Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanlığına atanan PKK/YPG elebaşı Mazlum Abdi, İlke TV’ye verdiği röportajda, SDG’nin entegrasyonunun ardından Suriye’de Kürtlerin önündeki yeni döneme, SDG’nin yerine kurulması beklenen siyasi yapıya ve Türkiye ile ilişkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Abdi, “SDG’nin yarattığı boşluğu dolduracak bir siyasi yapının oluşması önemlidir. Şimdi halkımız içerisinde siyasi faaliyetler yürütenler bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyor. Ancak henüz ne şekilde olacağı, isminin ne olacağı netleşmiş değil” dedi.
Türkiye’nin Suriye’deki etkisinin yeni dönemde arttığını ifade eden Abdi, Ankara’nın ülkenin yeniden inşasında da rol üstlenebileceğini belirterek, şunları söyledi:
“Yeni dönemde şüphesiz Türkiye’nin Suriye’deki rolü arttı. Suriye’nin meseleleri Türkiye’yi ilgilendirmeye ve Suriye’deki Türkiye etkisi sürecektir. İnanıyorum ki Suriye’nin yeniden inşası konusunda da Türkiye’nin rolüne dair genel bir ittifak vardır. Önümüzdeki dönemde de bunu göreceğiz. Türkiye Suriye’nin yeniden inşasında ekonomik açıdan veya başka konularda olumlu bir rol oynayabilir ve inanıyorum ki bu rolü oynayacaktır.
‘SURİYE’DEKİ KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜNDE OLUMLU ETKİSİ OLACAK’
Yine şu anda Türkiye’de devam eden barış süreci de özellikle Suriye’ki Kürtlerin dosyasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye Devleti, Suriye’deki Kürtlerin varlığının SDG’nin varlığını kendi ulusal güvenliğinin bir parçası olarak gördü, bu şekilde yaklaştı. Uzun süre çatışmalar vardı, Türkiye’nin buraya askeri müdahaleleri oldu. Şu an Türkiye’de yürüyen çözüm sürecinin bu konuda da önemli etkisi oldu. Bu konuda da güvenlik anlamında bir istikrar ve çatışmasızlık durumu var. İnanıyorum ki İmralı ve Türkiye Devleti arasında yürüyen çözüm sürecinin Suriye’deki Kürt meselesinin çözümünde olumlu etkisi olacaktır.
Türkiye’de yürütülen barış süreci bir şekilde Türkiye’nin buradaki ilişkilerinde de etkili oldu. Hem Türkiye’yle ilişkilerimizin devamına hem de buradaki sürece katkısı oldu.”
Mazlum Abdi, ayrıca yeni görevinin henüz resmen başlamadığını, entegrasyonla bağlantılı çalışmalar tamamlandıktan sonra Şam’da görev yapacağını ve Türkiye ile ilişkilerde güvenlik başlığının ötesine geçen bir zemin oluşturulmasını istediğini söyledi.
ÖZERKLİK İTİRAFI
Mazlum Abdi, şunları söyledi:
“Önemli olan Suriye’de sağlam bir statümüzün olması. Her şeyden önce yasal bir çerçevede Kürt halkı kimliğiyle bu yeni devlete katılıyor. Bu büyük bir başarıdır. Biz bu devlete katılıyoruz derken kendi bölgemizde devlet adına kendimizi yöneteceğiz. İdari ve askeri işleri devlet adına devletin bir parçası olarak kendi bölgemizde kendimiz yürütüyoruz. Entegrasyon bu esaslar üzerinde kurulmuştur.”
“Önemli olan Suriye’de sağlam bir statümüzün olması. Her şeyden önce yasal bir çerçevede Kürt halkı kimliğiyle bu yeni devlete katılıyor. Bu büyük bir başarıdır. Biz bu devlete katılıyoruz derken kendi… pic.twitter.com/vv9ZSL0fOZ
ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim ve Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerini hedef alan saldırıları, küresel petrol piyasalarında arz endişelerini artırdı.
Motorine gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 7,72 TL, benzine ise 2,48 TL zam yapıldı.
Pompa fiyatlarına yansıyan bu artışın ardından özellikle motorin fiyatları büyükşehirlerde rekor seviyelere ulaştı. Ankara ve İzmir’de motorinin litre fiyatı 90 TL bandını yakalarken, İstanbul’da da 90 lira sınırına dayandı.
GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI
Zammın ardından üç büyükşehirde güncel akaryakıt fiyatları netleşti.
İstanbul’un Avrupa Yakası’nda benzinin litre fiyatı 76,92 TL’ye, motorin ise 88,88 TL’ye yükselirken; Anadolu Yakası’nda benzin 76,77 TL’den, motorin ise 88,76 TL’den satılmaya başladı.
Ankara’da benzinin litresi 77,87 TL, motorin ise 90,00 TL olurken; İzmir’de benzin 78,15 TL’ye, motorin ise 90,27 TL’ye ulaştı.
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, 2015’te eski ABB Başkanı Melih Gökçek’i Ankara’yı FETÖ’cülere parsel parsel satmakla suçlamıştı. Gökçek o dönemde herhangi bir soruşturma geçirmemişti. Ancak 11 yıl sonra geçtiğimiz günlerde gazeteci Murat Ağırel’in Gökçek’in mal varlığı üzerine yaptığı haberin ardından soruşturma başlatıldı.
Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşan Arınç, o dönemki sözleri ve mevcut soruşturmaya ilişkin olarak şunları söyledi:
“Savcı ‘Buyurun, tanık sıfatıyla size şunları soracağız’ derse koşa koşa giderim. Ben sözümün eriyim. Yıllarca ceza avukatlığı yaptım. Şahitliğin ne olduğunu bilirim. Ama bana sordukları şeyler mutlaka 2015 öncesine ait şeyler olmalı. Yoksa bu olaylar yeni, üzerine bir şey söylemem, bir şey de bilmiyorum. Duyuma ait şeyleri konuşmayı sevmem. Bizzat yaşadığım gördüğüm şeyleri anlatırım. Tahkikat genişleyecekse, eskiye ait de bir şeyler konuşulacaksa, beni de lütfeder çağırırlarsa, sorduklarına cevap veririm. Ama 2017 sonrasına ait bir şey yaşamadım, görmedim. Sadece duyuyorum. Ceza hukukunda duyuma dair şeyler ciddi sayılmaz.”
“Sizce neden ‘Parsel Parsel’ dediğinizde değil de bugün soruşturma açıldı?” sorusunu da Arınç, “Ah, onu bir bilebilsem, bir bilebilsem…” sözleriyle yanıtladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek ‘panel’ adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır” dedi.
Gürlek’in açıklaması şöyle:
“Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır!
Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez.
Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak “borcunuz yasal takibe düştü”, “uzlaşma sürecini kaçırdınız”, “hakkınızda haciz işlemi başlatıldı” gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır.
Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.
Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır.”
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okulların fiziki koşulları yeniden gündeme geldi.
Veryansın Tv’nin edindiği bilgiye göre, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde iki ortaokul ile bir ilkokul aynı binada eğitim görecek.
BİR BİNA ÜÇ OKUL
Yapımına 2023 yılında başlanan Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulu binaları, aradan geçen yaklaşık üç yıla rağmen eğitim-öğretime açılamadı.
Bu nedenle Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu, Ayşe Özbağı Ortaokulu ve Ayşe Özbağı İlkokulu öğrencileri yeni eğitim-öğretim döneminde aynı okul binasında eğitim görecek.
ÜÇ YILDIR TAMAMLANAMADI
Milli Eğitim Bakanlığının resmi kayıtları, okul inşaatlarındaki sürecin 2023 yılına kadar uzandığını ortaya koyuyor.
Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 1 Kasım 2023’te Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulu inşaatının devam ettiğini duyurdu. 10 Aralık 2024 tarihli açıklamada da 24 derslikli okul inşaatının sürdüğü bildirildi.
15 Aralık 2025’e gelindiğinde ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okul için hâlâ “yapımı devam eden” ifadesini kullandı.
‘MÜTEAHHİTLER PROJEYİ YARIM BIRAKTI’ İDDİASI
Gölbaşı Son Gaste’nin 6 Ağustos 2025 tarihli haberinde, okul inşaatını üstlenen müteahhitlerin projeyi yarım bıraktığı, inşaatın bir süre atıl kaldığı ve tamamlanması için yeni bir ihale açıldığı iddia edildi.
AYNI BİNADA İKİLİ ÖĞRETİM
Ayşe Özbağı İlkokulunun internet sitesinde okulun Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu binasında “öğlenci” olarak eğitim verdiği, öğretim şeklinin ise “ikili öğretim” olduğu belirtiliyor.
Okulun resmi sayfasında, yeni binaların yapımı nedeniyle Ayşe Özbağı İlkokulunun 2024-2025 eğitim-öğretim yılında da Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu binasında hizmet verdiği bilgisi yer alıyor.
YENİ BİNALAR YÜZDE 90 TAMAMLANDI
Öte yandan Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulunun yeni binalarındaki çalışmaların bugün itibarıyla yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaştığı öğrenildi.
Binalarda bahçe düzenlemesi, abonelik işlemleri ve tamamlayıcı çalışmaların kaldığı belirtildi.
Buna rağmen yeni binaların henüz teslim edilmemesi nedeniyle üç okulun 2026-2027 eğitim-öğretim yılında aynı binada eğitim vereceği öğrenildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 4 Eylül hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzey ve batı kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, İç Ege’nin güney ve doğusu, Akdeniz’in iç ve yüksek kesimleri, Batı Karadeniz’in batısının iç kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ve Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde seyretmeye devam etmesi bekleniyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli yurdun güneydoğu kesimerinde günaybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden, Güneydoğu Anadolu’nun kuzeyi ve Doğu Anadolu’nun batısında batı ve güneybatı yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı bulutlu, batısının yer yer çok bulutlu, Trakya’nın batısının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güneybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
BURSA °C, 30°C
Parçalı bulutlu
ÇANAKKALE °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 30°C
Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, İç Ege’nin güney ve doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın kuzey kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
DENİZLİ °C, 35°C
Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İZMİR °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
MANİSA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
UŞAK °C, 31°C
Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve az bulutlu, iç ve yüksek kesimlerinin yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu, kuzey çevreleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
BURDUR °C, 32°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzeybatı kesimleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu, kuzey kesimleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ÇANKIRI °C, 30°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 27°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KAYSERİ °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BARTIN °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
BOLU °C, 25°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DÜZCE °C, 27°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SİNOP °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarının aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 29°C
Parçalı bulutlu
RİZE °C, 27°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 27°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
TRABZON °C, 26°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu, kuzey kesimleri yer yer çok bulutlu öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 26°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen gemi kazasına ilişkin soruşturma kapsamında ALSU isimli gemideki bilirkişi incelemesi sonrası ön rapor ortaya çıktı.
Raporda kayıp faciasının esas nedenin ‘Çift Taraflı Köprüüstü Disiplinsizliği, Vardiya Standartlarının Tamamen Terk Edilmesi ve Durumsal Farkındalık Kaybı’ olduğu belirtildi.
Raporda, ALSU gemisinde gözcünün bulundurulması halinde batmanın engellenebileceği ifade edildi.
Raporda, çarpışmanın 03.13’te gerçekleştiği, kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisinin iskele tarafından yırtılma nedeniyle süratle battığı ALSU gemisinde ise sancak bordadaki hafif sıyrıklar dışında seyri engelleyecek veya su almaya sebep olacak majör hasar oluşmadığı belirtildi.
Raporda kayıp faciasının esas nedenin ‘Çift Taraflı Köprüüstü Disiplinsizliği, Vardiya Standartlarının Tamamen Terk Edilmesi ve Durumsal Farkındalık Kaybı’ olduğu belirtildi.
Raporda “Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazını kapatarak seyretmesi ve telsiz mutabakatına aykırı olarak son 0.5 milde sancağa dönmesi çatışmayı fiziki olarak başlatan aktif tetikleyici etkendir. Ancak bu tetikleyici etkenin bir facia ile sonuçlanmasının arkasındaki asli kök neden M/T ALSU gemisindeki köprü üstü zafiyetidir” denildi.
‘GÖZCÜ BULUNDURSAYDI, BATMA ENGELLENEBİLİRDİ’
Raporda şu ifadeler yer aldı:
“Eğer ALSU, kendi emniyet kılavuzundaki (BMM) ‘Watch Condition B’ kuralına riayet ederek köprüüstünde tecrübeli Kaptan’ı ve ek bir gözcüyü bulundursaydı; Tuğberk İmamoğlu’nun kontrolsüz sancağa dönüş manevrası 0.5 mil yerine 1.5-1.8 mil mesafede saptanabilir, COLREG Kural 8 uyarınca ivedilikle makineler stop edilerek veya acil tornistan verilerek çatışma tamamen önlenebilir ya da darbe şiddeti minimuma indirilerek Tuğberk İmamoğlu’nun batması engellenebilirdi. Köprüüstündeki tek başına, tecrübesiz zabit bu durumu zamanında analiz edememiş ve can kaybı/kayıp faciasının kapısı aralanmıştır. Şu ana kadar Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Gemi Trafik Hizmetleri tarafından dosyaya sunulan VTS görüntülerinde, Tuğberk İmamoğlu gemine ait bir görüntü kaydı bulunmamaktadır. Oysa ki Tuğberk İmamoğlu gemisi Alsu gemisinin ECDIS ekranında görülmüştür.”
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kayıtdışı para transferleri iddiasıyla hakkında resen soruşturma başlatılan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ifade vermeye çağrıldı.
Başsavcılık, Gökçek’i, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırdı.
NE OLMUŞTU?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine resen soruşturma başlatmış ve soruşturma, Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel’in Gökçek ailesinin Avrupa’daki milyonlarca dolarlık yatırımlarına ve para trafiğine ilişkin gündeme getirdiği iddiaların ardından gelmişti.
Haberde; Gökçek ailesinin Düsseldorf’ta bina, Velbert’te AVM için anlaşmalar yaptığı iddialarını gündeme getirilmişti. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Gökçek hakkında soruşturma başlatmıştı.
Soruşturma haberinin ardından açıklama yapan Gökçek ise “Allah’ın izniyle kendimi Türk adaletine teslim ediyorum” demişti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nadi Türkaslan; Melih Gökçek, ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlıspor yöneticileri ile ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen kişiler hakkında “suç örgütü” iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, PKK/YPG terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi’yi Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına atamıştı.
Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre atama, 2026 tarihli ve 164 sayılı kararnameyle gerçekleştirilmişti.
Kararnamede, “Cumhurbaşkanı Ahmed Şara 2026 tarihli ve 164 sayılı kararnameyle Mustafa Halil Abdi’yi (Mazlum Abdi) Cumhurbaşkanlığı nezdinde danışman olarak atamıştır” ifadelerine yer verilmişti.
İlişkili Haber
PKK resmen Suriye’ye ortak oldu: Ahmed Şara, Mazlum Abdi’yi danışman olarak atadı
Söz konusu gelişmelerin ardından Mazlum Abdi’nin isminin terörden arananlar listesinden silindiği ortaya çıktı.
Daha önce “Ferhat Abdi Şahin” ismiyle ulaşılabilen kayıt, şimdi ne kırmızı listede ne de diğer listelerde yer alıyor.
Abdi, atandıktan 3 gün sonra, ağustıos ayının sonunda listede bulunuyordu.
SDG’nin üst düzey isimlerinden biriyken Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak atanan Sipan Hemo kod adlı Semir Asu da ağustos ayının ortalarında Türkiye’de terör listesinden çıkarılmıştı.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi dönüşünde açıklamalarda bulundu.
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Değerli basın mensubu arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Bişkek’e yaptığımız ziyareti tamamlamış bulunuyoruz. Değerli dostum, Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un davetiyle diyalog ortağı olduğumuz Teşkilat’ın bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak iştirak ettim. Ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine katıldım, sporcularımızı selamladım. Bu vesileyle kardeş Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü’nü bir kez daha canı gönülden tebrik ediyor, kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Kıymetli basın mensupları, bundan 30 yıl önce “Şanghay Beşlisi” ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline gelmiştir. Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu bünyesinde buluşturan yegâne yapı olan bu Teşkilat, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz “Yeniden Asya” girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır.
Şanghay İşbirliği Teşkilatı’yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim.
Zirve marjında mevkidaşlarımla da görüşmelerim oldu. Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk.
Kıymetli basın mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
‘HEDEFİMİZ 360 DERECELİK BİR VİZYONLA KENDİ AĞIRLIĞIMIZI ARTIRMAK’
Erdoğan’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle…
– Bişkek Zirvesi’nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye’nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mıdır?
Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye’nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye’nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.
– Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin’le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?
Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye’ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız.
‘MEKKE İTTİFAKINA TEPKİ KOYAN ÇOK AZ ÜLKE VAR, AMA GİZLİDEN TEPKİ KOYAN ÜLKELER DE MEVCUT’
– İstanbul’da Mekke İttifakı’nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma iş birliğinden neden bu kadar rahatsızlar?
İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşışımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE DAİR İLGİLİ KURUMLARIMIZ ŞU ANDA EŞ GÜDÜM İÇİNDE ÇALIŞIYOR’
– “Terörsüz Türkiye” sürecinde “çerçeve yasa” büyük bir çoğunlukla Meclis’ten geçti. Artık terör örgütünün silahları bırakması bekleniyor. Bu süreçte hedefe ulaşmak için merak ettiğim şey şu; sizce bu sürecin ne kadar bir zamanda tamamlanması gerekir?
Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. “Terörsüz Türkiye” sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de “Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz.
‘İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRMEK, FARKLILIKLARI YOK ETMEK DEĞİLDİR’
– Sayın Cumhurbaşkanım, siz iç cephenin güçlendirilmesine çok önem veren bir lidersiniz. Siz önem verirken DEM Parti’den zaman zaman aykırı seslerin gelmesi “Toplumsal bütünleşmeye hizmet etmiyor” yorumlarına yol açıyor. Bunu aşacak yeni dil nasıl inşa edilecek? Tavsiye ve çağrınız ne olabilir?
Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız, Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna “Büyük Türkiye Mutabakatı” diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz.
– “Terörsüz Türkiye” konusundan devam edeyim. Bu örgütün Suriye’deki yapılanması YPG-PYD’nin fesih kararıyla ilgili nasıl bir değerlendirme yapacaksınız?
Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye’de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.
‘SURİYE’NİN İÇ BARIŞINA DARBE VURMAK İSTEYENLERE ALAN AÇILMAMASI ŞART’
– Suriye’den devam edeceğim. Amerika’nın Suriye politikasıyla ilgili özellikle son dönemde Suriye’nin toprak bütünlüğünü vurguladığını görüyoruz. Hatta Amerikalılar da “tek bayrak, tek ordu” söylemini vurgulamaya başladılar. Bu vesileyle Washington’la, Türkiye’nin yıllardır savunduğu bu Suriye politikası arasında bir yakınlaşma görüyor musunuz?
Türkiye olarak biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye’nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye’yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye’ye dost ülkeleri Suriye’nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye’deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye’nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer.
F-35 PROGRAMI
– Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devri konusunda adım atılabileceği ifade ediliyor. Sayın Putin’le görüşmenizde bu konu masaya geldi mi?
Sayın Putin’le ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur.
– Benim sorum da Karadeniz’le ilgili olacak. Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş sürecinde Karadeniz’de zaman zaman ticari gemiler de hedef haline gelebiliyor. Ve zaman zaman da Türk gemileri de bu süreçten zarar görebiliyorlar. Sayın Putin’le görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi? Ortak bir çözüm geliştirilecek mi?
Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var.
‘YUNANİSTAN GİRDİĞİ BU YANLIŞ YOLDAN DÖNMELİ’
– Benim sorum Yunanistan’la ilgili… Biliyorsunuz bir taraftan Türkiye’yle diyalog mesajları verirken bir taraftan da Ege adalarındaki askeri kapasitelerini artırıyorlar. Son olarak Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye’nin itirazlarına rağmen bölgede planlarının değişmeyeceğini söyledi. Eğer Yunanistan gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam ederse bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yaklaşımı nasıl olacak?
Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan’la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan’ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye’nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, savcılık ifadesinin ardından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Şahin, çıkarıldığı mahkemece yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.
ŞAHİN SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
DHA’nın haberine göre; Şahin, savcılık ifadesinde Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ı tanımadığını söyledi.
Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına kaçırılmasına yönelik girişimde kullanılan aracın adına tahsisli olduğunu belirten Şahin, aracı en son haziran ayında kullandığını, sonrasında ise kimin kullandığını bilmediğini savundu.
Şahin, Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına çıkarılmasına yönelik girişim sırasında araçta yakalanan Melih Özmen’i tanıdığını ifade etti. Özmen’in şirketinden araç kiraladığını ve plakayı adına tahsis ettirdiğini belirten Şahin, aracı İstanbul’a gittiğinde kendisinin kullandığını, kullanmadığı zamanlarda ise aracın şirket sahibinde olduğunu söyledi.
Aracı Mehmet Özmen’in kullanıp kullanmadığını bilmediğini dile getiren Şahin, adına tahsis edilen araçların amacı dışında kullanılmaması konusunda uyarılarda bulunduğunu kaydetti.
‘İHBARA İLİŞKİN BİLGİM VE DUYUMUM OLMADI’
Şahin’e, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği yönündeki ihbar da soruldu.
İhbarda Mehmet Özmen’in bu organizasyonlarda getir götür işlerini, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale işlerini yaptığı öne sürülmüştü.
Şahin, bu iddialara ilişkin şunları söyledi:
“Ben Temmuz 2011-2013 arasında bakanlık yaptım. İhbara ilişkin bilgim ve duyumum olmadı. İhbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı’yı tanırım, kendisi Belarus’ta yaşamaktadır. Orada telefon bayisi vardır. Belarus’ta ülkenin siyasileri ile bağlantısı olduğunu bilirim. Orada ‘Alex’ ismini kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. 2011-2019 yılları arasında Süleyman Hilmi Kalcı’yla irtibatım vardı. Kendisiyle en son 2019 yılında görüştüm. Kendisinin Belarus’tan kadın getirdiğini ve fuhuş yaptırdığını bilmiyorum. Benim bu konuyla hiçbir irtibatım yoktur.”
Mehmet Özmen’in çocukluk döneminde Kuriş örgütünün bağlantılı olduğu cemaatin kurslarında okuduğuna ilişkin bilgisinin bulunduğunu belirten Şahin, örgüte yönelik operasyonların başlamasının ardından basında topluluktan bazı kişilerin belirli yerlerde toplandığı yönünde haberler gördüğünü söyledi.
Şahin, bunun üzerine eski danışmanı Ömür Yücel’i aradığını ve Özmen’in geçmişteki bağlantısını aktararak protesto eylemlerine katılmaması konusunda uyardığını ifade etti.
Şahin, Yücel’in de kendisine Özmen’i uyardığını söylediğini aktardı.
‘BUNLARDAN KESİNLİKLE BİLGİM VE HABERİM YOKTUR’
Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in ifadesinde kendisiyle ilgili ileri sürdüğü iddiaları da reddetti.
Belaruslu kişilerin Türkiye’ye girişlerine yardımcı olmadığını ve bu konuda Yücel’e herhangi bir talimat vermediğini savunan Şahin, şöyle konuştu:
“Kendisi ifadesinde bu işlemleri benim bilgim dahilinde yaptığını beyan etmiş ise de bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum. Ömür Yücel ile husumetim yoktur. Neden aleyhimde ifade verdiğini anlamış değilim. Süleyman Hilmi Kalcı’yla 2019’dan beri iletişimim yoktur. Ömür Yücel’in neden şahısla iletişimimin olduğuna dair beyanda bulunduğunu anlayamadım. İkisi arasındaki iletişimi bilmiyorum.”
YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLDİ
Savcılık ifadesinin ardından Şahin, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Mahkeme, İdris Naim Şahin’in yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
ŞAHİN’İN 2 ARACI DA İNCELEMEYE ALINMIŞTI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasında, Şahin’in adına tahsisli olduğu belirlenen aracın, tutuklu Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına kaçırılmasına yönelik girişimde kullanıldığı tespit edilmişti.
Şahin’in adına tahsisli iki araç da incelemeye alınmış, araçların örgüt tarafından kullanıldığının belirlenmesinin ardından Şahin ifade vermek üzere adliyeye çağrılmıştı.
Brent petrol fiyatı, ABD ile İran arasında saldırıların yeniden başlamasıyla uluslararası vadeli piyasalarda 95 doların üzerine çıktı. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 90,77 doları gördü.
Küresel piyasalarda motorin ve benzinin metrik ton fiyatı da yükseldi. Motorinin ton fiyatı, Orta Doğu’daki saldırılar sonrasında bin 450 dolara kadar çıktı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişte, ABD ile İran arasında çatışmaların yeniden tırmanmasıyla piyasalarda arz endişelerinin artması etkili oldu.
Sektör kaynakları, yaptıkları açıklamada gerek petrol gerekse de ürün fiyatlarındaki yukarı doğru harekete işaret ederek, bu gelişmenin motorine ve benzine zammı tetiklediğini söyledi. Kaynaklar, akaryakıta çifte zam göründüğünü kaydederek, “Cuma günü motorine, ertesi gün de benzine zam gündeme gelebilir. Zam tutarları, küresel piyasalardaki hareketin yönüne ve hızına göre değişir” dedi.
Kaynaklar, il bazında değişmekle birlikte motorinin litre fiyatının 3 TL 60 kuruşluk (3 TL ÖTV ve yüzde 20 KDV) son zamla birlikte 82-83 TL aralığına çıktığını anımsatarak, “Cuma günü için gündeme gelecek olası zamla birlikte motorin fiyatları tırmanışını sürdürecek” diye konuştu.
Bu gece yarısından (perşembe) geçerli otogaza 1,09 TL zam bekleniyor. (ANKA)
Gülistan Doku’nun akıbetinin belirlenmesi amacıyla Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma devam ediyor.
Gazeteci Ferit Demir tarafından sosyal medya hesabından yayımlanan ve 8 Ocak 2020 tarihini taşıyan görüntülerde, Elazığ Emniyet Müdürlüğünden arama çalışmalarına katılmak üzere Tunceli’ye gelen dalgıç polislerin hazırlıkları ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve beraberindeki emniyet yöneticilerinin Sarısaltuk Viyadüğü’ne gelişi yer aldı.
DOKU AİLESİ DE ARAMA BÖLGESİNDEYDİ
Görüntülerde, aramaların yapıldığı gün Gülistan Doku’nun ailesi, arkadaşları, üniversitedeki hocaları, vatandaşlar ve basın mensuplarının da Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu yer aldı.
Dalgıç polislerin su altı kıyafetlerini giyerek hazırlık yaptığı, Vali Sonel’in bölgeye gelişinin ardından önce ekiplerle, daha sonra da Doku ailesiyle görüştüğü de görüntülere yansıdı.
Aynı soruşturma kapsamında halen tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Sonel ve beraberindeki emniyet yöneticilerinin daha sonra viyadüğün altındaki arama bölgesine geçtiği görüldü. Dalgıç ekipleri aynı gün Uzunçayır Baraj Gölü’nde arama çalışmalarına başlamıştı.
KİŞİSEL NOTLAR VE REÇETE SUDAN ÇIKARILMIŞTI
Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen aramalarda, kendisine ait olduğu belirtilen kişisel notlar ve reçete parçalarının Uzunçayır Baraj Gölü’nde bulunduğu açıklanmıştı. Aramaların ilerleyen döneminde Doku’ya ait olduğu değerlendirilen bir makasın da sudan çıkarıldığı bildirilmişti.
Gülistan Doku’nun bulunması amacıyla Uzunçayır Baraj Gölü ve çevresinde aylar boyunca geniş çaplı arama çalışmaları yürütülmesine rağmen Doku’ya ulaşılamadı.
Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıklarınca 2026 yılında genişletilen soruşturma kapsamında, 2020’de gerçekleştirilen su altı aramaları da yeniden incelemeye alındı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in soruşturmanın son operasyonuna ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamada, adli makamlardan gizlendiği belirtilen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığının tespit edildiği bildirildi.
Gürlek ayrıca, Gülistan Doku’ya ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgular elde edildiğini açıkladı.
Söz konusu tespitlerin ardından 2020’de gerçekleştirilen su altı aramalarında görev alan bazı personel de soruşturma kapsamına dahil edildi.
ARAMALARA KATILAN DALGIÇ GÜRDAL TUTUKLANDI
Soruşturmanın beşinci dalgası kapsamında düzenlenen operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 2020’de Gülistan Doku’nun bulunması amacıyla yapılan su altı aramalarında görev alan dalgıç polisler Gürkan Gürdal, Alaattin Kocamemik ve Vahit İlgör de yer aldı.
Önceki gün Erzurum Adliyesi’ne sevk edilen Gürkan Gürdal çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı. Aynı mahkeme Alaattin Kocamemik ve Vahit İlgör hakkında ise adli kontrol kararı verdi.
Şüpheliler hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlamaları kapsamında işlem yapıldığı bildirildi.
BALIK ADAMLARIN GÖRÜNTÜLERİ YAYIMLADI
Gazeteci Ferit Demir, soruşturmadaki son gelişmelerin ardından 8 Ocak 2020’de Sarısaltuk Viyadüğü’nde kaydedilen görüntüleri sosyal medya hesabından yayınladı.
Demir, görüntülerle birlikte yaptığı paylaşımda, o dönem gerçekleştirilen su altı aramalarına ve Doku’ya ait kişisel eşyaların bulunmasına ilişkin çeşitli iddialarda bulundu.
Bazı eşyaların dalgıçlar aracılığıyla suya bırakıldığı ve aramaların Doku’nun intihar ettiği yönünde kanaat oluşturmak amacıyla kullanıldığı yönündeki ifadelerin gazetecinin iddiaları olduğu belirtildi.
Soruşturma makamlarının son açıklamalarında ise bazı kişisel eşyaların sonradan suya yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşıldığı belirtilirken, bu işlemin kim veya kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
5’İNCİ DALGA OPERASYONU
Soruşturmanın 5’inci dalga operasyonunda farklı kentlerde gözaltına alınan 10 şüphelinin tamamı işlemleri yapılmak üzere Erzurum’a getirildi.
Operasyonda, Temmuz 2017-Temmuz 2019 tarihleri arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K. ile eşi B.H.K., polis dalgıçlar Gürkan Gürdal, A.K. ve V.İ., soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.’nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve olay tarihinde üniversite öğrencisi olan P.B. gözaltına alındı.
İlk olarak işlemleri tamamlanan üç dalgıç polis Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Cumhuriyet Savcılığındaki ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Gürkan Gürdal tutuklanırken, Alaattin Kocamemik ve Vahit İlgör hakkında adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı iki dalgıç hakkında verilen adli kontrol kararlarına itiraz etti.
Operasyon kapsamında gözaltında bulunan şüphelilerden iki kadın ise 1 Eylül’de Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilen kadın şüphelilerden biri tutuklandı, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Son kararla birlikte 5’inci dalga operasyonda tutuklananların sayısı 2’ye, Gülistan Doku soruşturmasının tamamında tutuklu bulunanların sayısı ise 30’a yükseldi. (ANKA)
Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetinin belirlenmesine yönelik soruşturma sürerken, kaybolmasının üçüncü gününde Sarısaltuk Viyadüğü’nde yapılan su altı aramalarına ilişkin görüntüler yeniden gündeme geldi. 2026 yılında genişletilen soruşturma kapsamında, su altı aramalarında görev alan dalgıçlardan Gürkan Gürdal tutuklanırken, soruşturma kapsamında tutuklu bulunanların sayısı 30’a yükseldi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 2 Eylül hava durumu raporunu yayımaldı.
Buna göre; yurdun kuzey ve doğu kesimleri parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları, Artvin, Ordu, Kars, Ardahan ile Erzurum’un kuzey ve Van’ın doğu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Sabah ilk saatlerde Marmara’nın doğusu, Trakya’nın batısı ile Bolu çevrelerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmiyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli, güney kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Trakya’nın batı kesimlerinde sabah ilk saatlerde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BURSA °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
ÇANAKKALE °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
EGE
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
DENİZLİ °C, 38°C
Az bulutlu ve açık
İZMİR °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
UŞAK °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 38°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 39°C
Az bulutlu ve açık
BURDUR °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
HATAY °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
NEVŞEHİR °C, 27°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı bulutlu, sabah saatlerinde Bolu çevrelerinin puslu yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 30°C
Parçalı bulutlu, sabah saatlerinde puslu ve yer yer sisli
DÜZCE °C, 29°C
Parçalı bulutlu
SİNOP °C, 29°C
Parçalı bulutlu
ZONGULDAK °C, 26°C
Parçalı bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Ordu ve Artvin çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 31°C
Parçalı bulutlu
RİZE °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu
TRABZON °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Kars, Ardahan ile Erzurum’un kuzey ve Van’ın doğu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 32°C
Parçalı bulutlu
VAN °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, doğusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy’deki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, göğüs ağrısı şikayeti bulunan Yılmaz’ı ambulansla Ayvacık Devlet Hastanesi’ne götürdü.
Buradaki ilk müdahalenin ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Yılmaz’a anjiyo yapıldı. Yılmaz, işlemin ardından Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındı.
BAKAN MEMİŞOĞLU: GENEL DURUMU İYİ
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yılmaz’ın genel durumunun iyi olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Değerli sanatçımız Cem Yılmaz’ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir.
Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum.”
CAN YILMAZ’DAN AÇIKLAMA GELDİ
Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşinin sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Cem Yılmaz’ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 30 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Doğu Akdeniz’in doğusu, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu (Bitlis ve Şırnak hariç) ile Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
Hava sıcaklıklarının iç ve batı kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğu kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BURSA °C, 31°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ÇANAKKALE °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu
EGE
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
DENİZLİ °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
MUĞLA °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
UŞAK °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
AKDENİZ
Parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 33°C
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğu kesimleri aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 36°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
BURDUR °C, 31°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
HATAY °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Konya Hariç) aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KONYA °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu
NEVŞEHİR °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DÜZCE °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SİNOP °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ZONGULDAK °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerde yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
RİZE °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.
SAMSUN °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.
TRABZON °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, (Şırnak ve Bitlis dışında) bölge genelini aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Bölgenin güneydoğusunda toz taşınımı bekleniyor.
ERZURUM °C, 22°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
VAN °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, yarın aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde toz taşınımı bekleniyor.
DİYARBAKIR °C, 34°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
GAZİANTEP °C, 31°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MARDİN °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
ŞANLIURFA °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde kura çekiminin yapılmasının ardından Galatasaray ve Fenerbahçe’nin rakipleri belli olmuştu.
Türkiye’nin iki temsilcisinin de Devler Ligi’ndeki maç takvimi açıklandı.
Galatasaray’ın fikstürü şu şekilde:
9 Eylül | Sporting (D)
13 Ekim | Barcelona
21 Ekim | Lille (D)
3 Kasım | Stuttgart
24 Kasım | Aston Villa
8 Aralık | AEK (D)
19 Ocak | Feyenoord
27 Ocak | PSG (D)
Fenerbahçe’nin fikstürü ise şöyle:
10 Eylül | Roma
14 Ekim | Aston Villa (D)
20 Ekim | Slavia Prag
4 Kasım | Liverpool
25 Kasım | Shakhtar Donetsk (D)
9 Aralık | LASK (D)
20 Ocak | Villarreal
27 Ocak | Atletico Madrid (D)
“Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” soruşturması kapsamında bugüne kadar 124 kişi hakkında adli işlem başlatılırken, 81 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerden 10’u hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında gözalatın alınan 2 şüphelinin kolluktaki işlemleri devam ederken, 27 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Öte yandan, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 50 şirket ile 4 derneğe el konulurken, 50 şirkete de kayyım atandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın “suç örgütünün yapılanmasının, mali kaynaklarının, para hareketlerinin, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarının ve bağlantılı kişi ve kuruluşların tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik olarak titizlikle sürdürüldüğü” belirtilerek, organize suç yapılarıyla ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerleriyle mücadele, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 2026-2027 sezonu Türkiye Kupası maçları statüsünde yapılan değişikliği açıkladı.
TFF’nin açıklaması şöyle:
“Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig Kulüplerinin A takım listesine yazamadıkları Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğuna sahip futbolcu ve/veya yabancı uyruklu futbolcularını aşağıdaki koşullar dahilinde Türkiye Kupası müsabakalarında oynatabilirler:
(a) Trendyol Süper Lig Kulüpleri tarafından müsabaka isim listesine 14’den fazla yabancı
uyruklu futbolcu yazılamaz.
(b) Trendyol 1. Lig Kulüpleri tarafından sahada müsabakaya devam eden kadroda aynı
anda en fazla 6’sının bulundurulması koşulu ile müsabaka isim listesine en fazla 8
yabancı uyruklu futbolcu yazılabilir.
(2) İşbu geçici madde Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig Kulüplerinin 26.08.2026 tarihi itibariyle kadrosunda bulundurduğu ve sözleşmeleri devam eden futbolcuları için geçerlidir.”
Bölücü açılım süreci kapsamında çeşitli sosyal medya hesapları mercek altına alındı.
DHA’nın haberine göre; açılımla ilgili olarak bazı hesapların “terör propagandası yaptığı”, “terörü öven içerikler paylaştığı”, “çok sayıda hesabın dezenformasyon ve manipülasyon içeren, gerçek dışı içeriklerle kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığı” tespitiyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Terörle Mücadele birimlerinin katılımıyla çalışma başlatıldı.
Bazı sosyal medya kullanıcılarının; “toplumun hassasiyetlerini hedef alan provokatif paylaşımlarla kin ve düşmanlığı körüklemeye çalıştığı” iddia edilerek yapılan çalışmalar sonucu, suç unsuru taşıdığı değerlendirilen içerik ve hesaplar hakkında gerekli hukuki süreçlerin işletileceği belirtildi.
Petrol fiyatlarındaki hızlı geri çekilme ve Brent petrolün 85 ABD Doları’nın altına gerilemesi, akaryakıt fiyatlarında indirim beklentisini beraberinde getirdi.
ABD ile İran arasındaki gerilimin azalması, saldırıların durması ve normalleşme çağrılarının artması küresel piyasalara olumlu yansırken, petrol fiyatlarında da aşağı yönlü hareket görüldü.
Akaryakıt ürünlerinden motorinde 4 ile 5 TL arasında indirim yapılması bekleniyor.
İndirimin gerçekleşmesi halinde yeni fiyatların yarından itibaren geçerli olması öngörülüyor.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’nda, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Suriye’de SDG’nin feshedilmesinin ardından ilk açıklamasını yapan Erdoğan, “Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez” ifadelerini kullandı.
‘BUNUN ÖNÜNÜ ARTIK HİÇ KİMSE KESEMEZ’
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunun ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık.
İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın: Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor.
Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla, Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.
Malazgirt ile bize bu vatanın kapılarını açan ecdadı yad ediyorum” diyen Erdoğan “Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz.
‘TARİH YENİDEN YAZILIYOR’
Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. Bundan sonra da başımız dik alnımız ak bir şekilde çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz.
Gövdemizi taşın altına koyduk. Coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü ve bir olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumu coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık.
Dost düşman şunu herkes bilsin ve anlasın bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Tahriklerle tuzaklarla Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz birilerinin tahrikleriyle farklı yollara girmeyiz.”
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu planı kapsamında Suriye’de ulusal bütünleşmeye yönelik yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti.
Trump’ın liderliğinin SDG’nin Suriye devlet kurumlarına “düzenli entegrasyonu” için yol açtığını savunan Barrack, “geçmişteki ayrılıkların kalıcı bir ortaklığa dönüştürülmesinin ve Suriyelilerin ortak geleceklerini birlikte şekillendirmesinin hedeflendiğini” ifade etti.
Barrack, “Kürtçenin eğitimde tanınmasının yanı sıra Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’e Suriye hükümeti içerisinde ‘etkin roller’ verilmesinin öngörüldüğünü belirterek, bunun Kürt ortaklarının geçmişteki katkılarına ve fedakârlıklarına karşılık geldiğini” söyledi.
Entegrasyonun “kazananlar ve kaybedenler” üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyleyen Barrack, “farklı görüşlere sahip eski tarafların diplomatik çözüm etrafında buluşarak Suriye’nin egemenliğini güçlendirdiğini” kaydetti.
Barrack, açıklamasını, “Tek ordu, tek hükümet, tek devlet” sözleriyle tamamladı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Alihan Kuriş’in yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü”ne yönelik “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarına ilişkin çalışmalar sürüyor.
Soruşturma kapsamında 21-22 Ağustos’ta gerçekleştirilen operasyonlarda, aralarında firari olarak aranan Hilmi Tuna Kuriş’in de bulunduğu kişiler gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen 10 şüpheli, savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Cumhuriyet’in haberine göre; hakimlikteki sorgularının ardından Hilmi Tuna Kuriş, Mehmet Özmen, Osman Sert, İsa Ateş, Abdullah Özcan Yavuz, Taner Çetin, Metin Surat, Mehmet Ünal, Erhan Yılmaz ve Süleyman Tuna Akbulut’un tutuklanmalarına karar verildi.
“Alihan Kuriş suç örgütü”nün faaliyetlerinin, mali yapılanmasının, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlığı değerlerinin ve örgütle bağlantılı kişi ve kuruluşların tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturmanın Başsavcılık tarafından çok yönlü sürdürüldüğü belirtildi.
İDRİS NAİM ŞAHİN’İN ARACI İLE MUĞLA’YA GİTMİŞLER!
Firari olarak aranan Hilmi Tuna Kuriş ile iş insanı Erhan Yılmaz, 21 Ağustos’ta Marmaris’in Bozburun Mahallesi’nde yakalanmıştı. İki şüphelinin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya hazırlandığı öne sürülmüştü.
Soruşturma birimleri, şüphelilerin İstanbul’dan Muğla’ya götürülmesinde 34 SL 313 plakalı aracın kullanıldığını belirlemişti. Aracı Mehmet Özmen’in kullandığı tespit edilmiş, kamera kayıtlarına göre araç 16 Ağustos’ta İzmir’in Selçuk ilçesinde görüntülenmişti.
Özmen’in yolculuk boyunca telefonunu kapalı tuttuğu belirlenmiş ve araçta yapılan aramada 58 bin euro bulunduğu bildirilmişti.
Şüphelilerin Muğla’ya götürülmesinde kullanılan aracın, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e 2030 yılına kadar tahsis edildiği ortaya çıkmıştı.
İDRİS NAİM ŞAHİN’İN 2 ARACI DAHA MERCEK ALTINDA
Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmada yeni bulgulara ulaşıldı.
Firari Hilmi Tuna Kuriş’in kaçırılmasında kullanıldığı belirlenen ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli 34 SL 313 plakalı aracın ardından, Şahin adına tahsis edilen diğer araçlar da incelemeye alındı.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın da tahsis amacı dışında ve suç içerikli faaliyetlerde kullanıldığının tespit edildiği bildirildi.
Öte yandan soruşturma kapsamında aynı yapıyla irtibatlı olduğu değerlendirilen Ömer Sipahioğlu’nun yakalanması için çalışma başlatıldı. Ömer Yücel’in ise gözaltına alındığı öğrenildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 26 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Doğu Karadeniz’in doğusu ve iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli (40-60 Km/saat) esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
BURSA °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
ÇANAKKALE °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu
EGE
Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
DENİZLİ °C, 40°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
UŞAK °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, doğusunun yer yer parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkiinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 36°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
BURDUR °C, 37°C
Parçalı ve az bulutlu
HATAY °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
NEVŞEHİR °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
DÜZCE °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
SİNOP °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
ZONGULDAK °C, 27°C
Parçalı ve az bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Doğu Karadeniz’in doğusu ile iç kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
RİZE °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
TRABZON °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzey ve batı kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Erzurum, Kars, Ardahan, Erzincan ve Malatya çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin güneydoğusunda rüzgarın, öğle saatlerinden sonra güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
ERZURUM °C, 27°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 28°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 34°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
VAN °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunda rüzgarın, öğle saatlerinden sonra güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar’ın eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, otopsi video kayıtları üzerinden hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olduğunun tespit edilmesi üzerine, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “Adam Öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında ayrıca, Denizolgun’un 2016 yılında “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak kayıtlara geçen ölüm raporunda imzası bulunan doktorlar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan işlem başlatıldı. Otopsi görüntülerinin bulunmadığını bildirmesine rağmen daha sonra söz konusu görüntüleri gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da aynı suç kapsamında soruşturma açıldı.
OTOPSİYE AİT KAYITLAR YENİDEN İNCELENDİ
Denizolgun’un 2016 yılında gerçekleşen ölümünün adli tıbbi yönden yeniden değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli raporda, 2016 yılındaki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video kaydı, Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026 tarihli fethi kabir tutanağı ve soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler incelendi.
‘LEZYONLAR ÖLÜMDEN ÖNCE’ DEĞERLENDİRİLMESİ
Raporda, Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4×6, 3×5, 2×4 ve 1×2 santimetre boyutlarında dört ayrı ekimotik alan tespit edildiği belirtildi. Bu alanların altındaki dokularda da kanama görülmesinin, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği ifade edildi.
Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri de değerlendirilerek, bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle basarken ağız ve burnunu yastıkla kapatıp nefessiz bırakmasının ölüm mekanizması olarak mümkün olduğu kaydedildi.
Raporda, mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu birlikte değerlendirildiğinde, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı belirtildi.
Denizolgun’un 2016 yılında düzenlenen otopsi raporunda ölüm nedeninin “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak değerlendirildiği hatırlatılan bilirkişi raporunda, mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ifade edildi.
Bu yönüyle 2016 yılındaki değerlendirmede “adli tıbbi eksiklik bulunduğu” tespitine yer verilen raporda, Denizolgun’un ölüm nedeninin kesin olarak ortaya çıkarılması için yeni incelemelere ihtiyaç olduğu belirtildi.
‘TÜM TIBBİ GEÇMİŞİ İNCELENMELİ’
Bilirkişi raporunda, 2016 yılında yapılan incelemelerde Denizolgun’un dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metaller tespit edildiği de belirtildi. Ancak söz konusu maddelerin düzeylerinin raporlara yansıtılmamış olması nedeniyle bu maddelerin Denizolgun’un ölümündeki etkisinin mevcut veriler üzerinden objektif biçimde değerlendirilemediği kaydedildi.
Raporda, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için Denizolgun’un tüm tıbbi geçmişinin incelenmesi, 2016 yılındaki otopsiden kalan şahit numuneler ile fethi kabir işlemi sonrasında alınan numuneler üzerinde yeni analizler yapılması gerektiği belirtildi.
Yapılacak incelemelerin ardından dosyanın Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından müştereken değerlendirilmesi ve ölümün nedeninin ve şeklinin net ve objektif biçimde ortaya konulması gerektiği kaydedildi.
SORUŞTURMA GENİŞLETİLEREK SÜRDÜRÜLÜYOR
Bilirkişi raporundaki tespitlerin ardından Denizolgun’un ölümünün nedeni ve şeklinin tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla adli tıbbi incelemeler ve delil toplama işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın, 19 Ağustos’ta gerçekleştirilen fethi kabir işlemi sonucunda elde edilen bulgular, HTS kayıtları, olay tarihindeki kolluk kayıtları, tereke dosyasından temin edilecek bilgi ve belgeler, devam eden ifade işlemleri ve toplanacak diğer deliller doğrultusunda genişletilerek sürdürüldüğü öğrenildi. (ANKA)
DEM Parti İmralı heyetinden yapılan açıklama şu şekilde:
“Sayın Abdullah Öcalan, ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun gerçekleştirdiği ilk toplantısına dair ve aynı zamanda son birkaç gündür sosyal medyada dolaşıma sokulan gerçek dışı iddia ve ithamlara ilişkin aşağıdaki açıklamayı kamuoyuyla paylaşılmak üzere DEM Parti İmralı Heyeti’ne ulaştırmıştır.
“Kamuoyuna Duyuru
“Sn. Cumhurbaşkanı ve Sn. Devlet Bahçeli’nin ortaya koydukları güçlü siyasi irade, çağrım üzerine yapılan silahlı mücadeleyi bırakma açıklaması, nihayetinde de siyasi partilerin sağladığı tarihî destek ile yasalaşan ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ kapsamında oluşturulan kurulun ilk toplantısını dün gerçekleştirmesi, sürecin emin adımlarla ilerlediğinin net göstergesidir. Süreçte kritik bir aşamaya gelinmiştir.
Bu tarihî dönemde süreci akamete uğratmaya çalışan bazı çevrelerin girişimleri, bana karşı bir komplodur. Basına, sosyal medyaya yansıyan ve bana atfedilen ifade, görüşme, isim, belge, tutanaklar, atıflar gerçek dışıdır. Bu paylaşımlar süreç karşıtları tarafından geliştirilen provokatif hareketlerdir.
Toplumsal barışın, kardeşlik hukukunun inşası için yürütmeye çalıştığım çabaları daha da geliştireceğim tabiidir. Herkesi, kesimi kardeşlik ruhuna uygun; sağduyulu, bilinçli yaklaşım ve çaba göstermeye davet ediyorum.”
NE OLMUŞTU?
Bölücü açılım sürecine yönelik tartışmalar sürerken, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Heyeti arasında 20 Temmuz ve 2 Ağustos’ta gerçekleştirilen görüşmelere ait olduğu belirtilen tutanaklar ortaya çıktı.
Fransa merkezli Utopia TV Ari’de yayımlanan görüşme notlarında, Öcalan’a “statü” sözü verildiğine ilişkin ifadeler yer alırken, PKK elebaşının Anayasa, cezaevinden çıkışı ve İran’a ilişkin dikkat çeken mesajları da kayıtlara yansıdı.
Tutanaklara göre Öcalan, Anayasa’ya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Anayasa raftan inecek, istediğin kadar milliyetçileştir ya da İslamcılaştır, bu Kürtleri nereye koyacaksın? Ortadoğu’da 60 milyonluk bir kütle, bir de dinamik. Dinamik ne demek? Harekete geçen bir kütle. Bu tarihi süreçle birlikte bu çalışmaya başlayacağım.”
“Anayasada yerimizi alacağız” diyen PKK elebaşı, “Kürtlerin anayasayla bir hukuk öznesine dönüşmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
‘MHP KADAR BU DEVLETİN SAĞLAM BİR AYAĞI OLACAĞIZ’
Öcalan’ın tutanaklara yansıyan bir diğer dikkat çekici sözü ise “MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız” oldu.
Öcalan ayrıca devlet yetkilileriyle yaptığı görüşmelere ilişkin, “Devlet yetkilileri ‘ulusalcı damar geride kaldı’ diyor” ifadelerini kullandı.
PKK elebaşı, “Bu dönüşüm belki Kemalist tarih tezlerinin değişmesine kapı aralayacak” dedi.
‘SÜREÇ İLERLESİN BENİ BURADA TUTMAK İSTEMEZLER’
Görüşme notlarında Öcalan’ın İmralı’dan çıkışına ilişkin sözleri de yer aldı.
Öcalan, “Süreç ilerlesin beni burada tutmak istemezler” ifadelerini kullanırken, cezaevinden çıkışının koşullarını kendisinin oluşturacağını öne sürdü:
“Çıkış koşullarını kendim hazırlayacağım. Öyle olacak ki kendileri beni çıkaracaklar. Buradan ne zaman çıkacağım, ben belirleyeceğim.”
‘SIRADAKİ HEDEF İRAN’
Tutanaklarda Öcalan’ın İran’a yönelik sözleri de dikkat çekti. Suriye’deki gelişmelerin ardından İran’a yönelik bir hamle yapılması gerektiğini savunan Öcalan, PJAK’ı da kapsayan bir süreç tarif etti.
Öcalan şu ifadeleri kullandı:
“İran böyle bırakılamaz. Suriye nasıl son dönemini yaşıyorduysa bu Şia iktidarı da son dönemini yaşıyor. Neçirvan ve Bafıl’ın da içinde olacağı ve PJAK’ı da dönüştürecek bir hamle başlatmak gerekir.”
Emekli Tuğgeneral Mustafa Köse, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla şehit Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın annesi Hacı Meryem Koca’nın 21 Ağustos Cuma günü hayatını kaybettiğini açıkladı.
Köse, paylaşımında şehit annesi Koca’nın oğlunun şehadetinin ardından kendisine söylediği sözleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın şehadetinin ardından bana, “Komutan, oğlumun canı yanmış mıdır?” diye soran Hacı Meryem Koca, dün, 21 Ağustos 2026 Cuma günü Hakk’a yürüdü.
Hacı annemizin yüreğinden kopup gelen bu acı soru, KURSAK’ın arka kapağında da yer almıştı.
‘ŞEHİT ANNELERİMİZİN ZATEN YARALI YÜREKLERİNE YENİ ACILAR EKLEDİ’
Evlat acısını ömrü boyunca yüreğinde taşıdı. Son dönemde yaşananlar, şehit annelerimizin zaten yaralı yüreklerine yeni acılar ekledi. Hacı Meryem Annemiz de ardında unutulmayacak bir soru bırakarak, yıllarca hasretiyle yaşadığı oğluna kavuştu.
Şehitlerimizin aziz hatırasına ve şehit annelerimize hürmet eden bütün dostlarımızdan, Hacı Meryem Annemizin ruhuna bir Fatiha göndermelerini rica ediyorum.
Hacı annemize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Başta evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
Evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın şehadetinin ardından bana, “Komutan, oğlumun canı yanmış mıdır?” diye soran Hacı Meryem Koca, dün, 21 Ağustos 2026 Cuma günü Hakk’a yürüdü.
“Yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “kara para aklama” suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 16 Mayıs günü gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı hakkında 18 Ağustos’ta tahliye edilmişti.
Fatih Altaylı, geçen günlerde kaleme aldığı yazısında, Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya soruşturmasıyla ilgili, “Yine anlatılanlara göre ortada bir itirafçı var. Savcıların elindeki itirafçı metnini görenlere göre bu itirafçı kuvvetle muhtemel Rasim Ozan Kütahyalı. Pek çok bilgi vermiş ve ‘Bu yüzden yakında tahliye edilebilir’ diyorlar” ifadelerini kullanmıştı.
Altaylı, daha sonra Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatı Burak Mengü’nün kendisini aradığını ve Kütahyalı’nın itirafçı olmadığını söylediğini aktarmıştı. Altaylı, “Rasim Ozan Kütahyalı soruşturması ile Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya ile ilgili soruşturmalar birbiriyle bağlantılı değil. Biri yasa dışı bahis gelirlerinin aklanmasıyla ilgili, diğeri ise doğru olmayan bilginin yayılması suçlamasıyla başlamış olsa da başka yerlere de doğru giden bir soruşturma. Aynı dava içinde değiller” bilgisini de paylaşmıştı.
‘ÜÇ KİŞİNİN ADINI VERMİŞ’
Bugünkü yazısında Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesiyle ilgili yeni iddialara yer veren Altaylı’nın yazısının “İtiraf mı ispiyon mu” başlıklı bölümü şöyle:
“Dün akşam saatlerinde iktidardan ve yargı çevrelerinden iyi haber alan bir arkadaşım aradı.
‘Sen haklıymışsın, daha doğrusu sana bilgi veren kaynaklar haklıymış’ dedi.
“Hangi konuda haklıymışım, kaynaklarım hangi konuda haklıymış anlamadım” dedim.
“İtirafçılık meselesi yaa” dedi.
O zaman anladım.
Rasim Ozan Kütahyalı’nın itirafçı olduğunu ve pek yakında tahliye edileceğini yazmıştım ya, ondan bahsediyormuş.
“Verdiği ifadeyi gördüm. Avukatı itirafçılıktan ne anlıyor bilemem ama ifade bana göre tam bir itirafçı ifadesi. Üç kişinin adını vermiş. Bunlardan ikisi zaten tutuklu. Diğerinin de adı konuşuldu ama tutuklanmadı. Avukatı sana müvekkilim itirafçı değil dedi ama bu ifade itirafçılık değilse ne itirafçılık olur acaba?” dedi.””
Turizm Gazetesi’nin “Turizm Sohbetleri” programının konuk olan Yusuf Yavuz, Antalya’da özellikle haziran ayından itibaren deniz çöpü olarak tanımlanan kirlilikte ciddi bir artış yaşandığını ifade etti. Yavuz, denizde plastik ve kâğıdın yanı sıra metal atıklar, araç lastikleri ve çeşitli katı atıkların görüldüğünü belirterek, mikroplastiklerin ise çoğunlukla deniz tabanında veya su içerisinde gözle görülmeyecek şekilde bulunduğuna dikkat çekti.
KİRLİLİĞİN KAYNAĞI KARADA
Yavuz, Antalya’daki kirliliğin önemli bir bölümünün karasal kaynaklı olduğuna işaret ederek, nehir havzalarından denize taşınan atıkların sorunun büyümesinde önemli rol oynadığını söyledi. Kirliliğin Suriye, Mısır ve Nil Deltası üzerinden gelen akıntılarla taşındığı yönündeki açıklamaların sorunun yalnızca bir bölümünü ortaya koyduğunu belirten Yavuz, bu yaklaşımın Türkiye’deki karasal atık yönetimi sorunlarının göz ardı edilmesine yol açabileceğini ifade etti.
Türkiye’de 2000’li yıllardan bu yana nehir havza yönetim planlarının gündemde olduğunu hatırlatan Yavuz, bugüne kadar yalnızca altı planın hazırlanabildiğini ve bunların da uygulamaya yeterince geçirilemediğini söyledi. Kurumlar arasındaki iş birliği ve görev paylaşımının yetersiz olduğunu belirten Yavuz, bunun sonucunda karasal kaynaklı kirliliğin denizlere taşınmaya devam ettiğini kaydetti.
ANTALYA’NIN SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA
Yavuz, Antalya’nın Türkiye’deki yüzey sularının yaklaşık yüzde 7’sini barındıran önemli bir su havzasına sahip olduğunu belirterek, bu kaynakların korunmasına yönelik mevzuatın bulunmasına rağmen uygulamada ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.
Karacaören Barajı’nı örnek gösteren Yavuz, geçmişte enerji üretimi amacıyla kullanılan barajın daha sonra Antalya’nın içme suyu rezervlerinden biri olarak planlandığını ancak havzadaki kentsel ve endüstriyel atıkların sorun oluşturmaya devam ettiğini ifade etti.
Karacaören Barajı’nın 2060’lı yıllara kadar Antalya’nın içme suyu rezervi olarak ayrıldığını belirten Yavuz, havzadaki atıkların yönetilememesinin yalnızca içme suyu kaynaklarını değil, denizleri de tehdit ettiğini vurguladı.
ARITMA TESİSLERİNİN KAPASİTESİ YETERSİZ
Antalya Nehir Havza Yönetim Planı’nın hazırlanması için farklı bakanlıklardan uzmanların 42 ay boyunca çalıştığını aktaran Yavuz, raporda yeraltı sularının aşırı kullanımı ve denize ulaşan nehirlerdeki yoğun kirlilik konusunda önemli tespitlerin bulunduğunu söyledi.
Aksu Çayı ve Düden Çayı gibi Antalya’nın önemli su kaynaklarının kirlilik riski altında olduğunu belirten Yavuz, bu nehirlerin denize ulaştığı bölgelerde turizm tesisleri ve Mavi Bayraklı plajların bulunduğuna dikkat çekti.
Yavuz, Antalya’da yaz aylarında nüfusun milyonlarca kişi arttığını, buna karşın atık su arıtma tesislerinin kapasitesinin bu yoğunluğu karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Tekirova, Alanya ve Kaş gibi bölgelerde arıtma kapasitesine ilişkin sorunlar bulunduğunu ifade eden Yavuz, Çamyuva’daki tesisin ise güçlendirildiğini söyledi.
DENİZ SUYUNUN DÜZENLİ ANALİZ EDİLECEĞİ LABORATUVAR YOK
Antalya’da deniz suyunun düzenli ve kapsamlı biçimde izlenmesinin önemine dikkat çeken Yavuz, kentte 2014 yılına kadar faaliyet gösteren deniz ve yüzey suları ihtisas laboratuvarının kapatıldığını söyledi.Antalya gibi ekonomisinin merkezinde turizmin bulunduğu bir kentte deniz suyunun düzenli olarak analiz edilebileceği uzmanlaşmış bir laboratuvarın bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu belirten Yavuz, mevcut analizlerin yeterli olmadığını savundu.
COP31 ANTALYA İÇİN FIRSATA DÖNÜŞEBİLİR
Antalya’nın kasım ayında COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının, kentteki çevre sorunlarının uluslararası kamuoyunun gündemine taşınması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yavuz, mevcut hazırlıkların yeterli olmadığı görüşünü dile getirdi.
Yavuz, 5 Haziran’da Konyaaltı Sahili’nde düzenlenen kıyı temizliği etkinliklerini örnek göstererek, kamu kurumlarının yalnızca çöp toplamak yerine öncelikle atığın sahile ulaşmasını engellemesi gerektiğini söyledi.“Kamu izmarit toplamaz. Kamunun görevi, o izmaritin oraya atılmamasını sağlamaktır” diyen Yavuz, çevre politikalarının günü kurtaran kampanyalar yerine kalıcı ve kaynak odaklı çözümler üzerine kurulması gerektiğini belirtti.
Antalya’nın aynı zamanda önemli bir kongre ve uluslararası etkinlik merkezi olduğunu hatırlatan Yavuz, kentin COP31’e mevcut çevre sorunlarıyla girmesinin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. Yavuz, bu sürecin Antalya için radikal ve kalıcı çevre politikalarının hayata geçirilmesi yönünde bir fırsata dönüştürülebileceğini ifade etti.
TURİZMİN GELECEĞİ DENİZLERİN SAĞLIĞINA BAĞLI
Antalya’nın turizm modelinin büyük ölçüde kıyı ve deniz turizmine dayandığını vurgulayan Yavuz, deniz ekosisteminin korunmasının artık yalnızca çevre politikalarının değil, doğrudan turizm politikasının da temel gündemlerinden biri olması gerektiğini söyledi.
Yavuz, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve turizm sektörü arasında sorumluluk paylaşımı üzerinden yürütülen tartışmaların sona ermesi gerektiğini belirterek, deniz kirliliğinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması çağrısında bulundu.
Antalya’nın turizm geleceğinin korunması için atık su arıtma kapasitesinin artırılması, karasal kirliliğin kaynağında kontrol edilmesi, deniz suyunun daha sık ve kapsamlı analiz edilmesi ve kurumlar arasında etkin koordinasyon sağlanması gerektiği vurgulandı.
Turizm Sohbetleri serisinin 38. bölümünü izlemek için:
Turizm Sohbetleri, Turizm Gazetesi’nin sektöre yönelik yeni içerik projesi olarak YouTube ve Spotify üzerinden yayınlanacak ve turizmin güncel gündemini ele alacak düzenli bir söyleşi serisidir. Her hafta yayınlanacak programda, turizm sektörünün tüm paydaşlarını ilgilendiren konular uzman görüşleriyle derinlemesine ele alınacak.
#reklam 🎥 Turizm Sohbetleri’nin yeni bölümü yayında!Gazeteci Yusuf Yavuz ile Antalya'yı, Akdeniz'i, kirliliği ve plastik atık sorununu konuştuk.🔔 Yeni bölü...
Aydın’ın Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, yaptığı açıklamada, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Herhangi bir siyasi partiye katılmayacağını belirten Tetik, Nazilli Belediye Başkanlığı görevine bağımsız belediye başkanı olarak devam edeceğini duyurdu.
Tetik, kararının ani bir öfkenin, kişisel bir hesabın veya herhangi bir makam beklentisinin sonucu olmadığını belirterek, “Yaşadığımız süreci, Nazilli halkının bana verdiği sorumluluğu ve belediyemizin yönetim istikrarını göz önünde bulundurarak aldığım bir karardır” dedi.
Tetik, bir süre önce YENİ Parti’ye geçeceğiyle ilgili yapılan tartışmalarına ilişkin, o dönemde yaptığı açıklamaların samimi bir siyasi değerlendirme olduğunu söyledi. Geçmişte söylediklerini inkar etmediğini belirten Tetik, nihai kararını vermeden önce yaşananları ve siyasi tabloyu bütün yönleriyle yeniden değerlendirme ihtiyacı duyduğunu ifade etti.
‘CHP’YE VE BU PARTİYE GÖNÜL VERENLERE SAYGIM DEVAM EDECEK’
CHP’nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulduğunu ve toplumdaki tarihsel yerinin tartışılmaz olduğunu kaydeden Tetik, CHP çatısı altında siyaset yaptığını ve Nazilli halkının desteğiyle belediye başkanı seçildiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerine ve bu partiye gönül vermiş yurttaşlarımıza duyduğum saygı her zaman devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Bundan sonraki süreçte enerjisini siyasi tartışmalara değil, Nazilli’nin sorunlarına ve belediyenin hizmetlerine vereceğini aktaran Tetik, “Bizim tarafımız Nazilli’dir. Bizim sorumluluğumuz Nazilli halkıdır. Bizim zihnimizi meşgul eden meseleler sadece ve sadece Nazilli’nin meseleleridir” dedi.
Nazilli halkının güvenini kazandığını belirten Tetik, kenti yeniden siyasi tartışmaların içerisine sokmak istemediğini belirterek, “Görevimin başındayım. Görevimin başında bağımsız bir belediye başkanı olarak devam ediyorum. Tekrar ediyorum: Benim tarafım Nazilli’dir” diye konuştu.
‘BU KARAR GERÇEKTEN BENİM İÇİN ÇOK ZOR’
CHP’den ayrılma kararının kendisi açısından kolay olmadığını da vurgulayan Ertuğrul Tetik, “Çünkü bu parti, benim için Atatürk’ten kalan, O’nun kurduğu ve babamın da yirmi yıl yönetici olarak hizmet ettiği bir parti. Dolayısıyla inanın ki çok zor. Sayın Özgür Özel’in, Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi baba ocağından ayrılmak çok zor” ifadesini kullandı. (ANKA)
Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, CHP'den istifa etti. Görevine bağımsız devam edeceğini belirten Tetik, "Bizim tarafımız Nazilli'dir. Bizim sorumluluğumuz Nazilli halkıdır. Bizim zihnimizi meşgul eden meseleler sadece ve sadece Nazilli'nin meseleleridir" dedi.
Edinilen bilgiye göre, Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik’in K sektörü 510 numaralı üretim panosunda iş kazası meydana geldi.
Üretim ayağında tavanı tutan şiltlerin arkasında göçük oluştu. Göçük nedeniyle meydana gelen hava basıncının etkisiyle işçiler etrafa savruldu.
Kazada bir işçi hayatını kaybederken, çok sayıda kişinin yaralı olduğu öğrenildi. Yaralılar çevredeki hastanelere sevk edildi.
Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Ankara Valiliği, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında meydana gelen maden kazasına ilişkin açıklama yaptı.
Valiliğin açıklaması şöyle:
“İlimiz Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi’nde bugün saat 18.00 sıralarında, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında, ilk tespitlere göre Çalışma sahasının arkasında tavan çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı olarak savrulmalar neticesinde maden kazası meydana gelmiştir.
Olay mahalline Jandarma, Emniyet, İtfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerimiz sevk edilmiş, 15 ambulans ekibi görevlendirilerek yaralılar hastanelerimize nakledilmiştir.
Olaydan toplam 20 vatandaşımız etkilenmiş olup, 1 madenci vatandaşımız hayatını kaybetmiş olup yaralı vatandaşlarımız tedavi altına alınmıştır.
Olayın meydana geliş nedeni ile ilgili olarak ilgili mercilerce gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış olup çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. ”
‘YANLIŞ YAPILAN BİR ŞEY VARSA GEREĞİ YAPILACAK’
Ankara Valisi Yakup Canbolat, kazaya ilişkin açıklama yaptı.
Canbolat, olayın adli ve idari yönden araştırılacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu olay her boyutuyla adli, idari olarak araştırılacak. Sebebi nedir? Bir kusur var mıdır, yok mudur? Neden dolayı oluşmuştur? Bunlara bilirkişi incelemesi, adli inceleme ve idari inceleme sonucunda karar verilecek.
İnsanlarımız şundan müsterih olsun, konu her bakımından araştırılacak. Her yönüyle muhakkak araştırılacak. Yanlış yapılan bir şey var ise de onun gereği yapılacaktır.
Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyorum. Allah beterinden korusun. Bu tür iş kazalarına karşı da güvenlik tedbirlerimizi sıkı tutmalıyız.”
9 KİŞİYE GÖZALTI
Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, maden sahasında sorumlu 9 şüpheli jandarma ekiplerince gözaltına alındı.
Ocakta hayatını kaybeden işçi Erdi Kahveci’nin cenazesinin bugün memleketi Bartın’da toprağa verileceği belirtildi.
ERDOĞAN’IN İMZASIYLA ÖZELLEŞTİRİLMİŞTİ
Göçük, Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik’te meydana geldi. Çayırhan Termik Santrali ve maden sahaları, 2024 yılının Kasım ayında özelleştirme kararıyla gündeme gelmişti. Karara karşı çıkan yaklaşık 500 maden işçisi, 20 Kasım 2024’te kendilerini madene kapatarak eylem başlatmıştı.
İşçiler, özelleştirme sonrasında kazanılmış haklarını ve iş güvencelerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirtmişti. Türkiye Maden İşçileri Sendikası da ihale şartnamesinde madencilerin kazanılmış haklarına ilişkin yeterli güvence bulunmadığını savunmuştu.
İşçilerin eylemleri sonraki aylarda da devam ederken, Çayırhan Termik Santrali ve maden sahalarının özelleştirilmesine ilişkin ihale 7 Mart 2025’te sonuçlandı.
Çayırhan Termik Santrali, Çayırhan Linyit İşletmesi, santrale bağlı taşınmazlar ve bazı maden ruhsatlarının kapsadığı sahaların işletme hakkı, 20 milyar lira bedelle en yüksek teklifi veren Akçadağ İnşaat Enerji ve Madencilik AŞ’ye devredildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla özelleştirme süreci Mayıs 2025’te kesinleşti.
500 MADENCİ YER ALTINDA EYLEM YAPMIŞTI
Özelleştirme kararının ardından yüzlerce madenci, iş güvencesi ve kazanılmış haklarının korunması talebiyle yer altında eylem yapmıştı.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası, özelleştirmenin işçilerin işten çıkarılması ve çalışma koşullarının kötüleştirilmesi riskini beraberinde getireceği uyarısında bulunmuştu.
ÖZELLEŞTİRMENİN ARDINDAN İKİNCİ BÜYÜK KAZA
Özelleştirmenin üzerinden kısa bir süre geçmesinin ardından nisan 2025 te meydana gelen kazada 14 işçi yaralanmış 1 işçi beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırılmıştı.
TCMB tarafından hazırlanan “Altın Cinsinden Fiziki Varlıkların Finansal Sisteme Kazandırılması Hakkında Tebliğ (Sayı: 2022/11)’in Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2026/12)” ile 14 Mart 2022 tarihli düzenleme tamamen yürürlükten kaldırıldı.
T24’ün haberine göre; kaldırılan düzenleme, yurt içi yerleşiklerin fiziki altınlarının finansal sisteme dahil edilmesine ilişkin esasları belirliyordu. Uygulama kapsamında fiziki altınların bankalar aracılığıyla sisteme kazandırılması ve belirli şartlarla Türk lirası mevduat veya katılma hesaplarına dönüştürülmesi mümkün hale getirilmişti.
Kararın, vatandaşların ellerinde bulunan fiziki altınların mülkiyetini veya değerini doğrudan etkilemediği; yürürlükten kaldırılan düzenlemenin finansal sisteme kazandırılmasına ilişkin uygulamayı kapsadığı belirtildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 22 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzey ve batı kesimlerinin parçalı bulutlu, Kütahya’nın batısı, Muğla’nın iç kesimleri ile Antalya’nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklıklarının doğu kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzey, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
BURSA °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
ÇANAKKALE °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu
EGE
Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinde Kütahya’nın batı, Muğla’nın iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DENİZLİ °C, 39°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
MANİSA °C, 39°C
Az bulutlu ve açık
UŞAK °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinde Antalya’nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
ANTALYA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde batısının iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini sağlamak ve taklit ile tağşiş yapan firmaları kamuoyuna duyurmak amacıyla hazırladığı ifşa listesini güncelledi. Listede, tüketicilerin sıkça tercih ettiği et ürünlerinde yapılan skandal hileler gözler önüne serildi.
Listede en çok dikkat çeken isim, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde faaliyet gösteren Saffet Et Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi oldu. Şirketin “Kocaağa Çiftliği” ve “Salih Kocaağa Çiftliği” markaları altında piyasaya sürülen ısıl işlem görmüş sucuk, baton sucuk ve kangal sucuk ürünlerinde at ve eşek eti (tek tırnaklı eti) tespit edildi.
Farklı parti ve seri numaralarına sahip çok sayıda sucuk ürününde bu etin bulunması, gıda denetimlerinin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu.
Farklı illerdeki işletmelerde yapılan denetimlerde şu ihlaller belirlendi:
Mersin (Akdeniz): Saray Yemekçilik (Feridun İnce) firmasının kıyma kavurmasında ve Gözde Tantuni (Rahime Şengül) işletmesinin pişmiş kırmızı et tantunisinde tek tırnaklı eti tespit edildi.
Manisa (Merkez): Hüseyin Usta Menekşe (Tuncay Zor) işletmesinin çiğ lahmacun harcında tek tırnaklı eti bulundu.
Mersin (Toroslar): Bioclass Bitkisel Ürünler (Mehmet Emin Kaya) tarafından üretilen “Honey Palace Epimedyumlu Macun” adlı üründe ise sağlığı tehdit eden ilaç etken maddesi tespit edildi.
Vatandaşların sağlığını hiçe sayan ve gıdada tağşiş yapan bu firmalara yönelik gerekli idari ve cezai işlemler uygulanırken, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri il ve ilçe bazlı denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini duyurdu. Tüketicilerin güvendiği bilinen markalarda dahi bu tür uygunsuzlukların yaşanması üzerine, denetim sonuçlarının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceği vurgulandı.
Endonezya Afet Yönetim Ajansı’na (BNPB) bağlı yerel afet yönetim birimi BPBD’nin açıklamasına göre, yerel saatle 05.00’te meydana gelen Endonezya’nın doğusundaki Flores Adası’nı vuran deprem 7,7 büyüklüğünde ölçüldü. Endonezya Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Ajansı (BMKG), depremin yerin 15 kilometre derinliğinde meydana geldiğini açıkladı. Ana depremin ardından bölgede çok sayıda artçı sarsıntı kaydedilirken, bir artçının büyüklüğü 6,1 olarak kaydedldi.
Depremde en az 14 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi yaralandı. Depremin ardından yapılan tsunami uyarısı yaklaşık üç saat sonra kaldırılırken, yaklaşık 2 bin kişinin kıyı bölgelerinden tahliye edildiği bildirildi. Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü, can kaybı ve yaralı sayısının artabileceği belirtildi.
Deprem Maumere Limanı’nda da hasara yol açtı. Bölgeden gelen görüntülerde, terminal binasından kopan büyük beton parçalarının feribota binmek için bekleyen yolcuların bulunduğu alana düştüğü görüldü. Bir gemiye geçişi sağlayan iskelenin çökmesi sonucu bazı yolcular denize düştü.
Depremin ardından deniz seviyesinin çekilmesi bölgede paniğe neden oldu. Tsunami uyarısı yapılması üzerine çok sayıda kişi motosikletlerle kıyıdan uzaklaşarak daha yüksek bölgelere yöneldi. BNPB, yaklaşık 2 bin kişinin tahliye edildiğini ya da kendi imkanlarıyla güvenli bölgelere geçtiğini bildirdi. Tsunami uyarısı, deniz seviyesinde önemli bir yükselme tespit edilmemesi üzerine depremden yaklaşık üç saat sonra kaldırıldı.
BNPB’nin ilk verilerine göre, Sikka’da üç, Manggarai’de altı ve Doğu Manggarai’de beş kişi hayatını kaybetti. En az iki kişinin ağır, 11 kişinin ise hafif yaralandığı bildirildi.
Deprem ve artçı sarsıntılar bölgede çok sayıda yapıya zarar verdi. İlk belirlemelere göre, 54 ev ağır hasar görürken, beş sağlık tesisi, üç ibadethane, altı kamu binası, bir eğitim kurumu ve bir depo da hasar aldı. BNPB, en fazla etkilenen bölgeler arasında Manggarai’nin bulunduğunu açıkladı. Bölgenin dağlık ve ulaşımın güç olması nedeniyle hasarın tam boyutunun belirlenmesinin zaman alabileceği belirtildi.
Yetkililer, artçı sarsıntıların devam etmesi nedeniyle halka hasarlı yapılardan ve kıyı bölgelerinden uzak durmaları çağrısında bulundu. Endonezya, üç büyük tektonik levhanın kesişim noktasında yer alması nedeniyle sık sık güçlü depremler ve volkanik faaliyetlerle karşı karşıya kalıyor. (ANKA)
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fenerbahçe otobüsüne saldırı soruşturmasında, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklamaya sevk edilen Yusuf Öksüz tutuklandı.
Soruşturma kapsamında Hakan Hatipoğlu, Emiral Aygüneş ve Özgür Ertürk hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı, üç şüpheli hakkında verilen adli kontrol kararlarına itiraz edileceğini bildirdi.
2026/228 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında Jandarma Genel Komutanlığında 7 general ile 18 albayın 30 Ağustos’tan geçerli olmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirilmesine karar verildi. Ekli listede Tümgeneraller Ünsal Bulut ve Murat Bulut’un korgeneralliğe, 5 tuğgeneralin tümgeneralliğe, 18 albayın ise tuğgeneralliğe terfi ettirildiği görüldü.
Jandarma Genel Komutanlığındaki görev değişikliklerini içeren 2026/229 sayılı kararla da general ve albayların yeni görev yerleri belirlendi.
Karara göre Korgeneral Ünsal Bulut ve Korgeneral Murat Bulut Jandarma Genel Komutan Yardımcılığına atandı. Tümgeneral Metin Düz Asayiş Başkanlığına, Tümgeneral İdris Tataroğlu İstanbul İl Jandarma Komutanlığına, Tümgeneral Tarık Hekimoğlu Ankara İl Jandarma Komutanlığına, Tümgeneral Ali Gemalmaz Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığına getirildi.
SAHİL GÜVENLİKTE TERFİ VE ATAMALAR
2026/230 sayılı kararla Sahil Güvenlik Komutanlığında Tümamiral Cengiz Fitoz koramiralliğe, Albay Önder Göksel ise tuğamiralliğe terfi ettirildi. Terfiler 30 Ağustos’tan itibaren geçerli olacak.
Sahil Güvenlik Komutanlığındaki amiral atamalarını düzenleyen 2026/231 sayılı kararla da 6 ismin yeni görevleri belirlendi.
KARA, DENİZ VE HAVA KUVVETLERİNDE GENERAL VE AMİRAL ATAMALARI
2026/232 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında general ve amirallerin görev yerlerinde kapsamlı değişiklikler yapıldı.
Kara Kuvvetlerinde Korgeneral Zorlu Topaloğlu 2’nci Ordu Komutanlığından Ege Ordu Komutanlığına, Korgeneral Gültekin Yaralı ise Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığından 2’nci Ordu Komutanlığına atandı.
Atama listelerinde Kara Kuvvetlerinin yanı sıra Deniz ve Hava Kuvvetlerindeki general ve amirallerin yeni görev yerlerine de yer verildi. (ANKA)
Kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş’un Arjantin’de Türk güvenlik güçlerine iade edilmesinin ardından Türkiye’ye getirildiği açıklandı.
İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Türkiye’ye getirildi. Devletimizin kararlı mücadelesi sınır tanımıyor. Kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, Arjantin’de yakalanmasının ardından Brezilya’dan aktarmalı olarak İstanbul Havalimanı’na getirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız ile Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinesinde; 13 bin kilometre uzaktan Türkiye’ye gerçekleştirilen bu iade süreci suçla mücadeledeki kararlılığımızın açık bir göstergesidir.
Huzurumuza kasteden hiçbir odak adaletten kaçamayacak! Sınır ötesinde dahi adaleti tecelli ettiren Kahraman Polislerimize, Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarımızın emeği geçen tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 15 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurt genelinin parçalı yer yer çok bulutlu, İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu, Eskişehir, Gaziantep, Kilis, Sivas, Erzincan çevreleri, Kırklareli’nin kuzey kesimleri, Antalya ve Kayseri’nin doğusu ile Malatya’nın batısının sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; Ardahan çevreleri, Bayburt’un doğu kesimleri, Kütahya’nın güneyi, Uşak ve Denizli’nin doğu, Afyonkarahisar’ın batı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
Hava sıcaklıklarının genellikle mevsim normalleri civarında, güney kesimlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının kuzey, iç ve batı kesimlerde azalacağı tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli, güneydoğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Batı Karadeniz kıyıları, Marmara, Kuzey ve Kıyı Ege ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda kuvvetli (40-60 km/saat) ve kısa süreli fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı bulutlu, Kırklareli’nin kuzey çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölge genelinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) ve kısa süreli fırtına şeklinde (60-80 km/saat) esmesi bekleniyor.
BURSA °C, 30°C
Parçalı bulutlu
ÇANAKKALE °C, 29°C
Parçalı bulutlu
İSTANBUL °C, 29°C
Parçalı bulutlu
KIRKLARELİ °C, 28°C
Parçalı bulutlu, kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Az bulutlu, bölgenin iç kesimleri parçalı yer yer çok bulutlu, iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kütahya’nın güneyi, Uşak ve Denizli’nin doğu, Afyonkarahisar’ın batı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Kuzey ve Kıyı Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
DENİZLİ °C, 34°C
Az bulutlu , zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların doğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.
İZMİR °C, 35°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
MUĞLA °C, 34°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
UŞAK °C, 29°C
Az bulutlu zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların doğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.
AKDENİZ
Parçalı yer yer çok bulutlu, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz ile Antalya’nın batı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 35°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ANTALYA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, batısı yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
BURDUR °C, 32°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 32°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, Eskişehir ve Sivas çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 29°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 30°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, il merkezi yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KONYA °C, 31°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
NİĞDE °C, 29°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu geçecek.
BOLU °C, 27°C
Parçalı zamanla çok bulutlu
DÜZCE °C, 28°C
Parçalı bulutlu
KASTAMONU °C, 26°C
Parçalı bulutlu
ZONGULDAK °C, 26°C
Parçalı bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz’in yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 27°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, doğusu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
RİZE °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 28°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
TRABZON °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı zamanla çok bulutlu, bölgenin kuzeydoğusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Ardahan çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; bölgenin güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.
ERZURUM °C, 25°C
Parçalı zamanla çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 26°C
Parçalı zamanla çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 33°C
Parçalı zamanla çok bulutlu, batısı yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
VAN °C, 30°C
Parçalı bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık, zamanla bölgenin kuzey ve batısı parçalı yer yer çok bulutlu, Gaziantep ve Kilis çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 37°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
GAZİANTEP °C, 35°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Bölücü açılım süreci kapsamında Meclis’e getirilen ‘çerçeve yasa’ olarak da bilinen ”Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” bugün Meclis’te görüşülmeye başlandı.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın başkanlığında saat 11.00’de toplandı.
Teklifin görüşmelerine katılmak üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da geldi.
İYİ Partililerin görüşmeye Türk bayraklı atkı ve dövizlerle gelmesi dikkat çekti.
Genel Kurul’da AKP’nin Meclis’in gündemi ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi.
Kabul edilen önergeyle, gündemin “Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” bölümünde bulunan 290 sıra sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi birinci sıraya alındı. Bu bölümde yer alan diğer işlerin sırası da buna göre yeniden düzenlendi.
‘ÇERÇEVE YASA’ TEKLİFİ İÇİN ÜÇ GÜNLÜK ÇALIŞMA TAKVİMİ
Genel Kurul’un bugünkü birleşiminde 290 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmeleri tamamlanıncaya kadar çalışması kararlaştırıldı. Teklifin görüşmelerinin bugün tamamlanamaması halinde çalışmalar 11 Ağustos Salı günü, Salı günü de tamamlanamaması halinde ise 12 Ağustos Çarşamba günü teklifin görüşmeleri tamamlanıncaya kadar sürdürülecek.
“Çerçeve Yasa” teklifinin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından TBMM’nin tatile girmesi öngörülüyor.
İYİ PARTİ’DEN TEKLİFİN GÖRÜŞÜLMESİNE BAŞLANMAMASI İÇİN GRUP ÖNERİSİ
İYİ Parti, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin Genel Kurul’da görüşülmesine başlanmaması için grup önerisi verdi.
Öneride, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin hukuk devleti, Anayasa’nın üstünlüğü, kanun önünde eşitlik, suç ve cezaların kanuniliği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri bakımından “ciddi Anayasaya aykırılık sorunları” taşıdığı savunuldu.
Öneride, Anayasa’nın 11’inci maddesine işaret edilerek, “Anayasa hükümleri yasama organını bağlayan temel hukuk kurallarıdır ve kanunlar Anayasa’ya aykırı olamaz. TBMM’nin yasama yetkisini kullanırken Anayasa’ya uygun hareket etmesi yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, anayasal düzenin korunmasının da gereğidir” ifadelerine yer verildi.
‘HUKUKİ GÜVENLİK VE BELİRLİLİK İLKELERİ YÖNÜNDEN SAKINCA DOĞURMAKTADIR’
Teklifteki düzenlemelerin kapsam ve sınırlarının yeterli açıklıkta belirlenmediği belirtilen öneride, kişilerin hukuki durumlarında doğrudan sonuç doğuracak hususların belirsiz kavramlara ve sonraki karar süreçlerine bırakılmasının sakıncalı olduğu ifade edildi.
Öneride, “Teklifte yer alan düzenlemelerin kapsam ve sınırlarının yeterli açıklıkta belirlenmemesi, kişilerin hukuki durumlarında doğrudan sonuç doğuracak hususların belirsiz kavramlara ve sonraki karar süreçlerine bırakılması Anayasa’nın 2’nci maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ile hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri yönünden sakınca doğurmaktadır” denildi.
İYİ Parti grubunun önerisinde, bu gerekçeler doğrultusunda “çerçeve yasa” teklifinin Genel Kurul’da görüşülmesine başlanmaması istendi.
ÇÖMEZ: ETKİ ANALİZ RAPORUNUZ YOK
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez söz alarak teklifin hazırlanma ve komisyon sürecini eleştirdi. Çömez, teklifin 5 Ağustos’ta Meclis Başkanlığı’na, 7 Ağustos’ta ise komisyona geldiğini belirterek, “O komisyonda o şartlar altında, son derece küçük, kapalı ve basık bir ortamda alelusul geçirdiniz ve sonra dediniz ki, ‘Size iki saat süre, iki saatlik süre içerisinde ne yazacaksınız yazın.’ Tabii, sizin yazacak hiçbir şeyiniz yok, itirazınız yok. Çünkü ne söyleniyorsa onu yapıyorsunuz ve yasaya itiraz etmediniz” dedi.
Çömez, partisinin komisyon sürecinde hazırladıkları şerhi sunduklarını belirterek, teklifin kabul edilmemesi için iade dilekçesi verdiklerini söyledi. Çömez, “Bakın, bu yasayı kabul etmeyin. İade dilekçesi verdik, ‘Bunu reddedin.’ dedik, kabul etmediniz, işleme bile koymadınız” diye konuştu.
Teklifin Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Çömez, Anayasa Komisyonu’nun ve alt komisyonların toplanması yönündeki taleplerinin de kabul edilmediğini ifade etti. Çömez, şöyle konuştu:
“‘Anayasa’ya aykırıdır’ dedik. Açıkça Anayasa’ya aykırı. Şu anda Anayasa’ya aykırı bir af işlemi yapıyorsunuz, biraz sonra anlatacağım onu; onu da kabul etmediniz. Dedik ki, ‘Bir Anayasa Komisyonu kuralım, kurulan Anayasa Komisyonu’nda bunu görüşelim.’ ‘Hayır’ dediniz, Anayasa Komisyonu’nu da toplamadınız. ‘Alt komisyonlar olsun, tali komisyonlar olsun’ dedik, onları da toplamadınız.”
Çömez, teklifin olası sonuçlarına ilişkin etki analizi hazırlanıp hazırlanmadığını da sorduklarını belirterek, “‘Cezaevindeki 4 bin teröristi, dışarıdaki toplam 9 bin teröristi affetmeniz halinde neler olacak?’ diye soruyoruz, hiçbir etki analiziniz yok” dedi.
Teklif sürecine ilişkin Reuters ve ABD Büyükelçisi üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Çömez, şöyle konuştu:
“Bu süreçte İngiliz yayın organlarının haberi vardı. Reuters’tan öğreniyoruz, on ay önce Reuters açıklama yaptı, dedi ki, ‘9 bin teröristi affedecekler, çalışma yapıyorlar’. Bir ülkenin diplomatı başka bir ülkenin iç işleriyle ilgili açıklama yapıyor, ‘4 ülkedeki Kürtler bir araya getirilecek’ diyor. Anlaşıldı talimat nereden geliyor size, projeyi kimlerin irade ettiğini, kimlerin arkasında durduğunu anlıyoruz. Biriniz de kalkıp Amerikan Büyükelçisi’ne ‘Sen kimsin? Nasıl benim ülkemle ilgili böyle bir şey konuşuyorsun?’ diyemediniz.”
‘BU AÇIK SEÇİK BİR AFTIR’
Çömez, düzenlemenin “af” olarak nitelendirilmek istenmediğini ancak bunun açıkça af olduğunu savundu. Çömez, “Bu açık seçik bir aftır ve 15 yıla kadar ceza almış olanlara 5 yıllık denetimli serbestlik, 15 yıldan daha uzun süre ceza almış olanlara da 10 yıllık denetimli serbestlik getiriyorsunuz” dedi.
Çömez, “af” ifadesinin kullanılmadığını ifade ederek, “Çünkü teröristler, PKK’lı teröristler buna ‘af’ denmesini istemiyorlar. Çünkü diyorlar ki ‘Biz suç işlemedik ki, niye ‘af’ diyeceksiniz buna? Biz ‘af’ denmesini istemiyoruz.’ Ama göz göre göre 4 bin teröristi affediyorsunuz ve bir de kurul kuruyorsunuz, o kurula da bütün yetkiyi veriyorsunuz” diye konuştu.
AKP İstanbul Milletvekili ve Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel de söz alarak, İYİ Parti grup önerisine karşı çıktı. Yüksel, “Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir mücadele ettiği terör meselesinin kalıcı biçimde ülkemizin gündeminden çıkarılması bakımından gerçekten tarihi ve kritik bir eşikteyiz” dedi.
Teklifin 360’tan fazla milletvekilinin imzasıyla TBMM’ye sunulduğunu anımsatan Yüksel, bunun “güçlü siyasi iradenin, ortak sorumluluğun ve güçlü bir toplumsal mutabakatın en somut göstergesi” olduğunu söyledi. Yüksel, teklifin Türkiye’nin uzun yıllardır devam eden terör sorununu hukuk yoluyla çözme iradesinin somut bir göstergesi olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
“Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Bu teklifin ruhunda büyük mücadelelerde aynı safta duran ve Türkiye’yi oluşturan Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Laz’ın, Çerkez’in, Abhaza’nın kardeşliği vardır. Bu ruh ortak tarihimizin, ortak kaderimizin ve ortak geleceğimizin hukuk diliyle yeniden tahkim edilmesidir.”
‘ANAYASA’YA AYKIRILIK SÖZ KONUSU DEĞİL’
Kanun tekliflerinin İçtüzük uyarınca komisyonlarda görüşüldükten sonra Genel Kurul gündemine geldiğini belirten Yüksel, tekliflerin görüşülmesinin grup önerisiyle engellenmesine yönelik bir yetkinin İçtüzük’te Danışma Kurulu’na veya gruplara tanınmadığını söyledi.
Yüksel, “Kanun teklifleri İçtüzük uyarınca komisyonlarda görüşüldükten sonra Genel Kurul’un gündemine gelir ve Genel Kurul tarafından karara bağlanır. İçtüzük’te Danışma Kuruluna veya grup önerisiyle bir kanun teklifinin görüşülmesini engelleme yetkisi tanınmamıştır. Kanun teklifleri üzerindeki nihai irade Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na aittir” dedi.
İYİ Parti grup önerisinde dile getirilen Anayasa’ya aykırılık, hukuki güvenlik ve belirlilik iddialarının komisyon çalışmalarında ayrıntılı biçimde değerlendirildiğini belirten Yüksel, bu iddiaların yerinde görülmediğini söyledi.
Yüksel, “Teklifin kapsamı, uygulanma şartları ve hukuki sonuçları açıkça düzenlenmiş, uygulama objektif şartlara ve yetkili makamların tespit ve kararlarına bağlanmıştır. Dolayısıyla teklifin Genel Kurul’da görüşülmesine engel teşkil edecek bir Anayasa’ya aykırılık söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti’nin önergesi Genel Kurul’da oylanarak reddedildi.
BAHÇELİ, DEM’LİLERLE TOKALAŞTI
İYİ Parti’nin grup önerisinin görüşülmesinden sonra saat 12.20 sıralarında TBMM Başkanvekili Celal Adan oturuma 15 dakika ara verdi.
Bu sırada Devlet Bahçeli kulise geçerek kurmaylarıyla oturumun başlamasını bekledi.
Bu arada Genel Kurul’daki görüşmeleri izlemek üzere kulise DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, İmralı Heyeti Üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile diğer DEM Partili kurmaylar geldi. Bakırhan, Hatimoğulları, Buldan ve Sancar, Devlet Bahçeli’nin bulunduğu bölüme yönelerek Bahçeli ile tokalaştı. Pervin Buldan, Bahçeli’ye “Nasılsınız? Hayırlı olsun. Selam vermek istedik” dedi.
Selamlaşmanın ardından DEM Partililer Genel Kurul’a geçerken, MHP lideri de kurmaylarıyla birlikte Genel Kurul Salonu’na girdi.
Öte yandan Bahçeli kuliste otururken, AKP Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan da Bahçeli’nin yanına giderek selamlaştı. (ANKA)
Bölücü açılım süreci kapsamında Meclis'e getirilen 'çerçeve yasa' olarak da bilinen ''Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'' bugün Meclis'te görüşülmeye başlandı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Genel Kurulu’nda çerçeve yasa teklifi hakkında konuştu.
Bakırhan, açılımın ülkenin bütünlüğüne yönelik bir tehdit olmadığını savunarak “Bu süreçte sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Aksine bu süreç Türkiye’yi büyüten ve refaha kavuşturacak bir süreçtir. Ülkenin bütünlüğü ve değerleri asla müzakere konusu değildir” ifadelerini kullandı.
“Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı” diyen Bakırhan, “Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır” diye konuştu.
Tuncer Bakırhan:
“Kürtler ayrılmak isteseydi, bu Meclis’in çatısı altında olmazdık arkadaşlarımızla birlikte. Biz buradayız çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır” pic.twitter.com/52S8CR5ceA
“Öcalan’a yaşam ve çalışma şartları sağlanması gerektiğini” savunan Bakırhan, Kürtlere statü isteyerek “Cumhuriyet ilan edilmiş ama eksik bırakılmıştır. Bunu Kürt olgusunu cumhuriyetin yasallığına ekleyerek tamamlayabiliriz. Anayasada kimlikler üstü bir dil kullanabiliriz. Anadilde eğitimi güvence altına alabiliriz. Demokratik entegrasyon yasalarıyla toplumsal uyumu güçlendirebiliriz. Barış yasasıyla sınıfsal gerilimleri çözebiliriz” diye konuştu.
Öte yandan Bakırhan’ın konuşmasını, MHP lideri Devlet Bahçeli de alkışladı.
‘CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA KÜRT MESELESİ, SIKIYÖNETİM ZİHNİYETİYLE İDARE EDİLDİ’
Bakırhan, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Sırrı Süreyya şahsında barış için büyük emek veren ama aramızda olmayan bütün arkadaşlarımızı saygıyla anıyorum. Bugün, ülkemizin kaderini ilgilendiren önemli bir gündemi görüşmek için bir aradayız. Bir asırlık Kürt meselesi, çatışmanın gölgesinden hukukun zeminine taşınıyor. Biz burada, bu tarihi geçişe tanıklık ediyoruz. Görüştüğümüz bu kanun teklifi, ülke olarak yeni bir istikamete yol almanın pusulasıdır. Bizi bu istikamete götürecek olan adres, Türkiye Büyük Millet Meclisidir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Kürt meselesi, sıkıyönetim zihniyetiyle idare edildi. Takrir-i Sükûn’dan İstiklal Mahkemelerine, gizli idare planlarından olağanüstü hâl rejimlerine kadar mesele hep istisnanın bir konusu oldu. Bu meselenin devlet katındaki tarihi; ikili devlet pratiklerinin yaygınlaştığı, siyasetsizliğin örgütlendiği, istisnanın genişlediği bir tarih oldu. Bunun bedelini şu veya bu şekilde tüm ülke ödedi. Şimdi acı ve inkâr dolu sayfayı kapatma şansıyla karşı karşıyayız. Bütün cümlelerimizin gramerini değiştirmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz.
Bugün mesele ilk kez; gerekçesi yazılmış, müzakere edilebilir, itiraz edilebilir, olağan bir yasama diliyle konuşuluyor. Bugünün önemi, tarihsel bir düğümün, nihayet siyaset eliyle çözülmeye başlanması ve Meclis’in kayıtlarına geçmesidir. Parlamento, bu meseleyi siyaset ve müzakereyle çözme sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Bu aynı zamanda ortak tarihimize ve ortak geleceğimize karşı bir sorumluluğun gereğidir. 1064’te Kars’ta Şeddadi Kürtleriyle Selçuklular arasında başlayan ortak kader ve hukuk 1071’de Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açtı. Sonraki yıllarda bu kader ve hukuk güncellendi. Uzun yüz yıllar devam etti. 1900’lerin küresel, bölgesel ve ulusal atmosferinde bozulan bu dinamiği, şimdi demokratik ve eşitlikçi ilkeler etrafında güncelleme şansına sahibiz. O halde parlamento, bu sorumluluğu taşımalı ve yeni bir tarihin önünü açmalıdır. Biliyoruz ki; tarihe geçecek günler, güçlü irade gerektirir. Ve bu irade, bugün bu Meclis’te vardır.
‘YÜZ YIL ÖNCE KÜRTLER HUKUK DIŞINA İTİLDİ’
Değerli milletvekilleri, bu Meclisin hafızası bizlere ‘Türkler ve Kürtlerin ortak hikayesini ve güçlü ortaklık potansiyelini hatırlatıyor. Anadolu ile Mezopotamya arasında yüzyıllara yayılan ortak bir hayat var. Aynı kültür havzasında, aynı kavşaklarda ve aynı hikâyede buluşmalar var. Bin yıllık kardeşliğimiz ve Cumhuriyetin kuruluşu bunun kanıtıdır. Amasya’da bu topraklar Türklerin ve Kürtlerin ortak vatanı olarak telakki edildi. Erzurum’da birlik iradesi bu iklimde dile geldi. Birinci Meclis farklı bölgelerin ve kimliklerin temsilcilerini aynı çatı altında topladı. 1921 Anayasası yerel idareye alan açan çoğulcu bir ruh taşıdı. Ama bu ufuk, inkâr ve isyan sarmalında daraldı. Kadim tarihsel ilişkimiz zarar gördü. Bu durum en çok da bu toprakları tehdit olarak görenleri sevindirdi.
Bir parantez açmak istiyorum. Bu süreç başladığında bazı dış güçler ne dedi biliyor musunuz? Bu adımla Ortadoğu dengeleri alt üst olacak dedi. Aslında alt üst olacak olan küresel güçlerin yüz yıllık hesaplarıdır. Bunu biliyoruz. Bu süreç kardeşi kardeşe kırdırma hesaplarını alt üst edecek. Beraberliğimizi kaim kılacak, ortak geleceğimizi güçlendirecek. Yarım asırlık çatışmalı süreç bu ülkenin her bir karışına büyük acılar yaşattı. Artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatı önümüzde duruyor. Yüz yıl önce Kürtler hukuk dışına itildi. Bu kök yasa, Kürtleri hukuka dahil etmenin ilk adımıdır. Bu kanun teklifiyle, beraberliğimizi ve geleceğimizi güçlendirecek önemli bir adım atıyoruz. Güçlü bir başlangıç yapıyoruz.
‘BAHÇELİ’NİN KURUCU ROLÜNÜN HAKKINI VERİYORUZ’
27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısıyla bu başlangıca imkân sağlayan Sayın Öcalan’ın bu kurucu rolünün altını önemle çiziyoruz. Kendisinin Türkiye çözümünden yana çabalarının önyargılarla değil, hakkaniyetle görülmesi gerekiyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin süreçteki kurucu rolünün hakkını veriyoruz. Şimdi Türklerin güvenlik kaygısıyla Kürtlerin eşitlik talebini aynı hukuk düzeni içinde buluşturacak bir ufka bakıyoruz.
Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Doğu Akdeniz’e kadar sınır güvenlikleri, ittifaklar ve güç dengeleri hızla değişiyor. Ortadoğu’da devletlerin yeniden inşası, yeni bir paradigma ve bölgesel düzen ekseninde gerçekleşiyor. Kürtler, dört ülkeye yayılan tarihsel ve toplumsal bir gerçeklik olarak bu dönüşümün önemli bir dengesidir. Yüz yıl önce inkâr edilen Kürt varlığı, bugün Ortadoğu’nun temel dinamiklerinden biri haline gelmiştir. Kürt jeopolitiği, Ortadoğu’nun düğümünü çözmenin siyasi coğrafyasıdır. Bu jeopolitik, demokratik bir geleceğe imkân sunuyor. Tarihi Türk-Kürt ilişkilerini, bu jeopolitik gerçek etrafında güncellemeliyiz. Bu bize bölgedeki kor ateşlerden korunmak için büyük bir fırsat sunuyor.
Türk-Kürt kardeşliğini doğru ele almak Türkiye’yi ihya eder, Ortadoğu’ya huzur getirir, demokrasi getirir. Fırat’ın doğusu ile Fırat’ın batısını ortak hukuk ve kaderde mühürlemek büyük tehlikelere karşı güvence yaratır. Biliyoruz ki, komşuları yanan bir evde barış lüks değildir; sigortadır. Türkiye’nin kendi içindeki ateşi hukukla söndürmesi, bize olduğu kadar bütün komşularımıza nefes aldıracaktır. Bu coğrafyada haritalar silahla, sınırlar acıyla çizildi. Şimdi ilk kez hukukla yazılan bir sayfa var. Altını önemle çizmeliyim ki, bu sayfa Türkiye’de yazılırsa mürekkebi tüm bölgeye yeter.
‘KÜRTLER AYRILMAK İSTESEYDİ BU MECLİS’İN ÇATISINDA OLMAZDIK’
Bugün görüştüğümüz bu yasa ayrıcalık üreten bir yasa değildir. Çatışma çözümünün ilk adımıdır. Bu bir al-ver meselesi değil. Bu; tarihsel ilişkimizi düzeltme ve doğru bir buluşmayı gerçekleştirmenin adımıdır. Bu yasa ve süreç taviz değildir; yenme ve yenilme hiç değildir. Bu sürecin tek bir kazananı var. O da tüm Türkiye’dir, 86 milyon yurttaşımızdır. Barış bir müsabaka değildir. Halklar arasında tutulmuş bir skor tabelası olarak görülmemelidir.
Bu kürsüden Türk kardeşlerime açık yüreklilikle seslenmek istiyorum. Bu süreçte sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Aksine bu süreç Türkiye’yi büyüten ve refaha kavuşturacak bir süreçtir. Ülkenin bütünlüğü ve değerleri asla müzakere konusu değildir. Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı.
Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey, çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır. Evlatlarını yitiren ailelere de sesleniyorum. Evlatlarınızın hatırasına gösterilecek en büyük hürmet, başka hiçbir evladın ölmemesi ve zarar görmemesidir. Acılarınızı asla tartmayacağız, yarıştırmayacağız. Acı, hangi evde olursa olsun acıdır. Hepimizindir. Bu ülkedeki her acıyı yüreğimin en müstesna köşesinde taşıyorum. Tek bir amacımız var o da başka acıların yaşanmamasıdır.
Kürt halkına da aynı açıklıkla sesleniyorum. Bu süreç kimliğimizin eritilmesi değil, varlığımızın hukukla buluşmasıdır. ‘Yine mi kandırılacağız’ kaygısını biliyoruz; bu kaygı vehim değil, anlıyoruz. Her şeyden önce Kürtler artık örgütlü bir halktır. Ne kanar ne de kandırılır. Velev ki terazimiz şaşsa da düzeltecek bir kantar var. O da sizsiniz. Emin olun siyaset alanında Kürt halkının demokratik hakları için mücadelemiz devam güçlü bir şekilde edecek. Ama şimdi hepimizi yakan bir ateş var. Önce o ateşi söndürmeliyiz.
Kürtçe’de “Agir bi agir venamire” denir. Yani ateş ateşle söndürülmez. 50 yıllık çatışmanın Şırnak’tan Tekirdağ’a kadar bize öğrettiği en yalın hakikat budur. Bir tarafın yenilgisi üzerine kurulan her düzen, içinde bir sonraki çatışmanın tohumunu taşır. Çatışma çözümlerinde başarı “her kimlik, her inanç, her topluluk kendisini bu ülkenin asli vatandaşı olarak görüyor mu” sorusuna verilen cevapta bulunur. Bu süreç Türkiye’nin bölünmesine değil bütünleşmesine; ayrışmaya değil ortak yaşamın güçlendirilmesine fırsat sunacak.
‘EKİMDE PARLAMENTONUN İSTİKAMETİ YASAL DÜZENLEMELER OLMALI’
Bu kanun teklifi ise ortak yaşamın siyasi ve hukuki harcının güçlendirilmesine atılan ilk adımdır. Kanun teklifinde yer alan “demokratik siyaset alanının güçlendirmesi” vurgusu önemli bir yörüngeye işaret ediyor. Bu ilk adımı, güçlü bir demokratikleşme rüzgarıyla ilerletmemiz gerekiyor. Demokratikleşme barışın teminatıdır. Barış gemisini deryalarda yürütecek güç, demokratik siyasettir. Demokratikleşme, hukuk ve Kürt meselesinin çözümü ilk adımdan sonra gelmelidir. İlk adımı anlamlı kılacak şey, ikinci adımda yani ekim ayında meclis açıldığında demokrasiyi, hukuku, eşitliği yol edinerek demokratikleşmeyi sağlamaktır. Ekimle birlikte artık Türkiye’de Kürtlerin, Alevilerin, işçilerin, kadınların yani haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin dahil olacağı bir yeniden inşa süreci başlatmalıyız. Bu süreçte herkesin hakkı hukukunu sağlamalıyız.
Ekimde parlamentonun istikameti demokratik entegrasyon, özgürlükler ve hukukun üstünlüğünü sağlayan yasal düzenlemeler olmalıdır. Bu pusulayla barışa gitmenin sorumluluğu Meclistedir, siyasi partilerdedir, yargıdadır, basındadır, sivil toplumdadır; hepimizdedir. Barışçıl bir toplum ve demokratik bir rejim 86 milyonun kazancıdır. Bu kazanımı sağlamanın önündeki engellerden biri, Türkiye siyasetinin içinde bulunduğu siyasi iklimdir. Türkiye siyaseti uzun süredir “Mekke Dönemi” psikolojisi yaşıyor. Farklı siyasi gruplar ve kimlikler birbirlerini beka tehdidi olarak görüyor. Diyalog kapıları sürekli kapatılıyor, kutuplaşma hüküm sürüyor.
Oysa Türkiye’nin ihtiyacı, farklılıkların bir güvenlik tehdidi olmadığı; ortak çıkarlar temelinde siyasi ve sosyal birlikteliğin ve adaletin sağlandığı, “Medine dönemi” aklıdır. Artık çatışmadan barışa, kutuplaşmadan birlikteliğe, ayrışmadan ortak yaşama ve müzakereye hicret etmeliyiz. Hicret berekettir, hicret hikmettir. Bizim yeniden tanışmaya, barışmaya ve beraber olmaya ihtiyacımız var. Bu tanışmadan kim kazanacak? Tabiiki herkes. Bu barıştan kim kazanacak? Tabii ki 86 milyon insan. Gelecek nesiller bir gün bu tutanakları okuduğunda bugünlere bakıp “bu ülkenin insanları birbirleriyle yeniden konuşmayı başardı” diyebilmeliler. İşte gerçek barış ve başarı budur. Bu kanun teklifine verilecek her evet oyu, 86 milyonun geleceğine atılacak bir imzadır.
Barışı eken, yaşamı biçer. Barışla birlikte kerpiç evlere gencecik insanların ölüm haberi gitmeyecek. Analar yasta değil, ortak muhabbette buluşacak. Şimdi bu yasayla müreffeh ve barış içinde bir Türkiye’ye demir atabiliriz. Bu yasayla henüz doğmamış çocukların hayatında, milyonlarca insanın sofrasında bereketi çoğaltabiliriz. Emin olun. Türk-Kürt ilişkilerinin demokratik ve eşit temelde güncellenmesiyle birlikte enerji ve ticaret koridorları, sanayi ve üretim havzaları inşa edebileceğiz. Bölgesel oyun kurucu haline gelmek işten bile olmayacak.
‘BU YASADA EKSİKLİKLER VE ELEŞTİRİLECEK YÖNLER VAR’
Çatışmalı sürecin bedelini başta yoksullar olmak üzere tüm ülke ödedi. Barışın semeresini de çocuklar, gençler, yoksullar, emekliler, emekçiler kazanacak. Her yıl elli milyar dolar artık acıları çoğaltan çatışmaya değil, bereketi çoğaltan ekonomiye gidecek. İnşallah, çatışmaya akan kaynak okula, hastaneye, üretime akacak; yıllardır yatırım göremeyen coğrafyalar yaşam bulacak. Peki biz bu teklife neden neden imzamızı attık? Neden evet diyeceğiz? Açık ve net ifade ediyoruz. Bu metni ne gözü kapalı kutsuyoruz ne eksik diye reddediyoruz. Değerini teslim ediyor, eksiğini açıkça söylüyoruz.
‘ANADİL, EŞİT YURTTAŞLIK, YEREL DEMOKRASİ…’
Bu yasada şüphesiz eksiklikler ve eleştirilecek yönler de var. Bu yasada yok diye; anadil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi başta olmak üzere demokratik haklar unutulmuş talepler değildir. Bunlar sürecin olmazsa olmazıdır. Barışa giden yolun taşlarıdır. Fakat ilk aşamanın ölçütleriyle nihai çözümün ölçütlerini birbirine karıştırmamalıyız. İlk adımın işlevi, çatışma zemininden hukuk zeminine geçişi mümkün kılmak ve demokratik siyasi mücadeleye kapı aralamaktır.
Bugün atılan şey bir temeldir. Temel, tek başına ev değildir. Katları örmek, odaları kurmak, en sonunda çatıyı çakmak gerekecektir. O çatı, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’dir. Taşıyıcı kolonları hukuk devleti, eşit yurttaşlık, demokratik siyaset ve toplumsal barıştır. İmzamız bir sonuç belgesinin altına değil, bu inşanın hukuki zeminine atılmıştır. Kapı eksik diye eşikten dönmeyeceğiz; aralanan kapıdan içeri girecek, bu evi birlikte tamamlayacağız. Devlet dediğimiz şey toplumun tamamını, bütün renklerini yansıtmalıdır. Kürdün kimliğinin özgür olduğu ve özgürce örgütlenebildiği, Alevinin inancını eşit, özgürce yaşayabildiği, Romanın, Ermeninin, Çerkezin, bütün halkların ve inançların kimliğini gizlemek zorunda kalmadığı bir ülke istiyoruz.
Yüz yıl önce bu Meclis, farklı kimlikleri aynı çatı altında toplayarak bir yaşam inşa etti. Yüz yıl sonra aynı Meclis, en ağır meselesini yeniden kendi kürsüsüne, hukukun ve siyasetin diline çağırıyor. Bir asır önce bu çatı altında bir cumhuriyet kuruldu. Şimdi onu, çerçeve yasadan başlayarak, hepimizin evi haline getirme vaktidir. Yarın özgür düşüncenin ve eşit yaşamın şafağının attığı bir güne merhaba diyeceğiz. Biz buna hem hazır hem de kararlıyız. Yaşar Kemal, Bir Ada Hikâyesinde savaşlardan, sürgünlerden, yıkımlardan arta kalan insanları bir adada yeniden hayat kurarken anlatır.
Çok içten ifade etmek isterim ki; bizim adamız Türkiye’dir. O halde bu hayatı birlikte iyileştirmekten başka gerçekçi yolumuz yoktur. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş, Sayın Bahçeli, Sayın Özel, Sayın Kılıçdaroğlu, Sn.Arıkan, Sn.Davutoğlu, Sn.Babacan başta olmak üzere kanun teklifinde imzası olan bütün siyasi parti liderleri ve milletvekililerinin bu sürece büyük katkı verdiklerini bir kez daha belirtmek istiyorum.
Eleştiri ve önerileriyle kanun teklifine oy verecek, katkı sunacak her bir milletvekili arkadaşımı gönülden tebrik ediyorum. Bugün burada söylenen her söz, atılan her imza, yarının Türkiye’sine miras kalacak. Bu Meclis’in tutanakları bir gün çocuklarımızın en çok gurur duyacağı sayfalar arasında yerini alacak. Kürsüden ayrılırken tek bir dileğim var: Bu kanun teklifinin altına düşülen imzalar, bu ülkede bir daha hiçbir zaman silahın konuşmadığı bir geleceğin ilk mührü olsun. Bu mühür bozulmasın. Bu barış kalıcı olsun, ortak ve eşit yaşamımız baki olsun.”
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, hakkındaki ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan tutuklu Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun uyuşturucu testinin pozitif çıktığı öğrenilmişti.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Youtube kanalı Onlar TV’de Şule Aydın’ın sorularına verdiği yanıtlarda Beşikçioğlu hakkında da konuştu.
”Adam uyuşturucu kullanıyor. Başkanın kullanıyor, başkan yardımcın kullanıyor. Ne oluyor arkadaş? Siz kamu görevini nasıl yapıyorsunuz acaba?” ifadelerini kullanan Günaydın şunları söyledi:
“Eğer siyasete girdiysen siyasetin koşulları var. Hele bugünkü siyasetin koşulları var. Ona uygun davranacaksın. Özel hayatı için de, kamusal hayatı için de insanın kendine çeki düzen vermesini beklemek bizim hakkımız değil mi?”
NE OLMUŞTU?
Etimesgut Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında bulunduğu 55 kişiden 40’ı tutuklandı. Dört kişi de adli kontrolle serbest bırakıldı.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 30 Temmuz’da Ankara merkezli dokuz ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.
Başsavcılığın açıklamasına göre, 42 belediye görevlisi ile 13 firma yetkilisinden oluşan toplam 55 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Operasyon kapsamında şüphelilere ait 56 konut, 15 iş yeri ve 41 araçta arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş, ele geçirilen belge, dijital materyal ve diğer deliller incelemeye alınmıştı.
Soruşturma; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “kurulan örgüte üye olma”, “zimmet”, “rüşvet”, “irtikap”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” suçlamaları kapsamında yürütülüyor.
Etimesgut Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı ve sahte belgeler düzenlendiği; otopark kiralama işlemleri ile inşaat projelerine ilişkin imar ve ruhsat süreçlerinde menfaat sağlandığı öne sürülüyor.
Başsavcılık, soruşturma kapsamında Sayıştay raporlarının, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde alınan ifadelerin, müşteki beyanlarının, CİMER başvurularının, ses ve video kayıtlarının, MASAK raporlarının ve HTS kayıtlarının incelendiğini açıklamıştı.
Operasyonda belediyenin Sosyal Yardım İşleri, Mali Hizmetler, İmar ve Şehircilik, Destek Hizmetleri, Zabıta, Emlak ve İstimlak müdürleri ile Fen İşleri Müdürlüğü İhale Şefi de gözaltına alınmıştı.
Beşikçioğlu’nun danışmanı ve koruması, ihale ve muayene kabul komisyonlarında çalışan personel, mühendisler, belediye iştiraki ETİMKENT A.Ş.’nin genel müdürü ve yönetim kurulu üyeleri, mevcut ve eski belediye çalışanları, bazı siyasi parti yöneticileri, belediye meclis üyeleri, belediyeyle çalışan firma yetkilileri ve bir iş takipçisi de soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.
FMT Global, Kule Medikal, AER Group, Yosun Ambalaj, Standart Katı Atık, TBD Group A.Ş., Seka Tıp Merkezi, HFO İnşaat ve Ritim Bilgisayar başta olmak üzere belediyeyle iş ilişkisi bulunduğu değerlendirilen çeşitli firmaların yetkilileri hakkında da işlem yapılmıştı.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, mart ayında Sayıştay denetimlerinde Etimesgut Belediyesi ile belediye iştiraki Etimkent A.Ş.’nin hesaplarında tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin “zimmet” suçlamasıyla soruşturma başlatmış, dört kişi gözaltına alınmıştı. Beşikçioğlu, söz konusu soruşturmanın belediye tarafından yapılan şikâyet üzerine başlatıldığını ve siyasi bir operasyonun söz konusu olmadığını söylemişti.
Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi; bazı gazetecilerin, “vatandaşlık çetesi”ne ilişkin kaleme aldığı yazılarda adı geçen bir kişiden, söz konusu yazılardan birinin kaldırılması karşılığında 250 bin TL istediğini duyurdu.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelebi, para karşılığında yazının kaldırılmasının yanı sıra YouTube’da yayın yapma sözü de verildiğini vurguladı.
Çelebi, söz konusu gazetecilerin isimlerini açıklayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Operasyon çocukları sizi!
Bazı sözde gazeteciler “vatandaşlık” çetesi yazılarımda ismi geçen birinden, bir yazımın kaldırılması karşılığında tam 250 bin TL istemiş! Youtube’da yayın sözü de verilmiş!
İsminizi tek tek ifşalayacağım. Alçak herifler!
Cesarete bakın!
Kim bilir kimlerden ne kadar para aldınız bu şekilde…
Kaçacak delik arayacaksınız!
Medya dünyasındaki “kir” temizlenmeden, bu milletin haber alma hakkını savunamazsınız. Sonuna kadar gideceğiz!”
Operasyon çocukları sizi!
Bazı sözde gazeteciler “vatandaşlık” çetesi yazılarımda ismi geçen birinden, bir yazımın kaldırılması karşılığında tam 250 bin TL istemiş! Youtube’da yayın sözü de verilmiş!
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Gürlek, adaletin gecikmemesi kadar gerçeğin karanlıkta kalmamasının da vazgeçilmez olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının iş birliği, Cumhuriyet başsavcılıkları ve güvenlik güçlerinin koordinasyonuyla çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.
Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıkları ile İl Jandarma Komutanlıklarının yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçeklerin ortaya çıkarıldığını açıkladı. Gürlek, şunları kaydetti:
“Kamu vicdanını yaralayan iki olayda daha önemli gelişmeler kaydedildi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile İl Jandarma Komutanlıklarımızın yürüttüğü ortak çalışmalarla, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçekler aydınlatıldı. Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024 tarihinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümünün intihar olmadığına dair önemli bulgulara ulaşıldı. Gizli tanık beyanları, aile bireylerinin çelişkili ifadeleri, bir şüphelinin elinde atış artığı bulunması, olayda kullanılan silahın niteliği, silah üzerinde parmak izi olmaması ve olay sonrası iletişim kayıtları titizlikle değerlendirildi. Elde edilen bulgular üzerine soruşturma, kasten öldürme şüphesiyle derinleştirildi ve 7 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ, Hakkâri ve Van’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.
Afyonkarahisar’da ise 24 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybeden 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darp edilerek öldürüldüğü ortaya çıkarıldı. Otopsi bulguları ile şüpheli ifadeleri arasındaki çelişkiler üzerine derinleştirilen soruşturmada; olayın ‘yüksekten düşme’ gibi gösterilmeye çalışıldığı ve gerçeğin gizlenmesi için delillerin karartıldığı tespit edildi. Bu soruşturma kapsamında üvey baba B.K. çocuğu kasten öldürme ve eziyet; üvey dede M.K. ise ihmal suretiyle kasten öldürme ve suç delillerini gizleme suçlarından tutuklandı. Anne Z.K. ve A.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Her iki dosyada büyük bir dikkat ve özveriyle çalışan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Van ve Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve soruşturmalarda görev alan tüm yargı ve kolluk mensuplarımız ile kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.”
Cem Küçük ile televizyon sunucusu Tahir Sarıkaya’nın tutuklanmasına ilişkin soruşturmalarda adı geçen tanığın kimliğiyle ilgili yeni bir iddia gündeme geldi.
Fatih Altaylı, dünkü köşe yazısında söz konusu gizli tanığın Rasim Ozan Kütahyalı olabileceğini öne sürmüştü.
Gazete Pencere’nin haberine göre iddiaların ardından Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatlarının hukuki süreç başlatma kararı aldığı belirtildi.
Kütahyalı’nın avukatlarının, soruşturmaya ilişkin bilirkişi raporları ve bilimsel mütalaaları dosyaya sunduğu, ayrıca Kütahyalı’nın gizli tanık olduğu yönündeki iddialar hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlandığı belirtildi.
NE OLMUŞTU?
Geçen hafta gözaltına alınan Cem Küçük, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı.
Küçük’ün tutuklanmasının ardından, aralarında para trafiği tespit edildiği belirtilen Beyaz TV sunucusu Tahir Sarıkaya da gözaltına alınıp tutuklandı.
Altaylı, köşe yazısında söz konusu kişinin Rasim Ozan Kütahyalı olabileceği iddialarının konuşulduğunu dile getirdi. Altaylı “Anlatılanlara göre ortada bir “itirafçı” var. Savcıların elindeki itirafçı metnini görenlere göre bu itirafçı kuvvetle muhtemel Rasim Ozan Kütahyalı. Pek çok bilgi vermiş ve “Bu yüzden yakında tahliye edilebilir” diyorlar” dedi.
Altaylı ayrıca soruşturmanın ilerleyen süreçte başka isimlere de uzanabileceğini yazdı. Altaylı’nın yazısından önce de sosyal medyada ve çeşitli mecralarda gizli tanığın Kütahyalı olduğu yönünde iddialar gündeme gelmişti. Kütahyalı’nın eşinin, Cem Küçük’ün gözaltına alınmasından önce ve sonra yaptığı bazı paylaşımlar da bu iddialara dayanak olarak gösterildi.
Rasim Ozan Kütahyalı, 14 Mayıs 2026’da Adana merkezli 21 ilde yürütülen yasa dışı bahis, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında gözaltına alınmış, 18 Mayıs 2026’da tutuklanmıştı.
Kütahyalı, savunmasında MASAK raporlarında yer alan para hareketlerinin kişisel borç ve alacak ilişkilerinden kaynaklandığını öne sürmüş, yöneltilen suçlamaları kabul etmemişti.
Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yürütülen çalışmalar kapsamında, Telegram ve benzeri dijital platformlarda “C47” ve “C99” kod isimleriyle örgütlenen, illegal sorgu panelleri üzerinden siber zorbalık, şantaj ve taciz odaklı kapalı gruplar oluşturan bir şebeke tespit edildi.
Tespit edilen şebekeye yönelik ekipler yaptıkları incelemede, söz konusu organizasyonların hayatını kaybeden Rojin Kabaiş, Hiranur Nilgün Aygar ve Kıvanç Uman’ın ailelerini hedef alarak yabancı numaralar ve illegal panel linkleri üzerinden “tehdit ile şantaj eylemleri” gerçekleştirdikleri saptadı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme” ve “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri hile ile çalma” suçlarından soruşturma başlatılmasıyla harekete geçen polis ekipleri, Diyarbakır merkezli 8 ilde düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri tamamlan 7 kişi adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüphelilerden 2’si tutuklandı, 5’i hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Tespit edilen şebekeye yönelik ekipler yaptıkları incelemede, söz konusu organizasyonların hayatını kaybeden Rojin Kabaiş, Hiranur Nilgün Aygar ve Kıvanç Uman’ın ailelerini hedef alarak yabancı numaralar ve illegal panel linkleri üzerinden "tehdit ile şantaj eylemleri" gerçekleştirdikleri saptadı.
Teğmenlerin komutanı olarak bilinen Alper Topsakal, ihraç kararının ardından açtığı davayı kazanarak yeniden TSK’ya dönmüştü.
Gazeteci Ersin Eroğlu’nun haberine göre Kara Harp Okulu yemin töreninin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen ve daha sonra yargı kararıyla görevine dönen Albay Alper Topsakal’ın emekliliğe sevk edildiği öğrenildi.
İHRAÇ EDİLMİŞ, MAHKEME KARARIYLA DÖNMÜŞTÜ
Topsakal, kılıç çatma soruşturması kapsamında TSK’den ihraç edilmişti. Karara karşı yargıya başvuran Topsakal’ın açtığı dava lehine sonuçlanmış ve yeniden görevine dönmesinin önü açılmıştı.
Topsakal, ihraç edildiği dönem ile göreve dönüşü arasındaki süreçte Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmıştı.
‘ASKERLİĞE DÖNMEK İSTİYORUM’
TSK’ya dönüş talebiyle açtığı davanın duruşmasında konuşan Topsakal, meslek yaşamına ve ihraç kararına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.
Topsakal, mahkemede şunları söylemişti:
“Askerliğe dönmek istiyorum. Bana yapılan haksızlığın giderilmesi için. Ömrünü vatana adamış, sonunda üniforması çıkarılmış olarak buradayım. O yoğun görevlerim sırasında ailemi ihmal ettim, babamın cenazesine dahi katılamadım. Bir insanın kendisini anlatması çiğliktir. 10 yıla yakın ailemden ayrı kaldım. İnsanlara ölme emri verdim… Çalışıp çalışmadığımı sordunuz. Aileme bakmak zorundayım. Hiçbir birikimim yok.”
‘BEN ATILAYIM, ÇOCUKLAR DÖNSÜN’
Topsakal, duruşmadaki savunmasını şu sözlerle tamamlamıştı:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine ve Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılık eğer itibarı sarsıyorsa; ben atılayım, çocuklar dönsün.”
Topsakal hakkında yeni bir idari karar alındı. Yargı kararıyla üniformasına kavuşan Topsakal, emekliliğe sevk edildi.
İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, TBMM Adalet Komisyonu’ndaki “çerçeve yasa” teklifi görüşmelerinde yaptığı konuşmada, kanun teklifinin komisyondaki görüşmelerinin neden yalnızca bir güne sığdırılmak istendiğini anlamadığını belirterek “Neden bu kanunun bir günde bitmek zorunda olduğunu anlamıyorum. Niye bu kanunun komisyondaki görüşmeleri sadece bir güne sığmak zorunda? Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü kanun yapmak ciddi bir iştir, ciddi bir meseledir. Üzerinde kafa yorulması gereken, bizim düşünmemiz gereken bir meseledir. Birileri tarafından başlık altına alınmaya çalışılıyor. O kadar baskı yaptınız ki konuşmaya nasıl başlayacağımı bile bilemedim” ifadelerini kullandı.
Türkeş Taş, Meclis çatısı altında Cumhurbaşkanı ile terör hükümlüsü Abdullah Öcalan’a “Sayın” denilerek hitap edilmesini eleştirerek “Yine bu komisyonda, Meclis’in çatısı altında Cumhurbaşkanı ile bebek katili İmralı canisine, terör hükümlüsü birine ‘Sayın’ denilerek eşitlenmesini hem Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olarak hem de yüce Türk milletinin bir vatandaşı olarak kesinlikle reddediyorum. Bu konuda da tedbir alınmasını rica ediyorum” dedi.
Plan ve Bütçe Komisyonunda da benzer bir durum yaşadığını ifade eden Türkeş Taş, Milli Savunma Bakanlığı bütçesi görüşülürken Türk askerine yönelik kullanılan ifadeleri hatırlatarak “Milli Savunma Bakanlığı bütçesi konuşulurken Türk askerine ‘ırz düşmanı’ denildi. Benim dışımda kimse tepki göstermedi. Milletvekiline bir şey bile denmedi. Bu zihniyeti kesinlikle reddediyorum” diye konuştu.
Türkeş Taş, Abdullah Öcalan’ın TBMM’ye davet edilmesini de eleştirerek, “Aynı cani Türkiye Büyük Millet Meclisine davet ediliyor. Hangi sıfatla gelip Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşacak? Bunu kesinlikle reddediyorum. Bir defa yanlış buradan başlıyor” ifadelerini kullandı.
‘ŞEHİTLERİN MALİYETİ KAÇ LİRA SAYIN BAŞKAN?’
Kanun teklifinin görüşmelerinde “terörün maliyeti” üzerinden yapılan değerlendirmeleri eleştiren Türkeş Taş, farklı rakamların gündeme getirildiğini belirterek, “Ne maliyetinden bahsediyoruz biz? Utanmıyor musunuz? 25 yıldır o teröre harcadığınız parayı artık övünerek anlatıyorsunuz. ‘Ustalık dönemimiz, biz böyleyiz, biz şöyleyiz, dünya lideriyiz…’ Her şeyi söylüyorsunuz. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğünün, üniter yapısının, bayrağının indirilmemesinin ve bu toprakların ilelebet payidar olmasının maliyetini mi soruyorsunuz?” diye sordu.
PKK ile mücadele edilmemesi ve ülkenin bölünmesi durumunda ortaya çıkacak maliyetin sorulması gerektiğini ifade eden Türkeş Taş, “PKK’yla mücadele edilmeseydi, bu vatan bölünseydi, bu bayrak inseydi onun maliyeti ne olacaktı? Bu toprakların maliyeti kaç lira Sayın Başkan? Şehitlerin maliyeti kaç lira Sayın Başkan? Bunların neyini ölçüyoruz Sayın Başkan? Ben bunları bir Türk olarak, Türk milliyetçisi olarak, Türkeş olarak, Türk milletinin kıymetli bir evladı ve bu şerefli Meclis’in kıymetli bir üyesi olarak kesinlikle reddediyorum ve inanın, utanıyorum” ifadelerini kullandı.
Türkeş Taş, Meclis’in yüzde 95’inin komisyon kurulması yönünde karar verdiği yönündeki değerlendirmeleri de eleştirdi. 2023 seçimlerinde milletvekillerinin sahada güvenlik politikaları üzerinden siyaset yaptığını söyleyen Türkeş Taş, o dönemde Abdullah Öcalan’ın affedileceği ve PKK’lıların şehirlerde faaliyet göstereceği yönünde söylemler kullanıldığını belirtti.
‘TÜRKEŞ’İN YOĞURT YİYİŞİYLE BUGÜNKÜ SİYASETİ AYNI KEFEYE KOYAMAZSINIZ’
Babası ve eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in siyasi mirasının kullanılmasını da eleştiren Türkeş Taş, “Ayrıca babam Başbuğ Alparslan Türkeş’in istismarını reddediyorum. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin 1969 yılından bugüne kadar istikrarlı biçimde aynı siyaseti yaptığını söyleyemez. 1997’de Türkeş’in yaptığı siyaset bitmiştir. Yeni gelen liderine saygımız vardır. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır; biz onun yoğurt yiyişine bir şey diyemeyiz. Ama Türkeş’in yoğurt yiyişiyle bugünkü siyaseti aynı kefeye koyamazsınız. Kendi yaptıklarınızı da Türkeş’i kullanarak aklayamazsınız” diye konuştu.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ İLE MHP’Lİ BÜLBÜL ARASINDA ‘PİSLİK’ TARTIŞMASI
İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş’ın, babası Alparslan Türkeş’in siyasi mirasının kullanılmasını eleştirerek “Kendi yaptıkları pislikleri de Türkeş’i kendine çamaşır suyu yaparak aklayamaz” sözlerine MHP Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül tepki göstererek “Sen ağzını topla, pislik sensin. MHP Lideri’nin yaptıklarına pislik diyemezsin” dedi.
Konuşmasında babası Başbuğ Alparslan Türkeş’in siyasi mirasının istismar edilmesini reddettiğini belirten Türkeş Taş, şöyle konuştu:
“Ayrıca babam Başbuğ Alparslan Türkeş’in istismarını reddediyorum. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin 1969 yılından bugüne kadar istikrarlı biçimde aynı siyaseti yaptığını söyleyemez. 1997’de Türkeş’in yaptığı siyaset bitmiştir. Yeni gelen liderine saygımız vardır. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır; biz onun yoğurt yiyişine bir şey diyemeyiz. Ama Türkeş’in yoğurt yiyişiyle kendi yoğurt yiyişini karşılaştıramaz. Kendi yaptıkları pislikleri de Türkeş’i kendine çamaşır suyu yaparak aklayamaz.”
Türkeş Taş’ın sözlerine MHP’li Bülbül, “Sen ağzını topla, pislik sensin. MHP Lideri’nin yaptıklarına pislik diyemezsin. Sen kimin evladı oğlunu bileceksin. Bir parti genel başkanın yaptıklarına pislik diyemezsin” diye tepki gösterdi. Bülbül’ün tepkisi üzerine Türkeş Taş, “Ben Genel Başkan’a pislik falan demedim” diye cevap verdi.
“Seni bu dünyada kimse tehdit etmesin diye biz mücadele veriyoruz” diye masaya yumruk atan MHP’li Bülbül’ün tavrına İYİ Parti Milletvekili Balıkesir Burak Dalgın tepki göstererek “Sen ne yapıyorsun?” dedi. Dalgın’ın sözleri üzerine ayağa kalkarak Dalgın’ın üzerine yürüyen Bülbül’ü İYİ Partili ve MHP’li milletvekilleri tuttu. Çıkan arbede de milletvekilleri her iki tarafı da sakinleştirmeye çalıştı, ardından Komisyon Başkanı Yüksel, komisyona kısa süreliğine ara verdi. Bu sırada da MHP’li Bülbül komisyon salonunda çıkarıldı. (ANKA)
TBMM Adalet Komisyonu’nda 17 saat süren görüşmelerin ardından kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” kabul edildi.
Teklifle, “PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altındaki silah ile mühimmatın teslim edildiğinin tesbiti sonrasında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin usul ve esaslar belirleniyor. Teklif, örgütü kurma veya yönetme, örgüt üyeliği, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, örgüt propagandası yapma suçları ile örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar ve örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçları içeriyor.
Teklife göre, düzenleme, PKK/KCK’nın faaliyetleri kapsamında işlenen suçlarla sınırlı olacak, silah bırakma ve örgütün fiilen sona erdiğinin tespit edilmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve infazın ertelenmesine ilişkin hukuki çerçeve oluşturulacak.
Teklifin ikinci maddesinin görüşmelerinde AKP ve MHP milletvekilleri tarafından verilen önerge ile maddenin birinci fıkrasının a bendinde yer alan “bağlı bütün” ifadesi, “bununla bağlantılı her türlü” olarak değiştirildi. Böylece kanunda geçen “örgüt” ifadesinin PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumları, “Kurul” ifadesinin ise teklifin yedinci maddesiyle oluşturulacak Kurulu ifade etmesi düzenlendi.
KASTEN ÖLDÜRME SUÇU KAPSAM DIŞINDA TUTULDU
Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altındaki tüm silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanması halinde, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar hariç olmak üzere, belirli hükümlülerin cezalarının infazı ertelenebilecek.
Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ya da müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı da10 yıl süreyle infaz hakimi kararıyla ertelenecek. Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek.
ERTELEME KARARLARINA İKİ HAFTA İÇİNDE İTİRAZ EDİLECEK
Erteleme süresince dava zamanaşımı işlemeyecek, dosyalar ve deliller muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında tasfiye kararı verilerek Hazine’ye irat kaydedilecek. Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından verilen erteleme kararlarına karşı iki hafta içinde sulh ceza hakimliklerine itiraz edilebilecek.
Teklifte ayrıca, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş ve kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların Kurul’un iznine bağlı olacağı hükme bağlanıyor.
TUTUKLAMA VE ADLİ KONTROL TEDBİRLERİ KALDIRILABİLECEK
Erteleme kapsamına alınan suçlar nedeniyle verilmiş tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin yetkili mahkeme, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından yeniden değerlendirilmesi ve şartların oluşması halinde kaldırılabilecek. Ayrıca istinaf ve temyiz incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosyalar yeniden ilk derece mahkemesine gönderilebilecek.
YENİ TERÖR SUÇU İŞLENİRSE ERTELEME KALDIRILACAK
Verilen erteleme kararları özel bir kayıt sistemine işlenecek ve bu kayıtlar yalnızca soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hakim ya da mahkemenin talebi üzerine kullanılabilecek. Erteleme süresi içinde yeniden bir terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılacak, soruşturma ve kovuşturmaya devam edilecek. Mahkumiyet halinde cezanın infazı ertelenmeyecek ve mahkumiyetin bütün hukuki sonuçları doğacak. Erteleme süresinin yeni bir suç işlenmeden tamamlanması halinde ise soruşturma aşamasındaki dosyalar bakımından kovuşturmaya yer olmadığı, dava aşamasındaki dosyalar bakımından ise düşme kararı verilecek.
Kanunun uygulanmasının takibi ve koordinasyonu amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve MGK Genel Sekreterinden oluşan bir kurul kurulacak. Kurul gerektiğinde alt komisyonlar oluşturabilecek ve ilgili kurum temsilcilerini toplantılara davet edebilecek.
Kurul, örgütün tasfiyesine ilişkin gelişmeleri dönemsel olarak değerlendirecek, gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunabilecek. Ayrıca infazı ertelenen kişilerle ilgili süreçleri de izleyerek, belirli sürelerin geçmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyetlerden kaynaklanan hak yoksunluklarının kaldırılmasını ilgili yargı mercilerinden talep edebilecek. Kurulun çalışmaları hakkında TBMM düzenli olarak bilgilendirilecek ve Meclis bünyesinde bir İzleme Komisyonu kurulacak.
SİLAH VE MALZEMELER KAYIT ALTINA ALINACAK
Düzenlemeye göre, kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının teslim ettiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Uygulamanın usul ve esasları İçişleri ile Milli Savunma bakanlıklarınca, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak belirlenecek.
BAŞVURU SÜRESİ ALTI AY
Düzenlemeden yararlanmak isteyenler, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya kurulun görevlendireceği kurumlara yazılı başvuruda bulunabilecek.
GÖREVLİLERE HUKUKİ GÜVENCE
Teklifte, kanun uygulamasında yer alacak kişilere yönelik görev ve sorumluluklar da düzenleniyor. Buna göre düzenlemenin amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.
Teklife göre, kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek ve kanun hükümleri Cumhurbaşkanı’nca yürütülecek.
Teklifin, Genel Kurul’da 10 Ağustos Pazartesi günü görüşülmesi bekleniyor. (ANKA)
Doruk Madencilik’teki Bağımsız Maden-İş Sendikası’na üye olan işçilere Ankara’da yaşanan eylemliliklerin ardından bakanlıklar eşliğinde verilen ödeme teminatı yerine getirilmedi.
Zorunlu ücretsiz izin ve sigorta primlerine ait ödemelerin yapılmasını talep eden işçiler, yeniden Doruk Madencilik sahibi Yıldızlar SSS Holding şirketi önünde eylem gerçekleştireceklerini duyurdu.
Sendika, Eti Gümüş madencileriyle birlikte yapacağı açıklama için “‘Ödeme olmazsa tekrar geleceğiz’ demiştik. Biz sözümüzün arkasında duracağız. Bakanlıklar da sözünün arkasında durmalıdır” dedi.
10 Ağustos Pazartesi günü, verilen sözlerin tutulması talebiyle şirket önünde toplanacak işçilerin açıklama yapacağı öğrenildi.
Şirket ve işçiler arasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın da katılımı eşliğinde yapılan anlaşmanın ardından kıdem tazminatları ve alacaklar bir süre ödendi.
Ancak sendika, anlaşmanın zorunlu ücretsiz izinlerin ve sözleşme iptallerinin telafisini de kapsadığını, buna rağmen ödemelerin devam etmediğini belirtti.
‘HAKLARIMIZI ANCAK MÜCADELEYLE ALABİLİRİZ’
Bağımsız Maden-İş Sendikası yaptığı duyuruda şu sözlere yer verdi:
“Sendikamız öncülüğünde Nisan ayında gerçekleştirilen direnişleri sonucunda zorla gönderildikleri ücretsiz izinlerden doğan alacakların, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından tespit edilmesi ardından ödenmesi üzerine anlaşılmış, biz de raporu bekleyişe geçmiştik. Temmuz ayı ortasında Sendikamız ve Doruk Maden işçilerine teslim edilen raporda belirlenen sendikal tazminat, ücretsiz izin dönemi ücreti ve ihbar tazminatı alacaklarının ödenmesi için Yıldızlar SSS Holding ile görüşmeler yapılmıştır.
Holding, alacakları ödemeye dair bir takvim sunmadığı gibi yaklaşık bir tarih dahi vermemektedir. Kamu Kurumları garantörlüğündeki sözlerini dahi tutmayan bu şirketi tanıyoruz, haklarımızın belirsiz vadelerde hiç edilmesine izin vermiyoruz.
Haklarımızı ancak mücadele ile alabileceğimizi deneyimlerimizden biliyoruz. Yıldızlar SSS Holding ve yönetiminin ülkemizde mağdur ettiği tüm işçilerin mağduriyeti derhal sonlandırılmalıdır. Bu mağduriyeti yaratanlar hakkında, gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. İşçiyi mağdur etmenin bir bedeli olmalıdır.
Kamu kurumları, hiçbir sözünün arkasında durmayan, tüm yurtta emekçileri, esanfı, belediyeleri mağdur eden ve kamu kaynaklarını yağmalayan Holdinge hiçbir yaptırım uygulamayarak, taraflarını belli etmektedirler. Kamu kurumlarını, emekçinin karşısında taraf durmaktan vazgeçmelidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere garantör Bakanlıklar, kendi sözlerinin arkasında durmalıdır. Direnişimizin 2. Etabını sonlandırırken “Şeref sözü veriyoruz, ödeme olmazsa tekrar geleceğiz.” demiştik. Biz sözümüzün arkasında duracağız. Kendilerine verilen sözler tutulmadığı, hiçbir alacakları ödenmediği için Sendikamızla beraber, Ankara’ya gelen Eti Gümüş madencileri ile beraber, resmi rapor ile tespit edilen yani alacaklarını almak üzere Doruk Madencilik işçileri de Ankara’ya geliyor. Tüm halkımızı madenciler ile dayanışmaya çağırıyoruz.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 8 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzey kesimleri ile Akdeniz’in parçalı, yer yer çok bulutlu, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Doğu Karadeniz kıyıları ile Kırklareli, Çorum ve Amasya çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklıklarının güney kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Az bulutlu ve açık, kuzey kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Kırklareli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, bölgenin güneybatısında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.
BURSA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
ÇANAKKALE °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
İSTANBUL °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 35°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.
DENİZLİ °C, 38°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
MANİSA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Toroslar kesiminin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
ANTALYA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
BURDUR °C, 36°C
Parçalı ve az bulutlu
HATAY °C, 32°C
Az bulutlu ve açık
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 34°C
Az bulutlu
ÇANKIRI °C, 35°C
Az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 32°C
Az bulutlu
KONYA °C, 35°C
Az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
DÜZCE °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
KASTAMONU °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
ZONGULDAK °C, 28°C
Parçalı ve az bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Çorum ve Amasya çevrelerinin aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 35°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
RİZE °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
TRABZON °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık, kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın cuma akşamı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanması ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılması üzerine Üsküdar Belediye Meclisi’nde yapılan ve yaklaşık 5 saat süren seçimi CHP adayı Sibel Tan Çetinkaya kazandı.
Zaman zaman gerilimin arttığı seçimin 4. turunda Sibel Tan Çetinkaya geçerli oyların 22’sini, Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin ise 18 oy aldı.
‘ÜSKÜDAR’DA MİLLET İRADESİNE ÇÖKMEYE ÇALIŞTILAR’
Seçimin ardından belediye meclis üyeleriyme birlikte Üsküdar Belediyesi önünde bir açıklama yapan YENİ Parti İstanbul İl Kurucu Başkanı Özgür Çelik, iktidar partisi mensuplarının devlet kurumlarının da gücünü kullanarak millet iradesine çökmeye çalıştığını söyledi. Çelik, “Türkiye’nin azınlık iktidarının siyasi partisi, devlet kurumlarının gücünü kullanarak devlet kurumlarının gücüyle seçimi organize etmeye çalışarak Üsküdar’da millet iradesine çökmeye çalıştılar.
Birazdan rakamları söyleyeceğim. Sonra nasıl çökmeye çalıştıklarını açıklayacağım. Yapılan birinci tur oylamada adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı. Rakip siyasi partinin adayı 17 oy aldı. Bir boş oy çıktı. Yani Cumhur İttifakı içerisinden bir tane vicdanlı belediye meclis üyesi ki altını çizmiştim defalarca Üsküdar bir vicdan kentidir. Burası kul hakkının yenmesine müsaade etmez demiştim. Bir meclis üyesi boş oy kullandı. Tabii ikinci turda meclis üyeleri baskı altına alındı ve bir oylama gerçekleşti. Adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı, rakip siyasi partinin adayı on altı oy aldı. 2 oy geçersiz sayıldı.
Üçüncü tur oylamada işte o tehditler, o baskılar, o şantajlar devreye sokuldu. Burada bir sinsi plan yapılmış. Burada birinci operasyonu yaptıktan sonra bir sinsi plan yapılmış. Üçüncü turda bu sinsi plan devreye sokuldu. Bir kere seçimin yapılış saati karar veren İstanbul’daki kamu kurumu seçimin yapılış saatini sabah saat 08’e koydular. Şu ana kadar İstanbul’da hiç gerçekleşmemiş bir uygulama. Seçimler saat 10’da yapılır, 11’de yapılır, 13’te yapılır. İlk defa sabahın 8’ine seçim koydular. Bir başka sinsi plan yoktu.
Biz belediye meclis üyelerimizle dün ve ondan önceki gün birer birer konuştuk. Teker teker konuştuk. Hepsiyle sohbetlerimiz oldu. Üçüncü turda karşılaştığımız manzara şuydu. Bir sinsi planla iki operasyon arasında insanlar aileleriyle tehdit edilmiş. Çocuklarıyla tehdit edilmiş. Burada görev yapan arkadaşlarımız, çeşitli operasyonlarla tehdit edilmişler. Bir takım teklifler verilmiş. Bir takım rakamlar konuşulmuş. Ve üçüncü tur oylamada bizim adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı. 18 oy rakip siyasi partinin adayı aldı. Ve 5 geçersiz oy burada devreye girdi. Ve o sinsi planın sonrasında dördüncü tur oylandı.
Bir ara verildikten sonra dördüncü tur oylamaya geçildi. Dördüncü tur oylamada Sibel Tan Çetinkaya 22 oy aldı. Rakip siyasi partinin adayı 18 oy aldı. Dört tane toplamda geçersiz oy var. Ve Sibel Tan Çetinkaya Üsküdar’da belediye başkan vekili olarak seçilmiştir. Üsküdar halkına hayırlı uğurlu olsun diyoruz.
Buradan şunu ifade etmek isterim: İki yıldır Türkiye bir mesele yaşıyor. Biz bu akşam saat 19.00’da Tuzla’da ‘Milli İradeye Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştiriyoruz. Neden bu yürüyüşü gerçekleştiriyoruz? Birincisi şu anda sadece İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’yla birlikte 16 ilçe belediye başkanımız operasyonlarla tutsak edildi. Tahliye olan ancak görevine dönmemiş arkadaşlar var”
Herkesin yargılanabileceğini ancak bu yargılamaların tutuksuz yapılması gerektiğini belirten Özgür Çelik şöyle devam etti:
“Hep şunu söylüyoruz. Bu yargılamalar tutuksuz yapılmalıdır. Seçilmiş kamu görevlileri hakkında soruşturmalar açılıyorsa onlar o soruşturmalar açılabilir. Herkes yargılanabilir. Ama günün sonunda hepsi bu davalardan beraat edecek ve bu şekilde belediye başkanlarımız tutsak edilemez. Belediye başkanlarını tutuklayarak yerlerine kayyum atayarak İstanbul’da, Üsküdar’da, Şişli’de Türkiye’nin doğusunda Mardin’de, Batman’da, Hakkari’de kayyumlar atayarak birincisi milli iradeye darbe yapıyorlar. İkincisi meclis çoğunluğunun kendilerinde olduğu yerlerde Gaziosmanpaşa’da seçilmiş belediye başkanı, yurttaş belediye başkanına yönetme yetkisi, (Cumhur İttifakı’na) meclis çoğunluğu vererek denetleme yetkisi vermiş. Ama bunu hiçe sayarak Gaziosmanpaşa halkının iradesini çaldılar ve belediyeye çöktüler. Bayrampaşa’da oylama yapıldı. Meclis başkan vekili seçildi. Kura yoluyla bizim adayımız kazandı. Mahkemeye gittiler, iptal ettirdiler. Teklifle, tehditle, şantajla insanların onurunu, haysiyetini, şerefini ayaklar altına alarak onları Bayrampaşa’da sokağa çıkamaz hale getirerek Bayrampaşa Belediyesi’ne çöktüler. Şimdi transferlerle Tuzla’da, Çekmeköy’de, Şile’de, Beykoz’da seçmen iradesine çöktüler. Bugün Türkiye’de nüfusun yüzde otuzunun yaşadığı yerleri kayyum uygulamalarıyla, tehditlerle, baskılarla, çökmelerle, transferlerle ne yapıyorlar?
‘BAŞTAN SONA OPERASYON, TEZGAH…’
Yani şunu açık açık söylüyorlar. Biz artık milli iradeyle sonuç alamıyoruz. Biz sandıkla sonuç alamıyoruz. Sandıkla sonuç alamadığımız için bu şekilde çökme girişimleriyle belediyeler ele geçirmeye çalışıyoruz. Işte Üsküdar’da bunu yaptılar. işin içerisinde devlet kurumları var. İktidar baskısı altındaki devlet kurumları var. İşin içerisinde siyasi parti var. Baştan sona bir operasyon, bir tezgah, tehditle, şantajla, teklifle Üsküdar Belediyesi’ne çökmeye çalıştılar. Ben buradaki bu baskılara, bu tehditlere, bu şantajlara, bu tekliflere boyun eğmeyen bütün meclis üyelerimin alnından öpüyorum. Bütün meclis üyelerimin alnından öpüyorum. Bizim arkadaşlarımız Üsküdar sokaklarında anlı ak, anlı açık, gönülleri rahat, vicdanları rahat bir şekilde yürüyecekler. O tehditlere, o tekliflere boyun eğenler gündüz kafası önde yürüdüğü gibi gece yataklarına yattıklarında vicdanları onları uyutmayacak”
‘SİNEM DEDETAŞ’IN 30 YIL SONRA ÜSKÜDAR’I KAZANMASINI HAZMEDEMİYORLAR’
Çorlu Karatepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’a selam söyleyen Çelik, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Sinem Dedetaş’ın suçu şudur; Sinem Dedetaş bir kadın olarak, bir cumhuriyet kadını olarak otuz yıl sonra Üsküdar Belediyesi’ni kazanmıştır. Sinem Dedetaş’ın suçu bir kadın kimliğiyle Üsküdar Belediyesi’ni kazanmış olmaktır. Bunun hazımsızlığıyla tutsak ediyorlar. Sinem Dedetaş’ın suçu Üsküdar’a çocuk kreşleri açarak çocuklara hizmet etmek. Kadın yaşam merkezleri açarak kadınlara hizmet etmek. Emekli evleri kent lokantaları açarak emeklilere hizmet etmek. Kentsel dönüşümde burada çok önemli adımlar atarak Üsküdar halkına hizmet etmek. Burslarla, kırtasiye yardımlarıyla Sinem Dedetaş’ın suçu öğrencilerin yanında olmak.
‘KORKUYORLAR, ZALİMLEŞİYORLAR’
Sinem Dedetaş Başkanımız; emanetiniz buradadır. Meclis üyesi arkadaşlarımız, başkan vekilimiz buradadır. Gençlere, çocuklara, emeklilere, emekçilere, Üsküdar halkına arkadaşlarımız hizmet etmeye devam edecekler. Bir şeyin hızlıca yapılması lazım. Arkadaşlar gözaltına alınıyorlar. Gözaltı süreleri geçiyor. Bittikten sonra tutuklamalar oluyor, uzun süre iddianameler yazılmıyor. Bunun adı peşin olarak cezalandırmaktır. 8 ay, 10 ay, 1 yıldır cezaevinde olan belediye başkanlarımız var. Hasan Mutlu’nun, Bayram Paşa’nın iddianamesi yazılmadı. Şile’nin iddianamesi yazılmadı.
Adalar’ın iddianamesi yazılmadı. Üsküdar’ın iddianamesi daha çok yeni, bir an önce yazılmalıdır. Bu kadar uzun tutukluluk süresi olmaz. Son olarak da son sözümüz milletimizdedir. Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur. İstedikleri kadar bizleri tutsak etsinler. İstedikleri operasyonları yapsınlar. İstedikleri kadar zalimleşsinler. Biz onların neden zalimleştiğini biliyoruz. Çünkü korkuyorlar. Koltuklarını kaybetmekten korkuyorlar. Buradan onlara söylüyoruz. Korkunun ecele faydası yok. Er ya da geç sandık milletin önüne gelecek. Bir bayram havasında 86 milyon yurttaşımız, 16 milyon İstanbullu sandıklara gidecek. Ve bir bayram havasında ülkemizi yeniden ayağa kaldıracağız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın”
‘BU ÜLKEYİ İYİ İNSANLAR YÖNETİNCEYE KADAR GÜN YÜZÜ GÖRMEYECEĞİZ’
Zorlu bir seçimin ardından Üsküdar Belediye Başkanvekili seçilen Sibel Tan Çetinkaya da gazetecilerin sorusu üzerine şunları söyledi:
“Bir daha gösterdi ki bize bu ülkeyi iyi insanlar yönetinceye kadar biz gün yüzü görmeyeceğiz. Buradan bu anlaşıldı. Ben bir cumhuriyet kadınıyım, durduğum yerdeyim ve korkmuyorum diyen bir belediye başkanımız var Sinem Dedetaş. Bizim bu saatten sonra bu ülkede içinde hak, hukuk, adalet kelimelerinin geçtiği cümleler kurmak gibi bir şeyimiz kalmadı artık. Bu ülkeyi iyi insanlar yönettiği zaman tekrar kullanacağız bu kelimeleri anlamıyla, gerçek haliyle. Benim iki yere mesajım var sadece. Biri Üsküdar halkına, sizin oylarınızla seçilen Sinem Dedetaş ve sizin iradeniz bize emanet. Bir de direkt başkanıma mesajım var. Başkanım emanetiniz burada. Özgür iradenizle, özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar’ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz. Ve bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz başkanım. Söz veriyoruz” (ANKA)
Bilimsel olarak su, iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşan (H₂O formüllü), renksiz, kokusuz ve tatsız bir kimyasal bileşiktir. Ancak suyu yalnızca kimyasal bir bileşik olarak tanımlamak yeterli değildir. Su; insanlar, hayvanlar ve bitkiler başta olmak üzere yeryüzündeki tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir yaşam kaynağıdır.
İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 50–60’ı sudan oluşur. Hücrelerin çalışması, besinlerin sindirilmesi, vücut sıcaklığının dengelenmesi, kan dolaşımı ve organların sağlıklı şekilde görev yapabilmesi suya bağlıdır. Bilimsel araştırmalar, insanın susuzluğa yalnızca birkaç gün dayanabildiğini; uzun süreli susuzluğun böbrekler, beyin, kalp ve diğer organlarda ciddi hasarlara yol açabileceğini ortaya koymaktadır.
Yağmur gökten yağar ve yeryüzünü ayırt etmeksizin sular. Tarladaki ekini, ormandaki ağacı, kırdaki çiçeği, karıncayı, kuşu, deveyi ve insanı aynı rahmetten faydalandırır. Eski büyüklerimizin yağmura “rahmet” demesi boşuna değildir. Çünkü yağmur, hiçbir canlı arasında ayrım yapmadan yaşamı devam ettiren en büyük nimettir.
Su, keyif veren bir içecek değildir; rakı değildir, şarap değildir, alkol değildir. İçildiğinde insanı sarhoş etmez. Fakat bir damla su olmadan yaşam da olmaz. İnsan yaratılışının en temel ihtiyaçlarından biri sudur. Bu nedenle su, ticari kazanç hırsıyla değerlendirilmesi gereken sıradan bir ürün değil, korunması gereken ortak bir yaşam kaynağıdır.
Dün belediyenin bir büfesinden 0,5 litrelik bir şişe suya 30 TL ödedim. Aynı gün akşam saatlerinde bir tatlıcıda 1 litrelik su için 60 TL istenmesi vicdanları rahatsız eden bir durumdur. Su gibi hayati öneme sahip bir ürünün fahiş fiyatlarla satılması hem ahlaki hem de vicdani açıdan sorgulanması gereken bir konudur.
Ne diyelim… Eğer ticari işletmelerde bir bardak suyu bile 5 TL’ye içmek zorunda kalıyorsak, garibanın hâline gerçekten üzülmemek elde değildir. Oysa su konusunda fakir bir ülke değiliz. Dağlarımızdan şırıl şırıl sular akıyor. Peki, milli varlığımız olan su kaynakları nasıl oldu da küresel sermayenin elinde bu kadar ulaşılmaz hâle geldi?
Tarım ve Orman Bakanlığı, halkın bir şişe suya ulaşmasını zorlaştıran fiyatları denetleyemez mi? Fahiş fiyat uygulamalarının önüne geçilemez mi?
Şehirlerde belediyelere de önemli görevler düşmektedir. Eskiden sokak başlarında bulunan çeşmeler bugün neden yok? İnsanların en temel ihtiyacı olan bir bardak suya ulaşmasını kolaylaştırmak belediyelerin de sosyal sorumluluğu olmalıdır.
Bugün dilimizden düşürmediğimiz “yardımsever bir milletiz” sözünü gelecek nesillere nasıl anlatacağız? Türk kültürü binlerce yıldır su hayrına büyük önem vermiş; kuyular açmış, köylerde ve şehirlerde çeşmeler inşa etmiş, hatta kuşların ve diğer canlıların bile su içebilmesi için hayratlar yapmıştır. Çeşmelerin üzerine de “İçene afiyet olsun.” yazıları yazılarak suyun paylaşılması teşvik edilmiştir.
Türk kültüründe ve özellikle köylerimizde suya ayrı bir değer verilirdi. Köy meydanlarındaki çeşmeler, ova yollarındaki su küpleri bunun en güzel örneklerindendir. Hayırsever insanlar bu küpleri gönüllü olarak doldurur, yoldan geçen herkes hiçbir karşılık beklemeden su içebilirdi. Su ikram etmek en büyük hayırlardan biri kabul edilirdi.
Ne yazık ki günümüzde insanlığın manevi değerleri zayıflarken, dün hayır olarak görülen birçok hizmet bugün ticari kazancın bir parçası hâline gelmiştir. Su da bunlardan biri olmamalıdır. Elbette suyun üretimi, şişelenmesi ve dağıtımının bir maliyeti vardır. Ancak bu durum, fahiş fiyat uygulamalarını haklı göstermez.
Pet şişe ambalajlı sulardaki fiyat artışları; nakliye, enerji ve diğer maliyetler gerekçe gösterilerek sürekli yükseltilmektedir. Ticaret Bakanlığı, su satışı yapan tüm işletmeleri düzenli olarak denetlemeli, gerekirse sabit fiyat makul fiyat uygulamaları geliştirmelidir. Özellikle ilköğretim çağındaki çocukların 0,5 litrelik bir şişe suya ülkenin her yerinde uygun fiyatla ulaşabilmesi sağlanmalı, zamlar ve fırsatçılık karşısında halk korunmalıdır.
Su, yaşam hakkının temel unsurlarından biridir. Bu nedenle marketlerde, lokantalarda, otellerde ve benzeri işletmelerde satılan içme sularına yönelik makul ve adil fiyat politikaları oluşturulmalı, fırsatçılığın önüne geçilmelidir. Su üzerinden aşırı kâr elde etmek yerine, herkesin temiz ve güvenli içme suyuna ulaşabilmesi esas alınmalıdır.
Çünkü su sadece bir ürün değildir.
Su, insana hayat veren, can veren en temel yaşam kaynağıdır.
Bu su fiyatları karşısında su’damı icmeyelim susuz mu ölelim?
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adı verilen ve TBMM’ye sunulan bölücü çerçeve yasa toplam 12 maddeden oluşuyor.
12 MADDELİK TEKLİF PAYLAŞILDI
AKP’nin hazırladığı teklifin imza sürecine MHP, CHP ve DEM Parti’nin de dahil olduğu belirtilirken, teklifin Meclis Başkanlığı’na sunulmasının ardından yasama sürecinin resmen başlaması bekleniyor.
Kontrolü altındaki tüm örgütsel yapı ve her türlü unsurlarıyla fiili varlığını sona erdirdiği ve silahsızlandığının güvenlik kurumlarınca tespiti ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülmüştür.
KAPSAMI
PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsamaktadır.
KAPSAM DIŞI
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 01.06.2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışı tutulmaktadır.
SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA
Kanun kapsamına girenlere ilişkin değerlendirmeler halihazırda soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu merciler tarafından yapacaktır. Ancak, bu Kanundan yararlanmaya yönelik başvurunun bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yapılabileceği düzenlenmiştir.
SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALARIN ERTELENMESİ
Üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecektir.
İki hafta içinde karara karşı başvuru ve itiraz yolu açıktır.
Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri koşullarının bulunması halinde kaldırılacaktır.
Kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında ise bozma kararı verilerek ilk derece mahkemesi tarafından erteleme kararı verilecektir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecektir.
CEZALARIN ERTELENMESİ
Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası 5 yıl, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet 10 yıl süreyle itiraz yolu açık olmak üzere infaz hâkiminin kararıyla ertelenecektir.
Erteleme süresi suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır.
ZAMAN AŞIMI
Erteleme sürelerinde dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecektir.
HAK YOKSUNLUKLARI
Erteleme kararları Kurul tarafından dönemsel olarak değerlendirilecektir. Kurul gerekli görülmesi halinde soruşturma/kovuşturma/mahkûmiyet nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını sulh ceza hâkimliği/mahkeme/infaz hâkimliğinden talep edebilecektir.
5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl ve 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması aranmaktadır.
TAKİP, KOORDİNASYON VE UYGULAMA
Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilâtı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul Kanunun uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesini yapacaktır. Kurulun koordinasyonun Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yapılması öngörülmüştür.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İzleme Komisyonu (17 üye) oluşturularak bu Kanun kapsamındaki faaliyetler izlenecektir.
TESLİM VE SİLAHSIZLANMA
Kayıt altına alınma işlemine yönelik genelgenin güvenlik kurumlarının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanması öngörülmüştür.
10 SORUDA ÖNE ÇIKANLAR
İşte 10 soruda teklifin öne çıkan hükümleri:
1- Teklife göre, düzenlemenin öncelikli şartı ne?
PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanması gerekecek.
2- Kanun hükümleri kimleri kapsayacak?
Kanun hükümleri, “PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7 Şubat 2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları” kapsayacak.
3- Suçlar kaç yıl süreyle ertelenecek?
Bu kapsama giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek. Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak.
4- Hangi suçlar kapsam dışında tutuldu?
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışında tutulacak. İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek.
5- Erteleme kararı hangi koşullarda kalkacak?
Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak.
6 – Kanunun uygulanmasının takibini kim yürütecek?
Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak. TBMM Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak.
7- Örgüt mensuplarının getirdikleri silahlar ne olacak?
Örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak.
8- Kanundan yararlanmak isteyen örgüt mensupları nereye başvuracak?
Kanun hükümleri, 1. maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak.
9- Kanunun uygulamasında görev alanlara sorumluluk doğacak mı?
Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.
10- Teklifi kimler imzaladı?
Teklifi, AKP ve MHP’nin yanı sıra DEM Parti, HÜDA PAR, CHP, Yeni Yol milletvekilleri ve bağımsız milletvekilleri imzaladı.
Kick hesabımız:https://kick.com/veryansintvVeryansın Tv'ye destek olmak için KATIL'ın... https://www.youtube.com/channel/UCLEhuU5yv0T4WBjntWoUSXw/join#Veryan...
Bakanlığın sosyal medya hesabından, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son bilgi doğrultusunda “sarı” kodla işaretlenen illerin bulunduğu Türkiye haritası paylaşıldı.
Buna göre, bugün Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege’de kuzey ve kuzeydoğudan kuvvetli rüzgâr ve fırtına bekleniyor.
Yarın ise İzmir ve Manisa’da kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtınanın etkili olacağı tahmin ediliyor.
İSTANBUL’A FIRTINA UYARISI
Yarın ve cumartesi ise Trakya ile İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bursa’nın batısında kuvvetli rüzgâr, Balıkesir ve Çanakkale’de kuvvetli rüzgâr ile yer yer kısa süreli fırtınanın etkili olacağı öngörülüyor. Vatandaşların yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması istendi.
Meteoroloji’nin yarın için sarı kodlu uyarı verdiği illerin tamamı şöyle:
Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Tekirdağ ve Yalova.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium’da düzenlenen 2. İletişim Şurası’nda konuştu.
Erdoğan, konuşmasında Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bilgi ve belgelerin 6 Şubat depremleri sürecinde yaşananları gösterdiğini belirten Erdoğan, “Ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor” dedi.
Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu önemli toplantının ülkemiz için hayırlara vesile olmasını canı gönülden diliyorum. Geçen sene şuranın hazırlık çalışmalarını başlattık. Özgün ve yenilikçi fikirleriyle ufkumuzu genişleten genç kardeşlerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum. İletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizilecek.
Yeni medya araçları bilgiye ulaşımı hızlandırdı. Bugün bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığı bir dönemin içindeyiz. Neredeyse her gün yeni bir gelişme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise dakikalar hatta saniyeler içinde dünyaya yayılıyor. Eskiden saatlerimizi alan işler artık sadece dakikalar içinde tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı ciddi oranda belirlemekte.
Özellikle Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde, hem içerden hem de dışardan çok yoğun iletişim saldırılarıyla muhatap olduk. Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken diğer taraftan bazı çevrelerce köpürtülen dezenformasyonlarla mücadele etmek zorunda kaldık.
‘DEPREMİ KULLANARAK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR’
Çarpık ilişkiler tek tek ortaya çıkıyor. Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor.
Ucu nereye varırsa varsın gerilimden ve kutuplaşmadan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şarkıcı Gülben Ergen sabah saatlerinde avukatıyla geldiği İstanbul Adalet Sarayı’nda ifade verdi.
DHA’nın haberine göre; Ergen’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Gülben Ergen ifadesinde, “Bana sormuş olduğunuz Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur isimli şahıslarla deprem öncesinde herhangi bir tanışıklığımız yoktur. Ben Haluk Levent ile ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi sürecinde yapılan ücretsiz bir konser vesilesiyle görüştüm. Bunun dışında kendisiyle herhangi bir görüşmem veya samimiyetim bulunmamaktadır. Oğuzhan Uğur isimli yayıncıyla deprem süreci sonrasında kadına şiddet ve çocuk istismarı konulu bir programın konuğu olarak görüştüm. Kendisiyle bunun dışında herhangi bir tanışıklığım veya samimiyetim bulunmamaktadır” dedi.
‘AHBAP DERNEĞİNE ÖZEL BİR YÖNLENDİRMEM OLMADI’
Ergen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“‘Ben Çocuklar Gülsün Diye Derneği’nin Başkanı ve kurucusuyum. Ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi sürecinde İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olurlarıyla deprem bölgesinde 11 ilde 17 okul inşaatı yaptım. Yine deprem sürecinde AFAD, KIZILAY gibi devlet kurumları ile Ahbap Derneği’ne kendi kişisel hesabımdan çeşitli miktarlarda yardım gönderdim. Ben deprem sürecinde de AFAD’ın yönlendirmesiyle Kahramanmaraş ilinde yaklaşık 1,5 ay kadar kaldım. Bu süre zarfında kullanımımda bulunan sosyal medya uygulamalarında bütün kurum ve kuruluşları etiketlemek suretiyle yardım kampanyasına destek olmak istedim. Ahbap Derneği’ne özel olarak bir yönlendirmem olmadı.
Ben tüm kuruluşları yaptığım paylaşımlarda etiketliyordum. Ahbap Derneği ve Haluk Levent’in deprem sürecinde toplanan yardımlar üzerinde nasıl bir tasarrufta bulundukları hususunda kamuoyuna yansıyan soruşturma süreci öncesinde herhangi bir bilgiye sahip değildim. Kendim Ahbap Derneği’ne gönderdiğim meblağlar sebebiyle Ahbap Derneği’ne kişisel olarak herhangi bir sorguda bulunmadım. Bu hususta denetim de yapmadım. Bu hususta herhangi bir araştırmam da olmadı. Ülkemizde yaşanan deprem sebebiyle yapılan yardım çağrılarında ben devlet kurumlarını eleştirir mahiyette herhangi bir paylaşımda bulunmadım.
‘ÜZGÜN VE MAĞDURUM’
Ben deprem sürecinde AFAD koordinesinde yardım faaliyetinde bulundum. Toplanan yardımlar hususunda benim de vatandaş olarak yapmış olduğum yardımların amacı dışında kullanıldığı hususunda kendimi vicdanen rahatsız ve mağdur hissediyorum. Bu hususta şikayet hakkımı da saklı tutmak istiyorum. Haluk Levent ile deprem sürecinden sonra yapılan konserlerin Haluk Levent’in popüleritesini artırdığını düşünmüyorum. Kendisi yapmış olduğu iş ve kampanyalar sayesinde zaten tanınırdı. Biz yapılan Gazze konserinden herhangi bir ücret almadık. Toplanan konser ücretleri Gazze bölgesine yardım olarak gidecekti.Toplanan yardımların akıbetiyle ilgili de herhangi bir bilgiye sahip değilim.
Ben birtakım kamuoyuna mal olmuş insanların canlı yayınlarda deprem bölgesine telefonla ya da canlı yayın suretiyle bağış toplama kampanyasına dahil olmadım. Dahil olmuş olsaydım bu hususta bir özür beyan edebilirdim ancak şuan yaptığım yardımlar sebebiyle üzgün ve mağdurum. Biraz önce ifademde belirttiğim konser de Gazze Yardım konseriydi. Bunun da deprem sürecinde yapılan yardım kampanyasıyla herhangi bir bağlantısı bulunmamaktadır. Benim anlattıklarım ve yaşadıklarım dikkate alındığında Ahbap Derneği ve Haluk Levent’in yardım kampanyasına herhangi bir dahilim bulunmamaktadır.”
Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi ile memur ve memur emeklilerinin beklediği temmuz ayı maaş zamları netleşti. En düşük emekli maaşı alan yaklaşık 5,1 milyon kişi ise gözünü TBMM’de görüşülecek yasal düzenlemeye çevirdi.
14 Temmuz’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınacak kanun teklifinin Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaşmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. En düşük emekli maaşına ilişkin zam farklarının ise ağustos ayında ödenmesi öngörülüyor.
EMEKLİ ZAMMI YÜZDE KAÇ OLDU?
Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte temmuz ayı maaş artış oranları da kesinleşti.
SSK ve Bağ-Kur emeklileri için zam oranı yüzde 17,76 olurken, memur ve memur emeklileri için maaş artışı yüzde 13,52 olarak belirlendi.
Yapılan düzenlemeyle en düşük emekli maaşı 20 bin TL’den 23 bin 552 TL’ye yükselirken, 25 bin TL maaş alan bir SSK veya Bağ-Kur emeklisinin aylığı 29 bin 440 TL’ye çıktı.
MEMUR MAAŞLARI NE KADAR OLDU?
Memur ve memur emeklileri maaş artışını toplu sözleşme zammı ile enflasyon farkına göre alıyor.
2026 yılının ikinci altı aylık dönemi için toplu sözleşme zammı yüzde 7 olarak uygulanırken, altı aylık enflasyonun yüzde 17,76 olarak gerçekleşmesiyle memurların toplam maaş artışı yüzde 13,52 oldu.
Buna göre bugün itibarıyla 59 bin 896 TL olan lise mezunu en düşük memur maaşı, yüzde 13,52’lik artışla 67 bin 994 TL’ye yükseldi.
1.000 TL’lik seyyanen zammın eklenmesiyle birlikte en düşük memur maaşı 68 bin 994 TL oldu.
Üniversite mezunu bir memurun 62 bin 403 TL olan maaşı da zam ve 1.000 TL’lik ilaveyle 71 bin 839 TL’ye çıktı.
Mevcut durumda 26 bin 889 TL olan en düşük memur emeklisi aylığı ise zam ve 1.000 TL’lik seyyanen artışla 31 bin 524 TL’ye yükseldi.
Kanun teklifine göre en düşük emekli maaşı yüzde 17,76 artışla 23 bin 552 TL olacak.
ZAMLI MAAŞLAR NE ZAMAN ÖDENECEK?
Kanun teklifinin 14 Temmuz’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi bekleniyor.
Teklifin Genel Kurul’da kabul edilmesi, cumhurbaşkanı tarafından onaylanması ve Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Sürecin ağustos ayı başına kadar tamamlanması ve zam farklarının bu tarihten itibaren hesaplara yatırılması bekleniyor.
Maaşlarını her ayın 15’inde alan memurlar zamlı maaşlarını 15 Temmuz’da alacak. Ayrıca 14 günlük maaş farkının da aynı hafta içinde ödenmesi planlanıyor.
Ayın 1’i ile 5’i arasında maaş alan memur emeklilerine zam farkları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açıklanacak takvim doğrultusunda yatırılacak.
SSK emeklileri zamlı maaşlarını 17-26 Temmuz tarihleri arasında alırken, Bağ-Kur emeklilerine ödemeler 25-28 Temmuz tarihleri arasında yapılacak.
DUL VE YETİM AYLIKLARI DA ARTACAK
En düşük emekli maaşındaki artış, dul ve yetim aylıklarını da etkileyecek.
Taban maaşın 23 bin 552 TL’ye yükselmesiyle birlikte;
Ölüm aylığı oranı yüzde 75 olanlara 17 bin 664 TL,
Ölüm aylığı oranı yüzde 50 olanlara 11 bin 776 TL,
Ölüm aylığı oranı yüzde 25 olanlara ise 5 bin 888 TL ödeme yapılacak.
SOSYAL DESTEK ÖDEMELERİ DE GÜNCELLENDİ
Memur maaş katsayısındaki yüzde 13,52’lik artış sosyal yardım ödemelerine de yansıdı.
Buna göre;
Kıdem tazminatı tavanı 64 bin 948 TL’den 73 bin 728 TL’ye yükseldi.
65 yaş aylığı 6 bin 393 TL’den 7 bin 257 TL’ye çıktı.
Evde bakım yardımı 13 bin 878 TL’den 15 bin 754 TL’ye yükseldi.
Yüzde 40-69 engelli aylığı 5 bin 103 TL’den 5 bin 792 TL’ye çıktı.
Yüzde 70 ve üzeri engelli aylığı 7 bin 655 TL’den 8 bin 689 TL’ye yükseldi.
Engelli yakını aylığı 5 bin 103 TL’den 5 bin 792 TL’ye çıkarıldı.
Kronik hasta nakdi yardım ödemesi ise 13 bin 878 TL’den 15 bin 792 TL’ye yükseldi.
NATO tarafından sosyal medya hesabı üzerinden Rutte’nin Ankara zirvesine ilişkin görüntülü mesajı paylaşıldı.
Brüksel’de yer alan karargahtaki ofisinde görüntülenen Rutte, “Tam zamanında geldiniz çünkü ben yola çıkmak üzereydim. Bu binadaki birçok kişi Ankara’ya gidiyor” dedi.
Rutte, iki gün sürecek NATO Ankara Zirvesi’nin “büyük ölçüde sonuçlara odaklanacağını” söyledi.
“Geçen yıl Lahey’de çok şey yaptık ama şimdi orada verilen sözleri yerine getirmemiz gerekiyor. Bu da harcamalar anlamına geliyor. Tüm ülkelerin yüzde 5’lik hedefe ulaşma yolunda olduğundan emin olmak için güvenilir harcama planlarını görüşmemiz gerekecek.”
Savunma sanayilerinin daha fazla üretim yapması konusunda iyi gelişmelerin olduğuna dikkati çeken Rutte, Ukrayna konusunda da “Ukrayna’nın mücadelede olabildiğince güçlü kalması ve elbette barış görüşmeleri başladığında mümkün olan en iyi konumda bulunması için ihtiyaç duyduğu şeylere sahip olduğundan emin olmak gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.
Rutte, “Ben de şimdi ayrılıyorum ve Ankara’da görüşmek üzere” ifadesini kullandı. (AA)
NATO’nun 36. Liderler Zirvesi 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Saray’ında düzenleniyor.
Türkiye’de düzenlenen 36. NATO Zirvesi’nin anısını yaşatmak amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce “5 TL Tedavül Madeni NATO Hatıra Parası” basıldı.
Bu kapsamda hazırlanan “hatıra” parası, halen tedavülde bulunan iki metalli (bimetal) 5 liralık madeni para üzerine basılırken paranın tura yüzünde NATO logosu, zirvenin düzenlendiği yer ve tarih ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın grafik görseli yer alıyor. Diğer yüzünde ise 5 liranın tedavüldeki mevcut tasarımı bulunuyor.
500 BİN ADET BASILACAK
İlk etapta 100 bin adet basılan paradan, zirve süresince 400 bin adet daha üretilmesi planlanırken böylece toplam üretim miktarının 500 bin adede ulaşması öngörülüyor.
Uygulamayla, 36. NATO Zirvesi’nin Türkiye’de düzenlenmesinin anısının yaşatılması ve günlük hayatta kullanabilecek tedavüldeki özel bir hatıra parasının dolaşıma sunulması amaçlanıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 6 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun güney, iç ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, İç ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Muğla’nın iç kesimleri, Afyonkarahisar ve Tokat çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; sabah saatlerine Samsun’un doğu ilçeleri, Ordu ve Giresun çevrelerinde; öğleden sonra Rize, Artvin, Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
Hava sıcaklıklarının ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzey, güneydoğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, öğleden sonra Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; öğleden sonra bölgenin güneybatısında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
BURSA °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
ÇANAKKALE °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
EGE
Parçalı ve az bulutlu, zamanla bölgenin iç kesimleri yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Muğla’nın iç kesimleri ile Afyonkarahisar çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; öğleden sonra Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
DENİZLİ °C, 34°C
Parçalı bulutlu
İZMİR °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
KÜTAHYA °C, 25°C
Parçalı ve az bulutlu
MUĞLA °C, 33°C
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı yer yer çok bulutlu, bölgenin iç ve doğu kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Doğu Akdeniz’in Toroslar Mevkiinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ADANA °C, 33°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 31°C
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç ve batı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
BURDUR °C, 30°C
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 30°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, kıyı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra bölgenin güney ve doğu kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 29°C
Parçalı bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 27°C
Parçalı bulutlu
KONYA °C, 27°C
Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
YOZGAT °C, 24°C
Parçalı bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 26°C
Parçalı ve az bulutlu
BARTIN °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
KASTAMONU °C, 28°C
Parçalı ve az bulutlu
ZONGULDAK °C, 25°C
Parçalı ve az bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları ve Doğu Karadeniz ile Tokat çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; sabah saatlerinde Samsun’un doğu ilçeleri, Ordu ve Giresun çevrelerinde; öğleden sonra Rize ve Artvin çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
AMASYA °C, 27°C
Parçalı bulutlu
RİZE °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
SAMSUN °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; sabah saatlerinde doğu ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
TRABZON °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ERZURUM °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
KARS °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yüksek Öğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi.
Zengin, Meclis’te AKP Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü ve Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt ile düzenlediği basın toplantısında, teklifin 28 maddeden oluştuğunu belirtti.
Teklifi bir başlangıç olarak gördüklerini ifade eden Zengin, ekim ayından sonra bir kanun teklifinin daha gündeme geleceğini bildirdi.
Özlem Zengin, teklifte öğrenci affına yönelik düzenlemenin de bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti:
“Yükseköğretime dönüşle alakalı bir öğrenci affı getiriyoruz. Geniş bir af yapmayı hep beraber konuştuk. 2022’de de TBMM af düzenlemesi yapmıştı. Tek bir kriter var, daha evvelki aflardan yararlanmamak şartıyla, lisans, ön lisans, lisans tamamlama, lisans üstü düzeyde tüm öğrencilerimiz bu aftan yararlanabilecek. Bu, bir süre içerisinde olacak. Öğrenciler aftan yararlanmak için 4 ay içerisinde ilişikleri kesilen üniversitelere başvurabilecek. Askerlik görevini ifa eden öğrencilerin de haktan yararlanması için askerlik görevinin sona ermesinden 2 ay sonra başvurmaları halinde onlar da bu aftan yararlanabilecek.”
Uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecini tamamlayamadan ilişikleri kesilen öğrenciler için de ayrı bir düzenleme yapılacağını anlatan Zengin, teorik derslerden başarılı olan, uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecinde problem yaşayanlar için de af getirileceğini, üniversiteyi bitirme sürelerinin uzatılacağını söyledi.
Başta tıp fakülteleri olmak üzere Anadolu’daki değerli akademisyenlerden daha fazla istifade etmek istediklerini vurgulayan Zengin, emekliye ayrıldıktan sonra öğretim üyelerinin 2 yıl süreyle sözleşmeli görevlerini sürdürebileceğini, onlara ek ders ücreti ve teşvik ödeneklerinin verileceğini belirtti.
Hastaneleri olmayan vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerine verilen hastane yapma sürelerinin uzatılacağını bildiren Zengin, teklifle ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda da düzenlemelere gidileceğini ifade etti.
‘DEVLET ÜNİVERSİTELERİMİZ, YURT DIŞINDA TESİS KURABİLECEK’
Teklifteki düzenlemeleri anlatan Zengin, şunları kaydetti:
“Vakıf üniversitelerinde tam burslu öğrencilerin olması çok önemli. Bir vergi düzenlemesiyle tam burslu eğitim alacak öğrencilerin sayısının artırılmasını düzenliyoruz. Yan dal uzmanlığında bulunan öğretim üyelerinin ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanları Sağlık Bakanlığında görev yapan emsalleriyle aynı noktaya getirildi. Üniversitelerimize farklı ülkelerde kampüs açmayla ilgili düzenleme ortaya koyuyoruz. Devlet üniversitelerimiz, yurt dışında tesis kurabilecek. Hem bulundukları ülkelerde öğrenci alıp yetiştirebilecekler hem de Türkiye’den üniversite sınavına giren öğrencilerimiz o üniversitelerde eğitimlerine devam edebilecekler. İzinsiz yabancı yükseköğretim kurumlarının faaliyet yaptığını görüyoruz, aslında kaçak bir uygulama. Türkiye’de izinsiz ve mevzuata aykırı yükseköğretim faaliyetinin yürütülmesinin, sahte diploma, sahte sertifika düzenlemesinin önüne geçebilmek için son derece katı düzenleme yapıyoruz.”
Akademik tez yazan ofislerin bulunduğunu hatırlatan Zengin, bu konuda da düzenleme yapılacağını belirtti.
Teklifle ilgili 6 aylık bir çalışma süreci ortaya koyduklarını dile getiren Zengin, teklif konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile de görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Özlem Zengin, teklifin, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşüleceğini, daha sonra TBMM Genel Kurulunun gündemine geleceğini bildirdi.
Gazetecilerin NATO Liderler Zirvesi kapsamında alınan tedbirlere ve muhalefetin bu konudaki eleştirilerine ilişkin soruları üzerine Zengin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zirveye 14’üncü kez katılacağını ve en çok katılan lider olduğunu ifade etti.
AKP Grup Başkanvekili Zengin, şu değerlendirmelerde bulundu:
“NATO’ya yeni bir anlam da atfediliyor. Herkesin gözünün Türkiye’de olduğu bir ortamda, Türkiye için önemli olan bir toplantıyı hacminden büyük gölgelemek yaralayıcı. Türkiye muhalefeti, hiçbir iyi şeyi görmemeye çalışıyor. Hak ihlalini de doğru bulmayız. Var olan çalışmaları, bu önemli organizasyonu gölgelemek adına hacminden büyük konuşmayı da haksızlık olarak görüyorum.”
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ndaki bir sorunun iptal edildiğinin, bir sorunun da cevabının değiştirildiğinin hatırlatılması üzerine Zengin, hakkaniyetin ortaya konulacağı seçeneğin düşünülmesi gerektiğini söyledi. (ANKA)
Gösterilerinden bazı kesitlerin yer aldığı X paylaşımlarına erişim engeli getirilen komedyen Deniz Göktaş hakkında savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştı.
Konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada “Bir kısım sosyal medya platformlarında yayınlamış olduğu içeriklerde suç unsuru ifadeler tespit edilen şüpheli Deniz Göktaş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır” denilmişti.
Yurt dışında bulunan Deniz Göktaş İstanbul Havalimanı’ndan yurda dönüşünde pasaport kontrolünde gözaltına alındı.
Vatan Caddesi’ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne götürülen Göktaş’ın soruşturma kapsamında ifade vermesi bekleniyor.
ÖNCE ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ
Göktaş’ın stand-up gösterisinden kesitlerin yer aldığı bazı X paylaşımlarına “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli getirilmişti.
Göktaş’ın 1 Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelediği kapalı gişe stand-up gösterisi, 24 Haziran’da YouTube’da yayına girmiş, ilk gün 1 milyon izlemeye ulaşmış, sayı kısa sürede milyonlara çıkmıştı.
“Ölü Deniz” adlı gösteri siyasi hiciv örneği olarak ilgi, beğeni toplamış, eleştirilere yol açmış, gösteriden kesitler sosyal medyada paylaşılmıştı. (ANKA)
Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içinde yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetinin 11 sanıklı davasının üçüncü duruşmasına Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.
Sabah 10.20 sıralarında başlayan duruşmada sanıklardan Oğuz Kal’ın “çirkefçe konuşuyor” şeklindeki sözlerine tepki gösteren Ayşe Tokyaz’ın ikizi Esra Tokyaz salondan çıkarıldı.
Bir süre sonra mütalaasını açıklayan duruşma savcısı sanık Cemil Koç hakkında ‘kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası talep etti.
Mütalaada Koç’un ayrıca, ‘cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘şantaj’ suçlarından da cezalandırılmasını istedi.
TÜM SANIKLARIN TUTUKLULUĞUNUN DEVAMI İSTENDİ
Savcı ayrıca, hüküm ile birlikte sanıklar Cemil Koç, Cemal Arslan, Oğuzhan Kal, İlker Umut Uğurlu, Necmettin Eser, Barışcan Aydın, Erhan Girgin, Yusuf Ziya Sancak ve Necdet Çetinkaya’nın tutukluluk hallerinin devamına, sanık Zülfü Bektaş hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin de devamına karar verilmesini istedi.
Duruşmaya mütaala ile ilgili değerlendirme için ara verildi. (ANKA)
Akaryakıt fiyatlarındaki hareketlilik devam ediyor.
Benzinin litre fiyatında yapılan 55 kuruşluk indirimin ardından bu kez LPG kullanıcılarını sevindirecek bir gelişme yaşandı.
Sektör temsilcilerinden edinilen bilgilere göre, otogazın litre fiyatında bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 93 kuruşluk indirim uygulanması bekleniyor. İndirimin pompaya yansımasıyla birlikte LPG fiyatları yeniden güncellenecek.
Ortalama 50 litrelik otogaz deposunda indirim yaklaşık 46,5 TL avantaj sağlayacak.
LPG grubundaki indirimin, bu gece yarısından sonra pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi.
İHA’nın haberine göre; haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 379,3 ile elmada görüldüğünü belirten Bayraktar, “Elmadaki fiyat farkını yüzde 284,2 ile havuç, yüzde 283,5 ile çilek, yüzde 251,3 ile yeşil fasulye ve yüzde 246,9 ile kiraz takip etti. Elma 4,8 kat, havuç ile çilek 3,8 kat ve yeşil fasulye 3,5 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 89 lira 87 kuruşa, 22 lira 50 kuruş olan havuç 86 lira 45 kuruşa, 43 lira olan çilek 164 lira 91 kuruşa, 46 lira 25 kuruş olan yeşil fasulye 162 lira 45 kuruşa ve 57 lira 50 kuruş olan kiraz 199 lira 48 kuruşa satıldı. Haziran ayında markette fiyatı en fazla artan ürün çilek olurken üreticide kabak oldu. Fiyatı en fazla düşen ürün ise markette domates, üreticide karpuz oldu” ifadelerini kullandı.
Market fiyatlarına ilişkin bilgi veren Bayraktar, Haziran ayında markette 38 ürünün 21’inde fiyat artışı, 17’sinde fiyat düşüşü görüldüğünü aktararak “Haziran ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 81 ile çilek oldu. Çilekteki fiyat artışını yüzde 52,2 ile havuç, yüzde 32,8 ile kabak, yüzde 32,5 ile kuru soğan ve yüzde 24,7 ile patates takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 37,8 ile domates oldu. Domatesteki fiyat düşüşünü yüzde 22,3 ile karpuz, yüzde 17,1 ile nohut, yüzde 13,3 ile kuru üzüm ve yüzde 10,5 ile yumurta izledi” açıklamasında bulundu.
“Haziran ayında üreticide 30 ürünün 12’sinde fiyat artışı olurken 9 üründe fiyat düşüşü görüldüğüne değinen Bayraktar, 9 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktardı. Bayraktar, “Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 54,8 ile karpuzda görüldü. Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 43,3 ile domates, yüzde 30,4 ile limon, yüzde 25,4 ile yeşil fasulye ve yüzde 15,7 ile maydanoz izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 112,5 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 50 ile havuç, yüzde 47,4 ile patlıcan, yüzde 33,4 ile sivri biber ve yüzde 28,1 ile patates izledi” diye konuştu.
LİMONDA TALEP KAYNAKLI FİYAT DÜŞÜŞÜ
Bayraktar, seralarda sezonun bitmek üzere olduğunu dile getirerek “Seralarda sezon bitmek üzere. Kabak, patlıcan, sivri biber ve salatalık genel olarak söküldü, bu da arzı düşürerek fiyatların artmasına sebep oldu. Domateste ise sera sezonunun sonuna gelinse de Antalya’nın, Mersin’in ve Balıkesir’in yayla kesimlerinde domates hasadının başlamasıyla arz arttı, bu da fiyatların düşmesine neden oldu. Hasat miktarındaki artışa bağlı olarak karpuz arzının yükselmesi üretici fiyatlarının düşmesine neden oldu. Limonda talepteki azalma, üretici fiyatlarının düşmesine sebep oldu. Yazlık patateste ilkbahar yağışlarının uzun sürmesi, üründe bozulmalara neden oldu ve arz azaldı. Bu durum patates fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Havuçta turizm sezonuna bağlı olarak talep artışı olduğundan fiyatlar yükseldi” ifadelerine yer verdi.
ÜRE GÜBRESİNİN FİYATINDA YÜZDE 9 DÜŞÜŞ
Girdi fiyatlarına ilişkin de bilgi veren Bayraktar şu ifadeleri kullandı:
“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Haziran ayında, Mayıs ayına göre 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 0,6, DAP gübresi ise yüzde 0,3 oranında artış gösterdi. Buna rağmen ÜRE gübresinin fiyatında yüzde 9, amonyum sülfat gübresinde yüzde 4 ve amonyum nitrat gübresinde yüzde 2,4 oranında düşüş görüldü. Geçen yılın Haziran ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 77,9, amonyum nitrat gübresi yüzde 72,4, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,1, DAP gübresi yüzde 39,5 ve ÜRE gübresi yüzde 12,2 oranında arttı. Haziran ayında Mayıs ayına göre besi yemi fiyatları yüzde 0,1, süt yemi fiyatları yüzde 0,4 arttı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 30,9, süt yemi yüzde 29,2 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Haziran ayında mazot fiyatı aylık olarak 2,7 oranında düşerken yıllık yüzde 31,5 oranında arttı.”
Nefes yazarı Aytunç Erkin, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’le yaptığı görüşmeyi köşesine taşıdı.
Özel’in İmamoğlu’nu bir süredir cezaevinde ziyaret etmediği yönündeki kulis bilgilerini Özel’e soran Erkin, Özel’in, “Geçen perşembe günü izin istedim ancak duruşması vardı olmadı. Cuma günü de benim programım vardı. İnşallah bu cuma gideceğim görüşmeye olmazsa pazar günü” dediğini aktardı.
Özel’e “İmamoğlu’yla aranızda bir ayrılık var mı?” sorusunu da yönelten Erkin, Özel’in, “Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ayrılamaz. Bu üçlü Türkiye’nin kaderini değiştirecek. Ekrem İmamoğlu’nu bırakmam Mansur Yavaş olmadan da yol yürümem” dediğini ifade etti.
Özel, yeni parti için 20 Temmuz ve 24 Temmuz tarihlerinin konuşulmasıyla ilgili soruya da “Bunlar kritik tarihler. Adli yıl sonu ve iki dönem kurultay yapmama tarihi. Ama partiden gidiş ya da yeni kuruluş için değil” dedi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 2 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bilecik, Bursa, Kütahya, Bolu ve Karabük çevreleri ile Balıkesir’in batı kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzey ve kuzeydoğu, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bursa ve Bilecik çevreleri ile Balıkesir’in batı kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BURSA °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ÇANAKKALE °C, 35°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde batı kıyı kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu
KIRKLARELİ °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve az bulutlu, kuzeyinin yer yer çok bulutlu, Kütahya çevrelerinin öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
DENİZLİ °C, 37°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu
MUĞLA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
AKDENİZ
Parçalı ve az bulutlu, batısının zamanla açık, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkiinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 30°C
Az bulutlu ve açık
BURDUR °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
HATAY °C, 31°C
Az bulutlu ve açık
İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık, kuzeybatı kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 36°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
YOZGAT °C, 31°C
Az bulutlu ve açık
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu, Bolu ve Karabük çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Fırat Kalkanı harekat bölgesinde rahatsızlanan kahraman silah arkadaşımız piyade astsubay kıdemli başçavuş Kenan Şahin, helikopter ile havadan sıhhi tahliyesinin yapıldığı Gaziantep Şehir Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Haziran 2026 tarihinde şehit olmuştur” denildi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de taziye mesajı yayımladı.
Güler, “Kahraman silah arkadaşımız, rahatsızlanması nedeniyle hastaneye kaldırılmış; yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Haziran 2026 tarihinde şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim” dedi.
Kick hesabımız:https://kick.com/veryansintvVeryansın Tv'ye destek olmak için KATIL'ın... https://www.youtube.com/channel/UCLEhuU5yv0T4WBjntWoUSXw/join#Veryan...
Kemeraltı Çarşısı bölgesinde önceki dönemde başlatılan altyapı çalışmaları kapsamında aydınlatmayı sağlayacak elektrik direklerinin alımına ilişkin ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla operasyon düzenlendi.
Operasyonda, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcıları A.B. ve H.Y. ile şirketin İnşaat Müdürü S.Ç. gözaltına alındı.
Şüphelilerin emniyetteki ifade işlemlerinin sürdüğü, soruşturmanın devam ettiği öğrenildi. (ANKA)
2025 yılında Türkiye’de ölüm sayısı 491 bin 684’e yükselirken, kaba ölüm hızı binde 5,7 olarak gerçekleşti. Ölüm nedenleri arasında ilk sırada yüzde 34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer alırken aldı, bebek ölüm hızı binde 7,8’e geriledi.
TÜİK, 2025 yılına ilişkin Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, ölüm sayısı 2024 yılında 489 bin 734 iken 2025 yılında 491 bin 684’e yükseldi. Ölen kişilerin yüzde 55,1’ini erkekler, yüzde 44,9’unu kadınlar oluşturdu.
KABA ÖLÜM HIZI BİNDE 5,7 OLDU
Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2025 yılında bir önceki yıla göre değişim göstermeyerek binde 5,7 oldu.
Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında binde 10,8 ile Sinop olarak kaydedildi. Sinop’u binde 10,2 ile Kastamonu, binde 9,6 ile Giresun ve binde 9,5 ile Balıkesir izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,3 ile Şırnak oldu. Şırnak’ın ardından binde 2,5 ile Hakkari, binde 3,1 ile Van, binde 3,2 ile Batman ve Şanlıurfa sıralandı.
ÖLÜM NEDENLERİNDE İLK SIRADA DOLAŞIM HASTALIKLARI YER ALDI
TÜİK verilerine göre, ölüm nedenleri incelendiğinde 2025 yılında ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Dolaşım sistemi hastalıklarını yüzde 16,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 15,1 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.
Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanan ölümler alt nedenlerine göre değerlendirildiğinde, ölümlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalıkları, yüzde 24,6’sının diğer kalp hastalıkları ve yüzde 18,2’sinin serebro-vasküler hastalıklardan kaynaklandığı görüldü.
DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARINA BAĞLI ÖLÜM ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL ÇANAKKALE OLDU
Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümler illere göre incelendiğinde, 2025 yılında bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 47,7 ile Çanakkale oldu. Çanakkale’yi yüzde 42,8 ile Balıkesir, yüzde 42,2 ile Hatay ve yüzde 42,0 ile Burdur izledi.
Aynı verilere göre, dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il yüzde 25,4 ile Kilis oldu. Kilis’in ardından yüzde 28,7 ile Hakkari, yüzde 28,9 ile İstanbul ve yüzde 29,0 ile Kayseri geldi.
TÜMÖR KAYNAKLI ÖLÜMLERDE İLK SIRADA AKCİĞER, BRONŞ VE SOLUK BORUSU TÜMÖRLERİ BULUNDU
İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklanan ölümler alt nedenlerine göre incelendiğinde, ölümlerin yüzde 28,9’unun gırtlak ve soluk borusu, bronş, akciğerin kötü huylu tümöründen kaynaklandığı belirlendi. Bunu yüzde 8 ile kolonun kötü huylu tümörü ve yüzde 7,6 ile lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümörler izledi.
İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklanan ölümler illere göre değerlendirildiğinde, 2025 yılında bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu ili yüzde 22,4 ile Ağrı olarak kayıtlara geçti. Ağrı’yı yüzde 19,8 ile Van, yüzde 19,5 ile Kocaeli ve Ankara, yüzde 19,4 ile Elazığ takip etti.
Bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise yüzde 9,7 ile Kilis olarak kaydedildi. Kilis’i yüzde 10,9 ile Burdur, yüzde 11,0 ile Şanlıurfa ve yüzde 11,2 ile Aydın izledi.
BEBEK ÖLÜM SAYISI 6 NİN 988’E GERİLEDİ
Bebek ölüm sayısı 2024 yılında 8 bin 484 iken 2025 yılında 6 bin 988 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı da 2024 yılında binde 9 iken 2025 yılında binde 7,8 olarak gerçekleşti.
Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2024 yılında binde 11,1 iken 2025 yılında binde 9,5’e düştü. (ANKA)
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Şeyh Said’e ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle “kişinin hatırasına hakaret” suçlaması ile Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada karar açıklandı.
Mahkeme, Özdağ’ı 8 bin 700 TL para cezasını çarptırdı ve hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Duruşmanın ardından adliyenin içinde Şeyh Said’in akrabaları olduğu öne sürülen bir grup “Faşist Ümit” diye tepki göstermesi üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı.
Hınıs Adliyesi önünde kararı değerlendiren Özdağ, şunları kaydetti:
“Biraz önce mahkeme kararını açıkladı. Şeyh Said’in hatırasına hakaretten para cezası verdi ve hükmün açıklanmasını da beş sene erteledi. Tabii bu kabul edilebilir bir ceza değil. Neden? Çünkü Şeyh Said’in hakaret edilebilecek bir hatırası olduğunu kabul ediyor ki biz bunu kabul etmiyoruz.
Bu bana karşı verilmiş bir ceza değil esasen; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne verilmiş bir ceza. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, terörle mücadele eden, ayaklanmayı bastıran güçlerimize verilen bir ceza ve ne yazık ki doğru değil. Onun için hukuk mücadelemizi devam ettireceğiz ve bu cezaya itirazımızı avukatlarımız önümüzdeki günlerde bir üst mahkeme olan istinafa yapacaklar.
‘BU SİYASİ BİR DAVADIR’
Burada mesele bir kişi ile Ümit Özdağ arasında bir hakaret meselesi değil, bir ailenin mensuplarıyla Ümit Özdağ arasında bir hakaret meselesi de değil. Burada söz konusu olan Cumhuriyet’e karşı bir ayaklanmaya benim ve partimin almış olduğu tavırdır. Bu tavrımızı bugünkü netliğiyle sürdürme kararlılığı içerisindeyiz. Bundan sonra da sürdüreceğiz. Şeyh Said’i tarihte ait olduğu yerde değerlendiriyoruz ve orada değerlendirmeye de devam edeceğiz.”
Ümit Özdağ, “Bu davayı siyasi bir dava olarak görüyor musunuz” sorusuna “Tabii bu siyasi bir davadır” yanıtını verdi. (ANKA)
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Şeyh Said'e ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle "kişinin hatırasına hakaret" suçlaması ile Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada karar açıklandı.
MSB’den yapılan açıklamada, “NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla Almanya’ya ait bir adet Patriot hava savunma sistemi Kürecik’e konuşlandırılmış ve 24 Haziran 2026 tarihinde aynı bölgede konuşlu olan ABD Patriot hava savunma sisteminden görevi devralmıştır” denildi.
Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Tota Yaylası yakınında bulunan ve halk arasında Kadın Pınarı olarak anılan bölgede her yıl yaz aylarında çıkan doğal maden suyu, Antalya, Isparta ve civar illerden çok sayıda insanı bölgeye çekiyor. Yöre halkının hafızasında hala yaşayan efsanelere konu olan su kaynağının bulunduğu orman arazisinde mermer ocağı izni verildi. Proje kapsamında yaklaşık 980 bin m2’lik ruhsat sahasının 327 bin m2’lik kısmında mermer ocağı işletmesi açılması planlanıyor. Mart 2024’de ÇED Olumlu kararı verilen mermer ocağı için ilk etapta 700’e yakın çam ağacının kesilmesi bekleniyor. ÇED alanında şantiye kurulumunun devam ettiği görülen mermer ocağı projesinin bulunduğu arazinin Belence köyü sınırlarında yer almasına karşın, alana 7 km mesafedeki Kuzca köyünde gösterilmesi dikkat çekiyor. Öte yandan her yıl Temmuz ayında ortaya çıkan ve şifalı olduğuna inanılan su kaynağının olduğu bölgenin mermer ocağı için hazırlanan proje dosyasında pasa döküm alanı olarak ayrıldığı görülüyor.
ŞİFALI SU KAYNAKLARI, ÇAM ORMANLARI VE YILKI ATLARININ YURDU
Her zaman karlı zirveleri, buz gibi kaynak suları, ardıç ve karaçam ormanları ile özgür yılkı atlarının yurdu olan Tota Yaylası, Türkiye’nin keşfedilmemiş doğal hazineleri arasında yer alıyor. Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki yayla, aynı adla anılan dağın eteklerinde yer alıyor. Bölgedeki karaçam ormanları, tür için gen kaynağı işlevi görüyor. Bölgede doğal olarak yetişen ve adını bu dağlardan alan ‘Tota kekiği’, önemli ihraç ürünleri arasında yer alıyor. Tota orman kampı, geçmişte orman işçileri için verilen eğitimlere de ev sahipliği yapıyordu.
TOTA YAYLASI VAHŞİ MADENCİLİĞİN KISKACINDA
Ancak son yıllarda Sütçüler ve Eğirdir ilçelerinde birbiri ardına açılan mermer ocaklarının yönü bu kez de korunması gereken doğal alanların başında gelen Tota Yaylasına dönmüş durumda. Birçok köyün su kaynaklarının da yer aldığı Tota Yaylası’nın çevresi mermer ocaklarının kuşatması altında. Bu projelere bir yenisi daha eklendi. Kasımlar Yolu üzerindeki şifalı su kaynaklarının bulunduğu bölgede 977 bin m2’lik alanda mermer ocağı ruhsatı verildi. Denizli merkezli DN Mermer AŞ adlı maden şirketi, ilk etapta ruhsat sahasının 327 bin m2’lik kısmında iki ayrı ocak alanını işletmeye açmak için proje dosyası hazırladı.
ŞİFALI SU KAYNAĞININ OLDUĞU BÖLGEDE MERMER OCAĞI İZNİ
Isparta Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü), yılda 270 bin ton blok mermer işlemesi, 243 bin ton da pasa (atık) malzeme çıkması beklenen ocak işletmesi için 22 Mart 2024 tarihinde ‘ÇED Gerekli Değil/Olumlu’ kararı verdi. Yaklaşık 2 yıldır proje alanında herhangi bir çalışma gözlenmezken, geçtiğimiz aylarda şantiye kurulumu için harekete geçilmesiyle projenin şifalı su kaynağının olduğu bölgede yer aldığı ortaya çıktı.
KADIN KIZ SUYU YILDA BİR AY ÇIKIYOR, BÖLGE HALKI KULLANIYOR
ÇED Olumlu kararı verilen proje dosyasında yer alan verilere göre, halk arasında “Kadın Kız Yarığı” olarak bilinen ve şifalı olduğuna inanılan su kaynağının, mermer ocağının pasa döküm sahasının bitişiğinde yer aldığı görülüyor. Şifalı olduğuna inanılan su kaynağı, her yıl Temmuz ayında ortaya çıkıyor, bir ay gibi bir sürenin sonunda ise kayboluyor. Yöre halkının yanı sıra Isparta, Antalya (Serik, Aksu, Manavgat), Afyonkarahisar ve çevre illerden insanlar her yıl bu sudan şifa bulmak amacıyla bölgeye geliyor. Bazı vatandaşların kamp kurarak uzun süre bu suyu tüketiyor. Yöre halkı bu geleneğin yüzlerce yıldır sürdüğünü belirtiyor. Sodalı içeriğe sahip olduğu belirtilen suyun, sindirim ve mide rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılıyor.
KADIN KIZ PINARININ HALK ARASINDAKİ EFSANESİ
Yöre köylülerinin anlattığı bir efsane, su kaynağının neden toplumsal hafızada yer ettiğini ortaya koyuyor: Söylenceye göre, bölgede yaşayan bir genç kız, yakalandığı hastalık yüzünden karnı şişmeye başlayınca, hamile olduğunu düşünen abileri onu evden kovar. Yaz sıcaklarında günlerce aç susuz ormanda dolaşan genç kız, sonunda bir vadinin kenarında baygın düşer. Bir süre sonra düştüğü yerde bir ıslaklık hisseden genç kız, elleriyle zemini hafifçe kazmaya başlayınca toprağın arasından su çıktığını fark eder. Biraz daha kazdığı zeminde biriken suyu içen genç kızın karnındaki şişlik bir süre sonra kaybolur. İçtiği su, genç kızın karnında şişliğe neden olan hastalıktan kurtulmasını sağlar ve evine döner. Onu evden kovan ailesi, genç kızın gerçekte hamile olmadığını, hastalıktan dolayı karnının o hale geldiğini anlar ve utanır. Ancak genç kız ve ailesi, suyun şifası sayesinde huzurlu yaşamlarına yeniden kavuşurlar ve bu su kaynağı her yıl aynı dönemde yöre halkına şifa vermeye devam eder.
ÇED RAPORUNA GÖRE PROJE SAHASINDA SU KAYNAĞI YOK!
Bu söylenceden dolayı yöre halkı su kaynağının çıktığı bölgeye Kadın Kız Yarığı adını vermiş. Dere yatağının kıyısında yer alan bu kaynağın hemen üzerinde yıl boyunca akışını sürdüren Kadın Pınarı adlı bir başka su kaynağı daha yer alıyor. Yöre halkı, şifalı olduğuna inanılan su kaynağının bilimsel olarak analizinin yapılarak koruma altına alınmasını talep ediyor. Mermer ocağı için hazırlanan proje dosyasında ise alanda su kaynağı ya da dere bulunmadığı öne sürülüyor.
700 AĞACIN KESİLECEĞİ PROJE FARKLI KÖYDE GÖSTERİLMİŞ
Şantiye çalışmalarının sürdüğü gözlenen mermer ocağı projesi için hazırlanan ÇED raporunda, ilgili kamu kurumlarının tümünün olumlu görüş verdiği görülüyor. Mermer ocağı işletmesi için ilk etapta yaklaşık 700 civarında karaçam ağacının kesilmesi planlanıyor. Ancak arazide bulunan ardıç, pırnal ve sert yapraklı ağaç ve ağaççıklardan (maki) oluşan türlerden söz edilmiyor. Ruhsat sahası ve proje alanının Belence köyü sınırlarında bulunmasına rağmen, tüm yazışmalarda ve ÇED dosyasında 7 km mesafedeki Kuzca köyünde gibi gösterilmesi de dikkat çekiyor.
RUHSAT YETKİSİ MERKEZDE, YEREL İDARENİN İRADESİ YOK SAYILIYOR
Bölgenin doğal yaşamı üzerinde büyük tahribatlara neden olan mermer ocaklarıyla ilgili kent genelinde yıllardır çözüm arayışları sürüyor. Ruhsat yetkisinin merkezi idarede olması, yerel dinamikleri karar aşamasının dışına itiyor. Yerel yönetimler ve idari birimler, ruhsat aşamasından işletme aşamasına geçildiğinde bilgi sahibi oluyor. Bunun önüne geçebilmek için 10 yıl önce Isparta Valiliği Mahalli Çevre Kurulu bir karar alarak, kentin belirli bölgelerinin madencilik faaliyetleri dışında tutulması için çalışma başlatmıştı. Mahalli Çevre Kurulu’nun aldığı Ocak 2016 tarihli kararda, Sütçüler ilçesinin tarihi ve doğal mirasına dikkat çekilerek, bölgenin madencilik faaliyetlerinden korunması istenmişti. Alınan bu karar, ilgili bakanlıklar ile ildeki kurumlara da iletilmişti.
İL GENEL MECLİSİNİN TAVSİYE KARARINA UYULMUYOR
Öte yandan Isparta İl Genel Meclisi de 8 Nisan 2016 tarihinde aldığı bir kararda, Sütçüler ilçesindeki anılan bölgeyi de kapsayan bölgelerde madencilik faaliyetleri konusunda hassasiyet gösterilmesi, korunması gerekli alanlarla ilgili işlem tesis edilmesi istenmişti. İl Genel Meclisi’nin tavsiye niteliğindeki bu kararı da 10 yıl önce ilgili kurumlara gönderilmesine karşın, korunması gereken alanlarda mermer ocağı izni verilmesinin önüne geçilemedi.
Venezuela’nın başkenti Karakas’ın batısında meydana gelen ve ülke genelinde hissedilen iki güçlü deprem büyük yıkıma yol açtı. Depremlerde en az 32 kişinin yaşamını yitirdiği, yaklaşık 700 kişinin yaralandığı bildirildi. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ulusa sesleniş konuşmasında ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’na (USGS) göre ilk deprem yerel saatle 18.04’te 7,2 büyüklüğünde meydana geldi. İlk sarsıntıdan bir dakikadan kısa süre sonra ise 7,5 büyüklüğünde ikinci bir deprem kaydedildi. Sarsıntılar yalnızca Venezuela’da değil, komşu Kolombiya’nın başkenti Bogota’da da hissedildi.
USGS, ikinci depremin Karayip ve Güney Amerika tektonik levhalarının sınırında meydana gelen sığ doğrultu atımlı fay hareketinden kaynaklandığını bildirdi. Kurum, güçlü artçı sarsıntıların devam edebileceği uyarısında bulundu.
Başkent Karakas’ta çok sayıda bina çökerken, enkaz altında kalanlara ulaşmak için arama kurtarma ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Karakas’ın Chacao ilçesinin Belediye Başkanı Gustavo Duque Saez, belediye sınırları içindeki en az iki binanın tamamen çöktüğünü, şimdiye kadar 18 kişinin sağ olarak kurtarıldığını ve 500’den fazla acil durum personelinin bölgede görev yaptığını açıkladı.
Baruta Belediyesi sınırları içinde de iki binanın çökmesi sonucu en az üç kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Belediye Başkanı Darwin Gonzalez, diğer sakinlerin kurtarıldığını ve yaralıların tedavi altına alındığını açıkladı.
HAVALİMANI KAPATILDI, METRO SEFERLERİ DURDURULDU
Rodriguez, Karakas yakınlarındaki Maiquetia Uluslararası Havalimanı’nın depremde ciddi hasar görmesi nedeniyle kapatıldığını açıkladı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, havalimanı tavanlarından parçaların düştüğü ve yolcuların panik içinde binayı terk ettiği görüldü. Yetkililer, ayrıca metro ve tren seferlerinin ikinci bir duyuruya kadar durdurulduğunu, okulların ise hafta sonuna kadar tatil edildiğini duyurdu.
BÖLGE ÜLKELERİ VE ABD’DEN YARDIM TEKLİFİ
Depremin ardından ABD ile birçok Latin Amerika ülkesi Venezuela’ya destek teklifinde bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın arama-kurtarma ekipleri ile insani yardım malzemelerini bölgeye göndermeye hazırlandığı belirtildi. El Salvador, Ekvador, Brezilya ve Meksika da Caracas yönetimine yardım teklifinde bulundu.
Yetkililer, şu ana kadar 20’den fazla artçı sarsıntının kaydedildiğini, özellikle ülkenin kuzey kıyılarındaki La Guaira, Aragua, Carabobo ve Falcon eyaletlerinin ağır hasar gördüğünü açıkladı.
Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ulusa sesleniş konuşmasında ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. Rodriguez, acil durum çalışmalarını koordine etmek üzere bir general görevlendirildiğini söyledi. (ANKA)
Venezuela'nın başkenti Karakas'ın batısında meydana gelen ve ülke genelinde hissedilen iki güçlü deprem büyük yıkıma yol açtı. Depremlerde en az 32 kişinin yaşamını yitirdiği, yaklaşık 700 kişinin yaralandığı bildirildi. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ulusa sesleniş konuşmasında ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.
Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanı olarak atanan Gürsel Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 25 Haziran Perşembe günü saat 08.00’de İstanbul’a geleceğini açıklayarak karşılamanın Dudullu Çamlıca Gişeleri’nde gerçekleştirileceğini duyurmuştu.
Ancak İstanbul programı son dakika kararıyla iptal edilmişti. Programın neden iptal edildiğini açıklayan Kılıçdaroğlu, “Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının tamamı şöyle:
“Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.
Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.
Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.
Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 25 Haziran hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurt genelinin parçalı bulutlu, İç Ege, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Göller yöresi, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Tekirdağ’ın batısı, Edirne, Kırklareli, Bolu, Artvin, Muş ve Van çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normallerinin 1-3 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ile yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Az bulutlu ve açık, zamanla batısının yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Tekirdağ’ın batısı, Edirne ve Kırklareli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BURSA °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
ÇANAKKALE °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
İSTANBUL °C, 31°C
Az bulutlu ve açık
KIRKLARELİ °C, 31°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Az bulutlu ve açık, zamanla doğusu parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve Denizli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DENİZLİ °C, 37°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İZMİR °C, 34°C
Az bulutlu ve açık
MANİSA °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 34°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Göller yöresi ve Toroslar mevkii yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 34°C
Az bulutlu ve açık
ANTALYA °C, 30°C
Az bulutlu ve açık
BURDUR °C, 34°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 30°C
Az bulutlu ve açık
İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 31°C
Az bulutlu ve açık
ÇANKIRI °C, 32°C
Az bulutlu ve açık
ESKİŞEHİR °C, 31°C
Az bulutlu ve açık
KONYA °C, 32°C
Az bulutlu ve açık
BATI KARADENİZ
Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bolu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 28°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DÜZCE °C, 30°C
Az bulutlu
KASTAMONU °C, 30°C
Az bulutlu
ZONGULDAK °C, 26°C
Az bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
RİZE °C, 26°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
SAMSUN °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu
TRABZON °C, 26°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin kuzeyi ile Van ve Muş çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 26°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 24°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 27°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Gaffar Okkan ile birlikte 5 korumasının şehit olduğu hain saldırının kilit isimlerinden olan ve suikastın planlayıcısı olarak kırmızı bültenle aranan Hizbullah terör örgütünün tetikçilerinden ‘Tarık’ kod adlı Haşim Alabalık ile suikastın talimatını veren ‘Vedat’ kod adlı Murat Aktaş hakkında zaman aşımından düşme kararı verildi.
Nefes Gazetesi’nden Özgür Cebe’nin haberine göre; iki suikast tetikçisinin 25 yıl boyunca bir türlü yakalanamamış olması nedeniyle gıyabi tutuklu olarak yargılandıkları Ağır Ceza Mahkemesince düşme kararı verilirken haklarındaki yakalama emri kaldırılarak dosyaları kapatıldı.
Terör suçlarında zamanaşımı süresi 30 yıl iken Okkan’ın iki katil zanlısına suikastın üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen düşme kararı verilmesi dikkat çekti.
Suikastla ilgili iki ayrı iddianamede, Aktaş’ın Okkan suikastının talimatını verip bizzat tetikçi olarak katıldığı bilgisi yer alıyor. Suikasttan 1 gün önce Aktaş’ın 3 kalaşnikof tüfek, şarjör ve hücum yelekleriyle hücre evine geldiği, ertesi gün konvoya ateş açılması yönünde tetikçilere talimat verip suikast planının detaylarını çizdiği kroki ile paylaştığı bildirildi.
Saldırı günü Aktaş ile Haşim Alabalık’ın da içinde yer aldığı tetikçi grubun konvoyu çapraz ateşe aldıktan sonra Alabalık’ın el bombası atarak aracı taradığı ifade edildi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dorukhan Büyükışık’ın 13 Mayıs 2018’de Narlıdere’deki Bulut Orman Evleri İnşaatı mevkisinde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlarından oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi dosyayı yeniden ele alarak soruşturmayı derinleştirdi.
Soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 21 Mayıs’ta düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Yapılan çalışmalar sonucunda daha sonra yakalanan şüphelilerle birlikte dosyada yakalanan şüpheli sayısı 25’e ulaştı.
Gözaltına alınan 25 şüpheli çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanırken aranan son firari şüpheli İbrahim K.’nin de Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’nda yakalandığı öğrenildi. İbrahim K. olay tarihinde inşaat şantiyesinde gece bekçisi olarak çalışıyordu.
Böylece olayla ilgili toplam 26 şüphelinin tamamının yakalandığı bildirildi.
“Bu konuşmayı bir zafer olarak görmüyorum ancak bu kürsüde seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, Dikmen Kapı önündeki binlerin Türkiye’deki milyonların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum. Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, sandığa inanırız. Seçene ve seçilene saygılıyız.
Onun için bugün buradaki duruş çok anlamlıdır. Bir zafer değil, bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Teslim olmamaktır. Direnmektir. Bütün ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir.
Manisa’ya cenaze töreni sığmadı. Kardeşimizi ancak Ferdi’ye nasip olabilecek bir törenle uğurladık. Orada olmak hepimize düşerdi. Orada olacaktık. ‘Herkes orada olur’ dedik. Bundan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Bugün bizim orada olmamızı burada grup toplantısı yapmak için fırsat görüldü, bir açıklama yapıldı.
‘BEN BURADA LAZIMDIM’
Kim gelecek onlarla, partinin kapısına kim geldiyse onlar gelecekti. Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı, yöneticileri olmayacak. Kimin geleceğini, nasıl planladıklarını gördük. Millet bir karar verir o karar burada tecelli edilir. Herkese danıştım, en son Ferdi’nin sesiyle kararı verdim. Hep Manisa’ya gitmem gerekir, burada da bir şey çıkar. ‘Sen orada lazımsın’ derdi. Ben bugün burada lazımdım, burada kaldım.
Bu kumpası çözmezsen, ‘CHP’nin iç işi’ dersin. Kim karışır CHP’nin kurultayına? YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş. Dönüp son 4 kurultayı yok say. YSK’ye göre yok değil. Hiçbir yer göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye’de hiçbir seçilmişin koltuğunun kesinleşemeyeceği bir sisteme döndürdüler işi.
‘Sandıkla geldik, sandıkla gidemeyiz.’ Bütün mesele bu, bunun üzerine oturuyor sistem. Bu işi kim yapar? Bu işi bu çocuk yapar. Vaktiyle bütün kararları kim aldıysa, talimatla yapan birisine yargı kollarını kurdurdular.
Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum’a söylediğim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, ‘Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.’ Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, ‘Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim’ deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz?
En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek’e verdim deyip ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar.
Özgür Özel:
“Öyle bir noktaya geldik ki ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan… İçimizdeki inat mıdır nedir bilinmez oraya hamle yaparak, partiyi bu duruma getirerek, içeriden dışarıdan her türlü iş birliği ile ilerleyerek bu işleri… pic.twitter.com/r7rojYZdTW
ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken iddianamede olacak derken şimdi ben yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, önseçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana ‘Hırsız’ demeye başladılar. Mesele Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor.
Kapıda da söyledim, size de söylüyorum. Siz bugün Türkiye’yi kuruluş ayarlarına karşı kopmayan halkasınınız. O yüzden hem Ferdi’nin ölüm yıldönümünde bize bunları yapanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu Meclis’in altında cürret edilen meseleye kim eğer alet olup el veriyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum.
Özgür Özel:
“Mesele, CHP’yi kurumsal kimliğiyle, lideriyle, bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan, Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil”https://t.co/xSafmeFb0opic.twitter.com/jLgazMrefP
Partiye geçmize saygımızdan ağzımızı açmıyor, susuyorum. Ama bu partiye yaşatılanları gördükçe ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var biliyor musunuz? Saymadığım isim üstüne alınmasın.
O gün partinin üyesi olmayan milletvekillerimiz bile, CHP ile ilgili olmayan seçmenlerimiz bile herkes gözümde bambaşka bir yerdedir. O binada bugün Kemal Bey’e Çubuk’ta organize bir linç yaşatılırken ölümü göze alarak onunla birlikte, onu koruyarak yanında duran mesele Murat Emir orada yok ama 1980 öncesi 7 TİP’li genci öldüren Haluk Kırcı’nın ekibi selam veriyor 12. kattan, Genel Başkan katından.
Kemal Bey saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte suikasta uğrayan Seyit Torun yok orada. Çünkü Kemal Bey’e orada ateşler açılırken Kemal Bey’in üstüne kapanan Seyit Torun’u iki kolundan tutup da attılar binanın dışarısına.
Belediye başkanlarımız yok o salonda ama ‘Bir sonraki operasyon şu CHP’li belediyeye’ deyip haysiyet suikastı yapanlar o binada geziyorlar. Aykut Erdoğdu yok o binada ama İBB borsasında olan avukat, Yunanistan’a kaçarken yakalattığım avukat o binada ‘Arınma başladı’ diye paylaşıyor.”
‘CHP’DE GÖREV YAPMIŞ KİMSEYE YAKIŞTIRMAM’
Her şeyi yapın ama bu FETÖ’den kalma dille, önüne geleni hain ilan eden dille; demokrasiyi tehdit gördüğü için her direnişe ‘ayaklanma’ her mitinge ‘Türkiye’yi karıştırmak’ diye bakan sığ anlayışının terminolojisini CHP’de görev yapmış kimseye yakıştırmam.
Asla ve asla CHP’ye paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza hırsız gibi iftiralara teslim olursak biz CHP olmayız. Elbette hukuka güveneceğiz ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız.
’26 TEMMUZ GEÇİRİLMEMELİ’
Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik dönülemez bir hale gelmiştir. Umut ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan sonra bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin tane kurultay istemeyen seçilmiş yönetsin demeyini bulamazsınız.
O bin tane de bayramlaşma yapalım, getirelim grup yapalım; o bin tane gezdirilmişle ne kurultay ne bayramlaşma ne grup toplantısı yapabilirsiniz. O yüzden herkesin nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri derhal kurultay yapılsın diyor. Kendilerinin de talim olduğu bu sistem ortadan kalkarsa demokrasi ortadan kalkacağı için bunu söylüyorlar.
Bunun için diyalog olsa hiç uzakta durmadım. Efendim ‘tedbir var kurultay yapılmaz.’ Türkiye’nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları ‘Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun’ diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur.
‘Kurultay yapacağız’ söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. ‘Efendim birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım’. Burada yapılacak iş 26 Temmuz’u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatırsınız. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz.
Özgür Özel:
“Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri döndürülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum, butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan sonra bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz”https://t.co/xSafmeFb0opic.twitter.com/3YnoVIbzp9
Herkes bilsin ki milletin yürüyüşüne kimse set çekemez. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır. Ne yapılırsa yapılsın bu millet önünde kimseyi istemez. Devletini sever, vergisini verir ama devleti milletin karşısına koyarsanız millet o devleti önce yener sonra yeniden demokratik devletini inşa eder.
Onun için milletin verdiği karara kimse mani olmaya kalkışmasın. Birilerinin milletle girdiği savaşın kimse maşası olmasın. Çalışacağız, acı çektik çekeceğiz ama yürüyüşümüzden asla vazgeçmeyeceğiz. Beni Ferdi’den, Manisa’dan koparamadılar çünkü arkamda dağ gibi siz vardınız, hepinizi seviyorum. Hep beraber başaracağız, size inanıyor size güveniyorum. Yürüyelim arkadaşlar.”
Çorumlu Şenay Aybüke Yalçın, Edremit Kültür ve Sanat Derneğinde müzik eğitimi aldıktan sonra Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu.
Atandığı Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesinde müzik öğretmeni olarak göreve başlayan, Batman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü’nde yüksek lisans yapan Yalçın, 7 ay gibi kısa sürede hem meslektaşları hem de öğrencilerinin gönlüne taht kurdu.
Aybüke öğretmen, 9 Haziran 2017’de öğrencilerine karnelerini verdikten sonra eve gitmek için okuldan arkadaşlarıyla ayrıldı.Dönemin Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık’ın aracına yönelik PKK’lı teröristlerce düzenlenen saldırıda, bulunduğu araca isabet eden kurşunla ağır yaralanan Yalçın, Kozluk Devlet Hastanesinde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
İlk görev yerinde şehit düşen Yalçın’ın cenazesi, Batman Öğretmenevi bahçesinde düzenlenen törenle gözyaşları içinde memleketine uğurlandı. Aybüke öğretmenin naaşı, memleketi Çorum’un Osmancık ilçesindeki törenin ardından toprağa verildi.
TÜM TÜRKİYE’Yİ YASA BOĞDU
Ömrünün ve mesleğinin baharında Aybüke öğretmeni hayattan koparan terör örgütü PKK, ülkenin dört bir yanında lanetlendi.
Mağusa Limanı türküsü ve fotoğrafındaki tebessümüyle hafızalara kazınan Aybüke öğretmenin ölümü, başta annesi Zehra, babası Sadık, kardeşi Atıf Yalçın olmak üzere tüm ülkeyi yasa boğdu.
Kozluk’ta vatandaşlar, şehit öğretmenleri için yaptıkları yürüyüşle terör örgütü PKK’ya tepki gösterdi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde 15 Temmuz Şehitler Parkı önünde toplanan vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla, “Türk Kürt kardeştir, PKK kalleştir”, “Kahrolsun PKK”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganlarıyla şehit öğretmenin görev yaptığı okula kadar yürüdü.
AYBÜKE ÖĞRETMENİN ADI YAŞATILIYOR
Aybüke öğretmenin hatırası, okullarda, kütüphanelerde, sanat atölyelerinde, park ve caddelerde, anısına düzenlenen etkinliklerle yaşatılıyor.
Şehit öğretmenin ismi, ilk olarak görev yaptığı ve kendi imkanlarıyla açtığı müzik atölyesine, daha sonra Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesine verildi.
Mezun olduğu Körfez Anadolu Lisesi, saldırının gerçekleştiği Hastane Caddesi ve mezun olduğu Necmettin Erbakan Üniversitesinin orkestra salonuna da Aybüke öğretmenin ismi verildi.
Ayrıca Osmancık’ta bir ortaokulda, Kozluk’ta konukevinde, Muş’un Bozbulut köyündeki okul kütüphanesinde, Pozantı’daki bir lisenin resim atölyesinde, Safranbolu’daki üst geçitte de adı yaşatılıyor.
Öte yandan, Yalçın’ın ismi, yüksek lisansa başladığı Batman Üniversitesinde bir sınıfa verildi. Keçiören Belediyesi tarafından da geçen yıl Yayla Mahallesi’nde, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın adının verildiği halk kütüphanesi açıldı. Hatırasına yönelik 2017’de masa tenisi turnuvası, 2018’de Türk halk müziği solo ses yarışması düzenlendi.
Akademisyen olmayı hedeflerken terörün hayattan kopardığı Şenay Aybüke Yalçın, her yıl 9 Haziran’da ve 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde mezarı başında, saldırının gerçekleştiği yerde, görev yaptığı okulda anılıyor.
Ziraat Bankası, sosyal medya platformlarında gündeme gelen veri sızıntısı ve güvenlik ihlali iddialarına ilişkin açıklama yaptı.
Bankadan yapılan açıklamada, gerçekleştirilen incelemelerde herhangi bir veri sızıntısı ya da güvenlik problemi tespit edilmediği belirtildi.
Ziraat Bankası’nın sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, başka bir bankanın sanal POS sistemi üzerinden bazı işlem denemelerinin gerçekleştirildiği ifade edildi.
Açıklamada, söz konusu işlemlerin güvenlik sistemleri tarafından anlık olarak tespit edildiği ve gerekli kontrol mekanizmalarının devreye alındığı kaydedildi.
‘MADDİ KAYIP YAŞANMADI’
Bankanın açıklamasında, müşteri hesapları ve kart işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir maddi kayıp oluşmadığının belirlendiği bildirildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Bankamız tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonucunda sistemlerimizde herhangi bir veri sızıntısı veya güvenlik ihlali tespit edilmemiştir.
‘GÜVENLİK SİSTEMLERİ 7/24 TAKİP EDİLİYOR’
Ziraat Bankası, müşterilerin finansal varlıkları ile kişisel verilerinin korunmasının en yüksek öncelik olduğunu vurguladı.
Banka, güvenlik sistemlerinin ulusal ve uluslararası standartlar doğrultusunda 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde çalıştığını ve olası risklere karşı gerekli tedbirlerin alındığını açıkladı.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) “mutlak butlan” kararının ardından bir CHP üyesinin YSK’ye yerel seçimin iptali için yaptığı başvuru reddedildi.
YSK, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesi talebiyle başvuru yapıldığı öğrenilmişti.
Alınan bilgiye göre bir CHP üyesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline ilişkin kararının ardından YSK’ye başvuru yaptı.
Başvuruda, 4-5 Kasım 2023’teki kurultayın ardından 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesinin talep edildiği belirtildi.
YSK’nin, bugün yapılacak gündem toplantısında bu başvuruyu da ele alması bekleniyordu. YSK’den ret kararı geldi.
CHP “mutlak butlan” kararının ardından bir CHP üyesinin YSK’ya yerel seçimin iptali için yaptığı başvuru reddedildi.
YSK, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesi talebiyle başvuru yapıldığı öğrenilmişti.
Cumhuriyet’in haberine göre bir CHP üyesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline ilişkin kararının ardından YSK’ye başvuru yaptı.
Başvuruda, 4-5 Kasım 2023’teki kurultayın ardından 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesinin talep edildiği belirtildi.
YSK’nın, bugün yapılacak gündem toplantısında bu başvuruyu da ele alması bekleniyordu. YSK’dan ret kararı geldi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 23 Mayıs hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, ülke genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; Ege, Batı Akdeniz, Batı ve Orta Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Doğu Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun güneybatısı ile Güneydoğu Anadolu’nun kuzeyi, Bursa’nın güneyi, Bilecik, Muş, Bitlis, Van, Şırnak ve Siirt çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
Hava sıcaklıklarının yurdun batı kıyılarında mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin (2-4 derece) altında seyredeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın batı ve kuzey kesimlerde kuzeyli, diğer yerlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Bursa’nın güneyi ve Bilecik çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ÇANAKKALE °C, 23°C
Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 22°C
Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 24°C
Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAKARYA °C, 23°C
Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 18°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
DENİZLİ °C, 23°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
İZMİR °C, 24°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
MUĞLA °C, 20°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Batı Akdeniz ile Doğu Akdeniz’in iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ADANA °C, 24°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ANTALYA °C, 21°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
BURDUR °C, 19°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
HATAY °C, 23°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin kuzey ve batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ANKARA °C, 19°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ESKİŞEHİR °C, 19°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
KONYA °C, 20°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
NEVŞEHİR °C, 16°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
BOLU °C, 18°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
DÜZCE °C, 23°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
KASTAMONU °C, 21°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ZONGULDAK °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
AMASYA °C, 24°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ARTVİN °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 21°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
TRABZON °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güneybatısı ile Muş, Bitlis, Şırnak ve Van çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ERZURUM °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 18°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
VAN °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin kuzeyi ile Siirt çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
DİYARBAKIR °C, 21°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
MARDİN °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SİİRT °C, 24°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ŞANLIURFA °C, 24°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin mahkemenin mutlak butlan kararının ardından, İYİ Parti Başkanlık Divanı ve Meclis Grubu, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu başkanlığında, İYİ Parti ek binasında olağanüstü toplandı.
Saat 10.00’da başlayan toplantı, yaklaşık 5 saat sürdü. Görüşmenin ardından Dervişoğlu, parti kurmaylarıyla genel merkez binasına gelerek açıklamada bulundu.
Parti genel merkezindeki konferans salonunda, parti kurmayları ve Ankara teşkilatının da katılımıyla basın açıklaması yapan Dervişoğlu, şunları kaydetti:
“200 yıla yaklaşan demokrasi geleneğimizin ve 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin kırılma noktalarından birindeyiz. 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin, kurultaydan 2 yıl sonra başlatılan hukuki sürecin sonunda bir karar açıklandı. Bu karar, yalnızca bir siyasi partiyi değil, Türkiye’nin 75 yıllık çok partili siyasal düzenini, seçme ve seçilme hakkını, demokrasimizi, hukuku, ülkenin bugününü ve istikbalini hedef almıştır.
‘HUKUKSUZLUĞUN SEBEBİ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİDİR’
Demokrasinin temelinde millet egemenliği, eşitlik ve adalet vardır. Tam ve kamil demokrasilerde siyasi partiler milletin iradesiyle kurulur ve milletin iradesiyle yoluna devam eder. Bu yolda ödülü de gerektiğinde cezayı da milletimizden başkası veremez. İktidar ya da muhalefet fark etmez, tüm siyasi partiler bu ülkenin ortak siyasal mirasının parçalarıdır. Ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle sürüklendiğimiz tek adam rejiminde, baskıların, yoksulluğun, yolsuzluğun ve bugün karşı karşıya kaldığımız hukuksuzluğun sebebi de bu sistemdir.
Sürekli millet iradesinden dem vuran Cumhur İttifakı’nın, iktidarını sürdürebilmek için tenezzül ettiği bu ve benzeri yöntemler, hukuk sistemimiz ve adalet kalemizin burçlarında gedik açmıştır. Bu mesele, bir siyasi partinin kurultayı ile ilgili olmaktan öte, seçim sistemimiz ve Anayasamız açısından da ağır sonuçları olabilecek bir meseledir.
İşte bu tarihi noktada, ben Müsavat Dervişoğlu olarak huzurunuzda bir kez daha ifade ve ilan ediyorum ki, İYİ Parti taraftır. İYİ Parti bu tek adam rejimine karşı, parlamenter demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, adil bir devlet, adil bir yargı ve adil bir yönetimden taraftır. İYİ Parti, Türkiye’yi üniter yapısına dağıtarak, istibdat rejimine sürüklemek isteyenlere karşı Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet devletinden taraftır.
Çok partili Türk demokrasisine bir darbe, Türk milletinin bugününe ve istikbaline bir pusu ve Cumhuriyet’in yüksek mirasına melun bir saldırı olarak gördüğümüz mutlak butlan kararının, bizzat kendisi mutlak butlandır.
Unutulmasın ki; Anayasamıza göre, bu konulardaki tek ve son yetki sahibi olan Yüksek Seçim Kurulu kararını hiçe sayarak, aslında Anayasamızı çiğneyen bu yaklaşım, iktidar partisi de dahil tüm siyasi partiler için bir tehdittir. Yargı vesayeti anlamına gelebilecek böylesi bir adım, Anayasamızdan başlayarak ilgili yasalarımızı hiçe sayan, millet iradesine karşı yapılmış anti demokratik bir kalkışmadır. Cumhuriyet tarihi, millet iradesinin önüne engeller çıkarmaya çalışanların akıbetlerine dair örneklerle doludur. Türk milleti, anayasal haklara ve sarsılmaz iradesine ipotek koymaya kalkan, üniformalı ya da sivil her girişimi, nihayetinde sandıkta cezalandırmış ve kutsal hakkını muhafaza edebilmeyi bilmiştir.
‘İSTİKRAR’ VURGUSU
Her fırsatta istikrardan söz eden iktidar, bu hukuksuzluğun, ülkemizde tam bir istikrarsızlığa sebep olacağını görmüyor olamaz. İstikrar, vatandaşın yarınından emin olmasıdır. Tüccarın döviz kurundan, öğrencinin geleceğinden, kadının hayatından, güvenliğinden, memurun ayın sonunu getirebilmesinden, çiftçinin, emeklinin hakkını alabilmesinden emin olmasıdır. İstikrar, dedemizden aldığımızı torunumuza miras bırakabilmektir. Şimdi soruyorum. Tarihimizi unutturan, yarınımıza ortakçılar çıkaran, teröristi siyasetçi, siyasetçiyi terörist yapan, gencecik çocukları kodese tıkıp, suç makinesine dönmüş canileri aramıza salan bu iktidar neyin istikrarını vadedebilir?
Yargının siyasallaştığı, her sabaha ülkenin operasyonlarla uyandığı, ekonomi programının iktidarın siyasi ajandasına göre şekil almak zorunda kaldığı bir ülkede istikrar olabilir mi? Bu gerçeklerden hareketle, buradan ilan ediyor ve hatırlatıyorum ki, milletimiz müsterih olsun. 150 yıllık demokrasi geleneğimiz bu krizi aşacaktır. İYİ Parti, milletimizden ve asla taviz verilmeyecek olan millet egemenliğinden yanadır. Bu ve benzeri girişimleri önleyecek kararlılığımız ve gücümüz vardır. Telaşa kapılmadan ama gerçeği de görerek, demokrasimizin, hukukun, adaletin yanında saf tutmaya, milletimizin ali menfaatleri uğurunda mücadele etmeye kararlıyız.”
‘ELBETTE Kİ CHP GENEL BAŞKANI’NI ZİYARET EDECEĞİM’
Bir gazetecinin, “Dün akşam CHP Genel Merkezi’ne bazı partiler gitti. Siz neden gitmediniz, gitmeyi düşünüyor musunuz” sorusuna Dervişoğlu, şu yanıtı verdi:
“Karara ilk tepki gösteren siyasi parti genel başkanıyım. Müsaade edin ki kendi programımı kendim tanzim edeyim. Çünkü bu tür programlar randevu gerektiriyor. Sayın Özgür Özel’in ne denli yoğun olduğunu, bir toplantıdan diğer toplantıya girip çıktığını hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla elbette ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı’nı ziyaret edeceğim. Ama bu, karşılıklı olarak bir takvim ve saat belirlemekle mümkün olabilecek bir şey. İYİ Parti bu meseleye, ‘Ben bundan ne elde ederim?’ penceresinden bakmıyor; Türkiye’yi nasıl kurtarırım, o noktai nazardan değerlendiriyor. Dolayısıyla siyasi geleneklerimizin içinde selden kütük kapmak yoktur.”
Diğer yandan Dervişoğlu’nun bugün saat 17.30’da CHP Genel Merkezi’nde Özgür Özel’i ziyaret edeceği bildirildi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nı “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal etmesi sonrası, Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı, Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetiminin ise görevi devraldığı bildirildi.
MAHKEME, CHP’NİN İTİRAZINI REDDETTİ
CHP, istinaftan çıkan mutlak butlan kararının ardından parti lideri Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması hakkında mahkemeye itiraz dilekçesi sunmuştu.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP Kurultayı’na yönelik verdiği tedbir kararına CHP Genel Merkezi tarafından yapılan itirazı reddetti.
KILIÇDAROĞLU’NA ‘MUTLAK BUTLAN’ TEBLİĞİ YAPILDI
İstinaf Mahkemesi’nin CHP kurultayına ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından, kararın tebliği için görevlendirilen icra memurları Kemal Kılıçdaroğlu’na resmi bildirimi yaptı.
Tebliğ sırasında kurultayın iptali için dava açan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Üregen de bulundu.
Onur Yusuf Üregen şu açıklamayı yaptı:
“Karar ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. Bundan sonra partinin iç işleyişine yönelik. Kemal Kılıçdaroğlu’na hayırlı olmasını diliyorum. Görev tebliğ edildi. Partimizin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.”
GENEL MERKEZ’E GİDECEK
Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez ise şunları söyledi:
“Kılıçdaroğlu Genel Merkez’e gidecek. Bugünkü yapılan prosedür. Görevi başlamıştır. Bundan sonra Türkiye’nin sorunlarına dair temiz siyaset başta olmak üzere ilgilenecektir. Toplumun sorunlarına çözüm üretmek için çalışacak. Sayın Genel Başkan bütün arkadaşlarıyla istişare ediyor. Gerginliğin tarafı değildir. Olmayacaktır. Şu anda planlanmış bir görüşme yok. CHP’yle ilgili kesin bilgileri ve kararları basına bilgi geçilecektir. Bir tane CHP var. CHP’nin şu an genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.”
KILIÇDAROĞLU ‘GÖREVLENDİRME’ YAPIYOR
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Parti Meclisi ve YDK üyelerini tek tek arayıp görevlendirme yaptığı belirtiliyor.
İCRA HEYETİ CHP’NİN KAPISINA GELİYOR
İcra Müdürlüğü heyetinin, İstinaf kararını tebliğ etmek üzere CHP Genel Merkezi’ne gelmesi bekleniyor.
Cumhuriyet Halk Partisi Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, “İcra heyeti CHP Genel Merkezi’ne giremez” dedi.
İzmir’de 2018 yılında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile yeni bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.
İlişkili Haber
Akın Gürlek duyurdu: Dorukhan Büyükışık dosyasında 26 gözaltı kararı
Savcılığın yaptığı araştırmada, sanıklardan firma çalışanları İbrahim Kazmacı ve Yiğit Aykurt ile olayın yaşandığı dönemde komiser rütbesiyle polislik yapan Atakan Kaçar’ın yurt dışında oldukları anlaşıldı.
Gözaltına alınan şüpheliler İzmir İl Jandarma Komutanlığı’nın TEM Şubesi’nde sorguya alındı.
‘HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAMAK İSTEMİYORUZ’
Gelişmelerin ardından açıklamalarda bulunan Baba Büyükışık, şimdiye kadar yürütülen soruşturma ve kovuşturma sürecinin her aşamasında ailece “küçük” nefes aldıklarını söyledi.
Büyükışık, “Devam eden yargılamalar var. Ama içimizde ukde kalmıştı, dokunulmaya müsaade edilmeyenler vardı. Bu isimlere dokunulması bize nefes aldırdı. Bu kez irade konulduğunu hissettik. Ancak Yargıtay’dan çıkan son karara kadar rahat olmayacağız. Ondan sonra yasımızı tutacağız. Yargı süreçlerinin hangi aşamalardan geçtiğini biliyoruz. Daha çok işimiz var. Hayal kırıklığı yaşamak istemiyoruz” dedi.
‘CİNAYET SANIĞIYKEN DİPLOMATİK GÖREV VERİLDİ’
Öte yandan Büyükışık, dosyada hakkında gözaltı kararı bulunan ve yurt dışında olduğu anlaşılan Komiser Atakan Kaçar’ın, cinayet sanığı olarak yargılanırken Emniyet Genel Müdürlüğü’nce uzun süreli yurt dışı göreve gönderildiğini açıkladı.
Olayın yaşandığı dönemde İzmir Emniyeti Olay Yeri İnceleme Şubesi’nde görev yapan Kaçar’ın idari soruşturmadan ceza almasına rağmen Paris’e diplomatik misyon görevine gönderildiğini anlatan Büyükışık, “Emniyet Genel Müdürleri ile görüşmelerimde bu durumu anlattım. ‘Hiç olmazsa merkeze alınması gerekir’ dedim. Oralı olmadılar” dedi.
Ayrıuca yine olayın yaşlandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü görevini yürüten İsmail Yalçın’ın daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’nce Bursa Bölge Kriminal Müdürü olarak atandığını belirtildi.
Yurt dışında olduğu belirlenen firma çalışanı Yiğit Aykurt’un da olay gününe ait delilleri karartan ve sahte delil üreterek polis merkezine gidip teslim eden kişi olduğu iddia edildi. Aynı şekilde diğer yurt dışındaki firma çalışanı İbrahim Kazmacı ise, Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedenini bulan kişi olduğu biliniyor.
Savcılık soruşturmasına göre; İbrahim Kazmacı 10 Nisan 2026 günü yurt dışına çıktı. Diğer firma çalışanı Yiğit Aykurt’un ise, 16 Mayıs 2026 günü yani operasyondan beş gün önce yurt dışına çıkış yapması dikkat çekti.
Dosyanın kilit isimlerinden Komiser Atakan Kaçar da, 11 Mayıs 2026 günü yurt dışına çıktı. Kaçar’ın da operasyondan on gün önce yurt dışına çıktı.
DORUKHAN’IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ VE BİR BABANIN MÜCADELESİ
2018 yılında hayatını kaybeden 26 yaşındaki oğlu Dorukhan Büyükışık’ın dosyasının bir türlü aydınlatılmadığını söyleyen Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, oğlunun ölümü araştırılırken delillerin karartıldığını, olayın kapatılmaya çalışıldığını ilk olarak Veryansın Tv’ye anlatmıştı.
Büyükışık, olay yerinde parmak ve vücut izi alınmadığı, var olan parmak izlerinin olay yerindeki polisler tarafından silindiğini ve silinmiş yüzeyler üzerinde fotoğraf ve video çekimi yapılarak sahte delil üretildiğini belirtmişti. Olay yerindeki MOBESE kayıtlarının alınmadığını belirten Büyükışık, görevli polisler tarafından oğlunun telefonundaki parmak izlerinin de silindiğini söylemişti.
Olaya adı karışan en üst rütbedeki polis müdürü olan dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Köksal ile Narlıdere Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amirliği’nde görevli Komiser Yardımcısı Hüseyin Vurucu’nun, Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü ile ilgili, adli amiri konumunda bulunan Cumhuriyet savcısının olayın soruşturmanın amiri olduğu polis merkezine verildiği halde, Cumhuriyet savcısınca talimatlar verilmesine rağmen, olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenerek ve kayıt alınarak tutanak düzenletmediği ve Dorukhan Büyükışık’ın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu bildiği halde görüntü kayıtlarını aldırmayarak soruşturma dosyasına eklenmesini sağlamadığı tespit edilmişti.
Ethem Büyükışık’ın, adalet mücadelesini anlattığı yayını izlemek için tıklayın:
8 POLİS HAKKINDA DAVA AÇILDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet’ten ulaşan rapor sonrasında sekiz polis hakkında “görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla iddianame hazırlamıştı.
Savcı, iddianamede yer alan sanıklar hakkında TCK’nın 257/2 maddesindeki hüküm gereğince “üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilmesi” talebinde bulunmuştu.
POLİSLERE YÖNELİK SUÇLAMALAR
Savcılığın, sanıklara yönelik suçlamaları iddianamede şöyle yer alıyor:
“Emniyet Müdürü İ.K.: Cumhuriyet savcısı tarafından talimatlar verilmesine rağmen olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenerek ve kayıt alınarak tutanak düzenletmediği ve ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu bildiği halde görüntü kayıtlarını aldırmayarak tahkikat dosyasına eklenmesini sağlamadığı,
* Komiser H.V.: Olayla ilgili Cumhuriyet savcısının olay yerindeki emri ve talimatları doğrultusunda, tahkikatın Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amirliği’ne verildiği halde, kendisinin de Grup Amiri olması nedeniyle talimatlar doğrultusunda yapılacak çalışmalardan, olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenmesi ve kayıt alınarak tutanak düzenlenmesini sağlamadığı ve ölen sahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntüleri olduğunu ifadesinde beyan ettiği halde görüntü kayıtlarının alınarak tahkikat dosyasına eklenmesini sağlamadığı,
* Polis Memuru H.A.: Ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu ekip amir vekili olarak bildiği halde görüntü kayıtları ile ilgili tutanak tanzim etmediği ve ettirmediği,
* Polis Memuru F.S.: Olay yerindeki ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerini izlediği ancak görüntü kayıtları ile ilgili tutanak tanzim etmediği,
* Komiser A.K. ve Komiser D.A.: Bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere ölen Dorukhan Büyükışık’a ait aracın iç ve dış incelemesi esnasında parmak izi ve biyolojik svap çalısması yapmadıkları ve ölen Dorukhan Büyükışık’ın yakınında bulunan iki adet sigara izmariti ve sigara paketini biyolojik inceleme yapılmak üzere muhafaza altına almadıkları,
* Emekli Polis Memuru M.E. ve Polis Memuru D.Ö.Ö.: Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 17 Kasım 2021 tarihli yazı ekinde gönderilen Jandarma Parmak İzi İnceleme Şube Müdürlüğü ile Görüntü İnceleme Kısım Amirliği tarafından düzenlenen Uzmanlık Raporlarında yer alan; … üzerinde iz görülebilen DSC 7959 numaralı fotoğraf üzerinde iyileştirme sonucu yapılan incelemede, belirlenen biri parmak izi, ikisi avuç izi olmak üzere toplam 3 adet izin mukayeseye elverişli olmadığı” şeklindeki tespitlere göre çekimleri tekniğine uygun yakınlıkta ve açılardan yapmayarak gereken özen ve hassasiyeti göstermedikleri ve ölen Dorukhan Büyükışık’ın yakınında bulunan iki adet sigara izmariti ve sigara paketini biyolojik inceleme yapılmak üzere muhafaza altına almadıkları (…)”
Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları sürüyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında dün İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sabah saat 07.00’den itibaren İstanbul ili Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane, Üsküdar ilçelerinde 24 ve Muğla’da 1 adres olmak üzere 25 adreste, 25 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.
Operasyon sırasında adreslerde arama yapılırken, dün aralarında Mabel Matiz (Fatih Karaca), Feyza Civelek, Volkan Bahçekapılı, Onur Tuna, Osman Haktan Canevi, Aslıhan Turanlı, Kübra İmren Siyahdemir, Mehmet Rahşan, Cansu Tekin, Özgür Deniz Cellat, Tarık Tunca Bakır, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu ve Eda Dora gözaltına alındı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Mehmet Rahşan tutuklanmış, Aslıhan Turanlı, Berkay Şahin, Volkan Bahçekapılı, Kübra İmren Siyahdemir, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Cansu Tekin, Hakan Aydın (Blok 3) ve Yaşar Özdaş hakkında “yurt dışı çıkış yasağı” konuldu. Ayrıca, Hakan Aydın ve Yaşar Özdaş hakkında ise “imza atma yükümlülüğü” getirildi.
Soruşturma kapsamında bugün de Türkan Şoray ve Cihan’ın kızları Yağmur Ünal ile Eren Kesimer ve Semiha Bezek de gözaltına alındı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli canlı yayına gönderdiği açıklamada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararına dair CNN Türk’e açıklamada bulundu.
Bahçeli’nin mesajında şu ifadeler yer aldı:
“21 Mayıs 2026 bugün Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK’ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP’de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilecektir; nitekim gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır.
‘KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ KARAR KESİNLEŞİNCEYE KADAR GÖREVE İADE EDİLMİŞTİR’
Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel’in genel başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal sebebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir.”
“Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek; CHP’nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşımak iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır” sözlerini kullanan Bahçeli, “Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş, söz konusu büyük kongre iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada ‘yargı kararını tanımıyoruz’ gibi çıkışlar boşunadır ve gereksizdir. Direnmek yerine Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP’nin kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır” dedi.
Bahçeli “Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak faydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesiyle hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde, aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. Bu çerçevede CHP’de ortak akıl egemen hale gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğine, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel’le görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir” ifadelerini kullandı.
CHP’nin 38’inci Olağan Kurultay iptal kararının ardından mahkeme tarafından atanan yeni yönetiminin ilk icraati aziller oldu.
ANKA’nın edindiği bilgiye göre, istinafın tedbir kararıyla CHP yönetimine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi avukatları Çağlar Çağlayan, Mehmet Can Keysan ve Hazar Kardaş’ı azletti.
‘GÖRÜNEN NİYETLERİ KALMAK’
Kendisi hakkındaki azil kararını değerlendiren Çağlayan, kararın mahkeme tarafından atanan yeni yönetimin ilk işi olduğunu belirterek kararın kendilerine 08.30’da ulaştığını belirtti.
Çağlayan şunları kaydetti:
“Zaten öyle diyorlardı bir süredir. ‘Karar çıkar çıkmaz yapacağımız ilk iş seni göndermek olacak diyorlardı’, öyle de yaptılar. Sabah 08.30’da erkenden, ilk yaptıkları şey üç parti avukatını görevden almak oldu. Bundan sonra yeni bir vekaletle davaya ilişkin başka bir işlem yaparlar mı, göreceğiz. Mahkeme tarafından atanıp görevi aldıktan sonra, böyle bir yetkisi olduğunu düşünüyor belli ki. Bizim ilişik koparma anlamında, avukat olarak ilişiğimizi kesmiş durumda azilnameyle. Ama bizim açımızdan bir disiplin süreci yürütür mü, onu nasıl yapar? Sonuçta orada heyetleri de atadı mahkeme kendine göre. YDK da kurdu. Kendince onlarla bir işlem yapmaya kalkar mı, onu göreceğiz. Biraz bunlar zaman içinde anlayacağımız şeyler. Kendilerini nereye koyuyorlar? Görünen niyetleri kalmak ve devam etmek. Kongreye gitmemek gibi görünüyor. Umarım bu yanlıştan dönerler.”
Mersin’in Tarsus ilçesinde M.Ö.’nün (17) pompalı tüfekle ateş açtığı restoranda yaralanan 8 kişi ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
DHA’nın haberine göre; yaralılardan Yusuf Oktay ile Abdullah Koca da yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Böylece, restoran sahiplerinden Sabri Pan ve çalışan Ahmet Ercan Can’ın hayatını kaybettiği olayda ölü sayısı 4’e yükseldi.
Çoban olduğu belirtilen Yusuf Oktay’ın saldırı sırasında restoranın yakınlarında hayvan otlattığı öğrenildi. Oktay ile Koca’nın cansız bedenleri otopsi için morga kaldırıldı.
Ölenlerin yakınları hastane önüne gelerek ağıt yaktı. Jandarma ve polis ekipleri, olay yerinde ve hastanede geniş güvenlik önlemi alırken, kaçan şüphelinin yakalanmasına yönelik hem havadan hem karadan çalışmalar devam ediyor.
Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Erek Mahallesi’nde köy meralarının beton santrali ve belediye hizmet alanı yapılmasına ilişkin tahsis amacı değişikliği tartışma konusu oldu.
Erbaa Belediyesi’nin başvurusu üzerine Tokat İl Mera Komisyonu, toplam 72 bin metrekareyi aşan mera alanının “hizmet alanı ve rekreasyon alanı” yapılması amacıyla tahsis amacını değiştirdi. Karar, Tokat Valiliği’nin 29 Şubat 2024 tarihli oluru ile onaylandı.
Köylüler ve davacılar, mera alanlarının fiilen beton santrali faaliyetleri için kullanıldığını, kararın kamu yararı değil özel şirket yararı gözetilerek alındığını belirterek işlemin iptali için dava açtı. Dava dosyasında, söz konusu alanlarla ilgili daha önce “el atmanın önlenmesi ve yıkım” davası açıldığı, tahliye süreci devam ederken mera vasfının değiştirilmesiyle hukuki sürecin etkisiz bırakılmaya çalışıldığı vurgulandı.
Tokat İdare Mahkemesi ilk aşamada işlemin yürütmesini durdurdu. Ancak Tokat Valiliği’nin itirazı üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı. Mahkeme, tahsis amacı değişikliğinin “kamu yatırımı” kapsamında değerlendirildiğini belirtti.
BETON SANTRALİ KEŞİF SIRASINDA ÇALIŞIYORDU
Dava kapsamında bugün bölgede yeniden keşif yapılırken, köylülerle birlikte alana gelen heyet incelemelerde bulundu.
Keşif sırasında beton santralinin faaliyetlerine devam ettiği görüldü.
‘BUNUN NEYİNİ SAVUNACAKSINIZ?’
Direnişin gönüllülerinden olan Alevi Bektaşi Araştırmaları Bilim Uzmanı Melike Tepecik, keşif sırasında yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Bu hikayenin arkasında kim var? AKP var. Şirketin arkasında kim var? AKP var. Allah ile kandıran parti. Peki kendi kendilerine yetmediklerinde arkalarına kimi almışlar? MHP’nin belediye başkanını almışlar. Hakim ‘Belediyeye tahsis ettiğimiz alanı görmeye geldik, belediye nerede?’ diye soruyor. Valiliğin avukatı ‘Biz burayı belediyeye tahsis ettik. Rekreasyon alanı yapsın diye. Bize beton falan var demediler. Bizi kandırdılar’ diyor. Ama belediyenin avukatı diyor ki; bilirkişi heyetinden çıkacak rapordan sonra savunmamızı yapacağız. Bunun neyini savunacaksınız siz?
‘MERAYI, SUYU, VATANI KORUYORUZ’
Erbaalı’ya buradan su gidiyor. Diyorlar ki Alacabal’daki yüzey suyuna çamur karıştığı için çeşmelerimizden çamur akıyor. Çok fazla yağmur yağınca suya çamur karıştığına inanıyorsunuz da buradaki beton şerbetinin su depolarına sızdığına niye inanmıyorsunuz? Biraz önce gördük zaten kahverengi suyu! Ben bunu hakim beye de ifade ettim.
Buradaki su depoları, Tepeşehir’deki su deposuna basıyor pompalarla. O su deposunun altında da bağlantılar var. Alacabal suyuyla da bağlantılar var. Yani netice itibariyle şehrin yüzde 60’ının su kaynağı burası. Şehrin yüzde 60’ının suyuna beton şerbetini karıştırıyorsunuz. Biz merayı koruyoruz, suyu koruyoruz, vatanı koruyoruz!”
‘MERA ALANI ÖZEL ŞİRKET YARARINA TAHSİS EDİLDİ’
Köylüler adına davayı takip eden Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) Genel Başkan Yardımcısı, Avukat İsmail Hakkı Atal, mera alanlarının hukuka aykırı şekilde özel şirket yararına tahsis edildiğini vurguladı.
Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Erek Mahallesi’nde köy meralarının beton santrali ve belediye hizmet alanı yapılmasına ilişkin tahsis amacı değişikliği tartışma konusu oldu.
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002’de Ankara’daki evinin önünde öldürülmesine ilişkin 10 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Duruşmaya, başka davadan hükümlü olan sanık Nuri Gökhan Bozkır ile Enver Altaylı bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.
Tutuksuz sanıklardan Mehmet Narin’in vareste tutulduğu duruşmaya, tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile taraf avukatları katıldı.
Sanık Enver Altaylı, sadece arkadaşı olduğu için dosya dahil edildiğini iddia ettiği firari sanıklardan Serhat Ilıcak’ın 2 gün önce hayatını kaybettiğini belirterek “Soruşturma savcısını Allah’a havale ediyorum. Adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istiyorum” dedi.
Sanıkların tamamı, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve yürütülen soruşturmanın akıbetinin beklenmesini talep etti. Sanık avukatları da aynı yönde beyanda bulundu.
Mahkeme ara kararında, sanıklar hakkındaki mevcut hallerinin devamına ve dosyadaki eksik hususların tamamlanmasına karar vererek, duruşmayı 14 Ekim’e bıraktı. (ANKA)
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık hazır bulundu. Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya katıldı.
Duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, mütalaanın yazılı olarak dosyaya sunulacağını ve gün içerisinde UYAP sistemine yükleneceğini belirtti.
104 SAYFALIK MÜTALAA
Mütalaanın toplam 104 sayfadan oluştuğunu belirten Savcı, esasa ilişkin mütalaanın 9 sayfalık özet bölümünü okudu.
“Aziz İhsan Aktaş’ın akrabaları üzerinden kurduğu ileri sürülen ihale sistemiyle özellikle Beşiktaş Belediyesi’nden çok sayıda ihale aldığı” belirtilen mütalaada, Rıza Akpolat’ın elde ettiği öne sürülen haksız kazançların da akrabaları üzerinden “resmileştirildiği” iddia edildi.
4 KİŞİNİN TAHLİYESİ İSTENDİ
Sanıklar yönünden her bir eylem bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılan mütalaada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger, Oya Tekin’in eşi Celal Tekin’in tutukluluk hallerinin devamını talep edildi. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alı Rıza Yılmaz, Rıza Akpolat’ın eniştesi Burak Kangal, Rıza Akpolat’ın kayınbiraderi Kazım Gökhan Yankılıç, Rıza Akpolat’ın arkadaşı Rabil Artan’ın ise tahliyesi istendi.
TUTUKLULUĞA İLİŞKİN ARA KARAR KURULACAK
Mahkeme Başkanı, mütalaanın okunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verildiğini açıkladı. Başkan, aranın ardından tutuklu sanıkların avukatlarının tutukluluğa ilişkin beyanlarının alınacağını belirtti.
Mahkeme Başkanı ayrıca, gün içerisindeki duruşma akışının elvermesi halinde tutukluluk durumlarına ilişkin ara karar kurulacağını söyledi.
Bir sonraki celsenin 15 Haziran 2026 tarihinde başlamasının planlandığını ifade eden Mahkeme Başkanı, söz konusu oturumun “karar duruşması” olarak değerlendirildiğini kaydetti. (ANKA)
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, sosyal medya üzerinden çarpıcı bir video paylaştı.
AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy ve eşinin bir tapu davası sürecinde mahkemeye sunduğu “fakirlik ilmühaberi”ne dikkat çeken Akdoğan, olayı “çeyrek yüzyıllık bir çürümüşlüğün göstergesi” olarak nitelendirdi.
Akdoğan konu hakkında, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı’nın milletvekilinin eşine ve belgeyi veren kişi hakkında soruşturma başlatıldığını ifade etti.
‘MİLLETVEKİLİ EŞİNE BU BELGEYİ ALDIRMAYA TENEZZÜL EDİYOR’
Akdoğan, açıklamasında şunları anlattı:
“Büyük bir skandal, akıl alır gibi değil! AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, karısına muhtarlıktan ‘fakirlik ilmühaberi’ aldırıyor. Şimdi ‘Nasıl oluyor?’ diyorsunuz değil mi? Bakın mesele şu: AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşi bir tapu davası açacak. Tapu davası nasıl açılıyor? Gidiyorsunuz mahkemeye, bir harç yatırıyorsunuz, bir vergi ödüyorsunuz.
Ödemeyebilir misiniz? Bunun bir koşulu var; yoksulsanız, sizin hakkınızı korumak için devletin size verdiği bir şans bu. Muhtar diyor ki: ‘Bu kişi fakirdir, fakir olduğu için bu ilmühaberi veriyorum. Bunu götürüp dava dosyasına koyarsa harç ödemez mahkemeye.’
İşte tenezzül ediyorlar ve bir milletvekili eşine sırf mahkemeye harç ödememek için bu belgeyi ayarlıyor. Bu belgeyi alıyorlar, götürüp dava dosyasına koyuyorlar. Davalı tarafın avukatı bu fakirlik ilmühaberi fark edince diyor ki: ‘Bu nasıl olur? Davacı olan hanımefendinin kocası milletvekili. Bir milletvekili devletine vergi ödeyemeyecek, o mahkemeye harç veremeyecek durumda mı?’ diyor.
‘BAŞSAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATIYOR’
Bu sefer konu tabii mahkemede gündem yapılıyor. Mahkeme bu sefer konuyu Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına aksettiriyor. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı hem bu belgeyi veren kişiyle ilgili hem bu belgeyi alan milletvekilinin eşiyle ilgili soruşturma başlatıyor.
Bakın burada mesele şu:
Nasıl oluyor da bir milletvekili ‘Ben acz içindeyim, ben fakirim’ diyerek karısına bu belgeyi alıyor, bu belgeyi almaya tenezzül ediyor?
Nasıl oluyor da biri bu belgeyi verebiliyor?
Nasıl oluyor da bizim başımızda uçan kuşun kanadındaki bite kadar takip edenler ve haber yapanlar, biz bu meseleyi gündeme getirene kadar bu meseleyi gündeme hiç getirmiyor?
Bakın bu nedir biliyor musunuz? Bu AK Parti iktidarının çeyrek yüzyıllık çürümüşlüğünün parçalarından yalnızca bir tanesidir. Bir milletvekilinin karısına devlete vergi vermemek için fakirlik ilmühaberi almaya tenezzül etmesi, AK Parti’nin çürümüşlüğünün göstergesidir.
‘DERHAL İSTİFA ETMELİ’
Şimdi yapılması gereken şey şu:
Hiç iktidardan korkmadan, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığında bu işin peşine düşen onurlu isimler bu işi devam ettirmeli.
AK Partili milletvekilleri aralarında böyle tenezzül eden bir milletvekilinin olduğunu bilmeli.
AK Parti derhal bu kişiyi ihraç etmeli.
Hüseyin Altınsoy, bu çağrı da sana: Sen de derhal milletvekilliğinden istifa etmelisin.
Sayın Cumhurbaşkanı; AK Parti’nin Genel Başkanıdır. AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla partisinde böyle bir isim olduğunu ve partisinde buna benzer çokça olaylar olduğunu bilmelidir, müdahale etmelidir. Sayın Meclis Başkanımız; lütfen biliniz, bu isimler parlamentoya yakışmamaktadır ve Hüseyin Altınsoy gereğini yapmalıdır.”
Nasıl oluyor da bir milletvekili tenezzül edip eşine fakirlik ilmühaberi alıyor? pic.twitter.com/XvSxMgDp3E
Tutuklanan sosyal medya içerik üreticisi “Testo Taylan” lakaplı Taylan Özgüç Danyıldız, hakkında tahliye kararı verildi.
Sözcü’de yer alan habere göre, 2 aydır cezaevinde bulunan Danyıldız bugün ilk kez hakim karşısına çıktı ve mahkeme Danyıldız hakkında tahliye kararı verdi.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Danyıldız hakkında sosyal medya hesabında paylaştığı bir video sonrası “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” ve “Müstehcenlik” suçlamalarıyla soruşturma başlatılmıştı.
Danyıldız, sosyal medya hesabından paylaştığı bir video nedeniyle 18 Mart tarihinde tutuklanmıştı.
Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protesto sonrasında 30 Mart gecesi gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklanmış, daha sonra Muğla Cezaevi’nden Şakran’daki İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmişti.
Milas 3. Asli Ceza Mahkemesi, 41 gündür cezaevinde bulunan Esra Işık hakkında yurt dışına çıkma yasağı adli kontrolüyle, tahliye kararı verdi.
CHP MYK, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk etti.
CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Emre, Köksal’ın kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini şu ifadelerle duyurdu:
“Biz yönetim olarak Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiğimizi, tedbirli olarak, buradan duyurmak isterim. Şimdi güle güle nereye giderse gitsin.”
‘PARTİ SUÇU OLDUĞUNA KANAAT GETİRDİK’
Emre ayrıca, “Biz MYK toplantısına başlamadan evvel bu konuyu konuştuk ve kendisinin genel başkanımızın dahil hiçbir telefona çıkmaması, hiçbir habere cevap vermemesi bütün bunlar karşısında bunun bir parti suçu olduğuna kanaat getirdik. Partimize üye olup olmadığına da baktık – öyle ya istifa etmiş mi etmemiş kaydına – üye olarak görünüyordu. O nedenle bu işlemi biz gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
CHP’li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AKP’ye geçeceği iddiaları gündeme geldi. İddiaların ardından Köksal’a yakınlığı ile bilinen Merkez İlçe Başkanı Murat Albayrak görevden alındı.
Parti yöneticileri Köksal’a ulaşamadığını belirtirken CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, “Maalesef belediye başkanımız siyasi baskılara boyun eğmiş, maalesef direnememiştir. Direnen belediye başkanlarımız gibi o dirayeti gösterememiştir” ifadelerini kullanmıştı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçen hafta yaklaşık yarım saat süren bir telefon görüşmesi yaptığı iddiasına yönelik açıklama yaptı.
Dervişoğlu, Nefes’e yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüştüğüme dair iddialar yalandan ibaret” ifadelerini kullandı.
İDDİALAR NEYDİ?
Konuyla ilgili ortaya atılan iddialarda görüşmede Erdoğan’ın, “CHP’nin domine ettiği muhalefet gündeminden uzak kaldığı için Dervişoğlu’na teşekkür ettiği” ve Dervişoğlu’nun da Erdoğan’a “ülkenin istikrarı için elini taşın altına koymaktan çekinmeyeceğini” söylediği ileri sürüldü.
Söz konusu paylaşımlarda iki liderin temaslarını sürdürme konusunda karşılıklı mesaj verdiği de iddia edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize Güneysu’dan hemşehrisi olduğu öğrenilen Zikrullah Erdoğan’ın 2013 yılında yaptığı bir paylaşım ise gündem olmuştu.
Zikrullah Erdoğan’ın 2013 tarihli paylaşımında “Dayım canımdır :) T. Erdoğan” ifadelerini kullandığı görülmüştü.
‘TSK’YA BÜYÜK ZARAR VERECEK’
Söz konusu gelişmelerin ardından CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen’den açıklama geldi.
Öztürkmen, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine hemşehrisi Zikrullah Erdoğan’ı atadı. Diyarbakır’ın Çınar Kaymakamı olan Zikrullah Erdoğan sadece 33 yaşında ve Rize Güneysulu. Zikrullah Erdoğan bu atamayla makam karşılığı Tümgeneral rütbesi almış oldu.
Bir subay, Türk ordusuna vereceği yaklaşık 37 yıllık emeğin sonunda 51-52 yaşında tümgeneral olabiliyor. Üstelik görev süresi boyunca takım, bölük, tabur, alay, tugay komutanlıkları yapması, operasyon bölgelerinde görev alması yani TSK’nın hemen her kademesinde emek vermesi gerekiyor.
Zikrullah Erdoğan ise çalışma hayatına Halkbank’ta başlıyor. Ardından girdiği kaymakamlık sınavı sonucunda kaymakam oluyor ve 2020-2026 yılları arasında bu görevi yapıyor. Zikrullah Erdoğan’ın tüm CV’si bu! “Dayım” diye hitap ettiği Tayyip Erdoğan’ın bir imzasıyla MSB’nin en kritik genel müdürlüğünün başına oturuyor!
Zikrullah Erdoğan’ın başına getirildiği Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, MSB teşkilat şeması içinde çok kritik bir konumda. TSK’nın tüm mal ve hizmet alımlarını bu genel müdürlük yapıyor. Burası adeta TSK’nın kasası! Dev bir cari bütçe, milyarlık ihaleler bu müdürlükçe planlanıyor ve yönetiliyor. Görüştüğümüz askeri uzmanlar burayı yönetebilmek için TSK’yı çok iyi tanımak ve iyi yetişmiş olmak gerektiğinin altını çiziyor. Sivil yöneticilerin de tedarik mevzuatına hakim, kıdemli ve tecrübeli bürokratlardan seçilmesi gerekiyor. Çünkü bir ordunun savaşma gücünün en belirleyici unsurunun başında tedarik ve lojistik imkânları profesyonelce yönetebilme kabiliyeti geliyor.
Zikrullah Erdoğan ise haliyle bütün bunlardan bihaber! Tedarikin T’sinden habersiz. Sadece bu alanda değil kendi alanıyla ilgili bile şüpheler var. Çünkü 2017’de girdiği kaymakamlık sınavının yazılı kısmında 81 puan alıyor. Ancak girdiği mülakatta çok maharetli olduğu anlaşılıyor olsa gerek 99,3 puan verilerek 3’üncü sıradan kazandırılıyor! 37 kişilik kaymakam adaylığı listesinde yazılı puanıyla sondan 8’inci sırada olmasına rağmen mülakata aldığı tam puana yakın puanla kaymakamlığın yolu açılıyor. Yazılıda 100 tam puan almış olan bir aday bile Erdoğan’ın gerisinde ancak 6’ncı sıradan kazanabiliyor!
MSB teşkilat şemasına göre Zikrullah Erdoğan’ın başına getirildiği bu genel müdürlüğün altında 2 genel müdür yardımcılığı, 6 daire başkanlığı ve 3 şube müdürlüğü bulunuyor. Silah, Araç ve Sistem Tedarik Daire Başkanlığı, Uluslararası Tedarik Daire Başkanlığı, Ana Malzeme Tedarik Daire Başkanlığı ve İhale Şube Müdürlüğü bu kritik birimlerden sadece birkaçı.
Bu durum sadece bir liyakat sorunu değil. Aynı zamanda TSK’ya büyük zarar verecek hiyerarşik de bir sorun. Çünkü paraşütle tümgeneral yapılan bir kaymakamın altındaki daire başkanlıkları ve şube müdürlüklerinde albaylar, yarbaylar ve tuğgeneraller bulunuyor. Zikrullah Erdoğan, bir gecede subaylarımızın 30 yıllık emeklerinin önüne geçiyor ve onların “komutanı” oluyor! Silahlı Kuvvetler’in özünü oluşturan bin yıllık disiplin geleneği, hiyerarşi ve askeri teamüller yerle bir ediliyor.
’44 YILLIK CEFALI BİR YOL’
Peki Zikrullah Erdoğan’ın bir gecede Cumhurbaşkanı’nın tek imzasıyla geldiği “Tümgeneral” konumuna gerçek bir Türk subayı nasıl geliyor? Gelin gerçek bir örnekle bakalım.
Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş…
1970’te başladığı İzmir Hava Lisesi’nden 1973’te mezun oluyor.
30 Ağustos 1976’te Hava Harp Okulu’nu,1988 yılında Hava Harp Akademisi’ni, 1992’de Silahlı Kuvvetler Akademisi’ni bitirip kurmay albay oluyor.
Bandırma ve Merzifon Ana Jet Üs Komutanlıkları ile Hava Kuvvetleri Karargahı dahil çok sayıda birlik ve uçuş filosunda görev yapıyor.
1995-1996 yıllarında 3’ncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda 133’ncü Filo Komutanı, “Kardak Krizi” sonrası 1996-1999 yılları arasında Atina Hava Ataşesi, 1999-2001 arasında 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı Diyarbakır Harekat Başkanı, 2001-2003 tarihleri arasında 6’ncı Ana Jet Üs Komutanlığı Bandırma Harekat Komutanı olarak görev yapıyor.
Karataş 30 Ağustos 2003 tarihinde Tuğgeneralliğe terfi ediyor.
“Çuval Olayı” sonrası ABD’ye gönderilen Karataş, 2003-2005 arasında Washington Silahlı Kuvvetler ve Hava Ataşesi olarak görev yapıyor.
Ardından 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı Diyarbakır Kurmay Başkanı ve 8’inci Ana Jet Üs Komutanı olarak görev yapan Karataş, 30 Ağustos 2007 tarihinde Tümgeneralliğe terfi ediyor. Karataş Tümgeneral olduğunda 51 yaşında… Askeri liseye başladığı 1970 yılından hesaplayınca TSK hayatının 37. yılında Tümgeneral oluyor!
Ardından İzmir’de Hava Eğitim Komutan Yardımcısı olan Karataş, 2007-2010 arasında Ankara’da Müsteşar Teknoloji ve Koordinasyon Yardımcısı/Milli Silahlanma Direktörü, yine aynı şekilde NATO nezdinde Türkiye’yi temsilen Milli Silahlanma Direktörü olarak görev yapıyor.
16 Ağustos 2010 tarihinde Diyarbakır’daki 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı’na Komutan Yardımcısı olarak atanıyor. Karataş bu görevi yürütürken 3 Ekim 2011 tarihinde FETÖ’nün Balyoz kumpasıyla tutuklanıyor ve Hasdal, Hadımköy ve Silivri Cezaevlerinde 33 ay esir ediliyor.
Yüksek Askeri Şura kararları sonucu, 30 Ağustos 2012 tarihinde tutukluyken TSK’dan tasfiye edilen Tümgeneral Karataş, 19 Haziran 2014’te Balyoz kumpasının çökmesiyle serbest kalıyor.
Karataş, subaylık dönemi boyunca F-100, F-5, F-104, F-16, savaş uçakları dahil çeşitli tip uçaklarda uçuyor ve uçuş öğretmenliği yapıyor.
44 yıllık cefalı bir yol… Tarif edilemeyecek bir emek ve vatan aşkı. Üstüne Balyoz’la “Mustafa Kemal’in askeri” olmanın bedeli! İşte gerçek Türk subayları böyle Tümgeneral oluyor!
Düşmanın Türk Ordusu’na yapamayacağını kendi eliyle yapan bir iktidarla karşı karşıyayız. AKP’nin 24 yıllık iktidar dönemi aynı zamanda Türk Ordusu’na darbe dönemi oldu.
“Vesayetten kurtulacağız” diyerek FETÖ’yle işbirliği yaptınız. Birlikte milli orduya kumpas kurdunuz, binlerce birikimli subayı tasfiye ettiniz, cezaevlerinde süründürdünüz! Sonu 15 Temmuz oldu. Yetmedi askeri liseleri kapattınız, askeri hastaneleri dağıttınız. Askeri alanları peşkeş çektiniz! “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyen teğmenleri ordudan atmaya başladınız! Son noktada torpilli yandaşları bir gece “tümgeneral” yapıyorsunuz. Yeter artık, çekin elinizi Türk Ordusu’nun ve Türk subayının üstünden!”
ZİKRULLAH ERDOĞAN HAKKINDA BİLİNENLER
Çınar Kaymakamı Zikrullah ERDOĞAN, 1993 yılında Rize Güneysu’da doğdu. Kaymakam ERDOĞAN, ilk ve orta öğrenimini Rize’de tamamlayarak 2016 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Aynı yıl, İstanbul Üniversitesi çift anadal programı kapsamında Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü tamamladı.
Üniversite öğrenimi boyunca çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptı. Bir yıl süreyle Halk Bankası’nda görev yaptıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak, Mülki İdare Amirliği mesleğine başladı.
Rize Valiliği’nde il merkez stajını, Kırklareli/Pınarhisar ilçesinde Kaymakam refiklik stajını tamamladı. Aksaray/Ağaçören ilçesinde Kaymakam Vekili olarak görev yaptı. Edirne’de mülkiye müfettişi refakatinde teftiş stajını yerine getirdi. Yurtdışı stajı kapsamında İngiltere/Sheffield Üniversitesi’nde dil eğitimi aldı.
106.Dönem Kaymakamlık Kursunun ardından 2020-2022 yılları arasında Isparta-Uluborlu ve 2022-2024 yılları arasında Şanlıurfa Halfeti Kaymakamı olarak görev yapan Zikrullah ERDOĞAN, 01.07.2024 tarih ve 2024/187 sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama Kararnamesi ile İlçemiz Kaymakamlığına atanmış olup, 27.07.2024 tarihinde ilçemizdeki görevine başlamıştır.
“Casusluk” suçlamasıyla 4 Temmuz 2025’te tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Hüseyin Gün’ün iddiaları üzerine açılan davanın ilk duruşması, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan 4 no’lu duruşma salonunda görülüyor.
Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle girişte jandarma, izleyiciler, avukatlar ve basın mensupları arasında tartışmalar yaşandı.
İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve Gün jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi. Bu sırada Yanardağ, “Amerikancı bir iktidar var. Emperyalizmin işbirlikçileri yurtseverleri casuslıkla suçluyor” diye izleyici kısmına seslendi.
HÜSEYİN GÜN SAVUNMA YAPTI
Mahkeme Başkanı, ilk olarak Hüseyin Gün’ün savunmasıyla başlanacağını söyledi. Duruşmada, kimlik tespitinin ardından Gün’ün, savunmasına başladı.
Gün’ün savunmasından öne çıkanlar şöyle:
“Hakkımdaki süreç, 2 Mart 2025 tarihinde 112 Acil Çarı Merkezi’ne yapılan bir ihbarla başladı. Bu ihbar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından 2025/5759 değişik iş numarasıyla yakalama kararı çıkarıldı.
Oysa ben bu süreçten tamamen habersizdim. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapay zekâ fabrikası kurulmasına ilişkin çalışmalar yürütüyordum. 30 Haziran 2025 tarihinde Türkiye’ye döndüğümde, İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındım. Gözaltı sırasında cep telefonuma ve dizüstü bilgisayarıma el konuldu. Dijital materyallerimin tüm şifrelerini kendi rızamla kolluk kuvvetlerine teslim ettim. Çünkü kendimden emindim. Casus değilim.
Gözaltı sürem üç kez uzatıldı. İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerim 4 Temmuz 2025 günü sabah 06.30’da tamamlandıktan sonra tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildim. Ardından İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından TCK 328/1 kapsamında ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçlamasıyla tutuklandım. Soruşturma devam ederken dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde; Sayın Ekrem İmamoğlu ile rahmetli annem Meral Hanım’ın bulunduğu bir fotoğraf ve birkaç mesaj nedeniyle bu kez ‘İmamoğlu suç örgütü yöneticiliği’ iddiasıyla yürütülen 2025/48620 sayılı soruşturmaya dahil edildim.
24 Ekim 2025 sabahı Silivri Cezaevi’ndeki hücremden alınarak yeniden İstanbul TEM’e götürüldüm. 25 Ekim akşamı başlayan ifadem, ertesi gün sabah 10.50’ye kadar sürdü. Bu kapsamda verdiğim ifade sonrasında savcılık tarafından serbest bırakıldım. Bu dosya halen İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmektedir.
‘CASUSLUK’ İDDİASINI REDDETTİ
Bugün huzurunuzdaki yargılamaya dayanak yapılan 4 Şubat 2026 tarihli iddianamede, TCK 328/1 kapsamında devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin ettiğim ileri sürülmektedir. Bu iddiaların tamamı mesnetsizdir.
Ben hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği açısından gizli kalması gereken herhangi bir bilgiyi casusluk amacıyla temin etmedim. Böyle bir teşebbüste de bulunmadım. Kimseyle de paylaşmadım. Nitekim ikinci ifademde de bu yönde tek bir ikrarım bulunmamaktadır. Çünkü ben ülkeme karşı casusluk yapmadım. Ayrıca kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan bir insan, başka birine casusluk iftirası atmaz.
Bu soruşturmanın temelinde; uyuşturucu ve yasa dışı bahis bağımlılığı bulunan muhbir Ümit Deniz Alaçak’ın geçmişe dayalı husumeti ve kıskançlığı vardır. Öz yeğeninin beni kendisine rol model olarak göstermesinden rahatsızlık duyduğu açıktır. Tüm suçlamalar bu kişisel husumetin ürünüdür. İddianame incelendiğinde, devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken hangi bilgiyi temin ettiğime, bunu kime aktardığıma ya da hangi istihbarat görevlisiyle ne şekilde paylaştığıma ilişkin tek bir somut delilin bulunmadığı görülecektir.
Telefonumda kayıtlı yabancı devlet adamları, siyasetçiler, bürokratlar, emekli askerler veya istihbarat mensuplarıyla yaptığım görüşmeler suçlama konusu yapılmıştır. Oysa benim uluslararası iş hayatım ve geçmiş kariyerim dikkate alındığında bu ilişkiler hayatın olağan akışı içerisindedir.
Ben uzun yıllardır dünyanın farklı bölgelerinde yatırım yapan bir iş insanıyım. Eğitimimi İngiltere’de tamamladım. Londra Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden onur derecesiyle mezun oldum. Meslek hayatıma Cenevre’de petrol ticareti alanında başladım. Daha sonra Merrill Lynch’in Londra şubesinde yatırım uzmanı ve başkan yardımcısı olarak görev yaptım. Ardından Crédit Agricole’de kıdemli başkan yardımcılığı görevinde bulundum.
Daha sonra kendi sermayemle enerji, doğal kaynaklar ve finans sektörlerinde yatırımlar yaptım. Londra merkezli Avicenna Capital şirketini kurdum. Siyasetin ve özellikle Anglo-Sakson siyasetinin nasıl şekillendiğini anlamaya duyduğum ilgi nedeniyle çeşitli düşünce kuruluşlarında da faaliyet yürüttüm. Bu nedenle uluslararası çevrelerle ilişki içerisinde olmam son derece doğaldır.
Hele ki 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına yurt dışında yürütülen diplomatik ve siyasi temaslar dikkate alındığında, iddianamede adı geçen kişilerle görüşmüş olmamın hayatın olağan akışına aykırı hiçbir yönü yoktur.”
FUAT OKTAY’IN İSMİNİ VERDİ
Diğer taraftan iddianamede eklerindeki yazışmalarda sayın mahkemenizce yaptırılan Türkçe tercümelere bakıldığında, İstanbul TEM’de ve Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgum sırasında ayrıntılı biçimde belirttiğim üzere 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda bilhassa Avrupa ve Amerika’da firari olan önde gelen FETÖ’cülerin açık kimliklerini, adreslerini, oradaki ilişki ağlarını, mal varlıklarını Türkiye’den çalınan, tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla tespit edilebilmektedir.
Nitekim emniyet güçlerinin el koyduğu cep telefonumda avukatıma teslim edilen imajında da imajına bakıldığında yetki belgesinin ekimde, ekim 2016 yani darbenin sıcak günlerinde, 1 Mayıs 2017’ye kadar geçerli olan tam yetki, full yetki, dönemin 2016-2018 yılları arasında dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve 2018-2023 yılları arasında ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Fuat Oktay tarafından Trident ve GPlus şirketlerine ülke ilişkileri ve tanıtımı yönlendirme, yönetme ve idare etme konusunda Türk devleti adına tam yetkiye haiz olduğu açıkça görülmektedir ve avukatım da size bu yetki belgesinin kopyasını ve resmi tercüman Türkçe tercümesini de size takdim edecek.”
İDDİANAMEDE NELER VAR?
“Casusluk” iddianamesinde, “dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı, Ekrem İmamoğlu’nun vatandaşların kişisel bilgilerini, mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktardığı, bu durumdan siyasi olarak menfaat edinme gayesinde bulunduğu” iddia ediliyor.
İddianamede, “Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanı olması akabinde mensubu olduğu başta CHP’yi ele geçirerek Cumhurbaşkanı adayı olma yolunu açmak amacıyla faaliyetlerde bulunulduğu” da belirtiliyor. (ANKA)
Saadet Partisi’nin 2024 tarihinde yapılan 9. Olağan Büyük Kongresi’nde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla dava açılmış ve parti yönetimine kayyum atanması talep edilmişti.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının desteğiyle Eskişehir merkezli 33 ilde “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan gelirlerin aklanması” suçları kapsamında eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyon kapsamında 135 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Şüphelilerin söz konusu suçlardan 8,7 milyar lira gelir elde ettikleri, bunun 1,2 milyar liralık işlem hacminin 8 ayrı şirket üzerinden gerçekleştiği belirlendi.
Operasyonda çok sayıda dijital materyale ve banka kartlarına el konuldu.
Şüpheliler hakkında arama, yakalama ve gözaltı işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. (AA)
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için başvuran Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek, dün Döşemealtı ilçesindeki Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nden alınarak Antalya Adliyesi’ne getirildi.
Soruşturma çerçevesinde ilk olarak Mustafa Gökhan Böcek’in ifadesi alınırken, ardından Muhittin Böcek savcılık makamına ifade verdi.
İfade sürecinde dosyada yer alan iddialar, deliller ve soruşturma kapsamındaki çeşitli hususlara ilişkin sorular yöneltildiği öğrenildi. (AA)
Beşiktaş’ta, İsrail Başkonsolosluğu’nun bulunduğu Yapı Kredi Plaza önündeki polis noktasına yönelik saldırıya ilişkin gözaltına alınanların sayısı 10’a yükseldi.
İstanbul’da Şişli-Mecidiyeköy istasyonunda bir kişi intihar girişiminde bulundu.
Yaşanan acı olaya ilişkin Metro İstanbul’dan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı Şişli-Mecidiyeköy istasyonunda bir yolcumuzun intihar girişiminde bulunması nedeniyle seferler gecikmeli olarak yapılmaktadır.”
#MetroDuyuru#M2
M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı Şişli-Mecidiyeköy istasyonunda bir yolcumuzun intihar girişiminde bulunması nedeniyle seferler gecikmeli olarak yapılmaktadır.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, AKP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Her Mahallesiyle Her Hikâyesiyle İstanbul” programına katıldı.
Turan, buradaki konuşmasında makamların kişisel ve ailevi çıkarlar için kullanılmasını eleştirdi. Çanakkale’de milletvekili adayı olduğu dönemde muhtar olan amcasına görevi bırakmasını söylediğini belirten Turan, “’Bir ilde vekilin amcası muhtar olmaz’ dedim. Beni dinledi ve muhtarlığı bıraktı” ifadelerini kullandı.
“Adam il başkanı, kardeşi il müdürü; olmaz. Adam milletvekili, yeğeni bilmem ne temsilcisi; olmaz. Kızıyor insanlar buna” diyen Turan, “Tırnaklarımızla geldiğimiz bir yapıyı, teşkilatı bozmayalım, yormayalım. Bir adamın nefsi için Erdoğan’ı yormayalım” şeklinde konuştu.
‘ŞAHSİ MESELELERİMİZ İÇİN PARTİMİZİ ÜZMEYELİM’
Partide hem kamuda hem de parti kademelerinde görev talep edenlere ilişkin de konuşan Turan, “Hem kamuda çalışıp hem partide görev almak bizim prensiplerimizde var mı? Kendi şahsi meselelerimiz için partimizi üzmeyelim” dedi.
Turan, konuşmasının sonunda “2002 ruhu” vurgusu yaparak şunları söyledi:
“Çare belli: 2002 ruhu. Giyineceğimiz elbise, takınacağımız tavır 2002 tavrı. Anadolu’nun kalbinde Erdoğan hâlâ var. Erdoğan bizim meselemizin tam göbeğinde. Toparlanın, gitmiyoruz. Rüzgar sert eserse bırak söğüt ağacı düşünsün; çınara bir şey olmaz.”
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, sosyal medyada yer alan İran seferlerinin iptal edildiği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.
Üstün, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, herhangi bir sefer iptalinin bulunmadığını ifade etti.
Üstün, yaptığı açıklamada, “İran ile ilgili olarak sosyal medyada yer alan sefer iptali iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Herhangi bir sefer iptalimiz yoktur. Gündüz şartlarında icra edilen seferlerimiz planlandığı şekilde devam etmektedir” dedi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 28 Şubat hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre yurdun kuzey, iç ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın kuzeydoğusu, İç Anadolu’nun doğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Batman ve Siirt’in güneyi ile Mardin’in doğu ilçelerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların genellikle karla karışık yağmur ve kar, kıyı kesimlerde yağmur şeklinde olmak üzere bu sabah saatlerinde Samsun ve Ordu çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor.
Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunuyor.
Sıcaklıkların yurt genelinde mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ve Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı yer yer çok bulutlu, bölgenin kuzeydoğusunun yağmurlu, yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yarın sabah saatlerinde doğusunda yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
EDİRNE °C, 12°C
Parçalı bulutlu
İSTANBUL °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğusu yağmurlu
KIRKLARELİ °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
KOCAELİ °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu
EGE
Az bulutlu, iç kesimleri parçalı, yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 4°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
DENİZLİ °C, 10°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
İZMİR °C, 13°C
Az bulutlu
MANİSA °C, 11°C
Parçalı bulutlu
AKDENİZ
Parçalı, yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Batı Akdeniz’in iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 16°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
ANTALYA °C, 18°C
Parçalı bulutlu
HATAY °C, 14°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
MERSİN °C, 16°C
Parçalı, yer yer çok bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayının görüleceği tahmin ediliyor. Yarın sabah saatlerinde batısında yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
ANKARA °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 4°C
Parçalı ve çok bulutlu
KAYSERİ °C, 1°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
KONYA °C, 4°C
Parçalı ve çok bulutlu
BATI KARADENİZ
Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, karla karışık yağmur ve kar, kıyı kesimlerde yağmur şeklinde olması bekleniyor. Rüzgarın kıyı kesimlerde kuzeybatı yönlerden kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Yarın sabah saatlerinde iç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
BOLU °C, 4°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
DÜZCE °C, 7°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
KASTAMONU °C, 3°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
ZONGULDAK °C, 8°C
Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kıyılarda yağmur, iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek yağışların, bu sabah saatlerinde Samsun ve Ordu çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Sabah saatlerinde iç kesimlerde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor. Rüzgarın Orta Karadeniz kıyılarında kuzeybatı yönlerden kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.
AMASYA °C, 4°C
Çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı
SAMSUN °C, 6°C
Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
TOKAT °C, 4°C
Çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı
TRABZON °C, 9°C
Çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DOĞU ANADOLU
Çok bulutlu, kuzey ve doğu kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, -2°C
Çok bulutlu, kar yağışlı
KARS °C, -2°C
Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı
MALATYA °C, 4°C
Çok bulutlu
VAN °C, 2°C
Çok bulutlu, kar yağışlı
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Batman ve Siirt’in güneyi ile Mardin’in doğusunun yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksek kesimlerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 7°C
Parçalı ve çok bulutlu
GAZİANTEP °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
SİİRT °C, 8°C
Çok bulutlu, güneyi yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksek kesimleri kar yağışlı
Bahçelievler ilçesinde Metin Sokak’ta dün akşam saat 22.00 sıralarında silahlı çatışma meydana geldi.
İHA’nın haberine göre, Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığınca yürütülen planlı operasyonda, Bahçelievler’de 3 şüpheli kişinin uyuşturucu madde alışverişi yaptığı tespit edildi. Bölgede konuşlanan Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ekiplerini gören 3 şüpheli, silahlarına davranarak ateş açtı. Çıkan sıcak çatışmada 2 Jandarma personeli yaralandı.
KAÇTIKLARI ARACA ÇOK SAYIDA KURŞUN İSABET ETTİ
Çıkan sıcak çatışma sonrası, 3 şüpheli 34 PT 598 plakalı araçla olay yerinden kaçmaya çalıştı. Jandarma ekipleri aracı sıcak takibe aldı. Şüphelilerin kaçmaya çalıştığı araca çok sayıda kurşun isabet etti. Şüpheli 3 kişi Bağcılar, Kıbrıs Caddesi’nde kaçtıkları araçla kaza yaptı. Şüpheli H.K. (17) ve O.I. Bağcılar İlçe Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri tarafından yakalanırken, üçüncü şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatıldı.
Yakalanan 2 şüpheli, hakkında “Görevli Memura Mukavemet”, “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” ve “Kasten Öldürmeye Teşebbüs” suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
BAKAN GÜRLEK’TEN AÇIKLAMA
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyon sırasında jandarmaya ateş açılmasına ilişkin sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“İstanbul’da uyuşturucuyla mücadele operasyonu esnasında kahraman jandarmamıza ateş açılması, devletimizin hukuk içinde sürdürdüğü kararlı mücadeleye yöneltilmiş açık bir saldırıdır. Görevi başındaki kamu görevlisine silah çekenler, adalet önünde hesap verecek; vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği her şart altında kararlılıkla korunacaktır. Uyuşturucuya, silahlı suç örgütlerine ve gençlerimizi hedef alan her türlü karanlık yapıya karşı mücadelemiz kesintisiz ve tavizsiz biçimde sürecektir. Bu vesileyle yaralanan Jandarma Uzman Çavuşumuza acil şifalar diliyor; Jandarmamızı ve JASAT ekiplerimizi cesaretleri ve fedakârlıkları için yürekten tebrik ediyorum.”
İran’da başkent Tahran’da yüksek enflasyon ve paradaki sert değer kaybı ardından başlayan protestolar önemli şehirlere yayıldı. Milyonlarca insanın sokağa çıktığı protestolar sırasında internetin hükûmet tarafından kesildiği bildirildi. İnsan hakları örgütlerine göre protestolar sırasında en az 48 kişi hayatını kaybederken 14 güvenlik görevlisi de öldü.
ABD Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, “Onları en hassas noktalarından çok sert bir şekilde vuracağız” demiş ve yönetiminin İran’daki durumu dikkatle izlediğini, ABD’nin herhangi bir müdahalesinin “kara birliklerinin konuşlandırılması” anlamına gelmediğini sözlerine eklemişti.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio da İran’da devam eden protestolarla ilgili paylaşımda bulundu. Rubio, X hesabından yaptığı paylaşımda “Amerika Birleşik Devletleri, İran’daki cesur insanları destekliyor,” dedi.
HAMANEY: YIKICI UNSURLARLA MÜCADELE ETMEKTEN KAÇINMAYACAĞIZ
İran’ın dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney, dün yaptığı açıklamalarda “Herkes bilsin ki, İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla kuruldu ve bunu inkar edenlerin karşısında geri adım atmayacaktır” dedi. Hamaney, İran’ın “yıkıcı unsurlarla mücadele etmekten kaçınmayacağını” söylerken İran Ulusal Güvenlik Konseyi de protestocuları “silahlı vandallar” ve “barış ve güvenliği bozanlar” olarak nitelendirerek, onlara karşı “kararlı ve gerekli yasal işlemlerin yapılacağını” söyledi.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) bildirdiğine göre, 28 Aralık’ta başlayan protestolardan bu yana, öldürülen 48 protestocunun yanı sıra 2 bin 277’den fazla kişi de tutuklandı.
Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO), aralarında dokuz çocuğun da bulunduğu en az 51 protestocunun öldürüldüğünü bildirdi.
BRİTANYA, ALMANYA VE FRANSA’DAN ORTAK AÇIKLAMA
Öte yandan Britanya, Almanya ve Fransa liderleri de ortak bir açıklama yaparak “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığı yönündeki haberlerden derin endişe duyduklarını ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınadıklarını” belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “İranlı yetkililerin kendi halkını koruma sorumluluğu vardır ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğüne ve barışçıl toplanmaya izin vermelidirler” açıklamasında bulundu.
ABD Başkanı Trump, dün yaptığı açıklamada “harekete geçmesi gerektiğini”, aksi takdirden “Rusya ve Çin’in Grönland’ı ele geçireceğini” söyleyerek bir tehditte daha bulundu.
‘KOLAY YOLDAN ANLAŞMA YAPAMAZSAK ZOR YOLDAN YAPACAĞIZ’
“Rusya ve Çin’i komşumuz olarak kabul etmeyeceğiz” diyen Trump, “Kolay yoldan bir anlaşma yapmak istiyorum. Ancak kolay yoldan yapamazsak, zor yoldan yapacağız.” diye konuştu.
Trump, “Çin veya Rusya’nın Venezuela’yı işgal etmesine de izin veremeyiz. Eğer bu yaptığımız şeyi yapmasaydık, Çin veya Rusya Venezuela’da olurdu.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, “henüz” paradan bahsetmediğini, ancak “bunu konuşabileceğini” söyledi.
ABD Başkanı Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun kaçırılması operasyonunun ardından Grönland’a yoğunlaştı. Trump, bölgenin “ele geçirilmesinin” ABD’nin ulusal güvenlik önceliği olduğunu savundu.
‘BEN OLMASAYDIM NATO DİYE BİR ŞEY OLMAZDI’
Öte yandan Trump, kendisinin başkan olmaması halinde NATO’nun zora gireceğini ileri sürerek, “Benim NATO’yu tamamen desteklediğimi anlamalısınız. NATO’yu ben kurtardım. Ben olmasaydım şu anda NATO diye bir şey olmazdı.” yorumunu yaptı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 10 Ocak hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Batı Karadeniz (Sinop hariç), Güneydoğu Anadolu’nun batısı ile Eskişehir, Çankırı, Ordu, Rize ve Artvin çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Doğu Anadolu’nun doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; Marmara’nın güney ve batısı ile Kıyı Ege’de yerel kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.
Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.
Hava sıcaklığının mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden hafif ve orta kuvvette, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Karadeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
48 İL İÇİN SARI KODLU UYARI
Meteoroloji’nin uyarı haritasına göre sarı kod verilen iller şunlar:
Çok bulutlu, batısı ile zamanla bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; bölgenin güney ve batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
BURSA °C, 18°C
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam ve gece saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ÇANAKKALE °C, 18°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; güney ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
İSTANBUL °C, 15°C
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 10°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; sabah ve öğle saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
EGE
Çok bulutlu, Kıyı Ege ile zamanla bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra Kıyı Ege’de yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 10°C
Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren yağmurlu
DENİZLİ °C, 15°C
Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı
İZMİR °C, 18°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
MUĞLA °C, 11°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz kıyıları ile zamanla bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden Batı Akdeniz’de kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor.
ADANA °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ISPARTA °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde Eskişehir ve Çankırı çevreleri ile Ankara’nın kuzey ve batı ilçelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden bölgenin kuzey ve batısında kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor.
ANKARA °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde kuzey ve batı ilçeleri yağmurlu
ESKİŞEHİR °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu
KAYSERİ °C, 6°C
Parçalı ve çok bulutlu
KONYA °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bartın çevrelerinin, akşam ve gece saatlerinde bölge genelinin (Sinop hariç) aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, iç kesimlerinin yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde (40-80 km/saat) esmesi bekleniyor.
BOLU °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmurlu, yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DÜZCE °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak yağışlı
SİNOP °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu
ZONGULDAK °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak yağışlı
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde Ordu, Rize ve Artvin çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden bölgenin iç kesimlerinde kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.
AMASYA °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu
RİZE °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde yağmurlu
SAMSUN °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu
TRABZON °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM °C, -3°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde kar yağışlı
KARS °C, -4°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde kar yağışlı
MALATYA °C, 0°C
Parçalı ve çok bulutlu
VAN °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde kar yağışlı
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde bölgenin batısının yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin kuzey ve doğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.
BATMAN °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
DİYARBAKIR °C, 3°C
Parçalı ve çok bulutlu
GAZİANTEP °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde aralıklı yağmurlu
Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri önümüzdeki hafta başlıyor.
Sabah gazetesinden Önder Yılmaz’ın haberine göre, pazarlığın 25–28 bin TL aralığında yapılması bekleniyor. İşçi tarafının komisyon yapısının değiştirilmesi talebine karşı hükümet, mevzuatı değiştirmeden “pasifleştirme formülü” geliştirdi.
Buna göre Hazine, Maliye, Çalışma, Ticaret Bakanlıkları ve TÜİK temsilcileri pazarlıkta aktif rol almayacak; sadece teknik veri sağlayacak. İşçi ve işveren temsilcileri zam pazarlığında baş başa bırakılacak ve bu model ilk toplantıda sunulacak.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 29 Kasım hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre yurdun batı kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu (Sivas hariç) ile Batı Karadeniz bölgelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların, Marmara’nın batısı, Ege (Kütahya hariç), Batı Akdeniz ile Mersin çevrelerinde kuvvetli, Ege’nin güney kıyıları ile Edremit Körfezi çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.
İç ve doğu kesimlerde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklığının, mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Ege kıyıları ve Akdeniz’de yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, batı kesimlerinde kuvvetli, Edremit Körfezi çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olmak üzere, bölgenin genelinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
BURSA °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ÇANAKKALE °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin genelinde (Kütahya hariç) kuvvetli, bölgenin güney kıyıları ve Edremit Körfezi çevrelerinde çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın bölgenin kıyı kesimlerinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) eseceği tahmin ediliyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 13°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
DENİZLİ °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
İZMİR °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli ve çok kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MANİSA °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Antalya ve Mersin çevrelerinde kuvvetli olmak üzere, bölge genelinin (Kahramanmaraş hariç)sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın Akdeniz’de güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.
ADANA °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ISPARTA °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde yerel kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, zamanla bölge genelinin (Sivas hariç) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
ANKARA °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı
ÇANKIRI °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 14°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı
KAYSERİ °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
BOLU °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak yağışlı
DÜZCE °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı
SİNOP °C, 24°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı
ZONGULDAK °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
AMASYA °C, 17°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
RİZE °C, 19°C
Parçalı bulutlu
SAMSUN °C, 23°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
TRABZON °C, 20°C
Parçalı bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
ERZURUM °C, 9°C
Parçalı ve az bulutlu
KARS °C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
MALATYA °C, 7°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 11°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
Ekipler, önceki gün Bucak Deresi civarında aracıyla sele kapılan kişiye ulaşmak için çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdü.
Bülent Kaptanoğlu’nun cansız bedeni, kaybolduğu yerden yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki Yenibağarası Mahallesi eski Gediz yatağında, çalışmaların üçüncü gününde su içerisinde bulundu.
Kaptanoğlu’nun cenazesi Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Emniyet Güvenlik Arama Kurtarma (DEGAK) timleri tarafından sudan çıkarıldı.
NE OLMUŞTU?
Foça’da 23 Ekim’de meydana gelen sağanakta metrekareye 1,5 saatte yaklaşık 144 kilogram yağış düşmüş, ilçede dereler taşıp, birçok evi ve iş yerini su basmıştı.
Birçok aracın mahsur kaldığı ilçede, otomobiller dere kenarındaki bariyerlere takılmış, mantar toplamak için Bucak mevkisine geldiği öğrenilen emekli bankacı Bülent Kaptanoğlu aracıyla sel sularına kapılmıştı.
Kaptanoğlu’nu aramak için çok sayıda ekip çalışma başlatmıştı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 25 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurt genelinin parçalı yer yer çok bulutlu, Marmara’nın güney ve doğusu, Kıyı Ege, Karadeniz ile Ankara’nın kuzeyi, Hatay kıyıları, Sivas, Çankırı, Antalya, Adana, Osmaniye, Ardahan ve Kars çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun yükseklerinin karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; Marmara’nın kuzeydoğusu, Batı Karadeniz ile Samsun çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
Hava sıcaklığının Marmara ve Batı Karadeniz’de 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.
Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin güney ve doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin kuzeydoğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.
BURSA °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ÇANAKKALE °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar bölgenin kıyı kesimlerinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu
DENİZLİ °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu
İZMİR °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı
MUĞLA °C, 22°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı
AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Hatay kıyıları, Antalya, Adana ve Osmaniye çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 24°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kıyı kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ISPARTA °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Ankara’nın kuzeyi, Çankırı ile Sivas çevrelerinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey ilçelerinin aralıklı sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu,
KONYA °C, 24°C
Parçalı ve çok bulutlu
SİVAS °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde aralıklı sağanak yağışlı
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların;yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
BOLU °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.
DÜZCE °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.
SİNOP °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ZONGULDAK °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde Samsun çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
AMASYA °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
RİZE °C, 23°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
TRABZON °C, 24°C
Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Ardahan ve Kars çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu
KARS °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel’in Sinop’taki test atışlarını eleştirmesine tepki gösterip “Emperyalizmin oltasına takılan Özgür Özel çıldırsa da o füze denemeleri inşallah devam edecektir. CHP havlu atmış, mefluç hale gelmiş, ipe un sermiş, siyasi komaya girmiştir. CHP’nin sonu karanlık, millet nazarındaki itibarı da sıfırdır” dedi.
Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Saf ahlak, safi akıl, samimi mizaç, sağlam ve sağduyulu iradenin teşekkül ettiği siyaset ve düşünce insanları yaşadıkları dönemin şuuru, yaşanan hayatın huzur ve güven şuralarıdır.
Bu sayede sorun çözme kültürünün işler ve işlevsel olması, devlet-millet dayanışmasının en üst düzeyde tecelli etmesi elbette mukadderdir.
Cumhur İttifakı milli ve manevi değerlerin refakatinde ahlaki, tarihi ve milli sorumluluğun izindedir, idrakindedir. Türkiye’mizin temel sorun alanlarına kararlılıkla müdahale edilmektedir.
Yıllara sari kronik ve kumanda edilen sorunların böyle gelse de böyle gitmeyeceği, daha doğrusu gidemeyeceği artık gün gibi meydandadır.
Türk milleti gelecek umutlarının gerçekleşeceğine inanmış, yüksek hedeflerine ulaşacağına ikna olmuş, bunların da Cumhur İttifakı’nın cesur, dürüst ve ilkeli mücadelesiyle hayat bulacağını takdir ve tensip etmiştir. Artık hiçbir şey eski usul ve esaslar çemberinde sıkışıp kalmayacaktır. Yeni dünyanın Türk yorumu Türkiye Yüzyılı olarak formüle edilmiştir. Devrin Türk milletinin devri olduğu netleşmiştir. Bu devir aynısıyla barış devri, kardeşlik devri, istikrar ve huzur devri olarak sivrilecektir.
‘CHP’NİN BAŞINI ÇEKTİĞİ SİYASİ VE İDEOLOJİK SABOTAJ GİRİŞİMLERİ…’
Kökeni, yöresi ve anasının dili ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan bütün kardeşlerimiz eşit, hakkaniyetli ve onurlu bir beraberliğin, aynı şekilde muhabbet ve mehabetle bezenmiş kucaklaşma hissiyatının ikamesi ve inkarı asla düşünülmeyecek beşeri cevheri olmuşlardır.
Türk ile Kürt arasındaki sarsılamaz, sorgulanamaz, sulandırılamaz birliğe ve bütünlüğe gölge düşürmeye, leke sürmeye, nifak saçmaya teşebbüs ve tevessül edenlerin tezgahı bozulmuştur. Milli irade muazzam bir destek ve sahiplenmeyle “Terörsüz Türkiye”nin arkasında yerini ve tartışmaya kapalı pozisyonunu almıştır.
Yeni Yüzyıl köklü huzur ve kalıcı barışın timsali olacaktır. Siyonist emperyalist plan ve projelerin tahrik ve tesiri kalmayacaktır.
“Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” çalışmalarına devam etmektedir. Bu komisyonun çalışma usul ve esaslarının yanı sıra tespiti yapılan yol haritası mucibince sarih amacı ortadayken görev alanı dışına çıkarma, mahzurlu ve maksatlı gündem başlıklarını araya sıkıştırma arayışları son derece yanlıştır.
PKK’nın silah bırakma ve tasfiye aşamalarının teknik ve hukuki çerçevesini oluşturup olgunlaştırma çabalarının sabote edilmesi veya buna teşne olunması iyi niyetle açıklanamayacaktır. Bazı mesleki kuruluşlarla CHP’nin başını çektiği siyasi ve ideolojik sabotaj girişimleri “Terörsüz Türkiye”nin doğasıyla çelişmekte ve çekişmektedir.
Nitekim mezkur komisyonun çalışmalarına hız vermesi, görev sahası dışına taşmadan asıl ve yakın hedeflerine odaklanarak vaki toplantılarını ikmal etmesi hayırlı gelişmeleri birbiri ardına eklemleyecektir.
En azından inancımız, beklentimiz ve ümidimiz bu şekildedir. PKK’nın kongresini toplayarak fesih işlemini tamamlaması, bir grup PKK’lının da 11 Temmuz’da silahlarını yakması temkinli iyimserliğimizi güçlendirmiştir.
Fakat o günden bugüne bir durgunluğun, bir ayak sürümenin, zamana karşı oynamanın, ısrarla top çevirmenin kimi hallerde telaşı kimi hallerde de kurnazlığı gözlerden kaçmamıştır.
‘YPG BU ÇAĞRIDAN MUAF DEĞİL’
Lağvedilen PKK terör örgüne mensup terörist unsurlarının kademe kademe SDG/YPG’ye katılıp katılmadığı henüz tam berraklaşmayan bir muamma olarak önümüzdedir. 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderi tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı bölücü terör örgütünün bütün bileşenleri için bağlayıcı mahiyettedir. SDG/YPG bu çağrıdan muaf ve istisna değildir.
PKK’nın ve PKK’lı teröristlerin önderi konumundaki İmralı’ya SDG/YPG’nin aynısıyla bağlılık göstermesi, 27 Şubat açıklamasına uygun davranış ve tavır içinde bulunması herkesin çıkarına olduğu kadar terörsüz geleceğe ve bölgesel huzura da azami düzeyde katkı sağlayacaktır.
‘TOM BARRACK’ MESAJI
Terör devleti İsrail, Suriye’nin bölünmesi ve parçalanması hususunda devamlı el yükseltmektedir.
Görünen odur ki, SDG/YPG İsrail’in yörüngesindedir. YPG’li teröristbaşı Mazlum Abdi’nin, Almanya’da düzenlenen “Rojavalı Gençler Ulusal Konferansı”na gönderdiği video mesajında, Suriye’nin kuzeydoğusunda yürürlükte olan ateşkesin devam etmeyebileceği, çatışmaların başlama ihtimalini dile getirmesi hain niyet ve eylemsel heveslerin tetikte beklediğine işaret etmektedir.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın’ın 10 Temmuz 2025 tarihinde, “Hepimizin uzlaşması ve şu sonuca varması gerekiyor: Tek millet, tek halk, tek ordu, tek Suriye” açıklamasından bir gün sonra, “SDG’ye bağımsız devlet kurma borcumuz yok. SDG dediğimiz YPG’dir. YPG, PKK’nın bir türevidir. Suriye şunu savunuyor; federal bir sistemle Suriye olamaz.” değerlendirmeleri ne kadar isabetliyse,
30 Ağustos 2025 tarihinde, “PKK, Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanımlanmıştır. ABD de PKK’yı yabancı bir terör örgütü ilan etmiştir. Ancak artık PKK ile ilişkili olmayan başka bir örgüt var, SDG ve YPG. Bunlar IŞİD karşıtı savaşta bizim müttefiklerimiz oldu. Onların kökeni PKK’ya dayanıyordu” sözleri bir o kadar sakıncalı ve sakattır.
Maalesef ABD-İsrail konsorsiyumu Suriye’de kanlı bir iç savaş ve ayrışmanın temelini günbegün kazmaktadır.
Soykırımcı İsrail örtülü operasyonlarla, silahlı ve zora dayalı şekilde Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğüne alenen kast etmektedir.
Bu durum sadece Suriye için değil Türkiye’yi de çok sıcak ve birebir ilgilendiren aşırı güvenlik tehdididir.
Aynı zamanda “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedeflerini bozma ve bitirme gayesiyle ilişkili mütecaviz hamlelerin sert adımlardır.
Türkiye’nin Suriye politikası şeffaf ve açıktır.
Bu ülkenin siyasi ve toprak bütünlüğüyle üniter yapısı vazgeçilmez politik tasavvur ve tercihimizdir.
‘FEDERASYONUN BİR TIK ALTI’ BEYANATLARI MASKELİ BÖLÜCÜLÜK ÖNERİSİDİR’
Nihayet bu tasavvur ve tercihten tavizin bedeli öngörülemeyecek kadar tehlikeli olabilecektir.
Suriye için teklifi yapılan “Federasyonun bir tık altı” beyanatları maskeli bölünme ve bölücülük önerisidir.
SDG/YPG’nin sürekli yeni dayatmalarla gündemi meşgul etmesi, özerklikten bağımsızlığa varıncaya kadar sıralı talep listelerini paylaşması, nitekim ABD-İsrail’in oyuncağına dönüşmesi vahim bir karmaşanın ön habercisidir. Geldiğimiz bu aşamada iki seçenek kalmıştır:
Suriye’de ya huzur, barış ve istikrar hakim olacak; ya da İsrail’in tahayyülündeki parçalanma ve iç çatışma ortamı vasat bulacaktır.
Netenyahu isimli caninin “Suriye’de aslında kiminle mücadele ettiğimizi biliyorum” sözleri Türkiye ile İsrail’in görüş açısı sıfıra inmiş, hatta sıcak temasın muhtemel olduğu mahut cepheleşmesinin de itirafından başka bir şey değildir.
Türkiye Cumhuriyeti stratejik akılla, siyasi kararlılıkla, diplomasi sahasındaki sabır ve sebatıyla Suriye’de oyun kurmaya ve masa başı haritaları çizmenin arzusunda olan zalimlere direniş göstermektedir. Bu direniş meşru ve soylu bir direniştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin tutumu ve takip ettiği politika süreci hem iç güvenliğimize hem de bölgesel huzura büyük bir hizmettir.
Türkiye Cumhuriyeti komşu coğrafyalarda oldubittilere müsaade etmeyecek güç, caydırıcılık, kabiliyet ve yetenektedir.
SDG/YPG’nin Suriye yönetimi ile 10 Mart 2025 tarihinde imzaladığı mutabakat zaptına riayet ve gereğini harfiyen yapması, aksi halde Ankara ile Şam’ın ortak iradesiyle askeri müdahalenin kaçınılmaz hale geleceği herkesçe bilinmelidir.
Sözün yapamadığını yeri gelirse nice kahramanlık sahneleri başaracaktır.
“Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedefi tarihin, kardeşlik hukukunun, kader ortaklığının, hiç kuşkusuz üzerinde yaşadığımız geniş coğrafyanın diriliş ve toparlanış kararıdır.
Bu kararı tahrip etmeye, temelinden dinamitlemeye kalkışanlar buna pişman edilecektir.
Kürt kardeşlerim oynanan oyunun bilincindedir.
Üstelik hiçbir Kürt kardeşim Siyonizm’in avucuna düşmeyecek, soykırımcıların telkin ve göz boyayan vahşi hesaplarına kurban verilmeyecektir.
Suriye’de yaşayan Türkmenler, Kürtler, Araplar ve diğer unsurlar kardeşimizdir ve kurulan tuzaklar el birliğiyle kırılıp atılacaktır.
Çevremizde bu kadar boğucu ve sancılı olaylar vuku buluyorken, CHP Genel Başkanı’nın Sinop’ta yaptığı konuşma ve içeriği rezalet ve kepazeliğin daha ötesidir. Özgür Özel akıl tutulmasının dibindedir. Bu patolojik vaka aynısıyla şunları söylemiştir:
“Ben de Büyük Taarruz’un emrini veren, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan kişi olmak istiyorum. Savaş kazanan kumandan olmak istiyorum.”
‘ÖZGÜR ÖZEL ÇILDIRSA DA O FÜZE DENEMELERİ DEVAM EDECEK’
Bu hezeyanla dolup taşan, tarif ve tanımında kelimelerin kifayetsiz kaldığı çarpık ifadelerin muhatabını sağlıklı ve sağgörülü addetmek mümkün değildir.
Demokrasi yolunda beraber yürümekten bahis açan, bu suretle Cumhur İttifakı’nda sanki sorun varmış gibi yaygara yapan Özgür Özel’in uçurumlarla ihata edilen inişli çıkışlı yolunun bizim hak ve hakikat yolumuzla kesişmesi hayal mahsulü bile değildir.
Sivil siyaset ve demokratik mücadele halinde olduğunu iddia eden bir partinin sipariş başkanının düşmanın kim olduğunu, kime karşı taarruz yapacağını, hangi savaşı kazanacağını, kumandanlık görevini ne şekilde üstleneceğini berraklığa kavuşturması acil bir ihtiyaçtır.
Kendi dışındakileri düşman gören siyaset anlayışı 1930’lu-1940’lı yılların Hitler kafasıdır ve korkunç bir skandaldır.
Türkiye’de düşman gözleyen ve gözetleyen Özgür Özel’in derhal bir sağlık merkezine müracaatı ya da ille de düşman arıyorsa etrafına bakması tavsiyemizdir.
Sinop’ta Savunma Sanayi’ndeki tarihi atılımları yüzsüzce baltalama çabası, balıkları düşündüğü kadar vatanı ve milleti düşünmemesi işbirlikçi ve kimliksiz bir siyasetçinin basit ve buruşuk sözleri olarak anılmaya mahkumdur.
Özgür Özel’in utanmadan füze denemelerinden yakınması, yabancı turistlerin kafaları üzerinden füzelerin uçurulduğunu iddia etmesi, adeta denize dalarak yerinde müşahede etmiş gibi balıkların yuvalarından kaçtığını mizahi karakterleri aratmayacak şekilde gündeme taşıması dangul dungul konuşmanın daniskası, abuk sabuk zihniyetin alameti farikasıdır.
Emperyalizmin oltasına takılan Özgür Özel çıldırsa da o füze denemeleri inşallah devam edecektir.
Özgür Özel’in uykuları kaçsa da Türkiye milli savunma sanayinde dev adımları azimle atmayı sürdürecektir.
Aziz Atatürk’ü anladığını zanneden, ancak baştan ayağa yanlış anlayan bu şahsın Milli Mücadele yıllarında vatanımıza musallat olan müstevli emellerinden hiçbir farkı olmadığı ibret verici düzeyde karşımızdadır.
CHP havlu atmış, mefluç hale gelmiş, ipe un sermiş, siyasi komaya girmiştir.
Bu ilkel ve ilkesiz siyasi zihniyetin evvelemirde, yüzyılın en büyük rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk davası olarak anılan devasa vurgun ve yağmayla yüzleşmesi, bunun da demokratik ve hukuki hesabını vermesi adalet namusunun konusudur.
‘CHP’NİN SONU KARANLIK’
Dileğimiz, yeni adli dönemde görülecek yolsuzluk davalarının iddianame hazırlığının yapılarak süratle lazım gelen hükmün tesisi, kimin mücrim kimin masum hukuken tefrik ve tayin edilmesidir. CHP’nin sonu karanlık, millet nazarındaki itibarı da sıfırdır.
Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı istikbalin kudretli devletini inşa edecek, istiklal ve egemenlik haklarımızı fedayı can inancıyla sonuna kadar muhafaza edecektir.
Siyasi parti ziyaretlerini tamamlayan DEM Parti heyeti, dün terör örgütü PKK’nın elebaşı Öcalan ile görüşmek için İmralı’ya gitti.
Heyette; Pervin Buldan, Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol yer aldı.
Ziyaretin ardından heyetten yazılı bir açıklama geldi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“DEM Parti İmralı Heyeti olarak 25 Temmuz 2025 tarihinde İmralı Cezaevi’nde Sayın Abdullah Öcalan ile üç buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdik. Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Adalet Bakanı ve siyasi parti liderleriyle heyet olarak gerçekleştirdiğimiz görüşmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. 11 Temmuz’da gerçekleşen silahların imha edilme töreniyle ilgili izlenimler ve törenin yansımaları hakkında bilgi aktarıldı. Sayın Öcalan da törenin gerçekleştirilme biçimini, sergilenen irade, inanç ve barış kararlılığını çok değerli bulduğunu belirtti. TBMM gündemindeki komisyon çalışmasının kapsamlı ve kapsayıcı bir yöntemle barış ve demokrasi adına önemli katkılar sunmasını beklediğini vurguladı. Halka ve tüm toplumsal kesimlere en içten selam ve iyi dileklerini iletti.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 26 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzeydoğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklığının, ülkemiz genelinde mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güney, Orta Akdeniz’in iç, İç Anadolu’nun güney ve doğu kesimleri ile Ege Bölgesinde yer yer kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin güney kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
BALIKESİR °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
EDİRNE °C, 40°C
Az bulutlu ve açık
İSTANBUL °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
KIRKLARELİ °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
EGE
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın kuzeyli yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
DENİZLİ °C, 41°C
Az bulutlu ve açık
İZMİR °C, 41°C
Az bulutlu ve açık
MANİSA °C, 41°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
ADANA °C, 38°C
Az bulutlu ve açık
ANTALYA °C, 38°C
Az bulutlu ve açık
HATAY °C, 34°C
Az bulutlu ve açık
ISPARTA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin güney ve doğu kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.
ANKARA °C, 34°C
Az bulutlu ve açık
ÇANKIRI °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
ESKİŞEHİR °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
KONYA °C, 33°C
Az bulutlu ve açık
BATI KARADENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
DÜZCE °C, 35°C
Az bulutlu ve açık
SİNOP °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
ZONGULDAK °C, 29°C
Az bulutlu ve açık
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
ARTVİN °C, 28°C
Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yer yer çok bulutlu öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu
TRABZON °C, 28°C
Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yer yer çok bulutlu iç kesimleri öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, Erzurum, Kars, Iğdır ve Ağrı ile Van’ın kuzey ve doğu, Bingöl ve Muş’un kuzey çevrelerinin öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu güney çevreleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KARS °C, 29°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MALATYA °C, 40°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 31°C
Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu kuzey ve doğu çevreleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
Bir süredir akciğer kanseriyle mücadele eden Veryansın Tv kurucusu yazar Nihat Genç, yoğun bakım servisine kaldırılarak entübe edildi.
Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay, açıklamasında Genç’in kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım servisine alındığını, 3 Haziran’dan itibaren ise entübe edildiğini duyurdu.
Binlerce vatandaş, yazar, gazeteci, akademisyen, sanatçı, siyasetçi; Nihat Genç için geçmiş olsun dileklerini paylaştı.
Genç, Veryansın Tv’ye gelen bazı mektuplar şöyle…
Prof. Dr. Caner Işık:
“Cumhuriyetçi ve vatanseverler
Duayla bekliyor seni Nihat Genç
Cesareti senden alan yiğit evlatlar
Umutla bekliyor seni Nihat Genç
Maddeyi değil de ruhu şahlatan
Özgürlük, eşitlik fikri savunan
Bağımsızlık fikri ile yaşayan
Ruhundan konuşan yiğit Nihat Genç
Atatürk’ü özden anlayıp diyen
Yunus olup gönül evine konan
Nasreddin hocayla mesel anlatan
Yurdumun vicdanı Türklük Nihat Genç
Maddeye tapmaman görünenindir
Allaha kulluğun ifadendedir
Anandan emdiğin saf ve temizdir
Onu hak edendir güzel Nihat Genç
Haksızlığa karşı derin nefessin
Sana nefes veren Allah’tan sessin
Tecelli oluyor görüntü sensin
Anadolu ruhu dolu Nihat Genç
Korkmuyor, yılmıyor susmuyor hala
Kulağımda sesin haykırır hala
Vicdan olmuş halin seviyor hala
Sevenlere dolan aziz Nihat Genç
Bu topraklar senin gibi yiğittir
Ortaya koyulan asıl yiğittir
Yoksulun diliyle söyler yiğittir
Geldiğine uygun dürüst Nihat Genç
Vatan işarettir pusula namus
Erenler içinden çağdaş bir Yunus
IŞIK şifa diler arkanda ulus
Delikanlı namus taşır Nihat Genç.”
Vedat Özdemiroğlu:
“Az evvel pazartesiyi salıya bağladı gece Nihat abi.
Bayram bitti…
Ne gam, bana her günü de geç, her an bayram.
Lakin deliyim diye meselesiz de değilim çok iyi bildiğin gibi, canım Nihat abi.
Bir ay önce Ahmet Özdemiroğlu ağabeyim çok zorlu bir kalp ameliyatı geçirdi, çok şükür deyip rahat nefes aldık ki, bu kez Ankara’dan kara haber:
“Nihat Genç, entübe edildi.”
Sadece bildiğim değil, bilmediğim dualarım da seninle. Ortak dostlarımıza söyleyip durduğum cümle, “Bu durumu atlatacak biri varsa, o da Nihat Genç’tir” oldu; kolpadan da değil, sendeki azim, direnç, çalışkanlık, hak sevgisi ve memleket hayranlığı; güzel yurdumun güzel insanlarının mâlumu. Üstelik dostluğuna, kardeşliğine, mesai arkadaşlığına mazhar olmuş ben garip için uzaylardan, galaksilerden daha değerlisin kalemi benzersiz güzel ustam.
Seni tanımanın lütfû, efkârımı kâh dağıtıyor, kâh yoğunlaştırıyor; ne yapacağımı bilemez haldeyim abi.
“Bizim Vedat” derdin, Yunus Emre gibi, bu lafın bana verdiği kıvanç, geniş zamana asılı kalıp duracak.
Saatlar önce Can Laçin’le konuştum, oğlunla, ‘ne yazmak istersen köşem açık’ dedim, ‘yazarız beraber abi’ dedi. Can Laçin… Hani şu evdeki minik adam! Pazar akşamları, üniformamı giyip kasvetle vedalaşırken, kapıyı tutup “Gitmesin, gitmesin!” diye ağlayan aziz çocuk. Soylu eşin, canım Nuriye derdi ki “Oğlum bırak, geç kalıyo asker adam, gitsin gene gelsin!”
Can Laçin iyiden iyiye koparırdı yaygarayı: “Gelmesin, gelmesin!!!”
Can’ı herkes sona koyuyo, ne iyi yapmışsın abi başa alarak, dediydim.
Günü gelince sen de öyle yap, dedin.
Günü gelince öyle yaptım vallahi. Can Ilgaz koydum oğlumun adını. O da on beş ay evvel uçtu gitti göğe, o güzel adı kaldı yadigâr.
Bir kez doğana ölüm yok abi, halden hale geçiş var. Yükünden kurtulmuş ruh var, mânânın yorumu morumu değil, ta kendisi var. Ruh yoksa edebiyat nasıl olur, şiir niye sevilir, ruhlar kaynaşmasa hangi dostluk mümkün?
Haklısın canım Nihat Genç, yağmurdan öte kutsal su mu var?! Çok haklısın bizim Nihat Genç, rüzgârdan öte ilahi nefes mi var?!
Sana “Eee, bu kadar uzun yazarsan tabii haklı çıkarsın!” dediğimde nasıl güldüydün. Vallahi seni güldürmeyi hep çok sevdim. Rabbim nasip etti bize o eşsiz anları, şükürler olsun.
Tanışmamışken “Bu Çağın Soylusu” romanını okumuş, sarsılmıştım. Sen Leman’da yazmaya başlayınca mesai arkadaşı olduk. Yazıların çarpıcıydı, beynin kalbinin hizmetindeydi. Bazan ağlatıcıydı, yazarken ağladığına da eminim.
Asker oldum. Usta birliğim Ankara çıktı. Tuncay Akgün, ev telefonunu verdi, ararsın dedi. Ankesörlü telefondan aradım günün birinde, otuz yıl önce!
O cuma evci çıkınca buluştuk, tabii ki Engürü Kahvesi’nde, sen king oynadın, ben de durdum yanında. Kahvede değiştim üstümü, davetli olduğum mekâna seni de çağırdım, geldin, muhabbet harlandı, geceyarısı oldu, kopamadık, gel kal bizde, sohbet devam etsin dedin, geldim! Geliş o geliş. Kısa dönem askerliğimin hafta sonları Genç’lerin evinde geçti ondan sonra…
Aman Yarabbim, ne orjinal adamsın Nihat abi. Koltukta televizyona bakarken yere toz şeker döküp karınca besliyosun!! Hadi sen tuhafsın, onlara n’oluyor, vefalı mürit gibi belli sınırı asla aşmayıp şeker seansını takiben ortadan kayboluyor karıncalar!
Alâkasız bir saatte kalkıp tuvalete giderken, yaptıkların üstüne yerleştirdiği daktilonun başında görüyorum ustayı, bu nasıl bir özgün model, uykum dağılıyor, es vermesini beklerken basıyorum çayı, sonrası mizah âleminden İran’la ilişkiler tarihine, sinema detaylarından öğrencilerin dertlerine geniş mi geniş, bitmek tükenmek bilmeyen konuşmalar. Ne şirin geçti o vakit, ne çok feyz aldım senden canım Nihat Genç; hakkını helâl edersin, bilirim. En değerli varlığı, zamanını esirgemeden ve keyifle gülerek paylaştın ben gariple. Mevzubahis kahvede benim’çin birine “Bu var ya bu, kafaya koysun, taşı güldürür!” dediğinde inceden gubarmamak mümkün müydü ey Ofli Hoca’nın yazarı?!
Askerlik bitti ama muhabbet asla. Eşi bulunmaz kalemsin Nihat abi. Böylesine nazik bir öfke, hangi kaleme nasip oldu ki? Ankara’nın kıymetlilerinden Günhan Aydın ve seninle nasıl faydalı, ince, latif sohbetler aktı gitti her buluşmada. Mesafeler de durduramadı bizi; sabaha karşı telefon çalınca, bilirdim, Nihat Genç arardı. Yeni bir fikir, başka bir espri, taptaze bir isyan için. Derdin ki, “Bütün ülke uyuyor Vedat; bir sen, bir ben, bir de bu çilekeş kaldırımlar!” Ne garip, kaç zaman neler neler konuştuk da bir kez bile dedikodu yapmadık, gıybete girmedik güzel usta. Bu hüneri de asaletine borçluyuz.
Bir gün beni Ankara’ya uğurlarken, çok anı bir kararla, yanımdaki boş koltuğa oturup Istanbul’a gelen adamsın Nihat Genç.
Biraz sonra uyudun, muavin kek bıraktı, ben ikisini de yedim. Uyandın ve “kekimi niye yedin” diye, hesap sordun bana. Abi, dedim, filozof adamsın, kek için mesele çıkarma, isteriz! Olmaz öyle, o ayrı, bu ayrı dediydin.
Gümüşsuyu’ndaki bekâr evimde sigara böreği kızarttıydım, ikiye ayırdın börekleri ve dedin ki, herkes hakkı kadar yiyecek! Senin kadar adalete meftun adam görmedim ben abi. Katıldığın yemek programında, hazırlanan aşı, “Dışarda yemiyorum ben!” diye reddeden adamsın, daha ne diyeyim?
Bu topraklar sana minnettar Nihat Genç. Tavrına hayranız. Tuncay üzgün, Günhan üzgün, Gürcan Yurt üzgün, ben, biz, hepimiz üzgünüz, tedirginiz; gariban gibi bekliyoruz işte abi.
Bir de onlar, o mazlum çocuklar, evde tek başına seni izleyen melek ruhlular, döner ekmeği ısınırken gözünden yaş gelen tersolar, çok sevdiğin bu topraklara gönül vermiş temiz canlar, hainlere ve puştperestlere karşı merdane ceng’edenler, seni her saniye daha çok seviyorlar, daha şimdiden ve gönülden özlüyorlar Nihat Genç…
Ve o ruhlar; hunharca, canice katledilen değerli aydınlar, sistemin durumsuz kurbanları, şehit çocuk işçiler. Sen onların da kahramanısın; biz uğurlamaya çalışırken, onlar da koca kalpli yazarı ağırlama gayretindeler.
İsa, Tanrı’nın oğlu da, biz kuzeni miyiz, bu ülkeye şan şeref verdin ey Allah’ın oğlu;
kalbin ferah olsun bu çağın soylusu. Halkım adına tüm emeğin için kalpten şükranlarımı sunarım güzel abim Nihat Genç.
Bir gün, biri, sana dediydi ki
“Ben bir Allah’a inanmıyorum.” Ve sen ona dedin ki “Şu dediğin cümlede dört tane Allah var!”
Türkçe’nin şövalye ruhlu hizmetkârı; umudun daim, ruhun mesut olsun, bu toprağın pür duasını anneciğinin ak sütü gibi hak ettin…”
Günhan Aydın:
“19 Mayıs’ın dış sahalarında; sen, ben, bir de simitçi çocuk. Sanki Los Galacticos oynuyor karşımızda, Roberto Carlos akıyor. Sen, ben, simitçi çocuk; oyuna en ciğerden katılan en damar çocuk sensin Nihat Abi…
Kış Ramazanı, iftardayız pidecide. Tevfik Kış, masaya çorbamızı getirdi. Lan , dedin , olimpiyat şampiyonu veriyor çorbamızı. Pehlivansın Nihat Abi… Oğlum, dedin, bana. Anneler ölmez. Domatesi annen gibi kesersin. Memleketi senin sesinle sevmeyi sevdim Nihat Abi. Annelerimizi ve hiç bitmeyen uzak dağları. Erzincan’ı Çanakkale’yi; Cebeci ve Mamak’ı. O dağlarda yağmursun Nihat Abi…
Dolmuş şöförü, berber çırağı, sabah ezanında madenci, çorbacıdaki komi, belediye otobüsünde temizlikçi ablam, sanayideki bıkkın köfteci, emekli coğrafya öğretmeni cebinde ganyan bülteni, salıncaktaki çocuk, Ankaragüçlü boyacının sandığındaki çiçekleri hatırlıyor musun Nihat Abi ?..
Ben seni çok seviyorum Nihat Abi. Hiç korkmamanın sınırsız özgürlüğü… Abiler ölmez. Onun gibi dinlersin hava durumunu, onun kibritiyle yakarsın sigaranı. Hacı Bayram’da çay içer, Gençlik Parkı’na gideriz. Gel, demiştin, Hüseyin Gazi’ye gidiyoruz. Neden, demiştim. Nara atarız, dedin.
Sağ ol Abi.”
Dr. Özgür Aydın:
“Türkiye’nin fikir dünyasında herkesin sustuğu, çekindiği, döndüğü, büküldüğü anlarda hep bir adam dimdik ayakta kaldı: Nihat Genç. O sadece bir yazar değil, bu ülkenin aydınlık meşalesini elinde taşıyan kahramanlardan biridir. Sapına kadar vatanseverdir. Yalan söylemeyi bilmez. Ekranlarda öfkelenir, bazen çok sert konuşur, çok da küfrederdi. Ama o küfürler hiçbir zaman sırıtmaz, bir ok gibi hedefine saplanırdı. Çünkü içinde isyan değil, adalet vardı.
Nihat Genç, düşene el uzatmayanlardan olmadı. Zulmün karşısında susmadı. Dalkavuklukla beslenen düzenin maskesini çekinmeden yüzlere çarptı. Onun kalemi, vicdanla öfkenin birleştiği yerden çıkardı. Evet, sivriydi. Evet, sarsıcıydı. Ama çoğunlukla haklıydı.
Hiçbir zaman ekranlarda gülümseyip perde arkasında çürüyenlerden olmadı. İktidarın da muhalefetin de peşine takılmadı. Onun yönü hep halka, hep hakikate dönüktü. Bazen bir köylünün feryadında, bazen bir gencin isyanında, bazen bir annenin gözyaşında buldu sesini. O “Cumhuriyet”i iliklerine kadar benimsedi ve onun yılmaz savunucularından biri oldu.
Farklı düşüncelere sahip olsak da, bir “aydınlık savaşçısı”nın yaşam mücadelesi veriyor olması beni derinden etkiledi. Kalemini hiçbir makama, güce, zümreye satmayan keskin bir kalemin hayata tutunma çabası, aslında bu ülkede onurlu duruşun da ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Sessizliğe alışmış bir toplumun en gür seslerinden biri bugün suskun. Ama biliyoruz ki geçici. Çünkü bu ülkenin hala gerçeklere, hakikate, korkusuz kalemlere ihtiyacı var. En kısa zamanda, kaldığı yerden devam etmesini umutla bekliyoruz.”
Ahmet Bozdağ:
“Toroslardan sana selam eden Yörükler,
Kızılırmak’tan seni dinleyerek geçen yiğitler,
Seğmenler’in ortasında kokunla büyüyen çiçekler,
Senin için ağlar mı bugün?
Seninle yürüyen bu yoksul halkın çocukları,
İsyanınla yankılanan Maçka’nın yamaçları,
Ankara’nın sokakları, Kaz dağının ağaçları,
Sesinden bir haber arar mı bugün?
Her sözünde geçen bağımsızlık ve hürriyet,
Bayrak, vatan ve koca bir millet,
Bir de deliler gibi aşık olduğun cumhuriyet
Öz be öz evladını bağrına basar mı bugün?
Bu toprağın Kuvayı Milliye’de adı geçen yiğidi,
Al bayrağa sarılıp, al kanını döken şehidi,
Çanakkale’nin bağrında duran Nusret Mayın Gemisi,
Tarihten sana selam eder mi bugün?
Bir jakoben ruhuyla ağzından çıkan sözler,
Memleket sevgin ile yanıp kavrulan közler,
Kah ağlatan, kah şahlatan sendeki bu gözler,
Yüreğinin içine içine dolar mı bugün?
Ey Türk’ün oğlu sende bilirsin milyonlar senin dilinde,
Binlerce gence yürüyecek yol gösterdin Cumhuriyet izinde,
Bazen bir köy evinde, bazen koca Anadolu’nun kalbinde,
Yürüdüğün yoldan gelecek binler çıkar mı bugün?
Kılıçtan keskin kaleminden lazımdır bize,
Ne yazsam, ne söylesem anlatmaz seni hiçbir dize,
Bir Nihat Genç sığmıyor ki hiçbir söze,
Çok sevdiğin kalemin seni yazar mı bugün?
Söylesene ağabey, böyle kolay ayrılık olur mu hiç?
Direndin yıllarca tek başına, böyle gitmek olur mu hiç?
Eyvallahsız büyüdüğün yılların hatırına,
Ölüme de eyvallah etme bugün…”
Ejder Turan:
Bu Toprağın İsyanı: Nihat Genç
Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden sahasına vardığımızda, güneş batmak üzereydi. Cumhuriyetçi vatansever arkadaşlarla bir araya gelmiştik; Türkiye’nin dört bir yanından akın eden yürekler, yorgun ama kararlıydı. Partimizin kuruluşunu ilan etmek üzere toplanmıştık. En yakından alana gelen arkadaşlar dahi 7-8 saat yol yapmıştı. En gençlerimizin bile gözlerinde yorgunluk vardı, ancak Nihat abi dimdikti. Yaşına rağmen, o gür sesi ve keskin bakışlarıyla hepimize güç veriyordu. Türk milletinin onurlu evlatlarını bir arada görmenin verdiği mutluluk, yüzünden okunuyordu.
Kendi aramızdaki sohbetlerde görmüştük ki hepimiz aynı telaş içindeydik: “Nasıl yapacağız? Şimdi ne olacak? Asıl mücadele şimdi başlıyor!” O ise sakindi, öylece bize bakıyordu. Sanki tarihin sayfalarından çıkıp günümüze gelmiş bir bilge gibi, Türk milleti kardeşleştiğinde önünde hiçbir engelin duramayacağını biliyordu.
Konaklayacağımız alana geçerken arabaya binmeyi reddetti. “Gençlerle yürüyeceğim” dedi. Kan emici maden şirketinin siyanür kokusu altında, yol boyunca kah gülerek kah konuşarak kah sessiz ilerledik. Bir – bir buçuk kilometre geçmişti ki aniden durdu, döndü ve sert bir tonla sordu: “Fichte’yi okudun mu?”
Okumamıştım. Mahcup, cevap bekledim.
“Oku” dedi. Sonra ekledi: “Ben ondan kollarımı bir ağacın dallarından, ayaklarımı köklerinden, saçlarımı yapraklarından ayırmamayı öğrendim.” Gözleri sanki kan emici maden şirketi karşısındaymış gibi karanlık bir siluetine dikildi: “Bunlardan yalnızca toprağımızı değil; bedenimizi, benliğimizi, kimliğimizi de savunuyoruz!”
Gözlerim doldu, belli etmemeye çalıştım. Nihat Abi, Batı’dan iki tercüme roman okuyup özüne yabancılaşan “aydın” geçinenlerin aksine, köklerine sımsıkı bağlı bir çınardı. Onun duruşu, sadece bir direniş değil, bir varoluş manifestosuydu.
Ve şimdi…
Şimdi Nihat Abi yoğun bakımda. Ama bilin ki, onun ruhu hiçbir makinede, hiçbir hastane duvarında hapsedilemez. O, Fichte’nin dediği gibi, kökleriyle toprağa, dallarıyla gökyüzüne uzanmış bir çınardır. Ve bizler, o çınarın gölgesinde büyüyen fideleriz.
Sevenleri olarak diyoruz ki: “Nihat Abi, yalnız değilsin!” Bu milletin genç çocukları olarak söz veriyoruz. Senin öğrettiğin gibi, köklerimizden, cumhuriyetten ve Atatürk devrimlerinden kopmayacağız. Toprağımıza, bayrağımıza, birbirimize sahip çıkacağız.
Mücadele devam ediyor. Ve biz, senin yürüdüğün yoldan asla dönmeyeceğiz.
Çünkü Türk milleti, kardeş olduğunda önünde hiçbir engel duramaz.
Toroslardan sana selam eden yörükler,Kızılırmaktan seni dinleyerek geçen yiğitler,Seğmenlerin ortasında kokunla büyüyen çiçekler,Senin için ağlar mı bugün? S...
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde bulunan doğal sit alanı niteliğindeki Koru sahili, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından otel yapılması için geçtiğimiz yıl Rizeli Ekşi ailesinin şirketi olan AHES Gayrimenkul’e tahsis edildi. Mülkiyeti TOKİ ve Hazineye ait olan parseller, 5 yıldızlı 3 ayrı otel yapımı için hazırlandı. TOKİ’ye ait parsellerde otel yapmak isteyen şirketin yöneticisi olan Mücahit Hamza Ekşi’nin, TOKİ’nin eski Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’in damadı olduğu ortaya çıktı. ÇED mevzuatını aşmak için 2100 yataklı otel projesini üçe bölen şirket, her biri 700 yatak kapasiteli üç ayrı projeyle ÇED başvurusu yaptı. AHES Gayrimenkul ve bu şirkete bağlı iki alt şirket üzerinden yapılan proje başvurularına geçtiğimiz hafta arka arkaya ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Böylece Gazipaşa’da yerel halkın ‘Fidanlık’ olarak andığı bakir bir kumsala sahip olan 2 kilometrelik Koru Sahilinin betonlaşmasının önü açılmış oldu.
Doğal sit olan Koru sahili henüz betonlaşmamış bir alan
Antalya Gazipaşa’da bulunan Koru Sahili, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Haziran 2024’de turizm amacıyla 49 yıllığına özel bir şirkete tahsis edildi. Mülkiyeti Hazine ve TOKİ’ye ait olan parsellerin tahsis edildiği şirket, Rizeli Süleyman Ekşi’nin sahibi olduğu AHES GYO’ya verildi. Ancak TOKİ’ye ait arazileri de kapsayan tahsisi alan şirketin yöneticilerinden biri olan Mücahit Hamza Ekşi’nin, TOKİ’nin eski Başkan Yardımcısı olan Mehmet Özçelik’in damadı olduğu ortaya çıkmıştı. Halen AKP’li Fatih Belediyesinde Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Özçelik, 2014-2019 yılları arasında TOKİ’nin ikinci adamıydı. Özçelik, 2003-2014 arasında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çeşitli birimlerde yöneticilik yapmıştı.
Koru sahilinde üç ayrı otelin yapılacağı hazine arazileri
RİZELİ EKŞİ AİLESİ, ALDIKLARI KAMU İHALELERİYLE GÜNDEME GELDİ
TOKİ’de 5 yıl Başkan Yardımcısı olarak yöneticilik yapan, Fatih Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’e damat olan Mücahit Hamza Ekşi, aile şirketi AHES’i baba Süleyman Ekşi ve kardeşi Ebubekir Ekşi ile birlikte yönetiyor. AHES Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, daha önce İstanbul ve değişik illerde aldığı kamu ihaleleri ile gündeme gelmişti.
Mehmet Özçelik, 2014-2019 döneminde TOKİ Başkan Yardımcılığı yapmıştı
AYNI AİLEYE AİT ÜÇ ŞİRKET ÜÇ AYRI OTEL İÇİN ÇED BAŞVURUSU YAPTI
Antalya Gazipaşa’da 5 yıldızlı otel inşa etmek için kolları sıvayan şirket, ilk önce kamuya ait arazilerin tahsisini aldı. Hazine ve TOKİ’nin mülkiyetindeki Koru sahili, 49 yıllığına Ekşi ailesinin şirketine tahsis edildi. Turizm yatırımı amacıyla üst kullanım hakkı verilen arazilerin toplamı 163 bin m2’den büyük bir alanı kaplıyor. Doğal sit alanı olan ve batısında arkeolojik sit yer alan Koru sahilinde büyük bir otel yapmak için ÇED mevzuatının zorlayıcı olacağını gören şirket, 2100 yataklı projeyi üçe bölerek kapasiteyi küçültme yoluna gitti. Bunun için AHES Gayrimenkul ve buna bağlı iki ayrı alt şirket üzerinden 700 yatak kapasitesine sahip üç ayrı otel projesiyle ÇED başvurusu yapıldı.
BAKANLIK ÜÇ PROJEYE DE ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI VERDİ
Şirketin Aralık 2024’de sunduğu Proje Tanıtım Dosyalarını değerlendiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iki projeye 3 Haziran’da, bir projeye ise 5 Haziran’da ÇED Gerekli Değildir Kararı verildiğini duyurdu. Böylece korunan alan niteliğinde olan ve bugüne kadar betonlaşmadan uzak kalan 2 kilometrelik Koru sahilinin betona boğulmasının önü açılmış oldu.
HALK KARŞI ÇIKIYOR, BAŞKAN OTELLERDEN YANA
Gazipaşa’da yerel halk uzunca süredir sahilin devasa otellere açılmasına karşı eylemler, basın açıklamaları yaparak seslerini duyurmaya çalışıyor. İlçe halkının Ancak CHP’li Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ilçe sahilinin 5 yıldızlı otellere açılmasından yana bir tutum izliyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz yıl Gazipaşa’da yaptığı konuşmada sahilin betonlaşmasını ve belediye Başkanı Yılmaz’ın ilçenin otel yatırımlarına açılmasına yönelik tavrından övgüyle söz etmesi tepki çekmiş, partiden istifalar gelmişti.
KİŞİYE ÖZEL İMAR DÜZENLEMESİYLE SAHİL HALKIN ELİNDEN ALINIYOR
Sahilin otellere açılması için kişiye özel imar düzenlemeleri yapıldığını savunan Gazipaşa Hepimizin Platformu, planlama çalışmasının ilçenin bütününü kapsayacak şekilde yapılması gerektiğini açıklamıştı. Koru sahilindeki Hazineye ait arazinin, 50 bin nüfuslu ilçenin tek nefes alma alanı olduğuna vurgu yapılan Platform açıklamasında, “Önceki plan notlarında, günübirlik alan tanımı ‘Toplumun yararlanmasına açık olmak kaydıyla’ diye başlarken, 2019’daki plan notlarında bu kaldırılmış, ‘konaklama tesisinin devamı, tesisin tamamlayıcı niteliğinde’ olduğu yazılmıştır. Yani sıra sıra bütün oteller, halkın kullanım alanı olması gereken günübirlik alanlara havuzlarını, barlarını yapabilecekler, günübirlik alanlarımızı otellerinin ön bahçesi olarak kullanabileceklerdir” denildi.
Antalya’nın doğusunda betonlaşmadan büyük ölçüde korunabilmiş olan Gazipaşa sahilleri son yıllarda büyük otel yatırımcılarının hedefinde. Batıdan doğuya sırasıyla Kahyalar, Selinus (Kızılin) ve Koru adıyla anılan üç küçük sahile sahip olan Gazipaşa’da, bu sahillerin tam ortasında Selinus antik kenti yer alıyor. Daha önce Selinus sahilinde 2508 yatak kapasiteli kasaba büyüklüğünde bir otel inşa etmek isteyen turizmci Adil Üstündağ’ın projesinin ÇED süreci, proje dosyasındaki eksikler yerine getirilmediği için geçtiğimiz Ocak ayında sonlandırılmıştı. Üstündağ, daha küçük bir proje ile bu kez de Koru sahilinde otel yapmak için başvurdu. Bakanlık, 15 Mayıs 2025 tarihinde Green Park Otellerinin sahibi olan Adil Üstündağ’ın otel projesi için de ÇED Gerekli Değildir Kararı vermişti.
Koru sahili sit alanı olarak koruma altında
KORUNAN ALAN VE KIYI AKİFERİ RİSK ALTINDA
Nesli tehlike altında olan Caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının yuvalama kumsallarına sahip olan Gazipaşa’da doğal ve kültürel miras alanları iç içe. Derin kazıların yapılması öngörülen devasa otel projeleri, yeraltı sularının depolandığı Gazipaşa kıyı akiferlerini de tehdit ediyor. Hazırlanan ÇED raporlarında proje alanının koruma niteliğine ilişkin yetersiz, eksik ve hatalı bilgilerin yer alması, hem koruma mevzuatı açısından hem de kullanım dengesi açısından geri dönülmesi olanaksız sonuçlar doğuruyor. Korunan alan niteliğindeki Gazipaşa Koru sahili için bir ayda 4 ayrı otel için ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi, koruma-kullanma dengesinin tamamen ortadan kalkarak betonun egemen olduğu bir gelecek tasarlandığını ortaya koyuyor.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, evinde elektrik çarpması sonucu ağır yaralanması sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Ferdi Zeyrek’in kızı Nehir Zeyrek, sosyal medya hesabından paylaştığı tek cümlelik mesajında “Babamın kanını yerde bırakmayın” dedi.
Ferdi Zeyrek’in 3 Aralık 2024’teki bir konuşmasında “Ne tehditlere boyun eğerim, ne istenen paraları veririm” demesi de dikkat çekti.
Zeyrek’in ölümünün ardından kendisinin tehdit edildiğine yönelik bazı iddialar sosyal medyada tartışmalara neden oldu.
‘SIR PERDESİ BİR AN EVVEL AÇIKLIĞA KAVUŞTURULSUN’
Zeyrek’in yaşamını yitirmesinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, konuya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Sosyal medya platformu X üzerinden Zeyrek’in tehdit aldığına dair ifadelerini hatırlatarak iddialara ilişkin sır perdesinin bir an evvel açığa çıkması gerektiğini belirten Saral, “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Ferdi Zeyrek, aile efradını ve sevenlerini yasa boğarak ahirete irtihal etti, Allah rahmet eylesin. Ancak ardında kendisinin tehdit edildiğini bildiren bir açıklaması olmuştu. Bu sır perdesinin bir an evvel açıklığa kavuşturulması gerekmektedir varsa bir suikast durumu gereken en ağır ceza verilmelidir” ifadelerini kullandı.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Ferdi Zeyrek, aile efradını ve sevenlerini yasa boğarak ahirete irtihal etti, Allah rahmet eylesin. Ancak ardında kendisinin tehdit edildiğini bildiren bir açıklaması olmuştu. Bu sır perdesinin bir an evvel açıklığa kavuşturulması…
Kütahya’nın Simav ilçesinde saat 13.15’te 4,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, sarsıntı yerin 7,71 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
AFAD: OLUMSUZ BİR DURUM YOK
AFAD’ın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
“Kütahya ilimizin Simav ilçesinde saat 13.15’te meydana gelen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.”
Olay, dün akşam saatlerinde Artuklu ilçesinde meydana geldi.
Danıştay’da görevli Tetkik Hakim A.H.’nin, bayram tatili için geldiği Mardin’de kaldığı otel odasından silah sesi duyuldu. Bunun üzerine odaya giren otel görevlileri, A.H.’yi kanlar içinde buldu.
İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, A.H.’nin başından vurularak ağır yaralandığını belirledi. A.H., ilk müdahalenin ardından ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı.
Yoğun bakımda tedavisi süren A.H.’nin hayati tehlikesi sürerken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
ADALET BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA GELDİ
Adalet Bakanlığından olaya ilişkin yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Danıştay Tetkik Hakimi A.H. Mardin’de, otel odasında ruhsatlı silahı ile intihar girişiminde bulunmuş, 112 Acil Servis ekiplerince müdahale edilerek Mardin Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. Hayati tehlikesi devam etmektedir. Silahlı saldırı şeklinde sunulan haberler doğru değildir.”
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın avukatı Görkem Gökçe, Akpolat’ın tutuklanma sürecine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
ANKA’nın haberine göre Gökçe, şunları kaydetti:
”Müvekkilimiz Sayın Rıza Akpolat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ifadesini vermek üzere çağrılabilecekken, değerli babasının hastalığı nedeniyle gittiği Balıkesir’de hakkında hukuka aykırı şekilde yakalama işlemi icra edilmiş, ardından tam dört gün boyunca Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınmadan gözaltında tutulmuş, en sonunda da Sulh Ceza Hâkimliği tarafından hukuka aykırı bir şekilde tutuklanmasına karar verilmiştir.
‘MASUMİYET KARİNESİ VE LEKELENMEME VE ADİL YARGILANMA HAKKI ZEDELENMİŞTİR’
Bu süreçte dosya içeriği müvekkilimizden ve müdafileri olarak bizlerden gizlenmesine rağmen, kimi basın yayın organlarında dosya içeriği ile ilgili bilgi ve belgelerin yayınlandığı görülmüş, bu suretle müvekkilin kamuoyu nezdinde peşinen mahkûm edilmeye çalışılarak ceza hukukunun en önemli güvencelerinden masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı ihlal edilmiş, adil yargılanma hakkı zedelenmiştir. Bu çerçevede bazı basın yayın organlarınca bütünlükten koparılmış birtakım iddialar, bilgiler ve tek taraflı yayınlarla kamuoyunda yanlış bir kanaat oluşturarak yargı sürecinin etkilenmeye çalışıldığı müşahede edilmiş olup bu haksız tutum ve davranışların özgür ve tarafsız basının haber verme hakkı ile telifinin mümkün olmadığı tartışmadan varestedir.
‘SUÇLAMALAR HİÇBİR SOMUT DELİLE DAYANMIYOR’
Gerçekte ise müvekkilimiz Sayın Rıza Akpolat’a yöneltilen suçlamaların tamamen soyut, dayanaksız ve afaki olduğu, hiçbir somut delile dayanmadığı, yürütülen soruşturma sürecinde de pek çok hukuka aykırı işlemin cari olduğu hususları müvekkilimizin nihayet dört gün sonra ifadesinin alınması ile birlikte anlaşılmıştır. Rekor bir oy oranı ile seçilerek göreve başlayan, toplumda saygın ve itibar sahibi, başarılı bir belediye başkanı olan müvekkilin güya bir örgüt üyesi olduğu, üstelik bu örgütün yöneticisi olduğu iddia edilen kişiden güya rüşvet aldığı gibi fiilen, aklen ve hukuken ciddiye alınması dahi imkansız isnatların dile getirilmesi elbette hukuken kabul edilebilir olmaktan uzaktır.
Müvekkilin aleyhine somut delil bulunmamasına rağmen bu derece afaki iddialarla hürriyetinden yoksun bırakılmasının en temel hak ve özgürlüklerden olan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiği şüphesizdir. Tüm bu gerçeklere rağmen müvekkilin basmakalıp gerekçelerle tutuklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, bir an evvel serbest kalıp görevine dönmesi için gerekli tüm hukuki yolları işleteceğimizi kamuoyuna saygılarımızla bildiririm.”
Ferhatpaşa Mahallesi Üsküdar Caddesi’ndeki 3 katlı otelin eksi birinci katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Otelin katlarını saran duman nedeniyle mahsur kalanlar, itfaiyenin merdiveniyle terastan aşağı indirildi.
Yangında ağır yaralanarak hastaneye kaldırılan spa çalışanları Anne M. ile isimleri öğrenilemeyen 2 yabancı uyruklu kadın, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Bilinci açık şekilde hastaneye götürülen İtfaiye çavuşu Hasan G. de tedavi altına alındı.
İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınırken, binada duman tahliyesi yapıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gezi tutukluları Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i ziyareti sonrası Bakırköy Cezaevi önünde açıklama yaptı.
CHP lideri Özel burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beşiktaş Belediyesi Başkanı Rıza Akpolat’ın tutukluluğuna ilişkin söylediği ‘turbun büyüğü heybede’ sözlerine yanıt verdi.
“Bugün Çiğdem Mater ve Mine Özerden’in tutukluluğunun 999. günü, yarın bininci günü olacak. Dün Boğaziçi eylemlerinin bininci günüydü. Yarın aynı zamanda Hrant Dink’in katledilişinin yıl dönümü. Her gün başka felaketlerin yıl dönümleriyle uyanıyoruz. Bir yandan İstanbul Barosu’na kayyum atanıyor, bir yandan Beşiktaş Belediyesi’ne siyasi darbe girişimi var.
Öbür tarafta sayın Erdoğan turp peşinde. Mafyavari şekilde bizi tehdit ediyor. Ona sadece şunu söyleyebiliriz. Turplar büyüdükçe endişe artıyorsa turpun büyüğü sandıkta. Korkmuyorsan sandığa gel. Biz CHP olarak, olmamız gereken her yerdeyiz. Dünyanın en büyük barosunun arkasındayız. Mücadelenin bir bütün olarak verilmesi gerektiğinin farkındayız. CHP hem kararlı, hem güçlü, hem de milletin kendine verdiği vazifenin farkında.
‘OYUNA GELMEME OYUNUNA DA GELMEYECEĞİZ’
Oyuna gelmeyeceğiz ama hiç heveslenme, senin oyuna gelmeme oyununa da gelmeyeceğiz. Sen benim ne demek istediğimi anldın. İçerideki arkadaşlarımızın moralleri ve sağlıkları çok iyi. İçeriye girerkenki gibi dimdik çıkacaklarından eminiz. Gezi davası, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalar gereği uymak zorunda olduğu AİHM kararlarına göre de, AYM kararlaınra göre de, milletin vicdanına göre de hukuksuzdur. Bizim yerimize içeride yatmaktadırlar. Geziyi destekleyen on milyonlarca kadın adına burada iki kadın yatıyor. Tayfun Kahraman parti üyesi, benim adıma yatıyor.
‘ARTIK BAMBAŞKA BİR SÜRECİN İÇİNDEYİZ’
Beşine de hepimiz sahip çıkıyoruz. Ben de gezideydim. Davaları bu kadar davamızdır. Buradaki arkadaşların şiddetle hiçbir ilgisi yok. Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olmak yerine demokrasisi sıfırlanan bir ülke olması ne zarar veriyor bir de onu hesaplayın. Bu iş fazla uzadı. Her seferinde dünya 5’ten büyüktür diyen kişiye Türkiye’nin bir kişiden büyük olduğunu söylemek lazım. O kadar da uzun boylu değil. Artık bambaşka bir sürecin içindeyiz ve o süreç bu kötülükten Türkiye’yi kurtarma sürecidir. İktidarı devretmeye hazırlansın.”
ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
Partisinin Konya 8. olağan il kongresinde açıklamalarda bulunan Erdoğan, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın tutuklanmasına ilişkin mesajlar verdi.
Erdoğan, “Yargıya parmak sallayarak, bağırıp çağırarak, yargı mensuplarını baskı altına alarak hiçbir netice elde edemezsiniz. Sağa sola sataşmaktan vazgeçin. Biz işte buradayız. Gelin millet önünde kara kaplı defterleri ortaya serelim. Bakalım kimin yüzü kızaracak kim yüzü ak çıkacak. Özel harami arayacağına yanındaki yöresindeki şahıslara baksın. Dosyalardaki iddialara verecekleri cevapları olmadığı için sürekli topu taca atıyorlar. Çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyüğü heybede” dedi.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Meclis’te yaptığı açıklamada Pençe Kartal-2 harekat bölgesinde yer alan Gara’da, terör örgütü PKK tarafından alıkonularak şehit edilen 13 Türk vatandaşından Er Adil Kabaklı’nın ailesine ödenen 700 bin liralık tazminatın yarısının geri istendiğini öne sürmüştü.
Sözcü yazarı Saygı Öztürk, 2 Ekim 2015’de Ağrı’daki birliklerine katılmak üzere yola çıkan ancak Tunceli-Pülümür kara yolunda alıkonulup kaçırılarak şehit edilen Er Adil Kabaklı’nın son mektubunu köşesine taşıdı.
Buna göre; Adil Kabaklı, 15 Nisan 2019 tarihli mektubunu PKK zindanında ilk ve son kez yazdı. Kabaklı, mehtubunda “Bizim burada olmamızın tek sebebi yol güvenliğini almayanlardır” ifadelerini kullandı.
‘HER ŞEYE HASRET KALDIK’
İşte Gara şehidinin yürek yakan mektubu:
“Yıllardır örgütün elindeyiz. Ama maalesef bizim için herhangi bir girişim olduğunu ne duydum ne de gördüm. Biz kimiz, neciyiz? Kimin askerleri ve polisleriyiz? Neden hâlâ buradayız? Hangi ülkenin vatandaşlarıyız? Niçin şimdi yalnız bırakıldık? Niye kimse bizimle ilgilenmiyor? Adımızı dahi anmak istemiyor? Yedi-yirmi dört haberleri radyodan takip ediyoruz ama bizimle alakalı hiçbir şey duymadım. Duymamaya da devam ediyorum.
Bunca geçen zaman içerisinde başımıza bir iş gelmeyeceğini kim, nereden biliyor? Kim bunun teminatını veriyor? Gündüzün nasıl olduğunu, güneşin nasıl olduğunu, nasıl doğduğunu rüzgârın nasıl estiğini unuttuk, her şeye hasret bırakıldık.
‘BUNUN TEK SEBEBİ YOL GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMAMASI’
Son olarak devletimize hizmet eden devlet yetkililerine tüm siyasi kanatlara ve parti başkanlarına sesleniyorum. Biz ölmedik, yaşıyoruz. Bizim için çaba gösterilmesini, girişimlerde bulunulmasını bekliyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin askerleri ve polisleriyiz. En önemlisi vatandaşlarıyız. Bunun göz önünde bulundurulmasını ve bize sahip çıkılmasını ve yok sayılmamamızı istiyoruz.
Ben nasıl vatan görevimi yerine getirmek için yola çıktıysam ve yol üzerinde örgüt tarafından alıkonulduysam silahsız bir er olarak bu kadar zaman burada kaldıysam, bunun tek sebebi yol güvenliğimin sağlanmaması. Bu durum hakkında TV kanallarında bir bilgi verilmedi, bizden önce de sonra da o yolun güvenliği sağlanamadı. Aynı yolda bizden önce örgüt tarafından alıkonulan bir kişi daha var. Devletin ve ülkenin yolunu kullanmak suç mu?
‘GECE YATTIĞINIZDA RAHAT UYUYABİLİYORSANIZ SİZE HELAL OLSUN!’
Şimdi bunu tüm devlet yetkililerinin vicdanına sunuyorum. Geceleri yatağınızda rahat uyuyabiliyorsanız size helal olsun. Başka da diyecek hiçbir sözüm yok.”
Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kamuda yeni bina yapımı yasaklandı ama Diyanet İşleri Başkanlığı yüksek maliyetli harcamalarına devam ediyor.
Sözcü’den Deniz Ayhan’ın hbaeirne göre; 20 ayrı Dini İhtisas Merkezi olan Diyanet, şimdi de Ordu’da yenisini açıyor. Ordu Dini İhtisas Merkezi 1 milyar TL’ye mal olacak. Yapımı süren İzmir Dini İhtisas Merkezi için de 437.9 milyon TL ödenecek. 2024 yılında 201 milyon 885 bin TL harcanan merkezin yapımı 2025’te 236 milyon TL daha ödenerek tamamlanacak. Merkez 23 bin metrekare olacak.
Diyanet 2025’te 17 müftülük hizmet binası daha yapacak. Bu binalar için devletin kasasından 2 milyar 394 milyon 437 bin TL çıkacak. Diyanet’in İstanbul, Ankara, İzmir, Manisa, Bolu, Bursa, Yozgat, Ordu, Eskişehir, Konya, Kütahya, Şanlıurfa, Tekirdağ, Samsun, Kastamonu gibi illerde 20 adet Dini İhtisas
Merkezi bulunuyor.
Adana’nın Merkez ilçelerinden Yüregir CHP’li Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın bir süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından saraya çağrıldığı ve özel bir araçla götürüldüğü sarayda Cumhurbaşkanı ile 40 dakika görüştüğü ortaya çıkmıştı.
Bu görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ali Demirçalı’ya AKP’ye katılma teklifinde bulunduğu iddia edilmişti.
Ali Demirçalı daha sonra yaptığı açıklamada bu teklifin varlığını inkar etmeyip “Cumhurbaşkanımız çok nazik çok kibar bir şekilde bizi ağırladı. Bundan Onur duydum ben CHP’li Belediye başkanıyım yoluma CHP’de devam edeceğim” demişti.
Sözcü’den Mehmet Serbes’in haberine göre; Erdoğan’ın Adana’ya gelişi öncesinde Ali Demirçalı Belediye Başkanı olduğu Yüreğir ilçesinin her tarafını “Cumhurbaşkanımız Yüreğir’e Hoş Geldiniz” yazılı pankartlarıyla donattı.
Adana’daki diğer CHP’li belediye başkanlarının böyle bir pankart asmamasına karşın Ali Demirçalı’nın her tarafa fazla sayıda bu pankartları asması dikkat çekti.
SPK’dan yapılan açıklamada, “Sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasını teminen, Borsa İstanbul’da gerçekleştirilen işlemler, Kurulumuz ve Borsa İstanbul tarafından anlık takip edilirken, piyasa bozucu eylemlere karşı gözetim ve denetim faaliyetleri Kurulumuz tarafından sürekli olarak yerine getirilmektedir” ifadelerine yer verildi.
Şekerbank TAŞ pay piyasasında son günlerde gerçekleşen fiyat hareketleriyle ilgili olarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106’ncı ve 104’üncü maddeleri kapsamında SPK tarafından inceleme başlatıldığı bildirilen açıklamada, “Sermaye piyasasının güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin tespiti halinde, Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde, Kurulumuz tarafından sorumlular hakkında cezai ve/veya idari yaptırımlar uygulanacaktır” denildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 18 Ocak hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzey kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları ile Doğu Karadeniz’in yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Ardahan çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.
Yurdun iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek ve dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunuyor.
Hava sıcaklığının, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus sis hadisesi bekleniyor.
ÇANAKKALE °C, 11°C
Az bulutlu
EDİRNE °C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 10°C
Parçalı bulutlu
KIRKLARELİ °C, 9°C
Parçalı ve az bulutlu
EGE
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 8°C
Parçalı ve az bulutlu
DENİZLİ °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
İZMİR °C, 15°C
Parçalı bulutlu
MANİSA °C, 14°C
Parçalı bulutlu
AKDENİZ
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
ADANA °C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
ANTALYA °C, 20°C
Az bulutlu
HATAY °C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
MERSİN °C, 18°C
Az bulutlu
İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus sis hadisesi bekleniyor.
ANKARA °C, 8°C
Parçalı ve az bulutlu
ÇANKIRI °C, 10°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 7°C
Az bulutlu
KONYA °C, 8°C
Az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.
BOLU °C, 8°C
Parçalı bulutlu
DÜZCE °C, 11°C
Parçalı bulutlu
SİNOP °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu
ZONGULDAK °C, 9°C
Parçalı ve yer yer çok bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.
AMASYA °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
ARTVİN °C, 4°C
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri aralıklı yağmurlu, iç kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
SAMSUN °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
TRABZON °C, 10°C
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri aralıklı yağmurlu, iç kesimlerinin yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı
DOĞU ANADOLU
Parçalı, yer yer çok bulutlu, Ardahan çevrelerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor. Bölgenin doğusunun dik ve eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.
ERZURUM °C, -3°C
Parçalı ve çok bulutlu
KARS °C, -4°C
Parçalı ve çok bulutlu
MALATYA °C, 6°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 1°C
Parçalı bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin kuzey ve doğu kesimlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.
Sabah saatlerinde etkisini arttıran lodos ve sağanak, hava trafiğini olumsuz etkiledi. İstanbul Havalimanı’na gelen bazı uçaklar iniş yapamayıp pisti pas geçerken, bazıları da bir süre havada tur atmak zorunda kaldı.
Havada tur atan ve bu yüzden yakıt kritiğine giren THY’nin TK626 Lagos-İstanbul, TK775 sefer sayılı Maskat-İstanbul, TK186 Şikago-İstanbul, TK6032 Stockholm-İstanbul, TK185 Manila-İstanbul seferlerini yapan uçakları iniş için İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na yönlendirildi.
Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yapmak isteyen uçaklar da bir süre havada tur atmak zorunda kalırken, kalkış seferlerinde ise kısa süreli gecikmeler yaşandı.
Marmara Bölgesi’ni etkisi altına alan kuvvetli lodos ve fırtınanın etkisiyle Sabiha Gökçen Havalimanı ve İstanbul Havalimanı’nda iniş yapamayan bazı uçaklar da civardaki havalimanlarına yönlendiriliyor.
İlişkili Haber
Meteoroloji 44 il için alarm verdi: Kar, yağmur, fırtına…
Anadolu Basın Birliği (ABB), kuruluşunun 50’nci yılı kapsamında plaket töreni ve kutlama gecesi düzenledi.
Törende açılış konuşmasını yapan ABB Genel Başkanı Mehmet Bora Zor, disiplin kuruluna sevk edilen teğmenlerin ettiği yemini okuyarak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedi.
Daha sonra 31 yıl önce bombalı suikastla şehit edilen, araştırmacı gazeteciliğin duayen ismi Uğur Mumcu ve 24 yıl önce bombalı saldırıyla yaşamdan koparılan siyaset bilimci ve yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı anmak amacıyla hazırlanan sinevizyonlar gösterildi.
Sinevizyonların ardından Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu’ya ve Ahmet Taner Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı’ya “Ülkemize Değer Katanlar Ödülü” verildi.
Özge Mumcu burada yaptığı konuşmada “Her zaman baskı ortamı vardı ne terörsüz bir Türkiye gördük ne özgür bir Türkiye gördük” dedi ve ‘terörsüz Türkiye’ vurgusu yaptı.
Nilüfer Kışlalı ise “Basın bir toplumun atardamarlarından biri. Her şeyi basından öğreniyoruz, bizi basın bilgilendiriyor. Ahmet benim kalbimde hiçbir zaman ölmedi. Görüyorum ki kimsenin kalbinde de ölmemiş” diye konuştu.
VERYANSIN TV’YE İKİ ÖDÜL
Törende Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay, Veryansın Tv program yorumcusu Serkan Öz, Harp Coğrafyası Uzmanı, Tarihçi Dr. Selim Erdoğan, Sözcü yazarı Saygı Öztürk, Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ve birçok kişiye ödül verildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 23 Kasım hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz kıyılarının yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Kıyı Ege ile Batı Akdeniz kıyılarında yer yer gök gürültülü sağanak, Marmara’nın güneydoğusu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile akşam saatlerinden sonra iç bölgelerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.
Yağışların; Marmara, Kuzey ve Kıyı Ege, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Batı ve Orta Karadeniz’de kuvvetli, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın ile Antalya’nın doğu çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.
SICAKLIKLAR DÜŞECEK
Rüzgarın Marmara, Batı Karadeniz, Kuzey Ege, İç Anadolu ve Akdeniz’in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.
Hava sıcaklıklarının batı kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı, doğu kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.
KUVVETLİ YAĞIŞ VE RÜZGAR UYARISI
Meteoroloji’den yapılan uyarılar şöyle:
“Yağışların; Marmara, Kuzey ve Kıyı Ege, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Batı ve Orta Karadeniz’de kuvvetli, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın ile Antalya’nın doğu çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
Rüzgarın; Marmara, Batı Karadeniz ve Kuzey Ege’de kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat), İç Anadolu’nun batısı ve Batı Akdeniz’de güneyli yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) olarak eseceği beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla doğusunun yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.
BURSA °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
EDİRNE °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
İSTANBUL °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
KOCAELİ °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla kuzey kesimlerin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuzey ve kıyı kesimlerde kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın; bölge genelinde güneyli zamanla kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) olarak esmesi bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla yüksekleri karlakarışık yağmur ve kar yağışlı
DENİZLİ °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
İZMİR °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
MANİSA °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
AKDENİZ
Çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, gece saarlerinde iç kesimlerinin yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Antalya’nın doğu ilçeleri ile Doğu Akdeniz’de(Osmaniye ve Hatay hariç) kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın; iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli ve fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor.
ADANA °C, 24°C
Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.
ANTALYA °C, 22°C
Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; doğu ilçelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.
HATAY °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MERSİN °C, 21°C
Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı, yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde güney ve doğusunda kuvvetli olarak görülmesi bekleniyor. Rüzgârın; güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.
ANKARA 9°C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmur ve kar yağışlı
ESKİŞEHİR 9°C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmur ve kar yağışlı
KAYSERİ 3°C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı, yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı
KONYA 9°C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla iç kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın; bölge genelinde kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) olarak esmesi bekleniyor.
BOLU °C, 15°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmurlu ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
DÜZCE °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
KASTAMONU °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sonra sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmurlu ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
ZONGULDAK °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz kıyılarının yağmur ve sağanak yağışlı, zamanl orta Karadeniz’in iç kesimlerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde Orta Karadenizde kuvvetlii olması bekleniyor. Rüzgârın; bölgenin batısının iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.
AMASYA °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı, zamanla karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
SAMSUN °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.
TOKAT °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı, zamanla karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.
TRABZON °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı
Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, saldırıyı gerçekleştirenlerin de aralarında olduğu şüphelilerin kente geldiğini tespit etti.
Kent merkezi ve bazı ilçelerde Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ile Edirne İl jandarma Komutanlığı ekiplerinin desteğiyle düzenlenen operasyonda, 13 şüpheli yakalandı.
Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından Edirne 1. Murat Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi.
Şüpheliler, Tekirdağ’a götürülmek üzere Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
NE OLMUŞTU?
Çorlu ilçesi Muhittin Mahallesi’nde yolda yürürken maskeli bir kişinin silahlı saldırısına uğrayan Teknik Direktör Ersin Aka, kaldırıldığı Çorlu Devlet Hastanesinde müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Saldırının olduğu bölgede 25’e yakın boş kovan tespit edilmişti.
İlişkili Haber
Teknik direktör Ersin Aka silahlı saldırıda hayatını kaybetti
İstanbul’da, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden olan çetenin kurbanı olduğunu söyleyen hemşire Arzu Başaran Başkıran, yaşadıklarını anlattı.
‘BEBEĞİM 6 SAAT GEÇ ENTÜBE EDİLMİŞ’
Sözcü’den Gökmen Ulu’nun haberine göre; Yenidoğan yoğun bakım servisleri ve 112 Acil Servis Ambulansı personeli olarak çalışan Başkıran, şunları söyledi:
“Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri arasındaki Fehmi Alperen’in idare amiri olduğu, Özel Esencan Hastanesi’nde 2016’da doğum yaptım. Bebeğim sağlıklı olarak dünyaya geldi. Yoğun bakım servisinde çocuğumun mosmordu ve böbreğinin olduğu bölgede çürüme vardı. Evraklara göre bebeğim 6 saat geç entübe edilmiş.
‘BEBEĞİN AÇ BIRAKILDIĞI ORTAYA ÇIKTI’
Doktor bebeğimi yaşam destek ünitesinden ayırmış. Bebeğim komaya girdi. İleri derecede kalp yetmezliği oluştu, akciğerleri iflas etti. Beyin kanaması geçiriyordu. 16’ıncı günde bebeğimizi başka bir hastaneye götürdük. Esencan Hastanesi ise bebeğe sağlıklı gösteren gerçeğe aykırı bir epikriz raporu verdi.
Gittiğimiz hastanede bebeğin aç bırakıldığı ortaya çıktı. 21 gün sonra çocuğumun ölüsünü kucağıma verdiler. Bir kere bile hayattayken sarılıp öpemedim.
‘DELİ MUAMELESİ GÖRDÜM’
Evladımı toprağa verdikten sonra hukuk mücalesine başladım. Önce, kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildi. İtiraz ettim dava açıldı ancak beraat kararı verildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de başvurdum. Deli muamelesi gördüm.”
Ulusal gün ve bayramların denk geldiği cuma hutbelerinde bu günlere yer vermemesi ve Atatürk’ün adını anmamasıyla tepki çeken Diyanet İşleri Başkanlığı, bu tavrını sürdürmeye devam ediyor.
Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbesinde, Cumhuriyet’in 101. yılı kutlanmadı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyeti kuran kadro da anılmadı.
Hutbede, “Aziz milletimize karşı kurulan kirli tuzaklar boşa çıkacaktır. Cinayet şebekeleri kirli emellerine asla ulaşamayacak”’ denildi. TUSAŞ’taki terör saldırısı için başsağlığı dilendi.
“Vatan müdafaası mukaddestir” denilen cuma hutbesinde, “Vatan müdafaası, sadece üzerinde yaşadığımız toprak parçasını korumaktan ibaret değildir. Vatan müdafaası; dinimizi, canımızı, malımızı, namusumuzu ve neslimizi her türlü tehlikeden korumaktır’’ denildi.
ATATÜRK’Ü EN SON 2010’DA ANDI
Diyanet en son Ali Bardakoğlu’nun başkanlığını yaptığı 2003-2010 yılları arasındaki hutbelerinde Atatürk’ü anıyordu. 2011 yılı itibarıyla ise Atatürk ismi hutbelerden silindi. 11 Kasım 2010’da göreve gelen Mehmet Görmez döneminde hutbelerde Atatürk ismi anılmamaya başlandı.
Ali Erbaş ise 2017 yılında göreve geldi ve o da Atatürk’ü hiç anmadı. Erbaş, görev süresince 100’den fazla ülkeye gitti ancak Anıtkabir’e hiç gitmedi. 2024 yılında da 23 Nisan, 19 Mayıs gibi tarihlerde yayınlanan hutbelerde de Atatürk anılmadı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 26 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.
Buna göre; yurdun kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz ile Sinop, Kars, Ardahan ve Iğdır çevrelerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
Genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Kars ve Ardahan çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi beklenen yağışların, Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile Giresun’un doğu ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Marmara ile yurdun iç kesimlerinde yer yer sis ve pus bekleniyor.
Hava sıcaklığının batı bölgelerde mevsim normallerinin biraz üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
DOĞU KARADENİZ’DE KUVVETLİ YAĞIŞLARA DİKKAT!
Meteoroloji’den yapılan uyarıda şöyle denildi:
“Doğu Karadeniz’de görülecek yağışların, sabah ilk saatlerden itibaren Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile Giresun’un doğu ilçelerinde kuvvetli (25-60 kg/m²) olması bekleniyor. Kıyı kesimlerde sağanak ve gök gürültülü sağanak, Rize ve Artvin’in yükseklerinde (2000m ve üzeri) kuvvetli karla karışık yağmur ve kar şeklinde tahmin edildiğinden sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgâr, kar yağışı beklenen yerlerde tipi şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”
İşte il il hava durumu tahminleri…
MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
EDİRNE °C, 22°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu
KOCAELİ °C, 20°C
Parçalı ve az bulutlu
EGE
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde kuzey ve iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 18°C
Az bulutlu
DENİZLİ °C, 25°C
Az bulutlu
İZMİR °C, 25°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 26°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ADANA °C, 29°C
Az bulutlu ve açık
ANTALYA °C, 28°C
Az bulutlu ve açık
HATAY °C, 26°C
Az bulutlu ve açık
MERSİN °C, 28°C
Az bulutlu ve açık
İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ANKARA °C, 18°C
Az bulutlu ve açık
ESKİŞEHİR °C, 19°C
Az bulutlu ve açık
KONYA °C, 17°C
Az bulutlu ve açık
YOZGAT °C, 13°C
Az bulutlu ve açık
BATI KARADENİZ
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun çok bulutlu, sabah saatlerinden itibaren Sinop çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
BOLU °C, 18°C
Parçalı ve az bulutlu
DÜZCE °C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
SİNOP °C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinden itibaren sağanak yağışlı
ZONGULDAK °C, 17°C
Parçalı ve az bulutlu
ORTA VE DOĞU KARADENİZ
Çok bulutlu ve aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kıyılarda yağmur ve sağanak, iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinden görülmesi beklenen yağışların, Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile Giresun’un doğu ilçelerinde kuvvetli (25-60 kg/m²) olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
AMASYA °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu
ARTVİN °C, 10°C
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinden itibaren kuvvetli olması bekleniyor.
SAMSUN °C, 18°C
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı
TRABZON °C, 17°C
Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinden itibaren kuvvetli olması bekleniyor.
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Ardahan ve Kars çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı, Iğdır çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.
ERZURUM °C, 8°C
Parçalı ve çok bulutlu
KARS °C, 9°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı
Yeşilyurt Mahallesi Sururi Say Caddesi’nde evine giden S.G’ye (36) kaldırımda yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan M.K. bıçakla saldırdı. Kaçmaya çalışırken düşen S.G, sırtından bıçaklandı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralanan S.G, ambulansla Erbaa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri M.K’yi gözaltına aldı.
SALDIRGANIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
İHA’nın haberine göre, M.K emniyette verdiği ifadesinde “Bazen farklı şeyler görüyorum. O yüzden yapmış olabilirim” dediği öğrenildi.
Saldırganın ayrıca psikolojik ilaçlar kullandığı ve yüzde 40 engelli raporunun bulunduğu belirtildi.
M.K, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
SALDIRI KAMERADA
Öte yandan M.K’nin S.G’ye saldırdığı anlar, bölgedeki bir apartmanın güvenlik kamerasıyla kaydedildi.
Görüntüde, kaldırımda yürüyen S.G’ye arkasından gelen saldırganın bıçakla saldırması, ardından kadının koşarak kaçmaya çalışması yer alıyor.
Yeşilyurt Mahallesi Sururi Say Caddesi'nde evine giden S.G'ye (36) kaldırımda yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan M.K. bıçakla saldırdı. Kaçmaya çalışırken düşen S.G, sırtından bıçaklandı.
12 Aralık 2022 tarihinde gerçekleşen protokolle 10 yıllığına Beyoğlu Belediyesi’ne tahsis edilen Terra Santa’dan çıkması için tebligat gönderildi.
ANKA’nın haberine göre; Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından 24 Eylül 2024 tarihinde gönderilen tebligatta, Terra Santa’daki belediye birimlerinin 27 Eylül 2024 Cuma günü saat 08.30’a kadar boşaltılması istendi.
Beyoğlu Belediyesi de kararı hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya taşıdı. Terra Santa’nın tahliyesine ilişkin açtığı davada belediyenin itirazını haklı bulan İstanbul 10’uncu İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasına, ara kararına cevap ve savunma için davalı idareye 30 gün süre tanınmasına karar verdi.
Tahliye kararına bu sabah CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu çok sayıda CHP yöneticisi ve belediye başkanı tepki göstermişti.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Hakkında siyasi yasak istenen davaya ilişkin konuşan İmamoğlu, “Davanın son birkaç haftadır yoğun şekilde kamuoyuna yansımasının birkaç yönü var. Bu dava toplumu rahatsız ediyor, böyle bir dava olmaz” dedi.
İmamoğlu “Türkiye Belediyeler Birliği encümen üyesi belediye başkanı dostlarımız, yönetici oldukları ortamlarda bunun vatandaşları da rahatsız ettiğini ifade ederek basına bir bildiri hazırlıyor” ifadelerini kullandı.
‘BU İŞ TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ VE HUKUK MESELESİ’
İmamoğlu, “Davanın seyrini hukuk mu belirliyor, siyaset mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Yargının bir silah gibi kullanıldığını düşünenlerdenim. Bu sürdürülemez. Temennim odur ki yargının bu şekilde manipüle edilmesine istinaf son verir. Oradaki yargıçlardan en büyük isteğim bu, dilerim ve isterim ki o tarihi görevi yerine getirirler ve toplumu rahatlatırlar. Böyle bir davanın varlığını, gerekçesini, yargılanmayı bile anlatamazsanız. Sabah birisi arıyor, haber veriyor ‘Bugün karar veriyorlar.’ Hadi bakalım, altı saat sonra bütün Türkiye bunu konuşuyor. Yargıçların, savcıların, hakimlerin bu konuda tarihi görevlerini, omuzlarındaki büyük yükün karşılığını vermelerini ülkemin geleceği için istiyorum. Bu iş Türkiye’nin demokrasi ve hukuk meselesi. Dava şahsileşmemeli.”
MANSUR YAVAŞ SORUSUNA YANIT
Öte yandan “Mansur Yavaş ile bugün görüşecek misiniz?” sorusuna da yanıt veren İmamoğlu, “Her geldiğimde ararım, görüşürüm. Alacağım olsun, bugün zamanımız kısıtlı” dedi.
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca FETÖ’nün “emniyet mahrem yapılanması” içerisinde görev yaptıkları tespit edilen ve haklarında gözaltı kararı verilen 35 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirilen şüpheliler, soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi.
Cumhuriyet savcıları tarafından sorgulanan şüphelilerden 15’i, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak ve örgütle bağlantısı bildikleri kişileri teşhis etmek istediklerini belirterek itirafçı oldu.
Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 19’u tutuklandı, 16’sı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
NE OLMUŞTU?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, FETÖ’nün Emniyet Genel Müdürlüğünü hedef alarak içerisinde yuvalanma, eleman kazanma, emniyet personelini örgütün kendi içerisinde oluşturduğu sisteme göre kodlama ve kazanılan elemanların örgütsel bağlılık durumlarını takip ederek kaydetme faaliyetlerinde bulunduğu tespiti üzerine soruşturma başlatmıştı.
Bu faaliyetler doğrultusunda, örgüt tarafından “mahrem imam” olarak görevlendirilen 6’sı halen çeşitli kamu kurum veya kuruluşlarında aktif olarak çalışan kamu personeli olmak üzere “emniyet mahrem sorumlusu” 35 kişi gözaltına alınmıştı.
Geçen ocak ayında Emniyet’e giden Yusuf Aydın isimli bir esnaf, “bir ticaret karşılığında aldığı 14.2 milyon liralık çeki kırdırmak için Ayhan Bora Kaplan ve adamlarının devreye girdiğini” öne sürmüş, eski Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz ve yardımcısı Alp Arslan’ın baskısıyla Ankara’yı terk etmek zorunda kaldığını öne sürmüştü.
T24’ten Asuman Aranca’nın haberine göre; Aydın, “Bir polis ‘Emniyet Müdürümüz Servet Yılmaz’ın talimatı ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talebidir. Ankara’yı terk edeceksiniz’ dedi. Polisler evime kadar gelerek Ankara’yı terk etmeme eşlik ettiler” iddiasında bulunmuştu.
Çeklerin kendisinden bedelsiz olarak alındıktan sonra “kırıldığını” söyleyen Aydın, toplam 32 milyon lira zarara uğradığını belirterek 15 kişiden şikayetçi olmuştu.
SERVET YILMAZ HAKKINDA DOSYA HAZIRLANDI
Aydın’ın bu şikâyeti üzerine Servet Yılmaz hakkında, organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle yargılanan Ayhan Bora Kaplan’la ilgili olarak dosya hazırlandı.
Ankara Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu, Servet Yılmaz hakkındaki dosyayı 16 Ocak 2024’te eski “En üst dereceli kolluk amiri” olması ve hakimlerle aynı yargılama usulüne tabi olmaları nedeniyle HSK’ya gönderdi.
HSK, DOSYAYI GÜNDEMİNE ALDI
14 Mayıs’ta toplanan HSK 1. Dairesi, dosyayı gündemine aldı.
Daire, Yılmaz’ın, “eski Ankara Emniyet Müdür yardımcısı Alp Aslan ile birlikte devletin verdiği gücü Ayhan Bora Kaplan’ın çıkarları doğrultusunda kullandıkları, 2023 yılı Ramazan ayı içinde Çukurambar’daki bir restoran önünde Organize Şube Müdürlüğü ekipleri aracılığı ile Aydın’ı Ankara’yı terk etmesi konusunda tehdit ettiği, Aydın ve arkadaşlarının Yeni Batı Polis Karakolu’nda bekletildikleri sırada orada bulunan polislere ‘15 dakika içinde Ankara’yı terk etmezlerse hepsini nezarete tıkın ve sabaha kadar ezin’ talimatı verdiği ve polislerin Aydın’ı elindeki çekleri iade etmemesi durumunda ‘hem Bora Kaplan hem de Yılmaz’ın gazabına uğrayacaksın’ şeklinde söylemlerde bulunmasına sebep olduğu” iddialarını değerlendirdi.
‘GÖREV SUÇU DEĞİL’
Daire, iddia konusu suçlamaların görevden kaynaklanan suç kapsamında olmadığı gerekçesiyle Yılmaz hakkında “tabi olduğu hükümler çerçevesinde gereğinin yapılması için” dosyanın Ankara Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi.
Karar oy birliği ile alındı.
GÖZLER İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA
Ankara Başsavcılığı’nın, “4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun” uyarınca Yılmaz hakkında soruşturma yapabilmek için bu kez İçişleri Bakanlığı’ndan izin istemesi gerekiyor.
İçişleri Bakanlığının izin vermesi durumunda Yılmaz hakkında soruşturma yapılarak takipsizlik kararı verilebileceği gibi dava açılması da söz konusu olabilecek.
Ordu İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü önceki gün Ordu’nun Altınordu, Perşembe ve Ünye ilçelerinde 12 şüpheliye yönelik 20 adreste arama ve yakalamaya yönelik operasyon düzenledi.
Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre; operasyon kapsamında piyasa değeri 15 milyon TL olan; 5 milyon 949 bin 960 adet boş makaron, 103 bin 930 adet içi dolu makaron, 2 bin 640 kilogram kıyılmış tütün, 5 bin 286 adet kesilmiş bandrol, 227 adet elektronik sigara, 128 adet puro, 109 adet nargile kömürü ile 1 adet sigara sarma makinesi ele geçirildi.
Emniyet 12 şüpheli hakkında adli tahkikat başlatıldığını da bildirdi.
TÜGVA YÖNETİCİSİ DE GÖZALTINA ALINDI
Söz konusu 12 şüphelinin arasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurduğu Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) ordu kurucu il temsilcisi Ahmet Güler’in de olduğu ortaya çıktı.
Buna göre Güler’in hem ev hem iş yeri adresine operasyon düzenlendi. Güler’in evinde düzenlenen operasyonda 178 elektronik sigara ve 50 kutu sarılmış makron ele geçirildi. Mevcut Ordu İl Temsilcisi Av. Ömer Faruk Yücedağ’ın da Güler’in evine düzenlenen operasyonda avukatı olarak katıldığı ileri sürüldü.
AKP’DEN ADAY ADAYI OLMUŞTU
Kaçakçılıktan adli tahkikat başlatılan Ahmet Güler’in 2023 seçimlerinde AKP’den Adıyaman Milletvekili Aday Adayı olduğu, ancak aday gösterilmediği ortaya çıktı.
Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay, geçen hafta yayınlanan Ne Varsa Dilimizin Ucunda (NVDU) isimli Youtube programında, FETÖ ile ilgili övgüler yapan Çanakkale ÖSYM İl Koordinatörü Ali Emre Bitlis’ten ve FETÖ’nün İngiltere’deki öğrenci derneği olan Network of Students’ın eşbaşkanı Bilal Macit’in Milli Eğitim Bakanlığı Başkan Yardımcılığına atanmasından söz etmişti.
DOKTORA TEZİNDE GÜLEN’İ ÖVDÜ!
Atay, yayında yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı.
“Ali Emre Bitlis, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nde. Bununla ilgili Sabah Gazetesi’nde ‘FETÖ izleri: ÖSYM Koordinatörü FETÖ hayranı çıktı’ diye bir haber yapılmış. Çünkü bu arkadaş Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’ne geçiyor, aynı zamanda kendisi ÖSYM İl Koordinatörü. ÖSYM her ile böyle bir koordinatör atar. O da il koordinatörü oluyor.
Bu arkadaş, akademik makalelerde, doktora tezinde Nurculuğa önem veriyor. ‘Nurculuk akımının en önemli ismi Fetullah Gülen’dir. Gülen, siyasal ve toplumsal anlamda oldukça konuşulan, tartışılan laik kesimler tarafından ötekileştirilen, bazı İslamcı kesimler tarafından ise sahip çıkılan bir karakterdir. Gülen batı prototipi insan ve nesli yerine sağlam ve dindar bir gençliği ifade eden ‘altın nesil’ kavramını ileri sürmektedir.’ diye yazıyor.
Ali Emre Bitlis, kendi yazdığı doktora tezi ile ilgili yazılmış habere erişim engeli getiriyor. İşte böyle bir ülkedeyiz.”
GÖREVDEN ALINDI
Atay, dün konuya ilişkin yeni bir gelişmeyi duyurdu. Veryansın Tv Youtube kanalında konuşan Erdem Atay, Ali Emre Bitlis’in görevden alındığını açıkladı.
Kendisine Çanakkale’den bir telefon geldiğini söyleyen Atay, “‘Erdem Bey, bütün akademisyenler size dua ediyor’ dediler. ÖSYM, benim anlatımımdan sonra il koordinatörlüğünden bu adamı almış. Bir şey daha başarmışız. Veryansın TV ile gurur duyduğumun bir kez daha altını çizerim” dedi.
FETÖ DERNEĞİ EŞBAŞKANI DA BAKAN YARDIMCISI OLMUŞTU
Öte yandan 14 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanan karar göre; Milli Eğitim Bakanlığı Başkan Yardımcılığına Kemal Şamlıoğlu yerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit’in atanmıştı.
Buna göre; Bilal Macit, FETÖ’nün organizasyonlarından biri olarak bilinen ve Soros Vakfı tarafından fonlanan, ‘Yetmez Ama Evet’çi Genç Siviller örgütünün yöneticilerindendi. Kartal İmam Hatip Lisesi mezunu olan Macit aynı zamanda FETÖ’nün İngiltere’deki öğrenci derneği olan Network of Students’ın eşbaşkanıydı.
"Ali Emre Bitlis, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde. Bununla ilgili Sabah Gazetesi'nde 'FETÖ izleri: ÖSYM Koordinatörü FETÖ hayranı çıktı' diye bir haber yapılmış. Çünkü bu arkadaş Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'ne geçiyor, aynı zamanda kendisi ÖSYM İl Koordinatörü. ÖSYM her ile böyle bir koordinatör atar. O da il koordinatörü oluyor.
ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi.
17 Ağustos depremiyle fay hattındaki enerjinin boşaldığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “17 Ağustos’ta kırılan fay hattı Gölcük’ten başlayarak Düzce’ye kadar devam eden hat. Deprem 200 kilometre boyunca bir hattı kırdı. Bu fay üzerinde 200-250 yıl daha enerji birikmesi gerekiyor ki aynı büyüklükte bir deprem meydana gelsin. Dolayısıyla buradaki enerji şu an için boşalmış durumda. Bu hat üzerinde bu büyüklükte bir deprem beklemiyoruz” dedi.
‘TEDBİRLERİMİZİ ALMAK DURUMUNDAYIZ’
Türkiye’de yıkıcı depremlere neden olabilecek faylar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Ülke olarak depremlerle sınanan bir ülkeyiz. Bu yüzden depremlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ne zaman deprem olacak diye endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak ve artık depremlerde can kayıpları yaşamamak durumundayız. Bunun için de hem yetkililerin alması gereken önlemler var ama öbür taraftan vatandaşlarımızın da alması gereken önlemler var. 1999’dan beri birçok yasal düzenleme çıkartıldı ve kentsel dönüşüm yapıldı. Ama henüz istediğimiz seviyede değiliz. Özellikle Marmara bölgesinde yapı stokunun çok eksik ve birçoğunun da mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş binalar olduğunu görüyoruz. Bunları hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Çünkü 6 Şubat depreminden sonra da meydana gelen hasar ülkemiz üzerine büyük bir ekonomik yük getirdi. Allah göstermesin, Marmara bölgesinde veya İzmir çevresinde bu büyüklükte bir deprem yaşadığımız takdirde çok daha büyük kayıplarımız söz konusu olabilir.”
‘YOĞUNLUĞU TÜRKİYE’YE YAYARSAK RİSKİ AZALTIRIZ’
Kentsel dönüşüm hızını arttırıp vatandaşların ilgisini çekecek yöntemler bulunması gerektiğinden bahseden Prof. Dr. Kutoğlu, “Nüfus yoğunluğunu ve ekonomik yoğunluğu belli bir bölgede çok yüksek düzeye çıkartmak her zaman bir ülke için çok büyük risktir. 800 bin kilometrekare topraklarımız var. Hem nüfus yoğunluğunu hem de ekonomik yoğunluğumuzu, endüstrimizi, diğer tesislerimizi Marmara ya da Ege Bölgesi’nde toplamak yerine Türkiye coğrafyasına daha fazla yayarsak o zaman riski azaltmış oluruz. Büyük bir deprem meydana geldiğinde etkilenecek tesis ve insan sayımız çok daha az olacaktır” dedi.
EN RİSKLİ FAYLARI AÇIKLADI
Prof. Dr. Kutoğlu, Türkiye’deki en riskli faylar için de şöyle konuştu:
“Doğudan başlayarak, Erzincan-Erzurum bölgesinde ve Bingöl-Yedisu hattında gergin faylarımız var. Batıya doğru geldiğimizde, Sakarya’nın güneyinde Pamukova-Geyve hattında gerginlik seviyesi yüksek bir fay var. Marmara Denizi’nin içerisinde de bir miktar gerginliği yüksek faylar söz konusu. Güneyde Gemlik Gölü’nden geçen faylarımızda gerginlik seviyesi yüksek. Bandırma hattında gergin durumda bir fay var. Daha güneyde İzmir Manisa çevresinde bazı fayların gerginlik seviyesinin yüksek olduğunu görüyoruz. Onun dışında Denizli’den geçen fay hattımız var. Bu da geçmişteki büyük depremden itibaren oldukça uzun süre geçtiği için epey bir gerginlik biriktirmiş durumda. En büyük tehlikeyi Pamukova-Geyve hattında, Gemlik Körfezi’nde, Bandırma’da ve İzmir çevresinde görüyorum. Bana sorarsanız Marmara Denizi’ndeki gerginlikler daha sonra geliyor. Buradaki fayların uzunluklarına baktığımızda bunlar en az 6’nın üzerinde deprem üreteceklerdir.”
ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi.
Hababam Sınıfı filminde “Bacaksız” lakaplı öğrenci rolüyle tanınan Tuncay Akça (60) kalp krizi sonucu İstanbul’da hayatını kaybetti.
Akça’nın ölüm haberini menajeri Kıvanç Terzioğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Terzioğlu Hababam Sınıfı’nın değerli oyuncusu Tuncay Akça’yı kaybettik. Ailesine sevenlerine başsağlığı diliyorum” dedi.
TUNCAY AKÇA KİMDİR?
16 Aralık 1963 yılında Kastamonu’da dünyaya geldi.
Tuncay Akça, 1976 yılında yayınlanan efsane film Hababam Sınıfı Uyanıyor’da hayat verdiği ‘Bacaksız’ karakteriyle hafızalara kazındı. En bilinen repliklerinden birisi “Abi siz hiç iki ayak üzerinde duramaz mısınız?” sorusu oldu.
Tuncay Akça, Hababam Sınıfı Uyanıyor filminin setine aslında ayakkabı boyacısı olarak gitti. Sette, kahkaha attığı sırada Ertem Eğilmez’in ilgisini çeken Akça, filme tesadüfen attığı kahkahayla dahil oldu.
Akça, 1975-1976’da ayakkabı boyacılığı yapmak üzere gittiği Hababam Sınıfı setinde tesadüfen başlayan Yeşilçam günlerini AA muhabirine anlatmıştı.
Film setine arkadaşının ısrarıyla gittiğini aktaran Akça, “Ayakkabı boyarken bir kahkaha attım. Kahkaham tesadüf oraya monte oldu ama hiç hikayeyle, senaryoyla alakası olmayan bir olaydı. Rahmetli Ertem (Eğilmez) ağabey orada gülmemi keşfetti. Ertem ağabey bir dahidir. Kafasında önce bir öğrenci olarak bir şeyler yazdı rahmetli Sadık Şendil ile beraber. Yavuz Turgul da vardı o ekibin içinde. Tesadüfen bir kahkahamızla girdik” demişti.
Tuncay Akça, Yol Filminde Yusuf karakterini oynadı. 1995-2002 yılları arasında ise Bizimkiler dizisinde manav Adem rolüne hayat verdi. 2004 yılında Hababam Sınıfı Merhaba’da oynadı.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde vekaleten dekanlık görevi yürüten Prof. Dr. Savaş Duman, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a yumruk atan AKP İzmir Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Alpay Özalan’ı tebrik etti.
AKP Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı, oturumun tutanaklarına ilişkin paylaşımı alıntılayan Prof. Dr. Duman, Özalan’ı hesabını etiketleyip “Çok şık oldu… Elinize sağlık” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un çağrısı üzerine TBMM Genel Kurulu dün saat 14.00’te AYM’nin Can Atalay hakkında verdiği kararı görüşmek üzere olağanüstü toplanmıştı.
Usul tartışmasıyla açılan Genel Kurul’da TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, ilk aranın verilmesinden önce yaptığı konuşmasına, “Lafı hiç uzatmayacağım, bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal utanmanız yok, haysiyetiniz yok” ifadeleriyle başlamıştı.
AKP sıralarından tepki gelmesi ve AKP’li milletvekillerinin kürsüye doğru yürümesi üzerine TBMM Başkan Vekili Bekir Bozdağ, oturuma ara vermişti. Meclis’teki toplantıdaki aranın ardından gerilim büyümüştü.
Vekillerin tekme tokat birbirine girdiği görülmüştü.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde vekaleten dekanlık görevi yürüten Prof. Dr. Savaş Duman, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a yumruk atan AKP İzmir Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Alpay Özalan'ı tebrik etti.
Hayatını kaybeden ünlü oyuncu Aydemir Akbaş’ın cenaze programı belli oldu.
Menajerliğinden yapılan açıklamaya göre Akbaş için yarın saat 11.00’de Galatasaray Lisesi’nde tören düzenlenecek.
Ardından Akbaş, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedilecek.
AYDEMİR AKBAŞ KİMDİR?
Usta oyuncu Aydemir Akbaş, Balkan savaşlarında Türkiye’ye gelen Arnavut bir baba ile Trabzonlu bir annenin çocuğu olarak 1936’da İstanbul Feriköy’de dünyaya geldi.
Galatasaray Lisesi’nde tamamladığı eğitimin ardından bir süre gazetecilik yapan sanatçı Altan Erbulak’ın yönlendirmesiyle tiyatro oyunculuğuna başladı.
Gülriz Sururi, Ayfer Feray-Nisa Serezli, Ali Poyrazoğlu gibi tiyatro toplulukları ile çalışan sanatçı, “Keşanlı Ali Destanı”, “Direkler Arası”, “Zilli Zarife” ve “Ferhat ile Şirin” adlı oyunlarda rol aldı.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 1960’ta askerlik görevini tamamlayan Akbaş, daha sonra Gülriz Sururi–Engin Cezzar Tiyatrosuna katıldı.
Sinemaya 1964’te Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Keşanlı Ali Destanı” filmiyle adım atan usta oyuncu, filmden önce 31 Mart 1964’te “Keşanlı Ali Destanı”nın ilk tiyatro gösteriminde hem sahne amirliği yaptı hem de “Sipsi Selim” karakterine hayat verdi.
Aydemir Akbaş, 1968’de Ayfer Feray–Nisa Serezli Tiyatrosu’nda sahnelenen “7 Kocalı Hürmüz” oyununda rol aldı.
Başarılı oyuncu, 1969’da Gülriz Sururi-Engin Cezzar ve Ortakları Tiyatrosunun ortaklarından biri oldu. “Nikah Kağıdı” ile “Düşenin Dostu” oyunlarında rol alan Akbaş, birçok tiyatro oyununun da yönetmenliğini yaptı.
Sanatçı, 1974’te Türk filmlerinin yanı sıra Yılmaz Güney filmlerinde de oynadı. Sonraki yıllarda ise İbrahim Tatlıses ile senaryo çalışmaları yaptı.
127 FİLMDE ROL ALDI
Çoğu komedi olmak üzere 127 filmde rol alan Akbaş, 8 filmin yönetmenliğini yaptı, 30’a yakın tiyatro oyununda ve birçok dizide oynadı.
Joseph Kesselring’in 1939’da kaleme aldığı “Arsenic and Old Lace” oyunundan Fırat Zobu tarafından senaryolaştırılarak, 1974-1975’te TRT 1’de izleyiciye sunulan “Ahududu” dizisinde de rol alan sanatçı, 2013’te ise “Altındağlı” dizisinde yer aldı.
Oyunculuğun yanı sıra senaryo da yazan Akbaş, 33 filmin senaryosuna imza attı.
KOLPAÇİNO ROLÜYLE GENÇLERE DOKUNDU
“Düş Yakamdan Osman” filmiyle 1987’de yönetmenliğe başlayan Akbaş Şafak Sezer ile “Kolpaçino” film serisi ve “Kutsal Damacana 2: İt Men” filminde de sinemaseverlerle buluştu.
Aydemir Akbaş, 2016’da “Alemde 1 Gece”, 2022’de “Sünnet Çocuğu” ve 2023’te “Kolpaçino 4 4’lük” filmlerinde izleyicinin karşısına geçti.
İlk kez 1964’te tiyatro oyuncusu Beyhan Benek ile evlenen sanatçı, iki kez boşandığı eşi ile üç kez evlendi.
Daha önce kolon, gırtlak ve bağırsak kanseriyle mücadele eden Akbaş, Ocak 2023’te yeniden kansere yakalandığını duyurmuştu.
Avanos, Gülşehir ve Hacıbektaş’ı birbirine bağlayan, çok sayıda ormanlık alanın yer aldığı Hırka Dağı’nda iddiaya göre Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü uranyum madeni aramak için ruhsat çıkartıp çalışmalara başladı.
Kent Haber’den Mehmet Özdemir’in haberine göre; maden çalışmalarından 8 köyün etkileneceği öne sürülürken durumdan endişe eden köylüler, Hırka Dağı’na çıkarak buraları kontrol etmeye başladı.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nden Avukat İsmail Hakkı Atal, eski CHP İl Başkanı Tayfun Ceyhan ile birlikte Maden ve Petrol İşleri Müdürlüğüne dilekçe yazıp konu hakkında aydınlatılmalarını istedi.
‘BİLGİLENDİRME BAŞVURUSU YAPTIK’
Atal, konu hakkında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz günlerde bahsi geçen konu ile ilgili Hırka Dağı’nda bir inceleme yaptık. Burada sondaj yaptıklarını bizzat kendimiz gördük. Hatta burada köy çobanları ile görüşmeler yaptık. Çobanlar bizlere koyunlarının bu çukurlara düştüğünü ve hatta birçok koyunun ayağının kırılması nedeniyle kesmek zorunda kaldıklarının dile getirdiler. Bu bahsi geçen yer Hırka Dağı’nda bulunan ardıç ağacının yanı başında.
Duyumlarda Akkuyu Nükleer Santraline Uranyum Madeni sağlamak adına Uranyum madeni ruhsatı verildiği var. Bunun hakkında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bilgi edinme başvurusu yaptık. Sonucunu bekliyoruz. Tüm bilgiler bu başvurumuza verilecek cevap ile gün yüzüne çıkacak.
‘DOĞAL YAPI VE DENGEYİ BOZACAK’
Bu çalışmaların en büyük zararı, yeraltı su yataklarının etkilenmesi olacak. Bu sondajlar suların yataklarının değiştirecek. Doğal yapı ve dengeyi bozacak. Uzun yıldır oluşmuş olan bir yapının dengesi değişecek. Etrafta tarım ve hayvancılık imkansız hale gelecek. Hatta nefes almak imkansız hale gelecek. Ayrıca bu çalışmalar yüzünden bölgenin su ve yağış rejimleri de değişecek. Kısacası bu çalışmalar şehrimizin geleceğine fayda sağlamayacak.”
Kaza, saat 22.00 sıralarında Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Ali Rıza Bey Caddesi üzerinde meydana geldi.
İddiaya göre, ailesiyle birlikte eve gitmek üzere düğün salonundan ayrılan 3 yaşındaki Ferman Işık, aniden yola çıktığı sırada 34 HUR 442 plakalı otomobil çarptı. Henüz kimliği belirlenemeyen sürücü, kazanın ardından otomobili bırakarak olay yerinden kaçtı.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kaza sonrası vatandaşlar arasında arbede yaşandı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak olayla ilgili inceleme başlattı.
3 YAŞINDAKİ ÇOCUKTAN ACI HABER
Ağır yaralanan Işık, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ferman Işık, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Öte yandan çevredeki güvenlik kameralarını izleyen polis ekipleri kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı. (DHA)
Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, Çukurova Üniversitesi’ne rektör olarak atandı. 2018-2023 yılları arasında Polis Akademisi Başkanlığı Başkan Yardımcısı olarak da görev alan Beriş’in sosyal medya hesabından geçmişte yaptığı paylaşımlar dikkat çekti.
Cumhuriyet’ten Çağdaş Bayraktar’ın haberine göre; 12 Eylül 2010’da yapılan anayasa referandumuna destek veren Beriş, karşı çıkanlara ilişkin “Sivil vesayetten bahsedenler inşallah askeri vesayet altında kalırlar diyecem onlarla biz de yanacağız” iletisini yazdı.
“Çözüm süreci kırmızı çizgimdir” diyen Beriş, Fethullah Gülen için “Hocaefendi” tabirini kullanırken “Hâlâ Gezi’nin şiddetini görmezden gelip yapılanları demokrasi arayışı olarak gösterenler! Adeviyye Meydanı size ne anlatıyor” demişti.
Teklifle, İcra ve İflas Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre, elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışta teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde beşinden ve her halde 1000 Türk lirasından az olamayacak.
Açık artırma süresinin son 10 dakikası içinde yeni bir teklifin verilmesi halinde açık artırma 3 dakika uzatılacak. Uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmesi halinde açık artırma süresi her yeni teklifin verilmesinden itibaren 3 dakika uzatılacak. Son uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmezse mal en yüksek teklif verene ihale edilecek. Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçemeyecek. Bir saatlik süre Adalet Bakanlığının kararıyla kısaltılabilecek, uzatılabilecek veya kaldırılabilecek ve bu kararlar Bakanlığın resmi internet sitesinde duyurulacak.
Aynı Kanunu’nun Ek 1’inci maddesindeki düzenlemeyle de parasal sınırlarda yeniden değerleme oranında artırma yapılması sonucunda belirlenen sınırların 10 Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate alınmayacağı hükmü, 1000 Türk lirasını aşmayan kısımların dikkate alınmayacağı şeklinde değiştirilecek. Yeniden değerleme sonucu belirlenen parasal rakamın 1000 lirayı geçmeyen küsuratı dikkate alınmayacak.
İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.
AVUKATLIK KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILACAK
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Adli yardım ödeneğinin barolar arasındaki dağıtımında, birden fazla baronun bulunduğu illerde, her 5 bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde 30’u o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana göre dağıtılacak.
Teklifle, Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre de Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına “milletlerarası hukuk”, “milletlerarası özel hukuk”, “genel kamu hukuku ve sosyal güvenlik hukuku” eklenecek. İhtiyaç duyulması halinde bu alanlara, yönetmelikle yeni hukuk alanları eklenebilecek.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sayısı 100’den 120’ye çıkarılacak. Sınavlara yeni alanların eklenmesi ve sınavların yapılma şekli ile sınavlara ilişkin diğer hususlar Hakimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7’nci maddesindeki parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanununun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacak. Tek hakimle çözümlenecek davaların belirlenmesinde dava tarihindeki, miktar artırımı yapılan hallerde ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınacak.
İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU’NDAKİ DEĞİŞİKLİKLER
İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki değişikliğe göre de konusu 31 bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olacak, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacak.
Aynı kanundaki değişiklikle, konusu 920 bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar, konusu 270 bin Türk lirasını aşıp 920 bin Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar temyiz edilebilecek.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanununun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların 1000 Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.
Duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınacak. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştay’ın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmayacak.
HAKİM VE SAVCI YARDIMCILIĞI MÜLAKATI’NA ÇAĞRILACAK ADAY SAYISI DEĞİŞİYOR
Teklifle, Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda değişikliğe gidilecek. Buna göre de Hakim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına milletlerarası hukuk ve milletlerarası özel hukuk eklenecek. İdari Yargı Hakim Yardımcılığı Sınavı’nda ticari işletme-şirketler hukuku alanından da soru sorulabilecek.
Hakim ve Savcı Yardımcılığı mülakatına çağrılacak aday sayısında değişiklik yapılacak. Mevcut kanun hükmüne göre iki katı fazlası çağrılırken düzenlemeyle ilan edilen kadro sayısının bir katı fazlası aday mülakata çağrılacak.
Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki diğer bir değişiklikle Adalet Müfettişlerinin görev ve yetkileri belirlenecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay Birinci başkanvekilleri, Danıştay başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ve diğer hakim ve savcılara “15.000” gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek.
YEDİEMİN OTOPARKLARINDAKİ ARAÇLARIN SATIŞI
Karayolları Trafik Kanunu’ndaki değişiklikle buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirlenecek. Bu durumdaki araçların sicilinde bulunan satılamaz, devredilemez, haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler için ilgili kurumlara, bu araçların satılacağı hususu bildirilecek ve satış işlemlerine başlanacak, araçların üzerinde bulunan tüm şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, satış tarihinden itibaren kalkmış sayılacak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilecek.
İşlem yapılacak aracın tanıtımına yarayan şasi ve/veya motor seri numaralarının bulunmaması veya düşmüş olması ya da tamir veya tadil gibi nedenlerle silinmiş yahut tahrip edilmiş olması durumunda bu eksiklikler satış işlemini gerçekleştirecek kurum tarafından ilgili mevzuat kapsamında tamamlanarak araç satışa hazır hale getirilecek. Aracın tescil kaydındaki haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam edecek. Satış konusu aracın vergi, ceza veya prim gibi borçları, satıştan önceki sahibine ait olup mülkiyet ilgiliye tüm borç ve yüklerinden ari olarak geçecek.
Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutarın tüm alacaklıların alacağını karşılaması halinde hak sahiplerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde dağıtılacak ve bakiye bir tutar bulunması halinde bu tutar, muhafaza edilecek, kamu bankalarında nemalandırılacak ve satıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde müracaat halinde nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenecek. Beş yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde söz konusu bedeller Hazine’ye irat kaydedilecek.
Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutar, tüm alacaklıların alacağını karşılamazsa sıra cetveli yapılmak üzere ilgili kuruma gönderilecek.
Teklifle, Kamulaştırma Kanunu’na madde eklenecek. Buna göre de Mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 8 Ekim 1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacak.
Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, bu Kanunun uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilecek.
Bu durumdaki taşınmazlardan tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden itibaren 10 yıl geçmemiş olması koşuluyla, iptal edilen 221 sayılı Kanun’un belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilecek.
Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan bedel davalarında bu madde hükümleri uygulanacak.
Birinci fıkraya göre kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dahil ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu hüküm, 12 Ocak 1963 tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanacak.
Bu madde kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri maktu olarak belirlenecek.
Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili idare adına tescil edilecek. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına kayıt tesis olunacak. Bu işlemler harca tabi olmayacak.
KADINLAR EVLENMEDEN ÖNCEKİ SOYADINI TEK BAŞINA KULLANAMAYACAK
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin “kadının soyadına” ilişkin iptal kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda düzenlemeye gidilecek. Bu değişikliğe göre kadın, evlenmekle kocasının soyadını alacak. Kadın evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilecek. Kadının soyadı, kendi soyadı ile önceki kocasının soyadından oluşuyorsa kadın bu soyadlarından sadece birisini evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabilecek.
TÜRK MEDENİ KANUNU’NDA BAZI DÜZENLEMELERE GİDİLECEK
Kanun Teklifi ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda bazı düzenlemelere gidilecek.
Buna göre, koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilecek. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılacak.
Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorunda olacak.
Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilecek.
Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları; tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılacak. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanacak.
Teklifle, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a madde eklenecek. Buna göre, istinaf incelemesi için dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi, bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı görevli olduğu kanısına vardığı ilgili hukuk dairesine gönderecek. Bir aylık sürenin bitiminden sonra veya duruşma günü verilen dosya hakkında gönderme kararı verilemeyecek.
HAKARET SUÇUNDA VE UZLAŞTIRMADA YENİ DÜZENLEMELER
Türk Ceza Kanunu’ndaki değişikliğe göre de soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek.
Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılarak önödeme kapsamına alınacak.
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren 7 gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılacak.
Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak.
Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek.
Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verecek. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde durma kararı verilecek. Durma süresince zamanaşımı işlemeyecek. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunacak.
Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre, sosyal çalışma görevlileri mahkemeler yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine atanacak.
Ayrıca teklifle, Vakıflar Kanunu’nda düzenlemeye gidilecek. Bu kapsamda, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazlarla ilgili işlemler nedeniyle değerli kağıt ve işlem bedeli alınmayacak, kamu kurum ve kuruşlarına herhangi bir katılım payı ödenmeyecek.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Harçlar KKanunumuzdan nda sayılan yargı harçlarından muaf olacak. Genel Müdürlüğün dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve işte teminat gösterme zorunluluğu olmayacak. Bu hüküm, Genel Müdürlüğün idare ve temsil ettiği mazbut vakıflar adına taraf olduğu dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve iş hakkında da uygulanacak.
Vakıf kültür varlıklarının restorasyon veya onarım karşılığı kiralama işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.
Anayasa Mahkemesi’nin, bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini iptal etmesi dolayısıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile Anayasa Mahkemesi kadrolarına ilişkin düzenlemeler yapılacak.
Teklifle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki parasal sınırlarla ilgili düzenlemelere gidilecek. Buna göre parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.
İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.
ARABULUCULUK DÜZENLEMELERİ
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ndaki değişikliğe göre, anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilecek. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilecek.
Ayrıca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilecek.
Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek.
TMSF’NİN KAYYIM OLARAK ATANMASI
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde şirketlere veya malvarlığı değerlerine kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanabilecek.
Bu halde kayyımlık hak ve yetkileri bakımından Bankacılık Kanunu’nda TMSF’ye verilen hak ve yetkiler kıyasen uygulanacak. Şirketlerin genel kurul yetkileri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın TMSF tarafından kullanılacak. Bu şirketler veya malvarlığı değerleri TMSF’nin gözetiminde, TMSF’nin atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli bir tacir gibi yönetilecek.
Bu şirketlerin veya malvarlığı değerlerinin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle şirketin veya varlıklarının ya da malvarlığı değerlerinin kısmen veya tamamen satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF tarafından karar verilebilecek. Satış ve tasfiye işlemleri, ilgili şirketin yönetim/müdürler kurulu veya malvarlığı değerleri kayyım temsilcileri ya da TMSF tarafından yerine getirilecek.
Satış ve tasfiye işlemlerinde azınlık hisselerinin sahiplerinin rızası aranmayacak. Satıştan elde edilen gelirden şirket veya malvarlığı değerlerinin borçları ödendikten sonra kalan tutar, şirket veya malvarlığı değerlerinin işlerinde kullanılabilecek.
Fesih ve tasfiye işlemleri sonunda borçlar ödendikten sonra kalan tutar, yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar açılan bir hesapta nemalandırılacak. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere TMSF Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahip olacak.
Kayyımlık görevi TMSF tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaf olacak. TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verilen şirket, taşınmaz, hak, varlık ve alacaklar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesi uyarınca verilen el koyma ve tedbir kararları, kayyum yetkisinin TMSF’ye devriyle birlikte kendiliğinden kalkacak.
TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketleri veya malvarlığı değerlerini yönetmek ve temsil etmek üzere atananlar veya görevlendirilenler ya da atananlar tarafından temsil yetkisini haiz olmak üzere görevlendirilenler ile bu kapsamda yapılan işlemler hakkında Bankacılık Kanunu’nun 127’nci maddesi uygulanacak.
TMSF’nin kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı açılan davalar, Fon’un merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülecek. (AA)
A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası son 16 turunda karşılaştığı Avusturya’yı 2-1 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun galibiyet sonrası, 2. Viyana Kuşatması’na gönderme yaparak paylaştığı mesaj çok konuşulanlar arasına girdi.
Afyoncu, söz konusu paylaşımında “Viyana 341 yıl sonra düştü. Montella başta olmak üzere bütün futbolcularımızı tebrik ediyorum. Viyana önünde Kızılelma için can veren Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve bütün şehidlerimizin ruhu şad olsun” ifadelerini kullandı.
‘SÖZÜM ONA TARİH PROFESÖRÜ’
CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’dan, tarih profesörü Afyoncu’nun paylaşımına tepki geldi.
Tan,Afyoncu’nun paylaşımını alıntılayarak “Bu satırları yazan kişi Milli Savunma Üniversitesi rektörü ve sözüm ona tarih profesörü. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın ‘Viyana önlerinde can verdiğini’ ileri sürüyor. Subaylarımız da, bu zatın rektörlük yaptığı üniversiteden mezun oluyor. Yazık…” dedi.