“Okula başlangıç maliyeti 52 bin liraya ulaşıyor”




Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara Adliyesinde "şüpheli" sıfatıyla ifade verdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin soruşturma başlatan Gökçek'in, avukatıyla geldiği Ankara Adliyesindeki ifade işlemleri tamamlandı.
Yaklaşık 2 saat ifade veren Gökçek, adliye çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Savcılığın yürüttüğü soruşturmanın tamamlanmasının ardından gerekli açıklamaları yapacağını belirten Gökçek, "İnşallah Allah kısmet ederse bu savcılığın yaptığı araştırma, soruşturma bitecek. Ondan sonra neticeyi alacağız. Ondan sonra merak etmeyin, hepinizle televizyonlarda bol bol konuşacağız. Melih Gökçek biliyorsunuz öyle konuşmayan adam değildir, çekinen adam da değildir." ifadelerini kullandı.
Hayatında ilk kez ifade vermediğini ve daha önce de çeşitli soruşturmalar geçirdiğini dile getiren Gökçek, belediye başkanlığı dönemlerini üç ayrı safhada değerlendirdi.
Gökçek, 1994'te ilk kez seçilmesini takip eden 9 yıllık muhalefet döneminde 500 civarında soruşturma ve inceleme geçirdiğini ifade ederek, bu incelemelerin tamamından takipsizlik kararı aldığını söyledi.
AK Parti ve Refah Partisi iktidarları döneminde de yaklaşık 100 soruşturma ve inceleme geçirdiğini kaydeden Gökçek, söz konusu ifadelerin İçişleri Bakanlığı ile savcılık arşivlerinde yer aldığını, bu dönemde de herhangi birşey çıkmadığını belirtti.
- "Şahsım adına herhangi bir endişem yok"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş dönemine ilişkin iddialara da değinen Gökçek, kendisi hakkında 100'e yakın soruşturma açıldığı yönündeki beyanların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Yavaş döneminde toplam 25 inceleme ve soruşturma geçirdiğini belirten Gökçek, şöyle devam etti:
"Bunun 21 tanesi bitti, 4 tanesinin neticesi bana gelmedi. Biten soruşturmaların bir kısmı İçişleri Bakanlığında, bir kısmı da savcılıklarda oldu. Bu soruşturmalar yapılırken bilirkişi raporları alındı. Hepsinde benim ifadem alındı. Mansur Yavaş, 'İfade vermeye bile gitmedi' diyerek yalan söylüyor. Yapılan incelemelerde ifadelerimiz alındı. Biten soruşturmaların hepsine istisnasız Mansur Yavaş itiraz ettirdi. İçişleri Bakanlığından gelenleri Danıştaya, savcılıklardan gelen kararlar için de bir üst mahkemeye itiraz ettiler. 21 dosya üst mahkeme ve Danıştayda da benim lehime onaylandı."
Gökçek, "Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak. Ben de merakla bekliyorum. Adaletten Allah'ın izniyle şahsım adına herhangi bir endişem yok. Ben doğruları söyleyen bir insanım. Allah nasip eder karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım hiç endişeniz olmasın. Melih Gökçek'in hayatta televizyonlarda tartışmaktan çekindiği vaki midir? Hiç duydunuz mu, gördünüz mü?" ifadelerini kullandı.
Gökçek, açıklamasının ardından adliyeden ayrıldı.
- Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek ifadeye çağrıldı
Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmış olup, soruşturma kapsamında Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00'te Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilecektir."

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, yurt dışına usulsüz yollarla para transferi yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne ulaştı.
Resen Soruşturma Başlatılmıştı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, medyada yer alan ve Gökçek ailesinin yurt dışı kaynaklı şirketler üzerinden kayıt dışı mali hareketler gerçekleştirdiğini öne süren iddiaların ardından 29 Ağustos’ta resen inceleme başlatmıştı. Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen dosya kapsamında ilk olarak konuyu gündeme getiren gazeteci Murat Ağırel tanık olarak dinlenmişti.
Almanya'daki Şirket Mercek Altında
Savcılık sürecinde bilgisine başvurulan gazeteci Murat Ağırel, Melih Gökçek'in eşi Hülya Gökçek ile oğlu Ahmet Gökçek’in Almanya'nın Düsseldorf merkezli kurduğu öne sürülen "HAMAG" şirketine dair topladığı tüm evrak ve verileri adli makamlarla paylaştığını aktarmıştı.
Tüm bu gelişmelerin ardından hakkında inceleme yürütülen Melih Gökçek, isnat edilen iddialara karşı savunmasını vermek üzere savcılıktaki yerini aldı.

Berhan Şimşek, hakkında yargıya intikal eden süreçler sonuçlanana kadar CHP Genel Başkan Yardımcılığından ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.
Şimşek, CHP Muğla İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, hakkındaki hukuki süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yargıya intikal eden süreçler sonuçlanana kadar başkan yardımcılığı görevini ve MYK üyeliğini sürdürmeme kararı aldığını belirten Şimşek, parti üyeliğinin ise devam edeceğini söyledi.
Şimşek, kararını şu sözlerle açıkladı:
"Ortada dökülüp saçılan bir durumun bulunması ve konunun yargıya intikal etmesi sebebiyle, bu davalar sonuçlanana kadar Merkez Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ediyorum. Bu kararımı Sayın Genel Başkanımızın şahsında bütün örgütümüze ve yol arkadaşlarıma ilan ediyorum. İlkelerimizden ve duruşumuzdan taviz vermeden yürüyüşümüz sürecek."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek ile Özlem Şanver arasında geçtiğimiz yıl yaşanan darp olayına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
Görüntüler üzerine Berhan Şimşek istifa kararı aldı.


Polonya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, "Rusya tarafından gerçekleştirilen devlet terörizmini kesin bir şekilde kınadıklarını ifade etmek" amacıyla Rusya'nın Varşova Büyükelçisi Georgy Mikhno'nun Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını bildirdi.
Polonya'nın haber ajansı PAP'ın haberine göre, Sikorski, Almanya'nın Weimar kentinde, "Weimar Üçgeni" girişimi kapsamında Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile düzenledikleri ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Dünya düzeninin güvenliği açısından Rusya'nın "en ciddi tehditlerden biri" olmayı sürdürdüğünü ifade eden Sikorski, Moskova'nın uluslararası ilişkileri işbirliğine değil, hakimiyete dayandırmayı amaçladığını savundu.
Sikorski, sınırlarının cezasız bir şekilde test edilmesini ve topraklarındaki düşmanca eylemleri kabul etmediklerini belirterek, "Kundaklamalara, demir yoluna yönelik saldırılara, cinayetlere ve diğer provokasyonlara izin vermiyoruz. Polonya da Rusya Federasyonu'nun gerçekleştirdiği devlet terörizmini kesin bir şekilde kınadığımızı ifade etmek amacıyla Rusya Büyükelçisi'ni (Georgy Mikhno) çağırdı." ifadelerini kullandı.
Sikorski'den Avrupa Birliği ülkelerine biyometrik pasaport çağrısı
Sikorski ayrıca Rus diplomatların hareket özgürlüğünün akredite oldukları ülkelerle sınırlandırılması, Rus vatandaşlarına Schengen vizesi verilmesinin kısıtlanması, Avrupa Birliği'ne (AB) giriş yapan Ruslar için biyometrik pasaport zorunluluğu getirilmesi ve AB içinde görev yapan Rus diplomatların sayısına üst sınır getirilmesi çağrısında bulundu.
AB genelinde halen çok sayıda Rus diplomatın olduğuna işaret eden Sikorski, "Bunların 2 binden fazla olduğunu tahmin ediyoruz ve en az yüzde 40'ının diplomatik statüleriyle bağdaşmayan görevler yürüttüğünü değerlendiriyoruz." dedi.
Sikorski, söz konusu Rusların ülkelerinde terör faaliyetleri de yürüten istihbarat teşkilatlarına hizmet ettiğini belirterek, Almanya ile dayanışma içinde halkı korumak için gerekli tüm temel güvenlik önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Leipzig-Halle Havalimanı'nda İHA bulunmuştu
Almanya'daki Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos'ta Ukrayna'ya ait nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzenek içerdiği değerlendirilen insansız hava aracı (İHA) bulunmuştu.
ABD istihbaratı, bulunan patlayıcı yüklü İHA'nın özelliklerinin Rus askeri istihbaratına "özgü" olduğunu iddia etmişti.
Almanya, bu olay nedeniyle Rusya'yı suçlamış ve Bonn'daki Rus Başkonsolosluğunun 18 Eylül itibarıyla kapatılması ve Berlin'deki Rus Evi ile ilgili sözleşmenin feshedilmesi gibi tedbirler aldığını açıklamıştı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın kararlarına karşılık olarak Goethe Enstitüsünün Rusya’daki şubelerini kapatacaklarını bildirmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, TCK’nın 299/1. maddesi kapsamında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla hakkında soruşturma başlattığı feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, 7 Eylül Pazartesi günü ifade vereceği öğrenildi.
Davutoğlu’nun saat 15.00’te Ankara Adliyesi’ne şüpheli sıfatıyla giderek ifade vereceği belirtildi.






Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadenin yaklaşık 3,5 saat sürdüğü ve 12 sayfa tuttuğu öğrenildi. Başsavcılığın, Şahin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 220/7. maddesi kapsamında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve 283/1. maddesi kapsamında “suçluyu kayırma” suçlarından, “yurt dışına çıkış yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep ettiği öğrenildi.
Kuriş suç örgütü yöneticisi Hilmi Tuna Kuriş'in kaçırılmasına aracılık ettiği tespit edilen aracın tahsis sahibi eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fuhuş ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un danışmanı Cem Tekinoğlu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Tekinoğlu’nun, “bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak, aracılık etmek veya yer temin etmek” ile “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak” suçlarından tutuklandığı bildirildi.

Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı.




























PRİŞTİNE – Kosova’da cumhurbaşkanlığı seçiminin Meclis’te sonuçsuz kalması üzerine siyasi kriz derinleşti. Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, anayasal sürenin dolmasına rağmen yeni cumhurbaşkanının seçilememesi nedeniyle Kosova Meclisi’ni feshettiğini açıkladı. Ülkede erken genel seçim sürecinin başlaması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Osmani, düzenlediği basın toplantısında, Meclis’te dün gece gerçekleştirilen oturumda yeni cumhurbaşkanının seçilememesinin devlet açısından ciddi bir talihsizlik olduğunu söyledi. Anayasal sorumluluğunu yerine getirdiğini belirten Osmani, “Kosova Cumhuriyeti Anayasası’na uygun şekilde Meclisin feshedilmesine ilişkin kararı yayımladım” ifadelerini kullandı.
Osmani, milletvekillerinin siyasi uzlaşı sağlayamayarak ülkeyi yeniden seçim sürecine sürüklediğini vurgulayarak, bu tablonun önlenebilir olduğunu ancak Meclis’in temel anayasal sorumluluklarından birini yerine getirmekte başarısız kaldığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanının önümüzdeki günlerde siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştirerek erken genel seçim tarihini açıklaması bekleniyor.
Kosova’da mevcut cumhurbaşkanının görev süresi 4 Nisan’da sona erecek. Anayasaya göre yeni cumhurbaşkanının en geç 5 Mart’a kadar seçilmesi gerekiyordu. Ancak 120 sandalyeli Meclis’te gerekli çoğunluk sağlanamadı.
Başbakan Albin Kurti liderliğindeki Vetëvendosje, muhalefet partilerini kendi adayına destek vermeye ikna edemedi. Hükümet cephesi cumhurbaşkanlığı için Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Glauk Konjufca’yı aday gösterirken, muhalefet partileri ise geniş uzlaşıya dayalı bir aday talebinde bulundu.
Meclis Başkanı Albulena Haxhiu, gece yapılan oturumda yeterli çoğunluk sağlanamadığını belirterek oylamanın sürdürülemeyeceğini açıkladı. Haxhiu, oylama için en az 80 milletvekilinin hazır bulunması gerektiğini ancak salonda yalnızca 66 milletvekilinin bulunduğunu ifade etti.
Meclis Başkanlığı ayrıca cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin anayasal uygunluğunun değerlendirilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını ve karar çıkana kadar sürecin askıya alınmasına yönelik geçici tedbir talep ettiklerini duyurdu.
Meclis’te aynı gece cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliği önerileri de gündeme geldi. Ancak bu girişim de milletvekillerinden gerekli desteği alamadı.
Kosova’da son dönemde siyasi takvim oldukça yoğun geçti. Ülkede 9 Şubat 2025’te genel seçim yapılmış, ardından 28 Aralık 2025’te erken seçim düzenlenmişti. Albin Kurti liderliğindeki hükümet ise 11 Şubat’ta Meclis’ten güvenoyu alarak göreve başlamıştı.
Meclisin feshedilmesiyle birlikte Kosova’da siyasi dengeleri yeniden şekillendirecek bir erken seçim süreci başlamış oldu. Cumhurbaşkanı Osmani’nin, parti liderleriyle yapacağı temasların ardından seçim takvimini netleştirmesi bekleniyor.
Arnavutluk’ta Başbakan Edi Rama’nın liderliğinde gerçekleştirilen kapsamlı kabine revizyonu resmen yürürlüğe girdi. Hükümet, özellikle reform sürecini hızlandırmak, kamu yönetiminde verimliliği artırmak ve Avrupa Birliği’ne uyum başlıklarında daha etkin bir icra mekanizması oluşturmak amacıyla kritik bakanlıklarda değişikliğe gitti.
Parlamentonun onayıyla resmiyet kazanan yeni kabine düzenlemesi, iç güvenlikten adalete, enerjiden dış politikaya kadar geniş bir alanda yeni isimleri görev başına taşıdı.
Albana Koçiu, Başbakan Yardımcılığı görevine atandı. Koçiu’nun hükümetin stratejik reform programlarının koordinasyonunda aktif rol üstlenmesi bekleniyor. Özellikle kamu yönetimi reformu ve kurumsal yeniden yapılanma süreçlerinde etkili bir pozisyonda olacak.
Enea Karakaçi, Altyapı ve Enerji Bakanlığı görevini devraldı. Ülkenin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve büyük ölçekli altyapı projelerinin Karakaçi’nin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.
Besfort Lamallari, İçişleri Bakanı olarak görevlendirildi. Kamu güvenliğinin güçlendirilmesi, organize suç ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında yeni dönemin en kritik aktörlerinden biri olacak.
Toni Gogu, Adalet Bakanlığı koltuğuna oturdu. Hukukun üstünlüğünün pekiştirilmesi ve yargı reformlarının sürdürülmesi Gogu’nun öncelikli sorumluluk alanı olarak öne çıkıyor. AB müzakere sürecinde adalet başlığının belirleyici rolü göz önünde bulundurulduğunda bu atama ayrı bir önem taşıyor.
Ferit Hoxha, Avrupa ve Dışişleri Bakanı olarak atandı. Hoxha, Arnavutluk’un diplomatik ilişkilerini yönetmenin yanı sıra Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde müzakere trafiğini yönetecek kilit isim olacak.
Ermal Nufi, Savunma Bakanlığı görevine getirildi. Ulusal güvenlik stratejilerinin güncellenmesi, NATO ile koordinasyon ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi yeni dönemin ana başlıkları arasında.
Eriona Ismaili ise Parlamento ile İlişkilerden Sorumlu Bakan olarak görevlendirildi. Ismaili’nin temel sorumluluğu, yürütme ile yasama organı arasındaki koordinasyonu artırmak ve reform paketlerinin Meclis sürecini hızlandırmak olacak.
Kabine değişikliğinin arkasında üç temel hedef öne çıkıyor: yolsuzlukla mücadelede daha güçlü bir siyasi irade ortaya koymak, yapısal reformları hızlandırmak ve Avrupa Birliği üyelik sürecinde somut ilerleme sağlamak.

Siyasi kulislerde, bu revizyonun yalnızca isim değişikliğinden ibaret olmadığı; hükümetin ikinci faz reform programına geçişinin işareti olduğu yorumları yapılıyor. Özellikle adalet ve içişleri alanındaki atamalar, uluslararası çevreler tarafından da yakından izlenecek.
Yeni kabinenin performansı, Arnavutluk’un hem iç siyasi dengeleri hem de AB ile yürüttüğü müzakere süreci açısından belirleyici olacak.
Haber: Furkan Bostancı








Kosova’nın önemli şahsiyetlerinden eski siyateçi, diplomatve yazar merhum Beyta Novobırdaliya’nın “Novobırda, Deliller ve Efsaneler” adlı kitabının tanıtımı yapıldı.
Kızları Kosova’nın İstanbul Başkonsolosu Suzan Novobırdaliya ve Dr. Sevim Novobırdaliya’nın, babaları Beyta Novobırdaliya’nın vefat sonrası basılması ve yayınlanmasıyla ilgili vasiyetini yerine getirmek için tertipledikleri kitabın tanıtımı programı geniş katılımla gerçekleşti.
Novobırda’nın zengin tarihi ve kültürel mirasına ışık tutan kitapta, yazar Beyta Novobırdaliya’nın tutkunu olduğu Novobırda’nın zengin tarihi geçmişi, eşsiz gelenek ve göreneklerine heyecan verici bir yolculuğu yansıtıyor.
Arnavutça yayımlanan kitabın tanıtım programının açış konuşmasını yapan Suzan Novobırdaliya, bugün sadece bir kitabın tanıtımının yapılmadığını, yaşamın bir eserini ve bir emaneti hatırlamanın yapıldığını da belirterek, kitabın sadece delliler toplamı ve efsanelerin yer aldığı bir eser değil, kitabın geçmiş ve günümüz arasındaki köprü bağını da yansıttığını söyledi.
Kitabın tanıtım programında söz alan diğer konuşmacılar da, kitabın tarihi veriler ve deliller açısından yıllardır üzerinde durulmuş Novobırda gibi çok eski bir yerleşim yeri hakkında bilinmeyenlere de ışık tutuğunu dile getirdiler.
Kitabın tanıtım programına Kosova Cumhurbaşkaı Vjosa Osmani, görevdeki Başbakan Yardımcıları Besnik Bislimi ile Emilia Rexhepi, KDTP Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, devlet kurum ile kuruluş temsilcileri ile diğer davetliler katıldı.

Tanıtım programının bitiminde Kosovaport mikrofonuna konuşan Sevin Novobırdaliya, “Bizim için çok önemli bir an. Rahmetli babam bu kitap üzerinde çok uzun yıllar çalıştı. Kitabın basılması onun emaneti idi. Ablam Suzan bu kitabın basılması için çok çalıştı. Okuyucular bu kitapla buluştuklarında eminim çok keyif alacaklar.Çünkü Novobırda çok eski bir yer, çok tarihi bir yer. Zamanında çok nüfuslu olan bir yerleşim yeri idi. Kitabın tanıtımı bizim için belki de hayatımızın en önemli anı. Babamın emanetini yerine getirdiğimiz için çok mutluyuz.” ifadelerinbi kullandı. /kosovaport/

AA
TBMM (AA) – AA muhabirinin parti kaynaklarından aldığı bilgiye göre, AK Parti, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kurulan Komisyon çalışmaları kapsamında hazırladığı raporu tamamladı.
Yaklaşık 15 bölüm ve 50-55 sayfadan oluşan rapor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu. Erdoğan’ın görüşlerini alan parti yetkilileri, yarın raporu TBMM Başkanlığına iletecek.
Böylece komisyonda üyesi bulunan siyasi parti gruplarının tamamının komisyona raporları sunulmuş olacak.
Muhabir: Kemal Karadağ
AA
TBMM (AA) – Genel Kurulda, bütçeler üzerindeki konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığının eskiye göre daha fazla harcama yaptığı iddialarına tepki gösterdi.
Yılmaz, şöyle konuştu:
“Rakamlar sizi doğrulamıyor. Az önce söyledim. Binde 1,1 ya da 1,2 civarında harcama söz konusu. Eski sisteme göre daha düşük bir harcama. Kaldı ki şunu da söylemek zorundayım. Cumhur İttifakı’nın adayı olan Cumhurbaşkanımız değil de rakibi seçilmiş olsaydı, şimdi 6 tane cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktı. Kim bilir kaç tane bakan olacaktı; 90’lı yıllarda koalisyon hükümetleri dönemlerinde 35, 36’ları bulmuş. Muhtemelen 30’un üstünde de bakan olurdu. Asıl o zaman cumhurbaşkanlığı makamı israf noktasına dönüşürdü. Bir de resmi resmi ilan edilen cumhurbaşkanı yardımcılarının dışında da kimlere cumhurbaşkanı yardımcılığı sözü verildi onu da bilmiyoruz. Onları da eklerseniz çok daha fazla olur.”
Belediyelerin asli işinin vatandaşlara temiz ve sağlıklı içme suyunu ulaştırmak, trafik sorununu çözmek, yeşil alanları arttırmak ve daha yaşanabilir bir şehir ortamı oluşturmaktan geçtiğini vurgulayan Yılmaz, “‘Bu altyapıları bırakıp, bu önemli temel işleri bırakıp, başka işlerle uğraşıyor, doğru yapmıyorlar’ dedim. Siz bunu haklı buluyorsanız aynı anlayışla devam edin. Ben ısrarla aynı şeyi söylüyorum.” dedi.
Muhalefetin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin halka açık olmadığı yönündeki iddialarına da tepki gösteren Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bir defa orada bir cami var. Cuma dahil namazlar kılınıyor ve herkes geliyor. Kütüphane 7 gün 24 saat açık. Kongre Merkezi açık. Ayrıca, Külliye’nin daha resmi bölümlerini gezmek isteyenler için belki Ali Mahir (Başarır) Bey de gezmek isteyebilir. O yüzden adresi söyleyeyim: ziyaret.tccb.gov.tr/. Turist olsun, vatandaşımız olsun herkes bu siteye girebilir. ‘Gezmek istiyorum’ diyebilir ve bunlar belli bir sistem içinde gezdiriliyorlar. Yani ‘vatandaşa açık değil’ ifadeniz doğru değil. Lütfen gezmek istiyorsanız bu siteye girebilirsiniz veya benden randevu istersiniz ben gezdiririm.”
Örtülü ödeneğin tüm ülkelerde kullanılan devletin milli güvenliğine ilişkin, devletin ihtiyaçları için kullanılan bir mekanizma olduğunu ifade eden Yılmaz, bunun sınırsız bir mekanizma da olmadığını, kanunlarla sınır konulduğunu söyledi.
Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Nedir bu sınır? ‘Bütçe başlangıç ödeneğinin binde 5’ini geçemez’ demiş kanunlarımız. Geçen yıl itibarıyla, 2024 yılında, genel bütçe başlangıç ödeneğinin 10 binde beşini kullanmış Cumhurbaşkanımız. 10 kat daha altında limitin bir kullanım söz konusu. Bu yıl itibarıyla 10 binde üç civarında kullanım. Öyle ifade ettiğiniz gibi sanki bütçenin tamamı büyük bir kısmı bu işlere harcanıyormuş gibi ifadeler doğru değil ama ihtiyaç oldukça da elbette kullanılacak. Tüm ülkelerin kullandığı gibi.”
Cumhurbaşkanlığındaki taşıt sayılarına ilişkin de bilgi veren Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığında ihtiyaç çıkabilir, acil bir şey olabilir diye 20 taşıt koyuyoruz. Doğru. Ama 2024 yılında sadece 7 taşıt alınmış. 2025 yılında yine 20 taşıt koymuşuz. Şu ana kadar bir tane bile alınmamış. NATO zirvesi geliyor, belki onun için bir ihtiyaç olursa bir alım yapılabilir. Yapılmaz demiyorum ama genelde bu 20 taşıt konuyor. Bir ihtiyat ödeneği olarak konuyor. Acil bir ihtiyaç çıkar kullanılabilir diye konuyor. Ama geçmişe baktığınız zaman bunun pek de kullanılmadığını görüyoruz.” şeklinde konuştu.
Kadınlarla ilgili sorular sorulduğuna değinen Yılmaz, “Kadınlarla ilgili meseleyi sadece LGBT kontekstinde tartışıyorsanız kadınlara büyük bir haksızlık yapıyorsunuz. Birincisi bu. İkincisi küreselci söylemlerin etkisi altındasınız ve geçmişe bakarsak oryantalist bir bakış açısıyla kendi toplumunuza bakıyorsunuz. Bu uzun bir entelektüel tartışma. Ama bakış açınıza hiçbir şekilde katılmadığımı, Kürt halkının da sizin bu bakış açınıza en küçük bir prim vermeyeceğini de buradan ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açlık yoksulluk sınırı ile ilgili de, Türkiye’nin en son mutlak yoksulluğu 2015’te ölçtüğünü hatırlatarak, resmi olarak artık mutlak yoksulluğun ölçülmediğini, göreli yoksulluğun ölçüldüğünü ifade etti.
Yılmaz, şunları kaydetti:
“Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırı dediğiniz TÜRK-İŞ’in yaptığı hesaplamalar. Yoksulluk olarak hesapladığı geçen ay gördüm televizyonlardan 97 bin lira. Yani neredeyse 2 bin 500 dolara yakın bir geliri olanı yoksul olarak tarif ediyor. Siz 5 bin dolar da dersiniz. Açık arttırmaya da çıkabilirsiniz. Tüm toplumu da yoksul ilan edebilirsiniz. Ama bir uluslararası ölçüte, istatistiğe dayalı bir yaklaşım değil bu. Sendikal olarak hazırlanmış muhtemelen sendikal taleplerine baz teşkil etmek üzere yapılan çalışmalar. Biz elbette en küçük yoksulluk oranıyla da mücadele etmeye devam edeceğiz. Güçlü bir sosyal politikayla yolumuza devam edeceğiz.”
“Milletimizin vicdanını yaralayacak hiçbir ihmale asla müsaade etmeyeceğiz”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bütçesinin 2026’da 7 trilyon 130 milyar lira olacağının öngörüldüğünü belirtti.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikasında çıkan yangını hatırlatan Işıkhan, bu konuda adli ve idari soruşturmanın sürdüğünü aktardı.
Işıkhan, elim facianın ilk anından itibaren ailelerin yanında durduğunu, devlet olarak kimseyi yalnız bırakmadıklarını dile getirdi.
Yargının yürüttüğü soruşturmayı titizlikle takip ettiklerini bildiren Işıkhan, idari açıdan üzerlerine düşen sorumluluğu gecikmeden yerine getirdiklerini vurguladı.
Işıkhan, yaşanan olaya ilişkin görevden alınanlarla ilgili bilgi vererek, “Hem adli hem de idari soruşturmalar eş zamanlı devam etmektedir. İhmali, kusuru, sorumluluğu kim varsa gözünün yaşına bakmadan gerekli işlemi yapacağız. Suçluların ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Milletimizin vicdanını yaralayacak hiçbir ihmale asla müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.
SMA tedavisinde kullanılan “Nusinersen” etkin maddeli ilacın bedelinin Tip-1 hastalar için 2017’den, Tip-2 ve Tip-3 hastalar için de 2019’dan itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığını bildiren Işıkhan, Sağlık Uygulama Tebliği’nde yer alan ödeme kriterlerin de yenidoğan SMA taraması kapsamında, tarama sonucu, genetik analizi pozitif hastalarda da ödenecek şekilde düzenleme yaptıklarını anlattı.
Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:
“SMA hastalarının tedavisinde kullanılan ve halihazırda geri ödeme kapsamında Nusinersen etkin maddeli ilaca alternatif oral yolla kullanılacak Risdiplam etkin maddeli ilaç 2025 yılında hastalarımızın erişimine sunulmuştur. SMA hastalarının ilaçlarının geri ödeme kapsamındaki düzenlemeleri gözden geçirdik. SGK tarafından SMA’lı hastalarımızın talepleri karşılanmaktadır.”
Özel hastanelere yapılan ödemelerinin tedavi harcamalarındaki payının geçen yılın sonunda yüzde 10,45’e düştüğünü belirten Işıkhan, bu oranın 2025’in ilk 7 ayında 6,78’e gerilediğini dile getirdi. Işıkhan, “Özel hastanelere aktarılan pay artıyor ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır.” dedi.
Görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yanı sıra Mesleki Yeterlilik Kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, İletişim Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşimi, yarın saat 11.00’de toplanmak üzere kapattı.
Muhabir: Kemal Karadağ,Oğuzhan Sarı,Özcan Yıldırım,Merve Yıldızalp Yormaz

AA
TBMM (AA) – AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen “kanun teklifinin” çalışmalarını tamamladı.
Gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulması öngörülen kanun teklifine göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek ceza bir katına kadar artırılacak.
Teklifle, bilişim suçlarıyla mücadelede de düzenlemelere gidilecek. Ayrıca meskun mahalde ateş edenlere verilecek cezalar da yükseltilecek. Bu kapsamda da meskun mahalde silahla ateş edenlere verilen hapis cezasının 6 ay olan alt sınırı 1 yıla, 3 yıl olan üst sınırı ise 5 yıla çıkarılacak. Böylece meskun mahalde silahla ateş edenlere 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Kamuoyunda “kurusıkı” olarak bilinen ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş edenler 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Düğün, nişan, asker uğurlaması gibi yerlerde silahla ateş edilmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.
“Trafikte yol kesme” eylemi Türk Ceza Kanunu’nda müstakil suç olarak düzenlenecek. Hukuka aykırı davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecek. Araçları gitmekte olduğu yerden başka yere götürenlere de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Muhabir: Kemal Karadağ
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı, Bağcılar İlçe Başkanı Muhammed Yavuz Gültepe, Büyükçekmece İlçe Başkanı Mahmut Yusuf ve Küçükçekmece İlçe Başkanı Nejat Öztürk’ü görevden aldı.
MUHAMMED YAVUZ GÜLTEPE KİMDİR?
Muhammed Yavuz Gültepe, 18 Ocak 2025 tarihinde yapılan kongrede AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı olarak göreve başlamıştı. 1992 yılında Van’da doğan Gültepe, uzun yıllar Bağcılar’da yaşamını sürdürdü. 2012 yılında AK Parti Gençlik Kolları’nda siyasete adım attı. İlçe ve il teşkilatlarında çeşitli görevlerde bulundu. 2024 yerel seçimleri sonrasında Bağcılar Belediye Meclis Üyesi ve Encümen olarak görev yaptı.
MAHMUT YUSUF KİMDİR?
Mahmut Yusuf, 12 Ocak 2025 tarihinde yapılan kongrede AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanı olarak göreve getirilmişti. 1976 yılında Trabzon’da doğan Yusuf, Uludağ Üniversitesi Maliye Bölümü mezunudur. Uzun yıllar özel sektörde muhasebe müdürlüğü yaptıktan sonra kendi mali müşavirlik ofisini kurdu. 2000’li yıllardan itibaren sivil toplum faaliyetlerinde aktif rol aldı ve partinin çeşitli kademelerinde görev üstlendi.
NEJAT ÖZTÜRK KİMDİR?
Nejat Öztürk, 18 Ocak 2025 tarihinde yapılan kongre sonucunda AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı seçilmişti. Uzun yıllardır ilçede aktif siyaset yürüten Öztürk, partide farklı birimlerde görev aldı. 2009–2014 yılları arasında İlçe Dış İlişkiler Birim Başkanlığı, 2014–2019 döneminde ise Belediye Meclis Üyeliği yaptı. İş hayatında muhasebe ve idari işler alanında faaliyet gösteren Öztürk, sivil toplum çalışmalarına da önem verdi.




TBMM'nin yeni yasama yılı açılışında Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın çok sayıda muhalefet partisinin liderleriyle bir araya geldiği buluşma CHP’yi rahatsız ediyor.
Günlerdir süren karalama kampanyasına, tarihi buluşmada yer alan Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’dan cevap geldi.
Babacan, partisine yönelik “CHP’ye borçlusunuz, CHP seçmeninin oylarıyla seçildiniz” çıkışlarına karşılık verdi.
Cüneyt Özdemir’in Youtube kanalında gazeteci Kenan Taş’a konuşan Ali Babacan şunları söyledi:
“CHP oylarıyla seçildiler diyene Erbakan gibi ‘hadi oradan’ diyoruz. CHP ‘Siz olmazsanız çoğunluğu sağlayamayız’ diye bize ısrar etti. CHP bir hayır kurumu mu, sebil çeşmesi mi ki sağa sola milletvekili dağıtacak? Beni daha fazla konuşturmasınlar. Deva seçmenini CHP’nin seçmeni yapıp, CHP’nin logosunun altına evet dedirtip sonra ‘vay bu CHP seçmeniydi’ deyip kimse oyun oynamasın. Hakkımızı kimseye gasp ettirmeyiz. Kimseye de borcumuz yok.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı, yoğun katılımla gerçekleşti.
7 BELEDİYE BAŞKANI DAHA AK PARTİ'DE: ROZETLERİNİ ERDOĞAN TAKTI
Toplantıda, farklı partilerden 7 belediye başkanının AK Parti’ye katıldığı duyuruldu. Yeni katılan başkanlara rozetlerini bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı.
Katılım töreninde AK Parti saflarına geçen isimler ve geldikleri partiler şöyle:
Gökhan Budak – Ardahan Göle Belediye Başkanı (CHP)
Abdulbaki Kara – Gümüşhane Şiran Belediye Başkanı (DP)
Abid Özdemir – Muş Bulanık Rüstem Gedik Beldesi Belediye Başkanı (DEVA)
Uşak Ataş – Muş Bulanık Sarıpınar Beldesi Belediye Başkanı (DEVA)
Eşref Varol – Bingöl Merkez Ilıcalar Beldesi Belediye Başkanı (YRP)
Soner Erkan – Giresun Ören Beldesi Belediye Başkanı (YRP)
Hayrettin Küçük – Bingöl Merkez Sancak Beldesi Belediye Başkanı (YRP)
![]()
ERDOĞAN: "AK PARTİ, HİZMET SİYASETİ İLE BÜYÜDÜ"
Rozet takma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin hizmet siyasetiyle büyüdüğünü vurguladı. Erdoğan, “Partimize katılımlar güçlenerek devam ediyor. Halkımızın teveccühü, doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde istifa dalgası sürüyor...
Antalya'da Aksu Kadın Kolları Başkanı Menzil Çakmak, görevinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.
İSTİFA GEREKÇESİNİ ANLATTI
Çakmak, yaptığı yazılı açıklamada, "Geçtiğimiz süreçte yaşanan ve partimizin büyüme çabalarını engelleyen uygulamalar nedeniyle görevimi sürdürmenin artık mümkün olmadığı kanaatine vardım." ifadelerini kullandı.
ÜYELİKLER ENGELLENDİ, EVRAKLAR PARÇALANDI
Çakmak, İlçe Başkanlığı tarafından partiye üye olmak isteyen vatandaşların başvurularının kasıtlı olarak engellendiğini ve bazı evrakların yok edildiğini öne sürdü.
Ayrıca, CHP Net sistemi üzerinden yapılan online üyeliklerin de çeşitli bahanelerle iptal edildiğini savundu.
FİZİKSEL SALDIRI VE ŞİDDET İDDİASI
Açıklamasında ilçe delege seçimleri sırasında yaşanan bir olaya da dikkat çeken Çakmak, İlçe Başkanı'nın yeğeni tarafından kendisi ve ailesine sözlü ve fiziksel saldırıda bulunulduğunu iddia etti.
Oğlunun darp edildiğini ve kendisinin de fiziksel şiddete maruz kaldığını belirten Çakmak, bu olayların ailesi üzerinde derin etkiler bıraktığını söyledi.
"İL BAŞKANLIĞI SESSİZ KALDI"
Yaşanan olayları defalarca CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ve Kadın Kolları İl Başkanı Necla İnci Bayrak’a ilettiğini belirten Çakmak, buna rağmen herhangi bir destek alamadığını iddia etti.
Çakmak, partinin "koltuk koruma" anlayışıyla hareket ettiğini ve bu durumun örgüt içindeki çalışma azmini kırdığını ileri sürdü.
"DEĞERLERİMLE ÖRTÜŞMEYEN BİR YÖNETİM ANLAYIŞI"
Çakmak, "Tüm bu nedenlerle, üzerimdeki baskılar, yaşanan şiddet olayları ve partinin benim değerlerimle örtüşmeyen yönetim anlayışı nedeniyle CHP Aksu İlçe Kadın Kolları Başkanlığı görevimden istifa ediyorum." dedi.
Çakmak, açıklamasının sonunda partide emek veren yol arkadaşlarına teşekkür ederek, "gerçek anlamda halkın partisi olma" mücadelesini sürdüreceklere başarılar diledi.
![]()

CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu tasfiyesi sürüyor...
Bir yandan şaibeli kurultay davası diğer yandan belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmaları ile mücadele eden CHP'de kazan kaynamaya devam ediyor.
KONGRELERE DEVAM ETTİLER
Para karşılığı oy kullandırma ve delege transferi gibi skandal iddiaların üzerine gidip iç soruşturma başlatmak yerine mahkemeyi sonuçsuz bırakabilmek için adımlar atan parti yönetimi, büyük tepkilere rağmen temmuz ayında kongreler takvimini de ilan etmişti.
DELEGE SİSTEMİNDE KÖKLÜ DEĞİŞİME GİTTİLER
Mahkeme kararını beklemeden harekete geçen CHP yönetimi, 13 Ağustos’ta başlayan mahalle seçimleriyle delege yapısında köklü değişiklikler yapmaya başladı.
Katılım oranının yüzde 25 civarında kalması ve genel merkez baskısı ile dikkat çeken seçimlerin ardından, ilçe kongreleri süreci hız kazandı.
300'E YAKIN İLÇE BAŞKANI GÖREVDEN ALINDI
Geçen hafta tamamlanan ilçe kongrelerinde yaklaşık 300 ilçe başkanının değiştiği bildirildi.
Bu rakam, parti genelindeki ilçe başkanlarının neredeyse üçte birine denk geliyor.
Görevden alınan ilçe başkanlarının çoğunun, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde atandığı ve Kılıçdaroğlu’na yakın isimler olduğu belirtiliyor.
Parti içi kaynaklar, genel merkezin müdahalesiyle bu isimlerin görevlerini kaybettiğini iddia ediyor.
İL BAŞKANLIKLARINDA DA DEĞİŞİM KAPIDA
İl kongrelerinde de benzer kapsamlı değişikliklerin yaşanması bekleniyor.
En az 25 ilin başkanının görev değişikliği yaşayacağı ve genel merkezin desteklediği adayların seçilmesi için hazırlık yapıldığı öğrenildi.
MUHALİFLER TASFİYE EDİLİYOR
Kongreler tamamlandığında, parti içinde Kılıçdaroğlu’na yakın muhalif grupların etkisinin tamamen ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Parti yönetimi, bu adımla yeni dönemde kendi kontrolünü güçlendirmeyi planlıyor.
YENİ KURULTAY TARİHİ BUGÜN NETLEŞİYOR
Öte yandan, bugün yapılacak Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında 39. Olağan Kurultay tarihinin açıklanması bekleniyor.
Şaibeli kurultay davası nedeniyle belirsizlik devam ederken, parti yönetimi mahkeme kararını beklemeden olağan kurultayı gerçekleştirme kararı alarak süreci daha da karmaşık hale getiriyor.

ADANA – BHA
‘Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik Buluşmaları’ kapsamında Adana’da düzenlenen programa katılan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, programın ardından Sarıçam’da geçtiğimiz 13 Eylül’de açılışı gerçekleştirilen Ferdi Tayfur Sanat Merkezi ve Müzesini ziyaret etti.

İlk olarak Sarıçam Belediyesi hizmet binasında Başkan Bilal Uludağ ile bir araya gelen Özdemir, ilçeye kazandırılan hizmet ve projeler hakkında bilgi aldı. Ardından Başkan Uludağ ile birlikte Ferdi Tayfur Sanat Merkezi ve Müzesi’ni gezen Özdemir, müzedeki özel eşyaları, kıyafetleri, plak ve kasetleri inceledi; Nisan Yağmuru Müzik Kütüphanesi, Emmioğlu Yazlık Sineması ve Şekerci Çırağı Sanat Atölyesi gibi bölümlerde incelemelerde bulundu.

Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan İsmail Özdemir, Ferdi Tayfur’un sadece Adana’nın değil, Türk milletinin yetiştirdiği en önemli sanatçılardan biri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi “Ferdi Tayfur, eserleri ve şahsiyetiyle yüzyıllar boyunca anılacak muazzam bir sanatçıdır. Böylesine büyük bir sanatçının memleketinde, böylesi anlamlı bir eseri görmekten büyük memnuniyet duydum.

Bu müze yalnızca Ferdi Tayfur’un sanatını ve kişiliğini yansıtmıyor; aynı zamanda Adana’nın sanat potansiyelini de geleceğe taşıyan bir kültür mirası niteliği taşıyor. Türkiye’de yalnızca Milliyetçiliğin değil aynı zamanda kültür ve sanatın yaşatılması konusunda da fikir önderi olan, aynı zamanda Ferdi Tayfur hayranlığı tüm kamuoyunca malum olan Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli Bey’in talimatları doğrultusunda böylesine eşsiz bir çalışmayı ortaya koyan, üretken belediyeciliğin vizyonunu sanata ve kültüre yansıtan Sarıçam Belediye Başkanımız Sayın Bilal Uludağ’ı kutluyorum.”

Dünyanın farklı ülkelerinde birçok sanat merkezini gezme imkanı bulduğunu, ancak Ferdi Tayfur adına yapılan bu müzenin çok özel bir eser olduğunu dile getiren Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü “Henüz açılışının üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen bu müze, estetiği, mimarisi ve içeriğiyle taşıdığı vizyonu açıkça ortaya koyuyor. İnanıyorum ki Ferdi Tayfur Sanat Merkezi ve Müzesi, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin en önemli sanat merkezlerinden biri haline gelecektir. Ayrıca akşam saatlerinde bile vatandaşlarımızın aileleriyle birlikte burayı ziyaret etmesi, çocuklarıyla güzel anılar biriktirmesi de bu eserin maksadına ulaştığını göstermektedir. Hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

ADANA – BHA
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda başlatılan “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” temalı “Terörsüz Türkiye İçin Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” kapsamında 27 Eylül Cumartesi günü Adana’da düzenlenecek olan büyük toplantıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

MHP Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı, basın mensuplarıyla gerçekleştirilen sohbet programında, Genel Başkan Yardımcısı Edip Semih Yalçın’ın divan başkanlığında 27 Eylül Cumartesi günü saat 13.00’te Adnan Menderes Kapalı Spor Salonu’nda yapılacak toplantının, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine güçlü bir katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.

Başkan Yusuf Kanlı, “Liderimiz Sayın Devlet Bahçe’nin çizdiği vizyon doğrultusunda; kardeşliği büyütmek, birliği pekiştirmek ve teröre karşı topyekûn duruşumuzu göstermek için bu buluşmaya herkesi davet ediyoruz.” diyerek; tüm Adanalıları ve Çukurova halkını bu anlamlı programa katılmaya çağırdı.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Başkan Vekili ve Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir’in misafir olarak katıldığı basınla sohbet toplantısında MHP Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı, MHP Adana’nın ev sahipliğinde yapılacak toplantıya Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Karaman, Kayseri, Mersin, Nevşehir, Niğde teşkilatlarının da iştirak edeceğini bildirdi.


Gaziantep'in Şahinbey ilçesindeki tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda bakırcı ustası babası Gökhan Bilici'nin yanında çalışan Yakup Can Bilici, bir ellerinde darbe kalemi, diğerinde de çekiçle ilmek ilmek bakıra şekil veriyor.
Bakır işlemeciliğinin patentini elinde bulunduran Gaziantep'te 27 yıllık bakır ustası babasının yanında çalışmaya başlayan Yakup Can Bilici, babasından aldığı eğitim sonucu kısa sürede bakıra şekil vermeyi öğrendi.
BAKIRA BABASIYLA BİRLİKTE ŞEKİL VERİYOR
Babasına ait iş yerinde severek çalışan Bilici, babasından öğrendiği mesleğinde kendini iyice geliştirdi. Küçük yaşına rağmen bakır işlemede gösterdiği yetenekle ve enerjisiyle dikkatleri üzerine çeken Bilici, babasıyla birlikte gün boyu bakıra şekil veriyor.
İlkokul 4'üncü sınıf öğrencisi olan ve tatil günlerinde babasına ait iş yerine düzenli olarak gidip gelen Bilici, kısa sürede çıraklıktan ustalığa giden yolda büyük bir adım attı. İş yerine gelenlerin gözleriyle aradığı Bilici, bakır işlemeciliğinde gösterdiği azim ve gayretle çevresindekilerin takdirini kazanıyor.
YILLARIN USTALARINA TAŞ ÇIKARTIYOR
Tatil günlerinde ve okula gittiği dönemlerde okul sonrasındaki çoğu zamanını da babasının yanında çalışarak geçiren Bilici, büyüyünce polis olmak istiyor. Müşteriler tarafından "Yakup Can Usta" olarak bilinen Bilici, mesleğinde olan yeteneğiyle yılların ustalarına taş çıkartıyor.
İlk kez görenlerin şaşkınlığını gizleyemediği tarihi Bakırcılar Çarşısı'nın Yakup Can Ustası, babasından öğrendiği mesleğinde kendini geliştirmeye devam ediyor.
Karşılarında küçük bakır ustasını görenler şaşkınlıklarını gizleyemezken Bilici, babasının mesleğinde kendisini daha da geliştirmek için çabalıyor. 7 yaşında babasına yardım ederek mesleğe heveslenen Bilici, iş yerinde olduğu gibi derslerinde de büyük başarı gösteriyor.
"BABAMIN MESLEĞİNİ SÜRDÜRMEK İSTİYORUM"
Babasının mesleğini aşkla yaptığını belirten küçük usta Yakup Can Bilici, "Daha önce bizim iş yerimiz evimizin altındaydı. Bakır sesleri hep benim ilgimi çekti. Annemden izin alıp sürekli babamın iş yerine iniyordum, babama yardım ediyordum. Üç yıldan beri babamın yanına gidip geliyorum.
Yaz tatilinde ve diğer tatil günlerinde babamın mesleğini yapmak bana zevk veriyor. Babamla birlikte bakır işleme yapıyoruz. Babamla birlikte bakır çalışmak benim için çok büyük bir başarıdır. Babamı sevindirmek ve gururlandırmak benim için gururdur.
İnşallah babamın mesleğini sürdürürüm. Okursam polis olmak istiyorum. Fakat eğer okuyamazsam babamın mesleğini sürdürmek istiyorum. Bakırcılık mesleğini daha da yükseltmeye çalışacağım. Bakırcılık mesleği çok güzel bir meslek. Mesleğimi de severek yapıyorum." dedi.
Oğlu Yakup Can ile gurur duyduğunu belirten ve Yakup Can'ın ileride iyi bir bakır ustası olacağına inandığını söyleyen baba Gökhan Bilici ise "Ben de mesleğe çocukken başladım. Bakır sesleri ilgimi ve dikkatimi çekti. Biz de çalışmaya başladık. İlkokul birinci sınıfı bitirdim, yaz tatilinde bakırcı mesleğine girdim. Çocukluğumdan beri çalışıyorum.
Oğlum Yakup Can, okul tatil olduğunda ve cumartesi günleri yanıma geliyor. Ben mesleği oğlum Yakup Can'a öğrettim. Yakup Can, mesleğimi öğrendi.
Aslında ben kendisinin okumasını istiyorum. Fakat eğer okumazsa elinde meslek olsun istiyorum. Bir mesleği olduğunda kendisi rahat eder. Bundan dolayı mesleği oğluma öğrettim.
Üç seneden beri yanımda çalışıyor. Çoğu kalfa ve ustanın yapamayacağı işleri yapabiliyor. Kendisi küçük ama yaptığı işler çok büyük. Oğlumla gurur duyuyorum." diye konuştu.


ANKARA-BHA
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Yalova’da düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, özellikle iktidar ve muhalefet kanadına yönelttiği eleştirilerle dikkat çekti.
Basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağıralioğlu, Türkiye’deki artan kararsız seçmen sayısına değinerek, siyasi sistemin güven bunalımı yaşadığını söyledi.
“İktidar, her şeye muktedirken sorunları çözememek gibi ağır bir vebalin altına girdi. Muhalefet ise bu kadar soruna rağmen iktidar alternatifi olamamakla acziyet içinde,” diyen Ağıralioğlu, kararsız seçmenlerin bu iki kutba da mesafeli durduğunu belirtti.
“KARARSIZLAR BİRİNCİ PARTİ KONUMUNDA”
Ağıralioğlu, halkın önemli bir kısmının kimin çözüm üretemeyeceği konusunda netleştiğini, ancak kimin çözüm getireceği konusunda hala kararsız olduğunu vurguladı:
“Bugün kararsızlar birinci parti haline gelmiş durumda. İnsanlar artık kimin yapamayacağına karar vermiş, ama kimin yapacağına dair umutları tükenmiş.”
“HÜKÜMETİN EKSİĞİ KUDRETİ DEĞİL, İRADESİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da doğrudan eleştiriler yönelten Ağıralioğlu, hükümetin yetki ve imkan sıkıntısı yaşamadığını, ancak bu imkanları halkın sorunlarını çözmek için kullanmadığını savundu.
“25 yıldır iktidardasınız, millet size defalarca güvendi. Ama bu güvene karşılık ne verildi? Hangi kudretiniz eksik ki bu sorunlar hala çözülemiyor?” diye sordu.
“CHP’Yİ YENİYOR AMA SORUNLARI YENEMİYOR”
Muhalefetin özellikle CHP’nin, iktidarın sürekli hedefinde olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Tayyip Bey CHP’yi yendikçe seçmeni konsolide edebiliyor ama sorunları yenemiyor. Artık çözülemeyen her sorunun üstüne ‘CHP’ yazalım, belki o zaman çözülür,” diyerek sistemin işleyişine dair hicivli bir eleştiride bulundu.
“SİYASİ KARNEMDE MAHCUBİYET YOK”
Ağıralioğlu, siyasetteki duruşunun net olduğunu ve yıllardır aynı çizgide kaldığını ifade ederek, “Ne zamandan beri siyaset yapıyorsam, o zamandan beri çizgim değişmedi. Milletime mahcup olmadığım bir siyasi karnem var,” dedi.
“Terörist teröristtir, bayrak bayraktır, devlet devlettir. Bizim üzerimize FETÖ’cü, dış mihrak yaftası yapışmaz,” sözleriyle çizgisini tanımladı.
Ağıralioğlu, iktidarın yıllar önceki vaatlerini bugün hâlâ tekrar ettiğini söyleyerek, “Ben Tayyip Bey’in 2002’de söyledikleriyle 2025’te parti kurdum. Eğer hâlâ aynı vaatleri konuşuyorsak, o zaman 25 yılda ne yapıldı?” dedi.
“KAHRAMANLARLA HAİNLERİN YER DEĞİŞTİRDİĞİ BİR DÖNEM YAŞIYORUZ”
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin söylemlerine de tepki gösteren Ağıralioğlu, Öcalan için “kurucu önder” benzetmesi yapan çevrelere sert çıktı:
“Terör örgütü kurmuş bir kişiye ‘kurucu önder’ denemez. 41 yıldır bu milletin bağrına hançer saplayan birine umut bağlanamaz. Hainlerle kahramanların yer değiştirdiği bir dönemden geçiyoruz.”
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE EVET AMA TERÖRİSTE HAYIR”
Ağıralioğlu, teröre karşı net duruşunu yineleyerek, “Bu ülke terörsüz olsun istiyoruz ama bunun için teröriste taviz verilemez. Biz itiraz ediyoruz diye bize de terörist muamelesi yapılıyor. Bu adaletsizliktir,” dedi.
Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı ve 24. Dönem İzmir Milletvekili Rifat Sait ile Türkiye İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, başkent Ankara’da önemli temaslarda bulundu.

Heyetin gündeminde; uzun süredir üzerinde çalışılan ve Cumhurbaşkanlığı’na sunulmak üzere hazırlanan Türk Dünyası Projesi, Ekim ayında İzmir’de ikincisi düzenlenecek olan Balkan Medya Forumu ve dijital medyanın talep ile sorunları yer aldı.
Bu çerçevede, BASAM Başkanı Rifat Sait ve TİMBİR Başkanı Dr. Süleyman Basa; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı A. Hadi Turus’u makamlarında ziyaret ederek istişarelerde bulundu.

Ziyaretlerde, hem Türk dünyasının ortak gelecek vizyonu hem de dijital medyanın gelişim sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.
ANKARA-BHA
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail ile İran arasında artan gerilime ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, savaşın derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Bahçeli, “Bölgesel barış ve istikrarın temini her ülkenin çıkarınadır. Aksi takdirde bu kıvılcım, küresel bir yangına dönüşebilir ve hiçbir millet bunun altında kalkamaz” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında, 13 Haziran’da İsrail’in İran’a yönelik saldırısını hatırlatan Bahçeli, bu adımın hem bölgeyi hem de dünyayı büyük bir endişeye sürüklediğini belirtti. Nükleer savaş ihtimalinin konuşulmasının dahi insanlık adına kaygı verici olduğunu vurgulayan Bahçeli, “İran-İsrail çatışmasının nükleer kaynaklı yeni bir savaşa zemin hazırladığı yönündeki iddialar gün geçtikçe daha ciddiyet kazanmaktadır” dedi.
İsrail’in politikalarını sert bir dille eleştiren Bahçeli, İsrail’i “küresel emperyalizmin kiralık katili” ve “barışın amansız muhalifi” olarak niteledi. Gazze’de akan kanın hâlâ kurumadığını ifade eden Bahçeli, “İsrail’in geçim kapısı savaş ve yıkımdır. Bu devletin barışa, diyaloga ve uzlaşmaya tamamen kapalı olduğu açıktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomatik girişimlerine destek verdiğini belirten MHP lideri, Türkiye’nin barış için insani ve vicdani sorumluluğunu yerine getirdiğini söyledi. Bahçeli ayrıca, ABD’nin barış konusunda net ve samimi bir tutum takınması gerektiğini vurguladı.
İsrail’in bölgesel hedeflerine ilişkin endişelerini dile getiren Bahçeli, 13 Haziran’daki saldırının Türkiye açısından da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Her an tedbirli ve teyakkuz halinde olmak bu coğrafyanın bize yüklediği bir sorumluluktur” diyen Bahçeli, millet olarak doğru değerlendirmeler yapılması gerektiğini belirtti.
Bahçeli açıklamasının sonunda, Türkiye’nin barıştan yana olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türk milleti barıştan yanadır. Coğrafyamızın etrafını bir barış kuşağıyla çevrelemek vazgeçilmez hedefimizdir. İsrail ile İran arasında bir an önce diyalog ortamı sağlanmalı, savaş tehlikesi ortadan kaldırılmalıdır. Aksi takdirde bu çatışmanın küresel boyuta ulaşması halinde sonuçları telafi edilemez olacaktır.”



ANKARA-BHA
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, memleketi Trabzon’da konuştu. Ağıralioğlu, Trabzon Meydanında düzenlenen partisinin Halk Buluşmasına katıldı. Ağıralioğlu’na Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcıları, Trabzon İl Başkanı Hüseyin Cahit Köse ve diğer teşkilat mensupları eşlik etti. Vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan Ağıralioğlu, burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
FAKİRLİĞİ BİTİRMEK İÇİN YOLA ÇIKTINIZ, FAKİRLİĞİ YÖNETİYORSUNUZ
“Memleketin geleceği zorda. Milliyetçilerimiz memleketi ayağa kaldırmak zorundaydılar. Hazineyi doldurmak zorundalardı. Pasaport’u güçlü bir ülke bulundurmak zorundaydılar. Bunların hiçbiri olmadı. Milliyetçiliğimiz zorda. Memlekette bu kadar sorun var. Bu kadar derdimiz varken muhalefet bu kadar sorunla iktidar durumda olamaz. Niçin yapmadınız? Neyiniz eksikti? Milletiniz size ne istediniz de vermedi? Siz neyiniz eksik olduğu için milleti zorda bıraktınız? Sınırlarımızın niçin beklemediniz. Paramızın niçin beklemediniz. Ekonomimiz niçin düzeltmediniz. Geldiğinizde iki buçuk milyon fakire bakıyordunuz. Şimdi yedi buçuk milyon fakire bakıyoruz diye konuşuyorsunuz. Fakirliği bitirmek için yola çıktınız. Şimdi fakirliği yönetiyorsunuz.
![]()
DOSTLARINI DÜZGÜN SEÇER MİSİN SAYIN CUMHURBAŞKANIM?
Sevip de sövdüğünüz sövüp de sevmediğiniz düşman olup dost olmadığınız dost olup düşman olmadığı kimse kalmadı. Bir milletinizle dost olamadınız. Bugün konuşuyorsunuz. Dün bir yerdeki konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı Trump’a dostum dedi. Daha önce kime dostum dediğini söylemeyeceğim. Ama şunu hatırlatmak zorundayım. Senin bu dostum dediğin adam, Gazze’deki zulme rağmen, oradaki soykırıma rağmen, orada yaşanan zulmü himaye olmasına rağmen, Gazzeliler oradan çıksın ben oraya otel yapacağım diyen adamdır. Dostlarını düzgün seçer misin Sayın Cumhurbaşkanım? Trump dostun. Daha önce Esed’e de dostum diyordun. Putin’in de dostun. Dostlarından bu milletin çektiklerini unutmayasın diye söylüyorum; Putin’e dostum diyorsun 36 evladımızı vurdu. Biden’a dostum diyordun memlekette başımıza ne kadar bela gelse o planlıyordu. Darbeyi de arkasında onlar vardı diyordun. Memlekette terör devletini başımıza bunları bela edecek diyordun. Suriye’deki terör devletini, terör koridorunu bunları planlıyor diyordun. Bunlara dostum demekten vazgeçip, milletinle dost olmayı dener misin? Seni milletine dost olarak görmek, seni milletinin dertleriyle uğraşırken görmek, seni milletinin dertlerini çözerken görmekti milletinin beklentisi. Millet senden sorunlarını çözesin diye bunca zamandır sabırla, ümitle derman bekledi, derman. Senden CHP’yi yenmeni beklemedi. CHP’yi yenmen için getirmedi seni. Memleketin sorunlarını yenmen için getirdi.
![]()
23 YILDIR CHP’Yİ YENMİŞSİNİZ MEMLEKETİN SORUNLARINI YENEMEMİŞSİNİZ
Her seçimde iktidarın hissesine Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniyoruz ya tesellisi düştü. Bir seçim CHP’yi yenmişsiniz. Memleketin fakirliğini yenememişsiniz. Sonra bir seçim CHP’yi bir daha yenmişsiniz. Enflasyonu yenememişsiniz. Sonra CHP’yi bir daha yenmişsiniz. Çocuklarımızın işsizliğini yenememişsiniz. Sonra CHP’yi bir daha yenmişsiniz. Emeklinin dar gelirlinin geçim sorunlarını yenememişsiniz. 23 yıldır CHP’yi devamlı yenmişsiniz, memleketin sorunlarını yenememişsiniz. Sizin vazifeniz CHP’yi yenmek değildi. Siz memleketin sorunlarını yenmek için tercih edildiniz. Yenemediğiniz sorunların halledemediğiniz sorunların çözemediğiniz sorunların bize yüklediği mesuliyetle meydanlardayız biz. Biz bu Anahtar Parti’yi siz memleketin dertlerine derman olamadınız diye kurduk. Biz bu Anahtar Parti’yi siz söz verdiniz, tutamadınız diye kurduk. Sınırlarımızı bekleyemediğiniz için kurduk. Sınırlarımız kevgire döndü o yüzden kurduk. İsminiz Adalet ve Kalkınma Partisi. Adaleti ve kalkınmayı başaramadınız diye kurduk.
ÜLKEMDE ÇOK PARTİ VAR, BİZİM PARTİ ANAHTAR
İsmail Türüt parça yapmış güzel bir parça olmuş. Kalbine, gönlüne sağlık. Ülkemde çok parti var. Bizim parti anahtar diye bir nakarat yapmış. El hak ülkemizde çok parti var. Bizim parti anahtar sözünün hakikatini ifade etmeliyim size. Biz adalet ve kalkınma partisiyiz. Biz memleketi adaletle kalkındıracak olanlarız. Biz cumhuriyeti halkla buluşturacak olanlarız. Biz milliyetçi hareket hassasiyetiyle koşuşturacak olanlarız. Biz memleketin dertleri deva bulsun diye mücadeleye başlayanlarız. Biz saadetle yeniden refahı milletin olmazsa olmazı saydığımız için alın teri döküp mücadele edenleriz. Biz iyilikle yola çıkıp zafer bu memleketin burçlarında dalgalansın diye anahtar partilileriz. O yüzden ülkemde çok parti var. Bizim parti anahtar. Bizim parti anahtar şu. Biz bir parti telaşının bir oy hevesinin biz ne olacak gailesinin değil Türk milletinin geleceğinin partisiyiz. Sizin söz verip de yapamadıklarınız için söz verip başaramadıklarınız için mücadeleye başlayanlarız. Siz adaletle ülkeyi kalkındırsaydınız. Siz hazineyi doldursaydınız. Siz zekât verilecek insanın kalmadığı zengin bir ülkeyi kursaydınız. Paramızı değerli, pasaportumuzu itibarlı yapsaydınız. Biz Anahtar Partiyi kurmayacaktık. Başaramadığınız için kurduk.
![]()
SEBEBİ SİYASETÇİLERDİR!
Adalet ve Kalkınma Partisi sadece bir parti değildir. Her partiden ümidin kesildiği bir zamanda Her partinin yapmayı deneyip de başaramadıklarını başarsın diye 23 yıldır milletin arkasında hamiyetle durup hissesine hüzün düşürmüş partinin hikayesidir. Şimdi 23 yıllık iktidarında ben huzurunuza çıkıyorum diyorum ki aziz milletim başınıza gelen her türlü sorunun sebebi siyasettir. Ben diyorum ki fakirlik var başınızda. Yüksek enflasyon var. Sebebi siyasetçilerdir. Bu memlekette Rakamlara, bakanlara değişiklik yaparak siyasetin önünü arkasını düzeltmeye çalışıyorsunuz. Soğan depolarını basıyorsunuz üretim yapmak yerine. Depocuları terörist ilan ediyorsunuz. Marketlere zabıta gönderiyorsunuz. Enflasyonu kontrol etmek için sebebi siyasetçilerdir.
İKTİDARA YENİ GELMEYE HAZIRLANAN MUHALEFET PARTİSİ LİDERİ GİBİ
Ben diyorum ki enflasyonsuz bir ülke mümkün. Tayyip Bey diyor ki bence de mümkün. Ben diyorum ki işsizlik bu memleketin kaderi değil. Bu çocuklarımız işsizlik yüzünden memleketi terk eder oldular. Bu memleketin işsizlik kaderi değil diyorum. Tayyip Bey diyor ki ben de senin gibi düşünüyorum. Ben diyorum ki memlekette yolsuzluk var. Bunların hepsi düzeltilir diyorum. Tayyip Bey diyor ki doğru söylüyor. Tayyip Bey’in konuşmalarına bizim yeni nesil çocuklarımız şöyle mukabele ediyorlar. Tayyip Bey iktidara yeni gelmeye hazırlanan bir muhalefet partisi lideri gibi konuşuyor ya diyorlar ki tam cumhurbaşkanı olacak adam. Ben diyorum ki, ben diyorum ki Sayın Cumhurbaşkanım, 2002’de hiçbir parti liderine güvenmediği kadar sana güvenen, sana destek olurken sorunları çözersin, bu memleketin dertlerinden kurtulmasına vesile olursun diye itimat eden milletin 23 yıldır senden bolluk bekliyor, bereket bekliyor, aş bekliyor, iş bekliyor, faizsiz bir ülke bekliyor. Bunların olmadığı bu memlekette sizin güzel sözlerle yürüyebileceğiniz yol bitti diye Anahtar Parti geliyor artık.
ADALETİ İHMAL EDEN BİR MEMLEKET AYAĞA KALKAMAZ
Siz adalet memleketi korusun diye değil adalete kendinizi koruttunuz diye memleket bu durumdadır. Bilin. Yargı Tayyip Bey’in dilindeki kadardır. Bir ülke ancak adaletle kalkınır diye ismini böyle koyduğu için adalet bir memleketin olmazsa olmazıdır. Bir ülke ancak adaletle kalkınacağı için bu ismi aldılar. Tayyip Bey şiir okudu, zindana girdi, itildi, kakıldı. İnancından dolayı örselendi. Partileri kapatıldı. Emine Hanım 2007 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne sokulmadı, örselendi. Bunun üzerine geldin sen iktidara. İktidara gelmişliğinin sana verdiği mesuliyet şuydu, unuttun sen. Sen zindan gördün, yönettiğin ülkede zindanlar boş olacaktı, kütüphaneler dolu olacaktı. Sen itildin, kakıldın. Senin yönettiğin ülkede kimse itilip kakılmayacaktı. Seni o yüzden iktidara davet etti bu millet. Sen fakirlik çektin. Senin yönettiğin ülkede kimse fakirlikten mustarip olmayacaktı. Bu yüzden iktidara davet edildin. Faize bu kadar para veren bir memleket ayağa kalkamaz. Adaleti ihmal eden bir memleket ayağa kalkamaz. Tasarruftan vazgeçmiş bir memleket ayağa kalkamaz. Eğitimi umursamamış bir memleket ayağa kalkamaz. Adaleti herkese eşit uygulayamayan bir memleket ayağa kalkamaz.
ÖLMEK İÇİN BİLE ADAM LAZIM
Başımızda milletin adamı var. Kürsülere çağrılırken milletin adamı diye kürsülere çağrılmak çok büyük bir kıymettir. Sayın Cumhurbaşkanı kürsülere şöyle çağrılıyor. Milletin adamı. El hak seni milletin adamı olasın diye 23 yıldır destekliyor bu ülke. Soracağımız soru şudur; Siz milletin adamıysanız Sayın Cumhurbaşkanı biz her işimizi yapmak için niçin adam arıyoruz? Sizi milletin adamı olarak başımıza getirdik. Siz milletin adamı olsaydınız biz şimdi kredi çekeceğiz, adam arıyoruz. Çocuklarımız işe girecek, adam arıyoruz. Tayinimiz var, adam arıyoruz. Birtakım dertlerimiz var, çözün diye adam arıyoruz. Borç ödeyeceğiz, adam arıyoruz, borç alacağız, adam arıyoruz. Hastaneye gideceğiz, adam arıyoruz, hapishaneye düşüyoruz, adam arıyoruz. Ölüyoruz, adam arıyoruz. Ölmek için bile adam lazım. 23 yıldır iktidarda kaldınız. Bize şimdi şöyle seslenmeliydiniz. Aziz milletim 23 yıldır beni desteklediniz. Böyle demeliydiniz şimdi. Ben size öyle bir memleket kurdum ki ağzına kadar hazinesi dolu demeliydiniz.
DİŞİMİZE GÖRE İKTİDAR BULDUK
23 yıllık başarısızlığı Cumhuriyet Halk Partisi’nin haline parmak gösterip bunlara memleket teslim edilmez diye siyaset yapabildiniz. Size artık CHP bizden daha kötü diyerek onlar gelirse endişesini büyüterek siyaset yapma imkanını bırakmayacağız. Artık Anahtar Parti var. Diyorsunuz ki oy verecek parti mi var? Oy verecek adam mı var? Siyaset pratiğinizi hep buraya getiriyorsunuz. Bu kadar soruna rağmen iktidar olamayan muhalefete dua da ediyorsunuz. Tayyip Bey’in muhalefete nezaket gösterdiği tek yer burasıdır. Cumhurbaşkanı bütün nezaketiyle muhalefeti biraz da böyle istihzayla tebessümle şöyle yad ediyor. Allah razı olsun bunlar olmasa diyor biz hayatta iktidarda kalamayız. Allah herkese bunlar gibi muhalefet nasip etsin diyorlar. Yalan dünyada da sonra diyor ki yalan dünyada da şöyle dişimize göre de bir muhalefet bulamadık. Biz dişimize göre bir iktidar bulduk Sayın Cumhurbaşkanım. Dişlerinizi kontrol edin. Bu ülke büyük bir memlekettir. Bu memleketi zengin etmenize gerek yok. Küçük beyin yeter. Bu memleket herkese yeter 850 milyona bakar 85 bin kişiye yetemez hale getirdiniz. Siz kendi partinizi bile kendi partinizin imkanlarını bile memleket yönetme kabiliyetiyle birleştiremediniz. Memleketin yüzde ellisiyle uzun yıllar siyasi kadroları dizayn edebildiniz. Bu yüzde ellinin bile en iyilerini seçemediniz. Bu yüzde ellinin bile en liyakatlilerini istihdam edemediniz. O yüzden bunlar başımıza geldi.
2028 SEÇİMLERİ İÇİN FIRSAT KOLLUYORSUNUZ
Bu ülke bundan daha zengin olabilir miydi? Bu ülke bundan daha güçlü olabilir miydi? Bu ülke bundan daha adil olabilir miydi? Bu memlekette insanlar daha huzurlu, daha mutlu, daha zengin, daha müreffeh olabilir miydi? İktidara soruyorum. Eğer olabilirdi ise niçin yapmadığınızın hesabını vereceksiniz? Neyiniz eksikti sizin? Bu millet size ne vermedi? 2028 seçimleri için niçin fırsat kolluyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanı önce İbrahim Tatlıses’e söyletti. Sonra Mehmet Uçum Bey’e söylettirdi. Baktı olacak gibi değil, Allah selamet versin bu makamlar kalıcı değil ölünce bırakacağız dedi. Biz cumhurbaşkanımızın ölünce bırakmayacağından korkuyorduk bizi rahatlattı yani. Allah sağlık, sıhhat versin hem Devlet beye versin hem sayın cumhurbaşkanımıza versin. Er meydanıdır bu kimle güreş tutuyorsak sağlıklı olsunlar biz öyle yaşlıyla hastayla güreş tutamayız, bayrak yarışındayız. Zaman zaman şöyle diyorlardı; Bu muhalefete memleketi bırakıp da nasıl gideceğiz? Yani bu memleketin hali ne olacak? Sizi de bu dertten kurtaracağız. Memlekette çok parti var. Bizim parti anahtar nakaratına sebep olan şey şu. Biz siyaseti düşmanlık görmüyoruz. Sizi hasım bellemiyoruz. Siz bizim hasmımız değilsiniz. Biz memleketin sorunlarının hasmıyız. Adaletle ülkeyi ayağa kaldıracağız.
DEVLET MİLLET DÜŞMANLARINA GÜLMEDİM
Trabzon 1203 şehidi olan bir şehirdir. 14 yaşında Eren’i de 45-50 yaşlarında şehadet şerbeti içenleri de vardır. Yaşı vatan deyince eşitlenen bir diyardır Trabzon. Vatan deyince yaşını eşitler. Memleket deyince cinsiyetini eşitler. Kadını da kahramandır. Erkekleri de kahramandır. Çocukları da kahramandır. Esnafı da iş adamı da kahramandır. Vatan deyince Trabzon’un hissesine şeref düşer, şan düşer. Bedel ödemek düşerse kan düşer. Ben bu Trabzon’a alnıma devletin milletin düşmanlarına tebessüm etmiş bir evlat olarak gelseydim bu meydanda bu Trabzon evladını böyle karşılamayacaktı. Gülmedim devlet millet düşmanlarıma. Devletin milletin düşmanlarından medet ummadım.
![]()
26 SENE KAYDETTİĞİMİZ EVLATLARIN HESABINI KİME SORACAĞIZ?
Diyorlar ki siz terörsüz Türkiye istemiyor musunuz? Biz terörsüz Türkiye olsun diye 1203 evladını şehit vermiş bir şehiriz. Elbette istiyoruz. Ama biz teröristlerle müzakere etmeyin istiyoruz. Teröristlere gülmeyin istiyoruz. Şöyle baskılıyorlar bizi bunlar terörsüz Türkiye istemiyorlar diye sitem ediyorlar. Madem bu yaptığınız işi çok seviyorsunuz yaptıklarınızı doğru buluyorsanız, Trabzon Meydanı’na gelip 2023 seçimlerinde şöyle diyecektiniz. Aziz Trabzonlular! Eren Bülbül’ün kahramanlık yaptığı bu şehrin yiğit evlatları, böyle konuşacaktınız. Bizi seçerseniz biz bu Öcalan’a heyet göndereceğiz diyecektiniz. O zaman gösterecekti size Trabzon. Diyecektiniz ki 2023 seçimlerinde bizi seçerseniz biz bu İmralı dediğimiz yere heyet göndereceğiz. Meclisteki kandilin uzantısı dediklerimize böyle bakmayın. Biz onları Öcalan’a temsilci edeceğiz. Öcalan’a umut hakkından bahsedeceğiz diyecektiniz. Vekaleti öyle alacaktınız. Öyle vekaleti devletin milletin düşmanlarına gülmedik diye alıp gelip Trabzon meydanında fakirliğe sebep olduk biraz. Biraz da enflasyon var ama aziz milletim devletin milletin makamlarını da devlet millet düşmanlarıyla kirletmedik demeyecektiniz. Öcalan’ı serbest bırakacak bu Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçmeyin diye lütuflar atarak gezebildiniz şehirlerde. Meydan meydan gezdiniz, dediniz ki bu CHP’lileri seçerseniz bu CHP’liler Selahattin Demirtaş’ı serbest bırakacak. Öcalan’ı da serbest bırakacak diye milletinizden oy istediniz. Şimdi sanki vekaletinizi böyle almamışsınız gibi evlatlarımızın katillerinden medet uman evlatlarımızın katilleriyle masaya oturan onlara umut hakları sunan bir siyasi paradigmaya milletinizden dua, alkış bekliyorsunuz. Haddinizi bilin. 26 sene kaydettiğimiz evlatların hesabını kime soracağız? Madem bu yaptığınız doğru, 26 yıldır şehitlerimizin hesabını kime vereceksiniz siz? Berat Mecit Day bir drone saldırısında PKK’lı köpeklerin saldırısıyla şehit oldu. Ne oldu size? Siz niçin evlatlarınızın katiline katil, niçin çocuklarınıza suikast eden köpeklere köpek diyemiyorsunuz? Siz hangi gerekçeyle bugün siyaseti, bugün memleketi, bugün Kürtleri, bugün devleti, bugün siyaseti Öcalan’a teslim ediyorsunuz?
GAZZE VE KIBRIS’TAKİ GELİŞMELER
Netenyahu denilen adam her gün sadece İsrail’de Gazze’deki mazlumları vurmuyor. Aslında Netenyahu denilen adam insanlıktan nasibi kesilmiş bu müsvedde her gün Gazze’deki mazlumları değil onlarla beraber Türk milletinin haysiyetini, şerefini, namusumuzu, bir gün vakarımızı, bir gün haysiyetimizi vuruyor. Her gün bizi vuruyor. Siz miting düzenliyorsunuz. Gazze’ye otel yapacağım diyen adama dostum diyorsunuz. Trump’a dostum diyorsunuz. Muhalefete kızar gibi kızın Trump’a. Aksakallılar Teşkilatımız var. Kıbrıs gözümüzün önünde bu durumda. Akdeniz’de bir oldu bitti durum var. Suriye’de bir PKK devleti var. Ege’de bir kıpırdanma var. Yunanistan’da bir askeri yığılma var. Başımızda büyük belalar var. Bu belalar varken siz diploma konuşuyorsunuz. Bu belalar varken siz siyasetin üzerinden bilek güreşi yapıyorsunuz. Teröre mesafesi olmayan hiç kimseye eyvallahımız yoktur. Trabzon terör sevmez. Terörü seveni sevmez. Teröre kırmızı çizgilerini, gevşeteni sevmez. İlkesiz, ölçüsüz siyaseti sevmez. Cumhurbaşkanlığı hesabı hevesi olanlar da dahil bu Trabzon meydanına teröre gülmüş adamlar olarak gelemezsiniz. Terörden medet umanlar olarak gelemezsiniz. HDP’yle kol kola gelemezsiniz. Adaletin üstüne yargı gölgesini yargının üstüne yargının üstüne siyaset gölgesini düşüremezsiniz.
![]()
PEYGAMBER KIZI FATIMA ÖLÇÜSÜ
Bir şeyler yapıyorsunuz. Yaptıklarınıza bakınca toplumsal beraberliğimiz güçlenmiyor. Devletin kurumları güçlenmiyor. Adalet güçlenmiyor. Uluslararası itibar güçlenmiyor. Ne yapıyorsanız bu yaptığınızdan AK Parti bile güçlenmiyor. Bir şey adaletliyse mutlaka adaletin sonucu devletin güçlenmesi, ekonominin güçlenmesi efendim itibarın güçlenmesi, devletin kurumlarının güçlenmesidir. Dolayısıyla yapıp ettiklerinize dikkat edeceksiniz. Biz adalet dostlara gösterilen değil siyasi rakiplerinize bile gösterebilmeyi başarabildiğinizdir. Peygamber kızı Fatıma ölçüsü o yüzdendir. Kendi arkadaşlarınıza gösterdiğiniz şeyin adı himayedir. Rakiplerinize gösterdiğiniz şeyin adı adalettir. Bizi imtiyazlı yapan şey, herkese adaleti, memleketin sığınacağı liman yapan şey, herkese objektif uygulanabilendir.
İBB’DEKİ YOLSUZLUK TARTIŞMALARI
Kendi belediye başkanlarınıza da yolsuzluk gerekçesiyle el çektirdiğiniz, kendi belediye başkanlarınıza da adalet mekanizmasının yolunu gösterseydiniz bugün hiç kimsesi de itiraz etmiyordu. 7 Büyükşehir Belediye Başkanı’nıza el çektirdiniz. Dediler ki bunlar bir takım münasebetsiz işler yaptılar. Bu FETÖ’cüleri kastederek bunlara imkanlar sundular. Bunlara sunulmuş imkanlarla bunların kuvveti oldular. Yedi büyükşehir belediye başkanına seçimden sonra el çektirip yönetimlerini değiştirip el koydular. Buraya kadar normal, anormal olanı söylüyorum. Eğer kendi belediye başkanlarınıza da adaletin yolunu gösterseydiniz. Kendi belediye başkanlarınızı da adaletin önünde hesap verecek hale getirseydiniz bugün hiç kimse size itiraz etmiyordu. Diyeceklerdi ki size adamlar kendi belediye başkanlarını da yargıladı. Dolayısıyla adaletten ayrılmıyorlar dedirtebilecektiniz. Ama siz şunu tercih ettiniz. Sizden yolsuzluğa bulaştığını iddia ettiklerinizi dinlendirdiniz, istirahat ettirdiniz, hatta ödüllendirdiniz. Ama muhalefetten bu ithamlarınıza konu olanları cezaevine gönderdiniz. Mahkeme kararı kesinleşene kadar masumiyet karinesi diye bir şey vardır. Mahkeme kararı gelene kadar insanlarına itibar suikastı yaparak devlet yönetilmez. Lekelenmeme hakkı diye bir şey vardır. Biz teröre mesafesi olan insanlarız. Müsamaha yok. Rüşvete müsamaha yok. Yolsuzluğa müsamaha yok. Para çalmaya müsamaha yok. Devletin bir kuruşuna müsamaha yok. AK Parti’ye de yok, CHP’ye de yok, anahtar partiye de yok. Kimseye yok. Herkese eşit uygulanacak. Adalet dediğiniz şey, herkese eşit uygulanınca sığınılacak bir limandır. Benim kabahat etmişlerime, benden olanlara himaye, rakiplerin canına okuma hevesi Türkiye’de, toplumsal beraberliği de devleti de iki paralık eder.
SEÇMEN SİZİN TAPULU MALINIZ DEĞİL
Memlekette siyasi avantaj kollamak için değil, derdi olanın derdini duyacaksınız. Biz devlete millete bağlılığı tartışılmaz insanlarız. Vatan millet sevdamızın üstüne bir terör gölgesi düşmedi Allah’a şükür. Benim 35 senelik siyasi mücadelemin gençlik yıllarından bu yaşıma kadar hiçbir evresinde teröre teröriste bir tebessüm düşmedi. Allah’a hamdolsun bu koordinatlardan sesleniyorum. Bu koordinatlardan ifade ediyorum. Sizin yapmak zorunda olduklarınızın başaramadıklarınızı çözmek zorunda olduğunuz halde çözemediklerinizin omuzumuza düşürdüğü sorumluluklarla meydanlardayız. Siz şimdi Neye sahip değilsiniz ki 2028’i kovalıyorsunuz? Şu anda neyiniz eksik sizin? Şimdi gücünüzün neyi eksik ki 2028 seçimlerini kovalıyorsunuz? Şu anda neyi yapamadığınız, hangi gücünüzün eksikliğini bahane yaptığınızda memleketiniz için gelecek seçimin telaşındasınız? Size 600 vekil versek şu anda yapamadığınız neyi yapacaksınız? Sizin probleminiz güç değil. Sizin probleminiz akıl. Sizin probleminiz ahlak. Sizin probleminiz yönetim mahareti. Sizin probleminiz milletinizi duymamak. Sizin probleminiz milletinizi unutmak, milletinizi anlamamak. Sizin probleminiz sizi seçenleri tapumu malınız saymak. Ne yaparsak yapalım bize nasıl olsa oy verecekler zannından dolayı sizin siyasetiniz böyle bozulmakla karşı karşıya kaldı. Seçmen sizin tapulu malınız değil.”
ANKARA-BHA
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Terörle mücadele, siyasi şiddet olayları ve demokrasiye yönelik mesajlar veren Çelik, “PKK’nın tüm şubeleri ve illegal unsurlarıyla silah bırakması, kendini feshetmesi dönüm noktası olacaktır” dedi.
Basın toplantısında ilk olarak TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in cenazesine değinen Çelik, “Görüşlerimiz farklı olabilir ancak cenazesinde ortaya çıkan tablo, onun farklı düşünceler arasında köprü kurma gayretinin takdir edildiğini gösterdi. Ailesine, Meclis’e ve DEM Parti’ye başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yapılan saldırıyı da kınayan Çelik, “Bu alçakça saldırıyı bir kez daha lanetliyoruz. Siyaset kurumu, geçmişte çeşitli şiddet olaylarına maruz kaldı. Bugün bu saldırıyı sadece bir lidere değil, demokrasiye ve tüm siyaset kurumuna yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
Çelik, İmralı’dan gelen çağrının ardından terör örgütünün önümüzdeki günlerde silah bırakmasını ve kendisini feshetmesini beklediklerini söyledi.
Bu gelişmenin Türkiye için bir dönüm noktası olabileceğini vurgulayan Çelik, şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımızın Meclis’ten yaptığı iç cepheyi güçlendirme çağrısı ve Sayın Bahçeli’nin tarihi stratejik açıklaması bu sürecin temel taşlarıdır. Terörsüz Türkiye hedefi, devlet politikasıdır. Terörün sona ermesiyle birlikte siyasi tansiyon da düşecek, demokrasi güç kazanacaktır. Her olumlu adım yeni bir olumlu gelişmenin önünü açacaktır.”
Açıklamasında siyasi polemiklere girmeyeceğini belirten Çelik, CHP’ye yönelik değerlendirmelerde bulunmadı. “Sayın Özel’in ‘Yapanın partisinin kökeni önemli değil’ demesi takdire şayandır. Bazı CHP’lilerin incitici açıklamaları oldu ancak bugün CHP’yi eleştirmeyeceğim. Mesajımız açıktır: Sayın Özgür Özel’e geçmiş olsun diyor, saldırıyı lanetliyoruz” dedi.
ANKARA-BHA
Üsküdar Belediyesi Mayıs ayı 1. oturumunda dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Belediye Meclisi’nin AK Partili üyesi Ekrem Baki, meclis kürsüsünden yaptığı açıklamayla partisinden istifa ettiğini duyurdu. Baki, bundan sonraki sürece bağımsız meclis üyesi olarak devam edeceğini belirtti.
Meclis toplantısı, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş başkanlığında gerçekleştirildi. Gündem dışı söz alarak kürsüye çıkan Ekrem Baki, Türkiye’de muhalefete yönelik artan baskılara dikkat çekerek, bu ortamın kendi hukuk ve siyaset anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti. Baki, “Son günlerde ülkemizde yaşanan ve muhalefete karşı yürütülen ağır baskılar ile dozunun giderek artması, iyiye evrileceğine dair bir işaret görememem ve siyaset anlayışımın bu durumla bağdaşmaması nedeniyle Adalet ve Kalkınma Partisi’nden istifa etmiş bulunuyorum.” sözleriyle kararını kamuoyuna açıkladı.
Baki’nin açıklamasının ardından salonda kısa süreli bir alkış tufanı koptu. CHP’li meclis üyeleri ayağa kalkarak Baki’yi tebrik etti. Yaşanan bu gelişme, oturumun en dikkat çeken anı oldu.
AA
TBMM (AA) – 28. Periyot 2. Yasama Yılı çalışmalarına 1 Ekim 2023’te başlayan TBMM Genel Kurulu, bugünden itibaren 1 Ekim Salı gününe kadar tatile girdi. TBMM Genel Konseyinde bu yasama yılında 112 birleşim ve 547 oturum gerçekleşti.
AA muhabirinin derlediği bilgiye nazaran, TBMM Genel Şurasında bu yasama yılında, 50’si milletlerarası mutabakatların uygun bulunduğuna dair kanun teklifleri olmak üzere toplam 70 kanun teklifi kabul edilerek yasalaştırıldı.
Genel Heyette son olarak sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi ele alındı ve kabul edildi.
Bunun yanı sıra, en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya çıkarılmasını da içeren Vergi Kanunları ile Kimi Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; kamuda tasarruf önlemlerine ait kanun teklifi; kripto varlıklara ait düzenlemeler içeren kanun teklifi; Türk Silahlı Kuvvetleri işçisine ait kanun teklifi; fahiş fiyat ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren kanun teklifi; emekli bayram ikramiyesinin 3 bin liraya çıkarılmasına yönelik düzenlemenin de yer aldığı 8. Yargı Paketi; çalışma hayatıyla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifi; iktisada ait düzenlemeler içeren kanun teklifi; Aile ve Gençlik Fonu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi; kentsel dönüşüme yönelik unsurlar içeren teklifin de ortalarında olduğu birçok değerli düzenleme, Genel Şurada kabul edilerek maddeleşti.
TBMM Genel Şurasında, 31 Ekim 2023 tarihinde 2024-2028 devrini kapsayan 12. Kalkınma Planı; 23 Ocak’ta da İsveç’in Kuzey Atlantik Antlaşması’na (NATO) İştirakine Ait Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Öte yandan, Genel Konseyde görüşmelerine başlanan ve birtakım unsurları kabul edilen Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi’nin görüşmeleri yeni yasama yılına kaldı.
Komisyonlarda görüşmeleri tamamlanıp kabul edilen 9. Yargı Paketi ile Tüketicilerin Korunmasına Yönelik Kanun Teklifi’nin, Genel Heyette görüşmelerine başlanamadı. Fakat bu tekliflerin birtakım hususları, Genel Şuradaki görüşmeleri sırasında Vergi Kanunları ile Kimi Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne dercedildi.
Danışma Kurulu 118 kere toplandı
Milletvekilleri tarafından TBMM Başkanlığına 796 kanun teklifi verildi.
TBMM Genel Heyetinde 35 karar; 8 ortak bildiri kabul edildi.
Yasama Yılı’nda, TSK’nın hudut ötesinde vazife yapmasına imkan tanıyan 7 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşülerek kabul edildi.
“Terörle uğraşta TBMM’nin odunsuz desteği”, “Fransa Ulusal Meclisinin 29 Nisan 2024 tarihli kararının kınanması”, “İsrail’in Refah katliamlarının lanetlenmesi”, “Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü” ve “İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ABD Kongresinde konuşması” bahisli 5 TBMM Başkanlığı tezkeresi de Genel Şurada kabul edilen kararlar arasında yer aldı.
Danışma Kurulu, bu yasama yılında 118 kere toplandı.
Bu yasama yılında 27 genel görüşme talebinden 7’si kabul edildi.
TBMM Genel Heyetinde, 11 Temmuz’da Srebrenitsa Soykırımı’nın unutturulmaması, Filistin halkına yönelik misal taarruzların ve bu çeşitten insan hakları ihlallerinin önlenmesine yönelik önlemlerin görüşülmesi hedefiyle genel görüşme yapıldı; 12 Ekim’de İsrail’in Filistin’e hücumlarına ait genel görüşme kapalı oturumda ele alındı.
4 bin 7 yazılı soru önergesi cevaplandı
Kabine üyeleri ve Meclis Başkanlığı tarafından cevaplanması talebiyle milletvekilleri tarafından 9 bin 437 yazılı soru önergesi verildi; bu önergelerin 4 bin 7’si cevaplandı.
Bu periyotta Erzincan’ın İliç ilçesindeki bir altın madeninde meydana gelen kazanın tüm taraflarıyla araştırılması ve emsal kazaların önlenmesine yönelik önlemlerin belirlenmesi emeliyle Meclis araştırması komitesi kuruldu.
Geçen yasama yılında, balıkçılık ve su eserleri bölümünde yaşanan meselelerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi gayesiyle kurulan Meclis araştırması komitesi, bu devirde de çalışmalarını sürdürdü.
İhtisas ve Meclis araştırması komitelerinde 155 birleşim, 321 oturum gerçekleştirildi. Bu toplantılarda 823 saat 23 dakika çalışıldı; 27 bin 529 sayfa tutanak tutuldu.
Yasama Yılı’nda, 1’i vefat, 1’i “Anayasa’ya nazaran vekilliğin düşmesi”, 4’ü belediye başkanlığını tercih etme, 1’i de Bakan olarak atanma gerekçesiyle 7 kişinin milletvekilliği sona erdi.
Muhabir: Aynur Ekiz,Ahmet Buğra Olaç
The post Meclis, 28. Devir 2. Yasama Yılı’nı tamamladı appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
AA
TBMM (AA) – AK Parti TBMM Kümesi’nden yapılan bilgilendirmeye nazaran, TBMM Başkanlığına sunulması planlanan 5199 Sayılı Hayvanları Müdafaa Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ait kanun teklifiyle ilgili çalışmalar sürüyor.
Düzenlemeye yönelik çalışmaları kapsamında her bölümden fikir alan AK Parti Küme Başkanvekili Yenişehirlioğlu, bugün TBMM’de kümesi bulunan siyasi partilerin küme başkanvekillerini ziyaret ederek kanun teklifi hazırlıkları hakkında bilgi verdi.
Sürecin en sağlıklı, şeffaf ve sorun çözücü formda nihayete ermesini hedeflediklerini tabir eden Yenişehirlioğlu çalışmaların tıpkı hassasiyetle devam edeceğini belirtti.
Yenişehirlioğlu, bir müddettir üzerinde çalıştığı ve toplumun çeşitli kesitlerinden bilgi alarak hazırladığı raporu evvel Tarım, Orman ve Köyişleri Kurulu Lideri Vahit Kirişci ve AK Parti Küme Lideri Abdullah Güler’e, son olarak da bu hafta yapılan MYK toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunmuştu.
Muhabir: Aynur Ekiz
The post AK Parti’li Yenişehirlioğlu, siyasi parti kümelerini sahipsiz hayvanlar düzenlemesi hakkında bilgilendirdi appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
ANTALYA- BHA
Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, Finike Seçim Koordinasyon Merkezi’nin(SKM) açılışına katıldı. AK Parti Antalya Milletvekilleri Atay Uslu, İbrahim Ethem Taş, MHP’nin Finike Belediye Başkan adayı Cenk Şimşek ve ilçe teşkilatlarının katıldığı SKM açılışı miting havasında büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Finike Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışında hemşehrilerine seslenen Tütüncü, “Finike’mizi Antalya’nın göz bebeği olan bir ilçe olarak, Türkiye’ye, bütün dünyaya takdim edeceğiz. Antalya bilir belediyecilik bizim işimizdir.” dedi. Finike Belediye Başkan adayı Cenk Şimşek’e destek istedi. Gün boyu ilçede sürdürdüğü seçim çalışmalarında kendisini sevgiyle
kucaklayan Finikelilere teşekkür etti.
FİNİKE’NİN ALTIN ÇAĞINI BAŞLATMAYA GELDİK
“Kalbimizdeki gönlümüzdeki sevgilerle, önümüzdeki 5 yıl için sizlerden yetki talep etmeye geldim.” diyerek sözlerini sürdüren Tütüncü, “Bugün buraya Antalya’nın altın çağını, Finike’nin altın çağını başlatmaya geldik. Finike sadece Antalya’nın değil Akdeniz’in en güzel şehirlerinden birisi… Cenab-ı Allah buraya her türlü güzellikleri bahşetmiş. Bir yanda masmavi deniz, diğer taraftan yemyeşil portakal bahçeleri, tepeleri karlı Beydağları, diğer taraftan dağların eteklerinde yaylalar, Akdeniz’in incisi bu güzel şehrin daha iyi hizmetleri hak ettiğini düşünüyoruz. Finike’nin güzel insanları eserlerinde hizmetlerinde en güzeline layıktır.
İşte biz bunu başarmaya geldik buraya… Bu güzel şehre bakıldığı zaman belediye hizmetlerinin aksak
olduğu bir Finike görüyoruz. Ziyaretlerimiz sırasında bir hemşehrimiz, Finike’ye sıcak asfaltı en son Menderes Türel’in büyükşehir belediye başkanlığı döneminde gördüğünü söyledi.Bizlerle Finike nice güzel hizmetler görecek. ”dedi.
FİNİKE’YE HİZMET GELECEK, HİZMET
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilikle ilgili bir sözünü hatırlatarak sözlerin devam eden Tütüncü, “Bir belediye başkanı o kentteki çöple, çukurla, çamurla mücadele edemiyorsa o belediye başkanlığını bırakıp gitsin diyor. İşte, en iyi hizmet için Antalya’da Hakan Tütüncü’yü, Finike’de Cenk Şimşek kardeşimi iş başına getireceksiniz. Biz sevdaların vakti diyerek yola çıkacağız. Başta yolu, kaldırımı, parkları, kütüphaneleri, destek eğitim kursları, sanayi siteleri, esnaf siteleri ve bir önceki dönem başlamış ancak bu 5 yıllık fetret devrinde yeterince hizmet alamamış büyükşehir tesislerini yeniden ihya etmek suretiyle Finike’mizi Antalya’nın bir göz bebeği olan bir ilçe halinde Türkiye’ye, bütün dünyaya takdim edeceğiz.
Finike dünyanın en güzel sahillerinden birine sahip… İşte o sahil yolunu bir cennetbahçesine çevireceğiz, Kumluca’ya kadar orası Türkiye’nin güzel sahillerinden, sahil parklarından biri haline gelecek. Hiç endişeniz olmasın Cenk kardeşimle, bunu başaracağız. Bir şehir yeşilliği, ağacı, peyzajı, sahilleri, yolları ile size gülüveriyorsa, orada hemşehrilerine hizmet etme aşkıyla yanıp tutuşan bir belediye başkanı ve onun ekibi var demektir.
Ancak, Finike girişte yüzünüze gülüvermiyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetleri ile, Cenk
kardeşimin Finike belediyesinde ortaya koyacağı performansla ilçeye gelenler bu kentin portakalıyla, sahiliyle bütünleşen daha nice güzellikleri görecekler. Finike’ye hizmet gelecek, hizmet.“diye konuştu.
FİNİKE’DE DE BAŞARACAĞIZ
“Belediye başkanlığı makamları vakit tüketilecek yerler değildir.” diyerek sözlerini sürdüren Tütüncü, “Belediye başkanlığı makamları, halkınız için, şehriniz için hizmet üretilecek yerlerdir. Kepez’de 15 yıl boyunca hemşehrilerimizin bize verdiği yetki ile Kepez’i nerede nereye getirdik. Bu belediyecilik hizmet trafiğini şimdi Antalya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Finike’ye gelecek. Kepez’de yaptık, Kepez’de başardık. Finike’de yapacağız, Finike’de de başaracağız.
Finike, Türkiye’nin en güzel ilçesi olacak. Kaymak gibi yolları olacak, içme suyu götürülememiş bir tek yerleşim yerinin olmayacağı bir Finike olacak. Tarımsal sulama projeleri gerçekleştireceğiz ve turizmle birlikte yerel kalkınmaya bambaşka projelerle farklı bir enerji aktaracağız. Bunu Hakan Tütüncü ile çok tecrübeli ekipleri yapacak. Antalya bilir belediyecilik bizim işimizdir. Hep birlikte kol kola gönül gönüle gireceğiz, önce güçlerimizi birleştireceğiz.
Güçlü Finike’yi, güçlü Antalya’yı ve güçlü Türkiye’yi Cumhurbaşkanımız önderliğinde, Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin önderliğinde Cumhur İttifakı ruhu ile başaracağız, başaracağız.” dedi.
Tütüncü, Finike ziyareti sırasında yanında bulunan AK Parti Antalya Milletvekilleri Atay Uslu ve İbrahim Ethem Taş ile vatandaşın derdi ile dertlenen AK Parti’nin tüm Antalya milletvekillerine her zaman yanlarında oldukları için teşekkür etti.
The post Tütüncü: Antalya bilir, belediyecilik bizim işimizdir appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
The post Başkan adayı doktordan kazazedeye acil müdahale appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
TBMM (AA) – Kurtulmuş, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’i ziyaret ederek, Pençe-Kilit Operasyon bölgesindeki şehitler için başsağlığı diledi.
Ziyaretinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, kahraman askerlerin şehadeti üzerine milletçe derin üzüntü yaşadıklarını belirten Kurtulmuş, “Milletçe içimiz yanıyor, içimiz kan ağlıyor. Günler geçtikçe bu acımız daha da derinleşiyor. Milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bütünüyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bu haklı ve meşru müdafaasında, bu mücadelesinde yanında olduğumuzu ifade etmek hem taziyelerimizi bildirmek hem de Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin desteğini ifade etmek için buradayız.” diye konuştu.
Kurtulmuş, “Aziz milletimiz, terör örgütlerine karşı verilen mücadelede Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve güvenlik güçlerimizin yanındadır.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin, hain bir çeteye, hain bir terör örgütüne ve sadece birkaç bin kişiden müteşekkil terör örgütüne değil, onlara lojistik, istihbari, askeri, siyasi her türlü desteği veren şer odaklarına karşı bir mücadele verdiğinin altını çizen Kurtulmuş, bu mücadelede mutlaka ve mutlaka Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kazanacağını vurguladı.
Birlik beraberlik içerisinde, terör örgütü PKK/PYD başta olmak üzere bütün terör örgütlerine karşı amasız, fakatsız bir mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bu mücadelede Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ordumuzun, güvenlik güçlerinin yanında olmak milli bir sorumluluktur, milli bir vazifedir. Bu anlamda milletimizi temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, bütünüyle bu meşru ve hukuki mücadele içerisinde Silahlı Kuvvetlerimizin yanındadır. Cenabıallah milletimize büyük sabırlar versin. Bu acıların dindirilmesi için milletçe, hep birlikte dayanışma içerisindeyiz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, sevenlerine, dostlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine, güvenlik camiamıza başsağlığı ve derin sabırlar diliyorum. İnşallah bunların hepsinin üstesinden geleceğiz.”
“Bölgede oynanan oyunu fevkalade iyi biliyoruz”
Kurtulmuş, karşı karşıya kalınan bu saldırıların, basit bir saldırıdan ibaret olmadığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bölgede oynanan oyunu fevkalade iyi biliyoruz. Bu oyunun arkasında kimlerin olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Bir asır evvel koskoca Osmanlı Cihan Devleti’ni birkaç on yıl içerisinde paramparça ederek dağıtan ve ondan sonra emperyalist sömürü planlarını bu bölgede gerçekleştirenler bugün bu oyunun ikinci sahnesini ortaya koymak istiyorlar. Bu sahneyi ortaya koyarken de hain, kalleş terör örgütlerini kendi vekalet savaşlarının bir aracı, bir unsuru, kirli bir taşeron grubu olarak kullanıyorlar. Bu oynanan oyunun farkındayız.
Orta Doğu’daki gelişmeleri hep beraber görüyoruz. Bu bölgenin daha fazla dağılmasının, parçalanmasının, bölünmesinin senaryosu olan bu terör siyasetinin sona erdirilmesi için Türkiye olarak sonuna kadar mücadele edeceğiz ve Allah’ın izniyle mutlaka kazanacağız. Biz bu oyunu bozacağız; arkasında kim olursa olsun, bunlara kim silah, askeri, lojistik, istihbari destek sağlarsa sağlasın, sonunda kazanan Türk milleti olacaktır, devletimiz olacaktır. Allah’ın izniyle bu hainleri ve arkasındaki hain planları darmadağın ederek bu bölgenin sulh ve selamet içerisinde olmasını hep birlikte sağlayacağız. Milletçe bir ve beraberiz. Hep birlikte bu ortak milli hedef doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetlerimize, emniyet kuvvetlerimize sonsuz desteğimizi bir kere daha teyit etmek için buradayız. Başımız sağ olsun. Allah rahmet etsin. Bütün kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimize başsağlığı diliyorum.”
Muhabir: Ali Kemal Akan
AA
The post Kurtulmuş: TBMM bütünüyle terörle meşru ve hukuki mücadelede Silahlı Kuvvetlerimizin yanındadır appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay için verdiği ‘hak ihlali’ kararı ardından kararın uygulanmamasını hükmetmesi ve AYM üyeleri hakkında suç duyurusundan bulunması nedeniyle tepkiler devam ediyor.
Cumhuriyet Halk Partililer (CHP), Yargıtay’ın kararına tepki göstermek amacıyla AYM önünde açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde anayasal rejimin ortadan kaldırılması ve bir kalkışmayla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Özel, ”Cumhurbaşkanının dün uçakta kullandığı ve bugün sabah 10’a kadar ambargolu olan ifadeler bir yargı kriziydi. Ama bugün sabah 10’da Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını duyduktan sonra bunun Erdoğan liderliğinde anayasal rejimin ortadan kaldırılması ve bir kalkışmayla karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor.” diye konuştu.
The post CHP Lideri Özel AYM önünde: Bir kalkışmayla karşı karşıyayız appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
Kayhan İNCEOĞLU – BHA / Malatya
Malatya genelinde çalışmalarına devam eden İyi Parti Malatya İl teşkilatı 2024 yerel seçimlere hazırlanıyor. Seçimlerde büyük sürpriz yapacağı kamuoyunda konuşulan İyi Parti Malatya’da önemli isimler ile de dirsek temasında.
İlçe ziyaretleri kapsamında Doğanşehir İlçe Teşkilatıyla buluşan İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Yıldız” İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanlığımızı ziyaret ederek İlçe Başkanımız Süheyla Kurnaz ve İlçe Teşkilat Üyelerimizle deprem sonrasında sürdürülen çalışmalar doğrultusunda Doğanşehir İlçemizde vatandaşlarımızın sorunlarını istişare ettik.
Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in belirlediği “Hür ve Müstakil Politikalar” doğrultusunda tüm hemşerilerimizi ortak müştereklerde buluşturmaya devam edeceğiz.
Depremin acılarını saracak daha yaşanılabilir bir Doğanşehir için Yerel Seçim sürecinde güçlü kadrolarımızı oluşturmaya devam ediyoruz. Rotamız Net, Pusulamız Millet!”
The post Başkan Yıldız” Rotamız net, pusulamız millet! appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
ISPARTA – BHA
Her yıl geleneksel hale gelen ‘Muhasebeci ve Mali Müşavirler Şenliği’nin bir yenisi bugün saat 10.00’de Eğirdir Rüya Park Kır Düğün Salonunda yapıldı.
Programa Eğirdir Belediye Başkanı Veli GÖK, SGK İl Müdürü Hüseyin Karagöz, İş Kur İl Müdürü Mustafa Höke, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Tufan Uysal, Burdur Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Gürhan Özveren, Isparta Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Hüseyin Karaca ve Yönetimi ile Isparta genelinde hizmet veren muhasebeci ve mali müşavirler ve aileleri katıldı.
Isparta Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Hüseyin Karaca; ‘Bu güzel ortamı bize önceden tertipleyen Eğirdir Belediye Başkanımız Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Veli Gök beye ne kadar teşekkür etsek azdır. Büyük bir stres altında çalışan meslektaşlarımız böyle bir ortamı özlemişler. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyoruz.’ dedi.
Eğirdir Belediye Başkanı Veli Gök; ‘Ekonominin bel kemiği maliyecilik veya mali müşavirliğin ülkemizde çok ayrı bir yeri var. Her yaptığımız işin mutlaka bir bütçesi var, bu bütçeyi tasarlamak, yönlendirmek, planlamak ve doğru planlamak biz mali müşavirlerin işi, sonuçta da hem ailenin hem işletmenin hem de devletin sağlam bütçeyle yürümesi konsun da en büyük emeği sizler veriyorsunuz. Böyle bir programın Eğirdir’de düzenlenmesinde öncülük eden oda başkanımıza ben gerçekten çok teşekkür ediyorum. Sizlerin her birinize hoş geldiniz diyor meslekte başarılar diliyorum.’ dedi.
Programa katılan İl ve İlçe daire müdürleri ve katılımcıların konuşmalarının ardından kahvaltı programı gerçekleşti. Davetliler arasında yapılan hediye çekilişi ve Eğirdir Gölü’nde tekne turuyla devam eden programda serbest muhasebeci ve mali müşavirler ve aileleri gönüllerince eğlendi.
The post Muhasebeci Ve Mali Müşavirler Eğirdir’de Şenlikte Buluştu appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.
ARDAHAN/Özkan KARAKAYA – BHA
Geçtiğimiz ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayınlanan Valiler Kararnamesi ile Gaziantep ili Şahinbey İlçe Kaymakamlığı görevinden ilimize Vali olarak atanan Hayrettin Çiçek’e hayırlı olsun ziyaretleri devam ediyor. Bu kapsamda chp İl Başkanı Yalçın Taştan ile birlikte Ardahan Valiliğine giden milletvekili Özgür Erdem İncesu, Ardahan’ın yeni valisi Hayrettin Çiçek’i makamında ziyaret edip, görevinde başarılar diledi. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, ziyaret hakkında yaptığı açıklamada; “Memleketimizde görevine yeni başlayan Valimiz Hayrettin Çiçek’i makamında ziyaret ettik. Kendilerine yeni görevlerinde başarılar diledik, gösterdikleri misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
The post Vekil İncesu’dan Vali Çiçek’e Hayırlı Olsun Ziyareti appeared first on Balkan Günlüğü Gazetesi.