❌

Normal görünüm

Dünden önceki gün alınanlar Haber Portalları

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde karar

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın 19 Mart 2026 tarihinde İstanbul Ümraniye’de uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin davada karar açıklandı.

Mahkeme heyeti, Aleyna Kalaycıoğlu’nun beraatine karar verirken, Alaattin Kadayıfçıoğlu’nu ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı.

NE OLMUŞTU?

Kundakçı, 19 Mart’ta İstanbul’un Ümraniye ilçesinde park halindeki araçta rapçi Vahap Canbay’la otururken iki arabadan ateş açılması sonucu ağır yaralanmış, hastanede hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından şarkıcılar Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan dahil yedi kişi tutuklanmıştı. Yıldızhan daha sonra tahliye edilmişti.

İddianamede Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun ‘kasten öldürme’, Aleyna Kalaycıoğlu ve Zuhal Kalaycıoğlu’nunsa ‘kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezası talep edilmişti. Diğer sanıklaraysa değişen oranlarda hapis cezaları istenmişti.

Anadolu 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü celsesi öncesinde savcı, Kalaycıoğlu ve annesi Zuhal Kalaycıoğlu’nun cinayete azmettirdiklerine dair kesin delil bulunmadığını belirterek tahliyesini talep etmişti.

Kalaycıoğlu’nun ayrıca ‘suçu bildirmeme’ suçlamasıyla bir yıla kadar hapis cezası istenmişti

Mersin Büyükşehir’de başkanvekili belli oldu

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanarak görevinden uzaklaştırılmasının ardından, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Belediye Başkanvekilini seçmek üzere toplandı.

Mecliste yoklama yapılması ve saygı duruşu ile İstiklal Marşı’nın okunması ardından yapılan oylamada, seçim güvenliği hassasiyeti sebebiyle görüşmenin kapalı oturumda yapılması kararlaştırıldı.

Kararın ardından toplantı salonu basına ve izleyicilere kapatıldı.

CHP Sözcüsü Müslüm Sarı, bugünkü başkanvekilliği seçimlerinde partisinin adayının Gülşah Yıldırım Genç olduğunu açıklamıştı.

Seçimin ilk turunda CHP’li Gülşah Yıldırım Genç 47 oy alırken, Hamit Mert Avcı’ya 1 oy çıktı. Oylamada 24 oy boş kullanıldı, 1 oy ise geçersiz sayıldı.

İKİNCİ TURDA DA SONUÇ DEĞİŞMEDİ

İkinci tur oylamasında CHP’li Gülşah Yıldırım Genç yeniden 47 oy aldı.

Bu turda 24 meclis üyesi boş oy kullanırken, 2 oy geçersiz sayıldı.

İlk iki turda seçim sonuçlanmazken, başkan vekilinin belirlenmesi için üçüncü tur oylamaya geçildi.

SEÇİMİ CHP ADAYI KAZANDI

Seçimin üçüncü turunda 47 oy alan CHP’li Gülşah Yıldırım Genç, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanvekilliğini kazandı.

TBMM’de sürpriz görüşme: Kılıçdaroğlu ve Bahçeli bir araya geldi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makam odasında ziyaret etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makam odasında ziyaret etti. https://t.co/DGGtKnLeS6

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 13, 2026

Görüşme öncesinde iki siyasetçi de partilerinin TBMM grup toplantılarında açıklamalarda bulunmuştu.

KILIÇDAROĞLU: SIĞINACAKLARI TEK LİMAN AK PARTİ GENEL MERKEZİ

Kılıçdaroğlu, grup toplantısında CHP’den ayrılarak AKP’ye katılan belediye başkanlarını eleştirmişti.

Kılıçdaroğlu, “Hırsızlık ve yolsuzluk yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezi’dir. Gidenlerin rozet törenlerine bakınca, esir alınmış çaresiz bir yüz görüyorsunuz” ifadelerini kullanmıştı.

BAHÇELİ: HİÇBİR YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK HUKUK ÖNÜNDE KORUMA GÖRMEMELİDİR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler, fon soruşturması ve futboldaki iddialara değinmişti.

Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda, hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı, Türkiye her bakımdan gayrihukuki ve gayriahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır.

Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir. Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış.”

Yeni sigara satışı şartları belli oldu: Yaş kontrolü nasıl yapılacak?

Sağlık Bakanlığı ve AKP Grup Başkanlığının üzerinde çalıştığı yeni sağlık düzenlemesi kapsamında, sigara satışlarında elektronik kimlik doğrulama sistemi getirilmesi planlanıyor. 18 yaşından küçüklere tütün ürünü satışının önüne geçilmesi amacıyla hazırlanan taslakta, Japonya ve Güney Kore’deki uygulamalara benzer bir model üzerinde duruluyor. Yeni sistemle satış noktalarında yaş kontrolünün elektronik cihazlar aracılığıyla yapılması hedefleniyor.

Kanun teklifi taslağında yer alan modele göre, tütün ürünü satın almak isteyen kişinin yaş kontrolü QR kod üzerinden gerçekleştirilecek. İlgili kamu otoritesi tarafından oluşturulacak kod, alıcının telefonuyla okutulacak. Sistem, kişinin T.C. kimlik numarasıyla eşleştirme yaparak 18 yaşını doldurup doldurmadığını belirleyecek.

Uygulamayla birlikte satıcıların, müşterinin adı, tam yaşı veya diğer kişisel bilgilerine erişmeden yaş doğrulaması yapabilmesi öngörülüyor. Sistemin market, bakkal ve büfe gibi fiziksel satış noktalarının yanı sıra internet üzerinden gerçekleştirilen satışlarda da kullanılması değerlendiriliyor.

Düzenleme taslağında, 2017 yılında gerçekleştirilen Küresel Gençlik Tütün Araştırması’nın sonuçlarına da yer verildi. Araştırmaya göre, 13-15 yaş grubunda sigara kullanan öğrencilerin yüzde 73,3’ü, 18 yaşını doldurmamış olmasına rağmen market ve bakkal gibi satış noktalarından kolaylıkla sigara satın alabildiğini bildirdi.

Yeni elektronik doğrulama sistemiyle yaş sınırına yönelik denetimlerin güçlendirilmesi ve reşit olmayan kişilerin tütün ürünlerine erişiminin önlenmesi amaçlanıyor.

Taslakta, tütün ürünü satış noktalarında alıcıların yaşlarının yanı sıra günlük satın alabilecekleri tütün ürünü miktarının da elektronik sistem üzerinden denetlenmesi öngörülüyor. Sistemin geliştirilerek bir yıl içinde uygulamaya alınması planlanıyor.

Elektronik altyapının kullanımına ilişkin usul ve esasların ise Tarım ve Orman Bakanlığının görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmesi bekleniyor.

Bahçeli’nin sözlerini hatırlattı… DEM Parti’den ‘Öcalan’a özgürlük’ çağrısı: ‘Acilen sağlanmalı’

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bölücü açılım sürecine yönelik mesajlar veren Hatimoğulları, PKK’nın 8 Ekim’de Türkiye içindeki ve yakın bölgelerde çekildiğini açıkladığını söyleyerek “Bu tarihi bir adımdır ve yepyeni bir sayfadır. Barış, tarafların üzerine düşen sorumlulukları karşılıklı yerine getirmesiyle gerçekleşir. İktidarın ve devletin sorumlulukları tarihsiz vadilere bırakılamaz. Dün de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz çeşitli açıklamalarda bulunarak ‘Çerçeve yasanın uygulanması için olağan MGK toplantısını beklemeye gerek yok’ dedi. Bizce de yaşanan bu gelişmeler karşılıklı adımların olağan MGK toplantı tarihini beklemeden alt zemininin hazırlanması gerekiyor” dedi.

‘ACELE ETMEK GEREK’

Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

Biz biliriz ki hayırlı işlerde acele etmek gerek. Takip, ‘Koordinasyon ve Uygulama Kurulu’na bağlı dört alt komisyon kurulacaktı. Bunların bir an önce oluşması, sadece oluşması değil, fiilen çalışmalara başlaması son derece önemli. Sayın Öcalan’ın koordinatörü olacağı ‘Barış ve Siyasallaşma Kurulu’ acilen çalışmalarına başlamalı. Sayın Bahçeli’nin ‘Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’da bulunan kişinin hakkıdır’ ifadesi önemli. Süreci ilerletecek en önemli çalışmalardan biri barış ve siyasallaşma kurulunun çalışacağı siyasi, hukuki ve teknik koşulların oluşması. Bu nedenle Sayın Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışabilir koşulları acilen sağlanmalıdır. Buradan sizlerin huzurunda bir kez daha İmralı’ya selam ve sevgilerimi iletiyorum” diye konuştu.

Tülay Hatimoğulları:

“Sayın Bahçeli’nin ‘siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’da bulunan kişinin hakkıdır’ ifadesi önemli. Süreci ilerletecek en önemli çalışmalardan biri ‘barış ve siyasallaşma kurulu’nun çalışacağı siyasi hukuki ve teknik koşulların oluşması” https://t.co/SHXOvVlbSR

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 13, 2026

‘MERKEZ İZLEME KURULU NEDEN KURULMADI’

Meclis İzleme Kurulu da henüz kurulmadı. Ne bekliyoruz peki biz? Neden kurulmadı şu ana kadar? Bu kurula ilişkin de önerilerimizi burada açık ve net bir biçimde paylaşmak istiyorum. Bakın, Sayın Numan Kurtulmuş’un Meclis’te temsili bulunan bütün siyasi partilerle acilen görüşmesi lazım. Zaten kendisinin de yaptığı açıklamalara göre böylesi görüşmelerin gerçekleşeceğini ifade etti. Bu görüşmelerde özellikle kurulun kurulma biçimi, görevi ve sorumlulukları hakkında görüş alışverişinde bulunulmalı. Kurulun kapsayıcılığı, çoğulculuğu sağlanmalı ki sürecin geniş kesimlerce daha güçlü sahiplenilmesine katkı sunsun. Bu kurulun sembolik olmaması, işlevli olması, siyasetin sorumluluğu ve süreçte oynaması gereken rol açısından hayati öneme sahiptir.

Kurulun sahada gözlem yapan, süreçteki tanıklıkları ve süreçteki tıkanıklıkları ve gecikmeleri tespit eden, rapor hazırlayan, gerektiğinde raflarda bekletilmiş olan birçok görüşü artık ortaya çıkaran, taraflarla görüşen, yol aldıran bir pozisyonda olması son derece bu kurulu işlevli kılacaktır. Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında kurulan ‘Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu’yla birlikte bu kurulun bilgilendirme ve etkin istişare içinde olması son derece önemlidir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunun 6. ve 7. maddeleri demokratikleşme açısından son derece önemli maddelerdi. Bu kurul sürecin ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek demokratikleşme yasaları için çerçeve oluşturmak üzere çalışmalar yürütmeli.

Kurul herhangi bir siyasi partinin ya da yürütmenin yönlendirmesiyle değil, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde çalışmalı. Kurul, sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütlerini sürece katabilecek mekanizmaları oluşturmalı. Bakın bu konuda Türkiye’de talep çok. Mutlaka bu mekanizmalar oluşturulmalı. Özellikle kadın örgütleri ve Alevi kurumlarının bu sürecin izleyeni, dinleyeni değil, masanın bir tarafı olmak gibi bir talepleri var ve bu talep dikkate alınmalı.”

Özgür Özel’den Erdoğan’a: Masasının üstündeki soyguncu listesini açıklamalı

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin gündemine yerleşen fon soruşturması hakkında mesajlar veren Özel, “Erdoğan, masasının üstündeki soyguncu listesini bir an önce açıklamalıdır. Bu paralar, soygunu yapanlardan alınmalıdır. Amerika bunu geçmişte yaptı, bir daha benzer olayların yaşanması çok çok azaldı. Ama siz eğer siyasi saiklerle bu kişileri gizlemeye, suçlarını örtmeye, bazılarını feda edip kodamanları, tepedekileri gizlemeye, bakanlığı, bir bakanlığın yetkililerini korumaya, saraydaki, yanıbaşınızdaki üst düzey bürokratları korumaya kalkarsanız o zaman bu milletin size hiçbir güveni kalmaz. Ayrıca fonların hoplatıp zıplatıp millete çakıp kaçtığı hisse senetleri var. Bu senetlere sıkışmış, satamamış, perişan olmuş insanlar var. Bunların da mağduriyetlerinin mutlaka giderilmesi gerekmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Fon krizine ilişkin Sabah gazetesinin MASAK’a dayandırdığı haberde, “MASAK paranın izinde… 141 kişiye ait 187 milyar liralık hesaplar donduruldu” denildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise 1 saat 45 dakika sonra yaptığı açıklamada, “85 kişilik” bir listeden söz ettiğini ifade eden Özel, iki açıklama arasındaki farka dikkati çekti.

‘KARADENİZ’DEKİ GEMİLERİN İÇİNDEKİ HER BİR CANI YOK SAYIYORLAR’

Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Girne-Taşucu seferini yapan gemimiz 30 Ağustos’ta battı. 27 yurttaşımızı kaybettik. Bir kişinin naaşına halen ulaşılamadı. Bundan yalnızca üç gün sonra da Silivri’de Tuğberk İmamoğlu gemisi battı ve bir yurttaşımızı kaybettik, dokuz yurttaşımıza halen ulaşılamadı. Burada aileler, biraz önce salona girdiğimde bana konu hakkında bir bilgi notunu ve ikinci sayfasında beş maddeden oluşan haklı taleplerini ilettiler. Tahmin ediyorum bunu bugün diğer siyasi partilere de iletecekler.

Biz CHP Grubu olarak ilk günden beri meseleye duyarlılığımızı sürdürüyoruz. Bilgi notunu aldık. Buradaki talepleri kendimize dile getirilecek birer görev, birer ödev olarak alıyoruz. Acınızı paylaşıyoruz, talepleriniz doğrultusunda kayıplara ulaşılana kadar aramaların devam etmesini, adil bir soruşturma sürecine ilişkin beklentinizin karşılanmasının sonuna kadar arkanızdayız, hepinizin yanınızdayız. Hepinizi acınızı paylaşarak kucaklıyoruz.

Rusya-Ukrayna savaşı seyrüsefer güvenliğini tehdit ediyor. Tabii bu savaş çoktandır var ama Türkiye’nin dış politikadaki birtakım savrulmaları, Karadeniz’de yaşanan birtakım saldırılar ve buna karşı sessizliği de manalı kılıyor. Bugüne kadar yaklaşık 220 ticaret gemisi saldırıya uğradı. En az dokuz Türk bayraklı ve en az 45 Türkiye bağlantılı ticaret gemisi saldırıya uğradı ve bunların bir kısmı battı.

Son iki gün içerisinde dahi üç Türkiye bağlantılı ticaret gemisinin saldırıya uğraması, meseleyi çok ciddi bir boyuta taşımış durumdadır. Gemilerimiz vuruluyor, iktidardan ses yok, adeta ölü taklidi yapıyorlar. Bu konuda hiçbir politikaları, hiçbir girişimleri yok. Gemilerimizi güvende tutamıyorlar, gemicilerimizin hayatlarıyla ilgili tehlikeleri bertaraf etmiyorlar ve bu konuda millete açıklama dahi yapmıyorlar. Sanki orada insansız hava araçları insansız gemileri, insansız deniz araçlarını vuruyormuş gibi davranıyorlar. Karadeniz’deki gemilerin içindeki her bir canı ve evlerinde onların yolunu bekleyen ailelerini yok sayıyorlar. Bu konudaki dikkatimizi, duyarlılığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

‘TÜRK ASKERİNİ YEMEN ÇÖLLERİNE GÖNDERMEKLE MEŞGULLER’

Bizimkiler dış politikada Türk askerlerini Yemen çöllerine göndermekle meşguller. Bunun hesabındalar. Öyle evirmeden çevirmeden, kitabın ortasından söylemek gerekirse, Türk askerini Yemen’e göndermek, Türkiye’nin hesabı değildir. Düne kadar böyle bir konumuz var mıydı? Türk askerini Yemen’e göndermek Türkiye’nin planı, programı değildir.

Meclis’e gelmemiş, somut bir anlaşmaya dönüşmemiş, Anayasa’nın 90 ve 92. maddelerini, yani uluslararası anlaşmaların usulüne uygun müzakere ve yürürlüğe girmesini ve yurt dışına asker göndermedeki Meclis yetkisini ihlal edemez. Türkiye, bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir. Böyle pakt anlaşmaları, barış zamanında güçleri birleştirmek, caydırıcılığı arttırmak, savaşa mani olmak, tarafların hiçbirisinin savaşa muhatap olmamasını temin etmek için yapılır.

‘SONUNA KADAR KARŞI ÇIKACAĞIZ’

Savaştaki bir ülkeyle ‘sana saldıran bana saldırmıştır’ anlaşması yapmak, ülkeyi doğrudan savaşa sokmaktır. Ne böyle bir savaşa taraf olmak kabul edilebilir ne böyle bir anlaşmayı imzalayıp, imzaya rağmen o ülkelerden birine saldırılıyorken böyle bir anlaşma varken buna cevap vermemek. Bir tanesi, attığınız imzayı değersiz, bundan sonra yapacağınız anlaşmaları hükümsüz, sizi muhataplarınız nezdinde kıymetsiz kılar. Diğeri hiç suçsuz günahsız Mehmetçiği, Yemen çöllerinde boşu boşuna hayatlarını tehlikeye atar.

Dış politika, Tayyip Bey ve çevresinin şahsi ilişkilerine göre, Amerika ile kurdukları al-ver ilişkisine göre, ‘Ben senin her istediğini yapayım, sen bende olmayan meşruiyeti bana ver, öyle anlaştık Tom Barrack ile’ ilişkilerine göre olmaz. Böyle bir durumda, herkes şunu bilsin ki, kendine ait bir planı olmayan başkasının planının parçasıdır. Yemen çöllerine ilişkin Türkiye’nin bir planı, programı yoktur. Trump’ın figüranı, İsrail’in koruyucusu olmaya, Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız.

‘BU MİLLETİN ELİNDEN SİZİ TRUMP KURTARAMAZ’

3 Kasım’da ABD’de yapılacak ara seçimlerde Trump, gecede birkaç saat uyudu, çok endişeliydi. Bizimkiler onun kadar da uyumuyor. Bütün meseleyi Trump’ın varlığına, Trump’ın bunlara tanıyacağı meşruiyete, seçimlerde bunlara vereceği desteğe ve Trump ile olan ilişkinin kendilerini burada bir dönem daha iktidar yapmasına bağlamış durumdalar. Önce şunu söyleyeyim, ister Trump olsun, ister olmasın, ister topal ördek olsun, ister çift ayakla çifte telli oynasın, bu milletin elinden sizi Trump kurtaramaz. Bunu bilin.

Trump onu hedef almış. Temsilciler Meclisi üyesinin dün evini bastırdı. Evinde arama yaptırdı. Ve aradığı belge, göçmen kayıt belgesi. Yani, düşünün ki, milletvekili seçilmiş birisine, ‘Sen bu ülkeye kaçak mı girdin, göçmen kayıt belgen var mı?’ bahanesiyle, Somalili kadının evini bastırıp, ona dünya kadar zulmedip, bunu servis edip yabancı düşmanlığı üzerinden kendisine destek sağlamaya çalışıyor.

Dünyada tüm duyarlı insan hakları aktivistleri, tüm ülkeler, özellikle İslam ülkeleri, başörtülü Ilhan Omar’a yapılan zulme karşı çıkıyor, ses çıkarmayan bir tek ülke var, Türkiye. Ses etmeyen birisi var, başörtülü bacımı Trump’ın yaptığı zulme bırakan, ona sahip çıkmayan Recep Tayyip Erdoğan. Çünkü bütün ilişkisini Trump’ın desteğine bağlamış. Trump’ın İslamofobik çabalarına karşı ses çıkaramayacak kadar göbeğinden Trump’a bağlı.

‘EMEKLİLER TARİH BOYUNCA UĞRADIKLARI EN BÜYÜK İHANETE UĞRADI’

Emekliler tarih boyunca uğradıkları en büyük ihanetle ve vefasızlıkla karşı karşıya kalıyorlar” dedi. Özel, Özel, “Her sokağa çıktığımızda, her otobüs üstüne çıktığımızda, elimize her mikrofon aldığımızda emeklilerin hakkını savunuyoruz. Bundan sonra da savunmaya, yetmez, hep birlikte seçimlere ulaşmaya, bu iktidarı değiştirmeye, bu vefasızlığı sona erdirip bütün emeklilerin yüzünü güldürmeye söz veriyoruz.

‘ÜRÜNLER GEÇEN SENEKİ FİYATININ YARISINA DÜŞTÜ’

Geçen seneki fiyatların yarı fiyatında bütün ürünler. Toplama maliyetleri, ulaşım maliyetleri arttı. Üreticiyi koruyacak yasalar yok. Rize’de çay, Ordu, Giresun ve Karadeniz’de fındık, Gaziantep’te fıstık üreticisinin, Ege’de başta üzüm ve pamuk üreticileri olmak üzere bütün üreticiler ağlıyor. Hafta sonu Bursa’daydık. Çağrışan karası diye dünya güzeli üzümleri var.

Geçen sene 60 liraya satmışlar ve geçen sene mazot 50 lira. Yani 1 kilo üzüm satıp 1 litre mazot alırken bu sene Çağrışan karası 25 lira. Toplama maliyeti 13 lira ve topladığında 25 liraya sattığında toplamda zarar ediyorlar. Öyle olunca dallarda kalmış. 4 kilo üzüm satıp 1 litre mazot alamaz duruma gelmişler. Geçen sene 130 liraya satılan siyah incire bu sene 40-45 liranın dahi teklif edildiği bir yılı yaşamışlar ve perişan durumdalar.

‘AKHİSAR’DA ZEYTİN ÜRETİCİLERİ 1 HAFTA SÜREYLE ELEK KAPATTI’

Türkiye’nin en çok zeytin ağacına sahip olan ilçesi Akhisar’da zeytin üreticileri bir hafta süreyle elek kapattılar. Yani toplayıp eleklere zeytin götürüp dökmüyorlar. Çünkü bu fiyatlara bu işin yapılamayacağını, hepsinin iflas edeceğini, kredi borçlarını ödeyemeyeceklerini ve maalesef tarım kredisi çekebilmek, zirai kredi çekebilmek için ya verdikleri iki devlet memuru kefili yakacaklarını ya tarlalarını ipotek ettirdilerse mallarından olacaklarını biliyorlar.

Geçen sene 75 lira olan zeytin bu sene 35 lira. Geçen sene mazot 50 liraydı. Zeytinde de çeltikte de limonda da üzümde de tüm ürünlerde büyük bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Türkiye’yi bu hale getiren AK Parti’nin kara düzenidir. Bir tarafta fonlarda milletin parasını vurup kaçanlar. Bir tarafta bütün yaz, bütün kış elleri nasırlı, alınları yanmış, perişan olmuş şekilde çalışıp emeğinin karşılığını alamayanlar. And olsun ki AK Parti’nin kara düzenini yıkacağız. Sizin için adil, hakkaniyetli bir düzen kuracağız.

ERDOĞAN’A SESLENDİ: BİZ BU İŞİN HİÇBİR TARAFINDA YOKUZ

Dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidarla karşı karşıyayız. Fon krizinin yarattığı ağır kriz ortamı sürüyor. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken, iktidar partisi mensuplarının içinde olduğu asrın soygunu gerçekleşti. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına çöktüler. 455 bin yatırımcıyı mağdur ettiler, iki milyon kişi mağdur, borsa mağdurları var. Bu işten etkilenen kişi sayısı beş milyonu, ailelerle birlikte 10 milyonu buluyor.

Peki bu işin içinde kimler var? Erdoğan’ın atadıkları vurgun yapan fon şirketlerinin yönetiminde. Her birisinin altında Erdoğan’ın atama imzası var. Fon şirketlerinin yönetiminde büyükelçi ararsan var, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı var, İstişare Kurulu üyesi var, Varlık Fonu yöneticisi var, eski milletvekili var. Aklınıza gelebilecek yönetimdeki herkes AK Partili.

Burada fazladan kazanç sağlayanlara baktığınızda Fatma Betül Sayan Kaya’dan başlayın, tutuklanan son tarım bakan yardımcısına kadar aklınıza gelebilecek ne kadar AK Partili varsa bütün isimler teker teker var. Ey Erdoğan, atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan, dolandırılan AK Partili. Biz bu işin hiçbir tarafında yokuz. Sen tam göbeğindesin.

‘SAYIN KERİM ROTA ‘BÜYÜK BİR FELAKET GELİYOR’ DİYEREK UYARMIŞTI’

Biz bu işin mağdurlar tarafındayız. Biz daha bundan üç hafta önce, fon krizi çıkmadan iki gün önce, Sayın Kerim Rota 35 yıllık finans deneyimiyle ‘Büyük bir felaket geliyor’ deyip partimizin Ekonomi Eşgüdüm Konseyini toplantıya davet etmişti. Başkanlık ettiğim toplantıda ‘Büyük bir felaket geliyor. Yıllardır söylediğimiz eksiklikler vardı. Bir yıl önce Mehmet Şimşek bunu uyardı. Ama birileri gerekli düzenlemeleri yapmaya yapmaya beklettiler. Yapana kadar bu işi suiistimal edenler kaçtılar. Yükü milletin sırtına bıraktılar’ demişti.

İlk duyulan meşhur isim Fatma Betül Sayan Kaya. Bu çıkana kadar günlerce sustular. Biz isim açıklayana kadar yokmuş gibi davrandılar. Gizlemeye niyetlendiler. Harıl harıl nasıl yaparız da isimler dökülmeden bu işi örteriz dediler. Çünkü biliyor ki genel başkan yardımcıları, mevcut bakanlar, bürokratlar, sarayın tamamı neredeyse orada. İşe aileden bulaşan da var. İsmi açıkladık, yavaş yavaş dökülmeye başladılar.

‘FATMA BETÜL SAYAN KAYA HAVAYA TEMAS ETTİRİLMEDEN İFADE VERİP UZAKLAŞTIRILDI’

Cumhuriyet Halk Partili belediyelere ya da muhalif insanlara attığı bir tweetten ya da hakkında açılmış bir soruşturmadan… Ya İBB’de 20 bin lira yemek yemişler 7-8 kişi, 7 kişi parayı birinin hesabına atmış. O atılan paraların hesaplarını sormak için bürokratlarımızı topluyorlar. Sabah 6’da basıyorlar. Ters kelepçe icabında yapıyorlar. Yaşam biçimi kendinden değilse, AK Partili değilse, hele hele birazcık muhalifse bas ensesine, ver görüntüleri ekranlara, yap itibar suikastlarını. 2 bin lira, 20 bin lira, 200 bin lira evinde bulunamamış insanlar, haysiyet suikastlarına muhatap oldular. 2,2 milyar lira, 367 ev parası suçüstü yakalanmış kişi Fatma Betül Sayan Kaya ifade verdi, gören yok.

Gizlilik olan soruşturmalarda kişinin sabah evinden çıkışını üstündeki gece kıyafetine kadar servis edenler, sabah evinden çıkıp verdiği ifadeyi dakika dakika servis edenler, cep telefonunun içindeki soruşturmayla ilgisiz konuşmaları, yazışmaları, fotoğrafları servis edenler; Fatma Betül Sayan Kaya’yı havaya temas ettirmeden ifade verip uzaklaştırdılar. Geçmişin bir kirlisi sakız çiğneye çiğneye geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne meydan okuya okuya… Fatma Betül Sayan Kaya fotosentez yaparak ifade verdi. Nasıl oldu, nasıl bitti kimsenin haberi yok. İşte AK Parti’nin ikili hukuk sistemi budur. Soygunu bizzat yapanlar ‘Biz bu işi çözeceğiz’ diyor.

‘MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGESİNE RET OYU VERDİLER’

Şimdi milletin parasını fonda çalmışlar, ilk başta böyle bir gaflete düşüp ‘Komisyon kursak mı?’ sorularına ‘Kurulur’ demişler. Şimdi geçen hafta hep birlikte ret oyunu vermişler. Neden? ‘Eğer isimleri gizli tutabilirsek AK Parti’yi mümkün mertebe bu işten hasarsız kurtarmaya çalışacağız, siz kenarda durun’. Milletvekillerinin bu meselenin ortaya çıkması için sorumluluğu var. GRECO kriterlerinde dahi der ki: Kamu adına denetim yükümlülüğü olan birisi kendine gelen bilgiyi saklamaz. Bunu araştırır, araştırtır, ilan eder, ifşa eder, ortaya çıkmasını sağlar.

‘BABANIZIN 7 DAKİKA UĞRADIĞI MAĞDURİYETE 1,5 YILDIR MUHATAP OLAN AİLELER VAR’

Birtakım bilgiler, bir takım listeler geliyor Fatma Betül Sayan Kaya’nın geldiği gibi. MKK numarası belli, işlem belli, isim soyad belli. Bir bakanın da babasının adı soyadı var. Ümit Özlale soru soruyor: ‘Bir bakanın babası böyle bir işlem yapmış mıdır?’. 10 dakika sonra Sayın Bakan: ‘Benim babamın T.C.’si bu. Aynı isim soyadındakinin T.C.’si bu.’ Eyvallah. ‘Özür dileyin benden. Mağdurum da mağdurum. Babama haysiyet cellatlığı…’ Allah Allah ya, ne güzel memleket. İlk kez biri mağdur oldu, ‘Mahinur Hanım’dan özür dilensin’. Partinin genel başkanı olarak ‘Mahinur Hanım’ın babasının ellerinden öpüyorum’ dedim. Mahinur Hanım’a önemli bir sorumluluk yükledim. O kadar iyi oldu ki bu iş. Bir hafta önce Ümit Özlale isimli birinin adını bütün AK Partililer servis etti, paylaştı. T.C.’si farklı çıktı. Özür dileyen yok. ‘Özür dilensin’ diyen yok. ‘Babam karalandı’, yedi dakika sürdü babanın karalanması. Ekrem İmamoğlu’nun babasına 18 ay ‘Senin oğlun hırsız’ diyorlar. Gidip babasının köydeki evinin bahçesini üç farklı kez dozerle kazıyorlar, ‘Buraya para sakladı mı?’ diye.

Altı yaşında küçücük Gizem’in kulağındaki küpeye sabahın 6’sında dedektör tutuyorlar, ‘Altın mı? Babası aldı da altına çevirdi rüşvet parasını da kızın kulağına mı taktı?’ diye. Altın diye öterse çıkartıp kulağından altı yaşındaki kızın küpesini alıyorlar. Bütün gece babaların, annelerin görüntüsü fır fır A Haber’de, TRT’de dönüyor. Mahinur Hanım, Aile Dayanışma Ağı… Babanızın yedi dakika uğradığı mağduriyete yedi ay, bir yıl yedi ay, 1,5 yıldır muhatap olan ailelerin dayanışma ağı… Oraya gidin, haysiyet suikastı nasıl yapılıyor, onlardan öğrenin. Okuduğunuz, sizi savunan gazeteler yıllardır bu insanlara ne yaptı, görün. Deyin ki: ‘Yedi dakika başıma geldi, doğrusunu söyledim. Özgür Bey bile babama selam yolladı, özür diledi. Ama ben de bir şeyi öğrendim; bu memlekette böyle oluyormuş bunlar’ deyin. O zaman Aile Bakanı’sınız. O ailelere sahip çıkarsanız Aile Bakanı’sınız.

ÖZEL’DEN VEKİLLERİNE ÇAĞRI

Buradan şunu söyleyeyim: Bütün milletvekili arkadaşlarıma söylüyorum: Eline belge gelen, bilgisi olan, bu bilgiyi ‘Aman ha öyle mi olur, böyle mi olur?’… Kaya gibi arkanızdayız. Koyacaksınız ortaya. Doğru mu, yanlış mı onlar söyleyecek. Eğer yanılgı olsun istemiyorlarsa o lanet listeyi kendileri açıklasınlar, görelim. Kendileri açıklasın haramzadeler. Sen listeyi açıklama, TC’si yanlış, sanki iftira atmış. İftirayı birbiriniz atıyorsunuz, attırıyorsunuz, parti içinde birbirinizi yiyorsunuz. Sonra bize ahkam kesiyorsunuz. Hadi oradan. Bütün arkadaşlarımın sonuna kadar arkasındayım. Bir santim geri adım atan sizden beter olsun.”

Sistemde parası kalan her vatandaşın mağdur olduğunu söyleyen Özel, ev parasını, ameliyat parasını, evladının okul taksidini buraya kaptıranların bulunduğunu belirtti. Özgür Özel, “Mağdurlardan bir kısmı bugün grup toplantımızdalar. Biz mağdurun partisine bakmayız, mağdurun siyasi görüşüne bakmayız. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin mağdurlara duyarsızlığının ve onları bir şekilde bastırmaya çalıştığının da farkındayız. Mağdurlar şunu bilsin, hangi görüşten olursa olsunlar biz sarayda oturanlardan, kibirle aşağıya bakanlardan, sizi karınca gibi görenlerden değiliz. Karıncanın kardeşi var o da YENİ Parti’nin ta kendisidir” ifadelerini kullandı.

‘ERDOĞAN MASASININ ÜSTÜNDEKİ SOYGUNCU LİSTESİNİ BİR AN ÖNCE AÇIKLAMALI’

Erdoğan, masasının üstündeki soyguncu listesini bir an önce açıklamalıdır. Bu paralar, soygunu yapanlardan alınmalıdır. Amerika bunu geçmişte yaptı, bir daha benzer olayların yaşanması çok çok azaldı. Ama siz eğer siyasi saiklerle bu kişileri gizlemeye, suçlarını örtmeye, bazılarını feda edip kodamanları, tepedekileri gizlemeye, bakanlığı, bir bakanlığın yetkililerini korumaya, saraydaki, yanıbaşınızdaki üst düzey bürokratları korumaya kalkarsanız o zaman bu milletin size hiçbir güveni kalmaz. Ayrıca fonların hoplatıp zıplatıp millete çakıp kaçtığı hisse senetleri var. Bu senetlere sıkışmış, satamamış, perişan olmuş insanlar var. Bunların da mağduriyetlerinin mutlaka giderilmesi gerekmektedir.

‘HAYATİ YAZICI’NIN OĞLU İŞİN İÇİNDE’

Erdoğan utanmadan, sıkılmadan sıkışınca hep yaptığı gibi ‘Dış güçler sabotaj yapıyor’ diyor. Kargalar gülüyor. Hatta dün ‘FETÖ parmağı var bu işin içinde’ dedi. Hayati Yazıcı’nın oğlu işin içinde ve suçüstü yakalandı. Oğlunun ortağı Allah rahmet eylesin, canına kıydı ya da o işe çok daha dikkatli bakmak lazım. Ömer Çelik, Fatma Betül Sayan Kaya’nın on katı vurgun yapmış kişiyle Bodrum’da tatil yapmış, konser izlemiş, aynı uçakla gitmiş, aynı uçakla gelmiş. Şimdi fotoğrafı çıkmış önlü arkalı oturmuş.

O fonda milletin parasını çarpıp gidenle, onu yayınlayan gazeteciyi hapse attırdı. Ömer Çelik böyle pahalı takım elbiseler, dik duruşlar, o özgüvenli sözler… Konuşurken bu olay ortaya çıkınca çıktı, eli ayağı titriyor, eli ayağı. Ne dediğini bilmiyor. Ağzından ateş çıkıyor. Dedi ki ‘Şu andan itibaren.’ Ne andan itibaren Ömer Bey, ne oldu? Hangi andan itibaren? ‘Şu andan itibaren’ diyor, ‘Teyakkuzdayız, en üst düzey alarmdayız. Siyasi ve hukuki mücadelede en üst noktaya çıkıyoruz’ dedi.

‘BU KADAR GİZLİLİK VARKEN BU İŞLER NEREDEN ÇIKIYOR?’

Dört gazeteciyi evden aldılar, ikisini hapse attılar, ikisine adli kontrol, geceleyin itiraz üzerine ev hapsi verdiler. Savcıların, hakimlerin Parti Sözcüsü’den talimat aldığı, Parti Sözcüsü’nün işin ucu kendine geldiği zaman haykırdığı, hönkürdüğü, aslında çatıştıklarına ses yükselterek, ‘Bu gazetecileri bari toplayın’ dediği, haberin kaynağını değil de haberi yapanı hedefine koyduğu bir işin içindeyiz. Ömer Bey, bu kadar gizlilik varken, bu işler nereden çıkıyor? Nereden çıkıyor?

Bayrampaşa YENİ Parti örgütünden mi çıkıyor? Nereden çıkıyor? Birbirinizi yiyorsunuz, birbirinizin kuyusunu kazıyorsunuz, birbirinizle tehlikeli işlere girişiyorsunuz. Sonra dönüp zavallı gazetecileri çocuklarından ayırıyorsunuz. Birazcık mert olun, ‘Yaptıysam yaptım, hesabını veririm’ deyin, gazetecilerle uğraşmayın kardeşim.

’56 MEŞHUR İSMİ LİSTEDEN ÇIKARDILAR’

Özgür Özel, “Bu 85 adını sanını da çok bilmediğiniz, AK Partili olsalar da uzaktan bağlantılı 85. Arada buradaki 141’le arada 56 isim kayıp. 1,5 saat içinde 56 meşhur ismi listeden çıkarıp onların hesaplarındaki dondurmayı kaldırıp düzeltmeyi yapıp 85’e indiriyorlar. Sabah gazetesi bu kaynağını açıklasın -ki MASAK diyor- Sabah’taki 141 nasıl 85’e inmiş, Adalet Bakanlığı da onu açıklasın.

Bir taraftan ‘İşin ucu nereye giderse gitsin’ diyen, yalandan bir politik söylem, bir tarafta Hayati Yazıcı’nın oğlunun hesabına bloke koyan Cumhuriyet Başsavcılığı, 1 saat sonra hesaptaki blokeyi kaldıran İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı. Böyle adalet olacaksa olmaz olsun. O mağdurların hakkını yiyene de zehir zıkkım olsun.

‘SUÇUMUZ AK PARTİ’Yİ YENMEKTİR, O SUÇU BİR DAHA İŞLEYECEĞİZ’

Muhalefete karşı 2024 yılının 30 Ekim gününden beri muhalif seçmenin seçtiği, ilçelerini, illerini emanet ettiği belediye başkanlarına, meclis üyelerine karşı büyük bir siyasi operasyon sürdürülüyor. Hiçbir somut delili olmadan ki aylarca meydanlarda diyor ya, ‘Meydan meydan, şehir şehir gezdi.’ Gezdim. ‘Bu operasyonları itibarsızlaştı’ diyor. İtibarı yok da o yüzden itibarsızlaştırdım. Biliyordum, arkadaşlarının gözünün içine baktım ve onlara olan güvenimle bir Genel Başkan olmanın gereğini yaptım.

Ben bir günde Manavgat Belediye Başkanını partiden attık. Bakma, diyorlar ki ‘Baklava kutusu savundu.’ Filmi çekenin bir ay önce tutuklandığını, elverişli bir film için senaryo oynadıklarını söyledik. Ama baklavacıyı da belediye başkanını da o dakika attık, o dakika ve ispatladık. Bir ay önce uyuşturucudan gözaltına alınıp birkaç saatte bırakılıp, sonra baklava kutusuyla filminin çekildiğini. Bu olaydan birkaç ay sonra Bodrum’da bir belediye meclis üyesi rüşvet alırken yakalandı. O dakika attık. Uşak Belediye Başkanı dört günlük gözaltı sürecinde avukat kabul etmediler. Avukat ulaştığı an tedbirli olarak disipline sevk edip partiden attık.

İşlemin bittiği 20 günü, ‘Efendim 20 gün atmadılar. O gün aldık kararı. Herkes biliyor tedbirli disipline vermek nedir. Bir yerde kusuru olup da tartışmaya açık olmayıp da ya da kendi de kabullenip de bir dakika gözünün yaşına bakmadık. Ama öbür tarafta efendim AK Parti’nin güldür güldür kendine istediklerini gönüllü bağışlarla, millete çocuğuna kreş yaptırmış, ‘Efendim itibar yoluyla irtikap.’ Her ay aldığı parayı 12 ay sonra tekrar almaya devam etmiş, ‘Efendim ödemiyordu da rüşvet istedi de şunu verdi de bunu verdi de.’ Bir tek kanıt, bir delikli kör kuruş para, ne evde ne kasada ne hesapta ne yakınında ne orada burada. Tamamında hele hele partimize arkadaşlarımıza atılan büyük iftiralar.

Hani biliyorsunuz ya. Para kutusu çantaları, ‘İçinden jammer çıktı’ diyor sonra iddianamede. Hani diyor ya ‘Paraları bölüştüler.’ ‘Öyle duymuştum, yokmuş öyle bir video.’ Hani diyor ya parke altında 2 milyon Euro.’ 2 Cent çıkmamış. Yok öyle bir belge. ‘KİPTAŞ’tan ev dağıttılar. Öyle duymuştum, yalanmış.’ Tamamı çöktü.

‘HAYSİYET CELLATLIĞI YAPTIĞINIZ İŞLER’

Şimdi diyorlar ki ‘Efendim onlar kendilerini savundular, şöyle yaptılar, böyle yaptılar.’ ‘Meydan meydan gezdi, yolsuzluk yapan arkadaşlarını savundu’ diyor. Meydan meydan gezip savunduğum arkadaşlarım, bu milletin seçtiği, usulüne göre yapılan denetimlerde hiçbir suç çıkmayan, delilden suçluya değil; hedefteki kişiden delile gitmek için milleti iftiraya zorladığınız, somut kanıtla ispatlayamadığınız, haysiyet cellatlığı yaptığınız işlerdir. Milletimiz de biliyor ben de biliyorum.

Bütün AK Partili yöneticiler de biliyor ki arkadaşlarımızın suçu, Ekrem İmamoğlu’nun suçu, belediye başkanlarımızın suçu AK Parti’yi yenmektir. O suçu hep birlikte bir daha işleyeceğiz. Değerli arkadaşlar, Bayrampaşa, Ataşehir, Gaziosmanpaşa, Adalar, Üsküdar. Bu belediyelerde belediye başkanlarını tutukladılar, kimin de çoğunlukları vardı, Gaziosmanpaşa gibi. Hemen ilk seçimde o yüzden içeride başkan. Kimin de önce bizden seçildiği, o sırada belediye meclis üyelerine birkaç ay çalıştılar. Öyle somut deliller var ki buradan söylüyorum. Örneğin bazı gazeteciler demişlerdi ki bu iddialar doğruysa ispatlanmalıdır.

‘HİLEYLE, AHLAKSIZLIKLA BÖYLE İŞLERE KALKIŞIYORLAR’

Özgür Çelik gitti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘na partimiz adına başvurdu. Örneğin Üsküdar’da biri diyor ki ‘Benim oğlum yurt dışında firari. Adalet Bakan Yardımcısı söz verdi. Ben oyumu AK Parti‘ye vereceğim. 15 yıldır kaçak olan oğlumu Türkiye’yi geri getirecekler, terör suçundan kurtaracaklar.’ 40 kişinin içinde diyor ki ‘Mecburdum, AK Parti’ye verdim, kusuruma bakmayın.’ Bir başkasının ilk oylamada oğlu hapiste, ikinci oylamada bilmem kaç yıl ceza almış oğlu tutuksuz bırakılmış, dışarı salınmış. Oylamada tavrı değişiyor. Bir başkası ağzıyla söylüyor. ‘Belediye başkan yardımcılığı teklif edildi, o yüzden parti değiştirdim.’ Bizim kurultay davasında kurultay delegesi beş ay sonra belediye meclis üyesi olmuş, ‘Sen iradeni fesata mı uğrattın, belediye meclisi üyesi olmak için mi Özgür Özel’e oy verdin?’ sorusu var. Adam ağzıyla söylüyor, ‘CHP’liydim. Belediye başkan yardımcılığı sözü karşılığında taraf değiştirdim’ diye.

‘ŞANTAJLAR, TEKLİFLER, BASKILAR HAVADA UÇUŞUYOR’

Diğer taraftan şantajlar, teklifler, baskılar, paralar havada uçuyor ve belediye meclisindeki transferleri tamamlıyorlar. Önce gizli tutuyorlardı. Örnek; Üsküdar. Belediye başkanvekiline operasyon yapıyorlar. İlk seçilene. O anda transfer ettirdiklerine; birinci tur, ikinci tur belli değil, üçüncü turda şak taraf değiştirtiyorlar ve belediyeyi elimizden almaya çalışıyorlar. Buna millet dedi ki ‘Ya böyle şey mi olur? Kadını aldınız. Yerine seçilen var, onu da aldınız. Taraf değiştirttiniz.’ Bu sefer Ataşehir’de öyle yapmadılar, önce transferleri yaptılar. Sonra gelip belediye başkanvekiline ‘Ya istifa edersin ya içeri girersin’ dediler. Arkadaşımız tweet paylaştı, ‘Onurlu duracağım, asla bükülmeyeceğim, eğilmeyeceğim’ diye. Bütün Türkiye bir gece onu konuştu. Ertesi sabah daha Türkiye onu konuşurken sabah yatağından alıp götürdüler. Şimdi içeri attılar. O seçimi yenilediler. Ataşehir’e taraf değiştirttiler. Bu kadar açık, bu kadar net. Bakın bunların bir tanesine ‘Olmadı’ diyen yok. Biz bunların her birini, Üsküdar için yazıp Cumhuriyet Başsavcılığı‘na verdik, duruyor daha orada. ‘Çağır bunları konuş’ diyoruz. Belediye meclis üyesinin ortağını iki gün önce alıp salıyorlar. Ortağı diyor ki, mimar ortağı ‘Aman abiciğim yarın dikkatli ol.’ Geceleyin de onu bir yokluyorlar, ‘Yarınki durumun ne?’ diye. Bu şartlar altında böyle olmadık işlerle, hileyle, hurdayla, ahlaksızlıkla teker teker…

Eyüpsultan’da en son yine buna niyetlendiler. Ne olduğunu gördünüz. Buradan kayda geçirelim. Aynı şeye giriştiler. Üçüncü turda dört kişiyi böyle ikna edebilmişler, beşe gelememişler. 18-18 berabere kaldılar. Dördüncü turda 19-18 ya da 20’ye 18 biz kazandık son turda en yüksek oyu olarak. Adamın açıklaması şu. ‘Bu seçime itiraz edeceğiz. Biz bu seçimi iptal edeceğiz. Görün, haftaya gelip burayı yine biz kazanacağız.’ Eyüpsultan için bunu açık açık söylüyor. Eğer bu kadar kötülük, bu milletin gözünden kaçıyor sanıyorsanız… Bu kadar açık açık.

Yahu bu millet yıllarca Eyüpsultan’ı da Üsküdar’ı da Bayrampaşa’yı da Gaziosmanpaşa‘yı da size yönettirdi. Belediye meclisi de belediye başkanı da gitti, görev yaptı. Bu milletin karşısına çıktınız. ‘Bu sefer olmaz’ dediler, ‘Bu sefer başkası yönetsin’ dediler. ‘Siz de birazcık sabredin, muhalefet edin, az kenarda durun’ dediler. Şimdi bu milletin tercihlerine karşı böyle pis işlere girerek, güya ‘Üsküdar’ı geri aldık’ diyor. ‘Gaziosmanpaşa’yı kazandık’ diyor. ‘Bayrampaşa artık bizde’ diyor. ‘Ataşehir’i ilk kez aldık’ diyor. Yahu Ataşehirli vermedikten sonra sen belediye binasını kökünden çalsan binayı çalarsın, Ataşehir’i alamadın, alamayacaksın.”

Etimesgut Belediyesi’ne 2. dalga operasyon: Başkan yardımcıları dahil 25 kişi gözaltına alındı

CHP’li Etimesgut Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen yeni operasyonda, aralarında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır’ın da bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı.

Ayrıntılar geliyor…

 

Antalya-Isparta yolunda midibüs devrildi: 17 yaralı

Edinilen bilgiye göre, saat 10.30 sıralarında Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Topallı Kavşağı yakınlarında kontrolden çıkan 59 AGZ 918 plakalı yolcu midibüsü devrildi.

Kaza sonucu otobüste bulunan 23 yolcudan 17’si yaralandı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu belirtildi. (ANKA)

Cemil Tugay’dan Özgür Özel’e: Kötü söz sahibine aittir

CHP’den istifa ettikten sonra yaklaşık dört ay bağımsız olarak görev yapan ve ardından AKP’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kendisini eleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e yanıt verdi.

Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişinin ardından bugün Şato’da zirve gerçekleştirildi.

Zirveye, AKP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AKP İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AKP İzmir Milletvekilleri Yaşar Kırkpınar, Mehmet Ali Çelebi, Şebnem Bursalı, Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı, Mustafa Bilici, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Menderes Belediyesi Başkan Vekili Asuman Şen katıldı.

‘KÖTÜ SÖZ SAHİBİNE AİTTİR’

Zirve sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cemil Tugay, Yeni Parti lideri Özgür Özel’in eleştirilerine yanıt verdi.

Tugay, Ege’de Sonsöz’ün aktardığına göre, açıklamasında, “Kendisine karşılık verecek bir yorum yapmak istemiyorum. Kendisi eski genel başkanımdır. Kötü söz sahibine aittir” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesinden bir gün önce kendisini eleştiren bir sosyal medya paylaşımı yapmıştı.

Özgür Özel, paylaşımında şunları demişti:

“Bir asır önce saraydan bir imza alanlar, Anadolu’yu da aldıklarını sandılar. Yanıldılar. Şimdi de bir bed-maye’den tehditle imza alınca koca İzmir’i alacaklarını sanıyorlar. Yanılıyorlar. İzmir’e “gavur” diyenlerin, İzmir marşına merakı manidar. Rehni alan, mülke sahip olmaz. Mülk benim oldu sanan varsa işte meydan.

Mert olan sandığı koyar, İzmirlilerin huzuruna çıkar. Bakanı aday çıkardın olmadı, Başbakanı aday çıkardın olmadı. İzmir’i sandıkta hiç kazanamadın, hiç kazanamayacaksın. KapKaç ile olmaz bu işler. Milletten ödü kopanın zaten süresi geriye işler.

Hadi Erdoğan, yarın o namerd ile kamera karşısına geçmeni ve tarihe yeni bir utanç fotoğrafı bırakmanı bekliyorum. Kaçan kaçsın, giden gitsin. Ben milletin gözüne bakıyorum. Herkes kendine yakışanı yapıyor. Millet bu olan biteni tarihin kara kaplı defterine yazıyor.”

Antalya Büyükşehir AKP’ye mi geçecek? Yeni Parti’den açıklama geldi

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin Genel Merkezi’nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında AKP’ye tepki gösteren Emre, “Bir süredir milli iradeyle kavga eden, onu tanımayan, yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Adalet ve Kalkınma Partisi özellikle son yerel seçimden beri bizlerin kazandığı belediyelere adeta savaş açmış durumda ve sudan sebeplerle, çeşitli iddialarla belediye başkanlarımızı tutuklamakta, bazı belediyelere baskıyla kendi safına geçirmekte, yine bazı meclis üyeleri de bu baskıdan nasibini almaktadır. Ve bugün ülkemizde önemli sayıda yerde, nüfusun önemli bir kesiminde millet iradesine darbe yapılmış durumda” ifadelerini kullandı.

FON SKANDALI AÇIKLAMASI

Fon skandalı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Emre, “Burada büyük bir ikiyüzlülük var. Kendi hırsızını koruma iradesi var. Biz ortaya çıkarmasak hiçbirini ortaya çıkaracakları yok. Bu çok açık. Siz ne kadar bunu saklamaya çalışsanız da biz millet adına bu işin takipçisi olacağız” dedi.

“Bu iktidar son icraatlarıyla milletin partisi değil, Fatma Betül Sayan Kaya’ların partisi olduğunu bir kez daha göstermiştir” diyen Emre, “Bu vurgun, bu ülkenin yönetilemediğinin resmidir. Bunu bireysel soygun olarak göremeyiz. Buna Sermaye Piyasası Kurulu göz yummuştur, İstanbul Borsası göz yummuştur, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu göz yummuştur. İktidar partisi içinde yer almıştır ve bu soygunun ortağıdır” ifadelerini kullandı.

YENİ İSİMLER AÇIKLANACAK MI?

Fon skandalı ile ilgili yeni isimlerin açıklanıp açıklanmayacağı sorulan Emre, “Bildirilen isimler var, söylenen isimler var. Bunlarla ilgili teyit kısmı, emin olduğumuz zaman zaten bir saniye durmuyoruz, sizlerle paylaşıyoruz. Burada soruşturmayı yürüten makamların elindeki tüm belge, bilgileri ya da iktidarın masasında olan, Cumhurbaşkanı’nın masasında olan belge, bilgilerin bizde bulunması çok kolay bir iş değil. Süreç sağlıklı yürümediği için belgeleri tespit etmeye yönelik bizim çalışmalarımız oluyor” cevabını verdi.

Emre, şunları söyledi: “Soruşturma genişledikçe daha çok isimler göreceğiz. Bize soruyorsunuz isimler geliyor mu? diye. Evet, geliyor. Anlatılıyor. Birden fazla bakan yardımcısı, birden fazla siyasetçi… Ama bunları bizim daha önce açıkladığımız gibi emin olduğumuzu düşündüğümüzde açıklayacağız.”

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR İDDİASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’in AKP’ye geçeceği iddiasına ilişkin soru üzerine Emre, “Bugün sabah itibarıyla kendisinin Genel Başkanımıza ulaştığını, bir vesileyle konuştuğunu, böyle bir durumun olmadığını ifade ettiğini söyleyebilirim. Biz o kadar çok olayla karşılaşıyoruz ki insanların zaman zaman bu tür söylentilerin çıkmasıyla bunları sorması gayet normal.”

Pazar sıkıntısı

Özsevi Eröz yazdı…

Ankara’nın efsane Yüksel-Karanfil-Engürü tayfasından bir arkadaşımla küçük bir konuşmamız oldu. “Hatırlıyor musun?” diye sorduk birbirimize, “Pazar günü sıkıntısını?”

Artık kesintisiz her şeyi takip ettiğimiz, her gün önümüze listelerle gelen “Bunu beğendiyseniz bunu da izlemelisiniz” ya da “Bu ürüne bakanlar bunları da incelediler” gibi önerilerin olmadığı; mahallede, sokakta, şehrin uygun bir alanında insanların anlattıkları hikâyelerinden, ses tonlarından, hava durumuna göre bile değişebildiğini sezinlediğiniz ruh hâllerinden onlarla iletişime girebildiğimiz zamanlar…

Vaktinden çok önce yaşlanmış başka bir talihsiz kuşak gibi, aradan otuz yılı aşkın zaman geçtikten sonra, “Tek bir günde bile afakanlar basıyordu o zamanlar. Şimdi çıksak da kiminle konuşacağız? Sokaklar öldü” diye konuşmuştuk. Oysa artık sokaklar hiç olmadığı kadar kalabalıktı; insanların gidecekleri yerler, satın alabilecekleri şeyler, katılabilecekleri etkinlikler çoğalmıştı. Yıllar önce bir pazar öğleden sonrasını dolduramayan hayat, artık kendisine ayrılan zamanı oburca tüketiyor, ne doyuyor ne de hazmedebiliyordu.

O eski pazar günlerini hatırlayınca, bu iştahın ne zaman açıldığını, önümüze konulanlarla birlikte neleri yuttuğumuzu da düşünmeden edemiyor insan.

AVM’ler yok, belli caddeler var, bu caddelerde pazar günleri kapalı olan seyrek mağazalar var. Sushi’yi geçtik ton balığı, Kolombiya kahvesi, kakule, yeşil çay duyulmuş; nargileciler, Simit Cafe’ler, bakery’ler, beş kişinin doyabileceği iki kişilik serpme kahvaltılar henüz icat olmuş değil… Yılların esnafı, belki bir ya da iki dönerci ve pideci, bir de Çiçek Lokantası harici “restaurant” bulunmayan, okullarda hafta sonu spor kursu kavramının bilinmediği zamanlar… En popüler yerlerin isimleri, kışları ayazdan sığınıldığında içleri gibi sıcak: çayevi, biraevi, kitapevi.

Arkadaşımla ben ikimiz de ‘sokak’tanız, Yüksel’deniz. Bunun anlamı, kimsenin birbirinin soyadını, nerede oturduğunu, babasının işini bilmeden, neredeyse haftanın her günü bir-iki saat bile olsa sokaktakiler arasında bulunmak. Birbirine hiç benzemeyen insanlar, bir araya gelmek için herhangi bir gerekçe aramadan aynı yerde bulunabiliyorlardı. Şehrin insanları henüz müşterileri oldukları yerlere göre ayrılmamışlardı. Metalcisi, pavyon çalışanı, anarşisti, dini bütünü, şairi, nevrozlusu, öğrencisi, gay’i… her çeşit insanı olan kalabalık bir topluluk. Birkaç yıl boyunca gittiğinde her biriyle birçok sohbet ettiğin için insan ansiklopedisi hâline gelen bir ortam. Pazar günü hariç.

‘Pazar sıkıntısı’ belki de kimimizin nemli yeşil ormanların içindeki köylerden, kimimizin kışları ılık ve yağışlı deniz kenarından geldiğimiz bozkır başkentte, eksi on beş derecede donduran ayazda uzun süre ‘aynı şarkılar’ı duyacağımızı anlamanın sıkıntısı.

Bütün hafta memuriyete ya da okula gitme zorunluluğuna çiviyi çakan, sonra da seni pazar günleri evde Tele Kutu izlemeye zorlayan, -Allah rahmet eylesin Cenk Koray’ı da sevdiren- Tele Kutu cıngıl sesi. Akşamları “Parliament Sinema Kuşağı” ve “Alacakaranlık Kuşağı” programının sesi. Kuşaktan kuşağa gezinen bir alacakaranlık.  “Başınızı emme basma tulumba gibi sallamayacaksınız”; “Evet-Hayır” yarışması. Ne evet ne de hayır diyemeyen yarışmacılar. Dedikleri: “Olabilir”. Şimdilerde ellilerime geldiğim ve kendim seçerek dinlemediğim halde tüm sanat müziği şarkılarını bilmeme sebep olan ‘sanat musikisi’ programları: “Kaderimde hep güzeli aradım / İçimdeki sazlar başka, söz başka” psikolojisi…

Pazartesi sendromunu hiç duymamış bizler için pazartesi, salı, çarşamba, perşembe ve cumanın toplamı, komple sendromlu bir gün: PAZAR! Yokluk içinde yok yere seni önündeki haftaya itekleyen, aynı zamanda milli bir temizlik; bir çamaşır yıkama, ütüleme ve banyo yapma günü. Ev içinde aile olmanın yılda elli iki kez kutsandığı kutsal gün!

Pazar günü sıkıntısı, nasıl anlatsam, hani bazen başınıza kötü bir şey gelecekmiş gibi hissedersiniz ya? Öyle bir şey. Aslında başınıza kötü bir şey gelmiştir, anne babanız, size bakanlar hiç bahsini etmemişlerdir.

Çok gerilerde, neredeyse bebek çocukluğunuzdan hayal meyal sokağa çıkma yasakları, polisin, jandarmanın yolda kimlik sorması, “Şiiişştt”ler, “Suuus”lar, beyaz güvercinler, siyah beyaz tek kanallı televizyonda üniformalı yaşlı bir adam konuşurken evdeki küfürler, annenizin “Çocuk duyuyor” ikazları, bütün bir şehrin üzerinde rakı kokusu…

Bütün bunların üzerinden yıllar geçmiş, üniformalı adamlar televizyon ekranlarından çekilmiş, yasakların bir kısmı kalkmış, sokaklar yeniden kalabalıklaşmış ama insanın içine yerleşen o açıklanamaz sıkıntı kendisine başka günler, başka gerekçeler bulmuştur. Bir ülkenin siyasal hayatında yaşananların, onları yaşamış insanların hafızasından silinmesi de kendi kendine gerçekleşecek bir iş değildir. Üstelik çocukluğunuzda maruz kaldığınız baskıyı açıklayacak bir sözcük bile bilmiyorken, ileride ondan kurtulduğunuzu nasıl anlayacaksınızdır?

Bastırılan çocuk aklınızla bastırılmışlığı anlayabildiğiniz, bütün bunların Rock Hudson-Doris Day filmleriyle geçiştirildiği yılların ardından dünyaca meşhur hamburgercilerde ekmek arası peynirli köfte yemeye, Ankara Tunalı’da ilk kez açılan Amerikan kot markası mağazasında sokaklara taşan sıralarda beklemeye başlamışsınızdır. Sokaklarda kimlik soranlar, evlerde sesini alçaltanlar, konuşulmasından korkulan şeyler henüz hafızalardan silinmemişken önünüze bambaşka bir hayatın kapıları açılmıştır. Dünya ile tanışacak, dünyayı giyecek, dünyayı yiyecek, dünya ile aynı şeyleri isteyeceksinizdir. Yıllarca neyi söyleyip neyi söyleyemeyeceğinizi öğrenerek büyümüşken artık neyi satın alıp alamayacağınızı öğrenmeye başlayacaksınızdır. Mağazaların vitrinleri, yeni markalar, yeni alışkanlıklar, erişebildiğiniz ve henüz erişemediğiniz bütün o şeyler hayatınızda giderek daha büyük bir yer kaplayacaktır.

Bir yanda örgütlenmenin, bir araya gelmenin, itiraz etmenin, hatta bazı şeyleri yüksek sesle konuşmanın bile uzun yıllar korkuyla hatırlandığı bir toplumsal hayat, öte yanda dünyanın bütün nimetlerine kavuşacağımızın vaat edildiği bir ekonomik düzen. İnsanların hayatlarında birbiri ardına yeni seçenekler beliriyor, yeni ihtiyaçlar üretiliyor, dün adını bile bilmediğiniz şeyler bugün sahip olmanız gerekenlerin arasına giriyordu. Bütün bu yenilikler, geride bırakılan yılların hesabını görmeyi, insanların birbirleriyle ve toplumla kurduğu ilişkilerdeki tahribatı onarmayı gerektirmiyordu. Alışverişin, eğlencenin, yeni hayat tarzlarının kendilerine mahsus bir telaşı vardı; olup bitenlerin üzerinde durmaya pek vakit bırakmayan bir telaş.

Üstelik bunun için kimsenin sizi zorlamasına da gerek yoktu. Televizyonda gördüğünüz, vitrinde beğendiğiniz, komşunuzda, arkadaşınızda karşılaştığınız her yenilik, çok geçmeden kendi hayatınızdaki eksikliklerden biri hâline geliyordu.

Sonraları çocuklarınız olduğunda “Bugün de böyle geçsin,” diye yeni kafeler, yeni mağazalar, yeni AVM’ler… Her şeyin bir yenisi, her yeninin bir başka yenisi… Bir zamanlar sokaklarda yan yana gelmeleri bile sakıncalı görülen insanların çocukları, artık birlikte vakit geçirmek için para harcayabilecekleri yerler aramaya başladılar. Evden çıkmak, bir yerlere gitmek, insanlarla karşılaşmak giderek satın alınabilir bir faaliyete dönüşmüştü.

Hep böyle boş geçiştirmeler, artık kimsenin sıkılmasına izin vermemeler…

Bir zamanlar insan ne yapacağını bilemediği için sıkılıyordu. Şimdi ne yapması gerektiğini söyleyenlerin çokluğundan kendisine sıra gelmiyor. İzleyeceği filmi, okuyacağı kitabı, gideceği lokantayı, yiyeceği yemeği, hatta kendisini nasıl geliştireceğini bile başkalarından öğreniyor. Can sıkıntısı neredeyse giderilmesi gereken bir kusur, boş vakit ise derhal değerlendirilmesi gereken bir kaynak sayılıyor. İnsanın hiçbir şey yapmadan geçirdiği bir öğleden sonrası bile artık kendi hâline bırakılmıyor; mutlaka bir faydaya, bir deneyime, bir kişisel gelişim faaliyetine dönüştürülmesi gerekiyor.

Şimdi artık otuz yıl öncesine göre müzikte bile ne doksan ne yüz kırk civarı BPM’ler olmalı. Standart olmalı, herkes her şeyi severek, isteyerek, iştahla yapmalı. Yeni yeni hobiler edinmeli, derin dondurucumuzu doldurmalı, kahve alırken Grande’yi bilmeli ve ah şu yumurtalı karnabahara da “Keto Buffalo Cauliflower Bites” diyebilmeliyiz! Eğlenmeli, gezmeli, tüketmeli, mümkünse bütün bunları başkalarına göstermeli, başka insanların ne yaptığından haberdar olmalı, her yalnızlığımıza yeni bir alışveriş imkânı yetiştirmeliyiz. Yeter ki bir an olsun kendi hayatımızın üzerinde düşünmeye kalkışmayalım.

Sazlar başka, söz başkayken en makulü “olabilir” demek miydi? Olup bitenleri görmezden gelmenin, nihayetinde hiçbir şeye şaşırmamanın makbul insan olmanın şartlarından sayıldığı yıllarda, memleketin başına gelen her felakete biraz daha alışmış, her seferinde biraz daha susmuş, sonunda kendi hayatımıza bile seyirci kalacak kadar uslanmış mıydık?

Arkadaşımla bütün bunları konuşmadan ayrılmıştık o gün. Annelerimizin bize söylediği, “Sıkı can iyidir, çıkmaz” diye bilinen bayat espriyi de yine buluşup, “Hangi kuşlar gelmiş, hangi ağaçlar çiçeklenmiş?” diye gezineceğimiz güne sakladık.

Manisa’da tur otobüsü ile çekici çarpıştı: Çok sayıda ölü ve yaralı var!

Manisa’nın Akhisar ilçesinde, otoyol girişi yakınlarında tur otobüsü ile çekicinin karıştığı trafik kazasında 11 kişi yaşamını yitirdi, 27 kişi yaralandı.

Manisa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Bursa’dan İzmir yönüne giden tur otobüsü ile çekicinin karıştığı kazanın saat 11.11’de ihbar edildiği belirtildi.

Valilikten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bugün 11.11’de Akhisar otoban girişi yakınında Bursa’dan İzmir istikametine gitmekte olan tur otobüsü ve çekicinin kazaya karıştığı ihbarı alınmıştır. Olay yerine sağlık ve kurtarma ekipleri yönlendirilmiş olup, kazadan etkilenen vatandaşlarımızı kurtarma çalışmaları hızlıca başlatılmıştır. Kazada 11 vatandaşımız vefat etmiş, 27 vatandaşımız yaralanmıştır. Yaralı vatandaşlarımızın hastanelere sevki sağlanmıştır. Kazada vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.”

İÇİŞLERİ BAKANI’NDAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Manisa’nın Akhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ilk belirlemelere göre 11 vatandaşımız vefat etmiş, 26 vatandaşımız yaralanmıştır. AFAD, emniyet, jandarma, itfaiye ve 112 Sağlık ekiplerimiz süratle olay yerine sevk edilerek müdahale çalışmalarına başlamıştır. Süreci bütün ilgili kurumlarımızla birlikte yakından takip ediyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Allah ülkemizi ve aziz milletimizi her türlü kaza ve felaketten muhafaza eylesin.”

📍Manisa’da TIR ile otobüs çarpıştı

Manisa’nın Akhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 11 kişi hayatını kaybetti, 26 kişi yaralandı. https://t.co/7NiSMBt9Cp

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 11, 2026

Ünlü market zinciri fon mağduru çıktı

Mopaş tarafından KAP’a yapılan açıklamada, şirketin toplam finansal varlıklarının yaklaşık 2,52 milyar TL olduğu bildirildi.

Bu tutarın yüzde 20,4’lük bölümünün Hedef Portföy Para Piyasası Katılım Fonu’nda değerlendirildiği belirtildi. Söz konusu oran, yaklaşık 514 milyon TL’lik finansal varlığa karşılık geliyor.

Fonun tasfiye sürecine alınması nedeniyle şirket, yatırımının geri ödenmesine ilişkin gelişmeleri takip ettiğini açıkladı.

RİSK SEVİYESİ EN DÜŞÜK KATEGORİDEYDİ

Şirketin açıklamasında, Hedef Portföy Para Piyasası Katılım Fonu’nun ilan edilen risk değerinin 1/7 olduğu vurgulandı. Bu değer, fonun en düşük risk kategorisinde sınıflandırıldığını gösteriyor.

Buna rağmen fonun tasfiye sürecine girmesi, Mopaş’ın finansal varlıklarının önemli bir bölümünü ilgilendiren bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

514 MİLYON TL GERİ ALINABİLECEK Mİ?

Mopaş, fonda bulunan anapara ve birikmiş getirilerin tahsil edilmesi amacıyla gerekli hukuki ve idari süreçlerin yürütüldüğünü bildirdi.

Şirket, ilgili kurumlar nezdindeki girişimlerin mevzuata ve resmi prosedürlere uygun şekilde sürdürüldüğünü belirtti. Ancak fon yatırımlarının ne zaman ve hangi tutarda geri ödeneceğine ilişkin kesin bir bilgi paylaşılmadı.

Bu nedenle söz konusu tutarın tamamının kaybedildiğine ilişkin bir açıklama bulunmuyor.

MARKET ZİNCİRİNİN FAALİYETLERİ ETKİLENDİ Mİ?

Mopaş, tasfiye sürecinin ticari faaliyetleri ve operasyonları üzerinde herhangi bir olumsuzluk oluşturmadığını duyurdu.

Şirket, güçlü özkaynak yapısı, operasyonel nakit üretme kapasitesi ve diğer finansal varlıklarının desteğiyle faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü bildirdi. Finansal yükümlülüklerin yerine getirilmesinde de herhangi bir aksama yaşanmadığı ifade edildi.

ŞİRKETTEN YATIRIMCILARA AÇIKLAMA

Mopaş, Hedef Portföy Para Piyasası Katılım Fonu’ndaki tasfiye ve geri ödeme sürecini yakından takip ettiğini belirtti.

Anapara ve birikmiş getirilerin tahsiline yönelik hukuki ve idari girişimlerin sürdürüleceği aktarılırken süreçte yaşanacak önemli gelişmelerin Kamuyu Aydınlatma Platformu aracılığıyla yatırımcılarla ve kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.

Cemil Tugay AKP’ye geçiş sürecini anlattı: ‘Murat Kurum’un tavrından çok etkilendim’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AKP’ye geçiş sürecinin ayrıntılarını anlattı.

Yeni Asır’a konuşan Tugay, kendisi için “kırılma”nın Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la görüşmesi sonrası olduğunu söyledi.

“Süreci ben de tam olarak bilmeden yaşadım” diyen Tugay, şöyle konuştu:

“Benim için kırılma Çevre Şehircilik Bakanımız Murat Kurum’la görüşmemizden sonra oldu. Karabağlar’da 440 hektarlık alandaki kentsel dönüşüm sorunumuzu konuşmak üzere Çevre Şehircilik Bakanlığımıza gittik, görüştük. Bu konunun ardından bana Bakan Kurum, ‘İzmir nasıl gidiyor? Ne yapıyorsunuz?’ dedi. ‘Vallahi elimizden geleni yapıyoruz ama epey bir sıkıntımız var’ dedim. ‘Bağımsız olarak mı devam edeceksin?’ dedi. ‘Şu anda öyle düşünüyorum. Herhangi bir verilmiş kararım yok’ diye cevap verdim. Geçmiş dönemde İzmir’e ulaşmaya çalıştıklarını ama belediye başkanları tarafından dışlandıklarını söyledi. ‘Biz ne zaman bir şey yapmak istesek hep bunu engelleyecek adımlar attılar. Biz de bundan mutsuzuz’ dedi. Ve tecrübeli bir siyasetçi olduğu için bu noktada ‘Keşke sen AK Parti’ye gelsen de daha uyumlu çalışsak’ dedi. ‘Bağımsız olarak da bunu yapamaz mıyız?’ dedim. O da ‘Öyle de olur ama siyasetin doğası gereği AK Parti’yle olursan daha da başarılı işler yaparsın’ dedi ve kafamda böyle bir parantez açtı. Açıkçası o andan sonra düşünmeye başladım. O gün Bakan Murat Kurum’un bana olan sıcak ve dostane tavrından çok etkilendim. Sonraki süreçte de hem sayın Kurum ile birkaç görüşmemiz oldu hem de dolaylı olarak konunun Cumhurbaşkanı’na iletildiğini, onun da böyle bir şeyi istediğini söylediler. Epeyce bir düşündüm.”

‘YOL AYRIMINA GELDİM’

İzmir’in çok önemli noktalarında hâlen arıtma, kanalizasyon, içme suyu şebekesinin yenilenmesi, deniz suyu arıtması gibi ihtiyaçlar olduğunu söyleyen Tugay, “Yani bunları yapmak için hem zamanımız çok az hem deneyim açısından desteğe ihtiyacımız var hem de kaynak açısından desteğe ihtiyacımız var. Açıkçası şöyle bir yol ayrımına geldim: Dedim ki; ‘Ya iki buçuk sene daha mevcut şartlar içerisinde elimden geleni yapacağım ama muhtemelen verdiğimiz sözleri yerine getiremeyeceğiz, İzmir’in çok önemli sorunlarını çözemeyeceğiz ve yine sorunlu bir İzmir’i benden sonraki döneme bırakacağım… Ya da gerçekten iyi niyetli olduğuna bir şekilde kanaat getirdiğim insanlar, AK Parti hükümeti, İzmir’e yardımcı olacaksa onlarla birlikte çalışayım.’ İzmirliler için en iyi olanın bu olduğuna kanaat getirdikten sonra böyle bir karar verdim” dedi.

‘CUMHURBAŞKANIMIZIN TAVRINI HAYATIM BOYUNCA UNUTMAM’

Tugay, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

“Yakın diyalog kurduğunuz zaman her şeyden önce bir insan olduğunu, iyi yürekli bir insan olduğunu; ülkesine hizmet etmek için uzun yıllardır emek harcayan, çaba harcayan bir insan olduğunu görüyorsunuz. Etkiliyor insanı ister istemez. Ben o konuşmada Cumhurbaşkanımızın İzmir’e önem verdiğini; İzmir’e yatırımların yapılması, İzmir’in sorunlarının çözülmesi için her konuda destek olacağını duydum. Ondan dolayı bir güven geldi ve yakınlık hissi oldu. O hisle ben o konuşmayı yaptım. Ben hayatım boyunca, yıllardır siyasetteyim, herhangi bir lideri bir başkası aşağıda konuşma yaparken Genel Başkanın ya da Cumhurbaşkanımızın onun yanında durduğunu görmedim. Konuşmam sırasında Cumhurbaşkanımız orada beni dinledi, konuşmanın bitmesini bekledi, yalnız bırakmadı beni. Cumhurbaşkanımızın bu tavrı bana hayatım boyunca unutamayacağım bir gururu yaşattı. Yani bugün beni orada yalnız bırakmayan Recep Tayyip Erdoğan’ın, önümüzdeki süreçte İzmir’i de yalnız bırakmayacağına eminim.”

Tugay, “Çok düşündüm, risk aldım, ateşten gömlek giydim. Bunları insanların ifadesiyle söylüyorum; gerçekten kolay bir şey değil ama doğru yaptığıma inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Meteoroloji’den gök gürültülü sağanak uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 11 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin az bulutlu ve açık, güney kesimler parçalı bulutlu, Doğu Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ile Kayseri’nin güneyi, Niğde, Malatya ve Elazığ çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Sabah ve gece saatlerinde Marmara, Kuzey ve İç Ege ile Batı Karadeniz’de pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.

Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle güneyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde yer yer kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus, yer yer sis hadisesi bekleniyor.

BURSA °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

ÇANAKKALE °C, 27°C

Az bulutlu ve açık

İSTANBUL °C, 25°C

Az bulutlu ve açık

KIRKLARELİ °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

EGE

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin kuzey kıyılarında pus, yer yer sis hadisesi bekleniyor.

DENİZLİ °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

İZMİR °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

MANİSA °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 25°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ

Parcalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra Doğu Akdeniz yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 33°C

Parcalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 30°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

HATAY °C, 30°C

Parcalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parcalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra Kayseri’nin güneyi ve Niğde çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

ÇANKIRI °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

ESKİŞEHİR °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

KONYA °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus, yer yer sis hadisesi bekleniyor.

BOLU °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

DÜZCE °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

KASTAMONU °C, 25°C

Az bulutlu ve açık

ZONGULDAK °C, 24°C

Az bulutlu ve açık

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

RİZE °C, 24°C

Az bulutlu

SAMSUN °C, 25°C

Az bulutlu

TRABZON °C, 24°C

Az bulutlu

DOĞU ANADOLU

Parcalı ve az bulutlu, akşam saatlerinden sonra Malatya ve Elazığ çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 19°C

Az bulutlu

KARS °C, 19°C

Az bulutlu

MALATYA °C, 23°C

Parcalı ve az bulutlu, akşam saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

VAN °C, 19°C

Az bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parcalı ve az bulutlu, gece saatlerinde bölge genelinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 28°C

Parcalı ve az bulutlu, gece saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MARDİN °C, 26°C

Parcalı ve az bulutlu, gece saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİİRT °C, 27°C

Parcalı ve az bulutlu, gece saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ŞANLIURFA °C, 29°C

Parcalı ve az bulutlu, gece saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

AKP’nin 9 maddelik ‘fon’ düzenlemesi Meclis’e sunuldu

Türkiye gündemindeki fon vurgununun ardından AKP, yatırım fonlarının tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeleri düzenleyen 9 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

Teklif, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmış yatırım fonlarını kapsıyor.

YATIRIMCILARA 1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME

Düzenlemeye göre yatırımcılara, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altındaysa yatırdıkları tutar kadar, 1 milyon lira ve üzerindeyse en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek.

Dağıtılabilir nakdin yetersiz kalması durumunda ödemeler orantılı olarak gerçekleştirilecek. Yatırımcıların ana parası, TÜFE ve Yİ-ÜFE artışlarının ortalaması esas alınarak tasfiye tarihine kadar güncellenecek. Ancak nakit oluşmayan fonlarda ara ödeme hesaplamasına enflasyon endekslemesi uygulanmayacak.

EL KONULAN MAL VARLIKLARI SATILABİLECEK

Fonlarla bağlantılı soruşturmalarda el konulan mal varlıklarına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanabilecek. TMSF, dava sonuçlarını beklemeden söz konusu varlıkları satabilecek.

Tasfiye sürecindeki zarar, kayıp veya eksik bakiyeden öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Görevden ayrılan yöneticilerin geçmiş işlemlerinden doğan sorumlulukları devam edecek.

Ayrıca mevzuata aykırı şekilde ya da şeklen uygun olsa bile fon menfaati elde edilerek fondan çıkarılan değerler hukuka aykırı çıkarılmış sayılacak. Düzenlemeyle cebri tahsilat imkanı da getirilecek.

GÜLER: KAMU KAYNAKLARI KULLANILMAYACAK

Teklife ilişkin Meclis’te açıklama yapan AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, sermaye piyasalarında herhangi bir olumsuz durum bulunmadığını savunarak, “Tasfiye sürecinde asla kamu kaynakları kullanılmayacak.” dedi.

Tasfiyeden elde edilen tutarların yatırımcılara aktarılacağını belirten Güler, “Yatırımcının hakkı korunacak. Suç işleyenler ödemelerden asla yararlanmayacak.” ifadelerini kullandı.

Güler, sorumlular hakkında işlem yapılacağını vurgulayarak, “Elbette yanlış yapanlar olur ama yanlarına kar kalmayacak. Kardeşimiz de olsa gereğini sonuna kadar yaparız.” diye konuştu.

Kanun teklifinin gelecek hafta Meclis komisyonunda görüşülmesi bekleniyor.

Kanun teklifinin tam metni şöyle:

TASFİYESİNE KARAR VERİLEN BAZI YATIRIM FONLARI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 128 inci maddesi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarının adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, tasfiye sonucunda eksik kalan tutarların sorumlulardan tahsiline, geri kazanılan değerlerin fon pay sahibine ödenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

(2) Bu Kanun hükümleri birinci fıkrada belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmaz.

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Borsa: Borsa İstanbul Anonim Şirketini,

b) Fon: Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarından her birini,

c) Geri kazanım hesabı: Bu Kanun kapsamında tahsil ve/veya iade edilen veya Kurulca açılan isteğe bağlı iade hesapları ile genel hisse iade hesaplarına aktarılan tutarların TMSF nezdinde, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı ve her bir fon için ayrı alt hesaplarda izlendiği özel hesabı,

ç) Fon pay sahibi: Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, MKK, Takasbank, portföy saklama kuruluşları, dağıtım kuruluşları ve tasfiye ile görevli kuruluş kayıtlarının mutabakatı sonucunda ilgili fonun tasfiye bakiyesinden ödeme alma hakkı bulunduğu tespit edilen fon katılma payı sahibini,

d) Kurul: Sermaye Piyasası Kurulunu,

e) MKK: Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketini,

f) Takasbank: İstanbul Takas ve Saklama Bankası Anonim Şirketini

g) Tasfiye ile görevli kuruluş: Kurulca ilgili fonun tasfiye iş ve işlemlerini yürütmekle görevlendirilen kuruluşu,

ğ) Tasfiye malvarlığı: Fonun mevcut varlıkları ile bu Kanun uyarınca geri kazanılan değerleri ve fonun üçüncü kişilerden olan iade, tazmin ve diğer alacaklarını,

h) TEFAS: Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformunu,

ı) TMSF: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunu,

i) YTM: Yatırımcı Tazmin Merkezini ifade eder.

Tasfiyenin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fon pay sahipliğinin belirlenmesi

MADDE 3- (1) Fonların tasfiyesi Kurulun gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülür. Kurul; tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

(2) Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterir. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici farklı fiyat marjına ve Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlere Kurulca karar verilebilir. Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmaz. Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilir.

(3) Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dâhil edilir. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılır.

(4) MKK, Takasbank, Borsa, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunun uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, YTM’ye veya TMSF’ye talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlüdür. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemezler.

(5) Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından, MKK, Takasbank, TEFAS, portföy saklama kuruluşları ve dağıtım kuruluşlarının kayıtları mutabık hâle getirilerek fon ve hesap bazında tespit edilir.

(6) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104, 106 veya 107 nci maddelerinde düzenlenen fiillerin Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından ya da bu fonlar ile birlikte hareket edilmesi veya fonların iştirakiyle işlenmesi halinde bu fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara, Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları uyarınca tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaz.

Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme

MADDE 4- (1) Fon malvarlığının nakde çevrilmesi halinde tüm fon pay sahiplerine ödeme yapılmasına imkân verecek bir nakdin oluşmaması durumunda, 3 üncü maddenin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutarı; fona fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanır.

(2) Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemeler bakımından birinci fıkradaki tutarı geçmemek kaydıyla, ilgili fonun tasfiye malvarlığından, net yatırım tutarı 1.000.000 TL’nin altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1.000.000 TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1.000.000 TL ara ödeme yapılabilir. Şu kadar ki bu fıkra kapsamında yapılacak ara ödemenin hesabında birinci fıkrada öngörülen endeksleme uygulanmaz. Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, fonun tasfiyesine karar verildiği tarihte hesapta bulunan fon katılma paylarının bir önceki gün sonu hesaplanan toplam değerini aşamaz. Bir önceki gün sonu fiyat açıklamayan fonlar için Takasbank tarafından ilgili güne dair yapılan değerleme ile hesaplanan fiyat, fonun önceki gün sonu hesaplanan fiyatı olarak kabul edilir.

(3) Dağıtılabilir nakdin ikinci fıkraya göre hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi hâlinde mevcut nakit, her bir fon pay sahibinin ara ödemeye esas tutarının tüm fon pay sahiplerinin bu kapsamdaki tutarları toplamına oranı korunarak dağıtılır. Bu suretle hiçbir fon pay sahibine, net yatırım tutarı, kesinleşmiş hak ve alacak tutarını veya 1.000.000 TL tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamaz. Ara ödeme karşılığı herhangi bir katılma payı iade işlemi yapılmaz; söz konusu katılma payları nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilir.

(4) Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen fonlarda, gerçeğe aykırı olarak oluşan değerler üzerinden katılma paylarını fona tasfiye tarihine kadar iade etmek suretiyle ödeme almış olan kişilerin, fona fiilen yaptıkları yatırım tutarı ile bu tutarın fonda kaldığı süre dikkate alınarak, fon ünvanı esasıyla aynı yatırım stratejisi kategorisinde olduğu kabul edilen yatırım fonlarının yıllık ortalama getirisi baz alınmak suretiyle Kurulca belirlenecek yöntemle hesaplanan emsal getiri tutarının toplamını aşan kısmı, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilir. Emsal getirinin belirlenmesinde, bu Kanun kapsamında tasfiyesine karar verilen fonların getirileri hesaplamaya dâhil edilmez. Bu fonların malvarlığında yer alan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı olarak oluştuğu Kurulca tespit edilen paylardan kazanç elde eden kişilerce, söz konusu paylardan elde edilen getirinin, payın elde tutulduğu dönemde ilgili payın dâhil olduğu endeksin ve/veya Kurulca belirlenecek diğer objektif piyasa ölçütlerinin getirisi esas alınarak hesaplanan olağan getiriyi aşan kısmı, Kurulca ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak iade edilebilir. Emsal fon grubunun, hesaplama döneminin, yıllık ortalama getirinin hesaplanma yönteminin, payın olağan getirisinin ve iade edilecek tutarın belirlenmesinde kullanılacak endeks, emsal, dönem ve hesaplama yöntemi ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesine Kurul yetkilidir.

(5) Nihai ödemede, fon pay sahibine tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından, isteğe bağlı iade hesaplarından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemeler mahsup edilir.

Fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk

MADDE 5- (1) Fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın; karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılır.

(2) Zarar veya kayıp veya eksik tasfiye bakiyesinden öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumludur. Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında yahut eksik tasfiye bakiyesinin oluşmasında sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler, şahsen sorumludur. Bu fıkra kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

(3) Kanunun 6’ncı maddesi kapsamında bulunmayan durumlar bakımından Kurul, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını yahut eksik kalan tasfiye bakiyesini, zarar veya kayıpta yahut tasfiye bakiyesinin eksik kalmasında sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek TMSF’ye bildirir.

(4) Kurulun bildirimi üzerine sorumluların malvarlığından geri kazanım sağlanması amacıyla, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında TMSF tarafından tahsil ve takip işlemleri başlatılır. TMSF takip işlemlerinde, 6183 sayılı Kanun hükümlerini ve 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 132, 134, 136, 138, 140 ve Geçici 27 nci maddeleri hükümlerini uygulama yetkisini haizdir. Bu fıkra kapsamında açılacak davalarla ilgili olarak İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir. Kurulun TMSF’ye bildiride bulunduğu kişiler hakkında, bu Kanun kapsamındaki alacakların tahsilini teminen TMSF tarafından yürütülen takipler sonuçlanıncaya kadar, bu kişilerin malvarlığı değerleri üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında yeni takip başlatılamaz; daha önce başlatılmış takipler durur ve bu takipler kapsamında haczedilen malvarlığı değerleri hakkında satış ve paranın paylaştırılması işlemleri yapılamaz, bu malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamaz; daha önce konulmuş hacizler, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler başkaca bir işleme gerek olmaksızın kalkar.

(5) Bu madde kapsamında sorumlulukları belirlenen kişilerin kendi kusur ve sorumlulukları nedeniyle özel hükümlerden doğan tazminat yükümlülükleri saklıdır.

El konulan ve müsadere edilen malvarlığı değerleri ve geri kazanım hesabı

MADDE 6- (1) Bu Kanun kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesi uyarınca elkoyma kararı verilebilir. Elkonulan malvarlığı değerleri arasında, fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde bunlar, 5271 sayılı Kanunun 131 inci maddesi uyarınca ilgili fona veya geri kazanım hesabına Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece iade edilir. Bu fıkra kapsamında Kurulca yapılan suç duyurularına dayanak raporlar, 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde düzenlenen suçtan elde edilen değere ilişkin rapor sayılır.

(2) Birinci fıkra kapsamında fona devredilemeyen malvarlığı bakımından TMSF kayyım olarak atanabilir. Kayyım atanması halinde TMSF, 5411 sayılı Kanunda tanınan yetkileri kullanır. Dava sonucu beklenmeksizin derhal malvarlıklarını satar veya tasfiye eder. Tasfiye ve satıştan elde edilecek tutarları, her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere açılan geri kazanım hesaplarında izler.

(3) Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilir.

(4) Bu Kanun kapsamında tahsil ve/veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı malvarlığı değerlerinden ilgili fona veya fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF nezdinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda geri kazanım hesabı olarak izlenir. Bu tutarlar TMSF’nin kendi malvarlığından ayrıdır.

(5) Geri kazanım hesabında bulunan tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilir; başka bir amaçla kullanılamaz, teminat gösterilemez ve kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamaz.

(6) Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, yapılan zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiye ile görevli kuruluşa; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise Kurulca bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere YTM’ye aktarılır. Ödemeler YTM tarafından katılma payı sahipliği oranında yapılır. Şu kadar ki, nihai dağıtım hariç olmak üzere, dağıtım sonucunda bir fon pay sahibine yapılacak ödemenin, ödeme yöntemine ilişkin işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak Kurulca belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalması hâlinde, bu tutar fon pay sahibi adına izlenir ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenir, birikmiş tutarın asgari ödeme tutarına ulaşması hâlinde fon pay sahibine ödeme yapılır.

(7) Geri kazanım hesabına gelen veya aktarılan bir tutarın birden fazla fon ile bağlantılı olması durumunda fonlar arasında dağıtımına ilişkin usul ve esaslar fon türleri, likidite yeterlik oranı, fon katılma payı sahipliği yapısı, yatırımcının korunması, ilgili fonlardaki tasfiye oranı ve benzeri kıstaslar dikkate alınarak Kurulca belirlenir.

Dışarıdan hizmet alımı ve uygulanacak hükümler

MADDE 7- (1) Bu Kanunun uygulanmasında gerekli görülen durumlarda, koşulları Kurul Karar Organı tarafından belirlenmek üzere, bu Kanunun uygulanmasından doğan işler, açılacak dava ve takipler için Kurul ve YTM tarafından dışarıdan avukatlık hizmeti ile muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edilebilir.

(2) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından; TMSF’nin görev alanına giren hususlarda TMSF’nin görüşü alınarak belirlenir.

(3) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 6362 sayılı Kanun, 5271 sayılı Kanun, 5411 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuatın bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

Yürürlük

MADDE 8- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

DEM Parti’den ‘çerçeve yasa’ çıkışı: ‘Süreç hızlı ilerlemeli’

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bölücü açılımın ilerlemesi için çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi ve Meclis’te kurulması öngörülen İzleme Komisyonu’nun çalışmalarının tamamlanması gerektiğini savunan Doğan, siyasi partilere ve toplumsal kesimlere sürece aktif katılım çağrısı yaptı. Çerçeve yasanın önemli bir başlangıç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Doğan, “Bu, yasa silsilesinin ilk adımı. Eksikleri, itirazlarımız olmakla birlikte önemli bir siyasi ve hukuki zemin oluşturuyor. Bundan sonra atılması gereken adımlar var” ifadelerini kullandı.

KURTULMUŞ’A İZLEME KOMİSYONU ÇAĞRISI

Doğan, şöyle konuştu:

“Yasanın da öngördüğü İzleme Komisyonu’nun, süreci destekleyecek, güçlendirecek, diğer siyasi partilerin temsiliyetlerinin sağlanabileceği, kapsayıcılığın ve çoğulculuğun sağlanabileceği bir yöntemle bir an önce bu kuruluş çalışmaları tamamlanmalı. Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş da siyasi partilerle görüşmek için gerekli ziyaretleri tamamlamalı, önerilerini almalı, usul, esas ve çalışma ilkeleri belirlenmeli. Yöntem kamuoyuyla paylaşılmalı. Biz bu konuda şeffaflığın çok önemli olduğunu düşünüyoruz.”

Komisyonun çalışmalarının somut adımlara zemin hazırlayacağını kaydeden Doğan, “Somut bir şekilde uygulamanın görülmesi hem süreci ilerletecek hem yeni aşamalara taşıyacak hem diğer yasal çalışmaları bir an önce gündemimize almamızı sağlayacak” dedi.

‘NETLİĞE KAVUŞTURULMALI’

Çerçeve yasanın uygulanmasına dair belirsizliklerin giderilmesini isteyen Doğan, “Ne zaman yürürlüğe girecek, nasıl olacak, üst kurul nasıl çalışacak, üst kurulun altındaki kurulların işleyişi, üyeleri, yapılması gerekenler; tüm bunlar bir netliğe kavuşturulmalı ve bu tartışmalara boğulmamalı. Bundan sonraki süreç hızlı ilerlemeli” ifadelerini kullandı.

Doğan, “Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü Sayın Öcalan’ın sürece etkin katılımını sağlayacağı için çok önemli. Bunun daha önce de altını çizmiştik. Bu katılımın bir an evvel sağlanması gerekiyor. Sürecin bekleyerek, bekletilerek, duraklaştırılarak devam etmesi değil, hız alarak yeni adımlarla ilerleyebilmesine ihtiyaç var. Bir yandan barışı tesis etmeye çalışırken öte yandan demokratik toplumu inşa etmeye çalışıyoruz. Evet, demokratik toplum için birtakım yasal değişikliklere ihtiyaç var ancak yalnızca yasal değişiklikler değil, bunu oluşturacak toplumsal güce, desteğe de ihtiyaç var. Çünkü hep söyleyegeldiğimiz gibi barış ve demokrasi mücadelesi ancak onun için mücadele edenlerin omuzunda yükselir” değerlendirmesinde bulundu.

İMRALI HEYETİNİN GÖRÜŞMELERİ SÜRECEK

İmralı Heyeti’nin temaslarına ilişkin de bilgi veren Doğan, heyetin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve AKP’li yetkililerle görüştüğünü bildirdi. Görüşmelerin önümüzdeki dönemin yol haritası ve takvimine ilişkin olduğunu söyleyen Doğan, “Henüz net bir yol haritası ya da takvim olmadığı için netleşen bir bilgiyi sizlerle paylaşamıyoruz ama diyalog önemli, bunu önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu diyaloğun güçlenmesini, hızlanmasını ve kurumsal bir hâle gelmesini temenni ediyoruz” dedi.

Sigaraya yeni kısıtlamalar geliyor

AKP, sigara kullanımının mekanlarda ve kamusal alanlarda kullanımına net sınırlar çizilerek standartlar getirilmesi, mevcut kurallarla ilgili denetimlerin sıkılaştırılması; ayrıca gıda takviyelerinin üretim ve içerik denetiminin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılması ile aile hekimliği ve Sağlık Bakanlığı teşkilatına ilişkin düzenlemeler içeren bir “sağlık paketi” üzerinde çalışıyor. Konuyla ilgili çalışmalar tamamlandıktan sonra 20-25 maddelik kanun teklifi TBMM’ye sunulacak.

Taslak halindeki çalışmaya göre, gıda ürünü olarak kabul edildiği için halen Tarım ve Orman Bakanlığı’nın denetiminde bulunan takviye edici gıdaların Sağlık Bakalığı’nın denetimi altında üretilmesine yönelik düzenlemeler yapılacak. Gıda takviyelerinin içeriğindeki maddelerin özellikle böbrek, karaciğer gibi organlarda sağlık sorunlarına yol açabildiği dikkate alınarak, bu tür takviyelerin üretiminde hangi maddenin hangi oranda olacağını konusunda yetki Sağlık Bakanlığı’na verilecek. Gıda takviyesinin etiketinde beyan edilen içeriğin doğru olup olmadığı Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenecek. Sağlık Bakanlığı üretim aşamasında ve piyasaya sunulduktan sonra içeriklerinin doğru olup olmadığını denetleme konusunda yetkili kurum olacak ve üretim izni Sağlık Bakanlığı’ndan alınacak.

KIŞIN, DIŞ MEKANA ISITICI KONULARAK OLUŞTURULAN SİGARA İÇİLEBİLİR ALANLARLA İLGİLİ YENİ STANDARTLAR GETİRİLECEK

“Sağlık paketi”nde sigara kullanımına ilişkin düzenlemeler de yer alacak. Bu kapsamda kamusal alanlarda sigara kullanımına ilişkin net sınırlar çizilmesi ve sigara kullanılan mekanlarla ilgili standartların daha net olarak ortaya konması hedefleniyor.

Özellikle kış aylarında kafe, restoran gibi mekanların sigara kullanımı için ayırdıkları alanlara ısıtıcı koyarak etrafını ve üstünü açılır kapanır tentelerle çevirmesi nedeniyle o alanın “kapalı mekan” haline geldiğine işaret eden yetkililer, bu konuda yeni standartlar belirleneceğini vurguladı.

Henüz taslak halindeki düzenlemeye göre, işletme; mekanın büyüklüğüne göre sigara içilmesi için yiyecek-içecek sunumunun yapılmadığı ayrı bir bölüm veya tamamen bir açık alan belirleyecek. Mekanın açık alanlarında sigara kullanmayanlara da ayrıca yer ayrılacak.

SPOR TESİSLERİNİN, İBADETHANELERİN, HASTANELERİN ÇEVRESİNE MESAFE SINIRLAMASI

Kamusal alanlarda ise hastane bahçelerinde, acil servis önlerinde; ibadethanelerin, okulların ve çocukların gittiği spor tesislerinin çevresinde belli bir mesafeye kadar sigara kullanımına izin verilmeyecek. Bu mesafenin kaç metre olacağına ilişkin istişareler sürüyor.

Sigara kullanımına sunulacak açık alanların tanımları net şekilde tarif edilecek.

KİMLİK GÖSTERME UYGULAMASI DAHA SIKI TAKİP EDİLECEK

Sigara kullanımına ilişkin kuralların ihlali durumunda cezai yaptırım uygulandığına işaret eden yetkililer, denetimlerin sıkılaştırılmasına ve takibine ağırlık verileceğini vurguladı. Bu kapsamda sigara satışında kimlik gösterme uygulamasının daha sıkı takip edilmesine yönelik önlemler alınacak.

YAŞ VE TARİH KRİTERİ SÖZ KONUSU DEĞİL

Yetkililer, belli bir tarihten itibaren sigaranın tamamen yasaklanacağı veya sigaranın satışının belli bir tarihten sonra doğanlara yapılmayacağı yönünde kamuoyuna yansıyan haberlere ilişkin, “yıl veya doğum tarihi gibi kriterler getirmenin söz konusu olmadığını” ifade etti.

ELEKTRONİK SİGARA SATIŞ YASAĞI DEVAM EDECEK

Yetkililer, elektronik sigaranın Türkiye’de satışının yasak olduğuna işaret ederek, bu durumun devam edeceğini, izin verilmesinin söz konusu olmadığını vurguladı.

TEKLİF, GÜNDEMİN YOĞUNLUĞU NEDENİYLE YENİ YILA KALABİLİR

AKP’li yetkililer, düzenlemenin ne zaman kanunlaşacağı konusunun ise TBMM’nin yoğun gündemine göre şekilleneceğini belirtti.

Genel Kurul’un gündeminde şu anda Türk Kızılay Kanun Teklifi görüşülüyor. Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi’nin de sırada olduğu Meclis’te, fon krizinden etkilenenlere yapılacak ödemeler ve fonların tasfiyesine ilişkin sunulacak kanun teklifinin öncelikle Genel Kurul’dan geçirilmesi planlanıyor.

Öte yandan 2027 yılı bütçe teklifinin görüşmeleri ise ekim ayının son haftasında Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başlayacak, Genel Kurul da dahil olmak üzere bütçe görüşmeleri aralık ayı sonuna kadar sürecek. Bu yoğun gündem nedeniyle sağlık paketi ile ilgili sunulacak kanun teklifinin görüşmelerinin yeni yıla kalabileceği belirtiliyor.

İÇECEKLERDEKİ ŞEKER ORANLARINA DÜZENLEME GELECEK

Öte yandan, son yıllarda obezite ile ilgili sağlık sorunlarının yaygınlaşması üzerine sağlık alanında bir başka yasal düzenleme planlanıyor. Bu kapsamda içeceklerdeki şeker oranları ile özellikle nişasta bazlı şekerlerin kullanımına ilişkin bir düzenleme getirilmesi düşünülüyor. (ANKA)

Marmaray’da intihar girişimi

İstanbul Erenköy’deki Marmaray İstasyonu’nda intihar olayı meydana geldi.

Yaşanan olay nedeniyle seferlerin tek hat üzerinden yapıldığı belirtildi.

MARMARAY’DAN AÇIKLAMA

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Marmaray’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sayın Yolcularımız,

Erenköy istasyonunda yaşanan üzücü bir olay nedeniyle tek hat işletmeciliği yapılmakta olup, Marmaray seferlerinde gecikmeler yaşanmaktadır.

Yolcularımızın gecikmelerden etkilenmemesi için alternatif ulaşım seçeneklerini de değerlendirmeleri önemle duyurulur.”

ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Marmaray’dan yapılan ikinci açıklamada ise şunlar kaydedildi:

“Sayın Yolcularımız,

Marmaray trenlerimiz çift hattan işletilmeye başlanmış olup, tren trafiğini düzenleme çalışmaları devam etmektedir.

Önemle duyurulur.”

AKP ve DEM Parti İmralı Heyeti görüştü

DEM Parti’den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’dan oluşan DEM Parti İmralı Heyeti, AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala, Grup Başkanı Abdullah Güler ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile görüştü.

Görüşmede, sürecin geldiği aşama ve bundan sonra yapılacaklar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. (ANKA)

Berna Laçin serbest bırakıldı: İşte ifadesi…

Oyuncu Berna Laçin hakkında sosyal medya paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatılmasının ardından yeni bir gelişme yaşandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TCK’nın 216. maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla başlatılan soruşturma doğrultusunda gözaltına alınan ünlü oyuncu Berna Laçin, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında SEGBİS aracılığıyla ifade verdi.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Oyuncu Laçin’in ifadesi ortaya çıktı. Söz konusu X (Twitter) hesabının kendisine ait olduğunu doğrulayan Berna Laçin, İzmir Karşıyakalı olduğunu ve kentle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi.

Paylaşımının, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın parti değiştirmesinin ardından yaşanan tartışmalar üzerine geldiğini anlatan Laçin, Akit TV’de Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu’nun İzmir’in “yeniden fethedilmesi” gerektiğine yönelik sözlerini hatırlattı.

Bu açıklamaların ardından kendisine çok sayıda mesaj geldiğini belirten Laçin, “İzmir’in başına daha önce neler geldi, İzmir’in başına tarih boyunca neler neler gelmiş, bir belediye başkanı olayı bu kadar büyütülecek bir durum değildir şeklinde açıklamaktı” ifadelerini kullandı.

‘KORKMA!’ İFADESİ İSTİKLAL MARŞI’NA ATIFTIR’

Paylaşımındaki söylemlere de açıklık getiren Laçin, “Tweetimde yer alan ‘Korkma!’ şeklindeki söylemimde İstiklal Marşı’nda yer alan ‘Korkma!’ ibaresine atıf şeklindedir. Ben İstiklal Marşı’nın bu kısmını birçok yerde kullanırım” dedi.

Paylaşımının farklı biçimde yorumlandığını savunan Laçin, İzmir’in daha önce de birçok şeyi atlattığını ve konunun büyütülmemesi gerektiğini anlatmak için böyle bir paylaşım yaptığını ifade etti.

‘TROLLER BAŞKA YERE ÇEKTİ’

Hakkındaki “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlamasını kesin bir dille reddeden Laçin, “Benim amacım asla hiç kimseyi kin ve düşmanlığa sevk etmek değil; aksine bu tip durumların geçici olduğu, yaşanabileceği, büyütülmemesi gerektiğini izah etmekti” ifadelerini kullandı. Paylaşımındaki ifadelerin troller tarafından başka yerlere çekildiğini savunan oyuncu, “Yaptığım paylaşımda hiçbir suç unsuru bulamadım” şeklinde konuştu.

Gözaltına alınma sürecine de tepki gösteren Berna Laçin, durumun kendisi için üzücü olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Ben hukuksuz yere içeri atılıyorum. Benim trafik cezam bile olmadığı halde, ülkemin tüm yasalarına uymama rağmen sırf bu paylaşımımdan dolayı içeri alınmam benim için çok alçaltıcı bir durum.”

İfadesinde ailesine ve geçmişine de değinen ünlü oyuncu, babasının bu ülkeye hizmet ettiğini vurgulayarak, “Ben zaten asker kızıyım” dedi. Laçin, ülkenin zararına olabilecek herhangi bir kışkırtma veya eylemde bulunmasının söz konusu olamayacağını belirterek suçlamaları kabul etmedi.

SERBEST BIRAKILDI

Berna Laçin, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Laçin, serbest bırakıldı.

NE OLMUŞTU?

Berna Laçin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sosyal medya hesabından yaptığı “İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma” şeklindeki paylaşım nedeniyle hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçu kapsamında soruşturmanın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Konu: Fon krizi… Yeni Parti, iki bakanın ismini verdi

Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a Hedef Portföy’de 170 milyon liralık işlem ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahirnur Özdemir Göktaş’ın babası Hasan Özdemir’in adına 830 milyon liralık işlemleri sordu.

Yeni Parti Genel Merkezi’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özlale, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Pazartesi gününe dek süre verdi.

Özlale, “Sayın Erdoğan pazartesine kadar sıralı liste paylaşılmazsa yine belgeli bir şekilde çok büyük meblağlarla işlem yapan AK Partili üyeleri sizle paylaşacağız” ifadesini kullandı.

Özlale, açıklamasında Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ilişkin “Hedef Portföy’de MKK numarası 29289013 olan 170 milyon liralık işlem size ait” ifadelerini kullandı.

Özlale, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a da şu ifadelerle seslendi.

“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş. Babanız Hasan Özdemir, PHE. Ve PRY fonlarında hiç işlem yaptı mı? Birçok işlem tespit ettik, hepsinin belgesi var. Bir tanesinin MKK belgeni olsun veriyorum size. 235 42 284. Babanız Hasan Özdemir ya da kendi adı, kendisi adına başkası. Bu fonlarda toplam 830 milyon liralık bir işlem gerçekleştirdi mi?”

Maltepe’de 7 katlı bina çöktü: 2 kişi hayatını kaybetti… Gözaltılar var!

Maltepe’de 7 katlı bir binanın alt katlarının çökmesi nedeniyle arama kurtarma çalışması başlatıldı.

AA’nın haberine göre; binanın çökme meydana gelmeyen üst katlarında mahsur kalanlar ekipler tarafından tahliye edildi, enkazda arama kurtarma çalışması başlatıldı.

Binanın giriş katındaki tekstil atölyesinin boş olduğu öğrenildi.

Dedektör köpeklerden de yararlanan ekiplerce enkaz altından çıkarılan 5 kişi, sağlık ekiplerine teslim edilerek çevredeki hastanelere götürüldü. Ekiplerin çalışmasıyla enkazdan 5 kişi daha çıkarılırken kurtarılan kişi sayısı 10’a yükseldi.

Ekiplerin çalışmalarında 2 kişinin ise cansız bedenine ulaşıldı.

ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Enkaz altında kaldıkları değerlendirilen kişileri çıkarmak için itfaiye ekipleri 56 araç, 175 personel ve K-9 arama kurtarma köpeğiyle, AFAD ekipleri de 5 araç, 25 personel ve 2 K-9 arama kurtarma köpeğiyle çalışmalara katılıyor.

Arama kurtarma çalışmaları sırasında baygınlık geçiren itfaiye personeli hastaneye sevk edildi.

Çalışmalara bir süre ara vererek binada dinleme yapan ekiplerin arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Polis dronuyla bölgede görevli olmayanların alanı boşaltmasına yönelik uyarıda bulunuluyor.

Öte yandan, binanın bulunduğu sokağa çıkan yollar tedbir amaçlı trafiğe kapatıldı, ekiplerin çalışabilmesi için geniş bir alanda güvenlik şeridi çekildi.

Kalan katların çökme tehlikesine karşı ekipler, binaya kontrollü giriyor.

Ayrıca, çalışmalara destek vermek amacıyla çevre belediyelerden çok sayıda iş makinesi bölgeye sevk edildi.

İSTANBUL VALİSİ GÜL: HAYATİ TEHLİKESİ OLAN YOK

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.

Basın mensuplarına açıklama yapan Gül, binanın 1987 yılında inşa edildiğini, zemin artı 6 kat olduğunu, zeminin dükkan, diğer 6 katın da daire olarak kullanıldığını söyledi.

Binada toplamda 12 dairenin bulunduğunu anlatan Gül, “Nüfus sistemindeki kayıtlara göre toplam yaşayan kişi sayısı 33. Dairelerden zemin artı iki kattaki 4 daire çökme neticesinde zarar görmüş. Bunun neticesinde bizdeki kayıtlara göre 4 dairede toplam 14 kişi kayıtlı görülüyor. Bazen misafir olarak gelen hemşehrilerimiz, bazen de dairede yaşayıp dışarıda bulunan hemşehrilerimiz olabiliyor. Şu ana kadar bu 4 dairede yaşayanlardan 2 kişinin memlekette olduğunu tespit ettik. Kalan 12 kişinin 5 kişisi kurtarıldı, 7 kişiden 4 tanesiyle temas sağlandı, 3 kişinin de arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.” diye konuştu.

Gül, bundan sonraki süreçte binanın yıkım sebebi ve benzer işlerin hem adli hem de idari olarak takip edileceğini belirterek, AFAD’ın koordinasyonunda diğer bütün birimlerin desteğiyle çalışmaların sürdüğünü, tahliye edilen vatandaşların AFAD’ın temin ettiği otelde konaklayacaklarını dile getirdi.

Bir gazetecinin enkazdan çıkarılan vatandaşların sağlık durumlarını sorması üzerine Gül, “Hayati tehlikesi olan yok. Geçmiş olsun” dedi.

Vali Gül, binanın enkazında şu an itibarıyla 7 kişinin olduğunu tahmin ettiklerini, bu sayının binaya misafir gelmiş olması halinde artabileceğini, dışarıya giden olduysa da azalabileceğini dile getirdi.

Binanın ruhsatlandırılmasına ilişkin usulsüzlük bulunup bulunmadığıyla ilgili sürecin adli ve idari olarak takip edileceğini belirten Gül, “Yapılması gereken iş olabildiğince çabuk bir şekilde arama kurtarma çalışmalarını sağlıklı olarak yapmak, tahliye ettiğimiz hemşehrilerimizi barındırmak, yaralı hemşehrilerimizin tedavisiyle ilgili çalışmalar yapmak. Buna yoğunlaştık” dedi.

Gül, çökme meydana gelen yapının çevresindeki riskli binaların da boşaltıldığını, alanı olabildiğince stabil hale getirmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.

Öte yandan Vali Gül, yaralı vatandaşların tedavi gördüğü Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’ne geldi. Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin doktorlardan bilgi alan Gül, vatandaşlara ve ailelerine geçmiş olsun dileklerini iletti.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, bir cumhuriyet başsavcı vekili ve bir cumhuriyet savcısı görevlendirildi.

2 MÜLKİYE MÜFETTİŞİ GÖREVLENDİRİLDİ

İçişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, binanın planlaması, inşası ve tadilatı süreçlerinde kamu görevlilerinin varsa ihmali, kusuru ve sorumluluğunu tespit etmek için 2 mülkiye müfettişi görevlendirildi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de konuya ilişkin yaptığı paylaşımda, “Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için görevlendirdiğimiz 2 mülkiye müfettişimiz çalışmalara başlamıştır.” ifadelerini kullandı.

ENKAZDAN ÇIKAN VATANDAŞTAN AÇIKLAMA

Bina sakinlerinden Tolga Gülpınar, gazetecilere yaptığı açıklamada, itfaiye ekiplerinin mobil asansörüyle tahliye edildiğini belirterek, “Çökme sırasında evde yalnızdım. Çökmenin etkisiyle uyandık. Mümkün olduğunca aklıselim ve sakin bir şekilde kalıp işimizi zorlaştırmadan dışarı tahliye olmaya çalıştık. İtfaiye ekipleri de bizi tahliye etmek için ellerinden geleni yaptı, biz de onlara yardımcı olmaya çalıştık.” dedi.

Kendisinin binadan itfaiye ekiplerinin mobil asansörü sayesinde çıkarıldığını aktaran Gülpınar, binanın eski olduğunu ve daha önce kentsel dönüşüm için komşularıyla birlikte girişimde bulunduklarını anlattı.

“Yarısı Bizden” kampanyasından yararlanmak için apartman sakinleriyle birlikte müteahhitlerle görüştüklerini, ancak bunu bir anlaşmayla sonuçlandırmadıklarını belirten Gülpınar, “Niyetlendik ama sonuçlandırmadık. Keşke bağlasaydık.” diye konuştu.

Binanın alt katındaki iş yerinde geçmişte kolon kesildiği veya söküldüğü yönündeki iddialara ilişkin yorum yapmak istemediğini belirten Gülpınar, şahit olmadığı bir konuda kimseye ağır ithamda bulunmak istemediğini, uzmanların inceleyeceğini ve gereğinin yapılacağını kaydetti.

Binada daha önce bazı çatlakların bulunduğunu da aktaran Gülpınar, bazı komşularının çökme öncesinde çatırdama sesleri duyduğunu söylediğini ancak kendisinin bu seslere şahit olmadığını anlattı.

Çökme sırasında başına beton parçasının düştüğünü, sağlık ekiplerinin kendisine müdahale ettiğini aktaran Gülpınar, “Evimiz bu haldeyken benim ufacık bir yaram ne ki. Bizim evimiz, yuvamız. Hepimiz için acı bir durum.” şeklinde konuştu.

2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

çökmesine ilişkin soruşturmada, binanın mimarı H.B. ile şantiye şefinin de aralarında bulunduğu 2 kişi gözaltına alındı.

1960 doğumlu H.B.’nin yanı sıra yapı izin belgesinde imzası bulunan görevlilerin de kimliklerinin tespit edilmesi ve şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından yeniden talimat alınması için çalışma başlatıldı.

Asgari ücret zammı ne kadar olacak? İşte masadaki 5 senaryo…

Milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren 2027 yılı asgari ücretine ilişkin hesaplamalar gündeme gelmeye başladı. Aralık ayında yapılması beklenen Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları öncesinde, enflasyon tahminleri üzerinden olası zam oranları hesaplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) eylül ayı verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 29,73, yılın ilk dokuz ayındaki enflasyon ise yüzde 24,32 olarak gerçekleşti.

Açıklanan verilerin ardından gözler, yıl sonu enflasyon beklentilerine ve yeni yılda çalışanların maaşlarına yapılabilecek artışa çevrildi.

Halen net 28 bin 75 TL olarak uygulanan asgari ücret üzerinden yapılan beş farklı hesaplama, zam oranına bağlı olarak yeni ücretin 35 bin 936 TL ile 36 bin 608 TL arasında değişebileceğini gösterdi.

ASGARİ ÜCRETTE 5 FARKLI ZAM HESABI

Ekonomi yönetiminin hedefleri ve çeşitli kurumların enflasyon beklentileri esas alınarak hazırlanan senaryolarda, asgari ücrete yüzde 28 ile yüzde 30,39 arasında zam yapılması ihtimali değerlendirildi.

Söz konusu oranların mevcut net ücrete yansıtılmasıyla ortaya çıkan rakamlar şöyle:

Merkez Bankası enflasyon tahminine göre:

Zam oranı: Yüzde 28

Yeni net asgari ücret: 35.936 TL

Zam tutarı: 7.861 TL

Orta Vadeli Program (OVP) tahminine göre:

Zam oranı: Yüzde 28,4

Yeni net asgari ücret: 36.049 TL

Zam tutarı: 7.973 TL

TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre:

Zam oranı: Yüzde 29,61

Yeni net asgari ücret: 36.389 TL

Zam tutarı: 8.313 TL

AA Finans Beklenti Anketi’ne göre:

Zam oranı: Yüzde 29,66

Yeni net asgari ücret: 36.403 TL

Zam tutarı: 8.327 TL

Finansal Kurumlar Birliği tahminine göre:

Zam oranı: Yüzde 30,39

Yeni net asgari ücret: 36.608 TL

Zam tutarı: 8.532 TL

EN YÜKSEK SENARYODA ZAM 8 BİN 500 LİRAYI AŞIYOR

Beş farklı hesaplama arasında en yüksek artış, yüzde 30,39’luk zam oranıyla Finansal Kurumlar Birliği tahminine dayanan senaryoda ortaya çıktı.

Bu oranın uygulanması halinde asgari ücretin 8 bin 532 TL artarak 36 bin 608 TL’ye yükselmesi öngörülüyor.

En düşük artışın hesaplandığı yüzde 28’lik senaryoda ise net asgari ücret 35 bin 936 TL seviyesinde kalıyor.

Böylece en düşük ve en yüksek zam senaryoları arasında 672 TL’lik fark oluşuyor.

ZAM ORANI NASIL BELİRLENECEK?

Asgari ücrette yapılacak artışın belirlenmesinde enflasyon verilerinin yanı sıra çalışanların alım gücü, geçim koşulları ve işverenlerin maliyetleri de gündeme gelecek.

Ancak enflasyon tahminleri üzerinden yapılan bu hesaplamalar, kesinleşmiş bir zam oranı ya da komisyona sunulmuş resmi bir teklif niteliği taşımıyor.

Nihai rakam, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin yer aldığı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun görüşmeleri sonucunda belirlenecek.

GÖZLER ARALIK AYINDAKİ TOPLANTILARDA

2027 yılında uygulanacak asgari ücretin belirlenmesi için komisyonun aralık ayında bir araya gelmesi bekleniyor.

İlk toplantının aralık ayının başında yapılması öngörülürken, tarafların zam oranına ilişkin görüş ve taleplerini bu süreçte masaya taşıması bekleniyor.

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından yeni asgari ücretin aralık ayının sonuna kadar açıklanması ve 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörülüyor.leniyor.

Tera Yatırım’ın dikkat çeken BlackRock bağlantısı

VERYANSIN TV

Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, “Açıklıyoruz: BlackRock ve Fon Krizi | Devlet Kurumları Birbirine Girdi | Kilit İsmin Şüpheli *lümü” başlıklı YouTube yayınında, Türkiye’nin gündemine yerleşen fon krizine ilişkin yeni ayrıntılar paylaştı.

Çelebi, Tera Yatırım’ın Borsa İstanbul’daki piyasa araştırmaları konusunda dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden BlackRock’a hizmet verdiğini söyledi.

Söz konusu bilgi, BlackRock’ın Türkiye ile son dönemdeki temaslarını da yeniden gündeme getirdi.

ERDOĞAN, BLACKROCK CEO’SU İLE GÖRÜŞMÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mart 2026 tarihinde BlackRock CEO’su Larry D. Fink’i Dolmabahçe’de kabul etmişti.

Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Üst Düzey Yöneticisi Alois Zwinggi de yer almıştı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da görüşmeyi kamuoyuna duyurmuştu.

ASELSAN’I SATIN ALACAKLARI İDDİA EDİLMİŞTİ

Amerikalı yatırım fonu BlackRock’ın Türk savunma sanayisi şirketlerinden ASELSAN’ı satın almak istediğine yönelik iddialar gündeme gelmişti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), “ASELSAN’ın ABD menşeili bir şirkete satılacağına” dair iddiaları resmi X hesabından yazılı olarak yalanlamıştı.

Açıklamada, “Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli ve milli gücünün en önemli sütunlarından biri olan ASELSAN gibi stratejik öneme sahip milli bir değerimizin yabancı bir şirkete satılması ya da devredilmesi söz konusu değildir.” denilmişti.

BlackRock, ASELSAN’ın (ASELS) toplam şirket sermayesindeki doğrudan sahiplik payının yaklaşık yüzde 1,24’ünü elinde bulunduruyor.

BLACKROCK NEDİR?

ABD’de faaliyet alanlarının genişliği nedeniyle adeta finans dünyasının “İsviçre çakısı” olarak tanımlanan BlackRock; kurumsal yatırımcılık, varlık ve para yönetimi ile özel sermaye gibi çok sayıda alanda faaliyet gösteriyor.

Şirketin yatırım ağı yalnızca Apple, Microsoft, Facebook ve Lockheed Martin gibi küresel şirketlerle sınırlı değil. BlackRock, Chase ve Goldman Sachs gibi büyük bankalarda da önemli hisselere sahip. Şirketin dünya genelindeki toplam yatırımlarının büyüklüğü ise 15 trilyon doları aşıyor.

BlackRock, bugün de şirketin CEO’luğunu sürdüren Larry Fink tarafından 1988 yılında kuruldu. Şirketin finans dünyasındaki en önemli araçlarından biri ise “Alaaddin Risk Yönetimi Sistemi” olarak bilinen yazılım. Bu sistem aracılığıyla ABD Federal Rezervi ve Avrupa merkez bankaları dahil olmak üzere 18 trilyon dolarlık varlık portföyü gözetim altında tutuluyor.

NASIL BİR NUMARA OLDU?

BlackRock’ın büyüme hikâyesinde ekonomik krizlerin ayrı bir yeri bulunuyor. Şirket, kuruluşundan bu yana özellikle kriz dönemlerinde üstlendiği rollerle dikkat çekiyor.

BlackRock’ın kurtarma süreçlerine dahil olduğu şirketlerin hemen hemen hepsinde hisse sahibi olması da dikkat çekiyor. Şirketin yönettiği varlıkların hacmi kriz dönemleriyle birlikte katlanarak büyürken BlackRock zaman içerisinde devlet fonları, büyük yatırımcılar, emeklilik fonları ve maliye bakanlıklarına danışmanlık yapan bir yapıya dönüştü. Böylece finans sektöründe şirketin müdahil olmadığı alan neredeyse kalmadı.

BlackRock’ın oluşturduğu ESG (Çevre, Sosyal, Yönetimsel sorunlar) puanlama sistemi ise şirketlerin sosyal sorunlara ne ölçüde duyarlı olduğunu değerlendiriyor. Sistem, yatırımcılara şirketlerin ne kadar “güvenli” olduğuna ilişkin değerlendirmeler sunuyor.

Ancak sistemin amacı olumlu görünse de bazı çevreler BlackRock’ın ESG aracılığıyla küresel nüfuzunu artırdığı görüşünde.

ABD’DEN AVRUPA’YA SİYASETLE İLİŞKİSİ

BlackRock’ın siyaset dünyasıyla kurduğu ilişkiler de yıllardır tartışılıyor. Şirketin komplo teorisyenlerinin dikkatini çekmesinin nedenlerinden biri de siyasete müdahale ettiği yönündeki iddialar.

Washington merkezli Campaign for Accountability isimli STK’nin 2019 yılında yayımladığı araştırmada, BlackRock’ın devlet düzenlemelerinden kurtulabilmek amacıyla yoğun ve agresif lobicilik faaliyetleri yürüttüğü öne sürüldü. Araştırmada, şirketin dünyanın en büyük finans firması haline gelmesinde söz konusu faaliyetlerin etkili olduğu savunuldu.

BlackRock’ın lobicilik faaliyetleri özellikle 2016 ABD seçimleri döneminde kamuoyunun dikkatini çekti. Demokratların adayı Hillary Clinton’a bir dönem danışmanlık yapan Cheryl Mills ve Michael Pyle, daha sonra BlackRock bünyesinde görev aldı. Joe Biden’ın 2019 yılında, ABD seçimleri öncesinde BlackRock’a yaptığı ziyaret de dikkat çekti. Biden’ın daha sonra Ulusal Ekonomi Konseyi’nin başına getirdiği Brian Deese, göreve başlamadan önce BlackRock’ta çalışıyordu. Deese, BlackRock’a geçmeden önce ise Obama döneminde danışmanlık görevinde bulunmuştu.

Biden hükümetinin Hazine Bakanı Janet Yellen ile çalışan bakanlık müsteşarı Adewale Adeyemo da 2017-2019 yılları arasında BlackRock CEO’su Larry Fink’in danışmanlığını yaptı. Biden’ın daha sonra Hazine Bakanlığı kadrosuna dahil ettiği ve Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili ekonomi politikaları üzerinde çalışacak olan Eric Van Nostrand da BlackRock yönetim kurulundan geliyordu.

BlackRock’ın siyasetle kesişen ilişkileri yalnızca ABD ile sınırlı değil. Güncel bir örnek olarak Almanya’nın mevcut Hristiyan-Demokrat Şansölyesi Friedrich Merz, aktif siyasetin dışında bulunduğu dönemde dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden BlackRock ile doğrudan çalıştı. Merz, 2016-2020 yılları arasında BlackRock’ın Almanya Denetim Kurulu Başkanı olarak, şirketin ülkedeki en üst pozisyonunda görev yaptı.

İSRAİL’LE BAĞLANTILARI

BlackRock’ın küresel faaliyet ağında İsrail de önemli bir yer tutuyor.

Şirket, kendi açıklamasına göre 2016 yılından bu yana İsrail’de faaliyet gösteriyor ve ülkedeki kurumlara, finans profesyonellerine ve bireysel yatırımcılara çeşitli yatırım ürünleri sunuyor. BlackRock’ın İsrail yapılanmasının başında Anath Levin bulunuyor.

Şirketin kurucusu ve CEO’su, Larry Fink’in de İsrail kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan ilişkileri bulunuyor.

‘KÜÇÜK İSRAİL’

Yahudi asıllı Amerikalı bir iş insanı olan Larry Fink, kariyerine 1976 yılında Wall Street’teki yatırım bankası First Boston’da başladı. Fink’in bu dönemde kurduğu ve başında olduğu tahvil ticaret ekibinin büyük bir kısmı Yahudi çalışanlardan oluşuyordu. Dönemin Wall Street ortamında, firmadaki diğer çalışanlar bu yoğunluk nedeniyle Fink’in çalışma masasına ve departmanına “Küçük İsrail” lakabını takmıştı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde üst düzey istifalar

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesinin yankıları sürerken, belediye bünyesinde görev yapan isimlerden de peş peşe istifa açıklamaları gelmeye devam ediyor.

Tugay’ın yakın çalışma arkadaşı olarak bilinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Meclis 1. Başkan Vekili Levent Yıldır, görevlerini bırakma kararı aldı.

Yıldır’ın, belediye meclisindeki temsilini bağımsız meclis üyesi olarak sürdüreceği aktarıldı.

Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi 2. Başkan Vekili Elvin Sönmez de, Tugay’ın AKP’ye geçmesinin ardından görevinden istifa etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AKP’ye katıldı: Rozetini Erdoğan taktı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AKP Genel Merkezi’ne geldi.

Tugay, gazetecilerin “Bir mesajınız var mı?” sorusuna “İzmir’i çok seviyorum” yanıtını verdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AKP Genel Merkezi’nde https://t.co/Eh70eUE4US

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 7, 2026

18 Haziran’da CHP’den istifa eden Tugay, AKP’ye katıldı. Tugay’a rozetini, parti Genel Merkezi’ndeki “AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı”nda Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.

Tugay, yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

“İzmir’de büyüdüm. Mütevazı bir ailenin çocuğuyum. Doktor oldum, 30 yıl hekimlik mesleğiyle ülkeme hizmet ettim. Ve bir büyüğümüz dedi ki, ‘Milletimize en iyi hizmet siyasettir’. Bu sözden sonra ülkeme hizmet için siyasete dahil oldum. Ama en iyi siyasetin de hizmet olduğunu çok kısa sürede anladım ve hep buna inandım.

7,5 yıldır belediye başkanıyım. Önce Karşıyaka’da, sonra İzmir Büyükşehir’de. Görev sürem boyunca tüm hemşehrilerimize hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. Zorda, yoklukta, darlıkta olan insanlarımıza özellikle sahip çıkmaya çalıştım. En küçüğünden en yaşlısına, tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu. İzmir’in 30 ilçesi, bin 390 mahallesi benim evim oldu, yuvam oldu. İzmirimiz çok kıymetli bir şehirdir. İzmirimizin insanları vatanseverdir. Milletine, manevi değerlerine çok düşkün insanlardır. Böyle bir şehre ve o şehrin insanlarına hizmet etmek elbette şereftir.

‘CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE…’

Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında: ‘Biz kimin hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz? Biz bu ülkenin kenar mahallelerinde unutulmuş gariplerin, yoksulların, hakkı yenmiş mazlumların, çiftçinin ve esnafın hakkını korumak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.’ Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleridir.

Tam burada şunu söylemek isterim. Her İzmirli bilir ki, cumhuriyete samimiyetle sahip çıkan siyasetçi kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır. Ben huzurlarınızdayım bugün. İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye ile kutuplaştırmadan ve ayrıştırmadan kurtulmuş bir millet için bu yola baş koymuşların yoluna refik olmak üzere aranıza geldim. Yunus Emre misali, ‘Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim’.

İnşallah 30 yılı aşan bir devlet yönetimi tecrübesine sahip Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve aynı deneyime sahip AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir’i ayağa kaldırmak, sorunlarını çözmek ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz. Hiç şüphem yok, yerel yönetim, merkezi hükümet uyumu ve iş birliğiyle çok güzel işler başaracağız. Ancak en önemli şeyin milletimizin güvenini kazanmak, gönlünü yapmak olduğunu da hiçbir zaman unutmayacağız, hiçbir zaman unutmayacağım.

Hoş geldik ve hoş bulduk saygıdeğer Cumhurbaşkanım ve kıymetli AK Parti ailesi. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hürmetle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay:

“Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında:

‘Biz kimin hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz? Biz bu ülkenin kenar mahallelerinde unutulmuş gariplerin, yoksulların, hakkı yenmiş mazlumların, çiftçinin ve esnafın hakkını korumak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.’

Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleridir.”

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 7, 2026

Müsavat Dervişoğlu’ndan ‘fon krizi’ mesajı: Bu, iktidar gözetiminde hırsızlıktır!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin yeni yasama yılındaki ilk grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına Ankara’da şehit edilen polis memuru Ali Türkoğlu ve Kütahya’da yaşamına son veren polis memuru Yasemin Bodur Karasu’yu anarak başlayan Dervişoğlu, “Aylardır polislerimizin çalışma şartları ile ilgili uyarılarda bulunuyoruz, önlem alın diyoruz. 10 ayda 73 polis intihar etti” dedi.

Türkiye gündemini sarsan ‘fon krizi’ne değinen Dervişoğlu, “Türkiye, yeni yasama yılına Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biriyle girdi. Her şeyden önce adını doğru koyalım bu münferit bir olay değildir. Bu iktidar gözetiminde hırsızlıktır. İnsanların alın terinin, emeklinin kıdem tazminatının, çocuğuna iyi bir gelecek bırakmaya çalışan ailelerin tasarrufunun, enflasyon karşısında üç kuruşunu korumaya çalışan vatandaşın birikiminin devletin gözü önünde bir saadet zincirine heba edilmesidir” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, bölücü açılım sürecine yönelik de “Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin eşit sayıda üyeyle katıldığı bir komisyon kuralım. Bakalım ‘kime kadar gidiyorsa’ diyenlerin elleri o gün de acaba kalkacak mı yoksa ‘çerçeve yasa’da kalkan 467 el hesap sormaya mı kalkacak yoksa sıraların altına mı gizlenecek bunu hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.

Müsavat Dervişoğlu:

“Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin eşit sayıda üyeyle katıldığı bir komisyon kuralım. Bakalım ‘kime kadar gidiyorsa’ diyenlerin elleri o gün de acaba kalkacak mı yoksa çerçeve yasada kalkan 467 el hesap sormaya mı kalkacak yoksa sıraların altına mı gizlenecek bunu hep birlikte göreceğiz”

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 7, 2026


Dervişoğlu, “Anayasa bir siyasi ittifak sözleşmesi değildir, İmralı ile yapılacak pazarlığın senedi de hiç değildir” ifadelerini kullandı.

Müsavat Dervişoğlu:

“Anayasa bir siyasi ittifak sözleşmesi değildir, İmralı ile yapılacak pazarlığın senedi de hiç değildir” https://t.co/iwH7xZta5S

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 7, 2026

‘DEVLET ŞİRKET DEĞİLDİR, AİLE ŞİRKETİ HİÇ DEĞİLDİR’

Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bu bir magazin olayı değildir. Üç beş zenginin yatını, katını, arabasını, servetini sayma meselesi, hiç değildir. Bu, iktidar gözetiminde hırsızlıktır. Tam bir sene önce bu kürsüden borsada, fonlarda küçük yatırımcının sırtından dönen işleri anlattık, uyardık. İlgili kurumlara seslendik. Ardından 2 Aralık 2025 tarihinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Fonlar konuşuldu. Riskler konuşuldu. SPK’nın alabileceği tedbirler konuşuldu. Demek ki bugün kimse çıkıp; ‘Devlet bilmiyordu’ diyemez. Devlet biliyordu, kurumlar biliyordu, uyarılar yapılıyordu ve aylar boşa geçti. Hepimiz biliyoruz ki bu çapta bir vurgun, siyasetten onay almadan, yargıdan zırh kuşanmadan, bürokrasiden yol bulmadan yapılamaz. Bu devlet yıllardır bize bir şirket gibi yönetiliyor diye anlatıldı.

Ben artık bunun bile mevcut durumu açıklamaya yetmediği kanaatindeyim. Çünkü en alelade şirket dahi, bütün varlığı yağmalansın, içi boşaltılsın ve sonunda tasfiye edilsin diye yönetilmez. Buradaki sorun artık devleti şirket gibi yönetmek değildir. Bunun adı zimmete geçirmektir, el koymaktır. Devlet imkânlarını kamu emaneti olarak değil, üzerinde tasarruf edilecek bir mülk gibi gören zihniyet ile karşı karşıyayız. Makam hizmet yeri olmaktan çıkıyor, imtiyaz kapısına dönüşüyor. Liyakat yerini sadakate bırakıyor. Sadakat kayırmayı, kayırma cezasızlığı, cezasızlık da bugünkü çürümeyi üretiyor. Devlet şirket değildir. Aile şirketi, hiç değildir.

Ortada, Türk Milletinin sorduğu çok hayati sorular var. Birincisi, ‘Erdoğan bütün bunlardan habersiz midir? Her şeye gücü yeten; bakanını, valisini, bürokratını atayan; kurulların yönetimini belirleyen; devlet idaresinin en tepesinde bulunan Cumhurbaşkanı, bu büyüklükteki bir organizasyondan, on milyarlarca dolar kara paradan gerçekten habersiz midir?’ Bir an için diyelim ki, evet, habersizdir. Eğer öyleyse, bu başlı başına büyük bir yönetim zaafıdır. Siyasi hayatı boyunca hep daha fazla yetki isteyen, her fırsatta daha fazla yetki alan ve sonunda yürütme gücünü bir makamda toplayan Erdoğan, demek ki artık topladığı bu yetkilerin altından kalkamıyor demektir. Paslanma tehlikeli bir düzeye gelmiş demektir.

İkinci soru, ‘Erdoğan olup biteni biliyor ama engelleyemiyor mu?’ sorusudur. O zaman bu sistemin ‘hızlı karar’, istikrar ve ‘koordinasyon’ diye anlatılan bütün gerekçeleri çökmüş demektir. Ve yine Erdoğan zaaf içindedir demektir. Üçüncü soruysa çok daha vahimdir, eğer Erdoğan olup bitenden haberdarsa bu saadet zincirinin büyümesine göz yummuş demektir. Siyasi nüfuzun sağladığı imknların kullanılmasına ses çıkarmamış, Erdoğan bu suça iştirak etmiş demektir. Başka bir ihtimal varsa buyursunlar anlatsınlar. Türk milleti duymak istiyor. AKP’lisi, MHP’lisi, Yeni Parti’lisi, CHP’lisi. Ve İyi Partilisi… Bu şüphe, şunun bunun üzerinde değil, doğrudan doğruya sizin üzerinizdedir Sayın Erdoğan. İşlenen suç da sizi üzme suçu değil, Türk milletini soymak suçudur.

‘SOYGUNA İKTİDAR PARTİSİNİN YÖNETİCİLERİNİN ADI KARIŞIYOR’

Sayın Erdoğan, siyasi hayatınız boyunca milletten yetki istediniz, ‘Yapacağız’ dediniz. Millet yetkiyi verdi. Bir daha istediniz. Millet yine ‘tamam’ dedi. Başbakan oldunuz. Cumhurbaşkanı oldunuz. Parlamenter sistemi kaldırdınız. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini kurdunuz. Bakanı siz atıyorsunuz. Valiyi siz atıyorsunuz. Kurulları siz belirliyorsunuz. Üst düzey bürokrasiyi siz tayin ediyorsunuz. Şimdi de çevrenizden; ‘Reis her şeye yetişemez’, ‘Bu kadar iş bir kişiye fazla’ sesleri geliyor. Allah aşkına, siz ne istiyorsunuz? Millet yetki verince daha fazla yetki istiyorsunuz ama sorumluluğu üzerinize almıyorsunuz. Olmaz! Her gücün bir sorumluluğu vardır. Mutlak gücünse mutlaka sorumluluğu vardır.”

Soyguna iktidar partisinin yöneticilerinin adı karışıyor. Birileri görevinden ayrılıyor. Yanlış anlamayın, partideki görevinden affını istiyor. Gerçi büyük ceza kesip, WhatsApp gruplarından da çıkarıyorlar. Peki ya sonra, sonrası yok. Her konuşmanızda millete ahlak dersi veriyorsunuz Sayın Erdoğan. Peki kendi partiniz için ne yapıyorsunuz? Bütün u hırsızlıkları, yolsuzlukları, uğursuzlukları yapanlar, bu suçlara ortak olanlar acaba sizden bir müeyyide beklemiyorlar mı? Bunları partinizde ihraç ettiniz mi örneğin? Bunun için ne gerekiyor? Bu kadar yolsuzluğun, hırsızlığın, uğursuzluğun ortağı olan için hangi savcının iddianamesini, hangi mahkemenin kararını bekliyorsunuz? Sizin partinizin disiplin yönetmeliği yok mudur? Partinizin kendi siyasi ahlakı yok mudur? Ceza verecek adam bulamıyorsunuz da faturayı yine her zaman olduğu gibi millete kakalayacağınızı mı zannediyorsunuz? Bu millet buna artık izin vermeyecektir. Bu kötü düzenin bir parçası asla olmayacaktır.

‘BİZ KELLE İSTEMİYORUZ HESAP İSTİYORUZ’

15 Temmuz ihanetinden sonra FETÖ borsasının nasıl kurulduğunu bu millet gördü. Suçlunun parayla aklandığı; suçsuzun siyasi husumetle suçlu ilan edildiği; aracıların, simsarların türediği; adaletin işportaya düşürülmeye çalışıldığı günleri gördük. Şimdiden uyarıyorum, aynı şey bu büyük soygunda da yaşanmasın. Fon borsası yetmedi, bir de aklanma borsası kurulmasın. Üç beş kurban verilip, bu çarkın asıl sahipleri aklanmasın. Biz iktidardan kelle istemiyoruz. Önümüze birinin kellesini atıyorlar hep… Hesap istiyoruz! Hesap yurttaş olarak hesap verilsin istiyoruz. ‘Haksız kazançların iadesi’ diyerek hırsızın aldığını sözde geri getirip masaya bırakmasını da adalet diye kabul etmiyoruz. Haksız kazançların iadesi yetmez. Haksız ve hukuksuz kullanılan yetkilerin de iadesi gerekir. Milletin yalnızca parası pulu değil, itibarının, haysiyetinin de iadesi gerekir. Herkes çaldıklarını geri verecek. Geri vermekle kalmayacak, hesabını da verecek.

‘VURGUN KONUŞMASIN DİYE MECLİS’İ KAPATIP KAÇTILAR’

İşte tam da böyle bir tablonun ortasında, 1 Ekim günü bu Meclis’in kürsüsünden iki konuşma dinledik. Sayın Erdoğan konuştu. Sayın Meclis Başkanı konuştu. Her iki konuşmada da bize yeni bir siyasi dönem tarif edildi. Sayın Erdoğan, yüz binlerce insanın parasının iç edildiği vurgunu, ‘Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorun’ diye küçültürken, aynı konuşmada, ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ndan söz etti. ‘Mutabakat içinde rekabet’ dedi. ‘İç cephenin tahkimi’ dedi. İhanet yasasına verilen 467 oyu gösterdi. Ve bütün bunların ucuna yeni anayasayı ekledi.

Sayın Kurtulmuş da yeni anayasayı ertelenemez bir sorumluluk olarak tarif etti. Fon skandalına ilişkin de ‘Kime kadar gidiyorsa hesabı sorulmalı’ dedi. Çok güzel… Biz de aynısını söylüyoruz. İşte önergesini de verdik. Kime gidilmesi gerekiyorsa gidilsin diye, kimden hesap sorulması gerekiyorsa sorulsun diye, ‘Meclis’te bir komisyon kuralım’ dedik. Dedik ve ne olduğunu da dün milletimiz gördü? Gördünüz değil mi? Vurgun konuşulmasın, hırsızlık konuşulmasın diye, komisyon kurulmasın diye, Meclis’i kapatıp kaçtılar. Meclis’ten kaçtılar, Meclis’ten.

‘467 VEKİL OYU TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE AÇIK ÇEK VERMEZ’

Siyasette kim varsa, bürokraside kim varsa, piyasada kim varsa, çıkaralım milletin önüne. Bakalım ‘kime kadar gidiyorsa’ diyenlerin elleri o gün de kalkacak mı? Yoksa çerçeve yasada kalkan o 467 el, hesap sormaya mı kalkacak, yoksa sıraların altına mı altına mı girecek? Hep birlikte bir görelim. Yeri gelmişken, şu 467 meselesini de konuşalım. Bir yasaya 467 milletvekilinin oy vermiş olması hiç kimseye Türkiye’nin geleceği üzerinde açık çek vermez. Bir yasayı 467 el geçirebilir ama bir milletin vicdanını hiçbir el susturamaz. Terörle mücadele adı altında başlayan bir sürecin aritmetiğini alıp, yeni rejimin tapusu gibi gösteremezsiniz.

‘SİZİN MİLLETİMİZLE DEĞİL TERÖRİSTLE MUTABIKSINIZ’

Üstelik hala cevap bekleyen sorular ortadadır. Silah gerçekten bırakıldı mı? Bırakıldıysa kaç silah, nerede ve kimin gözetiminde teslim edildi? Örgüt gerçekten dağıldı mı? Yoksa sınırımızın hemen ötesinde adını, biçimini, statüsünü değiştirerek yoluna devam mı ediyor? Terör elebaşları neden her geçen gün daha fazla siyasi muhatap haline getiriliyor? Bu sorulara cevap vermeden milletin bilmediği pazarlıkları ‘Milli mutabakat’ etiketiyle önümüze koyamazsınız. Çünkü siz, mutabakatın da ne olduğunu bilmiyorsunuz. Nedir Mutabakat? İktidarın çizdiği dairenin içine muhalefeti davet etmek midir? ‘Ben yolu çizdim, siz de arkamdan gelin’ demek midir? Hayır. Açık açık söylüyorum, siz milletimizle değil, teröristle mutabıksınız teröristle.

‘ANAYASA VATANDAŞI RAHMETSİZ YAĞMURLARDAN KORUMAK İÇİN VARDIR’

Anayasa, sistemin çatısıdır. Vatandaşı ‘Rahmetsiz yağmurlardan’ korumak için vardır. Bugün mevcut Anayasayı çiğniyorlar. Ama 12 Eylül Anayasası olduğu için değil, kendilerini sınırladığı, hesap vermeye, ölçülü olmaya zorladığı için çiğniyorlar. 86 milyonun ortak iradesi değil, iki dudakları arasından çıkan sözler ferman kabul edilsin, yasa olsun diye çiğniyorlar. Yandaşını, ortağını, yancılarını korumak için çiğniyorlar. Kendilerinden olmayana eziyet için çiğniyorlar. Yoksa, dibacesi dahil, üçte ikisi değiştirilmiş, hükümet sistemi baştan aşağı yeniden kurulmuş, Cumhurbaşkanına verilmedik yetki kalmamış Anayasa’yla bu kadar sorun yaşamazlardı. Mesele Anayasanın eski olması değildir. Mesele sizin sınır tanımamanızdır.

‘ANAYASA İMRALI’YLA YAPILACAK PAZARLIĞIN SENEDİ DEĞİLDİR’

Ne istiyorsanız açık konuşun. Aziz milletimizden emellerinizi gizlemeyin. Siz 15 Temmuz ihanetini istismar ederek tek adam rejimini kuranlarsınız. Şimdi de Türk Milletinin huzur arayışını, ‘Ömür boyu başkan kalmak için’ istismar etmek niyetindesiniz. Türkiye’nin başına altından kalkamayacağı yeni belalar açmak için anayasa yapılmaz. Anayasa bir siyasi ittifak sözleşmesi değildir. İmralı’yla yapılacak pazarlığın senedi de değildir. Hele hele başka ülkeler ile yaptığınız taşeronluk akdinin ek protokolü hiç değildir. Herkes bunu doğru bilmek ve anlamak mecburiyetindedir. Türkiye’nin ihtiyacı, milletine sürü muamelesi yapmayan adam gibi bir Cumhuriyet idaresidir. Anayasal hürriyet rejimidir.”

‘TÜRK ASKERİNİ İHRAÇ MALI GİBİ GÖREMEZSİNİZ’

Duyumlardan biliyoruz. İçerikten milletin haberi yok. Anlatıldığı kadarıyla, imzacı ülkelerden birine yapılacak saldırı diğerlerine de yapılmış sayılacak. Şimdi soruyorum: Bu anlaşma bize hangi güvenliği sağlayacaktır? Yok eğer aranan şey güvenlik değilse ne arıyorsunuz? Para mı? Finansman mı? Başka bir siyasi pazarlık mı? Yoksa yeni tehditler, yeni belalar mı? Neyin peşindesiniz? Türk askerini ihraç malı gibi göremezsiniz. Mehmetçiği lejyoner haline getiremezsiniz. Başka devletlerin güvenliğinin kefili olurken, Türkiye’nin önüne hangi faturanın konulduğunu bilmek milletin hakkıdır. Türk askerinin kanı hiçbir mali paketin teminatı değildir, olamaz.

EMEK ÇALIŞTAYI ÇAĞRISI

Çünkü bu sistem, saadet zinciri üretir. Ponzi üretir. Fon vurguncusu üretir. Bahis çetesi, dava borsası, kara para üretir. Ve sonunda ahlaklı vatandaşa ‘Biraz daha sabret’ derken, imtiyaz sahibine yeni bir kapı açar. İşte bu yüzden; 10 ve 11 Ekim’de İYİ Parti Emek Çalıştay’ında bir araya geleceğiz. Geçtiğimiz günlerde hak ararken canına kıyan emeklimizin haykırdığı gibi: ‘Para için değil, onurumuz için’. Çünkü mesele gerçekten, yalnız para değildir. Mesele, çalışan insanın yarınından emin olmasıdır. Emeğinin karşılığını almasıdır.

Şimdi cumhur ittifakına oy vermiş vatandaşlarıma sesleniyorum. Bize inanmak zorunda değilsin. Bizi sevmek zorunda da değilsin. De ki biz yanlışız, de ki ‘Reis doğrusunu biliyor’, Sen sor, ‘Bu yanlışlıklar neden oluyor’ diye sor. ‘Niye cebimdeki artmıyor’ diye sor. ‘Niye elimdeki azalıyor’ diye sor. ‘Niye ben bir aylık maaşla ay sonunu getirmeye çalışırken oy verdiğim insanların çevresinde milyonlar, yüz milyonlar, milyarlar konuşuluyor’ diye sor. İlçende sor, ilinde sor, milletvekiline sor, bakanına sor, partine sor. ‘Biz Adalet ve Kalkınma Partisi miyiz; Yoksa Arsızlıkları Kapatma Partisi miyiz’ diye sor! Bizim sormamıza güvenmiyorsan sen sor. Çünkü bu düzen sana rüya satar, bedelini ise senin gerçeğinden alır. Bu düzen sana kahramanlık satar, ama ateşte yanan sen olursun.”

‘İKTİDAR BU SIKINTIDAN KAÇAMAZ’

Dervişoğlu, partisinin grup toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Dervişoğlu, “Dün yoklama talebiyle Genel Kurul kapatıldı. Siz de tepkinizi gösterdiniz. Bugün Cevdet Yılmaz bir bilgilendirme yapacak size. İçeride söylediklerinizi anlatacak, ne bekliyorsunuz?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Vallahi Cevdet Yılmaz’ın neyi açıklayacağını bilmiyorum. Bu kolay açıklanacak bir durum da değil. Zannediyorum kendisi de bunun farkındadır. Ama milletin cevabını aradığı sorulara doğru cevap vermesini temenni ediyorum. Cevdet Yılmaz’dan sonra partimizi temsilen de arkadaşlarımız konuşacaklar. Ekonomi Politikaları Başkanımız da Kalkınma Politikaları Başkanımız da bu zamana kadar kamuoyuna yaptıkları eleştirileri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dile getirecek. Bu bir çare toplantısı değil. Çare, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütün siyasi partilerin eşit sayıda katıldıkları bir komisyonun kurulmasından geçiyor ki sorun doğru bir biçimde araştırılabilsin. Karar nisabını iktidarın ayarladığı ve düzenlediği bir komisyon çalışmasının ya da komisyon kuruluşunun, derdin çözümüne çare olabileceği kanaatinde değilim. Ama iktidar bu sıkıntıdan kaçamaz.”

‘CUMHURBAŞKANI’NIN SİYASİ MEŞREBİNE YAKIŞIYORSA…’

Dervişoğlu, “Dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir çağrısı oldu erken seçim için ama 2028’i işaret ediyor. ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir kez daha seçelim’ dedi. Ne dersiniz?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Anayasada Cumhurbaşkanına yeniden aday olma imkanı veren madde açıkça görev, bütün görev döneminin başındaki bir süreci kapsıyor. Görev dönemini tamamlamış bir cumhurbaşkanına yeni bir yetkinin verilmesi hali, ki bundan yararlanarak erken seçimden aday olarak çıkmasını temin etmiş olma hali, Anayasa’nın doğrudan doğruya arkasından dolanmak anlamına gelir. Türkiye’yi uzunca bir zamandan beri yöneten Sayın Erdoğan’ın Anayasa’daki bir boşluktan yararlanarak anayasanın arkasından dolaşmasını, onun siyasi ahlakına uygun bir davranış olmayacağı gerçeğini de beraberinde getirir. Zannediyorum ki bu gerçeği görür. Anayasa’mızda cumhurbaşkanı iki defa seçilebiliyor. Mevcut Cumhurbaşkanımız zaten üç defa seçilmiştir. Bu tartışmalar zamanında doğru biçimde yapılmadığı için de bugün böyle birtakım garabetlerle karşı karşıya kalıyoruz. Hukukçulara sorun, o madde niye koyuldu? Ona bir baksınlar. Cumhurbaşkanının görev süresinin azaltılmasına vesile olabilecek Meclis aritmetiğinden kaynaklı olumsuzluklara karşı tedbir olarak konuldu. Yani Cumhurbaşkanı hem görev müddetini tamamlayacak hem de o maddeden istifade ile yeniden aday olacaksa o Sayın Cumhurbaşkanının da, şayet siyasi meşrebine yakışıyorsa, kanuni açıdan bunu yapabilme imkanları vardır. Ama her kanuni olan şey meşru değildir.”

‘KİMİLERİNİN YAĞMUR BEKLENTİSİ VARMIŞ, FIRTINA ONLARI BEKLİYOR, SEL OLUP GÖTÜRECEK’

Dervişoğlu, “Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş önümüzdeki hafta bir siyasi parti turuna çıkacak. Bu bekleniyor ve çerçeve yasada işaret edilen komisyonun kurulması için. O komisyonu 3. göz diye nitelendiriyor. Bir öncekinde olmadınız, yasa çıkaracak ve o konuşmaları yapacak komisyonda. Ama bunda olacak mısınız?” sorusunu yanıtlarken şunları kaydetti:

“Öncelikle şunu söyleyeyim, böyle sorularda siz benim direkt kararımı soruyorsunuz. Biz bir siyasi partiyiz. Dolayısıyla bizim hem karar kurullarımız var hem de icra kurullarımız var. Bizim partimizde yarına dair ne olacağını partinin genel başkanı tek başına söyleyemez. Dolayısıyla milletvekillerimizle, Genel İdare Kurulumuzda, Başkanlık Divanımızda bu konuları konuşuyoruz. Bugün eğer böyle bir komisyona dahil olup böyle bir suçun ortağı sayılmadıysak bunu müşterek ortak kararlar almamıza borçluyuz. Tıpkı o zaman nasıl aldıysak, bugün de aynı ortak kararı yine birbirimizle istişare ederek alacağız. Benim bir kanaatim var mı? Elbette ki var. Ama ihsasırey sayılır, şimdi söylersem arkadaşlarıma da haksızlık ve saygısızlık yapmış olurum. Öyle bir batağa düşmek istemiyorum. Ben gerçekçi olunmasından yanayım, siyasette de her alanda da. Ama birileri birilerini yönetiyormuş gibi bir tavrın mümessili gibi davranıyor. Kimilerinin de yağmur beklentisi varmış. Fırtına onları bekliyor. Sel olup götürecekler. Millet öyle yapacak.”

Çeşme Belediyesi’ne operasyon: Gözaltılar var

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışma kapsamında, “suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma”, “rüşvet”, “irtikap” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlamalarıyla 12 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı bildirildi. Şüphelilere yönelik sabah saatlerinde İzmir’de eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Soruşturmanın, 5 Ekim’de Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne ait bazı evrakların, belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı ihbarı üzerine genişletildiği öğrenildi. Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olay sırasında müdahalede bulunduğu, yapılan araştırmada, evrakların imha edilmesi talimatının İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. tarafından verildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı belirtildi.

B.S. hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nca “rüşvet”, “irtikap”, “resmi belgede sahtecilik” ile “suç örgütü kurma ve yönetme” suçlarından yürütülen başka bir soruşturmanın da bulunduğu öğrenildi.

Başsavcılıkça yürütülen benzer nitelikteki soruşturma dosyalarının birlikte değerlendirilmesinin ardından, şüphelilerin söz konusu suçlara iştirak ettikleri yönünde bulgulara ulaşıldığı ve delillerin kaybolma ihtimali bulunduğu değerlendirilerek operasyon kararı alındığı bildirildi.

8 KİŞİ GÖZALTINDA

Operasyonda, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S, ÇEŞTUR Büro Memuru D.S.Y, ÇEŞTUR Büro Memuru A.M, Büro Yönetim Elemanı A.A, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görevli İnşaat Mühendisi O.A, Çeşme Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B, işletme sahibi Y.G. ile pansiyon sahibi M.A.’nın gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüphelilerden eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G.’nin ise başka bir soruşturma kapsamında tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y. ile emlakçı Ş. Ö’nün gözaltına alınarak İzmir’e getirilmelerine yönelik işlemlerin sürdüğü bildirildi.

Soruşturmada şüphelilerin, belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleriyle bağlantılı olarak rüşvet ve irtikap suçlarını örgütlü şekilde işledikleri iddialarının araştırıldığı belirtildi. Ayrıca resmi belgelerin usulsüz düzenlendiği ve soruşturma açısından önem taşıdığı değerlendirilen bazı evrakların imha edilmeye çalışıldığı iddialarının da incelemeye alındığı öğrenildi.

Şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, çok sayıda dijital materyal ile dokümana el konulduğu, Çeşme Belediyesi bünyesindeki ilgili birimlerde arama ve el koyma işlemlerinin devam ettiği bildirildi.

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmanın, delillerin bütünlüğünün korunması ve suç bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürüldüğü belirtildi. (ANKA)

İzmir’in Çeşme ilçesinde, belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 8 kişi gözaltına alındı.

Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y. ile emlakçı Ş. Ö’nün gözaltına alınarak İzmir’e getirilmelerine yönelik işlemlerin sürdüğü bildirildi.

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 7, 2026

Süper Lig hakemleri Yasin Kol ile Göktuğ Hazar Erel tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bazı şüpheliler hakkında açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan hakemler Yasin Kol ve Göktuğ Hazar Erel’in emniyetteki işlemleri bu sabah tamamlandı.

‘ŞİKE VE TEŞVİK PİRİMİ’ SUÇLAMASI

Sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen hakemlerin savcılık işlemleri sona erdi. Kol ‘şike ve teşvik primi’ suçlaması, Erel ise, ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edildi.

Konuya ilişkin Başsavcılık’tan yapılan açıklama şöyle:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MHK başkanı ve diğer bir kısım şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; gözaltında bulunan şüphelilerden ele geçen dijital eşyaların incelenmesi ve MASAK kayıtlarının detaylı analizi neticesinde gözaltına alınan Süper Lig Hakemi Yasin Kol ve Süper Lig Yardımcı Hakemi Göktuğ Hazar Erelin İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’nda ifadeler alınmış olup; Yasin Kol 6222 sayılı kanun m.11, Göktuğ Hazar Erel ise TCK m.204 suçuna muhalefet iddiası ile tutuklanmaları talebiyle nöbetçi Sulh Ceza hakimlerine sevk edilmiştir”

2 HAKEME TUTUKLAMA

Sulh Ceza Hakimliği de savcılığın talebi doğrultusunda Yasin Kol ile Göktuğ Hazar Erel’in tutuklanmasına karar verdi

DAHA ÖNCE 5 KİŞİ  TUTUKLANMIŞTI

Soruşturma kapsamında geçen hafta MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4’üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif tutuklanmıştı. (ANKA)

Yeşilçam’ın usta ismi Göksel Arsoy hayatını kaybetti

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Göksel Arsoy, 90 yaşında hayatını kaybetti.

Göksel Arsoy’un cenaze töreni çarşamba günü gerçekleşecek.

Babasının vefatına ilişkin açıklamalarda bulunan Aşkım Arsoy, şunları kaydetti:

“Yaşlılık… 90 yaşındaydı. Son iki yıldır fena değildi ama aslında hiç sağlık problemi olmadı. Gözlerinde problem vardı. Göz görmeyince hareketi azaldı, hareketi azaldıkça zayıfladı. İki gün öncesine kadar normal gibiydi. Dün tepkisiz gibi duruyordu. Bugün de sabah uyuyormuş. Saat 10.00’da konuştum. 10.30’da gelmişler, nefes almadığını fark etmişler. Tek tesellimiz, hiçbir ağrı, sızı ve eziyet çekmeden gitmesi. Son zamanlarında halsizdi. Bizim için en büyük teselli hastane yüzü görmemiş olması. Bünyesi sağlamdı ama yaş 90. Cenaze büyük ihtimalle çarşamba günü olacak.”

GÖKSEL ARSOY KİMDİR?

Türk sinema ve tiyatro oyuncusu Göksel Arsoy, 15 Mart 1936 tarihinde Kayseri’de dünyaya geldi. Arsoy, Yapımcı Fuat Rutkay’ın yönlendirmesiyle 1957 yılında Sırrı Gültekin’in yönettiği ‘Kara Günlerim’ adlı ilk filmi ile sinemaya adım attı ve bunu takiben 1958’de ‘Kelepçe’ ve 1959’da ‘Samanyolu’ gibi filmlerde rol aldı.

1950’li yıllardan itibaren Türk Sineması’nda çok sayıda yapımda rol alan Göksel Arsoy, özellikle jön karakterleriyle hafızalarda yer edindi. Yakışıklılığı ve oyunculuğuyla dönemin öne çıkan isimlerinden olan Arsoy, Yeşilçam’ın önemli yıldızlarındandı.

Sadece yakışıklılığıyla değil, sinema dünyasının beyefendi ve zarif insanlarından biri olarak gösterilen Göksel Arsoy’un babası Hava Kuvvetleri pilotuydu. 1957 yılında havaalanında çalışırken tanıştığı Soley Hanım ile 12 Nisan 1961 tarihinde evlendi. 21 Nisan 1963 de Aşkım adında bir kızı ve 17 Nisan 1965 de oğlu Gökhan Arsoy dünyaya geldi.

Uzun yıllar sinema sektöründe yer alan usta sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra yapımcılık çalışmalarıyla da Türk Sineması’na katkı sağladı. Arsoy, yıllar içinde “Altın Çocuk” olarak anılmaya devam etti.

1970’lere doğru Göksel Arsoy sinemadan uzaklaşıp şarkıcılığa yönelse de oyunculuğa nadir şekilde devam etti. Usta oyuncunun son filmi ise Ayhan Sonyürek’in yönettiği, başrollerini Halil Ergün ile paylaştığı ve eski sinemacıların hikayesini anlatan 2006 yapımı ‘Unutulmayanlar’ filmi oldu.

1999’da 36. Altın Portakal Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne layık görüldü. Arsoy, Sinema Oyuncuları Derneği (SODER), İstanbul Tenis Kulübü (İTK) ve 2002 ile 2008 yılları arasında Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu başkanlığını yürüttü.

2017 yılında “Altın Çocuk” adlı otobiyografisini yayımladı.

2024 yılında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.

Bahçeli’den Hacıosmanoğlu’na ‘yalnız değilsin’ çiçeği

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na “çiçek” göndererek destek mesajı iletti.

TFF’den yapılan açıklamada, Bahçeli’nin Hacıosmanoğlu’na ‘yalnız değilsin’ mesajı verdiği iletildi.

Hacıosmanoğlu da Bahçeli’ye teşekkür ederek, “Saygıdeğer Genel Başkanım Sayın Devlet Bahçeli’ye bu anlamlı destekleri için teşekkür ediyor, ellerinden öpüyorum” ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli’den TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’na Anlamlı Destek

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’na çiçek gönderip başarı dileklerini içeren bir destek mesajı vermiştir.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu desteği için teşekkür ederek, “Saygıdeğer Genel Başkanım Sayın Devlet Bahçeli’ye bu anlamlı destekleri için teşekkür ediyor, ellerinden öpüyorum.” ifadelerini kullanmıştır.

— TFF (@TFF_Org) October 5, 2026

NE OLMUŞTU?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosu tarafından yürütülen “Hakemler dosyası” soruşturması kapsamında 29 Eylül’de İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Soruşturmada “eziyet”, “resmi belgede sahtecilik”, “güveni kötüye kullanma” ve “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” suçlamaları üzerinde duruluyor.

Operasyonda Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski MHK Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski MHK üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, Alican Sağlar ve Emre Kosif gözaltına alınmıştı. Dosyada açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS kayıtları, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitlerinin incelendiği açıklanmıştı.

Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, ele geçirilen dijital materyaller ve MASAK kayıtlarının incelenmesi üzerine Süper Lig hakemi Yasin Kol ile Süper Lig yardımcı hakemi Göktuğ Hazar Erel de gözaltına alındı.

İki hakem hakkında 7258 sayılı Kanun’a muhalefet, evrakta sahteciliğe iştirak ve görevi kötüye kullanma suçlamalarının bulunduğu bildirildi.

İlk operasyonda gözaltına alınan yedi kişiden Ferhat Gündoğdu, Ferdi Karadoruk, Yunus Yıldırım, Alican Sağlar ve Emre Kosif tutuklandı.

Ahmet Şahin ile Sebahattin Şahin ise yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

‘TORPİL’ YAZIŞMALARI DOSYAYA GİRDİ

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun dijital materyallerinde, TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ile yaptığı yazışmalar da ortaya çıkmıştı.

Soruşturma dosyasına giren mesajlarda hakemlerin klasman ve terfi süreçlerine ilişkin isimlerin Hacıosmanoğlu ile Gündoğdu arasında paylaşıldığı görülmüştü.

Dosyadaki 23 Aralık 2024 tarihli mesajlaşmada Hacıosmanoğlu’nun Gündoğdu’ya, “İstanbul’dan Bölgesel Lig’e terfi edilen bazı hakemlerin torpilleri veya dernek için yaptığı işlerin karşılığı olarak terfi listesine eklenmesi” başlıklı bir liste gönderdiği görülmüştü.

Listede Ayberk Burhan, Ali Serdar Kankaş, Hüseyin Hakan Bodur, Yiğit Karabudak, Alican Sağlar, Aykut Özçelik, Kaan Taha Duman ve Ceyhun Canbay hakkında çeşitli iddialar sıralanmıştı. Bazı hakemlerin Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği için yaptıkları işler, dernek yöneticileriyle yakınlıkları, aile bağları veya kişisel ilişkileri nedeniyle terfi konusunda destek gördükleri ileri sürülmüştü.

Mesajlaşmalarda yalnızca söz konusu liste de yer almıyordu. Hacıosmanoğlu’nun 19 Aralık 2024’te Mehmet Şenkaya isimli hakemin bilgilerini Gündoğdu’ya göndererek, “Devre arası yapılacak olan hakem klasmanında üst klasman yardımcı hakemliğine” ifadesini kullandığı görülmüştü.

Gündoğdu ise 29 Aralık’ta Hacıosmanoğlu’na, “Başkanım günaydın, umarım daha iyisinizdir. Ben terfi listelerini hazırladım. Siz ne zaman derseniz size sunacağım” mesajını göndermişti.

31 Aralık tarihli yazışmalarda bu kez Salih Çetin isimli hakemin Bölgesel Lig’e yükselmesi için yapılan destek talebi Hacıosmanoğlu tarafından Gündoğdu’ya iletilmişti. Gündoğdu’nun buna verdiği yanıtta ise, “Ama ben sizinle konuştuklarımızın dışında kimden gelirse gelsin normal adil sürecine bıraktım. Bir kısmı zaten hak edip girdi” ifadelerini kullandığı görülmüştü.

HACIOSMANOĞLU’NDAN AÇIKLAMA

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, hakemlerle ilgili yürütülen soruşturmanın ardından yaptığı açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonu’nun devletin ilgili kurumlarıyla iş birliği içinde hareket edeceğini söylemişti.

Hacıosmanoğlu, “Sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için devletimizin ilgili tüm kurumlarıyla tam bir iş birliği içerisinde olacağız” demiş, gerekli tüm adımların atılacağını belirtmişti.

Kendisine ve TFF yönetimine yönelik eleştirilere de yanıt veren Hacıosmanoğlu, “Hiç kimse, 100 küsur yıllık Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve 15, 20, belki 30 yıllık futbol kokuşmuşluğunu ve ahlaksızlığını, iki yıllık başkanlığımda bana ve yönetim kurulundaki arkadaşlarıma mal etmeye kalkmasın” ifadelerini kullanmıştı.

Hacıosmanoğlu ayrıca, “Hayatım boyunca hep dik durdum” diyerek soruşturma sürecinde sessiz kalmalarının farklı yorumlanmaması gerektiğini söylemişti.

Emekli Amiral Türker Ertürk hakkında hapis cezası ve tahliye kararı

Katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatılan emekli Amiral Türker Ertürk, ‘halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ ve ‘suç işlemeye tahrik’ suçlamalarından 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Ertürk, tutuklu kaldığı süre göz önünde tutularak tahliye edildi.

NE OLMUŞTU?

Katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatılan emekli Amiral Türker Ertürk tutuklandı.

Ertürk, ifadesinde “Söz konusu iktidar devam ettiği sürece ülkemizin acı çekeceğini düşünüyorum. Nitekim şu an görüldüğü üzere devletin yetkili mercileri PKK ve teröristlerle masaya oturmaktadır. Bu da benim söylemlerimin haklı olduğunu göstermektedir. Belirttiğim şekilde söz konusu söylemlerin suç unsuru teşkil ettiğini düşünmüyorum” dedi.

TÜRKER ERTÜRK NE DEMİŞTİ?

Ertürk hakkında açılan soruşturmaya gerekçe olan ifadeler şöyle:

“Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de… Tabii ki herkes de… Onun için Yüksek Seçim Kurulu’nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum.”

Saray’dan fon açıklaması: ‘MİT zan altında bırakılıyor’

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, fon skandalına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Saral, soruşturma sürecinde ilgili kamu kurumlarının daha aktif olması ve kamuoyunun düzenli şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.

‘MİT ZAN ALTINDA BIRAKILIYOR’

Saral’ın açıklaması şöyle:

“Yaşanılan fon krizi ile alakalı süreci sulandırmaya, zihinleri bulandırmaya ve piyasaları belirsizliğe sürükleyecek açıklamalara artık son verilmelidir. Böylesine ciddi bir süreçte herkes sorumluluğunun gereğini yerine getirmeli, kamuoyunun güvenini zedeleyecek söylemlerden uzak durmalıdır.

Bir taraf meseleyi “dış güçler” söylemine bağlayarak Millî İstihbarat Teşkilatımızı zan altında bırakmaya çalışıyor. Diğer taraf ise çeyrek asırlık AK Parti teşkilatını ve milyonlarca mensubunu, birkaç kişinin yaptığı iddia edilen yanlışlarla aynı kefeye koymaya çalışıyor. Bu yaklaşım ne hakkaniyetlidir ne de siyasi gerçeklikle bağdaşmaktadır.

AK Parti, milyonlarca insanın emek verdiği büyük bir siyasi harekettir. Bu büyük yapı içerisinde art niyetli davranan, kişisel çıkar peşinde koşan kim varsa Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar olduğu gibi gereken iradeyi ortaya koyacaktır.

Bırakın kurumlar görevini yapsın. Hukuk, denetim ve devlet mekanizmaları kendi işini yapsın. Hiç kimse soruşturmanın yerine geçerek hüküm vermesin; hiç kimse de süreci kendi siyasi hesabına alet etmesin.

‘SÜREÇ NEREYE GİDERSE GİTSİN…’

Ancak bununla birlikte süreç mutlaka şeffaf yürütülmelidir. Başta Hazine ve Maliye Bakanlığımız olmak üzere ilgili resmî kurumlarımız ve bürokratlarımız bu süreçte daha aktif olmalı, kamuoyunu düzenli ve açık biçimde bilgilendirmelidir. Ekonomik güvenin en temel şartı, belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.

Resmî açıklamaların gecikmesi, bilgi boşluğu oluşturulması ve bu boşluğun “Yönetimde ben olsam çözerim” diyerek kendisini kurtarıcı ilan eden siyasi fırsatçılara bırakılması kabul edilemez.

Süreç nereye giderse gitsin, kime uzanırsa uzansın; devletimizin gereğini yapacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Çünkü mesele yalnızca siyasi bir tartışma değil; vatandaşın devlete, ekonomiye, piyasalara ve adalete olan güven meselesidir!”

Emeklinin 3 aylık zam oranı kesinleşti

Maaşlarına altı aylık periyotlar halinde enflasyon farkı kadar zam alan milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, 2027 Ocak ayı maaş artış oranını yakından takip ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Eylül ayında enflasyon aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 oldu.

Temmuz ve Ağustos ayı enflasyon verilerinin ardından TÜİK’in Eylül ayı rakamlarını ilan etmesiyle birlikte, 2027 yılı başında maaşlara yansıyacak 3 aylık zam oranı da kesinleşti.

Temmuz 2026’da maaşlarını zamlı olarak alan emekliler için yeni dönem verileri birer birer açıklanıyor.

Temmuz 2026 Enflasyonu: yüzde 1,78
Ağustos 2026 Enflasyonu: yüzde 1,84
Eylül 2026 Enflasyonu: yüzde 1,84

Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,51 olarak gerçekleşmesinin ardından, Eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 29,73 seviyesine gerilemesiyle birlikte yeni zam döneminin ilk çeyreği tamamlanmış oldu.

İŞTE KESİNLEŞEN 3 AYLIK ZAM ORANI VE ENFLASYON FARKI

TÜİK’in Eylül ayı verisini duyurmasıyla birlikte, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 2027 Ocak zammı için 3 aylık kesinleşen zam oranı yüzde 5,56 oldu.

Emeklilerin nihai zam oranının belirlenmesi için Ekim, Kasım ve Aralık olmak üzere 3 aylık enflasyon verisi daha bulunuyor.

Meteoroloji il il açıkladı: Kuvvetli yağış geliyor!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 5 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı yer yer çok bulutlu, Akdeniz’in iç kesimleri, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Muğla, Mersin, Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Kayseri, Sivas, Tokat, Giresun ve Trabzon çevreleri ve Antalya’nın batı ilçeleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların Malatya, Elazığ ve Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normalleri altında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 22°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 24°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 22°C

Parçalı ve az bulutlu

KOCAELİ °C, 23°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Parçalı ve az bulutlu, güney kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Muğla çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu

İZMİR °C, 27°C

Parçalı ve az bulutlu

MUĞLA °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

UŞAK °C, 22°C

Parçalı bulutlu

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz’in doğusu ile Mersin çevreleri ve Antalya’nın batı ilçelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, doğusu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, batı ve iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ISPARTA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı yer yer çok bulutlu, Nevşehir, Niğde, Kayseri, Sivas çevreleri ile Konya’nın batı kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 20°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 19°C

Parçalı ve az bulutlu

KONYA °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, batı kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

NEVŞEHİR °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 18°C

Parçalı ve az bulutlu

DÜZCE °C, 21°C

Parçalı ve az bulutlu

SİNOP °C, 23°C

Parçalı ve az bulutlu

ZONGULDAK °C, 19°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı, yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Tokat, Giresun ve Trabzon çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 21°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

RİZE °C, 19°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, iç kesimleri ile gece saatlerinden sonra il geneli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 19°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak yağışlı

TRABZON °C, 20°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, iç kesimleri ile gece saatlerinden sonra il geneli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölge genelinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Malatya ve Elazığ çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ERZURUM °C, 13°C

Parçalı bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 17°C

Parçalı bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 20°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor.

VAN °C, 19°C

Parçalı bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

DİYARBAKIR °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GAZİANTEP °C, 22°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MARDİN °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ŞANLIURFA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

Erdoğan’dan ‘fon krizi’ çıkışı: ‘Yol haritamızı belirledik’

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi’nin açılışında konuştu.

Fon soruşturmasıyla ilgili kurulları topladıklarını ve yol haritasının belirlendiğini söyleyen Erdoğan, “Birinci önceliğimiz Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkincisi her kim haksız kazanç elde etmişse bunun hesabını adalete versin. Devlet denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye bakanlığımızla her türlü adımı atıyoruz. Kurulumuz süreci, yönetiyor” dedi.

Erdoğan şöyle devam etti:

“Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden adalet ve hakkaniyet zemininde sürecin çözülmesi için çalışıyoruz. Türkiye ekonomisi bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Kendi pisliklerini örtmen adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğini sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. İster belediyelerde ister sermaye piyasalarında olsun milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına kar kalmayacak. Gereken neyse yapıyoruz ve yapacağız.”

AÇILIM SÜRECİ

Bölücü açılım sürecine yönelik de mesajlar veren Erdoğan, “Terörsüz Türkiye sürecinde mesafe aldıkça, şehirlerimizi kalkınıyor, yaylalarımız, dağlarımız şenleniyor” diye konuştu.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“İki senedir evlerden ağıtlar yükselmiyor. Sınırlarımızın dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgar esmeye başladı. Komşumuz Suriye’de zalim rejim devrildi yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz. Terörün yerini huzur alacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Türkler, Kürtler, Araplar olarak 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz.”

5 işçinin öldüğü İmbat Madencilik’in arşivinden neler çıktı? Teşvikler, siyasi ziyaretler, ihmaller…

MERVE DUMAN / VERYANSIN TV

Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik’e ait maden ocağında meydana gelen, 5 işçinin yaşamını yitirdiği göçüğe ilişkin “ihmal” tartışmaları gündeme gelirken, soruşturma kapsamında 9 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlar arasında maden şirketinin genel müdürünün de bulunduğu bildirildi.

İlişkili Haber
thumbnail

Soma’da 5 işçinin öldüğü maden faciasında 9 gözaltı

Haberi görüntüle

Öte yandan facianın meydana geldiği İmbat Madencilik’in geçmişte yaşanan ölümlü iş kazaları, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile yaptığı sözleşmeler ve şirket yöneticilerinin siyasetçilerle yıllara yayılan görüşmeleri yeniden gündeme geldi.

Veryansın TV’nin derlediği bilgilere göre; 2002 yılında kurulan ve ilk yıllarda kömür pazarlama faaliyetlerinde bulunan İmbat Madencilik, 2004 yılından itibaren yeraltı kömür işletmeciliği faaliyetlerine başladı.

3 Aralık 2004’te İmbat Madencilik’e Soma Şube Müdürü olarak atanan Gökalp Büyükyıldız, uzun yıllar genel koordinatör olarak görev yaptı. Büyükyıldız’ın adı 2024 yılında ise şirketin genel müdürü unvanıyla kamuoyuna yansıdı.

Büyükyıldız’ın, İmbat’ta görev yaptığı sıralarda AKP’li ve CHP’li isimlerle çeşitli görüşme ve ziyaretlerde yer aldığı görüldü.

İMBAT’IN SÖZLEŞMESİ 2028’E KADAR UZATILDI

TKİ ile İmbat AŞ arasındaki ilk sözleşme 4 Ekim 2004 tarihinde imzalandı ve sözleşmenin bitiş tarihi 31 Aralık 2015 olarak belirlendi.

2006 yılında sözleşmede uyarlama yapılırken, 2007 yılında 5 milyon 589 bin tonluk ek iş için TKİ Yönetim Kurulu kararı alındı.

Ancak CHP Milletvekili Bülent Kuşoğlu’nun TBMM’de dile getirdiği iddiaya göre, mevcut sözleşmenin sona ermesine iki yıldan fazla süre varken 8 Ekim 2013 tarihinde yeni bir ek protokol imzalandı.

Söz konusu protokolle İmbat’ın sözleşmesinin bitiş tarihi 1 Ekim 2028’e kadar uzatıldı.

Kuşoğlu, söz konusu süre uzatımının TKİ Yönetim Kurulu kararı olmadan gerçekleştirildiğini ve yaklaşık 39 milyon tonluk ilave kömür üretimini kapsadığını öne sürdü.

TKİ’DEN YÜZ MİLYONLARCA LİRALIK KÖMÜR ALIMI

İmbat Madencilik’in TKİ ile yıllara yayılan ticari ilişkileri Sayıştay’ın denetim raporlarına da yansıdı.

Sayıştay’ın TKİ’ye ilişkin 2013 yılı denetim raporuna göre TKİ, İmbat Madencilik’ten 2013 yılında 5 milyon 620 bin ton tüvenan kömür satın aldı.

Kömürün ortalama alış fiyatı ton başına 61,75 TL olurken, İmbat’tan alınan kömürün toplam bedeli 347,1 milyon TL’yi buldu.

Ayrıca satın alınan 5 milyon 620 bin ton tüvenan kömürün tamamı İmbat’ın tesislerinde yıkatıldı. Bu işlem karşılığında şirkete 12 milyon 691 bin TL yıkama bedeli ödendi.

Yıkama işlemi sonucunda 5 milyon 620 bin ton tüvenan kömürden 3 milyon 170 bin ton satılabilir kömür elde edildi.

2014’TE KÖMÜR ALIMI 399,6 MİLYON TL’YE ÇIKTI

Sayıştay’ın TKİ’nin 2014 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin denetiminden kamuoyuna yansıyan verilere göre İmbat’tan yapılan kömür alımı sonraki yıl da devam etti.

TKİ, 2014 yılında İmbat Madencilik’ten 5 milyon 813 bin ton tüvenan kömür satın aldı.

Kömürün ortalama alış fiyatı ton başına 68,75 TL olurken, İmbat’a ödenen kömür alım bedeli toplam 399,6 milyon TL olarak kayıtlara geçti.

Satın alınan kömürün 5 milyon tonu yine İmbat’ın tesislerinde yıkatıldı. Şirkete bu işlem karşılığında ayrıca 13 milyon 486 bin TL yıkama bedeli ödendi.

5 milyon ton tüvenan kömürün yıkanması sonucunda 3 milyon 546 bin ton kömür elde edildi.

Rapordan kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, fiyat farkı uygulamasının da etkisiyle TKİ’nin 2014 yılındaki ortalama kömür alış fiyatı bir önceki yıla göre yüzde 10,3 arttı.

Böylece yalnızca 2013 ve 2014 yıllarında İmbat’tan yapılan kömür alımlarının toplam bedeli 746 milyon 700 bin TL’ye ulaştı.

Aynı iki yılda şirkete ödenen yıkama bedelleri de hesaba katıldığında toplam tutar 772 milyon 877 bin TL’yi buldu.

KÖMÜR DESTEĞİ KAPSAMINA ALINDI

İmbat Madencilik’in yararlandığı kamu desteklerinin yatırım teşvik belgesiyle sınırlı olmadığı görüldü.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) yayımladığı resmi belgede İmbat Madencilik, yeraltı maden işletmelerinde meydana gelen maliyet artışlarının karşılanması amacıyla oluşturulan “destek ödemelerinden faydalanacak işletmeciler” arasında yer aldı.

Söz konusu destek mekanizması, yeraltında çalışan işçilerin ücretleri, çalışma süreleri, fazla çalışma ve ücretli izinlerine ilişkin düzenlemeler nedeniyle maden işletmelerinde meydana gelen maliyet artışlarının karşılanmasını kapsıyor.

İMBAT’A YATIRIM TEŞVİKİ

İmbat Madencilik’in Manisa’daki büyük linyit yatırımı için 2020 yılının son çeyreğinde yatırım teşvik belgesi aldığı ortaya çıktı.

İstanbul Sanayi Odası’nın 2020 yılı dördüncü çeyrek Yatırım Teşvik Bülteni’ne göre, İmbat Madencilik’in Manisa’daki madencilik yatırımının öngörülen toplam tutarı 1 milyar 505 milyon 398 bin 357 TL olarak kayıtlara geçti.

Yıllık 12 milyon ton linyit çıkarılması ve zenginleştirilmesi kapasitesine sahip proje kapsamında 2 bin 927 kişilik yeni istihdam öngörüldü.

Şirkete sağlanan yatırım teşvikleri arasında 7 yıl sigorta primi işveren hissesi desteği, yüzde 80 vergi indirimi, yüzde 40 yatırıma katkı oranı, gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası ve faiz desteği yer aldı.

İmbat’ın projesi, Kasım 2020’de yatırım teşvik belgesi alan madencilik projeleri içerisinde yatırım tutarı en yüksek proje oldu.

AKP’Lİ İSİMLERLE YILLARA YAYILAN TEMASLAR

Öte yandan İmbat Madencilik Genel Müdürü Gökalp Büyükyıldız’ın AKP’li isimlerle kamuoyuna yansıyan temaslarından biri 2013 yılında gerçekleşti.

Dönemin AKP Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, Soma’da maden işçileriyle bir araya geldi. Ziyarette Aydemir’e Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, İmbat A.Ş. Genel Müdürü Gökalp Büyükyıldız, dönemin AKP Soma İlçe Başkanı Mehmet Ali Özkan, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şube Başkanı Tamer Küçükgençay ve partililer eşlik etti.

Büyükyıldız, ziyarette yaptığı konuşmada İmbat’ın 2004 yılında Soma’da faaliyete başladığını belirterek, üretim ve yatırımlara ilişkin bilgi verdi.

REFERANDUM ÇALIŞMALARINDA İMBAT’A ZİYARET

AKP heyetlerinin İmbat Madencilik’e yaptığı ziyaretlerden biri de 2017 anayasa referandumu çalışmaları sırasında gerçekleşti.

9 Mart 2017’de referandum çalışmaları kapsamında Soma’ya gelen AKP Manisa il yönetimi İmbat Madencilik’i ziyaret etti.

Büyükyıldız’ın, dönemin AKP Manisa İl Başkanı Berk Mersinli, AKP Soma İlçe Başkanı Şeref Kavruk, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran ve beraberindeki partililerle bir araya geldiği belirtildi.

Büyükyıldız’ın görüşmede şirketin faaliyetleri ve üretimi hakkında heyete bilgi verdiği aktarıldı.

İMBAT’TAKİ ESKİ ÖLÜMLÜ KAZALAR

İmbat Madencilik’e ait işletmeler geçmiş yıllarda da ölümlü iş kazalarıyla gündeme geldi.

Şirketin madeninde çalışan 30 yaşındaki Okan Tetik, bakım yaptığı makinenin çalışması sonucu yaşamını yitirdi.

Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu, gerekli tedbirleri almaması nedeniyle işverene yüzde 70 kusur verdi.

Raporda, bakım yapılan makinede çalışanın makineyi durdurabilmesini sağlayacak emniyet kilit sisteminin bulunmadığı tespit edildi.

Mahkemenin ilk bilirkişi raporunda da işveren yüzde 70 kusurlu bulundu. Daha sonra hazırlanan başka bir bilirkişi raporunda ise işveren kusurlu bulunmadı.

BAKANLIĞIN İMBAT CEVABI: İŞ GÜVENLİĞİ EKSİKLİKLERİ TESPİT EDİLDİ

13 Ocak 2019 tarihinde İmbat Madencilik’e ait ocakta meydana gelen kazada Emin Karaçam yaşamını yitirirken Ramazan Çüm yaralandı.

Dönemin CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, olayın ardından İmbat’ta yaşanan kazalar ve işletmede gerçekleştirilen denetimleri TBMM gündemine taşıdı.

Bakanlığın soru önergesine verdiği cevapta, 2014 yılından kazanın meydana geldiği tarihe kadar Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği kapsamında yapılan denetimlerde herhangi bir eksiklik tespit edilmediği belirtildi.

Ancak aynı cevapta, “Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” kapsamında tespit edilen eksikliklerin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ruhsat sahibine bildirildiği ifade edildi.

2020’DE ÜÇ İŞÇİ GÖÇÜKTE YAŞAMINI YİTİRDİ

İmbat Madencilik, 10 Nisan 2020 tarihinde bir başka ölümlü kazayla gündeme geldi.

Şirketin Soma’daki maden ocağında bakım ve onarım çalışmaları sırasında meydana gelen göçükte Ersin Özdoğan, Salih Ayber ve Erdinç Karaveli yaşamını yitirdi, bir işçi yaralandı.

Şirket tarafından kazanın ardından yapılan açıklamada, Covid-19 salgını nedeniyle yaklaşık bir aydır üretim yapılmadığı, madende yalnızca iş güvenliği açısından gerekli zorunlu çalışmaların sürdürüldüğü ve kazanın galeri bakım-onarım çalışmaları sırasında meydana geldiği bildirildi.

İmbat’a ait işletmelerde Metin Keskin, İsmail Kahraman, Emin Karaçam, Selahattin Göktepe ve Durmuş Şahan’ın da farklı tarihlerde meydana gelen iş kazalarında hayatını kaybettiği basına yansıdı.

AKP’Lİ İSİMLERLE ANKARA’DA TKİ ZİYARETİ

Büyükyıldız’ın AKP’li isimlerle bir başka görüşmesi ise 2018 yılında Ankara’da gerçekleşti.

15 Kasım 2018 tarihinde AKP Manisa Milletvekili Mehmet Ali Özkan, Soma Belediye Başkanı Ali Tulup, Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, İmbat Madencilik Genel Koordinatörü Gökalp Büyükyıldız ve AKP İlçe Teşkilat Başkanı Adnan Tekin’den oluşan heyet, Ankara’da Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdür Vekili Ömer Bayrak’ı makamında ziyaret etti.

Heyetin Soma’daki maden işletmelerinin durumunu ve yaşanan sorunları Bayrak’a ilettiği belirtildi.

SOMASPOR İÇİN BÜYÜKYILDIZ’I ZİYARET ETTİLER

Aynı yıl Büyükyıldız’ın AKP’li yerel yöneticilerle bir başka görüşmesi de kamuoyuna yansıdı.

1 Kasım 2018 tarihinde, dönemin Soma Belediye Başkanı Ali Tulup ile AKP Soma İlçe Başkanı Mehmet Ali Aksoy, Somaspor’a destek arayışları kapsamında ilk ziyaretlerini Gökalp Büyükyıldız’a yaptı.

Haberde, Tulup ve Aksoy’un Büyükyıldız ile İmbat Madencilik’in Somaspor’a forma reklamı vermesi konusunda görüştüğü belirtildi.

CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARINDAN ZİYARET

Öte yandan CHP’li Soma Belediye Başkanı Sercan Okur’un, İmbat Madencilik İzmir Genel Merkez Mali İşler Direktörü İlhan Büyükyıldız’ı ziyaret etmesi de dikkat çekti.

Okur, 2 Ocak 2025’te gerçekleştirdiği ziyareti sosyal medya hesabından şu sözlerle duyurmuştu:

“İmbat Madencilik Enerji Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. İzmir Genel Merkez Mali İşler Direktörü İlhan Büyükyıldız’ı ziyaret ettim. Nazik misafirperverliklerinden dolayı kendilerine teşekkür ederim.”

Büyükyıldız’ın CHP’li belediye başkanlarıyla gerçekleştirdiği bir görüşme ise 27 Ocak 2026’da kamuoyuna yansıdı.

CHP Manisa Milletvekili Besim Dutlulu’nun paylaşımına göre; CHP’li Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, İmbat Madencilik Genel Müdürü Gökalp Büyükyıldız ve CHP’li Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Dutlulu’yu makamında ziyaret etti.

Dutlulu, görüşmede ilçelere yapılacak hizmetlere ilişkin fikir alışverişinde bulunulduğunu belirtti.

 

Netflix’ten abonelik ücretlerine zam

Dijital yayın platformu Netflix, Türkiye’deki hizmet seçeneklerinin fiyat tarifelerini yeniledi.

Temel, Standart ve Premium olmak üzere her üç abonelik paketini kapsayan fiyat artışı sonrasında, paket türlerine göre aylık ödemelerde 70 TL ile 120 TL arasında değişen yükselişler gerçekleşti.

Açıklanan güncel fiyat listesine göre paketlerdeki eski ve yeni ücretler şu şekilde sıralandı:

Temel Plan: 189,99 TL’den 259,99 TL’ye yükseldi (70 TL artış).

Standart Plan: 289,99 TL’den 389,99 TL’ye yükseldi (100 TL artış).

Premium Plan: 379,99 TL’den 499,99 TL’ye yükseldi (120 TL artış).

EN YÜKSEK ORANSAL FİYAT ARTIŞI TEMEL PAKETTE

Abonelik ücretlerindeki değişim oranlarına bakıldığında, en yüksek oransal artış platformun giriş seviyesi olan Temel pakette yaşandı.

Temel Plan: Fiyatı yaklaşık yüzde 36,8 oranında arttı.

Standart Plan: Fiyatı yüzde 34,5 oranında arttı.

Premium Plan: Fiyatı yüzde 31,6 oranında arttı.

PAKETLERİN YILLIK ABONELİK MALİYETLERİ

Fiyatların 12 ay boyunca sabit kalması durumunda abonelerin üstleneceği yıllık toplam abonelik maliyetleri ise şu seviyelere ulaştı:

Temel Plan: 3.119,88 TL

Standart Plan (1080p): 4.679,88 TL

Premium Plan (4K): 5.999,88 TL

 

Ümitcan Uygun’a verilen 4 yıllık cezanın gerekçesi açıklandı: İşte Aleyna Çakır’ın ölmeden önce attığı mesajlar…

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesindeki ikamette Sema Esen’in ölü olarak bulunması üzerine soruşturma başlatıldığı hatırlatıldı.

AA’nın haberine göre; gerekçeli kararda ifadesine yer verilen Ümitcan Uygun’un, maktulün erkek arkadaşı olduğunu, olaydan önceki gün akşam görüştüklerini, Esen’i eve bıraktığını ve arkadaşı M.C.Ç’nin yanına gittiğini söylediği belirtildi.

Uygun’un beyanında, Sema Esen’in, kendisinin M.C.Ç’yle arkadaşlık yapmasını istememesi sebebiyle eve gelmesi için mesaj yolladığını, son mesajlarında veda eden ifadeleri olduğunu ancak hem alkollü olması hem de kendisine bir şey yapacağına inanmadığı için ciddiye almadığını belirttiği aktarıldı.

Uygun’un, sabah uyanınca mesajları tekrar okuduğunu, Esen’i telefonla arayıp cevap alamaması üzerine arkadaşı B.G’yi, Esen’in evine gitmesi için yönlendirdiğini söylediği kaydedildi.

OLAY GECESİNE AİT MESAJLAR İNCELENDİ

Sabah’ın haberine göre; gerekçeli kararda, olay gecesine ait HTS kayıtları ile mesajlaşmaların da ayrıntılı şekilde incelendiği aktarıldı.

Buna göre Sema Esen’in, Ümit Uygun’a “Ben çok kötüyüm. Eve gel, anlamıyor musun?”, “Allah’a emanet ol. Kendine çok iyi bak, olur mu? Benim canımı aldın”, “Bu sana attığım son mesaj olacak belki. Değil hayatta, rüyanda bile göremeyeceksin artık”, “Geldiğinde bu evde beni canlı bulamayacaksın” şeklinde veda ve yardım çağrısı niteliğinde birden fazla mesaj gönderdiği tespit edildi.

‘ARKADAŞLARI KAPIYI ÇİLİNGİRLE AÇTI’

Arkadaşlarının kapıyı çilingirle açtıklarını ve Esen’in evde yatar vaziyette bulunduğunu ilettiklerini beyan eden Uygun’un, bunun üzerine hemen olay yerine gittiğini, 112 ekiplerinin ve polisin geldiğini gördüğünü, Esen’in gönderdiği mesajların incelenmesi için telefonunu kendi rızasıyla teslim ettiğini söylediği belirtildi.

Gerekçeli kararda, olay yeri tespitlerine göre, Sema Esen’in bornoz kemerinin iki ucunun kapının arkasına sıkıştırılarak kıstırıldığı ve kapı açıldığı zaman Sema Esen’in yere düştüğü ancak ölümüne ilişkin gerçeğin tespiti için sistematik otopsi yapılmasının gerektiği kaydedildi.

Adli tıp raporuna yer verilen gerekçeli kararda, cesedin bulunduğu ortam, olay yeri inceleme bulguları, otopsisinde tespit edilen bulgular dikkate alındığında kişinin ölümüne neden olan fiilinin kendisi tarafından yapılmasının mümkün olduğunun tespit edildiği aktarıldı.

Tanık beyanları, kamera kayıtları ve bilirkişi raporlarının yer aldığı gerekçeli kararda, Sema Esen’in olay tarihinde cinayet sonucu öldürüldüğüne dair delil bulunmadığından sanık hakkında kamu davasının “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” suçundan açıldığı belirtildi.

‘İNTİHAR İSTEĞİ OLUŞTURDU’

Gerekçeli kararda, olay gecesi maktul ve sanık arasında geçen yazışmalarda sanığın maktul Esen’de intihar etme fikri oluşturduktan sonra bu isteği güçlendirip hayatına son vermesine sebebiyet verdiğinin açık olduğu kaydedilerek, şu tespitlere yer verildi:

“Konuşmanın devamında Esen’in yaşamına son vereceği şeklindeki attığı mesajlara rağmen sessiz kalarak intihar fikrini ölende oluşturup maksadına ulaştığı, sonuç olarak sanık tarafından ölüm konusunun açılması üzerine Esen’in de ölümü düşünmeye başladığı, özellikle olay gecesine ait taraflar arasında gerçekleşmiş olan yazışmalar, ekran görüntüleri ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sübut bulduğu, Sema Esen’in aklında hiç var olmadığı halde intihar duygusu ve isteği oluşturduğu, sonrasında bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere WhatsApp durum mesajında yaptığı paylaşımla sevgilisinden kurtulma arzusunu yinelediği ve bu şekilde Esen’i intihara teşvik edip, intihar kararı almasını sağlayarak, bu kararı eyleme geçirme fikrini kuvvetlendirmesine sebebiyet verdiği ve eylemi neticesinde intiharın gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın atılı ‘intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme’ suçundan 4 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verilmiştir.”

‘EZİYET ETME’ SUÇUNDAN BERAAT

Gerekçeli kararda ayrıca “eziyet etme” suçunun oluşabilmesi için aranan unsurların oluşmadığı ve taraflar arasında yaşandığı tespit edilen veya öne sürülen birbirinden bağımsız suçların başka nedenlerle oluşan kavgalar nedeniyle rastlantısal biçimde tekrarlanmasının eziyet suçunun oluşmasına yeterli olmadığı aktarılarak sanık Uygun’un üzerine atılı “eziyet etme” suçundan beraatına karar verildiği kaydedildi.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu tutuklandı: İşte savunması…

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosu’nun, “eziyet”, “resmi belgede sahtecilik”, “güveni kötüye kullanma” ve “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” iddialarıyla başlattığı ve kamuoyunda, “Hakemler dosyası” olarak bilinen soruşturma devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan ve emniyetteki sorgularının ardından hakim karşısına çıkarılan MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4’üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif’in işlemleri tamamlandı.

İşlemlerin ardından, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, Ferdi Karadoruk, Alican Sağlar, Yunus Yıldırım ve Emre Kosif tutuklanırken, Sebahattin Şahin ve Ahmet Şahin hakkında “yurt dışına çıkış yasağı” ve “imza” şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı.

‘KİŞİSEL VERİLERİN HAKEM ATAMALARINDA KULLANILDIĞI’ DEĞERLENDİRMESİ

İHA’nın haberine göre; hakimlik kararında, Gündoğdu ve MHK üyesi Yunus Yıldırım hakkında tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için yeterli kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil ve olguların bulunduğu belirtildi.

Kararda, dosyada yer alan deliller kapsamında şüphelilerin hakem atamalarında kişisel gelişim ve liyakat esasını bir kenara bırakarak hakemlerle ilgili bazı kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydettikleri ve kaydedilen bu verilerin hakem atamalarında kullanıldığı kanaatine varıldığı ifade edildi.

Hakimlik, söz konusu verilerin kullanılmasının bazı hakemlerin kamu görevi yapmasının da önüne geçtiği değerlendirmesinde bulundu.

SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI

Gündoğdu’nun, hakimlikteki savunması ortaya çıktı.

Gündoğdu, hakkındaki suçlamayı anladığını ve kollukta verdiği ifadesini aynen tekrar ettiğini söyledi.

Telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirten Gündoğdu, “Ben o kaydın telefonumda olduğunun farkında bile değilim, bana gösterildiğinde hatırlamadım bu yüzden cevap da veremedim. Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum. Twitter’a düştükten sonra ben de öğrendim. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ederim” dedi.

Meteoroloji’den İstanbul dahil çok sayıda il için uyarı: Gök gürültülü sağanak geliyor…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 3 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu (Erzincan dışında), Güneydoğu Anadolu ile İstanbul, Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Muğla, Denizli, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri, Sinop, Amasya, Tokat çevreleri ile Kastamonu ve Kırklareli’nin kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, Adana’nın güneyi, Hatay kıyıları, Rize’nin doğusu ve Artvin’in kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının ülke genelinde mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın, genellikle kuzey yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kuzey Ege kıyıları ile Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Çanakkale çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu

ÇANAKKALE °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İSTANBUL °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KOCAELİ °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Parçalı ve çok bulutlu, Muğla ve Denizli çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 16°C

Parçalı bulutlu

İZMİR °C, 25°C

Parçalı bulutlu

MUĞLA °C, 22°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

UŞAK °C, 19°C

Parçalı bulutlu

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Adana’nın güney ve Hatay’ın kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ADANA °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güney kesimlerinde sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ANTALYA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ISPARTA °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, Konya, Karaman, Niğde ve Kayseri çevrelerini yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 17°C

Parçalı bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 19°C

Parçalı bulutlu

KONYA °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

NEVŞEHİR °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Sinop çevreleri ile Kastamonu’nun kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu

DÜZCE °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu

SİNOP °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Amasya ve Tokat çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Rize’nin doğu ve Artvin’in kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

AMASYA °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

RİZE °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, doğu kesimlerine yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

SAMSUN °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

TRABZON °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Erzincan dışında) yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

VAN °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GAZİANTEP °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİİRT °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ŞANLIURFA °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

A Milli Futbol Takımı, Belçika’ya 3-0 yenildi

A Milli Futbol Takımı, tarihinde ilk kez mücadele ettiği UEFA Uluslar A Ligi’nde Belçika’ya konuk oldu. Liège kentindeki Maurice Dufrasne Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Belçika’nın gollerini 10 ve 60. dakikalarda Kevin De Bruyne, 76. dakikada Romelu Lukaku kaydetti.

Karşılaşmayı Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve TFF Yönetim Kurulu üyeleri de izledi.

Grubun diğer karşılaşmasında Fransa, sahasında İtalya ile 1-1 berabere kaldı. Bu sonuçların ardından Fransa 7 puanla liderliğini sürdürürken Belçika, 6 puanla ikinci sırada yer aldı.

İlk iki maçında Kocaeli’de Fransa’ya 1-0, Bursa’da İtalya’ya 4-1 yenilen milli takım, Belçika karşısında da puan alamadı. Türkiye, gruptaki dördüncü maçında 5 Ekim Pazartesi günü deplasmanda İtalya ile karşı karşıya gelecek. (ANKA)

Eyüpsultan Belediyesi’ne operasyon: Başkan Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında,Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında “suç örgütüne üye olma”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından gözaltı kararı verildi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda şüphelilerin tamamı gözaltına alındı. (ANKA)

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in de aralarında bulunduğu 28 kişi gözaltına alındı. pic.twitter.com/sc2x9M8gVi

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) October 2, 2026

Meteoroloji’den İstanbul dahil birçok il için alarm: Kuvvetli geliyor!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 2 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; Marmara (Edirne hariç), Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun doğusu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Muğla ve Karaman çevreleri, İzmir’in kuzey ilçeleri, Antalya’nın batı ve doğu ilçeleri, Tokat’ın doğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların İstanbul, Adana, Osmaniye, Sinop, Erzincan, Tunceli, Elazığ çevreleri, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin doğusu, Kocaeli’nin batısı, Balıkesir ve Malatya’nın kuzeyi, Hatay’ın batısı, Kastamonu’nun kuzey kesimleri, Rize’nin doğu ilçeleri ve Artvin’in kuzey kesimlerinin yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Rüzgarın Batı Karadeniz’in batısı, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli(40-60 km / saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.

Yurt genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Edirne hariç) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların İstanbul çevreleri, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin doğusu ve Kocaeli’nin batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/Saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İSTANBUL °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

KIRKLARELİ °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların doğusunda yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

KOCAELİ °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların batısında yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

EGE

Parçalı ve çok bulutlu, Muğla çevreleri ile İzmir’in kuzey ilçelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-70 Km/Saat) eseceği tahmin ediliyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 15°C

Parçalı ve çok bulutlu

İZMİR °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra kuzey ilçeleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MANİSA °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu

UŞAK °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz ike Antalya’nın doğu ve batı ilçelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Akdeniz’in yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ADANA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ANTALYA °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, doğu ve batı kesimleri aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 24°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Yağışların, kıyı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ISPARTA °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusu ile Karaman çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu

ÇANKIRI °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu

NEVŞEHİR °C, 13°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Sinop çevreleri ve Kastamonu’nun kuzey ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

BOLU °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİNOP °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ZONGULDAK °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz ile Tokat’ın doğu ilçelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra Rize’nin doğusu ve Artvin’in kuzey ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AMASYA °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu

RİZE °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

SAMSUN °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı

TRABZON °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Erzincan, Tunceli, Elazığ çevreleri ile Malatya’nın kuzeyinin yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ERZURUM °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı. Yağışların, kuzeyinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

VAN °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MARDİN °C, 22°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİİRT °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ŞANLIURFA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

‘Fon skandalı SPK’da raporlandı’ iddiası: Ömer Gönül sümenaltı mı etti?

VERYANSIN TV

Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, “A’dan Z’ye Fon Skandalı: Kimler Çıktı Kimler! | Nasıl Sümenaltı Edildi?” başlıklı YouTube yayınında, Türkiye’nin gündemine yerleşen fon krizine ilişkin yeni ayrıntılar paylaştı.

Çelebi, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Aracılık Faaliyetleri Dairesi’nin, fonların hisse manipülasyonunda kullanıldığı yönündeki bulgular ve bazı hisselerdeki olağan dışı artışlar üzerine harekete geçtiğini söyledi. Dairenin, söz konusu işlemlere karşı alınabilecek tedbirleri içeren bir çalışma hazırlayarak 2026 Ocak ayında rapor haline getirdiğini aktardı.

RAPOR SİSTEME YÜKLENDİ

Çelebi’nin aktardığına göre hazırlanan rapor, SPK’daki kurum içi yazışmaların elektronik ortamda yürütüldüğü Elektronik Belge Yönetim Sistemi’ne (EBYS) yüklendi.

Ancak Çelebi, raporun sisteme yüklenmesinin ardından SPK Başkanı Ömer Gönül tarafından imzalanmadığını iddiasını aktardı. İmza sürecinin tamamlanmaması nedeniyle raporun SPK Yönetim Kurulu’nun gündemine de taşınmadığını belirtti.

SPK Yönetim Kurulu’nun gündeminin Başkan tarafından belirlendiğine dikkat çeken Çelebi, diğer kurul üyelerinin de raporun gündeme alınması yönünde herhangi bir girişimde bulunulmadığı iddiasını gündeme getirdi.

RAPOR SİSTEMDEN SİLİNDİ Mİ?

Çelebi, “Bu raporun daha sonra sistemden silindiğine dönük iddialar da kulağımıza geldi. Bu iddiaların doğrul olmadığına inanmak istiyoruz ve soruyoruz: Bu rapor halihazırda sistemde midir?” diye konuştu.

Çelebi, Veryansın TV olarak iddialarla ilgili Ömer Gönül’ün başkanı olduğu Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na ulaştıklarını ancak iddialarla ilgili Gönül’den geri dönüş alamadıklarını dile getirdi.

ŞİMŞEK VE GÖNÜL ‘FONLARDA MANİPÜLASYON VAR’ DEMİŞTİ

Fonlar üzerinden gerçekleştirilen işlemlere ilişkin tartışmalar sürerken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ömer Gönül’ün Kasım 2025’te yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi.

4 Kasım 2025’te düzenlenen 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde konuşan Şimşek, bazı fonların manipülasyon amacıyla kullanıldığının bilindiğini belirterek “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. Bu alanda da düzenleme ihtiyacının farkındayız” ifadelerini kullanmıştı. Şimşek ayrıca piyasa manipülasyonuyla mücadelede cezaların ve tedbirlerin artırılacağı mesajını vermişti.

Aynı kongrede konuşan SPK Başkanı Ömer Gönül de “Fonları kötüye kullananlara ceza vermekten çekinmeyeceğiz” diyerek, portföy yönetim şirketleri ve yöneticilerinin sorumluluklarına işaret etmişti. Gönül, mevzuata aykırı işlemler konusunda para cezalarının yanı sıra lisans iptaline kadar gidebilecek yaptırımlar uygulanabileceğini belirtmişti.

ÖMER GÖNÜL ŞÜPHELİ SIFATIYLA İFADEYE ÇAĞRILDI

2022 ile 2026 seneleri arasında SPK Başkanlığı görevini yürüten İbrahim Ömer Gönül, bugün “şüpheli” sıfatıyla savcılığa ifade vermek üzere adliyeye çağrıldı.

Gönül, adliyeye gitmeden önce Hürriyet gazetesinden Musa Kesler’e açıklamalarda bulundu.

Kesler’in “Bir hissedeki bin kat artış SPK’nın gözünden kaçabilir mi? Bu fonların manipülasyonu nasıl fark edilmedi?” şeklindeki sorusunu yanıtlayan eski SPK Başkanı, denetimlerin sıkı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Denetim ve gözetimler sıkıdır. Manipülasyonun veya kural dışı bir hareketin gözden kaçması olmaz. Tabii hiçbir şey yüzde 100 de değildir. Ayrıca öncelikle delillendirmek gerekir.

BİN KATLIK ARTIŞA ‘HALKIN TEVECCÜHÜ’ DEDİ

Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen ‘manipülasyon’ olarak sınıflandıramayız. Soruşturup delillendirmemiz gerekir. Bu da bugünden yarına olmaz, ortalama üç-dört aylık bir süreç alır. Dosya da öylece oluşturulur.”

Kurul bünyesindeki denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığını anlatan Gönül, SPK içerisinde özel piyasa gözetim birimleri bulunduğunu ve olağandışı hareketlerin bu birimlerce anlık tarandığını kaydetti.

Gönül, şunları söyledi:

“Bu gözetim birimleri her gün hisselerdeki artışları takip eder. Yapay artış, manipülasyon şüphesi olanlar mercek altına alınıp incelenir. Şüphe yoğunlaşırsa ‘ileri inceleme’ başlar. Karşılıklı işlemlere bakılır. Alan ile satan arasındaki ilişki incelenir. Şüphe somutlaşırsa dosya oluşur ve soruşturma başlar. Gerekli yaptırımlar uygulanır. Bu gözetimler süreklidir. Biz gerekli denetleme ve gözetimi uygun şekilde yaptık. Savcılığa bu konularda detaylı bilgi vereceğiz.”

💾

Gündem Özel, yeni bölümüyle saat 21.00’de canlı yayında.Eray Çelebi ve Burakhan Başaran; kamuoyuna yansıyan iddiaları, dosyada adı geçen kişi ve şirketleri, ...

Soma’da maden ocağında göçük: İşçiler mahsur kaldı

Olay, öğle saatlerinde Soma ilçesinde faaliyet gösteren bir maden işletmesinde meydana geldi. Madende henüz bilinmeyen nedenle göçük oluştu. İhbar üzerine bölgeye AFAD, jandarma, 112 Acil Sağlık ve Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.

İlk belirlemelere göre göçük altında 7 maden işçisinin kaldığı değerlendirilirken, ekiplerin çalışması sonucu 2 işçi sağ olarak çıkarıldı. Göçükten çıkarılan maden işçileri, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Soma Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

Göçük altında olduğu değerlendirilen diğer 5 işçiye ulaşılması için ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Çalışmalara destek amacıyla İzmir AFAD ekipleri de toprak altı ve lazerli enkaz altı görüntüleme cihazlarıyla bölgeye sevk edildiği öğrenildi.

Ekipler, göçüğün meydana geldiği alanda işçilere ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede güvenlik önlemleri alınırken, arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor. (ANKA)

MSB’den Yunanistan-GKRY elektrik kablosu açıklaması: ‘İzinsiz hiçbir faaliyete izin vermeyeceğiz’

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Kayseri’de bulunan 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Toplantının ardından gazetecilerin soruları MSB tarafından yanıtlandı. Yunanistan ve GKRY arasındaki elektrik kablosu güzergahına ilişkin soru üzerine MSB’den şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda icra edilecek her türlü kablo/boru döşeme veya bilimsel araştırma faaliyetlerinin kıyı devleti olan ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Ülkemiz Doğu Akdeniz’de KKTC ve Libya ile akdettiği Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmaları ile şekillenen ve 18 Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletlere deklare ettiğimiz kıta sahanlığında kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkileri çerçevesinde kıta sahanlığımızda izinsiz hiçbir faaliyete izin vermeyecektir.”

‘MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI KAPSAMINDA ASKERİ KOORDİNASYON VE KABİLİYET ENTEGRASYONU GÖRÜŞÜLDÜ’

Açıklamada, Mekke Savunma İttifakı’na ilişkin, “Mekke Savunma İttifakı kapsamında Suudi Arabistan Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanları 25 Eylül tarihinde Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’da bir toplantı gerçekleştirmişlerdir. Söz konusu toplantıda üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında işbirliğini daha da ileriye taşımanın, askerî koordinasyonun ve kabiliyet entegrasyonunu arttırmanın yolları görüşülmüş, caydırıcılık ve kolektif savunmayı güçlendirme konuları ele alınmıştır” denildi.

‘GKRY’NİN SİLAHLANMA FAALİYETLERİ HASSAS DENGELERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR’

GKRY’de düzenlenen askeri geçit törenine ilişkin MSB’den yapılan değerlendirmelerde şu ifadeler yer verildi:

“GKRY’de düzenlenen askeri geçit töreni yakından takip edilmiştir. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, GKRY’nin devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerinin Ada’daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkilediğini bir kez daha vurguluyoruz. GKRY ve Yunanistan tarafından gerçekleştirilen provokatif eylemlerin Ada’da karşılıklı güvenin tesisine yönelik çabalara katkı sağlamadığı, aksine gerginliği artırarak istikrar ortamına zarar verdiği açıktır.

Garantör ülke olarak, Kıbrıs Adası’nda adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini tekrar ifade ediyoruz. Ülkemiz, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının güvenlik, huzur ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde almaya devam edecektir.”

‘BAŞİKA-ZİLKAN YERLEŞKESİ KADEMELİ OLARAK IRAKLI MAKAMLARA TESLİM EDİLECEK’

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’taki Başika üssünde görevinin sonlandırılmasına ilişkin soru şu şekilde yanıtlandı:

“Merkezi Irak Hükümetinin son dönemde Sincar’da devlet otoritesinin sağlanmasına yönelik attığı adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bahse konu adımların, bölgenin normalleşmesine, güvenlik ve istikrar ortamı ile terörsüz bölge oluşturulmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. 2015 yılından itibaren Iraklı makamların talebi üzerine DEAŞ terör örgütü ile mücadele kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Başika-Zilkan Yerleşkesi’nin, Merkezi Irak Hükümetinin Sincar’daki güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda kademeli olarak Iraklı makamlara teslim edilmesi kararlaştırılmıştır.

Ülkemiz dün olduğu gibi bugün de bölgedeki güvenlik ortamı ve istikrarın sağlanmasında komşumuz Irak’ın yanındadır. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek temaslarda Türkiye ve Irak arasındaki askeri ve güvenlik iş birliğinin çok daha ileri bir seviyeye taşıyacak adımların atılması planlanmaktadır. Irak Silahlı Kuvvetlerine ikili anlaşmalar çerçevesinde; askeri kapasitenin artırılması, terörle mücadelede tecrübe/uzmanlık paylaşımı, askeri eğitim, savunma sanayii iş birliği alanlarında destek vermeyi sürdüreceğiz.”

‘İLK 2 C-130J UÇAĞININ ARALIK AYINDA TESLİM ALINMASI PLANLANIYOR’

C130-J tedariğine ilişkin değerlendirmede de şu ifadeler kullanıldı:

“Birleşik Krallık’tan 12 adet C-130J uçağının tedarikine ilişkin anlaşma iki ülke arasında imzalanmıştır. Belirlenen takvim doğrultusunda, Birleşik Krallık’ta devam eden bakım faaliyetlerinin ardından uçakların kademeli olarak ülkemize getirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, ilk iki uçağın Aralık ayında teslim alınması planlanmaktadır. Diğer taraftan personelimizin eğitim faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülmektedir. Altı pilot ve altı teknisyenin eğitimi ABD’de, 29 bakım personelinin eğitimi ise Birleşik Krallık’ta belirlenen takvim doğrultusunda planlandığı şekilde devam etmektedir.”

MİT, Reyhanlı saldırısının failini yakaladı

DHA’nın haberine göre; kırmızı bültenle aranan, Reyhanlı saldırılarının planlama ve organizasyonunda yer alan Ömer el-Hatip, saldırının failleri ile Beşar Esad’e bağlı istihbarat mensupları arasındaki koordinasyonu sağlıyordu.

Ömer el-Hatip, Türkiye’ye yönelik eylemsel planlamalar yapan Yusuf Nazik’i, Kifah Melhem ile 2013 yılında bir araya getirdi. Eylem planlamasının detayları da bu görüşmelerde belirlendi.

İlk olarak Ömer el-Hatip ve Yusuf Nazik, saldırıdan önce Şubat 2013’te Hatay’dan Türkiye’ye giriş yaparak eylemin gerçekleştirileceği noktaları belirledi. Bunun için Lazkiye’de bulunan Kifah Melhem’den onay aldıkları öğrenildi.

Ömer el-Hatip, eylem tarihinden önce Mayıs 2013’te Temir Dükancı ile Emn El Askeri Lazkiye Şubesi’ne giderek bomba düzeneğinde kullanılacak malzemeleri teslim aldı.

Bombalı araç, Temir Dükancı ve Yusuf Nazik tarafından Reyhanlı’ya götürüldü ve uzaktan kontrollü bomba düzeneğiyle infilak ettirildi.

Ömer el-Hatip, saldırılardan hemen sonra Suriye’ye kaçan Temir Dükancı ve Yusuf Nazik’i Emn El Askeri Lazkiye Şubesi’ne götürdü. Ömer el-Hatip ve eylemi gerçekleştiren diğer şahıslar, Beşar Esed rejimi tarafından parayla ödüllendirildi.

ATM’den para çekme limiti belli oldu

Ekim ayının başlamasıyla birlikte bankaların ATM’lerden günlük ücretsiz nakit çekim limitleri yeniden gündeme geldi.

Türkiye’de bankaların kart, işlem kanalı ve QR kod kullanımına göre belirlediği günlük nakit çekim limitleri 10 bin TL ile 60 bin TL arasında değişiyor.

Savaş koşullarının sürdüğü Ukrayna’da Merkez Bankası (NBU) günlük 100 bin Grivna (UAH) nakit çekim sınırını korurken, ticari bankalara da esnek limit belirleme imkânı tanıyor.

Türkiye’de ise bankalar, kartla yapılan nakit çekimlerde belirli limitler uygularken QR kod gibi dijital kanallar üzerinden ek çekim imkânı sunuyor.

BANKALARIN GÜNCEL ATM ÇEKİM LİMİTLERİ

Türkiye’de faaliyet gösteren kamu ve özel bankaların 1 Ekim itibarıyla geçerli standart ve ücretsiz günlük ATM nakit çekim limitleri şöyle:

Enpara: 50.000 TL. QR kod kullanımıyla toplam limit 60.000 TL’ye kadar çıkabiliyor.

İş Bankası: 20.000 TL

VakıfBank: 20.000 TL

QNB Finansbank: 10.000 TL – 20.000 TL

Garanti BBVA: 15.000 TL

Yapı Kredi: 15.000 TL

Akbank / Halkbank / DenizBank: 10.000 TL – 15.000 TL

Ziraat Bankası: 10.000 TL

Fon soruşturmasında yeni gelişme: Tera yöneticileri Erdin Özel ile Emir Münir Sarpyener tutuklandı

Sermaye piyasası soruşturması kapsamında daha önce yurt dışına çıkış yasağı uygulanan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO’su Emir Münir Sarpyener’in de aralarında bulunduğu 21 kişiden emniyetteki işlemleri tamamlanan 6’sı adliyeye sevk edildi.

Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Tera Portföy CEO’su Emir Münir Sarpyener, savcılık tarafından sevk edildikleri sulh ceza hakimliğindeki sorguları sonucunda tutuklandı.

Soruşturmada tutuklu sayısı 58’e yükseldi. (ANKA)

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “yolsuzluk” iddialı soruşturması kapsamında, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in de arasında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Polis ekipleri, sabah saatlerinde hakkında gözaltı kararı çıkarılan kişilerin evlerinde arama yaptı. Evlerinde arama yapılan Seçer, Özyiğit ve Tuncer gözaltına alındı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi binasında da arama yapılıyor. (ANKA)

Bahis oynadığı gerekçesiyle 448 yönetici PFDK’ya sevk edildi: Listede Ertuğrul Doğan da var

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 448 kulüp yöneticisini son beş yılda bahis oynadığı gerekçisiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edildiğini duyurdu. TFF’den yapılan açıklama şu şekilde:

“Türkiye Futbol Federasyonu’nca yürütülen bahis soruşturması kapsamında, 2026-2027 futbol sezonunda Süper Lig ve TFF 1. Lig’de mücadele eden kulüplerde son 5 yıl içerisinde idareci olarak görev almış ve görev aldığı dönemde bahis oynadığı tespit edilen aşağıdaki kişilerin Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi uyarınca 30.09.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevk edilmesine karar verilmiştir.”

Sevk edilenler arasında Beşiktaş’tan 10, Fenerbahçe’den 3, Galatasaray’dan 5, Trabzonspor’dan ise 13 kişi bulunuyor. Listede Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan da var.

Özel’den Erdoğan’a ‘fon’ yanıtı: ‘Fatma Hanım buzdağının sadece görünen yüzü’

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel partisinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özel, ‘fon’ vurgununa adı karışan AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya’yla ilgili Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerine yanıt verdi.

“İnanın bana, yüzsüzlüğün böylesini milletimiz görmedi” diyen Özel, “Milletimiz bu arsızlığa karşı ar edip parmağını ısırıyor. Sayın Erdoğan kameraların karşısına geçmiş ‘Kendileri aslında çok iyiymiş de elinde büyüyen Fatma Hanım nefsine yenik düşmüş’ diyor. Nefsine uyup da ne yapmış? Fazla değil sadece milletin cebinden 367 daire parası çalmış! Fırından bir ekmek çalan hapse girecek, bir tepsi baklavaya nefsine uyan hapse girecek, 2 milyar 200 milyonu götüren ‘nefsine uymuş’ olacak! İşte AK Part’nin kara düzeni budur” ifadelerini kullandı.

Özel, “Fatma Hanım’ın yatırdığı parayla 27 daire alınırken, 5 ay sonra çektiği parayla 367 daire alınabiliyor. Bu isim, buzdağının sadece görünen yüzüdür” diye konuştu.  Özel, “Kabinenin diğer üyeleri gibi becerikli olmadığı için Fatma Hanım doğrudan kendi ve eşinin ismi ile işlem yapmıştır ve ilk bakıldığında listede göze çarpmıştır” ifadelerini kullandı.

Özel ise şunları kaydetti:

“Bu kamplar genellikle hafta sonu bir otelde ailelerle birlikte hem sosyal tarafı güçlü, hem içeriği hazırlığa yönelik geçmiş yaz dönemi çalışmalarının değerlendirildiği ve önümüzdeki dönem meclis çalışmalarının değerlendirildiği toplantılar olur. YENİ Parti’nin diğer partilerden bir farkı olağanüstü şartlarda kurulmuş olması, milletimizin ‘Bir yol bulamıyorsanız yeni bir yol açın’ demesi, istikameti göstermesi, kolumuza girmesi, arkamızda durması, partinin adını sahada, sokakta bizzat kendisinin koyması ve bütçesini kıt kanaat bütçeleriyle ürettiği üründen bir römorku satıp bize bağışlayarak ya da güç bela geçirdiği emekli maaşının içinden 200 lirayı yollayarak, 1 gram altını yollayarak ya da yastığının altında ya da gelecek günlerde kendisi için ihtiyaç olduğunda kimselere muhtaç olmadan bir yerden çıkarılıp kullanılsın diye ileriye dönük koyduğu bir paranın içinden bize yolladığı bütçeyi hiç şüphesiz ki bir otelde bir hafta sonu kamp yerini değerlendirmek hiçbirimizin içinden gelmiyor. Bu sebeptendir ki milletimizin bağışlarıyla kurduğumuz mütevazi genel merkezimizin toplantı salonunda bugün gerekirse yarın sabah Meclis’in açılışına kadar geçen süreyi değerlendirme toplantısı olarak yapacağız ve ondan sonra Yasama Yılı çalışmalarımıza başlayacağız.

’31 MART SEÇİMLERİNE GİDERKEN HEP BİRLİKTE BÜYÜK BİR EMEK, GAYRETLE ÇALIŞTIK’

Hep birlikte siyasi tarihimize geçen bir yaz dönemini geride bıraktık. Yaz başında önce hep beraber 21 Mayıs darbesini yaşadık. 21 Mayıs darbesi aslında mevcut iktidarın kendinden sonraki iktidara yaptığı, giriştiği 19 Mart’ta başlayan darbe sürecinin bir devamı ya da önemli bir aşaması olarak gerçekleşti. Kurultaydan hemen sonra bir araya gelip 31 Mart seçimlerine doğru giderken hep birlikte büyük bir emek, büyük bir gayretle çalıştık ve kenetlendik. Burada kendilerini farklı konumlandıranlar, yerel seçimden bir yenilgi bekleyenler, bu yenilgiden sonra partinin bir kez daha bir kurultaya gideceğini ve yönetimin değişeceğini düşünen açık açık söyleyenler, ‘1 Nisancılar’ diye kendilerini tanımlayanlar vardı. Ama hem örgütümüzün tümü hem grubumuzun çok önemli bir kısmı büyük bir kenetlenmeyle yerel seçimlere büyük bir özveri, büyük bir gayret, büyük bir heyecanla hazırlandı. Ve o günlerde ortaya koyduğumuz bir iddia, yani nasıl ki 1970’lerde rahmetli Bülent Ecevit girdiği ikisi yerel, ikisi genel dört seçimden birinci parti çıkardıysa partimizi, ‘Bunu yapmazsak bırakırız’ demiştik. Milletimiz buna izin vermedi.

‘MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 60’LARA VARDI’

Milletimiz 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapmamıza, yenilmez sanılan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğu günden sonra ilk kez yenilgiyle tanışmasına, nüfusun yüzde 65’ini ekonominin yüzde 84’ünü yönetecek CHPli belediyelerin görev başına gelmesine imkan tanıdı. Rekorlar yaşadık. İstanbul’u, Ankara’yı belediye meclis çoğunluğumuz yokken başarıyla yönetmişken belediye meclis çoğunluklarımızı sağladık. Yüzde 6 aldığımız geçmişte seçim çevrelerinde yüzde 60’larla, yüzde 55’lerle, iki kişiden birinin oyunu alarak çoğu arkadaşımız göreve geldi. 21 il belediyesi, 15 büyükşehir belediyesini kazandık. 411 belediyeyle birlikte Türkiye siyasi tarihinde yaşanmış en büyük yerel seçim zaferini, bir siyasi partiye nasip olmuş en büyük yerel seçim başarısını yaşadık. Ve bunun üzerine yolumuza o akşamı bir zafer değil, bir yükümlülük akşamı, bir sorumluluk akşamı, bir görev akşamı görerek havai fişeği, davulu, zurnayı yasak edip sabah erken kalkmayı öğütleyerek, bu seçimin kaybedeni yok, kazananı Türkiye’dir diyerek, seçmenin bize verdiği krediyi yatırımcı kredisi gibi Türkiye’nin yarınlarına yatırım yaptığı bir kredi gibi görerek yola başladık. Bir yıl oldu olmadı, belediyelerimizden memnuniyet oranı yüzde 60’lara vardı.

‘MİLLETİMİZ SANDIKLARA KOŞARAK 15,5 MİLYON OYLA CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZI BELİRLEDİ’

Milletimiz CHP çatısı altında gösterdiğimiz bu başarıyı bir iktidar yürüyüşü olarak gördü, böyle taçlandırdı ve bu gözle baktı. Ama o sırada artık İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder mantığıyla meseleye bakan, bunu sloganlaştıran Erdoğan ve ekibi bizi kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, ana kademesiyle yenemeyeceğini anlamış ve hiçbir siyasi partide olmayan yargı kollarını kurmuştu. Bir bakan yardımcısı İstanbul’a Cumhuriyet Başsavcısı olarak geldi. Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt’tan başladı ve 19 Mart darbesiyle birlikte öncesinde Beşiktaş’ımıza saldırdı ve 19 Mart darbesiyle birlikte İstanbul’un üst üste üç kez seçilmiş belediye başkanını, daha milletin bir yıl önce yani asıl olan milli iradeyse bir yıl önce verdiği kararla görevlendirdiği kişiyi ve milletimizin cumhurbaşkanı adaylığına yakıştırdığı, 23 Mart günü kuracağımız sandıklarla ön seçimle belirleyeceğimiz cumhurbaşkanı adayını dört gün kala gözaltına aldı, tam o gün tutukladı ve tam o gün milletimiz sandıklara koşarak 15,5 milyon oyla kendisini cumhurbaşkanı adayımız olarak belirledi.

‘MUHALEFETMİŞ GİBİ BARINMA HESABINDA OLANLARIN HESAPLARI DEVREYE GİRDİ’

Buradan sonra kötülükler durmadı. Belediyelerimize, meclislerimize, bürokratlarımıza karşı sadece onlara olsa ‘Neyse diyeceğiz’ ailelerine, çocuklarına, çevrelerine, günahsız şoförlerine, devletin polis korumalarına karşı bir büyük kötülükle bir büyük saldırı başladı, sürdü ve aylar süren hakaretler, iftiralar, gerçek dışı iddialar hem yandaş medyada hem maalesef etkileri altına aldıkları merkez medyada gerçekmiş gibi konuşuldular. Maalesef bu sürede bu mücadeleye karşı yani bu bir yandan asrın iftiralarına, kumpaslarına, gerçek dışı ifadelerini asla delillendiremeyecekleri, ileride iddianamelerine yazamayacakları bu iddialara karşı 1 Nisan’da seçim başarısız olursa diye hesap kitap yapanların bu sefer bu iddiaları olumlayan ve bir arınma söylemi üzerinden iktidarın köşesinde muhalefetmiş gibi barınma hesabında olanların hesapları devreye girdi. Dümdüz konuşmak, gerekirse o dönemin tamamı sosyal medyadan, oradan, buradan Ak Parti’nin yargı kollarının iftiraları, milletimizin bu iftiraya direnişleri ama kurdun kendi içinden olan ağacın, baltasının sapı ağaçtan olan keserin verdiği yaralarla, hasarlarla bir yandan ilerledi ama bir yandan da biz de gördük, milletimiz de kimin ne yaptığını gördü.

‘PARTİNİN BAŞINDA OTUR’ ANLAYIŞINA PARTİNİN GENEL BAŞKANI DA YÖNETİMİ DE PRİM VERMİYOR’

Öyle bir noktaya gelindi ki her şeye rağmen parti birinci parti. Her şeye rağmen kumpaslara karşı direnç en üst noktada. İddianame çıktı, iddianamede yer alanlar geçmişte atılan iftiraların hiçbirini doğrulamıyor. Kör kuruş yolsuzluğunu ispatlayamayan ve tel tel itirafçıların dökülmeye başladığı, yalancı şahitlerin bile isim değiştirip şahitlikten çekilip gizli tanıkların isimlerinin değiştirildiği bir süreç yaşanırken işte o aşamada artık şunu gördüler ki biz yaptığımız çağrılarla partinin başını, yönetimini, ‘Arkadaşlarını bırak, onları sat, onlar geride kalsın, sen önüne bak. Partinin başına otur, yıllarca muhalefette dur’ anlayışına partinin genel başkanı da yönetimi de, o partiyi parti yapan gerçek kadroları da, üyeleri de prim vermiyor. İşte darbe girişiminin son evresi o yüzden 21 Mayıs günü Türkiye’nin kurucu partisini, birinci kongresini Sivas’ta yapmış olan bir partiyi, o partinin seçimle değişmiş ilk genel başkanını, o seçimden sonra üç kez daha toplam dört mazbatası olan genel başkanını, Parti Meclisi’ni, Yüksek Disiplin Kurulu’nu yargı kolları eliyle olmayacak bir tedbirle sonuç doğuracağı için tedbir kararının alınamayacağını tüm hocaların söylediği bir kararla partinin başından uzaklaştırdılar ve partinin başına geçmişte defalarca yendikleri, onlar yendikten sonra öz eleştiri yapmayan, yine devam eden ve yine kaybeden bir anlayışın bulunmasını gelecek açısından kendileri için önemli, iktidarlarının devamı için elzem gördüler.

‘BU İKTİDAR İKTİDARDA DURSUN’ DERSENİZ MİLLET ALIR, BÖYLE YÜZDE 3’E BIRAKIR’

İşte arınma söylemiyle bu konuya katılanların iktidarın kenarında muhalefetmiş gibi barınma süreci ve bu hayalleri bu şekilde gerçekleşirken bir şey oldu. 24 Mayıs günü butlancılarla Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, darbecilerin talimatlandırdığı polis kapıları kırarak Atatürk’ün hatırasını tarumar etti. Ve Atatürk’ün hatırası tarumar edilirken Türkiye’de bir vicdan dalgası ve gerçekten tarihin doğru tarafında duranların vicdanlı sesleri yükseldi ve biz o binadan çıktığımızda yağmurun, dolunun altında nereden geldiklerini kimsenin bilemediği, evlerinden nasıl kendilerini dışarı attıklarını kendileri de bilmeyen on binlerce Ankaralı, Türkiye’de on milyonlarca yürek bizimle birlikte yürümeye, arkamızda durmaya ve bizi eskiyi geride bırakmaya, yeniye doğru adım atmaya, teslim olmamaya, direnmeye ve iktidar hedefinden şaşmamaya doğru yüreklendirdi ve arkamızda durarak bizi onurlandırdılar. Biz Atatürk’ün partisini hep birlikte birinci parti yapmıştık. O gün de o binadan Atatürk’ün mirasını alarak hep beraber çıktık. Dün arınma deyip iktidarın kenarında barınma hevesinde olanların oldukça yetkili bir ismine anket soruyorlar. Üç çıkmış ankette. Diyor ki ‘Anketlerdeki oy oranımıza bakmıyoruz.’

‘Biliyoruz ki seçim gelsin millet Atatürk’ün partisine oy verecektir’ diyor. Şu konuda doğrudur. Bu millet Atatürk’ün partisine oy vermek ister. Ama bu millet Atatürk’ün partisini baraj altında da bıraktı. Bu millet Atatürk’ün partisi ile girdiğiniz 14 seçimde sizi birinci partide yapmadı. Bu millet Atatürk’ün partisine oy vermeyi çok ister ama eğer Atatürk gibi cesursanız, onun ilke ve devrimlerine sıkı sıkıya sarılıyorsanız, onunla Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıyla husumeti olanlarla mücadeleyi göze alıyorsanız, kimseyi geride bırakmıyorsanız ve tek hedefiniz Atatürk’ün partisini iktidar yapmaysa millet 50 yıl sonra arkanızda durur. Yok eğer bu iktidar iktidarda dursun, ben Atatürk’ün partisinde muhalefetin başında durayım, yıllarca muhalefet olayım derseniz millet alır, böyle yüzde 3’e bırakır. Ondan sonra da Atatürk’ün partisinin adıyla iktidar olma umudunu gösterirsiniz. Bizler Atatürk’ün partisini hep birlikte birinci parti yapmıştık. O gün de binadan Atatürk’ün mirasını hep beraber alarak çıktık. Şimdi o miras YENİ Parti’nin kadrolarına ve milletimize emanettir.

‘MİLLETİMİZİN BEKLENTİSİ YENİ PARTİ’DEN BÜYÜKTÜR’

Binadan çıktığımız gün milletimize sığındık. Haziran ve Temmuz’da 22 il gezerek milletimizi dinledik. Sokakta, meydanda, tarlada bana, size, hepimize ‘Yeni’yi kurun’ dediler, kurduk. Adını ‘YENİ’ koydular, uyduk. Sizler de partimizin kurucuları oldunuz. Hem partinin kuruluş sürecinde hem partiyi kurduktan sonra yaz boyunca özveri ve fedakarlık gösterdiniz. Durduğunuz yer tarihin kayıtlarına geçmiştir. Partimizin kurucular kurulu grubumuzun tüm milletvekillerine tarih önünde bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Son aylarda sahada sadece YENİ Parti kadroları vardı. Sokağa çıkamayanlar bir yana iktidar partisinin de sokakta, tarlada, meydanda, ortada olduğu yoktu. İktidar partisi sokağa çıkamazken sizler gittiniz emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin elini sıktınız derdini dinlediniz. 10 Eylül’den sonra ilk olarak 32 ilde, 20 Eylül-30 Eylül arası 29 ilde, toplam 61 ilde milletvekillerimiz olarak sahadaydınız. Hızla önümüzdeki ay tamamlanacak programla 81 ilimizde çalışmalarımızı tamamlamış olacağız. Geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı, torpil, kayırmacılık, adaletsizlik memleketin her köşesinde ayrı bir feryat gibi yükseliyor. İşte tam böyle bir dönemde yeni yasama yılına başlıyoruz. Milletimiz sizlerden, hepimizden milletimizin beklentisi YENİ Parti’den büyüktür. Her birimiz bize duyulan güvenin sorumluluğuyla sokağın, çarşının, pazarın, esnafın, fabrikanın ve tarlanın sesi olmak durumundayız. Bu yasama yılının partimize, ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyor, her birinize önümüzdeki dönem çalışmalarınız için şimdiden başarılar diliyorum.

‘TARİHİ BİR FİNANSAL KRİZ ORTAMINDA BAŞLIYORUZ’

Değerli grubumuz, değerli arkadaşlarım ne yazık ki yeni yasama yılına tarihimizdeki en büyük finansal krizlerinden birinin yakıcı ortamında başlıyoruz. Sadece ‘finansal kriz’ demenin yeterli olmadığı bir devlet krizi ile karşı karşıyayız. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidar partisinin açtığı yolda iktidar partisi mensuplarının içinde olduğu asrın soygunu yaşandı. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. Devlet kurumlarının güvencesindeki fonlar ve milletin birikimleri çalındı. 800 milyar liralık vurgun çarkı üç-beş kuruşunu enflasyon karşısında korumaya çalışan 455 bin küçük yatırımcının üzerine devrildi.

Fon krizi patlak verdiğinde bu dolapları çevirenlerin, haksız kazanç elde edenlerin sıralı tam listesi AK Parti’nin elinde vardı. Ama pustular, sustular, saklandılar, hiç konuşmadılar. Ne zaman ki biz AK Partili eski Bakan ve mevcut Genel Başkan Yardımcısı’nın adeta deveyi hamutuyla götürdüğünü ortaya çıkardık, o zaman birden konuşmaya başladılar. Fatma Hanım, eşi ile birlikte 163 milyon lira yatırmış, fonlar batmadan hemen önce 2,2 milyar lirayı kapıp kaçmış. Şöyle söyleyelim; gittiğim her şehirde o şehirdeki emsal daire fiyatıyla ifade ediyorum. Hemen buralarda Fatma Hanım’ın fona yatırdığı parayla 27 tane daire alabiliyorsunuz. Fatma Hanım’ın beş ay sonra çektiği parayla 367 daire alabiliyorsunuz. Eşiyle birlikte kendisinin yatırdığı para 27 daire alırken, beş ay sonra çektiği para 367 daire alabiliyor.

‘BUZDAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜDÜR’

Bu isim buzdağının sadece görünen yüzüdür. Kabinenin diğer öğeleri gibi, diğer üst düzey AK Partililer gibi becerikli olmadığı için Fatma Hanım doğrudan kendi ve eşinin ismi ile işlem yapmıştır ve ilk bakıldığında listede göze çarpmıştır. İşlemlerini çantacılara yaptıran maharetli isimlerden değildir. İşlemlerini Lüksemburg’daki offshore hesapları üzerinden vekaletle yaptıran bakanlardan değildir. İşlemlerini Hollanda’dan, Akdeniz’deki çeşitli ada ülkelerindeki farklı bankacılık uygulamalarına tabi bankalardan yapanlardan değildir. Bu yüzden doğrudan ismi listede görünen birisidir. Burada piyasa gerçeklerine aykırı biçimde koyduğu parayla yüzde 1000 değer katıp kaçanlar, bir saadet zinciri oluşturmuşlardır.

Fon skandalından çıkan gerçek AK Parti’nin saadet zinciri olduğudur. Kapıp açtıkları paralar havadan gelmemiştir. O paralar 455 bin mağdurun parasıdır, para neredeyse hesap da oradadır. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gizlemeye çalıştığı gerçeği ortaya çıkarınca birdenbire ahlak timsali kesilmeye kalktılar. İnanın bana yüzsüzlüğün böylesini milletimiz görmedi. Milletimiz bu arsızlığa karşı ar edip parmağını ısırıyor. Sayın Erdoğan kameraların karşısına geçmiş diyor ki kendileri aslında çok iyiymiş de elinde büyüyen Fatma Hanım nefsine yenik düşmüş. Nefsine uymuş da ne yapmış? Fazla değil, sadece milletin cebinden 367 daire parası çalmış. Fırından bir ekmek çalan hapse girecek, bir tepsi baklavayla nefsine uyan hapse girecek; 2,2 milyar lirayı götüren nefsine uymuş olacak. İşte AK Parti’nin kara düzeni, kendine adaleti budur.

‘ERDOĞAN ‘HABERİM YOKMUŞ GİBİ ÇEKİN’ DİYOR’

Sayın Erdoğan kameraların karşısına geçiyor, kürsünün üstüne elini koyuyor ve ‘Haberim yokmuş gibi çekin bakalım’ diyor. Yahu yanınızdakiler milleti soymuş, nasıl haberiniz yok? Borsa çökmüş, fonlar patlamış; nasıl haberiniz yok? Toplamda 4,5 trilyon liramız buhar olmuş, nasıl haberiniz yok? Siz ne iş yapıyorsunuz? Siz bostan korkuluğu musunuz? Haberiniz varsa doğrudan sorumlusunuz, haberiniz yoksa yönetme kabiliyetiniz kalmamış, derhal bu milletin yakasından düşünüz. İşine gelince ‘Bizden habersiz kuş uçmaz’ diyeceksiniz, işinize gelmeyince ‘Vallahi haberim yok, Fatma Hanım nefsine uymuş’ diyeceksiniz. Bunun kabul edilebilir tarafı yoktur. Şimdi kamuoyunun önünde şunu ifade etmek isterim.

Fatma Betül Sayan Kaya, elbette tek değildir. Bütün AK Partililer biliyor ki, bunu anlatmaya gerek yok ki bu mağdurların çoğu da AK Parti seçmenidir. Bu fon TERA’yı, diğerlerini AK Parti’nin bilindik meşhur isimlerinden, saray bürokrasisinden, bakan isimlerinden bilirler. ‘Onun parası oradaymış, bunun parası oradaymış’ diye birbirlerini yüreklendirdiler. Kimin ne para götürdüğü MASAK’ın çeşitli takipleri ile bu dönem Maliye Bakanı’nın üzerinde böyle bir yükümlülük vardır ve tarih önünde bakalım bu sınavdan Maliye Bakanı geçecek mi, kalacak mı, yoksa kaçacak mıdır? Ama göreceğimiz şudur; yurt dışına çeşitli üçüncü kişiler üzerinden, daha önce isimlerini verdiğimiz, soğuk cüzdanlarla para kaçıranlar ki ‘soğuk cüzdan’ lafını Türkiye ilk kimden duyduysa oraya bir baksın. Yurtdışında offshore hesaplarına para koyanlar ve offshore hesapları üzerinden vekaletle işlem yapanların mutlaka ortaya çıkarılması, ortaya dökülmesi devlet sorumluluğudur.

‘HEPSİ ERDOĞAN’IN EKİBİNDEN’

Ama burada Fatma Betül Sayan Kaya’ya bakarak ve cambaza bakarken ‘Acaba ipin üstünde başka cambaz var mı?’ falan diyerek sanki ‘İşin içinde tek sorumlu Fatma Betül Sayan Kaya’ymış, o da nefsine uymuş’ oyununa karşı şimdi milletimizi şu isimlere kulak kesilmeye davet ediyorum. Bakın; paraları kim çoğalttı, onların yakalanıp ilan edilmesi devletin sorumluluğu. Bu konuda üzerimize düşen muhalefet olarak en ciddi takibi yapacağız. Çalışma grupları kurduk, yurt içinde, yurt dışında çalışacağız. Meclis’te komisyon kurulursa orada mücadele edeceğiz. Tüm imkanları zorlayacağız ve bir şekilde bu milletin bu parasını çalanları ya ortaya çıkaracağız ya milletimizin seçimden sonra verdiği yetkiyle teker teker ortaya çıkaracağız. Ancak ‘Fatma Betül Sayan Kaya var.

Orada da nefsine uymuş. Tayyip Bey de üzgün.’ Öyle bir şey yok. 455 bin kişi, aileleriyle 2 milyon kişi ve dolaylı etkilenen neredeyse 5 milyon kişi… Size bu fon gerçeğini şöyle açıklamak isterim. Paranızı çoğaltıp da çalanlar değil de ona zemin hazırlayanlara bir bakın ki her birinin orada fonda hesapları da var. Emre Alkin, TERA’nın tutuklu Yönetim Kurulu Üyesi. Kim bu? Bizzat Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi Üyesi. Atamasının altında Erdoğan’ın imzası var. Kerem Alkin, TERA Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi. Türkiye’nin OECD Daimi Büyükelçiliği’ne Erdoğan tarafından atanmıştı. Varlık Fonu ve Halkbank’ın yönetimindedir. Emre Tezmen, TERA Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı. Fatma Hanım’ın ve ailesinin yakın arkadaşı. Erkan Kilimci, TERA Başkan Vekili ve Genel Müdürü. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı. Atamasını Erdoğan yaptı. 200 liranın üzerinde imzası var.

Fecir Alptekin, TERA’nın Yönetim Kurulu Üyesi. Cumhurbaşkanı Danışmanı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Üyesi idi. Abdulkadir Özkan, Yönetim Kurulu Üyesi. Başbakanlık Başdanışmanı, Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı’nda Basın Müşaviri imiş. Erdin Özel, TERA Portföy Yönetim Kurulu Başkanı. AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı’ydı. Önce inkar ettiler. Anadolu Ajansı kayıtlarını silmeyi unuttular. AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı olarak basın açıklamaları ortada. Serdar Turhan, Pusula’nın tutuklu Yönetim Kurulu Başkanı. Eski AK Parti Gençlik Kolları Başkanı’nın Ortağı. Muhammed Yarız, Pusula Portföy’de Yönetici ve tutuklu. Eski AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi. Özdemir Ataseven, Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı idi. İskender Balcı, Özata Denizcilik’te Yönetici. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı. Hepsi Erdoğan’ın ekibi. Tamamının atamasının altında aynı mürekkep, aynı imza var; Recep Tayyip Erdoğan. Burnunun ucunu göremeyenden, bu işlerden haberi olmayandan Cumhurbaşkanı olmaz. Bu kumpas çetesini, bu kirli çeteyi ‘Asrın Soygunu’nu yapanları teker teker atayandan Cumhurbaşkanı olmaz.

‘ASRIN SOYGUNUN MALİYETİ DEPREMİN ETKİSİ KADAR’

‘Bu işlerden haberim yok’ diyen Erdoğan bir de sözüm ona millete güven vermeye çalışıyor. Şöyle söylüyor; ‘Finansal sistemimizde bir risk mevzu bahis değildir.’ Şimdi herkesin iyi dinlemesini istiyorum. Borsadaki kayıp, şu an 3,5 trilyon lira. Tasfiye edilen 131 fonda kalan para, 800 milyar lira. Yani bu soygunun ekonomiye maliyeti, 90 milyar dolar. Üç yıl önce 11 ilimizde deprem yaşadık, Erdoğan bunun adına ‘Asrın Felaketi’ dedi ve ekonomiye maliyetini 100 milyar dolar olarak kendisi açıkladı. Asrın felaketinin maliyeti 100 milyar dolar, asrın soygununun maliyeti 90 milyar dolar. Asrın soygunun ekonomiye etkisi deprem etkisidir. Kimse kimseyi kandırmayacak, kimse kimseyle alay etmeyecektir. Karşı karşıya olduğumuz; asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu, asrın finansal krizidir ve düpedüz devlet krizidir. Devlette tuz kokmuştur ve maalesef bu milletin bütün umutları, bu milletin umutlarını çalmaya azmetmiş gözü dönmüş kadrolara emanet edilmiştir.”

‘TURPUN KÜÇÜĞÜ’ TOPLANTISINDA BELGELERLE AÇIKLADIM’

Şimdi bugün Fatma Betül Sayan Kaya’dan çok daha maharetli olan AK Partili ‘fonzi’lerin bir yöntemini açıklayalım. Bunlar fonlarda, hisselerde yakalanmamak için kendileri işlem yapmıyorlar. Üçüncü kişilere işlem yaptırıyorlar. 17 Mart 2026 tarihinde, o zaman önceki partimizin Genel Başkanı olarak bir basın toplantısı yapmıştım. Erdoğan’ın ‘turpun büyüğü’ ifadelerine karşı ‘turpun küçüğü’ hatırlatmasıyla bir basın toplantısı.

Orada memur maaşıyla edinilmesi akıl almaz bir serveti tapularıyla, belgeleriyle açıklamıştım. Adalet Bakanlığı’na atanan, geçmişte İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan kişinin 16 tapusunu ID numaraları ile vermiştim. Ertesi gün dördü üzerinde aktifi gösterdi, yakın yani iki ay içinde satılmış 12 tapuyu gizledi. ID numaralarını ilan ettim, ‘Bizi yalanlayın’ dedim. Örneğin Şehircilik Bakanlığı’nın önündeki bilgisayara o ID numaralarını girince o evin şu an ve bir önceki sahibi belli, ne zaman satıldığı belli. Tek bir açıklama yok Murat Kurum’dan. Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyelere ‘Vergi kaçakçılığı’ olmasın diye yollanan yazılarda Murat Kurum bu 16 tapunun Adalet Bakanı’na ait olduğunu yazmış zaten. Belediyelerin her birinin kayıtlarında var.

Erdoğan, Adalet Bakanı’na ‘Sen bu konuda konuşma, sus’ dedi. Bana dava açtılar. Davanın birincisi görüldü. Dava açarken ne diyordu Adalet Bakanı? Şöyle söylüyordu; ‘Nasılsa mahkeme tapuları ister.’ Avukatımız mahkemenin tapularını istemesini istedi. Kendisinin avukatı ayağa zıpladı; ‘Karşıyız. Bu bir tazminat davasıdır, delile gerek yoktur. Müvekkilim söylenen bu sözlerle itibar kaybetmiştir, tazminat verin.’ Neredeyse tazminata hükmedecekti. Avukatlarımızın itirazı, isyanıyla bir mahkeme ertelendi. Burada herkesin önünde söylüyorum. O 16 tapuyu mahkemeye istiyor benim avukatlarım. Bakanlığa yazı yazılmasını istiyor benim avukatlarım. İlgili kurumlara yazı yazılmasını istiyor benim avukatlarım. Adalet Bakanı’nın avukatları ‘Tapuları istemeyin’ diyor. Bu durumla karşı karşıyayız.

‘MASANIN TOZUNU SİLMEDEN BASIN TOPLANTISINI SİLENLER…’

İşte o gün, o toplantıda açıkladım ve o gün, o toplantıda açıkladığım üç isim hiçbir açıklama yapmadılar. O tapular üzerinde işlem yapanlar, paraya döndüğünde o tapuları, o paraları alanlar, götürenler yapılmadı. Ama o günden bugüne bir şey yapıldı. O da nedir biliyor musun? Turpun küçüğü basın toplantısı. Partimize polis girdikten ve butlan yönetimi yerine oturduktan birkaç gün sonra partinin arşiv hesaplarından çıkarıldı ve silindi. Elbette her yerde var ancak butlan yönetiminin benim geçmişte yaptığım ve bizim geçmişte yaptığımız parti sözcülerimizin geçmişte yaptığı bütün basın toplantıları dururken sadece ve sadece turpun küçüğü basın toplantısını parti kayıtlarından çıkartmıştır.

Bu da bugünkü Adalet Bakanı’yla bugünkü butlancıların arasındaki ilişkiyi ve ilk iş olarak masanın tozunu silmeden basın toplantısını silenlerin nereden talimatla, kimle ilişkili olduğunu göstermektedir. Şimdi de fondaki 200 milyon dolarlık işlemler, birtakım çantacılar tarafından yapılmıştır. Görev Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e aittir ve hem bu isimlerin hem daha fazlasının bütün işlemleri, hesap hareketleri, yakınları, geçmişleri, bugünleri yarınlarının izlenmesi, yurt dışındaki offshore hesaplarının peşine, yurt dışındaki ülkelerle iş birliği anlaşmaları nezdinde mutlaka harekete geçirilmesi gereklidir. Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i asla ve asla rahat bırakmayacağımızı kendisi bilmelidir.” “

‘TARİHİN AZABINDAN KURTULSA ALLAH’IN GAZABINDAN KURTULAMAYACAKLAR’

Ayrıca sıralı tam liste elinde olan Erdoğan’a söylüyoruz. Fatma Hanım’ı sakladınız, ortaya çıkınca, ‘Biz yanlışın arkasında durmayız’ diyorsunuz. Parti Sözcümüz Sayın Zeynel Emre bunu açıkladığı ana kadar siz yanlışınız arkasında durdunuz, bunu sakladınız. Şimdi milletimize sanki siz söylemişsiniz, siz ortaya çıkarmışsınız, siz kınamış, siz uzaklaştırmışsınız gibi bir tutumun içinde kesinlikle olmayın. Türkiye’de ikili bir hukuk sistemi işletiliyor. Bir yanda 2 milyon 200 milyon lirayı gören AK Parti’yi ‘nefsine uydu’ deyip işin içinden ayıklayanlar, diğer yanda iş yerindeki arkadaşına 2 bin lira para gönderdi diye birlikte yedikleri yemeğin payına düşen kısmını yolladı diye suç örgütü üyesi diye aylarca hapiste tutup itirafçı olmaya zorlanan kadınlar var. ‘İBB soruşturmasında parkenin altından 2 milyon Euro çıktı’ diyeceksin, ‘Valizlerle para taşındı’ diyeceksin, ‘Kasalardan para çıktı’ diyeceksin sonra kasadan mühür çıktı, parke videosunun yalan olduğu, valizlerde jammer olduğu ortaya çıkacak, ‘Bizi de yanılttılar, biz gazeteci olarak duyduğumuzu yazdık’ diyeceksin ve bu haberleri servis eden şimdiki Adalet Bakanlığı basın ilişkileri, o günkü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı basın ilişkileri de bunları o günlerde alttan alta, gizli gizli yayacak, sonra iddianameye yazamayacak. Sayın Erdoğan, kantarın topuzu kaçmıştır. Bir de çıkıp orada, burada laf ola beri gele konuşuyorsunuz. Hoşuma gitti, dediniz ki ‘Tarihin azabından kurtulsalar Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.’ Bu sözü söylediğiniz Gazze’de zulüm yapanlar için bütün vicdanımla paylaşıyorum. Ama şunu da tekrar ediyorum. Bu milletten oyu alıp bu gariban milletin üç kuruşluk paralarını alanlar, soyanlar, yurtdışına kaçıranlar, günahsız insanlara sırf onlar partileri karşısında tehdittir diye iftira atanlar, tarihi azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.

‘EŞE, AİLEYE SALDIRDIKLARI BİR KORKAKLIĞIN İÇİNDEYİZ’

Değerli arkadaşlar bu kadar skandal, durduk yere ortaya dökülmüyor. Milletin bunlardan haberdar olması için birileri çalışıyor ve gayret ediyor. Ama bu işin üstüne gidenler de saldırıya uğruyor. Sayın Ahmet Şık ve Sayın Sera Kadıgil tespitlerini kamuoyuyla paylaştılar ve milletvekili olarak bu bakana bu konuyla ilgili çeşitli sorular sordular. Onlara yanıt vermek yerine Adalet Bakanlığı’nın güdümündeki troll hesaplar ve butlancılar, ahlaksızca bu iki isme hem de kendilerinin özel yaşamlarına yönelik ipe sapa gelmez saldırılar yaptılar. Maksat, ‘konuşmasınlar hesap sormasınlar.’ Dikkat edin Adalet Bakanlığı eleştiriliyor, Adalet Bakanlığının geçmişte uyuşturucu soruşturmasında adı olan, sonra dosyadan adı çıkarılan, sonra yakında tutulan, Ankara’ya bakanlığa getirilen ve şimdi bütün gazeteci arkadaşlarım dün akşamdan da biliyorlar gayri resmi yoldan basın bültenleri, ‘Alın böyle yazın haberi’ diye servislerle bu tür iftiralar atılıyor.

Dün, Zonguldak Milletvekilimiz Deniz Yavuzyılmaz, en başından beri yolsuzlukların üzerine giden Genel Başkan Yardımcımız, milletvekilimiz. O kadar korkak ve kirliler ki onunla baş edemeyeceğini gördükleri için hiçbir şeyle ilgisi olmayan değerli eşi, kardeşimize yağmadan soruşturma başlatmışlar. Akıl almaz. Yağma soruşturması. Nedir bu diyorsun? Saatler sonra ortaya çıktı ki yıllar önce çalışmış bir danışmanın bir şikayet dilekçesini Deniz Yavuzyılmaz’a bir şey diyemeyecekleri için eşi üzerinden yorumlayarak eşini mahkemeye çağırma, tutuklama tehdidi ile karşılaşıyor. Öyle bir noktadayız ki bizlerle baş edemeyenlerin eşlere, çocuklara, anneye, babaya, kardeşe saldırdıkları bir korkaklığın içindeyiz.

‘İÇİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN ‘Ö’SÜ YOK’

Birkaç aydır haysiyet cellatlıkları durmuştu. Neden? Bu tip konular yoktu. Dün Adalet Bakanlığı bu konuda, bakım fon meselesinin üstüne giden kim varsa onun hakkında, bir uyuşturucu dosyası, 23 sayfa ifade vermiş. İçinde Özgür Özel’in ‘Ö’sü yok. Bu kadar basın metni yapmış. ‘Uyuşturucu dosyasında Özgür Özel’in adı geçiyor, kişinin telefonundan Özgür Özel ile fotoğrafları çıktı’ diye. Öyle bir noktadayız ki; buradan açık açık söylüyorum. Aileyle uğraşan, eşle, kardeşle, dostla, çolukla çocukla uğraşan, korkaklara söylüyorum. Cirminiz kadar yer yakarsınız. Sizden korkan sizden beter olsun. Bu kara düzende yaşadıklarımız ilk değil, son da olmayacak.

17 – 25 Aralık’ta yolsuzluğa batan bakanlar kurtarılacak, kendi bakanlığına dezenfektan satanlar korunacak, 16 tapusu, akıl almaz serveti ortaya çıkan başsavcı bakanlığa terfi edecek. Şimdi de milleti dolandıranlara sessiz kalınacak. Ya hu 2,2 milyar lirayı çaldığını kabul edip, Hazine’ye iade ediyor. İşte ispat, işte kanıt, işte belge. Beyefendi Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirmiş. O kurulun başkanı Borsa İstanbul’un Başkanvekili. O adaleti sağlayacak? Meclis’te sözde komisyon kurulacak, Fatma Hanım’ın saz arkadaşları komisyonda çoğunluk olacak, kurda kuzuyu emanet edip oradan adalet çıkaracaksınız. Milletin bunlara karnı tok. İki kelimeyle millet işi özetliyor. Suçüstü yakalandınız.

‘KAYYIMLAR, YASAKLAR, BASKILAR BU KARA DÜZENİN ESASIDIR’

Değerli arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2018’deki sistem değişikliği ile kurduğu kara düzeninde kimse güvende değildir. Değerli vatandaşlarımız, okullarda evlatlarınız, madenlerde, fabrikalarda, otellerde canınız, bankada paranız güvende değildir. Çorlu tren katliamı bu kara düzenin işidir. İliç’te işçilerin toprağın altında kalması, bu kara düzende olmuştur. Yenidoğan çetesi bu kara düzende evlatlarımızın, sabilerin canına kastetmiştir. Okullardaki cinayetler bu kara düzendedir. Kartalkaya’daki canlar bu kara düzende yanmıştır. 6 Şubat‘ta imar aflarıyla yasal hale getirilen denetimsiz binalarla insanlarımız bu kara düzende enkaz altında kalmış, can vermiştir. Dilovası’nda kaçak fabrikadaki işçiler bu kara düzende ölmüşlerdir. Milletin seçtikleri bu kara düzende hapistedir. Kayyımlar, yasaklar, baskılar bu kara düzenin esasıdır. Tweet atanlar, gazeteciler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, avukatlar bu kara düzende tutuklanmakta, sosyal medya hesapları kapanmaktadır.

Bu kara düzende bir emekli yoksulluktan canına kıymış, bu kara düzende son bir haftada beş polisimiz canına kıymıştır. Şimdi fon vurgunu ile 2 milyon insanın birikimleri çalınmıştır. Milletimize sesleniyoruz. Senin yakının tren katliamında can vermemiş olabilir. Senin evladın, torunun yenidoğan çetesinin eline düşmemiş olabilir. Senin bir sevdiğin o otelde ya da o fabrikada yanarak can vermemiş olabilir. Ya da son vurgunda senin paran çalınmamış olabilir. Ama bu yaşananların her birinde bizden birilerinin senin bir bildiğinin, bir komşunun, bir yakının ya da tanımadığınsa, bu vatanın bir evladının, bir ailesinin canı yanmaktadır. Bu yaşananların her birinde birilerinin canı yanmaktadır. Bu düzen böyle devam ederse senin de canın yanacaktır. Sıranın sana gelmesini bekleme. Acıyı çekenler de bunları hak etmedi, sen de hak etmiyorsun. Kimse bu kara düzenden tek başına kurtulamaz. O yüzden söylüyoruz; ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.’

‘O SANDIĞA VARACAK, O SEÇİMİ ALACAĞIZ’

Değerli yol arkadaşlarım Türkiye’nin yeni ve temiz bir sayfaya, yeni ve tertemiz bir başlangıca ihtiyacı var. Biz bu eskimiş, çürümüş kara düzeni değiştirmek için yola çıktık. Partimizi milletimizle birlikte kurduk. Milletimizle birlikte yürüyoruz, büyüyoruz. Biz koltuk sahibi olmaya değil, milletin sorunlarını çözmeye talibiz. Tüm mağdurların hakkını vermeye, hakkı yenenlerin hakkını teslim etmeye talibiz. Bu iktidar üzerinde milletin ahı vardır. Mağdur edilen, yoksul bırakılan, adaletsizliğe uğrayan milyonların ahı bu iktidarın üzerindedir. Haksız yere hapiste tutulanların ahı bu iktidarın üzerindedir. Biz milletin yüzünü güldürmeye, sarsılmaz adaleti sağlamaya, Türkiye’yi ayağa kaldırmaya geliyoruz. Safımız milletle birdir. Milletimizin kaderi bizim kaderimizdir. Millet de bizimle beraberdir. Kimsenin şüphesi olmasın ki biz o sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bu iktidarı değiştireceğiz. Yaz boyunca emekleriniz için, sizi misafir eden örgütümüze, sizi misafir eden milletimize teşekkür ediyorum. Emekleriniz için sizlere teşekkür ediyoruz. Kampımızın başarılı çalışmalar yapacağına, sizlerin fikirleriyle YENİ Parti’nin yeni yürüyüşünün daha da güçleneceğine yürekten inanıyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

Dilan Polat ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ten gözaltına alındı

Sosyal medya ünlüsü Dilan Polat, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla gözaltına alındı.

Polat, ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi. Savcılık ifadesi sırasında fenalaşan Polat için sağlık ekipleri çağrıldı.

Meteoroloji’den sağanak alarmı: İşte il il hava durumu tahminleri…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 30 Eylül hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın güney ve doğusu, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun batısı, Güneydoğu Anadolu (Siirt dışında) ile İstanbul, Kırklareli, Erzurum, Kars, Ardahan, Iğdır ve Muş çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, Marmara’nın kuzeydoğusu, Doğu Akdeniz kıyıları, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Sinop ve Ardahan çevreleri ile Kastamonu’nun kıyı, Çanakkale’nin doğu, Balıkesir ve Bursa’nın kuzey kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının ülke genelinde mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın, genellikle kuzey, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kıyı Ege ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin kuzeydoğusu ile Çanakkale’nindoğu, Balıkesir ve Bursa’nın kuzey kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/Saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde kuzey kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ÇANAKKALE °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

İSTANBUL °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde Anadolu yakasının doğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

KOCAELİ °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

EGE

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-70 km/Saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İZMİR °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MUĞLA °C, 24°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

UŞAK °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yarın (Perşembe) gece saatlerinde, Doğu Akdeniz kıyılarında yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ADANA °C, 30°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yarın (Perşembe) gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ANTALYA °C, 29°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yarın (Perşembe) gece saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ISPARTA °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ESKİŞEHİR °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KONYA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

NEVŞEHİR °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Sinop çevreleri ile Kastamonu’nun kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

BOLU °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİNOP °C, 22°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ZONGULDAK °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın, Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/Saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

RİZE °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

SAMSUN °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

TRABZON °C, 22°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin batısı ile Erzurum, Kars, Ardahan, Iğdır ve Muş çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde Ardahan çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ERZURUM °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, bugün öğle ve yarın (Perşembe) gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

VAN °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, Siirt dışında bölge genelinin yarın (Perşembe) gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 29°C

Parçalı ve zamanla çok bulutlu, yarın (Perşembe) gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GAZİANTEP °C, 28°C

Parçalı ve zamanla çok bulutlu, yarın (Perşembe) gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİİRT °C, 27°C

Parçalı ve zamanla çok bulutlu

ŞANLIURFA °C, 29°C

Parçalı ve zamanla çok bulutlu, yarın (Perşembe) gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

Fon skandalında adı geçen Fatma Betül Sayan Kaya’dan ‘jet’ iddiasına yanıt

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında adı geçen ve AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya, hakkındaki “özel jet” iddiaları ile ilgili açıklama yaptı.

Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın jetiyle geçen yıl hacca gittiği iddiasına ilişkin Nagehan Alçı’ya konuşan Kaya, “Bu tamamen iftiradır. Hayır, ben Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferiyle gittim” dedi.

Alçı’nın “Bunu kanıtlayabilir misiniz?” sorusu üzerine Kaya, “Bileti göndereceğim” ifadelerini kullandı.

Nagehan Alçı ise, “Yayına başladıktan sonra bilet mesajlarıma düştü. Sizinle paylaşıyorum” dedi ve biletin fotoğrafını gösterdi.

NE OLMUŞTU?

Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ÖZATA Denizcilik hisse işlemlerine yönelik iddialar ortaya atılmıştı. Kaya ailesinin 5 ay içinde 2 milyar TL’den fazla para kazandığı öne sürülmüştü.

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Kaya’nın borsada nisan ayında aldığı 63 milyon TL’lik hisseyi fon skandalı patlak vermeden kısa süre önce 1,3 milyar TL’ye sattığını öne sürmüştü.

Emre, şunları söylemişti:

“255 liradan ÖZATA hisseden 250 bin adet satın alıyor. Eylül ayına geldiğinde ise bu hisseleri 4 bin 482 liradan satmış. Ne kadar yatırmış? 63 milyon 359 bin lira yatırmış. 4 ay içinde 1 milyar 344 milyon lira çekmiş. Bu millet sizi onurlandırmış, bakan yapmış, yetmemiş size bu.”

Sayan’ın eşi İlyas Kaya için de benzer bir iddiayı dile getiren Emre, şunları söylemişti:

“Hanımefendinin eşi İlyas Kaya da yine 255 liradan 150 bin adet hisse almış. Aynı şekilde 4 bin 482 liradan satmış. 99 milyon 687 bin lira yatırmış, 826 milyon lira çekmiş. Ana hisse ÖZATA, ancak bunlara nispeten daha az hisse aldıkları iki ayrı yer daha var.”

Hakkındaki iddiaların ardından Fatma Betül Sayan Kaya, AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti. Kaya’nın istifası Erdoğan tarafından kabul edilmişti.

Cumhuriyet’in kamusal sözü: Liyakat (I)

Özsevi Eröz yazdı…

BİR İMPARATORLUĞUN İKİ MANZARASI

On dokuzuncu yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa diplomasisinin dilinde giderek “Hasta adam” olarak anılıyordu. İfade, bir tarih hükmünden çok dönemin güç siyasetinin parçasıydı; fakat imparatorluğun askerî, mali ve idari sorunlarının dışarıdan nasıl algılandığını gösteriyordu. Aynı yıllarda İstanbul’un bazı semtlerinde ise bambaşka bir manzara yükseliyordu.

Bugün Beyoğlu’nun pasajlarına, Pera’nın apartmanlarına ve Büyükada’nın ahşap köşklerine bakarken çoğunlukla mimariden söz ediyoruz. Yüksek tavanlar, süslü cepheler, mermer merdivenler, oymalı balkonlar, geniş bahçeler ve kuleler İstanbul’un kaybolmuş zarafetinin kanıtları olarak anlatılıyor. Bu yapılar gerçekten güzeldi ve bugün de büyük bir tarihî miras değeri taşıyor. Fakat bu yapıların yalnız mimarlık tarihi yoktu. Bir de servet, imtiyaz ve hayat tarzı tarihi vardı.

Pera, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı başkentinin, Avrupa tüketim dünyasına açılan vitriniydi. Cadde-i Kebir (bugünkü İstiklal Caddesi) boyunca Avrupa’dan gelen kumaşlar, eldivenler, parfümler, porselenler, kristaller ve lüks eşyalar satılıyor; terziler, modaevi sahipleri, kuaförler ve pastaneler seçkin müşterilere hizmet veriyordu. Saray çevresinin ve varlıklı sınıfların Avrupa modasını takip etmesi için Paris’e gitmesi gerekmiyordu. Paris, Pera’nın vitrinlerine geliyordu.

Naum Tiyatrosu’nun tarihindeki bir ayrıntı, dönemin iki ayrı Osmanlı manzarasını çarpıcı biçimde yan yana getirir. Sultan Abdülmecid, 13 Kasım 1853’te tiyatroda Verdi’nin “Il Trovatore” operasını izledi. On yedi gün sonra, 30 Kasım 1853’te, Sinop Limanı’ndaki Osmanlı filosu, Rus donanmasının saldırısına uğradı; on iki Osmanlı savaş gemisi tahrip edildi ve yaklaşık 2.800 asker hayatını kaybetti. Gerçeğin kendisi yeterince çarpıcıdır: aynı ay içinde bir tarafta İstanbul’da Verdi, diğer tarafta Sinop’ta yanan bir filo vardı.

Bugün Çiçek Pasajı diye bildiğimiz yapı bu dünyanın en görünür simgelerinden biridir. Aynı yerde daha önce Naum Tiyatrosu bulunuyordu. İtalyan operalarının İstanbul’daki önemli sahnelerinden biri olan tiyatro, 1870 Büyük Pera Yangını’nda yok oldu. Ardından banker Hristaki Zografos arsayı satın aldı ve 1876’da Cité de Péra tamamlandı. Alt katta Paris tarzında düzenlenmiş yirmi dört dükkân, üst katlarda on sekiz lüks daire vardı. Bugün tarihî bir pasajın güzelliğini seyrediyoruz; o gün ise yapı, imparatorluk başkentinde oluşan yeni servetin ve seçkin tüketim hayatının vitrinlerinden biriydi.

Bu sırada aynı imparatorluğun başka coğrafyalarında gündelik hayat çok daha ağırdı. 1873-1875 arasında Orta Anadolu büyük bir kıtlık yaşadı. Kuraklık ve sert kış tarımı vururken ulaşım, dağıtım, maliye ve idare kapasitesindeki yetersizlikler felaketin etkisini büyüttü. Ankara, Konya, Yozgat, Kırşehir ve çevresinde ürün kayıpları, fiyat artışları, borçluluk, göç ve ölüm yaşandı. Doğal afet, zayıf devlet kapasitesiyle birleştiğinde insani felakete dönüşüyordu.

1911’de Galatasaray çevresinde “La Modiste Parisienne” gibi Paris modasını adında bile taşıyan şapka mağazaları faaliyet gösteriyordu. Aynı yılların Pera’sını anlatan H. G. Dwight, Galatasaray ile Taksim arasındaki Cadde-i Kebir’i, apartmanlarıyla bir tür Broadway’e benzetiyordu. Tokatlıyan’ın salonlarında balolar ve müzikli yemekler düzenleniyor, Pera, başkentin tüketim ve eğlence vitrini olmayı sürdürüyordu.

Aynı yıl İtalya, Trablusgarp’a saldırdı.

Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki son büyük toprağına düzenli kuvvet göndermekte zorlanması, devletin askerî hareket kabiliyetindeki aşınmayı açıkça gösteriyordu. Mustafa Kemal, Fethi Okyar, Nuri Conker ve başka genç Osmanlı subayları bölgeye gönüllü ve gizli yollarla ulaşarak yerel direnişi örgütlemek zorunda kaldılar. Mustafa Kemal Mısır üzerinden, takma ad kullanarak Trablusgarp’a geçti; Tobruk ve Derne’de İtalyan kuvvetlerine karşı savaştı ve yerel birliklerin örgütlenmesinde görev aldı.

Bu kuşak için imparatorluğun çözülüşü İstanbul’dan okunan bir gazete haberi değildi. Birkaç yıl sonra Cumhuriyet’i kuracak subaylar, devletin asker gönderemediği topraklara gizlice gidiyor ve elde kalan imkânlarla savunma örgütlemeye çalışıyordu.

Pera’daki ihtişam ile Trablusgarp’taki bu tablo aynı devletin aynı yıl içindeki iki ayrı yüzüydü.

İstanbul’un sayfiye hayatı da aynı dönemde genişliyordu. Buharlı vapurların yaygınlaşmasıyla Büyükada, 19. yüzyılın ikinci yarısında bankerlerin, tüccarların, saray çevresinin ve yüksek devlet görevlilerinin gözde yazlık merkezlerinden biri haline geldi. Ada’nın Çankaya ve Nizam semtleri çevresinde büyük bahçeli köşkler yükseldi. Yazlık hayat yalnız ev değiştirmek değildi; şehirdeki seçkin tüketim kültürü Ada’ya taşınıyor, İstanbul’dan ve Avrupa’dan gelen mallar, kıyafetler, parfümler ve ev eşyaları yazlık hayatın parçası oluyordu.

Ada’nın cemiyet hayatının en görünür sahnelerinden biri “Regatta”lardı. Büyükada’da 19. yüzyıl ortalarından itibaren düzenlenen kürek ve yelken yarışları zamanla bütün güne yayılan büyük eğlencelere dönüştü. Vapurlar seyirci taşıyor, kıyılar kalabalıklaşıyor, kayıklar ve yelkenliler yarışıyordu. Organizasyonların çevresinde bankerler, yüksek sosyete mensupları, saray ve devlet çevresinden isimler bulunuyor; bazı yarışlar yüksek devlet makamlarının himayesinde yapılıyordu. Deniz sporunun kendisi değil, devletin diğer bölgelerindeki manzarayla aynı zamana denk düşen bu korunaklı refah dünyası önemlidir.

Samuel Sullivan Cox’un 1887’de yayımladığı The Isles of the Princes; or, The Pleasures of Prinkipo, Büyükada’daki seçkin yazlık hayatı içeriden gösteren canlı tanıklıklardan biridir. Cox, kendisinin kiraladığı villanın bile kıyı boyunca yükselen daha görkemli konakların yanında küçük kaldığını söyler. Verandalar, bahçeler, geniş salonlar, hizmetkârlar ve denize açılan yazlık yaşam, Ada’yı başkentin varlıklı kesimleri için ayrı bir dünyaya dönüştürmüştür.

Cox’un anlatısında satıcılar meyveden dondurmaya, iğneden ayakkabıya kadar ihtiyaç duyulan malları evlerin kapısına getirir. Öğleden sonraları verandalar çay, kahve ve misafirlerle dolar; akşamları lokantalarda orkestralar çalar, gençler dans eder, piknikler ve geziler düzenlenir. Pazar vapurları İstanbul’dan binlerce eğlence yolcusunu Ada’ya taşır.

Bu dünya yalnız güzel bir sayfiye hayatı değildi. Köşkleri, hizmet düzeni, tüketimi ve eğlenceleriyle dönemin servet yoğunlaşmasının da görünür alanlarından biriydi.

Büyükada’da henüz elektrik yokken Splendid Palas Oteli, kendi jeneratörüyle asansör çalıştırıyor; yemek masalarında Paris’ten getirilen gümüşler, salonlarında Avrupa’dan taşınan mobilyalar bulunuyordu. Hafta sonları “Avrupa Geceleri” düzenlenen otelin tamamlandığı yıl 1911’di; Trablusgarp’ta henüz savaş sürerken, bir yıl sonra 1912’de Osmanlı Devleti, Balkan Savaşı’na girecekti.

Balkanlarda milliyetçi hareketler, silahlı çeteler, büyük devletlerin müdahaleleri ve merkezi idarenin giderek zayıflayan otoritesi aynı coğrafyada üst üste biniyordu. Devlet bir tarafta güvenlik sağlamak, bir tarafta reform taleplerine cevap vermek, bir tarafta da yabancı müdahaleyi sınırlamak zorundaydı. Merkezin kendi toprağında düzen kurma kapasitesinin tartışmalı hale gelmesi, sonraki büyük kopuşların zeminini hazırlıyordu.

Bu nedenle imparatorluğun son dönemindeki sefahati, “Zenginler eğleniyordu, fakirler açtı” kolaycılığına indirgemek yetersizdir. Asıl mesele, kamusal güç zayıflarken özel servetin büyüyebilmesi; devlet borçlanırken devlet çevresinde imtiyazların dağıtılabilmesi; taşra güvenlik, ulaşım ve idare sorunları yaşarken başkentte saraya, bürokrasiye ve finans çevrelerine yakın olanların son derece konforlu bir hayatı sürdürebilmesidir.

İMTİYAZ, RÜŞVET VE DÖNMEYEN DEVLET ÇARKI

Beyoğlu’nun vitrinleri, Ada köşkleri, regattalar ve saray çevresindeki gösterişli hayat tek başına bir devletin çöküşünü açıklamaz. Fakat bu hayatın arkasındaki servet ve iktidar ilişkilerine bakıldığında başka bir mesele görünür hale gelir. Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında kamu gücü ile kişisel nüfuz, devlet görevi ile himaye, ekonomik imtiyaz ile saraya yakınlık arasındaki sınırlar  birbirine karışıyordu. Bu ayırım bugün de önemlidir. Bir devlet rüşveti yalnız para alışverişi olarak görürse asıl büyük alanı kaçırabilir. İltimas, tavsiye, saray yakınlığı, kişisel himaye ve siyasi sadakat doğrudan para el değiştirmeden de kamu görevini özel çıkarın hizmetine sokabilir.

On dokuzuncu yüzyılın büyük imtiyaz işlerinden Rumeli demiryolları bunun ağır sonuçlar doğurabileceğini gösterir. Avrupa ile İstanbul’u bağlamak yalnız ticari bir girişim değildi; Balkanlardaki Osmanlı hâkimiyeti açısından askerî ve siyasi öneme de sahipti. Baron Maurice de Hirsch’e verilen imtiyazlar ve daha sonra yapılan sözleşmeler devletin sırtına büyük mali yükler bindirdi. Mahmud Nedim Paşa dönemindeki düzenlemeler Hirsch’e önemli avantajlar sağladı. Tarih kaynaklarında Hirsch’in rüşvet dağıttığı ve Mahmud Nedim Paşa’nın da bu ilişkilerden yararlandığı yönünde ciddi iddialar yer alır.

Buradaki asıl ders, kişilerin ahlakından daha büyüktür. Balkanları merkeze bağlaması beklenen bir altyapı yatırımı, imtiyaz ve denetim zaafı nedeniyle devletin ihtiyaç duyduğu anda tam kapasiteyle kullanamadığı bir sisteme dönüşebiliyordu. Yanlış karar yalnız o günün sözleşmesini bozmaz. Yıllar sonra işlemeyen hat, yetişmeyen asker, geciken erzak ve zayıflayan yönetim kapasitesi olarak yeniden ortaya çıkar.

Finans dünyasında Galata bankerleri, devletin artan nakit ihtiyacında giderek önemli hale geliyordu. Yorgo Zarifi gibi büyük bankerler devlete ve padişahlara kredi veriyor, sarayın mali ilişkilerinde etkili olabiliyordu. Burada önemli olan, kamu maliyesi ile sarayın özel mali çevresinin büyük özel sermayeye giderek daha bağımlı hale gelmesidir.

Osmanlı Devleti, 1854’te Kırım Savaşı sırasında ilk büyük dış borçlanmasına girişti. Sonraki yıllarda borçlanma hızlandı. 1875’e gelindiğinde devlet dış borç ödemelerini sürdüremedi; 1881 Muharrem Kararnamesi ile Düyun-ı Umumiye kuruldu ve bazı önemli devlet gelirleri alacaklıların temsil edildiği bu idarenin denetimine bırakıldı. Böylece mali sıkıntı yalnız bütçe açığı olmaktan çıktı; devletin kendi gelirleri üzerindeki tasarruf yetkisinin bir bölümü de aşındı. İki yıl sonra başlayan 93 Harbi ise imparatorluğun askerî zaafını başkentin kapısına kadar taşıdı. Rus ordusu Balkanları aşarak İstanbul önlerine geldi; karargâhını Ayastefanos’a, bugünkü Yeşilköy’e kurdu. 3 Mart 1878’de ağır şartlar taşıyan Ayastefanos Antlaşması burada imzalandı.

Savaşın İstanbul’daki karşılığı da ağırdı. Rumeli’den kaçan yüz binlerce muhacir başkente yığılmış, hazine kaynakları tükenme noktasına gelmiş, şehirde iaşe ve ekmek sıkıntısı büyümüştü. İmparatorluğun başkenti artık savaşın uzağındaki güvenli merkez değil, düşman ordusunun birkaç kilometre ötesine kadar geldiği bir şehirdi.

Ardından Sırbistan, Romanya ve Karadağ’ın bağımsızlığı tanındı; Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakıldı, Bosna-Hersek’in idaresi Avusturya-Macaristan’a geçti, Kıbrıs’ın yönetimi İngiltere’ye verildi.

Bu sırada Pera’nın apartmanları, pasajları ve seçkin tüketim hayatı büyümeye devam ediyordu. Pera’nın ışıkları ile Anadolu’nun ve Balkanların karanlığı arasındaki esas bağ burada aranmalıdır. Bir tarafta özel servet, banka sermayesi, ithal mallar, köşkler ve seçkin tüketim dünyası büyüyordu. Diğer tarafta devlet borcunu çeviremiyor, yatırımlarını tamamlamakta zorlanıyor ve kendi gelirlerinin bir bölümünü doğrudan yönetemez hale geliyordu. Ciddi siyasal sorun, devlet güç kaybederken devlete yakın olmanın hâlâ makam, servet ve imtiyaz üretmeye devam edebilmesiydi.

BALKANLARDA ÇARK ARTIK DÖNMÜYORDU

Resneli Niyazi Bey ve İşlemeyen Devlet

Bu çözülüşü yalnız İstanbul’daki mali tablolardan veya Avrupa devletlerinin raporlarından okumak gerekmez. Rumeli’de görev yapan genç bir Osmanlı subayının hatıraları, devlet düzenindeki aşınmanın sahada nasıl göründüğünü daha çıplak biçimde gösterir.

Resneli Niyazi Bey’in devlet idaresine duyduğu güvensizlik 1908’den çok önce başlamıştı. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda gösterdiği başarıdan sonra İstanbul’a geldiğinde yaşadığı bir olay, onun zihninde derin bir iz bıraktı. Kendisine on lira ödül verilirken, yanında bulunan yüksek rütbeli bir paşanın henüz on üç yaşındaki oğluna iki yüz lira ödül, iki derece terfi ve yaverlik verilmişti. Niyazi Bey, saraya alınma teklifini kabul etmedi. Hatıratında bu olayların ardından devletin “kendi kendini tanzim edemeyeceğini” düşünmeye başladığını ve bir inkılâba ihtiyaç bulunduğu kanaatinin güçlendiğini anlatır.

Burada genç bir subayın karşısına çıkan sorun yalnız kişisel bir haksızlık değildi. Devletin verdiği ödül ile gösterilen hizmet arasındaki bağ kopmuştu. Askerî başarıdan çok nüfuzun karşılık bulduğu bir düzende rütbe ve makamın temsil ettiği değer de aşınıyordu.

Resneli Niyazi Bey’in birkaç yıl sonra Makedonya’da gördüğü manzara, aynı sorunun daha geniş ölçekteki karşılığıydı. Hatıratında polis, jandarma, adliye ve sivil memurların görevlerini yerine getirmemesinden, halkı devletten uzaklaştıran uygulamalardan ve rüşvetle anılan görevlilerden söz eder.

Devlet, topraklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyaydı; fakat bazı yerlerde daha temel bir sorun yaşanıyordu. Devlet adına bulunan insanlar, devletin temsil etmesi gereken düzeni kuramıyordu.

Resneli Niyazi Bey, dağa çıktıktan sonra dolaştığı köylerden birinde hükümetin etkisinin “hemen hemen sıfırı bulmuş” olduğunu yazar. Köylerde yalnız silahlı çetelerin baskısı yoktur. İnsanlar birbirleriyle olan anlaşmazlıklarını çözecek, haklarını koruyacak ve kanunu uygulayacak bir otoriteden de yoksundur. Niyazi Bey’nin anlatımında köylünün aradığı şey yalnız güvenlik değil, adalet ve eşitlik uygulayan bir devlet otoritesidir. Hatıratında hükümetin, vatanın parçalanması ihtimali karşısında dahi etkili bir irade gösteremediğini düşündüğünü açıkça yazar.

Bu tablo, genç Cumhuriyet’in devraldığı tarihsel hafıza açısından önemlidir. Devlet çarkının durması, devlet dairelerinin kapanması demek değildir. Memurlar görevlerinde, kanunlar yürürlükte ve askerler kışlalarında olabilir. Çöküş bazen bütün bunlar yerli yerinde görünürken makamın ehliyetten, ödülün hizmetten ve kanunun uygulamadan kopmasıyla başlar.

GENÇ CUMHURİYET’İN DEĞİŞTİRMEK İSTEDİĞİ DÜZEN

Cumhuriyet kurulurken devralınan yalnız bir enkaz değildi; eğitimli bürokratlar, askerler, okullar, hukuk ve idare gelenekleri de vardı. Fakat değiştirilmek istenen temel ilişki biçimi açıktı. Egemenliğin kaynağı hanedanın şahsından millete geçiyor, kamu makamının meşruiyeti de kişisel lütuftan ortak hukuka bağlanıyordu.

1924 Anayasası’nın üçüncü maddesi egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan etti. Aynı anayasanın 69. maddesi ise “Her türlü zümre, sınıf, aile ve fert imtiyazları mülga (kaldırılmış) ve memnudur (yasaklanmıştır)” hükmünü taşıyordu. Bu, yalnız hukuki eşitlik cümlesi değildi. Genç Cumhuriyet’in kamusal düzen için koyduğu yönü de gösteriyordu: kişinin ailesi, zümresi veya kişisel ayrıcalığı kamusal hakların kaynağı olamazdı.

Bir makama ulaşmanın yolu aileden, saraydan, cemaatten, parti çevresinden veya güçlü bir koruyucudan geçiyorsa yurttaşların kanun önünde eşit olduğunu söylemek yetmez. Hukuki eşitliğin yanında fiilî bir ayrıcalık düzeni yaşamaya devam eder.

DEVAM EDECEK…

Tarih belli oldu: Benzine 12,47 TL zam geliyor!

Petrol fiyatları, döviz kurlarındaki hareketlilik ve ÖTV düzenlemeleri akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor.

Ekonomi yönetiminin ilave bir adım atmaması halinde 1 Ekim Perşembe günü benzine 12,47 TL, motorine 3,60 TL, LPG’ye ise 1,48 TL zam bekleniyor.

Akaryakıttaki yüksek artışların pompaya doğrudan yansımasını sınırlamak amacıyla yıl içinde üç kez eşelmobil uygulamasına başvurulmuştu. Ağustos ayında motorin için yıl sonuna kadar kademeli eşelmobil tarifesine geçilirken, benzinde uygulamanın 1 Ekim itibarıyla sona ermesi bekleniyor.

Güncel akaryakıt fiyatları şöyle:

İSTANBUL AVRUPA YAKASI

Benzin: 80.40 TL
Motorin: 93.50 TL
LPG: 34.99 TL

İSTANBUL ANADOLU YAKASI

Benzin: 80.30 TL
Motorin: 93.30 TL
LPG: 34.40 TL

ANKARA

Benzin: 81.40 TL
Motorin: 94.60 TL
LPG: 35.09 TL

İZMİR

Benzin: 81.70 TL
Motorin: 94.90 TL
LPG: 34.99 TL

Osmaniye’de okul bahçesinde silahlı saldırı: Öğretmen, yeğeni tarafından öldürüldü

Edebiyat öğretmeni Mehmet Bilgili ile yeğeni Ahmet Emre Bilgili arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle okul avlusunda tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Ahmet Emre Bilgili, yanında getirdiği ruhsatsız ateşli silahla dayısı Mehmet Bilgili’ye ateş açtı.

​Ağır yaralanan Mehmet Bilgili, sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı ancak tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.

​Olayın ardından kaçmaya çalışan saldırgan emniyet güçlerinin müdahalesiyle kısa sürede yakalandı.

VALİDEN AÇIKLAMA

Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırının ardından okula giderek görevlilerden bilgi aldı. Serdengeçti, gazetecilere yaptığı açıklamada “menfur saldırının eğitim-öğretimle bir alakası olmadığını” ifade etti.

Saldırgan Ahmet Emre Bilgili’nin uzun yıllardır şizofreni tedavisi gördüğünü bildiren Serdengeçti, Mehmet Bilgili’nin yeğenini yetiştirdiğini, “evlat olarak baktığını”, fakat son dönemlerde aralarında husumet oluştuğunu anlattı.

Serdengeçti, olayın polis ve savcılıkça aydınlatılacağını ifade ederek, “Burada öğrenciye ve eğitime dönük bir saldırı değil de dayı-yeğen ilişkisi bağlamında, yeğeni dayıyı okulumuzun bahçesinde hedef alıyor, bunu ifade etmek istiyorum. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun” dedi.

Okulun jandarma bölgesinde bulunduğuna işaret eden Serdengeçti, “Güvenlik korucumuzu burada görevlendirmiştik. Güvenlik korucumuz tarafından yakalandı direkt. Saldıran kişinin şizofren belirtileri olduğunu biliyoruz” diye konuştu. (ANKA)

 

💾

Osmaniye Merkez Çardak Köyü Farabi Anadolu Lisesi'nde edebiyat öğretmeni Mehmet Bilgili, yeğeni tarafından okul bahçesinde silahla vurularak öldürüldü.

Ankara’daki eylemde intihar eden emekli hayatını kaybetti

Ankara’da seyyanen zam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde eylem yapan emeklilerin protestosunda, emekli polis olduğu belirtilen bir kişi beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulundu.

BirGün’ün haberine göre; Ali Ş. isimli kişi, hayat pahalılığı ve geçim derdine ilişkin konuştu.

Konuşmasında, geçinemediğini ifade eden emekli, “Bizi bu hale getiren utansın” dedi. Emekli polis, daha sonra beylik tabancası ile intihar girişiminde bulundu.

İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine sevk edilen ekipler, intihar girişiminde bulunan emekliye ilk müdahalede bulundu.

Olayın ardından emekliler, protesto ve basın açıklamasını tamamlamama kararı aldı.

BirGün’ün haberine göre hastaneye kaldırılan emekli Ali Şekeroğlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Tarih belli oldu… Benzinin litre fiyatı 90 lirayı aşabilir!

Benzinde eşel mobil uygulamasının 1 Ekim itibarıyla sona ermesiyle ÖTV tutarının 4,43 TL’den 14,83 TL’ye yükselmesi bekleniyor.

Ekonomim’den Nihan Hiçyılmaz’ın haberine göre, ÖTV’deki 10,40 TL’lik artışın KDV’ye etkisiyle birlikte toplam fiyat artışı 12,48 TL’ye ulaşabilir. Yeni bir düzenleme yapılmaması halinde söz konusu artışın pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor.

ABD-İran savaşı sonrasında Brent petrol ve akaryakıt fiyatlarında yaşanan yükseliş, Türkiye’de benzin ve motorin fiyatlarına da yansımıştı. Zamların pompa fiyatlarına etkisini sınırlamak amacıyla yıl içerisinde farklı tarihlerde eşel mobil uygulaması devreye alınırken, mart ayında başlayan uygulamanın ardından temmuz ve ağustos aylarında da yeni düzenlemeler yapılmıştı. Sektör kaynaklarının aktardığı bilgilere göre sistem, benzin açısından 1 Ekim itibarıyla sona erecek.

Benzinde yeni bir ÖTV düzenlemesi yapılıp yapılmayacağı ise artışın pompaya nasıl yansıyacağını belirleyecek. Sektör kaynakları, motorinde uygulanan yönteme benzer şekilde benzinde de yeni bir eşel mobil kararı alınması halinde ÖTV artışının kademeli gerçekleştirilebileceğini belirtiyor.

Ancak yeni bir karar alınmaması halinde benzinin litre fiyatının 90 TL’nin üzerine çıkması ve tek seferde yüksek tutarlı bir zam uygulanması bekleniyor.

‘Vatandaşlık çetesi’ operasyonunda 33 tutuklama: 2 bin 11 gayrimenkule el konuldu

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “göçmen kaçakçılığı”, “resmi belgede sahtecilik”, “özel belgede sahtecilik” ve “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçlarına yönelik çalışma başlattı.

DHA’nın haberine göre; Bilirkişi ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda yapılan incelemelerde, Türk vatandaşlığı kazanılması için gerekli miktarda döviz ülkeye girmediği halde para trafiği gerçekleşmiş gibi gösterildiği ve danışıklı gayrimenkul satışları yapıldığı tespit edildi.

Soruşturma kapsamında ayrıca gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği, bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu kişilerden maddi menfaat sağlandığı ve kamunun zarara uğratıldığı belirlendi.

32 ŞİRKETE EL KONULDU, TMSF KAYYIM ATANDI

Şüphelilerin yakalanması amacıyla 21 Eylül’de düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 74 kişi gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında 32 şirkete el konularak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandı.

Soruşturma kapsamında ayrıca 2 bin 11 gayrimenkule, İstanbul’daki 1 otele, 86 motorlu araca, 2 yata, 42 banka hesabına el konuldu.

33 KİŞİ TUTUKLANDI

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 74 şüpheliden 33’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şüphelilerden 21’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 20 kişi hakkında ise ev hapsi kararı verildi.

Aleyna Çakır’ın şüpheli ölümü: Ümitcan Uygun hakkında karar

Kamuoyunda “Aleyna Çakır” olarak bilinen Sema Esen’in ölümüne ilişkin Ümitcan Uygun’un yargılandığı davada mahkeme kararını açıkladı.

DHA’nın haberine göre; Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, Uygun’u “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Uygun’un “eziyet etme” suçlamasından ise beraatine karar verdi.

Davada 8 Mayıs 2026’da açıklanan esas hakkındaki mütalaada savcılık, Uygun’un “intihara teşvik etme” ve “eziyet etme” suçlarından 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etmişti. Uygun ise suçlamaları kabul etmemişti.

Mahkeme, yargılama sonunda “eziyet etme” suçlaması yönünden beraat kararı verirken, diğer suçtan 4 yıl hapis cezasına hükmetti.

NE OLMUŞTU?

Gerçek adı Sema Esen olan ve kamuoyunda Aleyna Çakır adıyla tanınan 21 yaşındaki kadın, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde ölü bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün ası sonucu meydana geldiği belirtilmişti.

Esen’in ölümünün ardından, Ümitcan Uygun’un daha önce Esen’e şiddet uyguladığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada gündem olmuştu. Söz konusu görüntülerin Esen’in ölümünden yaklaşık bir buçuk ay önce kaydedildiği belirlenmişti. Uygun, soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

İDDİANAME YILLAR SONRA HAZIRLANMIŞTI

Esen’in ölümüne ilişkin soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede Uygun’un “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” ve “eziyet etme” suçlarından cezalandırılması talep edildi. Davanın ilk duruşması Mart 2025’te Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Yargılama sürecinde Uygun suçlamaları reddetti. Savcılık ise Mayıs 2026’daki mütalaasında iki suçtan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.

22 Eylül 2026’da açıklanan kararla Uygun’a “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” suçundan 4 yıl hapis cezası verilirken, “eziyet etme” suçundan beraat kararı çıktı.

AKOM’dan İstanbul için sağanak ve fırtına uyarısı: Sıcaklıklar 8 derece birden düşecek!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM, İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinde Balkanlar üzerinden gelen serin ve yağışlı havanın etkisi altına gireceğini duyurdu.

Sabah saatlerinde yerel (Tuzla, Çekmeköy Şile) görülen yağışların öğleden sonra etkisini arttırması, Avrupa Yakası, Boğaz çevresi ile Anadolu Yakası genelinde kuvvetli şekilde (20-40 kg/m2) etkili olması beklenirken sıcaklıkların akşam saatlerine kadar azalarak 16 dereceler civarına gerileyeceği tahmin ediliyor.

AKOM’un tahminlerine göre; çarşamba gece saatlerine kadar bölgede etkili olması beklenen sistem nedeni ile rüzgârın kuzeyli yönlerden aralıklarla fırtına şeklinde (30-60km/s) esmesi beraberinde sıcaklıkların da 6-8 derece birden azalarak bahar değerlerine gerileyeceği, il genelinde aralıklarla kuvvetli sağanak ve yer yer çok kuvvetli (60-100 kg/m2) gök gürültülü sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.

‘7 BİN 38 PERSONEL İSTANBUL İÇİN HAZIR’

Konuya ilişkin İBB’den yapılan bilgilendirmeye göre, beklenen kuvvetli sağanak yağış nedeniyle yaşanması muhtemel olumsuzluklara karşı İBB ekiplerinden 7 bin 38 personel, 2 bin 137 araç ve iş makinesi ile il genelinde hazır bekliyor.

İtfaiye ekiplerinden 926 personel 548 araç iş makinası 213 motopomp, 523 dalgıç pompa ekipmanı, İSKİ’den 1056 personel 649 araç iş makinası, İBB Yol Bakım’dan 513 personel 151 araç iş makinası, Atık Yönetimi/İSTAÇ’tan 538 personel, 134 araç iş makinası, zabıta ekiplerinden 1270 personel 203 araç, Park Bahçeler’den 629 personel 109 araç, İBB Trafik’ten 152 personel 41 araç, İBB Yerinde Çözüm’den 486 personel 31 araç, İETT’den 377 personel 19 araç, Metro İstanbul’dan 300 personel, İGDAŞ’tan 791 personel 252 araç iş makinası teyakkuzda İstanbul için bekliyor.

AKOM tarafından; yağış nedeniyle şu ana kadar önemli bir olumsuzluk yaşanmadığı açıklandı. (ANKA)

Tahliye kararı sonrası yeniden gözaltına alınmıştı: Mehmet Cemil Acar tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan dün gözaltına alınan şüpheli Mehmet Cemil Acar’ın emniyetteki işlemleri tamamlandı.

AA’nın haberine göre; sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, sevk edildiği sulh ceza hakimliğince üzerine atılı suçtan tutuklandı.

Soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporunda, şüphelinin DHMİ’de Daire Başkanı ve müşavir olarak görev yaptığı dönemde, yasal gelirinin çok üzerinde çeşitli illerde ve değerli konumlarda çok sayıda gayrimenkul edindiği tespiti yer aldı.

Acar’ın, görev yaptığı süre içerisinde maaş olarak elde ettiği gelirin çok üzerinde gayrimenkul edindiği, bu mal varlığının kaynağına ilişkin açıklayıcı bir beyanda bulunamadığı belirtildi.

Bilirkişi incelemesinde, şüphelinin yasal geliri ile tespit edilen mal varlığı arasındaki haksız miktarın 223 milyon 795 bin 333 lira olduğu kaydedildi.

Dosyada yer alan ifadelerde ise O.E. isimli şahsın, şüphelinin görevde olduğu sırada yapması gereken işleri geciktirmek suretiyle birçok kişiden para ve başka mallar temin ettiği yönünde beyanda bulunduğu belirtildi.

Soruşturmanın, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ile “rüşvet/irtikap” suçlamaları kapsamında genişletilerek sürdürüldüğü bildirildi.

İstanbullular dikkat… AKOM saat verip uyardı: Kuvvetli geliyor!

Konuya ilişkin İBB’den yapılan bilgilendirmeye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM hafta boyunca sıcaklıkların düşmesiyle birlikte, İstanbul’da salı gününden itibaren yağmurun etkili olacağını duyurdu.

Marmara Bölgesi genelinde etkili olacak serin ve yağışlı havayla birlikte yarın sabah saatlerinden (09.00) itibaren rüzgârın kuzeyli yönlerde kuvvetlenmesi (20-50km/s) ile birlikte hâlihazırda 26-28 ℃ aralığında yaz değerlerinde seyreden sıcaklıkların 6-8℃ birden azalarak bahar değerlerine gerileyeceği, beraberinde il genelinde aralıklarla sağanak geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor. Yağışlar çarşamba akşam saatlerine (17.00) kadar İstanbul’u kuvvetli yağış geçişleri ile etkisi altına alacak.

AKOM’un değerlendirmelerine göre; Karadeniz’in nemli havasını bölgeye taşıyan poyrazdan dolayı nem miktarının özellikle maksimum seviyelere çıktığı şu günlerde; atmosferin üst seviyesinin soğuk, yer seviyesinin (deniz ve kara) sıcak olması nedeniyle yıldırımlı, şimşekli, fırtınalı, gök gürültülü kuvvetli sağanak yağmur geçişleri bekleniyor. Vatandaşların ise ani su baskınları, ulaşımda yaşanabilecek aksamalar, yıldırım ve kuvvetli yağış nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor. (ANKA)

Afra Saraçoğlu gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturmasında yeni gelişme yaşandı.

Hakkında gözaltı kararı bulunan oyuncu Afra Saraçoğlu, yurt dışından Türkiye’ye dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.

‘EN KISA SÜREDE DÖNÜP İFADE VERECEĞİM’ DEMİŞTİ

Saraçoğlu, operasyonun ardından sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, önceden planlanan iş seyahati nedeniyle yurt dışında bulunduğunu belirtmişti.

Hakkındaki gözaltı kararına ilişkin Türkiye’ye döneceğini açıklayan Saraçoğlu, en kısa sürede ifade vereceğini bildirmişti.

Türkiye’ye dönen Saraçoğlu, İstanbul Havalimanı’nda ekipler tarafından gözaltına alındı.

Evinden 26 kilo külçe altın çıkmıştı: Eski DHMİ Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar tahliye edildi

“Rüşvet” ve “yolsuzluk” suçlamalarıyla yargılanan eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar tahliye edildi.

Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi, Acar’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak tahliyesine karar verdi.

Evindeki kasadan 26 kilo külçe altın çıkmıştı

EVİNDEKİ KASADAN 26 KİLO KÜLÇE ALTIN ÇIKMIŞTI

Acar’ın evinde yapılan aramada kasada 26 kilogram külçe altın, 1 milyon 320 bin dolar ve 121 bin Euro ele geçirilmişti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Acar’ın “geliri ile orantılı olmayacak şekilde mal varlığı edindiği, bazı mallarını gizlediği ve şüpheli banka hareketlerine sahip olduğu” bildirilmişti.

Yaklaşık 26 yıl DHMİ Genel Müdürlüğü’nde çalışan ve Kasım 2024’te emekli olan Acar, aylık gelirinin 3 milyon TL olduğunu belirtmişti.

Acar’ın emekli olmadan yaklaşık üç ay önce Batman’da bir mercimek fabrikası satın aldığı ve kendi üzerine kayıtlı 12 gayrimenkulünün bulunduğu da dosyaya yansımıştı.

ÖNCEKİ DURUŞMADA TAHLİYE EDİLMEMİŞTİ

Davanın daha önce Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmasında Acar, SEGBİS aracılığıyla savunma yapmıştı.

Duruşmada dinlenen tanıklar, Acar’ın malvarlığının kaynağına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.

Tanık Behice Nilgün Erdem, Acar’a bedelsiz devrettiği gayrimenkulün geçmişte verdiği mimarlık ve danışmanlık hizmetlerinin karşılığı olduğunu savunmuştu.

Acar’ın yeğeni Ahmet Acar ise Batman’daki miras arazisine otel yapılması için gerçekleştirilen anlaşma sonucunda Acar’a 300 bin dolar ve 1 kilogram altın verdiğini söylemişti.

Mahkeme ikinci duruşmada Acar’ın tutukluluk halinin devamına karar vermiş, davayı 24 Kasım’a ertelemişti.

Son kararla birlikte mahkeme, Acar’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak tahliyesine hükmetti. (ANKA)

Dorukhan Büyükışık dosyasında ek iddianame: Eski emniyet müdürü dahil 26 sanığa hapis istemi

İzmir’de 8 yıl önce 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü bulunmasına ilişkin aralarında dönemin Narlıdere ilçe emniyet müdürü ve inşaat şirketinin ortaklarının da bulunduğu 26 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, sanıkların 6 ay ile 7,5 yıl arasında değişen sürelerde hapisle cezalandırılması istendi.

AA’nın haberine göre; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 262 sayfalık iddianame hazırlandı.

Birleştirme talebiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, aralarında dönemin Narlıdere ilçe emniyet müdürü İ.Y, dönemin Narlıdere Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi amiri İ.K, dönemin olay yeri inceleme ve suç inceleme büro amirleri, inşaat şirketinin ortakları M.M.T. ve oğlu M.T.T’nin de aralarında bulunduğu 25’i tutuklu 26 sanık hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlarından 6 ay ile 7,5 yıl arasında değişen sürelerde hapis cezası talep edildi.

İddianamede, hukuk devletinde olayların zamanın akışına terk edilemeyeceği ve adalet arayışının toplum hafızasında canlı kaldığı sürece devletin gerçeği araştırma yükümlülüğünün devam edeceği, bu kapsamda 2018’de yaşanan ve aradan geçen zamana rağmen kamuoyunda yanıtı aranan Büyükışık’ın ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla soruşturma dosyasındaki bilgi ve delillerin yeniden değerlendirildiği ifade edildi.

‘DEMİR ÇUBUKLARLA ÖLDÜRÜLMÜŞ OLABİLRİ’

İncelemelerde bazı delillerin gizlenmiş, değiştirilmiş veya soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engelleyecek şekilde işleme tabi tutulmuş olabileceğine ilişkin somut deliller bulunduğu belirtilen iddianamede, Büyükışık’ın 13 Mayıs 2018’de Narlıdere’deki Bulut Orman Evleri inşaat alanında, 7 katlı apartman blokunun önünde cansız bedeninin bulunduğu hatırlatılarak, şunlar kaydedildi:

“Dorukhan Büyükışık’ın sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darbedilmek suretiyle öldürülmüş olabileceği kanaatine varılarak, tüm şüpheliler hakkında ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ ile ‘yalan tanıklık’ suçlarından 21 Mayıs’ta İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilerek 26 şüphelinin tamamı hakkında tutuklamaya ilişkin koruma tedbiri uygulanmıştır. Bu soruşturmanın konusu, ölümün oluş biçimi hakkında varsayımsal bir kabul kurmak değil, ölümün maddi gerçeğini ortaya çıkarabilecek delillerin olayın ilk saatlerinden itibaren nasıl toplandığını, kimlerin fiili hakimiyetinde bulunduğunu, hangi delillerin zamanında incelendiğini, hangilerinin eksik veya geç aktarıldığını ve bu süreçlerde şüphelilerin somut eylemlerinin bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Dosyada yer alan 30 Temmuz 2018 tarihli otopsi raporunda ölümün, genel beden travmasına bağlı çok sayıda kosta (kaburga) kırığı ile iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiş, travmatik bulguların oluşum mekanizmasının adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle iddianame, yüksekten düşme ihtimalini bilimsel olarak dışlayan bir ön kabul üzerine değil, ölüm mekanizmasının aydınlatılması için gerekli delillerin akıbeti üzerine kurulmuştur.”

Dosya kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarla elde edilen yeni bilgi ve bulguların, olayın yüksekten düşme sonucu gerçekleştiği yönündeki değerlendirmelerin yanı sıra Büyükışık’ın darbedilerek öldürülmüş olabileceği iddiasını da desteklediği ifade edildi.

‘ÇOK SAYIDA AKSAKLIK VE MÜDAHALE VAR’

Dönemin Narlıdere ilçe emniyet müdürü İ.Y’nin, adli görevlendirmesi bulunmamasına rağmen olayın ilk anından itibaren kolluk sevk ve idaresine dahil olduğu, şirket yöneticileriyle yoğun irtibat kurarak delil süreçlerinde etkili olduğu, 13 Şubat’taki duruşmada tanık sıfatıyla verdiği beyanların gerçeğe aykırı olduğu ileri sürüldü.

İddianamede, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Dosya kapsamındaki müşteki beyanları ve şüpheli ifadeleri, tanık anlatımları, olay yeri inceleme ve ölü muayene kayıtları, adli tıp raporları, kriminal incelemeler, kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları, dijital materyaller ve diğer soruşturma evrakları birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmanın ilk aşamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişli delillerin toplanması, korunması, muhafazası ve adli makamlara aktarılması süreçlerinde birbirinden bağımsız görülemeyecek çok sayıda aksaklık ve müdahale bulunduğu anlaşılmıştır.

Olay yerinin başlangıçta muhafaza edilmemesi, maktule ait eşya ve araç üzerindeki izlerin zamanında ve eksiksiz biçimde incelenmemesi, zamana duyarlı biyolojik örneklerin yaklaşık 13 ay sonra kriminal incelemeye gönderilmesi ve bu nedenle genetik incelemeye cevap vermemesi, olay yeri fotoğraf ve videolarının uzun süre soruşturma dosyasına intikal ettirilmemesi, şantiye alanındaki kamera kayıtlarının tamamının temin edilmemesi, sonradan dosyaya giren görüntünün kaynak bilgilerinin silinmiş olması ve görüntü üzerinde oynama bulunduğuna ilişkin teknik tespitler, maktule ait cep telefonu ve araç anahtarının konum ve izlerine ilişkin farklılıklar birlikte değerlendirildiğinde delil muhafaza zincirinin ciddi biçimde zedelendiğine ve delil zincirinin birden çok kritik noktada kesintiye uğratıldığı anlaşılmıştır.”

İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul ederek dosyayı 5 şantiye çalışanı ve 8 polisin “görevi kötüye kullanma” ve “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılandığı 13 sanıklı dava ile birleştirdi.

NE OLMUŞTU?

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 13 Mayıs 2018’de Dorukhan Büyükışık’ın, inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunmuş, olayın intihar olduğu değerlendirilmişti.

Soruşturma kapsamında ailenin şikayeti üzerine, olay yerine gelen polisler hakkında “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla düzenlenen iddianame, 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ayrıca şantiye sahasında görevli bekçiler H.K, H.A, T.Ç. ile inşaatta çalışan B.Ç. ve yakın şantiye sahasında bekçi olarak görev yapan A.G. hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı.

“Görevi kötüye kullanma” iddiasıyla haklarında dava açılan 8 polisin yargılandığı İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava ile 5 inşaat çalışanının İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı dava 10 Ekim 2025’te birleştirilmişti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcısının başkanlığında oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi dosyayı yeniden ele almış ve “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “yalan tanıklık” suçları kapsamında 26 şüpheli hakkında 21 Mayıs’ta gözaltı kararı verilmiş, aralarında dönemin ilçe emniyet müdürü İ.Y, inşaat şirketinin ortakları M.M.T. (69) ve oğlu M.T.T’nin (43) de bulunduğu 26 şüpheli tutuklanmış, 1’i tahliye edilmişti.

Kurtlar Vadisi’nin ‘Ömer Baba’sından açıklama: ‘Dürüst adam değiller’

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma devam ederken, Kurtlar Vadisi dizisi gündeme geldi.

Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan “bilgi sahibi” sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.

Başsavcılık soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiğini bildirmişti.

‘ŞÜPHELENİYORDUM’

Kurtlar Vadisi dizisinde “Ömer Baba” karakterini canlandıran Emin Olcay, dizi ve soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu.

Sabah’a konuşan Olcay, “Osman Sınav’dan sonra dizi politikaya dönmeye başladı. Türkiye’nin birtakım bilinmeyen yerlerine doğru gitmeye başladık. Giderek de arttı bu. Hissedilir şekilde. Senaryo giderek bozuldu” dedi.

“Birkaç defa konuşmaya çalıştım ama cevap vermediler, ben de sustum” diyen Olcay, “Yani şüpheleniyordum da, birilerinden bu bilgileri almasalar bunları nereden biliyorlar diye düşündüğüm oldu. Bir yerden bir şeyler geliyor ki yazıyorlar diye düşündüğüm oldu” ifadelerini kullandı.

‘SENARYOYU OKUDUĞUMDA ÇOK ŞAŞIRIYORDUM’

Emin Olcay, şunları söyledi:

“Bana bölüm çekilmeden önce bölüm senaryosu geliyordu. Okuduğumda çok şaşırıyordum. Yani Yeşil’in diziye girmesine ne gerek vardı ya? Yeşil niye girdi? Sonra Cumhurbaşkanı niye girdi senaryoya? Bunlar niçin girdi? Ve anlamadığımız şeyler vardı. Bir de Harp Okulu’nda her sene sahneye konulan oyunları dört sene ben yönettim. Bu her sene en az üç ayımın Harp Okulu’nda geçmesi demektir. Ergenekon döneminde bazı öğrencilerime FETÖ’nün nasıl tuzak kurduğunu, neler yaptığını duyuyordum. Bundan dolayı da dizideki bu dönüşüm beni çok rahatsız ediyordu. Uyarsam da Raciler burunlarından kıl aldırmadıkları için dinlemezlerdi. Egoları çok yüksekti. Zaten diziden çıkmak istiyordum ama beni bırakmamak için sürekli sözler veriliyordu. Ama verdikleri sözleri hiçbir zaman tutmadılar… Dizi de Osman sonrası, James Bond filmi seyreder gibi hale gelmişti yani. İngiliz ajanları tiplemeleri, KGB tiplemeleri, FBI tiplemeleri, dizinin içine girip girip çıkıyorlardı. Böylesi yakışmıyordu bizim ülkemize… Tabii Polat Alemdar da vatan kurtaran kahraman oluyordu böylece.”

‘İYİ, DÜRÜST, DÜZGÜN ADAMLAR DEĞİLLER’

Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz kardeşlere tepki gösteren Olcay, “Çok kırgınım onlara. Ne babaları ne de dedeleri gibi insan değiller. İyi, dürüst, düzgün adamlar değiller. İnşaat işine girdiklerinde de Pana Film’de çalışanların da çok paraları gitmiş. Mülk sahibi olmak için çok para kaptırmışlar bunlara. Şimdi mahkemelikler” dedi.

“Bana da yanlış şeyler yaptılar” diyen Olcay, “Ben 12 sene rol aldım. Bölüm başı piyasaya göre çok düşük ücretlere çalıştım. Benim tiyatrodan öğrencilerim de orada oynuyordu. Onlara benden çok veriyorlardı. Raci ile ne zaman para konusunu konuşsam, “Çok kötü durumdayız” diyordu. Eşime de aynı şekilde yaptılar. Zaten eşim Hayat Olcay, ‘Elif’in annesini oynuyordu. ‘Elif’ öldükten sonra diziden çıkarmadılar ama sahne de yazmıyorlardı. Eşim de o sırada gelen teklifleri geri çevirmek zorunda kalıyordu. Bana sette mobbing uygulanıyordu. Beni ikinci sınıf insan gibi görüyorlardı herhalde” ifadelerini kullandı.

‘FETÖ SORUŞTURMASINI DOĞRU BULUYORUM’

Kurtlar Vadisi Pusu dizisine yönelik FETÖ incelenmesine ilişkin görüşleri sorulan Olcay, “Soruşturma açılmasını çok doğru buluyorum. Gerçekler neyse ortaya çıksın. Eğer yanlış şeyler yaptılarsa cezalarını çeksinler, yanlış yapmadılarsa da bu durumdan aklanır çıkarlar. Umarım, bundan sonraki yaşamlarında ak pak olurlar çünkü bunlar genç insanlar önlerinde yaşayacakları günler var. Allah yollarını açık etsin” diye konuştu.

Eski Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mustafa Turhan hakkında soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcılarda korku ve paniğe neden olacak nitelikte paylaşımlar yapıldığı yönündeki tespitler üzerine eski AKP Milletvekili, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, eski Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Mustafa Turhan hakkında resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

BAŞSAVCILIK AÇIKLAMA YAPTI

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, bazı sosyal medya platformlarında yer alan ve kamuoyuna yansıyan paylaşımlara ilişkin inceleme başlatıldığı belirtildi.

Açıklamada, söz konusu paylaşımlarda doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcıda korku ve paniğe sebep olacak nitelikte içeriklerin yer aldığı yönünde tespitler bulunduğu ifade edildi.

Başsavcılığın açıklamasında, “Bazı sosyal medya platformlarında yer alan ve kamuoyuna yansıyan paylaşımlarda, doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcıda korku ve paniğe sebep olacak nitelikte paylaşımlar yaptığı yönünde tespitler üzerine ‘@ibrahimmturhan2’ adlı hesap kullanıcısı olan İbrahim Mustafa Turhan hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca re’sen soruşturma işlemlerine başlanılmıştır” ifadelerine yer verildi.

NE DEMİŞTİ?

Borsa İstanbul’da yüzde 6’yı aşan değer kaybıyla ilgili olarak Turhan, sosyal medyadan şu paylaşımı yapmıştı:

“Borsamızda, sermaye piyasasında temel ve yapısal bir risk olduğunu düşünmüyorum. Türkiye ekonomisi güçlü, halka açık şirketlerin tamamını etkileyecek bir risk söz konusu değil. Özellikle de iş modellerinde kârlılık ve serbest nakit akışı sorunu olmayan şirketler çok iyi durumda. Hatta birçoğu değerinin altında fiyatlanıyor. Döviz kuruna ilişkin açık ve yakın bir tehdit söz konusu değil. Kamunun finansal sürdürülebilirliği de gayet sağlam.
Sakin olmak lazım…
…
Bu gibi durumlarda panikle hareket edenler en büyük zararı kendilerine verir. Aynı zamanda piyasanın bozulmasına ve sorunun gerçekte olduğundan daha büyük görünmesine neden olabilir.
Türkiye ekonomisine, sermaye piyasamızın kurumsal altyapısına güvenin.

1997’de Asya krizi, ardından 1998 Rusya krizi gelişen piyasa ekonomilerini (EM) vurmuştu. Bu arada Brezilya EM’lerden olumlu yönde ayrışıyordu. Kasım 1998’de IMF öncülüğünde 41,5 milyar dolarlık devasa bir finansal destek paketi için anlaşma yapıldı ve Brezilya hükümeti bu anlaşma doğrultusunda ve sonrasında çok katı mali ve yapısal reformlar gerçekleştirdi. Brezilya kapkara bir gökyüzünde parlayan yıldız olmuştu.

EM’lere yatırım yapan riskli fonlar nakit ihtiyaçlarını karşılamak için portföylerindeki varlıkların bir kısmını satmak zorundaydı. Üstelik yaşanan EM krizi dolayısıyla müşterilerin nakit talepleri de artmıştı. Krizin etkisinin derin olduğu ve sıkıntıda olan ülkelerdeki pozisyonlardan satış yapılırsa o ana kadar kâğıt üzerinde olan zarar gerçeğe dönmüş/realize edilmiş olacaktı. Bu yüzden kârlı pozisyonlardan satış yapmak daha rasyoneldi. Portföylerdeki en kârlı kalem Brezilya varlıklarıydı. Dolayısıyla herkes kârlı olan, kaliteli olan, güçlü olan varlıkları satmaya başladı.

Kasım 1998’deki IMF paketine ve hükümetin kemer sıkma sözlerine rağmen Brezilya deyim yerindeyse “başarısının” kurbanı oldu. Yatırımcılar panikle Brezilya sattıkça kendi kendini besleyen kısır bir döngü oluştu. Merkez Bankası, para birimi realin değerini korumak için piyasaya milyarlarca dolar satmak zorunda kaldı. Sadece birkaç gün içinde milyarlarca dolarlık sermaye çıkışı yaşandı. 15 Ocak 1999’da Merkez Bankası pes etti ve reali tamamen dalgalı kura bıraktı. Real, dolar karşısında birkaç hafta içinde %40 değer kaybetti.
…
Bugün borsada yaşanan gelişmeler de bu gözle yorumlanabilir.”

Turhan’ın Borsa İstanbul’a yönelik diğer paylaşımı da şöyle:

“Finansal sistemin önemli bir bölümünde ortaya çıkan bozulmanın finansal aracılık işlevlerini ciddi biçimde aksatması, tek bir kuruluşta ya da birkaç piyasa aktöründe başgösteren sorunun güven kaybı, kaçış, likidite sıkışıklığı, varlık satışları, karşı taraf riski gibi mekanizmalarla sistemin tamamına yayılması sistemik finansal risktir. Bu öngörülebilir bir durumdur. Senaryo analizleri sistemik olaylara karşı önlemleri içerir. Aslolan önleyici tedbirleri gecikmeden devreye sokabilmektir. Yoksa bade harabu’l Basra…”

ÖSYM açıkladı… KPSS’de 392 aday yeniden sınava alınacak!

ÖSYM’nin yazılı açıklamasına göre, 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül’de 1 milyon 708 bin 329 adayın katılımıyla, 145 sınav merkezindeki 4 bin 724 sınav binası ve 86 bin 646 sınav salonunda uygulandı.

Şanlıurfa şehir merkezi ile Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü arasındaki bağlantı yolunun tek şeride düşürülmesi ve bölgede yaşanan trafik kazası nedeniyle sınav binalarına ulaşımın zorlaştığı belirtildi. ÖSYM Şanlıurfa İl Koordinatörlüğünün, çok sayıda adayın sınava yetişemeyeceğini tespit ederek sınavın ilgili binalarda 30 dakika ertelenmesi talebini ÖSYM Sınav Günü Masası’na ilettiği aktarıldı.

ÖSYM, mevzuat hükümleri ile geçmişte alınan karar ve uygulamalar kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, sınav gizliliği ve güvenliği korunmak kaydıyla Osmanbey Kampüsü’ndeki sınav binalarına girişin 30 dakika uzatılmasına ve sınav başlama saatinin 10.45 olarak uygulanmasına karar verildiğini bildirdi.

KAMERA KAYITLARI VE TUTANAKLAR İNCELENDİ

Açıklamada, yaşanan durumun ayrıntılarının ortaya çıkarılması amacıyla ivedilikle inceleme başlatıldığı belirtildi. İnceleme kapsamında ilgili sınav merkezindeki yönetici ve görevlilerle görüşüldüğü, sınav binaları ve salonlarındaki tüm kamera kayıtları ile bina ve salon tutanaklarının ÖSYM’ye ulaşmasının ardından ayrıntılı şekilde incelendiği kaydedildi.

ÖSYM, sınav binası giriş kameraları ile sınav salonu kamera kayıtlarının “tek tek ve her bir aday için detaylı şekilde” incelendiğini bildirdi.

392 ADAY İÇİN EŞ DEĞER SINAV KARARI

Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda Osmanbey Kampüsü’ndeki 150 sınav salonunun 22’sinde sınava giren 392 adaya yönelik ÖSYM mevzuat hükümlerine aykırı sınav uygulamaları gerçekleştirildiğinin tespit edildiği açıklandı.

ÖSYM açıklamasında, “Her bir adayın sınavı Başkanlığımız için büyük bir sorumluluk ve emanettir. Bu emanetin korunması, adalet ve fırsat eşitliğinin bozulmaması amacıyla bu kapsamda belirlenen adaylara ÖSYM Yönetim Kurulunun 15 Eylül 2026 tarihli ve 2026/38.10 sayılı kararı ile eş değer sınav yapılmasına karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

AKOM tarih verdi: İstanbul’u gök gürültülü sağanak vuracak!

İstanbul’da hafta boyunca parçalı bulutlu bir hava etkili olacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı (AKOM) tarafından yayımlanan hava tahmin raporuna göre, özellikle hafta sonuna kadar aralıklarla sağanak yağış geçişleri görülecek. 22 Eylül Salı günü ise sıcaklıklarda belirgin düşüş ve gök gürültülü sağanak öngörülüyor.

Bugün kentte sabah saatlerinde 19°C, öğle saatlerinde ise 22°C seviyelerinde sıcaklık bekleniyor. Akşam saatlerinde sıcaklığın 18°C, gece ise 17°C civarına düşeceği tahmin ediliyor.

Yağış miktarının 2 ila 5 kg/m² arasında olması beklenirken, rüzgârın kuzeyli (Poyraz) yönlerden 10-35 km/s hızla esmesi öngörülüyor. Nem oranı ise yüzde 55-85 arasında seyredecek.

AKOM’un haftalık hava tahmin raporuna göre;

• 17 Eylül Perşembe: Parçalı bulutlu, aralıklı yağmurlu. 17-25°C, yağış miktarı 2-5 kg/m².

• 18 Eylül Cuma: Parçalı bulutlu, sabah saatlerinde yağmurlu. 18-24°C, yağış miktarı 2-5 kg/m².

• 19 Eylül Cumartesi: Parçalı ve az bulutlu. 18-26°C, yağış beklenmiyor.

• 20 Eylül Pazar: Parçalı ve az bulutlu. 18-27°C, yağış beklenmiyor.

• 21 Eylül Pazartesi: Parçalı ve az bulutlu. 18-28°C, yağış beklenmiyor.

• 22 Eylül Salı: Gök gürültülü sağanak yağışlı. 15-22°C, yağış miktarı 5-12 kg/m².

Rapora göre sıcaklıkların özellikle hafta başında 22-24°C aralığında, mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor.

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı yükseldi

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheli, 7 ilde düzenlenen operasyonlarla gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden 5’i önceki gün adliyeye sevk edilmiş, 4’ü tutuklanırken, 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Gözaltında kalan 6 şüpheli de emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 2’si doğrudan, 2’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturma savcısının tutuklanmasını talep ettiği 2 şüpheli ise sulh ceza hakimliğindeki sorgularının ardından tutuklandı.

Soruşturmanın 6. dalgasında tutuklanan şüpheli sayısı 6’ya, Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan toplam şüpheli sayısı ise 38’e yükseldi. (ANKA)

AYM’den Tayfun Kahraman açıklaması

Türkiye Basın Federasyonu Başkanı Sinan Burhan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya ile bir araya geldi.

Günümüzde anayasa yargısının yalnızca hukuk normlarının Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen bir mekanizma olmadığını belirten Özkaya, anayasa yargısının temel hak ve özgürlüklerin etkin şekilde korunması ve demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesinde de önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

AYM’nin incelemelerinde uluslararası yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülkelerin anayasa mahkemelerinin kararlarının ve Türkiye’deki yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle incelendiğini belirten Özkaya, raportörlerin görüşleri ve Mahkemenin kurumsal birikiminin de değerlendirme sürecine dahil edildiğini ifade etti. Özkaya, bireysel başvurulardaki ihlal iddialarının “adalet odaklı bir yaklaşımla” değerlendirildiğinin altını çizdi.

‘AYM, KANUNA UYGUNLUK DEĞİL, ANAYASAL DENETİM YAPIYOR’

Bireysel başvurunun niteliği ve yüksek yargı organlarının yetkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkaya, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay ve diğer yargı kurumları arasında hiyerarşik bir ilişki bulunmadığını ifade etti. Özkaya, her bir yargı kurumunun görev, yetki ve sorumluluklarının Anayasa ve kanunlarda düzenlendiğini, yargı kurumlarının görev ve yetkilerini bu çerçeve içerisinde yerine getirip kullandığını ifade etti. AYM’nin bireysel başvurularda bir “kanun yolu mahkemesi gibi hareket etmediğini” vurgulayan Özkaya, AYM’nin kanuna uygunluk değil, anayasal denetim yaptığını belirtti.

KAHRAMAN KARARININ GEREKÇESİ YAYIMLANMA SÜRECİNDE

Özkaya, Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’ın ikinci başvurusuna ilişkin olarak ise AYM’nin hem “adil yargılanma hakkının” hem de “bireysel başvuru” hakkının ihlal edildiğine karar verdiğini hatırlattı. Kararın gerekçesinin yayımlanma sürecinde olduğunu belirten Özkaya, AYM’nin görevinin kişinin suçlu olup olmadığını belirlemek değil, yargılamada usule ilişkin güvencelerin sağlanıp sağlanmadığını denetlemek olduğunu vurguladı. Özkaya, AYM’nin Kahraman ile ilgli ilk kararının da bu kapsamda olduğuna dikkati çekti. (ANKA)

Sizden geriye bir halk kalacak!

Osman Hekimoğlu yazdı…

Nedir kurumsallaşan son çeyrek asırda memlekette? Post kolonyalist işgale karşı teslimiyet? Payitaht kavgaları? Ya da mütedeyyin (!) ve milliyetçi (!) müteahhitlerin betonarme dünya görüşü? Redoktrinasyon ve kaybettiklerimiz?

Sorun kendinize. Bilime, sanata, edebiyata ve tekniğe ilişkin kurumsallaşan ne var memlekette son çeyrek asırda!?

Al-sat, yap-işlet-devret, özelleştir, özelleştirmek için kamulaştır, mülksüzleştirirken halkı malikül memalike(!) mülk eyle vatan toprağını… ve de ki hak içindir tüm bunlar!

Öncesi var elbet. uluslararası soruşturmalar, milyar dolarlık tazminatlar, silah ve sair madde ticareti ve badem bıyıklı sermaye raks eder red-light sokaklarında…

Muhalefet mi? red-light sokaklarında…

Nispi umumi vaziyet yönünden;

Mesela 21inci yüzyılın dijital dayatmalarına karşı Türk Yurdu ya da Uyuşturucu ve fuhuş batağına karşı Türk gençliği nasıl korunacaktır? Türk Aile yapısının yıkımının önüne nasıl geçilecektir? Türk halkının gıda güvenliği sağlanacak mıdır? Yürürlükte olan Büyük Ortadoğu, Büyük İsrail vd. Projelere karşı vatanı müdafaa planımız nedir, değilse komprador işbirlikçiler faaliyetlerine devam mı edecektir? Post kolonyalist – emperyalist – demografik – bölücü saldırılara Anayasal güvenceler mi sağlanacaktır? Toplumsal fay hatlarına kast edenlerin halli ve İç cephenin tahkimi nasıl sağlanacaktır? Ülkemizin ciddi ve sayısız tehditle karşı karşıya olduğu vakidir. Türk Devletini yönettiğini iddia edenler Türk halkını işbu tehditlere karşı yalnız bırakmışlar ve yeni dünya düzeninin ikram ettiği pastayı aralarında pay etmeye çalışmaktadırlar. Pasta her zamanki gibi gereğinden küçüktür(!). Kavga vatan kavgası değil pastadaki payı artırma kavgasıdır.

******

Tehlikenin arşında mıyız? Tehlikenin farkında mıyız?

Türk milletinin öz(ü)gür, bağımsız, eyvallahsız çocuklarının birlik vakti çoktan gelmiştir. Nihat Ağabey’in sözünü unutmayalım: “Biz padişah milliyetçisi değiliz, biz mafya milliyetçisi değiliz, biz gladyo milliyetçisi değiliz, biz nato milliyetçisi değiliz, biz bağımsız Cumhuriyetin çocuklarıyız!”. Unutmayalım, tarihin en zor anlarında ve nihayet kendine veya evladiyesine veya sapkın tarikine -ne derseniz deyin!- kısaca yatlarına, katlarına, saraylarına girecek olanlara karşı söyleyeceğimiz şudur: Sizden geriye bir halk kalacak! İşçisiyle, çiftçisiyle, esnafıyla, sanatkarıyla, cümle onurlu gururlu yoksul ve mağrur insanıyla… O Türk halkıdır!

Tarih belli oldu: Motorine 6 TL 62 kuruş zam gelecek

Orta Doğu’da enerji tesisleri ve kritik deniz taşımacılığı güzergâhlarına yönelik saldırılar, petrol arzına ilişkin kaygıları artırdı. Gerilim, Brent petrol ile ABD Batı Teksas türü ham petrol (WTI) fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu. Brent petrol, 100 doları aştı ve 104-105 dolardan işlem görüyor.

Küresel piyasalarda benzin ve motorinin metrik ton fiyatları da yükseldi. Motorinin metrik ton fiyatı, bin 371 dolardan bin 520 dolara dek çıktı. Ardından bir miktar gevşedi. Halen bin 479 dolardan işlem görüyor.

Küresel fiyat hareketleri önce benzine, ardından da motorine zammı gündeme getirdi Benzine, bugünden geçerli 3 TL 20 kuruş zam yapıldı. Motorine de salı gününden geçerli 6 TL 62 kuruş zam bekleniyor.

Sektör kaynakları, ANKA Haber Ajansı’na yaptıkları açıklamada, “Cuma günü piyasa kapanış değerlerine göre motorine salı günü 6 TL 62 kuruş zam söz konusu” dedi. Kaynaklar, bu zamla birlikte motorinin litresinin 100 TL’ye yaklaşacağını ve tüm zamanların rekorunu kıracağını anımsatarak, “Motorinde, yeniden ÖTV ayarlaması yapılır ve zammın bir bölümü ÖTV’den karşılanır mı? Farklı formüller devreye konulur mu? Zam olduğu gibi pompa satış fiyatlarına yansıtılır mı? Pazartesi günü saat 16.00’da işin rengi ortaya çıkar” ifadesini kullandı.

Bahçeli’nin danışmanından ‘Mansur Yavaş’ mesajı: ‘AK Parti’ye katılırsa şok geçirmeyin’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, Türkgün’deki yazısında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın siyasi tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yavaş’ın CHP ile arasındaki mesafenin son dönemde arttığını savunan Çiçek, iktidar cephesine yaklaşabileceği yorumunu yaptı.

Çiçek “Mansur Yavaş görüşmesine yönelik tepkiler üzerine, ‘Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem’ diyerek kapıyı her türlü ihtimale açık bırakmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

Yavaş’ın CHP’deki gelişmeler karşısındaki tutumuna da değinen Çiçek, CHP yönetimiyle yaşadığı görüş ayrılıklarının siyasi geleceği açısından dikkat çekici olduğunu belirtti.

Çiçek yazısında, Yavaş’ın CHP’den ayrılarak AKP’ye geçmesi ihtimalini gündeme getirerek “Ne Mansur Yavaş’ın durduğu yer ne söylediği sözler sizi aldatmasın… Yarınlarda ne yapacağına dair de kimse erken konuşmasın” dedi.

‘Ses kaydı’ iddiasıyla gündeme gelmişti: AKP’li başkan görevinden istifa etti

Sosyal medyada yayılan ve AKP Kilis İl Başkanı Zihni Serhan Diyarbakırlı’ya ait olduğu iddia edilen yaklaşık 6 dakikalık ses kaydı, kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Kayıtta, görev yeri değiştirilen bir kadının eski görev yerine dönme talebine ilişkin görüşme yer aldı.

Tartışmaların ardından yazılı açıklama yapan Diyarbakırlı, AKP Kilis İl Başkanlığı görevinden kendi isteğiyle ayrıldığını duyurdu. Kaydın montaj olduğunu savunan Diyarbakırlı, şunları kaydetti:

“Son günlerde şahsımı hedef alan montaj ses kaydı ve buna bağlı olarak ortaya atılan iddiaları yakından takip ediyorum. Söz konusu içeriklerle ilgili gerekli hukuki süreç tarafımca başlatılmış olup, gerçeklerin hukuk önünde tüm açıklığıyla ortaya çıkacağına olan inancım tamdır.

Ancak bu sürecin görev yaptığım siyasi teşkilatımıza ve partimize zarar vermesini, teşkilatımızın şahsım üzerinden bir tartışmanın tarafı hâline getirilmesini istemiyorum. Bu nedenle, teşkilatımızın itibarının korunması ve hukuki sürecin siyasi tartışmaların gölgesinde kalmaması adına AK Parti Kilis İl Başkanlığı görevimden kendi irademle istifa etme kararı almış bulunuyorum.”

‘BU KARARIM İDDİALARIN DOĞRULUĞU ANLAMINA GELMEMEKTEDİR’

İstifa kararının iddiaları kabul ettiği anlamına gelmediğini vurgulayan Diyarbakırlı, açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu kararım kesinlikle bir geri adım, kabulleniş veya hakkımdaki iddiaların doğruluğu anlamına gelmemektedir. Ben görevimden ayrılıyorum; ancak haklılığımdan, hukuk mücadelemden ve davamıza olan inancımdan ayrılmıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine, AK Parti’ye ve milletimize hizmet idealine olan bağlılığım dün olduğu gibi bugün de tamdır ve bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir.

Görev sürem boyunca omuz omuza yürüdüğüm tüm dava arkadaşlarıma, teşkilat mensuplarımıza ve kıymetli hemşerilerime teşekkür ediyorum. Makamlar ve görevler gelip geçicidir; asıl olan davaya sadakat, millete hizmet ve Türkiye’ye olan sevdamızdır.”

Diyarbakırlı, kaydı hazırlayan, yayımlayan ve paylaşanlar hakkında hukuki süreç başlatıldığını belirterek, “Kirli siyasete teslim olmayacağız. Algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğiz. Yalan karşısında susmayacağız. İtibarımızı hedef alan hiçbir girişimi karşılıksız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

Kilis’te sosyal medyada paylaşılan ses kaydında, görev yeri değiştirilen bir kadının hastanedeki eski görevine dönmek istediğine ilişkin konuşmaların bulunduğu ileri sürülmüştü. Diyarbakırlı’ya ait olduğu iddia edilen kayıtta, kadına “Beni nasıl ikna edeceksin?” sorusunun yöneltildiği; kadının ise kendisini yüz yüze görüşerek ikna edeceğini söylediği öne sürülmüştü. Diyarbakırlı, yaptığı ilk açıklamada kaydın “belli odaklar tarafından montajlandığını ve bağlamından koparıldığını” savundu.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı bugün açılacak

Ergenekon soruşturmasında tutuklu bulunduğu sırada, 2011 yılında Silivri’deki cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, Kozinoğlu’nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir işlemi yapılacak.

Kozinoğlu’nun mezarı bugün açılacak. İşlemin 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet gözetiminde yapılması bekleniyor. Çalışmalar kapsamında Kozinoğlu’nun kabrinden kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekler alınacak.

Kozinoğlu’nun mezarından alınan örneklerin yanı sıra ceza infaz kurumuna ait kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi ses kayıtları ile hastane evrakının da incelemeye dahil edileceği bildirildi. İnceleme sürecinin ardından Adli Tıp Kurumu 1’inci İhtisas Kurulu tarafından, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeni ve olayda üçüncü kişi müdahalesinin bulunup bulunmadığına ilişkin nihai mütalaanın hazırlanması planlanıyor.

Benzine dev zam geldi

Benzinin litre fiyatına 3,20 lira zam yapılması Isparta’da vatandaşların tepkisine neden oldu. Zam sonrası kentteki bir akaryakıt istasyonunda benzinin litre fiyatı 79 liradan 82 lira 36 kuruşa çıktı.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın bütçelerini zorladığını belirten vatandaşlar, zammın yalnızca ulaşım maliyetlerini değil, başta gıda ve nakliye olmak üzere birçok alandaki fiyatları da artıracağını dile getirdi. Vatandaşlar, benzin fiyatlarındaki yükselişe ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

‘BARİ FİYATI 100 LİRA YAPSINLAR, HIRSIZLIK YAPALIM’

Benzine gelen zamma tepki gösteren Ramazan Zeybek, akaryakıt fiyatlarının vatandaşın bütçesini zorladığını belirterek şunları söyledi:

“Abi, 100 lira yapsınlar. Zaten 90 liraya ancak bir kilo mazot alıyoruz. Yapmışken madem 100 yapsınlar; millet çalsın, çırpsın, kötü işlere başlasın. Bu asgari ücretle çalışarak yapılacak işler değil. Arabaya biniyoruz, şimdi bin liralık mazot aldım, 10 kilo ediyor. Yetmiyor abi. Zaten benim arabam çok yakan bir araba.”

Kurye olarak çalıştığını belirten bir vatandaş da akaryakıt zamlarının birçok ürünü doğrudan etkilediğini söyleyerek, “Yediğimiz, içtiğimiz, marketten yaptığımız alışveriş dahil her şeyin zammı benzine bakar. Benzine zam gelmesi, her şeye zam gelmesi anlamına gelir. Ben de kuryeyim. Benzine zam gelmesi insanı telaşlandırmıyor değil. Gelmese daha iyi ama yapacak bir şey yok” dedi.

Bir başka vatandaş ise akaryakıt fiyatlarındaki artışın küresel ölçekte lojistik maliyetlerini etkilediğini belirterek, “Bir domino etkisi var. Bu, Amerika’yı da Çin’i de etkiliyor. Lojistik maliyetleri yükseliyor. Nakliye giderlerinin artması da fiyatları etkiliyor. Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler bütün dünyayı etkiliyor” ifadelerini kullandı.

‘BENZİNE ARTIK PARAMIZ YETMİYOR’

Sait Can, zammı bugün öğrendiğini ve artan benzin fiyatlarının geçim sıkıntısını daha da ağırlaştırdığını söyledi. Can, şöyle konuştu:

“Zam geleceğini bilmiyordum, daha bugün öğrendim. Ekonomimizi kötü etkiliyor. Maaşlar zaten belli, asgari ücret belli. Zor, geçinemiyoruz. Benzine artık paramız yetmiyor. Benzin bu gidişle 100 lirayı geçecek. Şu anda 83 lira olmuş. Aylık akaryakıt masrafım 5-6 bin lirayı buluyor.”

‘100 LİRA OLSA DA ALACAĞIZ, BİNMEK ZORUNDAYIZ’

Mustafa Erçelik ise vatandaşların akaryakıt zamlarına artık alıştığını belirterek araç kullanımının zorunlu hale geldiğini söyledi. Erçelik, “Alıştık. Yapacak bir şey yok. Yine alacağız. 100 lira olsa da alacağız, binmek zorundayız. Artık araç, otomobil zaruri” dedi.

Zamların üretici üzerindeki etkisine de değinen Erçelik, “Maliyetler artacak. Akaryakıt fiyatları yükseldikçe her türlü maliyet artıyor. Maliyet arttıkça insanların gelirleri düşecek” ifadelerini kullandı.

Küresel gelişmelere dikkati çeken Erçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyadaki savaşlara göre 150 lira da olabilir. Fiyatı 50 lirayken ‘Çok pahalı’ diyorduk ama şimdi 100 liraya yaklaşıyor. Kimsenin aklına 100 lira gelmezdi. Herhalde 150 liraya, belki 200 liraya doğru da gidebilir.”

Meteoroloji’den yüksek sıcaklık uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 12 Eylül hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre, yurdun kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Van çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının ülkemiz genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzey, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu, zamanla batısının çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 33°C

Parçalı bulutlu

EGE

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DENİZLİ °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

İZMİR °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

UŞAK °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

HATAY °C, 31°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 32°C

Az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

KONYA °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

NEVŞEHİR °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 30°C

Az bulutlu

DÜZCE °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

SİNOP °C, 28°C

Az bulutlu

ZONGULDAK °C, 24°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

RİZE °C, 26°C

Parçalı ve az bulutlu

SAMSUN °C, 27°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 25°C

Parçalı ve az bulutlu

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, Van çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 26°C

Parçalı ve az bulutlu

KARS °C, 25°C

Parçalı ve az bulutlu

MALATYA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 25°C

Parçalı bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

Hakan Fidan, Tom Barrack ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da, ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Darrell Issa’yı kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Bakanımız Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ve Irak Başkanlık Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Darrell Issa’yı Ankara’da kabul etti” ifadeleri yer aldı.

Görüşmenin içeriği hakkında henüz bilgi verilmedi. (ANKA)

Üsküdar Belediyesi AKP’ye geçti

Üsküdar Belediyesi’nde 5 Eylül’de salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen başkan vekili seçimi bugün yapıldı. Seçimde CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ile AK Parti’nin adayı Dündar Ziya Gültekin yarıştı.

Toplam 42 meclis üyesinin katıldığı seçimde ilk tur oylamasında AKP’li Gültekin 21, CHP’li Çetinkaya’nın 19 oy aldı. 2 oyun geçersiz sayıldığı seçimlerde ikinci tur oylama geçildi.

İkinci tur oylamasında AKP’nin adayı Dündar Ziya Gültekin 22, CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 20 oy aldı. İtiraz edilen oyun bulunmadığı seçimde, salt çoğunluk olan 31 oyun sağlanamaması nedeniyle oylama üçüncü tura kaldı.

Üçüncü tur oylamasında da AKP’nin adayı Dündar Ziya Gültekin 23 oy, CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 19 oy aldı. Salt çoğunluk olan 24 oya ulaşılamadığı için seçimlerde dördüncü tur oylamaya geçildi.

Seçimlerin dördüncü turunda AKP’nin adayı Dündar Ziya Gültekin 23 oy alarak başkan vekili seçildi. CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 19 oy aldı. (ANKA)

Atlas Çağlayan davasında karar

Güngören’de bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması bugün görüldü.

DHA’nın haberine göre; Bakırköy 2’nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 9 Haziran’daki ilk duruşmasında Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı.

Savcı, tutuklu sanık E.Ç. hakkında Atlas Çağlayan’a karşı ‘çocuğa karşı öldürme’, mağdurlar D.Ç., R.E.O., T.U.A. ve Y.O.O.’ya yönelik ise ‘silahla tehdit’ ve ‘6136 sayılı Kanun’a muhalefet’ suçlarından toplam 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemişti.

Saat 10.00 sıralarında başlaya duruşmada sanık E.Ç.’nin savunması dinlendi. Avukatların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdi.

‘BİZ İŞTİRAKÇİLERİN DE ARTIK CEZA ALMASINI İSTİYORUZ’

Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, şöyle konuştu:

“Bugün ikinci duruşma için buradayız. Maalesef ki ilk duruşmamızda da söylediğim gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. İlk duruşmamızda görüntülerin izlenmesini istemiştik, maalesef ki bu talep de reddedildi.

Duruşmadan beklentim, aslında diğer iştirakçilerin de artık sanık olarak yargılanmasını istemek. Bugün onlar burada bile değil, maalesef. Çünkü sadece dosyada tanık olarak varlar. Ayrıca dosyamızda çok fazla açık olduğundan şimdiden söylemek istiyorum.

Dosyada mesajlaşmalar var, katilin o gün içerisinde silah istemesi var, olaydan 4 gün öncesinden bir başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. Onun dışında tekrardan farklı bir şekilde Arda H. ile olan konuşmasında silah isteme var. Bunlar zaten çeteler. Biz iştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz.

‘BURADAN DAHA UMUTLU BİR ŞEKİLDE ÇIKMAK İSTİYORUM’

8 ay geçti. 8 ay boyunca ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletinin sağlanmasını istiyorum. Verilecek hiçbir ceza beni rahatlatmayacak, bunu da biliyorum. Ama en azından bu cezasızlık algısının ortadan kalkmasını istiyorum. ‘3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz’ düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz. Yani ne yapılabilirse İnfaz Kanunu’nda değişiklik yapılması gerekiyor. Yasa çıktı fakat yasanın çıkması tek başına yeterli olmuyor; çünkü ‘Yasa geriye işlemiyor’ diyorlar. Neden geriye işlemiyor? Bugün var olan, inşallah yaşanmaz ama olacak durumlarda bu yasa geçerli oluyor da neden geriye işlemiyor? Madem geriye işlemiyor, o zaman İnfaz Kanunu’nda değişiklikler yapılsın. Bu canilerin, katillerin yatarları aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat bunun yatarı 5 yıl oluyor. Belli bir kısmı da zaten açıkta geçiyor, denetimli serbestlik oluyor.

Yani bu şimdi bir ceza mı oluyor? Bu ceza bizim gibi mağdur ailelere verilmiş bir ceza oluyor. Delil karartma var. Mesela bu ülkede delil karartmanın cezası yok mu? Ben bunu sormak istiyorum. Suç aletinde parmak izleri siliniyor. O gün. Yani burada hepiniz sormak istiyorum. Hanginiz cinayetin işlendiği cinayet aletini elinize alırsınız? Neden alırsınız? Çünkü almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz, ‘Neden?’ diyoruz sürekli. Maalesef ki bir önceki duruşmamızda bunların hiçbirine cevap alamadık. Ne istediysek, ne talepte bulunduysak hepsi de ret yedi. Bugün umut etmek istiyorum. Buradan çıktığımda inşallah daha umutlu bir şekilde çıkmak istiyorum.”

KARAR AÇIKLANDI

Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davada mahkeme, sanık E.Ç.’nin ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘6136 sayılı yasaya muhalefet etme’ ile ‘zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplam 18 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Ahmet Davutoğlu ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan ifade verdi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla hakkında soruşturma açtığı eski Başbakan Davutoğlu, Ankara Adliyesi’nde soruşturmayı yürüten savcıya yaklaşık bir saat ifade verdi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da Davutoğlu’na destek için adliyeye geldi.

Ahmet Davutoğlu, ifadesinin ardından adliye önünde yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Onurlu bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yargıya duyduğum saygı, adalet idealine duyduğum hürmet dolayısıyla, biraz önce benden talep edilen ifadeyi verdim. Her şeyden önce, bütün bu süreçte desteğini esirgemeyen ve bugün de yanımda olan genel başkanlarımıza, Türkiye’nin her köşesinden ve yurt dışından destek beyan eden bütün adalet, hukuk sevdalılarına teşekkür ediyorum. Tabii bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağırıldı. Bunun herkes tarafından bilinmesini isterim. Ben, yargıya duyduğum saygı gereği, hiç kimsenin de yargının üzerinde olmadığı inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye Dışişleri Bakanı, Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak da ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum.”

Davutoğlu, soruşturmanın açıldığı ilk günden itibaren ulusal ve uluslararası basından çok sayıda görüşme talebi, geçmişte birlikte çalıştığı muhataplardan görüşme ve ne olup bittiğiyle ilgili sorular geldiğini, ancak bunların hiçbirisine cevap ve hiçbir demeç vermediğini aktardı. Ahmet Davutoğlu, cuma günü eski devlet yetkilileri, siyasiler ve akademisyenlerin katıldığı önemli bir kuruluşun toplantısında konuşmasının planlandığını ancak bu programı da iptal ettiğini söyledi. Davutoğlu, “Çünkü kendi ülkemin, ülkemin yargısının olumsuz bir algıyla anılmasını asla istemedim. Böyle bir durumu savunmak bile bana zul olur” dedi.

‘DOSDOĞRU OLMAYA DEVAM EDECEĞİM’

Hala çok sayıda telefon aldığını belirten Davutoğlu, bu görüşmelere de cevap vermediğini ifade ederek, “Ülkemin dışarıda olumsuz bir algıyla anılmamasına özen gösteriyorum” diye konuştu. Davutoğlu, bundan sonra ulusal ve uluslararası basından gelen görüşme taleplerine olumlu cevap vermeyeceğini belirterek, “Çünkü bu benim şahsi itibarım değil, ülkemin itibarı. Siyasetten çekilme kararı aldım” ifadelerini kullandı.

“Bundan sonra da aynı ilke çerçevesinde ama inandığım doğrular çerçevesinde görüşlerimi beyan etmeye devam edeceğim. Benim hayatımı yönlendiren en önemli ilke, ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ilahi kelamının kendisidir. Akademik hayatta ders verirken, kitap yazarken, büyükelçi olarak devletimi temsil ederken, Dışişleri Bakanı olarak Türkiye’nin menfaalerini gözetirken, Başbakan olarak ülkede şeffaflığı, hukuk devletini savunup terörle mücadelenin en sert şartlarında görevimi yaparken hep bu ilkeyle davrandım. ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’maya çalıştım, milletim buna şahittir. 11 Eylül 2021 tarihinde yaptığım o konuşmada, bir provokatörün sorusu üzerine, dosdoğru olmanın bir gereğiyle o sözlerin arkasındayım. Buradan milletime söz veriyorum: Bundan sonra da Rabb’im ve milletim adına dosdoğru olmaya devam edeceğim.”

Ahmet Davutoğlu ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan ifade verdi:

“Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağırıldı.” pic.twitter.com/iLaGXt9VNb

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) September 7, 2026

NE DEMİŞTİ?

Davutoğlu, söz konusu konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da ‘Haram lokma yemeyin’ dedim. Yediler. Çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı. Akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye’yi peşkeş çekti. Sen de bana diyor musun? Sen hocasın, sus mu diyorsun? Onlar milletin hukukuna dikkat edip yetim malı yemeselerdi, ben de onların hukukuna dikkat ederdim. Ama onlar milletin hukukunu çiğnedi. Ben de onlara haklı adalet söyledim.” (ANKA)

Ahmet Davutoğlu’nun geçmişte yaptığı ve sosyal medyada yeniden dolaşıma giren konuşmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.

Davutoğlu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla soruşturma başlattı. pic.twitter.com/P4tiXT9unl

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) September 3, 2026

Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor: Yargıtay’dan ‘yıllık izin’ kararı

Tam 9 senedir gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştığı şirketten; ihtiyacı olduğu zamanlarda hiçbir şekilde yıllık izinleri kullanamadığını, işverenin işlerin yoğun olduğu bahanesiyle yıllık izin kullanma taleplerinin reddedildiğini öne süren personel istifa etti.

Yapılan görüşmeler neticesinde haklarını alamayan müşavir, İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Bir seferde en fazla 6 gün üst üste yıllık izin kullandırıldığını, davalı işverenlikçe çalıştığı 9 senelik süreçte kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığının da ödenmediğini, 68 günlük yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu dile getirdi.

İHA’nın haberine göre; yıllık izinlerinin davalı işverenlik tarafından kullandırılmaması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, hak kazandığı prim alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı işveren; davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, davacının bir kısım yıllık izinlerini kullandığını, kullanılmayan izinlerin karşılığının ise davacıya ödendiğini, işyerindeki prim ödemelerinin süreklilik arz etmediğini, prim ödemelerinin performansa ve karlılığa göre değişkenlik gösterdiğini, davacının ödenmeyen prim alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istedi.

Davacının 82 gün yıllık izin hakkının olduğunun anlaşıldığını hatırlatan İş Mahkemesi, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerektiğine karar verdi. Davacının prim alacağını ispat edemediğinden ilgili talebin reddi gerektiği gerekçesiyle kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının kabulüne, prim alacağının reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verildi. Davalı kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazları reddetti. Davalı kararı temyiz etti.

’10 GÜNDEN AZ OLMAMASI GEREKLİ’

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine göre yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemeyeceği, tarafların anlaşmasıyla bölünmesi durumunda ise izinlerden birinin 10 günden az olmaması gerektiği vurgulandı. Somut olayda izin belgelerinde yer alan sürelerin 10 günden kısa olduğunu kabul eden Daire, bu izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla bölündüğünü belirledi.

Kararda şöyle denildi:

“Her ne kadar yıllık izin belgelerine göre kullanılan izin süresi 10 günden az olsa da söz konusu sürenin davacının talebi ve rızası ile bölündüğü, davacının kullanmak istediği zamandan en az bir ay önce işverene yazılı olarak daha fazla sürelerle kullanmak istenildiği bildirilip de işverence daha az sürelerle yıllık izin kullandırıldığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Talep döneminin bir kısmında yürürlükte olan 4857 sayılı Kanun’un 56/3 hükmüne göre izinlerin 10 günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullandırılabileceği öngörülmüş ise de, bu konuda Dairemizin yerleşik uygulaması yıllık iznin işçinin talebiyle 10 günden az da kullandırılsa geçerli olduğu yönündedir. Diğer yandan davacı tarafça işverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmaması ya da talep edildiği hâlde gerekçesiz olarak izin kullandırılmaması hususlarının da ispatlanmadığı görülmektedir. Davacı işçi tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatı istemi yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.”

Öte yandan, kararla birlikte yıllık izin belgelerinde 10 günden kısa izin sürelerinin bulunması, her durumda işçiye haklı fesih hakkı vermeyecek. Kısa süreli izinler işçinin talebi ve rızasıyla kullandırılmışsa geçerli kabul edilebilecek.

Trabzon’da yeni havalimanı projesine ‘ÇED olumlu’ kararı: 97 milyon ton deniz dolgusu yapılacak!

ÇED dosyasına göre proje kapsamında yaklaşık 6 bin metre uzunluğunda koruyucu mendirek ve 97 milyon ton deniz dolgusu yapılacak.

Proje kapsamında ayrıca 110 bin metrekarelik terminal binası, 30 bin metrekarelik ve 1250 araç kapasiteli kapalı otopark ile 35 bin metrekarelik teknik blok, kule ve destek binaları yapılması planlanıyor.

13 MİLYON TON KAZI

Mevcut havalimanının kotunun deniz dolgusu seviyesine getirilebilmesi amacıyla da yaklaşık 13 milyon tonluk kazı yapılması öngörülüyor. Deniz dolgusu işlemlerinin karadan denize doğru gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Projenin 2026’da başlaması ve yaklaşık 7 yıllık inşaat sürecinin ardından 2033’te işletmeye alınması ve 30 yıl işletilmesi planlanıyor. Projenin yatırım bedeli ise 45 milyar 650 milyon lira olarak hesaplanıyor.

Projeye ilişkin ÇED dosyasında, mevcut Trabzon Havalimanı’nın yolcu kapasitesi ve terminal alanlarının uluslararası standartların gerisinde kaldığı değerlendirmesine yer verildi. Bu kapsamda mevcut terminallerde yolcu başına düşen kullanım alanının uluslararası standartlarda belirtilen asgari seviyelerin altında kaldığı belirtildi. Yeni havalimanının ICAO ve uluslararası standartlara uygun şekilde tasarlanacağı bildirildi.

Trabzon Havalimanı’nda 2025 yılında 3 milyon 873 bin 979 yolcuya hizmet verildiği belirtilerek, aynı yıl havalimanında 26 bin 507 uçak trafiği ve 38 bin 16 ton yük trafiği gerçekleştiği ifade edildi.

ÇED dosyasında, Trabzon Havalimanı’nın özellikle turizm sezonunda artan yolcu trafiğine sahip olduğu, uçuşların ağırlıklı olarak iç hat merkezleri ile Orta Doğu ülkelerine yönelik olduğu belirtildi. Dosyada, yeni havalimanının orta ve büyük gövdeli yolcu uçakları ile kargo uçaklarının kullanımına uygun olarak planlandığı kaydedildi.

PROJE ALANININ BÜYÜK BÖLÜMÜ DENİZ ÜZERİNDE

Proje sahası Trabzon kent merkezinin yaklaşık 7 kilometre kuzeyinde bulunuyor. Alan, Ortahisar ilçesindeki Pelitli ve Konaklar mahallelerine komşu konumda yer alıyor.

Proje alanının büyük bölümü deniz dolgusu üzerinde oluşturulacak. ÇED dosyasında, alanın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz alanları ile Hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan oluştuğu belirtildi. Proje sahasının batısında 100. Yıl Balıkçı Barınağı, Trabzon Yat Limanı, Trabzon Limanı ve Faroz Limanı, doğusunda ise Yomra Limanı bulunuyor.

Çalışmalarda bölgede 66 bitki, 4 kurbağa, 10 sürüngen, 167 kuş ve 37 memeli türünün bulunduğu belirlendi. (ANKA)

Bakan Gürlek tarih verdi: Nafaka ve boşanma davalarına düzenleme geliyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosu tarafından Ankara Adalet Sarayı’nda düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Programı’na katıldı. Törende Gürlek’in yanı sıra Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik, Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir ve yargı mensupları da yer aldı.

Gürlek, yeni adli yılın ülke, millet, yargı teşkilatı ve hukuk camiası için hayırlı olmasını dileyerek, avukatların hukuk sistemi içerisindeki önemine dikkati çekti. Barolarla sürekli istişare içerisinde olduklarını belirten Gürlek, “Bakanlığımızın hedef ve stratejilerinde barolarımız arasındaki ilişkiyi, sürekli istişare ve birlikte çözüm üretme anlayışını daima gündemde tutup oldukça önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.

‘FETÖ ELİYLE ADETA BİR DEPREM YAŞAYAN YARGI SİSTEMİMİZİ YENİDEN İNŞA ETTİK’

Gürlek, “Ülkemiz çok zor dönemlerden geçti. Cunta ve darbe dönemlerinde hukuk ve yargının âdeta milletimiz aleyhine işletildiğini; FETÖ gibi yapıların, uluslararası güç odaklarının da desteğiyle millî güvenliğimizi hedef aldığını ve hukuk kurumlarımızı hak ve özgürlükleri kısıtlamaya yönelik süreçlerin aracı hâline getirmeye çalıştığını maalesef gördük” dedi.

Yargının yeniden yapılandırıldığını ifade eden Gürlek, “FETÖ eliyle adeta bir deprem yaşayan yargı sistemimizi yeniden inşa ettik diyebiliriz. Ülkemizde, her şeyde olduğu gibi mevcut zengin insan kaynağımızla yargıda da bağımsız ve vatandaşımıza hizmet odaklı yapılaşmayı tamamladık. Çarkları en etkin ve verimli şekilde işletmeyi başardık” diye konuştu.

Gürlek, geçmişte hukuk kurumlarının “cuntacı, darbeci, vesayetçi anlayışların ve uluslararası güç odaklarının dolambaçlı unsurlarının aparatı hâline getirilmek istendiğini” ifade ederek, “Milletimizin feraseti, devlet aklının kararlılığı ve siyaset kurumumuzun güçlü refleksiyle bu darboğazlardan, bu proje ürünü türbülanslardan Allah’ın izniyle çıkmayı başardık. Allah bu millete bir daha böyle günler göstermesin” ifadesini kullandı.

‘TERÖR BELASINDAN KURTULDUK’

Türkiye’nin geçmişte yaşadığı süreçlerin unutulmaması gerektiğini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

“Bu ülke, onlarca yıl boyunca olağanüstü hâl uygulamalarına, yargının işlemez hâle getirildiği dönemlere ve vatandaşın değil, vesayetin hizmetine sunulmak istenen hukuk sistemlerine şahit oldu. Çok şükür, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla çok iyi bir konumdayız. Ülke ve millet olarak büyük bedeller ödedik. Geçmişten bugüne kronikleşen, milletimizin kalkınmasının, huzurunun ve güvenliğinin ayağında bir pranga hâline getirilen terör belasından kurtulduk. Bu tehdidi kalıcı olarak ortadan kaldırılması konusunda da son derece kararlıyız.”

‘ADALET, HERKESE LAZIM OLAN CAN SUYUDUR’

Gürlek, konuşmasında yargının hukuk karşısındaki eşitlik ilkesine ilişkin mesajlar da verdi.

“Hukuk karşısında herkes eşittir ve hiç kimse kanunların yaptırımından muaf olamaz” diyen Gürlek, şöyle devam etti:

“Adalet, herkese lazım olan can suyudur. Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı bir konumda göremez. Toplum vicdanı buna asla müsaade etmeyeceği gibi Türk yargısı da bu konuda tavizsiz biçimde görevini icra etmeye devam edecektir. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği bizim en önemli önceliğimizdir. Onların vicdanı bizlerin gerçeğini yansıtan en doğru terazimizdir.

Bu anlayışla, son zamanlarda hep birlikte şahit olduğumuz üzere, toplumumuza örnek olması gereken popüler kişiliklerin millî ve ahlaki değerlerimizi zedelediklerini, hukuksuzluğu özendiren yaşam tarzlarıyla özellikle genç nesillerimizi zehirlediklerini gördük. Gereken yasal işlemleri gerçekleştirerek bu sorunların üzerine kararlılıkla gittik. Kültürel ve ahlaki çöküntülere zemin hazırlayan her kişi ve kurum bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir.

Aynı şekilde, insanlarımızın iyi niyetle yaptıkları sosyal dayanışma projelerini suistimal eden herkese karşı hukukun üstünlüğünü ve milletimizin haklarını koruyan adımlar attık. Her alanda yasalarımızın etrafından dolanmaya çalışan kişi ve kurumlara karşı gereken önleyici tedbirleri aldık.”

12. YARGI PAKETİ EKİMDE GÜNDEMDE

Gürlek, avukatların adli süreçlere daha etkin katılımını sağlamak amacıyla çalışmaların sürdüğünü belirtti. “2025-2029 Yargı Reformu Strateji Belgemizle savunmayı güçlendirmeyi ve avukatlarımızın adli süreçlere daha etkin katılımını sağlamayı temel hedeflerimiz arasına aldık” diyen Gürlek, yeni Avukatlık Kanunu hazırlıklarından bilgi ve belgeye erişim yetkilerinin genişletilmesine, genç ve kamu avukatlarının desteklenmesinden CMK ve adli yardım hizmetlerinin iyileştirilmesine kadar çeşitli alanlarda çalışma yürüttüklerini söyledi.

Gürlek, “Malumunuz, 12. Yargı Paketimizin ilk kısmı kanunlaşarak yürürlüğe girdi. İnşallah ekim ayında ikinci kısmını da gündeme getireceğiz. İkinci kısmın 24-25 maddeden oluşması öngörülüyor. Bu pakete, avukatlarımızın yaşadığı sorunların çözümüne yönelik bazı düzenlemeleri de eklemeyi temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.

AVUKATLARIN SİLAH RUHSATI ÜCRETLERİNDE DÜZENLEME

Avukatların silah ruhsatı ücretlerine ilişkin taleplerini de değerlendiren Gürlek, Maliye Bakanlığı ile görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, “İnşallah ekim ayında gündeme gelecek pakette, silah ruhsatı ücretinin ilk başvuruda yarı oranında alınması, devamındaki yenilemelerde ise ücret alınmaması yönünde ortak bir mutabakata vardık” açıklamasını yaptı.

KİRA TESPİT DAVALARI İÇİN 9 AY, TAHLİYE DAVALARI İÇİN 1,5 YIL

Gürlek, yargılamaların makul sürelerde sonuçlandırılmasının önemine dikkati çekerek, “Avukatlarımız, açtıkları davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını bilmek zorundadır. Hâkim ve savcılar yargıda belirlenen hedef sürelere riayet etmeleri gerekiyor. Kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler ile nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin de ekim ayında gündeme gelecek paket kapsamında hayata geçirilmesinin planlandığını söyleyen Gürlek, “Avukatlarımızın zamanlarını ve mesailerini duruşma salonlarında ve adliye koridorlarında bekleyerek geçirmelerini istemiyoruz” diye konuştu.

’27 BİN 500 HAKİM VE SAVCI, 211 BİN AVUKATLA AYNI BÜYÜK HUKUK AİLESİNİN MENSUPLARIYIZ’

Gürlek, avukatların adliyelerde karşılaştıkları sorunları yakından bildiğini belirterek, yargı teşkilatının avukatlara karşı mesleki saygınlık içerisinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Gürlek, “Hâkim ve cumhuriyet savcılarımız başta olmak üzere adalet teşkilatımızın bütün mensuplarının, avukatlarımıza karşı nezaket ve mesleki saygınlık içerisinde hareket etmeleri gerektiğini her gittiğim yerde ifade ediyorum. Çünkü 27 bin 500 hâkim ve savcımızla, 211 bin avukatımızla aynı büyük hukuk ailesinin mensuplarıyız” ifadelerini kullandı.

‘GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN YOLU GÜÇLÜ HUKUK DÜZENİNDEN GEÇİYOR’

Konuşmasının sonunda “güçlü Türkiye hedefinin güçlü bir hukuk düzeninden geçtiğini” belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Her kitleyle, her heyetle bir araya geldiğimde ısrarla üzerinde durduğum hususlardan biri de güçlü Türkiye hedefimize ulaşmanın yolunun güçlü bir hukuk düzeninden geçtiğidir. Adaletin Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirirken sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefimizden vazgeçmeden hukuk devletimizi, demokrasimizi ve temel hakları daha ileriye taşıma yönündeki irademizi sürdüreceğiz” diyerek konuşmasını tamamladı. (ANKA)

Ahbap soruşturmasında 5. dalga operasyon: 53 gözaltı kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada 5’inci dalga operasyonun başlatıldığını açıkladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Bakan Gürlek, şunları kaydetti:

“6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzce bu sabah 5’inci dalga operasyon başlatıldı.

Operasyon; İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller üzerine gerçekleştirildi.

6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar TL’sinin harcandığı; 950 milyon TL’nin ise nakit olarak çekildiği ve bu çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon TL olduğu belirlendi.

6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, 950 milyon TL’nin ise nakit olarak çekildiği ve tek seferde 500 milyon TL çekimler olduğu ve kasadan toplamda 4,2 milyar TL çıkış olduğu anlaşıldı.

‘DEPREMZEDELER İÇİN TEMİN EDİLEN MALZEMELER KULLANILMADAN BEKLETİLDİ’

29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer edildiği; bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi.

Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin tespitine yönelik incelemeler başlatıldı.

İzmit’teki depolarda ise depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi. Bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemler başlatıldı.

Soruşturmayı büyük bir hassasiyetle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları başarıyla icra eden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın iyi niyetinin, yardımseverliğinin ve milletimizin dayanışma ruhunun istismar edilmesine karşı hukuk devletinin tüm imkânlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz.”

‘Filenin Sultanları’ Avrupa şampiyonu

Karşılaşmaya etkili başlayan İtalya, ilk set boyunca üstünlüğünü korudu. Rakibine 25-16 üstünlük sağlayan İtalya, final mücadelesinde 1-0 öne geçti.

İkinci sette oyunun kontrolünü eline alan Türkiye, etkili oyunuyla seti 25-22 kazanarak durumu 1-1’e getirdi.

Üçüncü sette yeniden üstünlüğü ele geçiren İtalya, seti 25-12 kazanarak karşılaşmada 2-1 öne geçti.

Dördüncü sette büyük bir mücadele ortaya koyan Filenin Sultanları, kritik anlarda üstünlüğünü koruyarak seti 25-21 kazandı ve maçı 2-2’ye taşıdı.

Şampiyonluk düğümünün çözüldüğü karar setinde rakibine üstünlük sağlayan A Milli Kadın Voleybol Takımı, karşılaşmayı 3-2 kazanarak Avrupa şampiyonluğuna ulaştı.

Filenin Sultanları, bu sonuçla Avrupa Şampiyonası tarihindeki ikinci şampiyonluğunu elde etti.

Yeni bütçe tablosu ortaya çıktı: Cumhurbaşkanlığı’na 27,5 milyar… Diyanet 6 bakanlığı solladı!

Yeni OVP’de kamu idarelerinin gelecek yıllara ilişkin ödenek teklif tavanları da yer aldı. Bu ödenekler genellikle kurumların gelecek yıllardaki bütçelerini oluşturuyor.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre; Cumhurbaşkanlığı’nın bu yılki bütçesi 21.2 milyar liraydı. Yeni OVP’de gelecek yıl için Cumhurbaşkanlığı’na 27.5 milyar lira ödenek öngörüldü.

Gelecek yıl için bakanlıklara öngörülen ödenek teklif tavanları da şöyle sıralanıyor:

2 BAKANLIKTA BÜYÜK ARTIŞ

Adalet Bakanlığı 511.8 milyar lira. Milli Savunma Bakanlığı’nın bütçesinde gelecek yıl için büyük artış öngörülüyor. Bakanlığın bu yılki bütçesi 822.9 milyar liraydı. Gelecek yıl için 1.5 trilyon lira ödenek öngörülüyor.

İçişleri Bakanlığı’nın ödeneği 158.4 milyar lira, Dışişleri Bakanlığı’nın ödeneği 64.4 milyar lira, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ödeneği 10.5 trilyon lira, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ödeneği 2.4 trilyon lira, Sağlık Bakanlığı’nın ödeneği 1.9 trilyon lira, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ödeneği 290.9 milyar lira, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ödeneği 677.3 milyar lira, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ödeneği 27.1 milyar lira, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ödeneği 69.7 milyar lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ödeneği 145.1 milyar lira, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ödeneği 349.1 milyar lira, Ticaret Bakanlığı’nın ödeneği 104.1 milyar lira, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ödeneği 399.7 milyar lira, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ödeneği 382.9 milyar lira olarak öngörüldü.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ise büyük artış yapılarak 2.3 trilyon lira ödenek öngörülmesi dikkat çekti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu yılki bütçesi 447.9 milyar liraydı. Gelecek yıl için ödeneğinde büyük artış yapılmış oldu. TBMM’ye gelecek yıl için 30.8 milyar lira ödenek teklifi ayrıldı.

DİYANET 6 BAKANLIĞI GEÇTİ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yılki bütçesi 174.4 milyar liraydı. Diyanet’in gelecek yılki ödeneği ise 229.1 milyar lira olarak öngörüldü. Diyanet bu ödeneği ile İçişleri, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Sanayi ve Teknoloji ile Ticaret bakanlıkları olmak üzere yine 6 bakanlığı geride bırakıyor. İletişim Başkanlığı’nın gelecek yılki ödeneği de 10.1 milyar lira olarak belirlendi. OVP’de genel bütçe kapsamındaki tüm kamu idarelerinin gelecek yılki toplam ödenek teklif tavanları da 24.8 trilyon lira oldu.

İlişkili Haber
thumbnail

Orta Vadeli Program açıklandı: İşte yıl sonu enflasyon tahmini…

Haberi görüntüle

Kastamonu’daki antik kentte yaklaşık 2 bin yıllık keşif: Eros başı bulundu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

M.S. 4’üncü yüzyıla tarihlenen zemin mozaiklerinin geometrik kompozisyonlardan oluştuğunu ve oldukça iyi korunduğunu belirten Ersoy, yaklaşık 105 metrekarelik mozaiklerin ortaya çıkarıldığını kaydetti. Ersoy, orta nefteki mozaik döşemesinin tamamının henüz ortaya çıkarılmadığını ve kazı çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Ersoy, 2026 yılı çalışmalarında M.S. 2’nci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başının da bulunduğunu açıkladı.

Pompeiopolis’te ilk inşa evresi M.S. 2’nci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Bazilika’da kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarının sürdüğünü belirten Ersoy, bu çalışmalarla antik kentin kentsel ve dini tarihinin daha bütüncül biçimde ortaya çıkarılmasının amaçlandığını ifade etti.

Ersoy, paylaşımında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere kazı heyetine ve çalışmalara katkı sunanlara teşekkür etti. (ANKA)

Orta Vadeli Program açıklandı: İşte yıl sonu enflasyon tahmini…

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladı. Yılmaz, şunları söyledi:

“Programımızın makroekonomik çerçevesini oluştururken geçtiğimiz yıl esas aldığımız varsayımlar, bu yılın başında bölgemizdeki savaş başta olmak üzere meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellenmiştir.

Geçtiğimiz OVP’deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilmektedir. Geçtiğimiz yıl OVP’yi hazırlarken, uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükselmiştir.

Küresel enflasyon tahmini yüzde 3,6’dan yüze 4,7’ye yükselmiş durumdadır. Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, doğal olarak 2026 yılı ekonomik tahminlerimize yansımıştır.

‘2026 BÜYÜME TAHMİNİMİZİ YÜZDE 3,3 OLARAK GÜNCELLEDİK; YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİMİZ YÜZDE 28,4’E YÜKSELDİ’

2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4’e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken, dış ticaret açığı tahmini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahmini de yüzde 2,6 olarak güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir.

Bu güncellemeler, programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendiren ülkemizin mevcut pazardaki güçlü konumunu korurken yeni pazarlara erişimini arttırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirme çabamız önümüzdeki dönemde devam edecektir.

Programımızı hayata geçirdiğimiz günden bu yana temel önceliğimiz makroekonomik istikrarı güçlendirmek, ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek ve kazanımlarımızı sürdürülebilir hale getirmek olmuştur.

Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL’ye güven artarak devam etmiş, TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun diğer bir somut göstergesidir.

‘REZERVLER 188,2 MİLYAR DOLARA ULAŞTI’

Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaşmıştır. Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir.

Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz önemli ölçüde gerilemiş ve 700’lü seviyelerden bugün 220’nin altına inmiştir. Bu önemli gelişme, risk primlerimizin düşmesi gerek kamunun gerekse özel kesimin borçlanmalarında faiz yükünü aşağıya çekmektedir.

Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında yüzde 1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında bu oran, yüzde 2,3’e yükselmiştir. Bu yükselişin içinde baktığımızda 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız. Dolayısıyla bunu çıktığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz.

Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir. Bu güçlü düşüş eğilimi, savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaşmıştır. 2026 Ağustos itibarıyla yüze 31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz.

GELECEK YILLLARIN ENFLASYON HEDEFLERİ

TÜFE sepetinin yüzde 34,5’unu oluşturan gıda, akaryakıt, doğalgaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş görmekteyiz. Buna karşılık savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla mevcut veriler bize son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında programın temel dinamiklerinden ziyade savaşın doğrudan etkilediği ve tüfe sepetinde önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu göstermektedir.

Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti enflasyon artışına etkisi 7 puana yakın hesaplanmaktadır. Uyguladığımız tasarruf genelgesiyle harcama disiplinini güçlendirdik.

Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüze 4,6’dan 2024 yılında 3,1’e, 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine geriledi. Bu yöndeki kararlılığımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.

‘MİLLİ GELİR 2026’DA 1,8 TRİLYON DOLARI AŞACAK’

2002 yılında 238 milyar dolar olan ekonomik büyüklüğümüz 3 bin 600 dolar civarında bir kişi başına gelirimiz vardı. 2026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz. Türkiye’nin 2026 yılında yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz. 2026 yılında dünyada nominal olarak 16. büyük ekonomi, satın alma gücü paritesine göre 11’inci büyük ekonomi konumumuzu sürdüreceğiz.

Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplinimizi güçlü şekilde muhafaza etmektir.

Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı arttıracak, atıl iş gücünü azaltacağız. Enerji başta kritik girdilerde arz güvenliğimizi güçlendirecek ve arz şoklarının ekonomi üzerindeki şokların etkilerini en aza indirecek politikaları hayata geçireceğiz. Programda öngördüğümüz yapısal reformlarla verimliliği ve rekabet gücümüzü yükselteceğiz.

Yaptığımız düzenlemeler ile uluslararası doğrudan yatırımları arttırmayı, rekabetçi bir transit ticaret merkezi oluşturmayı, küresel yeteneklerin, girişimcilerin, teknoloji şirketlerinin ve çok uluslu firmaların merkez operasyonlarını ülkemize çekmeyi amaçladık.

‘2027-2029 DÖNEMİNDE BÜYÜME YÜZDE 5’E ULAŞACAK’

2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2’ye, 2028 yılında yüzde 4,6’ya, 2029 yılında ise yüzde 5’e ulaşmasını öngörüyoruz.

Yeni Program döneminde, makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesini ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini dönüştürüyoruz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız.

Beşeri sermayemizi güçlendirirken, kamu yatırımlarının özel sektör yatırımları açısından ön açıcı ve tamamlayıcı olmasına özen göstereceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde verimlilik yer alıyor. Kaynaklarımızı daha etkin kullanan, teknolojiyi üretim süreçlerine güçlü bir şekilde dahil eden ve toplam faktör verimliliğini kalıcı olarak artıran bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Nitekim program döneminde her yıl ortalama faktör verimliliğinin, toplam faktör verimliliğinin 1,1 puanlık bir büyüme desteği getirmesini bekliyoruz.

‘İŞSİZLİK ORANI 2029’DA YÜZDE 7,6’YA DÜŞECEK’

Büyüme kadar öncelik verdiğimiz bir diğer temel alan istihdamdır. 2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını 2027’de yüzde 8’e, 2028’de yüzde 7,8’e, 2029’da ise yüzde 7,6’ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir büyüme hedefimizle birlikte, programımızın önceliği dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı bir şekilde tesis etmektir. 2026’da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13,5’e, 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz.

‘CARİ İŞLEMLER AÇIĞI KADEMELİ OLARAK GERİLEYECEK’

Dış dengede, küresel ticarette artan yeni nesil korumacılık eğilimlerine, jeopolitik gerilimlere ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere rağmen cari işlemler açığını sürdürülebilir seviyelerde tuttuk. Program döneminde bölgemizdeki savaşın etkisinin azalmasıyla birlikte cari işlemler açığının yeniden kademeli olarak gerilemesini, 2027 yılında yüzde 1,9’a, 2028 yılında yüzd 1,8’e, 2029 yılında ise yüzde 1,6’ya düşmesini öngörüyoruz. Programda bütçe açığının kademeli bir şekilde düşürülmesini hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığının milli gelire oranının aldığımız tedbirlerle bu yıl yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz.”

‘Öcalan’la görüşme’ iddiası… Cemil Bayık, İmralı’da iki gün ağırlandı!

Bölücü açılım sürecine yönelik tartışmalar sürerken terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın, İmralı’da örgütün Kandil kadroları ile görüştüğü iddia edildi.

Darka Mazi adlı site, haberin kaynağı olarak Kürdistan Yurtseverler Birliği’ni (YNK) gösterdi. Buna göre KCK yöneticisi Cemil Bayık’ın, Ağustos ayının ilk haftasında Süleymaniye Havalimanı’ndan kalkan bir uçakla Türkiye’ye geçtiği öne sürüldü.

PKK’ın Kandil kadrosundaki teröristlerin düzenli olarak, İmralı’da bulanan Öcalan’ı ziyaret ettiği iddia edildi.

‘GEL TEDAVİ OLURSUN’

Yanındaki iki kişiyle birlikte İmralı’da iki gün kalan Bayık’ın bu ziyaretiyle, birkaç isim dışında örgütün tüm üst düzey kadrosu Öcalan ile temas kurduğu söylendi.

Elebaşlarından Bayık’ın Aralık 2025’te İmralı’ya gitmeyi reddettiği ve sağlık sorunlarını gerekçe gösterdiği belirtildi. Öcalan’ın “Yanıma gelsin, burada tedavi olsun” çağrısına Bayık’ın “Başkan çıldırmış” dediği belirtildi.

Ancak elebaşı Öcalan’ın Temmuz ayında Duran Kalkan üzerinden ilettiği ültimatom ile ve Bayık’ın “süreç dışı kalmaktan korktuğu ve fiziki olarak tasfiye edileceğini öngörerek bu ziyareti kabul ettiği” iddialar arasında yer aldı.

BAYIK VE KALKAN 2 GÜN YANINDA KALMIŞ

Teröristbaşı Öcalan’ın 27 Şubat’taki fesih çağrısının ardından PKK yöneticileriyle iki kez görüntülü görüşme gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Bunun yanı sıra kırmızı listede aranan üst düzey terörist kadrolarının da İmralı’ya ziyaret gerçekleştirdiği iddia edildi. PKK terör örgütünün sözde yürütme konseyi olan KCK üyelerinden Sabri Ok ve Bese Hozat kod adlı Hülya Oran’ın, Haziran 2025’te İmralı’ya gittiği belirtildi.

Şubat 2025’te ise, Duran Kalkan, Cemil Bayık, Helin Türk, Raperin Dersim ve Bişar Qoser gibi üst düzey PKK’lı teröristlerin iki gün boyunca Öcalan’ın yanında kaldığı öne sürüldü. Bu ziyaretin ardından Suriye’de bulunan PKK’ya bağlı SDG/YPG’li Mazlum Abdi ve İlham Ahmet de İmralı’da temaslarda buluğu kaydedildi.

10Ağustos’ta Meclis’ten 467 oyla geçen “Çerçeve Yasa” ziyareti öncesi bir diğer ziyaretin ise temmuz ayında Duran Kalkan, yanındaki iki kadın ve iki erkek ile ikinci kez İmralı’ya gittiği sitede belirtilenler arasında.

DEM Parti 5. Olağan Kongresi… Bakırhan ve Hatimoğulları yeniden eş genel başkan seçildi

DEM Parti 5’inci Olağan Kongresi, Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde başladı.

Kongrede konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, “Selam olsun sürgündeki yoldaşlarımıza. Ve değerli canlar, buradan sevgili Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan, Leyla Güven ve cezaevindeki bütün siyasi muhaliflere binlerce kez selam olsun” diye konuştu. Hatimoğulları, “Selam olsun bu memlekete, barışın ve demokratik toplumun kapısını aralayan Sayın Abdullah Öcalan” ifadelerini kullandı.

Bu esnada salonda bulunan DEM Partililer ayağa kalkarak, “Biji Serok Apo” sloganları attı.

Hatimoğulları, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu bir hazırlık kongresidir. Bu bir eşik kongresidir. Güçlenmeye, güç katmaya davet kongresidir. Geride bıraktığımız dönemin deneyimlerini yanımıza alıp önümüzdeki büyük dönüşüme hazırlanıyoruz. Kendimizi tekrar etmek için değil, kendimizi yenilemek için buradayız. Kendimizi yeniledikçe demokratik bir yönetimin inşasına talip oluruz, olmalıyız. Biz buna adayız. Değişerek yönetmeye, adaletli, eşit, özgür, demokratik bir inşaya hazırız. Toplum değişirken aynı kalan bir parti olmaz. Barışın dili değişirken eski dille yola devam etmek olmaz. Kürt meselesi yeni bir evreye girerken siyaseti eski araçlarla sürdüremeyiz.

‘ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMİN KOLAY OLMADIĞININ FARKINDAYIZ’

Önümüzde kolay bir dönem olmadığının hepimiz farkındayız. Barış süreçleri düz bir yol değildir. Engebelidir, incedir, uzundur, zordur, emek ister. İtirazlar olabilir bu süreçlerde. Provokasyonlar da olabilir. Güvensizlikler de çıkabilir. Eski korkular yeniden hatırlanabilir. Bu bütün taraflar için öyle. Bazen devlet ağır davranabilir. Bazen siyaset cesaretini kaybedebilir. Bazen toplum yorulabilir. Ama bizim görevimiz tam da burada. Barışı günlük havaya göre biz savunmadık, savunmayacağız.

Çünkü barış bizim için konjonktürel bir tercih değil, bu topraklarda birlikte yaşamanın en ciddi siyasal programıdır barış. 100 yıllık meseleler bir günde çözülmez. Ama 100 yıllık meselelerin kaderi bazen birkaç yıl içinde değişebilir. Bir adım atılarak değişebilir. Şimdi böyle bir zamanın içindeyiz ve bu zamanı en doğru şekilde değerlendirmeliyiz. Bu zaman bizden öfke kadar akıl, hafıza kadar yenilenme, cesaret kadar sabır ve kararlılık istiyor. Ve belki en çok da birbirimizi duymayı ve dinlemeyi istiyor. 3 yılın muhasebesinden çıkaracağımız en büyük dersler bunlardır.

‘BU TOPRAKLARDA ÇEKİLEN ACILARI ASLA UNUTMAYACAĞIZ’

Biz geçmişimizi asla inkar etmeyeceğiz. Bu topraklarda çekilen acıları asla unutmayacağız. Ödenen bedeller asla unutulmayacak. Ama şu bir gerçek ki biz yaşanan bütün acılarla yüzleşeceğiz. Hepsi ile yüzleşeceğiz. Ama bunu yaparken çocuklarımızı o acıların içinde yaşamaya da mahkum etmeyeceğiz.

Bu emeği en fazla yerelde yönetimde bulunan arkadaşlarımız verdi. Barış anneleri verdi. Kadınlar verdi. Ve ben buradan bu dönemi tamamlayıp yeni bir döneme geçerken bu mücadelede emek veren bütün il ilçe örgütü yöneticilerimize, Parti Meclisi üyelerimize, MYK üyelerimize, vekil grubumuza ve en önemlisi siz değerli halklarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum. Ve şu bilinsin ki, barışın gemisini ne olursa olsun o limana vardıracağız. Ve bizler o limana mutlaka ama mutlaka ulaştıracağız.”

Saray’dan ‘seçim tarihi’ sorusuna yanıt

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Seçim süreci ile ilgili soruya yanıt veren Yılmaz, “Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık, 2028 baharı veya yazına doğru. Orada bir spekülatif varsayımın içinde olmadık” dedi.

“Bu konular Meclis’imizin karar vereceği konu” diyen Yılmaz, “Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis’in takdirinde. Şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük” ifadelerini kullandı.

YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİNDE 12 PUANLIK YÜKSELİŞ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıklamıştı.

Buna göre, yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16’dan yüzde 28,4’e yükseldi.

Enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesi öngörüldü.

Gülistan Doku soruşturmasında Umut Altaş’ın FBI ifadesi ortaya çıktı: ‘Cinayete tanık oldum, cesedi bagajda taşıdık’

Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında çok önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan, ABD’de olduğu belirlenen ve Türkiye’ye iadesi talep edilen Umut Altaş’ın FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı.

TRT Haber’in aktardığına göre; ABD makamlarıyla gerçekleştirilen adli yardımlaşma sürecinde Altaş’ın ifadesinin alınması amacıyla Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı soru seti Amerikan makamlarına gönderildi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladı.

FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguyu belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. Dosya, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli mercilere ulaştırıldı.

FBI tutanağında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürüttüğü kayda geçirildi. Türk makamlarınca hazırlanan adli yardımlaşma talebinde Altaş’a yöneltilmek üzere tam 109 soru bulunduğu belirtildi.

‘MUSTAFA TÜRKAY SONEL’İN GÜLİSTAN’I ÖLDÜRDÜĞÜNE İNANIYOR MUSUN?’

FBI sorgusunun en çarpıcı bölümü, Umut Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi sorulduğunda yaşandı. Altaş, Sonel için önce “Beni kullandı” dedi. FBI görevlileri nasıl kullanıldığını sorduğunda ise Altaş, Sonel’in kendisini “Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak” amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.

Bunun üzerine FBI görevlileri doğrudan “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” diye sordu. Altaş başını sallayarak “Evet” cevabını verdi. “Neden buna inanıyorsun?” sorusuna “Gördüğümü söyledim” yanıtını verdi.

‘GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU’

Altaş’ın FBI’a anlattığı iddiaya göre olay 5 Ocak 2020 günü gerçekleşti. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’le birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Gülistan’ın araca bindiğini ileri sürdü.

Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltuktaydı. Altaş, araç içerisinde Gülistan Doku’nun kendilerini “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde uyardığını, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını iddia etti.

Ardından Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’yu vurduğunu öne sürdü. Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini de söyledi. FBI görevlileri Altaş’a Gülistan’a bakıp bakmadığını sordu. Altaş “Evet” dedi. “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet.” cevabını verdi.

‘CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK’

Altaş’ın anlatımına göre olay bununla da sınırlı kalmadı. Altaş, ateş edilmesinin hemen ardından Mustafa Türkay Sonel’e bağırarak neden Gülistan’ı öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.

Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini iddia etti. Altaş başlangıçta bunu reddettiğini ancak sonunda Gülistan Doku’nun cesedini birlikte aracın bagajına taşıdıklarını söyledi.

OLAYDAN SONRA KORUMA POLİSİ ŞÜKRÜ EROĞLU’NU ARADI

Altaş’ın FBI’a verdiği ifadede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da çok önemli iddialar yer aldı. Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını ileri sürdü.

Daha sonra Sonel ve Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüklerini, kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu söyledi. Altaş’a göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Sus, kimseye bundan bahsetme” dedi. Altaş’ın “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine ise Sonel’in “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” dediğini öne sürdü.

‘MERAK ETME, HALLETTİK, KİMSEYE HİÇBİR ŞEY SÖYLEME’

Altaş’ın iddiasına göre ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel kendisini yeniden aradı. Altaş, Sonel’e neler olduğunu sorduğunu, aldığı cevabın ise “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” olduğunu anlattı.

Altaş daha sonra Gülistan Doku’nun cesedine ne olduğunu sorduğunu, Sonel’e “Nereye gömdün?” dediğini de FBI görevlilerine söyledi.

FBI tutanağındaki en önemli yeni iddialardan biri de Gülistan Doku’nun cesedinin muhtemel yeriyle ilgili. Altaş’ın anlatımına göre Mustafa Türkay Sonel, cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söyledi.

Altaş daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü. Ancak Altaş, bunun kendi gördüğü bir olay değil, Sonel’den aldığı bilgiye dayanan bir tahmin olduğunu da belirtti.

BAZ KAYITLARI: ÜÇ İSİM AYNI BÖLGEDE

FBI sorgusunda Altaş’ın önüne Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de konuldu.

Soruya aktarılan dosya tespitlerine göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarındaydı. Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu belirtiliyordu.

PTS verilerine göre Mustafa Türkay Sonel tarafından kullanılan araç saat 22.17.51’de yalnızca Sonel varken Tunceli’den Elazığ yönüne çıktı. Aynı araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri dönerken, sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel, ön yolcu koltuğunda ise Umut Altaş görüntülendi.

FBI SORDU: CİNAYETİN İŞLENDİĞİ ARAÇLA KÖPRÜYE NEDEN GERİ DÖNDÜNÜZ?

Bu kayıtlar Umut Altaş’ın ilk günkü anlatımıyla çelişince FBI ajanları sorguyu derinleştirdi. Altaş sonunda, olayın ardından Mustafa Türkay Sonel’le aynı BMW ile yeniden köprü bölgesine döndüklerini anlattı.

FBI görevlileri “Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?” diye sordu. Altaş’ın cevabına göre Sonel, “Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz” demişti.

FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtlarına ilişkin de dikkat çekici bir soru yöneltildi.

Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine köprüye geri döndükleri sırada kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini öne sürdü. Altaş kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini ise bilmediğini söyledi.

‘BENİM GÜCÜMÜ BİLİYORSUN, SENİ VE AİLENİ ÖLDÜREBİLİRİM’

Altaş, cinayetten sonra tehdit edildiğini de ileri sürdü. İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” dedi.

Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar” şeklinde konuştuğunu iddia etti. Susması için kendisine para teklif edildiğini, bunu kabul etmediğini ancak Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da öne sürdü.

HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİASI FBI SORGUSUNDA

Dosyanın en hassas başlıklarından biri ise Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialardı. Altaş, FBI sorgusunda bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin’le yaptığı görüşmenin içeriği kendisine okununca önemli bir gelişme yaşandı.

Altaş’ın Keskin’e, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan’ın hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Gülistan’ın bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine başından tek el ateş ederek öldürdüğünü anlattığını söylediği kayıtlara yansımıştı.

FBI görevlileri bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce cevap vermek istemedi. Ardından kararından vazgeçerek, vu beyanların kendisine ait olduğunu kabul etti. Ancak hemen ardından hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu.

TEK SEFERLİK VİDEO İDDİASI: PARÇALANMIŞ CESET

FBI dosyasındaki bir diğer çarpıcı başlık ise Altaş’ın eski işverenine anlattığı WhatsApp videosu oldu. Sorgu tutanağına göre Altaş daha önce, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine WhatsApp üzerinden yalnızca bir kez görüntülenebilen bir video gönderdiğini; videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü anlatmıştı.

FBI sorgusunda Altaş, videoyu aldığını ve Mustafa Türkay Sonel’in gönderdiğini doğruladı. Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin bir ceset parçasını tuttuğunu söyledi. Ancak videodaki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini savundu.

FBI görevlileri, eski işverenine videodaki kişinin Gülistan olduğunu söylediği yönündeki eski beyanını hatırlattığında, Altaş bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini ileri sürdü.

FBI’DAN KRİTİK SORU: CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?

İki günlük sorgunun en kritik anlarından biri 91’inci soru oldu. Altaş’a, eski patronuyla yaptığı konuşmada cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel’le birlikte olduğunu ima eden sözleri hatırlatıldı ve açıkça “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” diye soruldu.

Altaş’ın cevabı FBI tutanağına şöyle geçti: “Hepsine evet.” FBI ajanları daha sonra bir kez daha, iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili beyanlara rağmen cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki açıklamasının geçerli olup olmadığını sordu. Altaş, olay yerinde olduğunu doğruladı.

BABASINA MESAJI: ROL YAPMAYI BIRAK, BENİ SUSTURAN SENDİN

Dosyanın çarpıcı delillerinden biri de Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda ele geçirilen WhatsApp mesajı oldu. Soruşturma makamlarının telefon incelemesinde Umut Altaş’ın babasına “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” mesajını gönderdiği tespit edildi. FBI görevlileri mesajı Umut Altaş’a sordu.

Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti. Ancak neden böyle yazdığını açıklamakta zorlandı ve hatırlamadığını söyledi. FBI görevlileri, mesajın Umut Altaş’ın Gülistan Doku olayı nedeniyle susturulduğu ve ABD’ye gönderilmesinde babasının rolü bulunduğu anlamına gelebileceğini söyledi. Altaş önce ABD’ye gitme kararının kendi fikri olduğunu söyledi. Sorgu derinleştirildiğinde ise “Hepimizin firiydi” cevabını verdi.

Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyledi. Altaş’a göre bu para Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendi.

GENÇLİK MERKEZİNDEKİ 27 ARALIK BULUŞMASI DA SORULDU

Soruşturmada Gülistan Doku’nun kaybolmasından önce yaşandığı iddia edilen olaylar da FBI sorgusunun gündemindeydi. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019 saat 15.31-16.22 arasında Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu Altaş’a soruldu.

Altaş; kendisinin, Mustafa Türkay Sonel’in ve muhtemelen Gülistan’ın orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın yürüdüğünü, Sonel’in onu takip ettiğini, ikisinin binaya girerek yaklaşık 15 dakika sonra döndüğünü anlattı.

FBI görevlileri bu kızın Gülistan olup olamayacağını sorduğunda “Mümkün olabilir.” cevabını verdi. Altaş, gizli tanığın Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıldığı ve Gülistan’a cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı.

SORGU SONUNDA ESKİ VALİYE AĞIR SUÇLAMA

İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlileri Umut Altaş’a Gülistan Doku hakkında bildiklerinin bundan ibaret olup olmadığını sordu. Altaş “Evet” cevabını verdi. Ardından soruşturmanın adil yürütülmediğini öne sürdü ve dönemin Tunceli Valisini, olayı örtbas etmek ve oğlunu adalete teslim etmemekle suçladı.

34 sayfalık dosyada önemli bir teknik ayrıntının da altı çizildi. FBI, raporun başında ve ikinci gün bölümünde, Altaş’ın sözlerinin kelimesi kelimesine yapılmış bir ifade çözümü olmadığını, ajanlar tarafından görüşmenin içeriğinin özetlenmesi suretiyle hazırlandığını özellikle belirtti.

‘BABAM BU İŞİ HALLEDECEK’

Umut Altaş’ın ABD’de verdiği ifade şimdi Türk adli makamlarının elinde. İfadenin en kritik başlıklarını; Altaş’ın cinayet sırasında araçta ve olay yerinde bulunduğunu doğrulaması, Gülistan Doku’nun araç içinde vurulduğu iddiası, cesedin bagaja taşındığı anlatımı, Şükrü Eroğlu’nun olay sonrasında devreye girdiği iddiası, “babam bu işi halledecek” sözü, Pertek yolundaki muhtemel ceset noktası, aynı araç ile köprüye geri dönülmesi, kamera kayıtlarına ilişkin iddia ve babasına gönderilen “Beni susturan sendin” mesajı oluşturuyor.

Bununla birlikte Altaş’ın sorgu boyunca bazı kritik ayrıntılarda çelişkili ifadeler vermesi, hamilelik, kürtaj ve cesedin sonraki akıbetine ilişkin bazı anlatımlarının doğrudan gözleme değil duyuma ve aktarıma dayanması nedeniyle, FBI tutanağındaki iddiaların diğer deliller, HTS ve PTS kayıtları, dijital materyaller ve tanık ifadeleriyle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada, Gülistan Doku’ya ne olduğu ve cesedinin nerede bulunduğunun ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar çok yönlü olarak sürüyor.

Tankuşum

Hasan Erel yazdı…

3 Aralık 2024’te giderek artan bir kaşıntıyla, alerji testi için hastaneye gittik, onkoloji servisi, yoğun bakım ve sonunda morgdan çıktık.

Güzel oğlum, non hodgkin lenfoma teşhisiyle iki seneye yakın mücadele sonunda pes etti.

Lenf kanseri de anormal bir şeydi. Sadece 60 yaş üstü erkeklerde görülen korkunç agresif bir alt türü idi. Doktor en fazla üç hafta önce başladığını söylemişti hastaneye gittiğimizde. Ve sadece o üç haftada karaciğerinde 9 santim lezyon oluşmuştu!

Kuzum, en az 10 kez kemoterapi, bir sürü akıllı ilaç ve daha birçok serumdan sonra iyice bitkin düştü.

Benim kök hücrelerimle (iliğim) yüzde yüz uyumlu çıkınca çok sevinmiştik.

Normalde anneden yüzde 50 babadan yüzde 50 alırlar çocuklar. Benden yüzde yüz almış meleğim!

İlik naklimiz de başarılı oldu ama agresif lenfomayı sıfırlayamadan nakil olmuştu.

115 gün her şey yolunda gitti. İlaçlarını aldı, annesi zaten anne kuş gibi Tan kuşumun üzerinde kanatlarını açmış, bir saniye bile yanından ayırmamıştı.

Ancak rutin bir kontrolde bir virüsün savunmasız bağışıklık sistemini geçerek enfeksiyona yol açtığını gördüler. Ardından GVHD başladı. Yani Graft versus Host hastalığı, yani benim kök hücrelerim onun iç organlarına saldırmaya başlamıştı. Bilirubini (sarılığı) bir anda patladı. Beyaz tenli oğlum kararmaya ve sararmaya başladı. Yaralar oluştu her yerinde. Bağışıklık bir türlü sıfırdan yükselmedi.

Evde ve hastanede icapçı olarak lojistik nöbetim, bundan sonra annesinin yanında odada destek nöbetine dönüştü. Tan kuşum artık yerinden kalkamaz olmuştu. Onu taşımak ve ihtiyaçlarını gidermek gerekiyordu.

Annesi bir buçuk yıldan fazla her şeyine koştu, bir an uyumadı ve ilaçlarını tam saatinde verdi. Hijyen polisi gibi tetikte oldu.

Oğlum giderek kötülüyordu, karaciğer, böbrek ve akciğer fonksiyonları geriliyordu ve ben artık neticenin belli olduğuna ikna olmuştum. Zaten doktorları da “artık sadece hayatta tutmaya çalışıyoruz” diyordu.

Bana hep ‘yanıma gel masaj yap baba’ diyordu Tankuşum, ben de yatağında saatlerce istediği yerlerine masaj yapıp rahatlatmaya çalışıyordum.

O ise iki haftadan beri evine gitmek için kimi görse yalvarıyordu. Evini çok özlemişti. İki yılın yarısından fazlasını hastane odalarında geçirmişti. Doktoru, hemşireyi, bizi hep zorluyordu, “Götürün beni eve, ben iyiyim” diyordu.

Böyle zamanlardan birinde ona dedim ki, “Oğlum, gittiğin yerden mutlaka bize haber ver, işaret gönder, iyi olduğunu bilelim.”

Ben onu hep bir kuşa benzetirdim, o yüzden de Tan kuşum diye severdim. Devamında da dedim ki, “kuş ol oğlum uç gökyüzünde özgürce!”

Anladı mı anlamadı mı bilmiyorum ama tek kelime ile “Tamam” diyerek cevap verdi.

Sonra giderek kötüleşti, bilinci azaldı, nefes alması zorlaştı, oksijen takviyesi yapılmaya başlandı. Nihayetinde yoğun bakıma kaldırıldı.

Neyse ki yoğun bakımdakiler bize izin verdi yanında olmamız için.

Son gece ben de annesiyle yanında kaldım. Diyaliz makinasına bağladılar uzunca, böbrekler iflas etmişti artık. Sabah 7 gibi önce tansiyonu hızla düştü ve ardından küçük kalbi durdu.

Bizi hemen dışarı aldılar, ikimiz dışarda ağlaşırken biraz sonra gelip, “5 dakika kalp durdu ama geri getirdik, ancak entübe etmek zorunda kaldık” dediler.

Kuzum artık bilinçsiz öylece yatıyordu.

Eve uğradığımızda destek için bizde kalan kayınvalidem tam o kalbinin durduğu anlarda evin içine iki kumrunun girdiğini ve salonda bir kaç tur attıktan sonra çıktıklarını söyledi.

Şok oldum. Çocuğum sözünü tutmuş, bize bir işaret göndermişti. Gelmeyi çok istediği evine sonunda gelmişti.

Evimizin balkon kapısı genellikle açık dururdu, balkona gelen kumrulara da ekmek kırıntıları verirdik. Ama 15 yıldır evin içine hiç girmemişlerdi.

Tam da oğlumun kalbinin durduğu anda eve girmeleri sadece bir tesadüf olamazdı bence.

En azından öyle düşünmeyi ve inanmayı tercih ediyorum. Acımı biraz olsun hafifletiyor.

Tan kuşumuzu entübe edildikten iki gün sonra sabaha karşı 04.40’ta kaybettik.

Bunun acısını anlatmaya gerek yok. 12 yaşını doldurmasına 19 gün kalmıştı. Melek gibi bir çocuktu. Bizi, tüm hastalığı boyunca bir gün olsun üzmedi. Hep iyimserdi, son anına kadar “iyileşeceğim, ben iyiyim” diyordu.

Yüzmeyi, evini, Seferihisar’daki sitemiz Doğankent’i özlüyordu. 6 saat denizde kalacağım diyordu.

Çok mutlu bir çocuktu, her güzel geçirdiği günden sonra “Bugün benim hayatımın en mutlu günü” diyordu.

Yalan ve küfür nedir bilmezdi. Bir şeyin gerçeğini öğrenmek için Tan’a sormak yeterliydi. Ben küfür ettiğimde bana kızardı. Sigara ve içki içmemize hep karşı çıkardı.

Dinozorlara her çocuk gibi düşkündü ama o daha fazla derinleşmişti. Dünyanın doğa tarihini filan ezberlemiş, dinozor türlerini, nerelerde yaşadıklarını hep öğrenmişti. Büyüyünce de paleontolog olmaya kararlıydı. Önce jeoloji okunacağını sonra yüksek lisans olarak paleontolojiye geçileceğini de öğrenmişti. Kuşları da dinozorların torunu oldukları için çok severdi. Origami yapardı kuşlar ve dinozorlar.

Bir yaş büyük ablasıyla çok yakındı. Hastanede ablasını sayıklıyordu, neyse ke son anlarından birinde ablasını özel izinle odasına aldık. O sevinci görülmeye değerdi. “Canım ablam” diye kuş gibi kanat çırpmıştı onu görünce.

Sevgi dolu bir çocuktu Tan, hiç kötülüğü yoktu, kimseyi incitmezdi. Çok kibardı. Hemşirelere ayrı ayrı teşekkür eder, kızdığında bile nazikçe ifade ederdi. Gazze’de öldürülen çocuklar için üzülürdük birlikte. Kötü insanlara çok kızardı.

Hiçbir baba ve oğul, bizimki kadar sevgi sözcükleri kullanmamıştır eminim. Her okula bıraktığımda arabada her ikisinin de ellerini tutar, “Siz var olan çocuklardan en iyisisiniz, sizi sonsuz çok seviyorum” derdim. Onlar da birer birer karşılık verirdi aynısıyla.

İlik nakli sonrası kan grubu da değişmişti. 0 RH pozitif olan kan grubu, benim 0 RH negatife dönmüştü. Trombositleri düştükçe kan ihtiyacı oluyordu. 0 negatif trombosit bağışçısı bulmak çok zorlaşmıştı.

O süreçte her gün ihtiyaç oluyordu. Hiç tanımadığım insanlar gelip trombosit veriyorlardı. Babasının cenazesinden kalkıp gelen yüzme öğretmeni Tankut bey, fedakar polisler Hüseyin ve Hasan, öğretmenler Alper Erkan beyler ve Doğankent’ten Buğra kardeşim ve diğerleri, ne zaman gerek olsa koşa koşa gelip trombosit bağışında bulundular. Hakları ödenmez. O iyi insanları tanımak bir teselli oldu.

Onu hiç yalnız bırakmayan, oğlumun okulu Özel Ege Lisesi’nin tüm kadrosu, vefakar dostlarım Enis Musluoğlu, Salih Soysal ve Volkan İnan, desteğini hiç esirgemeyen Cem Amiral ve tüm aile ve dostlarımız da hep yanımızda oldu.

Eşimin çabası inanılmazdı. Neredeyse iki yıl boyunca hiç uyku, dinlenme bilmeden her anında oğlumuzun başında oldu. Eşimin ailesi de bir an bile bizi yalnız bırakmadı. Annem ve kardeşim de öyle.

İzmir Şehir Hastanesi’ndeki doktorlar, hemşireler ve hastabakıcılar da yaklaşık iki sene boyunca Tan için çok çırpındı. Ama olmadı. Hiç bir zaman karamsar olmayan küçük Nemeçek’im sonunda melek oldu.

Acımızla ölene kadar başbaşa olacağız elbette. Ama onu hep yanımızda hissediyoruz. Zaten işaretini de söz verdiği gibi gönderdi kuzum.

İnsanlar ölümlü, sevgi ölümsüzdür.

İyilik doğurgan, kötülük kısırdır.

Tankuşum çok sevdi ve çok sevildi.

Ama bizi de çok ağlattı ve hep ağlatacak.

3 Eylül 2026’da, usulca gitti güzel oğlum, sessiz gecenin koynuna…

Kaynak: Yazının aslına Hüseyin Vodinalı’nın Substack sayfasından ulaşabilirsiniz.

Mehmet Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: Selman Reşitoğlu uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 5 Eylül’de gözaltına alınan isimlerden biri de Ekpet İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selman Reşitoğlu oldu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Reşitoğlu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Gazete Pano’nun haberine göre 39 yaşındaki Reşitoğlu’nun adı daha önce de sosyal medya hesabından yaptığı lüks yaşam paylaşımlarıyla kamuoyunun gündemine gelmişti.

Özel jetler, yatlar, lüks otomobiller ve yurt dışı seyahatlerinden çok sayıda fotoğraf paylaşan Reşitoğlu’nun, bu görüntülerin basına yansımasının ardından hesabını gizliye aldığı belirtilmişti.

ŞİRKETLERİNİN KAMU İHALELERİ GÜNDEME GELMİŞTİ

Reşitoğlu’nun lüks yaşamına ilişkin görüntülerin ardından, Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Ekpet İnşaat’ın aldığı kamu ihaleleri de tartışma konusu olmuştu.

Ekpet İnşaat ile kardeşi Veysel Reşitoğlu’nun yüzde 49 ortağı olduğu Avos Grup İnşaat’ın özellikle Karayolları Genel Müdürlüğü’nden aldığı yol yapım ihalelerinin toplam bedeli 10,9 milyar liraya ulaştı.

Veysel Reşitoğlu’nun ortağı olduğu Avos Grup İnşaat’ın da Karayolları Genel Müdürlüğü’nden yaklaşık 1,5 milyar liralık bir ihale aldığı daha önce basına yansımıştı.

ŞİMŞEK’LE AYNI MASADA GÖRÜNTÜLENMİŞTİ

Reşitoğlu’nun gündeme gelmesine neden olan bir diğer görüntü ise Londra’da çekilmişti.

Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafta Reşitoğlu’nun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le aynı masada bulunduğu görülmüştü. Karede Reşitoğlu’nun amcası Abdurrahman Reşitoğlu ile iş insanı Gürkan Dölekli de yer alıyordu.

Fotoğrafın ardından açıklama yapan Şimşek, Selman Reşitoğlu ile herhangi bir ticari ortaklığının bulunmadığını belirtmişti. Şimşek, söz konusu fotoğrafların bakanlık görevinde olmadığı Temmuz 2018-Mayıs 2023 döneminde Londra ve Batman’da çekildiğini açıklamıştı.

Şimşek buna karşılık, Selman Reşitoğlu’nun amcası Abdurrahman Reşitoğlu ile İngiltere’de ortak bir şirket kurduğunu doğrulamıştı.

Şimşek, şirketin Ağustos 2021’de Londra’da konut satın alınması amacıyla kurulduğunu ve bunun dışında ticari faaliyette bulunmadığını ifade etmişti.

ŞEHİTKAMİL BELEDİYE BAŞKANI’NIN KULLANDIĞI ARAÇ DA EKPET’E KAYITLI ÇIKMIŞTI

Reşitoğlu ve şirketi Ekpet İnşaat’ın adı daha önce Şehitkamil Belediyesi’ndeki bir ihale tartışmasında da gündeme gelmişti.

CHP’den istifa ederek AKP’ye geçen Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın kullandığı 06 FIY 825 plakalı aracın Ekpet İnşaat üzerine kayıtlı olduğu aktarılmıştı.

Valiliğin resmi etkinliğinin parasını belediye ödedi!

YUSUF YAVUZ / VERYANSIN TV

Antalya Valiliği’nin bu yıl 23 Nisan ve 19 Mayıs gibi resmi kutlamalar için yaptı organizasyonların bütçesini Antalya Büyükşehir Belediyesinin karşıladığı ortaya çıktı. Konyaaltı sahilinde yapılan 23 Nisan etkinliğinin 948 bin TL’lik hizmet alımı, Antalya soruşturması kapsamında sahibi tutuklandıktan sonra kayyum atanan Aktüel Expo şirketinden yapılırken her iki etkinlik için 1,5 milyon TL’nin üzerinde ödeme yapıldığı görülüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ayrıca 30 Haziran’da valilik tarafından Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen Muhtarlar Akademisi eğitiminin kurabiye ikramını da üstlenmiş.

VALİLİĞİN 23 NİSAN ETKİNLİĞİ TARTIŞMALI FİRMADAN

Antalya Valiliği’nin bu yıl Konyaaltı Sahili Beach Park alanında organize ettiği 23 Nisan etkinliği için yapılan hizmet alımının maliyeti Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanmış. Sahne ve ses düzeni ile etkinlik alanında çeşitli aktivite alanlarının bulunduğu organizasyonun hizmet alımının, Aktüel Expo şirketinden yapıldığı görülüyor. Aktüel Expo şirketinin sahibi M. Okan Kaya, büyükşehir belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmış, sahibi olduğu şirketlere ise kayyum atanmıştı.

PARASINI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖDEMİŞ

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından Aktüel Expo şirketinden yapılan 20 Nisan 2026 tarihli doğrudan temin hizmet alımı kaydına göre Valiliğin 23 Nisan etkinliği için belediye kasasından 948.000,00 TL ödeme yapıldığı görülüyor.

CUMHURİYET BAŞSAVCISI DA ETKİNLİKTE

Valiliğin 23 Nisan etkinliğine, Antalya Büyükşehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile Genel Sekreter Yardımcısı V. Cemil Böcek’in de katıldığı görülüyor. Etkinliğe ayrıca Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman ve il protokolünün önde gelen isimlerinin katıldığı görülüyor. Valiliğin 23 Nisan etkinliği hakkında sosyal medyada paylaşım yapılmış olmasına rağmen, kurumun resmi internet sitesinde herhangi bir haber yer almıyor. Buna karşın valiliğin 23 Nisan konusunda yapmış olduğu rutin etkinliklerle ilgili haberlere yer veriliyor.

19 MAYIS ETKİNLİĞİNİN BÜTÇESİ DE BELEDİYEDEN

Antalya Büyükşehir Belediyesinin Valilik tarafından bu yıl Karaalioğlu Parkı eski stadyum alanında yapılan 19 Mayıs Gençlik Haftası Programının maliyetini de üstlendiği görülüyor. EKAP’ta yer alan doğrudan temin hizmet alımı kayıtlarına göre, Valiliğin organizasyonu için Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından 680 bin TL ödeme yapılmış. Hizmet alımı Antalya merkezli Tale Organizasyon şirketinden yapılırken, etkinlikte resim, ahşap ve taş boyama ürünlerin sergilendiği stantlar ile çeşitli spor aktiviteleri yer almış.

PROTOKOLDE FARKLI SİYASİ PARTİLER NEDEN YOK?

Antalya Valiliği’nin resmi internet sitesinde yer alan 20 Mayıs 2026 tarihli haberde, etkinliğe Vali Hulusi Şahin’in yanı sıra, Antalya Milletvekilleri Aykut Kaya ve Sururi Çorabatır, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Orhan Özdemir ile il protokolü ve vatandaşların katıldığı belirtiliyor. Milli ve ulusal bir bayramla ilgili organizasyondan yansıyan görüntülerde, farklı siyasi partilerin milletvekilleri ve yöneticilerinin yer almaması dikkati çekiyor.

VALİLİĞİN MUHTARLAR AKADEMİSİNE BELEDİYEDEN ‘KURABİYE DESTEĞİ’

Öte yandan Antalya Valiliği’nin Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlediği, 1 Haziran‘da başlayan ‘Muhtarlar Akademisi’ etkinliğinde ikram olarak verilen kurabiyeler de Antalya Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından satın alınmış. 22 Mayıs 2026 tarihli EKAP doğrudan temin kaydına göre, kurabiyeler için 60 bin 750 TL ödeme yapıldığı görülüyor.

MİLLİ KUTLAMALAR HİZMET ALIMINA DÖNÜŞTÜ

Valiliğin 23 Nisan ve 19 Mayıs etkinlikleri, devletin halkla bütünleşmesi anlamında  önemli. Ancak bu etkinlikleri geçmişte yapılanlardan ayıran, organizasyon firmalarından birer hizmet alımına ve para aktarma aracına dönüşmesi. Geçmiş yıllarda, gelenek olduğu üzere, bu tür etkinlikler milli eğitim il müdürlükleri ile kamu kurumlarının işbirliği sayesinde organize edilerek daha yoğun katılımlarla stadyumlarda ve kentin ana caddeleri ile meydanlarda kutlanıyordu.

FESTİVAL VE GÖSTERİYE DÖNÜŞTÜ

Organizasyon firmalarına ihale edilen bugünkü kutlamalar ise daha çok bir festival, panayır ya da gösteri niteliğine bürünmüş durumda. Çeşitli yarışmalar ve oyunlar ile renklendirirmeye çalışılan bu etkinlikler hızla tüketilip geçilen birer ürün niteliğinde.

O FİRMAYA KAYYIM ATANMIŞTI

Antalya Valiliği’nin 23 Nisan etkinliği için Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan hizmet alımında tercih edilen firma olan Aktüel Expo, büyükşehir belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları kapsamında hakkında tutuklama kararı verilen isimlerden biri olan M. Okan Kaya’ya ait. Kaya’nın diğer şirketlerinde olduğu gibi Aktüel Expo’ya da geçtiğimiz yol kayyum atanmıştı. Altun Portakal Film Festivali dahil Büyükşehir Belediyesinin festival ve diğer etkinlik organizasyonlarının ihaleleri genellikle Kaya’ya ait şirketlere veriliyordu. Antalya iddianamesi ana davasının 19 Mart’ta yapılan duruşmasında Savcılık Kaya hakkında yeniden tutuklama talep etmiş, mahkeme ise “konutu terk etmeme” kararı ile adli kontrol tedbir kararı uygulanmasına karar verilmişti. Davanın ara kararında tutuklu sanıklar Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan’ın tahliyesine karar verilmiş, Cumhuriyet Savcılığı ise bu karara itiraz etmişti.

BELEDİYE 15 MİLYON HARCADIĞI KONAĞI VALİLİĞE TAHSİS ETMİŞTİ

Antalya Valiliği ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki ‘kurumsal dayanışma’ resmi kutlama organizasyonları ile sınırlı değil. Antalya’da tarihi Balbey Mahallesi’nde bulunan, AKP Antalya İl Yöneticilerinden Zihni Kilit’in ailesine ait olan 19. yüzyıldan kalma tarihi konakta Şubat 2018’de yangın çıkmıştı. Yangından kısa süre sonra mülk sahipleri ile Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan sözleşmeyle harabeye dönen konak 18 yıllığına belediyeye kiralandı. Büyükşehir belediyesinin restore ettirerek kullanmayı amaçladığı Kilit Konağı, Nisan 2018’de ‘Devlet Konukevi’ olarak kullanılmak üzere Antalya Valiliği’ne devredildi. Yaklaşık 15 milyon TL harcanarak Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen tarihi konağa Valilik bünyesinde kurulan AYDAŞ AŞ yerleşti. Böylece kamu parası harcanarak restore edilen tarihi konak devlet konukevi yerine özel şirketi statüsündeki AYDAŞ AŞ’ye ofis yapıldı. Kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bir dönemde AYDAŞ şirketinin lüks mobilya ve mefruşatlarla döşediği konağın kirasını ise halen Büyükşehir Belediyesi ödüyor.

HAKEMLİK VASFI İNCE BİR ÇİZGİDE DURUYOR

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Valiliği kentin yönetiminden sorumlu iki idari kurum. Kamu kurumlarının ortak çözümler konusunda birlikte proje üretmesi ve dayanışması önemli. Ancak idari denetim ve yaptırım yetkisini elinde bulunduran Antalya Valiliği adına organize edilen resmi etkinliklerin faturasının Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenmiş olması, konuyu kurumlar arası bir dayanışma olmaktan öteye taşıyor. Ortaya çıkan görüntü, valiliğin hakemlik vasfına zarar verebilecek düzeyde. Devletin ildeki resmi kutlamaları için, yargı süreçlerine konu olan tartışmalı isimlere ait firmalardan hizmet alımı yapılması da tartışmalara zemin hazırlayacak nitelikte.

VALİ ŞAHİN YEREL SİYASETE GÖZ MÜ KIRPIYOR

Yapılan organizasyonların içeriği ise yerel bir siyasi figürün ya da belediye başkanının halkla ilişkiler çalışması düzeyinde olduğu görülüyor. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in son aylarda il ve ilçelerde katıldığı festival ve güreş organizasyonu gibi etkinliklerde görünür olması, “adeta bir belediye başkanı gibi halkla bütünleşiyor” yorumlarına neden oluyor. Bu yorumlar, Antalya’dan ev aldığı belirtilen Vali Şahin’in yerel siyasete göz kırp kırpmadığı sorusunu da gündeme taşıyor.

Adliye önündeki görüntüler gündem olmuştu: Melih Gökçek’ten ‘sakız’ açıklaması

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne giderken ağzında görülen çiğneme tabletiyle ilgili açıklama yaptı.

Gökçek, görüntülerin “adliyeye meydan okuma” şeklinde yorumlandığını belirterek, kullandığı ürünün şeker hastalığı nedeniyle yaşadığı ağız kuruluğunu gidermek amacıyla kullandığı çiğneme tableti olduğunu söyledi.

‘ADALETE MEYDAN OKUMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR’

Gökçek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Adliyenin önünde gazetecilerin arasından geçerken ağız kurumasını önlemek için kullandığım çiğneme tabletini, şeker hastalığım nedeniyle kullandığımı oğlum Osman Gökçek kamuoyu ile paylaştı. Ancak muhalefet medyası ısrarlı bir şekilde bunun bir meydan okuma olduğunu kamuoyuna işlemeye devam ediyor. Ben adalete olan saygımı bu olayda kaç kez söyledim. Adalete meydan okumak kimsenin haddi değildir.”

Gökçek, çiğneme tabletini adliye binasına girmeden önce bıraktığını belirterek, “Çiğneme tableti olayı adliyeye adım attığımda bitti. Tableti girişteki çöp kutusuna attım. Girişte polisler dahil herkes buna şahittir” dedi.

OSMAN GÖKÇEK DE AÇIKLAMA YAPMIŞTI

AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek de daha önce yaptığı açıklamada babasının şeker hastası olduğunu belirterek, “Rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı ağız kuruluğunu gidermek amacıyla zaman zaman sakız ve çiğneme tableti kullanmaktadır. Görüntülerde yer alan durumun sebebi de tamamen budur” ifadelerini kullanmıştı.

NE OLMUŞTU?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Murat Ağırel’in Gökçek ailesinin Almanya’da kurduğu “Hamag” adlı şirket üzerinden milyonlarca avroluk gayrimenkul yatırımı yaptığı ve Türkiye’den şirkete kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialarının ardından 29 Ağustos’ta resen soruşturma başlatmıştı.

Başsavcılık, soruşturmanın “yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı” iddialarının maddi gerçeğinin ortaya çıkarılması amacıyla başlatıldığını açıklamıştı.

Ağırel, Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek ile bağlantılı olduğunu öne sürdüğü Hamag şirketinin 2022’de 30 bin avro sermayeyle kurulduğunu, 2024’te ise yaklaşık 3,8 milyon avroluk mal varlığına ulaştığını iddia etmişti.

Ağırel ayrıca Almanya’nın Velbert kentinde yaklaşık 8,7 milyon avro değerindeki bir alışveriş merkezinin satın alınmaya çalışıldığını ve Lüksemburg’da yüksek bedelli başka bir gayrimenkul için görüşmeler yapıldığını öne sürmüştü.

Soruşturma kapsamında Murat Ağırel’in tanık sıfatıyla ifadesi alınırken, Melih Gökçek de şüpheli sıfatıyla Ankara Adliyesi’ne çağrılarak ifade verdi.

Gökçek, ifade işlemlerinin ardından soruşturmanın gizli olduğunu belirterek ayrıntı vermeyeceğini söylemişti.

Gökçek, adliye çıkışında yaptığı açıklamada, “Benim ifade vermediğim konu yoktur. Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak. Karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım. Şimdi konu hakkında bilgi vermek istemem” ifadelerini kullanmıştı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi de 7 Ağustos’ta Melih Gökçek, ailesi, Beyaz TV, Osmanlıspor yöneticileri ve bazı kişiler hakkında “suç örgütü” iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

Meteoroloji’den sağanak alarmı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 6 Eylül hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzey, iç ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Batı ve Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Hatay, Diyarbakır, Batman ve Siirt çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzey ve doğu, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 35°C

Az bulutlu

İSTANBUL °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DENİZLİ °C, 36°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 37°C

Az bulutlu

MUĞLA °C, 37°C

Az bulutlu

UŞAK °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

AKDENİZ

Parçalı ve az bulutlu, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii ile Hatay çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

ANTALYA °C, 40°C

Az bulutlu

BURDUR °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

HATAY °C, 31°C

Parçalı bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

KONYA °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

NEVŞEHİR °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 28°C

Parçalı bulutlu

DÜZCE °C, 31°C

Parçalı bulutlu

SİNOP °C, 30°C

Parçalı bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 27°C

Parçalı bulutlu, akşam saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları ile Doğu Karadeniz’in yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 32°C

Parçalı bulutlu

RİZE °C, 28°C

Parçalı bulutlu, öğle ve gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 29°C

Parçalı bulutlu, gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

TRABZON °C, 27°C

Parçalı bulutlu, öğle ve gece saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğu kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 27°C

Parçalı bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 27°C

Parçalı bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 33°C

Parçalı bulutlu

VAN °C, 28°C

Parçalı bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, Diyarbakır, Batman ve Siirt çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 36°C

Parçalı bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GAZİANTEP °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

MARDİN °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

ŞANLIURFA °C, 38°C

Parçalı ve az bulutlu

Mazlum Abdi’den özerklik itirafı: ‘Kendimizi yöneteceğiz’

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanlığına atanan PKK/YPG elebaşı Mazlum Abdi, İlke TV’ye verdiği röportajda, SDG’nin entegrasyonunun ardından Suriye’de Kürtlerin önündeki yeni döneme, SDG’nin yerine kurulması beklenen siyasi yapıya ve Türkiye ile ilişkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Abdi, “SDG’nin yarattığı boşluğu dolduracak bir siyasi yapının oluşması önemlidir. Şimdi halkımız içerisinde siyasi faaliyetler yürütenler bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyor. Ancak henüz ne şekilde olacağı, isminin ne olacağı netleşmiş değil” dedi.

Türkiye’nin Suriye’deki etkisinin yeni dönemde arttığını ifade eden Abdi, Ankara’nın ülkenin yeniden inşasında da rol üstlenebileceğini belirterek, şunları söyledi:

“Yeni dönemde şüphesiz Türkiye’nin Suriye’deki rolü arttı. Suriye’nin meseleleri Türkiye’yi ilgilendirmeye ve Suriye’deki Türkiye etkisi sürecektir. İnanıyorum ki Suriye’nin yeniden inşası konusunda da Türkiye’nin rolüne dair genel bir ittifak vardır. Önümüzdeki dönemde de bunu göreceğiz. Türkiye Suriye’nin yeniden inşasında ekonomik açıdan veya başka konularda olumlu bir rol oynayabilir ve inanıyorum ki bu rolü oynayacaktır.

‘SURİYE’DEKİ KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜNDE OLUMLU ETKİSİ OLACAK’

Yine şu anda Türkiye’de devam eden barış süreci de özellikle Suriye’ki Kürtlerin dosyasını yakından ilgilendiriyor. Türkiye Devleti, Suriye’deki Kürtlerin varlığının SDG’nin varlığını kendi ulusal güvenliğinin bir parçası olarak gördü, bu şekilde yaklaştı. Uzun süre çatışmalar vardı, Türkiye’nin buraya askeri müdahaleleri oldu. Şu an Türkiye’de yürüyen çözüm sürecinin bu konuda da önemli etkisi oldu. Bu konuda da güvenlik anlamında bir istikrar ve çatışmasızlık durumu var. İnanıyorum ki İmralı ve Türkiye Devleti arasında yürüyen çözüm sürecinin Suriye’deki Kürt meselesinin çözümünde olumlu etkisi olacaktır.

Türkiye’de yürütülen barış süreci bir şekilde Türkiye’nin buradaki ilişkilerinde de etkili oldu. Hem Türkiye’yle ilişkilerimizin devamına hem de buradaki sürece katkısı oldu.”

Mazlum Abdi, ayrıca yeni görevinin henüz resmen başlamadığını, entegrasyonla bağlantılı çalışmalar tamamlandıktan sonra Şam’da görev yapacağını ve Türkiye ile ilişkilerde güvenlik başlığının ötesine geçen bir zemin oluşturulmasını istediğini söyledi.

ÖZERKLİK İTİRAFI

Mazlum Abdi, şunları söyledi:

“Önemli olan Suriye’de sağlam bir statümüzün olması. Her şeyden önce yasal bir çerçevede Kürt halkı kimliğiyle bu yeni devlete katılıyor. Bu büyük bir başarıdır. Biz bu devlete katılıyoruz derken kendi bölgemizde devlet adına kendimizi yöneteceğiz. İdari ve askeri işleri devlet adına devletin bir parçası olarak kendi bölgemizde kendimiz yürütüyoruz. Entegrasyon bu esaslar üzerinde kurulmuştur.”

PKK/YPG elebaşı Mazlum Abdi’den özerklik itirafı: ‘Kendimizi yöneteceğiz’

“Önemli olan Suriye’de sağlam bir statümüzün olması. Her şeyden önce yasal bir çerçevede Kürt halkı kimliğiyle bu yeni devlete katılıyor. Bu büyük bir başarıdır. Biz bu devlete katılıyoruz derken kendi… pic.twitter.com/vv9ZSL0fOZ

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) September 4, 2026

Akaryakıt fiyatlarına dev zam

ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim ve Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerini hedef alan saldırıları, küresel petrol piyasalarında arz endişelerini artırdı.

Motorine gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 7,72 TL, benzine ise 2,48 TL zam yapıldı.

Pompa fiyatlarına yansıyan bu artışın ardından özellikle motorin fiyatları büyükşehirlerde rekor seviyelere ulaştı. Ankara ve İzmir’de motorinin litre fiyatı 90 TL bandını yakalarken, İstanbul’da da 90 lira sınırına dayandı.

GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI

Zammın ardından üç büyükşehirde güncel akaryakıt fiyatları netleşti.

İstanbul’un Avrupa Yakası’nda benzinin litre fiyatı 76,92 TL’ye, motorin ise 88,88 TL’ye yükselirken; Anadolu Yakası’nda benzin 76,77 TL’den, motorin ise 88,76 TL’den satılmaya başladı.

Ankara’da benzinin litresi 77,87 TL, motorin ise 90,00 TL olurken; İzmir’de benzin 78,15 TL’ye, motorin ise 90,27 TL’ye ulaştı.

Bülent Arınç’tan Melih Gökçek çıkışı: Savcı ‘Buyurun, tanık sıfatıyla size şunları soracağız’ derse koşa koşa giderim

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, 2015’te eski ABB Başkanı Melih Gökçek’i Ankara’yı FETÖ’cülere parsel parsel satmakla suçlamıştı. Gökçek o dönemde herhangi bir soruşturma geçirmemişti. Ancak 11 yıl sonra geçtiğimiz günlerde gazeteci Murat Ağırel’in Gökçek’in mal varlığı üzerine yaptığı haberin ardından soruşturma başlatıldı.

Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşan Arınç, o dönemki sözleri ve mevcut soruşturmaya ilişkin olarak şunları söyledi:

“Savcı ‘Buyurun, tanık sıfatıyla size şunları soracağız’ derse koşa koşa giderim. Ben sözümün eriyim. Yıllarca ceza avukatlığı yaptım. Şahitliğin ne olduğunu bilirim. Ama bana sordukları şeyler mutlaka 2015 öncesine ait şeyler olmalı. Yoksa bu olaylar yeni, üzerine bir şey söylemem, bir şey de bilmiyorum. Duyuma ait şeyleri konuşmayı sevmem. Bizzat yaşadığım gördüğüm şeyleri anlatırım. Tahkikat genişleyecekse, eskiye ait de bir şeyler konuşulacaksa, beni de lütfeder çağırırlarsa, sorduklarına cevap veririm. Ama 2017 sonrasına ait bir şey yaşamadım, görmedim. Sadece duyuyorum. Ceza hukukunda duyuma dair şeyler ciddi sayılmaz.”

“Sizce neden ‘Parsel Parsel’ dediğinizde değil de bugün soruşturma açıldı?” sorusunu da Arınç, “Ah, onu bir bilebilsem, bir bilebilsem…” sözleriyle yanıtladı.

‘Yasa dışı panel sistemi’ soruşturması: 31 avukat hakkında gözaltı kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek ‘panel’ adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır” dedi.

Gürlek’in açıklaması şöyle:

“Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır!

Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez.

Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.

Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak “borcunuz yasal takibe düştü”, “uzlaşma sürecini kaçırdınız”, “hakkınızda haciz işlemi başlatıldı” gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.

Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır.

Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.

Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır.”

Yıllardır bitmeyen eğitim çilesi: 3 okul tek binada!

VERYANSIN TV

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okulların fiziki koşulları yeniden gündeme geldi.

Veryansın Tv’nin edindiği bilgiye göre, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde iki ortaokul ile bir ilkokul aynı binada eğitim görecek.

BİR BİNA ÜÇ OKUL

Yapımına 2023 yılında başlanan Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulu binaları, aradan geçen yaklaşık üç yıla rağmen eğitim-öğretime açılamadı.

Bu nedenle Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu, Ayşe Özbağı Ortaokulu ve Ayşe Özbağı İlkokulu öğrencileri yeni eğitim-öğretim döneminde aynı okul binasında eğitim görecek.

ÜÇ YILDIR TAMAMLANAMADI

Milli Eğitim Bakanlığının resmi kayıtları, okul inşaatlarındaki sürecin 2023 yılına kadar uzandığını ortaya koyuyor.

Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 1 Kasım 2023’te Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulu inşaatının devam ettiğini duyurdu. 10 Aralık 2024 tarihli açıklamada da 24 derslikli okul inşaatının sürdüğü bildirildi.

15 Aralık 2025’e gelindiğinde ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okul için hâlâ “yapımı devam eden” ifadesini kullandı.

‘MÜTEAHHİTLER PROJEYİ YARIM BIRAKTI’ İDDİASI

Gölbaşı Son Gaste’nin 6 Ağustos 2025 tarihli haberinde, okul inşaatını üstlenen müteahhitlerin projeyi yarım bıraktığı, inşaatın bir süre atıl kaldığı ve tamamlanması için yeni bir ihale açıldığı iddia edildi.

AYNI BİNADA İKİLİ ÖĞRETİM

Ayşe Özbağı İlkokulunun internet sitesinde okulun Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu binasında “öğlenci” olarak eğitim verdiği, öğretim şeklinin ise “ikili öğretim” olduğu belirtiliyor.

Okulun resmi sayfasında, yeni binaların yapımı nedeniyle Ayşe Özbağı İlkokulunun 2024-2025 eğitim-öğretim yılında da Şehit Meriç Alemdar Ortaokulu binasında hizmet verdiği bilgisi yer alıyor.

YENİ BİNALAR YÜZDE 90 TAMAMLANDI

Öte yandan Ayşe Özbağı İlkokulu ve Ortaokulunun yeni binalarındaki çalışmaların bugün itibarıyla yaklaşık yüzde 90 seviyesine ulaştığı öğrenildi.

Binalarda bahçe düzenlemesi, abonelik işlemleri ve tamamlayıcı çalışmaların kaldığı belirtildi.

Buna rağmen yeni binaların henüz teslim edilmemesi nedeniyle üç okulun 2026-2027 eğitim-öğretim yılında aynı binada eğitim vereceği öğrenildi.

Meteoroloji’den yüksek sıcaklık uyarısı: 4 derece birden artacak!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 4 Eylül hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzey ve batı kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, İç Ege’nin güney ve doğusu, Akdeniz’in iç ve yüksek kesimleri, Batı Karadeniz’in batısının iç kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ve Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde seyretmeye devam etmesi bekleniyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli yurdun güneydoğu kesimerinde günaybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden, Güneydoğu Anadolu’nun kuzeyi ve Doğu Anadolu’nun batısında batı ve güneybatı yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı bulutlu, batısının yer yer çok bulutlu, Trakya’nın batısının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güneybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 30°C

Parçalı bulutlu

ÇANAKKALE °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 30°C

Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, İç Ege’nin güney ve doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın kuzey kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

DENİZLİ °C, 35°C

Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İZMİR °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

MANİSA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

UŞAK °C, 31°C

Parçalı çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

AKDENİZ

Parçalı ve az bulutlu, iç ve yüksek kesimlerinin yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu, kuzey çevreleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BURDUR °C, 32°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, kuzeybatı kesimleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu, kuzey kesimleri yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANKIRI °C, 30°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ESKİŞEHİR °C, 27°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KAYSERİ °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BARTIN °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

BOLU °C, 25°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 27°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİNOP °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarının aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 29°C

Parçalı bulutlu

RİZE °C, 27°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 27°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

TRABZON °C, 26°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu, kuzey kesimleri yer yer çok bulutlu öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 26°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 36°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 27°C

Parçalı ve az bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

SİİRT °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

Silivri’deki gemi kazasında bilirkişi ön raporu çıktı: ‘Gözcü olsaydı batma engellenebilirdi’

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen gemi kazasına ilişkin soruşturma kapsamında ALSU isimli gemideki bilirkişi incelemesi sonrası ön rapor ortaya çıktı.

Raporda kayıp faciasının esas nedenin ‘Çift Taraflı Köprüüstü Disiplinsizliği, Vardiya Standartlarının Tamamen Terk Edilmesi ve Durumsal Farkındalık Kaybı’ olduğu belirtildi.

Raporda, ALSU gemisinde gözcünün bulundurulması halinde batmanın engellenebileceği ifade edildi.

Raporda, çarpışmanın 03.13’te gerçekleştiği, kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisinin iskele tarafından yırtılma nedeniyle süratle battığı ALSU gemisinde ise sancak bordadaki hafif sıyrıklar dışında seyri engelleyecek veya su almaya sebep olacak majör hasar oluşmadığı belirtildi.

‘SON 0.5 MİLDE SANCAĞA DÖNMESİ ÇATIŞMAYI FİZİKİ OLARAK BAŞLATAN AKTİF TETİKLEYİCİ ETKENDİ’

Raporda kayıp faciasının esas nedenin ‘Çift Taraflı Köprüüstü Disiplinsizliği, Vardiya Standartlarının Tamamen Terk Edilmesi ve Durumsal Farkındalık Kaybı’ olduğu belirtildi.

Raporda “Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazını kapatarak seyretmesi ve telsiz mutabakatına aykırı olarak son 0.5 milde sancağa dönmesi çatışmayı fiziki olarak başlatan aktif tetikleyici etkendir. Ancak bu tetikleyici etkenin bir facia ile sonuçlanmasının arkasındaki asli kök neden M/T ALSU gemisindeki köprü üstü zafiyetidir” denildi.

‘GÖZCÜ BULUNDURSAYDI, BATMA ENGELLENEBİLİRDİ’

Raporda şu ifadeler yer aldı:

“Eğer ALSU, kendi emniyet kılavuzundaki (BMM) ‘Watch Condition B’ kuralına riayet ederek köprüüstünde tecrübeli Kaptan’ı ve ek bir gözcüyü bulundursaydı; Tuğberk İmamoğlu’nun kontrolsüz sancağa dönüş manevrası 0.5 mil yerine 1.5-1.8 mil mesafede saptanabilir, COLREG Kural 8 uyarınca ivedilikle makineler stop edilerek veya acil tornistan verilerek çatışma tamamen önlenebilir ya da darbe şiddeti minimuma indirilerek Tuğberk İmamoğlu’nun batması engellenebilirdi. Köprüüstündeki tek başına, tecrübesiz zabit bu durumu zamanında analiz edememiş ve can kaybı/kayıp faciasının kapısı aralanmıştır. Şu ana kadar Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Gemi Trafik Hizmetleri tarafından dosyaya sunulan VTS görüntülerinde, Tuğberk İmamoğlu gemine ait bir görüntü kaydı bulunmamaktadır. Oysa ki Tuğberk İmamoğlu gemisi Alsu gemisinin ECDIS ekranında görülmüştür.”

Melih Gökçek ‘şüpheli’ sıfatıyla ifadeye çağrıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kayıtdışı para transferleri iddiasıyla hakkında resen soruşturma başlatılan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ifade vermeye çağrıldı.

Başsavcılık, Gökçek’i, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırdı.

NE OLMUŞTU?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine resen soruşturma başlatmış ve soruşturma, Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel’in Gökçek ailesinin Avrupa’daki milyonlarca dolarlık yatırımlarına ve para trafiğine ilişkin gündeme getirdiği iddiaların ardından gelmişti.

Haberde; Gökçek ailesinin Düsseldorf’ta bina, Velbert’te AVM için anlaşmalar yaptığı iddialarını gündeme getirilmişti. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Gökçek hakkında soruşturma başlatmıştı.

Soruşturma haberinin ardından açıklama yapan Gökçek ise “Allah’ın izniyle kendimi Türk adaletine teslim ediyorum” demişti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nadi Türkaslan; Melih Gökçek, ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlıspor yöneticileri ile ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen kişiler hakkında “suç örgütü” iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

Mazlum Abdi, Türkiye’de terör listesinden çıkarıldı

VERYANSIN TV

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, PKK/YPG terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi’yi Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına atamıştı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre atama, 2026 tarihli ve 164 sayılı kararnameyle gerçekleştirilmişti.

Kararnamede, “Cumhurbaşkanı Ahmed Şara 2026 tarihli ve 164 sayılı kararnameyle Mustafa Halil Abdi’yi (Mazlum Abdi) Cumhurbaşkanlığı nezdinde danışman olarak atamıştır” ifadelerine yer verilmişti.

İlişkili Haber
thumbnail

PKK resmen Suriye’ye ortak oldu: Ahmed Şara, Mazlum Abdi’yi danışman olarak atadı

Haberi görüntüle

MAZLUM ABDİ’NİN İSMİ TERÖRDEN ARANANLAR LİSTESİNDEN SİLİNDİ

Söz konusu gelişmelerin ardından Mazlum Abdi’nin isminin terörden arananlar listesinden silindiği ortaya çıktı.

Daha önce “Ferhat Abdi Şahin” ismiyle ulaşılabilen kayıt, şimdi ne kırmızı listede ne de diğer listelerde yer alıyor.

Abdi, atandıktan 3 gün sonra, ağustıos ayının sonunda listede bulunuyordu.

SDG’nin  üst düzey isimlerinden biriyken Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olarak atanan Sipan Hemo kod adlı Semir Asu da ağustos ayının ortalarında Türkiye’de terör listesinden çıkarılmıştı.

Erdoğan’dan açılım mesajı: Çok uzamaması gerekir

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi dönüşünde açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Değerli basın mensubu arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Bişkek’e yaptığımız ziyareti tamamlamış bulunuyoruz. Değerli dostum, Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un davetiyle diyalog ortağı olduğumuz Teşkilat’ın bu yılki zirvesine şeref konuğu olarak iştirak ettim. Ayrıca liderlerle birlikte 31 Ağustos akşamı 6. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine katıldım, sporcularımızı selamladım. Bu vesileyle kardeş Kırgız halkının 31 Ağustos Bağımsızlık Günü’nü bir kez daha canı gönülden tebrik ediyor, kıymetli kardeşim, Sayın Caparov nezdinde ev sahiplikleri için Kırgız halkına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

‘ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI’YLA BİZİ BİRBİRİMİZE YAKLAŞTIRAN HUSUS, PAYLAŞTIĞIMIZ BÖLGESEL SAHİPLENME KÜLTÜRÜDÜR’

Kıymetli basın mensupları, bundan 30 yıl önce “Şanghay Beşlisi” ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı, zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline gelmiştir. Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu bünyesinde buluşturan yegâne yapı olan bu Teşkilat, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de sadece Teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz “Yeniden Asya” girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır.

Şanghay İşbirliği Teşkilatı’yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim.
Zirve marjında mevkidaşlarımla da görüşmelerim oldu. Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk.

Kıymetli basın mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

‘HEDEFİMİZ 360 DERECELİK BİR VİZYONLA KENDİ AĞIRLIĞIMIZI ARTIRMAK’

Erdoğan’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle…

– Bişkek Zirvesi’nde alınan kararlar, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkiler? Türkiye’nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimali var mıdır?

Değerli arkadaşlar, öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye’nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye’nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.

‘BARIŞ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPMAYA HAZIR OLDUĞUMUZU SAYIN PUTİN’E İFADE ETTİK’

– Zirve kadar dikkat çeken konulardan bir tanesi de Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin’le görüşmeniz oldu. Zirve marjında yaptığınız görüşme genel anlamda nasıl geçti? Hangi konuları ele aldınız?

Sayın Putin ile ikili bir görüşme yaptık. Bu görüşmede de özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye’ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız.

‘MEKKE İTTİFAKINA TEPKİ KOYAN ÇOK AZ ÜLKE VAR, AMA GİZLİDEN TEPKİ KOYAN ÜLKELER DE MEVCUT’

– İstanbul’da Mekke İttifakı’nın ilk önemli toplantısı gerçekleştirildi. Biz biliyoruz ki bölgedeki bazı ülkeler bu ittifaktan fevkalade rahatsız. Geniş bir coğrafyada barışı inşa etme amacı olan bir savunma iş birliğinden neden bu kadar rahatsızlar?

İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşışımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz.

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE DAİR İLGİLİ KURUMLARIMIZ ŞU ANDA EŞ GÜDÜM İÇİNDE ÇALIŞIYOR’

– “Terörsüz Türkiye” sürecinde “çerçeve yasa” büyük bir çoğunlukla Meclis’ten geçti. Artık terör örgütünün silahları bırakması bekleniyor. Bu süreçte hedefe ulaşmak için merak ettiğim şey şu; sizce bu sürecin ne kadar bir zamanda tamamlanması gerekir?

Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. “Terörsüz Türkiye” sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de “Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz.

‘İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRMEK, FARKLILIKLARI YOK ETMEK DEĞİLDİR’

– Sayın Cumhurbaşkanım, siz iç cephenin güçlendirilmesine çok önem veren bir lidersiniz. Siz önem verirken DEM Parti’den zaman zaman aykırı seslerin gelmesi “Toplumsal bütünleşmeye hizmet etmiyor” yorumlarına yol açıyor. Bunu aşacak yeni dil nasıl inşa edilecek? Tavsiye ve çağrınız ne olabilir?

Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız, Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna “Büyük Türkiye Mutabakatı” diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz.

‘TERÖR DEFTERİ ARTIK KAPANMALI, SİLAHIN, ŞİDDETİN DEVRİ ARTIK KAPANMALI’

– “Terörsüz Türkiye” konusundan devam edeyim. Bu örgütün Suriye’deki yapılanması YPG-PYD’nin fesih kararıyla ilgili nasıl bir değerlendirme yapacaksınız?

Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye’de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.

‘SURİYE’NİN İÇ BARIŞINA DARBE VURMAK İSTEYENLERE ALAN AÇILMAMASI ŞART’

– Suriye’den devam edeceğim. Amerika’nın Suriye politikasıyla ilgili özellikle son dönemde Suriye’nin toprak bütünlüğünü vurguladığını görüyoruz. Hatta Amerikalılar da “tek bayrak, tek ordu” söylemini vurgulamaya başladılar. Bu vesileyle Washington’la, Türkiye’nin yıllardır savunduğu bu Suriye politikası arasında bir yakınlaşma görüyor musunuz?

Türkiye olarak biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye’nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye’yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye’ye dost ülkeleri Suriye’nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye’deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye’nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer.

F-35 PROGRAMI

– Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devri konusunda adım atılabileceği ifade ediliyor. Sayın Putin’le görüşmenizde bu konu masaya geldi mi?

Sayın Putin’le ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur.

‘KARADENİZ’DE TİCARİ DENİZ TAŞIMACILIĞININ GÜVENLİĞİNİ KALICI ŞEKİLDE SAĞLAYACAK BİR MEKANİZMAYA İHTİYAÇ VAR’

– Benim sorum da Karadeniz’le ilgili olacak. Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş sürecinde Karadeniz’de zaman zaman ticari gemiler de hedef haline gelebiliyor. Ve zaman zaman da Türk gemileri de bu süreçten zarar görebiliyorlar. Sayın Putin’le görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi? Ortak bir çözüm geliştirilecek mi?

Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var.

‘YUNANİSTAN GİRDİĞİ BU YANLIŞ YOLDAN DÖNMELİ’

– Benim sorum Yunanistan’la ilgili… Biliyorsunuz bir taraftan Türkiye’yle diyalog mesajları verirken bir taraftan da Ege adalarındaki askeri kapasitelerini artırıyorlar. Son olarak Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye’nin itirazlarına rağmen bölgede planlarının değişmeyeceğini söyledi. Eğer Yunanistan gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam ederse bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yaklaşımı nasıl olacak?

Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan’la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan’ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye’nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz.

Süleymancılar soruşturması: Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ifadesi ortaya çıktı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, savcılık ifadesinin ardından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şahin, çıkarıldığı mahkemece yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı.

ŞAHİN SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

DHA’nın haberine göre; Şahin, savcılık ifadesinde Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ı tanımadığını söyledi.

Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına kaçırılmasına yönelik girişimde kullanılan aracın adına tahsisli olduğunu belirten Şahin, aracı en son haziran ayında kullandığını, sonrasında ise kimin kullandığını bilmediğini savundu.

Şahin, Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına çıkarılmasına yönelik girişim sırasında araçta yakalanan Melih Özmen’i tanıdığını ifade etti. Özmen’in şirketinden araç kiraladığını ve plakayı adına tahsis ettirdiğini belirten Şahin, aracı İstanbul’a gittiğinde kendisinin kullandığını, kullanmadığı zamanlarda ise aracın şirket sahibinde olduğunu söyledi.

Aracı Mehmet Özmen’in kullanıp kullanmadığını bilmediğini dile getiren Şahin, adına tahsis edilen araçların amacı dışında kullanılmaması konusunda uyarılarda bulunduğunu kaydetti.

‘İHBARA İLİŞKİN BİLGİM VE DUYUMUM OLMADI’

Şahin’e, Süleyman Hilmi Kalcı’nın Belarus’tan kadınları Türkiye’ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği yönündeki ihbar da soruldu.

İhbarda Mehmet Özmen’in bu organizasyonlarda getir götür işlerini, Nevzat Büküm’ün ise elektronik şirketlerinin ihale işlerini yaptığı öne sürülmüştü.

Şahin, bu iddialara ilişkin şunları söyledi:

“Ben Temmuz 2011-2013 arasında bakanlık yaptım. İhbara ilişkin bilgim ve duyumum olmadı. İhbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı’yı tanırım, kendisi Belarus’ta yaşamaktadır. Orada telefon bayisi vardır. Belarus’ta ülkenin siyasileri ile bağlantısı olduğunu bilirim. Orada ‘Alex’ ismini kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. 2011-2019 yılları arasında Süleyman Hilmi Kalcı’yla irtibatım vardı. Kendisiyle en son 2019 yılında görüştüm. Kendisinin Belarus’tan kadın getirdiğini ve fuhuş yaptırdığını bilmiyorum. Benim bu konuyla hiçbir irtibatım yoktur.”

ÖZMEN’İ PROTESTOLARA KATILMAMASI İÇİN UYARDIĞINI SÖYLEDİ

Mehmet Özmen’in çocukluk döneminde Kuriş örgütünün bağlantılı olduğu cemaatin kurslarında okuduğuna ilişkin bilgisinin bulunduğunu belirten Şahin, örgüte yönelik operasyonların başlamasının ardından basında topluluktan bazı kişilerin belirli yerlerde toplandığı yönünde haberler gördüğünü söyledi.

Şahin, bunun üzerine eski danışmanı Ömür Yücel’i aradığını ve Özmen’in geçmişteki bağlantısını aktararak protesto eylemlerine katılmaması konusunda uyardığını ifade etti.

Şahin, Yücel’in de kendisine Özmen’i uyardığını söylediğini aktardı.

‘BUNLARDAN KESİNLİKLE BİLGİM VE HABERİM YOKTUR’

Şahin, eski danışmanı Ömür Yücel’in ifadesinde kendisiyle ilgili ileri sürdüğü iddiaları da reddetti.

Belaruslu kişilerin Türkiye’ye girişlerine yardımcı olmadığını ve bu konuda Yücel’e herhangi bir talimat vermediğini savunan Şahin, şöyle konuştu:

“Kendisi ifadesinde bu işlemleri benim bilgim dahilinde yaptığını beyan etmiş ise de bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum. Ömür Yücel ile husumetim yoktur. Neden aleyhimde ifade verdiğini anlamış değilim. Süleyman Hilmi Kalcı’yla 2019’dan beri iletişimim yoktur. Ömür Yücel’in neden şahısla iletişimimin olduğuna dair beyanda bulunduğunu anlayamadım. İkisi arasındaki iletişimi bilmiyorum.”

YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLDİ

Savcılık ifadesinin ardından Şahin, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Mahkeme, İdris Naim Şahin’in yurt dışına çıkış yasağı şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

ŞAHİN’İN 2 ARACI DA İNCELEMEYE ALINMIŞTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasında, Şahin’in adına tahsisli olduğu belirlenen aracın, tutuklu Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına kaçırılmasına yönelik girişimde kullanıldığı tespit edilmişti.

Şahin’in adına tahsisli iki araç da incelemeye alınmış, araçların örgüt tarafından kullanıldığının belirlenmesinin ardından Şahin ifade vermek üzere adliyeye çağrılmıştı.

Akaryakıta zam kapıda

Brent petrol fiyatı, ABD ile İran arasında saldırıların yeniden başlamasıyla uluslararası vadeli piyasalarda 95 doların üzerine çıktı. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 90,77 doları gördü.

Küresel piyasalarda motorin ve benzinin metrik ton fiyatı da yükseldi. Motorinin ton fiyatı, Orta Doğu’daki saldırılar sonrasında bin 450 dolara kadar çıktı.

Petrol fiyatlarındaki yükselişte, ABD ile İran arasında çatışmaların yeniden tırmanmasıyla piyasalarda arz endişelerinin artması etkili oldu.

Sektör kaynakları, yaptıkları açıklamada gerek petrol gerekse de ürün fiyatlarındaki yukarı doğru harekete işaret ederek, bu gelişmenin motorine ve benzine zammı tetiklediğini söyledi. Kaynaklar, akaryakıta çifte zam göründüğünü kaydederek, “Cuma günü motorine, ertesi gün de benzine zam gündeme gelebilir. Zam tutarları, küresel piyasalardaki hareketin yönüne ve hızına göre değişir” dedi.

Kaynaklar, il bazında değişmekle birlikte motorinin litre fiyatının 3 TL 60 kuruşluk (3 TL ÖTV ve yüzde 20 KDV) son zamla birlikte 82-83 TL aralığına çıktığını anımsatarak, “Cuma günü için gündeme gelecek olası zamla birlikte motorin fiyatları tırmanışını sürdürecek” diye konuştu.

Bu gece yarısından (perşembe) geçerli otogaza 1,09 TL zam bekleniyor. (ANKA)

Gülistan Doku soruşturması… 6 yıl önceki su altı arama görüntüleri yeniden gündemde

Gülistan Doku’nun akıbetinin belirlenmesi amacıyla Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma devam ediyor.

Gazeteci Ferit Demir tarafından sosyal medya hesabından yayımlanan ve 8 Ocak 2020 tarihini taşıyan görüntülerde, Elazığ Emniyet Müdürlüğünden arama çalışmalarına katılmak üzere Tunceli’ye gelen dalgıç polislerin hazırlıkları ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve beraberindeki emniyet yöneticilerinin Sarısaltuk Viyadüğü’ne gelişi yer aldı.

DOKU AİLESİ DE ARAMA BÖLGESİNDEYDİ

Görüntülerde, aramaların yapıldığı gün Gülistan Doku’nun ailesi, arkadaşları, üniversitedeki hocaları, vatandaşlar ve basın mensuplarının da Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu yer aldı.

Dalgıç polislerin su altı kıyafetlerini giyerek hazırlık yaptığı, Vali Sonel’in bölgeye gelişinin ardından önce ekiplerle, daha sonra da Doku ailesiyle görüştüğü de görüntülere yansıdı.

Aynı soruşturma kapsamında halen tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Sonel ve beraberindeki emniyet yöneticilerinin daha sonra viyadüğün altındaki arama bölgesine geçtiği görüldü. Dalgıç ekipleri aynı gün Uzunçayır Baraj Gölü’nde arama çalışmalarına başlamıştı.

KİŞİSEL NOTLAR VE REÇETE SUDAN ÇIKARILMIŞTI

Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen aramalarda, kendisine ait olduğu belirtilen kişisel notlar ve reçete parçalarının Uzunçayır Baraj Gölü’nde bulunduğu açıklanmıştı. Aramaların ilerleyen döneminde Doku’ya ait olduğu değerlendirilen bir makasın da sudan çıkarıldığı bildirilmişti.

Gülistan Doku’nun bulunması amacıyla Uzunçayır Baraj Gölü ve çevresinde aylar boyunca geniş çaplı arama çalışmaları yürütülmesine rağmen Doku’ya ulaşılamadı.

DALGIÇ DEFTERİ İLE RESMİ TUTANAKLAR ARASINDA UYUMSUZLUK TESPİT EDİLDİ

Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıklarınca 2026 yılında genişletilen soruşturma kapsamında, 2020’de gerçekleştirilen su altı aramaları da yeniden incelemeye alındı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in soruşturmanın son operasyonuna ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamada, adli makamlardan gizlendiği belirtilen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığının tespit edildiği bildirildi.

Gürlek ayrıca, Gülistan Doku’ya ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgular elde edildiğini açıkladı.

Söz konusu tespitlerin ardından 2020’de gerçekleştirilen su altı aramalarında görev alan bazı personel de soruşturma kapsamına dahil edildi.

ARAMALARA KATILAN DALGIÇ GÜRDAL TUTUKLANDI

Soruşturmanın beşinci dalgası kapsamında düzenlenen operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 2020’de Gülistan Doku’nun bulunması amacıyla yapılan su altı aramalarında görev alan dalgıç polisler Gürkan Gürdal, Alaattin Kocamemik ve Vahit İlgör de yer aldı.

Önceki gün Erzurum Adliyesi’ne sevk edilen Gürkan Gürdal çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı. Aynı mahkeme Alaattin Kocamemik ve Vahit İlgör hakkında ise adli kontrol kararı verdi.

Şüpheliler hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlamaları kapsamında işlem yapıldığı bildirildi.

BALIK ADAMLARIN GÖRÜNTÜLERİ YAYIMLADI

Gazeteci Ferit Demir, soruşturmadaki son gelişmelerin ardından 8 Ocak 2020’de Sarısaltuk Viyadüğü’nde kaydedilen görüntüleri sosyal medya hesabından yayınladı.

Demir, görüntülerle birlikte yaptığı paylaşımda, o dönem gerçekleştirilen su altı aramalarına ve Doku’ya ait kişisel eşyaların bulunmasına ilişkin çeşitli iddialarda bulundu.

Bazı eşyaların dalgıçlar aracılığıyla suya bırakıldığı ve aramaların Doku’nun intihar ettiği yönünde kanaat oluşturmak amacıyla kullanıldığı yönündeki ifadelerin gazetecinin iddiaları olduğu belirtildi.

Soruşturma makamlarının son açıklamalarında ise bazı kişisel eşyaların sonradan suya yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşıldığı belirtilirken, bu işlemin kim veya kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

5’İNCİ DALGA OPERASYONU

Soruşturmanın 5’inci dalga operasyonunda farklı kentlerde gözaltına alınan 10 şüphelinin tamamı işlemleri yapılmak üzere Erzurum’a getirildi.

Operasyonda, Temmuz 2017-Temmuz 2019 tarihleri arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K. ile eşi B.H.K., polis dalgıçlar Gürkan Gürdal, A.K. ve V.İ., soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.’nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve olay tarihinde üniversite öğrencisi olan P.B. gözaltına alındı.

İlk olarak işlemleri tamamlanan üç dalgıç polis Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Cumhuriyet Savcılığındaki ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Gürkan Gürdal tutuklanırken, Alaattin Kocamemik ve Vahit İlgör hakkında adli kontrol kararı verildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı iki dalgıç hakkında verilen adli kontrol kararlarına itiraz etti.

Operasyon kapsamında gözaltında bulunan şüphelilerden iki kadın ise 1 Eylül’de Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilen kadın şüphelilerden biri tutuklandı, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Son kararla birlikte 5’inci dalga operasyonda tutuklananların sayısı 2’ye, Gülistan Doku soruşturmasının tamamında tutuklu bulunanların sayısı ise 30’a yükseldi. (ANKA)

 

İlişkili Haber
thumbnail

Gülistan Doku soruşturmasında bir tutuklama daha

Haberi görüntüle

💾

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetinin belirlenmesine yönelik soruşturma sürerken, kaybolmasının üçüncü gününde Sarısaltuk Viyadüğü’nde yapılan su altı aramalarına ilişkin görüntüler yeniden gündeme geldi. 2026 yılında genişletilen soruşturma kapsamında, su altı aramalarında görev alan dalgıçlardan Gürkan Gürdal tutuklanırken, soruşturma kapsamında tutuklu bulunanların sayısı 30’a yükseldi.

Meteoroloji alarm verdi: Sağanak geliyor… Göz gözü görmeyecek!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 2 Eylül hava durumu raporunu yayımaldı.

Buna göre; yurdun kuzey ve doğu kesimleri parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları, Artvin, Ordu, Kars, Ardahan ile Erzurum’un kuzey ve Van’ın doğu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Sabah ilk saatlerde Marmara’nın doğusu, Trakya’nın batısı ile Bolu çevrelerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmiyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli, güney kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Trakya’nın batı kesimlerinde sabah ilk saatlerde pus ve yer yer sis bekleniyor.

BURSA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DENİZLİ °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

İZMİR °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

UŞAK °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 38°C

Parçalı ve az bulutlu

ANTALYA °C, 39°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

HATAY °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

KONYA °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

NEVŞEHİR °C, 27°C

Parçalı ve az bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı bulutlu, sabah saatlerinde Bolu çevrelerinin puslu yer yer sisli geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 30°C

Parçalı bulutlu, sabah saatlerinde puslu ve yer yer sisli

DÜZCE °C, 29°C

Parçalı bulutlu

SİNOP °C, 29°C

Parçalı bulutlu

ZONGULDAK °C, 26°C

Parçalı bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Ordu ve Artvin çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 31°C

Parçalı bulutlu

RİZE °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu

TRABZON °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, Kars, Ardahan ile Erzurum’un kuzey ve Van’ın doğu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 32°C

Parçalı bulutlu

VAN °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, doğusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 37°C

Parçalı ve az bulutlu

GAZİANTEP °C, 37°C

Parçalı ve az bulutlu

MARDİN °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

ŞANLIURFA °C, 38°C

Parçalı ve az bulutlu

Cem Yılmaz hastaneye kaldırıldı

Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy’deki evinde rahatsızlanan Cem Yılmaz, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, göğüs ağrısı şikayeti bulunan Yılmaz’ı ambulansla Ayvacık Devlet Hastanesi’ne götürdü.

Buradaki ilk müdahalenin ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Yılmaz’a anjiyo yapıldı. Yılmaz, işlemin ardından Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındı.

BAKAN MEMİŞOĞLU: GENEL DURUMU İYİ

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yılmaz’ın genel durumunun iyi olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Değerli sanatçımız Cem Yılmaz’ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir.

Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum.”

CAN YILMAZ’DAN AÇIKLAMA GELDİ

Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz, kardeşinin sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Cem Yılmaz’ın durumu iyi. Geçirdiği kalp spazmının ardından gerekli müdahale vakit kaybetmeden yapıldı ve tedavi süreci başarıyla tamamlandı. Kendisi şu anda doktorlarının kontrolünde dinleniyor. Bu süreçte arayan, mesaj atan, dua eden ve iyi dileklerini gönderen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz.”

Meteoroloji uyardı: Sağanak ve kuvvetli rüzgar geliyor!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 30 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Doğu Akdeniz’in doğusu, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu (Bitlis ve Şırnak hariç) ile Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının iç ve batı kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğu kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 31°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANAKKALE °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 29°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KIRKLARELİ °C, 32°C

Parçalı ve çok bulutlu

EGE

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DENİZLİ °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

MUĞLA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

UŞAK °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

AKDENİZ

Parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 33°C

Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğu kesimleri aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 36°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

BURDUR °C, 31°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

HATAY °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Konya Hariç) aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ESKİŞEHİR °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KONYA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu

NEVŞEHİR °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİNOP °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kıyı kesimlerde yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

RİZE °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.

SAMSUN °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.

TRABZON °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması tahmin ediliyor.

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, (Şırnak ve Bitlis dışında) bölge genelini aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Bölgenin güneydoğusunda toz taşınımı bekleniyor.

ERZURUM °C, 22°C

Parçalı ve çok bulutlu, yarın aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 29°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

VAN °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, yarın aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde toz taşınımı bekleniyor.

DİYARBAKIR °C, 34°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GAZİANTEP °C, 31°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MARDİN °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

ŞANLIURFA °C, 32°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi fikstürü belli oldu

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde kura çekiminin yapılmasının ardından Galatasaray ve Fenerbahçe’nin rakipleri belli olmuştu.

Türkiye’nin iki temsilcisinin de Devler Ligi’ndeki maç takvimi açıklandı.

Galatasaray’ın fikstürü şu şekilde:

9 Eylül | Sporting (D)
13 Ekim | Barcelona
21 Ekim | Lille (D)
3 Kasım | Stuttgart
24 Kasım | Aston Villa
8 Aralık | AEK (D)
19 Ocak | Feyenoord
27 Ocak | PSG (D)

Fenerbahçe’nin fikstürü ise şöyle:

10 Eylül | Roma
14 Ekim | Aston Villa (D)
20 Ekim | Slavia Prag
4 Kasım | Liverpool
25 Kasım | Shakhtar Donetsk (D)
9 Aralık | LASK (D)
20 Ocak | Villarreal
27 Ocak | Atletico Madrid (D)

Süleymancılar soruşturmasında tutuklu sayısı 81’e yükseldi

“Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” soruşturması kapsamında bugüne kadar 124 kişi hakkında adli işlem başlatılırken, 81 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerden 10’u hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında gözalatın alınan 2 şüphelinin kolluktaki işlemleri devam ederken, 27 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Öte yandan, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 50 şirket ile 4 derneğe el konulurken, 50 şirkete de kayyım atandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın “suç örgütünün yapılanmasının, mali kaynaklarının, para hareketlerinin, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarının ve bağlantılı kişi ve kuruluşların tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik olarak titizlikle sürdürüldüğü” belirtilerek, organize suç yapılarıyla ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerleriyle mücadele, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.

TFF’den Türkiye Kupası’na ‘yabancı kuralı’ düzenlemesi

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 2026-2027 sezonu Türkiye Kupası maçları statüsünde yapılan değişikliği açıkladı.

TFF’nin açıklaması şöyle:

“Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig Kulüplerinin A takım listesine yazamadıkları Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğuna sahip futbolcu ve/veya yabancı uyruklu futbolcularını aşağıdaki koşullar dahilinde Türkiye Kupası müsabakalarında oynatabilirler:

(a) Trendyol Süper Lig Kulüpleri tarafından müsabaka isim listesine 14’den fazla yabancı

uyruklu futbolcu yazılamaz.

(b) Trendyol 1. Lig Kulüpleri tarafından sahada müsabakaya devam eden kadroda aynı

anda en fazla 6’sının bulundurulması koşulu ile müsabaka isim listesine en fazla 8

yabancı uyruklu futbolcu yazılabilir.

(2) İşbu geçici madde Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig Kulüplerinin 26.08.2026 tarihi itibariyle kadrosunda bulundurduğu ve sözleşmeleri devam eden futbolcuları için geçerlidir.”

Sosyal medyaya ‘açılım’ incelemesi: Hesaplar ve kullanıcılar mercek altında

Bölücü açılım süreci kapsamında çeşitli sosyal medya hesapları mercek altına alındı.

DHA’nın haberine göre; açılımla ilgili olarak bazı hesapların “terör propagandası yaptığı”, “terörü öven içerikler paylaştığı”, “çok sayıda hesabın dezenformasyon ve manipülasyon içeren, gerçek dışı içeriklerle kamuoyunu yönlendirmeye çalıştığı” tespitiyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Terörle Mücadele birimlerinin katılımıyla çalışma başlatıldı.

Bazı sosyal medya kullanıcılarının; “toplumun hassasiyetlerini hedef alan provokatif paylaşımlarla kin ve düşmanlığı körüklemeye çalıştığı” iddia edilerek yapılan çalışmalar sonucu, suç unsuru taşıdığı değerlendirilen içerik ve hesaplar hakkında gerekli hukuki süreçlerin işletileceği belirtildi.

Motorine dev indirim geliyor

Petrol fiyatlarındaki hızlı geri çekilme ve Brent petrolün 85 ABD Doları’nın altına gerilemesi, akaryakıt fiyatlarında indirim beklentisini beraberinde getirdi.

ABD ile İran arasındaki gerilimin azalması, saldırıların durması ve normalleşme çağrılarının artması küresel piyasalara olumlu yansırken, petrol fiyatlarında da aşağı yönlü hareket görüldü.

Akaryakıt ürünlerinden motorinde 4 ile 5 TL arasında indirim yapılması bekleniyor.

İndirimin gerçekleşmesi halinde yeni fiyatların yarından itibaren geçerli olması öngörülüyor.

Güncel akaryakıt fiyatları şöyle:

İSTANBUL AVRUPA YAKASI

Benzin: 74,26 TL

Motorin: 82,73 TL

LPG: 33,79 TL

İSTANBUL ANADOLU YAKASI

Benzin: 74,11 TL

Motorin: 82,58 TL

LPG: 33,19 TL

ANKARA

Benzin: 75,23 TL

Motorin: 83,83 TL

LPG: 33,89 TL

İZMİR

Benzin: 75,53 TL

Motorin: 84,12 TL

LPG: 33,79 TL

SDG’nin fesih açıklamasının ardından Erdoğan’dan ilk mesaj: ‘Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor’

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’nda, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Suriye’de SDG’nin feshedilmesinin ardından ilk açıklamasını yapan Erdoğan, “Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez” ifadelerini kullandı.

‘BUNUN ÖNÜNÜ ARTIK HİÇ KİMSE KESEMEZ’

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunun ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık.

İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın: Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor.

Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla, Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.

Malazgirt ile bize bu vatanın kapılarını açan ecdadı yad ediyorum” diyen Erdoğan “Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz.

‘TARİH YENİDEN YAZILIYOR’

Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. Bundan sonra da başımız dik alnımız ak bir şekilde çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz.

Gövdemizi taşın altına koyduk. Coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü ve bir olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumu coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık.

Dost düşman şunu herkes bilsin ve anlasın bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Tahriklerle tuzaklarla Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz birilerinin tahrikleriyle farklı yollara girmeyiz.”

Barrack: SDG’nin entegrasyonu tarihi bir adım

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu planı kapsamında Suriye’de ulusal bütünleşmeye yönelik yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti.

Trump’ın liderliğinin SDG’nin Suriye devlet kurumlarına “düzenli entegrasyonu” için yol açtığını savunan Barrack, “geçmişteki ayrılıkların kalıcı bir ortaklığa dönüştürülmesinin ve Suriyelilerin ortak geleceklerini birlikte şekillendirmesinin hedeflendiğini” ifade etti.

Barrack, “Kürtçenin eğitimde tanınmasının yanı sıra Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’e Suriye hükümeti içerisinde ‘etkin roller’ verilmesinin öngörüldüğünü belirterek, bunun Kürt ortaklarının geçmişteki katkılarına ve fedakârlıklarına karşılık geldiğini” söyledi.

Entegrasyonun “kazananlar ve kaybedenler” üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyleyen Barrack, “farklı görüşlere sahip eski tarafların diplomatik çözüm etrafında buluşarak Suriye’nin egemenliğini güçlendirdiğini” kaydetti.

Barrack, açıklamasını, “Tek ordu, tek hükümet, tek devlet” sözleriyle tamamladı.

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in aracıyla kaçmıştı: Alihan Kuriş’in kardeşi hakkında karar

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Alihan Kuriş’in yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü”ne yönelik “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarına ilişkin çalışmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında 21-22 Ağustos’ta gerçekleştirilen operasyonlarda, aralarında firari olarak aranan Hilmi Tuna Kuriş’in de bulunduğu kişiler gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen 10 şüpheli, savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Cumhuriyet’in haberine göre; hakimlikteki sorgularının ardından Hilmi Tuna Kuriş, ⁠⁠Mehmet Özmen, Osman Sert, ⁠⁠İsa Ateş, ⁠⁠Abdullah Özcan Yavuz, Taner Çetin, Metin Surat, Mehmet Ünal, Erhan Yılmaz ve Süleyman Tuna Akbulut’un tutuklanmalarına karar verildi.

“Alihan Kuriş suç örgütü”nün faaliyetlerinin, mali yapılanmasının, suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlığı değerlerinin ve örgütle bağlantılı kişi ve kuruluşların tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik soruşturmanın Başsavcılık tarafından çok yönlü sürdürüldüğü belirtildi.

İDRİS NAİM ŞAHİN’İN ARACI İLE MUĞLA’YA GİTMİŞLER!

Firari olarak aranan Hilmi Tuna Kuriş ile iş insanı Erhan Yılmaz, 21 Ağustos’ta Marmaris’in Bozburun Mahallesi’nde yakalanmıştı. İki şüphelinin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya hazırlandığı öne sürülmüştü.

Soruşturma birimleri, şüphelilerin İstanbul’dan Muğla’ya götürülmesinde 34 SL 313 plakalı aracın kullanıldığını belirlemişti. Aracı Mehmet Özmen’in kullandığı tespit edilmiş, kamera kayıtlarına göre araç 16 Ağustos’ta İzmir’in Selçuk ilçesinde görüntülenmişti.

Özmen’in yolculuk boyunca telefonunu kapalı tuttuğu belirlenmiş ve araçta yapılan aramada 58 bin euro bulunduğu bildirilmişti.

Şüphelilerin Muğla’ya götürülmesinde kullanılan aracın, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e 2030 yılına kadar tahsis edildiği ortaya çıkmıştı.

İDRİS NAİM ŞAHİN’İN 2 ARACI DAHA MERCEK ALTINDA

Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmada yeni bulgulara ulaşıldı.

Firari Hilmi Tuna Kuriş’in kaçırılmasında kullanıldığı belirlenen ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli 34 SL 313 plakalı aracın ardından, Şahin adına tahsis edilen diğer araçlar da incelemeye alındı.

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın da tahsis amacı dışında ve suç içerikli faaliyetlerde kullanıldığının tespit edildiği bildirildi.

Öte yandan soruşturma kapsamında aynı yapıyla irtibatlı olduğu değerlendirilen Ömer Sipahioğlu’nun yakalanması için çalışma başlatıldı. Ömer Yücel’in ise gözaltına alındığı öğrenildi.

Meteoroloji’den sağanak uyarısı: İşte il il hava durumu tahminleri…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 26 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Doğu Karadeniz’in doğusu ve iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısının yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli (40-60 Km/saat) esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DENİZLİ °C, 40°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

UŞAK °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık, doğusunun yer yer parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkiinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 36°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 37°C

Parçalı ve az bulutlu

HATAY °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

KONYA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

NEVŞEHİR °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

DÜZCE °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

SİNOP °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

ZONGULDAK °C, 27°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Doğu Karadeniz’in doğusu ile iç kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

RİZE °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, kuzey ve batı kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Erzurum, Kars, Ardahan, Erzincan ve Malatya çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin güneydoğusunda rüzgarın, öğle saatlerinden sonra güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

ERZURUM °C, 27°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 28°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 34°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

VAN °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunda rüzgarın, öğle saatlerinden sonra güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

DİYARBAKIR °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 39°C

Az bulutlu ve açık

Eski Ulaştırma Bakanı Denizolgun’un ölümü… Alihan Kuriş hakkında soruşturma başlatıldı

Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar’ın eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, otopsi video kayıtları üzerinden hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olduğunun tespit edilmesi üzerine, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “Adam Öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında ayrıca, Denizolgun’un 2016 yılında “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak kayıtlara geçen ölüm raporunda imzası bulunan doktorlar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan işlem başlatıldı. Otopsi görüntülerinin bulunmadığını bildirmesine rağmen daha sonra söz konusu görüntüleri gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da aynı suç kapsamında soruşturma açıldı.

OTOPSİYE AİT KAYITLAR YENİDEN İNCELENDİ

Denizolgun’un 2016 yılında gerçekleşen ölümünün adli tıbbi yönden yeniden değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli raporda, 2016 yılındaki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video kaydı, Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026 tarihli fethi kabir tutanağı ve soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler incelendi.

‘LEZYONLAR ÖLÜMDEN ÖNCE’ DEĞERLENDİRİLMESİ

Raporda, Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4×6, 3×5, 2×4 ve 1×2 santimetre boyutlarında dört ayrı ekimotik alan tespit edildiği belirtildi. Bu alanların altındaki dokularda da kanama görülmesinin, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği ifade edildi.

Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri de değerlendirilerek, bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle basarken ağız ve burnunu yastıkla kapatıp nefessiz bırakmasının ölüm mekanizması olarak mümkün olduğu kaydedildi.

Raporda, mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu birlikte değerlendirildiğinde, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı belirtildi.

‘BEYİN KANAMASI’ DEĞERLENDİRMESİNDE ‘ADLİ TIBBİ EKSİKLİK’

Denizolgun’un 2016 yılında düzenlenen otopsi raporunda ölüm nedeninin “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak değerlendirildiği hatırlatılan bilirkişi raporunda, mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ifade edildi.

Bu yönüyle 2016 yılındaki değerlendirmede “adli tıbbi eksiklik bulunduğu” tespitine yer verilen raporda, Denizolgun’un ölüm nedeninin kesin olarak ortaya çıkarılması için yeni incelemelere ihtiyaç olduğu belirtildi.

‘TÜM TIBBİ GEÇMİŞİ İNCELENMELİ’

Bilirkişi raporunda, 2016 yılında yapılan incelemelerde Denizolgun’un dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metaller tespit edildiği de belirtildi. Ancak söz konusu maddelerin düzeylerinin raporlara yansıtılmamış olması nedeniyle bu maddelerin Denizolgun’un ölümündeki etkisinin mevcut veriler üzerinden objektif biçimde değerlendirilemediği kaydedildi.

Raporda, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için Denizolgun’un tüm tıbbi geçmişinin incelenmesi, 2016 yılındaki otopsiden kalan şahit numuneler ile fethi kabir işlemi sonrasında alınan numuneler üzerinde yeni analizler yapılması gerektiği belirtildi.

Yapılacak incelemelerin ardından dosyanın Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından müştereken değerlendirilmesi ve ölümün nedeninin ve şeklinin net ve objektif biçimde ortaya konulması gerektiği kaydedildi.

SORUŞTURMA GENİŞLETİLEREK SÜRDÜRÜLÜYOR

Bilirkişi raporundaki tespitlerin ardından Denizolgun’un ölümünün nedeni ve şeklinin tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla adli tıbbi incelemeler ve delil toplama işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın, 19 Ağustos’ta gerçekleştirilen fethi kabir işlemi sonucunda elde edilen bulgular, HTS kayıtları, olay tarihindeki kolluk kayıtları, tereke dosyasından temin edilecek bilgi ve belgeler, devam eden ifade işlemleri ve toplanacak diğer deliller doğrultusunda genişletilerek sürdürüldüğü öğrenildi. (ANKA)

Teröristbaşı Öcalan’dan ‘İmralı tutanakları’ açıklaması

DEM Parti İmralı heyetinden yapılan açıklama şu şekilde:

“Sayın Abdullah Öcalan, ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun gerçekleştirdiği ilk toplantısına dair ve aynı zamanda son birkaç gündür sosyal medyada dolaşıma sokulan gerçek dışı iddia ve ithamlara ilişkin aşağıdaki açıklamayı kamuoyuyla paylaşılmak üzere DEM Parti İmralı Heyeti’ne ulaştırmıştır.

“Kamuoyuna Duyuru

“Sn. Cumhurbaşkanı ve Sn. Devlet Bahçeli’nin ortaya koydukları güçlü siyasi irade, çağrım üzerine yapılan silahlı mücadeleyi bırakma açıklaması, nihayetinde de siyasi partilerin sağladığı tarihî destek ile yasalaşan ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ kapsamında oluşturulan kurulun ilk toplantısını dün gerçekleştirmesi, sürecin emin adımlarla ilerlediğinin net göstergesidir. Süreçte kritik bir aşamaya gelinmiştir.

Bu tarihî dönemde süreci akamete uğratmaya çalışan bazı çevrelerin girişimleri, bana karşı bir komplodur. Basına, sosyal medyaya yansıyan ve bana atfedilen ifade, görüşme, isim, belge, tutanaklar, atıflar gerçek dışıdır. Bu paylaşımlar süreç karşıtları tarafından geliştirilen provokatif hareketlerdir.

Toplumsal barışın, kardeşlik hukukunun inşası için yürütmeye çalıştığım çabaları daha da geliştireceğim tabiidir. Herkesi, kesimi kardeşlik ruhuna uygun; sağduyulu, bilinçli yaklaşım ve çaba göstermeye davet ediyorum.”

NE OLMUŞTU?

Bölücü açılım sürecine yönelik tartışmalar sürerken, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ile İmralı Heyeti arasında 20 Temmuz ve 2 Ağustos’ta gerçekleştirilen görüşmelere ait olduğu belirtilen tutanaklar ortaya çıktı.

Fransa merkezli Utopia TV Ari’de yayımlanan görüşme notlarında, Öcalan’a “statü” sözü verildiğine ilişkin ifadeler yer alırken, PKK elebaşının Anayasa, cezaevinden çıkışı ve İran’a ilişkin dikkat çeken mesajları da kayıtlara yansıdı.

Tutanaklara göre Öcalan, Anayasa’ya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Anayasa raftan inecek, istediğin kadar milliyetçileştir ya da İslamcılaştır, bu Kürtleri nereye koyacaksın? Ortadoğu’da 60 milyonluk bir kütle, bir de dinamik. Dinamik ne demek? Harekete geçen bir kütle. Bu tarihi süreçle birlikte bu çalışmaya başlayacağım.”

“Anayasada yerimizi alacağız” diyen PKK elebaşı, “Kürtlerin anayasayla bir hukuk öznesine dönüşmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

‘MHP KADAR BU DEVLETİN SAĞLAM BİR AYAĞI OLACAĞIZ’

Öcalan’ın tutanaklara yansıyan bir diğer dikkat çekici sözü ise “MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız” oldu.

Öcalan ayrıca devlet yetkilileriyle yaptığı görüşmelere ilişkin, “Devlet yetkilileri ‘ulusalcı damar geride kaldı’ diyor” ifadelerini kullandı.

PKK elebaşı, “Bu dönüşüm belki Kemalist tarih tezlerinin değişmesine kapı aralayacak” dedi.

‘SÜREÇ İLERLESİN BENİ BURADA TUTMAK İSTEMEZLER’

Görüşme notlarında Öcalan’ın İmralı’dan çıkışına ilişkin sözleri de yer aldı.

Öcalan, “Süreç ilerlesin beni burada tutmak istemezler” ifadelerini kullanırken, cezaevinden çıkışının koşullarını kendisinin oluşturacağını öne sürdü:

“Çıkış koşullarını kendim hazırlayacağım. Öyle olacak ki kendileri beni çıkaracaklar. Buradan ne zaman çıkacağım, ben belirleyeceğim.”

‘SIRADAKİ HEDEF İRAN’

Tutanaklarda Öcalan’ın İran’a yönelik sözleri de dikkat çekti. Suriye’deki gelişmelerin ardından İran’a yönelik bir hamle yapılması gerektiğini savunan Öcalan, PJAK’ı da kapsayan bir süreç tarif etti.

Öcalan şu ifadeleri kullandı:

“İran böyle bırakılamaz. Suriye nasıl son dönemini yaşıyorduysa bu Şia iktidarı da son dönemini yaşıyor. Neçirvan ve Bafıl’ın da içinde olacağı ve PJAK’ı da dönüştürecek bir hamle başlatmak gerekir.”

Şehit annesinden geriye bu soru kaldı: ‘Oğlumun canı yanmış mıdır?’

Emekli Tuğgeneral Mustafa Köse, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla şehit Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın annesi Hacı Meryem Koca’nın 21 Ağustos Cuma günü hayatını kaybettiğini açıkladı.

Köse, paylaşımında şehit annesi Koca’nın oğlunun şehadetinin ardından kendisine söylediği sözleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın şehadetinin ardından bana, “Komutan, oğlumun canı yanmış mıdır?” diye soran Hacı Meryem Koca, dün, 21 Ağustos 2026 Cuma günü Hakk’a yürüdü.

Hacı annemizin yüreğinden kopup gelen bu acı soru, KURSAK’ın arka kapağında da yer almıştı.

‘ŞEHİT ANNELERİMİZİN ZATEN YARALI YÜREKLERİNE YENİ ACILAR EKLEDİ’

Evlat acısını ömrü boyunca yüreğinde taşıdı. Son dönemde yaşananlar, şehit annelerimizin zaten yaralı yüreklerine yeni acılar ekledi. Hacı Meryem Annemiz de ardında unutulmayacak bir soru bırakarak, yıllarca hasretiyle yaşadığı oğluna kavuştu.

Şehitlerimizin aziz hatırasına ve şehit annelerimize hürmet eden bütün dostlarımızdan, Hacı Meryem Annemizin ruhuna bir Fatiha göndermelerini rica ediyorum.

Hacı annemize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Başta evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

Evladı Piyade Astsubay Çavuş Alparslan Koca’nın şehadetinin ardından bana, “Komutan, oğlumun canı yanmış mıdır?” diye soran Hacı Meryem Koca, dün, 21 Ağustos 2026 Cuma günü Hakk’a yürüdü.

Hacı annemizin yüreğinden kopup gelen bu acı soru, KURSAK’ın arka… pic.twitter.com/mlPbuT7xow

— Mustafa Köse (@mustafakosemus) August 22, 2026

Giresun’da helikopter düştü

Giresun’da, yüksek gerilim hatlarıyla ilgili çalışma yapan helikopter henüz bilinemeyen bir nedenle düştü.

Cumhuriyet’in haberine göre; Piraziz ilçesine bağlı Deregözü köyünde düşen helikopterin neden düştüğü ve içerisinde kaç kişinin olduğu bilinmiyor.

Ayrıntıalr geliyor…

Tahliye olan Rasim Ozan Kütahyalı hakkında ‘üç kişinin adını verdi’ iddiası

“Yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “kara para aklama” suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 16 Mayıs günü gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı hakkında 18 Ağustos’ta tahliye edilmişti.

Fatih Altaylı, geçen günlerde kaleme aldığı yazısında, Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya soruşturmasıyla ilgili, “Yine anlatılanlara göre ortada bir itirafçı var. Savcıların elindeki itirafçı metnini görenlere göre bu itirafçı kuvvetle muhtemel Rasim Ozan Kütahyalı. Pek çok bilgi vermiş ve ‘Bu yüzden yakında tahliye edilebilir’ diyorlar” ifadelerini kullanmıştı.

Altaylı, daha sonra Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatı Burak Mengü’nün kendisini aradığını ve Kütahyalı’nın itirafçı olmadığını söylediğini aktarmıştı. Altaylı, “Rasim Ozan Kütahyalı soruşturması ile Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya ile ilgili soruşturmalar birbiriyle bağlantılı değil. Biri yasa dışı bahis gelirlerinin aklanmasıyla ilgili, diğeri ise doğru olmayan bilginin yayılması suçlamasıyla başlamış olsa da başka yerlere de doğru giden bir soruşturma. Aynı dava içinde değiller” bilgisini de paylaşmıştı.

‘ÜÇ KİŞİNİN ADINI VERMİŞ’

Bugünkü yazısında Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesiyle ilgili yeni iddialara yer veren Altaylı’nın yazısının “İtiraf mı ispiyon mu” başlıklı bölümü şöyle:

“Dün akşam saatlerinde iktidardan ve yargı çevrelerinden iyi haber alan bir arkadaşım aradı.

‘Sen haklıymışsın, daha doğrusu sana bilgi veren kaynaklar haklıymış’ dedi.

“Hangi konuda haklıymışım, kaynaklarım hangi konuda haklıymış anlamadım” dedim.

“İtirafçılık meselesi yaa” dedi.

O zaman anladım.

Rasim Ozan Kütahyalı’nın itirafçı olduğunu ve pek yakında tahliye edileceğini yazmıştım ya, ondan bahsediyormuş.

“Verdiği ifadeyi gördüm. Avukatı itirafçılıktan ne anlıyor bilemem ama ifade bana göre tam bir itirafçı ifadesi. Üç kişinin adını vermiş. Bunlardan ikisi zaten tutuklu. Diğerinin de adı konuşuldu ama tutuklanmadı. Avukatı sana müvekkilim itirafçı değil dedi ama bu ifade itirafçılık değilse ne itirafçılık olur acaba?” dedi.””

Antalya’da deniz kirliliği turizmin geleceğini tehdit ediyor

Turizm Gazetesi’nin “Turizm Sohbetleri” programının konuk olan Yusuf Yavuz, Antalya’da özellikle haziran ayından itibaren deniz çöpü olarak tanımlanan kirlilikte ciddi bir artış yaşandığını ifade etti. Yavuz, denizde plastik ve kâğıdın yanı sıra metal atıklar, araç lastikleri ve çeşitli katı atıkların görüldüğünü belirterek, mikroplastiklerin ise çoğunlukla deniz tabanında veya su içerisinde gözle görülmeyecek şekilde bulunduğuna dikkat çekti.

KİRLİLİĞİN KAYNAĞI KARADA

Yavuz, Antalya’daki kirliliğin önemli bir bölümünün karasal kaynaklı olduğuna işaret ederek, nehir havzalarından denize taşınan atıkların sorunun büyümesinde önemli rol oynadığını söyledi. Kirliliğin Suriye, Mısır ve Nil Deltası üzerinden gelen akıntılarla taşındığı yönündeki açıklamaların sorunun yalnızca bir bölümünü ortaya koyduğunu belirten Yavuz, bu yaklaşımın Türkiye’deki karasal atık yönetimi sorunlarının göz ardı edilmesine yol açabileceğini ifade etti.

Türkiye’de 2000’li yıllardan bu yana nehir havza yönetim planlarının gündemde olduğunu hatırlatan Yavuz, bugüne kadar yalnızca altı planın hazırlanabildiğini ve bunların da uygulamaya yeterince geçirilemediğini söyledi. Kurumlar arasındaki iş birliği ve görev paylaşımının yetersiz olduğunu belirten Yavuz, bunun sonucunda karasal kaynaklı kirliliğin denizlere taşınmaya devam ettiğini kaydetti.

ANTALYA’NIN SU KAYNAKLARI RİSK ALTINDA

Yavuz, Antalya’nın Türkiye’deki yüzey sularının yaklaşık yüzde 7’sini barındıran önemli bir su havzasına sahip olduğunu belirterek, bu kaynakların korunmasına yönelik mevzuatın bulunmasına rağmen uygulamada ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.

Karacaören Barajı’nı örnek gösteren Yavuz, geçmişte enerji üretimi amacıyla kullanılan barajın daha sonra Antalya’nın içme suyu rezervlerinden biri olarak planlandığını ancak havzadaki kentsel ve endüstriyel atıkların sorun oluşturmaya devam ettiğini ifade etti.

Karacaören Barajı’nın 2060’lı yıllara kadar Antalya’nın içme suyu rezervi olarak ayrıldığını belirten Yavuz, havzadaki atıkların yönetilememesinin yalnızca içme suyu kaynaklarını değil, denizleri de tehdit ettiğini vurguladı.

ARITMA TESİSLERİNİN KAPASİTESİ YETERSİZ

Antalya Nehir Havza Yönetim Planı’nın hazırlanması için farklı bakanlıklardan uzmanların 42 ay boyunca çalıştığını aktaran Yavuz, raporda yeraltı sularının aşırı kullanımı ve denize ulaşan nehirlerdeki yoğun kirlilik konusunda önemli tespitlerin bulunduğunu söyledi.

Aksu Çayı ve Düden Çayı gibi Antalya’nın önemli su kaynaklarının kirlilik riski altında olduğunu belirten Yavuz, bu nehirlerin denize ulaştığı bölgelerde turizm tesisleri ve Mavi Bayraklı plajların bulunduğuna dikkat çekti.

Yavuz, Antalya’da yaz aylarında nüfusun milyonlarca kişi arttığını, buna karşın atık su arıtma tesislerinin kapasitesinin bu yoğunluğu karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Tekirova, Alanya ve Kaş gibi bölgelerde arıtma kapasitesine ilişkin sorunlar bulunduğunu ifade eden Yavuz, Çamyuva’daki tesisin ise güçlendirildiğini söyledi.

DENİZ SUYUNUN DÜZENLİ ANALİZ EDİLECEĞİ LABORATUVAR YOK

Antalya’da deniz suyunun düzenli ve kapsamlı biçimde izlenmesinin önemine dikkat çeken Yavuz, kentte 2014 yılına kadar faaliyet gösteren deniz ve yüzey suları ihtisas laboratuvarının kapatıldığını söyledi.Antalya gibi ekonomisinin merkezinde turizmin bulunduğu bir kentte deniz suyunun düzenli olarak analiz edilebileceği uzmanlaşmış bir laboratuvarın bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu belirten Yavuz, mevcut analizlerin yeterli olmadığını savundu.

COP31 ANTALYA İÇİN FIRSATA DÖNÜŞEBİLİR

Antalya’nın kasım ayında COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının, kentteki çevre sorunlarının uluslararası kamuoyunun gündemine taşınması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yavuz, mevcut hazırlıkların yeterli olmadığı görüşünü dile getirdi.

Yavuz, 5 Haziran’da Konyaaltı Sahili’nde düzenlenen kıyı temizliği etkinliklerini örnek göstererek, kamu kurumlarının yalnızca çöp toplamak yerine öncelikle atığın sahile ulaşmasını engellemesi gerektiğini söyledi.“Kamu izmarit toplamaz. Kamunun görevi, o izmaritin oraya atılmamasını sağlamaktır” diyen Yavuz, çevre politikalarının günü kurtaran kampanyalar yerine kalıcı ve kaynak odaklı çözümler üzerine kurulması gerektiğini belirtti.

Antalya’nın aynı zamanda önemli bir kongre ve uluslararası etkinlik merkezi olduğunu hatırlatan Yavuz, kentin COP31’e mevcut çevre sorunlarıyla girmesinin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. Yavuz, bu sürecin Antalya için radikal ve kalıcı çevre politikalarının hayata geçirilmesi yönünde bir fırsata dönüştürülebileceğini ifade etti.

TURİZMİN GELECEĞİ DENİZLERİN SAĞLIĞINA BAĞLI

Antalya’nın turizm modelinin büyük ölçüde kıyı ve deniz turizmine dayandığını vurgulayan Yavuz, deniz ekosisteminin korunmasının artık yalnızca çevre politikalarının değil, doğrudan turizm politikasının da temel gündemlerinden biri olması gerektiğini söyledi.

Yavuz, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve turizm sektörü arasında sorumluluk paylaşımı üzerinden yürütülen tartışmaların sona ermesi gerektiğini belirterek, deniz kirliliğinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması çağrısında bulundu.

Antalya’nın turizm geleceğinin korunması için atık su arıtma kapasitesinin artırılması, karasal kirliliğin kaynağında kontrol edilmesi, deniz suyunun daha sık ve kapsamlı analiz edilmesi ve kurumlar arasında etkin koordinasyon sağlanması gerektiği vurgulandı.

Turizm Sohbetleri serisinin 38. bölümünü izlemek için:

https://www.youtube.com/watch?v=UN5D8CqCH3E&list=PLBj3rz5NsdvIOKjMHWIlCskxBOflGN12Z&index=1

Turizm Sohbetleri serisinin 38. bölümünü dinlemek için: 

https://open.spotify.com/episode/2sHYLLgHyzb6vYM71SpS51

Turizm Sohbetleri Hakkında:

Turizm Sohbetleri, Turizm Gazetesi’nin sektöre yönelik yeni içerik projesi olarak YouTube ve Spotify üzerinden yayınlanacak ve turizmin güncel gündemini ele alacak düzenli bir söyleşi serisidir. Her hafta yayınlanacak programda, turizm sektörünün tüm paydaşlarını ilgilendiren konular uzman görüşleriyle derinlemesine ele alınacak.

💾

#reklam 🎥 Turizm Sohbetleri’nin yeni bölümü yayında!Gazeteci Yusuf Yavuz ile Antalya'yı, Akdeniz'i, kirliliği ve plastik atık sorununu konuştuk.🔔 Yeni bölü...

Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik CHP’den istifa etti

Aydın’ın Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, yaptığı açıklamada, CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Herhangi bir siyasi partiye katılmayacağını belirten Tetik, Nazilli Belediye Başkanlığı görevine bağımsız belediye başkanı olarak devam edeceğini duyurdu.

Tetik, kararının ani bir öfkenin, kişisel bir hesabın veya herhangi bir makam beklentisinin sonucu olmadığını belirterek, “Yaşadığımız süreci, Nazilli halkının bana verdiği sorumluluğu ve belediyemizin yönetim istikrarını göz önünde bulundurarak aldığım bir karardır” dedi.

Tetik, bir süre önce YENİ Parti’ye geçeceğiyle ilgili yapılan tartışmalarına ilişkin, o dönemde yaptığı açıklamaların samimi bir siyasi değerlendirme olduğunu söyledi. Geçmişte söylediklerini inkar etmediğini belirten Tetik, nihai kararını vermeden önce yaşananları ve siyasi tabloyu bütün yönleriyle yeniden değerlendirme ihtiyacı duyduğunu ifade etti.

‘CHP’YE VE BU PARTİYE GÖNÜL VERENLERE SAYGIM DEVAM EDECEK’

CHP’nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulduğunu ve toplumdaki tarihsel yerinin tartışılmaz olduğunu kaydeden Tetik, CHP çatısı altında siyaset yaptığını ve Nazilli halkının desteğiyle belediye başkanı seçildiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerine ve bu partiye gönül vermiş yurttaşlarımıza duyduğum saygı her zaman devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Bundan sonraki süreçte enerjisini siyasi tartışmalara değil, Nazilli’nin sorunlarına ve belediyenin hizmetlerine vereceğini aktaran Tetik, “Bizim tarafımız Nazilli’dir. Bizim sorumluluğumuz Nazilli halkıdır. Bizim zihnimizi meşgul eden meseleler sadece ve sadece Nazilli’nin meseleleridir” dedi.

‘NAZİLLİ’Yİ YENİDEN SİYASİ OLAYLARIN İÇERİSİNE SOKMAYACAĞIM’

Nazilli halkının güvenini kazandığını belirten Tetik, kenti yeniden siyasi tartışmaların içerisine sokmak istemediğini belirterek, “Görevimin başındayım. Görevimin başında bağımsız bir belediye başkanı olarak devam ediyorum. Tekrar ediyorum: Benim tarafım Nazilli’dir” diye konuştu.

‘BU KARAR GERÇEKTEN BENİM İÇİN ÇOK ZOR’

CHP’den ayrılma kararının kendisi açısından kolay olmadığını da vurgulayan Ertuğrul Tetik, “Çünkü bu parti, benim için Atatürk’ten kalan, O’nun kurduğu ve babamın da yirmi yıl yönetici olarak hizmet ettiği bir parti. Dolayısıyla inanın ki çok zor. Sayın Özgür Özel’in, Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi baba ocağından ayrılmak çok zor” ifadesini kullandı. (ANKA)

 

💾

Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, CHP'den istifa etti. Görevine bağımsız devam edeceğini belirten Tetik, "Bizim tarafımız Nazilli'dir. Bizim sorumluluğumuz Nazilli halkıdır. Bizim zihnimizi meşgul eden meseleler sadece ve sadece Nazilli'nin meseleleridir" dedi.

Ankara’da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti, çok sayıda yaralı… Gözaltılar var!

Edinilen bilgiye göre, Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik’in K sektörü 510 numaralı üretim panosunda iş kazası meydana geldi.

Üretim ayağında tavanı tutan şiltlerin arkasında göçük oluştu. Göçük nedeniyle meydana gelen hava basıncının etkisiyle işçiler etrafa savruldu.

Kazada bir işçi hayatını kaybederken, çok sayıda kişinin yaralı olduğu öğrenildi. Yaralılar çevredeki hastanelere sevk edildi.

Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Ankara Valiliği, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında meydana gelen maden kazasına ilişkin açıklama yaptı.

Valiliğin açıklaması şöyle:

“İlimiz Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi’nde bugün saat 18.00 sıralarında, Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında, ilk tespitlere göre Çalışma sahasının arkasında tavan çökmesi sonucu oluşan basınca bağlı olarak savrulmalar neticesinde maden kazası meydana gelmiştir.

Olay mahalline Jandarma, Emniyet, İtfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerimiz sevk edilmiş, 15 ambulans ekibi görevlendirilerek yaralılar hastanelerimize nakledilmiştir.

Olaydan toplam 20 vatandaşımız etkilenmiş olup, 1 madenci vatandaşımız hayatını kaybetmiş olup yaralı vatandaşlarımız tedavi altına alınmıştır.

Olayın meydana geliş nedeni ile ilgili olarak ilgili mercilerce gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış olup çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. ”

‘YANLIŞ YAPILAN BİR ŞEY VARSA GEREĞİ YAPILACAK’

Ankara Valisi Yakup Canbolat, kazaya ilişkin açıklama yaptı.

Canbolat, olayın adli ve idari yönden araştırılacağını belirterek şunları söyledi:

“Bu olay her boyutuyla adli, idari olarak araştırılacak. Sebebi nedir? Bir kusur var mıdır, yok mudur? Neden dolayı oluşmuştur? Bunlara bilirkişi incelemesi, adli inceleme ve idari inceleme sonucunda karar verilecek.

İnsanlarımız şundan müsterih olsun, konu her bakımından araştırılacak. Her yönüyle muhakkak araştırılacak. Yanlış yapılan bir şey var ise de onun gereği yapılacaktır.

Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyorum. Allah beterinden korusun. Bu tür iş kazalarına karşı da güvenlik tedbirlerimizi sıkı tutmalıyız.”

9 KİŞİYE GÖZALTI

Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, maden sahasında sorumlu 9 şüpheli jandarma ekiplerince gözaltına alındı.

Ocakta hayatını kaybeden işçi Erdi Kahveci’nin cenazesinin bugün memleketi Bartın’da toprağa verileceği belirtildi.

ERDOĞAN’IN İMZASIYLA ÖZELLEŞTİRİLMİŞTİ

Göçük, Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik’te meydana geldi. Çayırhan Termik Santrali ve maden sahaları, 2024 yılının Kasım ayında özelleştirme kararıyla gündeme gelmişti. Karara karşı çıkan yaklaşık 500 maden işçisi, 20 Kasım 2024’te kendilerini madene kapatarak eylem başlatmıştı.

İşçiler, özelleştirme sonrasında kazanılmış haklarını ve iş güvencelerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirtmişti. Türkiye Maden İşçileri Sendikası da ihale şartnamesinde madencilerin kazanılmış haklarına ilişkin yeterli güvence bulunmadığını savunmuştu.

İşçilerin eylemleri sonraki aylarda da devam ederken, Çayırhan Termik Santrali ve maden sahalarının özelleştirilmesine ilişkin ihale 7 Mart 2025’te sonuçlandı.

164 MİLYAR LİRALIK VARLIK 20 MİLYAR LİRAYA DEVREDİLDİ

Çayırhan Termik Santrali, Çayırhan Linyit İşletmesi, santrale bağlı taşınmazlar ve bazı maden ruhsatlarının kapsadığı sahaların işletme hakkı, 20 milyar lira bedelle en yüksek teklifi veren Akçadağ İnşaat Enerji ve Madencilik AŞ’ye devredildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla özelleştirme süreci Mayıs 2025’te kesinleşti.

500 MADENCİ YER ALTINDA EYLEM YAPMIŞTI

Özelleştirme kararının ardından yüzlerce madenci, iş güvencesi ve kazanılmış haklarının korunması talebiyle yer altında eylem yapmıştı.

Türkiye Maden İşçileri Sendikası, özelleştirmenin işçilerin işten çıkarılması ve çalışma koşullarının kötüleştirilmesi riskini beraberinde getireceği uyarısında bulunmuştu.

ÖZELLEŞTİRMENİN ARDINDAN İKİNCİ BÜYÜK KAZA

Özelleştirmenin üzerinden kısa bir süre geçmesinin ardından nisan 2025 te meydana gelen kazada 14 işçi yaralanmış 1 işçi beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırılmıştı.

Merkez Bankası’ndan ‘yastıkaltı altın’ kararı

TCMB tarafından hazırlanan “Altın Cinsinden Fiziki Varlıkların Finansal Sisteme Kazandırılması Hakkında Tebliğ (Sayı: 2022/11)’in Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2026/12)” ile 14 Mart 2022 tarihli düzenleme tamamen yürürlükten kaldırıldı.

T24’ün haberine göre; kaldırılan düzenleme, yurt içi yerleşiklerin fiziki altınlarının finansal sisteme dahil edilmesine ilişkin esasları belirliyordu. Uygulama kapsamında fiziki altınların bankalar aracılığıyla sisteme kazandırılması ve belirli şartlarla Türk lirası mevduat veya katılma hesaplarına dönüştürülmesi mümkün hale getirilmişti.

Kararın, vatandaşların ellerinde bulunan fiziki altınların mülkiyetini veya değerini doğrudan etkilemediği; yürürlükten kaldırılan düzenlemenin finansal sisteme kazandırılmasına ilişkin uygulamayı kapsadığı belirtildi.

Meteoroloji uyardı: Sıcaklıklar 4 derece birden yükselecek!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 22 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzey ve batı kesimlerinin parçalı bulutlu, Kütahya’nın batısı, Muğla’nın iç kesimleri ile Antalya’nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının doğu kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzey, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinde Kütahya’nın batı, Muğla’nın iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DENİZLİ °C, 39°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

MANİSA °C, 39°C

Az bulutlu ve açık

UŞAK °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinde Antalya’nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde batısının iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BURDUR °C, 36°C

Parçalı ve az bulutlu

HATAY °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

ESKİŞEHİR °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

KONYA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

NİĞDE °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

DÜZCE °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

SİNOP °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

ZONGULDAK °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 38°C

Parçalı ve az bulutlu

RİZE °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

SAMSUN °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

KARS °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

MALATYA °C, 38°C

Az bulutlu

VAN °C, 30°C

Az bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 39°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 42°C

Az bulutlu ve açık

Bakanlık açıkladı: O sucuk markasında eşek ve at eti çıktı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini sağlamak ve taklit ile tağşiş yapan firmaları kamuoyuna duyurmak amacıyla hazırladığı ifşa listesini güncelledi. Listede, tüketicilerin sıkça tercih ettiği et ürünlerinde yapılan skandal hileler gözler önüne serildi.

Listede en çok dikkat çeken isim, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde faaliyet gösteren Saffet Et Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi oldu. Şirketin “Kocaağa Çiftliği” ve “Salih Kocaağa Çiftliği” markaları altında piyasaya sürülen ısıl işlem görmüş sucuk, baton sucuk ve kangal sucuk ürünlerinde at ve eşek eti (tek tırnaklı eti) tespit edildi.

Farklı parti ve seri numaralarına sahip çok sayıda sucuk ürününde bu etin bulunması, gıda denetimlerinin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu.

Farklı illerdeki işletmelerde yapılan denetimlerde şu ihlaller belirlendi:

Mersin (Akdeniz): Saray Yemekçilik (Feridun İnce) firmasının kıyma kavurmasında ve Gözde Tantuni (Rahime Şengül) işletmesinin pişmiş kırmızı et tantunisinde tek tırnaklı eti tespit edildi.

Manisa (Merkez): Hüseyin Usta Menekşe (Tuncay Zor) işletmesinin çiğ lahmacun harcında tek tırnaklı eti bulundu.

Mersin (Toroslar): Bioclass Bitkisel Ürünler (Mehmet Emin Kaya) tarafından üretilen “Honey Palace Epimedyumlu Macun” adlı üründe ise sağlığı tehdit eden ilaç etken maddesi tespit edildi.

Vatandaşların sağlığını hiçe sayan ve gıdada tağşiş yapan bu firmalara yönelik gerekli idari ve cezai işlemler uygulanırken, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri il ve ilçe bazlı denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini duyurdu. Tüketicilerin güvendiği bilinen markalarda dahi bu tür uygunsuzlukların yaşanması üzerine, denetim sonuçlarının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceği vurgulandı.

Motorine zam geliyor

Akaryakıt fiyatlarında yeni bir zam beklentisi oluştu.

Motorinin litre fiyatına 22 Ağustos Cumartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere 2 lira 92 kuruş zam yapılması bekleniyor.

Zam sonrasında motorinin litre fiyatının İstanbul’da 82,65 TL’ye, Ankara’da 83,75 TL’ye, İzmir’de 84,04 TL’ye, doğu illerinde ise 85,50 TL’ye yükselmesi bekleniyor.

Güncel akaryakıt fiyatları şöyle:

İstanbul Avrupa Yakası

Benzin: 71,46 TL

Motorin: 79,73 TL

LPG: 33,79 TL

İstanbul Anadolu Yakası

Benzin: 71,31 TL

Motorin: 79,58 TL

LPG: 33,19 TL

Ankara

Benzin: 72,43 TL

Motorin: 80,83 TL

LPG: 33,89 TL

İzmir

Benzin: 72,73 TL

Motorin: 81,12 TL

LPG: 33,79 TL

Endonezya’da 7,7 büyüklüğünde deprem

Endonezya Afet Yönetim Ajansı’na (BNPB) bağlı yerel afet yönetim birimi BPBD’nin açıklamasına göre, yerel saatle 05.00’te meydana gelen Endonezya’nın doğusundaki Flores Adası’nı vuran deprem 7,7 büyüklüğünde ölçüldü. Endonezya Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Ajansı (BMKG), depremin yerin 15 kilometre derinliğinde meydana geldiğini açıkladı. Ana depremin ardından bölgede çok sayıda artçı sarsıntı kaydedilirken, bir artçının büyüklüğü 6,1 olarak kaydedldi.

Depremde en az 14 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi yaralandı. Depremin ardından yapılan tsunami uyarısı yaklaşık üç saat sonra kaldırılırken, yaklaşık 2 bin kişinin kıyı bölgelerinden tahliye edildiği bildirildi. Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü, can kaybı ve yaralı sayısının artabileceği belirtildi.

Deprem Maumere Limanı’nda da hasara yol açtı. Bölgeden gelen görüntülerde, terminal binasından kopan büyük beton parçalarının feribota binmek için bekleyen yolcuların bulunduğu alana düştüğü görüldü. Bir gemiye geçişi sağlayan iskelenin çökmesi sonucu bazı yolcular denize düştü.

Depremin ardından deniz seviyesinin çekilmesi bölgede paniğe neden oldu. Tsunami uyarısı yapılması üzerine çok sayıda kişi motosikletlerle kıyıdan uzaklaşarak daha yüksek bölgelere yöneldi. BNPB, yaklaşık 2 bin kişinin tahliye edildiğini ya da kendi imkanlarıyla güvenli bölgelere geçtiğini bildirdi. Tsunami uyarısı, deniz seviyesinde önemli bir yükselme tespit edilmemesi üzerine depremden yaklaşık üç saat sonra kaldırıldı.

BNPB’nin ilk verilerine göre, Sikka’da üç, Manggarai’de altı ve Doğu Manggarai’de beş kişi hayatını kaybetti. En az iki kişinin ağır, 11 kişinin ise hafif yaralandığı bildirildi.

Deprem ve artçı sarsıntılar bölgede çok sayıda yapıya zarar verdi. İlk belirlemelere göre, 54 ev ağır hasar görürken, beş sağlık tesisi, üç ibadethane, altı kamu binası, bir eğitim kurumu ve bir depo da hasar aldı. BNPB, en fazla etkilenen bölgeler arasında Manggarai’nin bulunduğunu açıkladı. Bölgenin dağlık ve ulaşımın güç olması nedeniyle hasarın tam boyutunun belirlenmesinin zaman alabileceği belirtildi.

Yetkililer, artçı sarsıntıların devam etmesi nedeniyle halka hasarlı yapılardan ve kıyı bölgelerinden uzak durmaları çağrısında bulundu. Endonezya, üç büyük tektonik levhanın kesişim noktasında yer alması nedeniyle sık sık güçlü depremler ve volkanik faaliyetlerle karşı karşıya kalıyor. (ANKA)

11 yılın ardından… Fenerbahçe otobüsüne saldırı soruşturmasında bir tutuklama

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fenerbahçe otobüsüne saldırı soruşturmasında, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklamaya sevk edilen Yusuf Öksüz tutuklandı.

Soruşturma kapsamında Hakan Hatipoğlu, Emiral Aygüneş ve Özgür Ertürk hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı, üç şüpheli hakkında verilen adli kontrol kararlarına itiraz edileceğini bildirdi.

Jandarma ve Sahil Güvenlik’te kritik atamalar: İstanbul ve Ankara komutanları değişti

2026/228 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında Jandarma Genel Komutanlığında 7 general ile 18 albayın 30 Ağustos’tan geçerli olmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirilmesine karar verildi. Ekli listede Tümgeneraller Ünsal Bulut ve Murat Bulut’un korgeneralliğe, 5 tuğgeneralin tümgeneralliğe, 18 albayın ise tuğgeneralliğe terfi ettirildiği görüldü.

Jandarma Genel Komutanlığındaki görev değişikliklerini içeren 2026/229 sayılı kararla da general ve albayların yeni görev yerleri belirlendi.

Karara göre Korgeneral Ünsal Bulut ve Korgeneral Murat Bulut Jandarma Genel Komutan Yardımcılığına atandı. Tümgeneral Metin Düz Asayiş Başkanlığına, Tümgeneral İdris Tataroğlu İstanbul İl Jandarma Komutanlığına, Tümgeneral Tarık Hekimoğlu Ankara İl Jandarma Komutanlığına, Tümgeneral Ali Gemalmaz Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığına getirildi.

SAHİL GÜVENLİKTE TERFİ VE ATAMALAR

2026/230 sayılı kararla Sahil Güvenlik Komutanlığında Tümamiral Cengiz Fitoz koramiralliğe, Albay Önder Göksel ise tuğamiralliğe terfi ettirildi. Terfiler 30 Ağustos’tan itibaren geçerli olacak.

Sahil Güvenlik Komutanlığındaki amiral atamalarını düzenleyen 2026/231 sayılı kararla da 6 ismin yeni görevleri belirlendi.

KARA, DENİZ VE HAVA KUVVETLERİNDE GENERAL VE AMİRAL ATAMALARI

2026/232 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında general ve amirallerin görev yerlerinde kapsamlı değişiklikler yapıldı.

Kara Kuvvetlerinde Korgeneral Zorlu Topaloğlu 2’nci Ordu Komutanlığından Ege Ordu Komutanlığına, Korgeneral Gültekin Yaralı ise Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığından 2’nci Ordu Komutanlığına atandı.

Atama listelerinde Kara Kuvvetlerinin yanı sıra Deniz ve Hava Kuvvetlerindeki general ve amirallerin yeni görev yerlerine de yer verildi. (ANKA)

Serkan Kurtuluş Türkiye’ye getirildi

Kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş’un Arjantin’de Türk güvenlik güçlerine iade edilmesinin ardından Türkiye’ye getirildiği açıklandı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Türkiye’ye getirildi. Devletimizin kararlı mücadelesi sınır tanımıyor. Kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, Arjantin’de yakalanmasının ardından Brezilya’dan aktarmalı olarak İstanbul Havalimanı’na getirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız ile Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinesinde; 13 bin kilometre uzaktan Türkiye’ye gerçekleştirilen bu iade süreci suçla mücadeledeki kararlılığımızın açık bir göstergesidir.

Huzurumuza kasteden hiçbir odak adaletten kaçamayacak! Sınır ötesinde dahi adaleti tecelli ettiren Kahraman Polislerimize, Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarımızın emeği geçen tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz.”

Meteoroloji’den kuvvetli sağanak uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 15 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı yer yer çok bulutlu, İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu, Eskişehir, Gaziantep, Kilis, Sivas, Erzincan çevreleri, Kırklareli’nin kuzey kesimleri, Antalya ve Kayseri’nin doğusu ile Malatya’nın batısının sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Ardahan çevreleri, Bayburt’un doğu kesimleri, Kütahya’nın güneyi, Uşak ve Denizli’nin doğu, Afyonkarahisar’ın batı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının genellikle mevsim normalleri civarında, güney kesimlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının kuzey, iç ve batı kesimlerde azalacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli, güneydoğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Batı Karadeniz kıyıları, Marmara, Kuzey ve Kıyı Ege ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda kuvvetli (40-60 km/saat) ve kısa süreli fırtına (60-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı bulutlu, Kırklareli’nin kuzey çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölge genelinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) ve kısa süreli fırtına şeklinde (60-80 km/saat) esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 30°C

Parçalı bulutlu

ÇANAKKALE °C, 29°C

Parçalı bulutlu

İSTANBUL °C, 29°C

Parçalı bulutlu

KIRKLARELİ °C, 28°C

Parçalı bulutlu, kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Az bulutlu, bölgenin iç kesimleri parçalı yer yer çok bulutlu, iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kütahya’nın güneyi, Uşak ve Denizli’nin doğu, Afyonkarahisar’ın batı kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Kuzey ve Kıyı Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

DENİZLİ °C, 34°C

Az bulutlu , zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, öğleden yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların doğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.

İZMİR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu

MUĞLA °C, 34°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

UŞAK °C, 29°C

Az bulutlu zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların doğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.

AKDENİZ

Parçalı yer yer çok bulutlu, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz ile Antalya’nın batı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 35°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANTALYA °C, 37°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, batısı yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BURDUR °C, 32°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 32°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, Eskişehir ve Sivas çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 29°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 30°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, il merkezi yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KONYA °C, 31°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu

NİĞDE °C, 29°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu geçecek.

BOLU °C, 27°C

Parçalı zamanla çok bulutlu

DÜZCE °C, 28°C

Parçalı bulutlu

KASTAMONU °C, 26°C

Parçalı bulutlu

ZONGULDAK °C, 26°C

Parçalı bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz’in yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 27°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, doğusu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

RİZE °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 28°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

TRABZON °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı zamanla çok bulutlu, bölgenin kuzeydoğusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Ardahan çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; bölgenin güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

ERZURUM °C, 25°C

Parçalı zamanla çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 26°C

Parçalı zamanla çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 33°C

Parçalı zamanla çok bulutlu, batısı yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

VAN °C, 30°C

Parçalı bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık, zamanla bölgenin kuzey ve batısı parçalı yer yer çok bulutlu, Gaziantep ve Kilis çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 37°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu

GAZİANTEP °C, 35°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MARDİN °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu

Çerçeve yasa teklifinde maddelere geçiliyor: İşte oylama sonucu…

Bölücü açılım süreci kapsamında Meclis’e getirilen ‘çerçeve yasa’ olarak da bilinen ”Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” bugün Meclis’te görüşülmeye başlandı.

TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın başkanlığında saat 11.00’de toplandı.

Teklifin görüşmelerine katılmak üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da geldi.

İYİ Partililerin görüşmeye Türk bayraklı atkı ve dövizlerle gelmesi dikkat çekti.

Genel Kurul’da AKP’nin Meclis’in gündemi ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi.

Kabul edilen önergeyle, gündemin “Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” bölümünde bulunan 290 sıra sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi birinci sıraya alındı. Bu bölümde yer alan diğer işlerin sırası da buna göre yeniden düzenlendi.

‘ÇERÇEVE YASA’ TEKLİFİ İÇİN ÜÇ GÜNLÜK ÇALIŞMA TAKVİMİ

Genel Kurul’un bugünkü birleşiminde 290 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmeleri tamamlanıncaya kadar çalışması kararlaştırıldı. Teklifin görüşmelerinin bugün tamamlanamaması halinde çalışmalar 11 Ağustos Salı günü, Salı günü de tamamlanamaması halinde ise 12 Ağustos Çarşamba günü teklifin görüşmeleri tamamlanıncaya kadar sürdürülecek.

“Çerçeve Yasa” teklifinin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından TBMM’nin tatile girmesi öngörülüyor.

İYİ PARTİ’DEN TEKLİFİN GÖRÜŞÜLMESİNE BAŞLANMAMASI İÇİN GRUP ÖNERİSİ

İYİ Parti, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin Genel Kurul’da görüşülmesine başlanmaması için grup önerisi verdi.

Öneride, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin hukuk devleti, Anayasa’nın üstünlüğü, kanun önünde eşitlik, suç ve cezaların kanuniliği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri bakımından “ciddi Anayasaya aykırılık sorunları” taşıdığı savunuldu.

Öneride, Anayasa’nın 11’inci maddesine işaret edilerek, “Anayasa hükümleri yasama organını bağlayan temel hukuk kurallarıdır ve kanunlar Anayasa’ya aykırı olamaz. TBMM’nin yasama yetkisini kullanırken Anayasa’ya uygun hareket etmesi yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, anayasal düzenin korunmasının da gereğidir” ifadelerine yer verildi.

‘HUKUKİ GÜVENLİK VE BELİRLİLİK İLKELERİ YÖNÜNDEN SAKINCA DOĞURMAKTADIR’

Teklifteki düzenlemelerin kapsam ve sınırlarının yeterli açıklıkta belirlenmediği belirtilen öneride, kişilerin hukuki durumlarında doğrudan sonuç doğuracak hususların belirsiz kavramlara ve sonraki karar süreçlerine bırakılmasının sakıncalı olduğu ifade edildi.

Öneride, “Teklifte yer alan düzenlemelerin kapsam ve sınırlarının yeterli açıklıkta belirlenmemesi, kişilerin hukuki durumlarında doğrudan sonuç doğuracak hususların belirsiz kavramlara ve sonraki karar süreçlerine bırakılması Anayasa’nın 2’nci maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ile hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri yönünden sakınca doğurmaktadır” denildi.

İYİ Parti grubunun önerisinde, bu gerekçeler doğrultusunda “çerçeve yasa” teklifinin Genel Kurul’da görüşülmesine başlanmaması istendi.

ÇÖMEZ: ETKİ ANALİZ RAPORUNUZ YOK

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez söz alarak teklifin hazırlanma ve komisyon sürecini eleştirdi. Çömez, teklifin 5 Ağustos’ta Meclis Başkanlığı’na, 7 Ağustos’ta ise komisyona geldiğini belirterek, “O komisyonda o şartlar altında, son derece küçük, kapalı ve basık bir ortamda alelusul geçirdiniz ve sonra dediniz ki, ‘Size iki saat süre, iki saatlik süre içerisinde ne yazacaksınız yazın.’ Tabii, sizin yazacak hiçbir şeyiniz yok, itirazınız yok. Çünkü ne söyleniyorsa onu yapıyorsunuz ve yasaya itiraz etmediniz” dedi.

Çömez, partisinin komisyon sürecinde hazırladıkları şerhi sunduklarını belirterek, teklifin kabul edilmemesi için iade dilekçesi verdiklerini söyledi. Çömez, “Bakın, bu yasayı kabul etmeyin. İade dilekçesi verdik, ‘Bunu reddedin.’ dedik, kabul etmediniz, işleme bile koymadınız” diye konuştu.

Teklifin Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Çömez, Anayasa Komisyonu’nun ve alt komisyonların toplanması yönündeki taleplerinin de kabul edilmediğini ifade etti. Çömez, şöyle konuştu:

“‘Anayasa’ya aykırıdır’ dedik. Açıkça Anayasa’ya aykırı. Şu anda Anayasa’ya aykırı bir af işlemi yapıyorsunuz, biraz sonra anlatacağım onu; onu da kabul etmediniz. Dedik ki, ‘Bir Anayasa Komisyonu kuralım, kurulan Anayasa Komisyonu’nda bunu görüşelim.’ ‘Hayır’ dediniz, Anayasa Komisyonu’nu da toplamadınız. ‘Alt komisyonlar olsun, tali komisyonlar olsun’ dedik, onları da toplamadınız.”

Çömez, teklifin olası sonuçlarına ilişkin etki analizi hazırlanıp hazırlanmadığını da sorduklarını belirterek, “‘Cezaevindeki 4 bin teröristi, dışarıdaki toplam 9 bin teröristi affetmeniz halinde neler olacak?’ diye soruyoruz, hiçbir etki analiziniz yok” dedi.

Teklif sürecine ilişkin Reuters ve ABD Büyükelçisi üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Çömez, şöyle konuştu:

“Bu süreçte İngiliz yayın organlarının haberi vardı. Reuters’tan öğreniyoruz, on ay önce Reuters açıklama yaptı, dedi ki, ‘9 bin teröristi affedecekler, çalışma yapıyorlar’. Bir ülkenin diplomatı başka bir ülkenin iç işleriyle ilgili açıklama yapıyor, ‘4 ülkedeki Kürtler bir araya getirilecek’ diyor. Anlaşıldı talimat nereden geliyor size, projeyi kimlerin irade ettiğini, kimlerin arkasında durduğunu anlıyoruz. Biriniz de kalkıp Amerikan Büyükelçisi’ne ‘Sen kimsin? Nasıl benim ülkemle ilgili böyle bir şey konuşuyorsun?’ diyemediniz.”

‘BU AÇIK SEÇİK BİR AFTIR’

Çömez, düzenlemenin “af” olarak nitelendirilmek istenmediğini ancak bunun açıkça af olduğunu savundu. Çömez, “Bu açık seçik bir aftır ve 15 yıla kadar ceza almış olanlara 5 yıllık denetimli serbestlik, 15 yıldan daha uzun süre ceza almış olanlara da 10 yıllık denetimli serbestlik getiriyorsunuz” dedi.

Çömez, “af” ifadesinin kullanılmadığını ifade ederek, “Çünkü teröristler, PKK’lı teröristler buna ‘af’ denmesini istemiyorlar. Çünkü diyorlar ki ‘Biz suç işlemedik ki, niye ‘af’ diyeceksiniz buna? Biz ‘af’ denmesini istemiyoruz.’ Ama göz göre göre 4 bin teröristi affediyorsunuz ve bir de kurul kuruyorsunuz, o kurula da bütün yetkiyi veriyorsunuz” diye konuştu.

YÜKSEL: TEKLİF, 40 YILI AŞKIN SÜREDİR KANAYAN YARANIN HUKUKUN ŞİFALI ELİYLE SARILMA İRADESİDİR

AKP İstanbul Milletvekili ve Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel de söz alarak, İYİ Parti grup önerisine karşı çıktı. Yüksel, “Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir mücadele ettiği terör meselesinin kalıcı biçimde ülkemizin gündeminden çıkarılması bakımından gerçekten tarihi ve kritik bir eşikteyiz” dedi.

Teklifin 360’tan fazla milletvekilinin imzasıyla TBMM’ye sunulduğunu anımsatan Yüksel, bunun “güçlü siyasi iradenin, ortak sorumluluğun ve güçlü bir toplumsal mutabakatın en somut göstergesi” olduğunu söyledi. Yüksel, teklifin Türkiye’nin uzun yıllardır devam eden terör sorununu hukuk yoluyla çözme iradesinin somut bir göstergesi olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Bu teklifin ruhunda büyük mücadelelerde aynı safta duran ve Türkiye’yi oluşturan Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Laz’ın, Çerkez’in, Abhaza’nın kardeşliği vardır. Bu ruh ortak tarihimizin, ortak kaderimizin ve ortak geleceğimizin hukuk diliyle yeniden tahkim edilmesidir.”

‘ANAYASA’YA AYKIRILIK SÖZ KONUSU DEĞİL’

Kanun tekliflerinin İçtüzük uyarınca komisyonlarda görüşüldükten sonra Genel Kurul gündemine geldiğini belirten Yüksel, tekliflerin görüşülmesinin grup önerisiyle engellenmesine yönelik bir yetkinin İçtüzük’te Danışma Kurulu’na veya gruplara tanınmadığını söyledi.

Yüksel, “Kanun teklifleri İçtüzük uyarınca komisyonlarda görüşüldükten sonra Genel Kurul’un gündemine gelir ve Genel Kurul tarafından karara bağlanır. İçtüzük’te Danışma Kuruluna veya grup önerisiyle bir kanun teklifinin görüşülmesini engelleme yetkisi tanınmamıştır. Kanun teklifleri üzerindeki nihai irade Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na aittir” dedi.

İYİ Parti grup önerisinde dile getirilen Anayasa’ya aykırılık, hukuki güvenlik ve belirlilik iddialarının komisyon çalışmalarında ayrıntılı biçimde değerlendirildiğini belirten Yüksel, bu iddiaların yerinde görülmediğini söyledi.

Yüksel, “Teklifin kapsamı, uygulanma şartları ve hukuki sonuçları açıkça düzenlenmiş, uygulama objektif şartlara ve yetkili makamların tespit ve kararlarına bağlanmıştır. Dolayısıyla teklifin Genel Kurul’da görüşülmesine engel teşkil edecek bir Anayasa’ya aykırılık söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti’nin önergesi Genel Kurul’da oylanarak reddedildi.

BAHÇELİ, DEM’LİLERLE TOKALAŞTI

İYİ Parti’nin grup önerisinin görüşülmesinden sonra saat 12.20 sıralarında TBMM Başkanvekili Celal Adan oturuma 15 dakika ara verdi.

Bu sırada Devlet Bahçeli kulise geçerek kurmaylarıyla oturumun başlamasını bekledi.

Bu arada Genel Kurul’daki görüşmeleri izlemek üzere kulise DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, İmralı Heyeti Üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile diğer DEM Partili kurmaylar geldi. Bakırhan, Hatimoğulları, Buldan ve Sancar, Devlet Bahçeli’nin bulunduğu bölüme yönelerek Bahçeli ile tokalaştı. Pervin Buldan, Bahçeli’ye “Nasılsınız? Hayırlı olsun. Selam vermek istedik” dedi.

Selamlaşmanın ardından DEM Partililer Genel Kurul’a geçerken, MHP lideri de kurmaylarıyla birlikte Genel Kurul Salonu’na girdi.

Öte yandan Bahçeli kuliste otururken, AKP Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan da Bahçeli’nin yanına giderek selamlaştı. (ANKA)

💾

Bölücü açılım süreci kapsamında Meclis'e getirilen 'çerçeve yasa' olarak da bilinen ''Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'' bugün Meclis'te görüşülmeye başlandı.

Bakırhan ‘ana dil’ dedi, Kürtlere statü istedi: Bahçeli alkışladı!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Genel Kurulu’nda çerçeve yasa teklifi hakkında konuştu.

Bakırhan, açılımın ülkenin bütünlüğüne yönelik bir tehdit olmadığını savunarak “Bu süreçte sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Aksine bu süreç Türkiye’yi büyüten ve refaha kavuşturacak bir süreçtir. Ülkenin bütünlüğü ve değerleri asla müzakere konusu değildir” ifadelerini kullandı.

“Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı” diyen Bakırhan, “Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır” diye konuştu.

Tuncer Bakırhan:

“Kürtler ayrılmak isteseydi, bu Meclis’in çatısı altında olmazdık arkadaşlarımızla birlikte. Biz buradayız çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır” pic.twitter.com/52S8CR5ceA

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) August 10, 2026

“Öcalan’a yaşam ve çalışma şartları sağlanması gerektiğini” savunan Bakırhan, Kürtlere statü isteyerek “Cumhuriyet ilan edilmiş ama eksik bırakılmıştır. Bunu Kürt olgusunu cumhuriyetin yasallığına ekleyerek tamamlayabiliriz. Anayasada kimlikler üstü bir dil kullanabiliriz. Anadilde eğitimi güvence altına alabiliriz. Demokratik entegrasyon yasalarıyla toplumsal uyumu güçlendirebiliriz. Barış yasasıyla sınıfsal gerilimleri çözebiliriz” diye konuştu.

Öte yandan Bakırhan’ın konuşmasını, MHP lideri Devlet Bahçeli de alkışladı.

‘CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA KÜRT MESELESİ, SIKIYÖNETİM ZİHNİYETİYLE İDARE EDİLDİ’

Bakırhan, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Sırrı Süreyya şahsında barış için büyük emek veren ama aramızda olmayan bütün arkadaşlarımızı saygıyla anıyorum. Bugün, ülkemizin kaderini ilgilendiren önemli bir gündemi görüşmek için bir aradayız. Bir asırlık Kürt meselesi, çatışmanın gölgesinden hukukun zeminine taşınıyor. Biz burada, bu tarihi geçişe tanıklık ediyoruz. Görüştüğümüz bu kanun teklifi, ülke olarak yeni bir istikamete yol almanın pusulasıdır. Bizi bu istikamete götürecek olan adres, Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Kürt meselesi, sıkıyönetim zihniyetiyle idare edildi. Takrir-i Sükûn’dan İstiklal Mahkemelerine, gizli idare planlarından olağanüstü hâl rejimlerine kadar mesele hep istisnanın bir konusu oldu. Bu meselenin devlet katındaki tarihi; ikili devlet pratiklerinin yaygınlaştığı, siyasetsizliğin örgütlendiği, istisnanın genişlediği bir tarih oldu. Bunun bedelini şu veya bu şekilde tüm ülke ödedi. Şimdi acı ve inkâr dolu sayfayı kapatma şansıyla karşı karşıyayız. Bütün cümlelerimizin gramerini değiştirmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz.

Bugün mesele ilk kez; gerekçesi yazılmış, müzakere edilebilir, itiraz edilebilir, olağan bir yasama diliyle konuşuluyor. Bugünün önemi, tarihsel bir düğümün, nihayet siyaset eliyle çözülmeye başlanması ve Meclis’in kayıtlarına geçmesidir. Parlamento, bu meseleyi siyaset ve müzakereyle çözme sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Bu aynı zamanda ortak tarihimize ve ortak geleceğimize karşı bir sorumluluğun gereğidir. 1064’te Kars’ta Şeddadi Kürtleriyle Selçuklular arasında başlayan ortak kader ve hukuk 1071’de Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açtı. Sonraki yıllarda bu kader ve hukuk güncellendi. Uzun yüz yıllar devam etti. 1900’lerin küresel, bölgesel ve ulusal atmosferinde bozulan bu dinamiği, şimdi demokratik ve eşitlikçi ilkeler etrafında güncelleme şansına sahibiz. O halde parlamento, bu sorumluluğu taşımalı ve yeni bir tarihin önünü açmalıdır. Biliyoruz ki; tarihe geçecek günler, güçlü irade gerektirir. Ve bu irade, bugün bu Meclis’te vardır.

‘YÜZ YIL ÖNCE KÜRTLER HUKUK DIŞINA İTİLDİ’

Değerli milletvekilleri, bu Meclisin hafızası bizlere ‘Türkler ve Kürtlerin ortak hikayesini ve güçlü ortaklık potansiyelini hatırlatıyor. Anadolu ile Mezopotamya arasında yüzyıllara yayılan ortak bir hayat var. Aynı kültür havzasında, aynı kavşaklarda ve aynı hikâyede buluşmalar var. Bin yıllık kardeşliğimiz ve Cumhuriyetin kuruluşu bunun kanıtıdır. Amasya’da bu topraklar Türklerin ve Kürtlerin ortak vatanı olarak telakki edildi. Erzurum’da birlik iradesi bu iklimde dile geldi. Birinci Meclis farklı bölgelerin ve kimliklerin temsilcilerini aynı çatı altında topladı. 1921 Anayasası yerel idareye alan açan çoğulcu bir ruh taşıdı. Ama bu ufuk, inkâr ve isyan sarmalında daraldı. Kadim tarihsel ilişkimiz zarar gördü. Bu durum en çok da bu toprakları tehdit olarak görenleri sevindirdi.

Bir parantez açmak istiyorum. Bu süreç başladığında bazı dış güçler ne dedi biliyor musunuz? Bu adımla Ortadoğu dengeleri alt üst olacak dedi. Aslında alt üst olacak olan küresel güçlerin yüz yıllık hesaplarıdır. Bunu biliyoruz. Bu süreç kardeşi kardeşe kırdırma hesaplarını alt üst edecek. Beraberliğimizi kaim kılacak, ortak geleceğimizi güçlendirecek. Yarım asırlık çatışmalı süreç bu ülkenin her bir karışına büyük acılar yaşattı. Artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatı önümüzde duruyor. Yüz yıl önce Kürtler hukuk dışına itildi. Bu kök yasa, Kürtleri hukuka dahil etmenin ilk adımıdır. Bu kanun teklifiyle, beraberliğimizi ve geleceğimizi güçlendirecek önemli bir adım atıyoruz. Güçlü bir başlangıç yapıyoruz.

‘BAHÇELİ’NİN KURUCU ROLÜNÜN HAKKINI VERİYORUZ’

27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısıyla bu başlangıca imkân sağlayan Sayın Öcalan’ın bu kurucu rolünün altını önemle çiziyoruz. Kendisinin Türkiye çözümünden yana çabalarının önyargılarla değil, hakkaniyetle görülmesi gerekiyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin süreçteki kurucu rolünün hakkını veriyoruz. Şimdi Türklerin güvenlik kaygısıyla Kürtlerin eşitlik talebini aynı hukuk düzeni içinde buluşturacak bir ufka bakıyoruz.

Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Doğu Akdeniz’e kadar sınır güvenlikleri, ittifaklar ve güç dengeleri hızla değişiyor. Ortadoğu’da devletlerin yeniden inşası, yeni bir paradigma ve bölgesel düzen ekseninde gerçekleşiyor. Kürtler, dört ülkeye yayılan tarihsel ve toplumsal bir gerçeklik olarak bu dönüşümün önemli bir dengesidir. Yüz yıl önce inkâr edilen Kürt varlığı, bugün Ortadoğu’nun temel dinamiklerinden biri haline gelmiştir. Kürt jeopolitiği, Ortadoğu’nun düğümünü çözmenin siyasi coğrafyasıdır. Bu jeopolitik, demokratik bir geleceğe imkân sunuyor. Tarihi Türk-Kürt ilişkilerini, bu jeopolitik gerçek etrafında güncellemeliyiz. Bu bize bölgedeki kor ateşlerden korunmak için büyük bir fırsat sunuyor.

Türk-Kürt kardeşliğini doğru ele almak Türkiye’yi ihya eder, Ortadoğu’ya huzur getirir, demokrasi getirir. Fırat’ın doğusu ile Fırat’ın batısını ortak hukuk ve kaderde mühürlemek büyük tehlikelere karşı güvence yaratır. Biliyoruz ki, komşuları yanan bir evde barış lüks değildir; sigortadır. Türkiye’nin kendi içindeki ateşi hukukla söndürmesi, bize olduğu kadar bütün komşularımıza nefes aldıracaktır. Bu coğrafyada haritalar silahla, sınırlar acıyla çizildi. Şimdi ilk kez hukukla yazılan bir sayfa var. Altını önemle çizmeliyim ki, bu sayfa Türkiye’de yazılırsa mürekkebi tüm bölgeye yeter.

‘KÜRTLER AYRILMAK İSTESEYDİ BU MECLİS’İN ÇATISINDA OLMAZDIK’

Bugün görüştüğümüz bu yasa ayrıcalık üreten bir yasa değildir. Çatışma çözümünün ilk adımıdır. Bu bir al-ver meselesi değil. Bu; tarihsel ilişkimizi düzeltme ve doğru bir buluşmayı gerçekleştirmenin adımıdır. Bu yasa ve süreç taviz değildir; yenme ve yenilme hiç değildir. Bu sürecin tek bir kazananı var. O da tüm Türkiye’dir, 86 milyon yurttaşımızdır. Barış bir müsabaka değildir. Halklar arasında tutulmuş bir skor tabelası olarak görülmemelidir.

Bu kürsüden Türk kardeşlerime açık yüreklilikle seslenmek istiyorum. Bu süreçte sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Aksine bu süreç Türkiye’yi büyüten ve refaha kavuşturacak bir süreçtir. Ülkenin bütünlüğü ve değerleri asla müzakere konusu değildir. Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı.

Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey, çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır. Evlatlarını yitiren ailelere de sesleniyorum. Evlatlarınızın hatırasına gösterilecek en büyük hürmet, başka hiçbir evladın ölmemesi ve zarar görmemesidir. Acılarınızı asla tartmayacağız, yarıştırmayacağız. Acı, hangi evde olursa olsun acıdır. Hepimizindir. Bu ülkedeki her acıyı yüreğimin en müstesna köşesinde taşıyorum. Tek bir amacımız var o da başka acıların yaşanmamasıdır.

Kürt halkına da aynı açıklıkla sesleniyorum. Bu süreç kimliğimizin eritilmesi değil, varlığımızın hukukla buluşmasıdır. ‘Yine mi kandırılacağız’ kaygısını biliyoruz; bu kaygı vehim değil, anlıyoruz. Her şeyden önce Kürtler artık örgütlü bir halktır. Ne kanar ne de kandırılır. Velev ki terazimiz şaşsa da düzeltecek bir kantar var. O da sizsiniz. Emin olun siyaset alanında Kürt halkının demokratik hakları için mücadelemiz devam güçlü bir şekilde edecek. Ama şimdi hepimizi yakan bir ateş var. Önce o ateşi söndürmeliyiz.

Kürtçe’de “Agir bi agir venamire” denir. Yani ateş ateşle söndürülmez. 50 yıllık çatışmanın Şırnak’tan Tekirdağ’a kadar bize öğrettiği en yalın hakikat budur. Bir tarafın yenilgisi üzerine kurulan her düzen, içinde bir sonraki çatışmanın tohumunu taşır. Çatışma çözümlerinde başarı “her kimlik, her inanç, her topluluk kendisini bu ülkenin asli vatandaşı olarak görüyor mu” sorusuna verilen cevapta bulunur. Bu süreç Türkiye’nin bölünmesine değil bütünleşmesine; ayrışmaya değil ortak yaşamın güçlendirilmesine fırsat sunacak.

‘EKİMDE PARLAMENTONUN İSTİKAMETİ YASAL DÜZENLEMELER OLMALI’

Bu kanun teklifi ise ortak yaşamın siyasi ve hukuki harcının güçlendirilmesine atılan ilk adımdır. Kanun teklifinde yer alan “demokratik siyaset alanının güçlendirmesi” vurgusu önemli bir yörüngeye işaret ediyor. Bu ilk adımı, güçlü bir demokratikleşme rüzgarıyla ilerletmemiz gerekiyor. Demokratikleşme barışın teminatıdır. Barış gemisini deryalarda yürütecek güç, demokratik siyasettir. Demokratikleşme, hukuk ve Kürt meselesinin çözümü ilk adımdan sonra gelmelidir. İlk adımı anlamlı kılacak şey, ikinci adımda yani ekim ayında meclis açıldığında demokrasiyi, hukuku, eşitliği yol edinerek demokratikleşmeyi sağlamaktır. Ekimle birlikte artık Türkiye’de Kürtlerin, Alevilerin, işçilerin, kadınların yani haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin dahil olacağı bir yeniden inşa süreci başlatmalıyız. Bu süreçte herkesin hakkı hukukunu sağlamalıyız.

Ekimde parlamentonun istikameti demokratik entegrasyon, özgürlükler ve hukukun üstünlüğünü sağlayan yasal düzenlemeler olmalıdır. Bu pusulayla barışa gitmenin sorumluluğu Meclistedir, siyasi partilerdedir, yargıdadır, basındadır, sivil toplumdadır; hepimizdedir. Barışçıl bir toplum ve demokratik bir rejim 86 milyonun kazancıdır. Bu kazanımı sağlamanın önündeki engellerden biri, Türkiye siyasetinin içinde bulunduğu siyasi iklimdir. Türkiye siyaseti uzun süredir “Mekke Dönemi” psikolojisi yaşıyor. Farklı siyasi gruplar ve kimlikler birbirlerini beka tehdidi olarak görüyor. Diyalog kapıları sürekli kapatılıyor, kutuplaşma hüküm sürüyor.

Oysa Türkiye’nin ihtiyacı, farklılıkların bir güvenlik tehdidi olmadığı; ortak çıkarlar temelinde siyasi ve sosyal birlikteliğin ve adaletin sağlandığı, “Medine dönemi” aklıdır. Artık çatışmadan barışa, kutuplaşmadan birlikteliğe, ayrışmadan ortak yaşama ve müzakereye hicret etmeliyiz. Hicret berekettir, hicret hikmettir. Bizim yeniden tanışmaya, barışmaya ve beraber olmaya ihtiyacımız var. Bu tanışmadan kim kazanacak? Tabiiki herkes. Bu barıştan kim kazanacak? Tabii ki 86 milyon insan. Gelecek nesiller bir gün bu tutanakları okuduğunda bugünlere bakıp “bu ülkenin insanları birbirleriyle yeniden konuşmayı başardı” diyebilmeliler. İşte gerçek barış ve başarı budur. Bu kanun teklifine verilecek her evet oyu, 86 milyonun geleceğine atılacak bir imzadır.

Barışı eken, yaşamı biçer. Barışla birlikte kerpiç evlere gencecik insanların ölüm haberi gitmeyecek. Analar yasta değil, ortak muhabbette buluşacak. Şimdi bu yasayla müreffeh ve barış içinde bir Türkiye’ye demir atabiliriz. Bu yasayla henüz doğmamış çocukların hayatında, milyonlarca insanın sofrasında bereketi çoğaltabiliriz. Emin olun. Türk-Kürt ilişkilerinin demokratik ve eşit temelde güncellenmesiyle birlikte enerji ve ticaret koridorları, sanayi ve üretim havzaları inşa edebileceğiz. Bölgesel oyun kurucu haline gelmek işten bile olmayacak.

‘BU YASADA EKSİKLİKLER VE ELEŞTİRİLECEK YÖNLER VAR’

Çatışmalı sürecin bedelini başta yoksullar olmak üzere tüm ülke ödedi. Barışın semeresini de çocuklar, gençler, yoksullar, emekliler, emekçiler kazanacak. Her yıl elli milyar dolar artık acıları çoğaltan çatışmaya değil, bereketi çoğaltan ekonomiye gidecek. İnşallah, çatışmaya akan kaynak okula, hastaneye, üretime akacak; yıllardır yatırım göremeyen coğrafyalar yaşam bulacak. Peki biz bu teklife neden neden imzamızı attık? Neden evet diyeceğiz? Açık ve net ifade ediyoruz. Bu metni ne gözü kapalı kutsuyoruz ne eksik diye reddediyoruz. Değerini teslim ediyor, eksiğini açıkça söylüyoruz.

‘ANADİL, EŞİT YURTTAŞLIK, YEREL DEMOKRASİ…’

Bu yasada şüphesiz eksiklikler ve eleştirilecek yönler de var. Bu yasada yok diye; anadil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi başta olmak üzere demokratik haklar unutulmuş talepler değildir. Bunlar sürecin olmazsa olmazıdır. Barışa giden yolun taşlarıdır. Fakat ilk aşamanın ölçütleriyle nihai çözümün ölçütlerini birbirine karıştırmamalıyız. İlk adımın işlevi, çatışma zemininden hukuk zeminine geçişi mümkün kılmak ve demokratik siyasi mücadeleye kapı aralamaktır.

Bugün atılan şey bir temeldir. Temel, tek başına ev değildir. Katları örmek, odaları kurmak, en sonunda çatıyı çakmak gerekecektir. O çatı, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’dir. Taşıyıcı kolonları hukuk devleti, eşit yurttaşlık, demokratik siyaset ve toplumsal barıştır. İmzamız bir sonuç belgesinin altına değil, bu inşanın hukuki zeminine atılmıştır. Kapı eksik diye eşikten dönmeyeceğiz; aralanan kapıdan içeri girecek, bu evi birlikte tamamlayacağız. Devlet dediğimiz şey toplumun tamamını, bütün renklerini yansıtmalıdır. Kürdün kimliğinin özgür olduğu ve özgürce örgütlenebildiği, Alevinin inancını eşit, özgürce yaşayabildiği, Romanın, Ermeninin, Çerkezin, bütün halkların ve inançların kimliğini gizlemek zorunda kalmadığı bir ülke istiyoruz.

Yüz yıl önce bu Meclis, farklı kimlikleri aynı çatı altında toplayarak bir yaşam inşa etti. Yüz yıl sonra aynı Meclis, en ağır meselesini yeniden kendi kürsüsüne, hukukun ve siyasetin diline çağırıyor. Bir asır önce bu çatı altında bir cumhuriyet kuruldu. Şimdi onu, çerçeve yasadan başlayarak, hepimizin evi haline getirme vaktidir. Yarın özgür düşüncenin ve eşit yaşamın şafağının attığı bir güne merhaba diyeceğiz. Biz buna hem hazır hem de kararlıyız. Yaşar Kemal, Bir Ada Hikâyesinde savaşlardan, sürgünlerden, yıkımlardan arta kalan insanları bir adada yeniden hayat kurarken anlatır.

Çok içten ifade etmek isterim ki; bizim adamız Türkiye’dir. O halde bu hayatı birlikte iyileştirmekten başka gerçekçi yolumuz yoktur. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş, Sayın Bahçeli, Sayın Özel, Sayın Kılıçdaroğlu, Sn.Arıkan, Sn.Davutoğlu, Sn.Babacan başta olmak üzere kanun teklifinde imzası olan bütün siyasi parti liderleri ve milletvekililerinin bu sürece büyük katkı verdiklerini bir kez daha belirtmek istiyorum.

Eleştiri ve önerileriyle kanun teklifine oy verecek, katkı sunacak her bir milletvekili arkadaşımı gönülden tebrik ediyorum. Bugün burada söylenen her söz, atılan her imza, yarının Türkiye’sine miras kalacak. Bu Meclis’in tutanakları bir gün çocuklarımızın en çok gurur duyacağı sayfalar arasında yerini alacak. Kürsüden ayrılırken tek bir dileğim var: Bu kanun teklifinin altına düşülen imzalar, bu ülkede bir daha hiçbir zaman silahın konuşmadığı bir geleceğin ilk mührü olsun. Bu mühür bozulmasın. Bu barış kalıcı olsun, ortak ve eşit yaşamımız baki olsun.”

💾

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Genel Kurulu'nda çerçeve yasa teklifi hakkında konuştu.

Gökhan Günaydın’dan dikkat çeken ‘Erdal Beşikcioğlu’ eleştirisi

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, hakkındaki ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan tutuklu Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun uyuşturucu testinin pozitif çıktığı öğrenilmişti.

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Youtube kanalı Onlar TV’de Şule Aydın’ın sorularına verdiği yanıtlarda Beşikçioğlu hakkında da konuştu.

”Adam uyuşturucu kullanıyor. Başkanın kullanıyor, başkan yardımcın kullanıyor. Ne oluyor arkadaş? Siz kamu görevini nasıl yapıyorsunuz acaba?” ifadelerini kullanan Günaydın şunları söyledi:

“Eğer siyasete girdiysen siyasetin koşulları var. Hele bugünkü siyasetin koşulları var. Ona uygun davranacaksın. Özel hayatı için de, kamusal hayatı için de insanın kendine çeki düzen vermesini beklemek bizim hakkımız değil mi?”

NE OLMUŞTU?

Etimesgut Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında bulunduğu 55 kişiden 40’ı tutuklandı. Dört kişi de adli kontrolle serbest bırakıldı.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 30 Temmuz’da Ankara merkezli dokuz ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.

Başsavcılığın açıklamasına göre, 42 belediye görevlisi ile 13 firma yetkilisinden oluşan toplam 55 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Operasyon kapsamında şüphelilere ait 56 konut, 15 iş yeri ve 41 araçta arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş, ele geçirilen belge, dijital materyal ve diğer deliller incelemeye alınmıştı.

Soruşturma; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “kurulan örgüte üye olma”, “zimmet”, “rüşvet”, “irtikap”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” suçlamaları kapsamında yürütülüyor.

Etimesgut Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı ve sahte belgeler düzenlendiği; otopark kiralama işlemleri ile inşaat projelerine ilişkin imar ve ruhsat süreçlerinde menfaat sağlandığı öne sürülüyor.

Başsavcılık, soruşturma kapsamında Sayıştay raporlarının, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde alınan ifadelerin, müşteki beyanlarının, CİMER başvurularının, ses ve video kayıtlarının, MASAK raporlarının ve HTS kayıtlarının incelendiğini açıklamıştı.

Operasyonda belediyenin Sosyal Yardım İşleri, Mali Hizmetler, İmar ve Şehircilik, Destek Hizmetleri, Zabıta, Emlak ve İstimlak müdürleri ile Fen İşleri Müdürlüğü İhale Şefi de gözaltına alınmıştı.

Beşikçioğlu’nun danışmanı ve koruması, ihale ve muayene kabul komisyonlarında çalışan personel, mühendisler, belediye iştiraki ETİMKENT A.Ş.’nin genel müdürü ve yönetim kurulu üyeleri, mevcut ve eski belediye çalışanları, bazı siyasi parti yöneticileri, belediye meclis üyeleri, belediyeyle çalışan firma yetkilileri ve bir iş takipçisi de soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.

FMT Global, Kule Medikal, AER Group, Yosun Ambalaj, Standart Katı Atık, TBD Group A.Ş., Seka Tıp Merkezi, HFO İnşaat ve Ritim Bilgisayar başta olmak üzere belediyeyle iş ilişkisi bulunduğu değerlendirilen çeşitli firmaların yetkilileri hakkında da işlem yapılmıştı.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, mart ayında Sayıştay denetimlerinde Etimesgut Belediyesi ile belediye iştiraki Etimkent A.Ş.’nin hesaplarında tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin “zimmet” suçlamasıyla soruşturma başlatmış, dört kişi gözaltına alınmıştı. Beşikçioğlu, söz konusu soruşturmanın belediye tarafından yapılan şikâyet üzerine başlatıldığını ve siyasi bir operasyonun söz konusu olmadığını söylemişti.

Konu: Vatandaşlık çetesi… Eray Çelebi ‘operasyon çocukları’ diyerek duyurdu: ‘İsminizi tek tek ifşalayacağım’

Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi; bazı gazetecilerin, “vatandaşlık çetesi”ne ilişkin kaleme aldığı yazılarda adı geçen bir kişiden, söz konusu yazılardan birinin kaldırılması karşılığında 250 bin TL istediğini duyurdu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelebi, para karşılığında yazının kaldırılmasının yanı sıra YouTube’da yayın yapma sözü de verildiğini vurguladı.

Çelebi, söz konusu gazetecilerin isimlerini açıklayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Operasyon çocukları sizi!

Bazı sözde gazeteciler “vatandaşlık” çetesi yazılarımda ismi geçen birinden, bir yazımın kaldırılması karşılığında tam 250 bin TL istemiş! Youtube’da yayın sözü de verilmiş!

İsminizi tek tek ifşalayacağım. Alçak herifler!

Cesarete bakın!

Kim bilir kimlerden ne kadar para aldınız bu şekilde…

Kaçacak delik arayacaksınız!

Medya dünyasındaki “kir” temizlenmeden, bu milletin haber alma hakkını savunamazsınız. Sonuna kadar gideceğiz!”

Operasyon çocukları sizi!

Bazı sözde gazeteciler “vatandaşlık” çetesi yazılarımda ismi geçen birinden, bir yazımın kaldırılması karşılığında tam 250 bin TL istemiş! Youtube’da yayın sözü de verilmiş!

İsminizi tek tek ifşalayacağım. Alçak herifler!

Cesarete bakın!

Kim bilir…

— Eray Çelebi (@celebieray) August 8, 2026

Akın Gürlek duyurdu: İki çocuğun ölümü cinayet çıktı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Gürlek, adaletin gecikmemesi kadar gerçeğin karanlıkta kalmamasının da vazgeçilmez olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının iş birliği, Cumhuriyet başsavcılıkları ve güvenlik güçlerinin koordinasyonuyla çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.

Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıkları ile İl Jandarma Komutanlıklarının yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçeklerin ortaya çıkarıldığını açıkladı. Gürlek, şunları kaydetti:

“Kamu vicdanını yaralayan iki olayda daha önemli gelişmeler kaydedildi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile İl Jandarma Komutanlıklarımızın yürüttüğü ortak çalışmalarla, intihar ve kaza süsü verilen iki ölüm olayının ardındaki gerçekler aydınlatıldı. Van’ın Başkale ilçesinde 10 Ocak 2024 tarihinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki Damlanur Sarihan’ın ölümünün intihar olmadığına dair önemli bulgulara ulaşıldı. Gizli tanık beyanları, aile bireylerinin çelişkili ifadeleri, bir şüphelinin elinde atış artığı bulunması, olayda kullanılan silahın niteliği, silah üzerinde parmak izi olmaması ve olay sonrası iletişim kayıtları titizlikle değerlendirildi. Elde edilen bulgular üzerine soruşturma, kasten öldürme şüphesiyle derinleştirildi ve 7 Ağustos 2026 tarihinde Tekirdağ, Hakkâri ve Van’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.

Afyonkarahisar’da ise 24 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybeden 4 yaşındaki Yunus Emre Yakar’ın yüksekten düşmediği, darp edilerek öldürüldüğü ortaya çıkarıldı. Otopsi bulguları ile şüpheli ifadeleri arasındaki çelişkiler üzerine derinleştirilen soruşturmada; olayın ‘yüksekten düşme’ gibi gösterilmeye çalışıldığı ve gerçeğin gizlenmesi için delillerin karartıldığı tespit edildi. Bu soruşturma kapsamında üvey baba B.K. çocuğu kasten öldürme ve eziyet; üvey dede M.K. ise ihmal suretiyle kasten öldürme ve suç delillerini gizleme suçlarından tutuklandı. Anne Z.K. ve A.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Her iki dosyada büyük bir dikkat ve özveriyle çalışan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Van ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Van ve Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlıklarımıza ve soruşturmalarda görev alan tüm yargı ve kolluk mensuplarımız ile kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.”

Gizli tanık olduğu iddia edilmişti: Rasim Ozan Kütahyalı’dan ‘Cem Küçük’ hamlesi

Cem Küçük ile televizyon sunucusu Tahir Sarıkaya’nın tutuklanmasına ilişkin soruşturmalarda adı geçen tanığın kimliğiyle ilgili yeni bir iddia gündeme geldi.

Fatih Altaylı, dünkü köşe yazısında söz konusu gizli tanığın Rasim Ozan Kütahyalı olabileceğini öne sürmüştü.

Gazete Pencere’nin haberine göre iddiaların ardından Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatlarının hukuki süreç başlatma kararı aldığı belirtildi.

Kütahyalı’nın avukatlarının, soruşturmaya ilişkin bilirkişi raporları ve bilimsel mütalaaları dosyaya sunduğu, ayrıca Kütahyalı’nın gizli tanık olduğu yönündeki iddialar hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlandığı belirtildi.

NE OLMUŞTU?

Geçen hafta gözaltına alınan Cem Küçük, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı.

Küçük’ün tutuklanmasının ardından, aralarında para trafiği tespit edildiği belirtilen Beyaz TV sunucusu Tahir Sarıkaya da gözaltına alınıp tutuklandı.

Altaylı, köşe yazısında söz konusu kişinin Rasim Ozan Kütahyalı olabileceği iddialarının konuşulduğunu dile getirdi. Altaylı “Anlatılanlara göre ortada bir “itirafçı” var. Savcıların elindeki itirafçı metnini görenlere göre bu itirafçı kuvvetle muhtemel Rasim Ozan Kütahyalı. Pek çok bilgi vermiş ve “Bu yüzden yakında tahliye edilebilir” diyorlar” dedi.

Altaylı ayrıca soruşturmanın ilerleyen süreçte başka isimlere de uzanabileceğini yazdı. Altaylı’nın yazısından önce de sosyal medyada ve çeşitli mecralarda gizli tanığın Kütahyalı olduğu yönünde iddialar gündeme gelmişti. Kütahyalı’nın eşinin, Cem Küçük’ün gözaltına alınmasından önce ve sonra yaptığı bazı paylaşımlar da bu iddialara dayanak olarak gösterildi.

Rasim Ozan Kütahyalı, 14 Mayıs 2026’da Adana merkezli 21 ilde yürütülen yasa dışı bahis, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında gözaltına alınmış, 18 Mayıs 2026’da tutuklanmıştı.

Kütahyalı, savunmasında MASAK raporlarında yer alan para hareketlerinin kişisel borç ve alacak ilişkilerinden kaynaklandığını öne sürmüş, yöneltilen suçlamaları kabul etmemişti.

Rojin Kabaiş’in ailesini tehdit eden şebekeye operasyon

Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yürütülen çalışmalar kapsamında, Telegram ve benzeri dijital platformlarda “C47” ve “C99” kod isimleriyle örgütlenen, illegal sorgu panelleri üzerinden siber zorbalık, şantaj ve taciz odaklı kapalı gruplar oluşturan bir şebeke tespit edildi.

Tespit edilen şebekeye yönelik ekipler yaptıkları incelemede, söz konusu organizasyonların hayatını kaybeden Rojin Kabaiş, Hiranur Nilgün Aygar ve Kıvanç Uman’ın ailelerini hedef alarak yabancı numaralar ve illegal panel linkleri üzerinden “tehdit ile şantaj eylemleri” gerçekleştirdikleri saptadı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme” ve “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri hile ile çalma” suçlarından soruşturma başlatılmasıyla harekete geçen polis ekipleri, Diyarbakır merkezli 8 ilde düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlan 7 kişi adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüphelilerden 2’si tutuklandı, 5’i hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Gözaltındaki 3 şüphelinin işlemleri sürüyor. (ANKA)

 

💾

Tespit edilen şebekeye yönelik ekipler yaptıkları incelemede, söz konusu organizasyonların hayatını kaybeden Rojin Kabaiş, Hiranur Nilgün Aygar ve Kıvanç Uman’ın ailelerini hedef alarak yabancı numaralar ve illegal panel linkleri üzerinden "tehdit ile şantaj eylemleri" gerçekleştirdikleri saptadı.

Teğmenlerin komutanı Albay Alper Topsakal için yeni karar

Teğmenlerin komutanı olarak bilinen Alper Topsakal, ihraç kararının ardından açtığı davayı kazanarak yeniden TSK’ya dönmüştü.

Gazeteci Ersin Eroğlu’nun haberine göre Kara Harp Okulu yemin töreninin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen ve daha sonra yargı kararıyla görevine dönen Albay Alper Topsakal’ın emekliliğe sevk edildiği öğrenildi.

İHRAÇ EDİLMİŞ, MAHKEME KARARIYLA DÖNMÜŞTÜ

Topsakal, kılıç çatma soruşturması kapsamında TSK’den ihraç edilmişti. Karara karşı yargıya başvuran Topsakal’ın açtığı dava lehine sonuçlanmış ve yeniden görevine dönmesinin önü açılmıştı.

Topsakal, ihraç edildiği dönem ile göreve dönüşü arasındaki süreçte Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmıştı.

‘ASKERLİĞE DÖNMEK İSTİYORUM’

TSK’ya dönüş talebiyle açtığı davanın duruşmasında konuşan Topsakal, meslek yaşamına ve ihraç kararına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.

Topsakal, mahkemede şunları söylemişti:

“Askerliğe dönmek istiyorum. Bana yapılan haksızlığın giderilmesi için. Ömrünü vatana adamış, sonunda üniforması çıkarılmış olarak buradayım. O yoğun görevlerim sırasında ailemi ihmal ettim, babamın cenazesine dahi katılamadım. Bir insanın kendisini anlatması çiğliktir. 10 yıla yakın ailemden ayrı kaldım. İnsanlara ölme emri verdim… Çalışıp çalışmadığımı sordunuz. Aileme bakmak zorundayım. Hiçbir birikimim yok.”

‘BEN ATILAYIM, ÇOCUKLAR DÖNSÜN’

Topsakal, duruşmadaki savunmasını şu sözlerle tamamlamıştı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine ve Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılık eğer itibarı sarsıyorsa; ben atılayım, çocuklar dönsün.”

Topsakal hakkında yeni bir idari karar alındı. Yargı kararıyla üniformasına kavuşan Topsakal, emekliliğe sevk edildi.

Çerçeve yasa toplantısında ‘pislik’ tartışması: MHP’li vekil masayı yumrukladı, İYİ Partili vekilin üzerine yürüdü

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, TBMM Adalet Komisyonu’ndaki “çerçeve yasa” teklifi görüşmelerinde yaptığı konuşmada, kanun teklifinin komisyondaki görüşmelerinin neden yalnızca bir güne sığdırılmak istendiğini anlamadığını belirterek “Neden bu kanunun bir günde bitmek zorunda olduğunu anlamıyorum. Niye bu kanunun komisyondaki görüşmeleri sadece bir güne sığmak zorunda? Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü kanun yapmak ciddi bir iştir, ciddi bir meseledir. Üzerinde kafa yorulması gereken, bizim düşünmemiz gereken bir meseledir. Birileri tarafından başlık altına alınmaya çalışılıyor. O kadar baskı yaptınız ki konuşmaya nasıl başlayacağımı bile bilemedim” ifadelerini kullandı.

‘CUMHURBAŞKANI İLE TERÖR HÜKÜMLÜSÜ BİRİNE ‘SAYIN’ DENİLEREK EŞİTLENMESİNİ REDDEDİYORUM’

Türkeş Taş, Meclis çatısı altında Cumhurbaşkanı ile terör hükümlüsü Abdullah Öcalan’a “Sayın” denilerek hitap edilmesini eleştirerek “Yine bu komisyonda, Meclis’in çatısı altında Cumhurbaşkanı ile bebek katili İmralı canisine, terör hükümlüsü birine ‘Sayın’ denilerek eşitlenmesini hem Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olarak hem de yüce Türk milletinin bir vatandaşı olarak kesinlikle reddediyorum. Bu konuda da tedbir alınmasını rica ediyorum” dedi.

Plan ve Bütçe Komisyonunda da benzer bir durum yaşadığını ifade eden Türkeş Taş, Milli Savunma Bakanlığı bütçesi görüşülürken Türk askerine yönelik kullanılan ifadeleri hatırlatarak “Milli Savunma Bakanlığı bütçesi konuşulurken Türk askerine ‘ırz düşmanı’ denildi. Benim dışımda kimse tepki göstermedi. Milletvekiline bir şey bile denmedi. Bu zihniyeti kesinlikle reddediyorum” diye konuştu.

Türkeş Taş, Abdullah Öcalan’ın TBMM’ye davet edilmesini de eleştirerek, “Aynı cani Türkiye Büyük Millet Meclisine davet ediliyor. Hangi sıfatla gelip Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşacak? Bunu kesinlikle reddediyorum. Bir defa yanlış buradan başlıyor” ifadelerini kullandı.

‘ŞEHİTLERİN MALİYETİ KAÇ LİRA SAYIN BAŞKAN?’

Kanun teklifinin görüşmelerinde “terörün maliyeti” üzerinden yapılan değerlendirmeleri eleştiren Türkeş Taş, farklı rakamların gündeme getirildiğini belirterek, “Ne maliyetinden bahsediyoruz biz? Utanmıyor musunuz? 25 yıldır o teröre harcadığınız parayı artık övünerek anlatıyorsunuz. ‘Ustalık dönemimiz, biz böyleyiz, biz şöyleyiz, dünya lideriyiz…’ Her şeyi söylüyorsunuz. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğünün, üniter yapısının, bayrağının indirilmemesinin ve bu toprakların ilelebet payidar olmasının maliyetini mi soruyorsunuz?” diye sordu.

PKK ile mücadele edilmemesi ve ülkenin bölünmesi durumunda ortaya çıkacak maliyetin sorulması gerektiğini ifade eden Türkeş Taş, “PKK’yla mücadele edilmeseydi, bu vatan bölünseydi, bu bayrak inseydi onun maliyeti ne olacaktı? Bu toprakların maliyeti kaç lira Sayın Başkan? Şehitlerin maliyeti kaç lira Sayın Başkan? Bunların neyini ölçüyoruz Sayın Başkan? Ben bunları bir Türk olarak, Türk milliyetçisi olarak, Türkeş olarak, Türk milletinin kıymetli bir evladı ve bu şerefli Meclis’in kıymetli bir üyesi olarak kesinlikle reddediyorum ve inanın, utanıyorum” ifadelerini kullandı.

Türkeş Taş, Meclis’in yüzde 95’inin komisyon kurulması yönünde karar verdiği yönündeki değerlendirmeleri de eleştirdi. 2023 seçimlerinde milletvekillerinin sahada güvenlik politikaları üzerinden siyaset yaptığını söyleyen Türkeş Taş, o dönemde Abdullah Öcalan’ın affedileceği ve PKK’lıların şehirlerde faaliyet göstereceği yönünde söylemler kullanıldığını belirtti.

‘TÜRKEŞ’İN YOĞURT YİYİŞİYLE BUGÜNKÜ SİYASETİ AYNI KEFEYE KOYAMAZSINIZ’

Babası ve eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in siyasi mirasının kullanılmasını da eleştiren Türkeş Taş, “Ayrıca babam Başbuğ Alparslan Türkeş’in istismarını reddediyorum. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin 1969 yılından bugüne kadar istikrarlı biçimde aynı siyaseti yaptığını söyleyemez. 1997’de Türkeş’in yaptığı siyaset bitmiştir. Yeni gelen liderine saygımız vardır. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır; biz onun yoğurt yiyişine bir şey diyemeyiz. Ama Türkeş’in yoğurt yiyişiyle bugünkü siyaseti aynı kefeye koyamazsınız. Kendi yaptıklarınızı da Türkeş’i kullanarak aklayamazsınız” diye konuştu.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ İLE MHP’Lİ BÜLBÜL ARASINDA ‘PİSLİK’ TARTIŞMASI

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş’ın, babası Alparslan Türkeş’in siyasi mirasının kullanılmasını eleştirerek “Kendi yaptıkları pislikleri de Türkeş’i kendine çamaşır suyu yaparak aklayamaz” sözlerine MHP Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül tepki göstererek “Sen ağzını topla, pislik sensin. MHP Lideri’nin yaptıklarına pislik diyemezsin” dedi.

Konuşmasında babası Başbuğ Alparslan Türkeş’in siyasi mirasının istismar edilmesini reddettiğini belirten Türkeş Taş, şöyle konuştu:

“Ayrıca babam Başbuğ Alparslan Türkeş’in istismarını reddediyorum. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin 1969 yılından bugüne kadar istikrarlı biçimde aynı siyaseti yaptığını söyleyemez. 1997’de Türkeş’in yaptığı siyaset bitmiştir. Yeni gelen liderine saygımız vardır. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır; biz onun yoğurt yiyişine bir şey diyemeyiz. Ama Türkeş’in yoğurt yiyişiyle kendi yoğurt yiyişini karşılaştıramaz. Kendi yaptıkları pislikleri de Türkeş’i kendine çamaşır suyu yaparak aklayamaz.”

Türkeş Taş’ın sözlerine MHP’li Bülbül, “Sen ağzını topla, pislik sensin. MHP Lideri’nin yaptıklarına pislik diyemezsin. Sen kimin evladı oğlunu bileceksin. Bir parti genel başkanın yaptıklarına pislik diyemezsin” diye tepki gösterdi. Bülbül’ün tepkisi üzerine Türkeş Taş, “Ben Genel Başkan’a pislik falan demedim” diye cevap verdi.

“Seni bu dünyada kimse tehdit etmesin diye biz mücadele veriyoruz” diye masaya yumruk atan MHP’li Bülbül’ün tavrına İYİ Parti Milletvekili Balıkesir Burak Dalgın tepki göstererek “Sen ne yapıyorsun?” dedi. Dalgın’ın sözleri üzerine ayağa kalkarak Dalgın’ın üzerine yürüyen Bülbül’ü İYİ Partili ve MHP’li milletvekilleri tuttu. Çıkan arbede de milletvekilleri her iki tarafı da sakinleştirmeye çalıştı, ardından Komisyon Başkanı Yüksel, komisyona kısa süreliğine ara verdi. Bu sırada da MHP’li Bülbül komisyon salonunda çıkarıldı. (ANKA)

‘Çerçeve yasa’ Adalet Komisyonu’nda kabul edildi: Hangi partiler ‘evet’ dedi?

TBMM Adalet Komisyonu’nda 17 saat süren görüşmelerin ardından kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” kabul edildi.

Teklifle, “PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altındaki silah ile mühimmatın teslim edildiğinin tesbiti sonrasında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin usul ve esaslar belirleniyor. Teklif, örgütü kurma veya yönetme, örgüt üyeliği, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, örgüt propagandası yapma suçları ile örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar ve örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçları içeriyor.

Teklife göre, düzenleme, PKK/KCK’nın faaliyetleri kapsamında işlenen suçlarla sınırlı olacak, silah bırakma ve örgütün fiilen sona erdiğinin tespit edilmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve infazın ertelenmesine ilişkin hukuki çerçeve oluşturulacak.

Teklifin ikinci maddesinin görüşmelerinde AKP ve MHP milletvekilleri tarafından verilen önerge ile maddenin birinci fıkrasının a bendinde yer alan “bağlı bütün” ifadesi, “bununla bağlantılı her türlü” olarak değiştirildi. Böylece kanunda geçen “örgüt” ifadesinin PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumları, “Kurul” ifadesinin ise teklifin yedinci maddesiyle oluşturulacak Kurulu ifade etmesi düzenlendi.

KASTEN ÖLDÜRME SUÇU KAPSAM DIŞINDA TUTULDU

Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altındaki tüm silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanması halinde, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar hariç olmak üzere, belirli hükümlülerin cezalarının infazı ertelenebilecek.

Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ya da müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı da10 yıl süreyle infaz hakimi kararıyla ertelenecek. Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek.

ERTELEME KARARLARINA İKİ HAFTA İÇİNDE İTİRAZ EDİLECEK

Erteleme süresince dava zamanaşımı işlemeyecek, dosyalar ve deliller muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında tasfiye kararı verilerek Hazine’ye irat kaydedilecek. Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından verilen erteleme kararlarına karşı iki hafta içinde sulh ceza hakimliklerine itiraz edilebilecek.

Teklifte ayrıca, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş ve kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların Kurul’un iznine bağlı olacağı hükme bağlanıyor.

TUTUKLAMA VE ADLİ KONTROL TEDBİRLERİ KALDIRILABİLECEK

Erteleme kapsamına alınan suçlar nedeniyle verilmiş tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin yetkili mahkeme, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından yeniden değerlendirilmesi ve şartların oluşması halinde kaldırılabilecek. Ayrıca istinaf ve temyiz incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosyalar yeniden ilk derece mahkemesine gönderilebilecek.

YENİ TERÖR SUÇU İŞLENİRSE ERTELEME KALDIRILACAK

Verilen erteleme kararları özel bir kayıt sistemine işlenecek ve bu kayıtlar yalnızca soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hakim ya da mahkemenin talebi üzerine kullanılabilecek. Erteleme süresi içinde yeniden bir terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılacak, soruşturma ve kovuşturmaya devam edilecek. Mahkumiyet halinde cezanın infazı ertelenmeyecek ve mahkumiyetin bütün hukuki sonuçları doğacak. Erteleme süresinin yeni bir suç işlenmeden tamamlanması halinde ise soruşturma aşamasındaki dosyalar bakımından kovuşturmaya yer olmadığı, dava aşamasındaki dosyalar bakımından ise düşme kararı verilecek.

SÜRECİ CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI BAŞKANLIĞINDAKİ KURUL İZLEYECEK

Kanunun uygulanmasının takibi ve koordinasyonu amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve MGK Genel Sekreterinden oluşan bir kurul kurulacak. Kurul gerektiğinde alt komisyonlar oluşturabilecek ve ilgili kurum temsilcilerini toplantılara davet edebilecek.

Kurul, örgütün tasfiyesine ilişkin gelişmeleri dönemsel olarak değerlendirecek, gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunabilecek. Ayrıca infazı ertelenen kişilerle ilgili süreçleri de izleyerek, belirli sürelerin geçmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyetlerden kaynaklanan hak yoksunluklarının kaldırılmasını ilgili yargı mercilerinden talep edebilecek. Kurulun çalışmaları hakkında TBMM düzenli olarak bilgilendirilecek ve Meclis bünyesinde bir İzleme Komisyonu kurulacak.

SİLAH VE MALZEMELER KAYIT ALTINA ALINACAK

Düzenlemeye göre, kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının teslim ettiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Uygulamanın usul ve esasları İçişleri ile Milli Savunma bakanlıklarınca, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak belirlenecek.

BAŞVURU SÜRESİ ALTI AY

Düzenlemeden yararlanmak isteyenler, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya kurulun görevlendireceği kurumlara yazılı başvuruda bulunabilecek.

GÖREVLİLERE HUKUKİ GÜVENCE

Teklifte, kanun uygulamasında yer alacak kişilere yönelik görev ve sorumluluklar da düzenleniyor. Buna göre düzenlemenin amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.

Teklife göre, kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek ve kanun hükümleri Cumhurbaşkanı’nca yürütülecek.

Teklifin, Genel Kurul’da 10 Ağustos Pazartesi günü görüşülmesi bekleniyor. (ANKA)

Doruk Madencilik işçileri yeniden Ankara yolunda

Doruk Madencilik’teki Bağımsız Maden-İş Sendikası’na üye olan işçilere Ankara’da yaşanan eylemliliklerin ardından bakanlıklar eşliğinde verilen ödeme teminatı yerine getirilmedi.

Zorunlu ücretsiz izin ve sigorta primlerine ait ödemelerin yapılmasını talep eden işçiler, yeniden Doruk Madencilik sahibi Yıldızlar SSS Holding şirketi önünde eylem gerçekleştireceklerini duyurdu.

Sendika, Eti Gümüş madencileriyle birlikte yapacağı açıklama için “‘Ödeme olmazsa tekrar geleceğiz’ demiştik. Biz sözümüzün arkasında duracağız. Bakanlıklar da sözünün arkasında durmalıdır” dedi.

10 Ağustos Pazartesi günü, verilen sözlerin tutulması talebiyle şirket önünde toplanacak işçilerin açıklama yapacağı öğrenildi.

Şirket ve işçiler arasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın da katılımı eşliğinde yapılan anlaşmanın ardından kıdem tazminatları ve alacaklar bir süre ödendi.

Ancak sendika, anlaşmanın zorunlu ücretsiz izinlerin ve sözleşme iptallerinin telafisini de kapsadığını, buna rağmen ödemelerin devam etmediğini belirtti.

‘HAKLARIMIZI ANCAK MÜCADELEYLE ALABİLİRİZ’

Bağımsız Maden-İş Sendikası yaptığı duyuruda şu sözlere yer verdi:

“Sendikamız öncülüğünde Nisan ayında gerçekleştirilen direnişleri sonucunda zorla gönderildikleri ücretsiz izinlerden doğan alacakların, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından tespit edilmesi ardından ödenmesi üzerine anlaşılmış, biz de raporu bekleyişe geçmiştik. Temmuz ayı ortasında Sendikamız ve Doruk Maden işçilerine teslim edilen raporda belirlenen sendikal tazminat, ücretsiz izin dönemi ücreti ve ihbar tazminatı alacaklarının ödenmesi için Yıldızlar SSS Holding ile görüşmeler yapılmıştır.

Holding, alacakları ödemeye dair bir takvim sunmadığı gibi yaklaşık bir tarih dahi vermemektedir. Kamu Kurumları garantörlüğündeki sözlerini dahi tutmayan bu şirketi tanıyoruz, haklarımızın belirsiz vadelerde hiç edilmesine izin vermiyoruz.

Haklarımızı ancak mücadele ile alabileceğimizi deneyimlerimizden biliyoruz. Yıldızlar SSS Holding ve yönetiminin ülkemizde mağdur ettiği tüm işçilerin mağduriyeti derhal sonlandırılmalıdır. Bu mağduriyeti yaratanlar hakkında, gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. İşçiyi mağdur etmenin bir bedeli olmalıdır.

Kamu kurumları, hiçbir sözünün arkasında durmayan, tüm yurtta emekçileri, esanfı, belediyeleri mağdur eden ve kamu kaynaklarını yağmalayan Holdinge hiçbir yaptırım uygulamayarak, taraflarını belli etmektedirler. Kamu kurumlarını, emekçinin karşısında taraf durmaktan vazgeçmelidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere garantör Bakanlıklar, kendi sözlerinin arkasında durmalıdır. Direnişimizin 2. Etabını sonlandırırken “Şeref sözü veriyoruz, ödeme olmazsa tekrar geleceğiz.” demiştik. Biz sözümüzün arkasında duracağız. Kendilerine verilen sözler tutulmadığı, hiçbir alacakları ödenmediği için Sendikamızla beraber, Ankara’ya gelen Eti Gümüş madencileri ile beraber, resmi rapor ile tespit edilen yani alacaklarını almak üzere Doruk Madencilik işçileri de Ankara’ya geliyor. Tüm halkımızı madenciler ile dayanışmaya çağırıyoruz.”

Meteoroloji uyardı: Bazı illerde gök gürültülü sağanak etkili olacak

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 8 Ağustos hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzey kesimleri ile Akdeniz’in parçalı, yer yer çok bulutlu, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Doğu Karadeniz kıyıları ile Kırklareli, Çorum ve Amasya çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının güney kesimlerde mevsim normallerinin üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Az bulutlu ve açık, kuzey kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Kırklareli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, bölgenin güneybatısında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

İSTANBUL °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 35°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, Kuzey Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

DENİZLİ °C, 38°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

MANİSA °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Toroslar kesiminin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 36°C

Parçalı ve az bulutlu

HATAY °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 34°C

Az bulutlu

ÇANKIRI °C, 35°C

Az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 32°C

Az bulutlu

KONYA °C, 35°C

Az bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

DÜZCE °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

KASTAMONU °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

ZONGULDAK °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Çorum ve Amasya çevrelerinin aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 35°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

RİZE °C, 29°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık, kuzeydoğu kesimlerinin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 30°C

Az bulutlu

KARS °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

MALATYA °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

VAN °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

SİİRT °C, 39°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

Aziz Yıldırım’dan suç duyurusu

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, bir kısım sosyal medya hesap kullanıcısı hakkında şikâyetçi oldu.

Başsavcılık da, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne soruşturma talimatı verdi.

Yıldırım, geçen günlerde Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Ağustos Ayı Olağan Toplantısı’nda şikâyetçi olacağını duyurmuştu.

Üsküdar Belediyesi’nde seçim yapıldı: İşte Sinem Dedetaş’ın yerine gelen isim…

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın cuma akşamı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanması ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılması üzerine Üsküdar Belediye Meclisi’nde yapılan ve yaklaşık 5 saat süren seçimi CHP adayı Sibel Tan Çetinkaya kazandı.

Zaman zaman gerilimin arttığı seçimin 4. turunda Sibel Tan Çetinkaya geçerli oyların 22’sini, Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin ise 18 oy aldı.

‘ÜSKÜDAR’DA MİLLET İRADESİNE ÇÖKMEYE ÇALIŞTILAR’

Seçimin ardından belediye meclis üyeleriyme birlikte Üsküdar Belediyesi önünde bir açıklama yapan YENİ Parti İstanbul İl Kurucu Başkanı Özgür Çelik, iktidar partisi mensuplarının devlet kurumlarının da gücünü kullanarak millet iradesine çökmeye çalıştığını söyledi. Çelik, “Türkiye’nin azınlık iktidarının siyasi partisi, devlet kurumlarının gücünü kullanarak devlet kurumlarının gücüyle seçimi organize etmeye çalışarak Üsküdar’da millet iradesine çökmeye çalıştılar.

Birazdan rakamları söyleyeceğim. Sonra nasıl çökmeye çalıştıklarını açıklayacağım. Yapılan birinci tur oylamada adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı. Rakip siyasi partinin adayı 17 oy aldı. Bir boş oy çıktı. Yani Cumhur İttifakı içerisinden bir tane vicdanlı belediye meclis üyesi ki altını çizmiştim defalarca Üsküdar bir vicdan kentidir. Burası kul hakkının yenmesine müsaade etmez demiştim. Bir meclis üyesi boş oy kullandı. Tabii ikinci turda meclis üyeleri baskı altına alındı ve bir oylama gerçekleşti. Adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı, rakip siyasi partinin adayı on altı oy aldı. 2 oy geçersiz sayıldı.

Üçüncü tur oylamada işte o tehditler, o baskılar, o şantajlar devreye sokuldu. Burada bir sinsi plan yapılmış. Burada birinci operasyonu yaptıktan sonra bir sinsi plan yapılmış. Üçüncü turda bu sinsi plan devreye sokuldu. Bir kere seçimin yapılış saati karar veren İstanbul’daki kamu kurumu seçimin yapılış saatini sabah saat 08’e koydular. Şu ana kadar İstanbul’da hiç gerçekleşmemiş bir uygulama. Seçimler saat 10’da yapılır, 11’de yapılır, 13’te yapılır. İlk defa sabahın 8’ine seçim koydular. Bir başka sinsi plan yoktu.

‘BİR SİNSİ PLANLA İKİ OPERASYON ARASINDA İNSANLAR AİLELERİYLE TEHDİT EDİLMİŞ’

Biz belediye meclis üyelerimizle dün ve ondan önceki gün birer birer konuştuk. Teker teker konuştuk. Hepsiyle sohbetlerimiz oldu. Üçüncü turda karşılaştığımız manzara şuydu. Bir sinsi planla iki operasyon arasında insanlar aileleriyle tehdit edilmiş. Çocuklarıyla tehdit edilmiş. Burada görev yapan arkadaşlarımız, çeşitli operasyonlarla tehdit edilmişler. Bir takım teklifler verilmiş. Bir takım rakamlar konuşulmuş. Ve üçüncü tur oylamada bizim adayımız Sibel Tan Çetinkaya 26 oy aldı. 18 oy rakip siyasi partinin adayı aldı. Ve 5 geçersiz oy burada devreye girdi. Ve o sinsi planın sonrasında dördüncü tur oylandı.

Bir ara verildikten sonra dördüncü tur oylamaya geçildi. Dördüncü tur oylamada Sibel Tan Çetinkaya 22 oy aldı. Rakip siyasi partinin adayı 18 oy aldı. Dört tane toplamda geçersiz oy var. Ve Sibel Tan Çetinkaya Üsküdar’da belediye başkan vekili olarak seçilmiştir. Üsküdar halkına hayırlı uğurlu olsun diyoruz.

Buradan şunu ifade etmek isterim: İki yıldır Türkiye bir mesele yaşıyor. Biz bu akşam saat 19.00’da Tuzla’da ‘Milli İradeye Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştiriyoruz. Neden bu yürüyüşü gerçekleştiriyoruz? Birincisi şu anda sadece İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’yla birlikte 16 ilçe belediye başkanımız operasyonlarla tutsak edildi. Tahliye olan ancak görevine dönmemiş arkadaşlar var”

‘GAZİOSMANPAŞA, BAYRAMPAŞA, BEYKOZ, TUZLA, ÇEKMEKÖY, ŞİLE’DE SEÇMEN İRADESİNE ÇÖKTÜLER’

Herkesin yargılanabileceğini ancak bu yargılamaların tutuksuz yapılması gerektiğini belirten Özgür Çelik şöyle devam etti:

“Hep şunu söylüyoruz. Bu yargılamalar tutuksuz yapılmalıdır. Seçilmiş kamu görevlileri hakkında soruşturmalar açılıyorsa onlar o soruşturmalar açılabilir. Herkes yargılanabilir. Ama günün sonunda hepsi bu davalardan beraat edecek ve bu şekilde belediye başkanlarımız tutsak edilemez. Belediye başkanlarını tutuklayarak yerlerine kayyum atayarak İstanbul’da, Üsküdar’da, Şişli’de Türkiye’nin doğusunda Mardin’de, Batman’da, Hakkari’de kayyumlar atayarak birincisi milli iradeye darbe yapıyorlar. İkincisi meclis çoğunluğunun kendilerinde olduğu yerlerde Gaziosmanpaşa’da seçilmiş belediye başkanı, yurttaş belediye başkanına yönetme yetkisi, (Cumhur İttifakı’na) meclis çoğunluğu vererek denetleme yetkisi vermiş. Ama bunu hiçe sayarak Gaziosmanpaşa halkının iradesini çaldılar ve belediyeye çöktüler. Bayrampaşa’da oylama yapıldı. Meclis başkan vekili seçildi. Kura yoluyla bizim adayımız kazandı. Mahkemeye gittiler, iptal ettirdiler. Teklifle, tehditle, şantajla insanların onurunu, haysiyetini, şerefini ayaklar altına alarak onları Bayrampaşa’da sokağa çıkamaz hale getirerek Bayrampaşa Belediyesi’ne çöktüler. Şimdi transferlerle Tuzla’da, Çekmeköy’de, Şile’de, Beykoz’da seçmen iradesine çöktüler. Bugün Türkiye’de nüfusun yüzde otuzunun yaşadığı yerleri kayyum uygulamalarıyla, tehditlerle, baskılarla, çökmelerle, transferlerle ne yapıyorlar?

‘BAŞTAN SONA OPERASYON, TEZGAH…’

Yani şunu açık açık söylüyorlar. Biz artık milli iradeyle sonuç alamıyoruz. Biz sandıkla sonuç alamıyoruz. Sandıkla sonuç alamadığımız için bu şekilde çökme girişimleriyle belediyeler ele geçirmeye çalışıyoruz. Işte Üsküdar’da bunu yaptılar. işin içerisinde devlet kurumları var. İktidar baskısı altındaki devlet kurumları var. İşin içerisinde siyasi parti var. Baştan sona bir operasyon, bir tezgah, tehditle, şantajla, teklifle Üsküdar Belediyesi’ne çökmeye çalıştılar. Ben buradaki bu baskılara, bu tehditlere, bu şantajlara, bu tekliflere boyun eğmeyen bütün meclis üyelerimin alnından öpüyorum. Bütün meclis üyelerimin alnından öpüyorum. Bizim arkadaşlarımız Üsküdar sokaklarında anlı ak, anlı açık, gönülleri rahat, vicdanları rahat bir şekilde yürüyecekler. O tehditlere, o tekliflere boyun eğenler gündüz kafası önde yürüdüğü gibi gece yataklarına yattıklarında vicdanları onları uyutmayacak”

‘SİNEM DEDETAŞ’IN 30 YIL SONRA ÜSKÜDAR’I KAZANMASINI HAZMEDEMİYORLAR’

Çorlu Karatepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’a selam söyleyen Çelik, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Sinem Dedetaş’ın suçu şudur; Sinem Dedetaş bir kadın olarak, bir cumhuriyet kadını olarak otuz yıl sonra Üsküdar Belediyesi’ni kazanmıştır. Sinem Dedetaş’ın suçu bir kadın kimliğiyle Üsküdar Belediyesi’ni kazanmış olmaktır. Bunun hazımsızlığıyla tutsak ediyorlar. Sinem Dedetaş’ın suçu Üsküdar’a çocuk kreşleri açarak çocuklara hizmet etmek. Kadın yaşam merkezleri açarak kadınlara hizmet etmek. Emekli evleri kent lokantaları açarak emeklilere hizmet etmek. Kentsel dönüşümde burada çok önemli adımlar atarak Üsküdar halkına hizmet etmek. Burslarla, kırtasiye yardımlarıyla Sinem Dedetaş’ın suçu öğrencilerin yanında olmak.

‘KORKUYORLAR, ZALİMLEŞİYORLAR’

Sinem Dedetaş Başkanımız; emanetiniz buradadır. Meclis üyesi arkadaşlarımız, başkan vekilimiz buradadır. Gençlere, çocuklara, emeklilere, emekçilere, Üsküdar halkına arkadaşlarımız hizmet etmeye devam edecekler. Bir şeyin hızlıca yapılması lazım. Arkadaşlar gözaltına alınıyorlar. Gözaltı süreleri geçiyor. Bittikten sonra tutuklamalar oluyor, uzun süre iddianameler yazılmıyor. Bunun adı peşin olarak cezalandırmaktır. 8 ay, 10 ay, 1 yıldır cezaevinde olan belediye başkanlarımız var. Hasan Mutlu’nun, Bayram Paşa’nın iddianamesi yazılmadı. Şile’nin iddianamesi yazılmadı.

Adalar’ın iddianamesi yazılmadı. Üsküdar’ın iddianamesi daha çok yeni, bir an önce yazılmalıdır. Bu kadar uzun tutukluluk süresi olmaz. Son olarak da son sözümüz milletimizdedir. Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur. İstedikleri kadar bizleri tutsak etsinler. İstedikleri operasyonları yapsınlar. İstedikleri kadar zalimleşsinler. Biz onların neden zalimleştiğini biliyoruz. Çünkü korkuyorlar. Koltuklarını kaybetmekten korkuyorlar. Buradan onlara söylüyoruz. Korkunun ecele faydası yok. Er ya da geç sandık milletin önüne gelecek. Bir bayram havasında 86 milyon yurttaşımız, 16 milyon İstanbullu sandıklara gidecek. Ve bir bayram havasında ülkemizi yeniden ayağa kaldıracağız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın”

‘BU ÜLKEYİ İYİ İNSANLAR YÖNETİNCEYE KADAR GÜN YÜZÜ GÖRMEYECEĞİZ’

Zorlu bir seçimin ardından Üsküdar Belediye Başkanvekili seçilen Sibel Tan Çetinkaya da gazetecilerin sorusu üzerine şunları söyledi:

“Bir daha gösterdi ki bize bu ülkeyi iyi insanlar yönetinceye kadar biz gün yüzü görmeyeceğiz. Buradan bu anlaşıldı. Ben bir cumhuriyet kadınıyım, durduğum yerdeyim ve korkmuyorum diyen bir belediye başkanımız var Sinem Dedetaş. Bizim bu saatten sonra bu ülkede içinde hak, hukuk, adalet kelimelerinin geçtiği cümleler kurmak gibi bir şeyimiz kalmadı artık. Bu ülkeyi iyi insanlar yönettiği zaman tekrar kullanacağız bu kelimeleri anlamıyla, gerçek haliyle. Benim iki yere mesajım var sadece. Biri Üsküdar halkına, sizin oylarınızla seçilen Sinem Dedetaş ve sizin iradeniz bize emanet. Bir de direkt başkanıma mesajım var. Başkanım emanetiniz burada. Özgür iradenizle, özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar’ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz. Ve bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz başkanım. Söz veriyoruz” (ANKA)

Su da mı içmeyelim?

Ahmet Akbay yazdı…

Bilimsel olarak su, iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşan (H₂O formüllü), renksiz, kokusuz ve tatsız bir kimyasal bileşiktir. Ancak suyu yalnızca kimyasal bir bileşik olarak tanımlamak yeterli değildir. Su; insanlar, hayvanlar ve bitkiler başta olmak üzere yeryüzündeki tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir yaşam kaynağıdır.

İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 50–60’ı sudan oluşur. Hücrelerin çalışması, besinlerin sindirilmesi, vücut sıcaklığının dengelenmesi, kan dolaşımı ve organların sağlıklı şekilde görev yapabilmesi suya bağlıdır. Bilimsel araştırmalar, insanın susuzluğa yalnızca birkaç gün dayanabildiğini; uzun süreli susuzluğun böbrekler, beyin, kalp ve diğer organlarda ciddi hasarlara yol açabileceğini ortaya koymaktadır.

Yağmur gökten yağar ve yeryüzünü ayırt etmeksizin sular. Tarladaki ekini, ormandaki ağacı, kırdaki çiçeği, karıncayı, kuşu, deveyi ve insanı aynı rahmetten faydalandırır. Eski büyüklerimizin yağmura “rahmet” demesi boşuna değildir. Çünkü yağmur, hiçbir canlı arasında ayrım yapmadan yaşamı devam ettiren en büyük nimettir.

Su, keyif veren bir içecek değildir; rakı değildir, şarap değildir, alkol değildir. İçildiğinde insanı sarhoş etmez. Fakat bir damla su olmadan yaşam da olmaz. İnsan yaratılışının en temel ihtiyaçlarından biri sudur. Bu nedenle su, ticari kazanç hırsıyla değerlendirilmesi gereken sıradan bir ürün değil, korunması gereken ortak bir yaşam kaynağıdır.

Dün belediyenin bir büfesinden 0,5 litrelik bir şişe suya 30 TL ödedim. Aynı gün akşam saatlerinde bir tatlıcıda 1 litrelik su için 60 TL istenmesi vicdanları rahatsız eden bir durumdur. Su gibi hayati öneme sahip bir ürünün fahiş fiyatlarla satılması hem ahlaki hem de vicdani açıdan sorgulanması gereken bir konudur.

Ne diyelim… Eğer ticari işletmelerde bir bardak suyu bile 5 TL’ye içmek zorunda kalıyorsak, garibanın hâline gerçekten üzülmemek elde değildir. Oysa su konusunda fakir bir ülke değiliz. Dağlarımızdan şırıl şırıl sular akıyor. Peki, milli varlığımız olan su kaynakları nasıl oldu da küresel sermayenin elinde bu kadar ulaşılmaz hâle geldi?

Tarım ve Orman Bakanlığı, halkın bir şişe suya ulaşmasını zorlaştıran fiyatları denetleyemez mi? Fahiş fiyat uygulamalarının önüne geçilemez mi?

Şehirlerde belediyelere de önemli görevler düşmektedir. Eskiden sokak başlarında bulunan çeşmeler bugün neden yok? İnsanların en temel ihtiyacı olan bir bardak suya ulaşmasını kolaylaştırmak belediyelerin de sosyal sorumluluğu olmalıdır.

Bugün dilimizden düşürmediğimiz “yardımsever bir milletiz” sözünü gelecek nesillere nasıl anlatacağız? Türk kültürü binlerce yıldır su hayrına büyük önem vermiş; kuyular açmış, köylerde ve şehirlerde çeşmeler inşa etmiş, hatta kuşların ve diğer canlıların bile su içebilmesi için hayratlar yapmıştır. Çeşmelerin üzerine de “İçene afiyet olsun.” yazıları yazılarak suyun paylaşılması teşvik edilmiştir.

Türk kültüründe ve özellikle köylerimizde suya ayrı bir değer verilirdi. Köy meydanlarındaki çeşmeler, ova yollarındaki su küpleri bunun en güzel örneklerindendir. Hayırsever insanlar bu küpleri gönüllü olarak doldurur, yoldan geçen herkes hiçbir karşılık beklemeden su içebilirdi. Su ikram etmek en büyük hayırlardan biri kabul edilirdi.

Ne yazık ki günümüzde insanlığın manevi değerleri zayıflarken, dün hayır olarak görülen birçok hizmet bugün ticari kazancın bir parçası hâline gelmiştir. Su da bunlardan biri olmamalıdır. Elbette suyun üretimi, şişelenmesi ve dağıtımının bir maliyeti vardır. Ancak bu durum, fahiş fiyat uygulamalarını haklı göstermez.

Pet şişe ambalajlı sulardaki fiyat artışları; nakliye, enerji ve diğer maliyetler gerekçe gösterilerek sürekli yükseltilmektedir. Ticaret Bakanlığı, su satışı yapan tüm işletmeleri düzenli olarak denetlemeli, gerekirse sabit fiyat makul fiyat uygulamaları geliştirmelidir. Özellikle ilköğretim çağındaki çocukların 0,5 litrelik bir şişe suya ülkenin her yerinde uygun fiyatla ulaşabilmesi sağlanmalı, zamlar ve fırsatçılık karşısında halk korunmalıdır.

Su, yaşam hakkının temel unsurlarından biridir. Bu nedenle marketlerde, lokantalarda, otellerde ve benzeri işletmelerde satılan içme sularına yönelik makul ve adil fiyat politikaları oluşturulmalı, fırsatçılığın önüne geçilmelidir. Su üzerinden aşırı kâr elde etmek yerine, herkesin temiz ve güvenli içme suyuna ulaşabilmesi esas alınmalıdır.

Çünkü su sadece bir ürün değildir.

Su, insana hayat veren, can veren en temel yaşam kaynağıdır.

Bu su fiyatları karşısında su’damı icmeyelim susuz mu ölelim?

Vesselam.

Çerçeve yasa Meclis’e sunuldu: İşte maddeler… Hangi partiler imzaladı?

“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adı verilen ve TBMM’ye sunulan bölücü çerçeve yasa toplam 12 maddeden oluşuyor.

12 MADDELİK TEKLİF PAYLAŞILDI

AKP’nin hazırladığı teklifin imza sürecine MHP, CHP ve DEM Parti’nin de dahil olduğu belirtilirken, teklifin Meclis Başkanlığı’na sunulmasının ardından yasama sürecinin resmen başlaması bekleniyor.

Çerçeve Yasa Mecliste | Gündem Özel | Eray Çelebi – Burakhan Başaran

TESPİT VE TEYİT MAKAMI

Yasa teklifi metninde şu detaylar yer alıyor:

Kontrolü altındaki tüm örgütsel yapı ve her türlü unsurlarıyla fiili varlığını sona erdirdiği ve silahsızlandığının güvenlik kurumlarınca tespiti ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülmüştür.

KAPSAMI

PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsamaktadır.

KAPSAM DIŞI

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 01.06.2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışı tutulmaktadır.

SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA

Kanun kapsamına girenlere ilişkin değerlendirmeler halihazırda soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu merciler tarafından yapacaktır. Ancak, bu Kanundan yararlanmaya yönelik başvurunun bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yapılabileceği düzenlenmiştir.

SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALARIN ERTELENMESİ

Üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecektir.

İki hafta içinde karara karşı başvuru ve itiraz yolu açıktır.

Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri koşullarının bulunması halinde kaldırılacaktır.

Kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında ise bozma kararı verilerek ilk derece mahkemesi tarafından erteleme kararı verilecektir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecektir.

CEZALARIN ERTELENMESİ

Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası 5 yıl, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet 10 yıl süreyle itiraz yolu açık olmak üzere infaz hâkiminin kararıyla ertelenecektir.

Erteleme süresi suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır.

ZAMAN AŞIMI

Erteleme sürelerinde dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecektir.

HAK YOKSUNLUKLARI

Erteleme kararları Kurul tarafından dönemsel olarak değerlendirilecektir. Kurul gerekli görülmesi halinde soruşturma/kovuşturma/mahkûmiyet nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını sulh ceza hâkimliği/mahkeme/infaz hâkimliğinden talep edebilecektir.

5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl ve 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması aranmaktadır.

TAKİP, KOORDİNASYON VE UYGULAMA

Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilâtı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul Kanunun uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesini yapacaktır. Kurulun koordinasyonun Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yapılması öngörülmüştür.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İzleme Komisyonu (17 üye) oluşturularak bu Kanun kapsamındaki faaliyetler izlenecektir.

TESLİM VE SİLAHSIZLANMA

Kayıt altına alınma işlemine yönelik genelgenin güvenlik kurumlarının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanması öngörülmüştür.

10 SORUDA ÖNE ÇIKANLAR

İşte 10 soruda teklifin öne çıkan hükümleri:

1- Teklife göre, düzenlemenin öncelikli şartı ne? 

PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanması gerekecek.

2- Kanun hükümleri kimleri kapsayacak? 

Kanun hükümleri, “PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7 Şubat 2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları” kapsayacak.

3- Suçlar kaç yıl süreyle ertelenecek? 

Bu kapsama giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek. Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak.

4- Hangi suçlar kapsam dışında tutuldu? 

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışında tutulacak. İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek.

5- Erteleme kararı hangi koşullarda kalkacak? 

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak.

6 – Kanunun uygulanmasının takibini kim yürütecek?

Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak. TBMM Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak.

7- Örgüt mensuplarının getirdikleri silahlar ne olacak? 

Örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak.

8- Kanundan yararlanmak isteyen örgüt mensupları nereye başvuracak? 

Kanun hükümleri, 1. maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak.

9- Kanunun uygulamasında görev alanlara sorumluluk doğacak mı? 

Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.

10- Teklifi kimler imzaladı? 

Teklifi, AKP ve MHP’nin yanı sıra DEM Parti, HÜDA PAR, CHP, Yeni Yol milletvekilleri ve bağımsız milletvekilleri imzaladı.

İşte kanun teklifi…

 

💾

Kick hesabımız:https://kick.com/veryansintvVeryansın Tv'ye destek olmak için KATIL'ın... https://www.youtube.com/channel/UCLEhuU5yv0T4WBjntWoUSXw/join#Veryan...

Malatya’da konut inşaatında göçük: Toprak altındaki 2 işçiden acı haber

Malatya’da konut inşaatında henüz belirlenemeyen nedenle göçük meydana geldi.

DHA’nın haberine göre; yaşanan göçükte toprak altında 2 işçi kaldı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda kurtarma ekibi sevk edildi. Ekipler, işçileri arama ve kurtarma çalışması başlattı.

Edinilen bilgiye göre arama çalışmalarında toprak altında kalan 2 işçinin cansız bedenine ulaşıldı.

İçişleri Bakanlığı’ndan İstanbul dahil 11 il için ‘sarı’ alarm

Bakanlığın sosyal medya hesabından, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son bilgi doğrultusunda “sarı” kodla işaretlenen illerin bulunduğu Türkiye haritası paylaşıldı.

Buna göre, bugün Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege’de kuzey ve kuzeydoğudan kuvvetli rüzgâr ve fırtına bekleniyor.

Yarın ise İzmir ve Manisa’da kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtınanın etkili olacağı tahmin ediliyor.

İSTANBUL’A FIRTINA UYARISI

Yarın ve cumartesi ise Trakya ile İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bursa’nın batısında kuvvetli rüzgâr, Balıkesir ve Çanakkale’de kuvvetli rüzgâr ile yer yer kısa süreli fırtınanın etkili olacağı öngörülüyor. Vatandaşların yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması istendi.

Meteoroloji’nin yarın için sarı kodlu uyarı verdiği illerin tamamı şöyle:

Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Tekirdağ ve Yalova.

Erdoğan’dan ‘Haluk Levent’ hakkında ilk açıklama: ‘Fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor’

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium’da düzenlenen 2. İletişim Şurası’nda konuştu.

Erdoğan, konuşmasında Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bilgi ve belgelerin 6 Şubat depremleri sürecinde yaşananları gösterdiğini belirten Erdoğan, “Ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor” dedi.

Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu önemli toplantının ülkemiz için hayırlara vesile olmasını canı gönülden diliyorum. Geçen sene şuranın hazırlık çalışmalarını başlattık. Özgün ve yenilikçi fikirleriyle ufkumuzu genişleten genç kardeşlerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum. İletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizilecek.

Yeni medya araçları bilgiye ulaşımı hızlandırdı. Bugün bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığı bir dönemin içindeyiz. Neredeyse her gün yeni bir gelişme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise dakikalar hatta saniyeler içinde dünyaya yayılıyor. Eskiden saatlerimizi alan işler artık sadece dakikalar içinde tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı ciddi oranda belirlemekte.

Özellikle Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde, hem içerden hem de dışardan çok yoğun iletişim saldırılarıyla muhatap olduk. Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken diğer taraftan bazı çevrelerce köpürtülen dezenformasyonlarla mücadele etmek zorunda kaldık.

‘DEPREMİ KULLANARAK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR’

Çarpık ilişkiler tek tek ortaya çıkıyor. Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu ortaya çıkıyor. Depremi kullanarak siyasi, ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor.

Ucu nereye varırsa varsın gerilimden ve kutuplaşmadan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.”

Ahbap soruşturmasında Gülben Ergen’in ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şarkıcı Gülben Ergen sabah saatlerinde avukatıyla geldiği İstanbul Adalet Sarayı’nda ifade verdi.

DHA’nın haberine göre; Ergen’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.

Gülben Ergen ifadesinde, “Bana sormuş olduğunuz Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur isimli şahıslarla deprem öncesinde herhangi bir tanışıklığımız yoktur. Ben Haluk Levent ile ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi sürecinde yapılan ücretsiz bir konser vesilesiyle görüştüm. Bunun dışında kendisiyle herhangi bir görüşmem veya samimiyetim bulunmamaktadır. Oğuzhan Uğur isimli yayıncıyla deprem süreci sonrasında kadına şiddet ve çocuk istismarı konulu bir programın konuğu olarak görüştüm. Kendisiyle bunun dışında herhangi bir tanışıklığım veya samimiyetim bulunmamaktadır” dedi.

‘AHBAP DERNEĞİNE ÖZEL BİR YÖNLENDİRMEM OLMADI’

Ergen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Ben Çocuklar Gülsün Diye Derneği’nin Başkanı ve kurucusuyum. Ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi sürecinde İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olurlarıyla deprem bölgesinde 11 ilde 17 okul inşaatı yaptım. Yine deprem sürecinde AFAD, KIZILAY gibi devlet kurumları ile Ahbap Derneği’ne kendi kişisel hesabımdan çeşitli miktarlarda yardım gönderdim. Ben deprem sürecinde de AFAD’ın yönlendirmesiyle Kahramanmaraş ilinde yaklaşık 1,5 ay kadar kaldım. Bu süre zarfında kullanımımda bulunan sosyal medya uygulamalarında bütün kurum ve kuruluşları etiketlemek suretiyle yardım kampanyasına destek olmak istedim. Ahbap Derneği’ne özel olarak bir yönlendirmem olmadı.

Ben tüm kuruluşları yaptığım paylaşımlarda etiketliyordum. Ahbap Derneği ve Haluk Levent’in deprem sürecinde toplanan yardımlar üzerinde nasıl bir tasarrufta bulundukları hususunda kamuoyuna yansıyan soruşturma süreci öncesinde herhangi bir bilgiye sahip değildim. Kendim Ahbap Derneği’ne gönderdiğim meblağlar sebebiyle Ahbap Derneği’ne kişisel olarak herhangi bir sorguda bulunmadım. Bu hususta denetim de yapmadım. Bu hususta herhangi bir araştırmam da olmadı. Ülkemizde yaşanan deprem sebebiyle yapılan yardım çağrılarında ben devlet kurumlarını eleştirir mahiyette herhangi bir paylaşımda bulunmadım.

‘ÜZGÜN VE MAĞDURUM’

Ben deprem sürecinde AFAD koordinesinde yardım faaliyetinde bulundum. Toplanan yardımlar hususunda benim de vatandaş olarak yapmış olduğum yardımların amacı dışında kullanıldığı hususunda kendimi vicdanen rahatsız ve mağdur hissediyorum. Bu hususta şikayet hakkımı da saklı tutmak istiyorum. Haluk Levent ile deprem sürecinden sonra yapılan konserlerin Haluk Levent’in popüleritesini artırdığını düşünmüyorum. Kendisi yapmış olduğu iş ve kampanyalar sayesinde zaten tanınırdı. Biz yapılan Gazze konserinden herhangi bir ücret almadık. Toplanan konser ücretleri Gazze bölgesine yardım olarak gidecekti.Toplanan yardımların akıbetiyle ilgili de herhangi bir bilgiye sahip değilim.

Ben birtakım kamuoyuna mal olmuş insanların canlı yayınlarda deprem bölgesine telefonla ya da canlı yayın suretiyle bağış toplama kampanyasına dahil olmadım. Dahil olmuş olsaydım bu hususta bir özür beyan edebilirdim ancak şuan yaptığım yardımlar sebebiyle üzgün ve mağdurum. Biraz önce ifademde belirttiğim konser de Gazze Yardım konseriydi. Bunun da deprem sürecinde yapılan yardım kampanyasıyla herhangi bir bağlantısı bulunmamaktadır. Benim anlattıklarım ve yaşadıklarım dikkate alındığında Ahbap Derneği ve Haluk Levent’in yardım kampanyasına herhangi bir dahilim bulunmamaktadır.”

Emekli ve memurun temmuz zammı netleşti: İşte yeni maaşlar ve ödeme takvimi

Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi ile memur ve memur emeklilerinin beklediği temmuz ayı maaş zamları netleşti. En düşük emekli maaşı alan yaklaşık 5,1 milyon kişi ise gözünü TBMM’de görüşülecek yasal düzenlemeye çevirdi.

14 Temmuz’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınacak kanun teklifinin Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaşmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. En düşük emekli maaşına ilişkin zam farklarının ise ağustos ayında ödenmesi öngörülüyor.

EMEKLİ ZAMMI YÜZDE KAÇ OLDU?

Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte temmuz ayı maaş artış oranları da kesinleşti.

SSK ve Bağ-Kur emeklileri için zam oranı yüzde 17,76 olurken, memur ve memur emeklileri için maaş artışı yüzde 13,52 olarak belirlendi.

Yapılan düzenlemeyle en düşük emekli maaşı 20 bin TL’den 23 bin 552 TL’ye yükselirken, 25 bin TL maaş alan bir SSK veya Bağ-Kur emeklisinin aylığı 29 bin 440 TL’ye çıktı.

MEMUR MAAŞLARI NE KADAR OLDU?

Memur ve memur emeklileri maaş artışını toplu sözleşme zammı ile enflasyon farkına göre alıyor.

2026 yılının ikinci altı aylık dönemi için toplu sözleşme zammı yüzde 7 olarak uygulanırken, altı aylık enflasyonun yüzde 17,76 olarak gerçekleşmesiyle memurların toplam maaş artışı yüzde 13,52 oldu.

Buna göre bugün itibarıyla 59 bin 896 TL olan lise mezunu en düşük memur maaşı, yüzde 13,52’lik artışla 67 bin 994 TL’ye yükseldi.

1.000 TL’lik seyyanen zammın eklenmesiyle birlikte en düşük memur maaşı 68 bin 994 TL oldu.

Üniversite mezunu bir memurun 62 bin 403 TL olan maaşı da zam ve 1.000 TL’lik ilaveyle 71 bin 839 TL’ye çıktı.

Mevcut durumda 26 bin 889 TL olan en düşük memur emeklisi aylığı ise zam ve 1.000 TL’lik seyyanen artışla 31 bin 524 TL’ye yükseldi.

Kanun teklifine göre en düşük emekli maaşı yüzde 17,76 artışla 23 bin 552 TL olacak.

ZAMLI MAAŞLAR NE ZAMAN ÖDENECEK?

Kanun teklifinin 14 Temmuz’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi bekleniyor.

Teklifin Genel Kurul’da kabul edilmesi, cumhurbaşkanı tarafından onaylanması ve Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Sürecin ağustos ayı başına kadar tamamlanması ve zam farklarının bu tarihten itibaren hesaplara yatırılması bekleniyor.

Maaşlarını her ayın 15’inde alan memurlar zamlı maaşlarını 15 Temmuz’da alacak. Ayrıca 14 günlük maaş farkının da aynı hafta içinde ödenmesi planlanıyor.

Ayın 1’i ile 5’i arasında maaş alan memur emeklilerine zam farkları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açıklanacak takvim doğrultusunda yatırılacak.

SSK emeklileri zamlı maaşlarını 17-26 Temmuz tarihleri arasında alırken, Bağ-Kur emeklilerine ödemeler 25-28 Temmuz tarihleri arasında yapılacak.

DUL VE YETİM AYLIKLARI DA ARTACAK

En düşük emekli maaşındaki artış, dul ve yetim aylıklarını da etkileyecek.

Taban maaşın 23 bin 552 TL’ye yükselmesiyle birlikte;

Ölüm aylığı oranı yüzde 75 olanlara 17 bin 664 TL,

Ölüm aylığı oranı yüzde 50 olanlara 11 bin 776 TL,

Ölüm aylığı oranı yüzde 25 olanlara ise 5 bin 888 TL ödeme yapılacak.

SOSYAL DESTEK ÖDEMELERİ DE GÜNCELLENDİ

Memur maaş katsayısındaki yüzde 13,52’lik artış sosyal yardım ödemelerine de yansıdı.

Buna göre;

Kıdem tazminatı tavanı 64 bin 948 TL’den 73 bin 728 TL’ye yükseldi.

65 yaş aylığı 6 bin 393 TL’den 7 bin 257 TL’ye çıktı.

Evde bakım yardımı 13 bin 878 TL’den 15 bin 754 TL’ye yükseldi.

Yüzde 40-69 engelli aylığı 5 bin 103 TL’den 5 bin 792 TL’ye çıktı.

Yüzde 70 ve üzeri engelli aylığı 7 bin 655 TL’den 8 bin 689 TL’ye yükseldi.

Engelli yakını aylığı 5 bin 103 TL’den 5 bin 792 TL’ye çıkarıldı.

Kronik hasta nakdi yardım ödemesi ise 13 bin 878 TL’den 15 bin 792 TL’ye yükseldi.

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Ankara zirvesi öncesi açıklama

NATO tarafından sosyal medya hesabı üzerinden Rutte’nin Ankara zirvesine ilişkin görüntülü mesajı paylaşıldı.

Brüksel’de yer alan karargahtaki ofisinde görüntülenen Rutte, “Tam zamanında geldiniz çünkü ben yola çıkmak üzereydim. Bu binadaki birçok kişi Ankara’ya gidiyor” dedi.

Rutte, iki gün sürecek NATO Ankara Zirvesi’nin “büyük ölçüde sonuçlara odaklanacağını” söyledi.

‘GÜVENİLİR HARCAMA PLANLARINI GÖRÜŞMEMİZ GERKECEK’

Genel Sekreter, şunları kaydetti:

“Geçen yıl Lahey’de çok şey yaptık ama şimdi orada verilen sözleri yerine getirmemiz gerekiyor. Bu da harcamalar anlamına geliyor. Tüm ülkelerin yüzde 5’lik hedefe ulaşma yolunda olduğundan emin olmak için güvenilir harcama planlarını görüşmemiz gerekecek.”

Savunma sanayilerinin daha fazla üretim yapması konusunda iyi gelişmelerin olduğuna dikkati çeken Rutte, Ukrayna konusunda da “Ukrayna’nın mücadelede olabildiğince güçlü kalması ve elbette barış görüşmeleri başladığında mümkün olan en iyi konumda bulunması için ihtiyaç duyduğu şeylere sahip olduğundan emin olmak gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

Rutte, “Ben de şimdi ayrılıyorum ve Ankara’da görüşmek üzere” ifadesini kullandı. (AA)

NATO Zirvesi için özel 5 TL tedavülde: 500 bin adet basılacak

NATO’nun 36. Liderler Zirvesi 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Saray’ında düzenleniyor.

Türkiye’de düzenlenen 36. NATO Zirvesi’nin anısını yaşatmak amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce “5 TL Tedavül Madeni NATO Hatıra Parası” basıldı.

Bu kapsamda hazırlanan “hatıra” parası, halen tedavülde bulunan iki metalli (bimetal) 5 liralık madeni para üzerine basılırken paranın tura yüzünde NATO logosu, zirvenin düzenlendiği yer ve tarih ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın grafik görseli yer alıyor. Diğer yüzünde ise 5 liranın tedavüldeki mevcut tasarımı bulunuyor.

500 BİN ADET BASILACAK

İlk etapta 100 bin adet basılan paradan, zirve süresince 400 bin adet daha üretilmesi planlanırken böylece toplam üretim miktarının 500 bin adede ulaşması öngörülüyor.

Uygulamayla, 36. NATO Zirvesi’nin Türkiye’de düzenlenmesinin anısının yaşatılması ve günlük hayatta kullanabilecek tedavüldeki özel bir hatıra parasının dolaşıma sunulması amaçlanıyor.

Meteoroloji alarm verdi: Kuvvetli yağış beklenen iller belli oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 6 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun güney, iç ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, İç ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Muğla’nın iç kesimleri, Afyonkarahisar ve Tokat çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; sabah saatlerine Samsun’un doğu ilçeleri, Ordu ve Giresun çevrelerinde; öğleden sonra Rize, Artvin, Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzey, güneydoğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, öğleden sonra Marmara’nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; öğleden sonra bölgenin güneybatısında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Parçalı ve az bulutlu, zamanla bölgenin iç kesimleri yer yer çok bulutlu, öğleden sonra Muğla’nın iç kesimleri ile Afyonkarahisar çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; öğleden sonra Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

DENİZLİ °C, 34°C

Parçalı bulutlu

İZMİR °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

KÜTAHYA °C, 25°C

Parçalı ve az bulutlu

MUĞLA °C, 33°C

Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

AKDENİZ

Parçalı yer yer çok bulutlu, bölgenin iç ve doğu kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Doğu Akdeniz’in Toroslar Mevkiinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ADANA °C, 33°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 31°C

Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç ve batı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BURDUR °C, 30°C

Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 30°C

Parçalı yer yer çok bulutlu, kıyı kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra bölgenin güney ve doğu kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 29°C

Parçalı bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 27°C

Parçalı bulutlu

KONYA °C, 27°C

Parçalı zamanla yer yer çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

YOZGAT °C, 24°C

Parçalı bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 26°C

Parçalı ve az bulutlu

BARTIN °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

KASTAMONU °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

ZONGULDAK °C, 25°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları ve Doğu Karadeniz ile Tokat çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; sabah saatlerinde Samsun’un doğu ilçeleri, Ordu ve Giresun çevrelerinde; öğleden sonra Rize ve Artvin çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AMASYA °C, 27°C

Parçalı bulutlu

RİZE °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

SAMSUN °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; sabah saatlerinde doğu ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

TRABZON °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra Erzurum, Kars ve Ardahan çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ERZURUM °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

KARS °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğleden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

MALATYA °C, 33°C

Parçalı bulutlu

VAN °C, 27°C

Parçalı bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 38°C

Parçalı ve az bulutlu

GAZİANTEP °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

MARDİN °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

ŞANLIURFA °C, 39°C

Parçalı ve az bulutlu

Öğrenci affı TBMM’ye sunuldu

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yüksek Öğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığına sunulduğunu bildirdi.

Zengin, Meclis’te AKP Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü ve Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt ile düzenlediği basın toplantısında, teklifin 28 maddeden oluştuğunu belirtti.

Teklifi bir başlangıç olarak gördüklerini ifade eden Zengin, ekim ayından sonra bir kanun teklifinin daha gündeme geleceğini bildirdi.

Özlem Zengin, teklifte öğrenci affına yönelik düzenlemenin de bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti:

“Yükseköğretime dönüşle alakalı bir öğrenci affı getiriyoruz. Geniş bir af yapmayı hep beraber konuştuk. 2022’de de TBMM af düzenlemesi yapmıştı. Tek bir kriter var, daha evvelki aflardan yararlanmamak şartıyla, lisans, ön lisans, lisans tamamlama, lisans üstü düzeyde tüm öğrencilerimiz bu aftan yararlanabilecek. Bu, bir süre içerisinde olacak. Öğrenciler aftan yararlanmak için 4 ay içerisinde ilişikleri kesilen üniversitelere başvurabilecek. Askerlik görevini ifa eden öğrencilerin de haktan yararlanması için askerlik görevinin sona ermesinden 2 ay sonra başvurmaları halinde onlar da bu aftan yararlanabilecek.”

Uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecini tamamlayamadan ilişikleri kesilen öğrenciler için de ayrı bir düzenleme yapılacağını anlatan Zengin, teorik derslerden başarılı olan, uygulamalı eğitim ve intörnlük sürecinde problem yaşayanlar için de af getirileceğini, üniversiteyi bitirme sürelerinin uzatılacağını söyledi.

Başta tıp fakülteleri olmak üzere Anadolu’daki değerli akademisyenlerden daha fazla istifade etmek istediklerini vurgulayan Zengin, emekliye ayrıldıktan sonra öğretim üyelerinin 2 yıl süreyle sözleşmeli görevlerini sürdürebileceğini, onlara ek ders ücreti ve teşvik ödeneklerinin verileceğini belirtti.

Hastaneleri olmayan vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerine verilen hastane yapma sürelerinin uzatılacağını bildiren Zengin, teklifle ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda da düzenlemelere gidileceğini ifade etti.

‘DEVLET ÜNİVERSİTELERİMİZ, YURT DIŞINDA TESİS KURABİLECEK’

Teklifteki düzenlemeleri anlatan Zengin, şunları kaydetti:

“Vakıf üniversitelerinde tam burslu öğrencilerin olması çok önemli. Bir vergi düzenlemesiyle tam burslu eğitim alacak öğrencilerin sayısının artırılmasını düzenliyoruz. Yan dal uzmanlığında bulunan öğretim üyelerinin ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavanları Sağlık Bakanlığında görev yapan emsalleriyle aynı noktaya getirildi. Üniversitelerimize farklı ülkelerde kampüs açmayla ilgili düzenleme ortaya koyuyoruz. Devlet üniversitelerimiz, yurt dışında tesis kurabilecek. Hem bulundukları ülkelerde öğrenci alıp yetiştirebilecekler hem de Türkiye’den üniversite sınavına giren öğrencilerimiz o üniversitelerde eğitimlerine devam edebilecekler. İzinsiz yabancı yükseköğretim kurumlarının faaliyet yaptığını görüyoruz, aslında kaçak bir uygulama. Türkiye’de izinsiz ve mevzuata aykırı yükseköğretim faaliyetinin yürütülmesinin, sahte diploma, sahte sertifika düzenlemesinin önüne geçebilmek için son derece katı düzenleme yapıyoruz.”

Akademik tez yazan ofislerin bulunduğunu hatırlatan Zengin, bu konuda da düzenleme yapılacağını belirtti.

Teklifle ilgili 6 aylık bir çalışma süreci ortaya koyduklarını dile getiren Zengin, teklif konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile de görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Özlem Zengin, teklifin, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşüleceğini, daha sonra TBMM Genel Kurulunun gündemine geleceğini bildirdi.

‘TÜRKİYE MUHALEFETİ, HİÇBİR İYİ ŞEYİ GÖRMEMEYE ÇALIŞIYOR’

Gazetecilerin NATO Liderler Zirvesi kapsamında alınan tedbirlere ve muhalefetin bu konudaki eleştirilerine ilişkin soruları üzerine Zengin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zirveye 14’üncü kez katılacağını ve en çok katılan lider olduğunu ifade etti.

AKP Grup Başkanvekili Zengin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“NATO’ya yeni bir anlam da atfediliyor. Herkesin gözünün Türkiye’de olduğu bir ortamda, Türkiye için önemli olan bir toplantıyı hacminden büyük gölgelemek yaralayıcı. Türkiye muhalefeti, hiçbir iyi şeyi görmemeye çalışıyor. Hak ihlalini de doğru bulmayız. Var olan çalışmaları, bu önemli organizasyonu gölgelemek adına hacminden büyük konuşmayı da haksızlık olarak görüyorum.”

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ndaki bir sorunun iptal edildiğinin, bir sorunun da cevabının değiştirildiğinin hatırlatılması üzerine Zengin, hakkaniyetin ortaya konulacağı seçeneğin düşünülmesi gerektiğini söyledi. (ANKA)

Komedyen Deniz Göktaş, havaalanında gözaltına alındı

Gösterilerinden bazı kesitlerin yer aldığı X paylaşımlarına erişim engeli getirilen komedyen Deniz Göktaş hakkında savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştı.

Konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada “Bir kısım sosyal medya platformlarında yayınlamış olduğu içeriklerde suç unsuru ifadeler tespit edilen şüpheli Deniz Göktaş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır” denilmişti.

Yurt dışında bulunan Deniz Göktaş İstanbul Havalimanı’ndan yurda dönüşünde pasaport kontrolünde gözaltına alındı.

Vatan Caddesi’ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne götürülen Göktaş’ın soruşturma kapsamında ifade vermesi bekleniyor.

ÖNCE ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ

Göktaş’ın stand-up gösterisinden kesitlerin yer aldığı bazı X paylaşımlarına “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli getirilmişti.

Göktaş’ın 1 Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelediği kapalı gişe stand-up gösterisi, 24 Haziran’da YouTube’da yayına girmiş, ilk gün 1 milyon izlemeye ulaşmış, sayı kısa sürede milyonlara çıkmıştı.

“Ölü Deniz” adlı gösteri siyasi hiciv örneği olarak ilgi, beğeni toplamış, eleştirilere yol açmış, gösteriden kesitler sosyal medyada paylaşılmıştı. (ANKA)

Ayşe Tokyaz cinayetinde istenen ceza belli oldu

Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içinde yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetinin 11 sanıklı davasının üçüncü duruşmasına Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.

Sabah 10.20 sıralarında başlayan duruşmada sanıklardan Oğuz Kal’ın “çirkefçe konuşuyor” şeklindeki sözlerine tepki gösteren Ayşe Tokyaz’ın ikizi Esra Tokyaz salondan çıkarıldı.

CEMİL KOÇ HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ

Bir süre sonra mütalaasını açıklayan duruşma savcısı sanık Cemil Koç hakkında ‘kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası talep etti.

Mütalaada Koç’un ayrıca, ‘cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘şantaj’ suçlarından da cezalandırılmasını istedi.

TÜM SANIKLARIN TUTUKLULUĞUNUN DEVAMI İSTENDİ

Savcı ayrıca, hüküm ile birlikte sanıklar Cemil Koç, Cemal Arslan, Oğuzhan Kal, İlker Umut Uğurlu, Necmettin Eser, Barışcan Aydın, Erhan Girgin, Yusuf Ziya Sancak ve Necdet Çetinkaya’nın tutukluluk hallerinin devamına, sanık Zülfü Bektaş hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin de devamına karar verilmesini istedi.

Duruşmaya mütaala ile ilgili değerlendirme için ara verildi. (ANKA)

LPG’ye indirim geliyor

Akaryakıt fiyatlarındaki hareketlilik devam ediyor.

Benzinin litre fiyatında yapılan 55 kuruşluk indirimin ardından bu kez LPG kullanıcılarını sevindirecek bir gelişme yaşandı.

Sektör temsilcilerinden edinilen bilgilere göre, otogazın litre fiyatında bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 93 kuruşluk indirim uygulanması bekleniyor. İndirimin pompaya yansımasıyla birlikte LPG fiyatları yeniden güncellenecek.

Ortalama 50 litrelik otogaz deposunda indirim yaklaşık 46,5 TL avantaj sağlayacak.

LPG grubundaki indirimin, bu gece yarısından sonra pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor.

Güncel akaryakıt fiyatları şöyle…

İSTANBUL AVRUPA YAKASI

Benzin: 62.77 TL

Motorin: 64.61 TL

LPG: 31.99 TL

İSTANBUL ANADOLU YAKASI

Benzin: 62.59 TL

Motorin: 64.43 TL

LPG: 31.39 TL

ANKARA

Benzin: 63.72 TL

Motorin: 65.68 TL

LPG: 31.97 TL

İZMİR

Benzin: 63.98 TL

Motorin: 65.96 TL

LPG: 31.79 TL

Markette 21 ürün zamlandı: Fiyatı en çok yükselen ve düşen ürünler hangileri oldu?

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi.

İHA’nın haberine göre; haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 379,3 ile elmada görüldüğünü belirten Bayraktar, “Elmadaki fiyat farkını yüzde 284,2 ile havuç, yüzde 283,5 ile çilek, yüzde 251,3 ile yeşil fasulye ve yüzde 246,9 ile kiraz takip etti. Elma 4,8 kat, havuç ile çilek 3,8 kat ve yeşil fasulye 3,5 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 89 lira 87 kuruşa, 22 lira 50 kuruş olan havuç 86 lira 45 kuruşa, 43 lira olan çilek 164 lira 91 kuruşa, 46 lira 25 kuruş olan yeşil fasulye 162 lira 45 kuruşa ve 57 lira 50 kuruş olan kiraz 199 lira 48 kuruşa satıldı. Haziran ayında markette fiyatı en fazla artan ürün çilek olurken üreticide kabak oldu. Fiyatı en fazla düşen ürün ise markette domates, üreticide karpuz oldu” ifadelerini kullandı.

MARKETTE 21 ÜRÜNÜN FİYATI ARTTI, 17 ÜRÜNÜN FİYATI DÜŞTÜ

Market fiyatlarına ilişkin bilgi veren Bayraktar, Haziran ayında markette 38 ürünün 21’inde fiyat artışı, 17’sinde fiyat düşüşü görüldüğünü aktararak “Haziran ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 81 ile çilek oldu. Çilekteki fiyat artışını yüzde 52,2 ile havuç, yüzde 32,8 ile kabak, yüzde 32,5 ile kuru soğan ve yüzde 24,7 ile patates takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 37,8 ile domates oldu. Domatesteki fiyat düşüşünü yüzde 22,3 ile karpuz, yüzde 17,1 ile nohut, yüzde 13,3 ile kuru üzüm ve yüzde 10,5 ile yumurta izledi” açıklamasında bulundu.

“Haziran ayında üreticide 30 ürünün 12’sinde fiyat artışı olurken 9 üründe fiyat düşüşü görüldüğüne değinen Bayraktar, 9 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktardı. Bayraktar, “Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 54,8 ile karpuzda görüldü. Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 43,3 ile domates, yüzde 30,4 ile limon, yüzde 25,4 ile yeşil fasulye ve yüzde 15,7 ile maydanoz izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 112,5 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 50 ile havuç, yüzde 47,4 ile patlıcan, yüzde 33,4 ile sivri biber ve yüzde 28,1 ile patates izledi” diye konuştu.

LİMONDA TALEP KAYNAKLI FİYAT DÜŞÜŞÜ

Bayraktar, seralarda sezonun bitmek üzere olduğunu dile getirerek “Seralarda sezon bitmek üzere. Kabak, patlıcan, sivri biber ve salatalık genel olarak söküldü, bu da arzı düşürerek fiyatların artmasına sebep oldu. Domateste ise sera sezonunun sonuna gelinse de Antalya’nın, Mersin’in ve Balıkesir’in yayla kesimlerinde domates hasadının başlamasıyla arz arttı, bu da fiyatların düşmesine neden oldu. Hasat miktarındaki artışa bağlı olarak karpuz arzının yükselmesi üretici fiyatlarının düşmesine neden oldu. Limonda talepteki azalma, üretici fiyatlarının düşmesine sebep oldu. Yazlık patateste ilkbahar yağışlarının uzun sürmesi, üründe bozulmalara neden oldu ve arz azaldı. Bu durum patates fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Havuçta turizm sezonuna bağlı olarak talep artışı olduğundan fiyatlar yükseldi” ifadelerine yer verdi.

ÜRE GÜBRESİNİN FİYATINDA YÜZDE 9 DÜŞÜŞ

Girdi fiyatlarına ilişkin de bilgi veren Bayraktar şu ifadeleri kullandı:

“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Haziran ayında, Mayıs ayına göre 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 0,6, DAP gübresi ise yüzde 0,3 oranında artış gösterdi. Buna rağmen ÜRE gübresinin fiyatında yüzde 9, amonyum sülfat gübresinde yüzde 4 ve amonyum nitrat gübresinde yüzde 2,4 oranında düşüş görüldü. Geçen yılın Haziran ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 77,9, amonyum nitrat gübresi yüzde 72,4, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,1, DAP gübresi yüzde 39,5 ve ÜRE gübresi yüzde 12,2 oranında arttı. Haziran ayında Mayıs ayına göre besi yemi fiyatları yüzde 0,1, süt yemi fiyatları yüzde 0,4 arttı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 30,9, süt yemi yüzde 29,2 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Haziran ayında mazot fiyatı aylık olarak 2,7 oranında düşerken yıllık yüzde 31,5 oranında arttı.”

 

Özgür Özel’den ‘İmamoğlu’yla ayrılık’ sorusuna yanıt

Nefes yazarı Aytunç Erkin, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’le yaptığı görüşmeyi köşesine taşıdı.

Özel’in İmamoğlu’nu bir süredir cezaevinde ziyaret etmediği yönündeki kulis bilgilerini Özel’e soran Erkin, Özel’in, “Geçen perşembe günü izin istedim ancak duruşması vardı olmadı. Cuma günü de benim programım vardı. İnşallah bu cuma gideceğim görüşmeye olmazsa pazar günü” dediğini aktardı.

Özel’e “İmamoğlu’yla aranızda bir ayrılık var mı?” sorusunu da yönelten Erkin, Özel’in, “Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ayrılamaz. Bu üçlü Türkiye’nin kaderini değiştirecek. Ekrem İmamoğlu’nu bırakmam Mansur Yavaş olmadan da yol yürümem” dediğini ifade etti.

Özel, yeni parti için 20 Temmuz ve 24 Temmuz tarihlerinin konuşulmasıyla ilgili soruya da “Bunlar kritik tarihler. Adli yıl sonu ve iki dönem kurultay yapmama tarihi. Ama partiden gidiş ya da yeni kuruluş için değil” dedi.

Meteoroloji alarm verdi: Bazı illerde sıcaklık 40 dereceyi aşacak!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 2 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bilecik, Bursa, Kütahya, Bolu ve Karabük çevreleri ile Balıkesir’in batı kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzey ve kuzeydoğu, güney kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bursa ve Bilecik çevreleri ile Balıkesir’in batı kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 32°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANAKKALE °C, 35°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde batı kıyı kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İSTANBUL °C, 32°C

Parçalı ve çok bulutlu

KIRKLARELİ °C, 32°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Parçalı ve az bulutlu, kuzeyinin yer yer çok bulutlu, Kütahya çevrelerinin öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu

DENİZLİ °C, 37°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 35°C

Parçalı ve az bulutlu

MUĞLA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

AKDENİZ

Parçalı ve az bulutlu, batısının zamanla açık, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkiinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

ANTALYA °C, 30°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

HATAY °C, 31°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık, kuzeybatı kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 36°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

KONYA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

YOZGAT °C, 31°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu, Bolu ve Karabük çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BARTIN °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

KASTAMONU °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

ZONGULDAK °C, 27°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 37°C

Parçalı ve az bulutlu

RİZE °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

SAMSUN °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 26°C

Parçalı ve az bulutlu

DOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 30°C

Az bulutlu ve açık

KARS °C, 27°C

Az bulutlu ve açık

MALATYA °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

VAN °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

Astsubay Kenan Şahin şehit oldu

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Fırat Kalkanı harekat bölgesinde rahatsızlanan kahraman silah arkadaşımız piyade astsubay kıdemli başçavuş Kenan Şahin, helikopter ile havadan sıhhi tahliyesinin yapıldığı Gaziantep Şehir Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Haziran 2026 tarihinde şehit olmuştur” denildi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de taziye mesajı yayımladı.

Güler, “Kahraman silah arkadaşımız, rahatsızlanması nedeniyle hastaneye kaldırılmış; yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Haziran 2026 tarihinde şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet; kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim” dedi.

FETÖ’cü ismin şirketi Havza’yı terk et | Av. İsmail Hakkı Atal – Burakhan Başaran

Yayını izlemek için tıklayın:

FETÖ’cü ismin Şirketi Havza’yı Terk Et | Av. İsmail Hakkı Atal – Burakhan Başaranhttps://t.co/nJ6ijQBQOy

— Veryansın Tv (@Veryansin_Tv) June 25, 2026

💾

Kick hesabımız:https://kick.com/veryansintvVeryansın Tv'ye destek olmak için KATIL'ın... https://www.youtube.com/channel/UCLEhuU5yv0T4WBjntWoUSXw/join#Veryan...

İZBETON’a ihale operasyonu: Gözaltılar var

Kemeraltı Çarşısı bölgesinde önceki dönemde başlatılan altyapı çalışmaları kapsamında aydınlatmayı sağlayacak elektrik direklerinin alımına ilişkin ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla operasyon düzenlendi.

Operasyonda, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcıları A.B. ve H.Y. ile şirketin İnşaat Müdürü S.Ç. gözaltına alındı.

Şüphelilerin emniyetteki ifade işlemlerinin sürdüğü, soruşturmanın devam ettiği öğrenildi. (ANKA)

TÜİK açıkladı: Türkiye’de en yaygın ölüm sebepleri belli oldu

2025 yılında Türkiye’de ölüm sayısı 491 bin 684’e yükselirken, kaba ölüm hızı binde 5,7 olarak gerçekleşti. Ölüm nedenleri arasında ilk sırada yüzde 34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer alırken aldı, bebek ölüm hızı binde 7,8’e geriledi.

TÜİK, 2025 yılına ilişkin Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, ölüm sayısı 2024 yılında 489 bin 734 iken 2025 yılında 491 bin 684’e yükseldi. Ölen kişilerin yüzde 55,1’ini erkekler, yüzde 44,9’unu kadınlar oluşturdu.

KABA ÖLÜM HIZI BİNDE 5,7 OLDU

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2025 yılında bir önceki yıla göre değişim göstermeyerek binde 5,7 oldu.

Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında binde 10,8 ile Sinop olarak kaydedildi. Sinop’u binde 10,2 ile Kastamonu, binde 9,6 ile Giresun ve binde 9,5 ile Balıkesir izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,3 ile Şırnak oldu. Şırnak’ın ardından binde 2,5 ile Hakkari, binde 3,1 ile Van, binde 3,2 ile Batman ve Şanlıurfa sıralandı.

ÖLÜM NEDENLERİNDE İLK SIRADA DOLAŞIM HASTALIKLARI YER ALDI

TÜİK verilerine göre, ölüm nedenleri incelendiğinde 2025 yılında ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Dolaşım sistemi hastalıklarını yüzde 16,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 15,1 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanan ölümler alt nedenlerine göre değerlendirildiğinde, ölümlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalıkları, yüzde 24,6’sının diğer kalp hastalıkları ve yüzde 18,2’sinin serebro-vasküler hastalıklardan kaynaklandığı görüldü.

DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARINA BAĞLI ÖLÜM ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL ÇANAKKALE OLDU

Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümler illere göre incelendiğinde, 2025 yılında bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 47,7 ile Çanakkale oldu. Çanakkale’yi yüzde 42,8 ile Balıkesir, yüzde 42,2 ile Hatay ve yüzde 42,0 ile Burdur izledi.

Aynı verilere göre, dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il yüzde 25,4 ile Kilis oldu. Kilis’in ardından yüzde 28,7 ile Hakkari, yüzde 28,9 ile İstanbul ve yüzde 29,0 ile Kayseri geldi.

TÜMÖR KAYNAKLI ÖLÜMLERDE İLK SIRADA AKCİĞER, BRONŞ VE SOLUK BORUSU TÜMÖRLERİ BULUNDU

İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklanan ölümler alt nedenlerine göre incelendiğinde, ölümlerin yüzde 28,9’unun gırtlak ve soluk borusu, bronş, akciğerin kötü huylu tümöründen kaynaklandığı belirlendi. Bunu yüzde 8 ile kolonun kötü huylu tümörü ve yüzde 7,6 ile lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümörler izledi.

İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklanan ölümler illere göre değerlendirildiğinde, 2025 yılında bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu ili yüzde 22,4 ile Ağrı olarak kayıtlara geçti. Ağrı’yı yüzde 19,8 ile Van, yüzde 19,5 ile Kocaeli ve Ankara, yüzde 19,4 ile Elazığ takip etti.

Bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise yüzde 9,7 ile Kilis olarak kaydedildi. Kilis’i yüzde 10,9 ile Burdur, yüzde 11,0 ile Şanlıurfa ve yüzde 11,2 ile Aydın izledi.

BEBEK ÖLÜM SAYISI 6 NİN 988’E GERİLEDİ

Bebek ölüm sayısı 2024 yılında 8 bin 484 iken 2025 yılında 6 bin 988 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı da 2024 yılında binde 9 iken 2025 yılında binde 7,8 olarak gerçekleşti.

Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2024 yılında binde 11,1 iken 2025 yılında binde 9,5’e düştü. (ANKA)

Ümit Özdağ’a Şeyh Said’e hakaretten ceza

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Şeyh Said’e ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle “kişinin hatırasına hakaret” suçlaması ile Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada karar açıklandı.

Mahkeme, Özdağ’ı 8 bin 700 TL para cezasını çarptırdı ve hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Duruşmanın ardından adliyenin içinde Şeyh Said’in akrabaları olduğu öne sürülen bir grup “Faşist Ümit” diye tepki göstermesi üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı.

Hınıs Adliyesi önünde kararı değerlendiren Özdağ, şunları kaydetti:

“Biraz önce mahkeme kararını açıkladı. Şeyh Said’in hatırasına hakaretten para cezası verdi ve hükmün açıklanmasını da beş sene erteledi. Tabii bu kabul edilebilir bir ceza değil. Neden? Çünkü Şeyh Said’in hakaret edilebilecek bir hatırası olduğunu kabul ediyor ki biz bunu kabul etmiyoruz.

Bu bana karşı verilmiş bir ceza değil esasen; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne verilmiş bir ceza. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, terörle mücadele eden, ayaklanmayı bastıran güçlerimize verilen bir ceza ve ne yazık ki doğru değil. Onun için hukuk mücadelemizi devam ettireceğiz ve bu cezaya itirazımızı avukatlarımız önümüzdeki günlerde bir üst mahkeme olan istinafa yapacaklar.

‘BU SİYASİ BİR DAVADIR’

Burada mesele bir kişi ile Ümit Özdağ arasında bir hakaret meselesi değil, bir ailenin mensuplarıyla Ümit Özdağ arasında bir hakaret meselesi de değil. Burada söz konusu olan Cumhuriyet’e karşı bir ayaklanmaya benim ve partimin almış olduğu tavırdır. Bu tavrımızı bugünkü netliğiyle sürdürme kararlılığı içerisindeyiz. Bundan sonra da sürdüreceğiz. Şeyh Said’i tarihte ait olduğu yerde değerlendiriyoruz ve orada değerlendirmeye de devam edeceğiz.”

Ümit Özdağ, “Bu davayı siyasi bir dava olarak görüyor musunuz” sorusuna “Tabii bu siyasi bir davadır” yanıtını verdi. (ANKA)

 

💾

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Şeyh Said'e ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle "kişinin hatırasına hakaret" suçlaması ile Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada karar açıklandı.

MSB: Almanya’ya ait bir adet Patriot Kürecik’e konuşlandırıldı

MSB’den yapılan açıklamada, “NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi maksadıyla Almanya’ya ait bir adet Patriot hava savunma sistemi Kürecik’e konuşlandırılmış ve 24 Haziran 2026 tarihinde aynı bölgede konuşlu olan ABD Patriot hava savunma sisteminden görevi devralmıştır” denildi.

Ayrıntılar geliyor…

Şifalı su kaynağına mermer ocağı!

YUSUF YAVUZ / VERYANSIN TV

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Tota Yaylası yakınında bulunan ve halk arasında Kadın Pınarı olarak anılan bölgede her yıl yaz aylarında çıkan doğal maden suyu, Antalya, Isparta ve civar illerden çok sayıda insanı bölgeye çekiyor. Yöre halkının hafızasında hala yaşayan efsanelere konu olan su kaynağının bulunduğu orman arazisinde mermer ocağı izni verildi. Proje kapsamında yaklaşık 980 bin m2’lik ruhsat sahasının 327 bin m2’lik kısmında mermer ocağı işletmesi açılması planlanıyor. Mart 2024’de ÇED Olumlu kararı verilen mermer ocağı için ilk etapta 700’e yakın çam ağacının kesilmesi bekleniyor. ÇED alanında şantiye kurulumunun devam ettiği görülen mermer ocağı projesinin bulunduğu arazinin Belence köyü sınırlarında yer almasına karşın, alana 7 km mesafedeki Kuzca köyünde gösterilmesi dikkat çekiyor. Öte yandan her yıl Temmuz ayında ortaya çıkan ve şifalı olduğuna inanılan su kaynağının olduğu bölgenin mermer ocağı için hazırlanan proje dosyasında pasa döküm alanı olarak ayrıldığı görülüyor.

ŞİFALI SU KAYNAKLARI, ÇAM ORMANLARI VE YILKI ATLARININ YURDU

Her zaman karlı zirveleri, buz gibi kaynak suları, ardıç ve karaçam ormanları ile özgür yılkı atlarının yurdu olan Tota Yaylası, Türkiye’nin keşfedilmemiş doğal hazineleri arasında yer alıyor. Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki yayla, aynı adla anılan dağın eteklerinde yer alıyor. Bölgedeki karaçam ormanları, tür için gen kaynağı işlevi görüyor. Bölgede doğal olarak yetişen ve adını bu dağlardan alan ‘Tota kekiği’, önemli ihraç ürünleri arasında yer alıyor. Tota orman kampı, geçmişte orman işçileri için verilen eğitimlere de ev sahipliği yapıyordu.

TOTA YAYLASI VAHŞİ MADENCİLİĞİN KISKACINDA

Ancak son yıllarda Sütçüler ve Eğirdir ilçelerinde birbiri ardına açılan mermer ocaklarının yönü bu kez de korunması gereken doğal alanların başında gelen Tota Yaylasına dönmüş durumda. Birçok köyün su kaynaklarının da yer aldığı Tota Yaylası’nın çevresi mermer ocaklarının kuşatması altında. Bu projelere bir yenisi daha eklendi. Kasımlar Yolu üzerindeki şifalı su kaynaklarının bulunduğu bölgede 977 bin m2’lik alanda mermer ocağı ruhsatı verildi. Denizli merkezli DN Mermer AŞ adlı maden şirketi, ilk etapta ruhsat sahasının 327 bin m2’lik kısmında iki ayrı ocak alanını işletmeye açmak için proje dosyası hazırladı.

ŞİFALI SU KAYNAĞININ OLDUĞU BÖLGEDE MERMER OCAĞI İZNİ

Isparta Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü), yılda 270 bin ton blok mermer işlemesi, 243 bin ton da pasa (atık) malzeme çıkması beklenen ocak işletmesi için 22 Mart 2024 tarihinde ‘ÇED Gerekli Değil/Olumlu’ kararı verdi. Yaklaşık 2 yıldır proje alanında herhangi bir çalışma gözlenmezken, geçtiğimiz aylarda şantiye kurulumu için harekete geçilmesiyle projenin şifalı su kaynağının olduğu bölgede yer aldığı ortaya çıktı.

KADIN KIZ SUYU YILDA BİR AY ÇIKIYOR, BÖLGE HALKI KULLANIYOR

ÇED Olumlu kararı verilen proje dosyasında yer alan verilere göre, halk arasında “Kadın Kız Yarığı” olarak bilinen ve şifalı olduğuna inanılan su kaynağının, mermer ocağının pasa döküm sahasının bitişiğinde yer aldığı görülüyor. Şifalı olduğuna inanılan su kaynağı, her yıl Temmuz ayında ortaya çıkıyor, bir ay gibi bir sürenin sonunda ise kayboluyor. Yöre halkının yanı sıra Isparta, Antalya (Serik, Aksu, Manavgat), Afyonkarahisar ve çevre illerden insanlar her yıl bu sudan şifa bulmak amacıyla bölgeye geliyor. Bazı vatandaşların kamp kurarak uzun süre bu suyu tüketiyor. Yöre halkı bu geleneğin yüzlerce yıldır sürdüğünü belirtiyor. Sodalı içeriğe sahip olduğu belirtilen suyun, sindirim ve mide rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılıyor.

KADIN KIZ PINARININ HALK ARASINDAKİ EFSANESİ

Yöre köylülerinin anlattığı bir efsane, su kaynağının neden toplumsal hafızada yer ettiğini ortaya koyuyor: Söylenceye göre, bölgede yaşayan bir genç kız, yakalandığı hastalık yüzünden karnı şişmeye başlayınca, hamile olduğunu düşünen abileri onu evden kovar. Yaz sıcaklarında günlerce aç susuz ormanda dolaşan genç kız, sonunda bir vadinin kenarında baygın düşer. Bir süre sonra düştüğü yerde bir ıslaklık hisseden genç kız, elleriyle zemini hafifçe kazmaya başlayınca toprağın arasından su çıktığını fark eder. Biraz daha kazdığı zeminde biriken suyu içen genç kızın karnındaki şişlik bir süre sonra kaybolur. İçtiği su, genç kızın karnında şişliğe neden olan hastalıktan kurtulmasını sağlar ve evine döner. Onu evden kovan ailesi, genç kızın gerçekte hamile olmadığını, hastalıktan dolayı karnının o hale geldiğini anlar ve utanır. Ancak genç kız ve ailesi, suyun şifası sayesinde huzurlu yaşamlarına yeniden kavuşurlar ve bu su kaynağı her yıl aynı dönemde yöre halkına şifa vermeye devam eder.

ÇED RAPORUNA GÖRE PROJE SAHASINDA SU KAYNAĞI YOK!

Bu söylenceden dolayı yöre halkı su kaynağının çıktığı bölgeye Kadın Kız Yarığı adını vermiş. Dere yatağının kıyısında yer alan bu kaynağın hemen üzerinde yıl boyunca akışını sürdüren Kadın Pınarı adlı bir başka su kaynağı daha yer alıyor. Yöre halkı, şifalı olduğuna inanılan su kaynağının bilimsel olarak analizinin yapılarak koruma altına alınmasını talep ediyor. Mermer ocağı için hazırlanan proje dosyasında ise alanda su kaynağı ya da dere bulunmadığı öne sürülüyor.

700 AĞACIN KESİLECEĞİ PROJE FARKLI KÖYDE GÖSTERİLMİŞ

Şantiye çalışmalarının sürdüğü gözlenen mermer ocağı projesi için hazırlanan ÇED raporunda, ilgili kamu kurumlarının tümünün olumlu görüş verdiği görülüyor. Mermer ocağı işletmesi için ilk etapta yaklaşık 700 civarında karaçam ağacının kesilmesi planlanıyor. Ancak arazide bulunan ardıç, pırnal ve sert yapraklı ağaç ve ağaççıklardan (maki) oluşan türlerden söz edilmiyor. Ruhsat sahası ve proje alanının Belence köyü sınırlarında bulunmasına rağmen, tüm yazışmalarda ve ÇED dosyasında 7 km mesafedeki Kuzca köyünde gibi gösterilmesi de dikkat çekiyor.

RUHSAT YETKİSİ MERKEZDE, YEREL İDARENİN İRADESİ YOK SAYILIYOR

Bölgenin doğal yaşamı üzerinde büyük tahribatlara neden olan mermer ocaklarıyla ilgili kent genelinde yıllardır çözüm arayışları sürüyor. Ruhsat yetkisinin merkezi idarede olması, yerel dinamikleri karar aşamasının dışına itiyor. Yerel yönetimler ve idari birimler, ruhsat aşamasından işletme aşamasına geçildiğinde bilgi sahibi oluyor. Bunun önüne geçebilmek için 10 yıl önce Isparta Valiliği Mahalli Çevre Kurulu bir karar alarak, kentin belirli bölgelerinin madencilik faaliyetleri dışında tutulması için çalışma başlatmıştı. Mahalli Çevre Kurulu’nun aldığı Ocak 2016 tarihli kararda, Sütçüler ilçesinin tarihi ve doğal mirasına dikkat çekilerek, bölgenin madencilik faaliyetlerinden korunması istenmişti. Alınan bu karar, ilgili bakanlıklar ile ildeki kurumlara da iletilmişti.

İL GENEL MECLİSİNİN TAVSİYE KARARINA UYULMUYOR

Öte yandan Isparta İl Genel Meclisi de 8 Nisan 2016 tarihinde aldığı bir kararda, Sütçüler ilçesindeki anılan bölgeyi de kapsayan bölgelerde madencilik faaliyetleri konusunda hassasiyet gösterilmesi, korunması gerekli alanlarla ilgili işlem tesis edilmesi istenmişti. İl Genel Meclisi’nin tavsiye niteliğindeki bu kararı da 10 yıl önce ilgili kurumlara gönderilmesine karşın, korunması gereken alanlarda mermer ocağı izni verilmesinin önüne geçilemedi.

 

Venezuela’da art arda iki büyük deprem: Olağanüstü hal ilan edildi

Venezuela’nın başkenti Karakas’ın batısında meydana gelen ve ülke genelinde hissedilen iki güçlü deprem büyük yıkıma yol açtı. Depremlerde en az 32 kişinin yaşamını yitirdiği, yaklaşık 700 kişinin yaralandığı bildirildi. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ulusa sesleniş konuşmasında ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’na (USGS) göre ilk deprem yerel saatle 18.04’te 7,2 büyüklüğünde meydana geldi. İlk sarsıntıdan bir dakikadan kısa süre sonra ise 7,5 büyüklüğünde ikinci bir deprem kaydedildi. Sarsıntılar yalnızca Venezuela’da değil, komşu Kolombiya’nın başkenti Bogota’da da hissedildi.

USGS, ikinci depremin Karayip ve Güney Amerika tektonik levhalarının sınırında meydana gelen sığ doğrultu atımlı fay hareketinden kaynaklandığını bildirdi. Kurum, güçlü artçı sarsıntıların devam edebileceği uyarısında bulundu.

KARAKAS’TA BiNALAR ÇÖKTÜ, KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Başkent Karakas’ta çok sayıda bina çökerken, enkaz altında kalanlara ulaşmak için arama kurtarma ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Karakas’ın Chacao ilçesinin Belediye Başkanı Gustavo Duque Saez, belediye sınırları içindeki en az iki binanın tamamen çöktüğünü, şimdiye kadar 18 kişinin sağ olarak kurtarıldığını ve 500’den fazla acil durum personelinin bölgede görev yaptığını açıkladı.

Baruta Belediyesi sınırları içinde de iki binanın çökmesi sonucu en az üç kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Belediye Başkanı Darwin Gonzalez, diğer sakinlerin kurtarıldığını ve yaralıların tedavi altına alındığını açıkladı.

HAVALİMANI KAPATILDI, METRO SEFERLERİ DURDURULDU

Rodriguez, Karakas yakınlarındaki Maiquetia Uluslararası Havalimanı’nın depremde ciddi hasar görmesi nedeniyle kapatıldığını açıkladı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, havalimanı tavanlarından parçaların düştüğü ve yolcuların panik içinde binayı terk ettiği görüldü. Yetkililer, ayrıca metro ve tren seferlerinin ikinci bir duyuruya kadar durdurulduğunu, okulların ise hafta sonuna kadar tatil edildiğini duyurdu.

BÖLGE ÜLKELERİ VE ABD’DEN YARDIM TEKLİFİ

Depremin ardından ABD ile birçok Latin Amerika ülkesi Venezuela’ya destek teklifinde bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın arama-kurtarma ekipleri ile insani yardım malzemelerini bölgeye göndermeye hazırlandığı belirtildi. El Salvador, Ekvador, Brezilya ve Meksika da Caracas yönetimine yardım teklifinde bulundu.

Yetkililer, şu ana kadar 20’den fazla artçı sarsıntının kaydedildiğini, özellikle ülkenin kuzey kıyılarındaki La Guaira, Aragua, Carabobo ve Falcon eyaletlerinin ağır hasar gördüğünü açıkladı.

Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ulusa sesleniş konuşmasında ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. Rodriguez, acil durum çalışmalarını koordine etmek üzere bir general görevlendirildiğini söyledi. (ANKA)

 

💾

Venezuela'nın başkenti Karakas'ın batısında meydana gelen ve ülke genelinde hissedilen iki güçlü deprem büyük yıkıma yol açtı. Depremlerde en az 32 kişinin yaşamını yitirdiği, yaklaşık 700 kişinin yaralandığı bildirildi. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ulusa sesleniş konuşmasında ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.

Kılıçdaroğlu, İstanbul programını neden iptal ettiğini açıkladı

Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanı olarak atanan Gürsel Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 25 Haziran Perşembe günü saat 08.00’de İstanbul’a geleceğini açıklayarak karşılamanın Dudullu Çamlıca Gişeleri’nde gerçekleştirileceğini duyurmuştu.

Ancak İstanbul programı son dakika kararıyla iptal edilmişti. Programın neden iptal edildiğini açıklayan Kılıçdaroğlu, “Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının tamamı şöyle:

“Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.

Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.

Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.

Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.”

Meteoroloji’den yüksek sıcaklık uyarısı: 3 derece birden artacak!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 25 Haziran hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı bulutlu, İç Ege, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Göller yöresi, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Tekirdağ’ın batısı, Edirne, Kırklareli, Bolu, Artvin, Muş ve Van çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normallerinin 1-3 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ile yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Az bulutlu ve açık, zamanla batısının yer yer parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Tekirdağ’ın batısı, Edirne ve Kırklareli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

ÇANAKKALE °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

İSTANBUL °C, 31°C

Az bulutlu ve açık

KIRKLARELİ °C, 31°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Az bulutlu ve açık, zamanla doğusu parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak ve Denizli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DENİZLİ °C, 37°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İZMİR °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

MANİSA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Göller yöresi ve Toroslar mevkii yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 30°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 34°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 30°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 31°C

Az bulutlu ve açık

ÇANKIRI °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

ESKİŞEHİR °C, 31°C

Az bulutlu ve açık

KONYA °C, 32°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Az bulutlu ve açık, zamanla iç kesimleri parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bolu çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 28°C

Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 30°C

Az bulutlu

KASTAMONU °C, 30°C

Az bulutlu

ZONGULDAK °C, 26°C

Az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

RİZE °C, 26°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

SAMSUN °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 26°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

DOĞU ANADOLU

Parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin kuzeyi ile Van ve Muş çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 26°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 24°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 33°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 27°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

Gaffar Okkan davasında zaman aşımı kararı!

Gaffar Okkan ile birlikte 5 korumasının şehit olduğu hain saldırının kilit isimlerinden olan ve suikastın planlayıcısı olarak kırmızı bültenle aranan Hizbullah terör örgütünün tetikçilerinden ‘Tarık’ kod adlı Haşim Alabalık ile suikastın talimatını veren ‘Vedat’ kod adlı Murat Aktaş hakkında zaman aşımından düşme kararı verildi.

Nefes Gazetesi’nden Özgür Cebe’nin haberine göre; iki suikast tetikçisinin 25 yıl boyunca bir türlü yakalanamamış olması nedeniyle gıyabi tutuklu olarak yargılandıkları Ağır Ceza Mahkemesince düşme kararı verilirken haklarındaki yakalama emri kaldırılarak dosyaları kapatıldı.

Terör suçlarında zamanaşımı süresi 30 yıl iken Okkan’ın iki katil zanlısına suikastın üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen düşme kararı verilmesi dikkat çekti.

Suikastla ilgili iki ayrı iddianamede, Aktaş’ın Okkan suikastının talimatını verip bizzat tetikçi olarak katıldığı bilgisi yer alıyor. Suikasttan 1 gün önce Aktaş’ın 3 kalaşnikof tüfek, şarjör ve hücum yelekleriyle hücre evine geldiği, ertesi gün konvoya ateş açılması yönünde tetikçilere talimat verip suikast planının detaylarını çizdiği kroki ile paylaştığı bildirildi.

Saldırı günü Aktaş ile Haşim Alabalık’ın da içinde yer aldığı tetikçi grubun konvoyu çapraz ateşe aldıktan sonra Alabalık’ın el bombası atarak aracı taradığı ifade edildi.

Dorukhan Büyükışık cinayetinde 1 kişi daha yakalandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dorukhan Büyükışık’ın 13 Mayıs 2018’de Narlıdere’deki Bulut Orman Evleri İnşaatı mevkisinde yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlarından oluşturulan 4 kişilik özel soruşturma ekibi dosyayı yeniden ele alarak soruşturmayı derinleştirdi.

Soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 21 Mayıs’ta düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Yapılan çalışmalar sonucunda daha sonra yakalanan şüphelilerle birlikte dosyada yakalanan şüpheli sayısı 25’e ulaştı.

Gözaltına alınan 25 şüpheli çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanırken aranan son firari şüpheli İbrahim K.’nin de Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’nda yakalandığı öğrenildi. İbrahim K. olay tarihinde inşaat şantiyesinde gece bekçisi olarak çalışıyordu.

Böylece olayla ilgili toplam 26 şüphelinin tamamının yakalandığı bildirildi.

Özgür Özel kurultay için tarih verdi

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında TBMM’de konuşma yaptı.

Özgür Özel CHP Grup Toplantı Salonu’nda alkışlarla karşılandı.

Özgür Özel CHP Grup Toplantı Salonu’nda alkışlarla karşılandıhttps://t.co/xSafmeFb0o pic.twitter.com/oxnJW0cNbf

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) June 9, 2026

Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Bu konuşmayı bir zafer olarak görmüyorum ancak bu kürsüde seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, Dikmen Kapı önündeki binlerin Türkiye’deki milyonların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum. Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, sandığa inanırız. Seçene ve seçilene saygılıyız.

Onun için bugün buradaki duruş çok anlamlıdır. Bir zafer değil, bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Teslim olmamaktır. Direnmektir. Bütün ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir.

Manisa’ya cenaze töreni sığmadı. Kardeşimizi ancak Ferdi’ye nasip olabilecek bir törenle uğurladık. Orada olmak hepimize düşerdi. Orada olacaktık. ‘Herkes orada olur’ dedik. Bundan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Bugün bizim orada olmamızı burada grup toplantısı yapmak için fırsat görüldü, bir açıklama yapıldı.

‘BEN BURADA LAZIMDIM’

Kim gelecek onlarla, partinin kapısına kim geldiyse onlar gelecekti. Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı, yöneticileri olmayacak. Kimin geleceğini, nasıl planladıklarını gördük. Millet bir karar verir o karar burada tecelli edilir. Herkese danıştım, en son Ferdi’nin sesiyle kararı verdim. Hep Manisa’ya gitmem gerekir, burada da bir şey çıkar. ‘Sen orada lazımsın’ derdi. Ben bugün burada lazımdım, burada kaldım.

Bu kumpası çözmezsen, ‘CHP’nin iç işi’ dersin. Kim karışır CHP’nin kurultayına? YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş. Dönüp son 4 kurultayı yok say. YSK’ye göre yok değil. Hiçbir yer göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye’de hiçbir seçilmişin koltuğunun kesinleşemeyeceği bir sisteme döndürdüler işi.

‘Sandıkla geldik, sandıkla gidemeyiz.’ Bütün mesele bu, bunun üzerine oturuyor sistem. Bu işi kim yapar? Bu işi bu çocuk yapar. Vaktiyle bütün kararları kim aldıysa, talimatla yapan birisine yargı kollarını kurdurdular.

Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum’a söylediğim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, ‘Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.’ Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, ‘Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim’ deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz?

En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek’e verdim deyip ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar.

Özgür Özel:

“Öyle bir noktaya geldik ki ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan… İçimizdeki inat mıdır nedir bilinmez oraya hamle yaparak, partiyi bu duruma getirerek, içeriden dışarıdan her türlü iş birliği ile ilerleyerek bu işleri… pic.twitter.com/r7rojYZdTW

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) June 9, 2026

‘MESELE ERDOĞAN’I RAKİPSİZLEŞTİRME’

ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken iddianamede olacak derken şimdi ben yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, önseçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana ‘Hırsız’ demeye başladılar. Mesele Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor.

Kapıda da söyledim, size de söylüyorum. Siz bugün Türkiye’yi kuruluş ayarlarına karşı kopmayan halkasınınız. O yüzden hem Ferdi’nin ölüm yıldönümünde bize bunları yapanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu Meclis’in altında cürret edilen meseleye kim eğer alet olup el veriyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum.

Özgür Özel:

“Mesele, CHP’yi kurumsal kimliğiyle, lideriyle, bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan, Erdoğan’ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil”https://t.co/xSafmeFb0o pic.twitter.com/jLgazMrefP

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) June 9, 2026

‘O BİNADA KİMLER VAR BİLİYOR MUSUNUZ?’

Partiye geçmize saygımızdan ağzımızı açmıyor, susuyorum. Ama bu partiye yaşatılanları gördükçe ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var biliyor musunuz? Saymadığım isim üstüne alınmasın.

O gün partinin üyesi olmayan milletvekillerimiz bile, CHP ile ilgili olmayan seçmenlerimiz bile herkes gözümde bambaşka bir yerdedir. O binada bugün Kemal Bey’e Çubuk’ta organize bir linç yaşatılırken ölümü göze alarak onunla birlikte, onu koruyarak yanında duran mesele Murat Emir orada yok ama 1980 öncesi 7 TİP’li genci öldüren Haluk Kırcı’nın ekibi selam veriyor 12. kattan, Genel Başkan katından.

Kemal Bey saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte suikasta uğrayan Seyit Torun yok orada. Çünkü Kemal Bey’e orada ateşler açılırken Kemal Bey’in üstüne kapanan Seyit Torun’u iki kolundan tutup da attılar binanın dışarısına.

Belediye başkanlarımız yok o salonda ama ‘Bir sonraki operasyon şu CHP’li belediyeye’ deyip haysiyet suikastı yapanlar o binada geziyorlar. Aykut Erdoğdu yok o binada ama İBB borsasında olan avukat, Yunanistan’a kaçarken yakalattığım avukat o binada ‘Arınma başladı’ diye paylaşıyor.”

‘CHP’DE GÖREV YAPMIŞ KİMSEYE YAKIŞTIRMAM’

Her şeyi yapın ama bu FETÖ’den kalma dille, önüne geleni hain ilan eden dille; demokrasiyi tehdit gördüğü için her direnişe ‘ayaklanma’ her mitinge ‘Türkiye’yi karıştırmak’ diye bakan sığ anlayışının terminolojisini CHP’de görev yapmış kimseye yakıştırmam.

Asla ve asla CHP’ye paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza hırsız gibi iftiralara teslim olursak biz CHP olmayız. Elbette hukuka güveneceğiz ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız.

 

’26 TEMMUZ GEÇİRİLMEMELİ’

Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik dönülemez bir hale gelmiştir. Umut ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan sonra bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin tane kurultay istemeyen seçilmiş yönetsin demeyini bulamazsınız.

O bin tane de bayramlaşma yapalım, getirelim grup yapalım; o bin tane gezdirilmişle ne kurultay ne bayramlaşma ne grup toplantısı yapabilirsiniz. O yüzden herkesin nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri derhal kurultay yapılsın diyor. Kendilerinin de talim olduğu bu sistem ortadan kalkarsa demokrasi ortadan kalkacağı için bunu söylüyorlar.

Bunun için diyalog olsa hiç uzakta durmadım. Efendim ‘tedbir var kurultay yapılmaz.’ Türkiye’nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları ‘Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun’ diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur.

‘Kurultay yapacağız’ söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. ‘Efendim birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım’. Burada yapılacak iş 26 Temmuz’u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatırsınız. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz.

Özgür Özel:

“Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri döndürülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum, butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan sonra bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz”https://t.co/xSafmeFb0o pic.twitter.com/3YnoVIbzp9

— Veryansıntv.com (@veryansintvcom) June 9, 2026

‘ACI ÇEKECEĞİZ AMA VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Herkes bilsin ki milletin yürüyüşüne kimse set çekemez. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır. Ne yapılırsa yapılsın bu millet önünde kimseyi istemez. Devletini sever, vergisini verir ama devleti milletin karşısına koyarsanız millet o devleti önce yener sonra yeniden demokratik devletini inşa eder.

Onun için milletin verdiği karara kimse mani olmaya kalkışmasın. Birilerinin milletle girdiği savaşın kimse maşası olmasın. Çalışacağız, acı çektik çekeceğiz ama yürüyüşümüzden asla vazgeçmeyeceğiz. Beni Ferdi’den, Manisa’dan koparamadılar çünkü arkamda dağ gibi siz vardınız, hepinizi seviyorum. Hep beraber başaracağız, size inanıyor size güveniyorum. Yürüyelim arkadaşlar.”

PKK’nın şehit ettiği öğretmen Aybüke Yalçın unutulmadı

Çorumlu Şenay Aybüke Yalçın, Edremit Kültür ve Sanat Derneğinde müzik eğitimi aldıktan sonra Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu.

Atandığı Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesinde müzik öğretmeni olarak göreve başlayan, Batman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü’nde yüksek lisans yapan Yalçın, 7 ay gibi kısa sürede hem meslektaşları hem de öğrencilerinin gönlüne taht kurdu.

Aybüke öğretmen, 9 Haziran 2017’de öğrencilerine karnelerini verdikten sonra eve gitmek için okuldan arkadaşlarıyla ayrıldı.Dönemin Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık’ın aracına yönelik PKK’lı teröristlerce düzenlenen saldırıda, bulunduğu araca isabet eden kurşunla ağır yaralanan Yalçın, Kozluk Devlet Hastanesinde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

İlk görev yerinde şehit düşen Yalçın’ın cenazesi, Batman Öğretmenevi bahçesinde düzenlenen törenle gözyaşları içinde memleketine uğurlandı. Aybüke öğretmenin naaşı, memleketi Çorum’un Osmancık ilçesindeki törenin ardından toprağa verildi.

TÜM TÜRKİYE’Yİ YASA BOĞDU

Ömrünün ve mesleğinin baharında Aybüke öğretmeni hayattan koparan terör örgütü PKK, ülkenin dört bir yanında lanetlendi.

Mağusa Limanı türküsü ve fotoğrafındaki tebessümüyle hafızalara kazınan Aybüke öğretmenin ölümü, başta annesi Zehra, babası Sadık, kardeşi Atıf Yalçın olmak üzere tüm ülkeyi yasa boğdu.

Kozluk’ta vatandaşlar, şehit öğretmenleri için yaptıkları yürüyüşle terör örgütü PKK’ya tepki gösterdi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde 15 Temmuz Şehitler Parkı önünde toplanan vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla, “Türk Kürt kardeştir, PKK kalleştir”, “Kahrolsun PKK”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganlarıyla şehit öğretmenin görev yaptığı okula kadar yürüdü.

AYBÜKE ÖĞRETMENİN ADI YAŞATILIYOR

Aybüke öğretmenin hatırası, okullarda, kütüphanelerde, sanat atölyelerinde, park ve caddelerde, anısına düzenlenen etkinliklerle yaşatılıyor.

Şehit öğretmenin ismi, ilk olarak görev yaptığı ve kendi imkanlarıyla açtığı müzik atölyesine, daha sonra Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesine verildi.

Mezun olduğu Körfez Anadolu Lisesi, saldırının gerçekleştiği Hastane Caddesi ve mezun olduğu Necmettin Erbakan Üniversitesinin orkestra salonuna da Aybüke öğretmenin ismi verildi.

Ayrıca Osmancık’ta bir ortaokulda, Kozluk’ta konukevinde, Muş’un Bozbulut köyündeki okul kütüphanesinde, Pozantı’daki bir lisenin resim atölyesinde, Safranbolu’daki üst geçitte de adı yaşatılıyor.

Öte yandan, Yalçın’ın ismi, yüksek lisansa başladığı Batman Üniversitesinde bir sınıfa verildi. Keçiören Belediyesi tarafından da geçen yıl Yayla Mahallesi’nde, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın adının verildiği halk kütüphanesi açıldı. Hatırasına yönelik 2017’de masa tenisi turnuvası, 2018’de Türk halk müziği solo ses yarışması düzenlendi.

Akademisyen olmayı hedeflerken terörün hayattan kopardığı Şenay Aybüke Yalçın, her yıl 9 Haziran’da ve 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde mezarı başında, saldırının gerçekleştiği yerde, görev yaptığı okulda anılıyor.

Ziraat Bankası’ndan ‘veri sızıntısı’ açıklaması

Ziraat Bankası, sosyal medya platformlarında gündeme gelen veri sızıntısı ve güvenlik ihlali iddialarına ilişkin açıklama yaptı.

Bankadan yapılan açıklamada, gerçekleştirilen incelemelerde herhangi bir veri sızıntısı ya da güvenlik problemi tespit edilmediği belirtildi.

Ziraat Bankası’nın sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, başka bir bankanın sanal POS sistemi üzerinden bazı işlem denemelerinin gerçekleştirildiği ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu işlemlerin güvenlik sistemleri tarafından anlık olarak tespit edildiği ve gerekli kontrol mekanizmalarının devreye alındığı kaydedildi.

‘MADDİ KAYIP YAŞANMADI’

Bankanın açıklamasında, müşteri hesapları ve kart işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir maddi kayıp oluşmadığının belirlendiği bildirildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Bankamız tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonucunda sistemlerimizde herhangi bir veri sızıntısı veya güvenlik ihlali tespit edilmemiştir.

‘GÜVENLİK SİSTEMLERİ 7/24 TAKİP EDİLİYOR’

Ziraat Bankası, müşterilerin finansal varlıkları ile kişisel verilerinin korunmasının en yüksek öncelik olduğunu vurguladı.

Banka, güvenlik sistemlerinin ulusal ve uluslararası standartlar doğrultusunda 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde çalıştığını ve olası risklere karşı gerekli tedbirlerin alındığını açıkladı.

Kapalı grup toplantısında seçim: Özgür Özel, CHP’nin Grup Başkanı oldu

Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) “mutlak butlan” kararının ardından bir CHP üyesinin YSK’ye yerel seçimin iptali için yaptığı başvuru reddedildi.

YSK, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesi talebiyle başvuru yapıldığı öğrenilmişti.

Alınan bilgiye göre bir CHP üyesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline ilişkin kararının ardından YSK’ye başvuru yaptı.

Başvuruda, 4-5 Kasım 2023’teki kurultayın ardından 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesinin talep edildiği belirtildi.

YSK’nin, bugün yapılacak gündem toplantısında bu başvuruyu da ele alması bekleniyordu. YSK’den ret kararı geldi.

YSK’dan ‘yerel seçimler iptal edilsin’ başvurusuna ret

CHP “mutlak butlan” kararının ardından bir CHP üyesinin YSK’ya yerel seçimin iptali için yaptığı başvuru reddedildi.

YSK, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesi talebiyle başvuru yapıldığı öğrenilmişti.

Cumhuriyet’in haberine göre bir CHP üyesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline ilişkin kararının ardından YSK’ye başvuru yaptı.

Başvuruda, 4-5 Kasım 2023’teki kurultayın ardından 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nin iptal edilmesinin talep edildiği belirtildi.

YSK’nın, bugün yapılacak gündem toplantısında bu başvuruyu da ele alması bekleniyordu. YSK’dan ret kararı geldi.

Meteoroloji’den gök gürültülü sağanak uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 23 Mayıs hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, ülke genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Ege, Batı Akdeniz, Batı ve Orta Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Doğu Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun güneybatısı ile Güneydoğu Anadolu’nun kuzeyi, Bursa’nın güneyi, Bilecik, Muş, Bitlis, Van, Şırnak ve Siirt çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklıklarının yurdun batı kıyılarında mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin (2-4 derece) altında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın batı ve kuzey kesimlerde kuzeyli, diğer yerlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Bursa’nın güneyi ve Bilecik çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ÇANAKKALE °C, 23°C

Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İSTANBUL °C, 22°C

Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KIRKLARELİ °C, 24°C

Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAKARYA °C, 23°C

Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 18°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

DENİZLİ °C, 23°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

İZMİR °C, 24°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

MUĞLA °C, 20°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Batı Akdeniz ile Doğu Akdeniz’in iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ADANA °C, 24°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, kuzey ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ANTALYA °C, 21°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

BURDUR °C, 19°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

HATAY °C, 23°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin kuzey ve batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ANKARA °C, 19°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ESKİŞEHİR °C, 19°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

KONYA °C, 20°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

NEVŞEHİR °C, 16°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

BOLU °C, 18°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

DÜZCE °C, 23°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

KASTAMONU °C, 21°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ZONGULDAK °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AMASYA °C, 24°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ARTVİN °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 21°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

TRABZON °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, güneybatısı ile Muş, Bitlis, Şırnak ve Van çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ERZURUM °C, 15°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 18°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

VAN °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin kuzeyi ile Siirt çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

DİYARBAKIR °C, 21°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.

MARDİN °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİİRT °C, 24°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, gece saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ŞANLIURFA °C, 24°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

Müsavat Dervişoğlu’ndan ‘mutlak butlan’ tepkisi: İlan ediyorum ki İYİ Parti taraftır

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin mahkemenin mutlak butlan kararının ardından, İYİ Parti Başkanlık Divanı ve Meclis Grubu, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu başkanlığında, İYİ Parti ek binasında olağanüstü toplandı.

Saat 10.00’da başlayan toplantı, yaklaşık 5 saat sürdü. Görüşmenin ardından Dervişoğlu, parti kurmaylarıyla genel merkez binasına gelerek açıklamada bulundu.

Parti genel merkezindeki konferans salonunda, parti kurmayları ve Ankara teşkilatının da katılımıyla basın açıklaması yapan Dervişoğlu, şunları kaydetti:

“200 yıla yaklaşan demokrasi geleneğimizin ve 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin kırılma noktalarından birindeyiz. 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin, kurultaydan 2 yıl sonra başlatılan hukuki sürecin sonunda bir karar açıklandı. Bu karar, yalnızca bir siyasi partiyi değil, Türkiye’nin 75 yıllık çok partili siyasal düzenini, seçme ve seçilme hakkını, demokrasimizi, hukuku, ülkenin bugününü ve istikbalini hedef almıştır.

‘HUKUKSUZLUĞUN SEBEBİ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİDİR’

Demokrasinin temelinde millet egemenliği, eşitlik ve adalet vardır. Tam ve kamil demokrasilerde siyasi partiler milletin iradesiyle kurulur ve milletin iradesiyle yoluna devam eder. Bu yolda ödülü de gerektiğinde cezayı da milletimizden başkası veremez. İktidar ya da muhalefet fark etmez, tüm siyasi partiler bu ülkenin ortak siyasal mirasının parçalarıdır. Ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle sürüklendiğimiz tek adam rejiminde, baskıların, yoksulluğun, yolsuzluğun ve bugün karşı karşıya kaldığımız hukuksuzluğun sebebi de bu sistemdir.

Sürekli millet iradesinden dem vuran Cumhur İttifakı’nın, iktidarını sürdürebilmek için tenezzül ettiği bu ve benzeri yöntemler, hukuk sistemimiz ve adalet kalemizin burçlarında gedik açmıştır. Bu mesele, bir siyasi partinin kurultayı ile ilgili olmaktan öte, seçim sistemimiz ve Anayasamız açısından da ağır sonuçları olabilecek bir meseledir.

‘MUTLAK BUTLAN KARARININ, BİZZAT KENDİSİ MUTLAK BUTLANDIR’

İşte bu tarihi noktada, ben Müsavat Dervişoğlu olarak huzurunuzda bir kez daha ifade ve ilan ediyorum ki, İYİ Parti taraftır. İYİ Parti bu tek adam rejimine karşı, parlamenter demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, adil bir devlet, adil bir yargı ve adil bir yönetimden taraftır. İYİ Parti, Türkiye’yi üniter yapısına dağıtarak, istibdat rejimine sürüklemek isteyenlere karşı Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet devletinden taraftır.

Çok partili Türk demokrasisine bir darbe, Türk milletinin bugününe ve istikbaline bir pusu ve Cumhuriyet’in yüksek mirasına melun bir saldırı olarak gördüğümüz mutlak butlan kararının, bizzat kendisi mutlak butlandır.

Unutulmasın ki; Anayasamıza göre, bu konulardaki tek ve son yetki sahibi olan Yüksek Seçim Kurulu kararını hiçe sayarak, aslında Anayasamızı çiğneyen bu yaklaşım, iktidar partisi de dahil tüm siyasi partiler için bir tehdittir. Yargı vesayeti anlamına gelebilecek böylesi bir adım, Anayasamızdan başlayarak ilgili yasalarımızı hiçe sayan, millet iradesine karşı yapılmış anti demokratik bir kalkışmadır. Cumhuriyet tarihi, millet iradesinin önüne engeller çıkarmaya çalışanların akıbetlerine dair örneklerle doludur. Türk milleti, anayasal haklara ve sarsılmaz iradesine ipotek koymaya kalkan, üniformalı ya da sivil her girişimi, nihayetinde sandıkta cezalandırmış ve kutsal hakkını muhafaza edebilmeyi bilmiştir.

‘İSTİKRAR’ VURGUSU

Her fırsatta istikrardan söz eden iktidar, bu hukuksuzluğun, ülkemizde tam bir istikrarsızlığa sebep olacağını görmüyor olamaz. İstikrar, vatandaşın yarınından emin olmasıdır. Tüccarın döviz kurundan, öğrencinin geleceğinden, kadının hayatından, güvenliğinden, memurun ayın sonunu getirebilmesinden, çiftçinin, emeklinin hakkını alabilmesinden emin olmasıdır. İstikrar, dedemizden aldığımızı torunumuza miras bırakabilmektir. Şimdi soruyorum. Tarihimizi unutturan, yarınımıza ortakçılar çıkaran, teröristi siyasetçi, siyasetçiyi terörist yapan, gencecik çocukları kodese tıkıp, suç makinesine dönmüş canileri aramıza salan bu iktidar neyin istikrarını vadedebilir?

Yargının siyasallaştığı, her sabaha ülkenin operasyonlarla uyandığı, ekonomi programının iktidarın siyasi ajandasına göre şekil almak zorunda kaldığı bir ülkede istikrar olabilir mi? Bu gerçeklerden hareketle, buradan ilan ediyor ve hatırlatıyorum ki, milletimiz müsterih olsun. 150 yıllık demokrasi geleneğimiz bu krizi aşacaktır. İYİ Parti, milletimizden ve asla taviz verilmeyecek olan millet egemenliğinden yanadır. Bu ve benzeri girişimleri önleyecek kararlılığımız ve gücümüz vardır. Telaşa kapılmadan ama gerçeği de görerek, demokrasimizin, hukukun, adaletin yanında saf tutmaya, milletimizin ali menfaatleri uğurunda mücadele etmeye kararlıyız.”

‘ELBETTE Kİ CHP GENEL BAŞKANI’NI ZİYARET EDECEĞİM’

Bir gazetecinin, “Dün akşam CHP Genel Merkezi’ne bazı partiler gitti. Siz neden gitmediniz, gitmeyi düşünüyor musunuz” sorusuna Dervişoğlu, şu yanıtı verdi:

“Karara ilk tepki gösteren siyasi parti genel başkanıyım. Müsaade edin ki kendi programımı kendim tanzim edeyim. Çünkü bu tür programlar randevu gerektiriyor. Sayın Özgür Özel’in ne denli yoğun olduğunu, bir toplantıdan diğer toplantıya girip çıktığını hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla elbette ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı’nı ziyaret edeceğim. Ama bu, karşılıklı olarak bir takvim ve saat belirlemekle mümkün olabilecek bir şey. İYİ Parti bu meseleye, ‘Ben bundan ne elde ederim?’ penceresinden bakmıyor; Türkiye’yi nasıl kurtarırım, o noktai nazardan değerlendiriyor. Dolayısıyla siyasi geleneklerimizin içinde selden kütük kapmak yoktur.”

Diğer yandan Dervişoğlu’nun bugün saat 17.30’da CHP Genel Merkezi’nde Özgür Özel’i ziyaret edeceği bildirildi.

Kılıçdaroğlu’na ‘mutlak butlan’ tebliği yapıldı: İcra heyeti CHP Genel Merkezi’ne gidiyor

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nı “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal etmesi sonrası, Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı, Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetiminin ise görevi devraldığı bildirildi.

MAHKEME, CHP’NİN İTİRAZINI REDDETTİ

CHP, istinaftan çıkan mutlak butlan kararının ardından parti lideri Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması hakkında mahkemeye itiraz dilekçesi sunmuştu.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP Kurultayı’na yönelik verdiği tedbir kararına CHP Genel Merkezi tarafından yapılan itirazı reddetti.

KILIÇDAROĞLU’NA ‘MUTLAK BUTLAN’ TEBLİĞİ YAPILDI

İstinaf Mahkemesi’nin CHP kurultayına ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından, kararın tebliği için görevlendirilen icra memurları Kemal Kılıçdaroğlu’na resmi bildirimi yaptı.

Tebliğ sırasında kurultayın iptali için dava açan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Üregen de bulundu.

Onur Yusuf Üregen şu açıklamayı yaptı:

“Karar ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. Bundan sonra partinin iç işleyişine yönelik. Kemal Kılıçdaroğlu’na hayırlı olmasını diliyorum. Görev tebliğ edildi. Partimizin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.”

GENEL MERKEZ’E GİDECEK

Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez ise şunları söyledi:

“Kılıçdaroğlu Genel Merkez’e gidecek. Bugünkü yapılan prosedür. Görevi başlamıştır. Bundan sonra Türkiye’nin sorunlarına dair temiz siyaset başta olmak üzere ilgilenecektir. Toplumun sorunlarına çözüm üretmek için çalışacak. Sayın Genel Başkan bütün arkadaşlarıyla istişare ediyor. Gerginliğin tarafı değildir. Olmayacaktır. Şu anda planlanmış bir görüşme yok. CHP’yle ilgili kesin bilgileri ve kararları basına bilgi geçilecektir. Bir tane CHP var. CHP’nin şu an genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.”

KILIÇDAROĞLU ‘GÖREVLENDİRME’ YAPIYOR

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Parti Meclisi ve YDK üyelerini tek tek arayıp görevlendirme yaptığı belirtiliyor.

İCRA HEYETİ CHP’NİN KAPISINA GELİYOR

İcra Müdürlüğü heyetinin, İstinaf kararını tebliğ etmek üzere CHP Genel Merkezi’ne gelmesi bekleniyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, “İcra heyeti CHP Genel Merkezi’ne giremez” dedi.

Ethem Büyükışık açıkladı… Cinayet sanığını yurt dışı görevle ödüllendirmişler!

İzmir’de 2018 yılında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile yeni bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.

İlişkili Haber
thumbnail

Akın Gürlek duyurdu: Dorukhan Büyükışık dosyasında 26 gözaltı kararı

Haberi görüntüle

T24’ten Tolga Şardan’ın “Büyüteç-Adaleti arayan Ethem Büyükışık: Cinayet sanığını yurt dışı görevle ödüllendirdiler” başlıklı köşe yazısında aktardığı bilgilere göre; Şüphelilerden 17’si Tanyer Ailesi’nin iki üyesi, firma çalışanları ile 2’si emekli 9 polisten oluştu.

Savcılığın yaptığı araştırmada, sanıklardan firma çalışanları İbrahim Kazmacı ve Yiğit Aykurt ile olayın yaşandığı dönemde komiser rütbesiyle polislik yapan Atakan Kaçar’ın yurt dışında oldukları anlaşıldı.

Gözaltına alınan şüpheliler İzmir İl Jandarma Komutanlığı’nın TEM Şubesi’nde sorguya alındı.

‘HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAMAK İSTEMİYORUZ’

Gelişmelerin ardından açıklamalarda bulunan Baba Büyükışık, şimdiye kadar yürütülen soruşturma ve kovuşturma sürecinin her aşamasında ailece “küçük” nefes aldıklarını söyledi.

Büyükışık, “Devam eden yargılamalar var. Ama içimizde ukde kalmıştı, dokunulmaya müsaade edilmeyenler vardı. Bu isimlere dokunulması bize nefes aldırdı. Bu kez irade konulduğunu hissettik. Ancak Yargıtay’dan çıkan son karara kadar rahat olmayacağız. Ondan sonra yasımızı tutacağız. Yargı süreçlerinin hangi aşamalardan geçtiğini biliyoruz. Daha çok işimiz var. Hayal kırıklığı yaşamak istemiyoruz” dedi.

‘CİNAYET SANIĞIYKEN DİPLOMATİK GÖREV VERİLDİ’

Öte yandan Büyükışık, dosyada hakkında gözaltı kararı bulunan ve yurt dışında olduğu anlaşılan Komiser Atakan Kaçar’ın, cinayet sanığı olarak yargılanırken Emniyet Genel Müdürlüğü’nce uzun süreli yurt dışı göreve gönderildiğini açıkladı.

Olayın yaşandığı dönemde İzmir Emniyeti Olay Yeri İnceleme Şubesi’nde görev yapan Kaçar’ın idari soruşturmadan ceza almasına rağmen Paris’e diplomatik misyon görevine gönderildiğini anlatan Büyükışık, “Emniyet Genel Müdürleri ile görüşmelerimde bu durumu anlattım. ‘Hiç olmazsa merkeze alınması gerekir’ dedim. Oralı olmadılar” dedi.

Ayrıuca yine olayın yaşlandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü görevini yürüten İsmail Yalçın’ın daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’nce Bursa Bölge Kriminal Müdürü olarak atandığını belirtildi.

Yurt dışında olduğu belirlenen firma çalışanı Yiğit Aykurt’un da olay gününe ait delilleri karartan ve sahte delil üreterek polis merkezine gidip teslim eden kişi olduğu iddia edildi. Aynı şekilde diğer yurt dışındaki firma çalışanı İbrahim Kazmacı ise, Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedenini bulan kişi olduğu biliniyor.

Savcılık soruşturmasına göre; İbrahim Kazmacı 10 Nisan 2026 günü yurt dışına çıktı. Diğer firma çalışanı Yiğit Aykurt’un ise, 16 Mayıs 2026 günü yani operasyondan beş gün önce yurt dışına çıkış yapması dikkat çekti.

Dosyanın kilit isimlerinden Komiser Atakan Kaçar da, 11 Mayıs 2026 günü yurt dışına çıktı. Kaçar’ın da operasyondan on gün önce yurt dışına çıktı.

DORUKHAN’IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ VE BİR BABANIN MÜCADELESİ

2018 yılında hayatını kaybeden 26 yaşındaki oğlu Dorukhan Büyükışık’ın dosyasının bir türlü aydınlatılmadığını söyleyen Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, oğlunun ölümü araştırılırken delillerin karartıldığını, olayın kapatılmaya çalışıldığını ilk olarak Veryansın Tv’ye anlatmıştı.

Büyükışık, olay yerinde parmak ve vücut izi alınmadığı, var olan parmak izlerinin olay yerindeki polisler tarafından silindiğini ve silinmiş yüzeyler üzerinde fotoğraf ve video çekimi yapılarak sahte delil üretildiğini belirtmişti. Olay yerindeki MOBESE kayıtlarının alınmadığını belirten Büyükışık, görevli polisler tarafından oğlunun telefonundaki parmak izlerinin de silindiğini söylemişti.

Olaya adı karışan en üst rütbedeki polis müdürü olan dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Köksal ile Narlıdere Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amirliği’nde görevli Komiser Yardımcısı Hüseyin Vurucu’nun, Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümü ile ilgili, adli amiri konumunda bulunan Cumhuriyet savcısının olayın soruşturmanın amiri olduğu polis merkezine verildiği halde, Cumhuriyet savcısınca talimatlar verilmesine rağmen, olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenerek ve kayıt alınarak tutanak düzenletmediği ve Dorukhan Büyükışık’ın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu bildiği halde görüntü kayıtlarını aldırmayarak soruşturma dosyasına eklenmesini sağlamadığı tespit edilmişti.

Ethem Büyükışık’ın, adalet mücadelesini anlattığı yayını izlemek için tıklayın:

8 POLİS HAKKINDA DAVA AÇILDI

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet’ten ulaşan rapor sonrasında sekiz polis hakkında “görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla iddianame hazırlamıştı.

Savcı, iddianamede yer alan sanıklar hakkında TCK’nın 257/2 maddesindeki hüküm gereğince “üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilmesi” talebinde bulunmuştu.

POLİSLERE YÖNELİK SUÇLAMALAR

Savcılığın, sanıklara yönelik suçlamaları iddianamede şöyle yer alıyor:

“Emniyet Müdürü İ.K.: Cumhuriyet savcısı tarafından talimatlar verilmesine rağmen olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenerek ve kayıt alınarak tutanak düzenletmediği ve ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu bildiği halde görüntü kayıtlarını aldırmayarak tahkikat dosyasına eklenmesini sağlamadığı,

* Komiser H.V.: Olayla ilgili Cumhuriyet savcısının olay yerindeki emri ve talimatları doğrultusunda, tahkikatın Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amirliği’ne verildiği halde, kendisinin de Grup Amiri olması nedeniyle talimatlar doğrultusunda yapılacak çalışmalardan, olay yerindeki güvenlik kamera kayıtlarının tamamının izlenmesi ve kayıt alınarak tutanak düzenlenmesini sağlamadığı ve ölen sahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntüleri olduğunu ifadesinde beyan ettiği halde görüntü kayıtlarının alınarak tahkikat dosyasına eklenmesini sağlamadığı,

* Polis Memuru H.A.: Ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerinin olduğunu ekip amir vekili olarak bildiği halde görüntü kayıtları ile ilgili tutanak tanzim etmediği ve ettirmediği,

* Polis Memuru F.S.: Olay yerindeki ölen şahsın olay yerine geldiğini gösteren kamera görüntülerini izlediği ancak görüntü kayıtları ile ilgili tutanak tanzim etmediği,

* Komiser A.K. ve Komiser D.A.: Bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere ölen Dorukhan Büyükışık’a ait aracın iç ve dış incelemesi esnasında parmak izi ve biyolojik svap çalısması yapmadıkları ve ölen Dorukhan Büyükışık’ın yakınında bulunan iki adet sigara izmariti ve sigara paketini biyolojik inceleme yapılmak üzere muhafaza altına almadıkları,

* Emekli Polis Memuru M.E. ve Polis Memuru D.Ö.Ö.: Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 17 Kasım 2021 tarihli yazı ekinde gönderilen Jandarma Parmak İzi İnceleme Şube Müdürlüğü ile Görüntü İnceleme Kısım Amirliği tarafından düzenlenen Uzmanlık Raporlarında yer alan; … üzerinde iz görülebilen DSC 7959 numaralı fotoğraf üzerinde iyileştirme sonucu yapılan incelemede, belirlenen biri parmak izi, ikisi avuç izi olmak üzere toplam 3 adet izin mukayeseye elverişli olmadığı” şeklindeki tespitlere göre çekimleri tekniğine uygun yakınlıkta ve açılardan yapmayarak gereken özen ve hassasiyeti göstermedikleri ve ölen Dorukhan Büyükışık’ın yakınında bulunan iki adet sigara izmariti ve sigara paketini biyolojik inceleme yapılmak üzere muhafaza altına almadıkları (…)”

💾

Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube.

Ünlülere ‘uyuşturucu’ operasyonu: Türkan Şoray’ın kızı dahil 3 kişi daha gözaltında

Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları sürüyor.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında dün İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sabah saat 07.00’den itibaren İstanbul ili Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane, Üsküdar ilçelerinde 24 ve Muğla’da 1 adres olmak üzere 25 adreste, 25 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Operasyon sırasında adreslerde arama yapılırken, dün aralarında Mabel Matiz (Fatih Karaca), Feyza Civelek, Volkan Bahçekapılı, Onur Tuna, Osman Haktan Canevi, Aslıhan Turanlı, Kübra İmren Siyahdemir, Mehmet Rahşan, Cansu Tekin, Özgür Deniz Cellat, Tarık Tunca Bakır, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu ve Eda Dora gözaltına alındı.

İlişkili Haber
thumbnail

Ünlülere yeni uyuşturucu operasyonu dalgası: Serenay Sarıkaya, Mabel Matiz, Mirgün Cabas, Feyza Civelek, Onur Tuna…

Haberi görüntüle

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Mehmet Rahşan tutuklanmış, Aslıhan Turanlı, Berkay Şahin, Volkan Bahçekapılı, Kübra İmren Siyahdemir, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Cansu Tekin, Hakan Aydın (Blok 3) ve Yaşar Özdaş hakkında “yurt dışı çıkış yasağı” konuldu. Ayrıca, Hakan Aydın ve Yaşar Özdaş hakkında ise “imza atma yükümlülüğü” getirildi.

Soruşturma kapsamında bugün de Türkan Şoray ve Cihan’ın kızları Yağmur Ünal ile Eren Kesimer ve Semiha Bezek de gözaltına alındı.

Bahçeli’den ‘mutlak butlan’ yorumu: ‘Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’le görüşmeli, feragat etmeli’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli canlı yayına gönderdiği açıklamada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararına dair CNN Türk’e açıklamada bulundu.

Bahçeli’nin mesajında şu ifadeler yer aldı:

“21 Mayıs 2026 bugün Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK’ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP’de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilecektir; nitekim gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır.

‘KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ KARAR KESİNLEŞİNCEYE KADAR GÖREVE İADE EDİLMİŞTİR’

Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel’in genel başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal sebebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir.”

“Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek; CHP’nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşımak iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır” sözlerini kullanan Bahçeli, “Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş, söz konusu büyük kongre iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada ‘yargı kararını tanımıyoruz’ gibi çıkışlar boşunadır ve gereksizdir. Direnmek yerine Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP’nin kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır” dedi.

‘ORTAK FORMÜL OLUŞTURMAK AMACIYLA FERAGAT ETTİĞİNİ BELİRTMELİ’

Bahçeli “Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak faydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesiyle hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde, aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. Bu çerçevede CHP’de ortak akıl egemen hale gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğine, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel’le görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk hamle: Üç avukatı azletti

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultay iptal kararının ardından mahkeme tarafından atanan yeni yönetiminin ilk icraati aziller oldu.

ANKA’nın edindiği bilgiye göre, istinafın tedbir kararıyla CHP yönetimine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi avukatları Çağlar Çağlayan, Mehmet Can Keysan ve Hazar Kardaş’ı azletti.

‘GÖRÜNEN NİYETLERİ KALMAK’

Kendisi hakkındaki azil kararını değerlendiren Çağlayan, kararın mahkeme tarafından atanan yeni yönetimin ilk işi olduğunu belirterek kararın kendilerine 08.30’da ulaştığını belirtti.

Çağlayan şunları kaydetti:

“Zaten öyle diyorlardı bir süredir. ‘Karar çıkar çıkmaz yapacağımız ilk iş seni göndermek olacak diyorlardı’, öyle de yaptılar. Sabah 08.30’da erkenden, ilk yaptıkları şey üç parti avukatını görevden almak oldu. Bundan sonra yeni bir vekaletle davaya ilişkin başka bir işlem yaparlar mı, göreceğiz. Mahkeme tarafından atanıp görevi aldıktan sonra, böyle bir yetkisi olduğunu düşünüyor belli ki. Bizim ilişik koparma anlamında, avukat olarak ilişiğimizi kesmiş durumda azilnameyle. Ama bizim açımızdan bir disiplin süreci yürütür mü, onu nasıl yapar? Sonuçta orada heyetleri de atadı mahkeme kendine göre. YDK da kurdu. Kendince onlarla bir işlem yapmaya kalkar mı, onu göreceğiz. Biraz bunlar zaman içinde anlayacağımız şeyler. Kendilerini nereye koyuyorlar? Görünen niyetleri kalmak ve devam etmek. Kongreye gitmemek gibi görünüyor. Umarım bu yanlıştan dönerler.”

Restorana pompalı tüfekle ateş açtı: Çok sayıda ölü ve yaralı var

Mersin’in Tarsus ilçesinde M.Ö.’nün (17) pompalı tüfekle ateş açtığı restoranda yaralanan 8 kişi ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

DHA’nın haberine göre; yaralılardan Yusuf Oktay ile Abdullah Koca da yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Böylece, restoran sahiplerinden Sabri Pan ve çalışan Ahmet Ercan Can’ın hayatını kaybettiği olayda ölü sayısı 4’e yükseldi.

Çoban olduğu belirtilen Yusuf Oktay’ın saldırı sırasında restoranın yakınlarında hayvan otlattığı öğrenildi. Oktay ile Koca’nın cansız bedenleri otopsi için morga kaldırıldı.

Ölenlerin yakınları hastane önüne gelerek ağıt yaktı. Jandarma ve polis ekipleri, olay yerinde ve hastanede geniş güvenlik önlemi alırken, kaçan şüphelinin yakalanmasına yönelik hem havadan hem karadan çalışmalar devam ediyor.

Tokat’taki mera davasında keşif günü: Beton santrali çalışmaya devam etti… Direniş sürüyor: ‘Vatanı koruyoruz!’

MERVE DUMAN / VERYANSIN TV

Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Erek Mahallesi’nde köy meralarının beton santrali ve belediye hizmet alanı yapılmasına ilişkin tahsis amacı değişikliği tartışma konusu oldu.

Erbaa Belediyesi’nin başvurusu üzerine Tokat İl Mera Komisyonu, toplam 72 bin metrekareyi aşan mera alanının “hizmet alanı ve rekreasyon alanı” yapılması amacıyla tahsis amacını değiştirdi. Karar, Tokat Valiliği’nin 29 Şubat 2024 tarihli oluru ile onaylandı.

Köylüler ve davacılar, mera alanlarının fiilen beton santrali faaliyetleri için kullanıldığını, kararın kamu yararı değil özel şirket yararı gözetilerek alındığını belirterek işlemin iptali için dava açtı. Dava dosyasında, söz konusu alanlarla ilgili daha önce “el atmanın önlenmesi ve yıkım” davası açıldığı, tahliye süreci devam ederken mera vasfının değiştirilmesiyle hukuki sürecin etkisiz bırakılmaya çalışıldığı vurgulandı.

Tokat İdare Mahkemesi ilk aşamada işlemin yürütmesini durdurdu. Ancak Tokat Valiliği’nin itirazı üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı. Mahkeme, tahsis amacı değişikliğinin “kamu yatırımı” kapsamında değerlendirildiğini belirtti.

BETON SANTRALİ KEŞİF SIRASINDA ÇALIŞIYORDU

Dava kapsamında bugün bölgede yeniden keşif yapılırken, köylülerle birlikte alana gelen heyet incelemelerde bulundu.

Keşif sırasında beton santralinin faaliyetlerine devam ettiği görüldü.

‘BUNUN NEYİNİ SAVUNACAKSINIZ?’

Direnişin gönüllülerinden olan Alevi Bektaşi Araştırmaları Bilim Uzmanı Melike Tepecik, keşif sırasında yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bu hikayenin arkasında kim var? AKP var. Şirketin arkasında kim var? AKP var. Allah ile kandıran parti. Peki kendi kendilerine yetmediklerinde arkalarına kimi almışlar?  MHP’nin belediye başkanını almışlar. Hakim ‘Belediyeye tahsis ettiğimiz alanı görmeye geldik, belediye nerede?’ diye soruyor. Valiliğin avukatı ‘Biz burayı belediyeye tahsis ettik. Rekreasyon alanı yapsın diye. Bize beton falan var demediler. Bizi kandırdılar’ diyor. Ama belediyenin avukatı diyor ki; bilirkişi heyetinden çıkacak rapordan sonra savunmamızı yapacağız. Bunun neyini savunacaksınız siz?

‘MERAYI, SUYU, VATANI KORUYORUZ’

Erbaalı’ya buradan su gidiyor. Diyorlar ki Alacabal’daki yüzey suyuna çamur karıştığı için çeşmelerimizden çamur akıyor. Çok fazla yağmur yağınca suya çamur karıştığına inanıyorsunuz da buradaki beton şerbetinin su depolarına sızdığına niye inanmıyorsunuz? Biraz önce gördük zaten kahverengi suyu! Ben bunu hakim beye de ifade ettim.

Buradaki su depoları, Tepeşehir’deki su deposuna basıyor pompalarla. O su deposunun altında da bağlantılar var. Alacabal suyuyla da bağlantılar var. Yani netice itibariyle şehrin yüzde 60’ının su kaynağı burası. Şehrin yüzde 60’ının suyuna beton şerbetini karıştırıyorsunuz. Biz merayı koruyoruz, suyu koruyoruz, vatanı koruyoruz!”

‘MERA ALANI ÖZEL ŞİRKET YARARINA TAHSİS EDİLDİ’

Köylüler adına davayı takip eden Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) Genel Başkan Yardımcısı, Avukat İsmail Hakkı Atal, mera alanlarının hukuka aykırı şekilde özel şirket yararına tahsis edildiğini vurguladı.

 

💾

Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Erek Mahallesi’nde köy meralarının beton santrali ve belediye hizmet alanı yapılmasına ilişkin tahsis amacı değişikliği tartışma konusu oldu.

Hablemitoğlu suikastı davasında ara karar

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun, 18 Aralık 2002’de Ankara’daki evinin önünde öldürülmesine ilişkin 10 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Duruşmaya, başka davadan hükümlü olan sanık Nuri Gökhan Bozkır ile Enver Altaylı bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Tutuksuz sanıklardan Mehmet Narin’in vareste tutulduğu duruşmaya, tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ile taraf avukatları katıldı.

Sanık Enver Altaylı, sadece arkadaşı olduğu için dosya dahil edildiğini iddia ettiği firari sanıklardan Serhat Ilıcak’ın 2 gün önce hayatını kaybettiğini belirterek “Soruşturma savcısını Allah’a havale ediyorum. Adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istiyorum” dedi.

Sanıkların tamamı, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve yürütülen soruşturmanın akıbetinin beklenmesini talep etti. Sanık avukatları da aynı yönde beyanda bulundu.

Mahkeme ara kararında, sanıklar hakkındaki mevcut hallerinin devamına ve dosyadaki eksik hususların tamamlanmasına karar vererek, duruşmayı 14 Ekim’e bıraktı. (ANKA)

Aziz İhsan Aktaş davasında tahliye kararları

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in de aralarında bulunduğu 11 tutuklu sanık hazır bulundu. Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya katıldı.

Duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, mütalaanın yazılı olarak dosyaya sunulacağını ve gün içerisinde UYAP sistemine yükleneceğini belirtti.

104 SAYFALIK MÜTALAA

Mütalaanın toplam 104 sayfadan oluştuğunu belirten Savcı, esasa ilişkin mütalaanın 9 sayfalık özet bölümünü okudu.

“Aziz İhsan Aktaş’ın akrabaları üzerinden kurduğu ileri sürülen ihale sistemiyle özellikle Beşiktaş Belediyesi’nden çok sayıda ihale aldığı” belirtilen mütalaada, Rıza Akpolat’ın elde ettiği öne sürülen haksız kazançların da akrabaları üzerinden “resmileştirildiği” iddia edildi.

4 KİŞİNİN TAHLİYESİ İSTENDİ

Sanıklar yönünden her bir eylem bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılan mütalaada, tutuklu sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger, Oya Tekin’in eşi Celal Tekin’in tutukluluk hallerinin devamını talep edildi. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alı Rıza Yılmaz, Rıza Akpolat’ın eniştesi Burak Kangal, Rıza Akpolat’ın kayınbiraderi Kazım Gökhan Yankılıç, Rıza Akpolat’ın arkadaşı Rabil Artan’ın ise tahliyesi istendi.

TUTUKLULUĞA İLİŞKİN ARA KARAR KURULACAK

Mahkeme Başkanı, mütalaanın okunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verildiğini açıkladı. Başkan, aranın ardından tutuklu sanıkların avukatlarının tutukluluğa ilişkin beyanlarının alınacağını belirtti.

Mahkeme Başkanı ayrıca, gün içerisindeki duruşma akışının elvermesi halinde tutukluluk durumlarına ilişkin ara karar kurulacağını söyledi.

Bir sonraki celsenin 15 Haziran 2026 tarihinde başlamasının planlandığını ifade eden Mahkeme Başkanı, söz konusu oturumun “karar duruşması” olarak değerlendirildiğini kaydetti. (ANKA)

AKP’li vekil, eşine ‘fakirlik belgesi’ aldırmış

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, sosyal medya üzerinden çarpıcı bir video paylaştı.

AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy ve eşinin bir tapu davası sürecinde mahkemeye sunduğu “fakirlik ilmühaberi”ne dikkat çeken Akdoğan, olayı “çeyrek yüzyıllık bir çürümüşlüğün göstergesi” olarak nitelendirdi.

Akdoğan konu hakkında, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı’nın milletvekilinin eşine ve belgeyi veren kişi hakkında soruşturma başlatıldığını ifade etti.

‘MİLLETVEKİLİ EŞİNE BU BELGEYİ ALDIRMAYA TENEZZÜL EDİYOR’

Akdoğan, açıklamasında şunları anlattı:

“Büyük bir skandal, akıl alır gibi değil! AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, karısına muhtarlıktan ‘fakirlik ilmühaberi’ aldırıyor. Şimdi ‘Nasıl oluyor?’ diyorsunuz değil mi? Bakın mesele şu: AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşi bir tapu davası açacak. Tapu davası nasıl açılıyor? Gidiyorsunuz mahkemeye, bir harç yatırıyorsunuz, bir vergi ödüyorsunuz.

Ödemeyebilir misiniz? Bunun bir koşulu var; yoksulsanız, sizin hakkınızı korumak için devletin size verdiği bir şans bu. Muhtar diyor ki: ‘Bu kişi fakirdir, fakir olduğu için bu ilmühaberi veriyorum. Bunu götürüp dava dosyasına koyarsa harç ödemez mahkemeye.’

İşte tenezzül ediyorlar ve bir milletvekili eşine sırf mahkemeye harç ödememek için bu belgeyi ayarlıyor. Bu belgeyi alıyorlar, götürüp dava dosyasına koyuyorlar. Davalı tarafın avukatı bu fakirlik ilmühaberi fark edince diyor ki: ‘Bu nasıl olur? Davacı olan hanımefendinin kocası milletvekili. Bir milletvekili devletine vergi ödeyemeyecek, o mahkemeye harç veremeyecek durumda mı?’ diyor.

‘BAŞSAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATIYOR’

Bu sefer konu tabii mahkemede gündem yapılıyor. Mahkeme bu sefer konuyu Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına aksettiriyor. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı hem bu belgeyi veren kişiyle ilgili hem bu belgeyi alan milletvekilinin eşiyle ilgili soruşturma başlatıyor.

Bakın burada mesele şu:

Nasıl oluyor da bir milletvekili ‘Ben acz içindeyim, ben fakirim’ diyerek karısına bu belgeyi alıyor, bu belgeyi almaya tenezzül ediyor?
Nasıl oluyor da biri bu belgeyi verebiliyor?
Nasıl oluyor da bizim başımızda uçan kuşun kanadındaki bite kadar takip edenler ve haber yapanlar, biz bu meseleyi gündeme getirene kadar bu meseleyi gündeme hiç getirmiyor?
Bakın bu nedir biliyor musunuz? Bu AK Parti iktidarının çeyrek yüzyıllık çürümüşlüğünün parçalarından yalnızca bir tanesidir. Bir milletvekilinin karısına devlete vergi vermemek için fakirlik ilmühaberi almaya tenezzül etmesi, AK Parti’nin çürümüşlüğünün göstergesidir.

‘DERHAL İSTİFA ETMELİ’

Şimdi yapılması gereken şey şu:

Hiç iktidardan korkmadan, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığında bu işin peşine düşen onurlu isimler bu işi devam ettirmeli.
AK Partili milletvekilleri aralarında böyle tenezzül eden bir milletvekilinin olduğunu bilmeli.
AK Parti derhal bu kişiyi ihraç etmeli.
Hüseyin Altınsoy, bu çağrı da sana: Sen de derhal milletvekilliğinden istifa etmelisin.
Sayın Cumhurbaşkanı; AK Parti’nin Genel Başkanıdır. AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla partisinde böyle bir isim olduğunu ve partisinde buna benzer çokça olaylar olduğunu bilmelidir, müdahale etmelidir. Sayın Meclis Başkanımız; lütfen biliniz, bu isimler parlamentoya yakışmamaktadır ve Hüseyin Altınsoy gereğini yapmalıdır.”

Nasıl oluyor da bir milletvekili tenezzül edip eşine fakirlik ilmühaberi alıyor? pic.twitter.com/XvSxMgDp3E

— Umut Akdoğan (@AKDOGANumut) May 14, 2026

Testo Taylan hakkında tahliye kararı

Tutuklanan sosyal medya içerik üreticisi “Testo Taylan” lakaplı Taylan Özgüç Danyıldız, hakkında tahliye kararı verildi.

Sözcü’de yer alan habere göre, 2 aydır cezaevinde bulunan Danyıldız bugün ilk kez hakim karşısına çıktı ve mahkeme Danyıldız hakkında tahliye kararı verdi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Danyıldız hakkında sosyal medya hesabında paylaştığı bir video sonrası “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” ve “Müstehcenlik” suçlamalarıyla soruşturma başlatılmıştı.

Danyıldız, sosyal medya hesabından paylaştığı bir video nedeniyle 18 Mart tarihinde tutuklanmıştı.

Akbelen direnişçisi Esra Işık hakkında tahliye kararı

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protesto sonrasında 30 Mart gecesi gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklanmış, daha sonra Muğla Cezaevi’nden Şakran’daki İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmişti.

Milas 3. Asli Ceza Mahkemesi, 41 gündür cezaevinde bulunan Esra Işık hakkında yurt dışına çıkma yasağı adli kontrolüyle, tahliye kararı verdi.

AKP’ye geçeceği iddia ediliyordu… CHP’den Burcu Köksal hamlesi

CHP MYK, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk etti.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Emre, Köksal’ın kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini şu ifadelerle duyurdu:

“Biz yönetim olarak Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiğimizi, tedbirli olarak, buradan duyurmak isterim. Şimdi güle güle nereye giderse gitsin.”

‘PARTİ SUÇU OLDUĞUNA KANAAT GETİRDİK’

Emre ayrıca, “Biz MYK toplantısına başlamadan evvel bu konuyu konuştuk ve kendisinin genel başkanımızın dahil hiçbir telefona çıkmaması, hiçbir habere cevap vermemesi bütün bunlar karşısında bunun bir parti suçu olduğuna kanaat getirdik. Partimize üye olup olmadığına da baktık – öyle ya istifa etmiş mi etmemiş kaydına – üye olarak görünüyordu. O nedenle bu işlemi biz gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

CHP’li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AKP’ye geçeceği iddiaları gündeme geldi. İddiaların ardından Köksal’a yakınlığı ile bilinen Merkez İlçe Başkanı Murat Albayrak görevden alındı.

Parti yöneticileri Köksal’a ulaşamadığını belirtirken CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, “Maalesef belediye başkanımız siyasi baskılara boyun eğmiş, maalesef direnememiştir. Direnen belediye başkanlarımız gibi o dirayeti gösterememiştir” ifadelerini kullanmıştı.

Müsavat Dervişoğlu’ndan ‘Erdoğan’ iddiasına yanıt

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçen hafta yaklaşık yarım saat süren bir telefon görüşmesi yaptığı iddiasına yönelik açıklama yaptı.

Dervişoğlu, Nefes’e yaptığı açıklamada “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüştüğüme dair iddialar yalandan ibaret” ifadelerini kullandı.

İDDİALAR NEYDİ?

Konuyla ilgili ortaya atılan iddialarda görüşmede Erdoğan’ın, “CHP’nin domine ettiği muhalefet gündeminden uzak kaldığı için Dervişoğlu’na teşekkür ettiği” ve Dervişoğlu’nun da Erdoğan’a “ülkenin istikrarı için elini taşın altına koymaktan çekinmeyeceğini” söylediği ileri sürüldü.

Söz konusu paylaşımlarda iki liderin temaslarını sürdürme konusunda karşılıklı mesaj verdiği de iddia edildi.

CHP’den Erdoğan’ın hemşehrisinin MSB’ye atanmasına tepki: ‘Bir yanda paraşütle tümgeneral olanlar, diğer yanda 37 yıl emek verenler…’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararıyla MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne kaymakam Zikrullah Erdoğan atanmıştı.

Sosyal medya hesabından duruma tepki gösteren emekli albay Orkun Özeller, Erdoğan’ın atandığı görevin de tümgeneral kadrosu olduğunu belirtmişti.

İlişkili Haber
thumbnail

Erdoğan’dan genç hemşehrisine atama: MSB’de tümgeneral kadrosuna kaymakam Zikrullah Erdoğan getirildi

Haberi görüntüle

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize Güneysu’dan hemşehrisi olduğu öğrenilen Zikrullah Erdoğan’ın 2013 yılında yaptığı bir paylaşım ise gündem olmuştu.

Zikrullah Erdoğan’ın 2013 tarihli paylaşımında “Dayım canımdır :) T. Erdoğan” ifadelerini kullandığı görülmüştü.

‘TSK’YA BÜYÜK ZARAR VERECEK’

Söz konusu gelişmelerin ardından CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen’den açıklama geldi.

Öztürkmen, şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine hemşehrisi Zikrullah Erdoğan’ı atadı. Diyarbakır’ın Çınar Kaymakamı olan Zikrullah Erdoğan sadece 33 yaşında ve Rize Güneysulu. Zikrullah Erdoğan bu atamayla makam karşılığı Tümgeneral rütbesi almış oldu.

Bir subay, Türk ordusuna vereceği yaklaşık 37 yıllık emeğin sonunda 51-52 yaşında tümgeneral olabiliyor. Üstelik görev süresi boyunca takım, bölük, tabur, alay, tugay komutanlıkları yapması, operasyon bölgelerinde görev alması yani TSK’nın hemen her kademesinde emek vermesi gerekiyor.

Zikrullah Erdoğan ise çalışma hayatına Halkbank’ta başlıyor. Ardından girdiği kaymakamlık sınavı sonucunda kaymakam oluyor ve 2020-2026 yılları arasında bu görevi yapıyor. Zikrullah Erdoğan’ın tüm CV’si bu! “Dayım” diye hitap ettiği Tayyip Erdoğan’ın bir imzasıyla MSB’nin en kritik genel müdürlüğünün başına oturuyor!

Zikrullah Erdoğan’ın başına getirildiği Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, MSB teşkilat şeması içinde çok kritik bir konumda. TSK’nın tüm mal ve hizmet alımlarını bu genel müdürlük yapıyor. Burası adeta TSK’nın kasası! Dev bir cari bütçe, milyarlık ihaleler bu müdürlükçe planlanıyor ve yönetiliyor. Görüştüğümüz askeri uzmanlar burayı yönetebilmek için TSK’yı çok iyi tanımak ve iyi yetişmiş olmak gerektiğinin altını çiziyor. Sivil yöneticilerin de tedarik mevzuatına hakim, kıdemli ve tecrübeli bürokratlardan seçilmesi gerekiyor. Çünkü bir ordunun savaşma gücünün en belirleyici unsurunun başında tedarik ve lojistik imkânları profesyonelce yönetebilme kabiliyeti geliyor.

Zikrullah Erdoğan ise haliyle bütün bunlardan bihaber! Tedarikin T’sinden habersiz. Sadece bu alanda değil kendi alanıyla ilgili bile şüpheler var. Çünkü 2017’de girdiği kaymakamlık sınavının yazılı kısmında 81 puan alıyor. Ancak girdiği mülakatta çok maharetli olduğu anlaşılıyor olsa gerek 99,3 puan verilerek 3’üncü sıradan kazandırılıyor! 37 kişilik kaymakam adaylığı listesinde yazılı puanıyla sondan 8’inci sırada olmasına rağmen mülakata aldığı tam puana yakın puanla kaymakamlığın yolu açılıyor. Yazılıda 100 tam puan almış olan bir aday bile Erdoğan’ın gerisinde ancak 6’ncı sıradan kazanabiliyor!

MSB teşkilat şemasına göre Zikrullah Erdoğan’ın başına getirildiği bu genel müdürlüğün altında 2 genel müdür yardımcılığı, 6 daire başkanlığı ve 3 şube müdürlüğü bulunuyor. Silah, Araç ve Sistem Tedarik Daire Başkanlığı, Uluslararası Tedarik Daire Başkanlığı, Ana Malzeme Tedarik Daire Başkanlığı ve İhale Şube Müdürlüğü bu kritik birimlerden sadece birkaçı.

Bu durum sadece bir liyakat sorunu değil. Aynı zamanda TSK’ya büyük zarar verecek hiyerarşik de bir sorun. Çünkü paraşütle tümgeneral yapılan bir kaymakamın altındaki daire başkanlıkları ve şube müdürlüklerinde albaylar, yarbaylar ve tuğgeneraller bulunuyor. Zikrullah Erdoğan, bir gecede subaylarımızın 30 yıllık emeklerinin önüne geçiyor ve onların “komutanı” oluyor! Silahlı Kuvvetler’in özünü oluşturan bin yıllık disiplin geleneği, hiyerarşi ve askeri teamüller yerle bir ediliyor.

’44 YILLIK CEFALI BİR YOL’

Peki Zikrullah Erdoğan’ın bir gecede Cumhurbaşkanı’nın tek imzasıyla geldiği “Tümgeneral” konumuna gerçek bir Türk subayı nasıl geliyor? Gelin gerçek bir örnekle bakalım.

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş…

1970’te başladığı İzmir Hava Lisesi’nden 1973’te mezun oluyor.

30 Ağustos 1976’te Hava Harp Okulu’nu,1988 yılında Hava Harp Akademisi’ni, 1992’de Silahlı Kuvvetler Akademisi’ni bitirip kurmay albay oluyor.

Bandırma ve Merzifon Ana Jet Üs Komutanlıkları ile Hava Kuvvetleri Karargahı dahil çok sayıda birlik ve uçuş filosunda görev yapıyor.

1995-1996 yıllarında 3’ncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda 133’ncü Filo Komutanı, “Kardak Krizi” sonrası 1996-1999 yılları arasında Atina Hava Ataşesi, 1999-2001 arasında 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı Diyarbakır Harekat Başkanı, 2001-2003 tarihleri arasında 6’ncı Ana Jet Üs Komutanlığı Bandırma Harekat Komutanı olarak görev yapıyor.

Karataş 30 Ağustos 2003 tarihinde Tuğgeneralliğe terfi ediyor.

“Çuval Olayı” sonrası ABD’ye gönderilen Karataş, 2003-2005 arasında Washington Silahlı Kuvvetler ve Hava Ataşesi olarak görev yapıyor.

Ardından 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı Diyarbakır Kurmay Başkanı ve 8’inci Ana Jet Üs Komutanı olarak görev yapan Karataş, 30 Ağustos 2007 tarihinde Tümgeneralliğe terfi ediyor. Karataş Tümgeneral olduğunda 51 yaşında… Askeri liseye başladığı 1970 yılından hesaplayınca TSK hayatının 37. yılında Tümgeneral oluyor!

Ardından İzmir’de Hava Eğitim Komutan Yardımcısı olan Karataş, 2007-2010 arasında Ankara’da Müsteşar Teknoloji ve Koordinasyon Yardımcısı/Milli Silahlanma Direktörü, yine aynı şekilde NATO nezdinde Türkiye’yi temsilen Milli Silahlanma Direktörü olarak görev yapıyor.
16 Ağustos 2010 tarihinde Diyarbakır’daki 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı’na Komutan Yardımcısı olarak atanıyor. Karataş bu görevi yürütürken 3 Ekim 2011 tarihinde FETÖ’nün Balyoz kumpasıyla tutuklanıyor ve Hasdal, Hadımköy ve Silivri Cezaevlerinde 33 ay esir ediliyor.
Yüksek Askeri Şura kararları sonucu, 30 Ağustos 2012 tarihinde tutukluyken TSK’dan tasfiye edilen Tümgeneral Karataş, 19 Haziran 2014’te Balyoz kumpasının çökmesiyle serbest kalıyor.

Karataş, subaylık dönemi boyunca F-100, F-5, F-104, F-16, savaş uçakları dahil çeşitli tip uçaklarda uçuyor ve uçuş öğretmenliği yapıyor.

44 yıllık cefalı bir yol… Tarif edilemeyecek bir emek ve vatan aşkı. Üstüne Balyoz’la “Mustafa Kemal’in askeri” olmanın bedeli! İşte gerçek Türk subayları böyle Tümgeneral oluyor!

Düşmanın Türk Ordusu’na yapamayacağını kendi eliyle yapan bir iktidarla karşı karşıyayız. AKP’nin 24 yıllık iktidar dönemi aynı zamanda Türk Ordusu’na darbe dönemi oldu.

“Vesayetten kurtulacağız” diyerek FETÖ’yle işbirliği yaptınız. Birlikte milli orduya kumpas kurdunuz, binlerce birikimli subayı tasfiye ettiniz, cezaevlerinde süründürdünüz! Sonu 15 Temmuz oldu. Yetmedi askeri liseleri kapattınız, askeri hastaneleri dağıttınız. Askeri alanları peşkeş çektiniz! “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyen teğmenleri ordudan atmaya başladınız! Son noktada torpilli yandaşları bir gece “tümgeneral” yapıyorsunuz. Yeter artık, çekin elinizi Türk Ordusu’nun ve Türk subayının üstünden!”

ZİKRULLAH ERDOĞAN HAKKINDA BİLİNENLER

Çınar Kaymakamı Zikrullah ERDOĞAN, 1993 yılında Rize Güneysu’da doğdu. Kaymakam ERDOĞAN, ilk ve orta öğrenimini Rize’de tamamlayarak 2016 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Aynı yıl, İstanbul Üniversitesi çift anadal programı kapsamında Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü tamamladı.

Üniversite öğrenimi boyunca çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptı. Bir yıl süreyle Halk Bankası’nda görev yaptıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak, Mülki İdare Amirliği mesleğine başladı.

Rize Valiliği’nde il merkez stajını, Kırklareli/Pınarhisar ilçesinde Kaymakam refiklik stajını tamamladı. Aksaray/Ağaçören ilçesinde Kaymakam Vekili olarak görev yaptı. Edirne’de mülkiye müfettişi refakatinde teftiş stajını yerine getirdi. Yurtdışı stajı kapsamında İngiltere/Sheffield Üniversitesi’nde dil eğitimi aldı.

106.Dönem Kaymakamlık Kursunun ardından 2020-2022 yılları arasında Isparta-Uluborlu ve 2022-2024 yılları arasında Şanlıurfa Halfeti Kaymakamı olarak görev yapan Zikrullah ERDOĞAN, 01.07.2024 tarih ve 2024/187 sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama Kararnamesi ile İlçemiz Kaymakamlığına atanmış olup, 27.07.2024 tarihinde ilçemizdeki görevine başlamıştır.

‘Casusluk’ davasında ilk duruşma… Hüseyin Gün’ün savunmasında ‘Fuat Oktay’ ayrıntısı

“Casusluk” suçlamasıyla 4 Temmuz 2025’te tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Hüseyin Gün’ün iddiaları üzerine açılan davanın ilk duruşması, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan 4 no’lu duruşma salonunda görülüyor.

Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle girişte jandarma, izleyiciler, avukatlar ve basın mensupları arasında tartışmalar yaşandı.

İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve Gün jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi. Bu sırada Yanardağ, “Amerikancı bir iktidar var. Emperyalizmin işbirlikçileri yurtseverleri casuslıkla suçluyor” diye izleyici kısmına seslendi.

HÜSEYİN GÜN SAVUNMA YAPTI

Mahkeme Başkanı, ilk olarak Hüseyin Gün’ün savunmasıyla başlanacağını söyledi. Duruşmada, kimlik tespitinin ardından Gün’ün, savunmasına başladı.

Gün’ün savunmasından öne çıkanlar şöyle:

“Hakkımdaki süreç, 2 Mart 2025 tarihinde 112 Acil Çarı Merkezi’ne yapılan bir ihbarla başladı. Bu ihbar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından 2025/5759 değişik iş numarasıyla yakalama kararı çıkarıldı.

Oysa ben bu süreçten tamamen habersizdim. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapay zekâ fabrikası kurulmasına ilişkin çalışmalar yürütüyordum. 30 Haziran 2025 tarihinde Türkiye’ye döndüğümde, İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındım. Gözaltı sırasında cep telefonuma ve dizüstü bilgisayarıma el konuldu. Dijital materyallerimin tüm şifrelerini kendi rızamla kolluk kuvvetlerine teslim ettim. Çünkü kendimden emindim. Casus değilim.

Gözaltı sürem üç kez uzatıldı. İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerim 4 Temmuz 2025 günü sabah 06.30’da tamamlandıktan sonra tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildim. Ardından İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından TCK 328/1 kapsamında ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçlamasıyla tutuklandım. Soruşturma devam ederken dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde; Sayın Ekrem İmamoğlu ile rahmetli annem Meral Hanım’ın bulunduğu bir fotoğraf ve birkaç mesaj nedeniyle bu kez ‘İmamoğlu suç örgütü yöneticiliği’ iddiasıyla yürütülen 2025/48620 sayılı soruşturmaya dahil edildim.

24 Ekim 2025 sabahı Silivri Cezaevi’ndeki hücremden alınarak yeniden İstanbul TEM’e götürüldüm. 25 Ekim akşamı başlayan ifadem, ertesi gün sabah 10.50’ye kadar sürdü. Bu kapsamda verdiğim ifade sonrasında savcılık tarafından serbest bırakıldım. Bu dosya halen İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmektedir.

‘CASUSLUK’ İDDİASINI REDDETTİ

Bugün huzurunuzdaki yargılamaya dayanak yapılan 4 Şubat 2026 tarihli iddianamede, TCK 328/1 kapsamında devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin ettiğim ileri sürülmektedir. Bu iddiaların tamamı mesnetsizdir.

Ben hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği açısından gizli kalması gereken herhangi bir bilgiyi casusluk amacıyla temin etmedim. Böyle bir teşebbüste de bulunmadım. Kimseyle de paylaşmadım. Nitekim ikinci ifademde de bu yönde tek bir ikrarım bulunmamaktadır. Çünkü ben ülkeme karşı casusluk yapmadım. Ayrıca kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan bir insan, başka birine casusluk iftirası atmaz.

Bu soruşturmanın temelinde; uyuşturucu ve yasa dışı bahis bağımlılığı bulunan muhbir Ümit Deniz Alaçak’ın geçmişe dayalı husumeti ve kıskançlığı vardır. Öz yeğeninin beni kendisine rol model olarak göstermesinden rahatsızlık duyduğu açıktır. Tüm suçlamalar bu kişisel husumetin ürünüdür. İddianame incelendiğinde, devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken hangi bilgiyi temin ettiğime, bunu kime aktardığıma ya da hangi istihbarat görevlisiyle ne şekilde paylaştığıma ilişkin tek bir somut delilin bulunmadığı görülecektir.

Telefonumda kayıtlı yabancı devlet adamları, siyasetçiler, bürokratlar, emekli askerler veya istihbarat mensuplarıyla yaptığım görüşmeler suçlama konusu yapılmıştır. Oysa benim uluslararası iş hayatım ve geçmiş kariyerim dikkate alındığında bu ilişkiler hayatın olağan akışı içerisindedir.

Ben uzun yıllardır dünyanın farklı bölgelerinde yatırım yapan bir iş insanıyım. Eğitimimi İngiltere’de tamamladım. Londra Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden onur derecesiyle mezun oldum. Meslek hayatıma Cenevre’de petrol ticareti alanında başladım. Daha sonra Merrill Lynch’in Londra şubesinde yatırım uzmanı ve başkan yardımcısı olarak görev yaptım. Ardından Crédit Agricole’de kıdemli başkan yardımcılığı görevinde bulundum.

Daha sonra kendi sermayemle enerji, doğal kaynaklar ve finans sektörlerinde yatırımlar yaptım. Londra merkezli Avicenna Capital şirketini kurdum. Siyasetin ve özellikle Anglo-Sakson siyasetinin nasıl şekillendiğini anlamaya duyduğum ilgi nedeniyle çeşitli düşünce kuruluşlarında da faaliyet yürüttüm. Bu nedenle uluslararası çevrelerle ilişki içerisinde olmam son derece doğaldır.

Hele ki 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına yurt dışında yürütülen diplomatik ve siyasi temaslar dikkate alındığında, iddianamede adı geçen kişilerle görüşmüş olmamın hayatın olağan akışına aykırı hiçbir yönü yoktur.”

FUAT OKTAY’IN İSMİNİ VERDİ

Diğer taraftan iddianamede eklerindeki yazışmalarda sayın mahkemenizce yaptırılan Türkçe tercümelere bakıldığında, İstanbul TEM’de ve Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgum sırasında ayrıntılı biçimde belirttiğim üzere 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda bilhassa Avrupa ve Amerika’da firari olan önde gelen FETÖ’cülerin açık kimliklerini, adreslerini, oradaki ilişki ağlarını, mal varlıklarını Türkiye’den çalınan, tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla tespit edilebilmektedir.

Nitekim emniyet güçlerinin el koyduğu cep telefonumda avukatıma teslim edilen imajında da imajına bakıldığında yetki belgesinin ekimde, ekim 2016 yani darbenin sıcak günlerinde, 1 Mayıs 2017’ye kadar geçerli olan tam yetki, full yetki, dönemin 2016-2018 yılları arasında dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve 2018-2023 yılları arasında ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapan Sayın Fuat Oktay tarafından Trident ve GPlus şirketlerine ülke ilişkileri ve tanıtımı yönlendirme, yönetme ve idare etme konusunda Türk devleti adına tam yetkiye haiz olduğu açıkça görülmektedir ve avukatım da size bu yetki belgesinin kopyasını ve resmi tercüman Türkçe tercümesini de size takdim edecek.”

İDDİANAMEDE NELER VAR?

“Casusluk” iddianamesinde, “dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı, Ekrem İmamoğlu’nun vatandaşların kişisel bilgilerini, mevcut nüfuzun kullanılması suretiyle ele geçirerek yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktardığı, bu durumdan siyasi olarak menfaat edinme gayesinde bulunduğu” iddia ediliyor.

İddianamede, “Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanı olması akabinde mensubu olduğu başta CHP’yi ele geçirerek Cumhurbaşkanı adayı olma yolunu açmak amacıyla faaliyetlerde bulunulduğu” da belirtiliyor. (ANKA)

33 ilde ‘yasa dışı bahis’ operasyonu: 135 gözaltı kararı… 8,7 milyar liralık vurgun ortaya çıktı!

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının desteğiyle Eskişehir merkezli 33 ilde “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan gelirlerin aklanması” suçları kapsamında eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında 135 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Şüphelilerin söz konusu suçlardan 8,7 milyar lira gelir elde ettikleri, bunun 1,2 milyar liralık işlem hacminin 8 ayrı şirket üzerinden gerçekleştiği belirlendi.

Operasyonda çok sayıda dijital materyale ve banka kartlarına el konuldu.

Şüpheliler hakkında arama, yakalama ve gözaltı işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. (AA)

Muhittin Böcek ve oğlu itirafçı oldu

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için başvuran Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek, dün Döşemealtı ilçesindeki Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nden alınarak Antalya Adliyesi’ne getirildi.

Soruşturma çerçevesinde ilk olarak Mustafa Gökhan Böcek’in ifadesi alınırken, ardından Muhittin Böcek savcılık makamına ifade verdi.

İfade sürecinde dosyada yer alan iddialar, deliller ve soruşturma kapsamındaki çeşitli hususlara ilişkin sorular yöneltildiği öğrenildi. (AA)

Motorine zam yolda: Tabelalar bu gece değişecek

Petrol fiyatlarındaki artış akaryakıt fiyatlarına da yansıyor.

Akaryakıt ürünleri arasında motorinin litre fiyatına 1,10 TL seviyesinde zam yapılması bekleniyor.

Zammın yarından itibaren geçerli olması öngörülüyor.

Beklenen fiyat artışıyla birlikte motorinin litre fiyatının İstanbul’da 67,35 TL’ye, Ankara’da 68,48 TL’ye, İzmir’de 68,75 TL’ye yükselmesi bekleniyor.

İstanbul’da Mecidiyeköy metro istasyonunda intihar girişimi

İstanbul’da Şişli-Mecidiyeköy istasyonunda bir kişi intihar girişiminde bulundu.

Yaşanan acı olaya ilişkin Metro İstanbul’dan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı Şişli-Mecidiyeköy istasyonunda bir yolcumuzun intihar girişiminde bulunması nedeniyle seferler gecikmeli olarak yapılmaktadır.”

#MetroDuyuru #M2
M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı Şişli-Mecidiyeköy istasyonunda bir yolcumuzun intihar girişiminde bulunması nedeniyle seferler gecikmeli olarak yapılmaktadır.

— Metro İstanbul (@metroistanbul) April 8, 2026

Bülent Turan’dan AKP’lilere ‘torpil’ uyarısı: Bir adamın nefsi için Erdoğan’ı yormayalım

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, AKP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Her Mahallesiyle Her Hikâyesiyle İstanbul” programına katıldı.

Turan, buradaki konuşmasında makamların kişisel ve ailevi çıkarlar için kullanılmasını eleştirdi. Çanakkale’de milletvekili adayı olduğu dönemde muhtar olan amcasına görevi bırakmasını söylediğini belirten Turan, “’Bir ilde vekilin amcası muhtar olmaz’ dedim. Beni dinledi ve muhtarlığı bıraktı” ifadelerini kullandı.

“Adam il başkanı, kardeşi il müdürü; olmaz. Adam milletvekili, yeğeni bilmem ne temsilcisi; olmaz. Kızıyor insanlar buna” diyen Turan, “Tırnaklarımızla geldiğimiz bir yapıyı, teşkilatı bozmayalım, yormayalım. Bir adamın nefsi için Erdoğan’ı yormayalım” şeklinde konuştu.

‘ŞAHSİ MESELELERİMİZ İÇİN PARTİMİZİ ÜZMEYELİM’

Partide hem kamuda hem de parti kademelerinde görev talep edenlere ilişkin de konuşan Turan, “Hem kamuda çalışıp hem partide görev almak bizim prensiplerimizde var mı? Kendi şahsi meselelerimiz için partimizi üzmeyelim” dedi.

Turan, konuşmasının sonunda “2002 ruhu” vurgusu yaparak şunları söyledi:

“Çare belli: 2002 ruhu. Giyineceğimiz elbise, takınacağımız tavır 2002 tavrı. Anadolu’nun kalbinde Erdoğan hâlâ var. Erdoğan bizim meselemizin tam göbeğinde. Toparlanın, gitmiyoruz. Rüzgar sert eserse bırak söğüt ağacı düşünsün; çınara bir şey olmaz.”

İran uçuşları iptal edildi mi? THY’den açıklama

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, sosyal medyada yer alan İran seferlerinin iptal edildiği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Üstün, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, herhangi bir sefer iptalinin bulunmadığını ifade etti.

Üstün, yaptığı açıklamada, “İran ile ilgili olarak sosyal medyada yer alan sefer iptali iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Herhangi bir sefer iptalimiz yoktur. Gündüz şartlarında icra edilen seferlerimiz planlandığı şekilde devam etmektedir” dedi.

Meteoroloji alarm verdi: Kar, fırtına, çığ tehlikesi kapıda!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 28 Şubat hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre yurdun kuzey, iç ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın kuzeydoğusu, İç Anadolu’nun doğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Batman ve Siirt’in güneyi ile Mardin’in doğu ilçelerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların genellikle karla karışık yağmur ve kar, kıyı kesimlerde yağmur şeklinde olmak üzere bu sabah saatlerinde Samsun ve Ordu çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunuyor.

Sıcaklıkların yurt genelinde mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ve Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı yer yer çok bulutlu, bölgenin kuzeydoğusunun yağmurlu, yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yarın sabah saatlerinde doğusunda yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

EDİRNE °C, 12°C

Parçalı bulutlu

İSTANBUL °C, 8°C

Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğusu yağmurlu

KIRKLARELİ °C, 10°C

Parçalı ve çok bulutlu

KOCAELİ °C, 9°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmurlu

EGE

Az bulutlu, iç kesimleri parçalı, yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 4°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

DENİZLİ °C, 10°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

İZMİR °C, 13°C

Az bulutlu

MANİSA °C, 11°C

Parçalı bulutlu

AKDENİZ

Parçalı, yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Batı Akdeniz’in iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 16°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

ANTALYA °C, 18°C

Parçalı bulutlu

HATAY °C, 14°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

MERSİN °C, 16°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayının görüleceği tahmin ediliyor. Yarın sabah saatlerinde batısında yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

ANKARA °C, 7°C

Parçalı ve çok bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 4°C

Parçalı ve çok bulutlu

KAYSERİ °C, 1°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı

KONYA °C, 4°C

Parçalı ve çok bulutlu

BATI KARADENİZ

Çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, karla karışık yağmur ve kar, kıyı kesimlerde yağmur şeklinde olması bekleniyor. Rüzgarın kıyı kesimlerde kuzeybatı yönlerden kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Yarın sabah saatlerinde iç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

BOLU °C, 4°C

Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı

DÜZCE °C, 7°C

Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı

KASTAMONU °C, 3°C

Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı

ZONGULDAK °C, 8°C

Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kıyılarda yağmur, iç kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek yağışların, bu sabah saatlerinde Samsun ve Ordu çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Sabah saatlerinde iç kesimlerde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor. Rüzgarın Orta Karadeniz kıyılarında kuzeybatı yönlerden kuvvetli, yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır.

AMASYA °C, 4°C

Çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı

SAMSUN °C, 6°C

Çok bulutlu, bu sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olmak üzere, aralıklı yağmurlu, yüksek kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı

TOKAT °C, 4°C

Çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı

TRABZON °C, 9°C

Çok bulutlu, karla karışık yağmur ve kar yağışlı

DOĞU ANADOLU

Çok bulutlu, kuzey ve doğu kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erime tehlikesi bulunmaktadır. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, -2°C

Çok bulutlu, kar yağışlı

KARS °C, -2°C

Çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı

MALATYA °C, 4°C

Çok bulutlu

VAN °C, 2°C

Çok bulutlu, kar yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, Batman ve Siirt’in güneyi ile Mardin’in doğusunun yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksek kesimlerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 7°C

Parçalı ve çok bulutlu

GAZİANTEP °C, 10°C

Parçalı ve çok bulutlu

SİİRT °C, 8°C

Çok bulutlu, güneyi yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksek kesimleri kar yağışlı

ŞANLIURFA °C, 11°C

Parçalı ve çok bulutlu

İstanbul’da uyuşturucu operasyonunda jandarmaya ateş açıldı: Yaralılar var!

Bahçelievler ilçesinde Metin Sokak’ta dün akşam saat 22.00 sıralarında silahlı çatışma meydana geldi.

İHA’nın haberine göre, Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığınca yürütülen planlı operasyonda, Bahçelievler’de 3 şüpheli kişinin uyuşturucu madde alışverişi yaptığı tespit edildi. Bölgede konuşlanan Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ekiplerini gören 3 şüpheli, silahlarına davranarak ateş açtı. Çıkan sıcak çatışmada 2 Jandarma personeli yaralandı.

KAÇTIKLARI ARACA ÇOK SAYIDA KURŞUN İSABET ETTİ

Çıkan sıcak çatışma sonrası, 3 şüpheli 34 PT 598 plakalı araçla olay yerinden kaçmaya çalıştı. Jandarma ekipleri aracı sıcak takibe aldı. Şüphelilerin kaçmaya çalıştığı araca çok sayıda kurşun isabet etti. Şüpheli 3 kişi Bağcılar, Kıbrıs Caddesi’nde kaçtıkları araçla kaza yaptı. Şüpheli H.K. (17) ve O.I. Bağcılar İlçe Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri tarafından yakalanırken, üçüncü şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatıldı.

Yakalanan 2 şüpheli, hakkında “Görevli Memura Mukavemet”, “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” ve “Kasten Öldürmeye Teşebbüs” suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

BAKAN GÜRLEK’TEN AÇIKLAMA

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyon sırasında jandarmaya ateş açılmasına ilişkin sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

“İstanbul’da uyuşturucuyla mücadele operasyonu esnasında kahraman jandarmamıza ateş açılması, devletimizin hukuk içinde sürdürdüğü kararlı mücadeleye yöneltilmiş açık bir saldırıdır. Görevi başındaki kamu görevlisine silah çekenler, adalet önünde hesap verecek; vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği her şart altında kararlılıkla korunacaktır. Uyuşturucuya, silahlı suç örgütlerine ve gençlerimizi hedef alan her türlü karanlık yapıya karşı mücadelemiz kesintisiz ve tavizsiz biçimde sürecektir. Bu vesileyle yaralanan Jandarma Uzman Çavuşumuza acil şifalar diliyor; Jandarmamızı ve JASAT ekiplerimizi cesaretleri ve fedakârlıkları için yürekten tebrik ediyorum.”

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: İran’daki cesur insanları destekliyoruz

İran’da başkent Tahran’da yüksek enflasyon ve paradaki sert değer kaybı ardından başlayan protestolar önemli şehirlere yayıldı. Milyonlarca insanın sokağa çıktığı protestolar sırasında internetin hükûmet tarafından kesildiği bildirildi. İnsan hakları örgütlerine göre protestolar sırasında en az 48 kişi hayatını kaybederken 14 güvenlik görevlisi de öldü.

ABD Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, “Onları en hassas noktalarından çok sert bir şekilde vuracağız” demiş ve yönetiminin İran’daki durumu dikkatle izlediğini, ABD’nin herhangi bir müdahalesinin “kara birliklerinin konuşlandırılması” anlamına gelmediğini sözlerine eklemişti.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio da İran’da devam eden protestolarla ilgili paylaşımda bulundu. Rubio, X hesabından yaptığı paylaşımda “Amerika Birleşik Devletleri, İran’daki cesur insanları destekliyor,” dedi.

HAMANEY: YIKICI UNSURLARLA MÜCADELE ETMEKTEN KAÇINMAYACAĞIZ

İran’ın dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney, dün yaptığı açıklamalarda “Herkes bilsin ki, İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla kuruldu ve bunu inkar edenlerin karşısında geri adım atmayacaktır” dedi. Hamaney, İran’ın “yıkıcı unsurlarla mücadele etmekten kaçınmayacağını” söylerken İran Ulusal Güvenlik Konseyi de protestocuları “silahlı vandallar” ve “barış ve güvenliği bozanlar” olarak nitelendirerek, onlara karşı “kararlı ve gerekli yasal işlemlerin yapılacağını” söyledi.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) bildirdiğine göre, 28 Aralık’ta başlayan protestolardan bu yana, öldürülen 48 protestocunun yanı sıra 2 bin 277’den fazla kişi de tutuklandı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO), aralarında dokuz çocuğun da bulunduğu en az 51 protestocunun öldürüldüğünü bildirdi.

BRİTANYA, ALMANYA VE FRANSA’DAN ORTAK AÇIKLAMA

Öte yandan Britanya, Almanya ve Fransa liderleri de ortak bir açıklama yaparak “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığı yönündeki haberlerden derin endişe duyduklarını ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınadıklarını” belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “İranlı yetkililerin kendi halkını koruma sorumluluğu vardır ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğüne ve barışçıl toplanmaya izin vermelidirler” açıklamasında bulundu.

Resmi Gazete’de yayımlandı: İki ilçedeki alan kimya endüstri bölgesi ilan edildi

onuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre Adana’nın Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerinde bulunan alanın “Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi” ilan edilmesine karar verildi.

Bu bölge için yatırımcılar, sabit yatırım tutarının binde 1’ini Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatıracak.

Trump’tan bir Grönland tehdidi daha

ABD Başkanı Trump, dün yaptığı açıklamada “harekete geçmesi gerektiğini”, aksi takdirden “Rusya ve Çin’in Grönland’ı ele geçireceğini” söyleyerek bir tehditte daha bulundu.

‘KOLAY YOLDAN ANLAŞMA YAPAMAZSAK ZOR YOLDAN YAPACAĞIZ’

“Rusya ve Çin’i komşumuz olarak kabul etmeyeceğiz” diyen Trump, “Kolay yoldan bir anlaşma yapmak istiyorum. Ancak kolay yoldan yapamazsak, zor yoldan yapacağız.” diye konuştu.

Trump, “Çin veya Rusya’nın Venezuela’yı işgal etmesine de izin veremeyiz. Eğer bu yaptığımız şeyi yapmasaydık, Çin veya Rusya Venezuela’da olurdu.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, “henüz” paradan bahsetmediğini, ancak “bunu konuşabileceğini” söyledi.

ABD Başkanı Trump, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun kaçırılması operasyonunun ardından Grönland’a yoğunlaştı. Trump, bölgenin “ele geçirilmesinin” ABD’nin ulusal güvenlik önceliği olduğunu savundu.

‘BEN OLMASAYDIM NATO DİYE BİR ŞEY OLMAZDI’

Öte yandan Trump, kendisinin başkan olmaması halinde NATO’nun zora gireceğini ileri sürerek, “Benim NATO’yu tamamen desteklediğimi anlamalısınız. NATO’yu ben kurtardım. Ben olmasaydım şu anda NATO diye bir şey olmazdı.” yorumunu yaptı.

Meteoroloji’den İstanbul dahil 48 il için sarı alarm: Kuvvetli geliyor!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 10 Ocak hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Batı Karadeniz (Sinop hariç), Güneydoğu Anadolu’nun batısı ile Eskişehir, Çankırı, Ordu, Rize ve Artvin çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Doğu Anadolu’nun doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Marmara’nın güney ve batısı ile Kıyı Ege’de yerel kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.

Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.

Hava sıcaklığının mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden hafif ve orta kuvvette, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Karadeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

48 İL İÇİN SARI KODLU UYARI

Meteoroloji’nin uyarı haritasına göre sarı kod verilen iller şunlar:

Afyonkarahisar, Ağrı, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, İstanbul, İzmir, Karabük, Kars, Kastamonu, Kırklareli, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Muğla, Muş, Rize, Sakarya, Siirt, Şırnak, Tekirdağ, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova ve Zonguldak.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Çok bulutlu, batısı ile zamanla bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; bölgenin güney ve batısında yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 18°C

Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam ve gece saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ÇANAKKALE °C, 18°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; güney ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

İSTANBUL °C, 15°C

Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı

KIRKLARELİ °C, 10°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; sabah ve öğle saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

EGE

Çok bulutlu, Kıyı Ege ile zamanla bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra Kıyı Ege’de yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (50-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 10°C

Çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren yağmurlu

DENİZLİ °C, 15°C

Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı

İZMİR °C, 18°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

MUĞLA °C, 11°C

Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz kıyıları ile zamanla bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden Batı Akdeniz’de kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor.

ADANA °C, 13°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 15°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ISPARTA °C, 9°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde Eskişehir ve Çankırı çevreleri ile Ankara’nın kuzey ve batı ilçelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden bölgenin kuzey ve batısında kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor.

ANKARA °C, 9°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde kuzey ve batı ilçeleri yağmurlu

ESKİŞEHİR °C, 12°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu

KAYSERİ °C, 6°C

Parçalı ve çok bulutlu

KONYA °C, 11°C

Parçalı ve çok bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bartın çevrelerinin, akşam ve gece saatlerinde bölge genelinin (Sinop hariç) aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, iç kesimlerinin yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde (40-80 km/saat) esmesi bekleniyor.

BOLU °C, 8°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde yağmurlu, yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı

DÜZCE °C, 14°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak yağışlı

SİNOP °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu

ZONGULDAK °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde sağanak yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde Ordu, Rize ve Artvin çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden bölgenin iç kesimlerinde kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.

AMASYA °C, 9°C

Parçalı ve çok bulutlu

RİZE °C, 10°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde yağmurlu

SAMSUN °C, 15°C

Parçalı ve çok bulutlu

TRABZON °C, 10°C

Parçalı ve çok bulutlu

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Bölgenin doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.

ERZURUM °C, -3°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde kar yağışlı

KARS °C, -4°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde kar yağışlı

MALATYA °C, 0°C

Parçalı ve çok bulutlu

VAN °C, 3°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde kar yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde bölgenin batısının yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin kuzey ve doğusunda pus ve yer yer sis bekleniyor.

BATMAN °C, 8°C

Parçalı ve çok bulutlu

DİYARBAKIR °C, 3°C

Parçalı ve çok bulutlu

GAZİANTEP °C, 11°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam ve gece saatlerinde aralıklı yağmurlu

MARDİN °C, 9°C

Parçalı ve çok bulutlu

Asgari ücret pazarlığı başlıyor: İşte konuşulan rakamlar…

Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri önümüzdeki hafta başlıyor.

Sabah gazetesinden Önder Yılmaz’ın haberine göre, pazarlığın 25–28 bin TL aralığında yapılması bekleniyor. İşçi tarafının komisyon yapısının değiştirilmesi talebine karşı hükümet, mevzuatı değiştirmeden “pasifleştirme formülü” geliştirdi.

Buna göre Hazine, Maliye, Çalışma, Ticaret Bakanlıkları ve TÜİK temsilcileri pazarlıkta aktif rol almayacak; sadece teknik veri sağlayacak. İşçi ve işveren temsilcileri zam pazarlığında baş başa bırakılacak ve bu model ilk toplantıda sunulacak.

Meteoroloji’den sağanak uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 29 Kasım hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre yurdun batı kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu (Sivas hariç) ile Batı Karadeniz bölgelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, Marmara’nın batısı, Ege (Kütahya hariç), Batı Akdeniz ile Mersin çevrelerinde kuvvetli, Ege’nin güney kıyıları ile Edremit Körfezi çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.

İç ve doğu kesimlerde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığının, mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Ege kıyıları ve Akdeniz’de yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, batı kesimlerinde kuvvetli, Edremit Körfezi çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olmak üzere, bölgenin genelinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 14°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANAKKALE °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İSTANBUL °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KIRKLARELİ °C, 14°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bölgenin genelinde (Kütahya hariç) kuvvetli, bölgenin güney kıyıları ve Edremit Körfezi çevrelerinde çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın bölgenin kıyı kesimlerinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) eseceği tahmin ediliyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 13°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

DENİZLİ °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların öğle saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

İZMİR °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli ve çok kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MANİSA °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Antalya ve Mersin çevrelerinde kuvvetli olmak üzere, bölge genelinin (Kahramanmaraş hariç)sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın Akdeniz’de güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

ADANA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, yerel kuvvetli olmak üzere, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ISPARTA °C, 14°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinde yerel kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, zamanla bölge genelinin (Sivas hariç) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.

ANKARA °C, 15°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANKIRI °C, 15°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra sağanak yağışlı

ESKİŞEHİR °C, 14°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

KAYSERİ °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.

BOLU °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

SİNOP °C, 24°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.

AMASYA °C, 17°C

Parçalı ve yer yer çok bulutlu

RİZE °C, 19°C

Parçalı bulutlu

SAMSUN °C, 23°C

Parçalı ve yer yer çok bulutlu

TRABZON °C, 20°C

Parçalı bulutlu

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.

ERZURUM °C, 9°C

Parçalı ve az bulutlu

KARS °C, 10°C

Parçalı ve az bulutlu

MALATYA °C, 7°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 11°C

Parçalı ve az bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.

DİYARBAKIR °C, 15°C

Parçalı ve az bulutlu

GAZİANTEP °C, 17°C

Parçalı ve az bulutlu

MARDİN °C, 16°C

Parçalı ve az bulutlu

SİİRT °C, 16°C

Parçalı ve az bulutlu

Foça’da selde kaybolmuştu: Acı haber geldi

Ekipler, önceki gün Bucak Deresi civarında aracıyla sele kapılan kişiye ulaşmak için çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdü.

Bülent Kaptanoğlu’nun cansız bedeni, kaybolduğu yerden yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki Yenibağarası Mahallesi eski Gediz yatağında, çalışmaların üçüncü gününde su içerisinde bulundu.

Kaptanoğlu’nun cenazesi Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Emniyet Güvenlik Arama Kurtarma (DEGAK) timleri tarafından sudan çıkarıldı.

NE OLMUŞTU?

Foça’da 23 Ekim’de meydana gelen sağanakta metrekareye 1,5 saatte yaklaşık 144 kilogram yağış düşmüş, ilçede dereler taşıp, birçok evi ve iş yerini su basmıştı.

Birçok aracın mahsur kaldığı ilçede, otomobiller dere kenarındaki bariyerlere takılmış, mantar toplamak için Bucak mevkisine geldiği öğrenilen emekli bankacı Bülent Kaptanoğlu aracıyla sel sularına kapılmıştı.

Kaptanoğlu’nu aramak için çok sayıda ekip çalışma başlatmıştı.

 

💾

Ekipler, önceki gün Bucak Deresi civarında aracıyla sele kapılan kişiye ulaşmak için çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdü.

Meteoroloji’den Ankara dahil çok sayıda il için ‘sağanak’ alarmı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 25 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı yer yer çok bulutlu, Marmara’nın güney ve doğusu, Kıyı Ege, Karadeniz ile Ankara’nın kuzeyi, Hatay kıyıları, Sivas, Çankırı, Antalya, Adana, Osmaniye, Ardahan ve Kars çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun yükseklerinin karla karışık yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Marmara’nın kuzeydoğusu, Batı Karadeniz ile Samsun çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklığının Marmara ve Batı Karadeniz’de 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.

Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin güney ve doğusunun aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, bölgenin kuzeydoğusunda yerel kuvvetli olması bekleniyor.

BURSA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANAKKALE °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İSTANBUL °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KIRKLARELİ °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu

EGE

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar bölgenin kıyı kesimlerinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu

DENİZLİ °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu

İZMİR °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı

MUĞLA °C, 22°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı

AKDENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Hatay kıyıları, Antalya, Adana ve Osmaniye çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 28°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ANTALYA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

HATAY °C, 24°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kıyı kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ISPARTA °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Ankara’nın kuzeyi, Çankırı ile Sivas çevrelerinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey ilçelerinin aralıklı sağanak yağışlı

ESKİŞEHİR °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu,

KONYA °C, 24°C

Parçalı ve çok bulutlu

SİVAS °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde aralıklı sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların;yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.

BOLU °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.

DÜZCE °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.

SİNOP °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ZONGULDAK °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel kuvvetli olması bekleniyor.

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde Samsun çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AMASYA °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

RİZE °C, 23°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; akşam saatlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

TRABZON °C, 24°C

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Ardahan ve Kars çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu

KARS °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı

MALATYA °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu

VAN °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 25°C

Parçalı bulutlu

GAZİANTEP °C, 25°C

Parçalı bulutlu

MARDİN °C, 24°C

Parçalı bulutlu

SİİRT °C, 25°C

Parçalı bulutlu

Bahçeli’den YPG’ye operasyon sinyali

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel’in Sinop’taki test atışlarını eleştirmesine tepki gösterip “Emperyalizmin oltasına takılan Özgür Özel çıldırsa da o füze denemeleri inşallah devam edecektir. CHP havlu atmış, mefluç hale gelmiş, ipe un sermiş, siyasi komaya girmiştir. CHP’nin sonu karanlık, millet nazarındaki itibarı da sıfırdır” dedi.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Saf ahlak, safi akıl, samimi mizaç, sağlam ve sağduyulu iradenin teşekkül ettiği siyaset ve düşünce insanları yaşadıkları dönemin şuuru, yaşanan hayatın huzur ve güven şuralarıdır.

Bu sayede sorun çözme kültürünün işler ve işlevsel olması, devlet-millet dayanışmasının en üst düzeyde tecelli etmesi elbette mukadderdir.

Cumhur İttifakı milli ve manevi değerlerin refakatinde ahlaki, tarihi ve milli sorumluluğun izindedir, idrakindedir. Türkiye’mizin temel sorun alanlarına kararlılıkla müdahale edilmektedir.

Yıllara sari kronik ve kumanda edilen sorunların böyle gelse de böyle gitmeyeceği, daha doğrusu gidemeyeceği artık gün gibi meydandadır.

Türk milleti gelecek umutlarının gerçekleşeceğine inanmış, yüksek hedeflerine ulaşacağına ikna olmuş, bunların da Cumhur İttifakı’nın cesur, dürüst ve ilkeli mücadelesiyle hayat bulacağını takdir ve tensip etmiştir. Artık hiçbir şey eski usul ve esaslar çemberinde sıkışıp kalmayacaktır. Yeni dünyanın Türk yorumu Türkiye Yüzyılı olarak formüle edilmiştir. Devrin Türk milletinin devri olduğu netleşmiştir. Bu devir aynısıyla barış devri, kardeşlik devri, istikrar ve huzur devri olarak sivrilecektir.

‘CHP’NİN BAŞINI ÇEKTİĞİ SİYASİ VE İDEOLOJİK SABOTAJ GİRİŞİMLERİ…’

Kökeni, yöresi ve anasının dili ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan bütün kardeşlerimiz eşit, hakkaniyetli ve onurlu bir beraberliğin, aynı şekilde muhabbet ve mehabetle bezenmiş kucaklaşma hissiyatının ikamesi ve inkarı asla düşünülmeyecek beşeri cevheri olmuşlardır.

Türk ile Kürt arasındaki sarsılamaz, sorgulanamaz, sulandırılamaz birliğe ve bütünlüğe gölge düşürmeye, leke sürmeye, nifak saçmaya teşebbüs ve tevessül edenlerin tezgahı bozulmuştur. Milli irade muazzam bir destek ve sahiplenmeyle “Terörsüz Türkiye”nin arkasında yerini ve tartışmaya kapalı pozisyonunu almıştır.

Yeni Yüzyıl köklü huzur ve kalıcı barışın timsali olacaktır. Siyonist emperyalist plan ve projelerin tahrik ve tesiri kalmayacaktır.

“Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” çalışmalarına devam etmektedir. Bu komisyonun çalışma usul ve esaslarının yanı sıra tespiti yapılan yol haritası mucibince sarih amacı ortadayken görev alanı dışına çıkarma, mahzurlu ve maksatlı gündem başlıklarını araya sıkıştırma arayışları son derece yanlıştır.

PKK’nın silah bırakma ve tasfiye aşamalarının teknik ve hukuki çerçevesini oluşturup olgunlaştırma çabalarının sabote edilmesi veya buna teşne olunması iyi niyetle açıklanamayacaktır. Bazı mesleki kuruluşlarla CHP’nin başını çektiği siyasi ve ideolojik sabotaj girişimleri “Terörsüz Türkiye”nin doğasıyla çelişmekte ve çekişmektedir.

Nitekim mezkur komisyonun çalışmalarına hız vermesi, görev sahası dışına taşmadan asıl ve yakın hedeflerine odaklanarak vaki toplantılarını ikmal etmesi hayırlı gelişmeleri birbiri ardına eklemleyecektir.

En azından inancımız, beklentimiz ve ümidimiz bu şekildedir. PKK’nın kongresini toplayarak fesih işlemini tamamlaması, bir grup PKK’lının da 11 Temmuz’da silahlarını yakması temkinli iyimserliğimizi güçlendirmiştir.

Fakat o günden bugüne bir durgunluğun, bir ayak sürümenin, zamana karşı oynamanın, ısrarla top çevirmenin kimi hallerde telaşı kimi hallerde de kurnazlığı gözlerden kaçmamıştır.

‘YPG BU ÇAĞRIDAN MUAF DEĞİL’

Lağvedilen PKK terör örgüne mensup terörist unsurlarının kademe kademe SDG/YPG’ye katılıp katılmadığı henüz tam berraklaşmayan bir muamma olarak önümüzdedir. 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderi tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı bölücü terör örgütünün bütün bileşenleri için bağlayıcı mahiyettedir. SDG/YPG bu çağrıdan muaf ve istisna değildir.

Bölücü terör örgütü türevlerinin bütünüyle önderleri nezdinde sadakat ve samimiyet testinden geçtiği, Siyonist alçaklığın mı yoksa İmralı’nın mı belirleyeceği olacağı yakında iyice anlaşılacaktır.

PKK’nın ve PKK’lı teröristlerin önderi konumundaki İmralı’ya SDG/YPG’nin aynısıyla bağlılık göstermesi, 27 Şubat açıklamasına uygun davranış ve tavır içinde bulunması herkesin çıkarına olduğu kadar terörsüz geleceğe ve bölgesel huzura da azami düzeyde katkı sağlayacaktır.

‘TOM BARRACK’ MESAJI

Terör devleti İsrail, Suriye’nin bölünmesi ve parçalanması hususunda devamlı el yükseltmektedir.

Görünen odur ki, SDG/YPG İsrail’in yörüngesindedir. YPG’li teröristbaşı Mazlum Abdi’nin, Almanya’da düzenlenen “Rojavalı Gençler Ulusal Konferansı”na gönderdiği video mesajında, Suriye’nin kuzeydoğusunda yürürlükte olan ateşkesin devam etmeyebileceği, çatışmaların başlama ihtimalini dile getirmesi hain niyet ve eylemsel heveslerin tetikte beklediğine işaret etmektedir.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın’ın 10 Temmuz 2025 tarihinde, “Hepimizin uzlaşması ve şu sonuca varması gerekiyor: Tek millet, tek halk, tek ordu, tek Suriye” açıklamasından bir gün sonra, “SDG’ye bağımsız devlet kurma borcumuz yok. SDG dediğimiz YPG’dir. YPG, PKK’nın bir türevidir. Suriye şunu savunuyor; federal bir sistemle Suriye olamaz.” değerlendirmeleri ne kadar isabetliyse,

30 Ağustos 2025 tarihinde, “PKK, Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanımlanmıştır. ABD de PKK’yı yabancı bir terör örgütü ilan etmiştir. Ancak artık PKK ile ilişkili olmayan başka bir örgüt var, SDG ve YPG. Bunlar IŞİD karşıtı savaşta bizim müttefiklerimiz oldu. Onların kökeni PKK’ya dayanıyordu” sözleri bir o kadar sakıncalı ve sakattır.

Maalesef ABD-İsrail konsorsiyumu Suriye’de kanlı bir iç savaş ve ayrışmanın temelini günbegün kazmaktadır.

Soykırımcı İsrail örtülü operasyonlarla, silahlı ve zora dayalı şekilde Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğüne alenen kast etmektedir.
Bu durum sadece Suriye için değil Türkiye’yi de çok sıcak ve birebir ilgilendiren aşırı güvenlik tehdididir.

Aynı zamanda “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedeflerini bozma ve bitirme gayesiyle ilişkili mütecaviz hamlelerin sert adımlardır.
Türkiye’nin Suriye politikası şeffaf ve açıktır.

Bu ülkenin siyasi ve toprak bütünlüğüyle üniter yapısı vazgeçilmez politik tasavvur ve tercihimizdir.

‘FEDERASYONUN BİR TIK ALTI’ BEYANATLARI MASKELİ BÖLÜCÜLÜK ÖNERİSİDİR’

Nihayet bu tasavvur ve tercihten tavizin bedeli öngörülemeyecek kadar tehlikeli olabilecektir.

Suriye için teklifi yapılan “Federasyonun bir tık altı” beyanatları maskeli bölünme ve bölücülük önerisidir.

SDG/YPG’nin sürekli yeni dayatmalarla gündemi meşgul etmesi, özerklikten bağımsızlığa varıncaya kadar sıralı talep listelerini paylaşması, nitekim ABD-İsrail’in oyuncağına dönüşmesi vahim bir karmaşanın ön habercisidir. Geldiğimiz bu aşamada iki seçenek kalmıştır:

Suriye’de ya huzur, barış ve istikrar hakim olacak; ya da İsrail’in tahayyülündeki parçalanma ve iç çatışma ortamı vasat bulacaktır.
Netenyahu isimli caninin “Suriye’de aslında kiminle mücadele ettiğimizi biliyorum” sözleri Türkiye ile İsrail’in görüş açısı sıfıra inmiş, hatta sıcak temasın muhtemel olduğu mahut cepheleşmesinin de itirafından başka bir şey değildir.

Türkiye Cumhuriyeti stratejik akılla, siyasi kararlılıkla, diplomasi sahasındaki sabır ve sebatıyla Suriye’de oyun kurmaya ve masa başı haritaları çizmenin arzusunda olan zalimlere direniş göstermektedir. Bu direniş meşru ve soylu bir direniştir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin tutumu ve takip ettiği politika süreci hem iç güvenliğimize hem de bölgesel huzura büyük bir hizmettir.

Türkiye Cumhuriyeti komşu coğrafyalarda oldubittilere müsaade etmeyecek güç, caydırıcılık, kabiliyet ve yetenektedir.

SDG/YPG’nin Suriye yönetimi ile 10 Mart 2025 tarihinde imzaladığı mutabakat zaptına riayet ve gereğini harfiyen yapması, aksi halde Ankara ile Şam’ın ortak iradesiyle askeri müdahalenin kaçınılmaz hale geleceği herkesçe bilinmelidir.

Sözün yapamadığını yeri gelirse nice kahramanlık sahneleri başaracaktır.

“Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedefi tarihin, kardeşlik hukukunun, kader ortaklığının, hiç kuşkusuz üzerinde yaşadığımız geniş coğrafyanın diriliş ve toparlanış kararıdır.

Bu kararı tahrip etmeye, temelinden dinamitlemeye kalkışanlar buna pişman edilecektir.

Kürt kardeşlerim oynanan oyunun bilincindedir.

Üstelik hiçbir Kürt kardeşim Siyonizm’in avucuna düşmeyecek, soykırımcıların telkin ve göz boyayan vahşi hesaplarına kurban verilmeyecektir.
Suriye’de yaşayan Türkmenler, Kürtler, Araplar ve diğer unsurlar kardeşimizdir ve kurulan tuzaklar el birliğiyle kırılıp atılacaktır.

Çevremizde bu kadar boğucu ve sancılı olaylar vuku buluyorken, CHP Genel Başkanı’nın Sinop’ta yaptığı konuşma ve içeriği rezalet ve kepazeliğin daha ötesidir. Özgür Özel akıl tutulmasının dibindedir. Bu patolojik vaka aynısıyla şunları söylemiştir:

“Ben de Büyük Taarruz’un emrini veren, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan kişi olmak istiyorum. Savaş kazanan kumandan olmak istiyorum.”

‘ÖZGÜR ÖZEL ÇILDIRSA DA O FÜZE DENEMELERİ DEVAM EDECEK’

Bu hezeyanla dolup taşan, tarif ve tanımında kelimelerin kifayetsiz kaldığı çarpık ifadelerin muhatabını sağlıklı ve sağgörülü addetmek mümkün değildir.

Demokrasi yolunda beraber yürümekten bahis açan, bu suretle Cumhur İttifakı’nda sanki sorun varmış gibi yaygara yapan Özgür Özel’in uçurumlarla ihata edilen inişli çıkışlı yolunun bizim hak ve hakikat yolumuzla kesişmesi hayal mahsulü bile değildir.

Sivil siyaset ve demokratik mücadele halinde olduğunu iddia eden bir partinin sipariş başkanının düşmanın kim olduğunu, kime karşı taarruz yapacağını, hangi savaşı kazanacağını, kumandanlık görevini ne şekilde üstleneceğini berraklığa kavuşturması acil bir ihtiyaçtır.

Kendi dışındakileri düşman gören siyaset anlayışı 1930’lu-1940’lı yılların Hitler kafasıdır ve korkunç bir skandaldır.

Türkiye’de düşman gözleyen ve gözetleyen Özgür Özel’in derhal bir sağlık merkezine müracaatı ya da ille de düşman arıyorsa etrafına bakması tavsiyemizdir.

Sinop’ta Savunma Sanayi’ndeki tarihi atılımları yüzsüzce baltalama çabası, balıkları düşündüğü kadar vatanı ve milleti düşünmemesi işbirlikçi ve kimliksiz bir siyasetçinin basit ve buruşuk sözleri olarak anılmaya mahkumdur.

Özgür Özel’in utanmadan füze denemelerinden yakınması, yabancı turistlerin kafaları üzerinden füzelerin uçurulduğunu iddia etmesi, adeta denize dalarak yerinde müşahede etmiş gibi balıkların yuvalarından kaçtığını mizahi karakterleri aratmayacak şekilde gündeme taşıması dangul dungul konuşmanın daniskası, abuk sabuk zihniyetin alameti farikasıdır.

Emperyalizmin oltasına takılan Özgür Özel çıldırsa da o füze denemeleri inşallah devam edecektir.

Özgür Özel’in uykuları kaçsa da Türkiye milli savunma sanayinde dev adımları azimle atmayı sürdürecektir.

Aziz Atatürk’ü anladığını zanneden, ancak baştan ayağa yanlış anlayan bu şahsın Milli Mücadele yıllarında vatanımıza musallat olan müstevli emellerinden hiçbir farkı olmadığı ibret verici düzeyde karşımızdadır.

CHP havlu atmış, mefluç hale gelmiş, ipe un sermiş, siyasi komaya girmiştir.

Bu ilkel ve ilkesiz siyasi zihniyetin evvelemirde, yüzyılın en büyük rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk davası olarak anılan devasa vurgun ve yağmayla yüzleşmesi, bunun da demokratik ve hukuki hesabını vermesi adalet namusunun konusudur.

‘CHP’NİN SONU KARANLIK’

Dileğimiz, yeni adli dönemde görülecek yolsuzluk davalarının iddianame hazırlığının yapılarak süratle lazım gelen hükmün tesisi, kimin mücrim kimin masum hukuken tefrik ve tayin edilmesidir. CHP’nin sonu karanlık, millet nazarındaki itibarı da sıfırdır.

Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı istikbalin kudretli devletini inşa edecek, istiklal ve egemenlik haklarımızı fedayı can inancıyla sonuna kadar muhafaza edecektir.

DEM Parti’den İmralı ziyareti sonrası açıklama

Siyasi parti ziyaretlerini tamamlayan DEM Parti heyeti, dün terör örgütü PKK’nın elebaşı Öcalan ile görüşmek için İmralı’ya gitti.

Heyette; Pervin Buldan, Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol yer aldı.

Ziyaretin ardından heyetten yazılı bir açıklama geldi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“DEM Parti İmralı Heyeti olarak 25 Temmuz 2025 tarihinde İmralı Cezaevi’nde Sayın Abdullah Öcalan ile üç buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdik. Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Adalet Bakanı ve siyasi parti liderleriyle heyet olarak gerçekleştirdiğimiz görüşmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. 11 Temmuz’da gerçekleşen silahların imha edilme töreniyle ilgili izlenimler ve törenin yansımaları hakkında bilgi aktarıldı. Sayın Öcalan da törenin gerçekleştirilme biçimini, sergilenen irade, inanç ve barış kararlılığını çok değerli bulduğunu belirtti. TBMM gündemindeki komisyon çalışmasının kapsamlı ve kapsayıcı bir yöntemle barış ve demokrasi adına önemli katkılar sunmasını beklediğini vurguladı. Halka ve tüm toplumsal kesimlere en içten selam ve iyi dileklerini iletti.”

Meteoroloji’den yüksek sıcaklık uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 26 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzeydoğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığının, ülkemiz genelinde mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güney, Orta Akdeniz’in iç, İç Anadolu’nun güney ve doğu kesimleri ile Ege Bölgesinde yer yer kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin güney kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

BALIKESİR °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

EDİRNE °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

İSTANBUL °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

KIRKLARELİ °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

EGE

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın kuzeyli yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

DENİZLİ °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

İZMİR °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

MANİSA °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

ADANA °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 38°C

Az bulutlu ve açık

HATAY °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

ISPARTA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bölgenin güney ve doğu kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

ANKARA °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

ÇANKIRI °C, 37°C

Az bulutlu ve açık

ESKİŞEHİR °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

KONYA °C, 33°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

DÜZCE °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

SİNOP °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

ZONGULDAK °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

AMASYA °C, 34°C

Parçalı ve az bulutlu

ARTVİN °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yer yer çok bulutlu öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu

TRABZON °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yer yer çok bulutlu iç kesimleri öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, Erzurum, Kars, Iğdır ve Ağrı ile Van’ın kuzey ve doğu, Bingöl ve Muş’un kuzey çevrelerinin öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 32°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu güney çevreleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KARS °C, 29°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MALATYA °C, 40°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 31°C

Parçalı ve az bulutlu, öğle saatlerinden sonra yer yer çok bulutlu kuzey ve doğu çevreleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 45°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 44°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 41°C

Az bulutlu ve açık

SİİRT °C, 43°C

Az bulutlu ve açık

Nihat Genç’e mektuplar

Bir süredir akciğer kanseriyle mücadele eden Veryansın Tv kurucusu yazar Nihat Genç, yoğun bakım servisine kaldırılarak entübe edildi.

Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay, açıklamasında Genç’in kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım servisine alındığını, 3 Haziran’dan itibaren ise entübe edildiğini duyurdu.

Binlerce vatandaş, yazar, gazeteci, akademisyen, sanatçı, siyasetçi; Nihat Genç için geçmiş olsun dileklerini paylaştı.

Genç, Veryansın Tv’ye gelen bazı mektuplar şöyle…

Prof. Dr. Caner Işık:

“Cumhuriyetçi ve vatanseverler
Duayla bekliyor seni Nihat Genç
Cesareti senden alan yiğit evlatlar
Umutla bekliyor seni Nihat Genç

Maddeyi değil de ruhu şahlatan
Özgürlük, eşitlik fikri savunan
Bağımsızlık fikri ile yaşayan
Ruhundan konuşan yiğit Nihat Genç

Atatürk’ü özden anlayıp diyen
Yunus olup gönül evine konan
Nasreddin hocayla mesel anlatan
Yurdumun vicdanı Türklük Nihat Genç

Maddeye tapmaman görünenindir
Allaha kulluğun ifadendedir
Anandan emdiğin saf ve temizdir
Onu hak edendir güzel Nihat Genç

Haksızlığa karşı derin nefessin
Sana nefes veren Allah’tan sessin
Tecelli oluyor görüntü sensin
Anadolu ruhu dolu Nihat Genç

Korkmuyor, yılmıyor susmuyor hala
Kulağımda sesin haykırır hala
Vicdan olmuş halin seviyor hala
Sevenlere dolan aziz Nihat Genç

Bu topraklar senin gibi yiğittir
Ortaya koyulan asıl yiğittir
Yoksulun diliyle söyler yiğittir
Geldiğine uygun dürüst Nihat Genç

Vatan işarettir pusula namus
Erenler içinden çağdaş bir Yunus
IŞIK şifa diler arkanda ulus
Delikanlı namus taşır Nihat Genç.”

Vedat Özdemiroğlu:

“Az evvel pazartesiyi salıya bağladı gece Nihat abi.

Bayram bitti…

Ne gam, bana her günü de geç, her an bayram.

Lakin deliyim diye meselesiz de değilim çok iyi bildiğin gibi, canım Nihat abi.

Bir ay önce Ahmet Özdemiroğlu ağabeyim çok zorlu bir kalp ameliyatı geçirdi, çok şükür deyip rahat nefes aldık ki, bu kez Ankara’dan kara haber:

“Nihat Genç, entübe edildi.”

Sadece bildiğim değil, bilmediğim dualarım da seninle. Ortak dostlarımıza söyleyip durduğum cümle, “Bu durumu atlatacak biri varsa, o da Nihat Genç’tir” oldu; kolpadan da değil, sendeki azim, direnç, çalışkanlık, hak sevgisi ve memleket hayranlığı; güzel yurdumun güzel insanlarının mâlumu. Üstelik dostluğuna, kardeşliğine, mesai arkadaşlığına mazhar olmuş ben garip için uzaylardan, galaksilerden daha değerlisin kalemi benzersiz güzel ustam.

Seni tanımanın lütfû, efkârımı kâh dağıtıyor, kâh yoğunlaştırıyor; ne yapacağımı bilemez haldeyim abi.

“Bizim Vedat” derdin, Yunus Emre gibi, bu lafın bana verdiği kıvanç, geniş zamana asılı kalıp duracak.

Saatlar önce Can Laçin’le konuştum, oğlunla, ‘ne yazmak istersen köşem açık’ dedim, ‘yazarız beraber abi’ dedi. Can Laçin… Hani şu evdeki minik adam! Pazar akşamları, üniformamı giyip kasvetle vedalaşırken, kapıyı tutup “Gitmesin, gitmesin!” diye ağlayan aziz çocuk. Soylu eşin, canım Nuriye derdi ki “Oğlum bırak, geç kalıyo asker adam, gitsin gene gelsin!”

Can Laçin iyiden iyiye koparırdı yaygarayı: “Gelmesin, gelmesin!!!”

Can’ı herkes sona koyuyo, ne iyi yapmışsın abi başa alarak, dediydim.

Günü gelince sen de öyle yap, dedin.

Günü gelince öyle yaptım vallahi. Can Ilgaz koydum oğlumun adını. O da on beş ay evvel uçtu gitti göğe, o güzel adı kaldı yadigâr.

Bir kez doğana ölüm yok abi, halden hale geçiş var. Yükünden kurtulmuş ruh var, mânânın yorumu morumu değil, ta kendisi var. Ruh yoksa edebiyat nasıl olur, şiir niye sevilir, ruhlar kaynaşmasa hangi dostluk mümkün?

Haklısın canım Nihat Genç, yağmurdan öte kutsal su mu var?! Çok haklısın bizim Nihat Genç, rüzgârdan öte ilahi nefes mi var?!

Sana “Eee, bu kadar uzun yazarsan tabii haklı çıkarsın!” dediğimde nasıl güldüydün. Vallahi seni güldürmeyi hep çok sevdim. Rabbim nasip etti bize o eşsiz anları, şükürler olsun.

Tanışmamışken “Bu Çağın Soylusu” romanını okumuş, sarsılmıştım. Sen Leman’da yazmaya başlayınca mesai arkadaşı olduk. Yazıların çarpıcıydı, beynin kalbinin hizmetindeydi. Bazan ağlatıcıydı, yazarken ağladığına da eminim.

Asker oldum. Usta birliğim Ankara çıktı. Tuncay Akgün, ev telefonunu verdi, ararsın dedi. Ankesörlü telefondan aradım günün birinde, otuz yıl önce!

O cuma evci çıkınca buluştuk, tabii ki Engürü Kahvesi’nde, sen king oynadın, ben de durdum yanında. Kahvede değiştim üstümü, davetli olduğum mekâna seni de çağırdım, geldin, muhabbet harlandı, geceyarısı oldu, kopamadık, gel kal bizde, sohbet devam etsin dedin, geldim! Geliş o geliş. Kısa dönem askerliğimin hafta sonları Genç’lerin evinde geçti ondan sonra…

Aman Yarabbim, ne orjinal adamsın Nihat abi. Koltukta televizyona bakarken yere toz şeker döküp karınca besliyosun!! Hadi sen tuhafsın, onlara n’oluyor, vefalı mürit gibi belli sınırı asla aşmayıp şeker seansını takiben ortadan kayboluyor karıncalar!

Alâkasız bir saatte kalkıp tuvalete giderken, yaptıkların üstüne yerleştirdiği daktilonun başında görüyorum ustayı, bu nasıl bir özgün model, uykum dağılıyor, es vermesini beklerken basıyorum çayı, sonrası mizah âleminden İran’la ilişkiler tarihine, sinema detaylarından öğrencilerin dertlerine geniş mi geniş, bitmek tükenmek bilmeyen konuşmalar. Ne şirin geçti o vakit, ne çok feyz aldım senden canım Nihat Genç; hakkını helâl edersin, bilirim. En değerli varlığı, zamanını esirgemeden ve keyifle gülerek paylaştın ben gariple. Mevzubahis kahvede benim’çin birine “Bu var ya bu, kafaya koysun, taşı güldürür!” dediğinde inceden gubarmamak mümkün müydü ey Ofli Hoca’nın yazarı?!

Askerlik bitti ama muhabbet asla. Eşi bulunmaz kalemsin Nihat abi. Böylesine nazik bir öfke, hangi kaleme nasip oldu ki? Ankara’nın kıymetlilerinden Günhan Aydın ve seninle nasıl faydalı, ince, latif sohbetler aktı gitti her buluşmada. Mesafeler de durduramadı bizi; sabaha karşı telefon çalınca, bilirdim, Nihat Genç arardı. Yeni bir fikir, başka bir espri, taptaze bir isyan için. Derdin ki, “Bütün ülke uyuyor Vedat; bir sen, bir ben, bir de bu çilekeş kaldırımlar!” Ne garip, kaç zaman neler neler konuştuk da bir kez bile dedikodu yapmadık, gıybete girmedik güzel usta. Bu hüneri de asaletine borçluyuz.

Bir gün beni Ankara’ya uğurlarken, çok anı bir kararla, yanımdaki boş koltuğa oturup Istanbul’a gelen adamsın Nihat Genç.

Biraz sonra uyudun, muavin kek bıraktı, ben ikisini de yedim. Uyandın ve “kekimi niye yedin” diye, hesap sordun bana. Abi, dedim, filozof adamsın, kek için mesele çıkarma, isteriz! Olmaz öyle, o ayrı, bu ayrı dediydin.

Gümüşsuyu’ndaki bekâr evimde sigara böreği kızarttıydım, ikiye ayırdın börekleri ve dedin ki, herkes hakkı kadar yiyecek! Senin kadar adalete meftun adam görmedim ben abi. Katıldığın yemek programında, hazırlanan aşı, “Dışarda yemiyorum ben!” diye reddeden adamsın, daha ne diyeyim?

Bu topraklar sana minnettar Nihat Genç. Tavrına hayranız. Tuncay üzgün, Günhan üzgün, Gürcan Yurt üzgün, ben, biz, hepimiz üzgünüz, tedirginiz; gariban gibi bekliyoruz işte abi.

Bir de onlar, o mazlum çocuklar, evde tek başına seni izleyen melek ruhlular, döner ekmeği ısınırken gözünden yaş gelen tersolar, çok sevdiğin bu topraklara gönül vermiş temiz canlar, hainlere ve puştperestlere karşı merdane ceng’edenler, seni her saniye daha çok seviyorlar, daha şimdiden ve gönülden özlüyorlar Nihat Genç…

Ve o ruhlar; hunharca, canice katledilen değerli aydınlar, sistemin durumsuz kurbanları, şehit çocuk işçiler. Sen onların da kahramanısın; biz uğurlamaya çalışırken, onlar da koca kalpli yazarı ağırlama gayretindeler.

İsa, Tanrı’nın oğlu da, biz kuzeni miyiz, bu ülkeye şan şeref verdin ey Allah’ın oğlu;
kalbin ferah olsun bu çağın soylusu. Halkım adına tüm emeğin için kalpten şükranlarımı sunarım güzel abim Nihat Genç.

Bir gün, biri, sana dediydi ki

“Ben bir Allah’a inanmıyorum.” Ve sen ona dedin ki “Şu dediğin cümlede dört tane Allah var!”

Türkçe’nin şövalye ruhlu hizmetkârı; umudun daim, ruhun mesut olsun, bu toprağın pür duasını anneciğinin ak sütü gibi hak ettin…”

Günhan Aydın:

“19 Mayıs’ın dış sahalarında; sen, ben, bir de simitçi çocuk. Sanki Los Galacticos oynuyor karşımızda, Roberto Carlos akıyor. Sen, ben, simitçi çocuk; oyuna en ciğerden katılan en damar çocuk sensin Nihat Abi…

Kış Ramazanı, iftardayız pidecide. Tevfik Kış, masaya çorbamızı getirdi. Lan , dedin , olimpiyat şampiyonu veriyor çorbamızı. Pehlivansın Nihat Abi… Oğlum, dedin, bana. Anneler ölmez. Domatesi annen gibi kesersin. Memleketi senin sesinle sevmeyi sevdim Nihat Abi. Annelerimizi ve hiç bitmeyen uzak dağları. Erzincan’ı Çanakkale’yi; Cebeci ve Mamak’ı. O dağlarda yağmursun Nihat Abi…

Dolmuş şöförü, berber çırağı, sabah ezanında madenci, çorbacıdaki komi, belediye otobüsünde temizlikçi ablam, sanayideki bıkkın köfteci, emekli coğrafya öğretmeni cebinde ganyan bülteni, salıncaktaki çocuk, Ankaragüçlü boyacının sandığındaki çiçekleri hatırlıyor musun Nihat Abi ?..

Ben seni çok seviyorum Nihat Abi. Hiç korkmamanın sınırsız özgürlüğü… Abiler ölmez. Onun gibi dinlersin hava durumunu, onun kibritiyle yakarsın sigaranı. Hacı Bayram’da çay içer, Gençlik Parkı’na gideriz. Gel, demiştin, Hüseyin Gazi’ye gidiyoruz. Neden, demiştim. Nara atarız, dedin.

Sağ ol Abi.”

Dr. Özgür Aydın:

“Türkiye’nin fikir dünyasında herkesin sustuğu, çekindiği, döndüğü, büküldüğü anlarda hep bir adam dimdik ayakta kaldı: Nihat Genç. O sadece bir yazar değil, bu ülkenin aydınlık meşalesini elinde taşıyan kahramanlardan biridir. Sapına kadar vatanseverdir. Yalan söylemeyi bilmez. Ekranlarda öfkelenir, bazen çok sert konuşur, çok da küfrederdi. Ama o küfürler hiçbir zaman sırıtmaz, bir ok gibi hedefine saplanırdı. Çünkü içinde isyan değil, adalet vardı.

Nihat Genç, düşene el uzatmayanlardan olmadı. Zulmün karşısında susmadı. Dalkavuklukla beslenen düzenin maskesini çekinmeden yüzlere çarptı. Onun kalemi, vicdanla öfkenin birleştiği yerden çıkardı. Evet, sivriydi. Evet, sarsıcıydı. Ama çoğunlukla haklıydı.

Hiçbir zaman ekranlarda gülümseyip perde arkasında çürüyenlerden olmadı. İktidarın da muhalefetin de peşine takılmadı. Onun yönü hep halka, hep hakikate dönüktü. Bazen bir köylünün feryadında, bazen bir gencin isyanında, bazen bir annenin gözyaşında buldu sesini. O “Cumhuriyet”i iliklerine kadar benimsedi ve onun yılmaz savunucularından biri oldu.

Farklı düşüncelere sahip olsak da, bir “aydınlık savaşçısı”nın yaşam mücadelesi veriyor olması beni derinden etkiledi. Kalemini hiçbir makama, güce, zümreye satmayan keskin bir kalemin hayata tutunma çabası, aslında bu ülkede onurlu duruşun da ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.

Sessizliğe alışmış bir toplumun en gür seslerinden biri bugün suskun. Ama biliyoruz ki geçici. Çünkü bu ülkenin hala gerçeklere, hakikate, korkusuz kalemlere ihtiyacı var. En kısa zamanda, kaldığı yerden devam etmesini umutla bekliyoruz.”

Ahmet Bozdağ:

“Toroslardan sana selam eden Yörükler,
Kızılırmak’tan seni dinleyerek geçen yiğitler,
Seğmenler’in ortasında kokunla büyüyen çiçekler,
Senin için ağlar mı bugün?

Seninle yürüyen bu yoksul halkın çocukları,
İsyanınla yankılanan Maçka’nın yamaçları,
Ankara’nın sokakları, Kaz dağının ağaçları,
Sesinden bir haber arar mı bugün?

Her sözünde geçen bağımsızlık ve hürriyet,
Bayrak, vatan ve koca bir millet,
Bir de deliler gibi aşık olduğun cumhuriyet
Öz be öz evladını bağrına basar mı bugün?

Bu toprağın Kuvayı Milliye’de adı geçen yiğidi,
Al bayrağa sarılıp, al kanını döken şehidi,
Çanakkale’nin bağrında duran Nusret Mayın Gemisi,
Tarihten sana selam eder mi bugün?

Bir jakoben ruhuyla ağzından çıkan sözler,
Memleket sevgin ile yanıp kavrulan közler,
Kah ağlatan, kah şahlatan sendeki bu gözler,
Yüreğinin içine içine dolar mı bugün?

Ey Türk’ün oğlu sende bilirsin milyonlar senin dilinde,
Binlerce gence yürüyecek yol gösterdin Cumhuriyet izinde,
Bazen bir köy evinde, bazen koca Anadolu’nun kalbinde,
Yürüdüğün yoldan gelecek binler çıkar mı bugün?

Kılıçtan keskin kaleminden lazımdır bize,
Ne yazsam, ne söylesem anlatmaz seni hiçbir dize,
Bir Nihat Genç sığmıyor ki hiçbir söze,
Çok sevdiğin kalemin seni yazar mı bugün?

Söylesene ağabey, böyle kolay ayrılık olur mu hiç?
Direndin yıllarca tek başına, böyle gitmek olur mu hiç?
Eyvallahsız büyüdüğün yılların hatırına,
Ölüme de eyvallah etme bugün…”

Ejder Turan:

Bu Toprağın İsyanı: Nihat Genç

Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden sahasına vardığımızda, güneş batmak üzereydi. Cumhuriyetçi vatansever arkadaşlarla bir araya gelmiştik; Türkiye’nin dört bir yanından akın eden yürekler, yorgun ama kararlıydı. Partimizin kuruluşunu ilan etmek üzere toplanmıştık. En yakından alana gelen arkadaşlar dahi 7-8 saat yol yapmıştı. En gençlerimizin bile gözlerinde yorgunluk vardı, ancak Nihat abi dimdikti. Yaşına rağmen, o gür sesi ve keskin bakışlarıyla hepimize güç veriyordu. Türk milletinin onurlu evlatlarını bir arada görmenin verdiği mutluluk, yüzünden okunuyordu.

Kendi aramızdaki sohbetlerde görmüştük ki hepimiz aynı telaş içindeydik: “Nasıl yapacağız? Şimdi ne olacak? Asıl mücadele şimdi başlıyor!” O ise sakindi, öylece bize bakıyordu. Sanki tarihin sayfalarından çıkıp günümüze gelmiş bir bilge gibi, Türk milleti kardeşleştiğinde önünde hiçbir engelin duramayacağını biliyordu.

Konaklayacağımız alana geçerken arabaya binmeyi reddetti. “Gençlerle yürüyeceğim” dedi. Kan emici maden şirketinin siyanür kokusu altında, yol boyunca kah gülerek kah konuşarak kah sessiz ilerledik. Bir – bir buçuk kilometre geçmişti ki aniden durdu, döndü ve sert bir tonla sordu: “Fichte’yi okudun mu?”

Okumamıştım. Mahcup, cevap bekledim.

“Oku” dedi. Sonra ekledi: “Ben ondan kollarımı bir ağacın dallarından, ayaklarımı köklerinden, saçlarımı yapraklarından ayırmamayı öğrendim.” Gözleri sanki kan emici maden şirketi karşısındaymış gibi karanlık bir siluetine dikildi: “Bunlardan yalnızca toprağımızı değil; bedenimizi, benliğimizi, kimliğimizi de savunuyoruz!”

Gözlerim doldu, belli etmemeye çalıştım. Nihat Abi, Batı’dan iki tercüme roman okuyup özüne yabancılaşan “aydın” geçinenlerin aksine, köklerine sımsıkı bağlı bir çınardı. Onun duruşu, sadece bir direniş değil, bir varoluş manifestosuydu.

Ve şimdi…

Şimdi Nihat Abi yoğun bakımda. Ama bilin ki, onun ruhu hiçbir makinede, hiçbir hastane duvarında hapsedilemez. O, Fichte’nin dediği gibi, kökleriyle toprağa, dallarıyla gökyüzüne uzanmış bir çınardır. Ve bizler, o çınarın gölgesinde büyüyen fideleriz.

Sevenleri olarak diyoruz ki: “Nihat Abi, yalnız değilsin!” Bu milletin genç çocukları olarak söz veriyoruz. Senin öğrettiğin gibi, köklerimizden, cumhuriyetten ve Atatürk devrimlerinden kopmayacağız. Toprağımıza, bayrağımıza, birbirimize sahip çıkacağız.

Mücadele devam ediyor. Ve biz, senin yürüdüğün yoldan asla dönmeyeceğiz.

Çünkü Türk milleti, kardeş olduğunda önünde hiçbir engel duramaz.

💾

Toroslardan sana selam eden yörükler,Kızılırmaktan seni dinleyerek geçen yiğitler,Seğmenlerin ortasında kokunla büyüyen çiçekler,Senin için ağlar mı bugün? S...

Damadın şirketi, TOKİ’ye ait sahile çöktü!

YUSUF YAVUZ / VERYANSIN TV

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde bulunan doğal sit alanı niteliğindeki Koru sahili, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından otel yapılması için geçtiğimiz yıl Rizeli Ekşi ailesinin şirketi olan AHES Gayrimenkul’e tahsis edildi. Mülkiyeti TOKİ ve Hazineye ait olan parseller, 5 yıldızlı 3 ayrı otel yapımı için hazırlandı. TOKİ’ye ait parsellerde otel yapmak isteyen şirketin yöneticisi olan Mücahit Hamza Ekşi’nin, TOKİ’nin eski Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’in damadı olduğu ortaya çıktı. ÇED mevzuatını aşmak için 2100 yataklı otel projesini üçe bölen şirket, her biri 700 yatak kapasiteli üç ayrı projeyle ÇED başvurusu yaptı. AHES Gayrimenkul ve bu şirkete bağlı iki alt şirket üzerinden yapılan proje başvurularına geçtiğimiz hafta arka arkaya ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Böylece Gazipaşa’da yerel halkın ‘Fidanlık’ olarak andığı bakir bir kumsala sahip olan 2 kilometrelik Koru Sahilinin betonlaşmasının önü açılmış oldu.

Doğal sit olan Koru sahili henüz betonlaşmamış bir alan

TOKİ’NİN İKİNCİ ADAMININ DAMADI TOKİ ARAZİSİNE ÇÖKTÜ

Antalya Gazipaşa’da bulunan Koru Sahili, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Haziran 2024’de turizm amacıyla 49 yıllığına özel bir şirkete tahsis edildi. Mülkiyeti Hazine ve TOKİ’ye ait olan parsellerin tahsis edildiği şirket, Rizeli Süleyman Ekşi’nin sahibi olduğu AHES GYO’ya verildi. Ancak TOKİ’ye ait arazileri de kapsayan tahsisi alan şirketin yöneticilerinden biri olan Mücahit Hamza Ekşi’nin, TOKİ’nin eski Başkan Yardımcısı olan Mehmet Özçelik’in damadı olduğu ortaya çıkmıştı. Halen AKP’li Fatih Belediyesinde Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Özçelik, 2014-2019 yılları arasında TOKİ’nin ikinci adamıydı. Özçelik, 2003-2014 arasında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çeşitli birimlerde yöneticilik yapmıştı.

Koru sahilinde üç ayrı otelin yapılacağı hazine arazileri

RİZELİ EKŞİ AİLESİ, ALDIKLARI KAMU İHALELERİYLE GÜNDEME GELDİ

TOKİ’de 5 yıl Başkan Yardımcısı olarak yöneticilik yapan, Fatih Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’e damat olan Mücahit Hamza Ekşi, aile şirketi AHES’i baba Süleyman Ekşi ve kardeşi Ebubekir Ekşi ile birlikte yönetiyor. AHES Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, daha önce İstanbul ve değişik illerde aldığı kamu ihaleleri ile gündeme gelmişti.

Mehmet Özçelik, 2014-2019 döneminde TOKİ Başkan Yardımcılığı yapmıştı

AYNI AİLEYE AİT ÜÇ ŞİRKET ÜÇ AYRI OTEL İÇİN ÇED BAŞVURUSU YAPTI

Antalya Gazipaşa’da 5 yıldızlı otel inşa etmek için kolları sıvayan şirket, ilk önce kamuya ait arazilerin tahsisini aldı. Hazine ve TOKİ’nin mülkiyetindeki Koru sahili, 49 yıllığına Ekşi ailesinin şirketine tahsis edildi. Turizm yatırımı amacıyla üst kullanım hakkı verilen arazilerin toplamı 163 bin m2’den büyük bir alanı kaplıyor. Doğal sit alanı olan ve batısında arkeolojik sit yer alan Koru sahilinde büyük bir otel yapmak için ÇED mevzuatının zorlayıcı olacağını gören şirket, 2100 yataklı projeyi üçe bölerek kapasiteyi küçültme yoluna gitti. Bunun için AHES Gayrimenkul ve buna bağlı iki ayrı alt şirket üzerinden 700 yatak kapasitesine sahip üç ayrı otel projesiyle ÇED başvurusu yapıldı.

Gazipaşa Selinus sahilindeki hazien arazisinde yapılmak istene projenin görselleri

BAKANLIK ÜÇ PROJEYE DE ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI VERDİ

Şirketin Aralık 2024’de sunduğu Proje Tanıtım Dosyalarını değerlendiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iki projeye 3 Haziran’da, bir projeye ise 5 Haziran’da ÇED Gerekli Değildir Kararı verildiğini duyurdu. Böylece korunan alan niteliğinde olan ve bugüne kadar betonlaşmadan uzak kalan 2 kilometrelik Koru sahilinin betona boğulmasının önü açılmış oldu.

HALK KARŞI ÇIKIYOR, BAŞKAN OTELLERDEN YANA

Gazipaşa’da yerel halk uzunca süredir sahilin devasa otellere açılmasına karşı eylemler, basın açıklamaları yaparak seslerini duyurmaya çalışıyor. İlçe halkının Ancak CHP’li Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ilçe sahilinin 5 yıldızlı otellere açılmasından yana bir tutum izliyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz yıl Gazipaşa’da yaptığı konuşmada sahilin betonlaşmasını ve belediye Başkanı Yılmaz’ın ilçenin otel yatırımlarına açılmasına yönelik tavrından övgüyle söz etmesi tepki çekmiş, partiden istifalar gelmişti.

Gazipaşa Selinus sahilindeki hazien arazisinde yapılmak istene projenin görselleri

KİŞİYE ÖZEL İMAR DÜZENLEMESİYLE SAHİL HALKIN ELİNDEN ALINIYOR

Sahilin otellere açılması için kişiye özel imar düzenlemeleri yapıldığını savunan Gazipaşa Hepimizin Platformu, planlama çalışmasının ilçenin bütününü kapsayacak şekilde yapılması gerektiğini açıklamıştı. Koru sahilindeki Hazineye ait arazinin, 50 bin nüfuslu ilçenin tek nefes alma alanı olduğuna vurgu yapılan Platform açıklamasında, “Önceki plan notlarında, günübirlik alan tanımı ‘Toplumun yararlanmasına açık olmak kaydıyla’ diye başlarken, 2019’daki plan notlarında bu kaldırılmış, ‘konaklama tesisinin devamı, tesisin tamamlayıcı niteliğinde’ olduğu yazılmıştır. Yani sıra sıra bütün oteller, halkın kullanım alanı olması gereken günübirlik alanlara havuzlarını, barlarını yapabilecekler, günübirlik alanlarımızı otellerinin ön bahçesi olarak kullanabileceklerdir” denildi.

Gazipaşa Selinus sahilindeki hazien arazisinde yapılmak istene projenin görselleri

BOZULMAMIŞ SAHİLLERDE BETONLAŞMA YARIŞI

Antalya’nın doğusunda betonlaşmadan büyük ölçüde korunabilmiş olan Gazipaşa sahilleri son yıllarda büyük otel yatırımcılarının hedefinde. Batıdan doğuya sırasıyla Kahyalar, Selinus (Kızılin) ve Koru adıyla anılan üç küçük sahile sahip olan Gazipaşa’da, bu sahillerin tam ortasında Selinus antik kenti yer alıyor. Daha önce Selinus sahilinde 2508 yatak kapasiteli kasaba büyüklüğünde bir otel inşa etmek isteyen turizmci Adil Üstündağ’ın projesinin ÇED süreci, proje dosyasındaki eksikler yerine getirilmediği için geçtiğimiz Ocak ayında sonlandırılmıştı. Üstündağ, daha küçük bir proje ile bu kez de Koru sahilinde otel yapmak için başvurdu. Bakanlık, 15 Mayıs 2025 tarihinde Green Park Otellerinin sahibi olan Adil Üstündağ’ın otel projesi için de ÇED Gerekli Değildir Kararı vermişti.

Koru sahili sit alanı olarak koruma altında

KORUNAN ALAN VE KIYI AKİFERİ RİSK ALTINDA

Nesli tehlike altında olan Caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının yuvalama kumsallarına sahip olan Gazipaşa’da doğal ve kültürel miras alanları iç içe. Derin kazıların yapılması öngörülen devasa otel projeleri, yeraltı sularının depolandığı Gazipaşa kıyı akiferlerini de tehdit ediyor. Hazırlanan ÇED raporlarında proje alanının koruma niteliğine ilişkin yetersiz, eksik ve hatalı bilgilerin yer alması, hem koruma mevzuatı açısından hem de kullanım dengesi açısından geri dönülmesi olanaksız sonuçlar doğuruyor. Korunan alan niteliğindeki Gazipaşa Koru sahili için bir ayda 4 ayrı otel için ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi, koruma-kullanma dengesinin tamamen ortadan kalkarak betonun egemen olduğu bir gelecek tasarlandığını ortaya koyuyor.

Koru sahilinden görünüm

Saray’dan ‘Ferdi Zeyrek’ açıklaması: Sır perdesi açıklığa kavuşturulsun

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, evinde elektrik çarpması sonucu ağır yaralanması sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Ferdi Zeyrek’in kızı Nehir Zeyrek, sosyal medya hesabından paylaştığı tek cümlelik mesajında “Babamın kanını yerde bırakmayın” dedi.

Ferdi Zeyrek’in 3 Aralık 2024’teki bir konuşmasında “Ne tehditlere boyun eğerim, ne istenen paraları veririm” demesi de dikkat çekti.

Zeyrek’in ölümünün ardından kendisinin tehdit edildiğine yönelik bazı iddialar sosyal medyada tartışmalara neden oldu.

‘SIR PERDESİ BİR AN EVVEL AÇIKLIĞA KAVUŞTURULSUN’

Zeyrek’in yaşamını yitirmesinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, konuya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Sosyal medya platformu X üzerinden Zeyrek’in tehdit aldığına dair ifadelerini hatırlatarak iddialara ilişkin sır perdesinin bir an evvel açığa çıkması gerektiğini belirten Saral, “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Ferdi Zeyrek, aile efradını ve sevenlerini yasa boğarak ahirete irtihal etti, Allah rahmet eylesin. Ancak ardında kendisinin tehdit edildiğini bildiren bir açıklaması olmuştu. Bu sır perdesinin bir an evvel açıklığa kavuşturulması gerekmektedir varsa bir suikast durumu gereken en ağır ceza verilmelidir” ifadelerini kullandı.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Ferdi Zeyrek, aile efradını ve sevenlerini yasa boğarak ahirete irtihal etti, Allah rahmet eylesin. Ancak ardında kendisinin tehdit edildiğini bildiren bir açıklaması olmuştu. Bu sır perdesinin bir an evvel açıklığa kavuşturulması…

— Oktay SARAL (@oktay_saral) June 10, 2025

İlişkili Haber
thumbnail

Ferdi Zeyrek’e veda: Özgür Özel gözyaşlarını tutamadı

Haberi görüntüle

Kütahya’da korkutan deprem

Kütahya’nın Simav ilçesinde saat 13.15’te 4,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, sarsıntı yerin 7,71 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

AFAD: OLUMSUZ BİR DURUM YOK

AFAD’ın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

“Kütahya ilimizin Simav ilçesinde saat 13.15’te meydana gelen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.”

Danıştay hakimi başından vurulmuş halde bulundu: Adalet Bakanlığından ‘intihar girişimi’ açıklaması…

Olay, dün akşam saatlerinde Artuklu ilçesinde meydana geldi.

Danıştay’da görevli Tetkik Hakim A.H.’nin, bayram tatili için geldiği Mardin’de kaldığı otel odasından silah sesi duyuldu. Bunun üzerine odaya giren otel görevlileri, A.H.’yi kanlar içinde buldu.

İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, A.H.’nin başından vurularak ağır yaralandığını belirledi. A.H., ilk müdahalenin ardından ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı.

Yoğun bakımda tedavisi süren A.H.’nin hayati tehlikesi sürerken, olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

ADALET BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA GELDİ

Adalet Bakanlığından olaya ilişkin yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Danıştay Tetkik Hakimi A.H. Mardin’de, otel odasında ruhsatlı silahı ile intihar girişiminde bulunmuş, 112 Acil Servis ekiplerince müdahale edilerek Mardin Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. Hayati tehlikesi devam etmektedir. Silahlı saldırı şeklinde sunulan haberler doğru değildir.”

Rıza Akpolat’ın avukatından açıklama

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın avukatı Görkem Gökçe, Akpolat’ın tutuklanma sürecine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

ANKA’nın haberine göre Gökçe, şunları kaydetti:

”Müvekkilimiz Sayın Rıza Akpolat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ifadesini vermek üzere çağrılabilecekken, değerli babasının hastalığı nedeniyle gittiği Balıkesir’de hakkında hukuka aykırı şekilde yakalama işlemi icra edilmiş, ardından tam dört gün boyunca Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınmadan gözaltında tutulmuş, en sonunda da Sulh Ceza Hâkimliği tarafından hukuka aykırı bir şekilde tutuklanmasına karar verilmiştir.

‘MASUMİYET KARİNESİ VE LEKELENMEME VE ADİL YARGILANMA HAKKI ZEDELENMİŞTİR’

Bu süreçte dosya içeriği müvekkilimizden ve müdafileri olarak bizlerden gizlenmesine rağmen, kimi basın yayın organlarında dosya içeriği ile ilgili bilgi ve belgelerin yayınlandığı görülmüş, bu suretle müvekkilin kamuoyu nezdinde peşinen mahkûm edilmeye çalışılarak ceza hukukunun en önemli güvencelerinden masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı ihlal edilmiş, adil yargılanma hakkı zedelenmiştir. Bu çerçevede bazı basın yayın organlarınca bütünlükten koparılmış birtakım iddialar, bilgiler ve tek taraflı yayınlarla kamuoyunda yanlış bir kanaat oluşturarak yargı sürecinin etkilenmeye çalışıldığı müşahede edilmiş olup bu haksız tutum ve davranışların özgür ve tarafsız basının haber verme hakkı ile telifinin mümkün olmadığı tartışmadan varestedir.

‘SUÇLAMALAR HİÇBİR SOMUT DELİLE DAYANMIYOR’

Gerçekte ise müvekkilimiz Sayın Rıza Akpolat’a yöneltilen suçlamaların tamamen soyut, dayanaksız ve afaki olduğu, hiçbir somut delile dayanmadığı, yürütülen soruşturma sürecinde de pek çok hukuka aykırı işlemin cari olduğu hususları müvekkilimizin nihayet dört gün sonra ifadesinin alınması ile birlikte anlaşılmıştır. Rekor bir oy oranı ile seçilerek göreve başlayan, toplumda saygın ve itibar sahibi, başarılı bir belediye başkanı olan müvekkilin güya bir örgüt üyesi olduğu, üstelik bu örgütün yöneticisi olduğu iddia edilen kişiden güya rüşvet aldığı gibi fiilen, aklen ve hukuken ciddiye alınması dahi imkansız isnatların dile getirilmesi elbette hukuken kabul edilebilir olmaktan uzaktır.

‘AFAKİ İDDİALARLA HÜRRİYETİNDEN YOKSUN BIRAKILMASI…’

Müvekkilin aleyhine somut delil bulunmamasına rağmen bu derece afaki iddialarla hürriyetinden yoksun bırakılmasının en temel hak ve özgürlüklerden olan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiği şüphesizdir. Tüm bu gerçeklere rağmen müvekkilin basmakalıp gerekçelerle tutuklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, bir an evvel serbest kalıp görevine dönmesi için gerekli tüm hukuki yolları işleteceğimizi kamuoyuna saygılarımızla bildiririm.”

 

İstanbul’da otel yangını: Ölü ve yaralılar var!

Ferhatpaşa Mahallesi Üsküdar Caddesi’ndeki 3 katlı otelin eksi birinci katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Otelin katlarını saran duman nedeniyle mahsur kalanlar, itfaiyenin merdiveniyle terastan aşağı indirildi.

Yangında ağır yaralanarak hastaneye kaldırılan spa çalışanları Anne M. ile isimleri öğrenilemeyen 2 yabancı uyruklu kadın, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Bilinci açık şekilde hastaneye götürülen İtfaiye çavuşu Hasan G. de tedavi altına alındı.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınırken, binada duman tahliyesi yapıldı.

Özgür Özel’den Erdoğan’a: Siyasi mafyalığa soyundu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gezi tutukluları Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i ziyareti sonrası Bakırköy Cezaevi önünde açıklama yaptı.

CHP lideri Özel burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beşiktaş Belediyesi Başkanı Rıza Akpolat’ın tutukluluğuna ilişkin söylediği ‘turbun büyüğü heybede’ sözlerine yanıt verdi.

Özel, Erdoğan için “siyasi mafyalığa soyunmuş durumda” ifadesini kullanıp “oyuna gelmeyeceğiz” dedi.

‘MAFYAVARİ BİR ŞEKİLDE BİZİ TEHDİT EDİYOR’

Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bugün Çiğdem Mater ve Mine Özerden’in tutukluluğunun 999. günü, yarın bininci günü olacak. Dün Boğaziçi eylemlerinin bininci günüydü. Yarın aynı zamanda Hrant Dink’in katledilişinin yıl dönümü. Her gün başka felaketlerin yıl dönümleriyle uyanıyoruz. Bir yandan İstanbul Barosu’na kayyum atanıyor, bir yandan Beşiktaş Belediyesi’ne siyasi darbe girişimi var.

Öbür tarafta sayın Erdoğan turp peşinde. Mafyavari şekilde bizi tehdit ediyor. Ona sadece şunu söyleyebiliriz. Turplar büyüdükçe endişe artıyorsa turpun büyüğü sandıkta. Korkmuyorsan sandığa gel. Biz CHP olarak, olmamız gereken her yerdeyiz. Dünyanın en büyük barosunun arkasındayız. Mücadelenin bir bütün olarak verilmesi gerektiğinin farkındayız. CHP hem kararlı, hem güçlü, hem de milletin kendine verdiği vazifenin farkında.

‘OYUNA GELMEME OYUNUNA DA GELMEYECEĞİZ’

Oyuna gelmeyeceğiz ama hiç heveslenme, senin oyuna gelmeme oyununa da gelmeyeceğiz. Sen benim ne demek istediğimi anldın. İçerideki arkadaşlarımızın moralleri ve sağlıkları çok iyi. İçeriye girerkenki gibi dimdik çıkacaklarından eminiz. Gezi davası, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalar gereği uymak zorunda olduğu AİHM kararlarına göre de, AYM kararlaınra göre de, milletin vicdanına göre de hukuksuzdur. Bizim yerimize içeride yatmaktadırlar. Geziyi destekleyen on milyonlarca kadın adına burada iki kadın yatıyor. Tayfun Kahraman parti üyesi, benim adıma yatıyor.

‘ARTIK BAMBAŞKA BİR SÜRECİN İÇİNDEYİZ’

Beşine de hepimiz sahip çıkıyoruz. Ben de gezideydim. Davaları bu kadar davamızdır. Buradaki arkadaşların şiddetle hiçbir ilgisi yok. Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olmak yerine demokrasisi sıfırlanan bir ülke olması ne zarar veriyor bir de onu hesaplayın. Bu iş fazla uzadı. Her seferinde dünya 5’ten büyüktür diyen kişiye Türkiye’nin bir kişiden büyük olduğunu söylemek lazım. O kadar da uzun boylu değil. Artık bambaşka bir sürecin içindeyiz ve o süreç bu kötülükten Türkiye’yi kurtarma sürecidir. İktidarı devretmeye hazırlansın.”

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Partisinin Konya 8. olağan il kongresinde açıklamalarda bulunan Erdoğan, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın tutuklanmasına ilişkin mesajlar verdi.

Erdoğan, “Yargıya parmak sallayarak, bağırıp çağırarak, yargı mensuplarını baskı altına alarak hiçbir netice elde edemezsiniz. Sağa sola sataşmaktan vazgeçin. Biz işte buradayız. Gelin millet önünde kara kaplı defterleri ortaya serelim. Bakalım kimin yüzü kızaracak kim yüzü ak çıkacak. Özel harami arayacağına yanındaki yöresindeki şahıslara baksın. Dosyalardaki iddialara verecekleri cevapları olmadığı için sürekli topu taca atıyorlar. Çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyüğü heybede” dedi.

İlişkili Haber
thumbnail

Erdoğan ‘Rıza Akpolat’ mesajında neyi ima etti? ‘Daha turpların büyükleri heybede’

Haberi görüntüle

💾

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gezi tutukluları Mine Özerden ve Çiğdem Mater’i ziyareti sonrası Bakırköy Cezaevi önünde açıklama yaptı.

İsrail hükümetinden ‘ateşkes’ kararı

İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, anlaşma taslağının kabine toplantısında onaylandığı bildirildi.

Açıklamada, esirlerin serbest bırakılmasına ilişkin takvimin 19 Ocak Pazar günü uygulanmaya başlayacağı belirtildi.

Anlaşma, İsrail güvenlik kabinesinde onaylandıktan sonra bakanlar kurulu toplantısında görüşülmeye başlanmıştı.

‘Ailesine ödenen tazminat geri istendi’ iddiası: Gara şehidinin son mektubu paylaşıldı

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Meclis’te yaptığı açıklamada Pençe Kartal-2 harekat bölgesinde yer alan Gara’da, terör örgütü PKK tarafından alıkonularak şehit edilen 13 Türk vatandaşından Er Adil Kabaklı’nın ailesine ödenen 700 bin liralık tazminatın yarısının geri istendiğini öne sürmüştü.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, 2 Ekim 2015’de Ağrı’daki birliklerine katılmak üzere yola çıkan ancak Tunceli-Pülümür kara yolunda alıkonulup kaçırılarak şehit edilen Er Adil Kabaklı’nın son mektubunu köşesine taşıdı.

Buna göre; Adil Kabaklı, 15 Nisan 2019 tarihli mektubunu PKK zindanında ilk ve son kez yazdı. Kabaklı, mehtubunda “Bizim burada olmamızın tek sebebi yol güvenliğini almayanlardır” ifadelerini kullandı.

‘HER ŞEYE HASRET KALDIK’

İşte Gara şehidinin yürek yakan mektubu:

“Yıllardır örgütün elindeyiz. Ama maalesef bizim için herhangi bir girişim olduğunu ne duydum ne de gördüm. Biz kimiz, neciyiz? Kimin askerleri ve polisleriyiz? Neden hâlâ buradayız? Hangi ülkenin vatandaşlarıyız? Niçin şimdi yalnız bırakıldık? Niye kimse bizimle ilgilenmiyor? Adımızı dahi anmak istemiyor? Yedi-yirmi dört haberleri radyodan takip ediyoruz ama bizimle alakalı hiçbir şey duymadım. Duymamaya da devam ediyorum.

Bunca geçen zaman içerisinde başımıza bir iş gelmeyeceğini kim, nereden biliyor? Kim bunun teminatını veriyor? Gündüzün nasıl olduğunu, güneşin nasıl olduğunu, nasıl doğduğunu rüzgârın nasıl estiğini unuttuk, her şeye hasret bırakıldık.

‘BUNUN TEK SEBEBİ YOL GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMAMASI’

Son olarak devletimize hizmet eden devlet yetkililerine tüm siyasi kanatlara ve parti başkanlarına sesleniyorum. Biz ölmedik, yaşıyoruz. Bizim için çaba gösterilmesini, girişimlerde bulunulmasını bekliyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin askerleri ve polisleriyiz. En önemlisi vatandaşlarıyız. Bunun göz önünde bulundurulmasını ve bize sahip çıkılmasını ve yok sayılmamamızı istiyoruz.

Ben nasıl vatan görevimi yerine getirmek için yola çıktıysam ve yol üzerinde örgüt tarafından alıkonulduysam silahsız bir er olarak bu kadar zaman burada kaldıysam, bunun tek sebebi yol güvenliğimin sağlanmaması. Bu durum hakkında TV kanallarında bir bilgi verilmedi, bizden önce de sonra da o yolun güvenliği sağlanamadı. Aynı yolda bizden önce örgüt tarafından alıkonulan bir kişi daha var. Devletin ve ülkenin yolunu kullanmak suç mu?

‘GECE YATTIĞINIZDA RAHAT UYUYABİLİYORSANIZ SİZE HELAL OLSUN!’

Şimdi bunu tüm devlet yetkililerinin vicdanına sunuyorum. Geceleri yatağınızda rahat uyuyabiliyorsanız size helal olsun. Başka da diyecek hiçbir sözüm yok.”

Diyanet’ten Ali Erbaş’ın memleketine 1 milyar TL’lik tesis!

Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kamuda yeni bina yapımı yasaklandı ama Diyanet İşleri Başkanlığı yüksek maliyetli harcamalarına devam ediyor.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın hbaeirne göre;  20 ayrı Dini İhtisas Merkezi olan Diyanet, şimdi de Ordu’da yenisini açıyor. Ordu Dini İhtisas Merkezi 1 milyar TL’ye mal olacak. Yapımı süren İzmir Dini İhtisas Merkezi için de 437.9 milyon TL ödenecek. 2024 yılında 201 milyon 885 bin TL harcanan merkezin yapımı 2025’te 236 milyon TL daha ödenerek tamamlanacak. Merkez 23 bin metrekare olacak.

Diyanet 2025’te 17 müftülük hizmet binası daha yapacak. Bu binalar için devletin kasasından 2 milyar 394 milyon 437 bin TL çıkacak. Diyanet’in İstanbul, Ankara, İzmir, Manisa, Bolu, Bursa, Yozgat, Ordu, Eskişehir, Konya, Kütahya, Şanlıurfa, Tekirdağ, Samsun, Kastamonu gibi illerde 20 adet Dini İhtisas
Merkezi bulunuyor.

CHP’li başkandan Erdoğan için ‘hoş geldiniz’ pankartı

Adana’nın Merkez ilçelerinden Yüregir CHP’li Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın bir süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından saraya çağrıldığı ve özel bir araçla götürüldüğü sarayda Cumhurbaşkanı ile 40 dakika görüştüğü ortaya çıkmıştı.

Bu görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ali Demirçalı’ya AKP’ye katılma teklifinde bulunduğu iddia edilmişti.

Ali Demirçalı daha sonra yaptığı açıklamada bu teklifin varlığını inkar etmeyip “Cumhurbaşkanımız çok nazik çok kibar bir şekilde bizi ağırladı. Bundan Onur duydum ben CHP’li Belediye başkanıyım yoluma CHP’de devam edeceğim” demişti.

Sözcü’den Mehmet Serbes’in haberine göre; Erdoğan’ın Adana’ya gelişi öncesinde Ali Demirçalı Belediye Başkanı olduğu Yüreğir ilçesinin her tarafını “Cumhurbaşkanımız Yüreğir’e Hoş Geldiniz” yazılı pankartlarıyla donattı.

Adana’daki diğer CHP’li belediye başkanlarının böyle bir pankart asmamasına karşın Ali Demirçalı’nın her tarafa fazla sayıda bu pankartları asması dikkat çekti.

SPK’dan Şekerbank’a inceleme

SPK’dan yapılan açıklamada, “Sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasını teminen, Borsa İstanbul’da gerçekleştirilen işlemler, Kurulumuz ve Borsa İstanbul tarafından anlık takip edilirken, piyasa bozucu eylemlere karşı gözetim ve denetim faaliyetleri Kurulumuz tarafından sürekli olarak yerine getirilmektedir” ifadelerine yer verildi.

Şekerbank TAŞ pay piyasasında son günlerde gerçekleşen fiyat hareketleriyle ilgili olarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106’ncı ve 104’üncü maddeleri kapsamında SPK tarafından inceleme başlatıldığı bildirilen açıklamada, “Sermaye piyasasının güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin tespiti halinde, Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde, Kurulumuz tarafından sorumlular hakkında cezai ve/veya idari yaptırımlar uygulanacaktır” denildi.

Meteoroloji’den kar yağışı uyarısı: İşte il il hava durumu tahminleri…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 18 Ocak hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzey kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları ile Doğu Karadeniz’in yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimlerde yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Ardahan çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.

Yurdun iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek ve dik yamaçlarında çığ tehlikesi bulunuyor.

Hava sıcaklığının, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus sis hadisesi bekleniyor.

ÇANAKKALE °C, 11°C

Az bulutlu

EDİRNE °C, 10°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 10°C

Parçalı bulutlu

KIRKLARELİ °C, 9°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 8°C

Parçalı ve az bulutlu

DENİZLİ °C, 14°C

Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 15°C

Parçalı bulutlu

MANİSA °C, 14°C

Parçalı bulutlu

AKDENİZ

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

ADANA °C, 19°C

Parçalı ve az bulutlu

ANTALYA °C, 20°C

Az bulutlu

HATAY °C, 19°C

Parçalı ve az bulutlu

MERSİN °C, 18°C

Az bulutlu

İÇ ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus sis hadisesi bekleniyor.

ANKARA °C, 8°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANKIRI °C, 10°C

Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 7°C

Az bulutlu

KONYA °C, 8°C

Az bulutlu

BATI KARADENİZ

Parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

BOLU °C, 8°C

Parçalı bulutlu

DÜZCE °C, 11°C

Parçalı bulutlu

SİNOP °C, 12°C

Parçalı ve çok bulutlu

ZONGULDAK °C, 9°C

Parçalı ve yer yer çok bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.

AMASYA °C, 8°C

Parçalı ve çok bulutlu

ARTVİN °C, 4°C

Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri aralıklı yağmurlu, iç kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı

SAMSUN °C, 10°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı

TRABZON °C, 10°C

Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri aralıklı yağmurlu, iç kesimlerinin yüksekleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı, yer yer çok bulutlu, Ardahan çevrelerinin kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor. Bölgenin doğusunun dik ve eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.

ERZURUM °C, -3°C

Parçalı ve çok bulutlu

KARS °C, -4°C

Parçalı ve çok bulutlu

MALATYA °C, 6°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 1°C

Parçalı bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin kuzey ve doğu kesimlerinde pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor.

DİYARBAKIR °C, 11°C

Parçalı ve az bulutlu

GAZİANTEP °C, 13°C

Az bulutlu

SİİRT °C, 10°C

Az bulutlu

ŞANLIURFA °C, 13°C

Az bulutlu

İstanbul’da şiddetli lodos: Uçaklar pisti pas geçiyor…

Sabah saatlerinde etkisini arttıran lodos ve sağanak, hava trafiğini olumsuz etkiledi. İstanbul Havalimanı’na gelen bazı uçaklar iniş yapamayıp pisti pas geçerken, bazıları da bir süre havada tur atmak zorunda kaldı.

Havada tur atan ve bu yüzden yakıt kritiğine giren THY’nin TK626 Lagos-İstanbul, TK775 sefer sayılı Maskat-İstanbul, TK186 Şikago-İstanbul, TK6032 Stockholm-İstanbul, TK185 Manila-İstanbul seferlerini yapan uçakları iniş için İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na yönlendirildi.

Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yapmak isteyen uçaklar da bir süre havada tur atmak zorunda kalırken, kalkış seferlerinde ise kısa süreli gecikmeler yaşandı.

Marmara Bölgesi’ni etkisi altına alan kuvvetli lodos ve fırtınanın etkisiyle Sabiha Gökçen Havalimanı ve İstanbul Havalimanı’nda iniş yapamayan bazı uçaklar da civardaki havalimanlarına yönlendiriliyor.

İlişkili Haber
thumbnail

Meteoroloji 44 il için alarm verdi: Kar, yağmur, fırtına…

Haberi görüntüle

Veryansın Tv’ye iki ödül

VERYANSIN TV

Anadolu Basın Birliği (ABB), kuruluşunun 50’nci yılı kapsamında plaket töreni ve kutlama gecesi düzenledi.

Törende açılış konuşmasını yapan ABB Genel Başkanı Mehmet Bora Zor, disiplin kuruluna sevk edilen teğmenlerin ettiği yemini okuyarak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedi.

Daha sonra 31 yıl önce bombalı suikastla şehit edilen, araştırmacı gazeteciliğin duayen ismi Uğur Mumcu ve 24 yıl önce bombalı saldırıyla yaşamdan koparılan siyaset bilimci ve yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı anmak amacıyla hazırlanan sinevizyonlar gösterildi.

Sinevizyonların ardından Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu’ya ve Ahmet Taner Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı’ya “Ülkemize Değer Katanlar Ödülü” verildi.

Özge Mumcu burada yaptığı konuşmada “Her zaman baskı ortamı vardı ne terörsüz bir Türkiye gördük ne özgür bir Türkiye gördük” dedi ve ‘terörsüz Türkiye’ vurgusu yaptı.

Nilüfer Kışlalı ise “Basın bir toplumun atardamarlarından biri. Her şeyi basından öğreniyoruz, bizi basın bilgilendiriyor. Ahmet benim kalbimde hiçbir zaman ölmedi. Görüyorum ki kimsenin kalbinde de ölmemiş” diye konuştu.

VERYANSIN TV’YE İKİ ÖDÜL

Törende Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay, Veryansın Tv program yorumcusu Serkan Öz, Harp Coğrafyası Uzmanı, Tarihçi Dr. Selim Erdoğan, Sözcü yazarı Saygı Öztürk, Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ve birçok kişiye ödül verildi.

Meteoroloji 44 il için alarm verdi: Kar, yağmur, fırtına…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 23 Kasım hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz kıyılarının yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Kıyı Ege ile Batı Akdeniz kıyılarında yer yer gök gürültülü sağanak, Marmara’nın güneydoğusu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile akşam saatlerinden sonra iç bölgelerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.

Yağışların; Marmara, Kuzey ve Kıyı Ege, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Batı ve Orta Karadeniz’de kuvvetli, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın ile Antalya’nın doğu çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor.

SICAKLIKLAR DÜŞECEK

Rüzgarın Marmara, Batı Karadeniz, Kuzey Ege, İç Anadolu ve Akdeniz’in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarının batı kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı, doğu kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

KUVVETLİ YAĞIŞ VE RÜZGAR UYARISI

Meteoroloji’den yapılan uyarılar şöyle:

“Yağışların; Marmara, Kuzey ve Kıyı Ege, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Batı ve Orta Karadeniz’de kuvvetli, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın ile Antalya’nın doğu çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Rüzgarın; Marmara, Batı Karadeniz ve Kuzey Ege’de kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat), İç Anadolu’nun batısı ve Batı Akdeniz’de güneyli yönlerden kuvvetli (40-70 km/saat) olarak eseceği beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla doğusunun yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) olarak eseceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

EDİRNE °C, 9°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

İSTANBUL °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

KOCAELİ °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

EGE

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla kuzey kesimlerin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuzey ve kıyı kesimlerde kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın; bölge genelinde güneyli zamanla kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla yüksekleri karlakarışık yağmur ve kar yağışlı

DENİZLİ °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

İZMİR °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

MANİSA °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

AKDENİZ

Çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, gece saarlerinde iç kesimlerinin yükseklerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Antalya’nın doğu ilçeleri ile Doğu Akdeniz’de(Osmaniye ve Hatay hariç) kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın; iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli ve fırtına şeklinde (50-80 km/saat) esmesi bekleniyor.

ADANA °C, 24°C

Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

ANTALYA °C, 22°C

Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; doğu ilçelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.

HATAY °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MERSİN °C, 21°C

Çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

İÇ ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı, yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde güney ve doğusunda kuvvetli olarak görülmesi bekleniyor. Rüzgârın; güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.

ANKARA 9°C, 16°C

Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmur ve kar yağışlı

ESKİŞEHİR 9°C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmur ve kar yağışlı

KAYSERİ 3°C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı, yükseklerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı

KONYA 9°C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, zamanla iç kesimleri karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın; bölge genelinde kuzeyli yönlerde kuvvetli, yer yer fırtına (50-80km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

BOLU °C, 15°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmurlu ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

DÜZCE °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

KASTAMONU °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sonra sağanak yağışlı, zamanla karla karışık yağmurlu ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ZONGULDAK °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz kıyılarının yağmur ve sağanak yağışlı, zamanl orta Karadeniz’in iç kesimlerinin karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde Orta Karadenizde kuvvetlii olması bekleniyor. Rüzgârın; bölgenin batısının iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.

AMASYA °C, 20°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı, zamanla karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

SAMSUN °C, 25°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

TOKAT °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu, sağanak yağışlı, zamanla karlakarışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kuvvetli olması bekleniyor.

TRABZON °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

ERZURUM °C, 11°C

Parçalı ve çok bulutlu

KARS °C, 12°C

Parçalı ve çok bulutlu

MALATYA °C, 14°C

Parçalı ve çok bulutlu

VAN °C, 12°C

Parçalı ve çok bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu

GAZİANTEP °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu

SİİRT °C, 18°C

Parçalı ve çok bulutlu

ŞANLIURFA °C, 21°C

Parçalı ve çok bulutlu

Teknik direktörün öldürülmesine ilişkin 13 gözaltı

Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, saldırıyı gerçekleştirenlerin de aralarında olduğu şüphelilerin kente geldiğini tespit etti.

Kent merkezi ve bazı ilçelerde Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ile Edirne İl jandarma Komutanlığı ekiplerinin desteğiyle düzenlenen operasyonda, 13 şüpheli yakalandı.

Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından Edirne 1. Murat Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi.

Şüpheliler, Tekirdağ’a götürülmek üzere Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

NE OLMUŞTU?

Çorlu ilçesi Muhittin Mahallesi’nde yolda yürürken maskeli bir kişinin silahlı saldırısına uğrayan Teknik Direktör Ersin Aka, kaldırıldığı Çorlu Devlet Hastanesinde müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.

Saldırının olduğu bölgede 25’e yakın boş kovan tespit edilmişti.

İlişkili Haber
thumbnail

Teknik direktör Ersin Aka silahlı saldırıda hayatını kaybetti

Haberi görüntüle

‘Yenidoğan çetesi’nin mağduru olan hemşire adalet mücalesini anlattı: ‘Bir kere bile hayattayken sarılıp öpemedim’

İstanbul’da, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden olan çetenin kurbanı olduğunu söyleyen hemşire Arzu Başaran Başkıran, yaşadıklarını anlattı.

‘BEBEĞİM 6 SAAT GEÇ ENTÜBE EDİLMİŞ’

Sözcü’den Gökmen Ulu’nun haberine göre; Yenidoğan yoğun bakım servisleri ve 112 Acil Servis Ambulansı personeli olarak çalışan Başkıran, şunları söyledi:

“Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri arasındaki Fehmi Alperen’in idare amiri olduğu, Özel Esencan Hastanesi’nde 2016’da doğum yaptım. Bebeğim sağlıklı olarak dünyaya geldi. Yoğun bakım servisinde çocuğumun mosmordu ve böbreğinin olduğu bölgede çürüme vardı. Evraklara göre bebeğim 6 saat geç entübe edilmiş.

‘BEBEĞİN AÇ BIRAKILDIĞI ORTAYA ÇIKTI’

Doktor bebeğimi yaşam destek ünitesinden ayırmış. Bebeğim komaya girdi. İleri derecede kalp yetmezliği oluştu, akciğerleri iflas etti. Beyin kanaması geçiriyordu. 16’ıncı günde bebeğimizi başka bir hastaneye götürdük. Esencan Hastanesi ise bebeğe sağlıklı gösteren gerçeğe aykırı bir epikriz raporu verdi.

Gittiğimiz hastanede bebeğin aç bırakıldığı ortaya çıktı. 21 gün sonra çocuğumun ölüsünü kucağıma verdiler. Bir kere bile hayattayken sarılıp öpemedim.

‘DELİ MUAMELESİ GÖRDÜM’

Evladımı toprağa verdikten sonra hukuk mücalesine başladım. Önce, kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildi. İtiraz ettim dava açıldı ancak beraat kararı verildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de başvurdum. Deli muamelesi gördüm.”

Diyanet geleneği bozmadı… Hutbede Atatürk de Cumhuriyet de yok!

Ulusal gün ve bayramların denk geldiği cuma hutbelerinde bu günlere yer vermemesi ve Atatürk’ün adını anmamasıyla tepki çeken Diyanet İşleri Başkanlığı, bu tavrını sürdürmeye devam ediyor.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbesinde, Cumhuriyet’in 101. yılı kutlanmadı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyeti kuran kadro da anılmadı.

‘CİNAYET ŞEBEKELERİ KİRLİ EMELLERİNE ULAŞAMAYACAK’

Hutbede, “Aziz milletimize karşı kurulan kirli tuzaklar boşa çıkacaktır. Cinayet şebekeleri kirli emellerine asla ulaşamayacak”’ denildi. TUSAŞ’taki terör saldırısı için başsağlığı dilendi.

“Vatan müdafaası mukaddestir” denilen cuma hutbesinde, “Vatan müdafaası, sadece üzerinde yaşadığımız toprak parçasını korumaktan ibaret değildir. Vatan müdafaası; dinimizi, canımızı, malımızı, namusumuzu ve neslimizi her türlü tehlikeden korumaktır’’ denildi.

ATATÜRK’Ü EN SON 2010’DA ANDI

Diyanet en son Ali Bardakoğlu’nun başkanlığını yaptığı 2003-2010 yılları arasındaki hutbelerinde Atatürk’ü anıyordu. 2011 yılı itibarıyla ise Atatürk ismi hutbelerden silindi. 11 Kasım 2010’da göreve gelen Mehmet Görmez döneminde hutbelerde Atatürk ismi anılmamaya başlandı.

Ali Erbaş ise 2017 yılında göreve geldi ve o da Atatürk’ü hiç anmadı. Erbaş, görev süresince 100’den fazla ülkeye gitti ancak Anıtkabir’e hiç gitmedi. 2024 yılında da 23 Nisan, 19 Mayıs gibi tarihlerde yayınlanan hutbelerde de Atatürk anılmadı.

Meteoroloji peş peşe uyardı: Kar, sağanak, sel, su baskını, yıldırım…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 26 Ekim hava durumu raporunu yayımladı.

Buna göre; yurdun kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz ile Sinop, Kars, Ardahan ve Iğdır çevrelerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Kars ve Ardahan çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi beklenen yağışların, Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile Giresun’un doğu ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Marmara ile yurdun iç kesimlerinde yer yer sis ve pus bekleniyor.

Hava sıcaklığının batı bölgelerde mevsim normallerinin biraz üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

DOĞU KARADENİZ’DE KUVVETLİ YAĞIŞLARA DİKKAT!

Meteoroloji’den yapılan uyarıda şöyle denildi:

“Doğu Karadeniz’de görülecek yağışların, sabah ilk saatlerden itibaren Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile Giresun’un doğu ilçelerinde kuvvetli (25-60 kg/m²) olması bekleniyor. Kıyı kesimlerde sağanak ve gök gürültülü sağanak, Rize ve Artvin’in yükseklerinde (2000m ve üzeri) kuvvetli karla karışık yağmur ve kar şeklinde tahmin edildiğinden sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgâr, kar yağışı beklenen yerlerde tipi şeklinde yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

İşte il il hava durumu tahminleri…

MARMARA

Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

EDİRNE °C, 22°C

Parçalı ve az bulutlu

İSTANBUL °C, 19°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 21°C

Parçalı ve az bulutlu

KOCAELİ °C, 20°C

Parçalı ve az bulutlu

EGE

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde kuzey ve iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

AFYONKARAHİSAR °C, 18°C

Az bulutlu

DENİZLİ °C, 25°C

Az bulutlu

İZMİR °C, 25°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

ADANA °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

HATAY °C, 26°C

Az bulutlu ve açık

MERSİN °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

ANKARA °C, 18°C

Az bulutlu ve açık

ESKİŞEHİR °C, 19°C

Az bulutlu ve açık

KONYA °C, 17°C

Az bulutlu ve açık

YOZGAT °C, 13°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ

Parçalı ve az bulutlu, doğusunun çok bulutlu, sabah saatlerinden itibaren Sinop çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

BOLU °C, 18°C

Parçalı ve az bulutlu

DÜZCE °C, 19°C

Parçalı ve az bulutlu

SİNOP °C, 19°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinden itibaren sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 17°C

Parçalı ve az bulutlu

ORTA VE DOĞU KARADENİZ

Çok bulutlu ve aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Kıyılarda yağmur ve sağanak, iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinden görülmesi beklenen yağışların, Trabzon, Rize ve Artvin çevreleri ile Giresun’un doğu ilçelerinde kuvvetli (25-60 kg/m²) olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

AMASYA °C, 17°C

Parçalı ve çok bulutlu

ARTVİN °C, 10°C

Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah saatlerinden itibaren kuvvetli olması bekleniyor.

SAMSUN °C, 18°C

Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı

TRABZON °C, 17°C

Çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinden itibaren kuvvetli olması bekleniyor.

DOĞU ANADOLU

Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Ardahan ve Kars çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı, Iğdır çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde pus ve yer yer sis bekleniyor.

ERZURUM °C, 8°C

Parçalı ve çok bulutlu

KARS °C, 9°C

Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yağmur ve karla karışık yağmurlu, yüksekleri kar yağışlı

MALATYA °C, 18°C

Az bulutlu

VAN °C, 13°C

Parçalı ve az bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU

Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 22°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 23°C

Az bulutlu ve açık

SİİRT °C, 20°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 24°C

Az bulutlu ve açık

Tokat’ta kaldırımda yürüyen kadına bıçaklı saldırı: İfadesi ortaya çıktı

Yeşilyurt Mahallesi Sururi Say Caddesi’nde evine giden S.G’ye (36) kaldırımda yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan M.K. bıçakla saldırdı. Kaçmaya çalışırken düşen S.G, sırtından bıçaklandı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yaralanan S.G, ambulansla Erbaa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri M.K’yi gözaltına aldı.

SALDIRGANIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İHA’nın haberine göre, M.K emniyette verdiği ifadesinde “Bazen farklı şeyler görüyorum. O yüzden yapmış olabilirim” dediği öğrenildi.

Saldırganın ayrıca psikolojik ilaçlar kullandığı ve yüzde 40 engelli raporunun bulunduğu belirtildi.

M.K, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

SALDIRI KAMERADA

Öte yandan M.K’nin S.G’ye saldırdığı anlar, bölgedeki bir apartmanın güvenlik kamerasıyla kaydedildi.

Görüntüde, kaldırımda yürüyen S.G’ye arkasından gelen saldırganın bıçakla saldırması, ardından kadının koşarak kaçmaya çalışması yer alıyor.

 

💾

Yeşilyurt Mahallesi Sururi Say Caddesi'nde evine giden S.G'ye (36) kaldırımda yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan M.K. bıçakla saldırdı. Kaçmaya çalışırken düşen S.G, sırtından bıçaklandı.

Mahkemeden ‘Terra Santa’ kararı

12 Aralık 2022 tarihinde gerçekleşen protokolle 10 yıllığına Beyoğlu Belediyesi’ne tahsis edilen Terra Santa’dan çıkması için tebligat gönderildi.

ANKA’nın haberine göre; Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından 24 Eylül 2024 tarihinde gönderilen tebligatta, Terra Santa’daki belediye birimlerinin 27 Eylül 2024 Cuma günü saat 08.30’a kadar boşaltılması istendi.

Beyoğlu Belediyesi de kararı hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya taşıdı. Terra Santa’nın tahliyesine ilişkin açtığı davada belediyenin itirazını haklı bulan İstanbul 10’uncu İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasına, ara kararına cevap ve savunma için davalı idareye 30 gün süre tanınmasına karar verdi.

Tahliye kararına bu sabah CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu çok sayıda CHP yöneticisi ve belediye başkanı tepki göstermişti.

Ekrem İmamoğlu’ndan hakkındaki davaya ilişkin açıklama

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Hakkında siyasi yasak istenen davaya ilişkin konuşan İmamoğlu, “Davanın son birkaç haftadır yoğun şekilde kamuoyuna yansımasının birkaç yönü var. Bu dava toplumu rahatsız ediyor, böyle bir dava olmaz” dedi.

İmamoğlu “Türkiye Belediyeler Birliği encümen üyesi belediye başkanı dostlarımız, yönetici oldukları ortamlarda bunun vatandaşları da rahatsız ettiğini ifade ederek basına bir bildiri hazırlıyor” ifadelerini kullandı.

‘BU İŞ TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ VE HUKUK MESELESİ’

İmamoğlu, “Davanın seyrini hukuk mu belirliyor, siyaset mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Yargının bir silah gibi kullanıldığını düşünenlerdenim. Bu sürdürülemez. Temennim odur ki yargının bu şekilde manipüle edilmesine istinaf son verir. Oradaki yargıçlardan en büyük isteğim bu, dilerim ve isterim ki o tarihi görevi yerine getirirler ve toplumu rahatlatırlar. Böyle bir davanın varlığını, gerekçesini, yargılanmayı bile anlatamazsanız. Sabah birisi arıyor, haber veriyor ‘Bugün karar veriyorlar.’ Hadi bakalım, altı saat sonra bütün Türkiye bunu konuşuyor. Yargıçların, savcıların, hakimlerin bu konuda tarihi görevlerini, omuzlarındaki büyük yükün karşılığını vermelerini ülkemin geleceği için istiyorum. Bu iş Türkiye’nin demokrasi ve hukuk meselesi. Dava şahsileşmemeli.”

MANSUR YAVAŞ SORUSUNA YANIT

Öte yandan “Mansur Yavaş ile bugün görüşecek misiniz?” sorusuna da yanıt veren İmamoğlu, “Her geldiğimde ararım, görüşürüm. Alacağım olsun, bugün zamanımız kısıtlı” dedi.

FETÖ operasyonunda 15 itirafçı

Terör Suçları Soruşturma Bürosunca FETÖ’nün “emniyet mahrem yapılanması” içerisinde görev yaptıkları tespit edilen ve haklarında gözaltı kararı verilen 35 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirilen şüpheliler, soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi.

Cumhuriyet savcıları tarafından sorgulanan şüphelilerden 15’i, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak ve örgütle bağlantısı bildikleri kişileri teşhis etmek istediklerini belirterek itirafçı oldu.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 19’u tutuklandı, 16’sı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

NE OLMUŞTU?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, FETÖ’nün Emniyet Genel Müdürlüğünü hedef alarak içerisinde yuvalanma, eleman kazanma, emniyet personelini örgütün kendi içerisinde oluşturduğu sisteme göre kodlama ve kazanılan elemanların örgütsel bağlılık durumlarını takip ederek kaydetme faaliyetlerinde bulunduğu tespiti üzerine soruşturma başlatmıştı.

Bu faaliyetler doğrultusunda, örgüt tarafından “mahrem imam” olarak görevlendirilen 6’sı halen çeşitli kamu kurum veya kuruluşlarında aktif olarak çalışan kamu personeli olmak üzere “emniyet mahrem sorumlusu” 35 kişi gözaltına alınmıştı.

Eski emniyet müdürü hakkında ‘Ayhan Bora Kaplan’ dosyası

Geçen ocak ayında Emniyet’e giden Yusuf Aydın isimli bir esnaf, “bir ticaret karşılığında aldığı 14.2 milyon liralık çeki kırdırmak için Ayhan Bora Kaplan ve adamlarının devreye girdiğini” öne sürmüş, eski Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz ve yardımcısı Alp Arslan’ın baskısıyla Ankara’yı terk etmek zorunda kaldığını öne sürmüştü.

T24’ten Asuman Aranca’nın haberine göre; Aydın, “Bir polis ‘Emniyet Müdürümüz Servet Yılmaz’ın talimatı ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talebidir. Ankara’yı terk edeceksiniz’ dedi. Polisler evime kadar gelerek Ankara’yı terk etmeme eşlik ettiler” iddiasında bulunmuştu.

Çeklerin kendisinden bedelsiz olarak alındıktan sonra “kırıldığını” söyleyen Aydın, toplam 32 milyon lira zarara uğradığını belirterek 15 kişiden şikayetçi olmuştu.

SERVET YILMAZ HAKKINDA DOSYA HAZIRLANDI

Aydın’ın bu şikâyeti üzerine Servet Yılmaz hakkında, organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle yargılanan Ayhan Bora Kaplan’la ilgili olarak dosya hazırlandı.

Ankara Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu, Servet Yılmaz hakkındaki dosyayı 16 Ocak 2024’te eski “En üst dereceli kolluk amiri” olması ve hakimlerle aynı yargılama usulüne tabi olmaları nedeniyle HSK’ya gönderdi.

HSK, DOSYAYI GÜNDEMİNE ALDI

14 Mayıs’ta toplanan HSK 1. Dairesi, dosyayı gündemine aldı.

Daire, Yılmaz’ın, “eski Ankara Emniyet Müdür yardımcısı Alp Aslan ile birlikte devletin verdiği gücü Ayhan Bora Kaplan’ın çıkarları doğrultusunda kullandıkları, 2023 yılı Ramazan ayı içinde Çukurambar’daki bir restoran önünde Organize Şube Müdürlüğü ekipleri aracılığı ile Aydın’ı Ankara’yı terk etmesi konusunda tehdit ettiği, Aydın ve arkadaşlarının Yeni Batı Polis Karakolu’nda bekletildikleri sırada orada bulunan polislere ‘15 dakika içinde Ankara’yı terk etmezlerse hepsini nezarete tıkın ve sabaha kadar ezin’ talimatı verdiği ve polislerin Aydın’ı elindeki çekleri iade etmemesi durumunda ‘hem Bora Kaplan hem de Yılmaz’ın gazabına uğrayacaksın’ şeklinde söylemlerde bulunmasına sebep olduğu” iddialarını değerlendirdi.

‘GÖREV SUÇU DEĞİL’

Daire, iddia konusu suçlamaların görevden kaynaklanan suç kapsamında olmadığı gerekçesiyle Yılmaz hakkında “tabi olduğu hükümler çerçevesinde gereğinin yapılması için” dosyanın Ankara Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi.

Karar oy birliği ile alındı.

GÖZLER İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA

Ankara Başsavcılığı’nın, “4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun” uyarınca Yılmaz hakkında soruşturma yapabilmek için bu kez İçişleri Bakanlığı’ndan izin istemesi gerekiyor.

İçişleri Bakanlığının izin vermesi durumunda Yılmaz hakkında soruşturma yapılarak takipsizlik kararı verilebileceği gibi dava açılması da söz konusu olabilecek.

İlişkili Haber
thumbnail

Emniyet’te deprem: İki polis müdürü ihraç edildi

Haberi görüntüle

TÜGVA il yöneticisi kaçakçılık operasyonunda gözaltına alındı

Ordu İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü önceki gün Ordu’nun Altınordu, Perşembe ve Ünye ilçelerinde 12 şüpheliye yönelik 20 adreste arama ve yakalamaya yönelik operasyon düzenledi.

Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre; operasyon kapsamında piyasa değeri 15 milyon TL olan; 5 milyon 949 bin 960 adet boş makaron, 103 bin 930 adet içi dolu makaron, 2 bin 640 kilogram kıyılmış tütün, 5 bin 286 adet kesilmiş bandrol, 227 adet elektronik sigara, 128 adet puro, 109 adet nargile kömürü ile 1 adet sigara sarma makinesi ele geçirildi.

Emniyet 12 şüpheli hakkında adli tahkikat başlatıldığını da bildirdi.

TÜGVA YÖNETİCİSİ DE GÖZALTINA ALINDI

Söz konusu 12 şüphelinin arasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurduğu Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) ordu kurucu il temsilcisi Ahmet Güler’in de olduğu ortaya çıktı.

Buna göre Güler’in hem ev hem iş yeri adresine operasyon düzenlendi. Güler’in evinde düzenlenen operasyonda 178 elektronik sigara ve 50 kutu sarılmış makron ele geçirildi. Mevcut Ordu İl Temsilcisi Av. Ömer Faruk Yücedağ’ın da Güler’in evine düzenlenen operasyonda avukatı olarak katıldığı ileri sürüldü.

AKP’DEN ADAY ADAYI OLMUŞTU

Kaçakçılıktan adli tahkikat başlatılan Ahmet Güler’in 2023 seçimlerinde AKP’den Adıyaman Milletvekili Aday Adayı olduğu, ancak aday gösterilmediği ortaya çıktı.

Erdem Atay ‘başardık’ diyerek duyurdu: ÖSYM’den FETÖ hayranı il koordinatörü hakkında karar!

Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay,  geçen hafta yayınlanan Ne Varsa Dilimizin Ucunda (NVDU) isimli Youtube programında, FETÖ ile ilgili övgüler yapan Çanakkale ÖSYM İl Koordinatörü Ali Emre Bitlis’ten ve FETÖ’nün İngiltere’deki öğrenci derneği olan Network of Students’ın eşbaşkanı Bilal Macit’in Milli Eğitim Bakanlığı Başkan Yardımcılığına atanmasından söz etmişti.

DOKTORA TEZİNDE GÜLEN’İ ÖVDÜ!

Atay, yayında yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı.

“Ali Emre Bitlis, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nde. Bununla ilgili Sabah Gazetesi’nde ‘FETÖ izleri: ÖSYM Koordinatörü FETÖ hayranı çıktı’ diye bir haber yapılmış. Çünkü bu arkadaş Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’ne geçiyor, aynı zamanda kendisi ÖSYM İl Koordinatörü. ÖSYM her ile böyle bir koordinatör atar. O da il koordinatörü oluyor.

Bu arkadaş, akademik makalelerde, doktora tezinde Nurculuğa önem veriyor. ‘Nurculuk akımının en önemli ismi Fetullah Gülen’dir. Gülen, siyasal ve toplumsal anlamda oldukça konuşulan, tartışılan laik kesimler tarafından ötekileştirilen, bazı İslamcı kesimler tarafından ise sahip çıkılan bir karakterdir. Gülen batı prototipi insan ve nesli yerine sağlam ve dindar bir gençliği ifade eden ‘altın nesil’ kavramını ileri sürmektedir.’ diye yazıyor.

Ali Emre Bitlis, kendi yazdığı doktora tezi ile ilgili yazılmış habere erişim engeli getiriyor. İşte böyle bir ülkedeyiz.”

GÖREVDEN ALINDI

Atay, dün konuya ilişkin yeni bir gelişmeyi duyurdu. Veryansın Tv Youtube kanalında konuşan Erdem Atay, Ali Emre Bitlis’in görevden alındığını açıkladı.

Kendisine Çanakkale’den bir telefon geldiğini söyleyen Atay, “‘Erdem Bey, bütün akademisyenler size dua ediyor’ dediler. ÖSYM, benim anlatımımdan sonra il koordinatörlüğünden bu adamı almış. Bir şey daha başarmışız. Veryansın TV ile gurur duyduğumun bir kez daha altını çizerim” dedi.

FETÖ DERNEĞİ EŞBAŞKANI DA BAKAN YARDIMCISI OLMUŞTU

Öte yandan 14 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanan karar göre; Milli Eğitim Bakanlığı Başkan Yardımcılığına Kemal Şamlıoğlu yerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit’in atanmıştı.

Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay, “Erdoğan atadı! FETÖ derneği eşbaşkanı Bilal Macit Bakan Yardımcısı oldu!” başlığıyla yayımladığı haberinde Bilal Macit’in geçmişini gözler önüne sermişti.

Buna göre; Bilal Macit, FETÖ’nün organizasyonlarından biri olarak bilinen ve Soros Vakfı tarafından fonlanan, ‘Yetmez Ama Evet’çi Genç Siviller örgütünün yöneticilerindendi. Kartal İmam Hatip Lisesi mezunu olan Macit aynı zamanda FETÖ’nün İngiltere’deki öğrenci derneği olan Network of Students’ın eşbaşkanıydı.

💾

"Ali Emre Bitlis, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde. Bununla ilgili Sabah Gazetesi'nde 'FETÖ izleri: ÖSYM Koordinatörü FETÖ hayranı çıktı' diye bir haber yapılmış. Çünkü bu arkadaş Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'ne geçiyor, aynı zamanda kendisi ÖSYM İl Koordinatörü. ÖSYM her ile böyle bir koordinatör atar. O da il koordinatörü oluyor.

Bingöl’de otobüste oksijen tüpü paniği

Şehir içi yolcu taşımacılığı yapan özel halk otobüsüne bir yolcu elinde oksijen tüpüyle bindi.

Yolcunun elindeki oksijen tüpünün yere düşmesi sonucu gaz kaçağı meydana geldi.

Oksijen tüpünün gaz kaçırdığını gören diğer yolcular, panik ve korku yaşayarak, seyir halindeki araçtan inmeye çalıştı.

Şaşkınlık yaşayan sürücü de otobüsü durdurdu. Sürücü ve yolcular otobüsten indi.

Bu arada, otobüste oksijen tüpünün düşmesi ve yolcuların panik anları araç kameraları tarafından kaydedildi.

💾

Bu arada, otobüste oksijen tüpünün düşmesi ve yolcuların panik anları araç kameraları tarafından kaydedildi.

Uzmanı açıkladı: İşte Türkiye’nin en tehlikeli fayları!

ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi.

17 Ağustos depremiyle fay hattındaki enerjinin boşaldığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, “17 Ağustos’ta kırılan fay hattı Gölcük’ten başlayarak Düzce’ye kadar devam eden hat. Deprem 200 kilometre boyunca bir hattı kırdı. Bu fay üzerinde 200-250 yıl daha enerji birikmesi gerekiyor ki aynı büyüklükte bir deprem meydana gelsin. Dolayısıyla buradaki enerji şu an için boşalmış durumda. Bu hat üzerinde bu büyüklükte bir deprem beklemiyoruz” dedi.

‘TEDBİRLERİMİZİ ALMAK DURUMUNDAYIZ’

Türkiye’de yıkıcı depremlere neden olabilecek faylar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ülke olarak depremlerle sınanan bir ülkeyiz. Bu yüzden depremlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ne zaman deprem olacak diye endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak ve artık depremlerde can kayıpları yaşamamak durumundayız. Bunun için de hem yetkililerin alması gereken önlemler var ama öbür taraftan vatandaşlarımızın da alması gereken önlemler var. 1999’dan beri birçok yasal düzenleme çıkartıldı ve kentsel dönüşüm yapıldı. Ama henüz istediğimiz seviyede değiliz. Özellikle Marmara bölgesinde yapı stokunun çok eksik ve birçoğunun da mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilmiş binalar olduğunu görüyoruz. Bunları hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Çünkü 6 Şubat depreminden sonra da meydana gelen hasar ülkemiz üzerine büyük bir ekonomik yük getirdi. Allah göstermesin, Marmara bölgesinde veya İzmir çevresinde bu büyüklükte bir deprem yaşadığımız takdirde çok daha büyük kayıplarımız söz konusu olabilir.”

‘YOĞUNLUĞU TÜRKİYE’YE YAYARSAK RİSKİ AZALTIRIZ’

Kentsel dönüşüm hızını arttırıp vatandaşların ilgisini çekecek yöntemler bulunması gerektiğinden bahseden Prof. Dr. Kutoğlu, “Nüfus yoğunluğunu ve ekonomik yoğunluğu belli bir bölgede çok yüksek düzeye çıkartmak her zaman bir ülke için çok büyük risktir. 800 bin kilometrekare topraklarımız var. Hem nüfus yoğunluğunu hem de ekonomik yoğunluğumuzu, endüstrimizi, diğer tesislerimizi Marmara ya da Ege Bölgesi’nde toplamak yerine Türkiye coğrafyasına daha fazla yayarsak o zaman riski azaltmış oluruz. Büyük bir deprem meydana geldiğinde etkilenecek tesis ve insan sayımız çok daha az olacaktır” dedi.

EN RİSKLİ FAYLARI AÇIKLADI

Prof. Dr. Kutoğlu, Türkiye’deki en riskli faylar için de şöyle konuştu:

“Doğudan başlayarak, Erzincan-Erzurum bölgesinde ve Bingöl-Yedisu hattında gergin faylarımız var. Batıya doğru geldiğimizde, Sakarya’nın güneyinde Pamukova-Geyve hattında gerginlik seviyesi yüksek bir fay var. Marmara Denizi’nin içerisinde de bir miktar gerginliği yüksek faylar söz konusu. Güneyde Gemlik Gölü’nden geçen faylarımızda gerginlik seviyesi yüksek. Bandırma hattında gergin durumda bir fay var. Daha güneyde İzmir Manisa çevresinde bazı fayların gerginlik seviyesinin yüksek olduğunu görüyoruz. Onun dışında Denizli’den geçen fay hattımız var. Bu da geçmişteki büyük depremden itibaren oldukça uzun süre geçtiği için epey bir gerginlik biriktirmiş durumda. En büyük tehlikeyi Pamukova-Geyve hattında, Gemlik Körfezi’nde, Bandırma’da ve İzmir çevresinde görüyorum. Bana sorarsanız Marmara Denizi’ndeki gerginlikler daha sonra geliyor. Buradaki fayların uzunluklarına baktığımızda bunlar en az 6’nın üzerinde deprem üreteceklerdir.”

 

💾

ZBEÜ Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, milattan önce 222 yılına kadar geçmiş depremleri de gösteren, yer hareketlerini uydu verileri ve uzay teknolojileri kullanarak, kendileri geliştirdikleri yazılım ile fay hatlarını inceledi.

Hababam Sınıfı’nın ‘bacaksız’ı Tuncay Akça hayatını kaybetti

Hababam Sınıfı filminde “Bacaksız” lakaplı öğrenci rolüyle tanınan Tuncay Akça (60) kalp krizi sonucu İstanbul’da hayatını kaybetti.

Akça’nın ölüm haberini menajeri Kıvanç Terzioğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Terzioğlu Hababam Sınıfı’nın değerli oyuncusu Tuncay Akça’yı kaybettik. Ailesine sevenlerine başsağlığı diliyorum” dedi.

TUNCAY AKÇA KİMDİR?

16 Aralık 1963 yılında Kastamonu’da dünyaya geldi.

Tuncay Akça, 1976 yılında yayınlanan efsane film Hababam Sınıfı Uyanıyor’da hayat verdiği ‘Bacaksız’ karakteriyle hafızalara kazındı. En bilinen repliklerinden birisi “Abi siz hiç iki ayak üzerinde duramaz mısınız?” sorusu oldu.

Tuncay Akça, Hababam Sınıfı Uyanıyor filminin setine aslında ayakkabı boyacısı olarak gitti. Sette, kahkaha attığı sırada Ertem Eğilmez’in ilgisini çeken Akça, filme tesadüfen attığı kahkahayla dahil oldu.

Akça, 1975-1976’da ayakkabı boyacılığı yapmak üzere gittiği Hababam Sınıfı setinde tesadüfen başlayan Yeşilçam günlerini AA muhabirine anlatmıştı.

Film setine arkadaşının ısrarıyla gittiğini aktaran Akça, “Ayakkabı boyarken bir kahkaha attım. Kahkaham tesadüf oraya monte oldu ama hiç hikayeyle, senaryoyla alakası olmayan bir olaydı. Rahmetli Ertem (Eğilmez) ağabey orada gülmemi keşfetti. Ertem ağabey bir dahidir. Kafasında önce bir öğrenci olarak bir şeyler yazdı rahmetli Sadık Şendil ile beraber. Yavuz Turgul da vardı o ekibin içinde. Tesadüfen bir kahkahamızla girdik” demişti.

Tuncay Akça, Yol Filminde Yusuf karakterini oynadı. 1995-2002 yılları arasında ise Bizimkiler dizisinde manav Adem rolüne hayat verdi.  2004 yılında Hababam Sınıfı Merhaba’da oynadı.

💾

Hababam Sınıfı filminde "Bacaksız" lakaplı öğrenci rolüyle tanınan Tuncay Akça (60) kalp krizi sonucu İstanbul'da hayatını kaybetti.

Dekandan Alpay Özalan’a ‘yumruk’ tebriği

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde vekaleten dekanlık görevi yürüten Prof. Dr. Savaş Duman, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a yumruk atan AKP İzmir Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Alpay Özalan’ı tebrik etti.

AKP Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı, oturumun tutanaklarına ilişkin paylaşımı alıntılayan Prof. Dr. Duman, Özalan’ı hesabını etiketleyip “Çok şık oldu… Elinize sağlık” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un çağrısı üzerine TBMM Genel Kurulu dün saat 14.00’te AYM’nin Can Atalay hakkında verdiği kararı görüşmek üzere olağanüstü toplanmıştı.

Usul tartışmasıyla açılan Genel Kurul’da TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, ilk aranın verilmesinden önce yaptığı konuşmasına, “Lafı hiç uzatmayacağım, bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal utanmanız yok, haysiyetiniz yok” ifadeleriyle başlamıştı.

AKP sıralarından tepki gelmesi ve AKP’li milletvekillerinin kürsüye doğru yürümesi üzerine TBMM Başkan Vekili Bekir Bozdağ, oturuma ara vermişti. Meclis’teki toplantıdaki aranın ardından gerilim büyümüştü.

Vekillerin tekme tokat birbirine girdiği görülmüştü.

 

 

💾

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde vekaleten dekanlık görevi yürüten Prof. Dr. Savaş Duman, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a yumruk atan AKP İzmir Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Alpay Özalan'ı tebrik etti.

Aydemir Akbaş’ın cenaze programı belli oldu

Hayatını kaybeden ünlü oyuncu Aydemir Akbaş’ın cenaze programı belli oldu.

Menajerliğinden yapılan açıklamaya göre Akbaş için yarın saat 11.00’de Galatasaray Lisesi’nde tören düzenlenecek.

Ardından Akbaş, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde kılınacak öğle namazının ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedilecek.

AYDEMİR AKBAŞ KİMDİR?

Usta oyuncu Aydemir Akbaş, Balkan savaşlarında Türkiye’ye gelen Arnavut bir baba ile Trabzonlu bir annenin çocuğu olarak 1936’da İstanbul Feriköy’de dünyaya geldi.

Galatasaray Lisesi’nde tamamladığı eğitimin ardından bir süre gazetecilik yapan sanatçı Altan Erbulak’ın yönlendirmesiyle tiyatro oyunculuğuna başladı.

Gülriz Sururi, Ayfer Feray-Nisa Serezli, Ali Poyrazoğlu gibi tiyatro toplulukları ile çalışan sanatçı, “Keşanlı Ali Destanı”, “Direkler Arası”, “Zilli Zarife” ve “Ferhat ile Şirin” adlı oyunlarda rol aldı.

Urfa’nın Suruç ilçesinde 1960’ta askerlik görevini tamamlayan Akbaş, daha sonra Gülriz Sururi–Engin Cezzar Tiyatrosuna katıldı.

Sinemaya 1964’te Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Keşanlı Ali Destanı” filmiyle adım atan usta oyuncu, filmden önce 31 Mart 1964’te “Keşanlı Ali Destanı”nın ilk tiyatro gösteriminde hem sahne amirliği yaptı hem de “Sipsi Selim” karakterine hayat verdi.

Aydemir Akbaş, 1968’de Ayfer Feray–Nisa Serezli Tiyatrosu’nda sahnelenen “7 Kocalı Hürmüz” oyununda rol aldı.

Başarılı oyuncu, 1969’da Gülriz Sururi-Engin Cezzar ve Ortakları Tiyatrosunun ortaklarından biri oldu. “Nikah Kağıdı” ile “Düşenin Dostu” oyunlarında rol alan Akbaş, birçok tiyatro oyununun da yönetmenliğini yaptı.

Sanatçı, 1974’te Türk filmlerinin yanı sıra Yılmaz Güney filmlerinde de oynadı. Sonraki yıllarda ise İbrahim Tatlıses ile senaryo çalışmaları yaptı.

127 FİLMDE ROL ALDI

Çoğu komedi olmak üzere 127 filmde rol alan Akbaş, 8 filmin yönetmenliğini yaptı, 30’a yakın tiyatro oyununda ve birçok dizide oynadı.

Joseph Kesselring’in 1939’da kaleme aldığı “Arsenic and Old Lace” oyunundan Fırat Zobu tarafından senaryolaştırılarak, 1974-1975’te TRT 1’de izleyiciye sunulan “Ahududu” dizisinde de rol alan sanatçı, 2013’te ise “Altındağlı” dizisinde yer aldı.

Oyunculuğun yanı sıra senaryo da yazan Akbaş, 33 filmin senaryosuna imza attı.

KOLPAÇİNO ROLÜYLE GENÇLERE DOKUNDU

“Düş Yakamdan Osman” filmiyle 1987’de yönetmenliğe başlayan Akbaş Şafak Sezer ile “Kolpaçino” film serisi ve “Kutsal Damacana 2: İt Men” filminde de sinemaseverlerle buluştu.

Aydemir Akbaş, 2016’da “Alemde 1 Gece”, 2022’de “Sünnet Çocuğu” ve 2023’te “Kolpaçino 4 4’lük” filmlerinde izleyicinin karşısına geçti.

İlk kez 1964’te tiyatro oyuncusu Beyhan Benek ile evlenen sanatçı, iki kez boşandığı eşi ile üç kez evlendi.

Daha önce kolon, gırtlak ve bağırsak kanseriyle mücadele eden Akbaş, Ocak 2023’te yeniden kansere yakalandığını duyurmuştu.

 

Nevşehir’de korkutan ‘uranyum’ iddiası: ‘8 köyü etkileyecek’

Avanos, Gülşehir ve Hacıbektaş’ı birbirine bağlayan, çok sayıda ormanlık alanın yer aldığı Hırka Dağı’nda iddiaya göre Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü uranyum madeni aramak için ruhsat çıkartıp çalışmalara başladı.

Kent Haber’den Mehmet Özdemir’in haberine göre; maden çalışmalarından 8 köyün etkileneceği öne sürülürken durumdan endişe eden köylüler, Hırka Dağı’na çıkarak buraları kontrol etmeye başladı.

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nden Avukat İsmail Hakkı Atal, eski CHP İl Başkanı Tayfun Ceyhan ile birlikte Maden ve Petrol İşleri Müdürlüğüne dilekçe yazıp konu hakkında aydınlatılmalarını istedi.

‘BİLGİLENDİRME BAŞVURUSU YAPTIK’

Atal, konu hakkında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz günlerde bahsi geçen konu ile ilgili Hırka Dağı’nda bir inceleme yaptık. Burada sondaj yaptıklarını bizzat kendimiz gördük. Hatta burada köy çobanları ile görüşmeler yaptık. Çobanlar bizlere koyunlarının bu çukurlara düştüğünü ve hatta birçok koyunun ayağının kırılması nedeniyle kesmek zorunda kaldıklarının dile getirdiler. Bu bahsi geçen yer Hırka Dağı’nda bulunan ardıç ağacının yanı başında.

Duyumlarda Akkuyu Nükleer Santraline Uranyum Madeni sağlamak adına Uranyum madeni ruhsatı verildiği var. Bunun hakkında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bilgi edinme başvurusu yaptık. Sonucunu bekliyoruz. Tüm bilgiler bu başvurumuza verilecek cevap ile gün yüzüne çıkacak.

‘DOĞAL YAPI VE DENGEYİ BOZACAK’

Bu çalışmaların en büyük zararı, yeraltı su yataklarının etkilenmesi olacak. Bu sondajlar suların yataklarının değiştirecek. Doğal yapı ve dengeyi bozacak. Uzun yıldır oluşmuş olan bir yapının dengesi değişecek. Etrafta tarım ve hayvancılık imkansız hale gelecek. Hatta nefes almak imkansız hale gelecek. Ayrıca bu çalışmalar yüzünden bölgenin su ve yağış rejimleri de değişecek. Kısacası bu çalışmalar şehrimizin geleceğine fayda sağlamayacak.”

Esenyurt’ta 3 yaşındaki çocuğa çarpıp ölümüne neden olan sürücü kaçtı

Kaza, saat 22.00 sıralarında Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Ali Rıza Bey Caddesi üzerinde meydana geldi.

İddiaya göre, ailesiyle birlikte eve gitmek üzere düğün salonundan ayrılan 3 yaşındaki Ferman Işık, aniden yola çıktığı sırada 34 HUR 442 plakalı otomobil çarptı. Henüz kimliği belirlenemeyen sürücü, kazanın ardından otomobili bırakarak olay yerinden kaçtı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kaza sonrası vatandaşlar arasında arbede yaşandı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak olayla ilgili inceleme başlattı.

3 YAŞINDAKİ ÇOCUKTAN ACI HABER

Ağır yaralanan Işık, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ferman Işık, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Öte yandan çevredeki güvenlik kameralarını izleyen polis ekipleri kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı. (DHA)

Kaza anı güvenlik kamerasında:

 

💾

Kaza, saat 22.00 sıralarında Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Ali Rıza Bey Caddesi üzerinde meydana geldi.

Fetullah Gülen’e ‘hoca efendi’ demişti: O isim rektör oldu

Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, Çukurova Üniversitesi’ne rektör olarak atandı. 2018-2023 yılları arasında Polis Akademisi Başkanlığı Başkan Yardımcısı olarak da görev alan Beriş’in sosyal medya hesabından geçmişte yaptığı paylaşımlar dikkat çekti.

Cumhuriyet’ten Çağdaş Bayraktar’ın haberine göre; 12 Eylül 2010’da yapılan anayasa referandumuna destek veren Beriş, karşı çıkanlara ilişkin “Sivil vesayetten bahsedenler inşallah askeri vesayet altında kalırlar diyecem onlarla biz de yanacağız” iletisini yazdı.

“Çözüm süreci kırmızı çizgimdir” diyen Beriş, Fethullah Gülen için “Hocaefendi” tabirini kullanırken “Hâlâ Gezi’nin şiddetini görmezden gelip yapılanları demokrasi arayışı olarak gösterenler! Adeviyye Meydanı size ne anlatıyor” demişti.

Meclis’e sunuldu: 9. Yargı Paketi’nde neler var?

Teklifle, İcra ve İflas Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre, elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışta teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde beşinden ve her halde 1000 Türk lirasından az olamayacak.

Açık artırma süresinin son 10 dakikası içinde yeni bir teklifin verilmesi halinde açık artırma 3 dakika uzatılacak. Uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmesi halinde açık artırma süresi her yeni teklifin verilmesinden itibaren 3 dakika uzatılacak. Son uzama süresi içinde yeni bir teklif verilmezse mal en yüksek teklif verene ihale edilecek. Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçemeyecek. Bir saatlik süre Adalet Bakanlığının kararıyla kısaltılabilecek, uzatılabilecek veya kaldırılabilecek ve bu kararlar Bakanlığın resmi internet sitesinde duyurulacak.

Aynı Kanunu’nun Ek 1’inci maddesindeki düzenlemeyle de parasal sınırlarda yeniden değerleme oranında artırma yapılması sonucunda belirlenen sınırların 10 Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate alınmayacağı hükmü, 1000 Türk lirasını aşmayan kısımların dikkate alınmayacağı şeklinde değiştirilecek. Yeniden değerleme sonucu belirlenen parasal rakamın 1000 lirayı geçmeyen küsuratı dikkate alınmayacak.

İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.

AVUKATLIK KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILACAK

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Adli yardım ödeneğinin barolar arasındaki dağıtımında, birden fazla baronun bulunduğu illerde, her 5 bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde 30’u o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana göre dağıtılacak.

Teklifle, Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre de Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına “milletlerarası hukuk”, “milletlerarası özel hukuk”, “genel kamu hukuku ve sosyal güvenlik hukuku” eklenecek. İhtiyaç duyulması halinde bu alanlara, yönetmelikle yeni hukuk alanları eklenebilecek.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sayısı 100’den 120’ye çıkarılacak. Sınavlara yeni alanların eklenmesi ve sınavların yapılma şekli ile sınavlara ilişkin diğer hususlar Hakimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7’nci maddesindeki parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanununun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacak. Tek hakimle çözümlenecek davaların belirlenmesinde dava tarihindeki, miktar artırımı yapılan hallerde ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınacak.

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU’NDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki değişikliğe göre de konusu 31 bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olacak, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacak.

Aynı kanundaki değişiklikle, konusu 920 bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar, konusu 270 bin Türk lirasını aşıp 920 bin Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar temyiz edilebilecek.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanununun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların 1000 Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.

Duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınacak. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştay’ın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmayacak.

HAKİM VE SAVCI YARDIMCILIĞI MÜLAKATI’NA ÇAĞRILACAK ADAY SAYISI DEĞİŞİYOR

Teklifle, Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda değişikliğe gidilecek. Buna göre de Hakim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına milletlerarası hukuk ve milletlerarası özel hukuk eklenecek. İdari Yargı Hakim Yardımcılığı Sınavı’nda ticari işletme-şirketler hukuku alanından da soru sorulabilecek.

Hakim ve Savcı Yardımcılığı mülakatına çağrılacak aday sayısında değişiklik yapılacak. Mevcut kanun hükmüne göre iki katı fazlası çağrılırken düzenlemeyle ilan edilen kadro sayısının bir katı fazlası aday mülakata çağrılacak.

Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki diğer bir değişiklikle Adalet Müfettişlerinin görev ve yetkileri belirlenecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay Birinci başkanvekilleri, Danıştay başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ve diğer hakim ve savcılara “15.000” gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek.

YEDİEMİN OTOPARKLARINDAKİ ARAÇLARIN SATIŞI

Karayolları Trafik Kanunu’ndaki değişiklikle buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirlenecek. Bu durumdaki araçların sicilinde bulunan satılamaz, devredilemez, haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler için ilgili kurumlara, bu araçların satılacağı hususu bildirilecek ve satış işlemlerine başlanacak, araçların üzerinde bulunan tüm şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, satış tarihinden itibaren kalkmış sayılacak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilecek.

İşlem yapılacak aracın tanıtımına yarayan şasi ve/veya motor seri numaralarının bulunmaması veya düşmüş olması ya da tamir veya tadil gibi nedenlerle silinmiş yahut tahrip edilmiş olması durumunda bu eksiklikler satış işlemini gerçekleştirecek kurum tarafından ilgili mevzuat kapsamında tamamlanarak araç satışa hazır hale getirilecek. Aracın tescil kaydındaki haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam edecek. Satış konusu aracın vergi, ceza veya prim gibi borçları, satıştan önceki sahibine ait olup mülkiyet ilgiliye tüm borç ve yüklerinden ari olarak geçecek.

Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutarın tüm alacaklıların alacağını karşılaması halinde hak sahiplerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde dağıtılacak ve bakiye bir tutar bulunması halinde bu tutar, muhafaza edilecek, kamu bankalarında nemalandırılacak ve satıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde müracaat halinde nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenecek. Beş yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde söz konusu bedeller Hazine’ye irat kaydedilecek.

Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutar, tüm alacaklıların alacağını karşılamazsa sıra cetveli yapılmak üzere ilgili kuruma gönderilecek.

Teklifle, Kamulaştırma Kanunu’na madde eklenecek. Buna göre de Mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 8 Ekim 1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacak.

Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, bu Kanunun uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilecek.

Bu durumdaki taşınmazlardan tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden itibaren 10 yıl geçmemiş olması koşuluyla, iptal edilen 221 sayılı Kanun’un belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilecek.

Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan bedel davalarında bu madde hükümleri uygulanacak.

Birinci fıkraya göre kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dahil ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu hüküm, 12 Ocak 1963 tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanacak.

Bu madde kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri maktu olarak belirlenecek.

Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili idare adına tescil edilecek. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına kayıt tesis olunacak. Bu işlemler harca tabi olmayacak.

KADINLAR EVLENMEDEN ÖNCEKİ SOYADINI TEK BAŞINA KULLANAMAYACAK

Teklifle, Anayasa Mahkemesinin “kadının soyadına” ilişkin iptal kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda düzenlemeye gidilecek. Bu değişikliğe göre kadın, evlenmekle kocasının soyadını alacak. Kadın evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilecek. Kadının soyadı, kendi soyadı ile önceki kocasının soyadından oluşuyorsa kadın bu soyadlarından sadece birisini evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabilecek.

TÜRK MEDENİ KANUNU’NDA BAZI DÜZENLEMELERE GİDİLECEK

Kanun Teklifi ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda bazı düzenlemelere gidilecek.

Buna göre, koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilecek. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılacak.

Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorunda olacak.

Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilecek.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları; tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılacak. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanacak.

Teklifle, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’a madde eklenecek. Buna göre, istinaf incelemesi için dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi, bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı görevli olduğu kanısına vardığı ilgili hukuk dairesine gönderecek. Bir aylık sürenin bitiminden sonra veya duruşma günü verilen dosya hakkında gönderme kararı verilemeyecek.

HAKARET SUÇUNDA VE UZLAŞTIRMADA YENİ DÜZENLEMELER

Türk Ceza Kanunu’ndaki değişikliğe göre de soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek.

Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılarak önödeme kapsamına alınacak.

Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren 7 gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılacak.

Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak.

Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek.

Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verecek. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde durma kararı verilecek. Durma süresince zamanaşımı işlemeyecek. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunacak.

Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılacak. Buna göre, sosyal çalışma görevlileri mahkemeler yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine atanacak.

Ayrıca teklifle, Vakıflar Kanunu’nda düzenlemeye gidilecek. Bu kapsamda, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazlarla ilgili işlemler nedeniyle değerli kağıt ve işlem bedeli alınmayacak, kamu kurum ve kuruşlarına herhangi bir katılım payı ödenmeyecek.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Harçlar KKanunumuzdan nda sayılan yargı harçlarından muaf olacak. Genel Müdürlüğün dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve işte teminat gösterme zorunluluğu olmayacak. Bu hüküm, Genel Müdürlüğün idare ve temsil ettiği mazbut vakıflar adına taraf olduğu dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve iş hakkında da uygulanacak.

Vakıf kültür varlıklarının restorasyon veya onarım karşılığı kiralama işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

Anayasa Mahkemesi’nin, bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini iptal etmesi dolayısıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile Anayasa Mahkemesi kadrolarına ilişkin düzenlemeler yapılacak.

Teklifle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki parasal sınırlarla ilgili düzenlemelere gidilecek. Buna göre parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.

İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.

ARABULUCULUK DÜZENLEMELERİ

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ndaki değişikliğe göre, anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilecek. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilecek.

Ayrıca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilecek.

Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek.

TMSF’NİN KAYYIM OLARAK ATANMASI

Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde şirketlere veya malvarlığı değerlerine kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanabilecek.

Bu halde kayyımlık hak ve yetkileri bakımından Bankacılık Kanunu’nda TMSF’ye verilen hak ve yetkiler kıyasen uygulanacak. Şirketlerin genel kurul yetkileri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın TMSF tarafından kullanılacak. Bu şirketler veya malvarlığı değerleri TMSF’nin gözetiminde, TMSF’nin atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli bir tacir gibi yönetilecek.

Bu şirketlerin veya malvarlığı değerlerinin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle şirketin veya varlıklarının ya da malvarlığı değerlerinin kısmen veya tamamen satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF tarafından karar verilebilecek. Satış ve tasfiye işlemleri, ilgili şirketin yönetim/müdürler kurulu veya malvarlığı değerleri kayyım temsilcileri ya da TMSF tarafından yerine getirilecek.

Satış ve tasfiye işlemlerinde azınlık hisselerinin sahiplerinin rızası aranmayacak. Satıştan elde edilen gelirden şirket veya malvarlığı değerlerinin borçları ödendikten sonra kalan tutar, şirket veya malvarlığı değerlerinin işlerinde kullanılabilecek.

Fesih ve tasfiye işlemleri sonunda borçlar ödendikten sonra kalan tutar, yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar açılan bir hesapta nemalandırılacak. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere TMSF Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahip olacak.

Kayyımlık görevi TMSF tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaf olacak. TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verilen şirket, taşınmaz, hak, varlık ve alacaklar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesi uyarınca verilen el koyma ve tedbir kararları, kayyum yetkisinin TMSF’ye devriyle birlikte kendiliğinden kalkacak.

TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketleri veya malvarlığı değerlerini yönetmek ve temsil etmek üzere atananlar veya görevlendirilenler ya da atananlar tarafından temsil yetkisini haiz olmak üzere görevlendirilenler ile bu kapsamda yapılan işlemler hakkında Bankacılık Kanunu’nun 127’nci maddesi uygulanacak.

TMSF’nin kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı açılan davalar, Fon’un merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülecek. (AA)

Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu: Viyana 341 yıl sonra düştü

A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası son 16 turunda karşılaştığı Avusturya’yı 2-1 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.

Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun galibiyet sonrası, 2. Viyana Kuşatması’na gönderme yaparak paylaştığı mesaj çok konuşulanlar arasına girdi.

Afyoncu, söz konusu paylaşımında “Viyana 341 yıl sonra düştü. Montella başta olmak üzere bütün futbolcularımızı tebrik ediyorum. Viyana önünde Kızılelma için can veren Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve bütün şehidlerimizin ruhu şad olsun” ifadelerini kullandı.

‘SÖZÜM ONA TARİH PROFESÖRÜ’

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’dan, tarih profesörü Afyoncu’nun paylaşımına tepki geldi.

Tan,Afyoncu’nun paylaşımını alıntılayarak “Bu satırları yazan kişi Milli Savunma Üniversitesi rektörü ve sözüm ona tarih profesörü. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın ‘Viyana önlerinde can verdiğini’ ileri sürüyor. Subaylarımız da, bu zatın rektörlük yaptığı üniversiteden mezun oluyor. Yazık…” dedi.

❌