Ankara merkezli 7 ilde dev operasyon: Müstehcenlik ve fuhuş soruşturmasında 45 gözaltı







Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün açıklamaları doğrultusunda sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Ankaralıları kuvvetli sağanak ve fırtınaya karşı uyardı.
Yavaş, paylaşımında şunları kaydetti:
“Sevgili Ankaralılar, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarına göre bu akşamdan itibaren Ankara’mızda kuvvetli sağanak yağış, yarın ise saatte 80 kilometreye ulaşabilecek fırtına bekleniyor.
Sel, su baskını, çatı uçması ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı tüm vatandaşlarımızdan dikkatli ve tedbirli olmalarını rica ediyorum.
Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak tüm ekiplerimizle sahada, olası olumsuzluklara karşı teyakkuz hâlindeyiz.
Herhangi bir olumsuzlukta Başkent 153 üzerinden bize 7/24 ulaşabilirsiniz.”











Özsevi Eröz yazdı…
Ankara’nın efsane Yüksel-Karanfil-Engürü tayfasından bir arkadaşımla küçük bir konuşmamız oldu. “Hatırlıyor musun?” diye sorduk birbirimize, “Pazar günü sıkıntısını?”
Artık kesintisiz her şeyi takip ettiğimiz, her gün önümüze listelerle gelen “Bunu beğendiyseniz bunu da izlemelisiniz” ya da “Bu ürüne bakanlar bunları da incelediler” gibi önerilerin olmadığı; mahallede, sokakta, şehrin uygun bir alanında insanların anlattıkları hikâyelerinden, ses tonlarından, hava durumuna göre bile değişebildiğini sezinlediğiniz ruh hâllerinden onlarla iletişime girebildiğimiz zamanlar…
Vaktinden çok önce yaşlanmış başka bir talihsiz kuşak gibi, aradan otuz yılı aşkın zaman geçtikten sonra, “Tek bir günde bile afakanlar basıyordu o zamanlar. Şimdi çıksak da kiminle konuşacağız? Sokaklar öldü” diye konuşmuştuk. Oysa artık sokaklar hiç olmadığı kadar kalabalıktı; insanların gidecekleri yerler, satın alabilecekleri şeyler, katılabilecekleri etkinlikler çoğalmıştı. Yıllar önce bir pazar öğleden sonrasını dolduramayan hayat, artık kendisine ayrılan zamanı oburca tüketiyor, ne doyuyor ne de hazmedebiliyordu.
O eski pazar günlerini hatırlayınca, bu iştahın ne zaman açıldığını, önümüze konulanlarla birlikte neleri yuttuğumuzu da düşünmeden edemiyor insan.
AVM’ler yok, belli caddeler var, bu caddelerde pazar günleri kapalı olan seyrek mağazalar var. Sushi’yi geçtik ton balığı, Kolombiya kahvesi, kakule, yeşil çay duyulmuş; nargileciler, Simit Cafe’ler, bakery’ler, beş kişinin doyabileceği iki kişilik serpme kahvaltılar henüz icat olmuş değil… Yılların esnafı, belki bir ya da iki dönerci ve pideci, bir de Çiçek Lokantası harici “restaurant” bulunmayan, okullarda hafta sonu spor kursu kavramının bilinmediği zamanlar… En popüler yerlerin isimleri, kışları ayazdan sığınıldığında içleri gibi sıcak: çayevi, biraevi, kitapevi.
Arkadaşımla ben ikimiz de ‘sokak’tanız, Yüksel’deniz. Bunun anlamı, kimsenin birbirinin soyadını, nerede oturduğunu, babasının işini bilmeden, neredeyse haftanın her günü bir-iki saat bile olsa sokaktakiler arasında bulunmak. Birbirine hiç benzemeyen insanlar, bir araya gelmek için herhangi bir gerekçe aramadan aynı yerde bulunabiliyorlardı. Şehrin insanları henüz müşterileri oldukları yerlere göre ayrılmamışlardı. Metalcisi, pavyon çalışanı, anarşisti, dini bütünü, şairi, nevrozlusu, öğrencisi, gay’i… her çeşit insanı olan kalabalık bir topluluk. Birkaç yıl boyunca gittiğinde her biriyle birçok sohbet ettiğin için insan ansiklopedisi hâline gelen bir ortam. Pazar günü hariç.
‘Pazar sıkıntısı’ belki de kimimizin nemli yeşil ormanların içindeki köylerden, kimimizin kışları ılık ve yağışlı deniz kenarından geldiğimiz bozkır başkentte, eksi on beş derecede donduran ayazda uzun süre ‘aynı şarkılar’ı duyacağımızı anlamanın sıkıntısı.
Bütün hafta memuriyete ya da okula gitme zorunluluğuna çiviyi çakan, sonra da seni pazar günleri evde Tele Kutu izlemeye zorlayan, -Allah rahmet eylesin Cenk Koray’ı da sevdiren- Tele Kutu cıngıl sesi. Akşamları “Parliament Sinema Kuşağı” ve “Alacakaranlık Kuşağı” programının sesi. Kuşaktan kuşağa gezinen bir alacakaranlık. “Başınızı emme basma tulumba gibi sallamayacaksınız”; “Evet-Hayır” yarışması. Ne evet ne de hayır diyemeyen yarışmacılar. Dedikleri: “Olabilir”. Şimdilerde ellilerime geldiğim ve kendim seçerek dinlemediğim halde tüm sanat müziği şarkılarını bilmeme sebep olan ‘sanat musikisi’ programları: “Kaderimde hep güzeli aradım / İçimdeki sazlar başka, söz başka” psikolojisi…
Pazartesi sendromunu hiç duymamış bizler için pazartesi, salı, çarşamba, perşembe ve cumanın toplamı, komple sendromlu bir gün: PAZAR! Yokluk içinde yok yere seni önündeki haftaya itekleyen, aynı zamanda milli bir temizlik; bir çamaşır yıkama, ütüleme ve banyo yapma günü. Ev içinde aile olmanın yılda elli iki kez kutsandığı kutsal gün!
Pazar günü sıkıntısı, nasıl anlatsam, hani bazen başınıza kötü bir şey gelecekmiş gibi hissedersiniz ya? Öyle bir şey. Aslında başınıza kötü bir şey gelmiştir, anne babanız, size bakanlar hiç bahsini etmemişlerdir.
Çok gerilerde, neredeyse bebek çocukluğunuzdan hayal meyal sokağa çıkma yasakları, polisin, jandarmanın yolda kimlik sorması, “Şiiişştt”ler, “Suuus”lar, beyaz güvercinler, siyah beyaz tek kanallı televizyonda üniformalı yaşlı bir adam konuşurken evdeki küfürler, annenizin “Çocuk duyuyor” ikazları, bütün bir şehrin üzerinde rakı kokusu…
Bütün bunların üzerinden yıllar geçmiş, üniformalı adamlar televizyon ekranlarından çekilmiş, yasakların bir kısmı kalkmış, sokaklar yeniden kalabalıklaşmış ama insanın içine yerleşen o açıklanamaz sıkıntı kendisine başka günler, başka gerekçeler bulmuştur. Bir ülkenin siyasal hayatında yaşananların, onları yaşamış insanların hafızasından silinmesi de kendi kendine gerçekleşecek bir iş değildir. Üstelik çocukluğunuzda maruz kaldığınız baskıyı açıklayacak bir sözcük bile bilmiyorken, ileride ondan kurtulduğunuzu nasıl anlayacaksınızdır?
Bastırılan çocuk aklınızla bastırılmışlığı anlayabildiğiniz, bütün bunların Rock Hudson-Doris Day filmleriyle geçiştirildiği yılların ardından dünyaca meşhur hamburgercilerde ekmek arası peynirli köfte yemeye, Ankara Tunalı’da ilk kez açılan Amerikan kot markası mağazasında sokaklara taşan sıralarda beklemeye başlamışsınızdır. Sokaklarda kimlik soranlar, evlerde sesini alçaltanlar, konuşulmasından korkulan şeyler henüz hafızalardan silinmemişken önünüze bambaşka bir hayatın kapıları açılmıştır. Dünya ile tanışacak, dünyayı giyecek, dünyayı yiyecek, dünya ile aynı şeyleri isteyeceksinizdir. Yıllarca neyi söyleyip neyi söyleyemeyeceğinizi öğrenerek büyümüşken artık neyi satın alıp alamayacağınızı öğrenmeye başlayacaksınızdır. Mağazaların vitrinleri, yeni markalar, yeni alışkanlıklar, erişebildiğiniz ve henüz erişemediğiniz bütün o şeyler hayatınızda giderek daha büyük bir yer kaplayacaktır.
Bir yanda örgütlenmenin, bir araya gelmenin, itiraz etmenin, hatta bazı şeyleri yüksek sesle konuşmanın bile uzun yıllar korkuyla hatırlandığı bir toplumsal hayat, öte yanda dünyanın bütün nimetlerine kavuşacağımızın vaat edildiği bir ekonomik düzen. İnsanların hayatlarında birbiri ardına yeni seçenekler beliriyor, yeni ihtiyaçlar üretiliyor, dün adını bile bilmediğiniz şeyler bugün sahip olmanız gerekenlerin arasına giriyordu. Bütün bu yenilikler, geride bırakılan yılların hesabını görmeyi, insanların birbirleriyle ve toplumla kurduğu ilişkilerdeki tahribatı onarmayı gerektirmiyordu. Alışverişin, eğlencenin, yeni hayat tarzlarının kendilerine mahsus bir telaşı vardı; olup bitenlerin üzerinde durmaya pek vakit bırakmayan bir telaş.
Üstelik bunun için kimsenin sizi zorlamasına da gerek yoktu. Televizyonda gördüğünüz, vitrinde beğendiğiniz, komşunuzda, arkadaşınızda karşılaştığınız her yenilik, çok geçmeden kendi hayatınızdaki eksikliklerden biri hâline geliyordu.
Sonraları çocuklarınız olduğunda “Bugün de böyle geçsin,” diye yeni kafeler, yeni mağazalar, yeni AVM’ler… Her şeyin bir yenisi, her yeninin bir başka yenisi… Bir zamanlar sokaklarda yan yana gelmeleri bile sakıncalı görülen insanların çocukları, artık birlikte vakit geçirmek için para harcayabilecekleri yerler aramaya başladılar. Evden çıkmak, bir yerlere gitmek, insanlarla karşılaşmak giderek satın alınabilir bir faaliyete dönüşmüştü.
Hep böyle boş geçiştirmeler, artık kimsenin sıkılmasına izin vermemeler…
Bir zamanlar insan ne yapacağını bilemediği için sıkılıyordu. Şimdi ne yapması gerektiğini söyleyenlerin çokluğundan kendisine sıra gelmiyor. İzleyeceği filmi, okuyacağı kitabı, gideceği lokantayı, yiyeceği yemeği, hatta kendisini nasıl geliştireceğini bile başkalarından öğreniyor. Can sıkıntısı neredeyse giderilmesi gereken bir kusur, boş vakit ise derhal değerlendirilmesi gereken bir kaynak sayılıyor. İnsanın hiçbir şey yapmadan geçirdiği bir öğleden sonrası bile artık kendi hâline bırakılmıyor; mutlaka bir faydaya, bir deneyime, bir kişisel gelişim faaliyetine dönüştürülmesi gerekiyor.
Şimdi artık otuz yıl öncesine göre müzikte bile ne doksan ne yüz kırk civarı BPM’ler olmalı. Standart olmalı, herkes her şeyi severek, isteyerek, iştahla yapmalı. Yeni yeni hobiler edinmeli, derin dondurucumuzu doldurmalı, kahve alırken Grande’yi bilmeli ve ah şu yumurtalı karnabahara da “Keto Buffalo Cauliflower Bites” diyebilmeliyiz! Eğlenmeli, gezmeli, tüketmeli, mümkünse bütün bunları başkalarına göstermeli, başka insanların ne yaptığından haberdar olmalı, her yalnızlığımıza yeni bir alışveriş imkânı yetiştirmeliyiz. Yeter ki bir an olsun kendi hayatımızın üzerinde düşünmeye kalkışmayalım.
Sazlar başka, söz başkayken en makulü “olabilir” demek miydi? Olup bitenleri görmezden gelmenin, nihayetinde hiçbir şeye şaşırmamanın makbul insan olmanın şartlarından sayıldığı yıllarda, memleketin başına gelen her felakete biraz daha alışmış, her seferinde biraz daha susmuş, sonunda kendi hayatımıza bile seyirci kalacak kadar uslanmış mıydık?
Arkadaşımla bütün bunları konuşmadan ayrılmıştık o gün. Annelerimizin bize söylediği, “Sıkı can iyidir, çıkmaz” diye bilinen bayat espriyi de yine buluşup, “Hangi kuşlar gelmiş, hangi ağaçlar çiçeklenmiş?” diye gezineceğimiz güne sakladık.


YUSUF YAVUZ/VERYANSIN TV
Geçtiğimiz ay 27 ilde orman dışına çıkarılan arazilerin en büyük kısmının 3800 hektarla Ankara’da olduğu açıklandı. Konuyla ilgili saha çalışması yapan Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği, yapılan incelemede orman vasfını taşımadığı gerekçesiyle orman dışına çıkarılan alanların önemli bir bölümünün tüylü meşe ormanı olduğunu açıkladı. Derneğin açıklamasında söz konusu arazilerde geçmiş yıllarda ve ardıç ağaçlandırmalarının yapıldığı belirtilerek, ormanlardaki açıklıkların fiilen ağaçlı mera olarak hayvancılık amaçlı kullanıldığı, tüm alanın Ankara’ya içme suyu sağlayan Kurtboğazı ve Kavşakkaya barajlarının su toplama havzasında bulunduğu, volkanik kayaç yapısında olduğu belirlenmiştir. Bu kararla altı milyon insanın yaşadığı Başkent Ankara’nın iki içme suyu barajı, yörenin içme suyu kaynakları ve yeraltı suları tehlikeye atılmıştır” denilerek Anayasaya ve Orman Kanunu EK 16’ncı maddeye aykırı olduğu savunulan kararın iptali istendi.
Türkiye’nin farklı bölgelerindeki orman arazileri, 17 Eylül 2026 tarih ve 33373 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 1178 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile orman dışına çıkarılmıştı. Söz konusu karar ile; Afyonkarahisar, Ankara, Balıkesir, Bingöl, Bolu, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elâzığ, Eskişehir, Gümüşhane, Isparta, İstanbul, Karaman, Kayseri, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Sinop, Sivas, Tokat, Trabzon, Uşak illerindeki bazı alanların 6831 sayıl Orman Kanununun Ek 16’ncı Maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldı.
Karar ile en çok orman dışına çıkarılan alan Ankara’da bulunduğunu belirten Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği, karara dayanağı olarak gösterilen “arazilerin orman vasfını yitirdiği” yönündeki gerekçeyi yerinde araştırarak konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
![]()
Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Türkiye’de bugüne kadar tek seferde en çok alanın orman sınırı dışına çıkarıldığına işaret edilerek şu bilgilere yer verildi: “Toplam 27 il arasında en çok orman dışına çıkarılan il açık ara farkla Ankara’dır. Ankara’da orman dışına çıkarılan toplam 3800 hektarın 2964 hektarı Kızılcahamam ilçesine bağlı Taşlıca, Kırköy, Balcılar ve Yukarıkaraören mahallelerinin sınırlarındadır.
2018 yılında çıkarılan yasa ile 6831 sayılı Orman Kanununa eklenen EK 16’ncı Madde’ye göre orman sınırı dışına çıkarılabilecek alanlar şu şekilde açıklanmıştır: ‘bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına da dönüştürülmesi mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlardan, sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanlar, Cumhurbaşkanınca belirlenecek usul ve esaslara göre Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkarılarak…’
Ankara’nın ormanları ve içme suyu havzaları tehlikede! Dernek üyelerimizin belirtilen alanda yaptıkları incelemede; orman vasfı taşımadığı belirtilen yerlerin önemli bir bölümünün tüylü meşe ormanı olduğu, alanın içinde eski yıllarda yapılmış sedir ve ardıç ağaçlandırmalarının bulunduğu, ormanlardaki açıklıkların fiilen ağaçlı mera olarak hayvancılık amaçlı kullanıldığı, tüm alanın Ankara’ya içme suyu sağlayan Kurtboğazı ve Kavşakkaya barajlarının su toplama havzasında bulunduğu, volkanik kayaç yapısında olduğu belirlenmiştir.
Bu kararla altı milyon insanın yaşadığı Başkent Ankara’nın iki içme suyu barajı, yörenin içme suyu kaynakları ve yeraltı suları tehlikeye atılmıştır.”
![]()
Yapılan inceleme sırasında görüntülenerek kayıt altına da alınan orman dışına çıkarılan arazilerin ekosistem açısından önemine değinilen açıklamada, şöyle denildi: “Toprağı tutan, erozyonu önleyen, yağmur sularının kolaylıkla topraktan süzülüp yeraltına ulaşmasını sağlayan, bazı yerlerde sık bazı yerlerde seyrek meşe ormanları ile taşlık ağaçlı meralardan oluşmaktadır. Bölgede fiili olarak meşe ormanları ve ağaçlandırma alanları varken bu ormanlar için ‘fiilen orman vasfı taşımayan’ biçiminde rapor hazırlayanlar açıkça bölgenin orman varlığıyla bağdaşmayan işlem yapmış, ormanların ve içme suyu havzasının yok edilmesine zemin hazırlamıştır.
Termal kaynaklarıyla meşhur Kızılcahamam ilçesinde 4 köyü kapsayan, yaklaşık 4000 futbol sahası büyüklüğünde bir orman alanının çıkarılmasıyla ne amaçlanmaktadır? Bu bölgede yeni termal oteller, turizm tesisleri mi planlanmaktadır? Neden kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmamaktadır? Burada yapılacak herhangi bir yapılaşma sadece bölgenin ormanlarını yok edip bu dört köyü (mahalleyi) yaşanmaz duruma sokmakla kalmayacak, tüm Ankara’nın içme suyu kaynaklarını yok edecektir. Bir taraftan BM İklim Değişikliği Zirvesi’ne ev sahipliği yaparken, diğer taraftan ormanları, içme suyu havzalarını yok edecek girişimlerde bulunmak en hafifinden tutarsızlık, sorumsuzluktur. Anayasaya ve Orman Kanunu EK 16’ncı maddeye aykırı olan bu karar iptal edilmelidir.”



Ankara Valisi Yakup Canbolat, Pursaklar ilçesinde bir polis memurunun şehit olduğu silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı.
Canbolat, olayın saat 23.20 sıralarında Karacelenören TOKİ yolu üzerindeki şok uygulama noktasında meydana geldiğini belirtti.
Durdurulan araçta üç kişinin bulunduğunu aktaran Canbolat, polis memuru ile gece bekçisinin araçtakilerin kimlik kontrollerini yaptığı sırada arka koltukta bulunan kişinin araçtan çıkarak polis memuruna iki el ateş ettiğini söyledi.
Vali Canbolat, “Polis memurumuz Ahmet Türkoğlu’nu maalesef yapılan tüm müdahalelere rağmen kaybettik. Kahraman polisimiz şehit oldu. Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz” dedi.
Saldırının ardından aracın olay yerinden kaçtığını belirten Canbolat, araçta bulunan diğer iki kişinin daha sonra yakalandığını açıkladı.
Canbolat, saldırıyı gerçekleştiren kişinin ise olayın ardından kendisini vurarak intihar girişiminde bulunduğunu belirterek, “Kendisine şu anda müdahale ediliyor ancak durumu ağır görünüyor” ifadelerini kullandı. (ANKA)

















Ankara’da seyyanen zam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde eylem yapan emeklilerin protestosunda, emekli polis olduğu belirtilen bir kişi beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulundu.
BirGün’ün haberine göre; Ali Ş. isimli kişi, hayat pahalılığı ve geçim derdine ilişkin konuştu.
![]()
Konuşmasında, geçinemediğini ifade eden emekli, “Bizi bu hale getiren utansın” dedi. Emekli polis, daha sonra beylik tabancası ile intihar girişiminde bulundu.
İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine sevk edilen ekipler, intihar girişiminde bulunan emekliye ilk müdahalede bulundu.
Olayın ardından emekliler, protesto ve basın açıklamasını tamamlamama kararı aldı.
BirGün’ün haberine göre hastaneye kaldırılan emekli Ali Şekeroğlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
![]()
Göksel Göksu’nun konukları Seda Demiralp, Edgar Şar ve Can Kakışım, Mansur Yavaş'ın CHP'den istifası üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Açık Oturum (536) | Mansur Yavaş ne yapacak? Seçim ne zaman yapılacak? Medyascope

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifası sonrası Mansur CHP’nin Ankara’da iki belediyesi kaldı.
Mansur Yavaş depreminden sonra CHP’nin Ankara’da iki belediyesi kaldı Medyascope









Ankara Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi’nden alınan son verilere göre, 17 Eylül Perşembe günü sabah saatlerinden sonra Ankara çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiği bildirildi.
Açıklamada, yağışlarla birlikte sel, su baskını, yıldırım, dolu, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.










VERYANSIN TV
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okulların fiziki koşulları yeniden gündeme geldi.
Veryansın Tv’nin edindiği bilgiye göre, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde iki ortaokul ile bir ilkokul aynı binada eğitim görecek.
Yapımına 2023 yılında başlanan Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulu binaları, aradan geçen yaklaşık üç yıla rağmen eğitim-öğretime açılamadı.
Bu nedenle Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu, Ayşe Özbağı Ortaokulu ve Ayşe Özbağı İlkokulu öğrencileri yeni eğitim-öğretim döneminde aynı okul binasında eğitim görecek.
Milli Eğitim Bakanlığının resmi kayıtları, okul inşaatlarındaki sürecin 2023 yılına kadar uzandığını ortaya koyuyor.
Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 1 Kasım 2023’te Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulu inşaatının devam ettiğini duyurdu. 10 Aralık 2024 tarihli açıklamada da 24 derslikli okul inşaatının sürdüğü bildirildi.
15 Aralık 2025’e gelindiğinde ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okul için hâlâ “yapımı devam eden” ifadesini kullandı.
![]()
Gölbaşı Son Gaste’nin 6 Ağustos 2025 tarihli haberinde, okul inşaatını üstlenen müteahhitlerin projeyi yarım bıraktığı, inşaatın bir süre atıl kaldığı ve tamamlanması için yeni bir ihale açıldığı iddia edildi.
Ayşe Özbağı İlkokulunun internet sitesinde okulun Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu binasında “öğlenci” olarak eğitim verdiği, öğretim şeklinin ise “ikili öğretim” olduğu belirtiliyor.
Okulun resmi sayfasında, yeni binaların yapımı nedeniyle Ayşe Özbağı İlkokulunun 2024-2025 eğitim-öğretim yılında da Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu binasında hizmet verdiği bilgisi yer alıyor.
![]()
Öte yandan Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulunun yeni binalarındaki çalışmaların bugün itibarıyla yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaştığı öğrenildi.
Binalarda bahçe düzenlemesi, abonelik işlemleri ve tamamlayıcı çalışmaların kaldığı belirtildi.
Buna rağmen yeni binaların henüz teslim edilmemesi nedeniyle üç okulun 2026-2027 eğitim-öğretim yılında aynı binada eğitim vereceği öğrenildi.


Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
Yangını kontrol altına almak için bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
ALEVLERLE MÜCADELE SÜRÜYOR
Yangın, saat 18.00 sıralarında Başak Mahallesi Hüseyingazi semtindeki ormanlık alanda başladı. Alevleri fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri yönlendirildi.
Ekiplerin yangını söndürmek ve alevlerin çevreye yayılmasını önlemek için çalışmaları sürüyor. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ekiplerin müdahalesi devam ediyor.
![]()



Edinilen bilgiye göre, Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik’in K sektörü 510 numaralı üretim panosunda iş kazası meydana geldi.
Üretim ayağında tavanı tutan şiltlerin arkasında göçük oluştu. Göçük nedeniyle meydana gelen hava basıncının etkisiyle işçiler etrafa savruldu.
Kazada bir işçi hayatını kaybederken, çok sayıda kişinin yaralı olduğu öğrenildi. Yaralılar çevredeki hastanelere sevk edildi.
Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Ankara Valiliği, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında meydana gelen maden kazasına ilişkin açıklama yaptı.
Valiliğin açıklaması şöyle:
“İlimiz Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi’nde bugün saat 18.00 sıralarında, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında, ilk tespitlere göre Çalışma sahasının arkasında tavan çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı olarak savrulmalar neticesinde maden kazası meydana gelmiştir.
Olay mahalline Jandarma, Emniyet, İtfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerimiz sevk edilmiş, 15 ambulans ekibi görevlendirilerek yaralılar hastanelerimize nakledilmiştir.
Olaydan toplam 20 vatandaşımız etkilenmiş olup, 1 madenci vatandaşımız hayatını kaybetmiş olup yaralı vatandaşlarımız tedavi altına alınmıştır.
Olayın meydana geliş nedeni ile ilgili olarak ilgili mercilerce gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış olup çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. ”
Ankara Valisi Yakup Canbolat, kazaya ilişkin açıklama yaptı.
Canbolat, olayın adli ve idari yönden araştırılacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu olay her boyutuyla adli, idari olarak araştırılacak. Sebebi nedir? Bir kusur var mıdır, yok mudur? Neden dolayı oluşmuştur? Bunlara bilirkişi incelemesi, adli inceleme ve idari inceleme sonucunda karar verilecek.
İnsanlarımız şundan müsterih olsun, konu her bakımından araştırılacak. Her yönüyle muhakkak araştırılacak. Yanlış yapılan bir şey var ise de onun gereği yapılacaktır.
Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyorum. Allah beterinden korusun. Bu tür iş kazalarına karşı da güvenlik tedbirlerimizi sıkı tutmalıyız.”
Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, maden sahasında sorumlu 9 şüpheli jandarma ekiplerince gözaltına alındı.
Ocakta hayatını kaybeden işçi Erdi Kahveci’nin cenazesinin bugün memleketi Bartın’da toprağa verileceği belirtildi.
Göçük, Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik’te meydana geldi. Çayırhan Termik Santrali ve maden sahaları, 2024 yılının Kasım ayında özelleştirme kararıyla gündeme gelmişti. Karara karşı çıkan yaklaşık 500 maden işçisi, 20 Kasım 2024’te kendilerini madene kapatarak eylem başlatmıştı.
İşçiler, özelleştirme sonrasında kazanılmış haklarını ve iş güvencelerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirtmişti. Türkiye Maden İşçileri Sendikası da ihale şartnamesinde madencilerin kazanılmış haklarına ilişkin yeterli güvence bulunmadığını savunmuştu.
İşçilerin eylemleri sonraki aylarda da devam ederken, Çayırhan Termik Santrali ve maden sahalarının özelleştirilmesine ilişkin ihale 7 Mart 2025’te sonuçlandı.
Çayırhan Termik Santrali, Çayırhan Linyit İşletmesi, santrale bağlı taşınmazlar ve bazı maden ruhsatlarının kapsadığı sahaların işletme hakkı, 20 milyar lira bedelle en yüksek teklifi veren Akçadağ İnşaat Enerji ve Madencilik AŞ’ye devredildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla özelleştirme süreci Mayıs 2025’te kesinleşti.
Özelleştirme kararının ardından yüzlerce madenci, iş güvencesi ve kazanılmış haklarının korunması talebiyle yer altında eylem yapmıştı.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası, özelleştirmenin işçilerin işten çıkarılması ve çalışma koşullarının kötüleştirilmesi riskini beraberinde getireceği uyarısında bulunmuştu.
Özelleştirmenin üzerinden kısa bir süre geçmesinin ardından nisan 2025 te meydana gelen kazada 14 işçi yaralanmış 1 işçi beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırılmıştı.
![]()


Doruk Madencilik’teki Bağımsız Maden-İş Sendikası’na üye olan işçilere Ankara’da yaşanan eylemliliklerin ardından bakanlıklar eşliğinde verilen ödeme teminatı yerine getirilmedi.
Zorunlu ücretsiz izin ve sigorta primlerine ait ödemelerin yapılmasını talep eden işçiler, yeniden Doruk Madencilik sahibi Yıldızlar SSS Holding şirketi önünde eylem gerçekleştireceklerini duyurdu.
Sendika, Eti Gümüş madencileriyle birlikte yapacağı açıklama için “‘Ödeme olmazsa tekrar geleceğiz’ demiştik. Biz sözümüzün arkasında duracağız. Bakanlıklar da sözünün arkasında durmalıdır” dedi.
10 Ağustos Pazartesi günü, verilen sözlerin tutulması talebiyle şirket önünde toplanacak işçilerin açıklama yapacağı öğrenildi.
Şirket ve işçiler arasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın da katılımı eşliğinde yapılan anlaşmanın ardından kıdem tazminatları ve alacaklar bir süre ödendi.
Ancak sendika, anlaşmanın zorunlu ücretsiz izinlerin ve sözleşme iptallerinin telafisini de kapsadığını, buna rağmen ödemelerin devam etmediğini belirtti.
Bağımsız Maden-İş Sendikası yaptığı duyuruda şu sözlere yer verdi:
“Sendikamız öncülüğünde Nisan ayında gerçekleştirilen direnişleri sonucunda zorla gönderildikleri ücretsiz izinlerden doğan alacakların, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından tespit edilmesi ardından ödenmesi üzerine anlaşılmış, biz de raporu bekleyişe geçmiştik. Temmuz ayı ortasında Sendikamız ve Doruk Maden işçilerine teslim edilen raporda belirlenen sendikal tazminat, ücretsiz izin dönemi ücreti ve ihbar tazminatı alacaklarının ödenmesi için Yıldızlar SSS Holding ile görüşmeler yapılmıştır.
Holding, alacakları ödemeye dair bir takvim sunmadığı gibi yaklaşık bir tarih dahi vermemektedir. Kamu Kurumları garantörlüğündeki sözlerini dahi tutmayan bu şirketi tanıyoruz, haklarımızın belirsiz vadelerde hiç edilmesine izin vermiyoruz.
Haklarımızı ancak mücadele ile alabileceğimizi deneyimlerimizden biliyoruz. Yıldızlar SSS Holding ve yönetiminin ülkemizde mağdur ettiği tüm işçilerin mağduriyeti derhal sonlandırılmalıdır. Bu mağduriyeti yaratanlar hakkında, gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. İşçiyi mağdur etmenin bir bedeli olmalıdır.
Kamu kurumları, hiçbir sözünün arkasında durmayan, tüm yurtta emekçileri, esanfı, belediyeleri mağdur eden ve kamu kaynaklarını yağmalayan Holdinge hiçbir yaptırım uygulamayarak, taraflarını belli etmektedirler. Kamu kurumlarını, emekçinin karşısında taraf durmaktan vazgeçmelidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere garantör Bakanlıklar, kendi sözlerinin arkasında durmalıdır. Direnişimizin 2. Etabını sonlandırırken “Şeref sözü veriyoruz, ödeme olmazsa tekrar geleceğiz.” demiştik. Biz sözümüzün arkasında duracağız. Kendilerine verilen sözler tutulmadığı, hiçbir alacakları ödenmediği için Sendikamızla beraber, Ankara’ya gelen Eti Gümüş madencileri ile beraber, resmi rapor ile tespit edilen yani alacaklarını almak üzere Doruk Madencilik işçileri de Ankara’ya geliyor. Tüm halkımızı madenciler ile dayanışmaya çağırıyoruz.”
Ankara Çevre Yolu Bağlum mevkisinde seyir halindeki 06 PVR 87 plakalı lüks spor otomobil, henüz belirlenemeyen nedenle alev aldı.
Alevleri fark eden sürücü, aracı emniyet şeridine çekerek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.
![]()
İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, otomobili saran alevlere tazyikli suyla müdahale ederek yangını söndürdü.
Yangın sonucu araç tamamen kullanılamaz hale gelirken, olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
![]()


Ankara'nın Polatlı ilçesinde meydana gelen obruk, küçükbaş hayvan sürüsünü adeta yuttu.
Bir çobana ait çok sayıda küçükbaş hayvan, bölgede oluşan obruğa düştü.
İhbar üzerine çoban ve mahalle sakinleri, obrukta mahsur kalan hayvanları kurtarmak için seferber oldu.
Yaşanan olayda bazı hayvanların telef olduğu öğrenilirken, diğer hayvanların kurtarılması için çalışmalar sürdürüldü.
Olayın ardından bölgede güvenlik önlemlerinin artırılması ve obruğun çevresinin güvenli hale getirilmesi bekleniyor.
![]()

Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde güvenlik önlemleri artırıldı. İşte alınan tüm önlemler ve yasaklar.
NATO Zirvesi öncesi Ankara’da hayat duracak: İşte önlemler ve yasaklar Medyascope
NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek. ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere NATO müttefikleri ve NATO ortaklarının liderleri ile heyetlerinin katılacağı Zirve kapsamında hazırlıklar devam ediyor. Liderler ve heyetlerinin uçaklarının ineceği havalimanlarından biri olan Esenboğa Havalimanı güzergahında hazırlıklar bitmek üzere.
Liderlerin uçaklarının ineceği Esenboğa Havalimanı güzergahına NATO ülkelerinin bayrakları asıldı. Ankara Zirvesi’nin sloganı olan “Barışta Ortak Gelecek”, “Güvenliğin Anahtarı” ve “Barışın Anahtarı” yazılı pankartlar havalimanına giden yol olan Özal Bulvarı’nda sağlı sollu yerlerini aldı.
Bulvar üzerindeki panolarda KAAN, Hürjet, TCG Anadolu gibi Türk savunma sanayinin öne çıkan ürünleri ile aralarında Galata Kulesi, Kapadokya, Efes Antik Kenti, Anıtkabir gibi Türkiye’nin tarihi ve turistik lokasyonlarının fotoğraflarına da panolarda yer verildi. (ANKA)
ANKARA (AA) - ARİFE YILDIZ ÜNAL - Başkent Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla şehir genelinde çalışmalar yoğunlaşırken taksiciler de gri pantolon ve beyaz gömlek giyerek karşılayacakları yabancı konuklara Türk lokumu, kolonya ve soğuk su ikramında bulunacaklar.
![]()
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, AA muhabirine, zirve dolayısıyla yürüttükleri hazırlıklara ilişkin bilgi verdi.
![]()
Yiğiner, Ankara'da 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek zirve kapsamında şoförlerin de ülkeyi en iyi şekilde temsil etmek amacıyla çalışmalar yaptıklarını söyledi.
![]()
Konukların havalimanından çıkar çıkmaz ilk karşılaştıkları kişilerin taksiciler olduğuna dikkati çeken Yiğiner, bu nedenle Ankara'nın tanıtımı ve misafirperverliğinin yansıtılması açısından kritik bir rol üstleneceklerini dile getirdi.
![]()
- Taksiciler gri pantolon, beyaz gömlek giyecek
Yiğiner, havalimanlarında, zirvenin yapılacağı bölgede, protokol güzergahları ile delegasyonların konaklayacağı bölgelerde "kırmızı alan" uygulamasının yapılacağını anımsatarak, şöyle konuştu:
"Ülkemiz açısından önemli bir toplantı. NATO Zirvesi'nin ülkemizde ve özellikle Ankara'da olması bizleri de heyecanlandırdı. Çok önemli bir toplantı, bunun bilincindeyiz. Biz, yurt dışından gelen konuklarımıza en iyi şekilde hizmet etmek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Özellikle fiziki açıdan araçlarımız temiz olacak. Şoförlerimiz gri pantolon, beyaz gömlek giyecek. Türk kültürünü tanıtmak adına araçlarımızda lokum, kolonya ve sıcak havalar dolayısıyla soğuk su ikramında bulunacağız. Hizmet kalitemizi her geçen gün artırıyoruz."
- "Amacımız misafirlerimizi en güzel şekilde karşılamak"
Yiğiner, bu önemli süreçte taksici esnafının da şehrin tanıtımı ve misafirperverliğinin gösterilmesi için çalışacağına işaret ederek, "Amacımız, başkentimize gelen misafirlerimizi en güzel şekilde karşılamak ve Ankara'ya yakışır bir ev sahipliği sergilemek. Bütün taksici esnafımızdan, emniyet birimlerimizin ve yetkili kurumlarımızın yönlendirmelerine titizlikle uymalarını rica ediyoruz. Yabancı misafirlerimize karşı nezaket, güler yüz ve örnek esnaf duruşuyla hareket edilmesi, hem mesleğimiz hem de ülkemiz adına büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
Başkentte yapılacak zirvenin Türkiye'nin uluslararası alandaki konumunu bir kez daha ortaya koyacağını vurgulayan Yiğiner, şunları kaydetti:
"Başkentimize yakışır bir ev sahipliği anlayışıyla Türkiye'mizi ve Ankara'mızı en güzel şekilde temsil edeceğimize inanıyorum. Bu süreçte gösterecekleri duyarlılık ve hassasiyet için tüm taksici esnafımıza teşekkür ediyorum."

Ankara'nın Etimesgut ilçesi Süvari Mahallesi'nde gece saatlerinde korku dolu anlar kaydedildi.
İki araç sürücüsü arasında çıkan trafikte yol verme tartışması kavgaya dönüştü.
![]()
Aracından tabanca ve sopa alan sürücü, diğer araçtaki kişilerin üzerine yürüdü.
Yaşanan arbede cep telefonuyla görüntülendi.
Görüntülerde, elinde tabanca olan kişinin, 'Polisim ben zaten' dediği duyuldu.
İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.
Silahla tehditte bulunan kişi ekip aracıyla polis merkezine götürüldü.
![]()
Olaya ilişkin Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "13 Haziran 2026 tarihinde Etimesgut ilçesinde meydana gelen ve bir polis memurunun da taraf olduğu olayla ilgili olarak adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.
İlgili personel görevden uzaklaştırılmış olup, konu tüm yönleriyle titizlikle incelenmektedir" denildi.

Türkiye'nin havalimanlarına yönelik yatırımları devam ediyor.
Dünya ülkeleriyle bağlantı ve ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla yapılan onlarca havalimanına bir yenisi daha ekleniyor.
Ankara Havalimanı, 15 Haziran'da saat 13.30'da yapılacak törenle açılıyor.
![]()
Kapsamlı modernizasyondan geçen Etimesgut Havalimanı, "Ankara Havalimanı" olarak "ANK" koduyla hem ulusal hem de uluslararası operasyonlara hizmet verecek.
Ankara'da hava trafiğinin daha dengeli yönetilmesini de sağlayacak olan yeni havalimanında ayrıca Başkentin ev sahipliği yapacağı 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'nde de dünya liderleri karşılanacak.
![]()
Ankara Havalimanı, askeri bir meydan olmaktan çıkarılarak geniş gövdeli uçakların inebileceği ve küresel liderlerin ağırlanacağı uluslararası bir havacılık merkezine dönüşmesiyle dikkat çekiyor.
Kapsamlı dönüşüm süreci ise yüksek koordinasyon ve yoğun çalışma temposuyla 8 ayda tamamlandı.
Çalışmalar kapsamında 2 bin 450 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki pist, 3 bin metre uzunluğa ve 60 metre genişliğe çıkarıldı.
Böylece geniş gövdeli uçakların, emniyetli şekilde iniş ve kalkış yapabilmesi sağlandı.
Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa edilerek toplam 160 bin metrekarelik yeni apron alanı sağlandı. Bu çalışmayla yaklaşık 44 uçak, eş zamanlı olarak park edebilecek.
![]()
Havalimanındaki mevcut taksi yolları tamamen yenilenerek, yeni paralel ve bağlantı taksi yolları inşa edildi.
Pist güvenliği için Pist Sonu Emniyet Alanı (RESA) oluşturuldu.
Pist ve taksi yollarındaki aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları ve yönlendirme ekipmanları, uluslararası havacılık standartlarına uygun şekilde modernize edildi.
Tüm mekanik, elektrik ve drenaj altyapısı da baştan sona yenilendi.
Ayrıca çalışmalar kapsamında, 4 bin 800 metrekare kapalı alana sahip Devlet Konukevi ile 310 araçlık açık otopark da hizmete hazır hale getirildi.
![]()
Proje kapsamında 12,5 kilometrelik yeni bağlantı yolu da hayata geçirildi.
Projeyle Ankara Havalimanı ve Ay Yıldız Yerleşkesi arasında doğrudan ulaşım imkanı sağlanarak, bağlantı yolunun bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bölümde köprü ve altgeçit yapılarının inşa edildi.
Proje kapsamında aynı zamanda Ankara Bulvarı üzerinde 40 metrelik bir geçit de inşa edildi.

Başkentte öğle saatlerinden sonra başlayan sağanak nedeniyle bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu, çok sayıda ev ve iş yerini su bastı.
![]()
Sürücüler trafikte ilerlemekte zorluk yaşarken, zaman zaman trafikte aksamalar meydana geldi, su birikintilerinin oluştuğu bazı caddelerde ise araçlar sürüklendi.
![]()
Yenimahalle ilçesinde sel nedeniyle yoldaki bir çöp konteyneri sürüklenirken, bazı araçlar yolda kaldı.
Bazı ilçelerde de kısa süreli dolu etkili oldu.
Kahramankazan ve Bağlum'da da dolu nedeniyle yollar beyaza büründü, bazı araçlar zarar gördü, su birikintisi nedeniyle araçlar trafikte ilerlemekte zorlandı.
![]()
Yağış nedeniyle vatandaşlar, otobüs durakları ve kapalı alanlara sığındı.
Öte yandan, belediye ekipleri, yağmur sularının tahliyesi için çalışma başlattı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, NSosyal hesabından, Ankara Havalimanı'nın açılışına ilişkin bilgi verdi.
Başkentin ev sahipliği yapacağı 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'nde de dünya liderlerinin karşılanacağı havalimanını yeni ismiyle duyuran Uraloğlu, "Başkent hazır, Türkiye hazır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla Ankara Havalimanı'nı hizmete açıyoruz." ifadesini kullandı.
Uraloğlu, paylaşımda yer verdiği görselde, törenin 15 Haziran Pazartesi günü gerçekleştirileceğini kaydetti.
![]()

Ankara İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Altındağ İlçe Jandarma ekiplerince ilçede bulunan bir depoda arama yapıldı.
Şüpheli B.B'ye ait depoda, sahte ve kaçak deterjan üretimi yapıldığı belirlendi.
Aramada, deterjan ambalaj makinası, büyük terazi, yaklaşık 3 ton sahte toz ve sıvı deterjan ile çeşitli markalara ait 736 boş ambalaj ele geçirildi.
Olayla ilgili 1 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bugün akşam saatlerine kadar Ankara'da yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.
Sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel küçük çaplı dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

CHP, yarın Ankara’da iki ayrı bayramlaşma programına hazırlanıyor. İstinafın kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yarın ilk kez CHP Genel Merkezi’ne gelerek vatandaşlarla bayramlaşacak. Saat 14.00’teki program için birçok ilden sosyal medya kanalıyla “Ankara’ya ücretsiz ulaşım” çağrıları paylaşıldı. Kılıçdaroğlu’nun halk buluşması şeklinde gerçekleşecek bayramlaşma programına ilişkin afişlerin basım görüntüleri sosyal medyada yayılırken Kılıçdaroğlu’nun “Gül ki Güller Açsın” şarkısıyla karşılanacağı ifade ediliyor. Karşılama için şarkı seçiminin Özel’in “Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin” şiirinden yaptığı alıntıya yanıt olarak seçildiği belirtiliyor.
Edinilen bilgiye göre, Kılıçdaroğlu Genel Merkez bahçesinde vatandaşlara hitap edecek. Kılıçdaroğlu’nun hitabı için bahçeye bir sahne kurulumu veya otobüs yerleştirilmeyecek, konuşma CHP yazısının yer aldığı merdivenler üstünden yapılacak. Genel Merkez’de, yarınki bayramlaşma programı için hazırlıklar devam ediyor.
Aynı saatte bir diğer bayramlaşma programı ise CHP Grup Başkanı Özgür Özel tarafından gerçekleştirilecek. Güvenpark’taki CHP Ankara İl Başkanlığı önünde yapılacak olan buluşmada, Özel, otobüs üstünden vatandaşlara hitap edecek. İl Başkanlığı tarafından vatandaşlara yapılan çağrıda, “Bayramın dayanışma ruhunu büyütmek, birlik ve mücadelemizi güçlendirmek için tüm halkımızı bekliyoruz” ifadeleri yer aldı. (ANKA)
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002’de Ankara’daki evinin önünde öldürülmesine ilişkin 10 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Duruşmaya, başka davadan hükümlü olan sanık Nuri Gökhan Bozkır ile Enver Altaylı bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.
Tutuksuz sanıklardan Mehmet Narin’in vareste tutulduğu duruşmaya, tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile taraf avukatları katıldı.
Sanık Enver Altaylı, sadece arkadaşı olduğu için dosya dahil edildiğini iddia ettiği firari sanıklardan Serhat Ilıcak’ın 2 gün önce hayatını kaybettiğini belirterek “Soruşturma savcısını Allah’a havale ediyorum. Adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istiyorum” dedi.
Sanıkların tamamı, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve yürütülen soruşturmanın akıbetinin beklenmesini talep etti. Sanık avukatları da aynı yönde beyanda bulundu.
Mahkeme ara kararında, sanıklar hakkındaki mevcut hallerinin devamına ve dosyadaki eksik hususların tamamlanmasına karar vererek, duruşmayı 14 Ekim’e bıraktı. (ANKA)
Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, yarın saat 08.00'den itibaren, Milli Müdafaa Caddesi, Kumrular Caddesi, Necatibey Caddesi, Gençlik Caddesi, Akdeniz Caddesi, Anıt Caddesi, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi, Dögol Caddesi ve Gazi Mustafa Kemal (GMK) Bulvarı ile buralara açılan cadde ve sokakların tamamı çift yönlü trafiğe kapalı olacak.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfınca Ankara Spor Salonu'nda düzenlenecek "Türk Gençliği Büyük Kurultayı" etkinlikleri kapsamında ise bugün saat 23.00'ten itibaren, etkinlik sona erene kadar Cumhuriyet Caddesi'nin Tren Garı kavşak ile Baruthane kavşak arasında kalan bölümü çift yönlü, Tren Garı kavşak ile buraya bağlanan ve açılan yan varyantlar (alt geçit hariç), ulaştırma kavşaktan Tren Garı kavşağına bağlanan yan varyant, Tren Garı kavşaktan Kazım Karabekir Caddesi'ne bağlanan yan varyantlar (üst geçit hariç) trafiğe kapatılacak.

İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Kızılcahamam İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerince ilçedeki bir et entegre tesisinde arama yapıldı.
Yapılan aramada 40 ton et ürününe müdahale edilirken, 2 kişi hakkında da adli tahkikat başlatıldı.
Öte yandan, Yenimahalle İlçe Tarım Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Demetevler Mahallesi'nde faaliyet gösteren O.E.Ö'ye ait iş yerinde arama yapıldı.
Yapılan aramalarda 1,5 ton kaçak zeytinyağı ele geçirildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İstanbul’da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimize yönelik silahlı saldırıda 3 terörist etkisiz hale getirilmiştir.
Olaya anında müdahale eden kahraman polislerimizi tebrik ediyor, çatışmada hafif yaralanan 2 polisimize Allah’tan şifa diliyorum. Adı ne olursa olsun tüm terör örgütlerine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, ‘terörsüz Türkiye’ ve ‘terörsüz bölge’ hedefimize bu tür menfur saldırıların gölge düşürmesine asla izin vermeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.

Su tesisatı yalnızca boru tamiri değil; aynı zamanda kaçak tespiti, gider açma, petek temizliği ve komple tesisat yenileme gibi geniş bir hizmet alanını kapsar. Doğru ustayı seçmek ise maliyet, güvenlik ve uzun vadeli performans açısından kritik bir faktördür.
Ankara su tesisatçısı, suyun güvenli ve verimli şekilde taşınmasını sağlayan sistemlerin kurulumu, bakımı ve onarımını gerçekleştirir. Sektör verilerine göre profesyonel tesisat müdahaleleri, su kaybını %60’a kadar azaltabilir.
● Su kaçağı tespiti (kameralı ve cihazlı)
● Tıkalı gider açma
● Kombi ve petek tesisatı bakımı
● Musluk ve batarya montajı
● Komple su tesisatı yenileme
Modern tesisat ustaları artık geleneksel yöntemlerin ötesine geçmiştir:
● Termal kamera sistemleri
● Akustik dinleme cihazları
● Robotik gider açma makineleri
Araştırmalar gösteriyor ki cihaz destekli müdahaleler, kırma işlemlerini %80 oranında azaltır.
Ankara’da en sık talep edilen tesisat hizmetleri, acil müdahale gerektiren sorunlar etrafında yoğunlaşır. Piyasa verilerine göre çağrıların %70’i acil kategoridedir.
● Eski bina altyapıları
● Kireçli su problemi
● Yoğun şehirleşme
● Düşük kaliteli malzeme kullanımı
"Konu uzmanlarına göre düzenli bakım yapılmayan tesisatlar, arıza riskini 3 kat artırır."
Ankara su tesisatçısı fiyatları, yapılacak işin türüne ve kullanılan teknolojiye göre değişir. Ortalama fiyatlar 2026 itibarıyla %25 oranında artış göstermiştir.
|
Hizmet Türü |
Ortalama Fiyat (₺) |
Süre |
|
Su kaçağı tespiti |
800 – 2500 |
1–3 saat |
|
Tıkalı gider açma |
500 – 1500 |
30–90 dk |
|
Petek temizliği |
1000 – 3000 |
2–4 saat |
|
Musluk değişimi |
300 – 800 |
30 dk |
|
Komple tesisat yenileme |
15.000 – 60.000 |
2–7 gün |
● Kullanılan ekipman teknolojisi
● İşin aciliyet durumu
● Lokasyon (Çankaya, Keçiören, Etimesgut gibi bölgeler)
● Malzeme kalitesi
Sektör raporlarına göre kaliteli ekipman kullanan firmalar %40 daha uzun ömürlü çözümler sunar.
En iyi Ankara su tesisatçısı, yalnızca uygun fiyat sunan değil aynı zamanda kalıcı çözüm sağlayan ustadır. Araştırmalar gösteriyor ki yanlış usta seçimi maliyeti %70 artırabilir.
● Referans ve müşteri yorumları
● Kullanılan teknolojik ekipmanlar
● Garanti süresi sunması
● Fiyat şeffaflığı
● 7/24 acil servis imkanı
● Çok düşük fiyat teklifleri
● Faturasız hizmet
● Eski yöntemlerle çalışma
● Garanti vermeyen ustalar
Global analizlere göre profesyonel tesisat firmaları, müşteri memnuniyetinde %90 üzeri başarı oranına sahiptir.
Acil su tesisatçısı Ankara hizmeti, ani su baskınları ve kaçak durumlarında ciddi hasarları önler. İlk 30 dakika içinde müdahale edilmezse hasar maliyeti %300 artabilir.
● Patlayan su borusu
● Kombi altından su akması
● Tuvalet taşması
● Ana gider tıkanıklığı
● Hızlı müdahale
● Daha az kırma işlemi
● Düşük onarım maliyeti
● Yapı güvenliğinin korunması
Piyasa verilerine göre acil müdahale hizmetleri, toplam tesisat hasarını %65 oranında azaltır.
Ankara’nın farklı ilçelerinde tesisat ihtiyaçları değişiklik gösterir.
● Çankaya: Eski binalar → kaçak ve yenileme
● Keçiören: Yoğun kullanım → tıkanıklık
● Etimesgut: Yeni yapı → montaj ve kurulum
● Sincan: Kombi ve petek sistemleri
Bu farklılıklar, tesisat ustasının deneyim alanının önemini artırır.
Su tesisatı problemleri büyük ölçüde düzenli bakım ile önlenebilir. Araştırmalar gösteriyor ki yıllık bakım, arıza ihtimalini %50 azaltır.
● Yılda bir petek temizliği yaptırmak
● Kimyasal gider açıcıları sınırlı kullanmak
● Kaliteli malzeme tercih etmek
● Basınç kontrolü yapmak
● Daha düşük su faturası
● Daha az arıza
● Daha uzun sistem ömrü
"Konu uzmanlarına göre önleyici bakım, acil onarım maliyetlerini ciddi şekilde düşürür."
Teknoloji, tesisat sektörünü büyük ölçüde dönüştürmüştür. 2026 itibarıyla cihaz destekli tesisat hizmetlerinin kullanım oranı %75’e ulaşmıştır.
● Kırmadan kaçak tespiti
● Akıllı su sensörleri
● Basınç dengeleme sistemleri
● IoT destekli su yönetimi
● Daha hızlı teşhis
● Minimum hasar
● Daha düşük maliyet
● Yüksek doğruluk oranı
Global analizlere göre akıllı tesisat sistemleri, su tüketimini %20 azaltabilir.
Doğru strateji ile seçilen bir tesisat ustası, uzun vadede ciddi tasarruf sağlar.
● Ön keşif yapılması
● Net fiyatlandırma
● Yazılı garanti verilmesi
● İş sonrası kontrol
Bir su kaçağı problemi yaşayan kullanıcı, cihazlı tespit yerine kırma yöntemi kullanan bir usta ile çalıştığında maliyet %200 artabilir. Ancak profesyonel ekipman kullanan bir tesisatçı ile bu zarar minimum seviyeye indirilebilir.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, başkentte, merkez üssü Haymana ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 7,74 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yarın saat 09.00'da düzenlenecek etkinlik nedeniyle Uğur Mumcu Sokak'ın Koza ile Çayhane sokakları arasında kalan bölümünde araç trafiğine izin verilmeyecek.

AA
ANKARA (AA) – MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), milletin huzuru ve devletin bekası için ülkeye yönelik risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, “Son bir hafta içerisinde 6 PKK’lı terörist teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir.” dedi.
Aktürk, kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde etkili ve modern teknolojiye dayalı tedbirler alındığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:
“Son bir hafta içerisinde 8’i terör örgütü mensubu olmak üzere 192 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 683 olmuş, engellenen 2 bin 414 şahısla bu yıl engellenen kişi sayısı da 65 bin 277’ye ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama tarama faaliyetlerinde toplam 284 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.”
İsrail
Tuğamiral Aktürk, İsrail’in, Suriye ve Lübnan’daki saldırıları ve bölgede izlediği yayılmacı politikanın, Gazze’de sağlanan ateşkesi ihlal edici operasyonları ve insani yardım faaliyetlerini engelleyici tutumunun, bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmeye devam ettiğini söyledi.
İsrail’in yürüttüğü politikanın, Birleşmiş Milletlerin (BM) itibarının ve uluslararası hukuka olan inancın, sadece bölge ülkeleri nezdinde değil, dünyada da sorgulanmasına sebep olduğuna vurgu yapan Aktürk, şunları kaydetti:
“Ayrıca, Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve güvenli şekilde ulaştırılması ve sivillerin acil ihtiyaçlarının karşılanması, geçtiğimiz hafta bölgede meydana gelen sel felaketi nedeniyle daha da elzem hale gelmiştir. Uluslararası toplumun, İsrail’in hem saldırgan eylemlerine hem de insani yardımların bölgeye istenen düzeyde erişmesini geciktirici tutumuna karşı, yaptırım gücü olan bir irade ortaya koyarak adımlar atması gerektiğini vurguluyor, bu minvalde başlatılacak her türlü uluslararası girişime destek vereceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.”
Tatbikat ve eğitimler
TSK’nın harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de aralıksız sürdürüldüğüne vurgu yapan Aktürk, şöyle devam etti:
“15 Aralık’ta İstanbul’da başlayan SAT timlerimiz ile Pakistan İkbal Timlerinin yer aldığı Türkiye-Pakistan Ayyıldız Tatbikatı 26 Aralık’a kadar devam edecektir. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Lissus tarafından 18-21 Aralık tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılmaktadır. 17-18 Aralık’ta Fransa’da icra edilen ‘Birleşik Görev Kuvveti (CTF) Komutanlar ve Deniz Girişimi Tavsiye Kurulu (MEAB) Toplantısı’na CTF Black ile TURMARFOR Komutan Yardımcılarımız iştirak etmektedir. Mısır Deniz Kuvvetleri heyetinin, deniz güvenliği alanında tecrübe paylaşımı maksadıyla, 21-25 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da bulunan Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımızı (DGMM) ziyaret etmesi planlanmaktadır.”
Tuğamiral Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin gurur verici bir gelişim süreciyle küresel ölçekte kendini kanıtladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Savunma sanayimiz kara, deniz, hava platformları ile siber alanda geliştirdiği kritik sistemlerle, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin daha güçlü daha donanımlı ve daha hazırlıklı hale getirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Lazer Arayıcı Başlıklı Uzun Menzilli Tanksavar (L-UMTAS) füze, Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-O), KARAOK Tanksavar Silah Sistemi, modernize edilen M60T tankı ile Bayraktar TB-3 SİHA, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Genel maksat helikopteri projesi kapsamında 7’nci T-70 helikopterinin 23 Aralık’ta Hava Kuvvetlerimizin envanterine alınması planlanmaktadır.”
Aktürk, ayrıca şu bilgileri paylaştı:
“Pakistan MİLGEM Projesi 2’nci gemisi Khaibar’ın Pakistan Deniz Kuvvetlerine, Açık Deniz ve Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilen Akhisar’ın Romanya’ya teslimleri, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis denizaltısı, Ç-159 Çıkarma Gemisi ve ULAQ insansız deniz aracının hizmete girişi, Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilecek 7’nci geminin sac kesimi törenlerinin 20 Aralık’ta Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda icra edilmesi planlanmaktadır.”
Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin işlemlerinin de devam ettiğini belirterek, MSB’de istihdam edilmek üzere, “2025 Yılı Sürekli İşçi Temini” başvurularının 22-26 Aralık tarihleri arasında alınacağını söyledi.
Terör örgütü YPG/SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon sürecine ilişkin sorular üzerine Bakanlık tarafından, “Suriye hükümeti tüm kurum ve birimleriyle yeniden yapılanmaya, ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik gayretli çalışmalarına devam etmektedir. Suriye’nin istikrarı ve güvenliği bölgenin huzuru için kritik öneme sahiptir. Türkiye, bu doğrultuda Suriye hükümetiyle yakın işbirliğini sürdürmeye ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini desteklemeye kararlıdır. Bu konuyla ilgili Türkiye olarak muhataplarımızla gerekli koordinasyonları yapıyor ve süreci yakından takip ediyoruz.” açıklaması yapıldı.
Karadeniz’de kontrolden çıktığı tespit edilen ve vurularak düşürülen insansız hava aracına ilişkin sorular üzerine şu bilgiler paylaşıldı:
“15 Aralık 2025 tarihinde, Karadeniz yönünden hava sahamıza yaklaşan bir İHA tespit edilmesi üzerine, ilgili tüm birimlerimizce yürürlükteki mevzuat ve standart operasyonel prosedürler çerçevesinde tespit, teşhis ve takip süreci derhal başlatılmıştır. Süreç söz konusu İHA’nın irtifa, sürat ve boyut olarak tespitinin güçlüğü ve düşük radar kesit alanına sahip olması nedeniyle tek bir sensör verisine dayanmaksızın radar, elektro-optik, elektronik harp ve erken ihbar sistemlerinden elde edilen çoklu verilerin karşılıklı doğrulaması esas alınarak yürütülmüştür.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde, hava sahası emniyetinin muhafazası ile vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla, kontrolden çıktığı anlaşılan İHA, F-16 uçaklarımız tarafından takip edilmiş, prosedürlerin tamamlanmasını müteakip en uygun yerde kontrollü bir müdahaleyle düşürülmüştür. Hava sahasına ilişkin alınan tüm kararlar, sivil hava trafiği dahil olmak üzere hava sahası emniyetinin korunması, yerleşim alanlarına yönelik risklerin önlenmesi ve elde edilen verilerin bütüncül değerlendirilmesi esaslarına dayalı olarak, yüksek hassasiyetle verilmektedir. Bu kapsamda uygulanan yöntem, yerleşim alanlarına yönelik riskleri bertaraf eden, sivil havacılık faaliyetlerinin emniyetini de önceleyen en ihtiyatlı ve güvenli yaklaşım olarak icra edilmiştir.
Havada vurularak imha edilen İHA’nın, çok küçük parçalara ayrılarak geniş bir alana dağıldığı değerlendirilmektedir. Bu durum sahada tek parça veya bütünlük arz eden enkaz tespitini zorlaştırmaktadır.”
Bu çerçevede, arama-tarama ve teknik inceleme faaliyetlerinin ilgili birimlerce titizlikle sürdürüldüğü belirtilerek, şunlar kaydedildi:
“Doğrulama süreçleri tamamlanmadan olay hakkında yapılan spekülatif değerlendirme ve dezenformasyon içerikli iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Hava sahamızın kontrolü, radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle 7 gün 24 saat esasına göre sağlanmaktadır. Hava savunma sistemlerinden beklenen, hava sahasına giren unsurların tespiti, teşhisi, takibi ve imhasıdır.
Bahse konu İHA ile ilgili süreç başarıyla yönetilmiş ve sonuçlandırılmıştır. Hava savunma sistemimizin zafiyet içinde olduğu yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır. Elde edilen tecrübeler ışığında tespit, teşhis ve reaksiyon süreçleri düzenli olarak gözden geçirilmekte, operasyonel prosedürler ve teknik kabiliyetler sürekli olarak geliştirilmektedir. Tüm bunlara ilave olarak, Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş dolayısıyla Karadeniz’in güvenliğine yönelik bu tür olumsuzluklar konusunda her iki tarafın da daha dikkatli olmaları hususunda muhataplarımız ikaz edilmiştir.”
Muhabir: Utku Şimşek
Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü, Ankaray Emek İstasyonu'nda meydana gelen patinaj nedeniyle, Ankaray işletmesinin geçici olarak kapatıldığını duyurdu.
EGO'dan yapılan açıklamada, Ankaray işletmesinin kapatılmasına ilişkin şunlar kaydedildi: "Ankaray Emek İstasyonu'nda meydana gelen patinaj nedeniyle, yolcu güvenliği öncelenerek hattın kontrolü ve gerekli işlemlerin yapılabilmesi için Ankaray işletmesi geçici olarak kapatılmıştır.
Söz konusu güzergahta EGO otobüsleriyle hizmet verilmektedir. Çalışmaların tamamlanmasının ardından seferlerimiz yarın planlandığı şekilde devam edecektir."
Açıklamada, vatandaşlara anlayışı için teşekkür edilirken, gelişmelerin resmi duyuru kanallarından paylaşılacağı bildirildi.

Karayolları Genel Müdürlüğünün yol durumu bültenine göre, Avrupa Otoyolu'nun Çerkezköy-Çorlu kavşakları 158-163. kilometrelerinde üstyapı onarım ve yenileme çalışmaları yapılıyor. Bu nedenle otoyolun İstanbul istikameti trafiğe kapatılarak, ulaşım Edirne istikametinden iki yönlü sağlanıyor. Çalışmalar 7 gün 24 saat esasına göre gerçekleştiriliyor.
Aydın-Denizli Otoyolu'nun 13-21. kilometrelerindeki üstyapı çalışması sebebiyle 10 Eylül'e kadar Denizli istikameti ve Sarayköy çıkış kolu araç trafiğine kapatılarak, ulaşım Aydın istikametinden geliş-gidiş şeklinde sürdürülecek.
Anadolu Otoyolu'nun Gölyaka Kavşağı-1. Bölge Hududu kesimi İstanbul istikametinde üstyapı onarım çalışması dolayısıyla ulaşıma diğer istikametten iki yönlü ve kontrollü izin veriliyor.
Kayseri-Kırşehir yolunun 30-31. kilometrelerinde menfez yapım çalışması nedeniyle ulaşım bölünmüş yolun bir bölümünden iki yönlü devam ediyor.
Afyonkarahisar-Kütahya yolunun 32. kilometresinde viyadük ayağı imalat çalışmaları sebebiyle Afyonkarahisar yönü trafiğe kapatılarak, ulaşım Kütahya istikametinden iki yönlü sağlanıyor.
Ordu-Fatsa yolunun 11-17. kilometrelerinde üstyapı onarım çalışmaları dolayısıyla ulaşım bölünmüş yolun sağ tarafından iki yönlü gerçekleştiriliyor.
İyidere-Rize devlet yolunun 17. kilometresindeki Rize Liman Köprülü Kavşağı Köprüsü'nün İyidere-Rize yönünde derz onarım çalışması yapılıyor. Bu nedenle çalışma süresince ulaşıma tek şeritten kontrollü izin veriliyor.
Acıpayam-Çavdır-Söğüt yolunun 8-23. kilometrelerinde sathi kaplama çalışmaları sebebiyle ulaşım kontrollü sürdürülüyor.
İnegöl-Bozüyük-Bilecik-Eskişehir il sınırı devlet yolunun Ankara-Bursa istikameti 27-31. kilometrelerinde yapım çalışmaları dolayısıyla trafik akışı Bursa-Ankara istikametinden iki yönlü devam ediyor.
Cide-Doğanyurt-İnebolu yolunun 5-20. kilometrelerinde asfalt sathi kaplama çalışmaları nedeniyle ulaşım kontrollü sağlanıyor.

Geçen ocak ayında Emniyet’e giden Yusuf Aydın isimli bir esnaf, “bir ticaret karşılığında aldığı 14.2 milyon liralık çeki kırdırmak için Ayhan Bora Kaplan ve adamlarının devreye girdiğini” öne sürmüş, eski Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz ve yardımcısı Alp Arslan’ın baskısıyla Ankara’yı terk etmek zorunda kaldığını öne sürmüştü.
T24’ten Asuman Aranca’nın haberine göre; Aydın, “Bir polis ‘Emniyet Müdürümüz Servet Yılmaz’ın talimatı ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talebidir. Ankara’yı terk edeceksiniz’ dedi. Polisler evime kadar gelerek Ankara’yı terk etmeme eşlik ettiler” iddiasında bulunmuştu.
Çeklerin kendisinden bedelsiz olarak alındıktan sonra “kırıldığını” söyleyen Aydın, toplam 32 milyon lira zarara uğradığını belirterek 15 kişiden şikayetçi olmuştu.
Aydın’ın bu şikâyeti üzerine Servet Yılmaz hakkında, organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle yargılanan Ayhan Bora Kaplan’la ilgili olarak dosya hazırlandı.
Ankara Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu, Servet Yılmaz hakkındaki dosyayı 16 Ocak 2024’te eski “En üst dereceli kolluk amiri” olması ve hakimlerle aynı yargılama usulüne tabi olmaları nedeniyle HSK’ya gönderdi.
14 Mayıs’ta toplanan HSK 1. Dairesi, dosyayı gündemine aldı.
Daire, Yılmaz’ın, “eski Ankara Emniyet Müdür yardımcısı Alp Aslan ile birlikte devletin verdiği gücü Ayhan Bora Kaplan’ın çıkarları doğrultusunda kullandıkları, 2023 yılı Ramazan ayı içinde Çukurambar’daki bir restoran önünde Organize Şube Müdürlüğü ekipleri aracılığı ile Aydın’ı Ankara’yı terk etmesi konusunda tehdit ettiği, Aydın ve arkadaşlarının Yeni Batı Polis Karakolu’nda bekletildikleri sırada orada bulunan polislere ‘15 dakika içinde Ankara’yı terk etmezlerse hepsini nezarete tıkın ve sabaha kadar ezin’ talimatı verdiği ve polislerin Aydın’ı elindeki çekleri iade etmemesi durumunda ‘hem Bora Kaplan hem de Yılmaz’ın gazabına uğrayacaksın’ şeklinde söylemlerde bulunmasına sebep olduğu” iddialarını değerlendirdi.
Daire, iddia konusu suçlamaların görevden kaynaklanan suç kapsamında olmadığı gerekçesiyle Yılmaz hakkında “tabi olduğu hükümler çerçevesinde gereğinin yapılması için” dosyanın Ankara Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi.
Karar oy birliği ile alındı.
Ankara Başsavcılığı’nın, “4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun” uyarınca Yılmaz hakkında soruşturma yapabilmek için bu kez İçişleri Bakanlığı’ndan izin istemesi gerekiyor.
İçişleri Bakanlığının izin vermesi durumunda Yılmaz hakkında soruşturma yapılarak takipsizlik kararı verilebileceği gibi dava açılması da söz konusu olabilecek.