düzenlemeyi yalnızca bir af değil gençlerimize geleceklerini yeniden kurma imkanı olarak görüyoruz." açıklamasını yaptı.

Aftan yararlanmak isteyen öğrencilerin 9 Aralık'a kadar kayıt hakkı kazandıkları veya ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumlarına başvurmaları gerekiyor. Düzenlemeye ilişkin usul ve esaslara YÖK'ün resmi internet sitesinden erişilebilecek.

2026 DGS sonuçları açıklandı: Adaylar ÖSYM ekranından sorgulayabilecek

ÖSYM, 2 yıllık ön lisans eğitimini 4 yıllık lisans programına tamamlamak isteyen adayların katıldığı 2026 Dikey Geçiş Sınavı'nın (DGS) sonuçlarını açıkladı. Adaylar sonuçlarını T.C. kimlik numarası ve şifreleriyle ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden öğrenebilecek.

Binlerce öğretmenin beklediği haber geldi! İller arası mazeret atama sonuçları açıklandı, atanamayana müjde!

MEB, 2026 yaz tatili iller arası mazerete bağlı yer değiştirme kapsamında başvuran öğretmenlerin atamalarını sonuçlandırdı. Ataması gerçekleşmeyen öğretmenler için 12 Ağustos'ta yeniden tercih hakkı tanındı.

ÖSYM'den 50 yıllık dev arşiv! Sınav sistemlerinin perde arkasını anlatan kitap yayımlandı

ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, kurumun 50. yılında "ÖSYM ve Merkezi Sınavlar Tarihi" kitabının yayımlandığını duyurdu. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ersoy, kitabın üniversiteye giriş modellerinin gelişimini ve kurum tarihini içerdiğini belirtti.

İstanbul'da üniversiteler bir ay erken kapanacak

Avrupa'nın en başarılı sporcularını bir araya getirecek 2027 Avrupa Oyunları, 16-27 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek.

İstanbul'daki organizasyon nedeniyle, üniversitelerin 2026-2027 eğitim dönemindeki akademik takvimlerinde düzenleme yapıldı.

AKADEMİK TAKVİM ÖNE ÇEKİLDİ

Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) talebiyle gerçekleşen düzenlemeyle birlikte üniversitelerde akademik yıl normal takvimden yaklaşık bir ay önce tamamlanacak.

Söz konusu karar, eğitim kalitesinin ve laboratuvar uygulamalarının eksiksiz sürdürülmesi şartıyla yalnızca bu akademik yıla özel olarak uygulanacak.

Uygulamayla birlikte 14 hafta olan dönemlik ders süresi 12 haftaya düşecek. Müfredatın tamamlanabilmesi için bazı okullarda güz dönemi başlangıcı erkene çekildi.

Meslek Yüksekokullarında Hedef Nitelikli İstihdam

Dijital dönüşüm, yapay zeka ve yeni teknolojilerin eğitim programlarına entegre edilmesiyle öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdam olanaklarının artırılması amaçlanıyor. MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA UYGULAMALI EĞİTİM MEZUNLARI İŞ HAYATINA HAZIRLIYOR Üniversite tercih döneminde aday öğrencilerin en fazla üzerinde durduğu konuların başında mezuniyet sonrası istihdam olanakları geliyor. İş dünyasında yaşanan hızlı değişim, işverenlerin beklentilerini de dönüştürürken yalnızca teorik bilgiye sahip mezunlar yerine uygulama deneyimi bulunan, teknolojiyi etkin kullanan ve çalışma hayatına kısa sürede uyum sağlayabilecek nitelikli çalışanlara olan ihtiyaç giderek artıyor. Uzmanlara göre bu değişim, meslek yüksekokullarının eğitim anlayışını da yeniden şekillendiriyor. Günümüzde iki yıllık yükseköğretim programları yalnızca belirli alanlarda diploma veren kurumlar olarak değil, sektörün ihtiyaç duyduğu teknik bilgiye sahip insan kaynağını yetiştiren uygulama odaklı eğitim merkezleri olarak öne çıkıyor. Laboratuvar çalışmaları, atölye uygulamaları, proje temelli eğitimler ve staj programları öğrencilerin mesleki deneyim kazanmalarında önemli rol üstleniyor. Öğr. Gör. Serap Daş da günümüz iş dünyasında teorik bilginin tek başına yeterli olmadığını belirterek, öğrencilerin eğitim sürecinde gerçek çalışma ortamlarıyla buluşturulmasının mezuniyet sonrasında önemli avantaj sağladığını ifade etti. Daş, işverenlerin artık yalnızca mesleki bilgiye değil, ekip çalışmasına uyum sağlayabilen, problem çözme becerisi gelişmiş ve dijital teknolojileri etkin kullanabilen mezunları tercih ettiğine dikkat çekti. Bu nedenle eğitim programlarının sektörün beklentileri doğrultusunda sürekli güncellenmesi gerektiğini belirten Daş, öğrencilerin eğitimleri devam ederken uygulama ağırlıklı çalışmalarla iş hayatına hazırlanmasının önem kazandığını söyledi. UYGULAMALI EĞİTİM MESLEKİ DENEYİMİ GÜÇLENDİRİYOR Meslek yüksekokullarında uygulamalı eğitim anlayışı son yıllarda daha fazla önem kazanmaya başladı. Özellikle teknik bilgi gerektiren alanlarda öğrencilerin yalnızca sınıf ortamında edindikleri teorik bilgilerin yeterli olmadığı, bu bilgilerin uygulama ortamlarında pekiştirilmesi gerektiği değerlendiriliyor. Bu kapsamda bilgisayar programcılığından grafik tasarımına, iç mekan tasarımından aşçılık ve pastacılığa, uçak teknolojisinden sivil havacılık programlarına kadar birçok bölümde laboratuvar, atölye ve simülasyon destekli eğitim modelleri uygulanıyor. Proje temelli öğrenme yöntemleri sayesinde öğrenciler karşılaşabilecekleri gerçek mesleki senaryolar üzerinde çalışma imkanı buluyor. Öğr. Gör. Serap Daş, uygulamalı eğitim modelinin öğrencilerin teorik bilgilerini doğrudan mesleki pratiğe dönüştürmelerine katkı sağladığını belirterek, mezunların iş hayatına daha kısa sürede uyum sağlayabildiğini ifade etti. Bu yaklaşımın, mezuniyet sonrasında çalışma hayatına geçiş sürecini kolaylaştırdığı ve öğrencilerin mesleki özgüvenini artırdığı değerlendiriliyor. İş dünyasında teknolojinin hızla değişmesi nedeniyle eğitim kurumlarının da aynı hızla güncellenmesi gerektiğini belirten eğitimciler, uygulamalı eğitim sayesinde öğrencilerin sadece bugünün değil, geleceğin çalışma koşullarına da hazırlık yapabildiğini ifade ediyor. STAJLAR YALNIZCA ZORUNLU EĞİTİM SÜRECİ OLARAK GÖRÜLMÜYOR Meslek yüksekokullarında uygulamalı eğitimin en önemli parçalarından birini staj programları oluşturuyor. Uzmanlara göre staj, öğrencilerin mesleklerini gerçek çalışma ortamlarında deneyimlemelerini sağlayan ve mezuniyet sonrasında iş bulma süreçlerini kolaylaştıran önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Öğr. Gör. Serap Daş, stajın yalnızca eğitim programında yer alan zorunlu bir uygulama olarak görülmediğini, öğrencilerin mesleki kimliklerini geliştirdikleri önemli bir süreç olduğunu belirtti. Kamu kurumları ve özel sektörle geliştirilen iş birlikleri sayesinde öğrencilerin eğitimleri devam ederken çalışma hayatını yakından tanıma fırsatı bulduklarını ifade eden Daş, bu deneyimin mezuniyet sonrasında iş yaşamına uyumu kolaylaştırdığını söyledi. Uzmanlara göre öğrencilerin eğitim sürecinde sektör temsilcileriyle bir araya gelmesi, çalışma disiplinini öğrenmesi ve mesleklerinin günlük uygulamalarını yerinde gözlemlemesi hem teknik hem de sosyal becerilerin gelişmesine katkı sağlıyor. KARİYER PLANLAMASI EĞİTİM SÜRECİNDE BAŞLIYOR İş dünyasında rekabetin artmasıyla birlikte üniversitelerde kariyer planlamasına yönelik çalışmalar da daha fazla önem kazanıyor. Uzmanlara göre öğrencilerin yalnızca mezuniyet sonrasında iş aramaya başlaması yerine, eğitim hayatları boyunca kariyer hedeflerini belirlemeleri ve bu doğrultuda deneyim kazanmaları istihdam sürecini olumlu yönde etkiliyor. Öğr. Gör. Serap Daş, öğrencilerin kariyer planlamalarının eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alındığını belirterek, kariyer merkezleri aracılığıyla farklı alanlarda destek sağlandığını ifade etti. Bu kapsamda özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, kariyer planlama eğitimleri, sektör buluşmaları ve kariyer günleri gibi etkinliklerle öğrencilerin iş yaşamına daha bilinçli hazırlanmasının amaçlandığını belirten Daş, mezunların yalnızca diplomaya sahip bireyler olarak değil, çalışma hayatının beklentilerine uyum sağlayabilecek donanımla mezun olmalarının hedeflendiğini söyledi. Uzmanlara göre işverenlerin değerlendirmelerinde teknik bilginin yanında iletişim becerisi, ekip çalışmasına yatkınlık, zaman yönetimi ve problem çözme yeteneği de önemli kriterler arasında yer alıyor. Bu nedenle kariyer planlaması çalışmaları, öğrencilerin mesleki gelişimin yanı sıra kişisel gelişimlerine de katkı sağlıyor. KALİTE ANLAYIŞINDA AKREDİTASYON ÖNE ÇIKIYOR Yükseköğretim kurumlarında eğitim kalitesinin geliştirilmesine yönelik yürütülen akreditasyon çalışmaları da son yıllarda daha fazla önem kazanan başlıklar arasında yer alıyor. Eğitim programlarının belirli kalite standartlarına göre değerlendirilmesi, hem sürekli gelişim kültürünü destekliyor hem de mezunların sahip olduğu eğitimin niteliğine ilişkin güven oluşturuyor. Serap Daş, kalite güvencesi çalışmalarının eğitim süreçlerinin önemli bir parçasını oluşturduğunu belirterek bazı programların akreditasyon süreçlerini tamamladığını, bu anlayışın diğer programlara da yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Daş, eğitim programlarının sürekli iyileştirme anlayışıyla güncellendiğini belirterek ulusal ve uluslararası kalite standartlarının dikkate alındığını söyledi. Bu yaklaşımın hem öğrencilerin daha nitelikli eğitim almasına hem de mezunların iş hayatındaki rekabet gücünün artırılmasına katkı sağladığını dile getirdi. Uzmanlara göre akreditasyon yalnızca eğitim kurumlarının değerlendirilmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda ders içeriklerinin, uygulama imkanlarının, akademik altyapının ve sektörle kurulan ilişkilerin düzenli olarak gözden geçirilmesini sağlayan önemli bir kalite yönetim aracı olarak görülüyor. DİJİTAL DÖNÜŞÜM EĞİTİM PROGRAMLARINI YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR Teknolojik gelişmeler yalnızca iş dünyasını değil, yükseköğretim kurumlarının eğitim içeriklerini de dönüştürüyor. Dijital dönüşüm, yapay zeka, veri analizi, otomasyon sistemleri ve sürdürülebilirlik gibi kavramlar birçok meslek alanının temel çalışma başlıkları arasında yer almaya başlarken, eğitim programlarının da bu değişime uyum sağlaması gerekiyor. Serap Daş, program içeriklerinin sektörün beklentileri doğrultusunda sürekli güncellendiğini belirterek dijital dönüşüm, yapay zeka ve yeni teknolojilerin eğitim süreçlerine entegre edildiğini ifade etti. Uzmanlar, geleceğin mesleklerinin bugünden şekillendiğine dikkat çekerek öğrencilerin yalnızca mevcut teknolojileri kullanabilen bireyler değil, değişime uyum sağlayabilen, yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen ve yenilikleri takip eden profesyoneller olarak yetiştirilmesinin önem taşıdığını vurguluyor. Bunun yanında çevresel sürdürülebilirlik, dijital okuryazarlık, veri güvenliği ve etik değerler gibi başlıkların da mesleki eğitimin ayrılmaz unsurları haline geldiği belirtiliyor. Böylece mezunların yalnızca teknik açıdan değil, değişen çalışma hayatının ihtiyaç duyduğu çok yönlü beceriler açısından da donanımlı olmaları hedefleniyor. BAŞARI MEZUN SAYISIYLA DEĞİL İSTİHDAMLA ÖLÇÜLÜYOR Meslek yüksekokullarının temel hedeflerinden birinin öğrencileri kısa sürede çalışma hayatına hazırlamak olduğunu belirten eğitimciler, bu nedenle başarı kriterlerinin de değiştiğine dikkat çekiyor. Günümüzde eğitim kurumlarının performansı yalnızca mezun edilen öğrenci sayısıyla değil, mezunların ne kadarının kendi alanlarında istihdam edildiğiyle de değerlendiriliyor. Serap Daş, meslek yüksekokullarının başarısının istihdam oranlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek eğitim programlarının sektörün ihtiyaçlarına göre sürekli güncellenmesinin bu nedenle büyük önem taşıdığını söyledi. Uzmanlara göre teknolojinin hızla değiştiği günümüzde meslek yüksekokulları ile iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi, öğrencilerin eğitim sürecinde daha fazla uygulama deneyimi kazanması ve sektör temsilcileriyle daha sık bir araya gelmesi hem mezuniyet sonrası istihdamı artırıyor hem de işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlıyor. Üniversite tercih döneminde aday öğrencilerin yalnızca bölüm seçimine değil, eğitim programlarının uygulama olanaklarına, staj imkanlarına, sektörle kurduğu ilişkilere ve mezunların istihdam performansına da dikkat etmesi gerektiğini belirten uzmanlar, iş hayatına güçlü bir başlangıç yapabilmenin eğitim sürecinde kazanılan deneyimlerle doğrudan bağlantılı olduğuna işaret ediyor. Bu nedenle uygulamalı eğitim modeli, değişen iş dünyasının ihtiyaçlarına yanıt veren en önemli eğitim yaklaşımlarından biri olarak öne çıkmaya devam ediyor.

KYK yurt başvuruları ne zaman 2026: e-Devlet üzerinden başvuru nasıl yapılır? GSB duyurusu bekleniyor

YKS tercih döneminin sona ermesiyle birlikte yüz binlerce öğrenci için barınma telaşı başladı. 2026-2027 eğitim yılı KYK yurt başvuruları e-Devlet üzerinden alınacak olup, işlemlerin başlaması için gözler Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın açıklayacağı resmi takvime çevrildi.

YÖK düğmeye bastı! Tez ve diploma sahteciliğine ağır ceza: Unvanlar iptal edilecek

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), akademik dürüstlüğü korumak ve 'tez borsası' gibi usulsüzlüklerin önüne geçmek amacıyla 7592 sayılı Kanun kapsamında yeni yaptırımları hayata geçirdi. YÖK Başkanı Erol Özvar, akademide liyakat ve hakkaniyeti koruma kararlılığını vurgulayarak, başkasına tez veya makale yazdıranların unvanlarının iptal edileceğini ve sahte diploma düzenleyenlerin ağır hapis cezası ile karşılaşacağını duyurdu.

Bakanlıktan yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye ürünlerine denetim

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim ve öğretim yılı öncesinde, öğrencilerin sağlığı ve güvenliği ile tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla ülke genelinde denetimlere hız verildiği belirtildi.

Kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlerde, okul ve beslenme çantası, kalem, defter, silgi, makas, kalemtıraş, boya ve yapıştırıcı gibi ürünlerin incelendiği aktarılan açıklamada, ayrıca okul kıyafetlerinin, yasaklı veya kısıtlanmış kimyasallar, kordon ve bağcık gibi unsurlar bakımından kontrol edildiği bildirildi.

Güvensiz ürünlere ilişkin bilgiler GÜBİS'te yer alacak

Açıklamada, tehlikeli ve riskli görülen ürünlerin akredite laboratuvarlarda teste tabi tutulduğuna, etiketler ve tüketiciyi bilgilendirme amaçlı metinlerin kontrol edildiğine işaret edildi.

Güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin piyasaya arzının yasaklanarak toplatılacağının, ilgili imalatçı ve ithalatçılara idari yaptırım uygulanacağının altı çizilen açıklamada, "Güvensiz ürünlere ilişkin bilgiler, Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden tüketicilerimizin erişimine sunulacaktır. Vatandaşlarımız, 'https://gubis.ticaret.gov.tr/' adresinden ilgili sisteme ulaşabilmektedir." ifadeleri kullanıldı.

"Oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde CE işareti kontrol edilmeli"

Açıklamada, vatandaşların, kırtasiye ürünlerinde imalatçı veya ithalatçının açık ad ve adresinin bulunmasına, marka ve model bilgilerinin belirtilmesine ve Türkçe uyarıların yer almasına dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulunuldu.

Tüketicilerin oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde yaş uyarıları ve CE işaretini kontrol etmesinin önem taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Çocuk kıyafetlerinde Türkçe ve okunabilir içerik etiketlerinin yanı sıra kordon ve bağcık gibi risk oluşturabilecek unsurlara dikkat edilmelidir. Okul alışverişlerinin yoğunlaştığı zincir market, kırtasiye ve diğer perakende işletmelerde fiyat etiketi denetimleri de yaygın ve yoğun şekilde gerçekleştirilmektedir. Bakanlığımız, çocuklarımızın sağlık ve güvenliğinin korunması ve tüketicilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla denetimlerini kararlılıkla sürdürecektir."

Kaynak: AA

LGS 1. nakil sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre LGS kapsamında 5 Ağustos'ta açıklanan yerleştirme sonuçlarının ardından yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları https://mebsonuc.meb.gov.tr/sonuc/ adresi üzerinden erişime açıldı.

Yerleştirmeye esas ikinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos tarihleri arasında alınacak, sonuçları 14 Ağustos'ta ilan edilecek.

İkinci nakil yerleştirme sonuçlarının ardından 17-26 Ağustos tarihleri arasında boş kalan kontenjanlara hiçbir yere yerleşemeyen öğrencilerin başvuruları, il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca alınacak. 28 Ağustos'ta ise yerleştirme süreci tamamlanacak.

YKS tercihlerinde son gün

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının 21 Temmuz'da açıklanmasının ardından, üniversite adayları için tercih süreci 29 Temmuz'da başlamıştı.

Tercih işlemleri ÖSYM'nin ais.osym.gov.tr internet adresinden ve ÖSYM aday işlemleri mobil uygulamasından yapılabiliyor. Adaylar, tercih işlemlerini 10 Ağustos 2026 saat 23.59'a kadar tamamlayabilecek.

Adayların, 2026-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nu dikkatle incelemesi, tercihlerini kılavuz bilgileri doğrultusunda yapması gerekiyor.

Bu yıl YKS'ye 2 milyon 425 bin 627 aday başvurmuş, sınavın ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi'ne (TYT) 2 milyon 255 bin 76 aday katılmıştı.

ÖSYM Başkanı Ersoy: YKS tercih işlemleri bugün 23.59 itibarıyla sona erecek, son kontrollerinizi yapmakta fayda var

NSosyal hesabından açıklama yapan Ersoy, şunları kaydetti:

"Kıymetli adaylar, YKS tercih işlemleri bugün 23.59 itibarıyla sona erecek, son kontrollerinizi yapmakta fayda var. Onay sürecini lütfen son dakikalara bırakmayın, ÖSYM aday işlemleri uygulaması üzerinden tercih sürecini tamamlayın. Tercihlerinizin hayırlı olmasını diliyorum."

Muhabir: Samet Tunç

MSB duyurdu: LGS 1. nakil sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre LGS kapsamında 5 Ağustos'ta açıklanan yerleştirme sonuçlarının ardından yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları https://mebsonuc.meb.gov.tr/sonuc/ adresi üzerinden erişime açıldı.

Yerleştirmeye esas ikinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos tarihleri arasında alınacak, sonuçları 14 Ağustos'ta ilan edilecek.

İkinci nakil yerleştirme sonuçlarının ardından 17-26 Ağustos tarihleri arasında boş kalan kontenjanlara hiçbir yere yerleşemeyen öğrencilerin başvuruları, il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca alınacak. 28 Ağustos'ta ise yerleştirme süreci tamamlanacak.

YKS tercih sürecinde son gün: Üniversite adayları için süre bugün tamamlanıyor

29 Temmuz'da başlayan 2026-YKS tercih işlemleri, ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresi ve mobil uygulaması üzerinden bugün gece sona erecek. Adayların, 2026-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nu dikkatle incelemesi, tercihlerini kılavuz bilgileri doğrultusunda yapması gerekiyor.

LGS'de yerleştirmeye esas 1. nakil sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, LGS'nin 5 Ağustos'ta açıklanan yerleştirme sonuçlarının ardından yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları "meb.gov.tr" adresinde yayımlandı.

Yerleştirmeye esas ikinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos arasında alınıp, sonuçları 14 Ağustos'ta ilan edilecek.

Hiçbir yere yerleşemeyen öğrencilerin boş kalan kontenjanlara başvuruları 17-26 Ağustos arasında il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca alınacak ve 28 Ağustos'ta yerleştirme süreci tamamlanacak.

Kaynak: AA

İşsizlik risk altındaki çocuklar ilkokulda belirlenecek

İngiltere'de 16-24 yaş grubunda bulunan ve ne eğitimde, ne istihdamda ne de mesleki eğitim programlarında yer alan (NEET) gençlerin sayısı 2026 yılı başında ilk kez bir milyonun üzerine çıktı. Bu rakam, ülkedeki yaklaşık her sekiz gençten birinin eğitim ve çalışma hayatının tamamen dışında kaldığını gösteriyor.

Ekonomistler, uzun süre NEET grubunda kalan gençlerin ilerleyen yıllarda düşük gelir, uzun süreli işsizlik, sağlık sorunları ve sosyal dışlanma riskiyle daha fazla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Hazine açısından ise bu durumun milyarlarca sterlinlik vergi kaybı ve sosyal yardım harcaması anlamına geldiği ifade ediliyor.

Risk belirtileri okul öncesinde başlıyor

Genç işsizliği incelemesine başkanlık eden eski Sağlık Bakanı Alan Milburn, çocukların ileride eğitimden kopabileceğine ilişkin işaretlerin çoğu zaman ilkokuldan çok daha önce ortaya çıktığını söyledi.

Istikbal 860X450 Pxl

Milburn'e göre yoksulluk, aile içi istikrarsızlık, ruh sağlığı sorunları, devlet koruması altında büyümek, özel eğitim ihtiyacı, düşük okula devam oranı ve sık okul değişikliği gibi unsurlar ileride NEET grubuna düşme ihtimalini önemli ölçüde artırıyor.

Hazırlanan raporda, ilkokulların öğrencilerin akademik performansının yanı sıra devam durumu, sosyal koşulları ve refah göstergelerini de değerlendirerek risk analizi yapması öneriliyor.

İlkokulun sonundan itibaren takip sistemi

Rapora göre öğrenciler ilkokulun son yıllarından itibaren düzenli olarak değerlendirilecek.

Risk grubunda olduğu belirlenen çocuklar için;

  • bire bir mentorluk programları,
  • psikolojik danışmanlık,
  • aile destek hizmetleri,
  • kariyer farkındalık çalışmaları,
  • okul sonrası eğitim programları

gibi uygulamaların erken yaşta devreye alınması planlanıyor.

Böylece öğrencilerin ortaöğretime geçmeden önce eğitimden uzaklaşmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Kafkas Dondurma Haber Ici Yatay-1

Pupil Premium kaynakları daha etkin kullanılacak

Raporda dikkat çeken önerilerden biri de dezavantajlı öğrenciler için ayrılan Pupil Premium fonlarının daha hedefli kullanılması oldu.

Mevcut sistemde bu kaynaklar büyük ölçüde akademik başarıyı artırmaya yönelik harcanırken, yeni modelde mentorluk, psikolojik destek, sosyal gelişim programları ve iş dünyasıyla erken temas sağlayacak projelere daha fazla kaynak ayrılması tavsiye ediliyor.

Uzmanlar, akademik başarının tek başına yeterli olmadığını, öğrencilerin aidiyet duygusunun ve özgüveninin de eğitim hayatında kalmaları açısından belirleyici olduğunu vurguluyor.

Yapay zekâ ve veri analizi de kullanılabilir

Eğitim çevrelerinde tartışılan öneriler arasında okulların sahip olduğu devam durumu, davranış kayıtları, akademik performans ve sosyal hizmet verilerinin ortak analiz edilmesi de bulunuyor.

Uzmanlar, uygun veri koruma kuralları çerçevesinde geliştirilecek erken uyarı sistemlerinin risk altındaki öğrencilerin daha hızlı belirlenmesini sağlayabileceğini ifade ediyor. Ancak çocuk hakları kuruluşları, bu tür sistemlerin öğrencileri etiketlememesi ve fırsat eşitliğini zedelememesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.

Diplomat Travel 860X300 Haber Alti

İş dünyasıyla bağlar güçlendirilecek

Raporda yalnızca eğitim desteği değil, iş dünyasıyla erken temasın artırılması da öneriliyor.

Buna göre öğrencilerin ilkokulun son yıllarından itibaren farklı mesleklerle tanıştırılması, yerel işletmelerle okul ortaklıklarının artırılması ve gönüllü mentor ağlarının yaygınlaştırılması planlanıyor.

İşveren kuruluşları, özellikle dijital teknoloji, sağlık, mühendislik ve yeşil enerji gibi büyüyen sektörlerde geleceğin iş gücünü erken yaşta yönlendirmenin hem gençler hem de ekonomi açısından önemli kazanımlar sağlayacağını savunuyor.

Independent Mortgage 3

Hükümetin "fırsat misyonunun" parçası

Alan Milburn, gençlerin sosyal yardım sistemine girdikten sonra destek vermenin hem daha pahalı hem de daha az etkili olduğunu belirterek, asıl hedefin sorun ortaya çıkmadan önce müdahale etmek olduğunu söyledi.

İncelemenin hükümetin çocuk yoksulluğunu azaltma, okul devamsızlığını düşürme ve ekonomik büyümeyi destekleme hedefleriyle uyumlu olduğu değerlendiriliyor.

Eğitim uzmanları ise önerilerin hayata geçirilmesi halinde İngiltere'de uzun yıllardır ilk kez eğitim sistemi ile istihdam politikalarının bu kadar erken yaşta birbirine bağlanacağını ve bunun genç işsizliğiyle mücadelede yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini ifade ediyor.

Gözler ÖSYM sonuç sayfasına kitlendi! Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ne zaman açıklanacak 2026?

19 Temmuz 2026'da gerçekleştirilen DGS'nin ardından adayların sonuç heyecanı başladı. ÖSYM'nin açıkladığı takvimde yer alan sonuç tarihi merak edilirken, adaylar DGS sonuçlarının açıklanacağı günü bekliyor. Peki, DGS ne zaman açıklanacak?

Öğrenci affından kimler yararlanabilecek, başvurular ne zaman? YÖK tek tek açıkladı

Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren "Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

YÖK'ten, kanunun detaylarına ilişkin yapılan yazılı açıklamaya göre, düzenlemeyle, yükseköğretim kurumlarında çeşitli nedenlerle öğrencilik hakkını kaybedenlere yeniden öğrenime dönme imkanı sağlandı.

Bu kapsamda, hazırlık, intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim kademelerini kapsayan düzenlemeden, kanunda belirtilen istisnalar dışında kendi isteğiyle ilişiğini kesenler de yararlanabilecek.

Kanunda açıkça istisna tutulan durumlar dışında, kendi isteğiyle ilişiğini kesenler dahil olmak üzere her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilen öğrenciler yeniden üniversiteye dönebilecek. Bir yükseköğretim programını kazandığı halde kayıt yaptırmayanlar da yeniden öğrenim hakkından yararlanabilecek.

BAŞVURU İÇİN 4 AY SÜRE TANINDI

Öğrencilerin yeniden öğrenim hakkından yararlanabilmeleri için kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde başvuru yapmaları gerekiyor. Başvurular, öğrencinin ilişiğinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandığı yükseköğretim kurumuna yapılacak. Düzenlemeden yararlanan öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar da düzenlemeden yararlanabilecek. Bu kapsamdaki kişilerin, terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları gerekiyor.

Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri ise 7179 sayılı Askeralma Kanunu çerçevesinde yapılacak.

YATAY GEÇİŞ VE AÇIKÖĞRETİM İMKANI DA GETİRİLDİ

Düzenlemeyle yeniden öğrenci statüsü kazananlara belirli şartları sağlamaları halinde yatay geçiş imkanı da tanınıyor. Buna göre öğrenciler, ÖSYS/YKS puanlarının giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olması halinde bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek.

Farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınarak belirlenecek.

Düzenlemeden yararlanarak bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açıköğretim ön lisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek. Bu geçişe ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkili olacak.

BAZI SUÇLARDAN MAHKUM OLANLAR KAPSAM DIŞI

Geniş bir öğrenci grubuna yeniden öğrenim hakkı tanıyan düzenleme, bazı istisnalar da içeriyor. Terör suçu, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar düzenlemeden yararlanamayacak.

Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda belirtilen suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler de kapsam dışında tutulacak.

POLİS, JANDARMA, SAHİL GÜVENLİK VE MSÜ KAPSAM DIŞI

Anayasa'nın 132'nci maddesi uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine (MSÜ) bağlı Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokulları ve enstitüler kapsam dışında tutuldu.

Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte iken ilişiği kesilen öğrenciler hakkında da düzenleme hükümleri uygulanmayacak.

AZAMİ ÖĞRENİM SÜRESİNİ DOLDURAN SON SINIF ÖĞRENCİLERİNE EK SINAV HAKKI

Kanunla, öğrenci affından bağımsız olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44'üncü maddesinde de önemli bir değişiklik yapıldı. Buna göre azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörn eğitimi dönemi hariç son sınıfta bulunan öğrencilere, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik ve uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav/tekrar hakkı verilecek.

Teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörn eğitimine başlamamış, eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olmuş öğrencilere ise uygulamalı/intörn eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Buna karşılık azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Söz konusu düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları YÖK tarafından belirlenecek.

'HİÇBİR GENCİMİZİN HAYALİNİN YARIM KALMASINI İSTEMİYORUZ'

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, söz konusu kanun ile yükseköğretimde kapsamlı bir öğrenci affı düzenlemesinin hayata geçtiğini belirtti.

Hazırlık ve intibak dahil olmak üzere ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen öğrenciler ile bir programı kazanarak kayıt hakkı elde ettiği halde kayıt yaptıramayan gençlere, kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde yükseköğretime yeniden dönme imkanı sunulduğunu aktaran Özvar, düzenlemeden yararlanabilecek öğrencilerin dört ay içinde ilgili yükseköğretim kurumlarına başvurarak 2026-2027 akademik yılında öğrenimlerine yeniden başlayabileceklerini kaydetti.

Düzenlemenin yükseköğretimle bağı çeşitli nedenlerle kopan öğrenciler için önemli bir fırsat sunduğunu, eğitim yolculuğunun beklenmedik sebeplerle kesintiye uğrayabileceğini kaydeden Özvar, "Hiçbir gencimizin hayalinin yarım kalmasını istemiyoruz. Öğrencilerimizi yeniden üniversitelerimizde görmekten büyük mutluluk duyacağız. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üniversite adaylarına "Sosyal medyanın yönlendirdiği tercihler kariyeri riske atabilir" uyarısı

Prof. Dr. Gamze Sart, YKS tercihlerinde öğrencilerin sosyal medya ve popüler mesleklerin etkisinden uzak durarak kendi ilgi, yetenek ve becerilerini dikkate almaları gerektiğini vurguladı. Aile baskısının da tercihleri etkilediğini belirten Sart, lise yıllarında staj ve meslek deneyiminin önemine dikkat çekti.

Kariyer planlamasının yalnızca üniversite seçmekten ibaret olmadığını söyleyen Sart, yapay zeka, teknoloji, girişimcilik, inovasyon ve finansal okuryazarlığın gelecekte daha önemli hale geleceğini ifade etti. Öğrencilerin eğitimleri sırasında uygulama deneyimi kazanmalarını önerdi.

Yurt dışı eğitim konusunda ise “En iyisine gidebiliyorsan git, yoksa Türkiye” anlayışını savunan Sart, üniversitenin niteliğinin ülkesinden daha önemli olduğunu belirtti.

Gelecekte tıp ve yaşam bilimleri, makine, elektrik-elektronik ve kimya mühendisliği, fiziksel yapay zeka, bilişim hukuku, nöropsikoloji ve yapay zeka gibi disiplinler arası alanların öne çıkacağını söyledi. Öğrencilere ise önce kendilerini tanımalarını, ardından 3, 5, 10, 20 ve 50 yıllık hedefler belirlemelerini önerdi.

Muhabir: Samet Tunç

e-YDS 2026/9 başvuru ekranı: e-YDS sınavı ne zaman?

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), e-YDS 2026/9 İngilizce sınavı için başvuru sürecini başlattı. 22 Ağustos 2026'da Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana'da elektronik ortamda gerçekleştirilecek sınavın başvuruları 5-13 Ağustos tarihleri arasında alınacak. Kontenjanla sınırlı olan sınavda adaylar, sınav ücretini ödeme sırasına göre yerleştirilecek.

2026 LGS 1. ve 2. nakil takvimi: MEB boş kontenjan sorgulama ekranı

LGS 2026 yerleştirme sonuçları bugün açıklandı. Sonuçların ilan edilmesinin ardından başlayan nakil süreci için Milli Eğitim Bakanlığı takvimi yayımladı. İlk yerleştirmede istediği liseye yerleşemeyen veya farklı bir okulu tercih etmek isteyen öğrenciler, belirlenen tarihlerde e-Okul üzerinden 1. ve 2. nakil başvurularını gerçekleştirebilir. Boş kalan kontenjanlar ile taban puanları da bugün ilan edildi.

LGS tercih sonuçları açıklandı! MEB 2026 yerleştirme sonuçları sorgulama ekranı

2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında milyonlarca öğrencinin merakla beklediği merkezi yerleştirme sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından açıklandı. Sonuçlar, www.meb.gov.tr üzerinden erişime açılırken, öğrencilerin yerleştiği okullar ve boş kalan kontenjanlara ilişkin bilgiler de eş zamanlı olarak yayımlandı. Bakanlığın açıkladığı verilere göre, merkezi yerleştirme tercihinde bulunan öğrencilerin yüzde 89,84'ü ilk beş tercihinden birine yerleşme başarısı gösterdi.

LGS yerleştirme sonuçları açıklandı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 13-27 Temmuz'da 1 milyon 29 bin 595 öğrenci, merkezi sınavla ve yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulundu. Böylece ilk yerleştirmede öğrencilerin yüzde 93,56'sı tercihlerine yerleşti.

Sınavla öğrenci alan okullar için açılan 198 bin 905 kontenjanın 190 bin 473'ü öğrenciler tarafından tercih edildi ve yerleştirme oranı yüzde 95,76 olarak gerçekleşti.

Merkezi yerleştirme tercihinde bulunan öğrencilerin yüzde 89,84'ü ilk 5 tercihinden birine yerleşti.

Yerel yerleştirme tercihinde bulunan öğrencilerin yarısından fazlası ilk tercihine yerleşirken, öğrencilerin yüzde 94,53'ü ise ilk 3 tercihinden birine yerleşti.

- Kendi illerinde yerleşme oranı yüzde 92,93

Merkezi sınav sonuçlarına göre, yüzde 5'lik dilimdeki öğrencilerin kendi ilinde bir okula yerleşme oranı yüzde 89,06, tüm öğrencilerin kendi illerindeki okullara yerleşme oranı ise yüzde 92,93 olarak gerçekleşti.

Yüzde 5'lik dilimdeki öğrenciler 81 ildeki 760 okula, yüzde 10'luk dilimdeki öğrenciler ise 81 ildeki 1193 okula yerleşti.

- Yerleştirmeye esas nakil işlemleri iki dönemde yapılacak

Sınavla ve yerel yerleştirme kapsamında açık kalan kontenjanlara yerleştirmeye esas nakil işlemleri iki dönem halinde yapılacak. Yerleştiği okulu değiştirmek isteyen öğrenciler de nakil talebinde bulunabilecek.

Her iki yerleştirmeye esas nakil döneminde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek.

Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak ancak tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek suretiyle en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek.

- Nakil süreci

Yerleştirmeye esas birinci nakil için tercihler 5-7 Ağustos'ta yapılacak ve birinci nakil sonuçları 10 Ağustos'ta açıklanacak.

İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos'ta alınacak ve sonuçlar 14 Ağustos'ta ilan edilecek.

17-26 Ağustos'ta boş kalan kontenjanlara, hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak.

Okul ve kurumlar, yatılılık başvurularını 31 Ağustos-3 Eylül'de alacak. 4 Eylül'de ise yatılılık yerleştirme sonuçları ilan edilecek.

Sonuçlara "https://sonuc.meb.gov.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

LGS yerleştirme sonuçları açıklandı: Zirvedeki liseler belli oldu

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından gerçekleştirilen LGS ilk yerleştirme sonuçlarına göre liselerde doluluk oranı yüzde 95,76'ya ulaştı. İstanbul Erkek Lisesi ile Kabataş Erkek Lisesi'nin Almanca bölümü 500 tam puanla zirveyi paylaşırken, nakil tercih süreci de resmen başladı.

2026 LGS tercih sonuçları açıklandı! Öğrenciler yerleştikleri liseyi MEB sonuç sorgulama ekranından öğrenebiliyor

2026 LGS tercih sonuçları açıklandı! Öğrenciler yerleştikleri liseyi MEB sonuç sorgulama ekranından öğrenebiliyor
2026 LGS tercih sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından erişime açıldı. Öğrenciler, merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile yerel yerleştirme kapsamındaki lise sonuçlarını MEB’in resmi sorgulama...Devamı için tıklayınız

YÖKDİL/2: Sınava Giriş Belgeleri erişime açıldı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre,

9 Ağustos 2026 tarihinde uygulanacak 2026 Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı’na (2026-YÖKDİL/2) başvuran adayların, sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesi'ni 30 Temmuz 2026 tarihinde saat 11.45'ten itibaren ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

9 Ağustos 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YÖKDİL/2 Sınavı için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Temel Kurallar

Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı başvuruları uzatıldı

ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (TR-YÖS) başvuruları 11 Ağustos'a kadar uzatıldı.

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin yükseköğretimde uluslararasılaşma hedeflerinin önemli yapı taşlarından biri haline gelen TR-YÖS, 11 Ekim'de bu yıl ikinci kez düzenlenecek.

Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmek isteyen öğrencilerin girecekleri ve sonuçlarını bu kurumlara kabul için başvururken kullanabilecekleri TR-YÖS/2, yurt içinde ve yurt dışında düzenlenecek.

Sınavın 9 Temmuz'da başlayıp 3 Ağustos'ta tamamlanması planlanan başvuruları, 11 Ağustos'a uzatıldı.

Uluslararası öğrencilerin katılacağı sınav, Türkçe, Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça olmak üzere 6 dilde uygulanacak.

TR-YÖS/2'nin sonuçları 5 Kasım'da açıklanacak ve geçerlilik süresi sınav tarihinden itibaren 2 yıl olacak.

- "Öğrenciler, gönüllü birer kültür elçisi görevi üstlenmekte"

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 29 Ocak 2023'te 13 yıl aradan sonra yapılan TR-YÖS uygulamasının, yurt dışından öğrenci kabulünde standartlaşmayı sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti.

Bugün gelinen noktada çok sayıda ülkede ve sınav merkezinde uygulanan TR-YÖS'ün, Türk üniversitelerine erişimi kolaylaştırdığına işaret eden Ersoy, TR-YÖS uygulamasının dünyanın dört bir yanında gerçekleştirildiğini vurguladı.

Ersoy, "ÖSYM'nin son yıllarda hayata geçirdiği dijital dönüşüm çalışmaları ve uluslararası standartlardaki organizasyon kabiliyeti sayesinde TR-YÖS, yalnızca bir öğrenci kabul sınavı olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin eğitim diplomasisinin önemli araçlarından biri haline geldi. Farklı coğrafyalarda gerçekleştirilen sınav organizasyonlarıyla binlerce nitelikli uluslararası öğrenci Türkiye'de eğitim görme imkanı elde ediyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin uluslararası alandaki akademik cazibesinin her geçen yıl arttığını, bunun yolunun da TR-YÖS uygulamasından geçtiğini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:

"Sınav aracılığıyla Türkiye'yi tercih eden öğrenciler, eğitim hayatlarının yanı sıra kültürel ve ekonomik anlamda ülkeye önemli katkılar sağlamaktadır. Mezuniyetlerinin ardından ülkelerine dönen öğrenciler, Türkiye ile bulundukları ülkeler arasında kalıcı akademik, ekonomik ve kültürel bağların kurulmasına katkıda bulunarak gönüllü birer kültür elçisi görevi üstlenmektedir. ÖSYM, yalnızca Türkiye'de değil, dünyanın farklı bölgelerinde başarıyla yürüttüğü sınav organizasyonlarıyla uluslararası ölçme ve değerlendirme alanındaki kurumsal kapasitesini de her geçen yıl daha ileriye taşımaktadır."

YÖK’ten yurt dışı eğitimi için kritik denklik uyarısı! Üniversite seçmeden önce nelere dikkat edilmeli?

Yurt dışında üniversite eğitimi almayı planlayan milyonlarca aday için YÖK'ten önemli bir bilgilendirme geldi. Kurul, tercih öncesinde üniversitelerin tanınırlığının kontrol edilmesi gerektiğini vurgularken, diploma denkliği konusunda merak edilen sorulara ilişkin bilgilendirme yayımlandı.

Deprem bölgesinde özel öğrencilik uygulaması devam edecek

YÖK, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya'da eğitim öğretim süreçlerine ilişkin tüm üniversitelere yazı gönderdi.

Yazıda, 2026-2027 eğitim öğretim yılına mahsus olmak üzere, Adıyaman, İskenderun Teknik, Hatay Mustafa Kemal, İnönü, Malatya Turgut Özal, Kahramanmaraş İstiklal ve Kahramanmaraş Sütçü İmam üniversitelerinden talep eden öğrencilere, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için kayıtlı oldukları programla eşdeğer ve öğretim dili aynı olan diğer devlet üniversitelerindeki programlarda özel öğrencilik hakkı verileceği belirtildi.

Yazıda, bu öğrencilerin, Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin özel öğrencilik hükümlerine tabi olmayacağı vurgulandı.

Özel öğrenci olarak eğitim almak isteyen öğrencilerin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlangıç tarihini de dikkate alarak özel öğrenci olmak istedikleri devlet üniversitelerine başvuru yapmaları gerektiği ifade edilen yazıda, başvurdukları üniversitede öğrencinin kayıtlı olduğu programla eşdeğer ve öğretim dili aynı olan program ile sınıfın bulunması durumunda özel öğrencilik başvurusunun kabul edileceği bildirildi.

Yazıda, senatosunca uzaktan öğretimle eğitim verilmesine karar verilen üniversitelerde, başka bir üniversitede özel öğrenci olarak eğitim almak için başvuru yapmayan ancak eğitim ve öğretim dönemi sırasında öğretmenlik uygulaması dersini yüz yüze alması gereken öğrencilerin, talepleri halinde bu derse halihazırda bulundukları illerdeki üniversitelerde devam edebilecekleri ya da sadece bu ders için özel öğrencilik başvurusu yapabilecekleri belirtildi.

Bununla birlikte yazıda, ihtiyaç halinde bu durumdaki öğrencilerin iş ve işlemlerini koordine etmesi için üniversitelerin sorumlu birim görevlendirmesine karar verildiği kaydedildi.

MGÜ Rektörü Kaçar: Mezunların istihdamı için 4 bakanlıkla çalışma yapacağız

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi MGÜ Rektörlüğü görevine atanan Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulu üyesi olduğunu belirterek, sanat eğitimi alan mezunların istihdamını artırmaya yönelik projeler geliştireceklerini, 4 bakanlıkla çalışma yapacaklarını açıkladı.

Deprem bölgesinde özel öğrencilik uygulaması devam edecek

YÖK, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya'da eğitim öğretim süreçlerine ilişkin tüm üniversitelere yazı gönderdi.

Yazıda, 2026-2027 eğitim öğretim yılına mahsus olmak üzere, Adıyaman, İskenderun Teknik, Hatay Mustafa Kemal, İnönü, Malatya Turgut Özal, Kahramanmaraş İstiklal ve Kahramanmaraş Sütçü İmam üniversitelerinden talep eden öğrencilere, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için kayıtlı oldukları programla eşdeğer ve öğretim dili aynı olan diğer devlet üniversitelerindeki programlarda özel öğrencilik hakkı verileceği belirtildi.

Yazıda, bu öğrencilerin, Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin özel öğrencilik hükümlerine tabi olmayacağı vurgulandı.

Özel öğrenci olarak eğitim almak isteyen öğrencilerin, 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlangıç tarihini de dikkate alarak özel öğrenci olmak istedikleri devlet üniversitelerine başvuru yapmaları gerektiği ifade edilen yazıda, başvurdukları üniversitede öğrencinin kayıtlı olduğu programla eşdeğer ve öğretim dili aynı olan program ile sınıfın bulunması durumunda özel öğrencilik başvurusunun kabul edileceği bildirildi.

Yazıda, senatosunca uzaktan öğretimle eğitim verilmesine karar verilen üniversitelerde, başka bir üniversitede özel öğrenci olarak eğitim almak için başvuru yapmayan ancak eğitim ve öğretim dönemi sırasında öğretmenlik uygulaması dersini yüz yüze alması gereken öğrencilerin, talepleri halinde bu derse halihazırda bulundukları illerdeki üniversitelerde devam edebilecekleri ya da sadece bu ders için özel öğrencilik başvurusu yapabilecekleri belirtildi.

Bununla birlikte yazıda, ihtiyaç halinde bu durumdaki öğrencilerin iş ve işlemlerini koordine etmesi için üniversitelerin sorumlu birim görevlendirmesine karar verildiği kaydedildi.

YKS tercih dönemi başladı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından gözler tercih sürecine çevrildi.

Milyonlarca aday tercih listesini oluşturmaya başladı.

Adaylar en fazla 24 üniversite ve program seçebilecek. Uzmanlar öğrencilerin kendi başarı sıralarına yüzde 25-30 fark koyarak tercih yapmalarını öneriyor.

1 - Adaylar tercih yaparken nelere dikkat etmeli?

Adaylar, ilgi ve yeteneklerine göre istihdam olanakları ve iş gücü piyasasını göz önünde bulundurarak tercihte bulunmalı. Tercih listesi oluşturulurken, adayların en çok istedikleri üniversite ve bölümlere listenin ilk sıralarında yer verilmeli, ardından başarı sıralarına yakın, daha üstte ve daha altta bulunan yükseköğretim programları 2025 yılı yerleştirme başarı sıralamaları dikkate alınarak eklenmeli.

2 - Üniversitelerde kaç kontenjan bulunuyor?

Bu yıl yükseköğretim kurumlarında, genel kontenjanların yanı sıra okul birincisi, 34 yaş üstü kadın, şehit yakını, gazi ve gazi yakını kontenjanları da dahil olmak üzere toplam 805 bin 747 kontenjan bulunuyor. Türkiye ve KKTC'deki üniversitelerin bu yıl ön lisans programlarında toplam 371 bin 476, lisans programlarında toplam 407 bin 80, özel yetenek programlarında ise toplam 27 bin 191 kontenjan yer alıyor. Kontenjanın 602 bin 117'si devlet, 184 bin 914'ü vakıf, 18 bin 716'sı ise KKTC'de bulunan üniversiteler için ayrıldı.

3 - 34 yaş üstü kadın, şehit ve gazi eş ve çocukları ve gazi olan adaylara yönelik kılavuzda neler bulunuyor?

Sınavın yapıldığı yılın ilk günü itibarıyla 34 yaşını tamamlamış kadınlar için kılavuzda merkezi yerleştirmeyle öğrenci alan, belirlenen devlet üniversitelerindeki ön lisans ve lisans programlarında kontenjan ayrıldı. Daha önce herhangi bir lisans programından mezun olanlar, ayrılan kontenjanlardan yararlanamayacak. Daha önce bir ön lisans programından mezunlar ise sadece lisans programlarının ilgili kontenjanlarına yerleştirilebilecek. 34 yaşını tamamlamış kadınlar başarı sıralaması şartı aranan programların dışında Havacılık Elektrik ve Elektroniği, Havacılık Yönetimi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi, Uçak Bakım ve Onarım, Uçak Elektrik ve Elektroniği, Uçak Gövde ve Motor Bakımı, Pilotaj, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik programlarına da yerleşemeyecek.

Okul birincileri için 17 bin 862, şehit yakını, gazi ve gazi yakını için 3 bin 673, 34 yaş üstü kadınlar için de 10 bin 363 özel kontenjan tanımlandı.

4 - YKS tercihleri sıralamaya göre mi puana göre mi yapılmalı, kaç tercihte bulunulabilir?

Adayların puana değil, sıralamalarına göre tercihlerde bulunmaları gerekiyor. YKS tercihlerinde, geçen yılın sıralamaları önemli faktör olmalı. Adaylar, sağlıklı tercih yapabilmeleri için birçok yeniliklerin eklendiği YÖK ATLAS verilerini de incelemeli. YKS tercih döneminde adaylar, en fazla 24 tercihte bulunabilecek. Listeyi oluştururken ilk birkaç tercih, puanın yeterli olup olmayacağı endişesine kapılmadan, sadece ilgiler göz önünde bulundurularak belirlenmeli, buralara en çok istenen programlar yazılmalı. Ancak kazanılsa bile kaydolmak istenmeyen bir programa tercih listesinde yer verilmemeli. Adayların tercih listelerindeki programların sırasının istek sıralarına uygunluğu kontrol edilmeli.

5 - Bu yıl yeni açılan bölümler neler?

YÖK tarafından açılan 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni program ilk kez öğrenci kabul edecek. Bu bölümler sektörün ve iş gücü piyasasının taleplerine göre açıldı. Açılan programlar şöyle: Lisans düzeyinde "Tarih ve Yapay Zeka", "Felsefe ve Yapay Zeka", "İşletme ve Yapay Zeka", "Finansal Teknoloji", "Biyoteknoloji ve Genetik", "Paramedik" ve "Balıkçılık Teknolojisi" bölümleri ilk kez öğrenci kabul edecek.

Ön lisans düzeyinde "Yapay Zeka Destekli Web Tasarımı ve Kodlama", "Yapay Zeka Destekli Tasarım ve Animasyon", "Dijital Oyun Teknolojileri", "Mobil Güvenlik Teknolojileri", "İlaç Üretim Teknolojisi", "Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği", "Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği", "Laboratuvar Hayvanları" ve "Balıkçılık Teknolojisi" bölümü açıldı.

YÖK, açıköğretim programlarına da 2 yeni bölüm ekledi. Bu kapsamda "Yapay Zeka Destekli Kodlama" ile "Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı" programları açık öğretimden ilk kez öğrenci kabul edecek. Her iki bölüme de 250'şer kontenjan tanımlandı.

Ayrıca, yapay zeka ve bilişim alanında son üç yılda 81 yeni program açıldı. 171 üniversitedeki toplam program sayısı 785'e ulaştı. Yapay zeka ve bilişim temelli ön lisans programlarının kontenjanı 1610'dan 6 bin 828'e çıkarılarak dört kattan fazla artırıldı. Yapay zeka ve siber güvenlik alanlarındaki eğitim kapasitesi yaklaşık yedi katına ulaştı. Yapay zeka ve bilişim temelli lisans programlarının kontenjanı 2 bin 355'ten 4 bin 420'ye yükseltildi. Sektör ihtiyaçlarına yönelik açılan 25 ön lisans programının kontenjanı 5 bin 280'den 7 bin 270'e çıkarıldı. Lisansüstü düzeyde 33 farklı başlık altında 182 yeni program açıldı.

6 - Kılavuzdaki program tablolarında yer alan "TYÇ" ne anlama geliyor?

Kılavuzda yer alan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu, diplomaların yurt dışında daha hızlı tanınmasına ve istihdam imkanlarını artırmasına olanak sağlarken, yükseköğretim staj yeterliliklerinin ve yurt dışında geçirilen öğrenim dönemlerinin kazanımlarının karşılıklı doğrudan tanınmasında, yatay ve dikey öğrenci hareketliliğinde de kolaylık sağlıyor.

7 - Başarı sıralaması uygulaması devam edecek mi?

Evet. Bazı bölümler için başarı sıralaması uygulamasına bu yıl da devam ediliyor. Bu kapsamda tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mimarlık, mühendislik ve öğretmenlik programlarını tercih edebilmek için gerekli olan en düşük başarı sırası koşulu uygulaması sürüyor. Bu yıl hukuk programlarına yerleştirme işlemlerinde EA en düşük 100 bininci, mühendislik programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 300 bininci, mimarlık programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 250 bininci, tıp programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 50 bininci, öğretmenlik programlarına yerleştirme işlemlerinde ilgili puan türünde en düşük 300 bininci, eczacılık programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 100 bininci, diş hekimliği programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 80 bininci olmak gerekecek.

8 - YKS tercihleri için danışmanlık nasıl alınır?

Milli Eğitim Bakanlığı, adaylara üniversiteye yerleştirme sürecinde destek olması amacıyla rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlar aracılığıyla sunacağı "tercih danışmanlığı" hizmeti verecek. Tercih danışmanlığı birimleri, eğitim kurumları ile rehberlik ve araştırma merkezlerinde oluşturulacak. Bu süreçte adayların kendine uygun tercihler yapması, fırsatları değerlendirmesi, sorumluluk alarak karar vermesi, çok yönlü gelişimle beraber sağlıklı bireyler olarak toplumda yaşamını sürdürmesi konularında öğrencilere ve ailelerine kılavuzluk edilecek. Ayrıca üniversiteler, tercih yapacak öğrenciler için tercih fuarları düzenliyor.

9 - Üniversite kayıtları ne zaman yapılacak?

Kılavuza göre, YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, kayıt işlemlerini 24-28 Ağustos'ta yapacak, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılacak.

10 - Ek yerleştirme nasıl yapılacak?

Yükseköğretim programlarına kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra boş kalan kontenjanlar üniversitelerce ÖSYM'ye bildirilecek. Yükseköğretim programlarının 2026-YKS sonuçlarına göre yapılan genel yerleştirme sonunda boş kalan veya kaydolmama nedeniyle dolmayan kontenjanlarına ÖSYM tarafından merkezi olarak ek yerleştirme yapılacak. Merkezi yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar, ek yerleştirme için başvuramayacak.

YÖK Atlas mobilde! 2026 YKS tercihlerinde adayların rehberi olacak

2026-YKS tercih maratonu bugün başladı. Bu süreçte üniversite adaylarının en önemli rehberlerinden biri olan YÖK Atlas'ta dikkat çeken bir yenilik hayata geçirildi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, adayların tercih sürecinde ihtiyaç duydukları verilere artık cep telefonlarından da kolayca erişebileceğini belirterek, bilinçli tercih için resmi kaynakların kullanılmasının önemine vurgu yaptı.

Ankara'da su kesintisi: Vatandaşlar bidonlarla çeşmede

Ankara'da CHP'li Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne (ABB) bağlı ASKİ'nin hizmet verdiği Altındağ ve Mamak ilçelerinde yaşanan 3 günlük su kesintisi vatandaşları mağdur etti. Evlerinde su akmayan çok sayıda kişi ihtiyaçlarını gidermek için bidonlarla çeşmelere akın ederken, ASKİ'den arıza açıklaması geldi. A Haber Muhabiri Oğuzhan Gültekin ve Kameraman Hasan Can Türkeş, Ankara Mamak'ta yaşanan su sıkıntısını görüntüledi.

Okullarda karne devamsızlık ve disiplin kuralları değişti

Millî Eğitim Bakanlığı, milyonlarca öğrenciyi ve veliyi yakından ilgilendiren yeni yönetmelik değişikliğini Resmi Gazete'de yayımladı. Yeni dönemle birlikte karne sistemi, devamsızlık takibi, seçmeli ders tercihleri, kayıt işlemleri ve disiplin kurallarında köklü değişiklikler hayata geçirildi.

MEB’den kritik karar! Karne, devamsızlık ve disiplin kuralları değişti

Milli Eğitim Bakanlığı milyonlarca öğrenci ve veliyi yakından ilgilendiren yeni düzenlemeleri hayata geçirdi. Okullarda uygulanacak yeni dönemle birlikte karne sistemi, devamsızlık takibi, seçmeli ders tercihleri, kayıt işlemleri ve disiplin kurallarında önemli değişiklikler yapıldı. Öğrencilerin gelişiminin daha kapsamlı takip edilmesini amaçlayan düzenlemelerle birlikte eğitim sürecinde birçok uygulama yeniden şekillendi. İşte Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle MEB’in yeni dönem kararları ve detayları…

Depremzede öğrencilerin özel öğrencilik hakkı uzatıldı

YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, depremzede öğrencilerin mağduriyet yaşamaması için özel öğrencilik hakkının bir yıl daha uzatılmasına karar verildi.

Kurul, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından aldığı kararla, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ile Malatya'daki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilere talepleri halinde özel öğrencilik verilmesini kararlaştırmıştı.

Karar, 2023-2024, 2024-2025, 2025-2026 akademik yıllarında geçerli olmuştu.

Üniversitelilere öğrenci affı düzenlemesi komisyondan geçti

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor.

Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak.

Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Teklifle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.

"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.

Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği belirtilecek.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5 oranı dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kanun teklifinden bir madde çıkarıldı
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenlenen, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle kullanımında bilimsel araştırma projelerine aktarılacak döner sermaye payının belirlenmesine ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı ile kapatılabilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor.

Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak.

Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak.

Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) sermayesinden karşılanmak şartıyla Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin TTO adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri TTO'ya ait olacak. TTO, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar TTO'ya kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar Kanun'da belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak.

Yükseköğretim kurumları ortak ofis kurabilecek
Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilir veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili Kanun'daki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek.

Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.

Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenecek.

Teklifle, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.

Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak.

Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye'de önlisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne, mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek.

Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun "Resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacak.

Teklifle, tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik düzenleme yapılıyor. Belirlenen sürede hastane açamayan üniversitelere, mülkiyeti veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu hüküm kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için 30 ay ek süre verilecek. Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine intikal ettirilecek.

Öğrenci affı
Teklifle, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu kanunun daha önce bu kapsamda tanıdığı haklardan yararlanmamış olmak kaydıyla, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecek.

Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'nun "Erteleme" başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak.

Bu düzenlemede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenecek. Buna ilişkin usul ve esaslar yükseköğretim kurumları senatolarınca belirlenecek.

Bu düzenlemeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkili olacak.

Komisyonda kabul edilen önergeyle "öğrenci affını" düzenleyen maddeye ekleme yapıldı. Buna göre, Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak.

Kanun'un "Kurumlara dönüş" başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yer alan İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri fakültelerinin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde de yer alması nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesindeki ilgili birimlerle birleştirilmesi ve mükerrerliğin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu olarak yapılandırılması hedeflendiği için İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı İletişim ve Turizm fakülteleri Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanıyor. Düzenlemelere bağlı olarak Elbistan Meslek Yüksekokulu, Türkoğlu Meslek Yüksekokulu, Onikişubat Meslek Yüksekokulu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanacak. Ayrıca Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri enstitüleri kapatılarak Lisansüstü Eğitim Enstitüsü açılacak.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı, yaşanan gelişmeler ile ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle misyonunun ve vizyonunun değiştirilerek bilim ve teknoloji ağırlıklı bir üniversite olarak yapılandırılması öngörüldüğü için "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor. Bu amaç doğrultusunda TUSAŞ ile yürüttüğü çalışmalar gözetilerek Üniversite, Rektörlüğe bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokulundan oluşacak.

Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılmış atıflar, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas ediliyor.

Geçiş hükümleri
Kanun'a eklenen geçici maddeyle İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi arasında devredilen, birleştirilen veya kapatılan akademik birimlerin geçiş hükümleri düzenleniyor. Bu birimlerdeki bütçe ödenekleri, laboratuvar donanımları ve personelin kadrolarıyla birlikte Sütçü İmam Üniversitesine devredilmesi, kayıtlı öğrencilerin eğitim hakları ve muafiyetleri korunarak mağduriyet yaşanmaksızın aktarılması ve diplomaların verilme usulleri düzenleniyor.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan yükseköğretim birimlerinin ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, laboratuvar donanımı başka bir işleme gerek kalmaksızın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredilmiş sayılacak.

Bağlantısı değiştirilen birimlerde görev yapan personel, birimin bağlandığı üniversiteye atanmış sayılacak ve bu personele ilişkin kadro ve pozisyonlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bağlandığı üniversiteye ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılacak.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin teklifte belirtilen fakültelerine aktarılacak.

Komisyonda kabul edilen önergeyle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Afşin Sağlık Yüksekokulu ve Göksun Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu kapatılması ve bu yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aynı üniversitenin düzenlemede belirtilen fakültelerine aktarılmasına ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Mühendislik Fakültesi kapatılacak ve buradaki öğretim elemanları aynı Üniversitenin Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesine, Üniversitenin Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Elbistan Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Elbistan Meslek Yüksekokuluna aktarılacak.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokuluna, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm anabilim dallarında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aktarılacak.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bu düzenlemeyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda devredilecek. Bu birimler için ilan edilmiş öğretim elemanı alımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından tamamlanacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimlerde kayıtlı bulunan öğrencilere verilecek mezuniyet belgeleri ile diplomalar, öğrencilerin istemesi halinde kayıt tarihlerinde bağlı bulunduğu üniversite adıyla aktarıldıkları üniversite tarafından verilecek. Bu konuda çıkabilecek ihtilafları sonuçlandırmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Japonya Hükümeti ve/veya Japonya ülke kuruluşlarından kendi adına yılı yatırım programında yer almaksızın sağlayacağı dış finansmana düzenlemede öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hibe almaya Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak.

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi adıyla yer alan üniversitenin adı "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacakların arasına yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları da eklenecek.

Üniversitelilere öğrenci affı düzenlemesi komisyondan geçti

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi.

Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor.

Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak.

Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Teklifle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.

"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.

Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği belirtilecek.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5 oranı dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kanun teklifinden bir madde çıkarıldı
Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenlenen, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle kullanımında bilimsel araştırma projelerine aktarılacak döner sermaye payının belirlenmesine ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı ile kapatılabilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor.

Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak.

Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak.

Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) sermayesinden karşılanmak şartıyla Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin TTO adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri TTO'ya ait olacak. TTO, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar TTO'ya kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar Kanun'da belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak.

Yükseköğretim kurumları ortak ofis kurabilecek
Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilir veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili Kanun'daki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek.

Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.

Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenecek.

Teklifle, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.

Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak.

Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye'de önlisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne, mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek.

Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun "Resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacak.

Teklifle, tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik düzenleme yapılıyor. Belirlenen sürede hastane açamayan üniversitelere, mülkiyeti veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu hüküm kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için 30 ay ek süre verilecek. Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine intikal ettirilecek.

Öğrenci affı
Teklifle, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu kanunun daha önce bu kapsamda tanıdığı haklardan yararlanmamış olmak kaydıyla, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecek.

Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'nun "Erteleme" başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak.

Bu düzenlemede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenecek. Buna ilişkin usul ve esaslar yükseköğretim kurumları senatolarınca belirlenecek.

Bu düzenlemeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkili olacak.

Komisyonda kabul edilen önergeyle "öğrenci affını" düzenleyen maddeye ekleme yapıldı. Buna göre, Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak.

Kanun'un "Kurumlara dönüş" başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen teklifle Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yer alan İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri fakültelerinin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde de yer alması nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesindeki ilgili birimlerle birleştirilmesi ve mükerrerliğin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu olarak yapılandırılması hedeflendiği için İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı İletişim ve Turizm fakülteleri Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanıyor. Düzenlemelere bağlı olarak Elbistan Meslek Yüksekokulu, Türkoğlu Meslek Yüksekokulu, Onikişubat Meslek Yüksekokulu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanacak. Ayrıca Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri enstitüleri kapatılarak Lisansüstü Eğitim Enstitüsü açılacak.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı, yaşanan gelişmeler ile ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle misyonunun ve vizyonunun değiştirilerek bilim ve teknoloji ağırlıklı bir üniversite olarak yapılandırılması öngörüldüğü için "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor. Bu amaç doğrultusunda TUSAŞ ile yürüttüğü çalışmalar gözetilerek Üniversite, Rektörlüğe bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokulundan oluşacak.

Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılmış atıflar, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas ediliyor.

Geçiş hükümleri
Kanun'a eklenen geçici maddeyle İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi arasında devredilen, birleştirilen veya kapatılan akademik birimlerin geçiş hükümleri düzenleniyor. Bu birimlerdeki bütçe ödenekleri, laboratuvar donanımları ve personelin kadrolarıyla birlikte Sütçü İmam Üniversitesine devredilmesi, kayıtlı öğrencilerin eğitim hakları ve muafiyetleri korunarak mağduriyet yaşanmaksızın aktarılması ve diplomaların verilme usulleri düzenleniyor.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan yükseköğretim birimlerinin ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, laboratuvar donanımı başka bir işleme gerek kalmaksızın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredilmiş sayılacak.

Bağlantısı değiştirilen birimlerde görev yapan personel, birimin bağlandığı üniversiteye atanmış sayılacak ve bu personele ilişkin kadro ve pozisyonlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bağlandığı üniversiteye ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılacak.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin teklifte belirtilen fakültelerine aktarılacak.

Komisyonda kabul edilen önergeyle, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Afşin Sağlık Yüksekokulu ve Göksun Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu kapatılması ve bu yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aynı üniversitenin düzenlemede belirtilen fakültelerine aktarılmasına ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Mühendislik Fakültesi kapatılacak ve buradaki öğretim elemanları aynı Üniversitenin Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesine, Üniversitenin Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Elbistan Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Elbistan Meslek Yüksekokuluna aktarılacak.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokuluna, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm anabilim dallarında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aktarılacak.

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bu düzenlemeyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda devredilecek. Bu birimler için ilan edilmiş öğretim elemanı alımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından tamamlanacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimlerde kayıtlı bulunan öğrencilere verilecek mezuniyet belgeleri ile diplomalar, öğrencilerin istemesi halinde kayıt tarihlerinde bağlı bulunduğu üniversite adıyla aktarıldıkları üniversite tarafından verilecek. Bu konuda çıkabilecek ihtilafları sonuçlandırmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Japonya Hükümeti ve/veya Japonya ülke kuruluşlarından kendi adına yılı yatırım programında yer almaksızın sağlayacağı dış finansmana düzenlemede öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hibe almaya Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak.

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi adıyla yer alan üniversitenin adı "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacakların arasına yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları da eklenecek.

LGS tercih süreci başladı

ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) tercihleri, bugünden itibaren 27 Temmuz'a kadar alınacak.

Adaylar, "merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar", "yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar" ve "pansiyonlu okullar" olmak üzere üç grupta tercih yapacak.

e-Okul sistemi üzerinden yapılacak lise tercih işlemleri, 27 Temmuz saat 17.00'ye kadar sürecek.

Merkezi sınavla öğrenci alan okullara toplam 198 bin 899 öğrenci yerleştirilecek. Anadolu liselerine 60 bin 886, fen liselerine 38 bin 700, sosyal bilimler liselerine 9 bin 210, Anadolu imam hatip liselerine 43 bin 706, mesleki ve teknik Anadolu liselerine 46 bin 397 kontenjan ayrıldı.

Merkezi sınav puanı ile yerleştirme, sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yapılacak. Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden 10 okula kadar tercih yapabilecek.

Merkezi sınavla öğrenci alan okulların belirlenen kontenjanlarına puan üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yerleştirme olacak.

Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde yerleştirme, sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7. ve 6. sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8. sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencilerin doğum tarihine göre yaşı küçük olana bakılarak yerleştirme yapılacak.

- Yerel yerleştirme nasıl yapılacak?

Yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara, sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak.

Değerlendirmede, eşitlik olması durumunda sırasıyla 8, 7. ve 6. sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme gerçekleştirilecek.

Sınava giren ve merkezi sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunmaları gerekiyor.

Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak.

Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler tercihte bulunamayacak.

- İlk ekran yerel yerleştirme için açılacak

Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek. Yerel yerleştirme tercihlerinde ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek kaydıyla öğrenciler en fazla 5 okul tercih edebilecek.

Tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla 3 okul seçilebilecek.

Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini gerçekleştiren öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ekranından en fazla 10, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla 5 okul olmak üzere toplamda 20 okul tercihi yapabilecek.

Yerel yerleştirme tercih ekranındaki yeşil renk, öğrencinin ikamet adresinin bulunduğu "Kayıt Alanında" yer alan okulları, mavi renk öğrencinin ikamet adresine göre "Komşu Kayıt Alanında" bulunan okulları, kırmızı renk ise öğrencinin kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışında kalan il içindeki diğer kayıt alanları ile il dışındaki kayıt alanlarında olan okulları gösterecek.

- Nakiller iki dönem sürecek

Geçen yıl olduğu gibi LGS yerleştirmelerine esas nakiller, bu yıl da iki dönemde yapılacak. Her iki dönemde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek.

Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak.

Tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek.

Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların işlem ve kayıtları Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi'ne göre 13-27 Temmuz'da gerçekleşecek.

Özel öğretim kurumlarına kayıt işlemini tamamlayan öğrencilere tercih ekranı açılmayacak, öğrenciler tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri durumunda tercihte bulunabilecek.

- "Rota Maarif" platformu

Bakanlık, öğrenci ve velilere LGS tercih sürecinde destek olması amacıyla hayata geçirdiği "Rota Maarif" platformunu 10 Temmuz'da erişime açtı.

Platformda, okulların temel bilgileri, adresleri, iletişim bilgileri, öğretim şekli, ders saatleri, fiziki imkanları, kontenjan durumu ve diğer özellikleri yer alıyor.

Kullanıcılar okulları il, ilçe, okul türü, okul kademesi, alan, pansiyon durumu ve benzeri kriterlere göre sorgulayabiliyor.

- Sonuçlar, 5 Ağustos'ta açıklanacak

Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar, 5 Ağustos'ta "meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek.

Yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları, 5-7 Ağustos'ta, tercih sonuçları 10 Ağustos'ta açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos'ta arasında alınacak ve 14 Ağustos'ta duyurulacak.

Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular, 17-26 Ağustos'ta yapılacak ve komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos'ta tamamlayacak.

Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül'de okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilerek e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri gerçekleştirilecek.

LGS Türkiye birincisi İpek'ten başarının sırrı: Telefonu ve tableti hayatımdan çıkardım

Sivas'ın Şarkışla ilçesinde 15 Temmuz Milli İrade İmam Hatip Ortaokulu'nda eğitim gören İpek Sarıtaş, LGS'de tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı.

Sarıtaş, Türkiye genelinde tam puan alan 452 öğrenci arasına girdi. Her ikisi de ana sınıfı öğretmenliği yapan Ayşegül-Bünyamin Sarıtaş çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü olan İpek, başarısı ile ilçenin gururu oldu.

Ekran Görüntüsü 2026 07 10 230628

  • 'YILMADIM VE ÇALIŞMAYA DEVAM ETTİM'

Ortaokula başladığı günden bu yana aynı hedef doğrultusunda disiplinli şekilde çalıştığını söyleyen İpek Sarıtaş, "Verdiğim emeğin karşılığını aldığımı hissettim. Sivas'taki üç kişiden biri olmak beni gururlandırdı. Ailem de benim adıma çok mutlu oldu. Ortaokula geçtiğimden beri böyle bir hedefim vardı. Hiç yılmadım ve çalışmaya devam ettim. Kendi odamda saatlerce ders çalışıyordum. Tabii ki molalar vererek. Annem ve babam hem maddi, hem manevi olarak her zaman yanımda oldular. Derslerimi de takip ettiler. Ben de düzenimi hiç bozmamaya çalıştım. Çünkü bu başarı için en önemli şey düzen. Bu süreçte telefon ve tabletten tamamen uzak durdum. Hiç elime almadım ve bunun faydasını gördüm. Sınava hazırlanan arkadaşlarıma da telefon ve tabletten uzak durmalarını tavsiye ederim" diye konuştu.

Ekran Görüntüsü 2026 07 10 230624

  • 'TELEFON VE TABLETTEN KONTROLLÜ UZAK TUTTUK'

Kızlarının sınav sürecinde her zaman yanında olduklarını belirten anne Ayşegül Sarıtaş ise, "Kızımızın isteklerini göz önünde bulundurduk. Telefon ve tabletten kontrollü şekilde uzak durmasını sağladık. Bunun yanında sosyal etkinliklere katılmasını ve arkadaşlarıyla vakit geçirmesini de destekledik. İlkokuldan beri çalışkan bir öğrenciydi. Bu yıl daha fazla emek verdi ve başarısını elde etti. Türkiye'de 500 tam puan alan öğrenciler arasına girdi. Biz çok gururluyuz. Bu başarıyı en çok kendisi istedi ve bunun için çok çalıştı" dedi.

Baba Bünyamin Sarıtaş ise yaşadıkları mutluluğun tarif edilemez olduğunu ifade ederek, "Çocuğumuzun çalışma azmi, her gün çözdüğü soru sayısı ve kullandığı kaynaklar onu bu başarıya götürdü. Çok farklı bir duygu yaşıyoruz. Ancak bu mutluluğu yaşarken istediği sonucu alamayan öğrencileri ve ailelerini de düşünüyoruz. Hepimiz aynı toplumun bir parçasıyız. Kızımı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.

LGS merkezi sınav sonuçları açıklandı

ANKARA (AA) - Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 13 Haziran'da yapılan merkezi sınavın sonuçları, "meb.gov.tr" adresinden erişime açıldı.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 13 Haziran'da gerçekleştirilen merkezi sınava bu yıl 8'inci sınıf düzeyinde toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu.

Sınava 994 bin 358 aday katıldı, katılım oranı yüzde 97,23 olarak gerçekleşti.

İki oturum halinde yapılan sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 okulda, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde uygulandı.

- 452 öğrenci tam puan aldı

Sözel alandan 50, sayısal alandan 40 olmak üzere toplam 90 sorunun yöneltildiği merkezi sınav sonuçlarına göre tüm soruları doğru yanıtlayan 452 öğrenci 500 tam puan aldı.

LGS kapsamında yapılacak ortaöğretim kurumları tercih süreci, 13 Temmuz Pazartesi günü başlayıp 27 Temmuz Pazartesi günü saat 17.00'ye kadar devam edecek.

Yerleştirme sonuçları ise 5 Ağustos'ta açıklanacak.

Okullarda yeni dönem! MEB 10 maddelik tedbiri duyurdu!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), tüm illerde okul, kurum ve birimlere ait internet-sosyal medya hesapları ve çevrim içi platformlardaki paylaşımlara ilişkin 10 madde içeren önlemler için yazı gönderdi. Bakanlık, paylaşımların incelenerek kişisel verilere yer veren içeriklerin kaldırılması talimatında bulundu.

KVKK ÖNEMİ
Merkez ve taşra teşkilatı ile eğitim kurumlarında yürütülen iş ve işlemler sırasında öğrenci, veli, öğretmen, personel ve diğer ilgililere ait kişisel verilerin işlendiği belirtilen yazıda, verilerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve ilgili mevzuata uygun şekilde korunmasının önemine dikkat çekildi.

Yazıda, kişisel verilerin yalnızca görev ve hizmet gerekleri doğrultusunda, belirli ve meşru amaçlarla işlenmesi, işlenen verilerin yapılan işlemle sınırlı olması, gereğinden fazla veri alınmaması, verilerin güncelliğinin korunması ve yetkisiz kişilerin erişimine karşı gerekli tedbirlerin uygulanması gerektiği bildirildi.

Bu kapsamda alınacak tedbirler doğrultusunda, okul, kurum ve birimlere ait internet siteleri, sosyal medya hesapları ve çevrim içi platformlarda kişisel verilerin yer aldığı içerikler kamuya açık şekilde paylaşılamayacak.

DUYURU VE PAYLAŞIMLARDA KİŞİSEL VERİ İÇERMEYEN YÖNTEMLER KULLANILACAK
Öğrenci sınıf listeleri, öğrenci numaraları, T.C. kimlik numaraları, sınav listeleri, devamsızlık ve başarı bilgileri, sağlık bilgileri, disiplin bilgileri, veli bilgileri, personel iletişim bilgileri ile öğrenci ve personele ait fotoğraf, video ve benzeri içerikler, okul ve kurum internet siteleri, sosyal medya hesapları veya çevrim içi platformlarda yayımlanamayacak.

Söz konusu platformlarda daha önce yayımlanmış olan ve kişisel veri içeren liste, belge, fotoğraf, video, duyuru ile dosyalar, okul veya kurum müdürlüklerince gözden geçirilecek, kişisel verilerin yer aldığı içerikler kamuya açık erişimden kaldırılacak.

Eğitim öğretim faaliyetleri kapsamında, fotoğraf ve video çekimi veya paylaşımı yapılması gereken durumlarda çekim ve paylaşım amacı, paylaşım yapılacak ortam, saklama süresi ve kimlerin erişebileceği önceden belirlenecek.

Öğrencilere ait görüntülerin paylaşımında hassasiyet gösterilecek, duyuru ve paylaşımlarda kişisel veri içermeyen yöntemler kullanılacak, kişisel veri işlenmesini gerekli kılan durumlar ise KVKK ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilecek.

YETKİSİZ İŞLEMLERE YÖNELİK İDARİ VE HUKUKİ SÜREÇ YÜRÜTÜLECEK
Okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili personel, kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliği farkındalığının artırılması amacıyla, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformundaki "Eğitim Kurumlarında Kişisel Verilerin Korunması Eğitimi Kursu" ile "Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi Kursu"na katılmaya teşvik edilecek.

Ayrıca, Bakanlık sistemlerine erişimin sağlandığı kullanıcı adı, parola, doğrulama kodu ve benzeri erişim bilgilerinin üçüncü taraflarla paylaşılmaması, yetkisiz üçüncü parti yazılım, bot, makro, otomasyon aracı, tarayıcı eklentisi, yetkisiz entegrasyon, veri çekme veya veri aktarma aracı ve benzeri uygulamaların kullanılmaması gerekiyor.

VERİ AKTARMA GİRİŞİMİ
Söz konusu yazılımlara kullanıcı adı, parola ve doğrulama bilgilerinin girilmemesi ve Bakanlık sistemleri üzerinden yetkisiz şekilde toplu veri alma, veri aktarma veya işlem yapma girişiminde bulunulmaması önem taşıyor. Bakanlık bilgi sistemlerinde yetkisiz erişim, yetkisiz veri işleme, veri aktarımı, parola paylaşımı veya yetkisiz üçüncü parti yazılım kullanımının tespit edilmesi halinde idari ve hukuki süreçler yürütülecek.

Kişisel veri ihlali, yetkisiz erişim, yanlış kişiye veri gönderimi, şüpheli yazılım kullanımı, parola paylaşımı, web sitesinde kişisel veri yayımlanması durumlarının ise okul veya kurum yöneticisine ve bağlı bulunulan birime bildirilmesi gerekecek.

Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde değişiklik yapıldı

Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğiyle merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul teklifleri ve onay sürecinde değişiklik yapıldı.

Merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul, bakanlıkça hazırlanan kılavuza göre değerlendirme yapacak.

Fen lisesi ve sosyal bilimler lisesi olarak açılacak okullar, merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul kapsamına alınacak.

Program çeşitliliğine dayalı eğitim faaliyetleri yürüten Anadolu imam hatip liselerinden merkezi sınav puanıyla öğrenci alacaklar, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün teklifi ve Bakan onayı ile merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul kapsamına alınacak.

Başarı büyüyor empati küçülüyor: Başarılı ama yalnız çocuklar yetiştiriyoruz

Karneler doluyor, sertifikalar çoğalıyor, yabancı dil kursları, kodlama eğitimleri ve sınav hazırlıkları peş peşe geliyor... Ancak tüm bu başarı yarışının içinde sessizce kaybettiğimiz bir değer var: Empati. Çocuklarımız merhameti, şefkati, vicdanı öğreniyor mu? Anne babalara altın değerinde tavsiyeler…

LGS tercihi yapacaklar dikkat! Rota Maarif ile LGS taban puanları ve yüzdelik dilimleri tek tıkla sorgulanacak

Milli Eğitim Bakanlığı, LGS tercih sürecinde büyük bir karmaşaya son veriyor. Okul bilgilerini, taban puanları, yüzdelik dilimleri ve fiziki imkanları tek bir çatı altında toplayan 'Rota Maarif' dijital platformu, LGS sonuçlarının açıklanacağı 10 Temmuz'da hizmete giriyor. Veliler ve öğrenciler artık okulları tek tıkla karşılaştırıp taslak liste oluşturabilecek.

MEB, eğitim kurumlarına ilk defa yönetici görevlendirme takvimini yayımladı

MEB'e bağlı eğitim kurumlarına ilk defa yönetici görevlendirme takvimine göre, müdür ve müdür yardımcılığı boş bulunan eğitim kurumları bugün duyurulacak.

3-7 Temmuz tarihleri arasında müdür ve müdür yardımcılığı görevlendirilmeleri için "Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı" başvuruları alınacak.

İlk defa yönetici olarak görevlendirileceklere yönelik eğitimler, 16-23 Temmuz'da "Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı" kapsamında gerçekleştirilecek. "Yönetici Yetiştirme Program Sonu Değerlendirme e-Sınavı" ise 25 Temmuz'da yapılacak.

Görevlendirme tercihleri 7-10 Ağustos tarihlerinde alınacak. Tercihlerin onaylanması süreci 7-11 Ağustos'ta tamamlanacak ve Bakanlıkça 12 Ağustos'ta görevlendirme sonuçları duyurulacak.

İlk defa yönetici olarak görevlendirilenlerin göreve başlatılması tarihi ise 14 Ağustos olarak belirlendi.

Muhabir: Samet Tunç

YKS'de bir soru iptal edildi, bir sorunun da yanıtı değişti

ÖSYM tarafından yayımlanan duyuruya göre, 20 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile 21 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri’nin (AYT) madde analizleri incelendi, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlandı ve yapılan itirazlar bilimsel açıdan değerlendirildi.

Değerlendirmeler sonucunda ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından şu kararlar alındı:

-Alan Yeterlilik Testleri’nin (AYT) Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı sorunun "C" olarak girilmiş cevabı "A" olarak değiştirildi.

-Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun ise iptal edilmesine karar verildi.

Puanlama iptal edilen soru dışı bırakılarak yapılacak

Duyuruda, puanlama işlemlerinin 2026-YKS Kılavuzu'nun "3.10.1. Sınav Puanları Nasıl Hesaplanacaktır?" maddesinde yer alan hüküm gereğince yapılacağı belirtildi.

İlgili maddede yer alan, "Sınavdan sonra ÖSYM veya yargı mercileri tarafından iptaline karar verilen sorular değerlendirme dışı bırakılarak geçerli soruların puan değerinin yeniden saptanması suretiyle puanlama yapılacaktır." hükmü doğrultusunda değerlendirme işlemlerinin gerçekleştirileceği kaydedildi.

Kaynak: AA

KPSS Lisans başvuruları başladı

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;

2026 Kamu Personel Seçme Sınavı’nın (2026-KPSS Lisans) Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül 2026 tarihinde, Alan Bilgisi oturumları 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde; Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım 2026 tarihinde uygulanacak.

2026-KPSS Lisans Sınavı’na başvurular (Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile Alan Bilgisi oturumlarına) 1-13 Temmuz 2026 tarihleri arasında; DHBT’ye başvurular ise 22-30 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak.

Adaylar, başvurularını 1 Temmuz 2026 tarihinde saat 10.30'dan itibaren ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla yapabilecekleri gibi ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması’ndan da yapabilecektir. Adayların tümü, 6 Eylül 2026 tarihinde yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorundadır. Adaylar sınavın diğer oturumlarından hangilerine gireceklerine kendileri karar verecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi 2026-KPSS Lisans Kılavuzu’nda yer alıyor.


2026-KPSS Lisans: Kılavuz ve Başvuru Bilgileri

Üniversitelere geri dönüş kapısı açılıyor! AK Parti öğrenci affı teklifini Meclis'e sundu

Yükseköğrenimlerini çeşitli nedenlerle yarıda bırakmak zorunda kalan milyonlarca genci heyecanlandıran adım atıldı. AK Parti, hazırladığı kapsamlı öğrenci affı düzenlemesini TBMM Başkanlığına sundu. Düzenlemenin ayrıntılarını paylaşan Grup Başkanvekili Özlem Zengin, teklifin kimleri kapsayacağını ve başvuru süreçlerini tek tek açıkladı.

YÖK’ten 2026 tercihleri için 16 yeni bölüm: Hangi lisans ve ön lisans programları açılıyor?

2026 YKS tercih kılavuzunda bu yıl ilk kez yer alacak 16 yeni bölüm belli oldu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2026-2027 eğitim öğretim yılında 7 lisans ve 9 ön lisans programını öğrencilerle buluşturacak. Yapay zekadan finansal teknolojilere, biyoteknolojiden dijital oyun teknolojilerine kadar birçok yeni alan üniversite adaylarının tercihine açılacak.

YKS AYT’de hangi soru iptal? ÖSYM duyurdu: Matematik 23. sorunun yanıtı değişti

ÖSYM, 2026-YKS AYT oturumuna ilişkin değerlendirme sürecinde bir sorunun iptal edildiğini ve bir sorunun doğru cevabının değiştirildiğini duyurdu. AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi'nin 20. sorusu iptal edilirken, AYT Matematik Testi'nin 23. sorusunun doğru cevabı C seçeneğinden A seçeneğine güncellendi. YKS sınavı iptal edilmedi yalnızca ilgili soru ve cevap anahtarında değişiklik yapıldı.

Üniversite öğrencilerine af geliyor! İşte tüm detaylar

Üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan öğrencilere müjdeli haber geldi.

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında Yükseköğretim Kanunu'nda bazı değişiklikler öngören kanun teklifinde son aşamaya geçildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, "Öğrenci affı düzenlemesini Meclis'e sunduk" dedi.

TEKLİFİN AYRINTILARI
- 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişiği kesilen üniversite ve doktora öğrencileri ile kayıt yaptırma hakkı kazanıp kayıt yaptırmayanlara üniversiteye dönme hakkı verilecek.

- Bu durumdakiler, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayacak.

- Terör, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde imalatı ve ticaretinden mahkum olanlar ise kapsam dışında tutulacak.

- Af düzenlemesi hazırlık sınıfından, önlisans, lisans ve yüksek lisans programlarını da kapsıyor.

- Afla dönen öğrencilere alan değiştirme hakkı verilebileceği de belirtilirken puanı yeterli olan aynı puan türündeki farklı programlara geçiş yapabilecekleri öngörülüyor.

Ayrıntılar Geliyor...

ÖSYM duyurdu: YKS'de bir soru iptal edildi, bir sorunun cevabı değişti

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, 20 Haziran'da uygulanan 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile 21 Haziran'da uygulanan 2026-YKS 2. Oturum AYT'nin madde analizleri incelenerek cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlandı.

ÖSYM Yönetim Kurulunca, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilerek AYT'nin Matematik Testi Temel Soru kitapçığında yer alan 23 numaralı sorunun "C" olarak girilmiş cevabının "A" olarak değiştirilmesine, Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru kitapçığında yer alan 20 numaralı sorunun ise iptal edilmesine karar verildi.

Sınav puanlarının değerlendirilmesi, 2026-YKS Kılavuzu'ndaki ilgili hükme göre yapılacak.

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS): Değerlendirme İşlemlerihttps://t.co/238d57XL6K pic.twitter.com/D4Z5Co4T8k

— ÖSYM (@OSYMbaskanligi) July 1, 2026

MEB, ortaöğretim öğrencileri için "Yaz Tatili Rehberi" yayımladı

ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), lise öğrencilerinin yaz tatilini dinlenme, öğrenme ve kişisel gelişim açısından daha verimli değerlendirmelerine destek olmak amacıyla hazırlanan "Yaz Tatili Rehberi" yayımlandı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Yaz Tatili Rehberi, öğrencilerin yaz dönemini kendilerini tanıdıkları, yeni deneyimler kazandıkları, ilgi alanlarını keşfettikleri ve yeni eğitim öğretim yılına hazırlandıkları bütüncül bir gelişim dönemi olarak değerlendirmelerini amaçlıyor.

"Keşfet, öğren, eğlen" anlayışıyla hazırlanan rehberde öğrencilerin fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal ve akademik gelişimlerini destekleyecek içeriklere yer verildi.

Her öğrencinin ihtiyaçlarının ve öğrenme sürecinin farklı olduğu ilkesiyle hazırlanan rehber, yaz tatilinin bireysel gelişim doğrultusunda planlanmasına katkı sunuyor.

- Öğrencilerin yaz tatilini daha verimli ve üretken geçirmeleri hedefleniyor

Rehberin "Tatile Başlarken" bölümünde, öğrencilerin geride bıraktıkları eğitim öğretim yılını değerlendirmeleri, güçlü yönlerini fark etmeleri ve yaz tatiline bilinçli başlangıç yapmaları hedefleniyor.

"Kendine İyi Bak" bölümünde ise dinlenme, duygu farkındalığı, dijital denge, uyku, beslenme, hareket ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına ilişkin öneriler yer alıyor.

"Sürdürülebilirlik ve Dijital Okuryazarlık" bölümünde dijital karbon ayak izi, elektronik atık, çevrim içi itibar, bilgi kirliliği ve bilinçli tüketim gibi güncel konular ele alınırken, "Kendini Tanıma ve Mesleki Yönelim Süreci" bölümünde öğrencilerin ilgi, yetenek ve güçlü yönlerini keşfederek gelecek planlaması yapmalarına yönelik içerikler sunuluyor.

"Gelecek Eğitim Öğretim Yılına Hazırlık" bölümünde de öğrencilerin yeni sınıf düzeyine planlı başlamalarını destekleyecek önerilere yer veriliyor.

Rehberde ayrıca 11. sınıftan 12. sınıfa geçen öğrenciler için hazırlanan "YKS'ye Hazırlıkta Yaz Tatili" bölümüyle sınav hazırlık sürecine dengeli, planlı ve sürdürülebilir bir başlangıç yapılmasına yönelik tavsiyeler bulunuyor.

Rehberde, öğrencilerin yaz tatili boyunca günlük yaşamlarında kolaylıkla uygulayabilecekleri 23 farklı etkinlik yer alıyor.

Doğayla bağ kurma, aile büyüklerinden hikaye dinleme, meslek araştırması yapma, dijital alışkanlıkları gözden geçirme, tamir becerileri geliştirme ve birlikte üretme gibi etkinliklerle öğrencilerin yaz tatilini daha verimli ve üretken geçirmeleri hedefleniyor.

2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenen 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) başvurular başladı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül, Alan Bilgisi oturumları 12-13 Eylül'de yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da uygulanacak.

Sınavın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile Alan Bilgisi oturumlarına başvurular 1-13 Temmuz'da, DHBT'ye başvurular ise 22-30 Eylül'de alınacak.

Adaylar, başvurularını ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.

Tüm adaylar için 6 Eylül'deki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorunlu olacak. Sınavın diğer oturumlarından hangilerine gireceklerine adaylar karar verecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-KPSS Lisans Kılavuzu'ndan erişilebiliyor.

Öğrenci affı TBMM gündemine geliyor

Üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan öğrenciler için müjdeli haber...

Son olarak 2022 yılında gündeme gelen "öğrenci affı", 2026 ile birlikte yeniden gündemde.

Af talebi ise öğrencilerden geldi...

AK PARTİ GRUBU'NDA GÖRÜŞMELER YAPILDI
AK Parti Grubu’nda da görüşmelerde bulunan öğrenciler, yeniden üniversiteye dönmek istediklerini dile getirerek, kanun çıkarılmasını talep etti.

Bunun akabinde de AK Partili vekiller harekete geçti.

TBMM BAŞKANLIĞI'NA SUNULACAK
AK Parti milletvekilleri, 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişiği kesilen ön lisans, lisans ve doktora öğrencileri ile kayıt yaptırma hakkı kazanıp kayıt yaptırmayanların yeniden öğrenciliğe dönmelerine ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunacak.

İLİŞİĞİ KESİLEN ÖĞRENCİLERE YÖNELİK DÜZENLEME YAPILACAK
AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında Yükseköğretim Kanunu'nda bazı değişiklikler öngören kanun teklifinin çalışmalarında sona geldi.

Teklifle, kamuoyunda "öğrenci affı" olarak bilinen, ilişiği kesilen üniversite öğrencilerine yönelik düzenlemelere gidilecek.

DÜZENLEME HANGİ MADDELERİ İÇERİYOR
Ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim görenlerden 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişikleri kesilenler ile kayıt yaptırma hakkı elde edip kayıt yaptırmayanlar, teklifin yasalaşarak yürürlüğe girmesinden 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları üniversiteye başvuruda bulunmaları şartıyla 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine başlayacak.

Terör, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde imalatı ve ticaretinden mahkum olanlar, sahte belge dolayısıyla kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı olanlar, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.

DÜZENLEME HANGİ MADDELERİ İÇERİYOR
Ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim görenlerden 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişikleri kesilenler ile kayıt yaptırma hakkı elde edip kayıt yaptırmayanlar, teklifin yasalaşarak yürürlüğe girmesinden 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları üniversiteye başvuruda bulunmaları şartıyla 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine başlayacak.

Terör, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde imalatı ve ticaretinden mahkum olanlar, sahte belge dolayısıyla kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı olanlar, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.

YÖK BAŞKANI MESAJI VERMİŞTİ
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) 2026 yılı bütçe görüşmelerinde konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar üniversitelerde öğrenci affı ile ilgili bir çalışma yaptıklarını duyurarak, “Bilhassa azami süreyi doldururken staj veya intörnlük aşamasında öğrencilik hakkını kaybedenlerle alakalı düzenlemeyi TBMM’ye sunacağız.” demişti.

2026 STS öğretmenlik sonuçları açıklandı: ÖSYM sonuç ekranı sorgulama

2026 STS Öğretmenlik sınavına katılan adayların beklediği sonuçlar erişime açıldı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 13 Haziran'da gerçekleştirilen sınavın değerlendirme işlemlerini tamamlayarak sonuçları 25 Haziran 2026 Perşembe günü itibarıyla yayımladı.

MSÜ mülakat takvimi 2026 | 2. seçim aşaması mülakatları ne zaman başlıyor?

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları askeri öğrenci temini 2'nci seçim aşaması takvimi resmi olarak duyuruldu. Tercih sonuçlarının açıklanmasının ardından heyecanla beklenen mülakat ve fiziki yeterlilik sınavları, 14 Temmuz ile 7 Ağustos 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek.

2026 TYT’de Ezber Değil Analitik Düşünme Kazandı

Milyonlarca öğrencinin katıldığı 2026 Temel Yeterlilik Testi (TYT), eğitim uzmanlarının değerlendirmelerine göre yalnızca bilgi düzeyini değil, bilgiyi kullanma, yorumlama ve analiz etme becerilerini ölçen yapısıyla dikkat çekti. Sınavın genel yapısında ezbere dayalı soruların geri planda kaldığı, okuma becerisi yüksek, dikkatli ve analitik düşünebilen öğrencilerin avantaj elde ettiği değerlendirildi. Uzmanlara göre son yıllarda sınav sistemlerinde gözlenen dönüşüm bu yıl da devam etti. Bilgiyi doğrudan hatırlatmayı hedefleyen klasik soru anlayışı yerine, öğrencilerin öğrendiklerini farklı bağlamlarda kullanmalarını gerektiren yeni nesil soruların ağırlık kazandığı görüldü. MATEMATİKTE İŞLEM DEĞİL YORUM ÖN PLANA ÇIKTI 2026 TYT Matematik testinde yoğun işlem becerisinden çok, sorunun doğru anlaşılması ve mantıksal çıkarım yapılması beklendi. Eğitimciler, sınavın adayların matematiksel model kurma becerisini ölçtüğünü belirtiyor. Özellikle problem sorularının testin en ayırt edici bölümü olduğu ifade edilirken, görsel destekli ve günlük yaşamla ilişkilendirilmiş soru kurgularının dikkat çektiği belirtildi. Geometri bölümünde de şekil yorumlama becerisi ön plana çıkarken, temel kurallara hakim öğrencilerin soruları çözmekte zorlanmadığı değerlendirildi. TÜRKÇE TESTİNDE SÜRE YÖNETİMİ BELİRLEYİCİ OLDU Türkçe testi ise birçok aday için sınavın en kritik bölümlerinden biri olarak öne çıktı. Uzun paragraf yapıları ve yoğun metinler nedeniyle öğrencilerin zaman yönetiminde zorlandığı belirtildi. Soruların büyük bölümünün doğrudan bilgi ölçmek yerine okuduğunu anlama, yorumlama ve çıkarım yapma becerilerine dayandığı ifade edildi. Özellikle iki seçenek arasında bırakabilecek güçlü çeldiricilerin bulunması, dikkat düzeyi yüksek öğrencileri avantajlı hale getirdi. FEN BİLİMLERİNDE KAVRAMSAL BİLGİ ÖNE ÇIKTI Fen bilimleri testlerinde de benzer bir yaklaşım dikkat çekti. Fizik sorularının genel olarak kolay ve orta zorluk seviyesinde olduğu, temel kavramlara hakim öğrencilerin önemli bir avantaj elde ettiği belirtildi. İşlem yoğunluğu düşük tutulurken yorumlama becerisi ön plana çıkarıldı. Kimya testinde ise yüzeysel bilgiyi elemek amacıyla güçlü çeldiriciler kullanıldığı değerlendirildi. Özellikle mol kavramı ve karışımlar konularındaki soruların yalnızca ezberle çözülemeyeceği, temel matematiksel düşünme becerisi de gerektirdiği ifade edildi. Biyoloji sorularında da öğrencilerden bilgiyi doğrudan aktarmaları değil, günlük yaşamla ilişkilendirerek yorumlamaları beklendi. Kalıtım, ekoloji ve hücre bölünmeleri gibi temel konularda hazırlanan soruların bilgi ve yorum dengesini koruduğu belirtildi. SOSYAL BİLİMLERDE YORUM GÜCÜ ÖNEM KAZANDI Tarih testinde soruların genel olarak müfredata uygun ve kolay-orta seviyede olduğu değerlendirilirken, öğrencilerden temel bilgileri yorumlayarak kullanmaları beklendi. Özellikle kültür ve medeniyet konularına yönelik soruların bilgi ve yorum becerisini birlikte ölçtüğü ifade edildi. Coğrafya sorularında ise harita ve grafik okuma becerisi ön plana çıktı. Türkiye'nin fiziki özellikleri, iklim bilgisi, nüfus dağılışı ve çevre sorunları gibi konuların ağırlıkta olduğu belirtilirken, öğrencilerin yalnızca bilgiyi bilmelerinin değil, görsel verileri yorumlayabilmelerinin de önemli olduğu vurgulandı. DİN KÜLTÜRÜ TESTİNDE KAVRAM BİLGİSİ BELİRLEYİCİ OLDU Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde müfredat dışı sürpriz soruların yer almadığı ancak metinlerin uzunluğu ve kullanılan dil nedeniyle dikkat gerektiren bir yapı bulunduğu belirtildi. Uzmanlar, bu bölümde başarıyı belirleyen unsurun yalnızca paragrafı anlamak değil, dini kavramların anlamlarına hakim olmak olduğunu ifade etti. Soruların güçlü çeldiriciler içermesi nedeniyle temel kavram bilgisi eksik olan adayların zorlanabileceği değerlendirildi. FELSEFEDE EZBER YERİNE KAVRAMSAL DÜŞÜNME ÖLÇÜLDÜ Felsefe sorularında da son yıllarda görülen eğilim sürdü. Filozof isimlerini veya tanımları ezberlemek yerine, kavramları anlamlandırabilen ve günlük yaşamla ilişkilendirebilen öğrencilerin avantaj elde ettiği belirtildi. Soruların büyük bölümünün metin temelli olması, öğrencilerin paragrafın ana fikrini doğru yakalamasını gerektirdi. Özellikle varlık ve bilgi felsefesi gibi temel alanlarda yorumlama becerisinin öne çıktığı ifade edildi. EĞİTİMDE YENİ ÖLÇME ANLAYIŞI GÜÇLENİYOR Uzmanlara göre 2026 TYT'nin ortaya koyduğu tablo, eğitim sisteminde son yıllarda giderek güçlenen ölçme yaklaşımının devam ettiğini gösteriyor. Bu anlayış, öğrencilerin yalnızca bilgiyi ezberlemesini değil, onu kullanmasını, analiz etmesini ve farklı durumlara uyarlayabilmesini hedefliyor. Özellikle yapay zekâ, dijitalleşme ve bilgiye erişimin kolaylaştığı günümüzde, bilgiye sahip olmaktan çok onu anlamlandırabilmenin önem kazandığı belirtiliyor. Bu nedenle sınavlarda da yorumlama, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerinin daha fazla ölçüldüğü ifade ediliyor. SONUÇLARI SÜRE YÖNETİMİ VE DİKKAT BELİRLEMİŞ OLABİLİR Genel değerlendirmelerde 2026 TYT'nin aşırı zorlayıcı bir sınav olmadığı ancak dikkat, okuma alışkanlığı ve süre yönetimi konusunda eksikleri bulunan öğrencileri zorladığı görüşü öne çıktı. Özellikle Türkçe ve matematik testlerinde zamanı doğru kullanabilen adayların avantaj elde ettiği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu yılın sınavı, bilgiyi depolayan değil bilgiyi işleyebilen öğrencilerin öne çıktığı bir sınav olarak hafızalarda yer edecek. Ezber bilgiye dayalı hazırlık yapan adaylar için beklenenden daha zorlayıcı geçen sınav, analitik düşünme becerileri gelişmiş ve düzenli okuma alışkanlığı bulunan öğrenciler açısından ise daha yönetilebilir bir yapı sundu.

YKS adaylarının eğitim bilgilerini güncelleme sistemi erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince ÖSYM, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı 2026YKS başvurularında eOkul'dan eğitim bilgisi gelmeyen adayların bilgilerinin kontrol, güncelleme, teyit ve okul birinciliği işlemlerinin yapılabilmesi için Kamu Kurumları İşlemleri Sistemi erişime açıldı.

Öğretmenin gözü bu tarihlerde: MEB mazerete bağlı yer değiştirme başvuru takvimini açıkladı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, duyuru kapsamında öğretmenler, il içinde ilçe grupları arasında veya iller arasında mazeretlerine bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunabilecek.

Bakanlık kadrolarında görev yapan öğretmenlerin aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlere bağlı yer değiştirme başvuruları, iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek.

Öğretmenler, birinci aşamada 13-24 Temmuz 2026 tarihlerinde mazeretlerini belgeleriyle sisteme yükleyerek ön başvuruda bulunacak.

Ön başvurusu onaylanan öğretmenlerden il içinde ilçe grupları arasında yer değişikliği talebinde bulunanlar, 27-29 Temmuz 2026 tarihlerinde tercih başvurusu yapabilecek. Bu kapsamdaki atamalar, 30 Temmuz 2026 tarihinde yapılacak.

İller arasında mazerete bağlı yer değişikliği talebinde bulunan öğretmenler ise 4-7 Ağustos 2026 tarihlerinde tercih başvurusunda bulunabilecek. Bu kapsamdaki atamalar, 11 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.

MEB, mazerete bağlı yer değiştirme başvuru duyurusunu yayımladı

ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) 2026 yılı yaz tatili döneminde öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme işlemlerine ilişkin duyurusu yayımlandı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, duyuru kapsamında öğretmenler, il içinde ilçe grupları arasında veya iller arasında mazeretlerine bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunabilecek.

Bakanlık kadrolarında görev yapan öğretmenlerin aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlere bağlı yer değiştirme başvuruları, iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek.

Öğretmenler, birinci aşamada 13-24 Temmuz 2026 tarihlerinde mazeretlerini belgeleriyle sisteme yükleyerek ön başvuruda bulunacak.

Ön başvurusu onaylanan öğretmenlerden il içinde ilçe grupları arasında yer değişikliği talebinde bulunanlar, 27-29 Temmuz 2026 tarihlerinde tercih başvurusu yapabilecek. Bu kapsamdaki atamalar, 30 Temmuz 2026 tarihinde yapılacak.

İller arasında mazerete bağlı yer değişikliği talebinde bulunan öğretmenler ise 4-7 Ağustos 2026 tarihlerinde tercih başvurusunda bulunabilecek. Bu kapsamdaki atamalar, 11 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.

Duyuruya ilişkin detaylı bilgiye, "https://personel.meb.gov.tr/www/2026-yili-yaz-tatili-ogretmenlerin-mazerete-bagli-yer-degistirme-duyurusu/icerik/1736" web adresinden ulaşılabilecek.

ÖSYM devreye girdi: YKS’yi dakikalarla kaçıranların görüntüleri mercek altında

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), her yıl olduğu gibi bu yıl da okul kapılarında büyük dramlara sahne oldu. Milyonlarca adayın geleceğini belirleyen zorlu maratonda öğrenciler yine zamanla yarıştı, kimi kapıların kapanmasına saniyeler kala salonlara yetişmeyi başarırken, kimi ise sadece bir saniyelik gecikmeyle hayallerine veda etmek zorunda kaldı.

Türkiye Gazetesi Eğitim Muhabiri Mahmut Özay'ın ulaştığı bilgilere göre ÖSYM, sınav kapılarında yaşanan, basına ya da sosyal medyaya yansıyan tüm geç kalma görüntülerini çok yakından takip ediyor.

Gazeteci Mahmut Özay, ÖSYM'nin bu adımlarına dair kritik bilgileri şu sözlerle aktardı:

"Edindiğim bilgilere göre ÖSYM, YKS'ye geç kalan adayların basına ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerini yakından takip ediyor. Ortaya çıkan her bir durumu ayrı ayrı ve titizlikle inceleyen kurum, herhangi bir suistimal tespit edilmesi durumunda gerekli adımları atacak"

OTURUMLAR BUGÜN SONA ERDİ
Üniversite öğrencisi adayları, YKS'nin ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi'ne (TYT) dün girmişti. Bugün ise ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum YDT gerçekleştirildi.

Saat 15.45'te başlayan YDT'de adaylar saat 15.30'dan sonra sınav binalarına alınmadı.

Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça olmak üzere 5 dilde yapılan ve 120 dakika süren üçüncü oturumda her bir dilden toplam 80 soru yer aldı.

Adayların seçtiği dile göre girdiği sınava, İngilizceden 195 bin 51, Arapçadan 4 bin 178, Almancadan 2 bin 550, Rusçadan 941, Fransızcadan ise 919 kişi olmak üzere toplam 203 bin 639 aday başvurdu.

YDT'nin saat 17.45'te sona ermesiyle YKS'de tüm oturumlar tamamlandı.

920 BİNDEN FAZLA ADAY İLK KEZ YKS'YE BAŞVURDU
YKS, 81 il ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da 254 sınav merkezinde yapıldı. Ayrıca Uluslararası Okul Sporları Federasyonu tarafından 13-22 Haziran'da Sırbistan'ın Zlatibor şehrinde gerçekleştirilecek ISF Dünya Okul Sporları Basketbol Şampiyonası'na katılacak 8 sporcu için de Belgrad'da TYT ve AYT oturumları düzenlendi.

Bu yıl YKS'ye 921 bin 248 aday ilk kez, 665 bin 113 aday ikinci kez, 447 bin 67 aday üçüncü kez, 198 bin 904 aday dördüncü kez, 193 bin 296 aday ise beşinci ya da daha fazla kez başvuruda bulundu.

En genç adayın 16, en yaşlı adayın 87 yaşında olduğu sınava 50 yaş ve üzeri 20 bin 158 kişi başvurdu.

YKS'nin sağlıklı şekilde uygulanabilmesi için 600 bin 299 sınav görevlisi üç oturumda görev aldı. Tüm süreçleri emniyet birimleriyle koordineli şekilde yürütülen sınavın üç oturumunda yaklaşık 50 bin emniyet personeli görev yaptı.

Milyonlarca öğrenci bekliyordu: YKS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) oturumlarının temel soru kitapçıkları ve cevap anahtarları erişime açıldı.

YKS 2026 SORU KİTAPÇIKLARI VE CEVAP ANAHTARLARI ERİŞİME AÇILDI
ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, dün yapılan Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile bugünkü Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) temel soru kitapçıkları ile cevap anahtarlarına ÖSYM'nin internet sitesinden ulaşılabilecek.

SINAV TARİHİ: 20.06.2026

Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Cevap Anahtarı
SINAV TARİHİ: 21.06.2026
Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Cevap Anahtarları
​SINAV TARİHİ: 21.06.2026

YKS'nin ilk oturumu TYT sona erdi

ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) sona erdi.

Bu yıl 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu, saat 10.15'te başlayan YKS'nin ilk oturumu TYT'de adaylara, Türkçe testinde 40, Sosyal Bilimler testinde 20, Temel Matematik testinde 40, Fen Bilimleri testinde 20 olmak üzere 120 soru soruldu ve 165 dakika süre verildi.

TYT, Türkiye'nin 81 ili ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa dahil olmak üzere 254 sınav merkezinde ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da uygulandı. 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda gerçekleştirilen ilk oturumda 340 bin 321 kişi görev aldı.

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirildi.

- "Bilgiye dayalı sorular vardı"

Sınava giren adaylardan Elif Cantürk, sınava daha önce de girdiğini belirterek, sınavın eleyici nitelikte olduğunu ifade etti.

Cantürk, "Şıklar arasında kalma olayı artmış. Önceden iki şık arasında kalıyorduk, şimdi beş şık arasında kaldığım sorular oldu. Ama güzeldi, umarım bütün gençler emeklerinin karşılığını alır." dedi.

Zorluk seviyesinin arttığı değerlendirmesinde bulunan Cantürk, "Ben sözelciyim. Türkçe sorularında zorlaşmaya gitmişler gerçekten. Gramer ağırlığı verilmişti mesela. Bu da hoşuma gitti bir yandan, eleyiciliği artmış sınavın." ifadelerini kullandı.

Ayçelen Dodurga, 13 yıl önce de üniversite sınavına girdiğini, şimdi ise podoloji bölümünü okumak istediğini söyleyerek, "13 yıl sonrasında tekrar böyle bir tecrübe oldu. Formüle dayalı bir sistemden böyle bir sisteme geçmek bizim için tuhaftı açıkçası. Zorlandım aslına bakılırsa çünkü sayısalda bile paragraf sorusu çözüyormuşum gibiydi. Ama yine de çok tedirgin olacak veya korkulacak bir şey yoktu." diye konuştu.

Alper Tuğra Yıldız ise sınavının güzel geçtiğini ve iyi sonuçlar beklediğini ifade ederek, "Sınavda zorlayıcı sorular vardı. Umarım herkes emeğinin karşılığını alır. Sosyal kısmı biraz zordu, bilgiye dayalı sorular vardı. Sayısal geçen seneye kıyasla biraz daha kolaydı." dedi.

Veliler de sınavın yapıldığı okullara gelerek çocuklarını yalnız bırakmadı. Dışarıda bekleyen veliler, sınav bitiminde adayları alkışlarla karşıladı.

- AYT ve YDT yarın yapılacak

YKS'nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri (AYT), yarın saat 10.15'te başlayacak.

AYT'de adaylara Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinde 40 soru, Sosyal Bilimler-2 testinde 40 soru, Matematik testinde 40 soru, Fen Bilimleri testinde 40 soru sorulacak ve 180 dakika süre verilecek.

1 milyon 627 bin 960 adayın katılacağı AYT, 4 bin 400 bina ve 86 bin 761 salonda düzenlenecek.

Üçüncü ve son oturum olan Yabancı Dil Testi (YDT) ise yarın saat 15.45'te başlayacak ve adaylara 120 dakika süre verilecek. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça olmak üzere 5 dilde yapılacak sınavda 80 soru yer alacak.

YDT'ye İngilizceden 195 bin 51, Arapçadan 4 bin 178, Almancadan 2 bin 550, Rusçadan 941, Fransızcadan 919 kişi olmak üzere toplam 203 bin 639 aday başvurdu.

- Adaylara hatırlatmalar

Sınavlardan 15 dakika önce kapılar kapatılarak sınav salonuna aday alımı tamamlanacak. Adaylar, sınavın sabah oturumu olan AYT'de saat 10.00'dan, öğleden sonraki oturumu olan YDT'de saat 15.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Adayların, sınava gelirken sınav giriş belgeleri ile fotoğraflı nüfus cüzdanlarını veya fotoğraflı T.C. kimlik kartlarını yanlarında bulundurmaları gerekiyor.

T.C. kimlik kartını, nüfus cüzdanını kaybeden veya nüfus cüzdanında fotoğraf, T.C. kimlik numarası bulunmayan adaylar için sınav merkezi olan il ve ilçelerde nüfus müdürlükleri, yarın 07.00-15.30 saatlerinde açık tutulacak.

YKS sonuçları, 22 Temmuz'da açıklanacak.

YKS'nin ilk oturumu TYT başladı

2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.

TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.

YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi
[1/51] Kırklareli'nde, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) giren öğrenciler ve aileleri sınav heyecanı yaşadı. Kırklareli Üniversitesi Kayalı Kampüsü'nde YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) için sınava girecek öğrenciler binaya giriş yaptı.

Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.

Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.

TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.

4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor
Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.

Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.

Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı
TYT oturumuna girecek çocuklarını yalnız bırakmak istemeyen bazı veliler de sabah saatlerinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi önüne geldi.

Fakültenin girişinde çocuklarına başarılar dileyerek uğurlayan veliler, onların sınav heyecanına ortak oldu.

YKS soru kitapçıkları sınav merkezlerine gönderildi

Karekodlu kutularda saklanan soru kitapçıkları ile sınav evrakını taşıyan ve zaman ayarlı elektromekanik kilit sistemi ile koruma altına alınan 531 nakil aracı, ÖSYM'nin kapalı matbaa merkezinden ayrıldı.

Hafta sonu gerçekleştirilecek ve 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu 2026-YKS, bu yıl 81 il ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa'daki 254 sınav merkezinde düzenlenecek.

Dünyadan izole kapalı matbaadan sınav evrakı teslim alındı
Soru kitapçıklarının basımı, paketlenmesi, kontrolü ve sevki için çalışan 100'den fazla ÖSYM personeli, yaklaşık 35 gündür dünyadan izole kapalı matbaa merkezinde bulunuyor.

Sınavın hazırlık süreçlerinin yürütüldüğü kapalı merkezde sınav güvenliği, faraday kafesi ve sinyal karıştırıcı jammer gibi özel sistemlerin yanı sıra 7 gün 24 saat emniyet güçlerinin nöbetiyle sağlanıyor.

Kapalı matbaa merkezinde görev yapan personel, YKS'nin son oturumu olan Yabancı Dil Testi'nin tamamlanmasıyla merkezden çıkarak aileleriyle buluşacak.

ÖSYM'nin YKS soru kitapçıkları ve sınav evrakının sınav merkezlerine sevkiyatı, dış dünyadan tamamen izole olan kapalı matbaa merkezinden sınav evrakının nakil araçlarına yüklenmesiyle başladı. Nakliye araçları, 254 sınav merkezine yüksek güvenlik önlemleri altında ulaşacak.


Aa Picture 20260619 41718641

Araçların ulaşımı güvenlik güçlerinin koordinasyonunda sağlanacak
Araçların, sınav merkezlerinde muhafaza edileceği yere ulaşımı emniyet müdürlükleri ile jandarma komutanlıkları koordinasyonunda sağlanacak.

Bu merkezden yüksek güvenlik önlemleriyle uğurlanan şehirler arası nakil araçları, özel zaman ayarlı elektromekanik kilit sistemiyle koruma altına alındı, elektromekanik kilidin hangi saatte açılacağı merkezden kodlandı ve anahtarın log kayıtları tutuldu.

Sınavın ardından soru kitapçıkları ve cevap kağıtları, kilitli kutulara yerleştirilecek ve ÖSYM Sınav Evrakı Kabul Merkezi'ne getirilecek. Araçlar süreç boyunca özel yazılımlı araç takip sistemiyle GPS üzerinden izlenecek.

Nakil araçlarının geçtiği güzergahlar, "dur-kalk" ve mola süreçleri ile süratleri her an ÖSYM Sınav Koordinasyon Merkezi'nde kayıt altına alınacak.

Güvenlik güçleri, araçların başında nöbet tutacak
Sınav nakil araçları, sınav günü dağıtıma çıkacağı saate kadar bekletilecekleri noktalarda güvenlik güçlerinin gözetiminde yüksek hassasiyetle korunacak.

Farklı illere ulaşan her bir araç, 360 derece açıyla görüntü çekimi yapan kamera sistemi sayesinde ÖSYM Sınav Koordinasyon Merkezi'nden net görüntülenen alanlarda olacak.

Ayrıca güvenlik güçleri, araçların başında nöbet tutacak.

Sınav sabahı, elektronik kilitler önceden belirlenen saatlerde ÖSYM kameralarının önünde ve güvenlik güçlerinin gözetiminde açılacak.

Kapalı kutularda saklanan sınav evrakı, merkezlere dağıtılmak üzere şehir içi nakil araçlarına teslim edilecek. Şehir içi nakil araçları kullanılarak soru kitapçıkları ve cevap kağıtları sınav binalarına ulaştırılacak.

Sınav evrakları kilitli kutularda geri getirilecek
Sınav evrakı, ÖSYM kameralarının önünde açılarak bina sorumlusu ve gözetmenler eşliğinde sınıflara dağıtılacak. Sınav gözetmenleri de kamera kaydıyla binalara alınacak. Adaylar ise dedektörlerle yapılan üst aramalarından sonra sınıflara girişler başlayacak.

Sınavın ardından soru kitapçıkları ve cevap kağıtları, kilitli kutulara yerleştirilecek ve ÖSYM Sınav Evrakı Kabul Merkezi'ne getirilmek üzere yine yüksek güvenlik önlemleri eşliğinde yola çıkacak.

"Geçerli kimlik belgesi ve sınava giriş belgesini unutmamalarını özellikle tavsiye ediyorum"
Araçları uğurlamasının ardından açıklamalarda bulunan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026-YKS sürecinin sonuna yaklaştıklarını söyledi.

Sınavın soru kitapçıklarının ve sınav evraklarının emniyet ve jandarma personeli eşliğinde sınav merkezlerine ulaştırılacağını aktaran Ersoy, YKS'nin adaylar için huzurlu, sağlıklı ve güzel bir şekilde geçmesini temenni etti.

Adaylara bazı uyarılarda bulunan Ersoy, şunları kaydetti:

"Sınav gününe ilişkin güzel bir uyku geçirmelerini, güzel bir kahvaltı yapmalarını ve stresten uzak bir şekilde çalıştıklarının ve emeklerinin tam karşılığını alacakları bir sınav hazırlığında olduğumuzu söylemek isterim. Dolayısıyla kendilerini rahat hissedeceği şekilde sınav ortamına gelmelerini isterim. Ancak şunu da söylemek isterim ki, sınava gelmeden önce muhakkak sınav merkezlerini, sınav binalarını kontrol etmelerini tavsiye ediyorum. TYT oturumlarının ait olduğu sınav binasını, AYT'nin ve YDT'nin ait olduğu sınav binalarını kontrol etmelerini özellikle istirham ediyorum. Sınava gelirken yanlarında geçerli kimlik belgesi ve sınava giriş belgesini unutmamalarını özellikle tavsiye ediyorum."

Adayların girecekleri oturumlara vaktinde gelmeleri gerektiğini ifade eden Ersoy, "Hatta mümkünse sınavdan en az yarım saat önce sınav binası çevresinde olsunlar. Ola ki bir aksilik olması durumunda bu aksiliği telafi edecek zamanları olsun. Çünkü bir adayın sınava girmemesinin yaşadığı üzüntü emin olun bizi daha fazla etkiliyor. Hiçbir adayın bu emeğinin karşılığını almaması anlamında sınava girmemesini arzu etmiyoruz." ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 650 bin kişi görev yapacak
Ersoy, YKS'nin ülkenin en önemli sınavlarından biri olduğunu dile getirdi.

Sınavın düzenleneceği cumartesi ve pazar günleri yaklaşık 650 bin kişinin aktif şekilde görev alacağını vurgulayan Ersoy, "Dolayısıyla adaylarımızın sınav konforunun bozulmaması anlamında sınav binalarının çevresinde hiçbir şekilde gürültü yapılmamasını, pazar yerlerinde esnafın sessizce faaliyette bulunmasını, minibüs ve araba gibi araçların korna çalmamasını rica ediyoruz. Çünkü adayların 1-2 yıllık emeğin karşılığını almasını istiyoruz." dedi.

Cumartesi günü saat 06.00'da A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası ikinci maçında Paraguay ile karşılaşacağını hatırlatan Ersoy, "İnşallah milli takımımız galip gelecek ama bu galip gelmenin sevincini hepimiz sessiz bir şekilde yaşayalım. 2,5 milyon adayımızın emeklerini boşa çıkartmayalım. Herkese başarılı bir sınav ve emeklerinin karşılığının alacağı bir sınav temenni ediyorum." diye konuştu.

Çarpıcı raporla yükseköğretimde reform çağrısı: YÖK dönüşmeli, lisansta “3 yıl” kapısı, profesörlükte “süre değil katkı” ihtiyacı!

Çarpıcı raporla yükseköğretimde reform çağrısı: YÖK dönüşmeli, lisansta “3 yıl” kapısı, profesörlükte “süre değil katkı” ihtiyacı!
Enstitü Sosyal'in yükseköğretim sistemini masaya yatıran kapsamlı raporu, yıllardır kürsü arkasında konuşulan eleştirileri, açık ve cesur bir yapısal dönüşüm çağrısına dönüştürdü. Dört yıllık lisans...Devamı için tıklayınız

Kartal İmam Hatip Lisesi'nin hafız öğrencisi Japonya'daki matematik yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek

Küçük yaşta tamamladığı hafızlık eğitimi ile analitik zekasını matematik olimpiyatlarındaki uluslararası başarılarla birleştiren Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 10. sınıf öğrencisi Muhammed Enes Demirel başarılarıyla yaşıtlarına örnek oluyor.

Matematik ve STEM (fen, teknoloji, mühendislik, matematik) alanındaki başarılarıyla dikkati çeken 17 yaşındaki Demirel, ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği derecelerle geleceğin bilim insanı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Matematik olimpiyatları ve STEM yarışmalarında kazandığı madalyalarla akademik başarısını tescilleyen Demirel, World Mathematics Invitational'ın (WMI) ön eleme turunda dünya üçüncüsü olarak Japonya’daki dünya finaline katılmaya hak kazandı.

Uluslararası STEM Olimpiyatları’nda altın, Antalya Matematik Olimpiyatları’nda gümüş, ABC ve Leva Matematik yarışmalarında ise bronz madalya kazanan Demirel, bireysel performansının yanı sıra takım çalışmalarında da öne çıkıyor.

Demirel, İran Kombinatorik Olimpiyatı’nda takım halinde Türkiye üçüncülüğü, Liselerarası Matematik Yarışması’nda İstanbul ikinciliği ve CryptoMath Yarışması’nda iki kez Türkiye üçüncülüğü derecelerine imza attı.

Akademik çalışmalarını sosyal ve sportif faaliyetlerle de destekleyen öğrenci, satranç takımındaki başarısıyla ilçe birinciliği ve İstanbul ikinciliği yaşadı.

Okulunu masa tenisi branşında da temsil eden Demirel, aynı zamanda Kütüphanecilik Kulübü bünyesindeki "Yakzan" ile "Seher" dergilerinde kaleme aldığı yazılarla edebi ve kültürel faaliyetlere de katkı sunuyor.

Demirel, Afyonkarahisar’daki ilkokul yıllarında annesinin teşvikiyle başladığı Kur’an-ı Kerim eğitimini, merhum Halil Çoban'ın hocalığında sürdürerek hafızlığını tamamladı.

2023 yılında, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavdan aldığı 494 puanla Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni tercih eden Demirel, burada çok sevdiği matematik üzerine yoğunlaştı ve dünya çapında başarılara imza attı.

"Hayal kuran çocuk motivasyon sahibi olur"
Demirel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hafızlığı küçük yaşta tamamlamasında çocukluk döneminde dikkat dağıtıcı faktörlerin az olmasının büyük faydasını olduğunu söyledi.

İlkokulda, telefon ve tableti çok az kullandığını, daha çok geleneksel oyunları oynadığını belirten Demirel, "Oyun oynamak ve hayal kurmak aslında bir çocuğun dikkatini, odağını toplamasında çok önemli bir faktör. Hayal kuran çocuk motivasyon sahibi olur. Bu motivasyon ileride çocuğun veya kişinin çalışmasına çok katkı sağlar." dedi.

Demirel, LGS kapsamındaki merkezi sınava hazırlık sürecinde hep 500 tam puan ve iyi bir liseye girme hayalini kurduğunu, defter ve kitaplarına hep bu arzusunu yazdığını, sınavda 494 puan alıp, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne yerleştiğini anlattı.

Çalışmanın altında sağlam bir motivasyonun olması gerektiğine dikkati çeken Demirel, "Dini, imani bağlamda ümmete faydalı bir genç, bir insan olmak gibi hedef olduktan sonra çalışmak çok zevkli oluyor. 'Arzunuzun kalbinize doldurduğu heyecan çalışma hayatınızı en tatlı meşguliyet haline getirir.' diye bir söz vardı. Bu şekil aslında." diye konuştu.

Matematik olimpiyatlarında dünya dereceleri
Demirel, liseye adım attığı günden itibaren okulun sunduğu imkanları "dolu dolu" değerlendirdiğini dile getirdi.

Matematik çalışmalarına hazırlık sınıfının son yılında başladığını anlatan Demirel, "Yaklaşık 1 yıl boyunca günde 8-9 saat, bulduğum her boşlukta matematik çalışıyordum. Çok istiyordum. Yazılı haftasında bile sınavlardan çıktıktan sonra matematik sorularına sarılır gibi koşup çalışıyordum. Bu tamamen isteğe dayalı, gönüllü, çok severek yaptığım bir iş." ifadelerini kullandı.

Demirel, Dünya Matematik Yarışması’nın ön eleme turunda dünya 3'üncüsü olarak Japonya’daki finalde yarışmaya hak kazandığını vurgulayan Demirel, "Final sınavında şansımızı temmuzun ortasında Japonya'da deneyeceğiz. İnşallah hayırlısıyla güzel sonuçlar gelir." dedi.

"Başarı için bazı şeylerden feda etmek gerekiyor"
Satranç, masa tenisi ve dergi yazarlığı gibi sosyal alanlarda da aktif rol üstlendiği aktaran Demirel, başarılı olmak için insanın hayatındaki bazı şeylerden fedakarlık etmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Demirel, "Ben bazı kardeşlerle muhatap oluyorum. 'İstiyorum' diyorlar ancak amele, fiile dökülmemiş istekler bunlar. Bense istiyorum ve bunu disiplinimle, çalışmalarımla gösteriyorum. Başarı için bazı şeylerden feda etmek gerekiyor. Gerekirse az uyuyacaksın, gerekirse dinlenmeyeceksin." diye konuştu.

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki çalışmalarına din ile felsefe komitesindeki liderliğiyle ve akademik faaliyetleriyle devam ettiğini belirten Demirel, matematik alanında bilime katkı sunacak bir kariyeri öncelediğini sözlerine ekledi.

Öğretmenlerin haziran dönemi seminerleri çevrim içi yapılacak

Okullarda 2025-2026 eğitim öğretim yılı, 26 Haziran Cuma günü karne dağıtımıyla tamamlanacak. 2025-2026 eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek 29-30 Haziran tarihli mesleki çalışmalar için program hazırlandı.

  • MESLEKİ ÇALIŞMA SEMİNERİ UZAKTAN YAPILACAK

Milli Eğitim Bakanlığınca söz konusu mesleki çalışma programının Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformu üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilmesine karar verildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Yönetici ve öğretmenler, '2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri'ni 5 Temmuz Pazar günü saat 23.59'a kadar tamamlayabilecek.

  • EĞİTİM İÇERİKLERİ BELLİ OLDU

2026 Haziran dönemi mesleki çalışma semineri, 'Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile' ile 'Dijital Çağ ve Aile' konularında hazırlanan eğitim içeriklerinden oluşuyor.

LGS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları yayımlandı

ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bugün yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın soru kitapçıkları ile cevap anahtarlarını internet sitesinden yayımladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, sorunsuz şekilde tamamlanan sınava bu yıl 8'inci sınıftaki 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu.

Sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salonda, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi.

İki oturum halinde uygulanan sınavın birinci oturumunda öğrenciler; Türkçe, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Yabancı Dil derslerinden oluşan sözel alanda toplam 50 soru yanıtladı.

İkinci oturumda ise öğrencilere Matematik ve Fen Bilimleri derslerinden toplam 40 soru yöneltildi.

Sınavın tamamlanmasının ardından Bakanlıkça soru kitapçıkları ve cevap anahtarları "www.meb.gov.tr" adresinden yayımlandı. Öğrenciler, sınav kitapçıklarını 15 Haziran Pazartesi günü sınava girdikleri okullardan teslim alabilecek.

LGS kapsamındaki merkezi sınav sonuçları 10 Temmuz'da açıklanacak. Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu da aynı tarihte yayımlanacak ve tercih süreci başlatılacak.

LGS sınavı sona erdi


İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başladı ve saat 12.50'de sona erdi.

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi.

Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebilecek
Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilere 80 dakika süre tanındı.

Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda, sınava girecek öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.

Sınavda güvenliğin artırılması amacıyla bütün binaların girişlerinde sınav görevlilerinin üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera, bazı binalarda da sınavın gerçekleştirileceği salonlarda kamera sistemi kurulumu gerçekleştirildi.

Katılımın zorunlu olmadığı LGS merkezi sınavına girmeyen öğrenciler yerel yerleştirmeyle liselere yerleştirilecek.

LGS merkezi sınavı yarın yapılacak

Merkezi sınava 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvuru yaptı. Sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 binada, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde gerçekleştirilecek.

Katılım zorunluluğunun bulunmadığı sınava girmeyen öğrenciler, yerel yerleştirmeyle liselere yerleştirilecek.

Sınavda, 8'inci sınıf öğretim programlarındaki kazanımlar esas alınacak ve öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç gibi becerilerinin ölçüleceği sorulara yer verilecek.

İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak.

Birinci oturumda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dilden toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek.

İkinci oturumda ise matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre tanınacak.

Oturumlar arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler okul bahçelerine çıkabilecek ve ihtiyaçlarını giderebilecek.

Öğrencilere bu yıl ilk kez, sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak.

Bununla birlikte, sınavda güvenliğin artırılması amacıyla bina girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek.

Kimlik belgesi bulundurmak zorunlu

Öğrenciler sınava gelirken yanlarında fotoğraflı, onaylı sınav giriş belgesiyle geçerli bir kimlik belgesi bulundurmak zorunda olacak. Ayrıca öğrencilerin yanlarında en az iki koyu siyah ve yumuşak kurşun kalem, birer kalemtıraş ve leke bırakmayan yumuşak silgi bulundurması gerekecek.

Sınav puanları hesaplanırken sözel ve sayısal alanlardaki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

Sınava katılmayan öğrencilerin yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il, ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara sırasıyla öğrencilerin ikametgah adresleri, okul başarı puanı üstünlüğü ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı kriterlerine göre yapılacak.

Değerlendirmede eşitlik olması durumunda sırasıyla 8, 7 ve 6'ncı sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme yapılacak.

Sonuçlar 10 Temmuz'da açıklanacak

Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da "meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak.

Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz'da yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos'ta ilan edilecek.

Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları ise 5-14 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.

Kaynak: AA

MEB 2026 LGS soru kitapçığı ve cevap anahtarı sorgulama | Sözel ve sayısal soruları ne zaman açıklanır?

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında gerçekleştirilen merkezi sınavın ardından öğrenciler ve veliler, soru kitapçıkları ile cevap anahtarlarının yayımlanacağı tarihi merak etmeye başladı. Sözel bölümde Türkçe, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile İngilizce testlerini tamamlayan adaylar, sınav performanslarını değerlendirebilmek için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelecek açıklamayı bekliyor. Gözler şimdi LGS sözel bölüm soru ve cevaplarının erişime açılacağı saate çevrildi.

LGS puan hesaplama 2026: Kaç net kaç puan? 3 yanlış 1 doğruyu götürür mü?

LGS 2026 bugün iki oturum halinde gerçekleştiriliyor. Öğrenciler ve veliler puan hesaplama yöntemlerini araştırmaya başladı. Özellikle 'LGS'de kaç net kaç puan getirir?', '3 yanlış 1 doğruyu götürüyor mu?' ve '400 puan için kaç net gerekir?' soruları en çok merak edilen başlıklar arasında yer alıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı sistemde puanlar yalnızca net sayısına göre değil standart puan ve ders katsayıları dikkate alınarak hesaplanıyor. İşte LGS puan hesaplamaya dair bilinmesi gerekenler.

LGS heyecanı: 1 milyon öğrenci için maraton tamamlandı | İlklerin senesi | Geç kalanlar zamanla yarıştı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav bugün bütün Türkiye'de ve yurt dışı merkezlerinde uygulandı. Toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin başvurduğu 2026 LGS'de bu yıl ilk kez talep eden adaylara özel beslenme paketleri dağıtıldı. Geç kalan öğrencilerin sınava yetişmek için zamanla yarışı kameralara yansıdı. Saat 12:50 itibarıyla ikinci oturum sona erdi. Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da 'meb.gov.tr' internet adresi üzerinden ilan edilecek.

2026 AUZEF final sonuçları erişime açıldı: Sorgulama ekranı ve itiraz süreci

İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) öğrencilerinin merakla beklediği 2025-2026 eğitim yılı bahar dönemi final sınav sonuçları erişime açıldı. 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen bitirme sınavlarının ardından tamamlanan değerlendirme süreci sonrasında öğrenciler sonuçlarını AKSİS ve AUZEF sistemleri üzerinden görüntüleyebiliyor.

2026 LGS görevli ücretleri ne kadar? Salon başkanı ve gözetmen ücreti

2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav için geri sayım bitti. LGS bugün iki oturum olarak gerçekleştiriliyor. Sınavda görev alacak öğretmenlerin alacağı ücretler de merak konusu oldu. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2026 yılının ilk yarısında geçerli olan merkezi sınav görev ücretleri esas alınarak yapılan hesaplamalara göre sınav görevlilerine görev türlerine göre farklı tutarlarda ödeme yapılacak.

LGS'de bunlar yasak! 2026 LGS yasak eşya listesi: Yanınızda ne olmalı?

2026 LGS için geri sayım sona erdi. Yüz binlerce öğrenci bugün hayalini kurduğu liseye yerleşebilmek için ter dökecek. Sınav günü herhangi bir sorun yaşamamak ve sınavın geçerli sayılmasını sağlamak için adayların yanlarında bulundurması gereken belgeler ile uymaları gereken kurallar büyük önem taşıyor. Peki LGS'ye giderken hangi evraklar zorunlu, hangi eşyalar serbest, neler yasak? İşte sınav öncesinde öğrencilerin mutlaka bilmesi gereken detaylar...

LGS kapsamındaki merkezi sınav başladı

ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav başladı.

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erecek. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayacak ve saat 12.50'de sona erecek.

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştiriliyor.

Thumbs B C E00Abf968B9B63439B6Db3Eb0780D582

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınacak öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.

Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verilecek. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik ediyor.

- İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebilecek

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru sorulacak. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika yanıtlama süresi verilecek.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltileceği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi olacak. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabilecek, ihtiyaçlarını giderebilecek.

Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak.

Thumbs B 12D13Ac349C53834E4147566E8856Eba

Velilerinin talepleri doğrultusunda, sınava girecek öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalanacak. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtılacak.

Sınavda güvenliğin artırılması amacıyla bütün binaların girişlerinde sınav görevlilerinin üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera, bazı binalarda da sınavın gerçekleştirileceği salonlarda kamera sistemi kurulumu gerçekleştirildi.

Katılımın zorunlu olmadığı LGS merkezi sınavına girmeyen öğrenciler yerel yerleştirmeyle liselere yerleştirilecek.

- Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan, Çankaya'daki Hacı Ömer Tarman Anadolu Lisesi'nde sınava girecek adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi.

C9E2307C155Ca09483D58F51D7Fd6A00

Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı.

Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.

Nasrettin Hoca'dan sonra Keloğlan'la da Türkiye şampiyonu oldular

Eskişehir Şehit Piyade Astsubay Çavuş Soner Özübek İlkokulu, kültür ve sanat alanında Türkiye genelinde önemli bir başarıya imza attı. Daha önce Konya'nın Akşehir ilçesinde gerçekleştirilen Nasrettin Hoca Fıkra Anlatma Yarışması'nda Türkiye Şampiyonu olan okul, bu kez Çankırı'da düzenlenen "Keloğlan Masal Canlandırma Yarışması"nda da Türkiye birinciliğini elde etti.

Kültürel değerlerin yaşatılması ve tiyatral faaliyetler konusunda adeta bir ekol haline gelen okul, üst üste kazandığı iki Türkiye şampiyonluğu ile eğitim camiasında büyük takdir topladı.

ÇANKIRI VALİLİĞİ VE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNDEN KUSURSUZ ORGANİZASYON

Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirleri ağırlayan dev organizasyon, Çankırı Valiliği ve Çankırı İl Milli Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonunda gerçekleştirildi. Katılımcıların ve izleyicilerin büyük beğenisini toplayan organizasyonun mükemmel işleyişi, lojistik başarısı ve gösterilen yüksek misafirperverlik, tüm illerden gelen ekiplerden tam not aldı. Eğitim ve kültür şölenine dönen turnuva, Çankırı’da hafızalardan silinmeyecek bir iz bıraktı.

Türkiye genelinden birbirinden iddialı 42 okulun katıldığı bu kusursuz organizasyonda, özgün senaryoları ve el emeği tasarımlarıyla jürinin karşısına çıkan Eskişehir ekibi, sergilediği performansla ilk etapta son 10 okulun yer aldığı büyük finale kalmayı başardı.

PROTOKOL ÜYELERİ GÖSTERİYİ BÜYÜK BİR BEĞENİ VE NEŞEYLE İZLEDİ

Çankırı’da gerçekleştirilen büyük final etabına devlet protokolü de yoğun ilgi gösterdi. Eskişehirli miniklerin sahnelediği oyunu; Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ve çok sayıda protokol üyesi pürdikkat takip etti. Çocukların sergilediği yüksek performans, sahneye koydukları espriler ve tiyatral yetenekler Vali Çakırtaş ve Başkan Esen başta olmak üzere salondaki tüm protokol üyelerine eğlenceli anlar yaşattı. Protokolün ve salonu dolduran yüzlerce davetlinin büyük beğenisini toplayan oyun, uzun süre alkışlandı.

HEM ŞAMPİYONLUK KUPASI HEM DE 60 BİN LİRALIK ÖDÜL ESKİŞEHİR’İN OLDU

Jürinin değerlendirmesi sonucu Türkiye Şampiyonluğu kürsüsüne bir kez daha çıkma hakkı kazanan şampiyon okul, bu büyük zaferle birlikte turnuva için belirlenen 60 bin liralık para ödülünün de sahibi oldu. Hem şampiyonluk kupasını hem de dev para ödülünü Eskişehir'e getiren öğrenciler, kentte büyük bir coşkuyla karşılandı.

BAŞARININ ARKASINDA İNANÇLI BİR EĞİTİM KADROSU VAR

Şampiyonluğu bir okul kültürü ve geleneği haline getiren sürecin idari yönetiminde Okul Müdürü Ayhan Yerli ve Müdür Yardımcısı Murat Sargın yer aldı. Süreci ilk günden bu yana büyük bir vizyonla destekleyen yönetim, öğrencilerin yeteneklerini sergilemesi için her türlü lojistik imkanı sağladı.

Öğrencileri aylardır bu büyük sahneye hazırlayan, metin analizlerinden dekor ve kostüm tasarımlarına kadar her ayrıntıyı ilmek ilmek işleyen fedakar öğretmenler Dilek Emir, Serpil Kuş ve Musa Durgut ise sergilenen bu dev organizasyonun ve gelen zaferin teknik mimarları olarak büyük takdir topladı. Protokol üyeleri, gösteri sonrasında idareci ve öğretmenleri başarılarından ötürü bizzat tebrik etti.

Kültürel mirasın iki büyük yapı taşı olan Nasrettin Hoca ve Keloğlan'ı çocukların saf yüreğiyle sahneye taşıyan Eskişehir ekibi, ödül töreninin ardından protokol üyeleriyle birlikte günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.

💾

<p>Eskişehir Şehit Piyade Astsubay Çavuş Soner Özübek İlkokulu, kültür ve sanat alanındaki başarılarına bir yenisini ekledi. Daha önce Konya'nın Akşehir ilçesinde düzenlenen Nasrettin Hoca Fıkra Anlatma Yarışması'nda Türkiye birinciliği elde eden okul, bu kez Çankırı'da gerçekleştirilen Keloğlan Masal Canlandırma Yarışması'nda 42 okul arasından sıyrılarak Türkiye şampiyonu oldu.</p>

<p>Çankırı Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen organizasyonda sahneledikleri performansla büyük beğeni toplayan Eskişehirli öğrenciler, finale kalan 10 okul arasından birinci seçildi. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ve çok sayıda protokol üyesinin izlediği gösteri, salonda kahkaha ve alkışlarla karşılandı.</p>

<p>Türkiye şampiyonluğu kupasını Eskişehir'e kazandıran öğrenciler, aynı zamanda 60 bin liralık büyük ödülün de sahibi oldu. Okul yönetimi ve öğretmenlerin uzun süren hazırlık sürecinin ardından gelen başarı, eğitim camiasında takdir toplarken, Eskişehir ekibi üst üste kazandığı iki Türkiye şampiyonluğuyla önemli bir başarı hikâyesine imza attı.</p>

Bakan Tekin’den ‘sınavda sessizlik’ çağrısı

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yarın yapılacak LGS kapsamındaki merkezi sınav öncesinde, "Evlatlarımız, uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından yarın önemli bir sınava girecek. Çocuklarımızın emeklerine destek olmak için sınav saatlerinde okul çevrelerinde sessiz olmaya özen gösterelim. Araç kornası, yüksek sesli müzik ve gürültüye neden olabilecek davranışlardan kaçınalım" ifadelerini kullandı.

Ara tatil kalkacak mı? Bakan Tekin tartışmalara son noktayı koydu

2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin merak edilen konular hakkında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin açıklamalarda bulundu.

Son dönemde kamuoyunda ara tatil uygulamasının kaldırılabileceği yönünde çeşitli iddialar gündeme gelmişti. Özellikle kasım ve nisan aylarında uygulanan birer haftalık ara tatillerin kaldırılarak yaz tatiline eklenebileceği öne sürülüyordu. Tekin, ara tatil uygulaması hakkında iddialara da son noktayı koydu.

'ARA TATİL DEVAM EDECEK'
Türkiye gazetesine konuşan Bakan Tekin, ara tatil uygulamasının devam edeceğini açıkladı.

Yeni akademik takvimin kısa süre içinde yayımlanacağını belirten Tekin, "Önümüzdeki yıl, birinci yarıyıl ara tatil yapacağız, ikinci yarıyıl ise ara tatil dönemi Ramazan Bayramı’nın olduğu haftaya denk düşüyor." diye konuştu.

OKULA KAYITTA KURA DÖNEMİ
Yeni eğitim döneminde adrese dayalı okul kaydıyla ilgili tartışmaları bitirecek çalışmaların yapıldığını söyleyen Bakan Tekin, "Bu yıl okula kayıt bölgesi dışından gelmek isteyen olursa da okul idaresi onları elektronik ortamda kaydediyor, öğrenci kotası dolmadıysa kurayla alacaklar. Dolduysa zaten kapatıyoruz. Bir de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğümüzün, ikametgâh verirken bir muvafakat belgesi var. Aile diyor ki “Benim çocuğum dayısının yanında kalıyor.” Bunu kayıt için kullanıyorlardı, şu anda onlara da öncelik vermiyoruz. Onlar da ikinci plana kaldılar. Önce orayı dolduracağız, diğerleri içinden de kura çekeceğiz." diye konuştu.

4+4+4 SİSTEMİYLE İLGİLİ DÜZENLEME OALCAK MI?
Zorunlu eğitim konusunda da değerlendirmelerde bulunan Bakan Tekin "Kamuoyu 12 yıllık zorunlu eğitimi tartışsın istiyoruz. Oxford örneğini verdim, 15 yaşında çocuk Oxford’a, Harvard’a gidiyor, yarın bizde de tartışılmaya başlanacak. Yavaş yavaş biz de bunu zihinsel olarak tartışalım. Kısa vadede gündemimizde yok. Artık bilgiye erişme kolaylaştığına göre çocukları 12 yıl zorunlu eğitim, 4 yıl lisans eğitiminde tutmak ne kadar doğru, bunları dünya tartışıyor, biz de tartışalım istedik. YÖK de çalışıyor" ifadelerini kullandı.

"VELİLER FARKLI KANALLARDAN BİLDİRİM ALABİLECEK"
Veli randevu sistemine ilişkin de konuşan Tekin "Daha güvenli ve planlı yürütülmesine ilişkin kapsamlı yeni bir çalışma başlattık. Yeni sistemde süreç yine randevu oluşturma, okul onayı ve görüşme adımlarından oluşacak ancak mevcut sistemden farklı olarak başvuru kanallarının çeşitlendirilmesi, okulun da veli adına randevu oluşturabilmesi ve velinin süreçle ilgili farklı kanallardan bildirim alabilmesi sağlanacak" dedi.

2026 YKS sınavına giriş belgeleri erişime açıldı

Milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren haber geldi.

2026 Yükseköğretim Kurumları (YKS) sınavına az bir süre kaldı, hazırlıklar tamamlandı.

Hayallerinin en önemli adımı olan üniversiteye geçiş için YKS sınavında ter dökecek olan adaylar, geçtiğimiz aylarda da başvurularını tamamladı.

Gözler, başvuru yerlerinin açıklanması için ÖSYM'ye çevrilmişti.

SINAV YERLERİ AÇIKLANDI
2026 YKS sınav giriş yerleri erişime açıldı.

20 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

YKS SINAV GİRİŞ BELGESİ NASIL ALINIR?
Adaylar, YKS sınav giriş belgelerini ÖSYM'nin resmi internet adresi olan https://ais.osym.gov.tr sayfası üzerinden alacak.

YKS sınav giriş yerleri resmi olarak ilan edildiği andan itibaren adaylara posta yoluyla herhangi bir fiziksel belge gönderilmeyecek. Adayların belgelerini internet üzerinden kendilerinin indirmesi ve yazıcıdan çıktı alması gerekiyor.

SINAV TARİH VE SAATLERİ
ÖSYM Başkanlığı tarafından duyurulan takvime göre, bu yıl üniversite sınavı haziran ayında gerçekleşecek.

1. Oturum - TYT (Temel Yeterlilik Testi): 20 Haziran 2026 Cumartesi | Saat: 10.15

2. Oturum - AYT (Alan Yeterlilik Testi): 21 Haziran 2026 Pazar | Saat: 10.15

3. Oturum - YDT (Yabancı Dil Testi): 21 Haziran 2026 Pazar | Saat: 15.45

Cuma günü okullar tatil edildi!

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına artık sayılı günler kaldı.

Binlerce öğrenci, hayallerinin en önemli ayağı olan lise eğitimi için, LGS sınavında ter dökecek.

Geçtiğimiz günlerde başvurularını tamamlayan öğrenciler, sınav zamanını beklemeye başladı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla cumartesi günü yapılacak olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına ilişkin önemli bilgiler verdi.

Tekin, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında geldiği Meclis'te, LGS sınavına ilişkin soruları yanıtladı.

"HEPSİNE KOLAYLIK DİLİYORUM"
Sınavın A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki maçı nedeniyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındığının belirtilmesi üzerine Tekin, "Bizler de çocuklarımız da veliler de Milli Takımımızla beraber o heyecanı yaşamak istiyorlardı.

Biz sınav takvimini ilan ettiğimizde, Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılıp katılmayacağı, maç programı belli değildi. Böyle bir tevafuk oldu.

Biz de çocuklarımız aileleriyle beraber gönül rahatlığıyla o heyecanı yaşasınlar diye bir gün önceye aldık sınavı. Pazar günü olacak olan sınav, cumartesi günü olacak.

İnşallah Milli Takımımız da güzel bir sonuç alır, çocuklarımızın da sınavları çok iyi geçer. Hepsine başarılar diliyorum, hepsine kolaylıklar diliyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun." ifadelerini kullandı.

CUMA GÜNÜ OKULLAR TATİL
12 Haziran Cuma günü okulların tatil edilmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Tekin, "Biz sınavın gerçekleştirildiği okullarda pazar günü sınav olduğunda cumartesi belli hazırlıklar yapıyorduk.

Şimdi de bir önceki gün o hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik.

Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, bütün kurumlarımız bir gün idari izin almış oldular. Biz de sınavın yapılacağı okullarda hazırlıkları yapacağız.

Öğrencilerimiz o gün dinlenmiş olurlar, öğretmen arkadaşlarımız, velilerimiz çocuklarıyla ilgilenmiş olur diye düşündük." diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den LGS'ye ilişkin açıklama

TBMM (AA) - AHMET BUĞRA OLAÇ - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla cumartesi günü yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına ilişkin, "Hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, bütün kurumlarımız bir gün idari izin almış oldular. Biz de sınavın yapılacağı okullarda hazırlıkları yapacağız." dedi.

Tekin, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında geldiği Meclis'te, AA muhabirinin LGS sınavına ilişkin sorularını yanıtladı.

Sınavın A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki maçı nedeniyle 13 Haziran Cumartesi gününe alındığının belirtilmesi üzerine Tekin, "Bizler de çocuklarımız da veliler de Milli Takımımızla beraber o heyecanı yaşamak istiyorlardı. Biz sınav takvimini ilan ettiğimizde, Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılıp katılmayacağı, maç programı belli değildi. Böyle bir tevafuk oldu. Biz de çocuklarımız aileleriyle beraber gönül rahatlığıyla o heyecanı yaşasınlar diye bir gün önceye aldık sınavı. Pazar günü olacak olan sınav, cumartesi günü olacak. İnşallah Milli Takımımız da güzel bir sonuç alır, çocuklarımızın da sınavları çok iyi geçer. Hepsine başarılar diliyorum, hepsine kolaylıklar diliyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun." ifadelerini kullandı.

12 Haziran Cuma günü okulların tatil edilmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Tekin, "Biz sınavın gerçekleştirildiği okullarda pazar günü sınav olduğunda cumartesi belli hazırlıklar yapıyorduk. Şimdi de bir önceki gün o hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, bütün kurumlarımız bir gün idari izin almış oldular. Biz de sınavın yapılacağı okullarda hazırlıkları yapacağız. Öğrencilerimiz o gün dinlenmiş olurlar, öğretmen arkadaşlarımız, velilerimiz çocuklarıyla ilgilenmiş olur diye düşündük." diye konuştu.

Merkezi sınava başvuru sırasında velileri tarafından talepte bulunulan öğrencilere, sınavlar arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su içeren beslenme paketi verileceğini belirten Bakan Tekin, "Beslenme paketinin içinde ne olacağını önceden açıkladık ki olur ya çocukların içinde, buna alerjisi olanlar bulunabilir ya da 'çocuğumun yemesini istemiyorum' diyen veliler olabilir diye. Aldığımız talebe göre, 'istiyorum' diyen öğrencileri bir sınıfa, 'istemiyorum' diyenleri başka sınıfa aldık ki birbirinden görüp de canı çeken olabilir. Beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler farklı bina veya salonlarda sınava girecek. Ama tamamına yakını, yüzde 91'i talep etti. Dolayısıyla öğrencilerin yüzde 91'ine bu yıl ilk kez beslenme paketi verilecek." açıklamasında bulundu.

Bakan Tekin, her sınavdan önce olduğu gibi İçişleri Bakanlığı, jandarma ve emniyetten yetkililerin de yer aldığı sınav koordinasyon kurullarının toplandığını, hazırlıkların yapıldığını ve tedbirlerin bir kez daha gözden geçirildiğini anlattı.

- 1 milyon 22 bin 658 aday katılacak

Daha önce 14 Haziran Pazar günü yapılacağı duyurulan LGS merkezi sınavının tarihi, aynı gün A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya Milli Takımı ile oynayacağı müsabakanın bitiş saatinin, sınav başlangıç saatiyle çakışması nedeniyle bir gün öne alınmıştı.

Bu doğrultuda merkezi sınav, 13 Haziran Cumartesi yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde yapılacak. İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak.

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek.

ALES başvuruları başladı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2 Ağustos'ta düzenlenecek sınavın başvuruları 18 Haziran'a kadar devam edecek.

Başvurular, ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla "ais.osym.gov.tr" adresinden ya da ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulamasından yapılabilecek.

Adaylar, 2026-ALES/2'ye ilişkin kılavuza ÖSYM'nin internet adresinden ulaşabilecek.

e-YDS Arapça başvuruları başladı

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre;

e-YDS 2026/7 Arapça/Rusça alanlarında 28 Haziran 2026 tarihinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’daki e-Sınav Uygulama Binalarında yapılacaktır. Adaylar saat 13.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Sınava başvurular, 9-18 Haziran 2026 tarihleri arasında olup adaylar başvurularını 9 Haziran 2026 tarihinde saat 14.00'ten itibaren ÖSYM’nin https://sanalpos.osym.gov.tr adresinden yapabilecek.

Sınava alınacak aday sayısı, e-Sınav Uygulama Binalarının kapasitesiyle sınırlı olacağından bu sınav için kontenjan; Ankara’da 4430, İstanbul’da 455, İzmir’de 120 ve Adana’da 316 olarak belirlenmiştir. Adaylar, sınav ücretini ödeme sırasına göre kontenjana dâhil edilecektir. Kontenjan dolduğu takdirde adayların sınav ücretini yatırması sistem tarafından engellenecek ve e-YDS için sınav ücreti ödeme süreci sonlandırılacak.

e-YDS, elektronik ortamda yapılacağından adayların sınavda uygulanacak arayüzleri sınav öncesinde tanıması amacıyla deneme e-sınavı hazırlanmıştır. Sınava katılacak adayların sınavdan önce deneme sınavından yararlanmaları önemlidir.

Adaylar, deneme e-sınav uygulaması ve 2026 e-YDS Kılavuzu’na aşağıdaki bağlantılardan erişebilecek.

2026 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (2026 e-YDS) Kılavuzu

Deneme e-Sınav Uygulaması

GSB Spor Okulları kayıt süreci başladı! Başvurular ücretsiz mi, hangi branşlar yer alacak?

Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) 2026 yaz dönemi Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları kayıt süreci resmen başladı. 81 ilde 3-18 yaş arası çocuk ve gençlere tamamen ücretsiz ve uzman antrenörler eşliğinde verilecek spor eğitimleri için başvurular hem yüz yüze hem de e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilecek. Peki GSB spor okulları branşları neler, başvurular nasıl yapılır? İşte 29 Haziran'da başlayacak GSB yaz spor okulları başvuru ekranı ve detaylar.

KPSS başvuru ekranı: 2026 KPSS lisans, ön lisans ve ortaöğretim sınav ve başvuru takvimi

Milyonlarca memur adayının heyecanla beklediği 2026 KPSS maratonu başlıyor. ÖSYM tarafından paylaşılan takvime göre bu yıl lisans, ön lisans ve ortaöğretim düzeyindeki tüm sınavlar art arda gerçekleştirilecek. İşte kademe kademe başvuru ve sınav tarihleri...

AÖL 3. dönem sınav tarihleri netleşti! Açık Öğretim Lisesi sınav yerleri sorgulama ekranı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) takvimine göre, Açık Öğretim Lisesi (AÖL) 2025-2026 eğitim öğretim yılı 3. dönem sınavları 18-19 Temmuz tarihlerinde yüz yüze yapılacak. Adayların merakla beklediği fotoğraflı sınav giriş belgelerinin erişim tarihi ve 100 dakikalık sınav oturumlarının detayları haberimizde.

İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde provokasyona DES'ten tepki: Vesayet arayışı!

Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından olan ve üç başbakan yetiştiren İstanbul Erkek Lisesi’nin mezuniyet töreninde Okul Müdürü Hikmet Konar’ın kürsüye çıktığı esnada yaşanan organize taşkınlıklar, ıslıklamalar ve küçük düşürücü ifadeler hakkında Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada “Eğitim camiamız adına kabul edilemez bir olaydır. Devletimizin makamlarını ve o makamları temsil eden eğitimcilerimizi hedef alan bu çirkin yaklaşım, ne köklü bir okulun geleneğine ne de asgari saygı kurallarına sığmaktadır. İstanbul Erkek Lisesi’nde devlet yapısının, liyakatin ve kurumsal işleyişin korunması adına dik duruş sergileyen Okul yönetimi ve milli eğitim yönetimimizin sonuna kadar yanındayız.” denildi.

İstanbul Erkek Lisesi Mezuniyetinde organize provokasyon! Altından hazımsızlık çıktıİstanbul Erkek Lisesi Mezuniyetinde organize provokasyon! Altından hazımsızlık çıktı

Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklama şöyle:

Sendika olarak yaptığımız incelemeler ve edindiğimiz bilgiler, bu yaşananların anlık bir tepki olmadığını, arka planında planlı bir yönlendirmenin bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bazı dernek ve yapıların, bir süredir evlatlarımızı kendi milli ve manevi değerlerinden uzaklaştırma, yabancılaştırma ve benliklerinden koparma gayreti içinde olduğunu endişeyle takip etmekteyiz.

Okullarımızı kanun ve yönetmelikler çerçevesinde okul müdürleri yönetir. Okul yönetiminin yanlışları varsa gerekli araştırma ve soruşturmalar yapılarak sorumlular hakkında adli ve  idari işlemler ivedilikle sonuçlandırılmalıdır. Devletin resmi bürokrasisinin karşısına, dışarıdan fonlanan klikleri koyarak alternatif bir yönetim algısı ve paralel bir yapı oluşturma çabası, bürokrasi gereklerine ve devlet ciddiyetine tamamen aykırıdır.

"İlimsiz edep kaba , edebsiz ilim zararlıdır."

Okulun tertiplemiş olduğu bir toplantıda misafirlerin ve velilerin önünde yarınlarımızı emanet edeceğimiz ülkemizin gözbebeği çocuklarımızı yetiştiren eğitimi kurumunun ideolojik saplantılarla özelde okul idaresi, genelde Bakanlığımıza yapılmaya çalışılan protestonun tesadüfi bir durum değildir. Organize ve belli odaklar tarafından yapıldığı ve yönlendirildiği belli olan bu tür olaylarla eğitim kurumlarımızın bir arada anılması doğru bulmadığımızı  belirtmek isteriz.

Bizler, bu ülkenin çocuklarının; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılapları doğrultusunda, bu toprakların milli, manevi ve kültürel değerlerine bağlı, vatansever bireyler olarak yetişmesini temenni ediyor ve bunun için mücadele ediyoruz. Öğrencilerimizi devlete, öğretmenine ve okul yönetimine karşı kışkırtan, onları milli kimliğinden koparmaya çalışan her türlü teşvik ve yönlendirmenin karşısındayız.

Evlatlarımızı karanlık odakların fonladığı kliklerin insafına bırakmayacağız. Eğitim kurumlarımızın ideolojik laboratuvarlara veya devlet karşıtı eylemlerin zeminine dönüştürülmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Millî Eğitim Bakanlığı’mızı ve ilgili tüm devlet kurumlarımızı, okullarımız üzerindeki bu dış kaynaklı vesayet odaklarına karşı somut adımlar atmaya davet ediyoruz.

LGS’de ilk kez uygulanacak! 900 bin öğrenciye beslenme! Pakette neler var?

LGS kapsamındaki merkezi sınav, 13 Haziran Cumartesi günü yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla yapılacak.

MEB tarafından bu yıl yapılacak sınavda öğrencilere ilk defa sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılması kararlaştırılmıştı.

PAKET ALACAK ÖĞRENCİ SAYISI BELLİ OLDU
Merkezi sınava başvuru sırasında e-Okul sistemi üzerinden talepte bulunan velilerin çocuklarına verilecek beslenme paketinden yararlanacak öğrenci sayısı belli oldu. Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışında sınava girecek 1 milyon 22 bin 658 öğrenciden yaklaşık yüzde 91'ine beslenme paketi dağıtılacak. Böylelikle 924 bin 191 öğrenci, sınavın iki oturumu arasında beslenme paketinden faydalanmış olacak.

ÖĞRENCİLER BESLENME PAKETİ TALEP DURUMLARINA GÖRE OKULLARA YERLEŞTİRİLDİ
MEB, beslenme paketinden faydalanacak öğrencileri, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirdi. Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek. Böylelikle beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler, farklı bina veya salonlarda sınava girmiş olacak. Yurt dışında sınava girecek öğrencilere de su hariç beslenme paketinin sınav evrakıyla gönderilmesi kararlaştırıldı.

LGS adaylarına beslenme rehberi

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevra Koç, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava girecek öğrencilere, sınav sabahı yapılacak dengeli bir kahvaltının dikkat ve odaklanmayı destekleyebileceği, bu nedenle kahvaltının ihmal edilmemesi tavsiyesinde bulundu.

Koç, yaptığı açıklamada, LGS gibi yüksek bilişsel performans gerektiren sınavlar öncesinde beslenmenin dikkat, çalışma belleği ve işlem hızı üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi.

Düzenli öğün tüketimi ve özellikle kahvaltının çocuk ve ergenlerde akademik performansı olumlu etkilediğini belirten Koç, beynin temel enerji kaynağının glikoz olduğunu, uzun süreli açlığın ise dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluğa neden olabileceğini ifade etti.

Sınav döneminde kan şekeri dengesini koruyan sağlıklı ve dengeli beslenmenin odaklanmayı artırdığını vurgulayan Koç, bu durumun bilişsel işlevlerin sürdürülmesine katkı sağladığını kaydetti.

Koç, sınav döneminde öğün düzeninin korunmasının önem taşıdığını vurgulayarak, "Son günlerde amaç, diyet değişikliği değil beslenme stabilizasyonu olmalıdır. Yeni besin denemeleri yapılmamalı, mide, bağırsak toleransı bilinen besinler tüketilmelidir." dedi.

Akdeniz tipi beslenme modelinin tam tahıllı besinler, kaliteli protein kaynakları ve sağlıklı yağlar içermesi dolayısıyla bilişsel işlevleri desteklediğini aktaran Koç, sınav öncesinde dengeli ve düzenli beslenmenin önem taşıdığını dile getirdi.

"Kahvaltı atlandığında kan şekerinde dalgalanmalar oluşabilir"

Kahvaltının sınav performansı açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkati çeken Koç, şunları kaydetti:

"Kahvaltı yapılmadığında kan şekerinin düşme eğilimi, dikkat dağınıklığı ve mental yorgunluk görülebilir. Çalışmalar, kahvaltı yapan öğrencilerin özellikle dikkat testlerinde daha yüksek performans gösterdiğini ortaya koymaktadır. Kahvaltı atlandığında kan şekerinde dalgalanmalar oluşabilir. Bu durum sınav sırasında dikkat kaybı, motivasyon düşüklüğü ve zihinsel yorgunlukla ilişkilidir. Uzun süreli açlık ayrıca stres hormonlarını artırarak kaygıyı da şiddetlendirebilir."

Koç, sınav sabahı yapılacak kahvaltıda yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek, süt veya yoğurt ile ceviz, fındık ve badem gibi kuruyemişlere yer verilmesini önerdi.

Yumurta, peynir, süt ürünleri ve kuruyemişlerin bilişsel performansı destekleyen besinler arasında yer aldığını ifade eden Koç, bu besinlerin dengeli şekilde tüketilmesinin hem tokluk süresini uzattığını hem de sınav sırasında dikkat ve odaklanmanın sürdürülmesine yardımcı olduğunu kaydetti.

Koç, sınav kaygısının bazı öğrencilerde iştahsızlığa neden olabileceğini belirterek, "Akut stres iştahı baskılayabilir. İştahsızlık durumunda yoğun bir kahvaltı yerine küçük hacimli, sıvı veya yarı sıvı besinler tercih edilmelidir. Muz ve süt. Kefir. Yoğurt ve meyve. Süt, yoğurt, kefir, meyve ve tam tahılların olduğu içecekler de hazırlanabilir." dedi.

Şekerli gıdalar ve enerji içeceklerine karşı da uyarılarda bulunan Koç, bu ürünlerin sınav performansını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Basit şeker içeren gıdaların kan şekerinde ani yükseliş ve düşüşlere yol açarak dikkat dağınıklığına neden olabileceğini ifade eden Koç, enerji içeceklerinin ise yüksek kafein ve şeker içerikleri nedeniyle kaygıyı artırabileceğini kaydetti.

"Fazla yağlı ve baharatlı yiyecekler uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir"

Sınavdan bir gün önceki akşam yemeğinin hafif ve dengeli olması gerektiğinin altını çizen Koç, fazla yağlı ve baharatlı yiyeceklerin uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceğini, öğrencilerin sindirimi zorlayabilecek besinlerden uzak durmalarının faydalı olacağını ifade etti.

Koç, su tüketiminin de sınav performansı açısından önemli olduğuna dikkati çekerek, hafif düzeydeki sıvı kaybının bile dikkat ve kısa süreli belleği olumsuz etkileyebileceğini, bu nedenle sınav günü su tüketiminin gün içine yayılması gerektiğini söyledi.

Ailelerin sınav döneminde yemeği başarıyla ilişkilendirmemesi, öğrenciler üzerinde fazla baskı kurmaması gerektiğini belirten Koç, son günlerde yeni besinlerin denenmemesi ve enerji içecekleri gibi yanlış alternatiflere yönlendirilmemesi gerektiğini de kaydetti.

Kaynak: TRT HABER

Bilgi Üniversitesi'nden yeni açıklama!

Açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan, üniversitenin kuruluşundan bu yana benimsediği değerler, yenilikçi eğitim yaklaşımı ve toplumsal faydayı odağına alan çalışmalarıyla, iz bıraktığını belirtti.

On binlerce mezunu ve öğrencisi, akademik ve idari kadrosu ile güçlü bir üniversite topluluğunu temsil ettiklerini aktaran Yazgan, "Bu birikimimizden aldığımız güçle, eğitim yolculuğumuzu en iyi şekilde sürdürmeye, akademik mükemmeliyeti geliştirmeye, üniversitemizin kurumsal değerlerini ileriye taşımaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında yarattığı güçlü geleneğin ortak bir emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Yazgan, "Üniversitemizin bugünkü saygın konumuna ulaşmasında emeği ve katkısı bulunan tüm mensuplarına, değerli akademisyenlerimize, idari çalışanlarımıza, öğrencilerimize ve mezunlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum." değerlendirmesinde bulundu.

LGS'ye 1 milyondan fazla öğrenci katılacak

14 Haziran Pazar günü yapılacağı duyurulan LGS merkezi sınavının tarihi, aynı gün A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya milli takımıyla oynayacağı müsabakanın bitiş saatinin, sınav başlangıç saatiyle çakışması nedeniyle bir gün öne alınmıştı.

Bu doğrultuda merkezi sınav, 13 Haziran'da yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde yapılacak. İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak.

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek.

LGS kapsamındaki merkezi sınavın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve sınav öncesinde bina ve çevresinin temizlik, hijyen ve fiziki şartlar bakımından sınava hazır hale getirilmesi, sınav salonlarının numaralandırılması ve gerekli yönlendirme levhalarının yerleştirilmesi gibi okul hazırlıklarının tamamlanabilmesi adına 12 Haziran Cuma günü idari tatil ilan edildi.

Sınav uygulamalarını yerinde görmek amacıyla 200 bakanlık temsilcisi görevlendirilecek

MEB tarafından özel eğitim gereksinimi olan adayların sınav oturumlarında, adaylara standartlara uygun ve etkili destek sunabilmek amacıyla görev alacak yardımcı engelli gözetmenlere yönelik kurs programları düzenlendi. Yardımcı engelli gözetmenler, öncelikle bu kursu alan öğretmenler arasından belirlenecek.

Bakanlıkça sınav süreçlerini gözlemlemek, rehberlik etmek ve sınav uygulamalarını yerinde görmek amacıyla, 81 il için 200 kurum temsilcisinin görevlendirmesi yapılacak. Kurum temsilcileri Genel Müdür yardımcıları, daire başkanları, müfettişler ve ilgili Genel Müdürlük personeli arasından belirlenecek.

Yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek
LGS kapsamındaki merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek.

Bununla birlikte, belirli sayıda sınav binalarında sınavın gerçekleştirileceği salonlarda da kamera sistemi kurularak pilot çalışmanın yapılması planlandı.

İlk kez beslenme paketi dağıtılacak

Bakanlıkça alınan karar doğrultusunda öğrencilere ilk kez sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak.

Beslenme paketi, sınav başvuru esnasında velisi tarafından talep edilen öğrencilere dağıtılacak ve öğrenciler, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirilecek.

Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek.

Yurt dışında sınava girecek öğrenciler için de su hariç beslenme paketinin sınav evrakları ile gönderilmesi planlandı.

Adayların binalara yerleştirilmeleri de ikiz öğrencilerin sınav binaları aynı olacak şekilde planlanarak, ailelerin sınav günü yaşayabileceği ulaşım kaynaklı karmaşanın önüne geçilmesi hedeflendi.

Sınavın kapsamı

LGS kapsamındaki merkezi sınavda, 8'inci sınıf öğretim programlarında yer alan kazanımlar esas alınacak.

Sorular, öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç becerilerini ölçecek nitelikte hazırlanacak.

Birinci oturumda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dilden toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek.

İkinci oturumda ise matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre tanınacak.

Sonuçlar 10 Temmuz'da açıklanacak
Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da "www.meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak.

Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz'da yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos'ta ilan edilecek.

Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları ise 5-14 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.

1 milyon öğrenciye LGS’de yeni dönem: Beslenme paketi dağıtılacak

Milli Eğitim Bakanlığınca 13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava, yurt içi ve yurt dışında toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci katılacak. Sınav, Türkiye genelinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 binada eş zamanlı olarak uygulanacak.

15 soruda LGS'ye girecek öğrencilere sınav rehberi! Yanlış cevaplar doğru cevapları götürüyor mu?

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 1 milyona yakın 8'inci sınıf öğrencisinin heyecanla beklediği Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavın 13 Haziran 2026 Cumartesi günü, iki oturum hâlinde ve toplam 90 soruyla yapılacağını açıkladı. Sınavın yapısında, soru tiplerinde ve puanlama sisteminde bu yıl hiçbir değişiklik yapılmadı; adaylar sözel bölümde 50, sayısal bölümde 40 soruya yanıt verecek ve 3 yanlış cevap yine 1 doğru cevabı götürecek. Bireysel başvuruların tamamlanmasının ardından fotoğraflı sınav giriş belgeleri 3 Haziran'dan itibaren okullardan dağıtılmaya başlanırken, merakla beklenen sınav sonuçları ise 10 Temmuz 2026 tarihinde MEB'in resmî internet sitesi üzerinden ilan edilecek.

LGS 2026 sınav yerleri açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığı, LGS (Liselere Geçiş Sistemi) kapsamındaki merkezi sınava katılacak öğrenciler için sınav giriş belgelerini erişime açtı. Adaylar, sınava ilişkin yer ve salon bilgilerine e-Okul sistemi üzerinden ulaşabilecek. Öğrencilerin, geçerli kimlik belgesinin yanı sıra sınava gelirken fotoğraflı ve onaylı sınav giriş belgesini yanında bulundurması gerekiyor.

LGS SINAV GİRİŞ BELGESİ NASIL ALINIR?
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan kılavuza göre, fotoğraflı LGS sınav giriş belgeleri, 3 Haziran'dan itibaren elektronik ortamda okul müdürlükleri tarafından alınacak, mühürlenerek onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek.

Öğrencilerin, sınava gelirken fotoğraflı ve onaylı sınav giriş belgesi ile geçerli kimlik belgesini yanlarında bulundurmaları gerekecek.

LGS 13 Haziran Cumartesi günü yapılacak. LGS birinci oturumu Türkiye saati ile 09.30'da, ikinci oturumu ise 11.30'da başlayacak.

9 günlük tatil, YKS adayları için kritik fırsata dönüşebilir

Tatil sürecinin dengeli programlarla değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akoğlan, eksik konuların tamamlanması, deneme analizlerinin yapılması ve psikolojik dayanıklılığın korunmasının sınav sürecinde belirleyici olabileceğini kaydetti. YKS’ye kısa süre kala başlayan Kurban Bayramı tatilinin öğrenciler için kritik bir döneme denk geldiğini belirten Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, uzun tatil sürecinin plansız geçirildiğinde çalışma disiplinini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Akoğlan, birçok adayın bu dönemde çalışma temposunu düşürdüğünü, bu nedenle planlı hareket eden öğrencilerin rakiplerine karşı avantaj sağlayabileceğini ifade etti. Sınav hazırlığında yalnızca uzun saatler boyunca ders çalışmanın yeterli olmadığını vurgulayan Akoğlan, doğru stratejiyle yürütülen bir programın daha verimli sonuçlar ortaya çıkarabileceğini dile getirdi. Tatilin tamamen ders çalışılarak geçirilmesinin zihinsel tükenmişliğe neden olabileceğini belirten Akoğlan, sürecin tamamen boş geçirilmesinin de öğrencilerin aylardır sürdürdüğü hazırlık temposunu sekteye uğratabileceğini söyledi. ÇALIŞMA TEMPOSUNUN KORUNMASI ÖNEM TAŞIYOR Bayram tatilinin öğrenciler açısından kontrollü bir çalışma sürecine dönüştürülebileceğini ifade eden Akoğlan, özellikle sınava kısa süre kala zaman yönetiminin büyük önem taşıdığını kaydetti. Sınav dönemlerinde başarıyı belirleyen unsurlardan birinin kriz anlarında sürdürülen disiplin olduğunu söyleyen Akoğlan, uzun tatillerin bu açıdan önemli bir test niteliği taşıdığını belirtti. Öğrencilerin bu süreçte yalnızca konu tekrarına yönelmek yerine eksiklerini analiz ederek hareket etmesi gerektiğini ifade eden Akoğlan, deneme sınavlarının dikkatli şekilde incelenmesinin önemli katkı sağlayacağını söyledi. Eksik kazanımların tespit edilmesi ve belirli soru tiplerine yoğunlaşılmasıyla daha verimli sonuçlar elde edilebileceğini dile getirdi. Tatil sürecinin dengeli bir planlamayla yürütülmesi gerektiğini belirten Akoğlan, bayramın ilk gününün aile ziyaretleri, dinlenme ve moral depolamaya ayrılmasının faydalı olabileceğini ifade etti. Kalan günlerde ise kontrollü fakat disiplinli bir çalışma programı uygulanmasının öğrencilerin motivasyonunu koruyabileceğini söyledi. Öğrencilerin biyolojik saatlerini sınav düzenine göre ayarlamasının da önem taşıdığını belirten Akoğlan, sabah saatlerinde düzenli deneme çözmenin sınav pratiği açısından katkı sağlayabileceğini kaydetti. Özellikle TYT ve AYT denemelerinin belirli saatlerde çözülmesinin öğrencilerin zaman yönetimi becerilerini geliştirebileceğini ifade etti. EV ORTAMINDAKİ HAREKETLİLİK AVANTAJA ÇEVRİLEBİLİR Bayram günlerinde ev ortamında oluşan hareketliliğin öğrenciler açısından tamamen olumsuz değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Akoğlan, dikkat kontrolünün geliştirilmesi açısından bu sürecin fırsata dönüştürülebileceğini belirtti. Mutfaktan gelen sesler, misafir hareketliliği veya ev içerisindeki yoğunluğun öğrenciler için bir dikkat antrenmanı işlevi görebileceğini dile getirdi. Gerçek sınav ortamında da çeşitli dikkat dağıtıcı unsurların bulunabileceğini hatırlatan Akoğlan, farklı sesler arasında odaklanabilen öğrencilerin sınav sırasında daha kontrollü hareket edebileceğini söyledi. Özellikle dikkat süresini koruyabilmenin sınav performansı açısından önemli olduğunu kaydetti. Öğrencilerin uzun süredir ertelediği zor konulara yönelmesinin bu süreçte önemli kazanımlar sağlayabileceğini ifade eden Akoğlan, konfor alanından çıkmanın sınav başarısında etkili olduğunu söyledi. Özellikle öğrencilerin çekindiği konuların belirlenerek bu alanlara yönelik yoğunlaşmasının eksiklerin kapanmasına yardımcı olacağını kaydetti. Sabah saatlerinde zihinsel performansın daha yüksek olduğuna dikkat çeken Akoğlan, öğrencilerin ağır konuları günün erken saatlerinde çalışmasının faydalı olabileceğini belirtti. Matematik, fizik ve kimya gibi derslerde zorlanılan başlıklara odaklanmanın sınav sonuçlarına doğrudan katkı sağlayabileceğini ifade etti. DENEME ANALİZLERİNİN ÖNEMİ VURGULANDI Deneme sınavlarının yalnızca çözülmesinin yeterli olmadığını belirten Akoğlan, asıl önemli noktanın analiz süreci olduğunu söyledi. Yanlış yapılan veya boş bırakılan soruların yeniden incelenmesinin eksik bilgilerin fark edilmesine yardımcı olacağını kaydetti. Tüm konuyu baştan sona tekrar etmek yerine belirli soru tiplerine yönelik çalışmalar yapılmasının daha verimli olabileceğini ifade eden Akoğlan, kısa süreli ama hedef odaklı çalışmaların zaman yönetimi açısından avantaj sağlayabileceğini dile getirdi. Daha önce çözülen denemelerin yeniden gözden geçirilmesinin önemli katkılar sunabileceğini belirten Akoğlan, öğrencilerin geçmiş denemelerde yanlış yaptığı sorulara yeniden dönmesinin bilgi eksiklerini kapatabileceğini söyledi. Bu yöntemin özellikle sınav öncesi tekrar sürecinde faydalı sonuçlar verebileceğini ifade etti. Ezber gerektiren derslerde ise ses kaydı yönteminin kullanılabileceğini belirten Akoğlan, öğrencilerin kendi hazırladığı kısa notları yürüyüş sırasında dinlemesinin bilgilerin kalıcılığını artırabileceğini kaydetti. Fiziksel hareketin öğrenme sürecine olumlu katkı sunduğunu belirten Akoğlan, özellikle tarih, edebiyat ve biyoloji gibi derslerde bu yöntemin kullanılabileceğini söyledi. PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK DA BELİRLEYİCİ OLUYOR Bayram sürecinde öğrencilerin yalnızca akademik açıdan değil, psikolojik olarak da zorlanabileceğini belirten Akoğlan, çevreden gelen soruların adaylar üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi. “Netler nasıl?”, “Hangi bölümü hedefliyorsun?” gibi soruların öğrencilerin kaygı düzeyini artırabileceğini ifade etti. Bu tür durumlarda öğrencilerin uzun açıklamalara girmek yerine kısa ve net cevaplarla konuyu kapatmasının daha sağlıklı olabileceğini kaydeden Akoğlan, adayların enerjilerini çevresel baskılara değil kendi çalışma süreçlerine yönlendirmesi gerektiğini dile getirdi. Sınav başarısında yalnızca akademik bilginin değil, kaygı yönetimi ve psikolojik dayanıklılığın da önemli rol oynadığını belirten Akoğlan, disiplinli çalışma kadar motivasyonun korunmasının da büyük önem taşıdığını söyledi. Akoğlan, uzun bayram tatilinin doğru planlandığında öğrenciler için önemli kazanımlar sağlayabileceğini ifade ederek, düzenli çalışan, eksiklerini analiz eden ve çalışma temposunu koruyan adayların sınav sürecinde avantaj elde edebileceğini kaydetti.

Türkçe Dil Yeterlikleri e-Sınavı'nın sonuçları açıklandı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen bireylere yönelik uygulanan sınav, 25 Nisan'da ilk kez gerçekleştirildi.

Türkçenin uluslararası ölçekte öğretimi ve belgelendirilmesine katkı sağlamak amacıyla "okuma, yazma, konuşma ve dinleme" becerilerini ayrı ayrı ölçen ve elektronik ortamda gerçekleştirilen sınavın sonuçlarına "turkcedil.meb.gov.tr" adresinden erişilebiliyor.

2026 GSB Yaz Gençlik Kampları başvuru ekranı: GSB yaz kampı başvurusu nasıl yapılır, ücretli mi?

Türkiye’nin dört bir yanında doğayla iç içe, eğlence ve dostluk dolu bir yaz gençleri bekliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ücretsiz olarak düzenlediği 2026 Yaz Gençlik Kampları için başvurular başladı. Deniz ve doğa temalı kamplarda gençler hem yeni arkadaşlıklar kuracak hem de unutulmaz bir kamp deneyimi yaşayacak. İşte 2026 GSB Yaz Gençlik Kampları başvuru ekranı ve detaylar.

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasının ardından YÖK'ten ilk açıklama

YÖK'ten yapılan açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmi iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz."

Dijital kuşatmaya karşı 81 ilde yaz okulu!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yayınladığı, 20 binden fazla öğrenciyle yapılan bir çalışmadan örnek veren Albayrak, çalışmanın gençlerin yüzde 35'inin dijital bağımlılık konusunda alarm veren bir seviyede olduğunu, bu gençlerin büyük bir kısmının dijital okuryazarlık anlamında da yetersiz bir olgunlukta olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Albayrak, bir başka araştırmanın da gençlerin yüzde 33'ünün yapay zekayla yazışmanın insanla konuşmaktan daha kolay olduğunu düşündüğünü gösterdiğini, bunun ciddi anlamda sorgulanması gereken bir durum olduğunu söyledi.

Gençlerin yönlerini belirlerken yapay zekayı kullandığına işaret eden Albayrak, "Güvenli liman gibi görülen dijital mecralara biraz daha yakından baktığınızda aslında çok zehirli, çok sınırlı sayıda şirketin elinde algoritmalarının oluşturulduğu bir yapı. En büyük yapay zeka araçlarından bir tanesi çok ciddi anlamda manipülasyon yapıyor." dedi.

"DİJİTAL MECRA KARŞISINDA ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK ZORUNDAYIZ"

Albayrak, şunları kaydetti:

"Mevcut makineler her ne kadar günlük hayatımızı kolaylaştırıyor gibi görünse de kendi içinde barındırdığı çok zehirli, karanlık, yaşadığımız toplumda beğenmediğimiz pek çok şeyi aslında yineleyen ve belki biraz daha sisli bir hale getiren bir algoritmaya sahip. Dolayısıyla bizlerin yetişkinler olarak çocuklarımıza karşı en temel sorumluluğu iyimser bir tavır içinde olmamak. Dijital mecra karşısında çocuklarımızı korumak zorundayız. Bunun özgürlüklerle, ifade özgürlüğüyle hiçbir alakası yok. Çocuğunuza bile isteye zehir vermezsiniz, bozuk bir yemek yedirmezsiniz."

Yetişkinlere büyük sorumluluk düştüğünü aktaran Albayrak, "Maraş'ta, Urfa'da yaşadığımız hadiselerin Türk toplum kodlarıyla, Türk medeniyet kodlarıyla uzaktan yakından anlaşılabilecek bir tarafı yok." ifadelerini kullandı.

"BU ÇALIŞMAYI 'TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMAK' OLARAK DEĞERLENDİRİYORUM"

Albayrak, "Birbirine benzeyen bir dünyada dijitalleşme bütün ülkelerin meselesi ve bu dijital mecralarda yetişen çocuklar sanki bizlerin çocukları değil. Dolayısıyla çocuklarımızdan elimizi çekmemek gibi bir sorumluluğumuz var. Bu alanı tehlikelere karşı koruma sorumluluğumuz var. Ailelere çok iş düşüyor. Onlar da haklı olarak 'Biz nasıl koruyacağız ki?' diye soruyorlar. Dijital mecraların bağımlılık yapmak gibi bir meselesi var." değerlendirmesinde bulundu.

Bağımlılığın ortak bir mekanizması olduğunu kaydeden Albayrak, "Biz bu konudaki avcıyı tanıyoruz. Av olanın da çocuklarımız olmasını istemiyoruz. Evlatlarımızı, kuzularımızı kurda yem etmeyeceğiz." diye konuştu.

Albayrak, yakın zamanda oluşturulan dijital mecralarla ilgili düzenlemeyi çok önemli bulduğunu kaydederek, "TÜGVA'nın bu çalışmasını, 'taşın altına elini koymak' olarak değerlendiriyorum. Ailelerin, çocuklarını özellikle de çok uzun bir yaz tatilinde nasıl, neyle meşgul edeceklerini hem zihnen hem bedenen hem manen bilmediklerini görüyorum. Dolayısıyla zorlandıklarını görüyorum. Hele çalışan anne babaların hanelerinde işin daha da zor olduğu tabii ki çok anlaşılabilir bir şey." ifadelerini kullandı.

Yaz Okulu gibi projelerin ücretsiz olmasının toplumsal bir iyilik hareketi olduğunu, güvenli alanları sağladığını aktaran Albayrak, emeği geçenlere teşekkür etti.

"TOPYEKUN BİR ŞEKİLDE GENÇLERİMİZİN GELİŞİM SÜRECİNDE SORUMLULUK ÜSTLENMELİYİZ"

TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci de bir eğitim seferberliğinin çağrısını yapmak için toplandıklarını söyledi. Dünyanın büyük bir değişim yaşadığını, teknolojinin geliştiğini, mesleklerin dönüştüğünü vurgulayan Beşinci, hızlı değişen bir çağda gençleri yalnızca sınavlara hazırlamanın yetmediğini, gençleri çağın gerekleriyle donatırken kendi değerlerinden koparmamak gerektiğini belirtti.

Beşinci, gençlerin zihninin, fikirlerinin, zamanının ve hatta hayallerinin bile küresel sistem tarafından şekillendirildiğine işaret ederek, "Gençlerimiz her gün binlerce görüntü, fikir, akıl ve yönlendirme arasında kendi kimliğini korumaya çalışıyor. Bizler bu gençliği sadece eleştirmek, yadırgamak değil, onların vermiş olduğu bu mücadeleyi anlamak zorundayız. Onların yanında olabilmeyi ve kalabilmeyi başarmak zorundayız." dedi.

Eğitimin yalnızca öğretmenlerin ya da okulların omuzlayabileceği bir mesele olmadığını belirten Beşinci, "Aile, okul, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları ve toplumun tüm dinamikleri topyekun bir şekilde gençlerimizin gelişim sürecinde sorumluluk üstlenmelidir." diye konuştu.

Beşinci, "Türkiye Gençlik Vakfı olarak bizler yaz okullarımızı ve doğa kamplarımızı başlatıyoruz. Bu yılki hedefimizi 500 bin evladımıza ulaşmak üzere koyuyoruz. Gençlerimiz burada Kur'an-ı Kerim'in nuruyla kalbini, sporun disipliniyle bedenini, bilginin gücüyle zihnini tahkim ediyoruz. İlmihalden adabımuaşerete, binicilikten okçuluğa, yüzmeden santranca, tiyatrodan doğa yürüyüşlerine kadar çok zengin bir müfredata sahip yaz okullarımıza ortaokullu tüm gençlerimizi bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

6 HAFTA BOYUNCA DEVAM EDECEK

Ücretsiz yapılacak TÜGVA Yaz Okulu'na ilişkin soruları cevaplayan Beşinci, şunları kaydetti:

"Yaz okullarımız 6 hafta boyunca, temmuz ayı itibarıyla başlamış olacak. Başvurular bugün itibarıyla web sitemiz üzerinden alınmaya başlandı. Anadolu'nun dört bir tarafına inşallah yayılmış olacak. Buraya bütün ortaokullu öğrencilerimiz katılabilir. Doğa kamplarımız 3 gece 4 gün süresince olacak o da temmuz ayı boyunca devam edecek. Tematik kamplarımız da olacak, birçok etkinliğe gençlerimizle ortak şekilde imza atmış olacağız."

Tanıtım programında, yazar Prof. Dr. Sadettin Ökten, yazar Ekrem Demirli, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, Prof. Dr. Oytun Erbaş, yazar Hayati İnanç, yazar Merve Gülcemal, gazeteci İbrahim Zahid Altay, yazar Hatice Kübra Tongar ile yazar Sıtkı Aslanhan da fikir ve görüşlerini paylaştığı birer konuşma yaptı.

Programa, davetlilerin yanı sıra çok sayıda ortaokul öğrencisi katılım sağladı.

AÖF 2026 bahar dönemi final sonuçları açıklandı! Yaz okulu sınavları ne zaman?

AÖF bahar dönemi final sınav sonuçları Anadolu Üniversitesi tarafından erişime açıldı. Binlerce öğrencinin heyecanla beklediği 2025-2026 AÖF sonuçları, e-Devlet ve Açıköğretim Öğrenci Otomasyonu üzerinden TC kimlik numarasıyla sorgulanabiliyor. İşte Anadolu Üniversitesi AÖF sonuç sorgulama ekranı linki, 35 baraj puanı ders geçme notu detayları ve 22 Ağustos 2026'da yapılacak yaz okulu sınav takvimi.

Özel ders fiyatları cep yakıyor: Saatlik 9 bin 500 liraya yükseldi! Öğretmene, ders alanına, lokasyona göre farklılık gösteriyor

Sınavlara hazırlanan öğrenciler özel derslere yöneldi. Fiyatlar ise dudak uçuklattı. Ders saat ücreti sayısalda 7 bin 500 liraya kadar çıktı. Özel eğitim gerektiren alanlarda ise veliye çıkarılan saatlik fatura 9 bin 500 lirayı buldu...

Gölcük Eyüp Sultan İmam Hatip Ortaokulu, Lise bölümü açıldı

Başarıları Kocaeli sınırlarını aşan, Türkiye genelinde birincilikleriyle dikkatleri üzerine çeken Gölcük Eyüp Sultan Yatılı Diyanet Kur’an Kursu ve Hafızlık Proje İmam Hatip Ortaokulu, Lise bölümünün açılışının heyecanını yaşıyor.

Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi" kapsamında, öğrenciler akademik derslerinden ödün vermeden Kur’an-ı Kerim’i kalplerine nakşederken, Asım'ın Nesli rüyasının gerçekleşmesine katkıda bulunuyor.

Gölcük Eyüp Sultan İmam Hatip Ortaokulu Lise Bölümü Açıldı

  • Hem Fen Hem Sosyal Bilimler Programı

Gölcük’te ilk proje imam hatip ortaokullarından biri olarak faaliyet gösteren ve elde ettiği başarılarla dikkat çeken eğitim yuvası, lise kademesiyle hizmet ağını genişletti. Yeni açılan Eyüp Sultan Proje Anadolu Lisesi, öğrencilerine Fen Bilimleri Programı ve Sosyal Bilimler Programlarıyla iki temel alanda müfredat sunacak.

  • MİKAV Desteğiyle Eğitim

Okulun eğitim ve altyapı süreçleri, Kocaeli’de yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren, hizmetleri mazlum coğrafyalara kadar ulaşan, onursal başkanlığını 20. Dönem Rize Milletvekili ve İlahiyatçı Hatip Şevki Yılmaz'ın yürüttüğü Manevi ve İktisadi Kalkınma Vakfı (MİKAV) tarafından desteklenen Gölcük Eyüp Sultan Yatılı Diyanet Kur’an Kursu ve Hafızlık Proje İmam Hatip Ortaokulu, yeni açılan lise kademesiyle öğrencilerini bekliyor.



Gölcük Eyüp Sultan İmam Hatip Ortaokulu İnstagram hesabı:
https://www.instagram.com/golcukeyupsultanihoo/

Okullarda yeni dönem! Veliler dikkat...

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullardaki yaşanan saldırıların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, "Veli Randevu Sistemi"nin daha etkin hale getirilmesine yönelik açıklamaları üzerine sistemde yapılacak değişiklikler belli oldu.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, öğretmen-veli görüşmeleri için e-Devlet kullanıcı bilgileriyle okulların internet sitelerinden randevu alabilmesine olanak sağlayan "Veli Randevu Sistemi"nin daha güvenli ve planlı yürütülmesine ilişkin kapsamlı çalışma başlattı.

Sürecin velinin sisteme giriş yapıp randevu oluşturmasına bağlı olduğu eski sistemin, yaşanan saldırı olaylarının ardından sınırlı kalması düşüncesiyle bir dizi ekleme yapan Bakanlık, tasarlanan yeni sistemle veli randevu sürecinin daha esnek ve çok kanallı bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyor.

Eski sistemde veliler e-Devlet kullanıcı bilgileriyle "okulrandevu.meb.gov.tr" internet adresinden öğretmenlerin uygunluğuna göre randevu oluşturabiliyordu.

Yeni sistemde süreç yine randevu oluşturma, okul onayı ve görüşme adımlarından oluşacak ancak mevcut sistemden farklı olarak başvuru kanallarının çeşitlendirilmesi, okulun da veli adına randevu oluşturabilmesi ve velinin süreçle ilgili farklı kanallardan bildirim alabilmesi sağlanacak.

BAKANLIK GÖRÜŞMENİN KONU BAŞLIĞINI GÖREBİLECEK

Bu doğrultuda veliler yalnızca "okulrandevu.meb.gov.tr" adresinden değil, aynı zamanda Veli Bilgilendirme Sistemi'nin (VBS) mobil uygulaması e-Okul VBS Mobil, BiP'teki Okul-Veli Asistanı (OVA) kanalı ve Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM) olmak üzere farklı kanallar üzerinden de randevu sürecini başlatabilecek.

Yeni sistemle birlikte okullar gerektiği durumda veli adına randevu oluşturacak ve randevularla ilgili veliye SMS ve e-posta bildirimi gönderilecek.

Ayrıca Bakanlık, oluşturulan randevuların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ve görüşmenin içeriğini konu başlığı bağlamında takip edebilecek.

ÖĞRETMEN VE VELİLER ÇEVRİM İÇİ GÖRÜŞME YAPABİLECEK

MEB, özellikle çalışan veya zamanı sınırlı olan velilerin de öğrencilerin eğitimi üzerindeki görünürlüğünü artırmak için adım atmayı hedefliyor.​​​​​​​

Bu kapsamda BiP altyapısı üzerinden veli ve öğretmenin çevrim içi görüşme seçeneğini de yeni sisteme entegre etmeyi planlıyor.

💾

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullardaki yaşanan saldırıların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, "Veli Randevu Sistemi"nin daha etkin hale getirilmesine yönelik açıklamaları üzerine sistemde yapılacak değişiklikler belli oldu.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, öğretmen-veli görüşmeleri için e-Devlet kullanıcı bilgileriyle okulların internet sitelerinden randevu alabilmesine olanak sağlayan "Veli Randevu Sistemi"nin daha güvenli ve planlı yürütülmesine ilişkin kapsamlı çalışma başlattı.</p>

<p>Sürecin velinin sisteme giriş yapıp randevu oluşturmasına bağlı olduğu eski sistemin, yaşanan saldırı olaylarının ardından sınırlı kalması düşüncesiyle bir dizi ekleme yapan Bakanlık, tasarlanan yeni sistemle veli randevu sürecinin daha esnek ve çok kanallı bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyor.</p>

<p>Eski sistemde veliler e-Devlet kullanıcı bilgileriyle "okulrandevu.meb.gov.tr" internet adresinden öğretmenlerin uygunluğuna göre randevu oluşturabiliyordu.</p>

<p>Yeni sistemde süreç yine randevu oluşturma, okul onayı ve görüşme adımlarından oluşacak ancak mevcut sistemden farklı olarak başvuru kanallarının çeşitlendirilmesi, okulun da veli adına randevu oluşturabilmesi ve velinin süreçle ilgili farklı kanallardan bildirim alabilmesi sağlanacak.</p>

<p><strong>BAKANLIK GÖRÜŞMENİN KONU BAŞLIĞINI GÖREBİLECEK</strong></p>

<p>Bu doğrultuda veliler yalnızca "okulrandevu.meb.gov.tr" adresinden değil, aynı zamanda Veli Bilgilendirme Sistemi'nin (VBS) mobil uygulaması e-Okul VBS Mobil, BiP'teki Okul-Veli Asistanı (OVA) kanalı ve Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM) olmak üzere farklı kanallar üzerinden de randevu sürecini başlatabilecek.</p>

<p>Yeni sistemle birlikte okullar gerektiği durumda veli adına randevu oluşturacak ve randevularla ilgili veliye SMS ve e-posta bildirimi gönderilecek.</p>

<p>Ayrıca Bakanlık, oluşturulan randevuların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ve görüşmenin içeriğini konu başlığı bağlamında takip edebilecek.</p>

<p><strong>ÖĞRETMEN VE VELİLER ÇEVRİM İÇİ GÖRÜŞME YAPABİLECEK</strong></p>

<p>MEB, özellikle çalışan veya zamanı sınırlı olan velilerin de öğrencilerin eğitimi üzerindeki görünürlüğünü artırmak için adım atmayı hedefliyor.​​​​​​​</p>

<p>Bu kapsamda BiP altyapısı üzerinden veli ve öğretmenin çevrim içi görüşme seçeneğini de yeni sisteme entegre etmeyi planlıyor.</p>

Bakan Tekin: Eğitim sistemimizde kültüre daha fazla yer açacağız

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak kültürün ve kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasına büyük önem veriyor, eğitim sistemimizde kültüre daha fazla yer açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.

e-YÖKDİL sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının internet sitesindeki duyuruya göre, bugün yapılan e-YÖKDİL 2026/1 İngilizce-Sosyal Bilimler sınavının değerlendirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınav sonuçlarına ÖSYM'nin "sonuc.osym.gov.tr" adresinden kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek.

YÖK'ten yeni adım! Üniversite affı geliyor! Terör, cinsel saldırı ve uyuşturucu suçları kapsam dışında tutulacak

YÖK'ten yeni adım! Üniversite affı geliyor! Terör, cinsel saldırı ve uyuşturucu suçları kapsam dışında tutulacak
YÖK’ün hazırladığı 27 maddelik yeni kanun teklifi taslağıyla üniversite affının kapsamı genişletiliyor. Hazırlık, önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında ilişiği kesilen öğrenciler...Devamı için tıklayınız

Dikey Geçiş Sınavı başvuruları başladı

ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 19 Temmuz'da yapılacak sınav için başvurular 2 Haziran'da sona erecek.

Adaylar, ÖSYM başvuru merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden ya da ÖSYM aday işlemleri mobil uygulamasından başvurularını yapabilecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-DGS başvuru kılavuzundan ulaşılabilecek.

Hafta sonu sınav var mı? ÖSYM 16-17 Mayıs sınav takvimi: YÖKDİL sınavı ne zaman?

ÖSYM takvimine göre bu hafta sonu iki sınav düzenlenecek. e-YÖKDİL 2026/1 İngilizce-Sosyal Bilimler oturumu 16 Mayıs 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. e-YÖKDİL 2026/2 İngilizce-Sağlık Bilimleri oturumu ise 17 Mayıs 2026 Pazar günü saat 13.45’te yapılacak. Sonuçlar aynı gün ilan edilecek.

Eğitimde yol haritası netleşti! Bakan Tekin tarih verdi: Hayata geçirilecek...

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin millî eğitim müdürüyle Ankara’da bir araya geldi. Toplantıda 2025-2026 eğitim öğretim yılıyla ilgili değerlendirmeler ve gelecek eğitim öğretim dönemine yönelik hazırlıklar ele alındı. 

Toplantının açılışında il millî eğitim müdürlerine hitap eden Bakan Tekin, istişarenin, yaptıkları işlere bereket kazandıran ve bunları anlamlandıran en önemli husus olduğunu vurguladı. Göreve başladığı günden bu yana bu konuya dikkat ettiğini, il ziyaretlerinde öğretmenlerle istişarede bulunduğunu ifade eden Tekin, il müdürleri toplantısının da bu anlamda büyük önem taşıdığını dile getirdi.

İl Millî Eğitim Müdürleri Toplantısı

ŞANLIURFA VE KAHRAMANMARAŞ'TAKİ OLAYLAR

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta elim olaylar yaşandığına işaret eden Tekin, bunlarla ilgili hem adli hem idari soruşturmaların sürdüğünü, bu sürecin tüm boyutlarıyla araştırıldığını ifade etti.

Güvenli okul konusunun önemli bir gündem başlıkları olduğunu belirten Tekin, her okulda silahlı bir güvenlik görevlisi bulundurulmasının, doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi. Bu konuyu bütün boyutlarıyla ele aldıklarını belirten Bakan Tekin, “Bir; eğitim öğretim süreçleriyle ilgili atacağımız adımlar, iki; dijital mecrada yaşanan sorunlar, üç; toplumsal yapımızda ortaya çıkan sorunlar… Biz bunları topyekûn çözebilecek kapsamlı bir yol haritası açıkladık.” dedi.

2 BAKANLIKTAN ORTAK ÇALIŞMA

Şu anda alınan tedbirlerin, kısa vadede, bu eğitim öğretim yılının sonuna kadar okullarda bir daha bu tür olayların yaşanmamasını temin etmek açısından alınan geçici tedbirler olduğuna işaret eden Tekin, İçişleri Bakanlığından bir Bakan Yardımcısı ile bir Milli Eğitim Bakan Yardımcının koordinasyonunda iki bakanlıkça orta ve uzun vadede atılacak adımlar konusunda çalışma yapıldığını söyledi.

YENİ TEDBİRLER HAYATA GEÇİRİLECEK

Tekin, alınacak kararlara göre eylül ayında yeni tedbirlerin de hayata geçirileceğini ifade etti.

Ailenin, eğitimin asli paydaşı olduğunu, okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla farklı çalışmaları hayata geçirdiklerini anlatan Bakan Tekin, bu çerçevede “ebeveyn okulu” projesinin titizlikle uygulanmaya devam edilmesini istedi. 

Destekleme ve yetiştirme kursları ve yapay zekâ destekli bireysel öğrenme platformu MEBİ’nin öğrencilerin desteklenmesi açısından çok önemli işlev gördüklerine işaret eden Tekin, tüm öğrencilerin bu imkânlardan yararlanmasını istediklerini söyledi.

Mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi konusunda yapılanların önemine işaret eden Bakan Tekin, mayıs ayı boyunca "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" temasıyla düzenlenecek etkinliklerin, bu konudaki farkındalığı artıracağına dikkat çekti.

Bakan Tekin, birim amirleri ve il millî eğitim müdürlerinin, eğitim öğretim dönemi sonuna kadar sahada olmasını istedi. Toplantıya iştirak eden yöneticilere teşekkür eden Tekin, alınacak kararların hayırlı olmasını diledi.

LGS SINAVI MASADA

Eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik genel değerlendirmelerin yapıldığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın hazırlıkları, okul-aile iş birliği çalışmaları ve gelecek eğitim öğretim yılına yönelik hazırlıkların ele alındığı İl Millî Eğitim Müdürleri Toplantısı, birim amirlerinin sunumlarıyla gün boyu devam edecek.

Gölbaşı Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilen toplantıya, Bakan Yardımcıları, birim amirleri ve 81 ilin millî eğitim müdürü katıldı.

💾

<p>Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ilin millî eğitim müdürüyle Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda 2025-2026 eğitim öğretim yılıyla ilgili değerlendirmeler ve gelecek eğitim öğretim dönemine yönelik hazırlıklar ele alındı. </p>

<p>Bakan Tekin, İçişleri Bakanlığından bir Bakan Yardımcısı ile bir Milli Eğitim Bakan Yardımcının koordinasyonunda iki bakanlıkça orta ve uzun vadede atılacak adımlar konusunda çalışma yapıldığını söyleyerek alınacak kararlara göre eylül ayında yeni tedbirlerin de hayata geçirileceğini ifade etti.</p>

<p> </p>

Okul saldırılarının ardından tehdit içerikli paylaşım yapan 36 çocuğa sosyal destek verilecek

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, İstanbul Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı Çocuk ve Kadın Kısım Amirliği'nden temsilcilerin katılımıyla okul saldırılarının ardından sosyal medyada tehdit içerikli paylaşımlar yaptıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan suça sürüklenen çocuklara ilişkin toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıda, Başsavcılık koordinesinde, Çocuk Koruma Kanunu kapsamında destekleyici ve koruyucu tedbirler alınmasına yönelik Valilik bünyesindeki İl Koordinasyon Kurulu'na bağlı alt kurul kurulmasına karar verildi.

Alınan karar doğrultusunda, hakkında soruşturma yürütülen suça sürüklenen çocuklardan 27'sine danışmanlık tedbiri, 6'sına psikiyatrik sağlık tedbiri, 2'sine eğitim tedbiri, 1'ine de bakım desteği uygulanacak.

Toplantıda ayrıca, suça sürüklenen çocuklara özellikle hukuk eğitimi verilerek nelerin suç olduğu, işlendiği takdirde karşılaşacakları sonuçların neler olabileceği gibi konularda bilgi sahibi olmalarına yönelik eğitim verilmesi planlandı. Böylece söz konusu çocukların daha iyi şartlara getirilmesi ve daha iyi bir kazanımla hayatlarına yön vermesinin sağlanması amaçlanıyor.

Öte yandan, 4'ü tutuklu, 26'sı "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanan toplam 56 suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

Öğretmenlerin il içi isteğe bağlı yer değiştirme sonuçları açıklandı

MEB'den yapılan açıklamada, kadrolu öğretmenlerin il içi isteğe bağlı yer değiştirme atama sonuçlarının "personel.meb.gov.tr" adresinde yayımlandığı bildirildi.

İl içi yer değiştiren öğretmenlerin 26 Haziran itibarıyla tebligat ve ilişik kesme işlemlerine başlayabilecekleri anımsatılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Tercihleri doğrultusunda ataması yapılamayan öğretmenler, başvuru sırasında talep etmeleri halinde ilk iki tercihlerinde yer alan kurumlar için alanları bazında hizmet puanı üstünlüğüne göre sıraya alınacak. Sıra oluşan alanlara 13 Ağustos'a kadar yargı kararları hariç olmak üzere sıra atamaları dışında atama yapılmayacak ve kontenjan verilmeyecek."

Kaynak: AA

ÖSYM'den bir ilk! Türkçe düzeyini ölçen e-YDTS geliyor

ÖSYM, uzun zamandır hazırlıkları yapılan e-YDTS’yi uygulamaya geçiyor. Türkçeyi sınav ortamında ölçmek adına ilk uygulama olan e-YDTS bu yönüyle de dikkat çekiyor. Türkiye’nin uluslararası vizyonuna katkı sağlayacak olan e-YDTS'nin, Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de ÖSYM Elektronik Sınav Merkezleri'nde dijital ortamda uygulanacağı belirtildi.

Sınav hakkında açıklamalarda bulunan ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, uzun zamandır bu sınav üzerinde çalıştıklarını belirtti. Ayrıca Ersoy, bu sınavın uluslararası öğrencilerin sayısındaki artışa yönelik talebi karşılayacağını da dile getirdi.

"YILLARIN HAYALİ GERÇEK OLUYOR"
Türkçeyi uluslararası mecrada yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

"Dünya dili Türkçemizi ölçmek adına uzun zamandır hazırlıklarını gerçekleştirdiğimiz sınav uygulamamızı cumartesi günü hayata geçiriyoruz. Bu uygulama yılların hayali olarak karşımızda duruyordu, gerçekleştirmek inşallah bize nasip oluyor. Yılların hayali gerçek oluyor. Uluslararası öğrencilerin sayısındaki artışa yönelik talebi karşılamak ve Türkçe öğretiminde ölçme-değerlendirmedeki standartlaşmayı sağlamak için Türkçe dil becerisini Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni’ ne (D-AOBM / CEFR) göre ölçen merkezi bir sınav olarak e-YDTS geliştirildi. 9 Mayıs tarihinde elektronik sınav merkezlerinde uygulanacak sınavın hazırlık aşamasında 8 deneme sınavı düzenlendi. Sınav içeriğinin, soru yazarlarının ve denetmenlerin D-AOBM ile uyumlu olması için Ankara, İstanbul, İzmir, Karabük, Malatya ve Van’da ’da toplam 8 ‘D-AOBM ve soru yazarlığı eğitimi’ gerçekleştirdi. Sınavın ‘kesme puanı’ çalışmaları tamamlandı. Tüm bu çalışmaların tamamlanmasıyla sınav uygulama aşamasına geldi."

"GÜVENİLİR BİR TÜRKÇE YETERLİLİK SERTİFİKASI SUNMAYI AMAÇLAMAKTAYIZ"
e-YDTS'nin, Türkçenin ölçülmesinde önemli bir referans olarak uluslararası öğrenciler için önemli bir referans olacağını vurgulayan Ersoy, "e-YDTS ile sınava katılan adayların dil becerilerini D-AOBM ile uyumlu bir şekilde ölçmeyi ve bu doğrultuda adaylara B2, C1 ve C2 seviyelerinde geçerli ve güvenilir bir Türkçe yeterlilik sertifikası sunmayı amaçlamaktayız. Türkçenin akademik gücünü ortaya koyacak bir adım olacak sınav, eğitim kurumları, meslek kuruluşları, devlet kurumları ve diğer ilgililer için uluslararası standartlara uygun, geçerli ve güvenilir bir değerlendirme aracı olmayı sağlayacak." dedi.

Ara tatil kalkıyor mu? Bakan Tekin açıkladı: Okul takviminde yeni dönem

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den ara tatil açıklaması geldi. Tekin, ara tatilin yaz tatiline eklenmesinin gündemde olduğunu belirterek, "Eylül ayındaki başlangıcı biraz daha geç, haziran ayındakini biraz daha erkene almış olacağız." ifadelerini kullandı.

"HAZİRAN AYINDAKİNİ BİRAZ DAHA ERKENE ALMIŞ OLACAĞIZ"
Tekin, "Ara tatilleri kaldırdığımızda çocuklarımızın eğitim öğretim hayatı iki hafta uzamayacak." ifadesini kullandı.

"Eylül ayındaki başlangıcı biraz daha geç, haziran ayındakini biraz daha erkene almış olacağız." diyen Bakan Tekin, "Böylece öğrencilerimiz daha uzun tatil yapmış olacaklar." şeklinde konuştu.

OKULLARDA EK GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINACAK
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı başında bir dizi yeni tedbirin daha hayata geçirileceğini de söyledi.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısının ardından okul güvenliğine dair alınan tedbirlere yenileri eklenecek.

İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın okul saldırıları ile ilgili soruşturma sürecine dahil olduğunu anlatan Bakan Tekin, şu açıklamaları yaptı:

"- Kamuoyunda çok konuşulan sebepler; çocukların sosyal medya, oyun siteleri vesaire üzerinden yönlendirilmesi. Onlar tamam ama sonuçta bu işin fitilini ateşleyen bir mekanizma var. Yani bir şey var orada. Onun bütün boyutlarıyla ortaya çıkması lazım.

- Bu hem kriminal bir durum olduğu için, eğer böyle bir suç işleyen birisi varsa suçun cezalandırılması açısından, adalet açısından gerekli hem de bizim bundan sonra almayı planladığımız tedbirlerle ilgili olarak bizim için önemli bir referans kaynağı olacak, ona odaklanmamız gerekecek.

- O yüzden hem Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı hem İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu ortaklaşa bu süreci derinlemesine araştırıyorlar. Sürekli biz de bu konuda hassas olmaları gerektiği hususunda kendileriyle konuşuyoruz. Benim için önemli o kısım."

Bakan Tekin, okullarda kolluk kuvvetlerinin görevlendirilmesinin ise geçici bir tedbir olduğunu belirtti, "Kalıcı bir çözüm değil." dedi.

Sınavlarda ezber bozan soru dönemi başlıyor: Yeni sisteme göre başarılı olmanın 5 kritik yolu

Ölçme değerlendirmede yeni bir dönem başlıyor. Bağlam temelli sorularla öğrencilerin bilgiyi günlük hayatta nasıl kullandığı ölçülecek. LGS ve YKS'nin yanı sıra okul sınavlarında da bu tip sorular olacak. Başarı için bol bol kitap okunmalı.

e-TEP başvuru ekranı: ÖSYM son tarihi duyurdu! Kontenjan sınırlı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen Elektronik İngilizce Yeterlik Sınavı (e-TEP 2026/2) için başvuru süreci başladı. Bilgisayar ortamında gerçekleştirilen sınav adayların İngilizce dil becerilerini ölçüyor. 25 Nisan’da yapılacak sınav için başvurular 7 Nisan (bugün) itibarıyla alınmaya başlandı.

Özkan: Tablet nesli kitapla bağ kuramıyor

İngiltere’de Kindred Squared tarafından 2024 yılında gerçekleştirilen “Okula Hazır Olma” araştırması, dijitalleşmenin çocukların temel öğrenme alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne serdi. Araştırma sonuçlarına göre her üç çocuktan biri okula başladığında bir kitabın nasıl kullanılacağını bilmiyor. Eğitimciler, çocukların kitap sayfalarını çevirmek yerine tablet ve telefon ekranlarında olduğu gibi “kaydırma” hareketi yapmaya çalıştığını rapor ediyor.Bu durum, dijital çağın çocuklarının fiziksel kitaplarla kurduğu ilişkinin zayıfladığını ortaya koyarken, erken çocukluk döneminde kitapla temasın giderek azaldığını da gösteriyor. Çocuk gelişimi uzmanı Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, çocukların kitapla tanışmadan eğitim hayatına başlamasının yalnızca akademik değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal gelişim açısından da risk oluşturduğunu ifade ediyor.DİJİTAL ALIŞKANLIKLAR ZİHİNSEL YAPILARI DÖNÜŞTÜRÜYORGünümüzde çocukların “dijital yerli” olarak tanımlandığını belirten Özkan, zihinsel süreçlerin de bu değişime paralel olarak dönüşmeye başladığını vurguluyor. Özkan’a göre dikkat süresi, odaklanma becerisi ve okuma alışkanlıkları, dijital içeriklerin hızlı ve sürekli uyarıcı yapısı nedeniyle farklı bir biçim alıyor.Özellikle hızlı tempolu dijital oyunlar ve video platformları, çocukların sürekli uyarılmasını sağlayan bir sistemle çalışıyor. Bu durum, beynin ödül mekanizmasını aktif hale getirirken aynı zamanda sabır gerektiren etkinliklere karşı toleransı düşürüyor. Kitap okuma ise tam tersine, zihinsel çaba, sabır ve süreklilik gerektiren bir süreç olarak öne çıkıyor. Kitap okuyan ya da dinleyen bir çocuk, zihninde bir kurgu oluşturuyor, karakterleri hayal ediyor, olayları analiz ediyor ve metni yorumluyor. Bu süreç, çocuğun bilişsel gelişimine katkı sağlarken aynı zamanda derin düşünme becerilerini de güçlendiriyor.OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANMA SÜRECİ ZORLAŞIYORGünümüz koşullarında çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmanın çok daha fazla çaba gerektirdiğini belirten Özkan, bu sürecin çok boyutlu bir gelişim alanını kapsadığını ifade ediyor. Kitap seçmekten okumaya, anlamaktan yorumlamaya kadar uzanan bu süreçte çocukların aktif rol alması gerekiyor.Ancak dijital araçlara alışkın olan çocuklar için bu süreç yavaş ve durağan gelebiliyor. Tablet ve telefon kullanımında yaygın olan “tıklama” ve “hızlı geçiş” alışkanlıkları, metinle kurulan ilişkinin yüzeysel kalmasına neden oluyor. Bu durum, metnin alt anlamlarını fark etmeyi, duygusal derinliği kavramayı ve uzun süreli odaklanmayı zorlaştırıyor.Kitap okuma eylemi, yalnızca bir bilgi edinme süreci değil; aynı zamanda somut ve soyut düşünme becerilerini geliştiren, duygusal bağ kurmayı sağlayan kapsamlı bir deneyim olarak tanımlanıyor.EKRANLAR “DİJİTAL BAKICI”YA DÖNÜŞÜYORUzmanlara göre ailelerin çocukların dijital alışkanlıkları üzerindeki etkisi belirleyici rol oynuyor. Özkan, çocukların çevrelerinde kitap okuyan bireyler görmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Kitap okuma alışkanlığının, model alınarak kazanılan bir davranış olduğuna dikkat çekiliyor.Özellikle ekranların çocukları oyalamak amacıyla kullanılması, önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Yemek sırasında, seyahatte ya da günlük yaşamın zorlayıcı anlarında ekranın bir “kurtarıcı” gibi sunulması, zamanla alışkanlığa dönüşüyor. Bu durum, çocukların can sıkıntısıyla baş etme, hayal kurma ve kendi iç dünyalarına yönelme becerilerini zayıflatıyor. Ekranın bir “emzik” gibi kullanılması, çocukların doğal gelişim süreçlerini olumsuz etkileyerek, bağımsız düşünme ve üretme becerilerinde gerilemeye neden olabiliyor.ERKEN YAŞTA KİTAPLA TEMAS GELİŞİMİ DESTEKLİYORÇocukların erken yaşta kitapla tanışmasının, dikkat ve iletişim becerileri üzerinde olumlu etkiler yarattığı belirtiliyor. Özkan, yetişkinle birlikte kitap okuma, sayfa çevirme ve resimler üzerine konuşma gibi basit etkinliklerin bile beyin gelişimini desteklediğini ifade ediyor.Bu süreç, çocuğun yalnızca dil gelişimini değil; aynı zamanda empati kurma, iletişim geliştirme ve sosyal bağlar oluşturma becerilerini de güçlendiriyor. Bebeklik döneminden itibaren kitapla kurulan bağın, ilerleyen yaşlarda kalıcı bir alışkanlığa dönüşme ihtimali daha yüksek oluyor.Ayrıca ninniler, masallar, bilmeceler ve tekerlemeler gibi sözlü kültür unsurları da çocukların edebiyatla tanışmasında önemli bir basamak olarak değerlendiriliyor.TEKNOLOJİYLE DENGE KURMAK GEREKİYORTeknolojinin tamamen yasaklanmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Özkan, önemli olanın dengeli kullanım olduğunu vurguluyor. Özellikle yaşamın ilk yıllarında ekran kullanımının sınırlandırılması gerektiği ifade ediliyor.Uzmanlara göre çocuklar doğuştan merak duygusuyla çevrelerini keşfetmeye eğilimli oluyor. Bu süreçte oyun, öğrenmenin en önemli araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Sözlü anlatımlar ve fiziksel etkinlikler, çocuğun gelişimini destekleyen doğal öğrenme yolları arasında yer alıyor.Dijital araçların ise ihtiyaç anında kullanılan bir araç olarak konumlandırılması gerektiği, yaşamın merkezine yerleştirilmemesi gerektiği belirtiliyor.DOĞRU KİTAP SEÇİMİ ALIŞKANLIĞI ETKİLİYORÇocuklara kazandırılacak okuma alışkanlığında kitap seçiminin önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor. Özkan, çocuğun ilgi, ihtiyaç ve meraklarına uygun kitapların tercih edilmesinin okuma isteğini doğrudan etkilediğini belirtiyor.Farklı tür ve biçimlerde kitapların denenmesi, çocuğun kitapla bağ kurmasını kolaylaştırıyor. Resimli kitaplardan şiire, masallardan hikâyelere kadar geniş bir yelpazede seçim yapılabileceği vurgulanıyor.Çocuğun bireysel özelliklerinin göz önünde bulundurulması, kitapla kurulan ilişkinin kalıcı hale gelmesinde belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.OKULLARA DÜŞEN SORUMLULUK ARTIYORÇocukların temel alışkanlıklarla okula başlamaması, eğitim sistemine yeni sorumluluklar yüklüyor. Okulların yalnızca akademik bilgi veren kurumlar olmanın ötesine geçerek, temel alışkanlıkları kazandıran yapılar haline geldiği belirtiliyor.Okullarda kitaplık ve kütüphanelerin aktif kullanımı, kitapların görünür ve erişilebilir olması açısından önem taşıyor. Öğretmenlerin de kitap okuma konusunda örnek olması, öğrencilerin bu alışkanlığı benimsemesinde etkili oluyor.Ancak eğitimde artan dijitalleşme, kitapların zaman zaman ikinci planda kalmasına neden olabiliyor.KİTAPLA BAĞ ETKİNLİKLERLE GÜÇLENİYORUzmanlar, çocukların kitapla bağ kurabilmesi için farklı etkinliklerin önemine dikkat çekiyor. Kitap fuarları, kütüphane ziyaretleri ve yazar buluşmaları gibi etkinliklerin çocukların ilgisini artırdığı belirtiliyor.Kitapların bir sınav aracı olarak sunulması yerine, keşfedilecek bir dünya olarak tanıtılması gerektiği vurgulanıyor. Çocuğun kitapla olumlu bir ilişki kurması, uzun vadede okuma alışkanlığının kalıcı hale gelmesini sağlıyor.Kitap sevgisinin erken yaşta kazandırılması, çocukların hem akademik hem de kişisel gelişiminde belirleyici bir rol oynuyor.

Okullarda ikinci ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

MEB'in takvimi doğrultusunda ikinci dönem ara tatili 16-20 Mart tarihlerinde uygulandı.

Öğretmenler, ara tatilde mesleki çalışma programlarını okula gitmeden çevrim içi olarak yaptı.


Bakanlıkça, öğrencilerin ara tatilde aileleriyle verimli vakit geçirmelerine ve öğrenmeye devam etmelerine katkı sağlamak amacıyla çocukların yaş gruplarına uygun olarak hikaye, şiir, bulmaca, boyama gibi pek çok çalışma ve düşünme becerilerini geliştiren etkinlikleri içeren kitaplar hazırlanmıştı. Bu kapsamda okul öncesi öğrencileri için "Okul Öncesi Eğitim Ara Tatili Aile Çocuk Etkinlik Takvimi", ilkokul öğrencileri için "Arada 1 Etkinlik Kitabı" ve ortaokul öğrencileri için "İlkbahar Etkinlik Kitabı" yayımlanmıştı.

Lise öğrencilerine yönelik ise ara tatilin ramazana denk gelmesi dolayısıyla özel içerik oluşturulmuş, öğrencilerin tatili hem verimli hem de kültürel değerlerle iç içe geçirmelerini sağlamak için ramazan temalı "Ara Tatil Rehberi" kullanıma sunulmuştu.

2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi 26 Haziran'da tamamlanacak.

YKS başvuruları bugün sona erecek

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının açıklamasına göre, 20 ve 21 Haziran 2026'da düzenlenecek sınava henüz başvurusunu yapmayan adaylar, işlemlerini bugün tamamlayabilecek.

Başvuru merkezleri aracılığıyla yapılacak işlemler resmi çalışma saati bitimine kadar, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden yapılacak başvurular ve ücret ödemeleri ise saat 23.59'a kadar gerçekleştirilebilecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgilere 2026-YKS Kılavuzu'ndan ulaşılabiliyor.

Kaynak: AA

BİLSEM bireysel sınav tarihleri 2026: Giriş belgeleri ne zaman açıklanacak?

BİLSEM ön değerlendirme sonuçlarının açıklanmasının ardından gözler bireysel değerlendirme sürecine çevrildi. Bireysel sınav giriş belgeleri 30 Mart 2026’da yayımlanacak, bireysel değerlendirme uygulamaları ise 6 Nisan-19 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

18 milyon öğrenciye 9 günlük tatil fırsatı: İkinci ara tatil ne zaman bitiyor?

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrenciler için ikinci ara tatil başlıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 18 milyon öğrenci yarın son derslerine girerek ara tatil öncesindeki eğitim haftasını tamamlayacak. Öğrenciler 16-20 Mart tarihleri arasında ikinci ara tatillerini yapacak.

Eğitimde ara tatil tartışması: Yüzde 80,5 kaldırılmasın diyor

HABER İÇİN TIKLAYINIZ 

Türk Eğitim-Sen, ara tatil ile ilgili Türkiye genelinde 2 bin 748 kişiyle bir anket yaptı. Birer haftalık ara tatiller üzerine katılımcıların görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan ankette, birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır? sorusuna hayır yanıtını verenler yüzde 80,5 oranında açık bir çoğunluk oluştururken, ara tatillerin kaldırılması gerektiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 19,5 olduğu belirtildi. Ayrıca, anaokulu/anasınıfında görev yapan öğretmenlerin yüzde 82,9'u ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıkarken, yüzde 17,1'i kaldırılması gerektiğini belirtti. Bunu yanı sıra ilkokulda da benzer bir tablo seyredildi. İlkokulda görev yapan öğretmenlerin yüzde 81,3'ü ara tatilin kaldırılmasına hayır, yüzde 18,7'sinin evet yanıtını verdiği ifade edildi.

LİSEDE DE CİDDİ BİR FARK VAR

Lise kademesinde ise dikkat çekici bir farklılık ortaya çıktığı yapılan ankette gözler önüne serildi. Lisede görev yapan öğretmenlerin yüzde 24,6'sı ara tatillerin kaldırılması gerektiğini düşünürken, yüzde 75,4'ü ise kaldırılmasına karşı çıktığı açıklandı. Bu oran, diğer kademelere kıyasla ara tatillerin kaldırılmasını savunanların en yüksek olduğu grubun lise öğretmenleri olduğunu gösterdi.

BASKIN GÖRÜŞ, ARA TATİLLERİN KALDIRILMAMASI YÖNÜNDE

Türk Eğitim-Sen yapılan anket sonuçlarına göre, katılımcıların büyük çoğunluğunu ara tatillerin kaldırılmaması gerektiği yönünde olduğunu belirtti. Lise kademesinde kaldırılmasını isteyenlerin oranının diğer kademelere kıyasla biraz daha yüksek seyretmesi ise, lise düzeyinde sınav ve akademik takvim baskısının, müfredat yetiştirme kaygısının ve öğretim sürecindeki yoğunluğun ara tatil algısını daha eleştirel yönde etkileyebileceğini ifade eden Türk-Eğitim-Sen, Bakanlığa konuyla ilgili çağrıda bulundu.

EN BÜYÜK NEDEN PSİKOLOJİ

Türk Eğitim-Sen, yapılan araştırmada Birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır? sorusuna Hayır yanıtı veren katılımcıların gerekçeleri incelediğinde, en yüksek düzeyde dile getirilen gerekçenin psikolojik iyi oluş halinin artması ve stresin azalması olduğunu belirtti. Bu ifadenin yüzde 18,4 oranında belirtilmiş olup, hayır diyen katılımcıların yüzde 82,5'i tarafından paylaşıldığı vurgulandı. Bunu sırasıyla ailelerin birlikte zaman geçirmesini sağlıyor (yüzde 16,7), öğretmenlerin derse hazırlık sürecini olumlu etkiliyor (yüzde 16,5) ve öğrencilerin öğrenme isteği, dikkati ve okula yönelik motivasyonunu artırıyor (yüzde 16,2) gerekçeleri izlendiğini ifade eden Türk Eğitim-Sen, bu nedenlerin ara tatillerin hem öğrenci, hem aile, hem de öğretmen boyutunda çok yönlü olumlu etkiler oluşturduğuna işaret ettiğini belirtti. Ayrıca sosyal faaliyetlere yeterli zaman ayrılıyor (yüzde 15,5) ve okul dışı etkinliklerin öğrenme sürecini desteklemesi (yüzde 13,9) gerekçeleri de belirtildi. Diğer nedenlerin ise yüzde 2,8 ile sınırlı kaldığı açıklandı.

TATİL SONRASI MOTİVASYON AZALIYOR

Araştırmada Birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır? sorusuna evet yanıtı veren katılımcıların görüşlerinin gerekçeleri incelendiğinde, katılımcıların en fazla belirttiği nedenler arasında tatil sonrası öğrencilerde motivasyonun azalmasına neden oluyor ve okula dönüş sürecinde uyum sağlamada zorluklar oluyor ifadelerinin öne çıktığı belirtildi. Her iki gerekçe ara tatiller kaldırılmalıdır diyenlerin yüzde 23,4'ünü oluşturduğu açıklandı. Bu durum, ara tatillerin özellikle öğrencilerin psikolojik ve davranışsal uyumu üzerinden eleştirildiğini gösterdiği ifade edildi.

RAPORUN EN DİKKAT ÇEKİCİ SONUCU, ÖĞRETMENLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNUN ARA TATİLLERİN KALDIRILMASINA KARŞI OLMASIDIR

Anket sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, ara tatillerin öğretmenler tarafından yalnızca bir dinlenme arası olmadığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı birer haftalık ara tatillerin kaldırılması konusunu gündemine almıştır. Konuya ilişkin en sağlıklı değerlendirmenin öğretmenler tarafından yapılacağı açıktır; zira öğretmenler eğitim sahasının doğrudan ve yansıtıcı unsurudur. Türk Eğitim-Sen olarak bu çerçevede yüz yüze bir anket çalışması düzenleyerek, öğretmenlerin ara tatillere yönelik bakış açısını tespit ettik. Buna göre raporun en dikkat çekici sonucu, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ara tatillerin kaldırılmasına karşı olmasıdır. Ara tatiller kaldırılmalı mı? sorusuna verilen yanıtlarda hayır diyenlerin yüzde 80,5 oranında açık ara önde olduğu, Evet diyenlerin ise sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu durum, ara tatillerin öğretmenler tarafından yalnızca bir dinlenme arası değil; eğitim sürecini destekleyen, öğretmen ve öğrencinin yeniden toparlanmasını sağlayan bir ara dönem olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Gerekçeler incelendiğinde, kaldırılmasını isteyenler tatil sonrası motivasyon düşüşü ve uyum sorunlarını vurgularken; ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıkanların gerekçeleri daha çok öğrencinin ve öğretmenin psikolojik olarak rahatlaması, stresin azalması, öğrenme motivasyonunun yeniden yükselmesi, aile içi etkileşimin artması ve öğretmenin derslere hazırlık sürecinin daha sağlıklı yürütülmesi etrafında yoğunlaşmaktadır ifadelerine yer verdi.

RAPOR, GENİŞ KATILIMLI YAPISIYLA SAHADAN GÜÇLÜ BİR GERİ BİLDİRİM SUNMAKTA

Ara tatilin hem öğretmenler, hem öğrenciler hem de veliler için var olması gerektiğini ifade eden Geylan, Bu tablo, ara tatilin yalnızca dinlenme değil; öğrenci-öğretmen-aile üçgeninde eğitim sürecini yeniden düzenleyen ve sürdürülebilir kılan bir denge aralığı olarak görüldüğünü göstermektedir. Özellikle psikolojik iyilik hali vurgusu, son yıllarda eğitim ortamlarında sıkça tartışılan tükenmişlik, kaygı, davranış problemleri ve iş yükü gibi başlıklarda ara tatilin dolaylı bir destek işlevi üstlendiğini düşündürmektedir. Genel olarak rapor, geniş katılımlı yapısıyla sahadan güçlü bir geri bildirim sunmakta; karar süreçlerinde öğretmen görüşlerinin ve kademeler arası farklılıkların dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır. Bu nedenle raporun ortaya koyduğu tablo, karar süreçlerinde öğretmenlerin geniş çoğunluğunun eğilimlerini dikkate alan ve ara tatilin niteliğini artırmaya dönük tamamlayıcı adımları önceleyen bir yaklaşımın daha gerçekçi ve uygulanabilir olacağına işaret etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın sahadan yansıyan bu güçlü sese kulak vermesini; eğitim politikalarını belirlerken öğretmenlerin görüş ve değerlendirmelerini esas almasını bekliyor ve talep ediyoruz cümlelerine yer verdi.

Fatma Nur öğretmeni öldüren öğrencinin ifadesi ortaya çıktı!

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde 2 Şubat’ta Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklu şüpheli F.S.B.’nin ilk ifadesi ortaya çıktı.

11’inci sınıf öğrencisi olan F.S.B., yanında taşıdığı bıçakla öğretmen Fatma Nur Çelik ile öğretmen Z.A. ve öğrenci S.K.’yi yaralamış, ağır yaralanan Çelik kaldırıldığı Sancaktepe İlhan Varank Şehir Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmişti. Şüpheli, “görevi başındaki memuru kasten öldürmek” ve “kasten yaralama” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"İntihar etmeyi planladım"
Şüpheli ifadesinde, olaydan iki gün önce sevgilisinden ayrıldığını ve bu nedenle rehber öğretmeniyle görüşmek amacıyla okula gittiğini söyledi. Öğretmeni bulamayınca yoğun stres yaşadığını öne süren F.S.B., bu süreçte “sesler duymaya başladığını” iddia etti.

Zanlı, görüşme sonrası intihar etmeyi düşündüğünü belirterek ruhsal olarak kontrolünü kaybettiğini savundu.

“Rastgele sınıfa girdim”
İfadesinde saldırının planlı olmadığını ileri süren F.S.B., rastgele bir sınıfa girerek ilk gördüğü kişiye saldırdığını söyledi. Olay anına ilişkin “Kendimde değildim, sadece koridorda koştuğumu hatırlıyorum” ifadelerini kullandı.

Şüpheli, hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, diğer yaralı öğretmen ve öğrenciyi de önceden tanımadığını belirtti.

“Her zaman bıçak taşıyordum”
Yanında sürekli bıçak taşıdığını kabul eden zanlı, saldırıyı kimsenin yönlendirmediğini ve olayın önceden planlanmadığını savundu. İfadesinde yaralanan kişilerden özür dilediği de öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

İstanbul'da Fatma öğretmeni öldüren lise öğrencisi tutuklandı

İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde Türkiye'yi sarsan bir olay yaşandı.

Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, 11’inci sınıf öğrencisi F.S.B., henüz bilinmeyen bir nedenle öğretmenleri Fatma Nur Çelik ve Z.A. ile öğrenci S.K.’yı yanında bulundurduğu bıçakla yaraladı.

İhbar üzerine okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

44 YAŞINDAKİ ÖĞRETMEN KURTARILAMADI

Ağır yaralı olarak Sancaktepe İlhan Varank Şehir Hastanesi’ne götürülen öğretmen Fatma Nur Çelik, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.

KATİL ÖĞRENCİ GÖZALTINA ALINDI

İstanbul Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, 2 Mart 2026 Pazartesi günü saat 11.00 sıralarında meydana gelen olayda bir öğrencinin iki öğretmen ve bir öğrenciyi bıçakla yaraladığı belirtildi.

Açıklamada, yaralanan üç kişinin hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındığı, şüpheli öğrencinin gözaltına alındığı ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

TUTUKLANDI

Gözaltına alınan lise öğrencisi F.S.B. emniyetteki işlemlerinin ardından Anadolu Adalet Sarayı'na götürüldü.

Savcılıkta ifadesi alınan şüpheli, tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüphelinin "görevi başındaki memuru kasten öldürmek" ve "kasten yaralama" suçlarından tutuklanmasına hükmetti.

SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Öte yandan sınıfta bıçaklı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Fatmanur Çelik, bugün düzenlenen törenle birlikte gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

Düzenlenen törene Çelik'in yüzlerce öğrencisi, meslektaşları ve sevenleri katılırken, Fatmanur Öğretmenin tabutuna sarılan yakınları ayakta durmakta güçlük çekti.

YKS başvurularında son gün

Yükseköğretim Kurumları Sınavı başvuru sürecinde sona gelindi. Üniversite hayali kuran milyonlarca aday için geri sayım başladı. Sınava başvuru yapmak isteyen adaylar için bugün son gün.

Bu gece yarısına kadar ÖSYM'nin internet sitesi üzerinden başvuru işlemleri yapılabilecek.

Başvurular; ÖSYM'nin internet sitesi ya da mobil uygulaması üzerinden Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ve şifreyle gerçekleştirilebilecek. Adaylar, sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-YKS Kılavuzu'ndan ulaşabilecek.

Sınavlar 20-21 Haziran'da yapılacak. Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi 20 Haziran Cumartesi, Alan ve Yabancı Dil Yeterlilik Testleri ise 21 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.

YKS sonuçları 22 Temmuz'da ilan edilecek.

ÖSYM Başkanı Ersoy'dan YKS başvuruları için adaylara son gün hatırlatması
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) başvuru işlemlerinin bugün sona erdiğini hatırlattı.

Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Kıymetli adaylar, YKS başvuru işlemlerinde bugün son gün. Sınava girecek adayların 23.59'a kadar başvurularını tamamlamaları gerekmektedir. Başvuru işlemlerinizi kontrol etmeniz faydalı olacaktır. Her birinize ayrı ayrı üstün başarılar dilerim." ifadelerine yer verdi.

Lise öğrencisi, 2 öğretmen ve 1 öğrenciyi bıçakladı

Olay, Çekmeköy Taşdelen Mahallesi'nde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 11.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik sorunları olan okulun on birinci sınıf öğrencisi 17 yaşındaki F.S.B, S.K.(15) adlı öğrenci ile F.N.Ç.(44) ve Z.A.(52) isimli öğretmenleri bıçakladı.

ÖĞRETMENLE ÖĞRENCİNİN HAYATİ TEHLİKESİ VAR

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan öğrenci S.K. ile öğretmenler F.N.Ç ve Z.A. ambulansla hastaneye kaldırıldı. Saldırgan öğrenci F.S.B. gözaltına alındı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan S.K ile öğretmen F.N.Ç'nin hayati tehlikesinin olduğu belirlendi. Olay yeri inceleme ekipleri okulda çalışma yaptı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

İSTANBUL VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA

İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, saat 11.00 sıralarında meydana gelen olayda, öğrenci F.S.B.'nin yanında bulundurduğu bıçakla 2 öğretmen ve bir öğrenciyi yaraladığı aktarılarak, "Olayın ardından bölgeye 112 Acil Sağlık ve emniyet ekipleri sevk edilmiştir. Yaralanan 3 kişi bölgedeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınırken, saldırgan F.S.B, gözaltına alınmıştır. Olayda yaralanan 3 kişiden birinin durumu ciddiyetini korurken, diğer iki yaralının ise hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Bakan Tekin yeni modeli duyurdu! Milyonları ilgilendiriyor, tam tersi olacak...

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, taşımalı eğitim modelinden denetim mekanizmalarına, dijital takip sisteminden sınav sürecine kadar pek çok konuda mesaj veren Tekin, yeni döneme ilişkin yol haritasını anlattı.

ÖĞRENCİLERE YERİNDE EĞİTİM

Yeni Şafak Gazetesi'ne konuşan Tekin, taşımalı eğitim modelinde değişiklik üzerinde çalıştıklarını açıklayıp, mevcut durumu şu sözlerle anlattı:

"Şu an 250-300 köyden öğrenciyi bir merkez okula taşıyoruz. Ben diyorum ki model tersine dönebilir. Öğrenciyi değil, öğretmeni taşıyalım. Bugün yaklaşık 2 milyon öğrenci taşıyoruz. Bunun yerine 15 bin öğretmeni taşısak daha rasyonel olabilir."

Bu modelle öğrenci sayısı 30’un altına düştüğü için kapanma riski bulunan okulların açık tutulabileceğini belirten Tekin, norm sorununa da çözüm getirileceğini ifade ederek, “Mesela bir ortaokulda 30 öğretmen var ama haftalık ders yükü maaş karşılığını doldurmuyor. O okulu ‘A kategori merkez okul’ yapalım. Bu okula gelmek isteyen öğretmen şunu bilsin: Bu okulun hinterlan-dında 8 okul var. Branşıyla ilgili derslere o okullarda da girecek. Kabul ediyorsa tayin istesin. Etmiyorsa mevcut okulunda kalsın. Öğretmen haftada birkaç saat çevre okullara gider, dersini anlatır, döner. Hem kendi normunu doldurur hem de yüzlerce öğrenciyi taşımak zorunda kalmayız. Okul kapanmaz, yerinde eğitim devam eder” dedi.

ADRES TAŞIMAYA SIKI TAKİP

Adrese dayalı kayıt sisteminin detaylı veri analiziyle yürütüldüğünü belirten Tekin, İçişleri Bakanlığı’ndan alınan verilerle mahalle ve sokak bazlı planlama yapıldığını söyleyerek, “Bir mahallede derslik başına 45 öğrenci düşüyorsa ‘Buraya okul lazım’ diyoruz ve yatırım planlıyoruz. Yeni yaptığımız okulda sınıf mevcudunu 25’e düşürmek istiyoruz.” dedi.

Bir ilkokul yatırımının ortalama 400 milyon liraya mal olduğunu vurgulayan Tekin, “Bu kadar yatırım yapıyoruz ama veli ‘Ben çocuğumu oraya göndermem’ deyip başka okula yöneliyor” diye konuştu.

Adres taşıma yoluyla sistemin aşılmaya çalışıldığını belirten Tekin, “Vatandaş çocuğun adresini başka mahalleye taşıyor. Herkes bunu yaparsa sistemi nasıl yöneteceğiz?” ifadelerini kullandı. Bu nedenle İçişleri Bakanlığı ile kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Tekin, “Eylül itibarıyla ciddi tedbirler devreye girecek” dedi.

Tekin, yerleştirme önceliğinin öğrencinin evine en yakın okul olduğunu belirterek, “Çok talep varsa önce o sokakta oturanlar yerleşecek. 30 kişilik kapasite dolduysa dışarıdan alım yapılmayacak. Dolmadıysa kura gibi yöntemler uygulanabilir mi değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

SINAV SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK YOK

Sınav sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik planlanmadığını vurgulayan Tekin, “Sınav süreçleriyle ilgili çocuklarımızın kafasını lütfen karıştırmayın. Hiçbir değişiklik yok” dedi.

ARA TATİLLER MASADA

Tekin, ara tatillere ilişkin iki yıldır öğrenci, öğretmen ve velilere anket yaptıklarını belirtti. Resmi tatillerin yoğunluğu, 180 iş günü zorunluluğu ve öğretmenlerin iki aylık yasal tatil süresi nedeniyle 36 haftalık takvimi planlamanın zorlaştığını söyledi.

Özellikle 2027’de bayramlar ve ara tatilin aynı döneme denk gelmesinin planlamayı güçleştireceğini ifade eden Tekin, bu yılki araştırma sonrası önümüzdeki dönem için karar verileceğini açıkladı.

EĞİTİM SÜRECİNE DİJİTAL TAKİP

Dijital izleme sisteminin otomatik uyarı mekanizmasına dikkat çeken Tekin, bir okulda devamsızlık oranı arttığında sistemin “kırmızı bayrak” verdiğini ve ilçe yöneticilerinden bunun gerekçesini sorduklarını söyledi. Nakil hareketliliği, öğrenci sayısındaki artış-azalış, akademik başarı ve öğretmen norm açığının da anlık takip edildiğini belirtti.

Okul bazlı mali ve idari süreçlerin de sistem üzerinden izlendiğini vurgulayan Tekin, müdürlerin taleplerinin ve gönderilen ödeneklerin geriye dönük olarak kalem kalem görülebildiğini, böylece şeffaflık ve denetimin güçlendiğini belirtti.

‘ÇOCUK ETKİNLİK MERKEZİ’ KILIFINA SIKI DENETİM

“Çocuk etkinlik merkezi” adı altında faaliyet gösteren yapılarla ilgili konuşan Tekin, denetim yetkisine ilişkin mevcut tabloyu anlattı. Bu tür yapıların isimlendirme yoluyla mevzuat dışında kalmaya çalıştığını belirten Tekin, “Biz bu tür yerleri denetleyemiyoruz. ‘Çocuk etkinlik merkezi’ gibi isimler kullanmalarının sebebi de bu; denetim alanının dışında kalmak” dedi.

Bu tür yerlerin mevcut mevzuatta karşılığı olmadığı için ruhsat almadığını ifade eden Tekin, 2014’teki dershane düzenlemesi ve 2016 genelgesi kapsamında valilikler bünyesinde il izleme ve değerlendirme komisyonları kurulduğunu hatırlatan Tekin, ancak bu komisyonların zamanla etkinliğini yitirdiğini, yeniden genelge gönderilerek sürecin aktif hale getirildiğini kaydetti.

Ayrıca mülkiye müfettişlerinin denetim listesine “İzinsiz eğitim veren kurumlar” başlığının eklendiğini ve valilerin de sorumlu kılındığını belirtti. Tekin, "Ben 2018’de ayrıldıktan sonra bu komisyonlar fiilen çalışmamış. Şimdi yeniden genelge gönderdik ve bu yapıları tekrar devreye aldık” dedi.

İstanbul’daki örneğe özellikle dikkat çeken Tekin, faaliyet alanına göre izin alınmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Eğer bir yer kreşse Aile Bakanlığı’ndan, anaokuluysa bizden izin alması gerekir. Bizden izin alan yerleri zaten denetliyoruz. İzin almayan yerleri de valilikler aracılığıyla denetleyeceğiz” dedi.

Eğitim ve bakım hizmetinin ayrımına dikkat çeken Tekin, “Eğitim veriyorsanız Milli Eğitim Bakanlığı’ndan; bakım hizmeti veriyorsanız Aile Bakanlığı’ndan izin alacaksınız. Diyelim ki ‘Biz eğitim vermiyoruz, sadece oyun alanıyız’ diyorsunuz. O zaman ‘çocuk oyun merkezi’ olarak tanımladık, onun da standartlarını belirledik. Ama ücret alıyorsanız bunu kayıtlı ve denetlenebilir şekilde alacaksınız” ifadelerini kullandı.

DERDİMİZ ÇOCUKLARIN MİLLİ ŞUURLARINI GELİŞTİRMEK

Milli Eğitim Bakanlığı’nın milli ve manevi değerlerin aktarılması amacıyla hayata geçirdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” projesine yönelik eleştirileri değerlendiren Tekin, “Muhalefeti önce okuma yazma öğrenmeye davet ediyorum. Bizim derdimiz bu kadar çatışmanın, bu kadar farklı dayatmaların olduğu bir ortamda çocuklarımızın milli şuurlarını geliştirecek, dayanışma ve birliktelik arzusunu perçinleyecek işler yapmak” dedi.

Laiklik tartışmalarına da değinen Tekin, projede laikliğe aykırı herhangi bir unsur bulunmadığını söyleyerek, “Laikliğin ne demek olduğunu, nasıl anlaşılması gerektiğini, hepsine tek tek anlatmaya açığım. Tanımladıkları şey bir dayatma. Laiklik öyle bir şey değil. Biz metnimizde de metnin ekinde okullara gönderdiğimiz örnek etkinlikler listesinde de laikliğe aykırı tek bir ifade yok. Bu şekilde sunmanın cehaletten başka hiçbir açıklaması yok” ifadelerini kullandı.

Tekin ayrıca, “Okullarımızda Noel ağaçları süslenirken bu kişilerin sesinin çıkmasını beklerdim. Bizim kültürümüzde Noel nereye oturuyor. Bununla ilgili eleştiri yok” diye konuştu.

OKULA BAŞLAMA YAŞI TARTIŞILABİLİR

Okula başlama yaşına ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, aynı sınıfta 66 aylık ve 84 aylık öğrencilerin birlikte eğitim görebildiğine dikkat çekti. Bu yaş aralığında bir yılın gelişim açısından belirgin fark oluşturduğunu vurgulayan Tekin, “Bu yaş grubunda bir yıl ciddi fark oluşturuyor. İnce motor becerileri, kas gelişimi ve öz bakım yeterlilikleri değişebiliyor. Bu durum akran zorbalığına da zemin hazırlayabiliyor” dedi. Tekin, okula başlama yaşının pedagojik boyutlarıyla birlikte kamuoyunda kapsamlı biçimde tartışılması gerektiğini ifade etti.

BAŞÖĞRETMENLİKTE KRİTER VURGUSU

Uzman ve başöğretmenlik kriterlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, kariyer basamaklarının ayırt edici bir niteliğe sahip olması gerektiğini vurguladı. "Süreyi 5 yıla düşürürseniz neredeyse herkes uzman, ardından başöğretmen olur. O zaman bunun bir karşılığı kalmaz" dedi.

Öğretmenlerin meslek hayatında önce sözleşmeli, ardından kadrolu süreci tamamladığını hatırlatan Tekin, unvanların kısa sürede ve geniş kapsamlı biçimde verilmesinin sistemin amacını zayıflatacağını söyledi.

DENETİM YOKSA DENEME DE YOK

Ücretli deneme sınavı uygulamasına ilişkin konuşan Tekin, “okulların üzerinde başka bir vesayet mekanizması oluşmaması” gerektiğini belirterek, “Dershanelere karşı çıkmamızın temel sebebi de buydu. 12 yıl devletin okulunda okuyan çocuğa, ‘3 ayda bu işi çözerim’ denmesi vesayettir” dedi.

Özel öğretim kurslarının artık Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu program sunmak zorunda olduğunu belirten Tekin, deneme sınavlarına ilişkin de net konuştu: 

“İçeriğini denetleyemediğimiz bir sınavı okullarımızda serbest bırakamayız. Özel kurs kendi öğrencisine yapabilir ama benim öğrencime bunu parayla satamaz.” Tekin ayrıca, deneme sınavı ihtiyacının Bakanlık tarafından karşılanacağını ifade ederek, “EBA’da bu denemeler zaten vardı. ‘Her çocuk EBA’ya erişemiyor’ dendi. Ortaöğretim zaten yapmıştı geçen yıl. Bu sene Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz de ihtiyaç duyulan okullara basılı olarak EBA’daki soruları gönderecek” diye konuştu.

💾

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, taşımalı eğitim modelinden denetim mekanizmalarına, dijital takip sisteminden sınav sürecine kadar pek çok konuda mesaj veren Tekin, yeni döneme ilişkin yol haritasını anlattı.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>ÖĞRENCİLERE YERİNDE EĞİTİM</strong></span><br>
Yeni Şafak Gazetesi'ne konuşan Tekin, taşımalı eğitim modelinde değişiklik üzerinde çalıştıklarını açıklayıp, mevcut durumu şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Şu an 250-300 köyden öğrenciyi bir merkez okula taşıyoruz. Ben diyorum ki model tersine dönebilir. Öğrenciyi değil, öğretmeni taşıyalım. Bugün yaklaşık 2 milyon öğrenci taşıyoruz. Bunun yerine 15 bin öğretmeni taşısak daha rasyonel olabilir."</p>

<p>Bu modelle öğrenci sayısı 30’un altına düştüğü için kapanma riski bulunan okulların açık tutulabileceğini belirten Tekin, norm sorununa da çözüm getirileceğini ifade ederek, “Mesela bir ortaokulda 30 öğretmen var ama haftalık ders yükü maaş karşılığını doldurmuyor. O okulu ‘A kategori merkez okul’ yapalım. Bu okula gelmek isteyen öğretmen şunu bilsin: Bu okulun hinterlan-dında 8 okul var. Branşıyla ilgili derslere o okullarda da girecek. Kabul ediyorsa tayin istesin. Etmiyorsa mevcut okulunda kalsın. Öğretmen haftada birkaç saat çevre okullara gider, dersini anlatır, döner. Hem kendi normunu doldurur hem de yüzlerce öğrenciyi taşımak zorunda kalmayız. Okul kapanmaz, yerinde eğitim devam eder” dedi.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>ADRES TAŞIMAYA SIKI TAKİP</strong></span></p>

<p>Adrese dayalı kayıt sisteminin detaylı veri analiziyle yürütüldüğünü belirten Tekin, İçişleri Bakanlığı’ndan alınan verilerle mahalle ve sokak bazlı planlama yapıldığını söyleyerek, “Bir mahallede derslik başına 45 öğrenci düşüyorsa ‘Buraya okul lazım’ diyoruz ve yatırım planlıyoruz. Yeni yaptığımız okulda sınıf mevcudunu 25’e düşürmek istiyoruz.” dedi.</p>

<p>Bir ilkokul yatırımının ortalama 400 milyon liraya mal olduğunu vurgulayan Tekin, “Bu kadar yatırım yapıyoruz ama veli ‘Ben çocuğumu oraya göndermem’ deyip başka okula yöneliyor” diye konuştu.</p>

<p>Adres taşıma yoluyla sistemin aşılmaya çalışıldığını belirten Tekin, “Vatandaş çocuğun adresini başka mahalleye taşıyor. Herkes bunu yaparsa sistemi nasıl yöneteceğiz?” ifadelerini kullandı. Bu nedenle İçişleri Bakanlığı ile kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Tekin, “Eylül itibarıyla ciddi tedbirler devreye girecek” dedi.</p>

<p>Tekin, yerleştirme önceliğinin öğrencinin evine en yakın okul olduğunu belirterek, “Çok talep varsa önce o sokakta oturanlar yerleşecek. 30 kişilik kapasite dolduysa dışarıdan alım yapılmayacak. Dolmadıysa kura gibi yöntemler uygulanabilir mi değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>SINAV SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK YOK</strong></span></p>

<p>Sınav sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik planlanmadığını vurgulayan Tekin, “Sınav süreçleriyle ilgili çocuklarımızın kafasını lütfen karıştırmayın. Hiçbir değişiklik yok” dedi.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>ARA TATİLLER MASADA</strong></span></p>

<p>Tekin, ara tatillere ilişkin iki yıldır öğrenci, öğretmen ve velilere anket yaptıklarını belirtti. Resmi tatillerin yoğunluğu, 180 iş günü zorunluluğu ve öğretmenlerin iki aylık yasal tatil süresi nedeniyle 36 haftalık takvimi planlamanın zorlaştığını söyledi.</p>

<p>Özellikle 2027’de bayramlar ve ara tatilin aynı döneme denk gelmesinin planlamayı güçleştireceğini ifade eden Tekin, bu yılki araştırma sonrası önümüzdeki dönem için karar verileceğini açıkladı.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>EĞİTİM SÜRECİNE DİJİTAL TAKİP</strong></span></p>

<p>Dijital izleme sisteminin otomatik uyarı mekanizmasına dikkat çeken Tekin, bir okulda devamsızlık oranı arttığında sistemin “kırmızı bayrak” verdiğini ve ilçe yöneticilerinden bunun gerekçesini sorduklarını söyledi. Nakil hareketliliği, öğrenci sayısındaki artış-azalış, akademik başarı ve öğretmen norm açığının da anlık takip edildiğini belirtti.</p>

<p>Okul bazlı mali ve idari süreçlerin de sistem üzerinden izlendiğini vurgulayan Tekin, müdürlerin taleplerinin ve gönderilen ödeneklerin geriye dönük olarak kalem kalem görülebildiğini, böylece şeffaflık ve denetimin güçlendiğini belirtti.</p>

<p>‘ÇOCUK ETKİNLİK MERKEZİ’ KILIFINA SIKI DENETİM</p>

<p>“Çocuk etkinlik merkezi” adı altında faaliyet gösteren yapılarla ilgili konuşan Tekin, denetim yetkisine ilişkin mevcut tabloyu anlattı. Bu tür yapıların isimlendirme yoluyla mevzuat dışında kalmaya çalıştığını belirten Tekin, “Biz bu tür yerleri denetleyemiyoruz. ‘Çocuk etkinlik merkezi’ gibi isimler kullanmalarının sebebi de bu; denetim alanının dışında kalmak” dedi.</p>

<p>Bu tür yerlerin mevcut mevzuatta karşılığı olmadığı için ruhsat almadığını ifade eden Tekin, 2014’teki dershane düzenlemesi ve 2016 genelgesi kapsamında valilikler bünyesinde il izleme ve değerlendirme komisyonları kurulduğunu hatırlatan Tekin, ancak bu komisyonların zamanla etkinliğini yitirdiğini, yeniden genelge gönderilerek sürecin aktif hale getirildiğini kaydetti.</p>

<p>Ayrıca mülkiye müfettişlerinin denetim listesine “İzinsiz eğitim veren kurumlar” başlığının eklendiğini ve valilerin de sorumlu kılındığını belirtti. Tekin, "Ben 2018’de ayrıldıktan sonra bu komisyonlar fiilen çalışmamış. Şimdi yeniden genelge gönderdik ve bu yapıları tekrar devreye aldık” dedi.</p>

<p>İstanbul’daki örneğe özellikle dikkat çeken Tekin, faaliyet alanına göre izin alınmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Eğer bir yer kreşse Aile Bakanlığı’ndan, anaokuluysa bizden izin alması gerekir. Bizden izin alan yerleri zaten denetliyoruz. İzin almayan yerleri de valilikler aracılığıyla denetleyeceğiz” dedi.</p>

<p>Eğitim ve bakım hizmetinin ayrımına dikkat çeken Tekin, “Eğitim veriyorsanız Milli Eğitim Bakanlığı’ndan; bakım hizmeti veriyorsanız Aile Bakanlığı’ndan izin alacaksınız. Diyelim ki ‘Biz eğitim vermiyoruz, sadece oyun alanıyız’ diyorsunuz. O zaman ‘çocuk oyun merkezi’ olarak tanımladık, onun da standartlarını belirledik. Ama ücret alıyorsanız bunu kayıtlı ve denetlenebilir şekilde alacaksınız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>DERDİMİZ ÇOCUKLARIN MİLLİ ŞUURLARINI GELİŞTİRMEK</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın milli ve manevi değerlerin aktarılması amacıyla hayata geçirdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” projesine yönelik eleştirileri değerlendiren Tekin, “Muhalefeti önce okuma yazma öğrenmeye davet ediyorum. Bizim derdimiz bu kadar çatışmanın, bu kadar farklı dayatmaların olduğu bir ortamda çocuklarımızın milli şuurlarını geliştirecek, dayanışma ve birliktelik arzusunu perçinleyecek işler yapmak” dedi.</p>

<p>Laiklik tartışmalarına da değinen Tekin, projede laikliğe aykırı herhangi bir unsur bulunmadığını söyleyerek, “Laikliğin ne demek olduğunu, nasıl anlaşılması gerektiğini, hepsine tek tek anlatmaya açığım. Tanımladıkları şey bir dayatma. Laiklik öyle bir şey değil. Biz metnimizde de metnin ekinde okullara gönderdiğimiz örnek etkinlikler listesinde de laikliğe aykırı tek bir ifade yok. Bu şekilde sunmanın cehaletten başka hiçbir açıklaması yok” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tekin ayrıca, “Okullarımızda Noel ağaçları süslenirken bu kişilerin sesinin çıkmasını beklerdim. Bizim kültürümüzde Noel nereye oturuyor. Bununla ilgili eleştiri yok” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>OKULA BAŞLAMA YAŞI TARTIŞILABİLİR</strong></span></p>

<p>Okula başlama yaşına ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, aynı sınıfta 66 aylık ve 84 aylık öğrencilerin birlikte eğitim görebildiğine dikkat çekti. Bu yaş aralığında bir yılın gelişim açısından belirgin fark oluşturduğunu vurgulayan Tekin, “Bu yaş grubunda bir yıl ciddi fark oluşturuyor. İnce motor becerileri, kas gelişimi ve öz bakım yeterlilikleri değişebiliyor. Bu durum akran zorbalığına da zemin hazırlayabiliyor” dedi. Tekin, okula başlama yaşının pedagojik boyutlarıyla birlikte kamuoyunda kapsamlı biçimde tartışılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>BAŞÖĞRETMENLİKTE KRİTER VURGUSU</strong></span></p>

<p>Uzman ve başöğretmenlik kriterlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, kariyer basamaklarının ayırt edici bir niteliğe sahip olması gerektiğini vurguladı. "Süreyi 5 yıla düşürürseniz neredeyse herkes uzman, ardından başöğretmen olur. O zaman bunun bir karşılığı kalmaz" dedi.</p>

<p>Öğretmenlerin meslek hayatında önce sözleşmeli, ardından kadrolu süreci tamamladığını hatırlatan Tekin, unvanların kısa sürede ve geniş kapsamlı biçimde verilmesinin sistemin amacını zayıflatacağını söyledi.</p>

<p><span style="color:#B22222"><strong>DENETİM YOKSA DENEME DE YOK</strong></span></p>

<p>Ücretli deneme sınavı uygulamasına ilişkin konuşan Tekin, “okulların üzerinde başka bir vesayet mekanizması oluşmaması” gerektiğini belirterek, “Dershanelere karşı çıkmamızın temel sebebi de buydu. 12 yıl devletin okulunda okuyan çocuğa, ‘3 ayda bu işi çözerim’ denmesi vesayettir” dedi.</p>

<p>Özel öğretim kurslarının artık Milli Eğitim müfredatıyla uyumlu program sunmak zorunda olduğunu belirten Tekin, deneme sınavlarına ilişkin de net konuştu: </p>

<p>“İçeriğini denetleyemediğimiz bir sınavı okullarımızda serbest bırakamayız. Özel kurs kendi öğrencisine yapabilir ama benim öğrencime bunu parayla satamaz.” Tekin ayrıca, deneme sınavı ihtiyacının Bakanlık tarafından karşılanacağını ifade ederek, “EBA’da bu denemeler zaten vardı. ‘Her çocuk EBA’ya erişemiyor’ dendi. Ortaöğretim zaten yapmıştı geçen yıl. Bu sene Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz de ihtiyaç duyulan okullara basılı olarak EBA’daki soruları gönderecek” diye konuştu.</p>

Anadolu Üniversitesi AÖF kayıtları için son gün!

2 Şubat tarihinde başlayan AÖF 2025-2026 akademik yılı bahar dönemi kayıtları devam ediyor. Kayıt yenileme işlemlerini öğrencilerin sorunsuz bir şekilde yapabilmesi için sesli yanıt sistemi, canlı hizmet desteği sunan çağrı merkezi, soru-cevap platformu AOSDESTEK ve yapay zeka tabanlı sanal asistan Chatbot aracılığıyla anında yardım alınabiliyor. Sürecin daha şeffaf ve anlaşılır olması için geliştirilen bilgilendirici video ve animasyonlar da fakültenin resmi kanallarında yayınlandı. Ayrıca üniversite, SMS, mobil uygulama bildirimleri ve sesli aramalarla kayıt sürecini kolaylaştırmayı hedefliyor.

KAYIT SİLİNME UYARISI
Öte yandan mevzuat tescil sözleşmesi üst üste dört dönem devam edenlerin yeni üniversite ile ilişiklerinin kesilmesi söz konusu olabiliyor. Üniversite yönetimi bu konuda öğrencileri uyarırken, belirtilen süre içinde işlemlerin tamamlanması gerektiği de hatırlatıldı. Kayıt yenileme işlemleri 16 Şubat saat 22.00'ye kadar yapılabilecek. Öğrencilerin ders seçimi ve kayıt bedeli ödemelerini de bu tarihe kadar tamamlamaları gerekiyor.

MEB'den 81 ile tamim: Okullarda 'Maarifin Kalbinde Ramazan' etkinlikleri düzenlenecek

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında "ramazan ayı etkinlikleri" konulu yazıda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Türk vatanı ve milletinin ebedi varlığını, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün korunmasını esas alan kurucu yaklaşım doğrultusunda her vatandaşın milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi-manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğunun açıkça vurgulandığına işaret edildi.

Yazıda, "Bu anayasal çerçeveye uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin 'toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde' bir hukuk devleti olduğu, devletin temel amaç ve görevleri arasında 'insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak' hükme bağlanmıştır. Ayrıca eğitim ve öğrenim hakkı ile gençliğin yetişme ve gelişmesini sağlayıcı tedbirleri almak, devletin görevi olarak düzenlenmiştir." ifadelerine yer verildi.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2'nci maddesinde Türk milli eğitiminin genel amacının, milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, bu değerleri davranış haline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğunun hüküm altına alındığı aktarılan yazıda, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 1'inci maddesine göre ilköğretimin, öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim süreci olduğu belirtildi.

Yazıda, şunlar kaydedildi:

"Bu yasal çerçeve, eğitim sistemimizin akademik kazanımların yanı sıra ahlaki olgunluğu, toplumsal sorumluluğu ve değer temelli gelişimi esas alan bütüncül bir anlayışla yapılandırılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla güncellenen öğretim programlarında milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek amaçlanmıştır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim yaklaşımına dayanmaktadır. Modelin temel hedefi, bilgi, beceri, eğilim ve değerlerin bir arada geliştirilmesi esasına dayanarak yetkin ve erdemli bireyler yetiştirmektir."

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin akademik başarıyla birlikte ahlaki olgunluğu, toplumsal sorumluluğu ve insani duyarlılığı öne çıkaran çok yönlü bir gelişim sürecini kapsadığı vurgulanan yazıda, modelin merkezinde yer alan erdem-değer-eylem çerçevesinin, değerlerin öğrenciler tarafından içselleştirilerek günlük yaşamlarında davranışa dönüşmesini esas aldığı ifade edildi.

Yazıda, saygı, sorumluluk, adalet, merhamet, vatanseverlik, yardımseverlik, duyarlılık ve çalışkanlık gibi milli ve manevi değerlerin öğrencilerin kendileriyle, toplumla ve çevreleriyle kurdukları ilişkilerde yönlendirici bir ahlaki pusula işlevi gördüğü, onların hayatın her alanında sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini amaçladığı belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde tanımlanan öğrenci profili, ahlaklı, bilge, cesaretli, estetik duyarlılığa sahip, iradeli, merhametli, sorgulayıcı, üretken ve vatansever bireylerden oluşmaktadır. Bu profil, öğrencilerin geçmişten devraldıkları kültürel mirası koruyarak geleceği inşa edebilen, milli kimlik bilinci gelişmiş, toplumsal dayanışmayı önceleyen ve insanlık için iyi, doğru ve faydalı olanı yapmayı ilke edinen bireyler olarak yetişmelerini öngörmektedir. Bu yönüyle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, köklerden geleceğe uzanan, sosyal ve duygusal becerilerin gelişimi ile değer temelli ve insan merkezli bir maarif anlayışını esas almaktadır.

Bu itibarla ramazan ayı, toplumsal hayatımızda paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma değerlerinin daha da belirgin hale geldiği ve aynı zamanda milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmenin, kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarmanın bir imkanı olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda ramazan ayı boyunca öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanması büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede 81 ilimizde ramazan ayına yönelik 'Maarifin Kalbinde Ramazan' temalı etkinlikler düzenlenecektir."

Söz konusu yazı doğrultusunda, 81 ilde ilkokul öğrencilerinin katılımıyla kültürel mirası yansıtan, paylaşma ve birlikte olma bilincini güçlendiren "Maarifin Kalbinde Ramazan" şenlikleri yapılacak.

Ramazan boyunca belirlenen konu başlıklarında uzman konuşmacıların katılımıyla ortaokul ve lise kademelerindeki öğrencilere yönelik "İftarda Konuşalım" söyleşi programları düzenlenecek.

Okul-aile işbirliğini güçlendirmek ve toplumsal birliktelik duygusunu pekiştirmek amacıyla ailelerin gönüllü katılımıyla ortak iftar sofraları kurulacak.

Okullarda gerçekleştirilecek etkinlikler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin temel yaklaşımı ile uyumlu, erdem-değer-eylem çerçevesi ve sosyal duygusal öğrenme becerileri doğrultusunda, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve okul imkanları dikkate alınarak gizlilik, mahremiyet ve insan onurunu koruyucu hassasiyetler gözetilerek gönüllülük esasına dayalı olarak planlanacak.

Etkinlikler, eğitim ortamlarının niteliğini destekleyecek ve okul dışı öğrenme ortamları çalışmalarının verimliliğini artıracak şekilde, hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda gerçekleştirilecek.

Milli Eğitim Akademisinin sözleşmeli eğitim personeli istihdamına ilişkin kılavuz yayımlandı

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, sözleşmeli eğitim personeli pozisyonlarına Yükseköğretim Personel Kanunu'na tabi öğretim üyesi kadrolarında görev yapıyor olmak kaydıyla profesör, doçent veya doktor öğretim üyesi ünvanına sahip olanlar ile Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında görev yapıyor olmak kaydıyla doktora veya daha üst akademik ünvana sahip öğretmen ve diğer personel, öğretmen olarak görev yapanlardan uzman öğretmen veya başöğretmen ünvanına sahip olanlar başvuruda bulunabilecek.

Başvuru şartlarını taşıyanlar, 9-13 Şubat tarihlerinde "mebakbis.meb.gov.tr/basvuru" adresi üzerinden e-Devlet kullanıcı adı ve şifreleriyle giriş yaparak başvurabilecek. Başvuruda bulunanlar, doktora mezuniyetlerine/öğretmenlik alanlarına göre durumlarına uygun eğitim ve uygulama merkezlerinden birini tercih edebilecek.

Yükseköğretim Personel Kanunu'na tabi öğretim üyesi kadrolarından başvuruda bulunan adaylardan istihdam edilecek olanlar, Kurul tarafından teklif edilenler arasından Bakan onayı ile belirlenecek.

Sonuçlar, 27 Şubat 2026 tarihinde Bakanlığın internet sitesinde ilan edilecek. Bakanlık kadrolarından başvuruda bulunanların değerlendirilmeleri, Milli Eğitim Akademisi Sözleşmeli Eğitim Personeli Yönetmeliği’nde yer alan "Eğitim Personeli Değerlendirme Formu" üzerinden değerlendirme komisyonlarınca 16-18 Şubat tarihlerinde yapılacak.

Değerlendirme sonuçları, 19 Şubat'ta Bakanlığın internet sitesinde ilan edilecek. Değerlendirme sonrası oluşan puan üstünlüğüne göre kontenjanın üç katı aday sözlü sınava alınacak. Sözlü sınav sonuçları, 11 Mart 2026 tarihinde ilan edilecek.

Sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre adaylar, tercihleri doğrultusunda yerleştirilecek. Yerleştirme sonuçları, 25 Mart'ta Bakanlığın internet sitesinden duyurulacak.

Kaynak: AA

2026-YKS başvuruları başladı

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS), 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak.

20 Haziran 2026 tarihinde Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran 2026 tarihinde sabah oturumunda Alan Yeterlilik Testleri (AYT), öğleden sonra oturumunda Yabancı Dil Testi (YDT) uygulanacak.

Sınava başvurular, 6 Şubat-2 Mart 2026 tarihleri arasında yapılacak.

Adaylar başvurularını, 6 Şubat 2026 tarihinde saat 14.30’dan itibaren ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması’ndan yapabilecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi 2026-YKS Kılavuzu’nda yer almaktadır. Sınava başvurmak isteyen adaylar, Kılavuz’a aşağıdaki bağlantıdan erişebilecek.

2026 Millî Savunma Üniversitesi Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı’na (2026-MSÜ) başvuran adayların da Millî Savunma Bakanlığı tarafından Millî Savunma Üniversitesine yerleştirme işlemlerine alınabilmeleri için 2026-YKS’ye başvuru yapmaları zorunludur. Ayrıntılı bilgi 2026-MSÜ Kılavuzu’nda yer almaktadır.

Daha önce bir yükseköğretim kurumundan ön lisans ve/veya lisans mezunu olan adayların; e-devlet mezuniyet bilgilerini kontrol ederek, mezuniyet bilgisi Yükseköğretim Bilgi Sistemi'nde bulunmayanların mezun oldukları üniversite aracılığıyla bu bilgilerin sisteme işlenmesini sağlamaları gerekmektedir.

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS): Kılavuz ve Başvuru Bilgileri
Engelli Bireylere Yönelik Sınav Uygulamalarında ve Engelli Kontenjanında Aranacak Sağlık Şartlarına Dair Yönetmelik

ÖGG 119. dönem sınav takvimi: 2026 Özel Güvenlik 119. Temel Eğitim ve 95. Yenileme Eğitimi sınav saati

Özel Güvenlik 119. Temel Eğitim ile 95. Yenileme Eğitimi Sınavı, 22 Şubat 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı tarafından hazırlanan sınav kılavuzu yayımlandı.

Hafta sonu (7-8 Şubat 2026) sınav takvimi: MEB ve ÖSYM tarafından uygulanacak sınavlar

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şube Müdürlüğü İçin Görevde Yükselme Sınavı’nın 7 Şubat 2026 Cumartesi günü yapılacağını açıkladı. Hafta sonu sınav maratonunun yaşanacağı 7-8 Şubat 2026 tarihlerinde, Milli Eğitim Bakanlığı ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından farklı alanlarda düzenlenecek sınavlar adayları sınav merkezlerine çekecek.

AUZEF sınav sonuçları açıklandı! İşte 2026 AUZEF bütünleme (telafi) sonuç sorgulama ekranı

İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi’nde 2025-2026 eğitim yılı Güz Dönemi bütünleme sınav süreci sona erdi. Telafi sınavlarına katılan binlerce öğrenci için beklenen açıklama geldi. AUZEF, bütünleme sınav sonuçlarını bugün itibarıyla erişime açtı.

YKS başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan açıklamaya göre, 2026-YKS başvuruları 2 Mart'a kadar alınacak.

20 Haziran'da Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da sabah oturumunda Alan Yeterlilik Testleri (AYT), öğleden sonra oturumunda Yabancı Dil Testi (YDT) uygulanacak.

Adaylar başvurularını, ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla ya da bireysel olarak ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan yapabilecek.

Başvurmak isteyen adaylar, sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-YKS Kılavuzu'ndan ulaşabilecek.

2026 Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı'na (2026-MSÜ) başvuran adayların Milli Savunma Bakanlığı tarafından Milli Savunma Üniversitesine yerleştirme işlemlerine alınabilmeleri için 2026-YKS'ye başvuru yapmaları gerekiyor.

Muhabir: Müslüm Bayburs

Yarıyıl tatili başladı

2025-2026 eğitim öğretim yılının 8 Eylül 2025'te başlayan birinci dönemi bugün sona erdi.

İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarıyıl tatilini yapmak üzere karnelerini aldı.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ilkokul 1 ve 2. sınıflara karne yerine öğrencilerin sosyal-duygusal öğrenme becerilerini içeren "gelişim raporu" verildi.

Karne Heyecanı 11

İkinci dönem 2 Şubat'ta başlayacak

İki hafta sürecek yarıyıl tatilinin ardından ikinci dönem, 2 Şubat Pazartesi günü başlayacak, 16-20 Mart'ta ise ikinci dönemin ara tatili olacak.

2025-2026 eğitim öğretim dönemi, 26 Haziran'da sona erecek.

DeepSeek Eğitim Maliyetlerini Nasıl Düşürüyor?

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, 2026 yılına büyük bir teknik atılımla giriş yaptı. Şirket, büyük dil modellerinin eğitimini daha kararlı ve uygun maliyetli hale getirmek amacıyla geliştirdiği yeni bir derin öğrenme mimarisini duyurdu. Yayınlanan teknik makale, sektör gözlemcileri tarafından şirketin yakında piyasaya süreceği yeni büyük ürünün habercisi olarak değerlendiriliyor. DeepSeek yeni mHC mimarisi ile yapay […]

ÖSYM hafta sonu üç sınav düzenleyecek

ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamaya göre, yarın İçişleri Bakanlığı Kaymakam Adaylığı Giriş Sınavı (2025-Kaymakamlık/2), pazar günü ise İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü İş Yeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Sınavı (2025/İSG) ve Cumhurbaşkanlığı Raportör Yardımcılığı Giriş Sınavı (2025-CBRY) düzenlenecek.

Kaymakam Adaylığı Giriş Sınavı, 8 ilde 10 sınav merkezinde yapılacak ve sınav için 34 bina ve 632 salon kullanılacak. Cumartesi saat 10.15'te başlayacak sınavda adaylar 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak. 165 dakika sürecek sınav 13.00'de sona erecek.

Sınavda adaylara, 42 sorudan oluşan Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi ile 78 sorudan oluşan Alan Bilgisi Testi uygulanacak.

İSG/2 ise 17 ilde 18 sınav merkezinde düzenlenecek. Sınav için 73 bina ve 1409 salon kullanılacak. Pazar saat 10.15'te başlayacak sınavda adaylar, 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak. 75 dakika sürecek sınav, 11.30'da sona erecek.

Sınavda adaylara, İş Yeri Hekimliği Testi, C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı Testi, B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı Testi, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı Testi, Diğer Sağlık Personeli Testi olmak üzere 5 ayrı sertifika alanında çoktan seçmeli sorulardan oluşan test uygulanacak. Her testte 50 soru yer alacak.

Kaymakamlık ve İSG sınavlarının sonuçları 6 Ocak 2026'da açıklanacak.

İlk kez uygulanacak
ÖSYM tarafından ilk kez uygulanacak Cumhurbaşkanlığı Raportör Yardımcılığı Giriş Sınavı (2025-CBRY) ise pazar günü Ankara'da iki oturum şeklinde yapılacak.

Sınavın ilk oturumu, saat 10.15'te başlayacak ve 135 dakika sürecek. Saat 12.30'da sona erecek ilk oturum Hukuk, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanlarında yapılacak.

Sınavın ikinci oturumu ise saat 14.45'te başlayacak ve 120 dakika sürecek. Saat 16.45'te sona erecek ikinci oturum Maliye ve İktisat alanlarında yapılacak.

Adaylar, ilk oturumda saat 10.00'dan, ikinci oturumda ise saat 14.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Adayların yazılı sınavda başarılı sayılabilmesi için en az 70 puan alması gerekecek. Bunlardan en yüksek puandan başlayarak giriş sınavı ilanında belirtilen kadro sayısının (38 kadro) 4 katına kadar aday yazılı sınavı kazanmış sayılacak ve sözlü sınava çağrılacak. Son sıradaki adayla aynı puanı alan adaylar da sözlü sınava çağrılacak.

Nüfus cüzdanı bulunmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulundurulacak.

50 binin üzerinde aday sınavlara katılacak
Açıklamada, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy'un değerlendirmeleri de yer aldı.

Ersoy, hafta sonu düzenlenecek sınavlara 50 bin 488 adayın katılacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Üç sınava toplam 192 engelli aday katılacak. Ek süre verilmesi uygun görülen engelli adaylar İSG'de 20 dakika, Kaymakamlık Sınavında 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler. Hafta sonu düzenlenecek sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları her sınavda olduğu gibi sınav ücretinden muaf tutuldu, 385 aday bu haktan yararlandı. Sınavlarda toplam 6 bin 858 kişi görev yapacak. Sınavlara katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim."

Bakan Tekin'den cemaat tepkisi: Kimle imzalayacağız

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlığın kurumlarla imzaladığı protokollerin hukuki çerçeveler içerisinde gerçekleştirildiğini söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin soru ve eleştirilerini cevaplayan Bakan Tekin, muhalefetin bakanlığın cemaat ve tarikatlarla protokol imzaladığına yönelik iddialarına ilişkin “Hukuken karşımda gerçek ya da tüzel kişi olmalı. Cemaat diye tüzel kişilik var mı, kimle imzalayacağız? Protokol yaptığımız yapıları ‘cemaat’ ya da ‘tarikat’ olarak tanımlamak sizin kendi ideolojik kodlamanız, o sizin takdirinizdir. Ben hukuk devleti sınırları içerisinde ilgili kamu kurumlarının ‘sivil toplum’ olarak tanımladığım, aksine hiçbir belgenin olmadığı bir durumun içerisinde olmam. Eğer Vakıflar Genel Müdürlüğü bir vakfı kapatırsa protokolümüz varsa iptal ederiz. ‘Cemaat ve tarikatlara kaynak aktardınız’ diyorlar. Bir tane vakıf, dernek gösterin, eğer protokolümüzü iptal etmezsek, ben de bir şey bilmiyorum. Biz hiçbir sivil toplum örgütüne, Millî Eğitim Bakanlığının ya da kamunun bütçesinden zerre miktar kaynak ayıracak bir protokol yapmayız” dedi.

SORUŞTURMA AÇTIK

Diploma ve denklikte sahtecilik ile ilgili soruşturmaları açtıklarını dile getiren Tekin, yapılan eleştirilere “Bu konudaki her olayın arkasındayız, gereğini yapıyoruz. Ben de bir soru soracağım. 15 milyon İstanbullunun kişisel verilerini siyasi çıkar uğruna satan bir kişi için neden bir şey demiyorsunuz?” şeklinde cevap verdi.

23 BİN İŞLETME KAPATILDI

Mesleki Eğitim Merkezlerinde (MESEM) çocukların denetimsiz şartlarda çalıştırıldığına yönelik iddialara karşılık veren Bakan Tekin, “Bir iş yerinde bütün taramaları rutin olarak yapıyoruz. Bu yıl 253 bin 940 işletme incelenmiş ve bunların içerisinden 23 bin 252’si şartları yerine getirmediği için kapatılmıştır” bilgisini paylaştı.

Köy okullarının kapatıldığı konusundaki tartışmalara da açıklık getiren Tekin, bir öğrencisi de olsa köy okulu açtıklarını söyleyerek, toplam 404 köy okulunu yaz itibariyle açtıklarını kaydetti.

 

💾

<p>Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda muhalefetin “cemaat ve tarikatlarla protokol” eleştirilerine sert tepki verdi. Bakanlık olarak yalnızca hukuki statüsü bulunan kurumlarla iş birliği yaptıklarını vurgulayan Tekin, “Cemaat diye bir tüzel kişilik yok. Biz hukuk devletinin çizdiği sınırlar içinde hareket ederiz. Hiçbir sivil toplum örgütüne kamunun bütçesinden tek kuruş aktaracak protokol yapmayız” dedi.</p>

<p>Diploma ve denklik işlemlerinde tespit edilen sahteciliklerin üzerine gittiklerini belirten Tekin, tüm olaylarla ilgili soruşturmaların başlatıldığını söyledi. MESEM programına yönelik eleştirilere de yanıt veren Bakan, bu yıl 253 bini aşkın işletmenin denetlendiğini, uygun şartları taşımadığı tespit edilen 23 bin 252 iş yerinin kapatıldığını açıkladı.</p>

<p>Köy okullarına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Tekin, “Bir öğrenci bile olsa köy okulunu açıyoruz” diyerek yaz döneminde 404 köy okulunun yeniden faaliyete geçirildiğini duyurdu.</p>

İmam hatipli gençler G20'yi tartışıyor

Lise öğrencilerinin küresel meseleleri tartışarak diplomasi, müzakere ve temsil becerilerini geliştirmelerini amaçlayan ŞHL G20’25 Zirvesi, İbn Haldun Üniversitesi’nde 22-23 Kasım 20025 tarihlerinde düzenlenecek. Şehit Hâkî Aras G20 Zirvesi, iki gün süren tartışmaların ardından sonuç bildirgesinin yayınlanmasıyla tamamlanacak.

KÜRESEL SORUNLAR GÜNDEMDE

İmam hatipli öğrencilerin yalnızca bilgi edinmeleri değil; farklı ülkelerin ekonomik yapıları, küresel sorunlar ve çözüm mekanizmaları üzerine düşünebilmeleri, tartışabilmeleri ve yenilikçi bakış açıları geliştirebilmelerini hedefleyen Zirve, aynı zamanda gençlere problem çözme ve meseleleri çok yönlü değerlendirme becerisi kazandıracak. Gençler programla uluslararası ekonomi ve küresel mali istikrar konularında nitelikli bir tartışma ortamı bularak analitik düşünme, problem çözme ve çok yönlü değerlendirme becerilerini güçlendiriyor.

EKONOMİK PROBLEMLERİ YORUMLAYACAKLAR

Zirve ile öğrencilerin G20’yi derinlemesine kavramalarını sağlamakla birlikte, güncel ekonomik gelişmeleri yorumlamalarına ve bilinçli tartışmalar yürütebilmelerine destek olmak; gençlere kendilerini özgürce ifade edebilecekleri, liderlik potansiyellerini keşfedebilecekleri bir platform sunuluyor. Küresel meseleleri anlamaya ve çözüm üretmeye istekli gençlerin yetişmesine katkı sunmayı hedefleyen bu etkinlik, geleceğin liderleri olacak gençlerin dünya ekonomisine dair perspektiflerini güçlendirmeyi amaçlıyor.

DÜNYA EKONOMİSİ G20'DE ŞEKİLLENİYOR

1999 yılında Asya finans krizinin ardından kurulan ve küresel ekonominin en etkili 20 ülkesini bir araya getiren G20 platformu, dünya çapında ekonomik istikrar, sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliğiyle mücadele ve mali sistemin dayanıklılığı gibi kritik başlıkları ele alan en önemli uluslararası iş birliği yapılarından biri olmayı sürdürüyor. 2008’den bu yana devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla düzenlenen yıllık zirveler, küresel ekonomi politikalarının belirlendiği ve dünyanın ekonomik gündeminin şekillendiği bir zemin oluşturuyor. Zirveler; maliye bakanlarından merkez bankası başkanlarına, uluslararası kuruluşlardan gözlemci ülkelere kadar geniş bir katılımla gerçekleşiyor ve sonuç bildirgesiyle tamamlanıyor.

KPSS, YKS, DGS, AGS... 2026 ÖSYM sınav takvimi belli oldu

ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, 2026 yılı ÖSYM sınav takviminin belli olduğunu duyurdu. Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada üniversite sınavlarından kamu personeli seçme sınavlarına kadar birçok önemli sınavın tarihlerini paylaştı.

YKS 20-21 HAZİRAN'DA

Buna göre Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 20–21 Haziran’da, Dikey Geçiş Sınavı (DGS) 19 Temmuz’da, Millî Savunma Üniversitesi Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı (MSÜ) ise 1 Mart’ta gerçekleştirilecek.

KPSS NE ZAMAN YAPILACAK?

2026 KPSS takvimi de netleşti. KPSS Lisans Genel Yetenek–Genel Kültür oturumu 6 Eylül’de, KPSS Alan Bilgisi oturumları 12–13 Eylül’de, KPSS Ortaöğretim sınavı ise 25 Ekim’de yapılacak.

Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) 12 Temmuz’da uygulanacak.

Ersoy, adayların tüm sınav tarihlerini ÖSYM’nin kurumsal web sayfasından inceleyebileceğini belirterek, “Sınavlara katılacak tüm adaylarımıza başarılar dilerim.” ifadelerini kullandı.

Elazığ'da "4. Din Öğretimi Çalıştayı" gerçekleştirildi

Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde "Türkiye Yüzyılı'nda Din Öğretimi Vizyonu" temasıyla düzenlenen çalıştay, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, çalıştayda yaptığı konuşmada, manevi kimliği güçlü Elazığ'da Türkiye Yüzyılı'nda din öğretimi vizyonu üzerine istişarelerde bulunmak üzere bir araya geldiklerini söyledi.

Okulların artık sadece ders işlenen mekanlar olmaktan çıktığını, bireyin dijital çağda kimlik, değer ve anlam inşası yaptığı bir hayat alanına dönüştüğünü belirten Ökten, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda dijital sınıflarımızda yapay zeka destekli öğrenme, dijital platformlar ve sanal sınıflar değerlerimizi tamamlayıcı bir şekilde tasarlanmaktadır. İmam hatip liselerindeki derslerin misyonunu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne göre geliştiriyoruz. Modelimizin merkezinde insan vardır, erdemlerle değerlerimiz, değerlerimizle de eylemlerimiz şekillenmektedir. Milli ve manevi değerlerin yaşandığı huzurlu aile ve toplumu hep birlikte inşa etmek için çalışıyoruz. Adalet, sorumluluk, saygı değerleri çerçevesinde insana hizmet eden, insanı yarınlara taşıyan gelecek nesilleri yetiştirme çabası içerisindeyiz."

Ökten, yetkin ve erdemli bireyler yetiştirmek amacıyla eğitim programlarının, materyallerin ve etkinliklerin ruh ve beden bütünlüğü dikkate alınarak hazırlandığını vurguladı.

Elazığ Din Öğretimi 22

Öğretmenlerin bu süreçte önemli bir role sahip olduğuna dikkati çeken Ökten, şöyle devam etti:

"Sizlerin rehberliğinde köklerden geleceğe, maziden atiye devraldığımız bu kıymetli mirası hep birlikte taşıyacağız. Fıkıh, ahlak, kelam gibi dersleri psikoloji, sosyoloji ve medya okuryazarlığı gibi alanlarla ilişkilendiriyoruz. Öğrencilerin gönüllü faaliyetlere katılımını teşvik ederek din öğretimini sadece teorik değil toplumsal sorumlulukla bütünleşmiş bir hale getiriyoruz. Psikososyal açıdan güçlü, dijital dünyada bilinçli, değerleriyle barışık bireyler yetiştirmek din öğretiminin ve imam hatip liselerimizin temel misyonudur. Türkiye Yüzyılı'nda Maarif Modelimiz ile zihinlere ve kalplere dokunurken çocuklarımız için cazip, seçkin birer eğitim kurumu olmalıyız."

Çalıştaya emek verenlere teşekkür eden Ökten, programın din öğretimi alanında yenilikçi yaklaşımlara katkı sağlayacağına inandığını anlattı.

Elazığ Din Öğretimi 11

Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu da din eğitiminin Türk milli eğitim sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Türk milletinin İslam'ı en sade ve samimi şekilde yorumlayan bir toplum olduğunu ifade eden Hatipoğlu, "Yüce dinimiz, aklı her şeyin önüne koymayı emrediyor. Aklın devreye girdiği yerde sorumluluk da doğuyor. Bu nedenle birilerine körü körüne bağlı olmadan, aklını kiraya vermeden dinin yaşanması gerektiğini bize Allah emrediyor. Eğitim sistemimizin de aklını ve vicdanını doğru kullanan, dine ve devletine bağlı bireyler yetiştirmesi büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından alanında uzman akademisyenler sunumlar gerçekleştirdi.

Çalıştaya, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Ahmet İşleyen, Elazığ Belediyesi Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Beraat Şahin, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

MEB'den 29 Ekim'e özel yapay zeka ile canlandırılan video

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, MEB arşivinden ve döneme ait farklı kaynaklardan alınan fotoğrafların yapay zeka ile canlandırılması tekniğiyle hazırlanan "29 Ekim" videosu, cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan eğitim seferberliğine ışık tutuyor.

Arşiv fotoğraflarının yapay zeka ile canlandırılması tekniğiyle hazırlanan "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı" videosunda, cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan eğitim seferberliğine ilişkin görseller, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün öğrencilerle buluştuğu anlar yer alıyor.

Projenin danışmanlığını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Sarıtaş'ın üstlendiği videoda, genç cumhuriyetin, geleceğin bilim adamları, sanatçıları, sporcuları olarak yetiştirdiği öğrenciler ve öğretmenlerin katıldığı 29 Ekim törenleri de yapay zeka ile canlandırıldı.

Videoda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile cumhuriyet değerlerinin çocuklara güçlü şekilde aktarıldığı vurgulanıyor.

Videoda şu mesaja yer verildi:

Türkiye eğitim diplomasisiyle küresel etkisini güçlendiriyor
Türkiye eğitim diplomasisiyle küresel etkisini güçlendiriyor
"Cumhuriyet, emeğin, fedakarlığın ve inancın eseridir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile Cumhuriyetimizin değerlerini çocuklarımıza aktarıyoruz. Eğitimin yüzyılına hep birlikte yürürken onların bu ülkenin yetkin, erdemli, üretken, iradeli ve vatansever birer ferdi olmaları için azimle çalışıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."

"Cumhuriyetimiz ilelebet var olsun"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de hazırlanan özel videoyu NSosyal hesabından paylaştı.

Paylaşımında, Cumhuriyetin insan iradesine ve hakların eşitliğine dayanan medeniyet tasavvurlarının son düzlüğüne atılan kutlu adım olduğunu belirten Tekin, milletin ortak emeğiyle 29 Ekim 1923'te inşa edilen bu kutlu mirasın, her bir yurttaşın kaderini ortak bir geleceğe dönüştüren en büyük ortak paydaları olduğunu ifade etti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, bireyi bütün yönleriyle kuşatan bir eğitim felsefesi olarak erdem, bilgi, beceri ve sorumluluk ekseninde insanı merkeze alan, hak temelli bir eğitim vizyonunu temsil ettiğinin altını çizen Tekin, şunları kaydetti.

"Böylece demokrasinin kalıcılığı, özgür düşünen ve vicdanı hür bireylerle güvence altına alınmaktadır. Bugün, dünya devletleri içinde barışçıl ve güçlü duruşuyla Türkiye Cumhuriyeti, adalet ve irfan medeniyetinin modern çağdaki temsili haline gelmiştir. Cumhuriyetimiz ilelebet var olsun. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İstiklal Mücadelemizin bütün kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyor; aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik ediyorum.

Muhabir: Nusret Odabaş

MEB'den 29 Ekim'e özel yapay zeka ile canlandırılan video

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, MEB arşivinden ve döneme ait farklı kaynaklardan alınan fotoğrafların yapay zeka ile canlandırılması tekniğiyle hazırlanan "29 Ekim" videosu, cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan eğitim seferberliğine ışık tutuyor.

Arşiv fotoğraflarının yapay zeka ile canlandırılması tekniğiyle hazırlanan "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı" videosunda, cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan eğitim seferberliğine ilişkin görseller, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün öğrencilerle buluştuğu anlar yer alıyor.

Projenin danışmanlığını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Sarıtaş'ın üstlendiği videoda, genç cumhuriyetin, geleceğin bilim adamları, sanatçıları, sporcuları olarak yetiştirdiği öğrenciler ve öğretmenlerin katıldığı 29 Ekim törenleri de yapay zeka ile canlandırıldı.

Videoda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile cumhuriyet değerlerinin çocuklara güçlü şekilde aktarıldığı vurgulanıyor.

Videoda şu mesaja yer verildi:

"Cumhuriyet, emeğin, fedakarlığın ve inancın eseridir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile Cumhuriyetimizin değerlerini çocuklarımıza aktarıyoruz. Eğitimin yüzyılına hep birlikte yürürken onların bu ülkenin yetkin, erdemli, üretken, iradeli ve vatansever birer ferdi olmaları için azimle çalışıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."

"Cumhuriyetimiz ilelebet var olsun"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de hazırlanan özel videoyu NSosyal hesabından paylaştı.

Paylaşımında, Cumhuriyetin insan iradesine ve hakların eşitliğine dayanan medeniyet tasavvurlarının son düzlüğüne atılan kutlu adım olduğunu belirten Tekin, milletin ortak emeğiyle 29 Ekim 1923'te inşa edilen bu kutlu mirasın, her bir yurttaşın kaderini ortak bir geleceğe dönüştüren en büyük ortak paydaları olduğunu ifade etti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, bireyi bütün yönleriyle kuşatan bir eğitim felsefesi olarak erdem, bilgi, beceri ve sorumluluk ekseninde insanı merkeze alan, hak temelli bir eğitim vizyonunu temsil ettiğinin altını çizen Tekin, şunları kaydetti.

"Böylece demokrasinin kalıcılığı, özgür düşünen ve vicdanı hür bireylerle güvence altına alınmaktadır. Bugün, dünya devletleri içinde barışçıl ve güçlü duruşuyla Türkiye Cumhuriyeti, adalet ve irfan medeniyetinin modern çağdaki temsili haline gelmiştir. Cumhuriyetimiz ilelebet var olsun. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İstiklal Mücadelemizin bütün kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyor; aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik ediyorum.

Yusuf Tekin: Okullarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın posterinin asılması hukuki zorunluluk

Milli Eğitim Bakanlığı, il ve ilçe müdürlüklerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın posterinin milli bayramlarda Atatürk ve Türk bayrağı ile birlikte asılmasına yönelik bir yazı gönderdi.

Bakanlığın bu adımı, muhalif cenahta büyük tepki ile karşılandı.

Günlerdir konu üzerinde tartışmalar devam ederken İstanbul'da basına açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, tartışmalara son noktayı koydu.

Tekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın posterinin Atatürk ve Türk bayrağı ile birlikte okullarda görünür olmasının cumhuriyet değerlerini geleceğe taşımak adına bir ödev ve aynı zamanda Anayasa'nın 104'üncü maddesi kapsamında hukuki bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Pen100-5

"CUMHURBAŞKANIMIZ MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİ TEMSİL EDİYOR"

Tekin şunları söyledi:

"Cumhuriyet değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasındaki en önemli ödevlerden biri bize düşüyor.

Bu anlamda 3 temel hususa dikkat edilmesi lazım. Birincisi üzerimizde dalgalanmasından onur duyduğumuz Türk bayrağı. İkincisi cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün varlığı. Üçüncüsü de Anayasamızın 104’üncü maddesi çok açık cumhuriyetimizi ve milli birlik ve beraberliğimizi temsil etmek etmek durumunda olan Cumhurbaşkanımız.

"CUMHURBAŞKANIMIZIN OKULLARDA GÖRÜNÜR OLMASINI İSTEDİK"

Dolayısıyla biz okullarımızda çocuklarımız cumhuriyete ve değerlerine sahip çıksın diye Atatürk’ü, Türk bayrağını ve birliğimizi ve beraberliğimizi temsil eden sayın Cumhurbaşkanımızın okullarda görünür olmasını istedik. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Bu konuda fikir beyan edenleri okuyorum gerçekten çok üzülüyorum.

"ANAYASA 104'ÜNCÜ MADDEYE GÖRE ZORUNLULUK"

Cumhurbaşkanımız yüzde 50’nin üzerinde bir oyla seçilmiş bir cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanımızın Türk bayrağı ve Atatürk ile birlikte okullarımızda bu şekilde posterlerinin asılması bizim cumhuriyete sahip çıkmak açısından hem toplumsal olarak ödevimiz hem de hukuki olarak da bu bir zorunluluktur. Dolayısıyla bu attığımız adım gayet yerinde bir adımdır. Bundan dolayı herhangi bir rahatsızlığımız yok."

Türkiye eğitim diplomasisiyle küresel etkisini güçlendiriyor

MEB’in öncülüğünde yürütülen eğitim diplomasisi, Türkiye’nin kültürel ortaklıklarını güçlendirerek dünya genelinde kalıcı bağlar kurulmasını sağlıyor. Bakanlık, eğitim ilişkilerini yasal çerçeveye oturtmak amacıyla bugüne kadar 125 ülke ile toplam 350 anlaşma imzaladı.

Bu kapsamda, KKTC’den Katar’a, Yunanistan’dan Libya’ya, Kongo’dan Moğolistan’a kadar geniş bir coğrafyada eğitim alanında iş birlikleri ve mutabakat zabıtları hayata geçirildi.

Yeni anlaşmalar ve stratejik ortaklıklar
Son iki yılda 14 ülkeyle 16 yeni belge imzalanarak Türkiye’nin küresel eğitim ağı genişletildi. ​Suriye ile öğretmen eğitimi, mesleki gelişim ve özel eğitim alanlarını kapsayan protokol imzalandı. ​Moldova ile Recep Tayyip Erdoğan Türkiye-Moldova Koleji’nin açılışına yönelik iş birliği yapıldı. ​Ukrayna, Moğolistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan gibi ülkelerle de yükseköğretimden mesleki eğitime kadar çeşitli alanlarda stratejik anlaşmalar gerçekleştirildi. ​KKTC, Türkmenistan ve Özbekistan ile yapılan görüşmeler kapsamında ise yeni Türk okulları açılacak.

13 ülkede 65 Türk okulu
Haziran 2025 itibarıyla Türkiye’nin yurtdışında 13 ülkede 65 eğitim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu kurumlarda 12 bini aşkın öğrenci öğrenim görürken, 679 öğretmen görev yapıyor. Yeni açılacak okullar arasında Recep Tayyip Erdoğan Türkiye-Moldova Koleji ve Karabağ Türk Okulu öne çıkıyor.

Bu kurumlar, Türkiye’nin eğitim alanındaki varlığını güçlendirirken kültürel diplomasi açısından da stratejik bir rol üstleniyor.

Kardeş okul uygulamasıyla kültürel bağlar güçleniyor
1994’ten bu yana süren Kardeş Okul Uygulaması ile Türkiye’deki okullar 64 farklı ülkedeki okullarla eşleştirildi. Bugüne kadar 1.229 kardeş okul bağlantısı kuruldu; bunların 712’si yurt dışındaki okullarla gerçekleştirildi. Bu sayede kültürel etkileşim ve karşılıklı anlayış güçlendirildi.

Yabancı öğrenciler ve kültürel entegrasyon programları
MEB, yabancı uyruklu öğrencilere yönelik uyum sınıfları, PIKTES+ Projesi ve Türkçe-Türk Kültürü dersleriyle kapsayıcı eğitim modelini yaygınlaştırıyor.

2024-2025 döneminde 8 ülkede 2.174 öğrenciye Türkçe ve kültür dersleri verilirken, bu rakamın gelecek dönemde 11 ülkeye ulaşması hedefleniyor.

Uluslararası projelerle etki alanı genişliyor
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, AB ve BM kuruluşları ile yürüttüğü projelerle yetişkin eğitimi, sosyal uyum ve istihdam odaklı çalışmalara öncülük ediyor.

Erasmus+, EPALE ve UNICEF, UNDP, UNHCR iş birlikleriyle yürütülen projeler, Türkiye’nin eğitim diplomasisi kapasitesini güçlendiriyor.

"Eğitim Diplomasisi" Türkiye’nin küresel vizyonunun bir parçası
Millî Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü projeler ve anlaşmalar, Türkiye’nin eğitim alanında sadece bölgesel değil, küresel bir aktör haline geldiğini gösteriyor.

Bakanlık yetkilileri, önümüzdeki dönemde yeni anlaşmalarla Türkiye’nin eğitim diplomasisini daha da kurumsallaştırmayı ve kapsayıcı eğitim modellerini uluslararası alanda yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirtti.

MEB yeni kitapçığını yayımladı: Yapay zeka etiği tavsiyeleri

Yapay zeka hayatımıza entegre olmaya devam ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) "Yapay Zeka Etiği Tavsiyeleri" kitapçığını yayımladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Ulusal Yapay Zeka Stratejisi ve 12. Kalkınma Planı doğrultusunda MEB tarafından hazırlanan, "Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı (2025-2029)", yapay zekanın eğitimde etik ve sorumlu kullanımını hedefleyen stratejik bir yol haritası sunuyor.

YAPAY ZEKA EĞİTİM SİSTEMİNE ENTEGRE EDİLECEK

Bu kapsamda, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) bünyesinde, Yapay Zeka ve Büyük Veri Uygulamaları Daire Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanan "Yapay Zeka Etiği Tavsiyeleri" kitapçığı yayımlandı.

Kitapçık, yapay zeka teknolojilerinin eğitim sistemine güvenli ve sorumlu biçimde entegre edilmesini amaçlıyor.

İNSANIN İHTİYAÇ VE DEĞERLERİ ÖN PLANDA

Ayrıca kitapçık, öğrenme öğretme süreçlerinde fırsat eşitliği, veri güvenliği, etik değerler ve insan merkezlilik ilkeleri çerçevesinde yapay zekanın nasıl kullanılabileceğine dair öneriler de içeriyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonuyla şekillendirilen kitapçıkta, teknolojiyi merkeze alan değil, insanın ihtiyaç ve değerlerini odağına alan bir yaklaşım yer alıyor.

"DEĞER TEMELLİ DİJİTAL DÖNÜŞÜM"

Kitapçıkta, yapay zeka uygulamaları eğitim süreçlerinde araç olarak konumlandırılırken, kişinin yalnızca akademik değil, toplumsal yaşamla uyumlu, çok yönlü gelişimini destekleyecek şekilde ele alınıyor.

Bu kapsamda, öğrencilerin yalnızca akademik başarılarının değil sosyal, duygusal ve etik yönlerden gelişimleri de gözetilerek, "değer temelli bir dijital dönüşüm kültürü" teşvik ediliyor.

Bu yaklaşımla, eğitimde teknolojik ilerlemenin, "insan onuru, adalet ve fırsat eşitliği" ilkeleriyle bütünleşmesi hedefleniyor.

NASIL ULAŞILIR

Öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler, veliler gibi tüm eğitim paydaşlarına yönelik etik kullanım önerilerinin yer aldığı kitapçıkta, aynı zamanda farkındalık oluşturma, sorumlu teknoloji kullanımı ve eleştirel dijital okuryazarlık kültürü geliştirme hedefleri de vurgulanıyor.

"Yapay Zeka Etiği Tavsiyeleri" kitapçığına Bakanlığın sitesinden ulaşılabiliyor.

ÖSYM, hafta sonu 4 sınav yapacak

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, yarın Eczacılıkta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2025-EUS) ve Eczacılık Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2025- STS Eczacılık), pazar günü ise Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2025-DUS 2. Dönem) ile Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2025-STS Diş Hekimliği 2. Dönem) yapılacak.

EUS ve STS Eczacılık sınavları, ÖSYM Ankara Elektronik Sınav Merkezi'nde uygulanacak. 13.45'te başlayacak sınavlarda adaylara 75 soru sorulacak ve 110 dakika cevaplama süresi verilecek. 15.35'te sona erecek sınavların sonuçları, 4 Kasım'da açıklanacak.

DUS 2. Dönem sınavı ise Ankara ve İstanbul'da yapılacak. STS Diş Hekimliği 2. Dönem sınavı ise Ankara'da düzenlenecek.

Sınavlar 10.15'te başlayacak. Adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek. STS Diş Hekimliği 2. Dönem'de 120 soru, DUS 2. Dönem'de ise Temel Bilimler Testi (TBT) ve Klinik Bilimler Testi (KBT) olmak üzere toplam 120 soru yer alacak. Sonuçlar 6 Kasım'da açıklanacak.

Adayların, STS Eczacılık ve STS Diş Hekimliği sınavlarında başarılı olabilmek için 100 üzerinden en az 40 puan alması gerekiyor.

Nüfus cüzdanı bulunmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulundurulacak.

"Hafta sonu ikisi elektronik ikisi kağıt tabanlı olmak üzere 4 farklı sınav"
Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, adaylara başarılar dileyerek, hafta sonu yapılacak sınavlara ilişkin şu bilgileri verdi:

"Yoğun sınav takvimini bu hafta sonu ikisi elektronik, ikisi kağıt tabanlı olmak üzere 4 farklı sınavla sürdürüyoruz. Cumartesi günü düzenlenecek EUS ve STS Eczacılık'a toplam 857 aday katılacak. Sınavlarda toplam 80 görevli yer alacak. Pazar günü yapılacak DUS ve STS Diş Hekimliği'ne ise 9 bin 617 aday katılacak. DUS'a katılacak 8 engelli adaydan ek süre kullanması uygun görülenler 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler. Sınav organizasyonunun gerçekleştirilmesi ve sınav güvenliğinin sağlanması için bu iki sınavda toplam 1303 kişi görev yapacak. Hafta sonu düzenlenecek sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu, 25 aday bu haktan yararlandı."

Erciyes Üniversitesi’nde patates tarlasından tez çalışması

Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Aziz Şatana; TÜBİTAK, İngiltere Kraliyet Mühendislik Akademisi ve Erciyes Üniversitesi’nin desteğiyle yerli bakterileri topraktan izole etmeyi başardı.

Bu bakteriler, şeker pancarı ve patates üretiminde sürdürülebilir ve organik tarımı desteklemek amacıyla kullanılabiliyor.

YÜKSEK LİSANS ÖĞRENCİSİ, TARLADA TEZ HAZIRLIYOR

Şatana’nın yönlendirmesiyle yüksek lisans öğrencisi Ece Özdoğan, kalem ve defteriyle tarlaya çıkarak patates ekimi yaptı ve tez çalışmasını başlattı. Özdoğan’ın tezine katkı sunan çiftçi Şükrü Köksoy, yaklaşık 6 dönümlük tarlasını öğrencinin kullanımına tahsis etti.

KİMYASAL GÜBREDEN KAÇINARAK ORGANİK ÜRETİM

Özdoğan, çalışmasıyla kimyasal gübre kullanımını azaltmayı ve organik tarımı desteklemeyi hedefliyor. Ekimde bor ve rizobakteri denemeleri yapılan patateslerde, fideler belirli bir büyüklüğe ulaştığında gübreleme işlemi uygulanıyor.

10 YILLIK ARAŞTIRMA VE GEN BANKASI

Dr. Öğr. Üyesi Şatana, yaklaşık 10 yıl önce başlanan topraktan bakteri izolasyon çalışmalarının üniversitedeki gen bankasında saklandığını belirtti:

“Bu bakteriler, sürdürülebilir ve iyi tarım projelerinde kullanılabiliyor. Öğrencimiz Özdoğan da bu bakterileri patates üzerinde kullanarak yüksek lisansını yapıyor.”

Şatana, lisans öğrencileriyle yapılan hasadın ardından parsel örnekleri alınarak beslenme ve kalite analizlerinin yapılacağını belirtti. Amaç, yüksek kaliteli ve verimli patates üretimi sağlamak.

"TARLAYA DOKUNUNCA UNUTAMIYORSUN"

Yüksek lisans öğrencisi Özdoğan, tez çalışmasının saha deneyimi açısından önemine değinerek şunları söyledi:

Hem çok zor hem çok güzel bir şey. Türkiye ve geleceğimiz için güzel şeyler yaptığımıza inanıyoruz. Okulda teorik olarak öğreniyoruz ama tarlada görmek, dokunmak ve hissetmek çok farklı. Tarlaya dokununca unutamıyorsun.

Özdoğan, hasat tamamlandıktan sonra laboratuvarda verim ve kalite analizlerini inceleyeceklerini ve sonuçların bilimsel yayın olarak paylaşılacağını aktardı.

KPSS sonuçları açıklandı! TKLA-ÖĞREN

2025-KPSS A Grubu Sınavı (Genel Yetenek-Genel Kültür ve Alan Bilgisi): Sınav Sonuçları Açıklandı

7 Eylül 2025 tarihinde uygulanan 2025-KPSS A Grubu Sınavı’nın Genel Yetenek-Genel Kültür Oturumu ile 13-14 Eylül 2025 tarihlerinde uygulanan Alan Bilgisi Oturumlarının madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş olup 7 Eylül 2025 tarihinde uygulanan Genel Yetenek Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 59 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilerek değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır.

KPSS sınav sonuçları ÖSYM AİS'e T.C. kimlik numarası ve aday şifreleri ile giriş yapılarak görüntülenecek. Sınav sonuç ekranı için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

Baba78-2

KPSS SONUÇLARI SORGULAMA EKRANI İÇİN TIKLAYINIZ

Özel programlı fen liselerinde yeni dönem

Bakanlıkça hazırlanan ve 12 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Milli Eğitim Bakanlığı Proje Okulları Yönetmeliği" ile proje okulları "özel program uygulayan okullar" ve "özel proje uygulayan okullar" olmak üzere ikiye ayrılmıştı.

Yönetmelik kapsamında MEB ile TÜBİTAK ve Baykar işbirliğinde açılan özel program uygulayan fen liselerinde önemli bir aşama tamamlandı.

Özel program uygulayan fen liseleri için yürütülen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin temel yaklaşımı doğrultusunda ele alınan öğretim programının geliştirme çalışmalarında sona gelindi. Bakanlık tarafından hazırlanan ve özel programlara uygun olarak geliştirilen ders kitapları öğrencilere sunulmak üzere hazırlandı.

Hazırlanan "Özel Program Uygulayan Fen Lisesi Öğretim Programları", 2025-2026 eğitim öğretim yılı itibarıyla Baykar Fen Lisesi'nde hazırlık sınıfı ile 9 ve 10'uncu sınıflarda, TÜBİTAK Fen Lisesi'nde ise hazırlık sınıfı ile 9, 10, 11 ve 12'nci sınıflarda uygulanmaya başlandı.

Öğrencilerin çağın becerileriyle donatılması hedefleniyor
Özel program uygulayan fen liseleri ile temel bilimler, bilişim teknolojileri ve yazılım ile havacılık ve uzay teknolojileri alanlarında öğrencilerin çağın becerileriyle donatılması amaçlanıyor.

Yürütülen çalışmalar sonucunda, seminer, çalıştay ve akademik toplantılarla dersler arası bütünlük, güncel ihtiyaçlar ve disiplinler arası yaklaşımlar merkeze alınarak öğretim programları geliştirildi.

Bu süreçte temel bilimler, bilişim teknolojileri ve yazılım ile havacılık ve uzay teknolojileri alanlarına yönelik ders içerikleri oluşturuldu.

Okullardaki ortak zorunlu dersler ve çok yönlü akademik gelişim derslerinin yanı sıra öğrencilerin hazırlık sınıfında haftalık 10 saat, 9 ve 10'uncu sınıflarda haftalık 8 saat, 11 ve 12'nci sınıflarda ise haftalık 4 saat olmak üzere tematik alan dersi alması gerekiyor.

Bu kapsamda, Temel Bilimler temasında "Geleceğin Enerji Sistemleri, Nükleer Bilimler, Moleküler Biyoloji, Epidemiyoloji", Bilişim Teknolojileri ve Yazılım temasında "Mikrodenetleyiciler ve Uygulamaları, Siber Güvenlik ve Kriptoloji, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi", Havacılık ve Uzay Teknolojileri temasında ise "Havacılık Sistemleri, Seyrüsefer, Uzay Teknolojileri, İtki Sistemleri, Simülasyon Teknolojileri" gibi yeni derslere yer verildi.

Haftalık ders çizelgesinde, programlamaya giriş, algoritma, proje tasarımı, akademik okuma-yazma, sosyal sorumluluk, okul dışı öğrenme ve hayat boyu öğrenme gibi alanlar yer alıyor.

Ayrıca, geliştirilen öğretim programlarının sınıf ortamında etkili biçimde uygulanması için öğretmen eğitimleri de düzenlendi.

Özel program uygulayan fen liseleri
Yönetmelik kapsamındaki "özel program uygulayan fen liseleri" sadece Bakanlık tarafından ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan proje protokolü doğrultusunda açılabiliyor ve okulların bir hamisinin bulunması gerekiyor.

MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne bağlı özel program uygulayan fen liselerine girişte, öğrencinin ortaöğretime geçiş kapsamında Bakanlık tarafından yapılan merkezi sınav sonuçlarına göre Türkiye genelinde yüzde 1'lik başarı diliminde yer alması gerekiyor.

Ayrıca okulda uygulanan özel program doğrultusunda okul veya Bakanlık tarafından yapılacak özel sınavda başarılı olması şartları aranmasının yanı sıra bu okullarda hazırlık sınıfı zorunlu tutuluyor.

Özel program uygulayan fen liselerinden mezun olmak için ise öğrencinin danışman öğretmen rehberliğinde ilgi duyduğu bir konu ile ilgili bilimsel araştırmalara yönelik bitirme tezinin hazırlaması, bilimsel, özgün ve nitelikli makale ve bitirme projesi hazırlaması, en az 60 saat sosyal sorumluluk faaliyeti yapması ve en az 120 saat uzaktan veya yüz yüze eğitim modüllerinden sertifika alması gerekiyor.

Türkiye’den 109 üniversite THE 2026 sıralamasında

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, geçen yıl Türkiye'den 91 üniversitenin bulunduğu sıralamada, bu yıl 28'i "Reporter" statüsüyle olmak üzere 109 üniversite yer aldı.

Toplam 115 ülkeden 2 bin 191 yükseköğretim kurumunun değerlendirmeye alındığı sıralamada, Koç Üniversitesi 301-350, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Sabancı Üniversitesi 351-400 ve Boğaziçi Üniversitesi 401-500 bandında yer alarak ilk 500'e girmeyi başardı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 501-600, Bilkent Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi 601-800, Abdullah Gül Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Medipol Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi ise 801-1000 bandında yer buldu.

Sıralamada 25 Türk üniversitesi de 1001-1500 dilimine yerleşti. Geçen yılki raporda listede yer almayan Abdullah Gül Üniversitesi bu yıl ilk 1000'den listeye girdi. 18 üniversite ise sıralamada ilk kez yer aldı.

Anadolu Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Gelişim Üniversitesi, İstinye Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Selçuk Üniversitesi 1001-1200, Akdeniz Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Biruni Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ise 1201-1500 bandına yerleşti.

"Üniversitelerimizin artan başarıları uluslararası sıralamalara yansıdı"
Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalarda elde ettikleri başarıları takdirle karşıladığını belirterek, şunları kaydetti:

"Üniversitelerimizin bilhassa son yıllarda artan başarıları uluslararası sıralamalara da yansımaya başladı. Rekor sayıda üniversitemizin sıralamada yer bulması ve üst sıralara doğru yükselmesi sevindirici bir gelişme. Dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitelerinin de yer almasını istiyoruz. Üniversitelerimizin, bu hedeflere odaklandıkları sürece niteliklerini artıracaklarına ve başarıya ulaşacaklarına inancımız tamdır."

Lise kaç yıl olacak? Gündemde iki ayrı seçenek var

12 yıllık zorunlu eğitim kısalıyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, zorunlu eğitimin kısalmasına yönelik çalışmayı tamamladıklarını açıkladı.

Çalışma ilk kabine toplantısında ele alınacak.

Peki masadaki formüller neler?

3+1 FORMÜLÜ

4 yıllık zorunlu lise eğitiminin kısaltılması için farklı seçenecekler tartışılıyor.

Bunlardan ilki 3+1 formülü.

Bu formül uygulanırsa, öğrenciler 11'inci sınıf sonunda diploma alacak.

12'nci sınıf üniversiteye hazırlık yılı olarak planlanacak ve isteğe bağlı bırakılacak.

2+2 FORMÜLÜ

Bir diğer seçenekse 2+2 formülü.

Bu kapsamda lise eğitimi 2 yıl zorunlu 2 yıl isteğe bağlı olarak düzenlenecek.

2 yıldan sonra devam etmek istemeyen öğrencilerin, mesleki eğitime, açık öğretime ya da istihdam programlarına yönlendirilmesi üzerinde duruluyor.

Bu formüller uygulanırsa, yalnızca üniversitelerin 4 yıllık lisans programlarını okumak isteyen öğrenciler 4 yıl lise eğitimi alacak.

YAŞA BAĞLI DEĞİŞİKLİKLER

Kulislerde konuşulan son formülse yaşa bağlı yapılacak değişiklikler.

Bu kapsamda 16 yaşını dolduran lise öğrencilerine diploma verilmesi ile okula başlama yaşı aralığını daraltan bir düzenleme gidilmesi de söz konusu olabilir.

DÜNYADAKİ ÖRNEKLER NELER?

Dünyada zorunlu eğitim süresi 9 ile 13 yıl arasında değişiyor.

Avrupa genelinde ise zorunlu eğitim genellikle 9-10 yıl sürüyor.

Bakan Tekin, ilk kabine toplantısında yeni model önerilerine ilişkin bir sunum yapacak.

Eğer zorunlu eğitimin kısaltılmasına yönelik bir irade ortaya konulursa, konu meclise taşınacak.

e-YDS 2025 başvuruları başladı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, e-YDS 2025/11 Farsça/İngilizce, 25 Ekim'de Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana'daki e-Sınav uygulama binalarında düzenlenecek.

Adaylar, saat 13.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Sınav başvuruları, 16 Ekim'e kadar ÖSYM'nin "odeme.osym.gov.tr" sitesinden yapılabilecek. Sınava alınacak aday sayısı, e-Sınav uygulama binalarının kapasitesine göre, Ankara'da 4 bin 376, İstanbul'da 455, İzmir'de 120 ve Adana'da 316 kontenjanla sınırlı olacak.

Adaylar, sınav ücreti ödeme sırasına göre kontenjana dahil edilecek, kontenjanların dolması halinde adayların sınav ücretini yatırması sistem tarafından engellenecek ve e-YDS için sınav ücreti ödeme süreci sonlandırılacak.

Okullarda eş zamanlı 'Filistin' farkındalıkları

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla 81 ile gönderilen yazı doğrultusunda, tüm okullarda eş zamanlı olarak öğrencilerin katılımıyla 'Filistin ve Gazze' temalı farkındalık etkinlikleri gerçekleştirildi.

ANKARA (İGFA) - Filistin meselesi ve Küresel Sumud Filosu gündemi, eğitim camiasının ortak vicdanını temsil etme sorumluluğunu beraberinde getirdi.

Bu kapsamda 81 ilde öğrenciler okul bahçeleri ve salonlarda bir araya gelerek etkinlikler düzenleyerek Filistin halkına destek mesajları verdi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre, ellerinde Filistin ve Türk bayrakları taşıyan öğrenciler, çeşitli sloganlar eşliğinde Gazze'de yaşananlara karşı tepkilerini dile getirdi. Programlarda Kur'an-ı Kerim tilavetleri yapıldı, Gazze için dualar edildi. Öğrenciler tarafından Filistin temalı şiirler okundu, marşlar seslendirildi.

Bazı okullarda öğrencilerin çizdiği resimler sergilenirken, kısa film gösterimleriyle Gazze'de yaşanan dram öğrencilere anlatıldı.

Öğrenciler, Filistin'de yaşanan zulme dikkat çekerek onların yanında olduklarını gösterdi.

Düzenlenen etkinliklerde ayrıca 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin 'erdem-değer-eylem' yaklaşımı doğrultusunda, öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri ve sorumluluk bilinci geliştirmeleri de amaçlandı.

Konya'da 'Genç KOMEK'te kayıt zamanı

Konya Büyükşehir Belediyesi Genç KOMEK Atölye programlarında yeni dönem kayıt heyecanı başladı. Kayıtlar, 16 Ekim'e kadar devam edecek.

KONYA (İGFA) - Konya Büyükşehir Belediyesi'nin çocuklar ve gençlere yönelik eğitim markası Genç KOMEK Atölyelerinde 2025 Güz Dönemi kayıtları başladı.

Kayıtları 7-16 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek atölyelerde çocuklar ve gençler için dopdolu bir eğitim dönemi hazırlayan Konya Büyükşehir Belediyesi, çocuklara hem eğlenerek öğrenme hem de üretken olma fırsatı sunacak.

Bilimden sanata, kültürden teknolojiye kadar geniş bir yelpazede hazırlanan atölyeler; çocukların bilişsel, sosyal ve fiziksel gelişimlerine katkı sağlayacak. Genç KOMEK Atölye programları kapsamında çocuklar; Kur'an-ı Kerim, Değerler Eğitimi, Oyunlarla Matematik, Satranç, Akıl ve Zeka Oyunları, Drama ve Tiyatro, Ritim ve Ukulele, İngilizce, Yeni Nesil Medya, Kodlama, Dijital Medya Tasarımı, 21. Yüzyıl Becerileri, Gitar, Keman, Resim, Güzel Sanatlar (Resim) ve Güzel Sanatlar (Piyano) branşlarında eğitim alacak.

Atölye çalışmaları bu yıl Akabe KOMEK, Mümine Hatun ASEM, Selçuklu ASEM, Karatay ASEM ve Meram ASEM'de gerçekleştirilecek. Branşlar ve yaş grupları, her merkezin fiziki koşullarına ve öğrenci profiline göre farklılık gösterecek. Ayrıca program kapsamında düzenlenecek yüzme etkinlikleriyle çocuklar, eğlenceli spor programlarıyla sağlıklı yaşam alışkanlıkları da kazanacak.

Sadece branş eğitimi değil; çocuklara özgüven, sorumluluk bilinci, takım çalışması, iletişim becerisi ve üretkenlik gibi temel yaşam becerileri de kazandırmayı amaçlayan Genç KOMEK Atölye Programları, çocukları hem akademik hem de sosyal açıdan donanımlı bireyler olarak geleceğe hazırlıyor.

18 Ekim saat 18.30'da öğrenciler, Alaaddin KOMEK Kurs Merkezi'nde seçtikleri branşlarda ön sınava tabi tutulacak ve başarılı olanlar tercih ettikleri alanlarda eğitim görmeye hak kazanacak.

Bakan Tekin, Filistin ve Gazze temalı farkındalık etkinliğine katıldı

Milli Eğitim Bakanlığınca Türkiye'deki tüm okullarda bugün başlatılan "Filistin Farkındalık Etkinlikleri" kapsamında Ömer Duygun İlkokulu'na gelen Bakan Yusuf Tekin'i, öğrenci ve öğretmeler Filistin atkıları ile karşıladı.

Bakan Tekin, atkı takarak okul bahçesinde düzenlenen etkinliğe katıldı.

Burada öğrencilerin Mescid-i Aksa ve Gazze konulu çizdikleri resim ve çalışmaları inceleyen Tekin, okuldaki bir sınıfta derse girip öğrencilerle sohbet etti, ardından öğretmenlerle toplantı yaptı.

Tekin, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada, geçtiğimiz eğitim öğretim yılı başlarken de "Çanakkale'den Gazze'ye" temasıyla vatan savunması ve bağımsızlık temalı bir eğitim öğretim haftası başlangıcı yaptıklarını, geçen zaman içerisinde İsrail'in uyguladığı zulmün bitmediğini, tam tersine bir soykırım noktasına eriştiğini söyledi.

Aa Picture 20251007 39334063

Bakan Tekin, 60 binin üzerinde insanın şehit edildiği bir soykırım sürecinin yaşandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Eğitim ile ilgilenen bizlerin, eğitimcilerin aslında asıl üzerinde durması gereken şey bu dünyada barış içerisinde birlikte, adaleti, demokrasiyi, insan haklarını egemen kılacak bir yaşam ortamı oluşturmak. Bizim, eğitim bakanlıkları olarak, eğitimciler olarak ana hedefimizin bu olması gerekiyor. Bunu her gittiğim ortamda söylüyorum. Uluslararası toplantılarda da söylüyorum. Eğitimin aslında bunu yapması lazım. İnsanların birbirlerinin haklarına saygı duyduğu, birbirlerinin hak ve hukukunu koruduğu bir alan inşa etmek durumunda.

Biz 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni hayata geçirirken ana parametre olarak bunu aldık. Biz dedik ki bizim yetiştirdiğimiz çocuklar, biz öyle bir program yapacağız ki bizim çocuklarımız dünyada barışı, insan haklarını, demokrasiyi savunacak, bu değerlerin mücadelesini yapacak bir kuşak yetiştirmeliyiz. Bunun da bütün dünyadaki eğitim, öğretim programlarına örnek olmasını arzu ediyoruz dedik. Katıldığımız uluslararası toplantılarda müfredat değişikliklerimizle ilgili sunumlar yaparken de odağa bunu yerleştirdik. En son mayıs ayının başında OECD PISA Yönetim Kuruluyla İstanbul'da yaptığımız toplantıda da bu pencereden yaptıklarımızı anlattığımızda gayet takdirle de karşılanmıştı."

Tekin, binlerce yıllık bir devlet geleneğinin önemini anlatarak, "Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi ülkesine giderseniz gidin, bir zulümle karşı karşıya kaldıklarında, hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği bir ortam gördüklerinde 'Türkler gelir ve bizi kurtarır, Türkler bizim hakkımızı savunur' algısı var. Bundan da ben bir Türk olarak, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gerçekten gurur duyuyorum." diye konuştu.

Yusuf Tekin, dünyanın her tarafında insanların Türklere, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bu şekilde barış, insan hakları, adalet, demokrasi için güveniyor olmasının kendisi için mutluluk verici bir şey olduğunu vurguladı.

Aa Picture 20251007 39334061

"BU KONUDA DA SESİMİZİ DUYURMAK İSTEMİŞTİK"

Bakan Tekin, şunları aktardı:

"Dolayısıyla bu iki perspektiften baktığımızda, Filistin'de yaşananlarla ilgili Türkiye'de çocuklarımızın bu sürece sahip çıkacak bir şuurla yetişmesini sağlamak, hem evrensel eğitimin ana felsefesi açısından hem de Türk Devlet geleneği, Türkiye'nin toplumsal yapısı açısından ve Türkiye'nin uluslararası imajı açısından önemli.

Bugün soykırımın ikinci yılı, bugün de okullarımızda böyle bir etkinliği yapmayı uygun bulduk ki biliyorsunuz son günlerde özellikle sadece ve sadece insani yardım amaçlı dünyanın farklı ülkelerinden, farklı milletlerden, farklı etnik ve dini aidiyetlerden insanların salt insani yardım götürmek üzere insan hakları aktivisti olarak yaptıkları eylemler, İsrail vahşi politikası tarafından engellendi. Bu konuda da sesimizi duyurmak istemiştik.

Türkiye genelinde öğretmen arkadaşlarımızdan, okullarımızdan böyle bir gönüllü etkinlik ortamı oluşturulsun istemiştik. Biz de bugün burada Erzurum'da öğretmen arkadaşlarımızla bu etkinlikleri birlikte yaptık. Emeği geçen bütün öğretmen arkadaşlarımıza, bu konuda hassasiyetini bizimle paylaşan bütün sivil toplum örgütlerine, siyasilere burada şükranlarımı sunuyorum. Eğitim, dediğimiz gibi hep beraber altından kalkabileceğimiz bir yük. İnşallah biz bu paylaşımcı mantıkla dünyanın ortak ve yaşanabilir bir dünya haline gelmesi için insan haklarını, adaleti, demokrasiyi önceleyen bir eğitim anlayışı inşa etmeye hep beraber devam edeceğiz."

Tekin'e, ziyaretlerinde Vali Mustafa Çiftçi, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici ve ilçe milli eğitim müdürleri eşlik etti.

ALES başvuruları başladı

2025 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2025-ALES/3) başvuruları başladı.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) internet sitesinde yer alan duyuruya göre, adayların başvuruları bugünden itibaren 14 Ekim'e kadar alınacak.

Başvurular, ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan yapabilecek.

Adaylar, 23 Kasım'da uygulanacak ALES'e ilişkin kılavuza, ÖSYM'nin internet adresinden ulaşabilecek.

2025-YKS ek yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) internet adresindeki duyuruya göre, 025-Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2025-YKS) sonuçlarına göre 2025-2026 öğretim yılı için yükseköğretim programlarına ek yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, ek yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin "https://sonuc.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecek. Ayrıca yerleştirme sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.

ÜNİVERSİTE EK KAYIT TARİHLERİ NE ZAMAN?

YKS ek yerleştirme sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 10-17 Ekim 2025 tarihleri arasında yapılacak.

Elektronik kayıtlar ise 10-12 Ekim 2025 tarihleri arasında yapılabilecek. Kayıt için adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye süresi içinde başvurmaları gerekiyor.

Elektronik kayıt yapan adaylar, üniversiteleri tarafından duyurulan tarihe ve ilgili belgelere göre işlem yapacak.

İbrahim Yumaklı ve Yusuf Tekin, Ankara'da öğrencilerle buluştu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Milli Eğitim Vakfı (MEV) Gökkuşağı Özel Anaokulu bahçesinde, öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılandı.

Öğretmen ve öğrencilerle sohbet edip sınıfları gezen Bakan Tekin ve Yumaklı'ya, Serabral Palsili Çocuklar Derneği'nin (SERÇEV) ürettiği taşıma ve pozisyonlama cihazı tanıtıldı.

ÖĞRENCİLERLE OYUN OYNADILAR

Öğrencilerle 'Tohumu Bil' oyunu oynayan Bakanlar, daha sonra pasta kesti.

Yumaklı, 11 Kasım'da öğrencileri ve öğretmenleri ağaç dikmeye davet etti.

Ardından Bakanlar, öğretmenler odasına giderek öğretmenlerle sohbet etti.

"FARKINDALIK OLUŞTURMAK İSTİYORUZ"

Tekin, okul çıkışı yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

Bugün vesilesiyle şu iki hususun altını çizmek istiyoruz. Birincisi, toplumun tamamında bu konuda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Hepimiz bu konuda aynı duyarlılıkla, aynı hassasiyetle davranmak durumundayız.

İkincisi de yine bu vesileyle şunu ifade etmek istiyorum. Bazı okullarımızda kaynaştırma sınıflarımızda eğitim alan öğrencilerimize veliler, 'Sınıfta kaynaştırma öğrencisi istemiyoruz' gibi serzenişlerle, eleştirilerle bize geliyor. Bu vesileyle o arkadaşlarımızdan da rica ediyorum. Bunu yapmasınlar.

"ROL MODEL OLABİLECEK BİR OKUL"

Öğretmen arkadaşlarımıza yardımcı olsunlar. Bu okul bizim açımızdan çok önemli bir okul. Türkiye'de belki dünyada örnek gösterilecek bir okul. Hem özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerimiz açısından rol model olabilecek bir okul hem de devlet-sivil toplum örgütü ortaklığında çok iyi işleyen bir model.

Bu ve benzeri modellerin sayısını artırıyoruz. En son İstanbul'daki Metin Sabancı Özel Eğitim Okulu'nda yine Sabancı Vakfı'yla beraber böyle bir protokolü hayata geçireceğiz.

"İNSANIN YETER Kİ DÜŞÜNCESİ ENGELLİ OLMASIN"

Yumaklı ise "İnsanın yeter ki düşüncesi engelli olmasın. Geri kalan hepsi hallolur. Bizim de özellikle bu çocuklarımızın gelişimi için doğanın ve doğal ortamın etkisinin nasıl olabileceğine dair katkımız nasıl olabilecek, onu da burada bizatihi kendimizde gözlemlemiş olduk. İnşallah Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte çocuklarımızın gelişimine bizler de bakanlık olarak katkıda bulunacağız." ifadesini kullandı.

Bakan Tekin: (4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin değişmesi) Raporumuzu oluşturduk

Bakan Tekin, Kanal 7'de katıldığı Başkent Kulisi programında eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Eğitim öğretimde yapılan düzenlemeleri ziyaret ettikleri il ve ilçelerdeki öğretmenlerle yaptıkları istişarelerle karar verdiklerini, bu şekilde attıkları adımlarla eğitimde doğru sonuçlara varılabileceğine inandıklarını belirten Tekin, Bakanlık olarak sahada olmaya devam edeceklerini söyledi.

Bu yılın eğitim öğretim döneminin başlamasının ardından gelen geri dönüşlere ve okullardaki hijyen durumuna ilişkin soru üzerine Tekin, Türkiye genelinde 110 bin civarında okul binası bulunduğunu, dolayısıyla bu kadar büyük bir yapı stoku içerisinde bazı aksaklıkların çok doğal olduğunu kaydetti.

Herhangi bir aksaklık Bakanlığa ulaştığında anında müdahale ettiklerini, spesifik sorunlar dışında bir problem olmadan eğitim öğretim dönemini başlattıklarını aktaran Tekin, tüm öğretmen ve idarecilere teşekkür etti.

Bakanlık olarak, temizlik ve güvenlik ihtiyacını İŞKUR üzerinden temin ettiklerini anımsatan Tekin, şunları kaydetti:

"Çalışma Bakanlığının çağdaş istihdam politikalarına uygun olarak haftada 5 gün değil de kısmi çalışma programı, İş Gücü Uyum Programı adıyla bir program yaptı ve bizim okullarımızdaki temizlik ihtiyacımızı gidermek için daha önceki yıllarda çalıştırdığımız Toplum Yararına Çalışma Projesi'nde istihdam edilen kişinin iki katı kadar bize personel stoku ayırdı. Yani yaklaşık 130 bin kişi. Ama dediğim gibi bu haftada 3 gün çalışacak şekildeydi. Çalışma Bakanlığımızın da bu konudaki yaklaşımı çok pozitif. Fakat şunu gördük. Türkiye'nin toplumsal yapısı, istihdam anlayışı haftada 3 gün çalışmayı kaldıramadı.

Oturmayınca, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Bey'e ve Çalışma Bakanımıza da teşekkür ediyorum. Hemen müdahale ettik ve tekrar Toplum Yararına Çalışma Projesi ile devam ettik. Bu yıl da aynı şekilde devam ediyoruz. Oradaki tek sorun şu, bu projenin doğası gereği istihdam ettiğimiz kişiler bir defa çalışabiliyorlar. Yani önümüzdeki yıl aynı kişi bu projeden yararlanamıyor. Böyle olunca bazı küçük yerlerde insan kaynağı tükenmiş oluyor. Bu türden olağan dışı problem, durumlar için Çalışma Bakanlığı bir düzenleme yapacak. Biz, Bakanımızla da konuştuk. Onun dışında temizlik ve güvenlikle ilgili problem de çok şükür giderilmiş durumda."

"Eğitim öğretimin başlamasının üzerinde gerilim yaratıp yaratmadığına" ilişkin soru üzerine Tekin, tam tersine yeni dönemin başlamasıyla heyecanlandığını söyledi.

"Taahhüt edilen şeyler gerçekleştirilmiş oldu"

Bakan Tekin, "Eğitimde şu anda hangi noktaya geldik?" sorusuna, 2002-2003 eğitim öğretim yılı başladığında, Türkiye'nin eğitim öğretiminde derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, okullarda eğitim teknolojileri veya bilgisayar başta olmak üzere bilişim teknolojilerinin kullanılma oranları, fiziki kapasiteleri ve standartları bakımından çok kötü bir altyapıya sahip olduğunu hatırlattı.

Şu anda eğitim öğretimde çok farklı bir noktaya gelindiğine işaret eden Tekin, fiziki altyapı, derslik başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamalarını yakaladıklarını kaydetti.

Uluslararası standartlar noktasında fiziki anlamda, derslik kapasitesi, bir derslikte bulunması gereken öğrenci sayısı bakımından bir problemin bulunmadığının altını çizen Tekin, "Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla dünyada örnek gösterilecek bir durumdayız. 13-15'lerle tanımlanabilecek bir düzeydeyiz. Bu da çok önemli bir gösterge. Bunu sadece ben söylemiyorum. Birleşmiş Milletler ve OECD dahil birçok raporda bununla ilgili tanımlamalar var." dedi.

AK Parti'nin 2001'de kurulduğunda Türkiye'deki eğitim öğretim altyapısıyla ilgili şikayetleri derlediğini anımsatan Tekin, şunları ifade etti:

"Yani derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ve nihayetinde demiş ki biz iktidara gelirsek böyle bir Türkiye hayal ediyoruz. Hemen akabinde 3 Kasım 2002 seçimleri var. Yani AK Parti kurulduktan yaklaşık bir yıl sonra. 3 Kasım 2002 seçimlerinde de seçim beyannamemiz var. Seçim beyannamesinde de bunları söylüyoruz. Bugüne geldiğimizde, o gün AK Parti kurulduğunda Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde taahhüt edilen şeylerin hemen hemen tamamını bugün gerçekleştirilmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Derslik başına öğrenci sayısını söyledik, öğretmen başına düşen öğrenci sayısını söyledik. Okul binalarımız Allah göstermesin 6 Şubat depremleri oldu, yıkılan okulumuz yok. Yani bu dönemde yapılan. Fiziksel standartlar anlamında, inşaat kalitesi anlamında söylüyorum. Yani yaptığımız binaların bu anlamda sadece görüntü olarak değil, aynı zamanda dayanıklılık anlamında da, inşaat kalitesi açısından çok pozitif bir yerde olduğunu gösteriyor."

"Bizim kitaplarımız çocuklarımız için yeterlidir"

Türkiye'de resmi olarak 650 bin civarında dersliğin bulunduğunu aktaran Tekin, bu okulların tamamında internet erişiminin ve etkileşimli tahtaların olduğunu belirtti.

Bakan Tekin, PISA ve TIMSS değerlendirmelerine değinerek, buralarda Türkiye'nin eğrisinin sürekli yukarıya doğru çıktığını ifade etti.

OECD tarafından matematik ve fen bilimlerine ilişkin değerlendirmeyi içeren ve geçen yılın Aralık ayında açıklanan TIMSS sonuçlarında Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında birinci, OECD ülkeleri arasında ilk beşte yer aldığını hatırlatan Tekin, kendilerini eleştiren muhalefetin bunları görmezden geldiğini dile getirdi.

Tekin, özel yayınevleri tarafından "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu" diye satılan bazı kaynak kitaplarla ilgili soru üzerine, Türkiye'de eğitim öğretimin sosyal devletin niteliği gereği ücretsiz olduğunu söyledi.

İsteyenlerin çocuklarını özel okullara gönderebileceğini ancak okullarda ilave hiçbir kaynağa ihtiyaç duymadan kademeler arası geçişteki sınavlara hazırlanmaları için gerekli tedbirleri aldıklarını belirten Tekin, şunları kaydetti:

"Bizim şu anda okullarımızda öğretmenlerimiz ders anlatıyorlar ve liselere geçiş sınavını bizim bakanlığımız yapıyor, biz yapıyoruz. Üniversiteye giriş sınavını ÖSYM yapıyor. ÖSYM ile de bizim LGS dediğimiz sınavı yapan kurullarımızla da konuştuğumuzda ortak noktamız şu, bir, bizim müfredatımızdan soru sorulacak. Yani bizim kitaplarımızdan ve bizim müfredatımızdan. İki, soruları kim hazırlıyor? Soruları bizim okullarımızdaki öğretmenler ve üniversiteye giriş sınavında yine hemen hemen yarısı bizim okullarımızdaki öğretmenlerden olmak üzere üniversitelerdeki akademisyenler ve bizim kitaplarımızdan hazırlıyorlar. ÖSYM Başkanımızla da bu konuda çok yakın görüşüyoruz, bu konuda çok hassasız.

Burada bir pasta var. Bu pastadan nemalanmak isteyen kişiler, dışarıda bir sürü yayınlar hazırlıyorlar. Merdiven altında illegal kurslar organize ediyorlar. Diyorlar ki 'Milli Eğitim Bakanlığının kitaplarından değil, buradan soru çıkıyor.' Ben de diyorum ki eğer öyle bir şey olursa, ilgili kişiler hakkında hemen gerekli işlemleri yaparız. Soruların tamamı bizim müfredatımızdan çıkacak. Velilerimiz müsterih olsunlar. Bizim kitaplarımız, okuldaki öğretmenlerimiz ve EBA'ya yüklediğimiz kaynaklar, öğretmenlerimiz tarafından hazırlanan kaynaklar, çocuklarımız için yeterlidir."

"Hazırlığımızın yasalaşması gerekecek"

Öğrencilerin ihtiyaç duyduğu dersi okullarda Destekleme ve Yetiştirme Kursları ile telafi edebileceğini aktaran Tekin, ayrıca ilave materyale gerek duyanların ise EBA, MEBİ ve OGM Materyal'den yararlanabileceğini söyledi.

Bakan Tekin, 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin değişip değişmeyeceğine ilişkin soru üzerine, dünya genelinde eğitim öğretim sürelerinin kısalmaya başladığına dikkati çekti.

Eğitim süresinde çağdaş gelişmelere ayak uyduracak, Türkiye'deki toplumsal beklentileri karşılamak üzere bir adım atabileceklerini belirten Tekin, "Geçtiğimiz yıl söyledik bunu. 'Kamuoyundaki tartışmaları izliyoruz' anlamında açıklamalar yaptık ve sürekli de izledik. Şu anda bir raporumuzu oluşturduk. Bunu Kabine Toplantısı'nda Sayın Cumhurbaşkanımızın da onayına sunacağız. Eğer siyasi anlamda da bu konuda karar verilirse, farklı alternatiflerimiz var. İlk Kabine Toplantısı'nda çok büyük bir ihtimalle bununla ilgili bir sunum yapmayı planlıyoruz. Bu yıl içerisinde karar verilir. Çünkü önümüzdeki yıl zaten eğitim öğretim takvimi ona göre dizayn edilecek demektir ama bunun bir de parlamento boyutu var. Sonuçta hazırlığımızın yasalaşması gerekecek." diye konuştu.

"15 bin öğretmen arkadaşımızın atamalarımızı yapacağız"

Tekin, "2024-KPSS ile yapılacak öğretmen atamalarına ve Milli Eğitim Akademisi'nden yapılacak öğretmen atamalarının branş bazlı kontenjanlarına" ilişkin soru üzerine, KPSS ile öğretmen atama döneminin bittiğini anımsattı.

Son KPSS sonuçlarına göre mülakatların yapıldığını, öğretmen adaylarıyla puanlarının paylaşıldığını ve şu an itiraz sonrası süreçlerin devam ettiğini aktaran Tekin, şunları kaydetti:

"İtirazlarla ilgili karar verildikten sonra çok büyük bir ihtimalle geçen yıl da böyle yapmıştık. Yine 24 Kasım günü Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde o gün 15 bin öğretmen arkadaşımızın atamalarımızı yapacağız. O atamayı yaptıktan sonra tekrar hangi alanda, ne kadar öğretmene ihtiyacımız olduğuna dair ve bize verilen 10 bin Akademi Giriş Sınavı'ndaki kadroyu orantılandırdıktan sonra hangi branşlardan ne kadar öğretmen alacağımızı hesaplayıp onu da kamuoyuyla paylaşacağız. Bir aksilik olmazsa da yeni yılın başından itibaren Milli Eğitim Akademisi'nde 10 bin öğretmen adayı arkadaşımızın eğitim süreçleri de başlamış olacak."

Yusuf Tekin: 4+4+4 sistemi seneye değişir

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında, 4+4+4 eğitim sisteminin değişmesiyle ilgili hazırlıkları anlattı, eğitim gündemini değerlendirdi. Tekin, eğitimde altyapı ve öğretim kalitesinde son 20 yılda büyük ilerleme kaydedildiğini vurguladı. Türkiye’de resmi 650 bin civarında derslik bulunduğunu aktaran Tekin, tüm okullarda internet erişimi ve etkileşimli tahtaların bulunduğunu ifade etti. Derslik başına düşen öğrenci sayısının OECD ortalamalarına gerilediğini, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 13-15 kişi ile dünya çapında örnek gösterilecek seviyeye ulaştığını belirten Tekin, bu verilerin BM ve OECD raporlarında da teyit edildiğini söyledi.

CUMHURBAŞKANINA SUNACAĞIZ
Bakan Tekin, 4+4+4 sistemine ilişkin değişiklikler konusunda da şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl kamuoyuna bazı açıklamalarda bulunduk ve tartışmaları yakından izledik. Şu anda hazırladığımız raporu Kabine Toplantısı’nda Sayın Cumhurbaşkanımıza sunacağız. Önümüzdeki yıl eğitim-öğretim takvimi buna göre dizayn edilecek.”

24 KASIM’DA 15 BİN ATAMA
Öğretmen atamalarıyla ilgili de bilgi veren Tekin, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde 15 bin öğretmenin atanacağını duyurdu. Yeni yıldan itibaren Milli Eğitim Akademisi’nde 10 bin öğretmen adayının eğitim süreçlerine başlayacağını ifade eden Tekin, böylece eğitim kadrosunun güçlendirilmesinin sürdürüleceğini belirtti.

Bakan Tekin, 'Cumhurbaşkanımıza sunacağız' dedi: 12 yıllık zorunlu eğitim kısalıyor mu?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminde yapılması planlanan değişikliklere ilişkin açıklamalarda bulundu. Kanal 7’de yayınlanan Başkent Kulisi programında konuşan Tekin, “Hazırladığımız raporu tamamladık, Kabine Toplantısı’nda Sayın Cumhurbaşkanımızın onayına sunacağız” dedi.
Olası düzenlemeye dair değerlendirmede bulunan Bakan Tekin, “Siyasi olarak da karar verilirse, farklı alternatiflerimiz hazır. Büyük ihtimalle ilk Kabine Toplantısı’nda bu konuda bir sunum yapacağız” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM SÜRESİNDE DÜNYA GENELİNDE DEĞİŞİM VAR

Zorunlu eğitim sisteminde yapılması planlanan olası değişikliğin, uluslararası eğitim modelleri dikkate alınarak hazırlandığını belirten Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Dünya genelinde eğitim süresinin kısalmasına yönelik bir eğilim var. Biz de hem bu gelişmelere uyum sağlayacak hem de Türkiye’deki toplumsal beklentileri karşılayacak adımlar atabiliriz” dedi.

Bakan Tekin ayrıca, “Geçtiğimiz yıl kamuoyundaki tartışmaları izleyip değerlendirdik. Şimdi raporumuzu tamamladık. Karar bu yıl içinde verilirse, yeni eğitim öğretim takvimi buna göre düzenlenecek” ifadelerini kullandı.

15 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI 24 KASIM’DA YAPILACAK
Öğretmen atamalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2024-KPSS sürecinin tamamlandığını belirtti. Tekin, “İtiraz süreçleri sonuçlandıktan sonra, büyük olasılıkla 24 Kasım’da Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla 15 bin öğretmen atamasını gerçekleştireceğiz” dedi.

Bakan Tekin ayrıca, Milli Eğitim Akademisi bünyesinde 10 bin öğretmen adayı için eğitim sürecinin yeni yıl itibarıyla başlatılacağını ifade etti.

2025-DGS yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'den (ÖSYM) yapılan açıklamaya göre, 28 Ağustos-4 Eylül 2025 tarihleri arasında tercihleri alınan 2025 Dikey Geçiş Sınavı'nın (2025-DGS) yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, yerleştirme sonuçlarına bugün saat 14.00'ten itibaren ÖSYM'nin 'https://sonuc.osym.gov.tr' adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecek.

KAYITLAR 11-17 EYLÜL TARİHLERİ ARASINDA YAPILACAK

Bir yükseköğretim programını kazanan adayların kayıt işlemleri, ilgili üniversite tarafından 11-17 Eylül 2025 tarihleri arasında yapılacak.

Elektronik kayıt yaptırmak isteyen adaylar, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının e-Devlet Kapısı üzerinden sunduğu 'Üniversite E-Kayıt' uygulamasını tıklayarak, 'https://www.turkiye.gov.tr/yok-universite-ekayit' adresi üzerinden 11-15 Eylül 2025 tarihleri arasında elektronik kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek.

BELGELERİN BELİRTİLEN TARİHLERDE TESLİM EDİLMESİ GEREKİYOR

Elektronik kayıt yapan adayların, ders kayıt işlemlerinde sorun yaşamamaları için e-kayıt işlemlerinin başarıyla gerçekleştirildiğine dair yazıyı ekranda görmeleri gerekiyor.

Ayrıca elektronik kayıt işlemlerini tamamlayan adayların, üniversitelerinin web sitesinde belirtilen belgeleri ilgili tarih aralığında elden teslim etmesi gerekiyor.

YKS Spor Bilimleri için Özel Yetenek Sınavı sonuçları açıklandı

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için yükseköğretim kurumlarının özel yetenek sınavı kapsamında öğrenci alan spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi ve tercihlerine göre yerleştirilebilmeleri amacıyla yapılan 2025 Özel Yetenek Sınavı'nın (2025-ÖZYES) değerlendirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınav sonuçlarına ÖSYM'nin "https://sonuc.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecek.

Tatil bitti: Yeni eğitim öğretim yılı bugün başladı

Yeni öğretim yılında tüm kademelerde yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, bu yıl açılması planlananlarla birlikte ülke genelinde 74 bin 538 okul ve 761 bin 416 derslikte bir araya gelecek.

TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ'NİN ÖĞRETİM PROGRAMLARI UYGULANACAK

2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak başlatılan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin öğretim programları, bu yıl ana sınıfı ve uygulama sınıflarında, ilkokul 1 ile 2, ortaokul 5 ile 6, ortaöğretim hazırlık ve 9 ile 10'uncu sınıflarda uygulanacak.

Okul öncesi eğitime başlayanlar ile ilkokul birinci sınıf öğrencileri için 1-5 Eylül'de uyum eğitimleri düzenlendi. Ortaokula başlayacak öğrenciler için ise bu hafta okula uyum için rehberlik çalışmaları yapılacak.

Eğitim öğretim yılının ilk haftasında farkındalık eğitimi ve etkinlikler planlanacak, ilk ders "Orman Yangınlarına Karşı Yeşil Vatanı Korumak" temasıyla yapılacak.

TÜM İLKOKUL ÖĞRENCİLERİNE FİDAN DAĞITILACAK

Okullarda, doğa sevgisinin oluşması, "yeşil vatan"ın korunması, orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturulması, fidan dikilmesi ve orman temizliği gibi çalışmaların yıl boyunca yürütülmesi amaçlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile imzalanan "Köklerden Geleceğe Nefes Protokolü" doğrultusunda, okulların ilk gününde "Her Çocuk Bir Fidan" temalı kısa film gösterilecek, tüm ilkokul öğrencilerine fidan dağıtılacak.

"Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri kapsamında da yeni eğitim öğretim yılı boyunca çeşitli etkinlikler, eğitimler, şenlikler, atölyeler ve saha çalışmaları düzenlenecek.

Öte yandan, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için 184 milyon 455 bin 297 adet ders kitabı, Bakanlığa bağlı resmi ve özel okullardaki öğrencilere ücretsiz dağıtıldı.

Yeni eğitim öğretim yılında Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında 70 bin kişi istihdam edildi. Yeni istihdamla birlikte okullarda görev yapan hizmetli sayısı 123 bine ulaştı.

ÖĞRENCİLER YENİDEN FORMA GİYECEK

Bu yıl okullarda yeniden forma zorunluluğu da olacak. Okul formalarında herhangi bir marka ya da logo bulunmayacak.

Belirlenen okul forması 4 yıl geçerli olacak ve değiştirilmeyecek.

İLK ARA TATİL 10-14 KASIM'DA

Birinci dönem ara tatili 10-14 Kasım'da yapılacak. Atatürk Haftası'nın birinci ara tatile denk gelmesi nedeniyle, Bakanlığa bağlı tüm okul ve kurumlarda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anmaya yönelik bilimsel toplantı, konferans, sergi, yarışma ve tiyatro gibi etkinlikler bir önceki hafta, öğrenci, öğretmen, eğitim kurumu yöneticisi ve velilerin katılımıyla gerçekleştirilecek.

Yeni eğitim öğretim yılı birinci dönemi 16 Ocak 2026'da sona erecek. Yarıyıl tatili, 19 Ocak Pazartesi başlayacak ve 30 Ocak Cuma sona erecek. İkinci dönem, 2 Şubat Pazartesi başlayacak ve 26 Haziran Cuma gününe kadar sürecek.

İkinci dönem ara tatili ise 16 Mart'ta başlayıp 20 Mart'ta sona erecek.

184 milyon kitap masalarda yerini aldı!

Türkiye'de son 23 yılda toplam 4 milyar 320 milyon ders kitabı öğrencilere ücretsiz olarak dağıtılırken, yarın başlayacak yeni eğitim öğretim yılı kapsamında da 184 milyon kitap okul sıralarındaki yerini aldı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre, 2002'de 10,4 milyar lira olan eğitim bütçesi, bu yıl itibarıyla 2 trilyon 186 milyar liraya yükseldi.

OECD verilerinde de Türkiye'nin, eğitim harcamalarının kamu bütçesindeki payını OECD ortalamasının üzerine taşıdığı gösterildi.

Türkiye'de 2002-2003 eğitim öğretim yılında 43 bin 696 olan okul sayısı, 2023-2024 döneminde 75 bin 467'ye yükseldi. Aynı dönemde derslik sayısı da 367 binden 743 bine çıkarıldı.

2002'de yüzde 90,98 olan ilköğretimde net okullaşma oranı 2023-2024 döneminde yüzde 95,65'e ulaştı. Ortaöğretimde ise 2002'de yüzde 50,57 olan net okullaşma oranı, 2023-2024'te yüzde 87,97'ye çıktı.

Ayrıca kız çocuklarının eğitim hayatına katılımını teşvik eden politikalar sonucunda kız çocuklarının okullaşma oranı yüzde 88,71'e yükseldi.

184 MİLYON KİTAP ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ ULAŞTIRILACAK

Bakanlık verilerine göre, son 23 yılda toplam 4 milyar 320 milyon ders kitabı öğrencilere ücretsiz olarak dağıtıldı.

Yarın başlayacak 2025-2026 eğitim öğretim yılı kapsamında da 184 milyon kitap öğrencilere ücretsiz ulaştırılacak.

20 BİNDEN FAZLA DİJİTAL İÇERİK ÖĞRENCİLERİN KULLANIMINA SUNULDU

Ayrıca, dijital dönüşüm kapsamında yürütülen FATİH Projesi ile bugüne kadar 629 bin 277 etkileşimli tahta sınıflara yerleştirildi, 20 binden fazla dijital içerik öğrencilerin kullanımına sunuldu. Bu yıl sonuna kadar 50 bin okulun yüksek hızlı internet altyapısına kavuşması hedefleniyor.

Bugüne kadar 14 bin 750 okula geniş bant internet ulaştırıldı ve bu sayının 18 bine çıkarılması için protokoller imzalandı.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik 1721 öğretim materyali, 170 zenginleştirilmiş kitap, 2 bin 148 eğitsel video, 500 üç boyutlu model ve 132 simülasyon, öğretim programlarıyla uyumlu olarak hazırlanarak EBA üzerinden öğretmen ve öğrencilerin kullanımına sunuldu.

Öte yandan son 23 yılda, meslek liselerindeki katsayı adaletsizliğine son verildi. Başörtüsü serbestisi gibi uygulamalarla öğrenci ve eğitim çalışanlarının haklarına erişimi kolaylaştırıldı.

İstanbul’da okul servisi ücretleri için kritik toplantı bekleniyor

Milyonlarca öğrenci için 2025-2026 eğitim-öğretim yılı yarın başlıyor. Ancak İstanbul’da okul servisi ücretleri hâlâ netleşmedi.

Yeni tarifeyi açıklaması gereken UKOME’nin henüz toplantı yapmaması nedeniyle ücretler belirlenemedi. Bu süreçte veliler, geçen yıl geçerli olan tarifeye göre ödeme yapmaya devam edecek.

UKOME’NİN İLK TOPLANTISI KRİTİK
UKOME’nin yapacağı ilk toplantıda servis ücretlerine zam konusu gündeme alınacak. Karar açıklanana kadar velilerin ödeyeceği ücretler ise şu şekilde olacak:

  • 0-1 km: Aylık 2 bin 605 TL – Yıllık 23 bin 445 TL

  • 1-3 km: Aylık 2 bin 790 TL – Yıllık 25 bin 110 TL

  • 3-5 km: Aylık 3 bin 15 TL – Yıllık 27 bin 135 TL

  • 5-7 km: Aylık 3 bin 144 TL – Yıllık 28 bin 296 TL

Veliler, UKOME’den çıkacak kararı beklerken öğrenciler için servis ücretleri yeni zam açıklanana kadar bu rakamlardan hesaplanacak.

İstanbul Valiliği, yeni eğitim öğretim yılı için alınan tedbirler tek tek duyurdu

Yarın yeni eğitim-öğretim dönemi başlıyor. Öğrenciler, yeni döneme başlamak için artık saatleri saymaya başladı.

Öğrencilerin huzur ve güvenle okula gitmesi için ise İstanbul Valiliği tarafından alınan bir dizi önlem paylaşıldı.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, İstanbul'da yarın 3 milyona yakın öğrenci ile 170 binden fazla öğretmen dersbaşı yapacak.

Bu kapsamda, 2025-2026 eğitim öğretim yılının huzur ve güven içerisinde geçirilebilmesi için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce sorumluluk alanındaki 808 noktada, 1496 ekip ve 3 bin 151 personel ile okul tedbirleri uygulanacak.

TEDBİRLER YIL BOYU UYGULANACAK

Bu tedbirler, eğitim öğretim yılı boyunca uygulanmaya devam edecek.

EKİPLER GİRİŞ VE ÇIKIŞLARDA SABİT OLARAK GÖREV YAPACAK

Çocuk Şube Müdürlüğü personelinden oluşan 569 ekip, önceden belirlenmiş okullarda giriş ve çıkış saatlerinde sabit olarak görev yapacak.

Okullarda ve okul çevrelerinde meydana gelebilecek güvenlik sorunlarına müdahale edebilmek için kurulan Mobil Okul Timleri de 39 ilçede 47 ekiple görev yapacak.

Yoğunlaştırılmış güvenlik uygulamaları günlük 120 noktada, çocuk, asayiş, trafik, önleyici, narkotik şube ve İlçe Emniyet Müdürlükleri personellerinden oluşan 331 ekiple eğitim öğretim dönemi boyunca aralıksız devam edecek.

Ekipler ayrıca okul çevrelerinde bulunan ve öğrencilerin yoğun olarak bulundukları mekan ve işletmelerde asayiş ve denetim uygulamalarını aralıksız sürdürecek.

İSTANBUL TRAFİĞİNDE DE DENETİMLER ARALIKSIZ SÜRECEK

Trafik Denetleme, Bölge Trafik ve İlçe Trafik Büro ekiplerince 8-19 Eylül arasında 478 noktada, 309 ekip, 177 motosikletli, 39 yaya, 33 çekici olmak üzere toplam 866 personelle trafik tedbirleri uygulanacak.

Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri ayrıca okul servislerine yönelik denetimlerine de eğitim öğretim yılı boyunca aralıksız devam edecek.

Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü, 8-19 Eylül arasında okul çevrelerinde bulunan önemli kavşak ve meydanlarda 10 ekip, okul önü ve çevrelerinde giriş-çıkış saatlerinde 100 motosikletli Yunus ekibi ile genel güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla tedbir uygulaması yapacak.

JANDARMA 145 TİM VE 404 PERSONELLE SAHADA OLACAK

İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca okulların açılacağı 8 Eylül ve sonraki günlerde, sorumluluk bölgesindeki okullarda ve okul çevrelerinde toplam 145 tim ve 404 personelle çok yönlü güvenlik, trafik ve asayiş uygulaması yapılacak.

Okul çevrelerinde ve öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu yerlerde uyuşturucu/uyarıcı maddelerle mücadele başta olmak üzere öğrencilere alkol ve açık sigara satışının önlenmesine yönelik yapılan denetimler, okulların açılmasıyla birlikte yoğunluğu artırılarak devam edecek.

Jandarma ekipleri, giriş ve çıkış saatlerinde okul önlerinde görev yapacak.

KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı

ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, bugün uygulanan 2025-KPSS A Grubu Sınavı'nın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun temel soru kitapçığı ile cevap anahtarının yüzde10'u erişime açıldı.

Sınava başvuran adaylar, temel soru kitapçığı diziliminde verilen sınav sorularının tamamına bugünden itibaren ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle 10 gün süreyle erişebilecek.

Temel soru kitapçığının görüntüleme süreci 17 Eylül 2025 saat 23.59'da sona erecek.

KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu yapıldı

Türkiye'de 81 il ve Lefkoşa'daki 135 sınav merkezinde, saat 10.15'te başlayan Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu için adaylar erken saatlerde sınav binalarına gitti.

Adaylar, sınava giriş belgeleri ve kimlikleri kontrol edilerek salonlara alındı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde sınava giren adaylardan Defne Karamete, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Sınava ilk defa giriyorum, heyecanlıyım. Çok çalıştım ama sınavda heyecan yapmam inşallah. Sınava girecek tüm adaylara başarılar diliyorum. İnşallah herkesin gönlünce geçer. Umarım herkes hedeflediği yerlere ulaşır." dedi.

Kpss Genel Yetenek Genel Kültür Oturumu Yapıldı (1)

Aileler sınav heyecanına ortak oldu

Sınavda adayları yalnız bırakmak istemeyen aileler ve yakınları da sabah Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi önüne geldi.

Fakültenin girişinde adaylara başarılar dileyerek uğurlayan aileler, sınav heyecanına ortak oldu.

Aday yakınlarından Özlem Sayın, kız kardeşinin sınava girdiğini belirterek, "Uluslararası İlişkiler mezunu. Bu sınavı atlattıktan sonra haftaya da alan sınavına girecek. Heyecanla bekliyoruz. Bir sene boyunca emek verdi. O bir senenin içinde bir kayıp yaşadık. Ona rağmen devam etti." ifadelerini kullandı.

Kpss Genel Yetenek Genel Kültür Oturumu Yapıldı (3)

Türkiye'nin 81 ili ve Lefkoşa'da 135 sınav merkezinde uygulanan oturumda, adaylara çoktan seçmeli 120 soru için 130 dakika verildi. Saat 10.15'te başlayan oturum için adaylar saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı.

Toplam 1040 bina ve 17 bin 41 salonda uygulanan oturumda 54 bin 168 görevli yer aldı.

2025-KPSS A Grubu Alan Bilgisi Sınavları ise 13-14 Eylül tarihlerinde, üç oturum şeklinde yapılacak.

KPSS maratonu başlıyor

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) süreci başlıyor.

İlk sınav bugün düzenlenecek.

Bugün düzenlenecek Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek.

Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek.

ALAN BİLGİSİ SINAVLARI 3 OTURUM ŞEKLİNDE OLACAK

Alan Bilgisi Sınavları ise 13-14 Eylül tarihlerinde, üç oturum şeklinde yapılacak.

13 Eylül Cumartesi günü saat 10.15'te başlayacak birinci oturum, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanlarında yapılacak. İkinci oturum 13 Eylül'de saat 14.45'te başlayacak ve Hukuk, İktisat ile Maliye alanlarında yapılacak.

İşletme, Muhasebe ve İstatistik alanlarında yapılacak üçüncü oturum ise 14 Eylül Pazar günü saat 10.15'te başlayacak.

400 BİNDEN FAZLA ADAY BAŞVURDU

Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 81 il ve Lefkoşa'da 135 sınav merkezinde yapılacak KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla KPSS maratonunun başlayacağını aktardı.

Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna 402 bin 105 adayın başvurduğunu belirten Ersoy, adaylardan 223 bin 757'sinin kadın, 178 bin 348'sinin erkek olduğu bilgisini verdi.

Ersoy, "Sınava 936 engelli aday katılacak ve engelli adaylardan ek süre kullanması uygun görülenler 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutulurken, 2 bin 330 aday bu haktan yararlandı." ifadesini kullandı.

ÖSYM Başkanı Ersoy, sınavın 60 Genel Yetenek ve 60 Genel Kültür olmak üzere 120 sorudan oluşacağını ve Genel Yetenek'te sözel ve sayısal bölümlerin bulunacağını anımsatarak, sözel bölümün, sözel akıl yürütme becerileri, dil bilgisi ve yazım kurallarını ölçmeye yönelik sorulardan, sayısal bölümün ise sayısal ve mantıksal akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşacağını aktardı.

Genel Kültür'de de tarih, Türkiye coğrafyası, temel yurttaşlık bilgisi ile Türkiye ve dünyayla ilgili genel, kültürel ve sosyoekonomik konuların yer alacağını ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:

"1040 binada toplam 17 bin 41 salonda gerçekleştirilecek uygulamada, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunda toplam 54 bin 168 görevli yer alacak. Sınav güvenliği ve organizasyonu için kapsamlı önlemler alınmış durumda. Sınav görevlilerine görev alanlarıyla ilgili eğitimler verildi. Sınavın uygulanacağı bölgelerdeki sınav koordinatörlerimizle sürekli temas halinde olacağız.

Sınav süreçlerinde alınan güvenlik önlemlerini paydaş kurumlarla işbirliği içerisinde yürütüyoruz. Sınav güvenliğinin sağlanması için 5 bin 769 emniyet görevlisi sahada olacak. Sınav esnasında da koordinasyon kesintisiz şekilde yürütülecek.

Nüfus cüzdanı bulunmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü açık olacak. KPSS'ye katılacak tüm adaylara başarılar dilerim."

20 milyon öğrenci ders başı yapıyor! Okullarda zil yarın çalıyor

Üç aylık yaz tatilinin ardından öğrenciler yeniden sınıflarına dönüyor. 2025-2026 eğitim öğretim yılı yarın başlıyor ve Türkiye genelinde yaklaşık 20 milyon öğrenci ders başı yapacak.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dağıtılan, içeriği güncellenmiş ücretsiz ders kitapları sıralardaki yerini aldı. Bu yıl kitaplarda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde hazırlanan yeni müfredat uygulanacak. Geçen yıl okul öncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda hayata geçirilen model, bu yıl 2, 6 ve 10. sınıfları da kapsayacak.

Öğrenciler kitapların arkasındaki karekod uygulaması sayesinde animasyon, simülasyon, artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ destekli dijital içeriklere ulaşabilecek. Böylece derslerde daha interaktif bir öğrenme süreci hedefleniyor.

Bu yılın yeniliklerinden biri de okullarda yeniden forma zorunluluğu. Forma üzerinde marka ya da logo yer almayacak ve belirlenen kıyafetler dört yıl boyunca geçerli olacak.

Öte yandan İstanbul Valiliği, ilk gün için özel bir düzenleme yaptı. Açıklamada, “Servis ve okul güzergâhlarının belirlenmesi nedeniyle 8 Eylül Pazartesi günü resmi ve özel okullarda eğitim 10.00-15.00 saatleri arasında yapılacaktır” denildi. Bu kararın, yoğun sabah trafiğini azaltarak öğrencilerin güvenli ulaşımını kolaylaştırması bekleniyor.

Bakan Tekin: "Dünyada imam hatip tarzından bir model yok"

Bakan Tekin, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin ev sahipliğinde Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen 22. İmam Hatipliler Kurultayı'nın açılışında yaptığı konuşmada, kurultayın hayırlı olmasını diledi.

Türkiye'de demokrasi ve insan haklarının önünün açıldığı dönemlerde imam hatiplilerin de önünün açıldığını dile getiren Tekin, şöyle konuştu:

"Ben bir imam hatip mezunu kardeşiniz olarak, Türkiye'de imam hatip mücadelesi ve imam hatiplerin varlığını aslında Türkiye'de demokratik siyasal yaşamın bir göstergesi olarak kabul ediyorum. Diğer hususların yanında ve bu hususun da altını ısrarla çizmek istiyorum. Bizim imam hatiplerin mücadelesi, Türkiye'de demokrasinin sıkıştığı anlarda imam hatiplerin üzerindeki baskının arttığını, Türkiye'de demokrasinin ve insan haklarının güvence altına alındığı dönemlerde imam hatiplerin önünün açıldığını hep beraber görüyoruz. Aslında üniversite okulları Türkiye'de bu anlamda demokratik siyasal yaşamın niceliği açısından da bir turnusol kağıdı.

"Dünyada imam hatip tarzından bir model, bir örnek yok"
"Dün gençliği seyirci görmek isteyenler bugün fikir, patent, girişim üreten Teknofest kuşağının varlığından rahatsızlar. Rahatsız oldukları şey başarının ve hakikatin bizatihi kendisi. Dün kapattıkları kapıları biz bugün açtık diye rahatsızlar. Dünyada imam hatip tarzından bir model, bir örnek yok. Dünyanın değişik ülkelerinde imam hatibi bir marka eğitim modeli haline dönüştürüp bu ülkelerde bu tarz eğitim yani hem pozitif bilimler hem de dini eğitim vermek isteyen ülkelerde biz bu ülke modeli rahatlıkla paylaşabiliriz diye düşünüyoruz ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğümüzle birlikte imam hatip okullarının bir marka haline, uluslararası bir marka haline dönüştürmek için bir yolculuğa çıktık".

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda yaptıklarını çok farklı ortamlarda defalarca ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız, imam hatip mezunu olarak imam hatipler konusunda hassas ama çok daha büyük bir hassasiyeti, Türkiye'de bütün çocukların dünyadaki en iyi eğitime kavuşması için varıyla yoğuyla çalışan bir siyasi lider."

Tekin, Gazze'de uluslararası raporlara göre Ekim 2023'ten bu yana 19 bin 423 çocuğun hayatını kaybettiğini söyledi. Bunlardan yaklaşık 1000'inin bir yaşın altındaki bebek olduğuna işaret eden Tekin, Ekim 2023'ten itibaren bugüne kadar her 52 dakikada bir çocuğun yaşamını yitirdiğini dile getirdi.

Bakan Tekin, şöyle devam etti:

"Biz Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber çocukluğumuzdan, gençliğimizden itibaren Filistin davasını savunarak, Filistin'deki insanların haklarını savunarak büyüdük. Biz Filistin'in haklarını, Filistin'deki Müslümanların haklarını savunurken Yahudiler ile İsrail ile ilişki kuran, onlarla dostluk kuranlar bugün bizleri Filistin konusunda eleştiriyorlar. Ben bu vesileyle bunun bir kez daha altını çizmek istiyorum. Filistin'deki çocuklara yaptıkları zulüm yetmedi. Onunla tatmin olmayan İsrail de bugün aynı şekilde Suriye'de de Suriye'deki çocukların da eğitim öğretim hakkını elinden alacak, onların yaşam hürriyetini elinden alacak eylemler içerisinde. Ben bunu bir hakkı teslim etmek adına, Cumhurbaşkanımızın Filistin davasına sahip çıkma vurgusunu bir kez daha bir Müslüman olarak buna şehadet etmek için bu hususun altını çizmek istedim."

Çocukların ve insanların haklarını savunmak için dünyada olduklarını dile getiren Tekin, çocukların bilinçlendirilmesini sağlamak istedikleri için eleştirildiklerini belirtti.

Gazze'de yaşananları tüm dünyanın gördüğünü ifade eden Tekin, şunları kaydetti:

"Çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesini istediğimiz için muhalefet tarafından yerden yere vurulduk. Bunu hatırlatmak zorunda hissediyorum kendimi. Çünkü bizi o gün eleştiren, 'Ne alakası var Gazze'deki çocuklarla bizim çocuklarımızın, ne alakası var Gazze'de yaşananlarla Çanakkale'nin?' diye bizi eleştirenler bugün Sayın Cumhurbaşkanımızı Filistin konusunda duyarsızlıkla eleştiriyor. Ben bunu sizin şehadetinize, sizin vicdanınıza emanet ediyorum. Bu kadar ahlaksızca bir ikilem hayatımda görmedim."

Okullarda yeni eğitim öğretim yılı hangi değişikliklerle başlayacak?

Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 20 milyon öğrenci, 3 aylık yaz tatilinin ardından ders başı yapacak.

Bu kapsamda, okullarda hazırlıklar tamamlandı. İçeriği güncellenen ders kitapları sıralarda öğrencileri bekliyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredat, geçen yıl ilk kez okul öncesi, 1,5 ve 9'uncu sınıf öğrencilerine uygulanmıştı. Bu yıl ise 2,6 ve 10'uncu sınıf öğrencilerine de uygulanacak.

Etkinlik ve projeler "Aile Yılı" temasına uygun olacak
2025-2026 eğitim öğretim yılı boyunca yürütülecek etkinlikler, planlanacak görev, etkinlik ve projeler ile öğrenci kulüplerinin çalışmalarında "Aile Yılı" temasına uygun olarak ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik Bakanlık politikaları takip edilecek, proje ve etkinliklerin hayata geçirilmesi sağlanacak.

İlk ders "Orman Yangınlarına Karşı Yeşil Vatanı Korumak" temasıyla yapılacak
Okullarda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli "erdem-değer-eylem" çerçevesinin "duyarlılık" değeri kapsamında, doğa sevgisinin oluşması, "yeşil vatan"ın korunması, orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturulması, fidan dikilmesi ve orman temizliği gibi çalışmaların eğitim öğretim yılı boyunca yürütülmesine önem verilecek. Eğitim öğretim yılının ilk haftasında farkındalık eğitimi ve etkinlikler planlanarak ilk ders "Orman Yangınlarına Karşı Yeşil Vatanı Korumak" temasıyla yapılacak.

EBA, HEMBA ve Velivizyon platformlarında, veli olmanın ve aile ortamlarının önemine vurgu yapan video ve dijital içeriklerden yararlanılacak.

Velilerin eğitim öğretim süreçlerine aktif katılımları sağlanacak
Bakanlıkça başlatılan Ailemle Eğitim Yolculuğum, Maarif Modeli Ebeveyn Okulu ve Aile Okulu Kurs Programlarının yaygınlaştırılması amacıyla okul ile halk eğitimi merkezi müdürlükleri arasında işbirlikleri geliştirilecek ve velilerin eğitim öğretim süreçlerine aktif katılımları sağlanacak.

Tören ve kutlamalardaki materyaller komisyon onayıyla kullanılabilecek
Genelgeye göre, 12-18 Aralık arasında kutlanan ve öğrencilerde milli bilincin oluşmasına katkısı bulunan "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" etkinliklerinde, yerli üretim ve tüketimin önemi, tasarruf bilincinin artırılması ve milli ekonominin güçlendirilmesi, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması gibi temalar işlenecek, yerli sanayi ile teknoloji ürünleri tanıtılacak.

Okullarda tören, kutlama ve anma günleri gibi etkinliklerde müzik, video, broşür ve pankart gibi materyaller, kurulan eser inceleme komisyonunun onayıyla kullanılabilecek.

Maarif modeli kademeli olarak uygulanacak
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğretim programları, 2025-2026 eğitim ve öğretim yılında ana sınıfı ve uygulama sınıflarında, ilkokul 1 ile 2, ortaokul 5 ile 6, ortaöğretim hazırlık ve 9 ile 10'uncu sınıflarda kademeli olarak uygulanacak.

Model kapsamında söz konusu kademe ve sınıflarda derslere girecek resmi ve özel kurumlardaki öğretmenler ile özel eğitim öğretmenleri ve rehber öğretmenlerin eğitimleri mesleki çalışma sürecinde tamamlanacak, valiliklerce gerekli tedbirler alınmak suretiyle eğitim kapsamındaki gruplar en fazla 50 kişiden oluşacak.

Öğrencilerin insan, şehir, kültür ve medeniyet arasındaki ilişkiyi kavrayarak kendi yaşadıkları şehri, şehrin kültürel ve tarihi dokusunu yakından tanıması sağlanacak.

Öğrencilerin bilim, kültür, sanat ve spora yönelik ilgi ve yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi, gönüllülük ve sosyal sorumluluk programları ile manevi, ahlaki ve insani değerleri içselleştirerek çok yönlü yetiştirilmesi için okul içi ve okul dışı çalışmalar yapılacak.

Uygun okullarda "zilsiz okul" uygulamasına geçilecek
Genelgeye göre, öğrencilerin okuma kültürü ve etkin okur kimliği kazanmaları, öğrenmeye ve araştırmaya açık, okuma, konuşma, dinleme ve yazmada yetkin, milli kültüre ve ahlaka duyarlı yetişmeleri amacıyla okul kütüphanelerinin daha etkin ve verimli kullanılması sağlanacak.

Nüfusu az ve dağınık olan köy ve benzeri yerleşim yerlerinde öğrencisi azalan okulların açık kalması sağlanacak.

Kitapların temiz ve düzenli kullanılması teşvik edilecek, Sıfır Atık Projesi kapsamında kitapların yıl sonunda teslim tesellüm belgesiyle okullara teslim edilmesine yönelik tedbirler alınacak.

Öğrencilerde sorumluluk bilincini artırmak amacıyla uygun okullarda "zilsiz okul" uygulamasına geçilecek. Zil kullanımının zaruri olduğu hallerde çevreyi rahatsız etmeyecek şekilde zil sesi seviyesi makul düzeye indirilecek ve okul zilleri Bakanlıkça belirlenen zil seslerinden seçilecek.

Ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyaller kullandırılmayacak
İkinci dönem Öğretmenler Kurulunda velilere maddi külfet getirmeyecek şekilde belirlenmesi gereken okul kıyafetlerinin rengi, kumaşı, tasarım özellikleri ile logolar okul aile birliği tarafından temin edilerek, okulların internet sayfalarında duyurulacak. Bu doğrultudaki iş ve işlemlerin kontrolleri yapılarak süreç titizlikle izlenecek.

Bakanlıkça ücretsiz dağıtımı yapılan kaynaklar dışındaki materyallerin, okul/kurumlarda kullandırılmaması, velilere maddi külfet oluşturacak bu tür uygulamalardan kaçınılması, bu konuda il genelinde okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarının yapılmaması için gerekli tedbirler alınacak.

Özel okulların, eğitim ücretleri ile sundukları diğer hizmetlerin ücretlerini belirlemesinde yönetmelikteki ilgili maddelere uygun hareket etmemeleri, ayrıca kademe başlangıçları için belirlenecek ücretlerde fahiş fiyat uygulamaları durumunda tespit edilen okullarla ilgili işlem yapılacak.

Atatürk Haftası anma etkinlikleri ara tatil nedeniyle bir hafta önce düzenlenecek
Talim ve Terbiye Kurulu tarafından kabul edilen haftalık ders çizelgelerinde yapılan değişiklikler, 2025-2026 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanacak.

12. sınıfta öğrenim gören öğrencilere yönelik "Hedef Temelli Destek Eğitimi" ders seçimi, öğrencilerin tercihlerine bağlı olarak okul idarelerince 8-12 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Okullarda eğitimin niteliğinin artırılması amacıyla yapılacak işbirliği ve protokoller, il/ilçe milli eğitim müdürü ve okul müdürünün imzası olacak şekilde düzenlenecek. İlgili genel müdürlüğe konuyla ilgili bilgi verilecek ve yetkili makamlardan izni olmayan şahıslar ile protokolü bulunmayan kurum, kuruluş ve organizasyonlarla okullar işbirliği yapamayacak.

10-16 Kasım aralığındaki Atatürk Haftası'nın birinci ara tatile denk gelmesi nedeniyle Bakanlığa bağlı tüm okul ve kurumlarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anmaya yönelik bilimsel toplantı, konferans, sergi, yarışma ve tiyatro gibi etkinlikler bir önceki hafta, öğrenci, öğretmen, eğitim kurumu yöneticisi ve velilerin katılımıyla gerçekleştirilecek.

"Özel şube" açılmasına izin verilmeyecek
Okullarda iklim değişikliği ve çevre sorunlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla sürdürülebilirlik eğitimi ve uygulamalarının yaygınlaştırılmasına ağırlık verilecek.

Bu kapsamda okulların "Enerji Dostu Mavi Yeşil Okul Etiketi" ile tescil edilmesi için enerji tasarrufu, enerji izleme, su tasarrufu, atık yönetimi, çevre bilinci eğitimi ve yeşil alanların artırılması gibi konularda farkındalık eğitimleri düzenlenecek.

Ayrıştırmaya yol açacak, eğitimde fırsat eşitliği ilkesini ortadan kaldıracak, pedagojik açıdan olumsuzluklara sebebiyet verecek okula kayıt, teknolojik/fiziki imkanlar, yabancı dil eğitimi gibi hususlar gerekçe gösterilerek "özel şube" açılmasına izin verilmeyecek.

İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin ilk okuma yazma öğretimi sürecini desteklemek amacıyla öğretmenler tarafından hazırlanan "Okumaya Başlıyorum", "Artık Okuyorum", "Hikayelerim", "Şiirlerim" okuma serisi ile "Öğretmen Yazar, Çocuk Çiçek Açar" hikaye kitapları ilkokul öğrencilerine ücretsiz dağıtılacak.

Sınıflarda cep telefonu bulundurulmayacak
Öğrencilerin, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere karşı farkındalıklarının artırılması için sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına yönelik uygulamaya devam edilecek ve öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak.

Planlanacak mezuniyet günü etkinliklerinde velilere ve okullara külfet getirecek etkinliklerden kaçınılacak. Etkinlikler için önceden izin alınarak okulların, il/ilçe milli eğitim müdürlüklerinin uygun mekan veya alanları kullanılacak, okul/kurum dışındaki mekanlarda mezuniyet etkinlikleri yapılmayacak.

Akran dayanışması için koordineli çalışmalar yürütülecek
Genelgeye göre, okullarda akran dayanışmasını güçlendirme konusunda sınıf rehber öğretmenleri, okul idareleri, veliler, öğretmenler ve okul rehberlik servisi tarafından koordineli çalışmalar yürütülecek.

Evde ya da hastanede eğitim hizmetleri, öğrenci velisinin talebi dikkate alınarak, özel eğitim hizmetleri kurulunun kararı doğrultusunda yüz yüze veya uzaktan canlı ders olarak yapılabilecek.

Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi doğrultusunda illerin şartları dikkate alınarak İl Mesleki ve Teknik Eğitim Planı hazırlanacak.

İzinsiz eğitim ve barınma faaliyeti yürüten yerlere, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almış ancak amacı dışında faaliyet gösteren kurumlara işlem yapılacak ve başka bir özel öğretim kurumuna dönüşmek isteyen kurumların dönüşüm süreçleri yakından takip edilecek.

Akşam liselerinin kapısına kilit! Kademeli olarak kapatılacak

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yeni yönetmelik kapsamında özel eğitim kurumlarına bir dizi düzenleme gerçekleştirildi.

Yönetmeliğe göre, gündüz öğrenim yapan ortaöğretim okullarında okuma hakkı olmayanlara eğitim ve öğretim imkânı sağlayan akşam liseleri kaldırıldı.

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, bu düzenlemeden önce kurum açma izni alan akşam liseleri önümüzdeki eğitim öğretim yılında 9'uncu sınıflar için öğrenci kaydı ve nakil alamayacak, bu okullar kademeli olarak kapatılacak.

Kırtasiyecilerden hükümete çağrı: Eğitimden tasarruf olmaz

Ankara Kitap ve Kırtasiyeciler Odası Başkanı Müslüm Küçükarzuman, kırtasiye sektörünün karşı karşıya kaldığı ekonomik tehditleri kamuoyuna duyurmak amacıyla Altındağ’da bir kırtasiyenin önünde düzenlediği basın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Küçükarzuman, zincir marketlerin kırtasiye ürünleri satmasının sektöre büyük zarar verdiğini belirterek, bu durumun sadece küçük esnafı değil, aynı zamanda ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğini vurguladı. Her okul sezonunda büyük miktarda ürün alan kırtasiyecilerin, zincir marketlerin düşük fiyatlı ve denetimsiz ürünleri nedeniyle ellerindeki malları satamadan sezonu kapattıklarını ifade eden Küçükarzuman, bu durumun esnafı iflasa sürüklediğini söyledi. Küçükarzuman, “Her dükkan istediği her şeyi satamaz. Bugün zincir marketler 22 farklı iş kolunu mahvetmektedir. Bu marketler sadece kırtasiyecileri değil, birçok sektörü çökertiyor, zayıflatıyor ve işsizler ordusu yaratıyorlar. Bu gidişata dur denilmezse, ticaret hayatı tamamen çökecek. Eğer perakende yasası çıkarılmayacaksa biz de dükkanlarımızda her şeyi satmaya başlayalım. Bu adaletsizliğe karşı başka çaremiz kalmadı,” diyerek tepkisini dile getirdi. KDV YÜKÜ VE DEVLETİN DAĞITIM POLİTİKALARI ESNAFI ZORLUYORKırtasiye ürünlerinde uygulanan yüzde 20’lik Katma Değer Vergisi (KDV) oranının sektöre büyük bir yük getirdiğini belirten Küçükarzuman, bu oranın sıfırlanması gerektiğini savundu. Özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarının kırtasiye alışverişi yaptığını hatırlatan oda başkanı, “Bu çocukların hepsi alışveriş yapıyor ve çoğu da dar gelirli ailelerin çocukları. Bizim kırtasiyelerimizde merdiven altı ürün satılmaz. Ancak büyük marketlerde denetimsizlik nedeniyle güvenilir olmayan malzemeler satılıyor. Bu ürünler çocuklarımızın sağlığını tehdit ediyor. Türkiye’deki tüm il sağlık müdürlüklerini göreve davet ediyorum. Marketleri denetleyin, merdiven altı ürünlerin satışına izin vermeyin,” diyerek çağrıda bulundu. Ayrıca devletin kitap dağıtımını kırtasiyeciler üzerinden yapması gerektiğini belirten Küçükarzuman, bu uygulamanın hem esnafı destekleyeceğini hem de dağıtım sürecini daha sağlıklı hale getireceğini ifade etti. Belediyelerin ayni kırtasiye yardımlarını kesmesi gerektiğini savunan Küçükarzuman, bu yardımların doğrudan kırtasiyecilerden temin edilerek yapılmasının hem yerel ekonomiyi canlandıracağını hem de yardımların daha kaliteli ürünlerle gerçekleşmesini sağlayacağını söyledi. MÜFREDAT DEĞİŞİKLİKLERİ VE ÖZEL OKULLARIN KAPALI DEVRE SATIŞLARI ELEŞTİRİLİYORKırtasiye sektörünü etkileyen bir diğer önemli sorun ise eğitim müfredatında yapılan sık ve ani değişiklikler. Küçükarzuman, 2. sınıf, 8. sınıf ve 10-12. sınıf müfredatında yapılan değişikliklerin, önceden basılmış kitapların kullanılmaz hale gelmesine neden olduğunu belirtti. Bu durumun hem esnafı hem de velileri maddi olarak zorladığını ifade eden Küçükarzuman, “Müfredatın her sene değişmesi ülkede kaosa sebep oluyor. Bu değişiklikler nedeniyle elimizdeki kitaplar çöp oluyor. Bu da büyük bir ekonomik kayıp anlamına geliyor,” dedi. Özel okulların kapalı devre kitap ve kırtasiye ürünleri satışı yapmasının da piyasa ekonomisine zarar verdiğini belirten Küçükarzuman, bu uygulamanın velileri daha fazla para harcamaya zorladığını ve yerel esnafa hiçbir katkı sağlamadığını söyledi. “Okullar ticarethane değildir. Öğretmenler ve müdürler, öğrencilerden para toplayarak kitap temini yapmamalıdır. Öğretmen istediği kaynağı öğrencisine söylesin, öğrenci ve velisi istediği yerden alsın. Bu şekilde hem özgürlük sağlanır hem de esnaf desteklenmiş olur,” diyerek eğitim kurumlarına çağrıda bulundu. YEREL YÖNETİMLERE VE HÜKÜMETE ÇAĞRI: TASARRUF TEDBİRLERİ ADİL OLMALIBasın toplantısında yerel yönetimlere de seslenen Küçükarzuman, aynı sokak ve caddede birden fazla markete iş yeri açma izni verilmemesi gerektiğini belirtti. Bu uygulamanın küçük esnafı yok ettiğini ve mahalle kültürünü zedelediğini ifade eden oda başkanı, belediyelerin bu konuda daha duyarlı ve planlı hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Son olarak hükümetin açıkladığı tasarruf tedbirlerine değinen Küçükarzuman, kırtasiye alımının kısıtlanmasının bu tedbirler arasında ilk sırada yer almasının kabul edilemez olduğunu söyledi. “Kiralık araba, kiralık devlet daireleri, lojmanlar gibi kalemler tasarruf tedbirlerinin en sonunda yer alıyor. Ancak kırtasiye alımı ilk sırada. Bunu anlamakta zorlanıyoruz. Bu çocuklar bizim geleceğimiz. Eğitimden tasarruf olmaz,” diyerek hükümete çağrıda bulundu. ESNAFIN SESİ: MÜSLÜM KÜÇÜKARZUMAN’DAN KAMUOYUNA AÇIK MESAJAnkara Kitap ve Kırtasiyeciler Odası Başkanı Müslüm Küçükarzuman’ın yaptığı bu açıklamalar, sadece kırtasiyecilerin değil, aynı zamanda eğitim sisteminin ve yerel ekonominin geleceği açısından da önemli mesajlar içeriyor. Küçükarzuman’ın dile getirdiği sorunlar, zincir marketlerin kontrolsüz yayılması, müfredat değişikliklerinin plansızlığı, özel okulların kapalı devre satış politikaları ve adaletsiz tasarruf tedbirleri gibi birçok başlıkta toplanıyor. Bu sorunların çözümü için hem merkezi hükümetin hem de yerel yönetimlerin acil adımlar atması gerektiği vurgulanıyor. Küçükarzuman’ın çağrısı, sadece bir sektörün değil, toplumun tüm kesimlerinin dikkatle dinlemesi gereken bir uyarı niteliği taşıyor. Eğitim, ticaret ve kamu politikalarının kesişim noktasında yer alan kırtasiyecilik sektörü, bu sorunlar çözülmediği takdirde daha da derin bir krize sürüklenebilir. Bu nedenle, kamuoyunun ve karar vericilerin bu çağrıyı ciddiyetle ele alması büyük önem taşıyor. Kaynak: Haber Merkezi

Etimesgut Belediyesi’nden okullara kapsamlı tadilat desteği

Etimesgut Fen İşleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, her okulun mevcut ihtiyaçları ve talepleri dikkate alınarak planlandı. Mahir Başer İlkokulu, Samiye Naim Eğitim Vakfı Ortaokulu, Cenk Yakın Ortaokulu, Şehit Necdetr Alıcı Ortaokulu, Şehit Yılmaz Güneş Ortaokulu, İlhan Gerim İlkokulu, Zekiye Güdüllüoğlu İlkokulu, Layika Akbilek İlkokulu, Şehit Muhammed İsmail Kaya İlkokulu, Şehit Kaymakam Fatih Safitürk Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Hilmi Özer İlkokulu, Hasan Ali Yücel Ortaokulu, Cahit Zarifoğlu İlkokulu, Ahi Evran Ortaokulu, Faruk Nafiz Çamlıbel Anadolu Lisesi, Şehit Ender Alper İlkokulu, Nimet Bahri Kutluözen Ortaokulu, Şehit Murat Bek İlkokulu, Şehit Yakup Kozan Ortaokulu ve Şehit Serdar Albayrak Lisesi’nde çeşitli tadilat ve yenileme çalışmaları tamamlandı. Etimesgut’taki okullarda, öğrencilerin eğitim ortamlarını iyileştirmek amacıyla kapsamlı tadilat ve yenileme çalışmaları gerçekleştirildi. Bazı okullarda voleybol ve halı sahalar düzenlenip, saha direkleri, file ve çizgileri yenilenirken, bazı okullarda bahçe bordürleri ve yürüyüş yolları yapıldı, kamelya ve banklar yerleştirildi. Bazı okullarda iç mekânlarda sınıfların ve koridorların boyası, PVC zemin değişimi ve alüminyum kapı tamiratları yapıldı, bazı okullarda ise bodrum kat WC’ler yenilenerek depoya dönüştürüldü. Dış cephelerde tamirat ve boyama çalışmaları, Atatürk büstü onarımları ve çevre duvarlarının bakımı farklı okullarda yapıldı. Bazı bahçelerde doğal çim alanlar oluşturuldu, kum havuzları tadilattan geçirildi, tel örgü ve çit bakımları gerçekleştirildi. Engelli rampaları, araç giriş rampaları ve güvenlik kulübeleri onarımları da bazı okullarda tamamlandı. Her okulda yapılan çalışmalar birbirinden farklı olmakla birlikte, tüm projeler öğrencilerin güvenliği ve konforu ön planda tutularak gerçekleştirildi ve Etimesgut’taki okullara modern ve kullanışlı bir görünüm kazandırdı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu, ilçedeki eğitim çalışmalarına verdikleri önemi vurguladı. Başkan Beşikcioğlu: “Belediye olarak eğitimi her zaman temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu kapsamda ilçemizdeki eğitim olanaklarını güçlendirmek, aksayan durumları gidermek ve okullarımızı modern ve güvenli bir hâle getirmek için yoğun bir çaba gösteriyoruz. İlçemizdeki okullarımızın kıymetli öğretmenleriyle yürüttüğümüz görüşmeler sonucunda, okul binalarındaki eksiklikler ve ihtiyaçlar tespit edildi. Fen İşleri Müdürlüğümüzün koordinasyonunda, tadilat ve yenileme çalışmaları profesyonel bir şekilde tamamlandı. Bu çalışmalar sayesinde öğrencilerimiz, güvenli ve konforlu bir ortamda eğitimlerini sürdürebilecek. Bizler için her öğrencinin sağlıklı, güvenli ve çağdaş bir eğitim ortamına sahip olması büyük önem taşıyor. Etimesgut’ta eğitimi desteklemek, okul binalarını ve çevre düzenlemelerini iyileştirmek, geleceğimiz olan çocuklarımıza yatırım yapmak demektir. Bu nedenle belediye olarak, eğitim alanındaki çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: Haber Merkezi

YÖK'ten yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilere uyarı

Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) yapılan açıklamada, yurt dışında yükseköğrenim görmeyi düşünen öğrencilere yanıltıcı reklam, slogan ve duyurular konusunda dikkatli olmaları yönünde uyarıda bulunuldu.

Kayıt dönemlerinde yurt dışındaki üniversitelerden bir kısmının, yükseköğrenimine yurt dışında devam etmek isteyen öğrencileri "YÖK denkliği", "YÖK tanınırlığı", "YÖK desteği" gibi sloganlarla etkilemeye ve yönlendirmeye çalıştıklarının görüldüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Öğrencilerimizin, 'denklik' ve 'yurt dışı yükseköğretim kurumlarından yatay geçiş' şartlarını dikkate alarak değerlendirme yapmaları mağdur olmamaları için son derece önemlidir."

Açıklamada, yurt dışında yükseköğrenim görmek isteyen öğrencilerin, YÖK tarafından tanınan yükseköğretim kurumlarını e-Devlet üzerinden görebileceği ifade edildi.

KPSS maratonu 7 Eylül'de başlayacak

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, 7 Eylül Pazar günü düzenlenecek Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek.

Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek.

Alan Bilgisi Sınavları ise 13-14 Eylül tarihlerinde, üç oturum şeklinde yapılacak. 13 Eylül Cumartesi günü saat 10.15'te başlayacak birinci oturum, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanlarında yapılacak. İkinci oturum 13 Eylül'de saat 14.45'te başlayacak ve Hukuk, İktisat ile Maliye alanlarında yapılacak.

İşletme, Muhasebe ve İstatistik alanlarında yapılacak üçüncü oturum ise 14 Eylül Pazar günü saat 10.15'te başlayacak.

400 binden fazla aday başvurdu

Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 81 il ve Lefkoşa'da 135 sınav merkezinde yapılacak KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla KPSS maratonunun başlayacağını bildirdi.

Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna 402 bin 105 adayın başvurduğunu belirten Ersoy, adaylardan 223 bin 757'sinin kadın, 178 bin 348'sinin erkek olduğu bilgisini verdi.

Ersoy, "Sınava 936 engelli aday katılacak ve engelli adaylardan ek süre kullanması uygun görülenler 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutulurken, 2 bin 330 aday bu haktan yararlandı." ifadesini kullandı.

ÖSYM Başkanı Ersoy, sınavın 60 Genel Yetenek ve 60 Genel Kültür olmak üzere 120 sorudan oluşacağını ve Genel Yetenek'te sözel ve sayısal bölümlerin bulunacağını anımsatarak, sözel bölümün, sözel akıl yürütme becerileri, dil bilgisi ve yazım kurallarını ölçmeye yönelik sorulardan, sayısal bölümün ise sayısal ve mantıksal akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşacağını aktardı.

Genel Kültür'de de tarih, Türkiye coğrafyası, temel yurttaşlık bilgisi ile Türkiye ve dünyayla ilgili genel, kültürel ve sosyoekonomik konuların yer alacağını ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:

"1040 binada toplam 17 bin 41 salonda gerçekleştirilecek uygulamada, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunda toplam 54 bin 168 görevli yer alacak. Sınav güvenliği ve organizasyonu için kapsamlı önlemler alınmış durumda. Sınav görevlilerine görev alanlarıyla ilgili eğitimler verildi. Sınavın uygulanacağı bölgelerdeki sınav koordinatörlerimizle sürekli temas halinde olacağız. Sınav süreçlerinde alınan güvenlik önlemlerini paydaş kurumlarla işbirliği içerisinde yürütüyoruz. Sınav güvenliğinin sağlanması için 5 bin 769 emniyet görevlisi sahada olacak. Sınav esnasında da koordinasyon kesintisiz şekilde yürütülecek. Nüfus cüzdanı bulunmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü açık olacak. KPSS'ye katılacak tüm adaylara başarılar dilerim."

İstanbul'da 8 Eylül'de okullarda 10.00-15.00 saatlerinde eğitim verilecek

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, 2025-2026 eğitim öğretim yılının 8 Eylül Pazartesi günü başlayacağı anımsatıldı.

Kentte 3 milyon öğrenci ve 171 bin öğretmenin ders başı yapacağı, ilk gün itibarıyla 17 bin servis aracının ve çocuklarını ilk gün kendi araçlarıyla okullarına götürmek isteyen binlerce velinin trafiğe çıkacağının değerlendirildiği belirtilen açıklamada, "Eğitim öğretimin ilk gününde servis ve okul güzergahlarının tespiti nedeniyle trafikte yaşanması muhtemel aksaklıkların önüne geçilebilmesi için 8 Eylül Pazartesi günü ilimizde bulunan resmi özel ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim öğretimin 10.00-15.00 saatleri arasında yapılmasına karar verilmiştir." ifadesi kullanıldı.

İngiltere, eğitim – öğretim yılına öğretmen kriziyle başlıyor

İngiltere’de yeni okul yılı başladı ancak öğretmen açığı ciddi bir kriz yaratıyor. Araştırmalara göre yarım milyondan fazla GCSE öğrencisi okula fizik öğretmeni olmadan başladı.

Ülke genelinde devlet okullarının dörtte birinde uzman fizik öğretmeni bulunmuyor; bu boşluğu genellikle matematik, biyoloji ya da kimya öğretmenleri dolduruyor. Ancak çoğu fizik eğitimi görmediğinden öğrencilerin başarısı olumsuz etkileniyor.

Özellikle yoksul bölgelerdeki öğrenciler bu eksiklikten en çok etkilenen kesim. Fizik öğretmeni bulunmayan okullardaki öğrencilerin A-Level fizik dersine devam etme ihtimali yarı yarıya düşüyor. Aynı zamanda coğrafya, yabancı dil, müzik ve beden eğitimi gibi ek maliyet gerektiren dersler, düşük gelirli ailelerin çocukları için erişilmez hale geliyor. Çocuk Yoksulluğu Eylem Grubu’nun verilerine göre, ücretsiz yemek hakkına sahip çocukların dörtte biri bu sebeple bazı dersleri seçemiyor.

Uzmanlar, bu tabloyu “kökleşmiş eşitsizlik” olarak tanımlıyor. Yoksul ailelerin çocukları daha eğitim hayatının başında dezavantajlı başlıyor. Bu durum sadece bireysel fırsatları değil, ülkenin gelecekte bilim ve teknoloji alanındaki yetkinliğini de olumsuz etkiliyor.

İşçi Partisi hükümeti ücretsiz okul yemeklerini genişletip ücretsiz kahvaltı kulüpleri başlatsa da uzmanlar bunun yetersiz olduğunu söylüyor. Çocuk yoksulluğuyla mücadele için beklenen yeni stratejinin sonbaharda açıklanması planlanıyor. Ancak iki çocuk kuralının kaldırılmaması, her gün yüzlerce çocuğun yoksulluğa itilmesine neden oluyor.

Istikbal 860X450 Pxl

Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan gençlere 'özel yetenek sınavı' desteği

Gençlik ve Spor Bakanlığınca, kurumların açtığı "özel yetenek sınavlarına" girecek gençlere destek veriliyor.

Bakanlığın açıklamasına göre, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün, 2024 yılında gençlik merkezleri aracılığıyla spor bilimleri fakültesi, spor liseleri, Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM), resim, müzik ve Milli Savunma Üniversitesi sınavlarına yönelik açtığı hazırlık kurslarına 13 bin 606 genç katıldı.

2025 yılında ise farklı branşlarda açılan kurslardan bugüne kadar 10 bin 981 genç yararlandı. Böylece iki yılda toplam 24 bin 587 gence ulaşılmış oldu.

Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, gençlerin hedefledikleri bölümlere sistemli bir şekilde hazırlanmaları için "özel yetenek sınavı hazırlık kursları" açmayı sürdürecek. Kurslarla gençlere ücretsiz destek sağlanmaya devam edilecek.

Gençlerin zihinsel ve bedensel hazırlanması sağlanıyor
Gençlik merkezlerinde açılan hazırlık kurslarında katılımcılara yalnızca sınavlara yönelik bilgi ve beceriler kazandırılmıyor; düzenli antrenman programları ile gençlerin fiziksel dayanıklılıkları artırılıyor, disiplinli çalışma alışkanlıkları destekleniyor. Teorik ve pratik eğitimlerle gençlerin, sınavlara hem zihinsel hem de bedensel açıdan hazırlanması sağlanıyor.

Kurslarda ayrıca gençlere rehberlik ve danışmanlık desteği verilerek öz güvenlerinin güçlenmesi ve potansiyellerini en üst seviyede ortaya koymaları hedefleniyor. Özellikle dezavantajlı gençlere öncelik sağlanan programlar sayesinde, fırsat eşitliği gözetilerek her gencin hayalini kurduğu alana adım atabilmesine imkan tanınıyor.

TDV'nin burs programları için başvurular başladı

Vakıftan yapılan açıklamaya göre, İlahiyat Akademi, İlahiyat Akademi Destek, Özel Destek Akademi, Özel Destek Başarı, Uluslararası AİHL Mezun Akademi ve Lisansüstü İlahiyat Akademi programlarına, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim gören öğrenciler başvurabilecek.

Maddi, akademik, sosyal ve kültürel destek sunan burs programlarına başvurular, 26 Eylül'e kadar çevrim içi yapılabilecek.

TDV'nin programı kapsamında burs desteği 9 ila 12 ay boyunca sağlanacak. TDV, Diyanet İşleri Başkanlığı ve üniversiteler işbirliğiyle yürütülen burs programlarına başvurular, "diyanetburslari.tdv.org" internet adresi üzerinden alınacak.

Başvuru süreci ve programlara ilişkin tüm detaylara, aynı internet sitesinden erişilebiliyor.

Açık Öğretim Lisesi kayıtları başladı

Açık Öğretim Lisesi 2025-2026 eğitim öğretim yılı 1. dönem yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemleri 03 Eylül 2025 tarihinden 26 Eylül 2025 tarihi mesai bitimine kadar yapılabilecek.

Yeni kayıt ve kayıt yenileme iş ve işlemleri için;

Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği 41/2 maddesi için tıklayınız>>>

Açık Öğretim Lisesi Yeni Kayıt Kılavuzu için tıklayınız>>>

Açık Öğretim Lisesi Kayıt Yenileme Kılavuzu için tıklayınız>>>

Yazılı sınav duyurusu için tıklayınız>>>

e-Sınav duyurusu için tıklayınız>>>

Örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine geçişler Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği 41/2 maddesi doğrultusunda yapılacaktır. Söz konusu yönetmelik kapsamında Açık Öğretim Lisesine geçiş yapmak isteyenlerden;

-Örgün ortaöğretim kurumlarında okuma hakkını kaybeden,

-Sınıf tekrarına kalanlardan, bu Yönetmeliğin 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine göre öğrenim hakkı devam eden,

-Ortaokul veya imam-hatip ortaokulu mezunu olup tercih yapmadığı için veya tercih yaptığı hâlde ya da herhangi bir nedenle örgün ortaöğretim kurumuna yerleşmemiş olan,

-Dokuzuncu sınıfta özürsüz devamsızlık hakkını dolduran,

doğrudan halk eğitimi merkezlerine;

diğer madde kapsamında durumlarını belgelendirenler ise kayıtlı bulundukları okullarının bağlı olduğu il/ilçe millî eğitim müdürlükleri öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonuna başvurarak ön onay işlemini yaptırdıktan sonra kesin kayıt için en yakın halk eğitimi merkezi müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekmektedir.

Açık Öğretim Lisesinde öğrencilik durumu aktif, kayıt yenilememiş ve beklemeli durumda olan tüm öğrenciler kayıt yenileme işlemini yaptırabilecektir.

Yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemi için öğrenciler, 400 (dört yüz) TL ücreti MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi hesabına https://odeme.meb.gov.tr adresinden tüm bankaların kredi kartı veya T.C. Ziraat Bankası AŞ, Türkiye Vakıflar Bankası TAO ve Türkiye Halk Bankası AŞ'nin ATM, mobil bankacılık ya da internet bankacılığı hizmetleri üzerinden 03 Eylül 2025 tarihinden 26 Eylül 23.59'a kadar yatırabilecektir.

Yeni kayıt ve Kayıt yenileme kılavuzunda belirtilen ücret muafiyeti kapsamında olan öğrencilerden yeni kayıt ve kayıt yenileme ücreti alınmayacaktır.

Kayıt yenileme işlemini yaptıracaklardan ücret muafiyeti olan öğrenciler (tutuklu veya hükümlü olanlar hariç) 444 0 632 Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM) ya da halk eğitimi merkezi müdürlükleri ile iletişime geçerek; kayıt yenileme taleplerini iletmeleri, sistem üzerinde güncellenmesi gereken raporlarını sunmaları, Engelli Sınav Hizmetleri bilgilerini kontrol ederek kayıt yenileme işlemlerinin tamamlandığını takip etmeleri gerekmektedir. Müracaat ettiği halde kayıt yenileme işlemi yapılmamış olanlar kayıt yenileme tarihleri arasında halk eğitim merkezi müdürlüğüne veya MEBİM'e müracaat etmeleri gerekmektedir.

Ders Seçimi İşlemleri

Öğrenciler ders seçimi işlemlerini 05 Eylül 2025 tarihinden itibaren kayıt tarihleri arasında https://aolweb.meb.gov.tr/ogrenci_giris.aspx resmî internet adresinden öğrenci/T.C. Kimlik Numarası ve şifreleri ile veya aynı ekrandaki e-devlet giriş kısmından e-devlet şifrelerini kullanarak yapabileceklerdir. Kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra yapılan ders seçimleri dikkate alınmayacaktır.

9 ve daha az sayıda ders seçen öğrenciler e-Sınav randevusu alarak e-Sınava girmek zorundadır. Bu durumdaki öğrenciler basılı evrakla yüz yüze yapılacak olan sınava giremezler.

(Yurt dışı programına kayıtlı, engelli, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda/ıslah evinde kalan ve tutuklu/hükümlü öğrenciler hariç)

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki öğrenciler (engelli ve tutuklu/hükümlü öğrenciler hariç) ders sayısına bakılmaksızın sadece e-Sınava katılacak olup e-Sınav randevusu almak zorundadır.

ÖDSGM tarafından belirlenen kontenjan çerçevesinde Açık Öğretim Lisesinde kayıtlı 10 ve daha fazla dersi olan öğrencilerden isteyenler e-Sınava başvurabilecektir.

e-Sınav randevu işlemleri

e-sınav randevu işlemleri videosu için tıklayınız.

Açık Öğretim Lisesinde kayıtlı 9 ve daha az sayıda dersten sınava girecek olan öğrenciler, e-Sınava katılacakları e-Sınav salonlarını ve sınav oturumlarının randevularını 06-19 Ekim 2025 tarihleri arasında https://aolweb.meb.gov.tr/ogrenci_giris.aspx resmî internet adresinden öğrenci/T.C. Kimlik Numarası ve şifreleri ile veya aynı ekrandaki e-devlet giriş kısmından e-devlet şifrelerini kullanarak e-Sınav randevularını almaları gerekmektedir.

Açık Öğretim Lisesinde kayıtlı 10 ve daha fazla sayıda dersten sınava girecek olan öğrenciler e-Sınava katılacakları e-Sınav salonlarını ve sınav oturumlarının randevularını 20-31 Ekim 2025 tarihleri arasında öğrenci/T.C. kimlik numarası ve şifreleri ile; https://aolweb.meb.gov.tr/ogrenci_giris.aspx internet adresinden giriş yaparak alacaktır.

Sınav Merkezi İşlemleri

Öğrenciler sınav merkezi belirleme ve güncelleme işlemlerini kayıt tarihleri içerisinde Açık Öğretim Lisesi Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden yapabilecektir. Kayıt tarihlerinden sonra yapılan sınav merkezi belirleme ve güncelleme işlemleri dikkate alınmayacaktır.

Sınav Giriş Belgesi

Sınav giriş belgesi işlemleri videosu için tıklayınız.

e-sınava girecek adaylar 24 Kasım 2025 tarihinden itibaren,

Yazılı sınava girecek adaylar ise 15 Aralık 2025 tarihinden itibaren https://aolweb.meb.gov.tr/ogrenci_giris.aspx internet adreslerinden giriş yaparak fotoğraflı sınav giriş belgelerini alabileceklerdir.

Sınav Tarihleri

Açık Öğretim Lisesi 2025-2026 eğitim öğretim yılı 1. dönem yüz yüze sınavları 20-21 Aralık 2025 tarihlerinde basılı evrakla okullarda;

e-Sınav randevusu alan öğrencilerin sınavları ise 1-31 Aralık 2025 tarihleri arasında e-Sınav merkezlerinde Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünün belirlediği sınav merkezlerinde yapılacaktır.

ÖNEMLİ NOT:

Öğrenciler dönem sınavlarına fotoğraflı sınav giriş belgesi ve geçerli bir kimlik belgesi ile gireceklerdir.

Sınav giriş belgesinde fotoğrafı bulunmayan öğrenciler sınava alınmayacaktır.

Bu nedenle öğrencilerin Açık Öğretim Liseleri Bilgi Yönetim Sistemindeki fotoğraflarını kontrol etmeleri gerekmektedir.

Sistemde fotoğrafı bulunmayan öğrencilerin halk eğitimi merkezi müdürlüklerine başvuru yaparak güncel fotoğraflarını yükletmeleri gerekmektedir.

2025 YKS ek tercih ve yerleştirme ne zaman yapılacak?

25 Ağustos’ta açıklanan YKS Tercih ve Yerleştirme Sonucundan sonra şimdi ise gözler üniversitelerin kalan kontenjanlarıyla 2025 YKS Ek Yerleştirme’de. Kalan kontenjanların açıklanmasının ardından adaylar, ek tercih sürecinde bu bölümler için yeniden şans elde edecek.

YKS ek tercihlerinin ne zaman yapılacağı hakkında henüz bir açıklama yapılmadı. YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, kayıt işlemlerini 1-5 Eylül'de yapacak, elektronik kayıtlar ise 1-3 Eylül'de alınacak. Üniversite kayıtlarından sonra boş kontenjanlar için ek tercih dönemi başlayacak.

Sürece dair ayrıntılar Ebeveyn Akademisi’nin YKS 2025 ek tercihler yazısında da yer alıyor.

Takvim doğrultusunda, ek tercihlerin eylülün ikinci haftasında sonra başlaması bekleniyor.

Ek tercihler nasıl yapılacak?
Yükseköğretim programlarına kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra, boş kalan kontenjanlar üniversiteler tarafından ÖSYM’ye bildirilecek. 2025-YKS sonuçlarına göre yapılan genel yerleştirme sonucunda boş kalan veya kayıt yaptırılmadığı için dolmayan kontenjanlar, ÖSYM tarafından merkezi olarak ek yerleştirme ile değerlendirilecek. Bu süreçte bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar, ek yerleştirme için tekrar başvuruda bulunamayacak. Adaylar ek tercihlerini, ÖSYM’nin yayımlayacağı “2025-YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu” doğrultusunda yapacak, tercihlerini yalnızca ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (ais.osym.gov.tr) üzerinden, T.C. kimlik numarası ve şifreleri ile giriş yaparak gerçekleştirecek.

Ek yerleştirme kılavuzunun yayımlanmasıyla birlikte adaylar, boş kontenjanları inceleyerek tercihlerini ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AIS) üzerinden yapabilecek. Ek yerleştirme döneminde yalnızca merkezi yerleştirme sonucunda bir programa kayıt hakkı kazanamayan ya da hiç tercih yapmayan adaylar başvuruda bulunabilecek. Uzmanlar, adayların ek tercih sürecinde puanlarını, sıralamalarını ve kontenjan durumlarını dikkatle incelemeleri, ayrıca üniversitelerin resmi duyurularını takip ederek hatasız tercih yapmaları gerektiğini vurguluyor.

2025 YKS üniversite boş kontenjan sayısı
YÖK, 2025-YKS sonuçlarını duyurdu. Devlet üniversitelerinde örgün programlarda yüzde 99 doluluk sağlanırken, açıköğretim ve uzaktan eğitim kontenjanlarının tamamı doldu. Vakıf üniversitelerinde genel doluluk oranı yüzde 75,8, uzaktan eğitimde ise yüzde 95,3 olarak gerçekleşti.

Başarı sırası barajı bulunmayan bölümler (Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Psikoloji, Yönetim Bilişim Sistemleri, İktisat, İşletme ve Ekonomi) devlet üniversitelerinde tamamen doldu. Vakıf üniversitelerinde doluluk oranı, barajlı programlarda yüzde 72, barajsız programlarda ise yüzde 77 oldu. Adayların yüzde 20,5’i ilk tercihine, yüzde 12,1’i ikinci tercihine, yüzde 9,3’ü üçüncü tercihine yerleşti. Böylece öğrencilerin yüzde 42’si ilk üç tercihten birine, yüzde 56’sı ise ilk beş tercihten birine girmiş oldu.

Ortak yazılı sınavlara yönelik örnek konu soru dağılımı tabloları yayımlandı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, MEB'in Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliğine göre, ülke, il, ilçe ve okul genelinde yapılacak ortak yazılı sınavlar, il sınıf/alan zümrelerince hazırlanacak, konu soru dağılım tabloları çerçevesinde uygulanacak.

Bu kapsamda 2025-2026 eğitim öğretim yılının dönem başında il sınıf/alan zümreleri tarafından Ölçme Değerlendirme Merkezi Müdürlüğünün görüşü alınarak, temel eğitim ve ortaöğretimdeki farklı branş ve sınıf düzeylerinde örnek oluşturması açısından "konu soru dağılım tabloları" yayımlandı.

Okul geneli yazılı sınavlarda hangi senaryonun kullanılacağı, eğitim kurumu sınıf/alan zümresi tarafından belirlenecek ve tüm sınavlar konu soru dağılım tablosuna göre hazırlanacak.

Konu soru dağılım tablolarına, "odsgm.meb.gov.tr" adresinden erişilebiliyor.

KPSS giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 13 Eylül'deki 2025-KPSS A Grubu Sınavı'nın Alan Bilgisi 1. Oturumu (Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri), 2025-KPSS A Grubu Sınavı'nın Alan Bilgisi 2. Oturumu (Hukuk, İktisat, Maliye) ile 14 Eylül'deki 2025-KPSS A Grubu Sınavı'nın Alan Bilgisi 3. Oturumu'na (İşletme, Muhasebe, İstatistik) katılacak adayların sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava giriş belgelerini, ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

Türk lise öğrencilerinden CERN’de tarihi başarı

Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğrencileri, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) tarafından düzenlenen Beamline for Schools (BL4S) yarışmasında seçilen 5 takımdan biri oldu. Böylece Türkiye’den bu başarıyı elde eden ilk lise ekibi olarak tarihe geçtiler.

72 ÜLKEDEN 3 BİN 500 BAŞVURU

İstanbul’daki lisenin “PhysiCal” isimli fizik takımı, nükleer atıkların etkilerini azaltmaya odaklanan projeleriyle öne çıktı. Bu yıl 12’ncisi düzenlenen yarışmaya 72 ülkeden 3 bin 500 başvuru yapılırken PhysiCal ekibi, dünyanın en iyi 5 projesi arasında yer aldı.

CERN'DE 2 HAFTA DENEY YAPACAKLAR

Daha önce TEKNOFEST’te finalist olan ekip, bu ay CERN’de iki hafta boyunca kendi deneylerini uluslararası bilim insanlarıyla birlikte gerçekleştirecek. Öğrenciler hem Türkiye adına bir ilki başarmanın hem de dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarında çalışmanın heyecanını yaşıyor.

"YILLARIN EMEĞİ KARŞILIK BULDU"

Takım koordinatörü kimya öğretmeni Osman Türcan, öğrencilerinin büyük fedakârlıklarla çalıştığını belirterek şunları söyledi:

“Bu başarı bir yıllık değil, yıllara yayılan emeğin sonucu. Yoruldular ama yılmadılar. Onların mutluluğunu biz de çocuklarımızın mutluluğu gibi yaşıyoruz.”

Türcan, öğrencilerinin üniversite seviyesinde araştırma yapabildiğini vurgulayarak, bilim insanı gibi çalışmayı öğrendiklerini, bu sürecin karakter gelişimlerine de katkı sağladığını ifade etti.

"GELECEKTE BÜYÜK LABORATUVARLARDA BİLİM YAPACAKLAR"

Elde edilen başarının sadece bir başlangıç olduğunu vurgulayan Türcan, öğrencilerinin ileride dünyanın önde gelen üniversite ve laboratuvarlarında bilim insanı olacaklarına inandığını söyledi:

“Bu başarı Türkiye’deki diğer okullar için de ilham verici olacak. Öğrencilerim öncülük edecek.”

"UYKUSUZ GEÇEN GÜNLERİMİZİN KARŞILIĞI"

Takım kaptanı Baran Buluttekin, CERN’de deney yapacak olmanın büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, “CERN’den gelen olumlu sonuç uykusuz geçen günlerin karşılığı oldu.” dedi.

Takım üyesi Defne Karaoğlu, projelerinin nükleer atıkların doğada çözünme süresini kısaltmaya odaklandığını aktararak, bu çalışmayla gelecekte büyük bir probleme çözüm sunmayı amaçladıklarını söyledi.

"BİLİME YÖNELMEK İSTEYENLERE İLHAM OLDUK"

Takım üyesi Defne Zehra Çabukel, CERN’de akademik çalışmalara öncülük etmeyi hedeflediklerini belirtirken, Emir Özaktaş bu deneyimin bakış açılarını genişlettiğini dile getirdi.

Bir diğer takım üyesi Yaren Başman ise başarılarının yalnızca kendi gelecekleri için değil, Türkiye için de önemli olduğunu vurguladı:

“Bizimle iletişime geçen çok sayıda öğrenci oldu. Bu başarı, bilime yönelmek isteyen yaşıtlarımız için ilham kaynağı oldu.”

Okullarda istenen bağış paraları velileri isyan ettirdi

Özel okullardaki yüksek zamlar nedeniyle birçok veli, çocuklarını devlet okullarına yönlendirdi ancak artan bu talep yeni bir sorunu da beraberinde getirdi.

Çocuklarını zorunlu kayıt okulları yerine kendisine daha uygun bir okula kaydettirmek isteyen veliler, akılalmaz bağış talepleriyle karşılaşıyor.

Okullar için istenen bağış, zorunlu olmasa da kayıt için şart koşuluyor ve istenen paralar ise dudak uçuklatıyor.

SEMTLERİN GELİR DÜZEYİNE GÖRE DEĞİŞİYOR

Gelir düzeyi düşük bölgelerde en düşük rakam 10-20 bin liradan başlıyor.

Ataşehir, Şişli ve Kadıköy'deki devlet okullarında ise bu ücretler 300 bin liraya kadar çıkıyor.

Bağış altında istenen ücretlere veliler isyan ediyor.

VELİLER NASIL BİR YOL İZLEMELİ?

VELİ-DER Genel Başkanı Ömer Yılmaz, velileri uyardı.

Okulda boşluk varsa öğrencinin kaydının yapılması gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Bu ücret talep edilemez. Mutlaka bu durumu Milli Eğitim Bakanlığı'na, CİMER'e ya da bize bildirin. Bu paraların kesinlikle ödenmemesi gerekiyor." dedi.

Yükseköğretim öğrencileri için GSB yurt başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cebeci Site Kız Öğrenci Yurdu'ndaki GSB Yurt Koordinasyon Merkezi'nde, 2025-2026 yılı eğitim öğretim dönemi bakanlık yurtlarına başvuru ve yerleştirme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

2025-2026 eğitim öğretim dönemine başlayacak tüm gençlere başarı dileyen Bak, "Hayal ettiği mesleğe ulaşmak için gece gündüz çabalayıp üniversiteyi kazanan gençlerimizi bir kez daha tebrik ediyorum. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak üniversite hayatlarında da tüm imkanlarımızla daima gençlerimizin yanında olacağız. Bu yılda yükseköğrenime devam eden öğrencilerimizi, güçlü ve modern imkanlara sahip yurtlarımızda ağırlamaya hazırlanıyoruz." dedi.

Bakan Bak, 81 ilde yeni dönem için tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bildiğiniz gibi yurtlarımızda yalnızca barınma imkanı değil, gençlerimizin sağlıklı ve dengeli beslenmeleri, sosyal, kültürel ve sportif yönden gelişmeleri için gerekli tüm hizmetleri sunuyoruz. 3-4 kişilik odalarımızda öğrencilerimizi en iyi şartlarda ağırlamaya gayret ediyoruz. Ortak ders çalışma alanları, kantin ve kafeterya gibi sosyal ortamlarda 7/24 güvenlik hizmetiyle her daim hijyenik koşullarda hizmet veriyoruz. Kütüphaneler, hızlı, güvenli, ücretsiz internet erişimi ve diğer dijital imkanlarla gençlerimizin akademik başarılarını destekliyoruz. Sosyal, sportif, kültürel gelişmelerine katkı sunmak için kurslar, kamplar, geziler, atölyeler ve etkinlikler düzenliyoruz."

Gençlik Ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak

"Türkiye, yurt hizmetlerinde dünyada rol model"

Yeni yurtların engelli öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun şekilde projelendirildiğine işaret eden Bak, "Eski yurtlarımızda da fiziki iyileştirmeler yapıyoruz. Uluslararası bir değerlendirme yaptığımızda görüyoruz ki birçok ülkede öğrenci yurdu uygulamaları Türkiye'deki kadar güçlü ve kapsayıcı değil. Gururla ifade ediyorum ki bugün Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarımızda 1 milyon yatak kapasitesine ulaşmış bulunuyoruz. Türkiye, Avrupa'nın en yaygın ve en kapsayıcı öğrenci yurdu ağına sahiptir. Sadece nicelik açısından değil, nitelik olarak da ülkemiz yurt hizmetlerinde de açık ara öndedir." ifadelerini kullandı.

Osman Aşkın Bak, Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarının merkezi yönetim anlayışı, düşük maliyet avantajı ve yaygın kapsama alanıyla çok ciddi fark oluşturduğunu vurgulayarak, "Türkiye modeli, devlet güvencesiyle hem en ucuz hem de en yaygın erişilebilir yurt sistemini dünyada aynı anda sağlayan tek örnektir. Türkiye'de yurtlar yalnızca barınma değil, devlet destekli yemek, sosyal faaliyetler ve güvenli bir yaşam alanı sunar. Bütün bu veriler ışığında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye'deki öğrenci barınma sistemi dünyada bir emsal teşkil etmektedir. Türkiye, yurt hizmetlerinde dünyada rol modeldir. Bundan 23 yıl önce sıcak su erişiminin bile kısıtlı olduğu yurt hizmetlerinden bugün takip edilen öncü ülke olmanın gururunu yaşıyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.

"Yatak kapasitesi yüzde 443 arttı"

Ülkeyi bu noktaya taşımak ve gençlere en iyi hizmeti sunmak adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde 23 yıldır canla başla çalıştıklarını dile getiren Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2002 yılında sadece 182 bin 258 yatak kapasitesinde 190 yurt vardı. Bugün ise Cumhurbaşkanımızın liderliğinde attığımız kararlı ve vizyoner adımlarla 81 il, 269 ilçe ve 6 KKTC yerleşkesinde toplam 877 yurtta hizmet veriyoruz. Yatak kapasitemizi yüzde 443 artırdık. Yurtlarımızın beraberinde öğrencilerimize burs, kredi ve beslenme desteğinde bulunuyoruz. 2024 yılında öğrencilerimize 19 milyar 568 milyon 987 bin lira kredi ve 14 milyar 444 milyon 843 bin 673 lira burs ödemesi olmak üzere toplamda 34 milyar 13 milyon 831 bin lira ödeme gerçekleşti. Ayrıca 2024 yılında 19 milyar 246 milyon 572 bin 581 lira beslenme desteği sağladık. Yurtlarımızda öğrencilerimize sabah kahvaltısı, akşam yemeği ücretsizdir."

Bakan Bak; pandemi, deprem, yangın ve sel gibi felaketlerde 100 binlerce vatandaşı yurtlarda ağırladıklarına değindi.

Yurt başvuruları, 2-6 Eylül tarihlerinde yapılacak

Yurtlarda 1 milyon yatak kapasitesine ulaşmanın önemli bir başarı hikayesi olduğunun altını çizen Bak, "Elbette bu rakamlar bizim için nihai varış noktası değildir. Yapımı hızla devam eden yurtlarımız var. Onların kısa süre içerisinde tamamlanacağı bilgisini de buradan paylaşmak istiyorum. Gençlerimiz için gece gündüz çalışmaya, çıtayı her geçen gün daha da yükseğe taşımaya devam edeceğiz. Bu anlayış doğrultusunda an itibarıyla 2025-2026 yılı Gençlik ve Spor Bakanlığı yurt başvurularını başlatıyoruz. 2-6 Eylül tarihleri arasında ülkemizin dört bir köşesindeki gençlerimizin başvurularını bekliyoruz." diye konuştu.

Bakan Osman Aşkın Bak, adaletli ve şeffaf hizmet anlayışımızdan taviz vermeden süreci tamamlayacaklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Ek kontenjan, yatay ve dikey geçiş, özel yetenek, lisansüstü eğitim ile normal öğrenim süresinde eğitimini tamamlayamayan ve bununla birlikte bir yüksek öğrenim programından mezun olup ikinci üniversitesinde okumakta olan öğrencilerimizin yurt başvurularını da üniversite ile ilgili süreçleri tamamlandıktan sonra alacağız. Yurt başvurularını 12 kamu kurumundan gelen verilerle dijital ortamda analiz ediyoruz. Hiçbir şekilde kimsenin dokunması mümkün değil. Bunun hepsi bilgisayar ortamında dijital olarak tamamlamakta. Titizlikle yürüttüğümüz süreçte öğrencilerimizi gelir, başarı ve sosyal durum kriterlerine göre değerlendiriyoruz. Öğrencilerimizi kazandıkları üniversitelere en yakın yurda yerleştirmeye gayret ediyoruz. Bu yerleştirmelerde yapay zekayı etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bu sayede bölüm, puan ve başarı kriterlerini tek tek analiz etmeye ve buna göre başarılı öğrencilerimizi otomatik olarak en yakın yurda yerleştirmeye gayret ediyoruz. Değerli arkadaşlar, bir kez daha altını çizmek istiyorum. Dünyanın en büyük kapsayıcı modern ve konforlu yurt ağına sahibiz. Yurtlarımızın standartları oldukça yüksek, tercih edilme oranımız bu iddiamızın en açık ispatı."

Gençlerin ihtiyaçları üzerinden bu süreci manipüle eden bir kesimin olduğunu belirten Bak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hep aynı algıyla kamuoyunu yanlış bilgilendiriyor ve yönlendiriyorlar. Bunlardan biri üniversitelerdeki öğrenci sayısıyla denk bir yatak kapasitesinin olmayışıyla ilgili. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının verilerine göre örgün yükseköğretim gören öğrenci sayısı 4 milyon 153 bin 981'dir. Bu öğrencilerin hepsi yaşadığı şehrin dışına çıkmıyor. Belli bir kısmı kendi yaşadığı şehirdeki üniversiteye yerleşiyor. Evinden uzaktaki gençlerimizin ise bir kısmı bakanlığımıza başvuruda bulunurken, bir kısmı ev tutuyor, bir kısmı da özel yurtta kalmayı tercih ediyor. Bunlar tamamen kendi tercihleri. Yani öğrencilerimizin tamamı bakanlığımıza yurt başvurusunda bulunmuyor. Burada esas olan yurtlarımızda barınmak için yapılan müracaatın karşılanmasıdır. 2024-2025 eğitim öğretim döneminde yurtlarımıza toplam 398 bin 527 öğrenci müracaatta bulundu. Öğrencilerimizin 391 bin 772'sini yani yüzde 98,31'ini yurtlarımıza başarıyla yerleştirdik. Son iki yılda 100 öğrencimizden 98'ini yurtlarımıza yerleştiriyoruz. Bu yıl da hedefimiz, talep eden tüm öğrencilerimizi yurtlarımıza yerleştirmektir. Ailelerimiz ve gençlerimiz müsterih olsun."

Suriye'nin eğitimine MEB desteği

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki heyet, ülkenin yeniden inşa ve ihya sürecinde destek çalışmaları kapsamında Suriye'nin başkenti Şam'a bugün bir ziyaret gerçekleştirdi.ANKARA (İGFA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, Suriye Eğitim Bakanı Muhammed Abdurrahman Turko havaalanında karşıladı ve ardından resmî bir görüşme gerçekleştirdiler.

Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmasında Suriye'de insan haklarının teminat altına alınması, barışın ve siyasi istikrarın sağlanmasından dolayı memnuniyet duyacaklarını dile getirerek, "Buradaki iç savaştan kaçan Suriyeli kardeşlerimize Türkiye'de ensar mantığıyla ev sahipliği yapmak konusunda halkımız seferber oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu konuda çok hassas bir tavır sergiledi. Elimizden geldiğince misafirlerimize, Müslüman kardeşlerine yakışır bir şekilde ev sahipliği yapmaya çalışıyoruz. Burada bağımsızlığın temin edildiği devrimden en az Suriye'deki kardeşlerimiz kadar Türkiye'deki kardeşleriniz de mutlu oldular." diye konuştu.

Bakanlığın rsmni internet sitesinde yer alan habere göre Suriye hükümetinin bağımsızlık savaşındaki başarısına değinen Bakan Tekin, bundan sonraki süreçte Suriye'nin bağımsızlığı, ekonomik ve siyasi olarak güçlü bir devlet olarak varlığına devam etmesi ile insan haklarının güvence altına alındığı bir ortamın kurulması noktasında Türkiye'nin desteğinin süreceğini söyledi.

Bakan Tekin, "Biz Türkiye olarak komşumuzun güçlü olmasından güçleneceğimize inanıyoruz. Bölgede güçlü bir ülke olarak varlığınız konusunda üstümüze ne düşerse yapacağız. Uzun yıllar bir arada yaşamış toplulukları temsil ediyoruz ve 2011'den sonra yaşanan süreçte bu aramızdaki bağlar daha da güçlendi. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu güçlenen ilişkileri daha sağlam bir zemine oturtmak, Suriye'nin güçlenmesi için üstümüze düşenleri yapmak konusunda kendimizi ifade etmek için buradayız." dedi.

MEB, "Güvenle Yaşamak: Erdemlerden Eylemlere" başlıklı bülten yayımladı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, şiddetin bireyler üzerindeki etkilerini, önleyici müdahale programlarına ilişkin bilgileri ve toplumsal yansımalarını içeren bültende, şiddetin birey ve toplum üzerindeki çok yönlü etkilerine dair kapsamlı içerikler yer alıyor.

Bültende fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik, dijital ve sosyal şiddet türleri ele alındı ve Bakanlıkça gerçekleştirilen "Türkiye Genelinde Öğrencilerde Şiddet Algısı Araştırması" ve "Okullarda Şiddet Risk Haritaları" gibi çalışmalara yer verildi. Bu kapsamlı veriler, şiddetin nedenlerini anlamak ve müdahale stratejileri geliştirmek açısından önemli bir kaynak sunuyor.

"Şiddet Döngüsü, Şiddeti Açıklayan Psikolojik Yaklaşımlar, Şiddette Aile Faktörü, Şiddetle Mücadelede Eğitim, Aile ve Toplum İş Birliği" gibi başlıklarda içeriklere yer verilen bültende, kapsamlı bir yol haritası sunuluyor. Ayrıca, Bakanlık tarafından yürütülen şiddeti önleme, müdahale ve izleme çalışmalarına da yer veriliyor.

Ebeveynlerin çocuklarını şiddet risklerinden koruma süreçlerinde dikkat etmeleri gereken unsurlara değinilen bültende, aile, okul ve toplum işbirliğinin önemi vurgulanıyor. Bu çalışmayla bireyin güvenliğini ve toplumun esenliğini merkeze alarak farkındalığı artırmak, koruyucu tedbirleri güçlendirmek ve bireylerin şiddetten uzak, sağlıklı bir yaşam inşa etmelerine katkı sağlaması hedefleniyor.

"Şiddetsiz bir yaşam herkesin hakkıdır"
Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bültene özel yazı kaleme aldı.

Tekin, yazısında şiddetin sadece bireylerin değil, tüm toplumun güvenliğini tehdit eden kapsamlı bir sorun olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Şiddet, bireyler üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerin ötesinde toplumsal düzeni ve güvenliği zedeleyen, çok katmanlı ve kapsamlı bir sorundur. Fiziksel, psikolojik ya da ekonomik şiddet türleri insanların temel hak ve özgürlüklerini engellemekte, insanların güvende oldukları duygusunu, sosyal ilişkilerini ve toplumsal işbirliğini olumsuz etkilemektedir. Şiddetsiz bir yaşam herkesin hakkıdır. Bu hakkı güvence altına almak ve her bireyin güvenli ve erdemli bir yaşam sürdürebilmesini sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur."

Bakan Bak duyurdu! KYK başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın açıklamaları şu şekilde: “Yatak kapasitemizi yüzde 443 artırdık. Bugün 81 il 269 ilçe ve 6 KKTC yerleşkesinde toplam 877 yurtta hizmet veriyoruz.

Yurtlarımızın beraberinde öğrencilerimize burs, beslenme desteğinde bulunuyoruz. 2024 yılında öğrencilerimize 34 milyar 13 milyon 831 bin TL ödeme gerçekleştirdik.

"1 MİLYON GENCE GÜVENLİ BİR YUVA"

Bugüne kadar 518 bin 713 öğrencimiz Türkiye’yi gezme ve yurtlarımızda konaklama imkanı buldu. Bunlar 5 gün boyunca ücretsiz olarak yurtlarımızda kalıyor.

1 milyon yatak kapasitesine ulaşmak, 1 milyon gence güvenli bir yuva, huzurlu bir gelecek sunmak demektir. Bu önemli bir başarı hikayesidir. Yapımız hızla devam eden yurtlarımız var. Gençlerimiz için gece gündüz çalışmaya, çıtayı daha da yükseğe taşımaya devam edeceğiz.

YURT BAŞVURULARI BAŞLADI

An itibarıyla 2025-2026 yılı yurt başvurularını başlatıyoruz. 2-6 Eylül tarihleri arasında ülkemizin dört bir köşesindeki gençlerimizin başvurularını bekliyoruz. Ek kontenjan, yatay ve dikey geçiş, lisansüstü eğitim ile normal öğrenim süresinde eğitimini tamamlayamayan, bir yüksek öğretim kurumu programından mezun olup ikinci üniversitesini okumakta olan öğrencilerimizin yurt başvurularını da üniversite ile ilgili süreçleri tamamlandıktan sonra alacağız. Yurt başvurularını 12 kamu kurumundan gelen verilerle dijital ortamda analiz ediyoruz.

Öğrencilerimizi gelir, başarı ve sosyal durum kriterlerine göre belirliyoruz. Kazandıkları üniversiteye en yakın yurda yerleştirmeye gayret ediyoruz. Bu yerleştirmelerde yapay zekayı etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bölüm, puan ve başarı kriterlerini tek tek analiz etme ve başarılı öğrencilerimizi en yakın yurda yerleştirmeye gayret ediyoruz."

Bakan Tekin'den 'okul kıyafetleri' uyarısı

Bakan Tekin, Çankaya ilçesindeki Timur Ortaokulu'nda, "2025 Eylül Dönemi Mesleki Çalışma Programı" dolayısıyla Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) canlı yayını üzerinden, 81 ildeki öğretmenlere hitap etti.

2025-2026 eğitim öğretim yılının, ülke, millet, öğrenciler ve eğitim ailesi için hayırlı olmasını dileyen Tekin, eğitim öğretim dönemine hazırlık sürecinde, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da bir genelge yayımladıklarını anımsattı.

Tekin, genelgelerin hazırlanması sürecinde gündeme getirmek istedikleri konuları öğretmenlerle istişare ettiklerini, yıl içinde yaptıkları toplantılardan edinilen notlar ışığında genelge yayımladıklarını belirtti.

"2025-2026 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler" genelgesi doğrultusunda orman yangınları konusuna ağırlık verileceğini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

"Madem bunlar büyük oranda insan hatasından kaynaklanıyor, demek ki eğitim öğretim sistemlerimizde çocuklarımıza doğaya saygı duymasını, doğaya karşı olan sorumluluklarını yerine getirmesini ve korumasını öğretmek durumundayız. Bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortaklaşa, ormanlarla, doğa sevgisiyle ilgili gündem yapalım istedik. Yıl içerisinde bu konuda hem okullarımızda hem de başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili STK'larla, kamu kurumlarıyla ortaklaşa yeşil vatanımıza sahip çıkacak, çıkma gerekliliğini çocuklarımıza hatırlatacak etkinlikler yapacağız."

"Herkes sorumluluk sürecinden payına düşen hisseyi almalı"
Yusuf Tekin, genelgede aile kavramının korunması hususuna da geniş yer verildiğinin altını çizerek, "Bu yıl bildiğiniz gibi Aile Yılı olarak ilan edildi, biz de MEB olarak bu konuya odaklanalım istedik. Bu konuyu geçtiğimiz yılki genelgemizde de farklı bir boyutuyla gündemimize taşımıştık. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında da hem aile kavramının toplumsal yaşamımızdaki önemiyle ilgili hem de aile kavramının toplumun devamlılığı açısından yeri ve önemiyle ilgili vurgulara yer vermek istiyoruz." diye konuştu.

Türkiye'de nüfus artış hızının düştüğüne dikkati çeken Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ilan ettiği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın uhdesinde yürüyen aileyle ilgili etkinliklere, önümüzdeki eğitim öğretim döneminde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte yer vereceğiz." açıklamasında bulundu.

Tekin, eğitim sisteminin ve öğrencilerin hem beklentiler ve değerler açısından, hem de akademik ve pedagojik anlamda başarılı olmasında ailelerin de sürece dahil olması koşulunun bulunduğunu dile getirerek, öğretmenlere gereğinden fazla sorumluluğun yüklenmemesi gerektiğine işaret etti.

Herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesinin önemini vurgulayan Tekin, "Herkes bu sorumluluk sürecinden kendi payına düşen hisseyi almalı. Eleştireceksek şöyle eleştirelim, 'Evet öğretmenimizin, okulların, Bakanlığın hatası var. Ama anne baba olarak benim de hatam var, ben de hatalarımı düzeltmeliyim' diye yaklaşmak durumundayız." ifadesini kullandı.

Bakan Tekin, ebeveynlere yol gösterecek bir dizi etkinlik başlattıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz yıl hem sonbaharda hem de ilkbahardaki veli toplantılarında, okullarda velilerle paylaşmanız için dünyada yapılan uluslararası araştırmalardan, uluslararası örgütlerin bu konudaki raporlarından ve Türkiye'deki akademisyenlerin yaptığı çalışmalardan hareketle bir sunum hazırladık. Velilere sunulmak üzere okul yöneticilerimize gönderdik. Bu yıl da arkadaşlarımız hazırlıyorlar, ekim ayı sonu itibarıyla yapacağınız veya ekim ayı içerisinde yapacağınız veli toplantılarında yine aynı şekilde velileri sürecin içerisine nasıl dahil edebileceğinize dair sizlerle paylaşımlarda bulunacağız."

"Ebeveyn Okulu", "Ailemle Eğitim Yolculuğum" projeleri ile 130 milyon görüntülenme alan "Ailem" dizisi gibi çalışmalar yaptıklarını anımsatan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öğretmen arkadaşlarımıza 'Yeni dönem için bu diziye senaryo önerisinde bulunabilir misiniz?' demiştik. Yıl içerisinde bize öğretmen arkadaşlarımızdan 10 bine yakın öneri gelmişti. Onu arkadaşlar değerlendirdiler ve bu yıl 13 bölüm, 22-23 dakikalık yeni bir diziyi EBA platformlarına yükleyeceğiz. Aynı zamanda dizi platformları da geçtiğimiz yıl almışlardı. Çok fazla izlenme alınca bu yıl da talep ettiler. Oralara da yüklenecek. O da şu an devam ediyor. Bu da bizim açımızdan aile yılı kapsamında önemli bir düzenlemeydi."

"Okullarda ihtiyaçtan fazla öğretmen bulunmasına sebep olmayacağız"
Tekin, Milli Eğitim Akademisi bünyesinde online verilecek eğitimlerle yürütülecek olan "Kariyer Basamakları" sürecine değinerek, "Bu online eğitimleri sürekli hale getireceğiz ve yıl içerisinde süresiz olan ilgili hizmet süresini tamamlayan arkadaşlarımızın fırsat buldukça bu programlara dahil olacakları ve zamanını doldurduğunda da kariyer basamaklarında ilgili basamak için hemen sürecini yürüteceğimiz bir mekanizma oluşturduk." dedi.

Bütün öğretmenlerin eşit ve adil şekilde mazerete bağlı yer değiştirme yapabilmesi için daha önce örneği olmayan şekilde hem 2020 hem 2024 yazında, hem de bu yıl yer değişikliği takvimini işlettiklerini bildiren Tekin, şunları paylaştı:

"Öğretmen ihtiyacı olan okullarımız varken norm fazlası oluşturarak bazı okullarımızda ihtiyaçtan fazla öğretmen bulunmasına sebep olacak bir şey de yapmayacağız. Biz hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız ve hepimiz sorumluluklarımızı yerine getirmek durumundayız. Bakın 1-2 norm fazlası öğretmen, ihtiyaç fazlası öğretmen bulunması durumunda bütün öğretmen arkadaşlarımız, yani 1 milyon 100 bin arkadaşımızın tamamı zan altında kalıyor."

Yusuf Tekin, 2023'ten itibaren her yaz özellikle norm fazlası öğretmenlerin ihtiyaç olan okullara atamalarının yapılması için ısrarcı olduklarını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Okulunda norm fazlası olan öğretmen arkadaşımızın kendisine boş normu olan okullarımıza başvuru yapması istendiğinde hem norm fazlası hem de 'Ben başvurmayacağım' demesi çok doğru değil arkadaşlar. Bütün arkadaşlarımızı zor durumda bırakan uygulamalar. Biz bu konuda ısrarcıyız arkadaşlar. Her arkadaşımız işini yapsın. Hiçbir çocuk da öğretmensiz kalmasın."

"Okul kıyafetleri konusunda hassas davranmanızı istiyoruz"
Bakan Tekin, MEBİ uygulamasının YKS hazırlığındaki öğrenciler tarafından yoğun şekilde kullanıldığını, bu yıl da uygulamayı benzer şekilde temel eğitim bünyesinde başlatacaklarını bildirdi.

Lise son sınıf öğrencileri için "Hedef Temelli Destek Eğitimi" için de öğretmen ve öğrencilerden yoğun talep aldıklarını söyleyen Tekin, bu projeyi de hayata geçireceklerini vurguladı.

Tekin, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sanat ve sporla ilgili becerilerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesinin de üzerinde durulacağını dile getirerek, mesleki eğitim konusuna da önemle yaklaşmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Okul kıyafeti uygulamasına da değinen Tekin, şu bilgileri verdi:

"Hala bazı uygulamalarda, arma ya da baskılı okul kıyafetlerinin olduğunu, bundan dolayı velilere ilave külfetler geldiğini ve belirli yerlerin adresinin verildiğini görüyoruz. Bu yıl ilk uygulama olduğu için bu konuda belki biraz tolerans da yapabiliriz ama lütfen yıl içerisinde kıyafetlerin belirlenmesiyle ilgili yapacağınız toplantılarda, bu konuda biraz daha hassas olmanızı istiyorum. Biz velilerimize ilave bir külfet gelmesini istemiyoruz. Çocuklarımız arasında adaletsizlik ve eşitsizlik duygularını egemen kılacak veya çocuklarımızı bu tür bir algıya itecek uygulamaların olmasını istemiyoruz. Bu konuda hassas davranırsak mutlu oluruz.

Yusuf Tekin, öğretmen, idareci ve bütün görevlilere teşekkür ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Hep beraber güzel işler yapacağız inşallah. Bir milyon yüz bin kişi aynı hedefe yöneldiğinde, yapamayacağımız, altından kalkamayacağımız hiçbir sorumluluk, hiçbir problem yok. Yeter ki biz beraber hareket edebilelim. Ben de bir dostunuz, bir arkadaşınız olarak bu beraberliği sağlamak için sürekli sizlerle bir arada bulunmaya çaba sarf ediyorum. Bunu içtenlikle yapmak istiyorum. Sadece Bakan olarak değil, bu ülkenin çocuklarında sorumluluk sahibi olan bir birey olarak, bir eğitimci olarak bunun sorumluluğunu taşıyorum."

Tekin'in konuşmasının ardından, 81 ildeki okullardan canlı yayına bağlanan bazı okul müdürleri ve öğretmenler söz aldı.

İzmir Bornova'da 'Aktivite Merkezleri'nde yeni dönem zamanı

İzmir'de Bornova Belediyesi Çocuk Oyun ve Aktivite Merkezleri, yeni dönem için kayıtlara başladı. İlçenin 10 noktasında yer alan ve 3-6 yaş arası çocuklara hizmet verecek olan merkezler yaz tatilinin bitmesiyle 2025-2026 eğitim dönemi için kapılarını yeniden açıyor.İZMİR (İGFA) - İzmir'de Bornova Belediyesi Çocuk Oyun ve Aktivite Merkezleri Naldöken, Evka 3, Merkez, Mevlana, Serintepe, Pınarbaşı, Atatürk, Altındağ ve Doğanlar Mahallesi’nde 2 adet olmak üzere 10 ayrı noktada hizmet veriyor.

Özellikle anneler başta olmak üzere ailelerin büyük ilgi gösterdiği merkezler, çocukların haftanın iki günü yarım gün boyunca uzman eğitmenler eşliğinde vakit geçirebileceği güvenli bir ortam sağlıyor. Bu sayede aileler, çocuklarını güvenle bu merkezlere bırakıp, kendilerine vakit ayırabiliyor ve gündelik işlerini rahatça halledebiliyor.

GÜVENLİ VE EĞİTİCİ ORTAM

Çocukların geleceğin teminatı olduğunu belirten Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, “Bu merkezler, hem çocuklarımızın sosyal gelişimlerine katkı sağlıyor hem de ailelerimize rahat bir nefes aldırıyor. Anneler ve babalar için çocuklarını güvenle emanet edebilecekleri bir yer bulmak büyük bir ihtiyaç. Çocuklarımız burada hem eğleniyor hem de yaşıtlarıyla sosyalleşme imkanı buluyor. Ailelerimiz, çocuklarının güvenli ve eğitici bir ortamda vakit geçirmesini sağlamak için acele etsinler” diye konuştu.

Çocuk Oyun ve Aktivite Merkezlerinden yararlanmak isteyenler için başvuruların merkezlerden alınacağı bildirildi.

Mini mini birler için ders zili çaldı!

2025-2026 eğitim-öğretim yılında okul öncesi ve 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için uyum eğitimleri kapsamında veliler, öğrenciler ve öğretmenlerin tanışmasını sağlayacak etkinlikler düzenlendi.

ÖĞRENCİLERİN OKULA ADAPTASYONU DESTEKLENECEK

Okul öncesi ve ilkokul öğrencilerinin okula adaptasyonunu desteklemek amacıyla hazırlanan rehberlik programları, 1-5 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Ortaokula başlayacak öğrencilerin okul ortamına uyumlarının sağlanması ve bilgilendirme çalışmaları ise 8-12 Eylül'de düzenlenecek.

Fan29-2

OKUL ÖNCESİ, İLKOKUL VE ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİ İÇİN UYUM MATERYALLERİ VE ETKİNLİKLER HAZIRLANDI

Bu doğrultuda okul öncesi öğrencilerine yönelik ‘Okul Öncesi Okula Uyum Materyalleri Platformu’, ilkokul 1'inci sınıfa başlayacak öğrencilere yönelik ‘Uyum Haftası Etkinlikleri’ ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayacak öğrenciler için ise ‘Uyum Süreci Rehberlik Uygulamaları Etkinlikleri’ hazırlandı.

İlkokula başlayacak öğrenciler için 3 dijital içerik ve 12 etkinlik oluşturulurken, 5'inci sınıf öğrencileri için ise 2 dijital içerikle 12 etkinlik hazırlandı.


Okullarda 'uyum haftası' yarın başlıyor

2025-2026 eğitim öğretim yılında okul öncesi ve 1’inci sınıfa başlayacaklara yönelik uyum eğitimlerinde velilerin, öğrencilerin ve öğretmenlerin tanışma etkinlikleriyle desteklenmesi için bir dizi çalışma yürütüldü.

Rehberlik çalışmaları kapsamında bu yıl okul öncesi ve ilkokul öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek amacıyla hazırlanan programlar, 1-5 Eylül'de yapılacak.

Ortaokula başlayacak öğrencilerin okul ortamına uyumlarının sağlanması ve bilgilendirme çalışmaları ise 8-12 Eylül'de düzenlenecek.

Bu doğrultuda okul öncesi öğrencilerine yönelik ‘Okul Öncesi Okula Uyum Materyalleri Platformu’, ilkokul 1'inci sınıfa başlayacak öğrencilere yönelik ‘Uyum Haftası Etkinlikleri’ ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayacak öğrenciler için ise ‘Uyum Süreci Rehberlik Uygulamaları Etkinlikleri’ hazırlandı.

İlkokula başlayacak öğrenciler için 3 dijital içerik ve 12 etkinlik oluşturulurken, 5'inci sınıf öğrencileri için ise 2 dijital içerikle 12 etkinlik hazırlandı.

67L4 A D O Xk K B J Hst Cr6B Tg

Uyum haftası kapsamında bu yıl ilk kez hazırlanan "Okul Öncesi Okula Uyum Materyalleri Platformu", okul öncesi öğretmenlerinin, okul yöneticilerinin, rehber öğretmenlerin ve ailelerin kullanımına sunulacak.

Platform, uyum sürecine ilişkin 14 başlık altında yer alan içerikler ve materyallerden oluşan yol gösterici bir kaynak niteliği taşıyor.

İçeriklerin tamamı, Eğitim Bilişim Ağı "EBA" üzerinden erişilebilir ve indirilebilir şekilde hazırlanarak öğretmenlerin sınıf ortamında materyallerden kolayca yararlanabilmesi sağlandı.

S M3 Wfb W F0Ay Mr4Kp N S0 Yw

Hazırlanan içerikler yalnızca uyum haftasına ilişkin temel rehberlik materyalleriyle sınırlı kalmayacak. İçerikler; öğretmen, yönetici, rehber öğretmen ve ailelerden beklentilerin açıklandığı bölümler, aileler tarafından sık sorulan sorular, aile eğitim bülteni ve veli sunumu gibi destekleyici araçlarla da zenginleştirildi.

ğretmenlerin ailelerle yürütebileceği etkinliklerin yanı sıra çocukların okula uyum sürecini destekleyen ve farklı gelişim alanlarını kapsayan 18 örnek etkinlik hazırlandı.

Ayrıca, uyum haftası için özel olarak "Okuluma Başladım" şarkısı ve videolu "Ben Okula Başladım" parmak oyunuyla kalıcı öğrenme deneyimleri sunulacak.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla tüm illere gönderilen "2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" Genelgesi'nde doğa sevgisinin oluşması, yeşil vatanın korunması, orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturulması, fidan dikilmesi ve orman temizliğine yönelik çalışmalar yapılması yer almıştı.

Bu kapsamda veli sunumuna, orman sevgisi ve doğa bilinci kazandırmaya yönelik uyum süreciyle bütünleştirilmiş içerikler eklendi.

Uyum haftasında "aile-çocuk-öğretmen"in birlikte uygulayacağı yürüyüş, gözlem ve fidan dikim etkinlikleri tasarlandı.

Bu uygulamalar ile çocukların okula uyum sürecinin daha kısa sürede ve daha az kaygıyla gerçekleşmesi, ailelerin bilinçli ve iş birliğine dayalı bir yaklaşım sergilemeleri, öğretmenlerin ise uygulamaları kolaylaştıran ve standartları belirlenmiş kapsamlı bir kaynakla desteklenmeleri hedefleniyor.

Deprem bölgesinden 504 öğrenci YKS’de başarıyla üniversiteye yerleşti

Deprem bölgelerine kurulan 100. Yıl Kütüphaneleri'nin yalnızca gençlere ders çalışma ortamı sunmadığı, aynı zamanda onların geleceklerine açılan bir kapı olduğu belirtildi.

2024-2025 eğitim döneminde bu kütüphanelerden yararlanan öğrencilerden 504'ünün YKS'de başarı göstererek üniversiteye yerleştiği aktarılan açıklamada, öğrencilerin en çok tıp ve mühendislik fakültelerini tercih ettiği kaydedildi.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, deprem bölgesinde kurdukları kütüphanelerin çocukların yeniden ayağa kalkabilmesi için birer umut mekanı olduğunu ifade etti.

Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bu yıl 504 öğrencimizin üniversiteli olması, milletimizin zorluklar karşısında eğitime verdiği önemin en güçlü göstergesidir. Gençlerimizin elde ettiği başarı, hepimize gurur veriyor ve yarınlara olan inancımızı pekiştiriyor. Bu imkanları sağlayan değerli bağışçılarımıza da şükranlarımızı sunuyoruz. Kızılay olarak afetlerin izlerini silerken, geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlere yol arkadaşlığı yapmayı sürdüreceğiz."

YKS sonuçları açıklandı: Başarılı öğrencilerin tercihleri belli oldu

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2025-YKS) yerleştirme sonuçlarına ve yükseköğretim sisteminin durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, sonuçların öğrenci ve aileler adına hayırlı olmasını diledi.

Sınav sonuçlarına göre tercih yapma hakkı kazanan aday sayısının 2 milyon 310 bin civarında olduğunu belirten Özvar, bunların yaklaşık 1 milyon 412 bininin üniversite tercihi yaptığını söyledi.

Bu yıl üniversitelerde özel kontenjanlar hariç olmak üzere lisansta yaklaşık 402 bin, ön lisansta ise yaklaşık 310 bin kontenjanın bulunduğunu ve bunların yüzde 25'inin vakıf üniversitelerine ayrıldığını aktaran Özvar, devlet üniversitelerinde doluluk oranının yüzde 99, vakıf üniversitelerinde ise bu oranın yüzde 76 düzeyinde olduğunu kaydetti.

Yerleştirme sonuçlarının ardından yaklaşık 53 bin kontenjanın henüz boş olduğunu aktaran Özvar, üniversitelere kayıt işlemlerinin tamamlanmasıyla ek yerleştirme için boş kalan kontenjanları ilan edeceklerini bildirdi.

Başarı şartı olan programlara değinen Özvar, devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarında tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk ve mühendislik gibi alanlarda yüzde 99 oranında kontenjanların dolduğunun altını çizdi.

"Üniversitelerimizi Türk gençleri için erişilebilir kılma noktasında büyük gayret sarf ediyoruz"
YÖK Başkanı Özvar, başarı şartı aranmayan diğer programlarda kontenjanların büyük ölçüde dolduğunu bildirdi.

Önceki yıllarda öğrencilerin fazlaca tercih etmediği temel bilimler alanındaki fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi bölümlerin bu yıl kontenjanlar itibarıyla dolduğunu bildiren Özvar, temel bilimlerdeki kontenjanların bu yıl büyük ölçüde dolmasının sebeplerinden birinin de kontenjanlara yönelik birkaç yıldır sürdürdükleri planlamalar olduğunu söyledi.

Ön lisansta da doluluk oranlarının yüksek gerçekleştiğine değinen Özvar, "Hatta kontenjan kalmadı desem yeri var. Bu açıdan 2025 yılı itibarıyla üniversite kontenjanlarımız dolmuş oldu. Vakıf üniversitelerimizde ise bu arzu edilen düzeyde olmadı. Hiç şüphe yok ki vakıf üniversitesi yöneticileri, bu durumu dikkatli şekilde değerlendirecektir" dedi.

Özvar, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, yükseköğretimde Türk gençlerinin üniversitelerimize erişebilmesine fevkalade ehemmiyet veren bir anlayışa ve vizyona sahip. Biz bu vizyon doğrultusunda üniversitelerimizi Türk gençleri için erişilebilir kılma noktasında çok büyük gayret sarf ediyoruz ki Türkiye'de yükseköğretim kapasitesinin artışı da bu erişilebilirliği sağlayan en önemli kilometre taşlarından bir tanesidir.

Bu bakımdan son 20 yılda yükseköğretim alanında Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapılan yatırımların, üniversiteleri Türk gençliği için daha fazla erişilebilir hale getirdiğini ifade etmek isterim. Bu açıdan bu sonuçlar yükseköğretim sistemimize öğrencilerimizin erişilebilir olduğunu gösteriyor."

İlk 1000'e giren öğrencilerin en çok tercih ettiği bölümler
2025-YKS'de sayısal, eşit ağırlık ve sözel gibi kendi alanlarında ilk 1000'e giren adayların en çok yerleştiği bölümlere ilişkin Özvar, şu bilgileri paylaştı:

"Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla tercih ettiği program tıp programı. Yani sayısalda ilk 1000'de olan 341 kişi tıp programını, 289 kişi bilgisayar mühendisliğini, 165 kişi ise elektrik-elektronik mühendisliğini tercih etmiş. Dolayısıyla sayısalda en fazla program tercih eden ilk 1000'deki öğrencilerin sıralamasını tıp, bilgisayar mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği biçiminde ifade edebiliriz. Eşit ağırlıkta ilk 1000'e giren adayların en fazla tercih ettiği program işletme. İşletmeyi 181 kişi, hukuku 177 kişi, iktisatı ise 169 kişi tercih etti. Sözel puan türünde ise ilk 1000'e giren adaylar içerisinde 123 kişi tarih bölümünü, 65 kişi özel eğitim öğretmenliğini, 60 kişi ise ilahiyat programını tercih etmiş."

"Bu programları üniversitelerimize adapte etmeye devam edeceğiz"
YÖK Başkanı Özvar, son 2 yıldır gerek ön lisans gerekse lisans düzeyinde bulunan programların bir kısmını yükseköğretim sisteminin dışına çıkarttıklarını bildirdi.

Bu programların yerine geleceğin mesleklerine yönelik yeni programları üniversitelerde açmaya başladıklarını belirten Özvar, son yıllarda bilişim ve yapay zeka alanında büyük gelişmeler yaşandığını söyledi.

Bu alanları uzun yıllardır takip ettiklerini ve yatırım yaptıklarını aktaran Özvar, şöyle konuştu:

"Yükseköğretim alanında son 2 yıldır yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik, dijital sağlık, yeşil dönüşüm ve tarımda dijitalleşme gibi çağın beklentilerine uyumlu alanlarda yeni programlar açmaya başladık. Bu sene de 27 yeni program açtık. Yükseköğretim Kurulu olarak bu alanda yani bilişim ve yapay zeka alanında bilhassa gençlerimizin iyi birer kullanıcı olmasını arzu ediyoruz. Yapay zeka alanında yani işin mimarisiyle uğraşan, bu alanı inşa eden az sayıda zaten yüksek nitelikli bir grup var. Bu grubun ürettiği bu alana ait pek çok sayıda ürün var. Ticarette, ekonomide, sanayide, eğitimde yapay zeka ürünlerini kullanabilecek, bunu üretime aktarabilecek, bundan ülkenin menfaatleri için faydalanabilecek gençler için bu tarz programları inşa ediyoruz ve arzu ediyoruz ki bu programlar, bu alanların iyi birer kullanıcısını yetiştirebilsin. Bizim yapay zeka ve bilişim alanında açmaya çalıştığımız programların arkasında yatan temel amaçlardan bir tanesi budur."

Gelecek yıllarda yükseköğretim alanında bulunan programların dönüşümünün devam edeceğini belirten Özvar, "Bilhassa istihdamla, iş gücü piyasalarıyla alakası kesilmiş, mezunlarının istediği iş imkanlarını vermekte başarısız kalan programları sistemin dışına çıkarmaya devam edeceğiz. Ancak bu programların tamamını bir anda değiştirebilmek mümkün değil. Zira bu programlarda, bölümlerde çalışan pek çok sayıda öğretim elemanı bulunmaktadır. Dolayısıyla yeni programların açılabilmesi için de yeni hocalarımıza, bu alanda uzmanlara ihtiyacımız olacaktır. Biz bir taraftan bu yeni programları gençlerimize öğretecek eğiticileri ve öğreticileri yetiştirirken, bir taraftan da bu programları üniversitelerimize adapte etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Üniversitelerin önceki yıllarda eğitim öğretim ağırlıklı bir müessese olarak görüldüğünü ama bugün artık bu kurumların mezunlarına iş gücü piyasalarında ne ölçüde imkan sağladığı gibi sorularla muhatap olduğunu anlatan Özvar, üniversitelerin ve yükseköğretim sisteminin bu beklentiye karşılık verecek şekilde dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

"Bu sene elde ettikleri fırsatı önümüzdeki senelerde elde edemeyebilirler"
Özvar, YKS'de ek yerleştirme sürecine ilişkin adaylara tavsiyelerde de bulundu.

Bir programa yerleşip tercihte bulunmayan adaylar için Özvar, "Fırsatlar her zaman ele geçmez. Zaten fırsatın fırsat olması için belirli zamanlarda insana gelmesi, dokunması icap ediyor. Öğrencilerimize, alınlarının teriyle kazandıkları bu programlara bir an önce kayıt yapmaları ve bu programlarda en iyi şekilde okumalarını hararetle öneriyorum. Çünkü bu sene elde ettikleri fırsatı önümüzdeki senelerde elde edemeyebilirler" dedi.

Kayıtlar bittikten sonra boş kontenjanlarla ilgili ek yerleştirme ilan edeceklerini söyleyen Özvar, henüz bir programa yerleşemeyen adaylara ek yerleştirme sürecini kaçırmamalarını ve tercihte bulunmalarını önerdi.

YÖK'ü dava etti! 837 kişiyi üniversiteli yaptı!

Hukuk fakültesi başarı barajının 100’den 125 bine indirilmesini sağlayan Arda Kuzey Keskin, kendisinin yanı sıra 836 kişiye daha hukukçu adayı olma hakkı kazandırdı.

Ek yerleştirmeler bu sayının bini aşması bekleniyor. YKS tercih kılavuzuna göre, bu yıl hukuk fakültesi için aranan başarı sıralaması şartı ilk 125 binden 100 bine çekildi.

Sınavda 112 bin sıralama yapan 20 yaşındaki Arda Kuzey Keskin, kararı yürütmeyi durdurma talebi ile Danıştay’a taşıdı. Davacı başvurusunda bir yıldan fazla süredir 125 bin sıralama şartına göre sınava hazırlandığını, baraj değişikliğinden sınav sonuçları açıklandıktan sonra haberdar olduğunu belirtti. Sınavın yapılmasına dört ay kala alınan kararın ani ve beklenmedik olduğunu savunarak, durdurulmasını istedi. YÖK ve ÖSYM başkanlıkları ise yaptıkları savunmada, kararın yer aldığı YKS Kılavuzu’nun şubat ayında yayımlandığına dikkat çekti.

Davacının ivedi yargılama için belirlenen 10 gün içinde dava açmadığını belirtilerek, süre aşımı sebebiyle davanın reddini istedi. Danıştay 8. Dairesi verdiği kararda davacıyı haklı buldu. Danıştay, YÖK’ün hukuk fakültelerine girişte başarı sırası barajını 100 bin olarak belirleyen kararı için yürütmeyi durdurma hükmü verdi. Kararın ardından YÖK, adayların hukuk fakültesi tercihlerini 125 bin baraj sıralamasına göre yapabileceğini açıkladı.

Karar sonrası Arda Kuzey Keskin “Avukat olmadan ilk davamı kazanmış oldum. 100 bin ile 125 bin arasında kalan arkadaşlara da hayırlı olsun” demişti. Açıklanan tercih sonuçlarının ardından “hukuk fakülteleri bu karardan nasıl etkilendi” sorusuna cevap aradık. Hukuk eğitimi için hukuk savaşı başlatan Arda Kuzey Keskin, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesine yerleşti. Öte yandan Arda Kuzey Keskin’in mücadelesi ile 125 bine çekilen başarı sıralaması sonucu 836 kişi daha üniversiteli oldu. Bu adaylardan üçünün okul birincisi olduğu ve yerleşenlerin tamamının vakıf üniversitelerine kayıt hakkı kazandığı öğrenildi. Ek yerleştirmelerin ardından bu sayının bin olacağı tahmin ediliyor.

Tarih, Yapay Zeka ve Tıp'ta zirve: Medipol Üniversitesine rekor tercih

2016’dan bu yana gelenek değişmedi; üniversite sınavı şampiyonları bu yıl da Medipol’ü tercih etti. 2025 YKS’de Türkiye 2’ncisi, 8’incisi, 9’uncusu ve 10’uncusunun da aralarında bulunduğu ilk yüzde yer alan 28 öğrenci, İstanbul Medipol Üniversitesi’ni seçti. Uluslararası Tıp Fakültesi, öğrencilerini ilk 38’den kabul ederek tıp fakülteleri arasında zirvedeki yerini korudu. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde yeni açılan Yapay Zekâ Mühendisliği Programı, ilk 337’den öğrenci alarak alanında öne çıktı.

TÜRKİYE’DEKİ TIP FAKÜLTELERİ ARASINDA BİRİNCİ

İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde yeni açılan Tarih Programı ise ilk yılında 10 öğrencisini ilk 191’den kabul ederek dikkat çekti. İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi, Türkiye’deki tıp fakülteleri arasında birinci olurken; Türkçe Tıp Fakültesi dördüncü, İngilizce Tıp Fakültesi ise altıncı sırada yer aldı. 2025 YKS Şampiyonları Basın Toplantısına İstanbul Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahadır Kürşat Güntürk’ün yanı sıra fakülte dekanları ve akademik kadro da yer aldı.

“TÜRKİYE’NİN EN İYİ VAKIF ÜNİVERSİTESİNDEN BİRİYİZ!”

İstanbul Medipol Üniversitesi olarak, kurulduğu günden itibaren eğitimde ve araştırmada Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri olmayı hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Bahadır Kürşat Güntürk, “Bunu hedeflerken eğitimi ve araştırmayı ayrı değil, birbirlerini destekleyen unsurlar olarak gördük. Bugün geldiğimiz noktada; 12 fakülte, 1 yüksekokul, 3 meslek yüksekokulu ve 5 enstitüde, 200’ün üzerinde programla eğitim veriyoruz. 40 binin üzerinde öğrencimiz, 1500’den fazla akademisyenimiz ve 2 bini aşkın idari personelimizle Türkiye’nin en büyük vakıf üniversitelerinden biriyiz” dedi.

KARİYER YOLCULUĞUNDA ÖĞRENCİLERİN YANINDA

Büyümeyi kaliteden ödün vermeden gerçekleştirdiklerinin altını çizen Prof. Dr. Güntürk, “Birçok programımız bağımsız kuruluşlar tarafından akredite edilmiş durumda. Geçtiğimiz yıl, Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından 5 yıl süreyle Kurumsal Akreditasyon ile ödüllendirildik. Üniversitemiz dünyanın saygın derecelendirme listelerinde yer alıyor. Bundan sonra da sıralamalarda yükselerek dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer almak istiyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Öğrencilerimizin her zaman yanında yer alıyoruz. Pek çok öğrencimiz Amerika, Avrupa ve Japonya’da yüksek ihtisaslarını sürdürüyor. Medipol’ün hedeflerinden biri olan bilim insanı yetiştirme hedefini gerçekleştiriyorlar. İstanbul Medipol Üniversitesi olarak tüm öğrencilerimizi kariyer yolculuklarında destekliyor, onların yanında oluyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

2025-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu yayımlandı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruda, Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nun "osym.gov.tr" adresinde bugün ve yarın yayımda olacağı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Kılavuz, adaylara ve diğer ilgililere ön bilgi vermek amacıyla yayımlanmaktadır. Bu nedenle adayların, tercihlerini belirlemeden önce tercih süresi içinde ÖSYM'nin internet adresinden yeniden yayımlanacak 2025-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu dikkatle incelemeleri ve ÖSYM'den yapılan duyuruları takip etmeleri gerekmektedir."

Uzmanlar, YKS tercih sürecinde üniversite ve mesleklerin çok yönlü araştırılmasını öneriyor

Ankara Üniversitesi (AÜ) Eğitim Bilimleri Fakültesi Temel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erten Gökçe, AA muhabirine, 1-13 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Adayların 24 tercih hakkı olduğunu anımsatan Gökçe, bu tercihlerden ilk 5'ine, adayın kendi sıralamasından daha yüksek sıralama gerektiren yükseköğretim programlarını yazabileceğini ifade etti.

Yerleşme olasılığının en yüksek olduğu bölümlerin son 5 tercihe yazılmasını ve bir yükseköğretim programına yerleşmeyi kesinleştirmek için tercih listesinin tamamının doldurulmasını tavsiye eden Gökçe, "Girebilme olasılığı düşük olan yerleri ilk sıralara yazmalı. Böylece puanlarda bir değişiklik veya sıralamalarda bir değişme, kayma olursa, öğrencimiz girmesi çok da mümkün olmayan bir yere bu yıl girebilir. Bu nedenle ilk 3 ila 5 tercihin, puanından ve sıralamasından biraz daha yüksek olan bir yere gelecek şekilde sıralama yapabilirler." diye konuştu.

Üniversite tercihlerinin geniş araştırmalar ve incelemelerle yapılması gerektiğine işaret eden Gökçe, "Üniversitenin geçmişi, konumu, akademik kadroları ve toplum nezdindeki algısı, bulunduğu şehir, o şehrin sosyal ve kültürel olanakları gibi pek çok seçeneği gözden geçirmeliler." dedi.

Gökçe, karar verme sürecinde adayların, hayalleri ve ilgili meslek ile bölümün Türkiye'deki durumunu değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Öğrencilerimiz bu süreçte üniversitelere gitsinler, tercih etmek istedikleri bölümlerle görüşsünler. Şu an birçok üniversitede tercih ve tanıtım masaları oluşturuldu. Buralardan bilgi alsınlar, mezunlarla görüşsünler. Karar vermeden önce çok yönlü araştırmalar yapıp bilgi toplamalarını tavsiye ediyorum."

"Her birey kendi hayalini, kendi geleceğini yaşar"

Prof. Dr. Gökçe, ailelere de çocuklarına baskı yapmamaları çağrısında bulunarak, "Aileler bazen tercihte bulunacak öğrencileri, gerçekleştiremedikleri hayallerini gerçekleştirmeleri için zorluyorlar. Lütfen anne babalar, ebeveynler çocuklarını tercihler konusunda zorlamasınlar. Her birey kendi hayalini, kendi geleceğini yaşar. O yüzden gençler nerede okumak istiyorlarsa orada okusunlar." ifadelerini kullandı.

Ebeveynlerin, tercih sürecinde öğrencilerle uzlaşması gerektiğini dile getiren Gökçe, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Değerli öğrencilerimiz ve velilerimiz mezun oldukları okullara veya devam ettikleri kurslara giderek bilgi almalılar, paylaşımlarda bulunmalılar ve karar vermeliler. Üniversite tercihi bir gelecek ve yaşam tercihidir. Doğru yapılmalı, hedef ve hayallerle gerçekler örtüştürülmeli. Ebeveynlerle çocukları uzlaşmalı ve son kararı birlikte vermeliler."

"Kişilikleriyle uyuşan meslekleri öğrenirlerse sağlıklı karar verebilirler"

AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Pişkin de öğrencilerin sağlıklı tercih yapabilmeleri için kendilerini iyi tanımaları ve yükseköğretim programları hakkında bilgi edinmeleri gerektiğini söyledi.

Bu süreçte yetenekler, ilgiler ve kişilik yapısının bilinmesi, ayrıca meslek değerleri hakkında bilgi sahibi olunmasının önemine işaret eden Pişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gelecekte mesleklerinde başarılı olmak istiyorlarsa, mutlaka o meslekte lazım olan yeteneklerin kendilerinde olup olmadığını düşünmeleri lazım. En başarılı olacağı alanları, en severek yapacağı faaliyetleri, kişiliğiyle en uyuşan ve ihtiyaçlarını en fazla karşılayan meslekleri öğrenebilirlerse, o zaman daha sağlıklı karar verebilirler. Seçenekleri daha iyi tanımak için yükseköğretim programlarını bilmeleri lazım. Bunun için kitaplardan, meslek rehberlerinden, internet kaynaklarından bilgi edinebilirler ama bu bilgi kaynaklarından istifade etmekle yetinmesinler, o meslekleri icra eden kişilerle görüşme yapsınlar. Yani sahada fiilen o mesleği yapan kişilerle mülakat yapmaları, iş yerlerini ziyaret etmeleri, gözleriyle görmeleri de çok önemli."

Pişkin, tercih yaparken yapay zeka odaklı yükseköğretim programlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydederek, "Gelecekte gerekli olan, yıldızı parlayacak alanlardan bazıları da yapay zeka, yazılım gibi bölümler olduğu için bu alanların önü açık görünüyor. Ayrıca mesleğiniz ne olursa olsun her insanın belli oranda yapay zeka programlarını bilmesi gerekecek, dolayısıyla önümüzdeki süreçte belki de en ihtiyaç duyulan ilk 10 yükseköğretim programından biri olacak." dedi.

Ailelere de sürece ilişkin tavsiyelerde bulunan Pişkin, "Anne ve babalar, çocuklar yanlış tercih yapıyorsa bunların sebeplerini izah edebilirler, bilgi verebilirler ama dayatmaları doğru değil. Çocuklarınıza öneriler verebilirsiniz, bilgi eksikliği varsa onu tamamlamalarına yardım edebilirsiniz ama lütfen belli programları yazmaları için onlara baskı kurmayın." ifadelerini kullandı.

İmam hatip lisesi öğrencisi uluslararası matematik yarışmasında dünya üçüncüsü oldu

Okuldan yapılan açıklamaya göre, lise öğrencisi Çifci, Tayland'da düzenlenen ve 30'a yakın ülkeden 1000'den fazla öğrencinin katıldığı prestijli uluslararası matematik yarışması World Mathematics Invitational'da (WMI) büyük başarıya imza attı.

Türkiye ön elemesini başarıyla geçerek WMI'a katılmaya hak kazanan Furkan Çifci, Balkan ülkeleri arasında birinci seçilerek "Dünya Starı" ünvanının sahibi oldu.

Ayrıca Çifci yarışmada elde ettiği skorla dünya üçüncülüğü kupası ve 10. sınıflar kategorisinde birinci olarak altın madalya kazandı.

Türkiye'ye üç büyük derece getiren Çifci, yarışmadaki en iyi 10 öğrenci arasında yer aldı.

Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı sonuçları açıklandı

ÖSYM'nin internet sitesindeki açıklamaya göre, 5 Temmuz'da yapılan 2025-YDS/İngilizce'ye giren adayların değerlendirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınav sonuçlarına ÖSYM'nin "sonuc.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecek.

Öte yandan, sınavın cevap kağıtları ve aday cevapları da 10 gün süreyle erişime açıldı.

Adaylar, T.C. kimlik numarası ve şifreleriyle ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden "Cevap Kağıdı Görüntüleme" ekranını seçerek cevap kağıdı görüntüsünü, işaretlemelerini ve doğru cevapları görebilecek.

Adaylar ayrıca, soru kökünü, cevap seçeneklerini ve sorunun doğru cevabı ile ilgili soruya verdikleri cevabı da görüntüleyebilecek.

Üniversite adaylarına "sadece puana bakarak tercih yapmayın" uyarısı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla milyonlarca aday için tercih maratonu başladı.

Uzmanlar son yıllarda artan kararsızlık ve tatminsizlik oranlarının gençlerin karar alma süreçlerini karmaşıklaştırdığına dikkati çekerken, sürecin yalnızca bir sıralama meselesi değil, aynı zamanda geleceğe dair önemli bir yol ayrımı olduğunu ifade etti.

İstanbul Medipol Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Servet Bayram, AA muhabirine, üniversite ve bölüm seçiminin, bir adayın gelecekteki yaşam kalitesini, mutluluğunu ve mesleki başarısını doğrudan etkileyen kritik bir karar olduğunu söyledi.

Adayların kariyer uyumunu belirlemesinin sadece bir bölüme yerleşmek değil aynı zamanda uzun vadeli bir yaşam planı oluşturmak anlamına da geldiğine vurgulayan Bayram, "Bu bakımdan psikolog veya psikolojik danışmanlardan profesyonel mesleğe yönlendirme-mesleki rehberlik hizmetlerinin alınması, bu hizmetleri alırken yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş tercih opsiyonlarının uzmanla birlikte değerlendirilmesi önemli olacaktır. Bu ikili mekanizma eş güdümü, mezuniyet sonrası iş hayatına daha kolay uyum sağlamayı ve yaptığı işten tatmin duymayı da sağlayacaktır." diye konuştu.

Prof. Dr. Bayram, yanlış tercih yapan adayların üniversite sürecinde psikolojik uyum sorunları, motivasyon eksikliği ve akademik başarısızlık veya okul terki gibi problemlerle karşılaştığına dikkati çekerek, "Mesleki rehberlik sürecinde kullanılan mesleki yönelim envanterleri, kişilik testleri öğrenciye sadece 'Hangi bölüme gitmeliyim?' sorusunu değil, 'Ben kimim, ne istiyorum ve neye uygunum?' sorularını da sorma ve cevaplama şansı verir. Bu süreç, öğrencinin öz farkındalık geliştirmesine, dış baskılardan sıyrılarak daha bilinçli ve içten gelen kararlar almasına olanak tanır." ifadelerini kullandı.

En ideal tercihin, hem adayın puanına uygun hem de kişilik yapısı, yaşam beklentileri ve psikososyal ihtiyaçlarıyla uyumlu bölüm olacağını aktaran Bayram, bu bilinçle yapılan tercihlerin üniversite yıllarının verimli, doyurucu ve geliştirici bir yaşam dönemi olmasını sağlayacağını kaydetti.

"Mutluluğunu olumsuz etkileyebilir"

Boğaziçi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Macid Ayhan Melekoğlu ise tercih yaparken profesyonel kişilik ve kariyer testlerinden yararlanmanın faydalı olacağını belirterek, "Özellikle Holland'ın Mesleki Tipler Kuramı (RIASEC), MBTI ve çoklu zeka kuramı gibi teoriler temel alınarak geliştirilen envanterler öğrencinin mesleki eğilimlerini anlamasında yardımcı olur." dedi.

Melekoğlu, yanlış tercih yapan adaylarla ilgili olarak, "İlgi duymadığı bir alanda kendini ifade edemeyen öğrenci, sosyal çevresine karşı da çekingen veya uyumsuz olabilir. Bunun sonucunda da üniversite yaşamı yalnızca akademik değil, sosyal ve duygusal anlamda da yıpratıcı hale gelir. Dolayısıyla, bireyin kendi benliğiyle uyumlu tercihler yapmaması, genel yaşam doyumunu ve mutluluğunu doğrudan olumsuz etkileyebilir." diye konuştu.

Adayların bu dönemde yaşadıkları strese değinen Prof. Dr. Melekoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Günümüz gençliğinin karşı karşıya kaldığı belirsizlik ortamı, hızlı değişen iş piyasası, küresel krizler ve dijital dünyanın getirdiği karşılaştırmalı yaşam tarzı, kararsızlık ve tatminsizlik oranlarını artırmaktadır. Özellikle gelecek kaygısı, gençlerin tercih listelerini oluştururken gerçekçilikten uzaklaşmalarına ve içsel motivasyonlarını göz ardı etmelerine sebep olabiliyor.

FOMO (Fear of Missing Out) gibi psikolojik etkiler, öğrencilerin sürekli en iyi seçeneği kaçırıyor oldukları düşüncesiyle karar verememelerine ve son kararlarından pişmanlık duymalarına yol açar. Bu da tercih sürecinin uzamasına ve adayın kendine güveninin zedelenmesine neden olabilir. Sürekli daha iyiye ulaşma arzusu, mevcut seçeneklerin değerini düşürerek tatminsizlik döngüsüne girilmesine yol açabilir. Bu durum yalnızca tercih sürecini değil, üniversite yaşamı boyunca yaşanabilecek sık bölüm değişikliklerini, üniversite terklerini ve psikolojik zorlanmaları da beraberinde getirebilir."

"Önemli olan tüm tercihlerimizin artı ve eksileri barındırdığını bilmek"

Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asil Özdoğru da adayın severek yaptığı faaliyetlerin alan seçimi, eğitim ve şehir hayatından beklentilerinin de üniversite seçimi konusunda yol gösterici olacağını söyledi.

Özdoğru, kararsızlık yaşayan adaylarla ilgili olarak, "Gençlik döneminde arada kalmışlık ve değişiklikler oldukça doğaldır. Önemli olan tüm tercihlerimizin artı ve eksileri barındırdığını bilmek, mantık ve duygularımız arasında dengeli bir yol izlemek, yalnız ve çaresiz olmadığımızı hissetmek, araştırma ve öğrenmekten vazgeçmemek diyebiliriz. Aile, arkadaş, öğretmen ve danışmanlarla yapılacak görüşme ve değerlendirmeler adayların soru işaretlerini gidermede yardımcı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Öğrencilik yılları ve kariyer inşa sürecine dikkati çeken Özdoğru, şunları kaydetti:

"Yerleştirme sonrasında bölüm veya üniversite değiştirmeyi düşünen adaylar, aile ve arkadaşlarının yanı sıra öğretim elemanları, akademik ve psikolojik danışmanlarla bu süreci değerlendirmeliler. Gönüllü faaliyetler, staj deneyimleri, mentörlük ilişkileri ve kariyer danışmanlığı gibi süreçler kariyer gelişimi için oldukça faydalı olur. Yükseköğretim sistemi çift ana dal, yan dal, dikey ve yatay geçiş, ulusal ve uluslararası değişim programları, açık ve uzaktan öğretim, ikinci üniversite, lisansüstü eğitim gibi birçok olanağı içinde barındırıyor."

Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı pazar günü yapılacak

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, sınav, 81 il ve 87 sınav merkezinde, 280 bina ve 4 bin 38 salonda gerçekleştirilecek. Saat 10.15'te başlayacak sınava katılacak adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak.

Bu yıl ikincisi düzenlenecek 2025-YÖKDİL/2'de, İngilizcede fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından, Arapçada ise sadece sosyal bilimler alanından soru sorulacak. Sınavda adaylara çoktan seçmeli 80 soru için 180 dakika cevaplama süresi verilecek. 13.15'te sona erecek sınavda ek süre verilmesi uygun görülen engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek.

Kimlik kartını kaybeden, kimlik kartı bulunmayan veya kimlik kartında kimlik numarası ve fotoğrafı olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü saat 10.00'a kadar açık tutulacak.

Sınav sonuçları 15 Ağustos'ta açıklanacak ve 5 yıl geçerli olacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınava katılacak tüm adaylara başarılar diledi.

Ersoy, sınavda 14 bin 413 kişinin görev yapacağını belirterek, "Sosyal Bilimler alanında Almancada 727, Arapçada 2 bin 621, Fransızcada 372, İngilizcede 29 bin 967 aday sınava katılacak. İngilizce Fen Bilimleri alanında 25 bin 91, İngilizce Sağlık Bilimleri alanında 38 bin 752 aday sınava katılacak. Adaylara çoktan seçmeli 80 soru sorulacak. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutulurken, 680 aday bu haktan yararlandı. Sınava 237 engelli aday katılacak." ifadelerini kullandı.

LGS kapsamındaki merkezi sınava 1 milyonun üzerinde öğrenci başvuru yaptı

MEB tarafından resmi ve özel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8'inci sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına seçilmesi amacıyla yapılacak merkezi sınav, yurt içinde 973 sınav merkezinde, 3 bin 938 okulda, 62 bin 693 salonda, yurt dışında ise 13 sınav merkezinde, 13 okulda, 37 salonda gerçekleştirilecek. Toplamda 1 milyon 10 bin 916 öğrencinin başvuru yaptığı sınava, katılım zorunluluğu bulunmuyor. Sınava girmeyen öğrenciler yerel yerleştirmeyle liselere yönlendirilecek. Sınavda, 8'inci sınıf öğretim programlarındaki kazanımlar esas alınacak ve öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç gibi becerilerinin ölçüleceği sorulara yer verilecek. Türkiye saati ile saat 09.30'da başlayacak birinci oturumda öğrencilere Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak, 75 dakika süre verilecek. "Kimlik belgesi bulundurmak zorunlu" İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayacak. Bu oturumda öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre verilecek. Oturumlar arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler okul bahçelerine çıkabilecek, ihtiyaçlarını giderebilecek. Sözel ve sayısal alanlardaki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak. Öğrenciler sınava gelirken yanlarında fotoğraflı, onaylı sınav giriş belgesiyle geçerli bir kimlik belgesi bulundurmak zorunda olacak. Ayrıca öğrencilerin yanlarında en az iki koyu siyah ve yumuşak kurşun kalem, birer kalemtıraş ve leke bırakmayan yumuşak silgi bulundurması gerekecek. Daha önceki senelerde olduğu gibi bu yıl da öğrenciler, sınav kitapçıklarını bir gün sonra sınava girdikleri okullardan alabilecek. Yerel yerleştirme süreci Sınava katılmayan öğrencilerin yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il, ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı üstünlüğü ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı kriterlerine göre yapılacak. Değerlendirmede eşitlik olması durumunda sırasıyla 8, 7 ve 6'ncı sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme yapılacak. Sonuçlar 11 Temmuz'da açıklanacak Merkezi sınav sonuçları, 11 Temmuz 2025'te "https://www.meb.gov.tr" internet adresinden ilan edilecek. Öğrencilere sınav sonuç belgesi posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercih işlemleri, 14-24 Temmuz arasında yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 4 Ağustos'ta ilan edilecek. Yerleştirmeye esas 1 ve 2'nci nakil tercih başvuruları ve sonuçları, 4-14 Ağustos arasında gerçekleştirilecek.

2025 YKS sınav giriş yerleri açıklandı

21 Haziran 2025 tarihinde uygulanacak 2025-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 22 Haziran 2025 tarihinde uygulanacak 2025-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2025-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina/salonlara atanma işlemleri tamamlandı. Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren Sınava Giriş Belgesi’ni, 11 Haziran 2025 tarihinde saat 10.00'dan itibaren ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle edinebilecektir. Sınavın uygulanmasına ilişkin ayrıntılı bilgi 2025-YKS Kılavuzu’nda yer almaktadır. Adaylar, “Temel Kurallar” metnine ve Kılavuz’a aşağıdaki bağlantılardan erişebilecek. 21 Haziran 2025 tarihinde uygulanacak 2025-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak. 22 Haziran 2025 tarihinde uygulanacak 2025-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) için adaylar, saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacak. 22 Haziran 2025 tarihinde uygulanacak 2025-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) için adaylar, saat 15.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

MEB, 15 bin sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin sözlü sınav duyurusu yayımladı

Şeyma Güven  |10.06.2025 - Güncelleme : 10.06.2025        Ankara Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, sözlü sınavlar 23 Haziran'da başlayacak ve Ankara, Bursa, Erzurum, İstanbul ile Konya'da yapılacak. Sözlü sınav yapılacak her alan için bir ilin belirlendiği sınav kapsamında tüm adaylar alanlarına göre aynı ilde sınava alınacak. 📲 Artık haberler size gelsin AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün. 🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı 🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı Sözlü sınav giriş belgeleri 13 Haziran'da "meb.gov.tr" adresinde yayımlanacak ve adaylar sözlü sınav giriş belgelerini e-Devlet şifreleriyle alabilecek. Adaylar sözlü sınava, fotoğraflı sözlü sınav giriş belgesi ile geçerli kimlik belgeleri olan nüfus cüzdanı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı veya geçerlilik belgesi dolmamış pasaportla girebilecek, bunun dışındaki kurum kimlik kartı ve benzeri belgeler geçerli sayılmayacak. 60 ve üzerinde puan alan adaylar başarılı sayılacak Adayların sorulara sözlü olarak verdikleri cevaplar, "Sözleşmeli Öğretmen Alımı Sözlü Sınav Aday Değerlendirme Formu"yla puanlanacak. Değerlendirme, adayların sorulara verdikleri sözlü cevaplar esas alınarak yapılacak, bu kapsamda adayların tüm soruları sözlü olarak cevaplaması gerekecek. Sonuçlar, tüm adayların sözlü sınav süreçleri tamamlandıktan sonra duyurulacak, adaylar sonuçlarını e-Devlet kullanıcı adı ve şifreleriyle öğrenebilecek. Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alan adaylar başarılı sayılacak. Sınav sonuçlarına Bakanlığın "eitiraz.meb.gov.tr" internet adresi üzerinden itiraz edilebilecek. Duyuruya ilişkin detaylara "meb.gov.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

Yenimahalle Belediyesi’nden YKS ve LGS öğrencilerine tam destek!

Yenimahalle Belediyesison günlerde kütüphanelerinde Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı ( YKS ) için hazırlanan 12'inci sınıf öğrencilerini ve Liselere geçiş sistemi ( LGS ) için hazırlanan 8'inci sınıf öğrencilerini ağırlıyor. 15 Haziran Pazar günü yapılacak LGS ve 21-22 Haziran 2025 tarihlerinde yapılacak YKS için geri sayım sürerken, Yenimahalle Belediyesi'nin ilçenin 10 ayrı noktasına konumlandırdığı kütüphaneler öğrencilerden yoğun talep görürken belediye ekipleri de geç saatlere kadar ders çalışan gençlere soğuk sandviç ve meyve suyundan oluşan kumanya ikram ediyor. Her gün sabah 9.00, akşam 20.00 saatleri arasında gençlere kapılarını açan Yenimahalle'nin kütüphaneleri; Yenimahalle Kapalı Pazar Yeri ve Sosyal Tesisleri, Karşıyaka Kapalı Pazar Yeri ve Sosyal Tesisleri, Ata Mahallesi Kültür Merkezi, Şentepe Kütüphanesi, Kaletepe Kültür Merkezi, Demetevler Destek Eğitim Merkezi, Meydan AVM Yaşar Kemal Kütüphanesi, Gazi Mahallesi Kütüphanesi, Tepekule Rüştü Asyalı Kütüphanesi, Cumhuriyet Akademisi Gençlik kütüphanesi olmak üzere 10ayrı noktada hizmet veriyor. Ders çalışmak isteyen ve sınavlara hazırlanan gençler tarafından sıklıkla tercih edilen Yenimahalle Belediyesi kütüphanelerinden faydalanan gençlerin sayısı ise günden güne artıyor. 20 bine yakın üye Belediye kütüphanelerinde üye sayısı ise 20 bine ulaşırken, kütüphanelerde hikayeden romana, ders kitaplarından ansiklopedilere kadar tüm kitaplar raflardaki yerini koruyor. Kültür merkezleri içerisinde ortalama 200 metrekare alana sahip olan kütüphanelerde masa düzeni, okuma köşeleri de yer alıyor. Aynı zamanda kapsamlı bir kaynak arşivine de sahip olan kütüphanelerde, araştırma yapmak için gelen öğrencilere bilgisayar hizmeti de sunuluyor. Bu sayede sınavlara hazırlanan öğrenciler aradığı kitapları kolayca bularak, sessiz bir ortamda ders çalışma fırsatı buluyor. Öte yandan, öğrenciler ödev çıktılarını da ücretsiz bir şekilde alabiliyor. “Okumaya seven bir nesil yetişsin istiyoruz” Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Gençlerin ve çocukların iyi üniversitelerde okumasını hedefliyor, geleceğin söz sahibi bireyleri Yenimahalle’den çıksın istiyoruz. Sınavlara hazırlanmak isteyen, evinde yeterli çalışma ortamı bulamayan, huzurlu bir ortamda kitap okumak, araştırmak isteyen gençlerimize temiz bir ortamda çalışma fırsatı sunuyoruz. Gençlerimiz için hizmete açtığımız kütüphanelerimiz yoğun talep görüyor. Okumayı ve araştırmayı seven bir neslin yetişmesi ülkemizin aydınlık yarınlara kucak açması adına büyük önem taşıyor. Yenimahalle’de eğitime her zaman tam destek verdik ve bu düşünceyle eğitimi ilk sırada tutarak çalışmayı sürdüreceğiz. Şimdiden sınavlara hazırlanan tüm geçlerimize başarılar diliyorum” dedi. Kaynak: Haber Merkezi

Ankara Kalesi’nin surları restore edildi, saat kulesi yenilendi

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) birçok medeniyetin izlerini taşıyan Ankara Kalesi’ni ve çevresini geleceğe güvenli bir şekilde taşımak amacıyla başlattığı çalışmaları sürdürüyor. ABB’nin Ankara Kalesi surlarında oluşan çatlakların giderilmesi için başlattığı kapsamlı bakım ve onarım çalışması tamamlandı. Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun onayladığı “Ankara Kalesi Sur Duvarları Restorasyonu” çalışmaları kapsamında; yapısal çatlak onarımı, açıkların kapatılması, duvar dikişleri, tamamlanma, temizleme ve güçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi.  ALMANYA’DA ÜRETİLEN SPİRAL DİKİŞ MALZEMELERİ KULLANILDITarihi Ankara Kalesi’nin surlarındaki çatlakların ve deformasyonların etkisinin azaltılması amacıyla ‘duvar dikişi’ yöntemi uygulandı. Statik projeye de uygun olarak gerçekleştirilen çalışmada; Almanya’dan getirtilen özel üretim paslanmaz çelik, esnek ve deprem performansı yüksek malzemeler kullanıldı; spiral dikişi elemanının epoksi ile sabitlenmesiyle ankraj imalatı gerçekleştirildi. Ayrıca hem yatay yüklere hem de çekme kuvvetlerine karşı dayanımın artırılması amacıyla spiral dikiş elamanı ile derz boşluğunda güçlendirme yapıldı.  SAAT KULESİ, SAAT VE ÇAN YENİLENDİHisarkapı’nın sol kısmında bulunan dairesel burçta ise üst yüzeyden gelen fazla suyun tahliye edilmesi amacıyla döşemede kazı, dolgu ve andezit yenileme, su yalıtımı işlemleri ile çörten imalatı gerçekleştirildi. Aynı burçta bulunan saat kulesinin dış cephesi, pencereleri ve kapısı özgün dokusuna uygun şekilde değiştirilerek cephesinde sıva ve boya imalatları da yapıldı. Saat ve çan sistemi de yenilenerek aktif hale getirildi.  SUR DUVARLARINA ZARAR VEREN BİTKİLER TEMİZLENDİSur duvarlarının arka kısmında bulunan ve yolu taşıyan istinat duvarı yenilenerek duvarın sur duvarlarına uygun şekilde derz imalatları tamamlandı. Ayrıca, Kale’deki otoparkın üst kısmında bulunan merdivenlerin kotları düzenlenerek döşeme kaplaması ve korkulukları yenilendi. Çalışma alanı içerisinde bulunan ve sur duvarlarına zarar veren bitkiler de kalıcı olarak temizlendi.  “SURLARIN RÖNTGENİNİ ÇEKTİK”Ankara Kalesi’nin Başkentin en önemli simge yapılarından biri olduğunu belirten ABB Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanlığı Proje Koordinatörü Bekir Ödemiş, gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Ankara Kalesi, tarihi boyunca iki kez ciddi onarım görmüş ancak uzun süredir de ihmal edilmişliğin ve yanlış uygulamaların getirdiği sorunlarla karşı karşıyaydı. Aradan geçen süre içerisinde hem yıpranmalar artmış hem de başka olumsuzluklar oluşmuş. İlk başta birinci etap olarak Ankara Üniversitesi'nden bir ekip burada jeoradar çalışması yaptı ve buranın röntgenini çektik. Buradaki su seviyelerini, nem oranlarını yeniden tespit ettik. Bu tespitleri yaptıktan sonra yine Gebze Teknik Üniversitesi'nden bir ekip raporlama yaptı. Dikiş yaptık aslında bu dikişte kullandığımız malzemeleri de Almanya’da yaptırdık. Saat kulesinin de özgün dokusunu bozmadan çalışmasını yaptık. Saat çalışmıyordu, onu da çalışır hale getirdik.” ESNAF RESTORASYON ÇALIŞMASINDAN MEMNUNKale’nin surlarında gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarını yakından takip izleme imkanı bulan bölge esnafı ve vatandaşlar, düşüncelerini şöyle paylaştı: Ali İhsan Kara: “Surda bir takım çatlaklıklar vardı, zamanla daha da büyüdü. En önemli sorun, hem tehlikeli hem de kötü görüntüydü. Uzun yıllardan beri süregelen bu sıkıntı çözülmüş oldu. Çok memnun olduk. Yurt dışından insanlar geldi bunun tamiratı için ciddi anlamda kalıcı bir tamirat yaptı. Çok teşekkür ediyoruz Büyükşehir Belediyesi’ne.” Hasan Bozkurt: “Surumuzun son hali çok iyi oldu. Önceden çatlaklar vardı, çatlakların çok güzel bir şekilde tamiri yapıldı. Çok keyifli bir hale geldi surlar. Sanırım uzun süre dayanacak… Meydanın bu hali çok daha güzel oldu. Biz çok mutluyuz bu halinden surların, çünkü tehlike arz ediyordu, o tehlikeden en azından kurtulmuş olduk.” Gıyas Koramaz: “Tadilat yapılan surun direkt altındaki esnafım. Kale biliyorsunuz ki Ankara’nın incisi, Ankara’da bir tane, ayrıca Türk bayrağının burada dalgalanıyor olması açısından, tarihsel açıdan çok değerli bir yer. Sur yıllardır kendi kaderine terk edilmişti, çatlaklar oluşmuştu, bunun yanında yıkılma riski vardı. İçeriden çelik kelepçelerle taşları birbirine tutturarak, çatlakları gidererek Ankara halkına çok büyük bir hizmet verdi. Bu çalışmalardan dolayı biz çok mutluyuz. Belediye’mize sonsuz teşekkür ediyoruz. Bunun yanında da tarihsel önemi olması açısından da bu surlara o görüntü hiç yakışmıyordu. Ayrıca altta esnaf olarak kaldığım için benim açımdan büyük hayati risk vardı tehlike açısından, yukarıdan taşlar dökülmeye başlamıştı, onu da ortadan kaldırdılar, tamamen güvene aldılar.” -Naciye Tuzsuz: “Tarihimiz çok eski, sahip çıkmazsak bir şey ifade etmez. Güzel bir çalışma olmuş teşekkür ediyoruz.” Kaynak: Haber Merkezi

Öğretmenlerin isteğe bağlı yer değiştirme başvuru duyurusu yayımlandı

MEB'den yapılan açıklamaya göre, Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarında görev yapan kadrolu öğretmenlerin 2025 yılı iller arası yer değiştirme işlemlerine ilişkin başvuru duyurusu yayımlandı. Bu kapsamda öğretmenlerin başvuruları 28 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında sistem üzerinden alınacak. Başvuru şartlarına ilişkin görev sürelerinin hesabında 31 Aralık 2025 tarihi esas alınacak. Atamalar ise 3 Haziran'da gerçekleştirilecek. Ataması gerçekleşen öğretmenler, ilişik kesme işlemlerini 27 Haziran'dan itibaren yapabilecek.

Son dakika: Sözleşmeli öğretmenlik mülakat sonuçları açıklandı

Son Dakika: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 20 bin sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin mülakat sonuçlarının bugün saat 22.00 itibarıyla e-Devlet üzerinden açıldığını bildirdi.

Bakanlıktan 20 bin sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, adayların sözlü sınav sürecinin, 2 Temmuz'da başlayıp 10 Ağustos'ta tamamlandığı ancak ilgili yönetmelikte yapılan değişikliğin iptali için idari yargıda yürütmeyi durdurma talepli davalar açılması üzerine MEB'in, sözlü sınav sonuçlarının açıklamayı bekletme kararı aldığı hatırlatıldı.

İdari düzenlemeler öncesinde atamaların, doğrudan sözlü sınav puanları esas alınarak yapıldığına vurgu yapılan açıklamada, yönetmelikte yapılan değişiklikle adayın mesleki bilgisini ölçmek, mesleğe uygunluğunu, kültürel birikimini, iletişim becerisini, özgüvenini ve temsil yeteneğini değerlendirmek amacıyla yapılan sözlü sınavlarda elde edilen puanın etkisinin, yüzde 100'den yüzde 50'ye düşürüldüğü, ancak bu hükmün iptaline ilişkin olarak sendikalarca ve şahıslarca yürütmeyi durdurma talepli davalar açıldığı ifade edildi.

"SÜRECİN OBJEKTİF YÜRÜTÜLEBİLMESİ İÇİN TÜM ÖNLEMLER ALINDI"

Bu kapsamda, sözlü sınavların, öğretmen adaylarının teorik sınav başarısı yanında sahip olması gereken yeterliklerinin değerlendirilmesi amacıyla ders anlatım becerisini ölçen yüz yüze görüşmeler şeklinde yapıldığı anımsatılan açıklamada, sözlü sınavların herhangi bir şaibeye meydan vermeksizin sağlıklı ve objektif yürütülebilmesi için tüm önlemlerin alındığı vurgulandı.

Açıklamada, yüz yüze görüşmede adaylara hangi konulardan soru sorulacağı ve soruları nasıl cevaplandıracağıyla adayların ders anlatım becerisine dair kendilerinden neler beklendiğini anlatan bir rehber hazırlandığı aktarıldı.

Soruların komisyondan bağımsız olarak bizzat aday tarafından elektronik kura ile belirlendiği ifade edilen açıklamada, 20 ilde 245 komisyon kurulduğu ve komisyon üyelerinin ise her gün değiştirildiği bilgisi verildi.

Ayrıca komisyon üyelerinin rasyonel ve tutarlı puanlama yapabilmesi, ülke genelinde birliktelik sağlanabilmesi için puanlama anahtarlarının da oluşturulduğuna işaret edilen açıklamada, sözlü sınav esnasında adayın dijital ortamda sistem üzerinden rastgele belirlediği sorulara ilişkin cevap anahtarıyla verilen cevapta hangi hususların vurgulanacağı, eş zamanlı olarak yine dijital ortamda komisyon üyelerinin ekranına da yansıdığı ifade edildi.

"SINAVLAR TARTIŞMAYA MAHAL VERMEYECEK BİÇİMDE TAMAMLANDI"

Komisyon üyelerinin puanlamaları, kendilerine verilen ve adaylara da açıklanan duyuru ve rehberde yer alan kriterlere göre yaptığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Adayların ve üyelerin kimlik bilgileri gizli tutularak hangi komisyonda bulunacakları hiç kimse ile paylaşılmamıştır. Görüşme, adayların kimlik bilgileri yerine kendilerine başvuru esnasında verilen kod üzerinden gerçekleşmiş ve adayların bilgileri komisyon üyeleriyle paylaşılmamıştır. Aday, verdiği cevapları yazılı ve imzalı olarak da sunmuş, komisyon üyelerince görüşme bitiminde puan girişi gerçekleştirilerek o aday için puan girişi kapatılmış ve tüm süreç kamera ile kayıt altına alınmıştır. Yapılan bu düzenlemeler ve alınan tedbirler çerçevesinde sözlü sınavlar herhangi tartışmaya mahal vermeyecek biçimde tamamlanmıştır.

Diğer yandan yönetmeliğe açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin 'oy birliği ile reddi'ne dair son karar da Bakanlığımıza ulaşmıştır. Danıştay ilgili dairesince oy birliği ile verilen ret kararları, yapılan değişikliğin üst normlara uygunluğunu ve alınan tedbirlerin adayların lehine sonuç doğuracak düzenlemeler olduğunu ortaya koymuştur. Bakanlığımızca yapılan değerlendirme neticesinde, adayların bir an önce maarif ailemize katılarak öğrencilerimizle buluşmalarını sağlamak gayesiyle Danıştayın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verilmiştir."

Açıklamada, adayların, sözlü sınav sonuçlarını ve KPSS puanının yüzde 50'si ile sözlü sınav puanının yüzde 50'si alınarak elde edilen sözlü sınav başarı puanlarını, bireysel şifreleriyle e-Devlet üzerinden bugün saat 22.00 itibarıyla öğrenebilecekleri aktarıldı.

Adayların, sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazlarını dilekçe yoluyla 28 Ekim-1 Kasım arasında bulundukları il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurarak yapabileceklerine vurgu yapılan açıklamada, sonuçlara ilişkin itirazların, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 11 Kasım'da sonuçlandırılacağı ifade edildi.

"SONUÇLAR 23 KASIM'DA AÇIKLANACAK"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 20 ilde 245 komisyon tarafından gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakat sonuçlarının saat 22.00'de e-Devlet üzerinden açıklanacağını kaydetti.

Tekin, "Atama tercihleri, 14 Kasım'da başlayacak ve 20 Kasım 2024 saat 16.00'ya kadar sürecektir. Sonuçlar, 23 Kasım 2024 tarihinde açıklanacak, atama kararnameleri, yasal sürecin tamamlanması ve öğretmenlerimizin görevlerine başlatılması için illere gönderilecektir. Sonuçların değerli öğretmen adaylarımıza, ailelerine ve eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

💾

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarına ilişkin önemli bir açıklama yaptı. 20 ilde kurulan 245 komisyonun tamamladığı değerlendirme sürecinin sonuçları bu akşam saat 22:00'de adaylarla paylaşılacak.</p>

<p>Bakanlığın titizlikle yürüttüğü mülakat süreci, binlerce öğretmen adayının kaderini belirleyecek. Sonuçlar, Bakanlığın resmi web sitesi üzerinden duyurulacak. Başarılı olan adaylar, atama sürecinin sonraki aşamalarına geçiş yapabilecek.</p>

22 yıl önce yazılan mektuplar gözler önüne serdi! Nereden nereye

21 yıl önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı PTT AŞ tarafından düzenlene kampanya çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığına mektup yazan öğretmenler sadece hayallerini değil o tarihlerde okullarda hangi şartlarda eğitim verildiğini de hatırlatıyor. 

EN ÇOK BAŞÖRTÜSÜ SORUNUN ÇÖZÜLMESİ İSTENİYOR

2002 yılının mektuplarının okunmasıyla birlikte 22 yıllık AK Parti iktidarında eğitimde büyük işler başarıldığı bir kez daha gözler önüne serildi. Mektuplarda öğretmen ve öğrenciler en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarının dirayetli duruşuyla çözülen başörtüsü sorunlarından dert yanarken, okullarında derslerinin çoğu zaman boş geçtiğinden, derslere üst sınıflardan öğrencilerin girdiğinden, okullardaki eğitim yetersizliği ve fiziki yetersizliklerden bahsediyor. 

Başörtüsü mağduru bir öğretmen 21 yıl önce gelecekte böyle bir sorunun olmamasını temenni etti. Öğretmen mektupta “Dilerim 21 yıl sonra böyle başörtü sorunları falan olmaz. Millet kendi içinde her kesimden insanlarla kaynaşmışken dilerim devlet bu birlikteliği destekler.” Bir başka mektupta ise, “Hür eğitim istiyorum. Kılık kıyafette, saç sakal, başörtüsünün iyi bir hoşgörü ile halledilmesini istiyorum” ifadelerine yer verdi. 

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN DERTLERİ

Bir mektupta öğretmen yetersizliği sebebiyle yaşanan sorunlar, “Bazı okullarda öğretmen sıkıntısı vardı. Umarım 2023’te yoktur. Öğretmen yokluğu sebebiyle başka sınıflardan çocuklar eğitim veriyordu” ifadelerine yer verilirken diğer bir mektupta ise fiziksel sorunlar şöyle anlatılıyor;

“Mücadele gerektiriyordu. Barınacak bir evim dahi yoktu. Tuvaleti, banyosu, mutfağı olmasa da zamanla bir lojman boşaldı. Ben de oraya yerleşip, kendime göre onarımlar yaptım. Farelerle, soğukla savaşarak çetin bir dönem geçirdim. Su yoktu. Bidonlarla taşıyıp, depoluyordum. Yapı kullanılamaz durumda olduğu için ısınamıyordum.”

Bir başka mektupta ise günümüzde akıllı tahtalarla donatılan sınıflarda bilgisayar kurulumu bile yapılamadığından dert yanılıyor. Söz konusu mektupta "Okulumuzda tamı tamına 1,5 yıldır bilgisayar mevcut fakat kurulup da öğrencilere yararlı hale getirilemiyor." ifadeleri bulunuyor. 

İşte 2002 yılında yazılan o mektuplar;

Yüz binlerce öğretmeni ilgilendiriyor! Tarih belli oldu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, öğretmenlerin çalışma ortamlarını düzenlemenin ve eğitimde huzur iklimi oluşturulmasının öncelikleri arasında olduğunu belirtti.

YER DEĞİŞTİRME SONUÇLARI 30 TEMMUZ'DA AÇIKLANACAK

Tekin, paylaşımında şunları kaydetti:

"Öğretmenler Odası Buluşmalarımızda meslektaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz istişareler ve öğretmenlerimizin yoğun talepleri doğrultusunda il içi ve iller arası isteğe bağlı yer değiştirmelerini ikinci kez gerçekleştireceğiz.

Bu kapsamda, iller arası isteğe bağlı yer değiştirme başvuruları 11-16 Temmuz 2024 tarihleri arasında alınarak atama işlemi 18 Temmuz 2024 tarihinde, il içi isteğe bağlı yer değiştirme başvuruları 23-26 Temmuz 2024 tarihleri arasında alınarak atama işlemi 30 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleştirilecektir. Hayırlı olsun inşallah."

💾

<p>Bu yıl öğretmenler için ikinci kez gerçekleştirilecek il içi ve iller arası isteğe bağlı yer değiştirme başvuruları 11 Temmuz'da başlayacak.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, öğretmenlerin çalışma ortamlarını düzenlemenin ve eğitimde huzur iklimi oluşturulmasının öncelikleri arasında olduğunu belirtti.</p>

<p><span style="color:rgb(178, 34, 34)"><strong>YER DEĞİŞTİRME SONUÇLARI 30 TEMMUZ'DA AÇIKLANACAK</strong></span></p>

<p>Tekin, paylaşımında şunları kaydetti:</p>

<p><strong>"Öğretmenler Odası Buluşmalarımızda meslektaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz istişareler ve öğretmenlerimizin yoğun talepleri doğrultusunda il içi ve iller arası isteğe bağlı yer değiştirmelerini ikinci kez gerçekleştireceğiz.</strong></p>

<p><strong>Bu kapsamda, iller arası isteğe bağlı yer değiştirme başvuruları 11-16 Temmuz 2024 tarihleri arasında alınarak atama işlemi 18 Temmuz 2024 tarihinde, il içi isteğe bağlı yer değiştirme başvuruları 23-26 Temmuz 2024 tarihleri arasında alınarak atama işlemi 30 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleştirilecektir. Hayırlı olsun inşallah."</strong></p>

Mevlana’nın hocası Seyyid Burhaneddin’in ders verdiği “hücrede” tasavvufla buluşuyorlar

KAYSERI (AA) – Kayseri Şems Mevlana Kültürünü Yaşama Sanatı Derneğince tarihi medresede 2017 yılından bu yana tasavvuf sohbetleri düzenleniyor, sema öğretiliyor.

Kadın ve erkek üyeler, Dernek Başkanı zakir Serpil Olgunbaş’ın verdiği tasavvuf sohbetlerine katılıyor.

Dernek üyeleri ayrıca Konya’ya sık sık giderek Mevlana Hazretlerinin türbesini ziyaret ediyor ve manevi kişilerin nasıl ziyaret edileceğini uygulamaları öğreniyor.

Serpil Olgunbaş, AA muhabirine, Türk ve İslam aleminin en büyük mutasavvıflarından Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin özellikle Batı dünyasında hümanist, filozof olarak bilindiğini, bir İslam alimi ve bilgini olduğunu ön plana çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.

Manevi eğitimler alan üyelerinden 8’inin semazen olduğunu anlatan Olgunbaş, “Kardeşlerimiz semazenliği teknik olarak öğrenip yapıyorlar. Bunun manevi kısmı olmadığı zaman o hazzı alamıyorsunuz. Bu, bir gösterimden ibaret kalıyor. Tasavvufa göre sema, Allah’ı işitmenin, Allah’ın ilminde olabilmenin halini yansıtan bir durumdur.” diye konuştu.

Herkesin dini yaşayışının farklı olabileceğini ifade eden Olgunbaş, özünü kaybetmemenin önemine değindi.

Rivayetlere göre Mevlana Hazretlerinin, Hunat Hatun Medresesi’ndeki odada Seyyid Burhaneddin’den 3 ya da 9 yıl batın ilimlerin başlangıç eğitimini aldığını anlatan Olgunbaş, şunları kaydetti:

“İnşallah bizler de onların yolundan, feyzinden, muhabbetinden yararlanarak gideceğiz. Öncelikle kişinin, İslam’ın emirlerine, yasaklarına uygun hareket etmesine yönelik tavsiyelerde bulunuyoruz. Üyelerimiz içinde öğrenci olanlar da çalışan kardeşlerimiz de var. Onların çalışma saatlerine uyacak şekilde eğitim veriyoruz. Bu, aslında 24 saat olan bir eğitim. Semazenlik süreci kişinin manevi durumuyla alakalı, algısıyla, alımıyla alakalı bir durum. 10 dakikada, 10 saniyede sema haline giren kardeşlerimiz var, 10 senede de.”

Olgunbaş, internet üzerinden uzaktan da verilen tasavvuf eğitimine, yurt dışından da katılanların olduğunu vurguladı.

Medresedeki hücrede 6 yıldır tasavvuf dersi alan lise son sınıf öğrencisi Alper Vedat ise küçüklükten bu yana tasavvufla ilgilendiğini, ney ve bendir çalmayı öğrendiğini, semazenlik yaptığını kaydetti.

Muhabir: Esma Küçükşahin

AA

The post Mevlana’nın hocası Seyyid Burhaneddin’in ders verdiği “hücrede” tasavvufla buluşuyorlar appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.

MEB ve ÖSYM'den YKS ve LGS hamlesi! Resmen açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Kemal Bülbül, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) merkezî sınavına yönelik yayımlanan örnek soruların içeriğine ve YKS kapsamına ilişkin yazılı açıklamada bulundu.

LGS merkezî sınavının 2 Haziran 2024'te yapılacağını hatırlatan Bülbül, sınava hazırlanan öğrencilere kılavuzluk etmesi amacıyla Bakanlıkça örnek sorular hazırlandığını kaydetti.

Soruları hazırlarken kullanılan en önemli kaynağın ders kitapları olduğunu vurgulayan Bülbül, yayımlanan örnek sorularla birlikte bunların ders kitaplarındaki karşılıkları olan benzer soru ve etkinlik örneklerini de paylaştıklarını ifade etti.

Bülbül, eğitim öğretim sürecinin asıl amacının öğrenciyi hayata hazırlamak olduğunu belirterek, ölçme ve değerlendirme faaliyetlerinin de bu doğrultuda düşünülmesi gerektiğine işaret etti. LGS ve YKS gibi sınavlarda öğrencinin öğrenme çıktıları belirlenirken, eğitim öğretim faaliyetlerinin ana kaynağı olan ders kitaplarının kullanıldığını dile getiren Bülbül, "Öğrencilere, sınavlara hazırlık noktasında yardımcı kaynak tavsiye edilmemesi gerektiğinin ifade edilmesindeki temel unsur budur. Ders kitapları, öğrencinin gerçek hayatla bağ kurmasını sağlarken içerikte yer alan etkinlik ve örneklerle öğrencilerin konuları derinlemesine anlamalarını ve üst düzey düşünme becerilerini geliştirmelerini desteklemektedir. Ders kitaplarının hazırlanması ile değerlendirilmesi süreçlerinde kullanılan kriterlere ve incelenme aşamalarına dikkat edildiğinde ise ders kitaplarının esas kaynak olduğu görülmektedir. Bununla birlikte ders kitapları, bütün öğrencilere ücretsiz olarak dağıtıldığı için başka bir kaynağa ihtiyaç duyulmadan sınavlara hazırlık yapılabilir. Öğrenciler, ders kitaplarındaki kazanımların edinilmesini sağlayacak etkinlik, örnek ve soruları anlayarak yaparlarsa günlük hayatlarında karşılaşacakları problem durumlarını daha kolay çözeceklerdir. Ayrıca bu durum onların sınavlara hazırlık süreçlerini de olumlu yönde etkileyecektir" dedi.

'YKS SORU HAVUZU İÇİN ORTAK ÇALIŞMA'

Bülbül, her yıl olduğu gibi bu yıl da liselerde tüm sınıf kademelerindeki kazanımların ve ders kitaplarının Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nca ÖSYM'ye gönderildiğini bildirdi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, "ÖSYM soru bankasına soru yazım çalışmalarının ÖSYM uzmanları, akademisyenler ve Bakanlığa bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerce yapılacağı" yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Kemal Bülbül, şu bilgileri paylaştı:

"ÖSYM ile sınavlara yönelik yapılan görüşmelerde, özellikle YKS için hazırlanacak sorularda MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü (ÖDSGM) ile ÖSYM'de görevli alan uzmanlarının birlikte hareket edilebileceği kararlaştırılmıştır. Bu doğrultuda birlikte çalışma programı yapılmış ve hayata geçirilmiştir. YKS'de sorulacak soruların da Bakanlığımız tarafından müfredata uygun olarak hazırlanan ders kitaplarındaki konu, kazanım, etkinlik ve örnekleri kapsayacağı unutulmamalıdır. Başta öğrencilerimiz olmak üzere onların sınavlara hazırlıklarını destekleyen öğretmen ve ailelerine vereceğimiz en önemli tavsiye, ders kitaplarının ana kaynak olarak kullanılmasının sağlanması olacaktır.

EKPSS yerleştirme sonuçları açıklandı

ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, 2024-EKPSS/Kura İle Engelli Kamu Personeli Yerleştirme Tercih Kılavuzu'nda yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyi kadrolarına, engelli kamu personeli yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Kılavuzda yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına, kura usulü ile engelli kamu personeli yerleştirme işlemleri de noter huzurunda gerçekleştirildi.

Sınav sonucu ve kura usulü ile yapılan yerleştirme sonuçları "https://sonuc.osym.gov.tr" adresinden öğrenilebilecek.

MEB ORTAK SINAV SONUÇLARI ÖĞREN, 6.ve 9. sınıf soru ve cevap anahtarı PDF, Ortak sınav sonuçları açıklandı mı, belli oldu mu?

MEB ORTAK SINAV SONUÇLARI ÖĞREN, Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen takvime göre, 2023-2024 eğitim öğretim yılının birinci dönem ikinci ortak sınav sonuçları, öğrenciler tarafından büyük bir merakla beklenmektedir. Sınavlara katılan öğrenciler ve veliler, değerlendirme sürecine dair detayları öğrenmek için heyecan içinde beklemektedirler. 6.ve 9. sınıf soru ve cevap anahtarı PDF, Ortak sınav sonuçları açıklandı mı, belli oldu mu, nereden öğrenilir?

ORTAK SINAV SONUÇLARI ÖĞREN

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen bu dönemin ikinci ortak sınavları, bu hafta gerçekleştirildi. 6. sınıf Türkçe ve matematik dersleri 26 Aralık 2023 Salı günü, 9. sınıf Türk dili ve edebiyatı ile matematik dersleri ise 27 Aralık 2023 Çarşamba günü, ülke genelinde ortak bir şekilde yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı, 6. ve 9. sınıflar için düzenlenen ortak sınavın soru ve cevaplarını 28 Aralık Perşembe günü kamuoyuyla paylaştı.

MEB ORTAK SINAV SONUÇLARI ÖĞREN

6.ve 9. sınıf soru ve cevap anahtarı PDF

ORTAK SINAV SONUÇLARI AÇIKLANDI MI, BELL OLDU MU, NEREDEN ÖĞRENİLİR?

Sınav sonuçları, sınavın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 gün içinde açıklanacak. Ortak sınav sonuçlarının 6 Ocak tarihine kadar ilan edilmesi bekleniyor.

Sonuçlar, branş öğretmenleri tarafından ortakyazilisinav.meb.gov.tr adresinden indirilecek ve öğrencilere duyurulacak.

Sınavlara katılmayan öğrencilerin bilgileri ise sınavın bitiminde e-Okula işlenecek.

2023 TUS 2. EK YERLEŞTİRME SONUCU ÖĞREN, TUS 2. ek tercih sonuçları nereden, nasıl öğrenilir?

2023 TUS 2. ek tercih sonuçları, tercih işlemlerini tamamlayan adaylar arasında büyük bir merakla bekleniyordu. Bu bekleyiş sona erdi ve TUS 2. ek tercih sonuçları, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından resmi olarak açıklandı. Adaylar, sonuçları ÖSYM'nin duyurduğu platformlar üzerinden öğrenebilecekler. Peki TUS 2. ek tercih sonuçları nereden, nasıl öğrenilir? İşte 2023 TUS 2. EK YERLEŞTİRME SONUCU ÖĞREN

TUS 2. EK TERCİH SONUÇLARI NEREDEN, NASIL ÖĞRENİLİR?

15-21 Aralık 2023 tarihleri arasında tercihleri alınan 2023 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nın (2023-TUS 2. Dönem) ek yerleştirme işlemleri başarıyla tamamlandı.

Adaylar, ek yerleştirme sonuçlarına 28 Aralık 2023 tarihinde saat 11.00 itibarıyla ÖSYM'nin resmi web sitesi olan https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ulaşabileceklerdir.

2023 TUS 2. EK YERLEŞTİRME SONUCU ÖĞREN

AÖL SINAV SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANIR 2024, 1. DÖNEM AÖL sınav sonuçları nereden, nasıl öğrenilir?

AÖL SINAV SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANIR 2024 / AÖL 1. dönem sınavları geçtiğimiz haftalarda tamamlandı ve bu sınavlara ait cevap anahtarları, meb.gov.tr ve odsgm.meb.gov.tr adreslerinden erişime açıldı. Şimdi, öğrencilerin odak noktası AÖL sonuçları ve bu sonuçların ne zaman açıklanacağı konusunda. Açık liselerde ders geçme notu alt sınırı 45 olarak belirlenirken, en az 9 soruya doğru yanıt veren öğrenciler başarılı sayılacaklar. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan kılavuzda, sınav sonuçlarına dair takvimin duyurusu yapıldı. Peki 1. DÖNEM AÖL sınav sonuçları nereden, nasıl öğrenilir?

1. DÖNEM AÖL SINAV SONUÇLARI NEREDEN, NASIL ÖĞRENİLİR?

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Açık Öğretim Lisesi 1. dönem sınav sonuçlarının 24 Ocak tarihinde öğrencilere duyurulacağı belirtildi. Öğrenciler, T.C. kimlik numaraları veya öğrenci numaralarıyla birlikte aolweb.meb.gov.tr adresinden şifre kullanarak sınav sonuçlarına erişebilecekler. Adaylar, sonuç ekranında doğru-yanlış cevap sayıları ve toplam puanlarıyla ilgili detaylı bilgileri görebilecekler.

AÖL SINAV SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ

AÖL SINAVI NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?

Açık Öğretim Lisesi 1. dönem sınavları, 100 puanlık bir sistem üzerinden değerlendirilecektir. Öğrencilerin 4 yanlış cevabı, 1 doğru cevabı etkilemeyecek. İptal edilen soruların bulunması durumunda, ilgili sorular çıkarılarak adayların puan hesaplamaları yeniden yapılacaktır.

Açık liselerde ders geçme notu, alt sınır olarak 45 olarak belirlenmiştir. Puan hesaplamasında kullanılacak formül ise şu şekildedir: Puan = (Doğru cevap sayısı / Soru sayısı) x 100.

AÖL SINAV SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ

1,6 milyon adaya sınav müjdesi: ÖSYM başkanı resmen duyurdu: Ücretsiz hizmet sağlanacak

ÖSYM Başkanı Ersoy, 2023 yılında düzenlenen 52 sınava 11 milyondan fazla adayın başvurduğunu ve 1,5 milyondan fazla adayın ücretsiz sınav uygulamalarından yararlandığını bildirdi. Açıklamalarına devam eden Ersoy, "Uygulanan sınavlarda toplam 194 test, testlerde toplam 10 bin 696 soru kullanıldı. Soruların oluşturulması ve bilimsel denetim sürecinde bin 820 akademisyen görev aldı" dedi.

"1000 JAMMER 53 BİN DEDEKTÖR KULLANILDI"

Ersoy, 2023 yılında 25 ilçede yeni sınav merkezi açıldığını belirterek, sınavlar için 30 binden fazla bina, 20 bin üzeri yedek salon ve yaklaşık 600 bin salon, 11 milyondan fazla kitapçık ve kırtasiye seti, yaklaşık 1000  jammer ve 53 bin dedektör kullanıldığını belirtti. Ayrıca Ersoy, Sınav süreçlerinin yaklaşık 350 bin kamera çekimiyle takip edildiğini söyledi. 

1 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ GÖREV YAPTI

"En ufak aksaklık yaşanmaması için tüm aşamalar özveriyle gerçekleştirildi." diyen Ersoy, "Yıl boyunca uygulanan sınavlarda 8 bin 313 cezaevi görevlisi ve öğretmeni, 143 bin 284 emniyet görevlisi, 4 bin 298 nüfus müdürlüğü görevlisi, 32 bin 141 bina sınav sorumlusu, 34 bin 431 bina yöneticisi, 569 bin 705 salon başkanı, 425 bin 176 gözetmen yer aldı. Diğer görevler ile birlikte toplam 1 milyon 530 bin 663 kişi 2023 yılında sınavlarda görev yaptı" ifadelerini kullandı.

"DEPREM BÖLGESİNDEKİ ADAYLARDAN ÜCRET ALINMADI"

Açıklamalarına devam eden Ersoy, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dahil toplam 228 sınav merkezinde gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) 3 milyon 527 bin adayın başvurduğunu belirterek, YKS'nin 3 oturumundaki toplam 691 sorudan hiçbirinin iptal edilmediğini belirtti. 

Sınava ikamet ettiği sınav merkezi dışında giren depremzede adaylara ulaşım ve barınma desteği sağlandığını kaydeden Ersoy, "Deprem bölgesindeki adaylardan sınav ücreti alınmadı. Böylece YKS'de 1 milyon 27 bin 209 bin kişi başvuru ücretinden muaf tutuldu." dedi.

"Ayrıca tüm oturumlar baz alındığında 1 milyon 799 bin 485 aday, 2023 yılı Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) oturumlarına katıldı." diyen Ersoy, "Birey bazlı düşünüldüğünde 792 bin 229 aday KPSS oturumuna katıldı. Bu süreçte 29 test, 1835 soru kullanıldı. 2023-KPSS oturumlarına 400 binin üzerinde deprem bölgesinden başvuru geldi ve bu adaylar sınav ücretinden muaf tutuldu" açıklamasında bulundu.

KAYMAKAMLIK SINAV SONUÇLARI ÖĞREN 2023, Kaymakamlık sınav sonuçları nereden, nasıl öğrenilir?

KAYMAKAMLIK SINAV SONUÇLARI ÖĞREN 2023 / 3 Aralık 2023 tarihinde gerçekleştirilen 2023 İçişleri Bakanlığı Kaymakam Adaylığı Giriş Sınavı değerlendirme süreci tamamlanmıştır. Peki Kaymakamlık sınav sonuçları nereden, nasıl öğrenilir?

KAYMAKAMLIK SINAV SONUÇLARI NEREDEN, NASIL ÖĞRENİLİR?

ÖSYM’den yapılan açıklamada, "2023-Kaymakamlık ait madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş olup, Alan Bilgisi Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 43 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiştir.' denildi ve şu şekilde açıklamaya devam edildi, 'Söz konusu soru değerlendirme dışı bırakılmak suretiyle değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır"

Adaylar, sınav sonuçlarına ÖSYM'nin resmi internet sitesi olan https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri kullanarak erişim sağlayabilecekler.

KAYMAKAMLIK SINAV SONUÇLARI ÖĞREN 2023

900 bin öğretmen talep etti! MEB hediye edecek

Önlükler, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Olgunlaşma Enstitülerinde iki farklı model halinde tasarlandı ve dikildi.

Önlüklerden biri ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenleri için klasik "beyaz önlük", diğeri, anaokulu öğretmenlerinin etkinlik sırasında rahat kullanımına uygun üretildi.

Klasik beyaz önlüğün ön kısmındaki iki cebinin üzerinde "bilimin öncülüğünde sonsuzluğa uzanan yol"u temsilen gümüş renkli nakış tasarım, yaka kısmında ise yine gümüş renkli hilal bulunuyor.

Şu ana kadar devlet okullarının anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise bölümlerinden 900 bin öğretmenin MEBBİS üzerinden beyaz önlük için talepte bulunduğu öğrenildi.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda yaklaşık 1 milyon öğretmen görev yapıyor.

- Genelge ağustos ayında yayımlanmıştı

Milli Eğitim Bakanlığının 2023-2024 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler konulu 21 Ağustos 2023 tarihli genelgesinde, öğretmenlerin mesleki temsil ve öğrencilere rol model olma bakımından önlük giymeyi tercih etmelerinin teşvik edilmesine yönelik madde de yer almıştı.





BAKAN TEKİN'DEN ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERE MESAJ

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2023-2024 eğitim öğretim yılının ilk ara tatiline ilişkin mesaj yayımladı.

Tekin, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, 2023-2024 eğitim öğretim yılının ilk ara tatilinin başladığını belirterek, öğrencilere tatilde dinlenmeyi, eğlenmeyi ve hobilerine vakit ayırmayı ihmal etmemeleri tavsiyesinde bulundu.

Öğrencilerin zamanlarını, kendilerini geliştirmesi için kütüphanelerde değerlendirmesinin önemine değinen Tekin, "Yaşadığınız bölgenin tarihi ve doğal güzellikleri ile tanışın, size yeni kapılar aralayabilecek farklı etkinliklere iştirak edin. Öğrenmenin asla sınırı yok, her zaman yeni şeyler öğrenebilmenin sırlarını keşfedin." ifadelerini kullandı.

Öğretmenlere de "Değerli meslektaşlarım" şeklinde hitap eden Tekin, şunları kaydetti:

"Yoğun bir dönemi geride bıraktık. Planlama yapmak ve eğitim faaliyetlerini değerlendirmek için önemli bir fırsat olan bu zaman aralığında online olarak gerçekleştireceğiniz seminer çalışmalarında sizlere kolaylıklar diliyorum. Eğitimde sahanın gücüne inanan ve istişare kültürüyle şekillenen maarif anlayışımızla çocuklarımızı geleceğe birlikte hazırlayacağız."

Çocukların ara tatilde aileleriyle yapabileceği etkinlik önerileri erişime açıldı

2023-2024 eğitim öğretim yılı ilk ara tatili 13 Kasım'da başlayacak ve 17 Kasım'da son bulacak. Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün olacak tatilde okul öncesi ve ilkokul öğrencilerinin ailelerinin desteğiyle yapabileceği etkinlik örnekleri hazırlandı.
 
Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan "Ailemle Oynuyorum", "Ara Tatil Oyun Kitabım " el kitapçıkları ile çocukların ara tatilde dijitalleşmeden uzaklaşarak aileleriyle kısa da olsa kaliteli zaman geçirmeleri hedeflendi. 
 
Etkinlikler, oyunun çocuğun eğitiminde, hayata hazırlanmasında ve toplumsal kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasında üstlendiği rolden hareketle planlandı.
 
Ara tatil oyun örnekleri kitapçığının yanında, okul öncesi öğrencileri için hazırlanan "Okul Öncesi Eğitim Ara Tatil Takvimi" içeriğinde her güne özel bilmece, kitap, etkinlik önerileri, aile zamanı, doğada geçirilen zaman dilimi ve günün oyunu şeklinde öneriler yer alıyor.
 
Ayrıca ilkokul öğrencileri için "Bil Bakalım, Aileyle Masal Okuma, Gezi Önerileri, Doğada Vakit, Dene Yap Etkinlikleri, Uykudan Önce" gibi önerilerin bulunduğu "Ara Tatil Etkinlik Takvimim" kitapçığı da erişime açıldı.
 
Paylaşılan kitapçıklarla ara tatilde öğrencilerin okula daha iyi hazırlanmaları ve öğrenme motivasyonlarını güçlendirmelerine destek olmak,  ailelerin çocuklarına ayıracakları planlanmış kaliteli zamanla çocukların iç dünyalarını daha iyi tanıma ve güvenli etkileşim sürecine katkı sunmak amaçlandı.
 
"Ailemle Oynuyorum Ara Tatil Oyun Kitabım"a ulaşmak için tıklayınız.
"Okul Öncesi: Aile ve Çocuk Ara Tatil Takvimi"ne ulaşmak için tıklayınız.
"İlkokul: Ara Tatil Etkinlik Takvimim"e ulaşmak için tıklayınız.

💾

<p>Bakan Tekin twitter adresinden paylaştığı video mesajda "Sevgili Öğrencilerim Bir haftalık ara dönem tatiliniz bugün başladı. Tatilde dinlenmeyi, eğlenmeyi ve hobilerinize vakit ayırmayı ihmal etmeyin. Kendinizi geliştirmek için kütüphanelerde zamanınızı değerlendirin, yaşadığınız bölgenin tarihî ve doğal güzellikleri ile tanışın, size yeni kapılar aralayabilecek farklı etkinliklere iştirak edin. Öğrenmenin asla sınırı yok, her zaman yeni şeyler öğrenebilmenin sırlarını keşfedin. Değerli Meslektaşlarım, Yoğun bir dönemi geride bıraktık. Planlama yapmak ve eğitim faaliyetlerini değerlendirmek için önemli bir fırsat olan bu zaman aralığında online olarak gerçekleştireceğiniz seminer çalışmalarında sizlere kolaylıklar diliyorum. Eğitimde sahanın gücüne inanan ve istişare kültürüyle şekillenen maarif anlayışımızla çocuklarımızı geleceğe birlikte hazırlayacağız. İyi tatiller…" ifadelerini kullandı...</p>

MEB 900 bin öğretmenin talebi üzerine harekete geçti: Öğretmenler Günü'nde dağıtılacak

Öğretmenler Günü'ne sayılı günler kala Milli Eğitim Bakanlığı 900 bin öğretmenin talebi üzerine harekete geçti. 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde talepte bulunan öğretmenlere önlük dağıtımı yapılacağı açıklandı. 

Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) üzerinden talepte bulunabilen önlükler 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde isteyen öğretmenlere verilecek. Önlükler, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Olgunlaşma Enstitülerinde iki farklı model halinde tasarlandı ve dikildi. 

Önlüklerden biri ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenleri için klasik "beyaz önlük", diğeri, anaokulu öğretmenlerinin etkinlik sırasında rahat kullanımına uygun üretildi. Klasik beyaz önlüğün ön kısmındaki iki cebinin üzerinde "bilimin öncülüğünde sonsuzluğa uzanan yol"u temsilen gümüş renkli nakış tasarım, yaka kısmında ise yine gümüş renkli hilal bulunuyor.

Şu ana kadar devlet okullarının anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise bölümlerinden 900 bin öğretmenin MEBBİS üzerinden beyaz önlük için talepte bulunduğu öğrenildi. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda yaklaşık 1 milyon öğretmen görev yapıyor.

AĞUSTOS AYINDA GENELDE YAYIMLANDI

Milli Eğitim Bakanlığının 2023-2024 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler konulu 21 Ağustos 2023 tarihli genelgesinde, öğretmenlerin mesleki temsil ve öğrencilere rol model olma bakımından önlük giymeyi tercih etmelerinin teşvik edilmesine yönelik madde de yer almıştı.

Binlerce öğrenci bu haberi bekliyor! Yeni yılda yurt yemek ücretlerine zam gelecek mi? KYK beslenme yardımı ne kadar olacak?

Yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte üniversite öğrencileri yurt başvuru sonuçlarını öğrenerek Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü (KYK) yurtlarına yerleşti. KYK yurtlarında kalan öğrencilere yemek yardımı ücretide ödeniyor. Öğrenciler Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan beslenme yardımı olarak da bilinen yemek yardımı ücretlerine zam bekliyor. 

ÖĞRENCİLER KYK BESLENME ÜCRETLERİNE ZAM İSTİYOR 

KYK yurtlarında barınan öğrenciler için kantin ve yemekhane yemeklerini piyasaya göre yüzde 35 oranında daha uygun yiyebiliyor. KYK yurtlarında 3 öğün yemek çıksa da okulda olan öğrenciler yemek saatine yetişemiyor. Verilen beslenme yardımını artan enflasyon karşısında eridiğini söyleyen öğrenciler KYK beslenme ücretlerine zam bekliyor. 

KYK BESLENME ÜCRETLERİNE ZAM YAPILACAK MI?

KYK yurtlarında 2023-2024 öğretim yılında sabah kahvaltı yardımı 40,00 TL, akşam yemeği yardımı ise 80,00 TL olmak üzere toplam 120,00 TL olarak uygulanmaktadır. Aylık olarak 3 bin 600 TL ödenmekte. Yurt ücreti ve güvence bedeli alınmadan barındırılan öğrencilere ise günlük 140,00 TL beslenme yardımı yapılmaktadır. Beslenme ücretlerine ara zam yapılıp yapılmayacağı ile ilgili her hangi bir açıklama henüz bulunmuyor. 

Yaz tatili kısalacak mı? Okullar 4 gün mü olacak? Bakan Tekin açıkladı...

Sosyal meydyada bazı hesaplar üzerinden okulların 4 güne ineceği ve yaz tatilinin kısalacağı yönünde iddialar gündeme gelmişti. Bu iddialar oldukça fazla konuşuldu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin katıldığı bir televizyon programında kendisine yöneltilen "Yaz tatili kısalacak mı? Okullar 4 gün mü olacak?" sorusuna yanıt verdi. Tekin çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

YAZ TATİLİ KISALACAK MI?

Yaz tatilinin 3 aydan daha az bir süreye çekileceği iddiaları sosyal medyada yer almıştı. Bazı haber sitelerinde ise okullarda yaz tatilinin kısaldığı iddiaları yer almıştı. CNN TÜRK ekranlarında Hakan Çelik'in sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bu iddiaları yalanladı. Tekin yaz tatili süresinde bir değişiklik olmayacağını açıkladı.

OKULLAR 4 GÜN MÜ YAPILACAK?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin okullarda eğitimin 4 güne ineceğine dair yer alan iddiaları yalanladı. Tekin okullarda eğitimin 5 gün olarak devam edeceği belirtildi. 

LİSEDE SINIFTA KALMA OLACAK MI?

Liselerde sınıfta kalma uygulaması bu sene yeniden düzenlendi. Buna  göre lisede yüzde 50 ortalamaya bağlı kalmadan sınıfta kalma uygulaması yeniden uygulanacak. Bakan Tekin açıklamasında "Sınıfta kalma ile ilgili mevzu, öğretmenlerin ortak kanaati olarak gündeme geldi. Öğretmenler odasındaki bütün öğretmenler istisnasız.. 30 bin civarınla öğretmenle bir araya geldik. Öğretmenlerimizin bu konuda ciddi bir talebi vardı. Böyle devam edecek." dedi.

MÜLAKAT KALKTI MI?

Öğretmen atamalarında mülakat uygulaması devam edecek.

ÖĞRETMEN ATAMALARINDA MÜLAKAT VE KPSS PUANI KAÇ OLACAK?

Öğretmen atamalarında mülakat ve KPSS puanının yüzde kaçı geçerli olacak? sorusu pek çok kişi tarafından soruluyor. Bakan Tekin açıklamasında "Mevcut düzenlemede KPSS puanı ve mülakatla atanıyor. Şu an yüzde 100 mülakat skoruyla atanıyor öğretmen. Biz yüzde 50-50 yapmak istiyoruz. KPSS yüzde 50, mülakat yüzde 50. 30 büyükşehirde mülakat yapılacak. Mülakatta öğretmen adayına 'bize ders anlatın' diyeceğiz. İletişim becerisi ve sorun çözme becerisini ölçeceğiz." dedi.
 

Üniversite öğrencileri dikkat: 24 Eylül'e kadar zamanınız var! 1,2,3,4. sınıflar... 2.500 TL ödeme alacaksınız

Okulların açılmasına çok kısa bir süre kala, üniversite öğrencileri arasında burs arayışları hız kazandı. KYK bursunun yanı sıra, vakıflar da her yıl öğrencilere yönelik burs fırsatları sunuyor. 

2023 yılı için 2.500 TL'lik bir ödemenin yapılacağı duyuruldu.

Burs başvuru işlemleri internet üzerinden başladı ve 4-24 Eylül 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Türk Eğitim Vakfı (TEV) tarafından sunulan burslar ise Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları boyunca toplam 9 ay süresince ödenecek.

4 Eylül'de başlayan başvuru işlemleri 24 Eylül'e kadar devam edecek.

TEV Yükseköğrenim bursu, Türkiye'deki devlet üniversitelerinde okuyan öğrenciler için uygundur.

Ancak Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan burs alan öğrenciler, TEV burslarına başvuramazlar ve bu imkandan yararlanamazlar.

TEV ÜNİVERSİTE BURS BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

TEV Üniversite burs başvuruları, yukarıda belirtilen tarihler arasında internet üzerinden gerçekleştirilecek. Başvuru işlemleri, http://bursiyer.tev.org.tr adresi üzerinden yapılacak, bizzat başvurular kabul edilmeyecek. 

Başvuru formunda, adaylara ekonomik durumları, eğitim geçmişleri ve kişisel bilgileri hakkında sorular sorulacak.

TEV BURSUNDAN KİMLER YARARLANAMAZ?

  • Vakıf üniversitesi öğrencileri dışında, açık öğretim veya uzaktan eğitim programlarına kayıtlı olanlar,
  • ücretli değişim programlarına katılanlar,
  • dört yıllık lisans programından mezun olup ikinci lisans eğitimine devam edenler,
  • genel not ortalaması 2.50'nin altında olanlar veya 2.50 olsa bile birden fazla başarısız dersi bulunanlar,
  • 25 yaşını doldurmuş olanlar,
  • hukuki sorunlar yaşayanlar, öğrenim gördükleri süre içinde disiplin cezası almış olanlar ve
  • TEV bursu almaya devam eden kardeşleri olanlar burs başvurusunda bulunamaz.

TEV BURSU 2023-2024 NE KADAR?

2023-2024 öğretim yılında yükseköğrenim bursu aylık 2.500 TL olarak belirlendi. TEV burs ödemeleri, Ekim'den Haziran'a kadar 9 ay boyunca yapılacak.

TEV BURSU BAŞVURU ŞARTLAR

  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
  • Mali destek gereksinimi, mal varlığı ve gelir durumuna göre desteğe ihtiyacı olmak,
  • Diğer kamu veya özel kurumlardan burs almamak, (Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan alınan ve geri ödemeli olan öğrenim kredisi alınmasının sakıncası bulunmamaktadır.)
  • Öğrenimine yeni başlayanlar için: Başarı kriteri her yıl Eylül ayında ilan edilmektedir.

Ara sınıflar için gereken koşullar:

  • Genel not ortalaması, 4,00 üzerinden en az 2,50 olmalıdır (100 üzerinden not verilen üniversitelerde en az 65).
  • Genel ortalama 2,50 ise en fazla 1 başarısız ders olabilir.

Hazırlık sınıfından 1. sınıfa geçiş yapan öğrenciler için tek gereklilik başarılı bir şekilde geçiş yapmış olmak,

DGS ile yerleşen öğrenciler için:

İki yıllık mezuniyet ortalamaları en az 2,80 olması,

İkinci öğretim öğrencileri için:

İkinci sınıfa geçiş yapmış olmalılar ve genel not ortalamaları en az 2,80 olmalı.

Milli Eğitim Bakanından mülakat açıklaması! Yeni öğretmen atamaları böyle olacak!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmen atamalarında mülakatın revize edileceğini ifade etti. Bakan Tekin, öğretmenlerin alan testlerindeki başarı oranlarının düşük olduğunun altını çizerek "Bu beni ürkütüyor." dedi. Tekin, "Biz atamalarda mülakat ve sınavın atamada etkisini yüzde 50, yüzde 50 yapmak istiyoruz." şeklinde konuştu. 

"DÜNYANIN HİÇBİR ÜLKESİNDE EĞİTİM SİSTEMİNDE TARTIŞMALAR BİTMEZ"

Bakan Tekin'in öğretmen atamaları ve mülakatlarla ilgili açıklamaları şu şekilde; 

2023-2024 eğitim yılı açıldı. Öğretmen arkadaşlara, velilere, öğrencilerimize, milletimize öncelikle hayırlı olsun diliyorum. 74 bin civarında kurum var, eğitim yapılan ortam. 20 milyona yakın öğrencimiz var.Çok geniş kitlelere hitap ediyoruz. Eğitim her ülkenin ana konularından bir tanesi. Attığınız her adım önemli oranda destek buluyor ya da muhalefet oluşuyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde eğitim sisteminde tartışma bitmez. Eğitimle ilgili tartışmalar hep gündem konusu. Bize eleştirileri saygıyla karşılıyoruz. Ben bu anlamda art niyetli olmayan eleştirileri saygıyla karşılıyorum.

"ÖĞRETMEN ATAMA SÜRECİ REVİZE EDİLMELİ"

Mülakatla ilgili kamuoyunda çok fazla tartışma var. Bu konu gündemimize 2015 yılından itibaren girmeye başladı. Öğretmen atama süreci revize edilmeli.Tek başına mülakat gibi sunuluyor. Mülakat gibi mülakat dediğimde başladı eleştiri. Şu an öğretmenleri nasıl istihdam ediyoruz.Biz yaklaşık 128 alanda öğretmen ataması yapıyoruz. 17-18 tanesi ÖSYM öğretmenlik alan bilgisi testine tutuluyorlar. O test 2 tane soru grubuyla karşı karşıya kalıyor.

"BAKANLIĞIN MÜFREDATINI TAKİP ETMİYORLAR"

Öğretmenlerin alan testleri başarısı düşük. Alan bilgisi testinde bir öğretmen arkadaşımızın 75 sorudan yüzde 37-51, başka testte yüzde 47. Bir başka testte başarı ortalaması yüzde 35. Tarih öğretmenlerimizin alan bilgisindeki başarı ortalaması yüzde 41. Bu rakamlar sizin elinizde olsa nasıl düşünürsünüz? Bu alan bilgisi testi. Burada ölçmediğimiz başka bir şey daha var. MEB'in talim terbiye kurulu tarafından onaylanan müfredatı bilmesi lazım. Bitişik eğik el yazısı müfredata girdi, kursu veriyoruz. Bakanlığın müfredatını takip etmiyorlar.

"MÜLAKAT VE KPSS PUANI YARI YARIYA ETKİLİ OLACAK"

Milli Eğitim Bakanı Tekin, öğretmenlerin atamalarında daha önce mülakatın yüzde 100 etkili olduğunu ifade etti. "Biz yüzde 50, yüzde 50 yapmak istiyoruz. Mülakat ve KPSS puanı yarı yarıya etkili olacak." ifadelerini kullandı.

"NİYET OKUMAYA KARŞIYIM"

Tekin, öğretmenlere rastgele soruların sorulacağını belirtti, 'torpil' iddialarına ise şöyle yanıt verdi:Komisyonun karşısına gelecek adaylarla ilgili bilgisi olmayacak. Kim, kimin karşısına çıkacak belli olmnayacak. 30 büyükşehirde sınav olacak. Yapıcı önerileri olanlar varsa, bu önlemler yetmez diyenler varsa o önerilere de açığız. Biz ideolojik kayırmalara asla müsaade etmeyeceğiz. Mülakatta hakkaniyetsizlik olmayacak. Önerilerini bana yazılı getirsinler. İyileştirilebilecek yerleri iyileştirelim. Niyet okumaya karşıyım.

Mülakat yüzde 50 mi olacak? Öğretmen ve memur atamasında mülakat (sözlü sınav) yüzde 50 mi oldu? KPSS puanı yüzde 50 mi olacak?

CNN Türk ekranlarında yayınlanan Hakan Çelik’le Hafta Sonu programına Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin katıldı. Tekin öğretmen atamalarında mülakat uygulamalarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Tekin öğretmen atamalarında yeni sistemin nasıl olacağını duyurdu. 

ÖĞRETMEN VE MEMUR ATAMALARINDA MÜLAKAT PUANI YÜZDE 50 Mİ OLACAK?

Tekin atamalarda mülakat puanının ve KPSS puanının yüzde 50 olarak hesaplanacağı yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını açıkladı. Tekin açıklamasında "Şöyle bir mekanizmayı hayata geçirmek istiyoruz. Yüzde 50 KPSS sınav puanını alacağız Yüzde 50 mülakat puanını alacağız. Yüzde 50-50'ye geçirmek istiyoruz. Bunları ileride paylaşacağız" 

KPSS PUANI YÜZDE 50'Sİ Mİ ALINACAK?

Tekin'in açıklamasına göre yüzde 50 Kpss puanı ve yüzde 50 mülakat puanı alınarak atama yapılacak. Bakan Tekin açıklamasında şunları dile getirdi "Şu an yüzde 100 mülakat skoruyla atanıyor öğretmen. Biz yüzde 50-50 yapmak istiyoruz. KPSS yüzde 50, mülakat yüzde 50."

Milli Eğitim Bakanı Tekin'den sınavsız eğitim ve kayıt ücreti açıklaması

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, liselerde sınıfta kalma, sınavsız eğitim sistemi, okullardaki kayıt ücreti konusu, seçmeli dersler ve ingilizce öğrenimi hakkında son dakika açıklamalarında bulundu.

SINIFTA KALMA

Liselerde sınıfta kalmanın yeniden uygulamaya konduğunun hatırlatılması üzerine Tekin, "Sınıfta kalmayla ilgili mevzu, öğretmenler odasındaki arkadaşlarımızın ortak kanaati olarak gündeme geldi. Bütün öğretmenler istisnasız, öğrencilerin herhangi bir bariyere takılmaksızın sınıf geçmelerinin kendi akademik birikimleri, itibarları açısından soruna sebebiyet olduğunu, öğrenci üzerine bu anlamda herhangi bir rehberlik yapamadıklarını söylediler. Bizatihi öğretmenler odasındaki bu talep, zaten kısa vadede almayı düşündüğümüz tedbirlerden bir tanesiydi." diye konuştu.

SINAVSIZ EĞİTİM MÜMKÜN MÜ?

Eğitimcilerin sınav baskısından kurtulmanın yararlı olduğunu değerlendirdiğini söyleyen Hakan Çelik'in "Bu sınavlar ne zaman bitecek?" sorusuna Bakan Tekin, bu değerlendirmeye katıldıklarını, nihayetinde doğru olanın kademeler arası geçiş de dahil olmak üzere öğrencinin üzerinde sınav baskısını kaldıracak bir mekanizmanın kurulması olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da dün 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni'nde bu konunun altını çizdiğini aktaran Tekin, "Sınav baskısından artık çocuklarımızı kurtarmamız gerekiyor." dedi.

Bakan Tekin, "Nasıl yapacaksınız?" sorusu üzerine, şöyle konuştu:

“Sınav baskısından kurtulmanın yararlı olduğunu değerlendiriyoruz. Daha önceki kurgumuzda öğrencilerimiz kendi yeteneklerini uygun yaşlarda tespit edip bu kabiliyetlerine göre çocuklarımızı ortaöğretime yönlendirme şeklindeydi. Kabaca çerçevemiz bu olacak. Hatırlarsanız daha önce TEOG sürecini bu sebepten dolayı hayata geçirmiştik. Sonrasında onu çeşitli nedenlerle kaldırdık ama kademeler arası geçiş dahil olmak üzereöğrencinin üzerinden sınav baskısını kaldırmamız gerekiyor. Detaylı hazırlıklarımız bitince kamuoyuyla paylaşacağız. Erzurum’da şu anda kış sporları lisesi yapıyoruz. Çocukların yeteneklerini küçük yaşta keşfedelim, alanına göre eğitici olmalı. Futbol lisesi, güzel sanatlar lisesi. Bunların hepsini tematik hale getiriyoruz.Çocukların becerilerine göre eğitim vermeliyiz. Veliler kendi hayallerini çocuklarına dayatmasın. Velilerimiz mahalle baskısıyla çocuğum bu mesleği yapsın diyor.

 "OKULLARIMIZDA KAYIT ÜCRETİ, BAĞIŞ, BUNLARIN HİÇBİRİSİ YOK"

Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Ödenekler ihtiyaçları karşılayacak seviyede olmadığı için mi okul kayıt paraları alınıyor?" sorusu üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şimdi burada iki konuyu belirtmek lazım. Bunlardan bir tanesi doğrudur, okul bazlı olarak gönderdiğimiz bütçe, okullarımızın ihtiyaçlarını belki asgari düzeyde karşılıyor. Yani oradaki eleştirilere katılabilirim. Okullarımızın, yani 74 bin kurumun asgari ihtiyaçlarını gideriyoruz ama her okulda farklı ihtiyaçlar ortaya çıkabilir. Onlarda da elimizden geldiğince destek oluyoruz. Biz bunu kesinlikle tasvip etmiyoruz. İkinci boyutu da çocuk adrese dayalı nüfus kayıt sitemine göre yani coğrafi bilgi sisteminin tanımladığı verilere bir okula kayıt yapma hakkı yokken okula baskı yapıp okul idaresine bu anlamda bağış teklifinde bulunan var. Velilerimizin çok yoğun baskısı var. Tüm bunlar beraberinde bu tartışmaları getiriyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Okullarımızda kayıt ücreti, bağış, bunların hiçbirisi yok. Böyle bir talepte bulunma hakları yok arkadaşlarımızın."

Okullarda iki farklı idare olduğunu, birincinin bakanlığın görevlendirdiği okul yönetimi, ikincisinin de okul aile birliklerinin olduğunu aktaran Tekin, "Bazen velilerimizin aile birliği başkanı olduğu okulda aradığımız standartların üzerinde iyileştirme talepleri var. Bunu da yer yer kamuoyuna intikal ettiği şekliyle alıyorlar. Bunun denetimi, hani rutin veli denetimi gibi denetim yapma imkanımız yok ama burada şunu gayet iyi yapıyoruz. Bakanlık müfettişlerimiz bu konularda bize gelen şikayetleri hassasiyetle değerlendiriyor ve üzerine gidiyoruz bu konunun." diye konuştu.

"SEÇMELİ DERSLERİ AZALTMADIK, KALDIRMADIK AMA KATEGORİZE ETTİK"

Bakan Tekin, "Seçmeli derslerde sanat ve dil alanındaki derslerin sayısının azaltıldığı din derslerinin süresinin arttırıldığı" iddiasının yöneltilmesi ve "Sanat tarihi dersleri duruyor mu?" sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"Siz bir veli olarak seçmeli dersin müfredatta neden olduğu konusunda fikir yürütebilirsiniz. Yani seçmeli dersten kastettiğimiz şeyin acaba çocuğun akademik derslerinin aynısının devamı niteliğinde dersler alması mıdır yoksa çocuğumuzun sanatsal, sportif ya da benzeri konularda nefes alabileceği, kendi çocukluğunu yaşayabileceği, farklı ilgi alanlarına yönlenebileceği dersleri alması mıdır? Seçmeli derslerin mantığı burası. Fakat çocuğumuzun seçtiği seçmeli dersin üçünü de matematik, fizik, kimya diye seçmek, çocuğun pedagojik gelişimi açısından da problemli, okuldan soğumasına da sebebiyet veriyor. Biz dedik ki hani tamamen kaldırmayalım ama en azından bu derslerden sadece bir tanesini diğer derslerin takviyesi haline dönüştürelim. Yani seçmeli dersleri azaltmadık, kaldırmadık ama kategorize ettik. Dedik ki çocuğumuz yani matematik, fizik, kimyayı değil de seçmeli ders olarak bunlardan sadece bir tanesini seçsin. Geriye kalan iki seçmeli ders hakkını da başka alanlarda kullansın. İki kategoriye ayırdık. Bir tanesi, bu toplumun temel değerlerini yansıtacak derslerimiz var. Bir de kültür, sanat ve spor derslerimiz var. Bu derslerden de birer tane alsın dedik. Dolayısıyla seçmeli derslerden herhangi bir dersi sistemin dışına atmadık."

Tekin, adabımuaşeret, Türk sosyal hayatında aile, spor eğitimi, sanat eğitimi gibi ilave seçmeli dersler koyduklarını ama bunların herhangi bir dersin yerine ikame edilmediğini söyledi.

Sadece seçmeli dersler havuzunu kategorize ederek akademik dersleri, toplumsal değerlerle ilgili derslerle sanatsal ve sportif etkinliklerle ilgili dersleri ayırdıklarını dile getiren Tekin, öğrencilerin her kategoriden birer ders seçmelerini istediklerini anlattı.

 "YABANCI DİL KONUSU BİZİM YARAMIZ, BU KONU ÇÖZÜLECEK"

Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Yabancı dili bir türlü niye öğretemiyoruz?" sorusuna, "Bu konu bizim yaramız. Ben iddialıyım, bu konu çözülecek." şeklinde karşılık verdi.

Bu problemin kaynağının ne olabileceğine ilişkin yaptıkları araştırma ve hazırladıkları raporlara değinen Tekin, bir öğrencinin eğitim öğretim hayatı boyunca aldığı toplam yabancı dil dersi süresi olarak OECD ortalamasının üstünde, iki katına yakın bir yerde olduklarını, materyal konusunda da problem olmadığını belirtti.

Tekin, yabancı dil öğrenmenin birinci koşulunun iyi bir ana dil eğitimi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Çocuk önce 4 beceri üzerinden ana dilini öğrenecek, sonra yabancı dille ilgili kısma geçeceğiz. Bizim projeksiyonumuz ilkokullarda ana dil eğitimi üzerine odaklanmak. En son yayınladığımız Ölçme Değerlendirme Yönetmeliğimiz de tamamen bunun üzerine odaklanmıştı. Test sınavlarının kaldırılıp yazılı sınavlara dönüşmesi vesaire... Akademik çalışmalarda eksik olduğumuzu düşündüğümüz hususlardan bir tanesi, yabancı dil eğitimini doğru yaş grubunda sunuyor muyuz? Ortaöğretim kurumlarına geldikçe yoğunlaşıyoruz. Bu da bir eksiklik. Bir de süre geçtikte çocuk merkezi sınavlara yani kademeler arası geçişteki sınavlara yaklaştıkça sınav stresiyle yabancı dil öğrenme baskısıyla hareket ediyor."

Bakan Yusuf Tekin, Eris varyantı nedeniyle Kovid vakaları görülmeye başlarsa, okulların kapanmasının ve çevrim içi eğitime geçilmesinin söz konusu olup olmayacağına yönelik soru üzerine, "Artık okullarımızın kapanması, online sisteme dönmesi dediğimiz bir süreci yaşayacağımız bir dönem olacağına ihtimal vermiyorum. Biz bakanlık olarak okullarımızı sürekli açık tutacak ama bir taraftan sağlıkla ilgili tedbirleri alacak bir politika geliştireceğiz." şeklinde konuştu.

Peş peşe indirimler geliyor! Araç sahipleri bu haberle bayram edecek! İl il akaryakıt fiyatları değişti!

Günden güne artış gösteren akaryakıt fiyatları sebebiyle kontak çalıştırmaya bile cesaret edemeyen sürücülerin bu sefeerr yüzü gülecek. Akaryakıt fiyatlarına  gece yarısı indirim geldi. Peki akaryakıta ne kadar indirim yapıldı? Tüm detaylara haberimizde yer alıyor. 

ÜÇ GÜN İÇİNDE ÜST ÜSTE İNDİRİM YAPILDI 

Akaryakıt fiyatlarında yaşanan yükseliş devam ederken motorin fiyatlarına üç gün içinde peş peşe indirim yapıldı. Bayramın ilk günü yapılan indirim sonrasında tekrar 91 kuruş bir indirim yapıldı ve 25 Nisan tarihinden geçerli olmak üzere 47 kuruş bir indirim daha geldi.

İŞTE İL İL AKARYAKIT FİYATLARI...

Bu indirimlerle birlikte motorin fiyatları tekrar 20 TL altına düştü. 21 Nisan günü 1.21 TL indirim yapılan benzin ile ilgili güncel olarak bir indirim ya da zam haberi gelmedi.

İllere göre güncel akaryakıt fiyatları şu şekilde;

-İstanbul 1 litre benzin 21.25 TL, 1 litre motorin 20.17 TL, 1 litre LPG 10.32 TL

-Ankara 1 litre benzin 21.61 TL, 1 litre motorin 20.50 TL, 1 litre LPG 10.64 TL

-İzmir 1 litre benzin 21.59 TL, 1 litre motorin 20.59 TL, 1 litre LPG 10.39 TL

Bakan Özer açıkladı! Depremden etkilenen 10 ilde sınıfta kalma yok

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, İstanbul’da Sabancı Öğretmenevi’nde eğitim editörleriyle bir araya gelirken deprem bölgesindeki 10 ilde sınıfta kalmanın olmayacağını açıkladı.

''Depremden etkilenen 10 ilde sınıfta kalma yok'' diyen Bakan Özer, ''Yıl sonu ortalamasında normalde birinci dönem ve ikinci dönem performansı birlikte değerlendiriliyor. Ancak bu sene deprem bölgesinde farklı bir uygulamamız var. Eğer öğrencinin ikinci dönem notu düşükse yıl sonu ortalaması için birinci dönem notu esas alınacak. Bilindiği gibi deprem bölgesinde devam zorunluluğu da yok, eğer ikinci dönem çocuk sınavlara girmemişse yine birinci dönem puanı esas alınacak. İkinci dönem okula devam edip sınavlara girdiyse ve ortalaması birinci dönemden daha yüksekse bu defa iki dönemin ortalaması alınacak.'' ifadelerini kullandı.

ATAMADA ÖNCELİK HATAY’A

Bakan Özer'in açıklamaları şu şekilde;

Deprem bölgesinde 3 bin 450 noktada DYK (Destekleme Yetiştirme Kursu) var ve son rakamlara göre bu kurslardan 145 bin öğrenci yararlandı. 1 Ağustos-1 Eylül arası bölgede telafi eğitimleri için de DYK kursları açılacak. Programların kitapları basıldı. Katılım zorunlu değil gönüllü olacak. Atanacak 45 bin öğretmenin yüzde 50’sini bölgeye vereceğiz ve çoğunluğunu da Hatay’a atayacağız. 45 bin öğretmenlerin il bazlı dağılımı da belli oldu.

TÜM İLLERDE ÖZEL EĞİTİM ANAOKULU KURULACAK

3 bin anaokulu için yola çıktık, 9 bin 482’ye ulaştık. Göreve geldiğimizde bu rakam 2 bin 782 idi. Bu yapılanlar bir devrimdir. 3 yıl önce sadece 28 ilde özel eğitim anaokulu vardı. ‘Tüm illerde özel eğitim anaokulu kurulacak’ dedik, başlangıçta il müdürlerimiz bile direndi talep yok diye ama önce arz sunmak lazım. Bu süreçte tüm ilerde açtık ve sayıyı 247’ye çıkardık. Sosyal devlet olarak bu arzı sunmak da görevimizdi. Türkiye’de istisnalar hariç devlet okulları özellerden daha iyi. Devlet yapamaz, beceremez algısı oturmuş. Bizim çok başarılı okullarımızın hikayeleri pek anlatılmıyor.

DARÜŞŞAFAKA İÇİN FIRSATI KAÇIRMAYIN

Annesi ve babasından biri veya her ikisi de hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, yetenekli öğrencilere tam burslu, yatılı, kolej eğitimi fırsatı sunan Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nın 2023 yılı Giriş Sınavı; 21 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de, 37 ilde düzenlenecek. Her yıl yaklaşık 120 öğrenciyi bünyesine katan Darüşşafaka Eğitim Kurumları, bu yıl deprem bölgesindeki 11 ilden 100 çocuğu daha kabul ederek toplamda 220 öğrenciye eğitim imkânı sunacak.Gerekli şartları karşılayan ilkokul 4’üncü sınıf öğrencilerinin katılabildiği Darüşşafaka Eğitim Kurumları Giriş Sınavı’nda başarılı olup, mali durum araştırması ve sağlık kurulu kontrolünden geçen öğrenciler; ortaokuldan başlayıp liseden mezun oluncaya kadar 8 yıl boyunca tam burslu, nitelikli eğitim alma imkânı kazanacak.

SON BAŞVURU TARİHİ 15 MAYIS

Öğrenciler dilerlerse online olarak https://www.darussafaka.org/egitim-kurumlari/darussafaka-sinavi adresinden sınava başvuru yapabilir. Deprem bölgesinde ebeveyn kaybı yaşayan çocuklara nitelikli eğitim sunmak için Türkiye İş Bankası’nın verdiği destekle okul imkânları dahilinde öğrenci kabul kontenjanını artırdıklarını belirten Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı “70 ilimiz için 120, afetten etkilenen 11 ilimiz içinse ek 100 kontenjan oluşturduk. Böylelikle Darüşşafaka Giriş Sınavı ile bu yıl okula alınacak toplam öğrenci sayımız 220’ye yükseldi” dedi. Sınava katılmak isteyen adayların başvuru evraklarını Darüşşafaka Ortaokulu’na, 15 Mayıs Pazartesi gününe kadar elden veya posta yoluyla ulaştırması gerekiyor. Depremden etkilenen öğrenciler, başvuru evraklarını gönderemeseler bile bulundukları illerde veya depremden sonra ikamet etmeye başladıkları diğer illerde sınava girebilecek. 

2023 MSÜ / Milli Savunma Üniversitesi sınavı ne zaman, ertelendi mi?

11 ilde büyük yıkıma yol açan ve asrın felaketi olarak nitelendirilen şiddetli depremler sonrası başta afet bölgesi ilan edilen 11 il olmak üzere Türkiye genelinde birçok sınav, eğitim-öğretimin başlama tarihi ertelendi, üniversiteler uzaktan eğitime geçti ve bunun gibi daha pek çok adım atıldı. Bu gelişmeler sonrası Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) öğrencileri, 2023 MSÜ / Milli Savunma Üniversitesi sınavı ne zaman, ertelendi mi? sorusunun cevabını araştırmaya başladı.

Depremlerin üniversiteleri ve sınav merkezlerini etkileme durumlarını tespit etmek amacıyla OHAL kapsamına alınan illerin il ve ilçe sınav koordinatörleriyle ÖSYM Koordinatörleri Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Toplantıda MSÜ'nün sınavına ilişkin kritik açıklama yapıldı.

6 Şubat tarihli yıkıcı depremlerin ardından ÖSYM, gerçekleştirdiği toplantıda alınan kararları bildirdi.

MART BAŞINDA EK BAŞVURU ALINACAK

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, değerlendirme toplantısı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, başkan yardımcıları, daire başkanları ve OHAL bölgesindeki koordinatörlerin katılımıyla Gaziantep'te gerçekleştirildi.

Bölgenin durumunun değerlendirildiği toplantıda Ersoy, ÖSYM koordinatörlüklerinin durumu ve çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.

Ersoy, toplantıda yaptığı konuşmada, asrın felaketinin yaralarını el birliğiyle saracaklarını belirtti.

EK ÜCRET KALDIRILDI

Sınav takvimine ilişkin de bilgi veren Ersoy, şunları kaydetti:

"ÖSYM sınav takvimindeki en yakın sınav nisan ayı başında gerçekleştirilecek Milli Savunma Üniversitesinin sınavıdır. Bu sınavla ilgili mart ayının başında ek başvuru alacağız. Ek başvuruda adaylar istedikleri yeri tercih edebilecekler. Ek başvurulardan alınan yüzde 50 ek ücreti, yönetim kurulu olarak deprem dolayısıyla kaldırdık. Sınavlara girecek adaylar Türkiye'nin herhangi bir yerinde sınava girebilecek."

"BAZI BÖLGELERİN BOŞALDIĞINI ÖĞRENDİK"

Deprem bölgesindeki bazı bölgelerin boşaldığını öğrendiklerini belirten Ersoy, "Bu bölgelerde nüfus hareketliliği çok fazla. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte sınavların nasıl yapılacağına beraber karar vereceğiz. Sınav sürecinde hiçbir bireyin mağduriyet yaşamaması temel hedefimiz olacak." ifadelerini kullandı.

e YDS 3 başvuruları ne zaman, nereden yapılacak? e YDS 3 başvuru ücreti ne kadar? 2023 e YDS 3 Başvuruları

ÖSYM Elektronik Yabancı Dil Sınavı ilgili detayları paylaştı. 2023 YDS/3 sınvavını ne zamn gerçekleşeceği ve sınavın ücreti merak ediliyor.

2023 E-YDS NE ZAMAN?

2023 e-YDS 4 Mart 2023'te saat 13:45'te gerçekleştirilecek.

2023 E-YDS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

2023 e-YDS sonuçları 4 Mart'ta açıklanacak.

2023 E-YDS SONUÇLARINA NASIL BAKILIR?

Adaylar, kimlik numaraları ve şifreleriyle ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr ve https://sonuc.osym.gov.tr adreslerini kullanarak sınav başvurusu yapma, sınava giriş belgesi edinme, sınav sonuçlarını edinme vb. işlemlerini yapabilirler.

2023 YDS/1 GEÇ BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

Normalde 185 TL olarak belirlenen sınav ücretini, geç başvuru yapan adaylar %50 artırımlı olarak ödeyecek.

ÖSYM duyurdu: Ücret alınmayacak

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerin üniversiteleri ve sınav merkezlerini etkileme durumlarını tespit etmek amacıyla OHAL kapsamına alınan illerin il ve ilçe sınav koordinatörleriyle "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Koordinatörleri Değerlendirme Toplantısı" yapıldı.

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, değerlendirme toplantısı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, başkan yardımcıları, daire başkanları ve OHAL bölgesindeki koordinatörlerin katılımıyla Gaziantep'te gerçekleştirildi.

Bölgenin durumunun değerlendirildiği toplantıda Ersoy, ÖSYM koordinatörlüklerinin durumu ve çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.

DEPREM DOLAYISIYLA EK BAŞVURULARDAN ÜCRET ALINMAYACAK

Ersoy, toplantıda yaptığı konuşmada, asrın felaketinin yaralarını el birliğiyle saracaklarını belirtti.

Sınav takvimine ilişkin de bilgi veren Ersoy, şunları kaydetti:

"ÖSYM sınav takvimindeki en yakın sınav nisan ayı başında gerçekleştirilecek Milli Savunma Üniversitesinin sınavıdır. Bu sınavla ilgili mart ayının başında ek başvuru alacağız. Ek başvuruda adaylar istedikleri yeri tercih edebilecekler. Ek başvurulardan alınan yüzde 50 ek ücreti, yönetim kurulu olarak deprem dolayısıyla kaldırdık. Sınavlara girecek adaylar Türkiye'nin herhangi bir yerinde sınava girebilecek."

Deprem bölgesindeki bazı bölgelerin boşaldığını öğrendiklerini belirten Ersoy, "Bu bölgelerde nüfus hareketliliği çok fazla. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte sınavların nasıl yapılacağına beraber karar vereceğiz. Sınav sürecinde hiçbir bireyin mağduriyet yaşamaması temel hedefimiz olacak." ifadelerini kullandı.

Bakanlık harekete geçti! Milyonlarca öğrenciyi ilgilendiriyor! Detaylar belli oldu 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından milyonlarca öğrenciyle yakından ilgili olan destek paketlerinin başvuru koşulları belli oldu. 

YÜZBİNLERCE ÖĞRENCİYE KARŞILIKSIZ BURS VE KREDİ İMKANI 

Uzun zamandır beklenen destek paketinin detayları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın açıklamasıyla netleşti. Açıklamaya göre yüzbinlerce öğrenci, PTT tarafından verilen karşılıksız kredisi ve burs imkanlarının başvuru koşullarının detaylarını araştırmaya başladı.

ANNE VE BABALARIN EKONOMİK YÜKÜ HAFİFLETİLİYOR 

Elde edilen biligilere göre, maliyetlerdeki artış okullarda eğitim ve öğretimin yeniden başlamasıyla doğru orantılı. Bu noktada devlet aile yardım programları ile anne babaların yükünü hafifletmektedir. İhtiyaçlarını gereğince karşılayamayan zor durumdaki öğrenciler için devlet, PTT aracılığıyla 3.090 TL aile yardımı sağlıyor. Yukarıdaki geri ödemesiz ödemeler ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri için geçerlidir.

HESAPLARINIZI SÜREKLİ TAKİP EDİN 

PTT üzerinden 3.090 TL hibe başvurusunda bulunan herkes hesabını sürekli takip etmeli. Ailenin başvurusu kabul edilirse ödeme Bakanlık tarafından yapılacak. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık, milyonlarca ebeveynin anket yaptığı yardım parası konusunu ortaya çıkararak önemli bir açıklama yaptı.

AYLIK 3.090 TL ÜCRETSİZ ÖDEME 

Finansman almak isteyen öğrencilerin e-devlet üzerinden başvurmaları gerekmektedir. Bunun için öncelikle e-devlet kapısına giriş yapılır. Ardından Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı'nın daire başkanlığına gidin.Açılan penceredeki seçeneklerden Sosyal ve Ekonomik Yardım Hizmetleri Ön Başvuru bölümüne geliniz. Son olarak, sağ üst köşede açılan yeni müşteri adayları sekmesini seçin. Karşınıza gelen ekranda çıkan kayıt formunu hatasız olarak doldurun.
Başvurunuz kabul edildikten sonra PTT aracılığıyla aylık 3.090 TL ücretsiz ödeme alacaksınız.

AÖF ara sınav sonuçları açıklandı! AÖF sınav sonuçları sorgulama ekranı

2022-2023 Eğitim öğretim yılının AÖF güz dönemi vize sınavları 10-11 aralık 2022 tarihlerinde gerçekleştirildi. Sınavların ardından öğrenciler sınav sonuçlarını beklemeye başladı. Peki AÖF sonuçları nereden sorgulanır? İşte detaylar...

AÖF SONUÇLARI AÇIKLANDI MI?

10-11 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen Açıköğretim vize sınavı sonuçları açıklandı. Anadolu Üniversitesi sonuçların açıklandığını Twitter üzerinden yaptığı açıklamada duyurdu. Öğrenciler, 2022-2023 Öğretim Yılı Güz Dönemi Ara Sınav sonuçlarını http://aof.anadolu.edu.tr adresinden sorgulayabiliyor.

AÖF SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ...

KYK burs sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak? KYK kredi ve burs ne kadar? KYK burs sonuçları sorgulama ekranı

2022-2023 KYK burs ve kredi başvuruları geçtiğimiz ay 17 Kasım'da sona ermişti. Daha sonra başvurular 26 Kasım'a kadar uzatılmıştı. Milyonlarca üniversite öğrencisi Aralık ayının gelmesiyle birlikte KYK burs sonuçlarını beklemeye başladı. KYK burs ve kredi sonuçlarının ne zaman açıklanacağı merak ediliyor. Peki KYK burs başvuruları ne zaman açıklanacak? KYK kredi ve burs başvuru sonuçları ne zaman belli olur? İşte detaylar...

KYK BURS VE KREDİ SONUÇLARI AÇIKLANDI MI, NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 2022-2023 GSB Burs ve Öğrenim Kredisi sonuçlarının açıklandığını duyurdu. 

Adaylar sonuçları e-Devlet aracılığıyla sorgulayabiliyor. 

SONUÇLAR İÇİN TIKLAYINIZ...

KYK BURS VE KREDİ NE KADAR?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada KYK burs ve kredi miktarını duyurmuş ve "Üniversite öğrencilerinin kredi ve burs miktarlarını lisansta 1250, yüksek lisansta 2500, doktorada 3750 liraya yükselttik. " demişti.

Bakan Kasapoğlu duyurdu: KYK burs ve öğrenim kredisi başvuru sonuçları açıklandı

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, milyonlarca öğrencinin merakla beklediği bilgiyi paylaştı. Kredi ve burs sonuçları açıklandı.

BURS VE KREDİ SONUÇLARI DUYURULDU!

Bakan Kasapoğlu, 2022-2023 GSB Burs ve Öğrenim Kredisi sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

BAKAN KASAPOĞLU BÖYLE PAYLAŞTI

Kasapoğlu sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada "Değerli genç arkadaşlarım, heyecanla beklediğiniz GSB Burs ve Öğrenim kredisi sonuçları açıklandı." derken sonuçların öğrenilmesi için http://turkiye.gov.tr adresini de paylaşımına ekledi.

Kasapoğlu ayrıca "Gençlerin bakanlığı olarak her zaman sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz." diye ekledi.

2023 KPSS ne zaman? 2023 KPSS başvurusu ne zaman? 2023 KPSS Sınav ve Başvuru Tarihleri

KPSS, her yıl dört oturum şeklinde gerçekleştiriliyor. Her sene milyonlarca memur adayı KPSS'ye giriyor. 2022 yılında sınav maratonunun tamamlanmasının ardından sınava yeniden girmek isteyen adaylar 2023 KPSS tarihini araştırıyor. 2023 KPSS'ye çalışanlar sınavın başvuru ve sınav tarihini merak ediyor.

Peki 2023 KPSS ne zaman? 2023 KPSS başvuru tarihi ne zaman? 2023 KPSS sınav ve başvuru tarihi...

2023 KPSS NE ZAMAN?

ÖSYM, 2023 yılı sınav takvimiyle birlikte KPSS tarihini de açıkladı. Takvime göre;

- KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür sınavı 23 Temmuz 2023'te

- Alan Bilgisi sınavları 29-30 Temmuz 2023'te

- Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) ise 6 Ağustos 2023 tarihinde gerçekleştirilecek.

2023 KPSS BAŞVURU TARİHİ

2023 KPSS için başvuru tarihleri de belli oldu. KPSS lisans sınavı için başvurular 16-29 Mayıs 2023 tarihleri arasında yapılacak.

Geç başvuru işlemleri ise 6-7 Haziran 2023 tarihlerinde alınacak. Adaylar KPSS lisans sonuçlarına 25 Ağustos tarihinden itibaren erişebilecek.

ALES sonuçları açıklandı mı? ALES 3 sonuçları nereden öğrenilir? ALES sonuçları sorgulama ekranı

Ölçme,Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖYSM), 20 Kasım'da Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nın üçüncüsü olan ALES/3'ü gerçekleştirmişti. Adaylar, sonuçları merakla bekliyor. ALES sonuçları açıklandı mı? ALES/3 ne zaman? sorularının yanıtı araştırılıyor. İşte 2022 ALES/3 sonuçları...

2022 ALES 3 SONUÇLARI AÇIKLANDI MI?

Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavının (2022-ALES/3)'ün sonuçlarının 9 Aralık'ta açıklanacağı belirtilmişti. Takvimde yer aldığı gibi 20 Kasım'da gerçekleştirilen ALES/3'ün suçları bugün duyuruldu. 

Adaylar, sonuçlarına ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle erişebilecek.

2023 ALES ve YDS ne zaman? ALES ve YDS başvuru tarihi belli oldu mu?

ÖSYM, 2023 yılında yapılacak sınavların tarihlerini açıkladı. ALES ve YDS sınavlarına girmek, yüksek lisans yapmak isteyen adaylar sınav tarihlerini duyurdu. Binlerce aday sınavların tarihlerini araştırıyor. 2023 ALES ne zaman? 2023 YDS ne zaman? Başvuru tarihleri açıklandı mı? sorusuna yanıt aranıyor. 

İşte 2023 ÖSYM sınav takvimi...

2023 ALES VE YDS NE ZAMAN?

Açıklanan sınav takvimine göre, 2023 YDS, 9 Nisan 2023 tarihinde düzenlenecek. Başvurular 15 Şubat - 27 Şubat arasında gerçekleştirilecek. Sonuçlar ise 4 Mayıs'ta açıklanacak.

ALES, 16 Nisan'da gerçekleştirilecek. Başvurular 22 Şubat - 1 Mart arası alınacak. Sınav sonuçları 5 Mayıs tarihinde açıklanacak.


 

❌